Animated LogoGöksu Safi Işık Attorney Partnership Logo First
Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo 2Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo

Insights
GSI Articletter
GSI Brief

Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) Nezdinde Marka Müracaatına İlişkin Süreç Ve Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

2024 - Winter Issue

Download As PDF
Share
Print
Copy Link

Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) Nezdinde Marka Müracaatına İlişkin Süreç Ve Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Intellectual Property
2024
GSI Teampublication
00:00
-00:00

ÖZET

Marka başvurusu öncesinde olduğu gibi karar tesis edilene kadar sürecin takip edilmesi ve bazı ülkeler açısından tescil kararı sonrasında da birtakım işlemlerin yapılması gerekebilmektedir.

I. GİRİŞ

Uluslararası ticaretin artması, markaların uluslararası düzlemde korunmasını da zorunlu kılmaktadır. Bu çerçevede tek merkez üzerinden pek çok ülkede aynı anda marka müracaatı yapılmasını sağlayan Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü nezdinde yapılacak marka başvurularının öncesinde ve sonrasında dikkat edilmesi gereken hususlar vardır. Türkiye’nin de taraf olduğu bu örgüt üzerinden yapılacak başvurularda, bir menşe ülke üzerinden başvurunun yapılması ve markanın söz konusu ülkede tescilli veya müracaat edilmiş olması zorunludur. Uluslararası marka başvurularının en fazla dikkat gerektiren kısmı ise emtia listesinin yazılmasıdır. Ancak ne kadar iyi kaleme alınırsa alınsın, emtia listesinin müracaat edilen ülkenin mevzuatına veya iç işleyişine aykırı olabilmesi mümkündür. Bu durumda ilgili ülke tarafından tesis edilen geçici ret kararı sonrası gerekli düzeltmenin yapılması zorunludur. Marka başvurusu öncesinde olduğu gibi karar tesis edilene kadar sürecin takip edilmesi ve bazı ülkeler açısından tescil kararı sonrasında da birtakım işlemlerin yapılması gerekebilmektedir. Söz gelimi bazı ülkeler tescil sonrası ikinci taksit ödemesi talep edebilmekte, bazı ülkeler ise marka kullanım beyanı ibrazını aramaktadır. Bu sebeplerden dolayı başarılı bir uluslararası marka başvurusunun, WIPO tarafından hazırlanan rehberler incelenerek ve detaylı bir planlama sonrasında yapılması önem arz etmektedir.

Uluslararası ticaret ve globalleşme, yerel markaların uluslararası alanda daha fazla görünmesine imkân sağlamıştır. Küresel anlamda ithalat ve ihracatın artması, ürün ve hizmetlerin ülke sınırları dışında da tüketiciye sunulmasını beraberinde getirmiştir. Bu durum ise, menşe ülkede tescilli/ koruma altında olan bir markanın yurtdışında korumaya sahip olup olmayacağı veya nasıl koruma elde edebileceği sorularını ortaya çıkarmaktadır. Marka hukukunda hâkim olan ülkesellik prensibi düşünüldüğünde, yerel nitelikli tescil ve korumanın, ülke sınırları dışında yeterli veya hiç koruma sağlamayacağı açıktır1. Bu sebeple ülke sınırlarını aşan veya böyle bir hedefi olan marka sahiplerinin markalarını nasıl koruyacakları problemine yönelik çözüm önerilerinin sunulması gerekmektedir.

Yurtdışında marka tescili; ilgili ülkede marka başvurusu yoluyla yapılabileceği gibi Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (“WIPO”) veya Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi (“EUIPO”) gibi uluslararası veya bölgesel kuruluşlar üzerinden de yapılabilir.

Belirtmek gerekir ki pek çok ülke, kendi sınırları içerisinde ikamet etmeyen kişilere marka tescili imkânı vermektedir. Bu durumda bir kişi, vatandaşı olmasa veya ikameti bulunmasa bile yabancı bir ülkede marka müracaatında bulunabilmektedir. Ancak bu durumda -pek çok ülkede yasal bir zorunluluk olmasının yanı sıra- isabetli bir marka başvurusu yapabilmek için o ülkede faaliyet gösteren bir marka vekili ve/ veya avukat aracılığıyla başvurunun yapılması gerekmektedir. Ayrıca her ülkenin marka hukukunun ve başvuru prosedürünün farklılığı, başvuru sahibinin karşılaşabileceği zorluklar arasında yer almaktadır. Güvenilir bir vekilin bulunması, vekil üzerinden sürecin takip edilmesi, her ülkenin farklı yasal prosedürlere sahip olması gibi hususlar yerel vekil aracılığıyla ülke bazında yapılacak marka müracaatlarında karşılaşılabilecek temel zorluklar arasındadır. Öte yandan marka müracaatının birden fazla ülkede yapılması isteniyorsa, her bir ülke açısından ayrı prosedürlerin yürütülmesi hem emek hem zaman hem de maliyet açısından yorucu olabilmektedir.

Bu çalışmamızda; WIPO nezdinde marka müracaatının kapsamı ve süreçleri incelenecek, başvuru ve tescil aşamasında Türk uygulamacıların dikkat etmesi gereken hususların altı çizilecektir.

II. WIPO VE TARAF ÜLKELER

WIPO, fikri mülkiyet hizmetleri, politikası, bilgileri ve işbirliği için oluşturulmuş küresel bir forumdur. 193 üye devletle Birleşmiş Milletler’in kendi kendini finanse eden bir kuruluşu olan WIPO, marka ve patent gibi konularda başvuru kabul etmekte, bünyesinde alan adları uyuşmazlıklarına ilişkin tahkim sistemini barındırmakta ve genel olarak fikri mülkiyet meselelerine ilişkin çalışmalar yürütmektedir. Örgütün merkezi İsviçre’nin Cenevre şehrindedir.

WIPO, yenilik ve yaratıcılığı mümkün kılan dengeli ve etkili bir uluslararası fikri mülkiyet sisteminin geliştirilmesine öncülük etmek amacıyla tesis edilmiştir. WIPO’nun yetki alanı, yönetim organları, prosedürleri vb. WIPO’yu 1967’de kuran WIPO Sözleşmesinde belirtilmiştir2.

Türkiye, 12 Mayıs 1976 tarihinde WIPO’ya üye olmuş, kurulduğu aşamadan itibaren WIPO tarafından hazırlanan sözleşme ve uluslararası anlaşmalardan 20’sini imzalayarak taraf olmuştur3.

Birleşmiş Milletlere kayıtlı 208 ülkeden 193’ü WIPO’ya üyedir. Ancak önemle belirtmek gerekir ki WIPO üye devletlerin bir kısmı marka müracaatlarını WIPO üzerinden kabul etmemektedir. Örneğin Suudi Arabistan ve Kuveyt, WIPO’ya üye olmasına rağmen WIPO sistemi üzerinden bu ülkelerde marka müracaatı yapılması henüz mümkün değildir. Doğal olarak WIPO üzerinden marka müracaatı yapmak isteyen marka sahibinin veya vekilinin, müracaat yapılmak istenen ülkelerin WIPO’ya taraf olup olmadıklarının yanı sıra WIPO üzerinden marka müracaatı kabul edip etmediklerini tespit etmeleri gerekmektedir4.

III. WIPO NEZDİNDE MARKA İŞLEMLERİ

WIPO sistemi kullanılarak yapılabilecek çeşitli işlem ve başvurular bulunmaktadır. Bunlardan ilki ve çalışmamızın da temel konusu olan marka müracaatıdır (new application). Bunun yanı sıra WIPO aracılığıyla “Sonradan Belirleme” (subsequent designation) şeklinde ifade edilen işlem yapılabilir. Bu işlem, WIPO nezdinde mevcut bir marka başvurusunun, tescil edildiği bütün veya bazı mal ve hizmetler açısından başka ülkelerde müracaat edilmek istenmesi halinde başvurulan bir yöntemdir. Ancak sonradan belirleme ile yeni mal ve hizmetlerin listeye eklenmesi mümkün değildir. Yanı sıra marka yenileme, kayıt ve vekil bilgilerini değiştirme, mal ve hizmet sınırlama, marka lisansını kaydetme veya iptal etme gibi markalara ilişkin pek çok işlemin WIPO üzerinden gerçekleştirilmesi mümkündür.

WIPO nezdinde yapılacak her işleme ilişkin bir form vardır. Örneğin marka başvurusu için mm2 formu, Amerika Birleşik Devletleri’ni kapsayan marka başvuruları için ek olarak mm18 formu, marka sahipliğinde değişiklik için mm5 formu doldurulmalıdır. Hangi formun ne amaçla doldurulması gerektiği ve bu formlar doldurulurken dikkat edilmesi gereken hususlar WIPO tarafından hazırlanan form doldurma notlarında detaylı bir şekilde açıklanmaktadır5.

A. Marka Müracaatı Öncesinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

WIPO nezdinde marka müracaatı, online eMadrid sistemi üzerinden gerçekleştirilebileceği gibi Türk Patent ve Marka Kurumu (“TürkPatent”) aracılığıyla da gerçekleştirilebilmektedir. Her halükârda marka başvurusu, öncelikle TürkPatent nezdindeki uzman tarafından incelenip onaylanması sonrasında WIPO’ya iletilmektedir.

Uluslararası marka müracaatı için söz konusu markanın, başvurunun yapılacağı ülkede (Office of origin) tescilli veya müracaat edilmiş olması gereklidir. Bir diğer ifadeyle Türkiye üzerinden yapılacak bir uluslararası marka başvurusu için öncelikle TürkPatent nezdinde tescil edilmiş veya müracaat edilmiş bir markanın bulunması zorunludur. Zira marka başvuru formunda “basic mark number” olarak ifade edilen kısma, menşe ülkedeki tescil numarası, henüz tescil edilmemiş ise başvuru numarası yazılmalıdır.

Müracaat öncesinde dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise, menşe ülkede markanın tescil veya müracaat edildiği mal ve hizmet sınıflarının uluslararası başvuru yoluyla genişletilememesidir. Örneğin Türkiye’de 03 ve 05. sınıflarda tescil edilmiş olan X markasına ilişkin uluslararası marka başvurusu yapılırken 10. sınıfın eklenmesi mümkün değildir. Benzer şekilde 05. sınıfta yer almasına rağmen X markasının menşe ülkedeki müracaatında bulunmayan alt sınıflar için de uluslararası marka başvurusu gerçekleştirilemez.

Marka müracaat formunda emtia listesinin yazılmasının, başvurunun en önemli ve emek gerektiren kısımlardan biri olduğu söylenebilir. Zira yazımdaki bir harf veya noktalama hatası, başvuruya ilişkin WIPO tarafından uygunsuzluk yazısı gönderilmesine veya WIPO nezdindeki ilk incelemeyi geçse bile başvurulan ülkelerden ret kararı gelmesine sebebiyet verebilmektedir. Yine tercüme hataları sonucu anlamsız veya kapsamı geniş, tekrarlayan veya başvurulan sınıf altında değerlendirilmeyen emtia listesine ilişkin ret kararı da gelebilmektedir.

Şunu önemle belirtmek gerekir ki ne kadar iyi kaleme alınmış olursa olsun, WIPO üzerinden marka müracaatını alan üye ülke başvuruyu ve emtia listesini kendi iç hukuk düzenlemelerine göre değerlendirmektedir. Doğal olarak ilgili ülkenin kanuni düzenlemeleri veya uygulamaları, belirlenen ve WIPO’nun ilk incelemesinden başarıyla geçen marka müracaatı dolayısıyla ilgili ülkeden ret kararı gelmesini engellemez.

Bu çerçevede yapılan uluslararası marka başvurusu, öncelikle WIPO tarafından incelenir. Daha sonra müracaat edilen ülkelerin marka ofislerine gönderilir. Kimi ülkelerin marka ofisleri çok hızlı inceleyip marka müracaatını karara bağlarken kimi ülkelerden aylarca herhangi bir karar gelmemektedir. Bu durumda marka sahibinin, ilgili karar gelene kadar beklemesi veya o ülkedeki yerel vekil aracılığıyla süreci yakından takip etmesi dışında bir seçenek bulunmamaktadır.

B. Marka Müracaatı Sonrasında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Uluslararası marka müracaatı yapıldıktan ve menşe ofis tarafından onaylandıktan sonra WIPO uzmanı tarafından başvuru şeklî açıdan incelenir. Bu incelemenin kapsamına; doğru mal ve hizmet sınıflarının seçilip seçilmediği, başvuru ücretinin ödenip ödenmediği, başvuru formundaki zorunlu bilgilerin doldurulup doldurulmadığı gibi hususlar girmektedir. Şayet WIPO uzmanı tarafından herhangi bir problem tespit edilirse bu durum “Uygunsuzluk Yazısı” (Irregularity Letter) yoluyla müracaat sahibine bildirilir ve yazıda belirtilen süre içerisinde gerekli düzeltmeyi yapması talep edilir.

WIPO tarafından gönderilen uygunsuzluk yazılarında; başvuruda tespit edilen hata ve bu hatanın nasıl giderilebileceği açık bir şekilde belirtilir. Ancak müracaat sahibi, yazıda belirtilen çözüm ile bağlı değildir. Bir diğer ifadeyle uygunsuzluk yazısında yer alan öneriler bağlayıcı nitelikte değildir.

Uygunsuzluk yazısına yönelik gerekli düzeltmelerin yapıldığı cevabi yazı sunulur. Bu aşamadan sonra uygunsuzluğun giderildiğini tespit eden ve başkaca bir şekli problem içermeyen başvuru, müracaatta belirtilen ülkelerin marka ofislerine iletilir.

1. Üye Ülkeden Gelen Ret Kararları

Marka başvurusunu alan ülke, kendi mevzuatına göre başvuruyu inceler ve karara bağlar. Şayet ülke mevzuatı ile uyumsuz bir durum tespit edilirse, “Geçici Ret Kararı” (provisional refusal decision) denilen karar ile bu durum WIPO üzerinden müracaat sahibine bildirilir. Uygulamada en çok karşılaşılan geçici ret sebepleri arasında; anılan ülkede önceden müracaat veya tescil edilen aynı ve/ veya benzer markaların varlığı, emtia listesinin usule uygun kaleme alınmamış olması, başvuru formunda zorunlu olmasa bile söz konusu ülke için zorunlu olan unsurların eksikliği (örneğin markanın ilgili dile tercümesi gibi) görülmektedir.

Geçici ret kararlarında ilgili ülke ofisi, redde dayanak mevzuatın tercümesine, ret gerekçesine ve redde nasıl ve ne sürede6 itiraz edilebileceğine ilişkin açıklamalara yer verir. Bazı ülkelerden gelen ret kararlarında, redde gerekçe gösterilen hatanın nasıl giderileceğinin önerildiği de görülmektedir. Pek çok ülke geçici ret kararına karşı itiraz için anılan ülkede vekillik yapma yetkisine sahip bir kişi aracılığıyla cevabın sunulmasına imkân vermektedir. Söz gelimi eskiden bizzat marka sahibine de ret kararına cevap verme imkânı sağlayan ABD, yapılan değişiklik sonrası vatandaş olmayan ve yurtdışında mukim kişilerin vekil ile temsilini zorunlu tutmaktadır. Ret kararının ve buna cevap usulünün tamamen bahse konu ülkenin iç hukuk kurallarına göre yürütüleceği düşünüldüğünde, geçici ret kararı halinde yerel bir vekil ile çalışmanın daha isabetli olduğu söylenebilir.

Geçici ret kararına süresi içerisinde cevap verilmemesi veya verilen cevabın ret gerekçesini ortadan kaldırmadığı durumlarda ilgili marka ofisi tarafından nihai ret kararı tesis edilir. Bu aşamadan sonrası tamamen ilgili ülkenin hukuk sistemine göre çözümlenmesi gereken bir süreçtir. Bir diğer ifadeyle ret kararı tesis eden ülkeye WIPO üzerinden herhangi bir cevap sunmak veya dava açmak gibi bir imkân bulunmamaktadır. Bu halde yerel bir vekil ile çalışmak ve onun önerileri doğrultusunda yol çizmek önerilmektedir.

Belirtmek gerekir ki ret kararı tesis edilen bir markaya ilişkin olarak WIPO üzerinden tekrar aynı veya farklı ülkeleri kapsayacak şekilde müracaatta bulunulmasına bir engel yoktur.

2. Üye Ülkeden Gelen Tescil Kararlar

WIPO tarafından ilgili ülkeye iletilen marka müracaatı sonucunda tescil kararı verilebilmesi de mümkündür. Bazen doğrudan tescil kararı verilebilirken bazı durumlarda geçici ret kararına verilen cevap sonrasında tescil kararı verilebilir. Müracaat sahibinin, markanın ilgili ülkede tescil edildiğini öğrenmesi akabinde dikkat etmesi gereken bazı hususlar vardır. Bu hususlar çoğunlukla WIPO üzerinden marka sahibine bildirilir.

Tescil sonrası dikkat edilmesi gereken en temel mesele, ikinci taksitin ödenmesidir. Bazı ülkeler marka başvuru ücretini iki taksit şeklinde alır: ilk taksiti başvuru esnasında ve ikinci taksit markanın tesciline karar verilmesi sonrasında. Hâlihazırda ikinci taksit uygulaması olan ülkeler; Brezilya ve Küba’dır7. Bu ülkelerde marka başvurusunda bulunan marka sahiplerinin, tescilden sonra ikinci taksiti ödemeyi ihmal etmeleri halinde marka geçersiz hale gelecek ve ilgili ülkede tesis edilen koruma kararı anlamını yitirecektir.

Bazı ülkeler ise marka tescil kararından sonra marka kullanımına ilişkin kullanım beyanı (declaration of use) talep edebilmektedir. Markanın o ülkede kullanıldığı veya yakın bir zamanda kullanılmasının planlandığı ispatlanamazsa marka tescilinin iptaline karar verilmektedir. Örneğin Filipinler’de tescil sonrası marka kullanım beyanı talep edilmekte, sunulmaması halinde ise marka tescili terkin edilmektedir. Bu sebeple marka müracaatı yapan marka sahibinin, ilgili ülkede marka kullanma zorunluluğuna ilişkin ön bilgi alması avantajına olacaktır.

IV. SONUÇ

Uluslararası düzeyde markalaşmanın önem kazanması, markaların uluslararası düzlemde korunmasını gerektirmektedir. Buna ilişkin en çok tercih edilen yollardan birisi WIPO üzerinden marka başvurusunun gerçekleştirilmesidir. Üç dilde başvuru imkânı sunan WIPO’ya ve uluslararası marka başvurusuna karşı ilgi ise gün geçtikçe artmaktadır. Bu sebeple uluslararası marka başvurusu yapılırken dikkat edilmesi gereken hususlar ve incelenmesi gereken kaynakların bilinmesi elzemdir.

Çalışmamızda kısaca WIPO ve üye ülkeler tanıtıldıktan sonra uluslararası marka başvurusunun öncesinde ve sonrasında yapılması ve dikkat edilmesi gereken hususlar belirtilmiştir. Bu çalışma, akademik bir metnin ötesinde uygulamacılara ve marka sahiplerine genel bir çerçeve çizmek ve uluslararası marka başvurularında yol göstermek amacını taşımaktadır.

Buna göre marka sahipleri müracaat öncesinde, markanın kullanılacağı ülkeleri, emtia listesini belirlemeli ve başvurunun her aşamasında WIPO tarafından hazırlanan rehberleri incelemelidir. Ancak marka korumasını temin etmek için bu yeterli olmayıp spesifik bazı ülkelerde tescil sonrası tescilin devamını sağlamaya yönelik ikinci taksiti ödeme, kullanım beyanı sunma gibi işlemler ihmal edilmemelidir.

KAYNAKÇA

Guide to the Madrid System International Registration of Marks under the Madrid Protocol, (Erişim: 31.02.2023), https://www.wipo.int/edocs/pubdocs/en/wipo-pub-455-2022-en-guide-to-the-madrid-system-international-registration-of-marks-under-the-madrid-protocol.pdf.

YAŞAR ÖZBEK, Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü, https://www.mfa.gov.tr/dunya-fikri-mulkiyet-orgutu.tr.mfa (Erişim: 31.02.2023).

DİPNOT

1 Yaşar Özbek, Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü, https://www.mfa.gov.tr/dunya-fikri-mulkiyet-orgutu.tr.mfa (Erişim: 31.02.2023).

2 Detaylı bilgi ve sözleşme metni için bkz. https://www.wipo.int/treaties/en/convention/ (Erişim: 31.03.2023).

3 Fikri mülkiyet alanına ilişkin uluslararası anlaşmaların ve bu anlaşmalara taraf ülkelere ilişkin istatisksel veri elde etmek için bkz. https://www.wipo.int/wipolex/en/main/treaties (Erişim: 31.03.2023).

4 Bunun pratik bir şekilde tespiti için WIPO’nun internet sitesinden güncel mm2 formu indirilerek formdaki seçilebilecek ülkeler listesine bakılabilir.

5 WIPO nezdinde herhangi bir işlem yapmak isteyen marka sahibi veya vekilin, sağlıklı bir başvuru süreci için yapacağı işleme ilişkin formu doldururken muhakkak bu notları incelemesi önerilmektedir: https://www.wipo.int/export/sites/www/madrid/en/docs/notes_for_filing_mm_forms.pdf (Erişim: 31.03.2023).

6 Geçici ret kararlarında yer alan itiraz süresine dikkat edilmesi gerekir. Zira bazı ülkeler açısından bu cevap süresinin genişletilmesi, bir diğer ifadeyle süre uzatımı talep edilebilmesi mümkün değildir.

7 31 Mart 2023 tarihinden önce yapılan başvurular açısından Japonya’da da ikinci taksit talep edilmektedir.

  • Özet yapım aşamasında
Keywords
Wipo, Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü, Uluslararası Marka Başvurusu
Capabilities
Intellectual Property
More Insights

Articletter / GSI Brief

GSI Brief & Legal Brief

GSI Brief 204

Gsi Brief 204

Brief
Read more
GSI Brief 205

Gsi Brief 205

Brief
Read more
GSI Brief 206

Gsi Brief 206

Brief
Read more
GSI Brief 189

Gsi Brief 189

Brief
Read more

Articletter - Winter Issue

Elektronik Ticaret Aralık 2022 Yönetmeliği Hakkında Değerlendirme

Elektronik Ticaret Aralık 2022 Yönetmeliği Hakkında Değerlendirme

2024
Read more
Action For Damages In Case Of Unlawful Exercise Of Control In A Group Of Companies

Action For Damages In Case Of Unlawful Exercise Of Control In A Group Of Companies

2024
Read more
Elektronik Ortamdaki Verilerin Delil Niteliği

Elektronik Ortamdaki Verilerin Delil Niteliği

2024
Read more
Türkiye'de İdari Ombudsmanlığın İşleyişi

Türkiye'de İdari Ombudsmanlığın İşleyişi

2024
Read more