Animated LogoGöksu Safi Işık Attorney Partnership Logo First
Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo 2Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo

Insights
GSI Articletter
GSI Brief

Türk Hukukunda Gemi Alacaklarının Tahsilinde P&I Club Teminat Mektubu

2024 - Summer Issue

Download As PDF
Share
Print
Copy Link

Türk Hukukunda Gemi Alacaklarının Tahsilinde P&I Club Teminat Mektubu

Banking & Finance
2024
GSI Teampublication
00:00
-00:00

ÖZET

Kulüp teminat mektubu, Protection and Indemnity (P&I) kulüplerinin sunduğu sigortaya istinaden elde edilebilen bir teminat türü olup gemilerin deniz seferleri esnasında geniş kapsamlı risklere tabi bulunması nedeniyle fiili bir zorunluluk niteliği taşımakta ve kulüp üyelerine geniş kapsamlı bir taleplerin halli (claims handling) hizmeti sağlamaktadır.

I. GİRİŞ

Deniz ticareti, tarih boyunca insanlığın ticaret ve ulaşım gereksinimlerini karşılamada kilit bir rol oynamıştır. Günümüzde ise, küresel ticaretin can damarı olarak varlığını sürdürmektedir. Bu sektörde, donatanlar ve gemi işletmecileri, mutat olarak çeşitli riskler altına girmektedir.

Gerek gemilerin gerekse taşınan yüklerin yüksek değerlere sahip olduğu değerlendirildiğinde, ilgili tarafların, geminin ve yüklerin herhangi bir zarar görmeden taşınmasını sağlamak amacıyla olası risklere karşı tedbir almak isteyeceği açıktır. Bu bağlamda, deniz ticaretinde önemli bir güvence sağlayan P&I (Protection and Indemnity) kulüpleri ve bu kulüpler tarafından tevdi edilen mektuplar, sektörde ve deniz ticareti hukukunda önemli bir rol oynamaktadır. Bu kulüpler; donatanlar, yük sahipleri ve diğer ilgililer için çeşitli risklere karşı koruma sağlamak amacıyla kurulan özel sigorta organizasyonlarıdır.

Bu makalede; deniz sigortalarının tarihçesi, P&I kulüplerinin işleyiş mekanizmaları, sundukları teminatlar ve P&I kulübü ile üyenin hakları ve yükümlülükleri üzerine bilgiler sunulacaktır. Ayrıca, gemi alacaklarının tahsilinde P&I teminat mektubunun ne ölçüde kullanılabileceği, bu mektupların sağladığı avantajlar ve dikkate alınması gereken hususlar ele alınacaktır.

II. DENİZ SİGORTALARI

A. Deniz Sigortalarının Tarihçesi

Deniz taşımacılığı, karayolu ile kıyaslandığında uzun mesafelerin daha hızlı ve daha düşük maliyet ile aşılmasına olanak tanımasının yanı sıra, başta hava koşullarının etkisi ve korsanlık faaliyetleri gibi bir dizi faktör nedeniyle potansiyel risklere maruz kalmaktadır. Öyle ki, sigortacılığa dair ilk uygulamalar deniz taşımacılığında vücut bulmuştur.

Deniz sigortası faaliyetlerinin, ilk olarak, genellikle centilmenliğe dayalı ve kredi veya karşılıklılığa dayalı şekilde, Fenike, Antik Yunan ve Roma medeniyetlerinde görüldüğü bilinmektedir1. Sigorta hukukunun ortaya çıktığı dönemlerde bir örf adet hukuku niteliği taşıdığı, alana dair ilk yazılı düzenlemelerde ise çoğunlukla var olan ticari teamüllerin esas alındığı bilinmektedir2. Sigorta hukukuna dair ilk milli düzenlemenin 21 Ağustos 1863 tarihli Ticaret-i Bahriye Kanunnamesi’nde yürürlüğe girdiği değerlendirildiğinde, sigortacılığın ülkemizde de uzun müddet boyunca ticari teamüllerle şekillendiği ifade edilebilecektir.

18. ve 19. yüzyıllarda gerçekleşen Sanayi Devrimi ile mühendislik gerektiren her türlü sistemde olduğu gibi gemilerde de kapsamlı bir ilerleme meydana gelmiş; daha güçlü, daha hızlı, daha fazla yük taşıyabilen ve daha yüksek menzile sahip gemiler üretilip ticarette kullanılmıştır. Gelişen teknolojinin etkisi ile gerek nitelik gerekse nicelik bazında büyüyen sigorta sektörüne paralel şekilde deniz sigortaları da benzer ilerlemeyi göstermiş ve hatta sigorta sektörünün gelişimine öncülük etmiştir. Günümüzde; tekne sigortası, yük sigortası, mali sorumluluk sigortası ve işbu makalenin konusunu oluşturan, artık âdeta fiili bir zorunluluk vasfını haiz kulüp sigortası, önde gelen deniz sigortası türlerini oluşturmaktadır.

B. Kulüp Sigortasının Muhtelif Deniz Sigortalarından Farkları

Kulüp sigortası, diğer deniz sigortalarından öncelikle üyelerin sorumluluklarına odaklanması ile ayrılmaktadır. Kulüp teminat mektupları, esasen Letter of Undertaking (LOU) ve Letter of Guarantee (LOG) olarak ikiye ayrılmakla beraber uygulamada söz konusu iki teminat mektubu arasında önemli bir fark bulunmamakta ve ikisi için de “kulüp teminat mektubu” ifadesi kullanılmaktadır. Diğer deniz sigortaları genellikle fiziksel zararları kapsarken, kulüp sigortası, temel olarak üyelerin üçüncü taraflara karşı sorumluluklarını ele almaktadır. Bu kapsam, kulüp ile üye arasındaki sözleşmeye bağlı olmakla beraber, özellikle gemi adamlarına, yüke ve çevresel sorumluluklara dair gerçekleşebilecek geniş bir yelpazedeki risklere karşı geniş bir koruma sağlamaktadır. Yaygın kullanıma sahip diğer deniz sigortaları özetle aşağıdaki şekilde açıklanabilir:

1. Tekne ve Makine Sigortası:

Sigortalanan geminin gövdesi ile makine teçhizatında meydana gelebilecek hasarları kapsayan sigorta, teminat kapsamı genellikle poliçeye eklenen özel şartlar ile belirlenen bir sigorta olup donatanın malvarlığında tezahür edebilecek azalmaları teminat altına almaktadır.

2. Yük Sigortası:

Yük sigortaları herhangi bir taşıma aracında nakledilen her çeşit yük için yaptırılabilen bir sigorta olup deniz sigortalarına özel bir sigorta çeşidi değildir. Yükün maruz kalabileceği hasarları koruma altına alan bir sigorta olması nedeniyle, bu sigortayı yaptıranlar, yük sahibi ve/ veya yükün zarar görmemesinde menfaati olan kişilerdir.

3. Deniz Araçları Mali Sorumluluk Sigortası:

Yaptırılması Türk hukukunda mevzuat gereğince zorunlu olup, işbu sigorta, deniz aracında seyahat eden yolcuların veya üçüncü kişilerin ölümü veya yaralanması ile yolcuların eşyalarının zarara uğraması hâllerini kapsamaktadır.

III. KULÜP SİGORTASINDA TARAFLARIN YÜKÜMLÜLÜKLERİ

A. P&I Kulübünün Yükümlülükleri

1. Taleplerin Halli

Deniz ticaretinin uluslararası niteliği, gemilerin seyir hâlindeyken farklı hukuk sistemlerine tabi devletlerin sularında ve limanlarında bulunmasına neden olmaktadır. Bu durum, gemilerin yabancı bir ülkede karşılaşabilecekleri uyuşmazlıklarda hak kaybına uğrama riskini artırmaktadır. Zira, herhangi bir uyuşmazlığın meydana gelmesi hâlinde gerek hak düşürücü sürelerin aşılmaması gerekse delillerin toplanması için ivedilikle harekete geçilmesi gerekmektedir. Üstelik, “yabancı” kişi hilafına talepte bulunabilecek kişilerin ticari faaliyetlerini ekseriyetle ilgili ülkede sürdürdüğü ve dolayısıyla söz konusu ülkenin mevzuatına ve prosedürlerine, karşı tarafın aksine hâkim olduğu değerlendirildiğinde yabancı taraf önemli dezavantajlar ile karşılaşmaktadır.

Yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı, özellikle gemi yabancı sularda bir uyuşmazlık ile karşılaştığında, P&I kulüplerinin taleplerin halli (claims handling) faaliyetleri önem kazanmaktadır. Taleplerin çözümü sürecinde, kulüp, adeta anlaşmazlığı yaşayan taraf olan sigortalı üye gibi hareket etmektedir. Kulüp doğrudan üyenin yerine geçerek, üyenin vekiliymişçesine veya uyuşmazlığı “devralmış” gibi hareket etmese de üyenin uyuşmazlığı kulübün talimatları doğrultusunda yönlendirilmesi, kulüp tarafından gösterilen vekilleri ataması; genel olarak, P&I kulübünün tüm talimatlarına tam anlamıyla uyması gerekmektedir. Üyenin kulübün direktiflerine aykırı davranışları, kulübün üyeye sağlayacağı ödeme miktarını olumsuz etkileyebileceğinden, her iki taraf için faydalı olan, kulübün talimatlarına uygun davranılmasıdır. Öyle ki, sürecin sonunda üye zarar verdiği üçüncü kişiyi tazmin edecek ve tazminat bedelini kulüpten geri alacak yahut üçüncü kişiye ödemeyi doğrudan P&I kulübü gerçekleştirecektir.

2. Mali Güvence Sağlama

Herhangi bir donatandan alacaklı olan kişinin talebini elde etmesi için borçlu üzerinde en ciddi baskıya sebep olacak yöntem, şüphesiz ki geminin tutuklatılmasıdır. Tutuklanan geminin gerek mutat masraflarının doğmaya devam edecek olması gerekse geminin işletilememesi nedeniyle mahrum kalınan kâr değerlendirildiğinde, tutuklanan geminin donatanda mühim zararlara yol açacağı açıktır.

Türk hukukunda taşınır niteliğini haiz olan gemiler, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (“TTK”) 1353/1. maddesi uyarınca, (“Deniz alacaklarının teminat altına alınması için, geminin sadece ihtiyati haczine karar verilebilir. Bu alacaklar için gemi üzerine ihtiyati tedbir konulması veya başka bir surette geminin seferden menedilmesi istenemez.”) ancak ihtiyati haciz yolu ile tutuklanabilmektedir. İhtiyati haciz kararı ise yalnızca para alacağı kaynaklı talepler neticesinde alınabildiğinden, gemiyi tutuklatmak için dayanılan alacak, Türk hukukunun uygulandığı uyuşmazlıklar kapsamında, bir para alacağı olmalıdır.

Söz konusu tutuklama gerçekleştiğinde yahut gerçekleşme tehlikesiyle karşı karşıya kalındığında, üye, P&I kulübünün sunacağı bir kulüp teminat mektubu ile gemi üzerindeki kontrolünü geri kazanabilmektedir. Mevzubahis imkânın yanı sıra, aşağıda P&I Kulübünün Takdir Yetkisi başlığı altında detaylandırılacağı üzere, kulübün teminat mektubu sağlama yükümlülüğü mevcut olmayıp kulüp, teminat mektuplarını (ve neredeyse her türlü işlemini) âdeta eksiksiz bir takdir yetkisi kullanarak sağlamaktadır.

3. Tazminat Ödeme

Olası bir zararın meydana gelmesi hâlinde kulüpten tazminat alabilmek, P&I kulüplerine üye olmak için başlıca sebeplerdendir. Böylece, üye, üçüncü kişilerin ileri sürdüğü taleplerden doğan maliyetleri belirli koşullar altında P&I kulübüne karşılatabilmektedir.

P&I kulüplerinin tazminat ödemesi için yeknesak bir kurallar bütünü mevcut olmamakla beraber şartlar genellikle aşağıdakilerden ibarettir3.

• Rizikonun üye kulübe kayıtlıyken gerçekleşmiş olması,

• Rizikonun kulüp sigortasının içerdiği teminatlara dahil olması,

• Rizikonun kulübe kayıtlı geminin donatanı ile ilgili olması,

• Rizikonun gerçekleşmesi ile oluşan hasarın kayıtlı geminin donatanının bir fiilinden kaynaklanmış olması,

• “Payment first” kuralı veya “pay to be paid” kuralı olarak da bilinen “ilk önce ödeme” kuralı gereğince üyenin kulübe gerekli primi ödemiş olması.

Yukarıdaki şartların sağlanmış olmasına rağmen üyenin P&I kulübünden tazminat alabilmesi için kural olarak ilgili ödemenin üçüncü kişiye tamamen yapılmış olması gerekmektedir, ancak, başta taleplerin halli sürecini zaten kulübün yürütmesi olmak üzere çeşitli sebeplerle söz konusu kural kulüpler tarafından sıkı yorumlanmamaktadır4.

B. Üyenin Yükümlülükleri

Kulüp sigortasında üyenin yükümlülükleri kulübün yükümlülüklerine nispeten sade olup temel olarak prim ödeme ve kulübe gerekli beyanlarda bulunma ile sınırlıdır. Söz konusu yükümlülükler tarafların takdirine bağlı olarak genişletilebilmektedir ve bu şekilde mutabakata dayalı olarak üyenin diğer çeşitli yükümlülüklere sahip olması mümkündür.

1. Prim Ödeme

Üye ile anlaşmaya varan P&I kulübünün gerek sabit gerekse mütüel prim esasına göre ödeme alması mümkün olmakla beraber, konunun işbu çalışmanın kapsamını aşmaması amacıyla yalnızca uygulamada daha yaygın olan mütüel primden bahsedilecektir.

Modern ve mütüel sistem ile çalışan P&I kulüplerinin ilk kulüplerden beri süregelen yapısında kulübün mali yılın sonunda gelirleri ile giderlerinin eşit olması gerekmekte olup gelirler giderlerden fazla ise artan kısmın üyelere iade edilmekte, giderler gelirlerden fazla ise üyelerden ek katkı toplanmaktadır5. Üye, bu kapsamda, kayıtlı geminin nitelikleri uyarınca gerçekleştirilen değerleme ile belirlenen primi ödemekle ve gerektiği takdirde kulübün ödenemeyen giderlerini diğer üyeler ile beraber karşılamakla sorumludur.

Kulübün Yükümlülükleri başlığında ifade edildiği üzere, “pay to be paid” kuralı gereğince üyenin herhangi bir talebini karşılatabilmek için söz konusu primi ödemiş olması gerekmektedir. Üyenin prim ödeme borcunda temerrüde düşmesi durumunda doğacak ilk sonuç, kulübün üye tarafından ileri sürülen herhangi bir talebi yerine getirmemesidir. İfade edilen durumun yanı sıra, sigorta priminin ödenmemesi hâlinde; sigorta sözleşmesi kulüp tarafından geçmişe etkili şekilde feshedilebilmekte, P&I kulüpleri arasındaki irtibat dolayısıyla eski üye farklı bir kulübe üye olmakta güçlükler yaşayabilmekte ve en ciddi sonuç olan, kulübün kayıtlı gemi üzerinde hapis hakkı doğabilmektedir6.

2. İhbar Mükellefiyeti

Potansiyel üyenin ihbar mükellefiyeti, diğer bir deyişle beyanda bulunma yükümlülüğü, sözleşmenin kurulması öncesinde başlamakta ve sözleşme sona erene dek sürmektedir. TTK’nın 1435. maddesinde7 de ifade edildiği üzere sigorta ettirenin, işbu çalışma kapsamında ise üyenin, konuya dair önemli olan her türlü hususu sigortacıya bildirmesi gerekmektedir. Zira, üyenin başvuru formunda belirttiği hususlar üye ile kulüp arasında akdedilen sigorta sözleşmesinin dayanağını oluşturmaktadır ve bu sebeple üye, sözleşmenin esaslı unsurlarında gerçekleşen değişiklikleri, her sigorta sözleşmesinde olduğu gibi, kulübe bildirmekle yükümlüdür8. Bildirim yükümlülüğünün işbu aşaması rizikonun gerçekleşmesi öncesindeki yükümlülüğü içermektedir.

Sigorta kapsamında yer alan bir rizikonun gerçekleşmesi hâlinde, üye, aksi kararlaştırılmadıkça, derhal ve yazılı şekilde ancak çoğu kulübün kurallarında belirlenmiş süre sınırına tabi olarak9, durumu kulübe bildirmekle borçludur. Öyle ki, yukarıda Taleplerin Halli başlığı altında ifade edildiği üzere, kulüp, gerçekleştirilen bildirim üzerine süreci bütün olarak kontrol altına almakta ve yönlendirmektedir. İhbar mükellefiyetini yerine getirmeyen üye ise, kulüpten talep ettiği tazminatın tahsiline engel teşkil edebilecek bir risk altına girecektir. İhbar mükellefiyeti bu yönü dolayısıyla külfet kurumu ile benzerlik göstermekte olup bu sonuç esasen hakkaniyet ilkesinin bir sonucudur, zira, üyenin gerekli bilgilendirmede bulunmaması nedeniyle rizikodan haberdar olmayan ve dolayısıyla ortaya çıkacak zararı azaltmaya yönelik faaliyetlerde bulunamayan kulübün söz konusu zararı karşılaması uygun olmayacaktır.

IV. KULÜP TEMİNAT MEKTUBUNUN KAPSAMI

Kulüp teminatı, aksi belirtilmedikçe veya kulüp tarafından aksi ispatlanmadıkça her türlü zararı kapsamakta olup zararın sigortanın kapsamı haricindeki bir riziko nedeniyle gerçekleştiğini ispatlama yükümlülüğünü haiz olan taraf kulüptür10. Ancak, P&I kulüplerine ait sorumluluğun bu denli geniş olması fiilen süreklilik arz edemeyeceğinden, uygulamada sigorta kapsamı üye ile yapılan sözleşme içerisinde detaylı olarak kararlaştırılmaktadır11. Aynı zamanda, aşağıda bahsedileceği üzere, P&I kulüplerinin gerçekleştirdiği neredeyse her işlemde hayli kapsamlı bir takdir yetkisini haiz olması, teminat mektubunun kapsamı hususunda da kulübün geniş bir inisiyatife sahip olduğunu göstermektedir.

A. Kulüp Sigortasının Geçerlilik Süresi

Kulüp sigortaları, yalnızca yürürlükte oldukları süre içerisinde gerçekleşen rizikoları kapsayan sigortalardır. Kural olarak 20 Şubat tarihinde başlayan kulüp sigortaları ertesi yıl yine 20 Şubat tarihinde sona ermektedir. Bu tarihler, geleneksel olarak, tarihteki ilk P&I kulüplerinin Baltık Denizi’nde buzların eridiği tarih olan 20 Şubat’ı poliçe yenileme günü olarak belirlemesinden kaynaklanmakla birlikte tarafların farklı bir tarih üzerinde anlaşmaya varması mümkündür.

Bu nedenle, P&I kulüplerinde poliçe yılları da her sene 20 Şubat tarihinde başlayıp ertesi yıl yine 20 Şubat’a dek devam etmektedir. Ancak, poliçe yıllarının 20 Şubat’ta sona ermesi ve yenisinin başlamasına rağmen, sona eren yıla dair poliçe hesabı çoğu zaman sona ermenin akabindeki iki yıl boyunca açık tutulmaktadır. Bunun sebebi, sona eren poliçe yılına ilişkin masrafların söz konusu poliçe yılı içerisinde kesinleşmemesidir12.

Poliçe, taraflar farklı bir mutabakata varmadıkça, her yıl re’sen ve önceki yılın şartlarıyla yenilenmiş sayılmaktadır. Sigortanın sona ermesi için ise, tüm kulüpleri kapsayan tek bir prosedür bulunmamaktadır. Üyenin, ilgili kulübün kurallarına uygun olarak geçerli bir fesih işlemi gerçekleştirmesi gerekmektedir.

B. P&I Kulübünün Takdir Yetkisi

P&I kulüplerinin üyeleri tarafından öne sürülen taleplerine yönelik aksiyon alması (veya almaması) hususunda mutlak bir takdir yetkisinin mevcut olduğu kabul edilmektedir. Ancak, uygulamada, üyenin primlerini ödediği ve kast veya pervasızlığının (wilful misconduct) mevcut olmadığı hâllerde kulüp üyenin gereksinimi doğrultusunda harekete geçmektedir.

Bahsedilen geniş yetkinin yanı sıra, somut bir olayda belli bir yönde kullanılan takdir yetkisi de farklı bir olay için emsal teşkil etmemektedir. Üyenin yönelttiği herhangi bir talebin kulüp tarafından reddedildiği durumlarda kulübün talebi yerine getirmeye zorlanması mümkün değildir. Nitekim, uygulamada da böyle bir zorlama uygulaması ile karşılaşılmamaktadır.

P&I kulüplerinin takdir yetkisinin bu derecede geniş olmasının, bizce, iki temel nedeni mevcuttur. İlk olarak, dünyanın hiçbir ülkesinde P&I kulüplerine veya kulüp sigortalarına dair kanun seviyesinde bir düzenleme bulunmaması ve emredici hukuk kurallarının büyük oranda eksikliği, sektörün ekseriyetle serbest bir şekilde gelişmesine imkân tanımıştır. İkinci olarak ise, her iki tarafın da tacir niteliğine sahip olmasının, dolayısıyla taraflar arasında işçi, kiracı veya tüketici gibi mevzuat yahut mahkemeler tarafından korunması gereken bir kişi bulunmamasının taraflara tanınan sözleşme özgürlüğünü pozitif etkilediğini değerlendirmekteyiz. Taraflar basiretli birer tacir gibi davranma yükümlülüğüne sahip olduklarından, aşırı yararlanma (gabin) kavramının uygulanma alanı da kulüp ile üye arasındaki anlaşmazlıklarda oldukça sınırlıdır.

Belirtilen durumlar göz önüne alındığında, başarı ihtimalinin düşük olmasına rağmen, kulübün işlemlerine karşı yapılan başvuruların, ilgili kulübün yönetim kuruluna iletilmesi mümkündür. Yönetim kuruluna yapılan başvurunun olumsuz sonuçlanması hâlinde, yargı mercilerine başvurulabilir; ancak genellikle hakem heyetleri ve/ veya mahkemeler, kulübün takdir yetkisinin mutlak olduğuna dayanarak davanın esastan reddedilmesine karar vermektedir.

C. Teminat Türleri Ve Tabi Oldukları Sınırlar

P&I (Protection & Indemnity: Koruma & Tazmin) kulüpleri, isimlerinin aksine, koruma ve tazmin etme haricinde demuraja ve savaşa yönelik teminatlar gibi farklı teminatlar sunmakta ve diğer sigortacılar ile reasürans faaliyetlerinde bulunmaktadır. Ancak, işbu çalışmanın kapsamı dışına çıkmamak adına, kulüplerin ana faaliyetleri olan koruma ve tazmin kategorisi üzerinde durulacaktır. Aynı zamanda koruma ve tazmin kapsamına giren her çeşit talebi listelemek de çalışmanın amacını aşacağından, en sık rastlanan teminat türlerine dair bilgi verilecektir.

1. Gemi Adamlarına İlişkin Teminatlar:

TTK’nın 934. maddesinde13 düzenlenen gemi adamı tanımı kapsamına kaptanlar, gemi zabitleri, tayfalar ve gemide çalıştırılan diğer kişiler dahil olup, kulüplerin gemi adamlarına dair kulüp teminatı alınmasındaki temel sebep, üyeye dair hukuki sorumluluğu teminat altına almaktır. Teminatın kapsamı ise, üyenin mevzubahis gemi adamına karşı sorumluluğunun mevcudiyeti ve sorumlu olduğu meblağ uyarınca belirlenmekte olup sözü edilen kriterler üye ile gemi adamı arasındaki sözleşmeye uygulanacak hukuka bağlıdır14.

2. Yolculara İlişkin Teminatlar:

Yolcu, TTK’nın 1249/1. maddesinde, “Deniz yoluyla yolcu taşıma sözleşmesine dayanarak veya bu Bölüm hükümlerine tabi bulunmayan bir navlun sözleşmesinin konusu olan aracı veya canlı hayvanları gözetmek üzere, taşıyanın onayı ile gemide taşınan kişiler yolcu sayılır.” ifadesi ile tanımlanmıştır. Yolcularda meydana gelen zararları, kulüp teminatı, kural olarak ancak geminin içerisinde gerçekleştiği takdirde karşılamaktadır15.

3. Yüke İlişkin Teminatlar:

Ticari gemilerin faaliyetleri çoğunlukla yük taşımacılığına özgülenmiştir. Bu nedenle, yüklere ilişkin tazmin talepleri, P&I kulüplerinin tarihi boyunca kulüplere karşı ileri sürülen en yaygın taleplerden olmuştur. Mutat sigorta sözleşmelerinde olduğu gibi, kulüp ile üye arasındaki sözleşmede “All Risks” düzenlemesine yer verildiği takdirde yüke sağlanan teminat kural olarak her türlü zararı kapsamakta, daha dar kapsama sahip düzenlemeler ise yine aynı diğer sigorta sözleşmelerinde olduğu gibi sorumluluğu farklı ve dar biçimlerde sınırlayacaktır.

V. GEMİ ALACAKLARININ P&I TEMİNAT MEKTUBU İLE TAHSİLİ

Üyelerin P&I kulüplerinden edindikleri teminat mektuplarının ilk kullanım amacı, diğer teminat mektuplarına benzer şekilde, ilgili teminat mektubunun tahsil edilmesi olarak düşünülebilmektedir. Ancak, kulüp teminat mektubu temel olarak tazmin edilmesi için değil, olası bir taleplerin halli sürecinde üyeye fayda sağlaması saiki ile temin edilmektedir. Taraflar arasında bir vekalet ilişkisi olmaksızın sürdürülen bu taleplerin halli sürecinde, kulüp teminat mektuplarının asıl işlevi, bankaların veya sigorta şirketlerinin sağladığı teminat mektuplarının aksine bir maddi tazminat elde etmek değil; üyenin karşılaşabileceği taleplere karşı önleyici tedbirler alınması, teknik tespitlerin gerçekleştirilmesi, tam teşkilatlı bir hukuk bürosu gibi hizmet verilmesi ve gerektiği takdirde uyuşmazlığın tarafları arasında arabuluculuk yapılması gibi faaliyetlerin sağlanması olup16, kısaca, üyenin içerisinde bulunduğu olumsuz durumu bertaraf etme amacı taşımaktadır.

Kulüp teminat mektubunun önemli katkı sağladığı noktalardan biri ise tutuklanan gemilerin serbest bırakılmasıdır. Özel hukuktan kaynaklanan sebeplerle tutuklanan gemilerin yeterli tutarda bir teminat mektubu karşılığında serbest bırakılmasına dair çareler gerek Türk hukukunda gerekse diğer çeşitli hukuk sistemlerinde uygulanmaktadır. Ancak, bankaların ve sigorta şirketlerinin sunduğu teminat mektupları nispeten uzun süreçler sonucunda elde edilirken, kulüpler söz konusu hizmeti ücretsiz olarak ve daha hızlı şekilde sunmakta, dolayısıyla kısa sürelerin dahi önem taşıdığı geminin tutuklanmasından doğan zararlar mümkün olduğunca erken sona ermektedir. Mezkûr imkânın yanı sıra, kulüplerin zaman zaman üyeden “karşı güvence” niteliğinde bir teminat talebi ile karşılaşıldığını belirtmek gerekmektedir. Zira kulüp somut bir olay uyarınca teminat mektubu sunarak uyuşmazlığı devralmamakta, karşı güvence sayesinde ise üyenin kulüpten elde edebileceği haksız gelirden korunmaktadır.

Yukarıda “P&I Kulübünün Takdir Yetkisi” başlığı altında ifade edildiği üzere, kulüp, teminat mektubuna dair faaliyetleri de dahil olmak üzere, her konuda mutlak bir takdir yetkisine sahiptir. Öyle ki, teminat mektubu sağlamak dahi kulübün borçları arasında yer almazken17 söz konusu teminat mektubunun mutat bir teminat mektubu gibi değerlendirilerek kulüpten kayıtsız şartsız tazmin edilebileceği değerlendirmesine varmak hatalı olacaktır. Kulüp, aynı teminat mektubu sağlarken olduğu gibi, söz konusu teminat mektubuna dayanılarak bulunulan tahsil taleplerinde de yine takdir yetkisini mutlak olarak kullanacaktır.

Özetlemek gerekirse, kural olarak, teminat mektubunu koşulsuz ve şartsız şekilde tahsil etmenin mümkün olmadığı söylenebilecektir. Söz konusu tahsilatın kulüpten talep edilebilmesi mümkün olmakla beraber, tahsilat ancak kulübün takdir yetkisini bu yönde kullanması ile gerçekleşebilmektedir.

VI. SONUÇ

Deniz ticaretinin işleyişinde P&I kulüplerinin ve P&I kulüpleri tarafından sağlanan teminat mektuplarının sağladığı güvence, sektörün tüm paydaşları için önem arz etmektedir. Bu kapsamda; deniz sigortalarının tarihçesi, kulüp sigortasında taraflarının yükümlülükleri, kulüp sigortasının sağlanması ve uygulanmasında önemli yer tutan kulübün takdir yetkisi ile deniz hukukuna tabi alacakların kulüp teminat mektubu ile tahsili başta olmak üzere kulüp sigortasına ilişkin konular çalışmamız içerisinde incelenmiştir.

Makale kapsamında açıklandığı üzere, teminat mektuplarının bankalar veya sigorta şirketleri tarafından sağlanan teminat mektupları gibi tahsilatı diğer mezkûr teminat mektupları gibi koşulsuz veya yaygın olmasa da özellikle yabancı bir devletin egemenlik alanında deniz hukuku kapsamında taleplerle karşılaşan kişilerin başvurabileceği optimal yol yüzlerce yıldır kulüp sigortası olarak geçerliliğini korumaktadır.

KAYNAKÇA

DİDEM ALGANTÜRK WHİTE, Deniz Sigorta Hukukunda Kulüp Sigortası, İstanbul 2006.

GÖKTUĞ BURUCUOĞLU, Kulüp Sigortası (P&I) Çerçevesinde Eşyanın Ziyaı veya Hasarı Halinde Teminatın Kapsamı, (Erişim: 18.12.2023) https://dspace.ankara.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12575/68554/?sequence=1.

HACI KARA, Sigorta Hukuku, 2. Baskı, İstanbul 2021.

İLKNUR ULUĞ CİCİM, “Tarihsel Gelişim Süreci Bağlamında Deniz Sigortaları”, Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi, C. 22, S. 86, 2023.

SERDAR ACAR, Kulüp Sigortası (P&I), (Erişim: 18.12.2023) http://nek.istanbul.edu.tr:4444/ekos/TEZ/43189.pdf.

 ZEHRA ŞEKER, Deniz Yoluyla Yük Taşınmasında Sigorta Himayesinin Kapsamı, (Erişim: 18.12.2023) http://nek.istanbul.edu.tr:4444/ekos/TEZ/34315.pdf.

DİPNOT

1 İlknur Uluğ Cicim, “Tarihsel Gelişim Süreci Bağlamında Deniz Sigortaları”, Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi, C. 22, S. 86, 2023’den naklen, Oktay Karaaslan, Deniz Sigortalarının Tarihçesi ile İlgili Derleme, Prof. Dr. Tahir Çağa’nın Anısına Armağan, 1. Baskı, İstanbul 2000, s. 279-280 ve Elif Çelik Partal, Tekne Sigortalarında Teminatın Rizikolar Bakımından Kapsamı, 1. Baskı, Ankara 2021, s. 22.

2 Hacı Kara, Sigorta Hukuku, 2. Baskı, İstanbul 2021, s. 6 vd.

3 Didem Algantürk White, Deniz Sigorta Hukukunda Kulüp Sigortası (Kulüp Sigortası), İstanbul 2006, s. 124.

4 Serdar Acar, “Kulüp Sigortası (P&I)” (P&I), İstanbul 2007, s. 401 vd.

5 Acar, (P&I), s. 279.

6 Algantürk White, Kulüp Sigortası, s. 99 vd.

7 “Sigorta ettiren sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Sigortacıya bildirilmeyen, eksik veya yanlış bildirilen hususlar, sözleşmenin yapılmamasını veya değişik şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikte ise, önemli kabul edilir. Sigortacı tarafından yazılı veya sözlü olarak sorulan hususlar, aksi ispat edilinceye kadar önemli sayılır.”.

8 Algantürk White, Kulüp Sigortası, s. 102.

9 Göktuğ Burucuoğlu, Kulüp Sigortası (P&I) Çerçevesinde Eşyanın Ziyaı veya Hasarı Halinde Teminatın Kapsamı (P&I Çerçevesinde Teminatın Kapsamı), s. 47.

10 Zehra Şeker, Deniz Yoluyla Yük Taşınmasında Sigorta Himayesinin Kapsamı, s. 33.

11 Algantürk White, Kulüp Sigortası, s. 42.

12 Burucuoğlu, P&I Çerçevesinde Teminatın Kapsamı, s. 44.

13 “Gemi adamları”; kaptan, gemi zabitleri, tayfalar ve gemide çalıştırılan diğer kişilerdir.

14 Acar, P&I, s. 117.

15 Acar, P&I, s. 123 vd.

16 Acar, P&I, s. 9.

17 Acar, P&I, s. 378.

  • Özet yapım aşamasında
Keywords
Deniz Ticareti Hukuku, Kulüp Sigortası, Kulüp Teminat Mektubu, P&I Kulüpleri, Takdir Yetkisi.
Capabilities
Banking & Finance
Dispute Resolution
More Insights

Articletter / GSI Brief

GSI Brief & Legal Brief

GSI Brief 204

Gsi Brief 204

Brief
Read more
GSI Brief 205

Gsi Brief 205

Brief
Read more
GSI Brief 206

Gsi Brief 206

Brief
Read more
GSI Brief 189

Gsi Brief 189

Brief
Read more

Articletter - Summer Issue

Zeytinliklerin Korunması Ve Taşınması Hususlarının Hukuki Çerçevesi

Zeytinliklerin Korunması Ve Taşınması Hususlarının Hukuki Çerçevesi

2024
Read more
Elektronik Ortamda Genel Kurul Ve Yönetim Kurulu Toplantıları Ve Uygulamadaki Hukuki Zorluklar

Elektronik Ortamda Genel Kurul Ve Yönetim Kurulu Toplantıları Ve Uygulamadaki Hukuki Zorluklar

2024
Read more
Pay Devir Sözleşmelerinde Satıcının Ayıptan Sorumluluğu

Pay Devir Sözleşmelerinde Satıcının Ayıptan Sorumluluğu

2024
Read more
Legal Responsibility Of The Producer In Artificial Intelligence Technologies

Legal Responsibility Of The Producer In Artificial Intelligence Technologies

2024
Read more
Türk Hukukunda Gemi Alacaklarının Tahsilinde P&I Club Teminat Mektubu