ÖZET
Bu makalede özet olarak; zeytinliklerin korunması ve taşınması hususlarına ilişkin hukuki düzenlemeler ve gelişmeler ile beraber bu kapsamdaki mevcut çerçevenin yeterliliği değerlendirilmiş olup yargı ve idaredeki etkileri ele alınmıştır.
I. GİRİŞ
Zeytinin tarihinin 12 bin yıl öncesine kadar uzandığı, yapılan çalışmalar ile o tarihlere dair ele geçen fosillerin yabani zeytin dalları olduğunu belirten sonuçlar ışığında ortaya çıkmıştır1. Bununla beraber zeytinin anavatanı Güney Ön Asya olarak bilinse de tarih boyunca birçok uygarlık ve coğrafya için yüksek önem arz ederek tarihteki varlığını sürdürmüştür. Bu öneme binaen zeytin, zeytinyağı ve zeytinlik varlıkları tarihten günümüze kadar bir kaynak niteliğinde görülmüş olup korunması ve geliştirilmesi için çeşitli çalışmalar mevcudiyet bulmuştur. Bu çalışmaların en önemlisi, zeytinliklerin hukuki bir çerçeve içine alınmasıyla beraber özellikle korunma noktasında sağlam bir zemin oluşturulmasıdır. Bulunduğumuz coğrafyada zeytin, zeytinyağı ve zeytinlikleri koruma endişesi Osmanlı Devleti’ne kadar dayanmaktadır. Osmanlı Devleti, zeytin üretimine, vergi indirimi ve yatırım destekleri yapılan üretimler arasında yer vermiş olup belirli dönemlerde zeytini ve zeytinyağını Divan-ı Hümayun kararı ile oluşturulan ihracı yasaklanan maddelerin listesine dahil etmiştir2. Bu doğrultudaki çalışmalar ile hukuki koruma ve düzenlemeler günümüze kadar devam etmiş, belirli çatışmalar ve uyuşmazlıklar oluşsa da konuya ilişkin düzenlemeler hukukta ve mevzuattaki varlığını sürdürmüş tür. Günümüzde gelinen noktada zeytinliklerin korunmasıyla ilgili en büyük tartışma yaratan hususlar, zeytinliklerin taşınması ve zeytinlik yakınlarında madencilik faaliyetleri başta olmak üzere endüstriyel işlemler yapılmasıdır. Aşağıda da açıklanacağı üzere zeytinliklerin korunmasına ilişkin düzenlemeler mevzuatta varlığını sürdürse de yeterli ve sağlam bir hukuki çerçevenin noksanlığı sebebiyle belirsizlikler ve yargı kararlarında bölünmeler doğurması kaçınılmazdır. Bu noktada zeytinlik ve zeytin üretimine zarar gelmemesi ile hukuki yarar gözetilmesi gerek mevzuat gerek yargı kararlarının bütünlük arz etmesine bağlı olmakla beraber zeytinliklerin taşınması ve zeytinlik yakınlarında gerçekleştirilebilecek faaliyetlerin net sınırlarla düzenlenmesiyle doğrudan ilişkilidir. Söz konusu ilişki; zeytinliklerin mevzuattaki mevcudiyeti, değişimi ve zeytinliklerin korunması ile taşınması kapsamındaki hukuki noksanlık nedeniyle yargı ve idarede oluşan etkiler olmak üzere farklı perspektiflerden incelenecektir.
II. ZEYTİNLİKLERİN MEVZUATTAKİ MEVCUDİYETİ VE DEĞİŞİMİ
A. Zeytin Kanunu’nun Yürürlüğü ve Değişiklikleri
Zeytincilik ve zeytinlikler için hukuki koruma arzusu Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarından itibaren önemli bir mesele olarak görülmüştür. İlk olarak 1927 yılında “Zeytincilik Kanunu Layihası” çıkartılarak, zeytincilikle ilgili hukuki adım atılmıştır. Güncel durumda ise zeytin ağacı Türkiye’de 3573 Sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun (“Zeytin Kanunu”)3 ile hukuki koruma altına alınmıştır4. Zeytin Kanunu, ülkemizde ve dünyada bir ağacı koruma amacıyla oluşturulan tek kanun özelliğini taşımaktadır5.
Zeytin Kanunu 1939 tarihinde yürürlüğe girmiş olup 1995 ve 2008 yıllarında değişikliklere uğramıştır. 2002 yılından 2021 yılına kadar Zeytin Kanunu’nun değişikliği hakkında yedi kanun teklifi sunulmasına rağmen kamuoyu baskısı nedeniyle hiçbiri kabul edilmemiştir6.
Zeytin Kanunu’nun 14., 17. ve 20. maddeleri dışındaki maddeler pratikte uygulama alanı bulamıyor olsa da sayılan maddeler önem arz etmektedir. Zeytin Kanunu nezdinde 1995 ve 2008 yıllarında yapılan değişikliklerin her ikisinde de 14. madde değişiklik kapsamına girmiştir. 1995 yılındaki değişiklikte, zeytin sahalarında ağıl yapılması yasağı en az 1 kilometre uzağında yapılması olarak revize edilerek zeytinliklerin hayvanlardan koruma yönelimi genişletilmiştir. 2008 yılında ise, adli para cezası hükmüne hapis cezası da eklenmiş olup zeytinlikleri koruma kapsamında daha caydırıcı bir çerçeve hedeflenmiştir.
14. madde güncel olarak aşağıdaki şekildedir:
“Madde 14 – (Değişik: 28/2/1995-4086/3 md.)7
Zeytinliklere her çeşit hayvan sokulması, yerleşim sahaları hariç, zeytin sahalarına en az bir kilometre yakınlıkta koyun ve keçi ağılı yapılması yasaktır.
Ancak çift sürme ve nakliyatta kullanılan hayvanlara ağızlık takılması şartıyla müsaade edilir.
(Değişik üçüncü fıkra: 23/1/2008-5728/97 md.) Bu hükme aykırı hareket edenler hakkında zarar görenin şikâyeti üzerine üç aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
Çiftçi mallarını korumakla yükümlü bulunanlarca düzenlenen tutanaklar aksi sabit olun-caya kadar geçerlidir.”
17. maddede yapılan değişiklikler ile ise düzenlemeler daha kapsamlı bir hale getirilmiştir. Bu madde hükmü ile zeytinciliğin ıslahı, yeni zeytin dikim alanlarının tespiti, zeytin dikim ve yetiştirilmesinin teşviki ile verimin artırılması, hastalık ve zararlılarla mücadele ile ürün elde etmekte masrafları azaltıcı araç ve gereçlerin imal ve ithalinde gerekli kolaylıkları sağlama konusunda devlet eli ile ilerlemeler hedeflenmiştir8. Ek olarak zeytin hastalık ve zararlıları ile mücadele amacı için birliklerin kurulmasında adım atılmıştır9. Bu değişiklik kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığı10 tarafından hazırlanacak yönetmelik ile birliklerin kurulmasının tertip edileceği ve yönetmelikteki kurallar ışığında zeytinliklerine bakmayan üreticiye ağaç başına on Türk Lirası idarî para cezası verileceği hükmolunmuştur.
17. maddenin güncel hali aşağıdaki gibidir:
“Madde 17 – (Değişik: 28/2/1995-4086/4 md.)11
Devlet, zeytinciliğin ıslahı, yeni zeytin dikim alanlarının tespiti, zeytin dikim ve yetiştirilmesinin teşviki ile verimin artırılması, hastalık ve zararlılarla mücadele ile ürün elde etmekte masrafları azaltıcı araç ve gereçlerin imal ve ithalinde gerekli kolaylıkları sağlar.
Zeytinlik bölgelerin il veya ilçelerinde zeytin hastalık ve zararlıları ile mücadele amacı ile 1580 sayılı Kanun hükümleri dairesinde birlikler kurulur. Zararlılarla mücadelede Devlet birliklere gerekli araç, gereç ve finans kaynaklarını sağlar ve bu konuda Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca12 yeterli eleman görevlendirilir. Ürünün elde edilmesinden sonra üretici, birlikçe tespit edilecek payına isabet eden mücadele giderini öder. Ödemeyen üreticiden amme alacağının tahsiline dair usul ve esaslarla bu pay birlikçe tahsil edilir.
(Değişik üçüncü fıkra: 23/1/2008-5728/98 md.) Yukarıdaki fıkra gereğince kurulacak birliklerin kuruluş ve çalışma esasları ile zeytinliklerin bakımı Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca üç ay içinde hazırlanacak yönetmelikle belirlenir. Belirlenecek bu kurallara göre zeytinliklerine bakmayan üreticiye ağaç başına on Türk Lirası idarî para cezası verilir.”
Zeytin Kanunu’nun uygulamada en çok gündeme gelen ve en önemli olan 20. maddesi, 1995 ve 2008 yıllarında uğradığı değişiklikler ile daha fazla tartışma konusu olmuştur. 20. maddenin güncel hali aşağıdaki şekildedir:
“Madde 20 – (Değişik: 28/2/1995-4086/5 md.)13
Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri yapımı ve işletilmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığının iznine bağlıdır.
(Değişik ikinci fıkra: 23/1/2008-5728/99 md.) Zeytincilik sahaları daraltılamaz. Ancak, belediye sınırları içinde bulunan zeytinlik sahalarının imar hudutları kapsamı içine alınması hâlinde altyapı ve sosyal tesisler dahil toplam yapılaşma, zeytinlik alanının %10’unu geçemez.
Bu sahalardaki zeytin ağaçlarının sökülmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığının fenni gerekçeye dayalı iznine tabidir. Bu iznin verilmesinde, Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı araştırma enstitülerinin ve mahallinde varsa ziraat odasının uygun görüşü alınır. Bu hâlde dahi kesin zaruret görülmeyen zeytin ağacı kesilemez ve sökülemez. İzinsiz kesenler veya sökenlere ağaç başına altmış Türk Lirası idarî para cezası verilir.
Bu Kanunun yayımından önce zeytinlik alanlarına ilişkin kesinleşmiş imar planları geçerlidir.”
Maddenin önceki halinde Bakanlık izninin gerektiği husus zeytin sahalarında sadece yağhane ve fabrika yapımı iken, 1995’teki değişiklik ile koruma kapsamı artırılıp zeytinlik sahalarına en az 3 kilometre mesafede zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine engel olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılması ve işletilmesinin yasaklanması hüküm altına alınmıştır14. 2008’deki değişiklikte ise, ancak belediye sınırları içindeki zeytin sahalarının imar hudutları kapsamı içine alınması hâlinde altyapı ve sosyal tesisler dahil toplam yapılaşmanın %10’unu geçemeyeceği kararlaştırılmıştır. Son olarak, zeytin ağaçlarının sökülmesinin Bakanlık’ın fenni gerekçeye dayalı iznine tabi kılınması ve zeytin ağaçlarının izinsiz kesilmesi veya sökülmesi halinde ağaç başına idarî para cezası verilmesi hükmü ile korumanın kapsamının ve caydırıcı özelliğinin güçlendirilmesi amaçlanmıştır.
B. Zeytinciliğin Islahı Yabanilerinin Aşılattırılmasına Dair Yönetmelik
Zeytinliklerin hukuki çerçevesi kapsamında Zeytin Kanunu’nun yukarıda da açıklanmış olan 17. maddesine istinaden düzenlenen Zeytinciliğin Islahı Yabanilerinin Aşılattırılmasına Dair Yönetmelik15 de (“Yönetmelik”) ayrıca bir önem taşımaktadır. Yönetmelik ile amaçlanan hususlar 1. maddesinde de belirtildiği üzere, “…ekolojik yönden uygun bölgelerde ve zeytin yetiştiriciliğine elverişli sahalarda zeytinlik kurulmasını sağlamak, mevcut zeytinliklerde ürünün miktar ve kalitesini yükseltmek ve maliyeti düşürmek, birim alandaki verimi artırmak, zeytinyağı ve sofralık zeytin işletmelerindeki teknolojik yapıyı günün koşullarına uygun hale getirmek üzere gerekli teknik, ekonomik, ticari ve sosyal tedbir ve organizasyonları sağlamak…” temeli üzerine kurulmuştur.
2012 yılında Yönetmeliğin 23. maddesi değiştirilmiş ve Tanımlar başlıklı 4. maddesine zeytinlik saha tanımı eklenmiştir. Yapılan değişiklikle, zeytinlik sahası tanımı ve zeytin ağaçlarına ilişkin istisnalar ilk kez düzenlenmiş olup mevzuata eklenmiştir.
Bu doğrultuda, her ne kadar Kanun; zeytinlik sahalarının daraltılması, zeytin ağaçlarının kesilmesi ve/ veya sökülmesine izin vermiyor olsa da Kanun nezdinde zeytinlik ifadesinin kapsamı net bir şekilde düzenlenmemiştir. Bu minvalde, Yönetmelik nezdinde söz konusu yasağın, yalnızca Zeytinlik Yönetmeliği tahtında “zeytinlik sahası” olarak tanımlanan kısımlar için geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre; Yönetmelik’in “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde “Zeytinlik Sahası”, “Orman sınırları dışında bulunan ve Devletin hüküm ve tasarrufunda olan yabani zeytinlik, antepfıstığı ve harnupluklar ve her nevi sakız çeşitleri veya şahıs arazisi olan tapuda bu şekilde kayıtlı sahalar ile orman sınırları dışında olup da 17/10/1983 tarihli ve 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında bulunmayan zeytin yetiştirmeye elverişli makilik ve fundalıklardan oluşan en az 25 dekarlık alan” olarak tanımlanmıştır. Bu tanım sebebiyle 25 dekardan küçük olan alanların zeytinlik sayılmamasının yolu açılmış olup zeytinliklerin hukuki koruma kapsamı daha zayıf ve sınırlı hale gelmiştir.
Yönetmelik’in 23. maddesi ise, “Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az üç kilometre mesafede zeytin ağaçlarının bitkisel gelişimini ve çoğalmalarını engelleyecek kimyevi atık, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal işletmelerin yapımı ve işletilmesi Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın iznine bağlıdır. Ancak; alternatif alan bulunmaması ve Çevresel Etki Değerlendirme Raporu (ÇED)’na uygun olması, bitkilerin vegetatif ve generatif gelişimine zarar vermeyeceği Bakanlık araştırma enstitüleri veya üniversiteler tarafından belirlenmesi durumunda;
a) Jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları,
b) Bakanlıklarca (Değişik ibare: RG-12/4/ 2012 -28262) kamu yararı kararı alınmış plan ve yatırımlar,
c) Yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesisleri,
ç) İlgili Bakanlıkça (Değişik ibare:RG-12/4/ 2012-28262) kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri,
d) Savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar için, yukarıda belirtilen faaliyetlerde bulunmak isteyenler, ilgili Bakanlıkların onaylı belgeleri ile mahallin en büyük mülki amirine başvurur. Müracaat sahibi, çevrede oluşabilecek ÇED raporu ile belirlenmiş zararları önleyecek tedbirleri almak koşulu ve dikim normlarına uygun, eşdeğer büyüklükte il/ilçe müdürlüğünce uygun görülecek alanda zeytin bahçesi tesis eder” olarak düzenlenmiştir.
Söz konusu düzenleme iptal davasına konu olmuş ve yapılan yargılama neticesinde Danıştay 8. Dairesi 19.02.2015 tarihli kararı ile Yönetmelik’in 4. maddesinde yer alan “Zeytin Sahası” tanımının tamamı ile birlikte; 23. maddesindeki “Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az üç kilometre mesafede zeytin ağaçlarının bitkisel gelişimini ve çoğalmalarını engelleyecek kimyevi atık, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez” cümlesi dışında kalan kısmı iptal edilmiştir.
C. Madencilik Yönetmeliğindeki Zeytin Ağaçlarının Taşınmasına Yönelik Değişiklik
Zeytincilik faaliyetine ilişkin bahse konu mevzuatın yanı sıra, zeytinlik vasfını haiz sahalarda endüstriyel faaliyetlerin gerçekleştirilebilmesi maksadı ile T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından, 21.09.2017 tarihli ve 30187 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maden Yönetmeliği’nin17 115. maddesi, 01.03.2022 tarihli 31765 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Maden Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (“Değişiklik Yönetmeliği”)18 ile değiştirilmiştir.
İlgili Maden Yönetmeliği’nin 115. maddesine,
“Ülkenin elektrik ihtiyacını karşılamak üzere yürütülen madencilik faaliyetlerinin tapuda zeytinlik olarak kayıtlı olan alanlara denk gelmesi ve faaliyetlerin başka alanlarda yürütülmesinin mümkün olmaması durumunda madencilik faaliyeti yürütecek kişinin faaliyetlerin bitiminde sahayı rehabilite ederek eski hale getireceğini taahhüt etmesi şartıyla Genel Müdürlük tarafından belirlenen çalışma takvimi içerisinde zeytin sahasının madencilik faaliyeti yürütülecek kısmının taşınmasına, sahada madencilik faaliyetleri yürütülmesine ve bu faaliyetlere ilişkin geçici tesisler inşa edilmesine kamu yararı dikkate alınarak Bakanlıkça izin verilebilir. Zeytin sahasının taşınmasının mümkün olmadığı durumlarda sahada madencilik faaliyetleri yürütülmesine ve bu faaliyetlere ilişkin geçici tesisler inşa edilmesine kamu yararı dikkate alınarak Bakanlıkça izin verilebilmesi için madencilik faaliyeti yürütecek kişinin madencilik faaliyetleri bitiminde sahayı rehabilite ederek eski hale getireceğini ve Tarım ve Orman Bakanlığınca uygun görülecek alanda dikim normlarına uygun, faaliyet yürütülecek saha ile eşdeğer büyüklükte zeytin bahçesi tesis edeceğini taahhüt etmesi zorunludur. Bu fıkra kapsamında zeytin sahasının taşınmasına ilişkin tüm masraflardan ve zeytin sahasının taşınmasından kaynaklanan tüm taleplerden madencilik faaliyeti yürütmesi yönünde lehine karar verilen kişi sorumludur. Bu fıkra kapsamında zeytin sahasının taşınmasına ilişkin usul ve esaslar Tarım ve Orman Bakanlığının uygun görüşü alınarak Bakanlıkça, zeytin bahçesi tesis edilmesine ilişkin usul ve esaslar Tarım ve Orman Bakanlığınca belirlenir.” fıkrası eklenmiştir.
Bu itibarla, Değişiklik Yönetmeliği ile Maden Yönetmeliği’ne eklenen hüküm ile zeytinlik niteliğini haiz sahalarda; faaliyetin sona ermesini müteakip sahanın rehabilite edilmesi, sahadan sökülen zeytin ağaçlarının, Bakanlık’ın göstereceği yere ekileceğinin taahhüt edilmesi koşulu ile zeytinlik vasfını havi sahalarda endüstriyel faaliyetlerin gerçekleştirilmesi mümkün hale getirilmiştir.
Buna karşın, Resmi Gazete’de yayınlanmasını takip eden süreçte Değişiklik Yönetmeliği de tıpkı Yönetmelik gibi iptal davasına konu olmuş ve bu doğrultuda, Danıştay 8. Dairesi, Değişiklik Yönetmeliği’nin yürütmesini durdurmuştur. Bunu takip eden süreçte ise Maden Yönetmeliği, 11.12.2022 tarih ve 32040 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan değişiklik ile tümüyle değiştirilmiş ve yeni yönetmelik kapsamında iptal davasına konu hükümle paralellik teşkil eden yeni bir hükme yer verilmemiştir.
III. ZEYTİNLİKLERİN KORUNMASI VE TAŞINMASINA İLİŞKİN HUKUKIN OKSANLIĞIN YARGIYA VE İDAREYE ETKİLERİ
Bir önceki bölümde bahsedilmiş olan Yönetmelik ile mevzuata eklenen zeytinlik sahası tanımı ve zeytin ağaçlarının taşınmasına ilişkin istisnaların Danıştay tarafından iptal edilmesiyle oluşan mevzuatsal belirsizlik neticesinde mahkemelerce konuyla ilgili farklı kararlar verilmiştir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin konuya ilişkin kararlarında;
2018 yılında konuya ilişkin verilen bir kararda19, “O halde, çekişme konusu 204 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına göre tarla vasfında olması nedeniyle “3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin aşılanması Hakkındaki Yasa” hükümlerinin somut olayda uygulanamayacağı açıktır.”
2017 yılında verdiği bir kararda20, “Zeytin ağaçlarının sökülüp kaldırılması 3573 Sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkındaki Yasa gereğince bazı usul ve esaslara bağlanmıştır. Ne var ki, çekişme konusu taşınmaz zeytinlik vasfında olmayıp anılan yasanın burada uygulanmasına yasal olanak yoktur.”
2007 yılında verdiği bir diğer kararda21 ise “3573 Sayılı Yasanın 4086 Sayılı Yasanın 5. maddesi ile değiştirilen 20. maddesinde sözü edilen, daraltılamayacak zeytinlik alanlar ile zeytin ağaçlarının sökülmesinin izne tabi olduğuna ilişkin hüküm, aynı yasanın (3573 Sayılı Yasa) 2’nci maddesi uyarınca zeytinlik alanı olarak tespit ve ilan edilen yerlerle ilgilidir.” ifadelerine yer verilmiştir.
Buna mukabil Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin konuya ilişkin kararlarında;
2019 yılında verdiği bir kararda22, “Mahkemece, davanın kabulü ile müdahalenin men’inin yanı sıra 97 parsele davalılar tarafından dikilen zeytin ağaçlarının kal’ine karar verilmişse de bilindiği üzere, “3573 Sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun’un özellikle 23.1.2008 tarihli ve 5728 Sayılı Yasanın 99. maddesi hükmü ile değişik 20.maddesi hükmü çerçevesinde bir değerlendirme yapılması ve ondan sonra kal isteği hakkında karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilmek suretiyle zeytin ağaçlarının kal’ine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.”
2020 yılında verdiği bir kararda23 da “Şöyle ki, zeytin ağaçlarının kal’i istemiyle ilgili olarak 3573 Sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun’un özellikle 23.1.2008 tarihli ve 5728 Sayılı Yasa’nın 99. maddesi hükmü ile değişik 20.maddesi hükmü çerçevesinde bir değerlendirme yapılması ve ondan sonra kal isteği hakkında karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilmek suretiyle zeytin ağaçlarının kal’ine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.” ifadelerine yer verilerek hüküm kurulmuştur.
Örneklerine yer verildiği üzere hukuk mahkemelerinin kararlarının yanı sıra, konuya ilişkin idare mahkemelerinin de kararları bulunmaktadır. Buna göre, Danıştay 3. ve 6. Dairelerince verilen birçok kararda24 “Bakılan davada, uyuşmazlığa konu taşınmazlara ilişkin olarak 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca zeytinlik alan belirlemesi yapılıp yapılmadığı hususuna ilişkin net bir bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığı görülmüştür. Bu durumda, aralarında ziraat mühendisinin de bulunduğu bir bilirkişi heyeti oluşturularak taşınmaz mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle uyuşmazlık konusu parselin zeytinlik vasfında olup olmadığı netleştirildikten ve zeytinlik vasfında olduğunun anlaşılması halinde, dava konusu imar planlarıyla uyuşmazlık konusu parseller için getirilen kullanım kararı ve yapılaşma koşullarının yukarıda yer verilen Kanun hükmüne uygun olup olmadığı ortaya konulduktan sonra yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.” denilerek bir alanda ilgili Kanun’un uygulanıp uygulanmamasının tespitinin bilirkişilerce yapılması gerektiği vurgulanmıştır.
II. bölümde de anlatıldığı üzere ilgili mevzuat kapsamında zeytin ağaçlarının kesilmesi ve/ veya sökülmesine ilişkin düzenlemeler mevcut olsa da zeytin ağaçlarının ilgili idareler nezaretinde oldukları yerden farklı mahallere taşınmasına ilişkin herhangi bir kanuni düzenleme bulunmamaktadır. Nitekim ilgili idarelerin, şartların gerektirmesi halinde ve parselin tapudaki sayfasında zeytinlik şerhi bulunmadığı durumlarda; aşağıda emsallerine yer verildiği üzere zeytin ağaçlarının bulunduğu konumdan başka mahallere taşınmasının uygun olduğuna ilişkin görüş ve/ veya izin verdiği örnekler mevcuttur.
T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 29.01.2020 tarihli bir yazıda; “(…)Münferit Yatırım Yeri olarak planlanan sahanın 3573 sayılı Kanun kapsamındaki kısmı için yatırımcı firma tarafından faaliyet başlamadan önce Müdürlüğümüz kontrolü altında söz konusu 60 ha zeytinlik alana eşit büyüklükteki başka bir alana zeytinliklerin taşınması kaydıyla Münferit Yatırım Yeri olarak planlanan sahanın ÇED sürecinin devam etmesinde sakınca bulunmamaktadır.” ifadelerine yer verilmiştir.
T.C. Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Tarımsal Altyapı ve Arazi Değerlendirme Şube Müdürlüğü tarafından verilen 27.12.2022 tarihli bir görüş yazısının ekinde yer alan raporda ise; “yaklaşık 60 hektar boyutundaki Özel Endüstri Bölgesi ilanına ilişkin kamu yararı kararı alınması durumunda, Kanun’un 20. maddesi çerçevesinde eşit büyüklükteki başka bir alana taşınmasının Şube Müdürlüğü tarafından uygun bulunduğu, şirket tarafından faaliyet başlamadan önce İl Orman Müdürlüğü’nün kontrolü altında söz konusu zeytin ağaçlarının, eşit büyüklükteki başka bir alana taşınmasının uygun olacağına karar verildiği” bildirilmiştir.
İlgili idarelerce zeytin ağaçlarının, şartların gerçekleşmesi halinde bir mahalden başkasına taşınmasına olur verildiği görüşlerin yanı sıra; ilgili idareler tarafından mezkur işleme izin verildiği ve bu işlemin fiilen gerçekleştirildiği emsaller de söz konusudur. Zira, Adana ili Ceyhan ilçesinde kurulan Ceyhan Enerji İhtisas Endüstri Bölgesi’nin bulunduğu arazide zeytin ağaçları bulunmasına rağmen, ilgili parsellerin tapu sayfalarında zeytinlik kaydı bulunmadığı nazara alınarak; 3573 sayılı Kanun’un 20. maddesinde düzenlenen “Zeytincilik sahaları daraltılamaz” ibaresi gereğince, Ceyhan Enerji İhtisas Endüstri Bölgesi faaliyeti başlamadan önce İl Orman Müdürlüğü kontrolü altında söz konusu zeytinlik alana eşit büyüklükteki başka bir alana zeytinliklerin taşınması uygun görülmüş ve Ceyhan Enerji İhtisas Endüstri Bölgesi dahilinde, tarım dışı amaçlı kullanıma yönelik (sanayi, depolama vb.) imar planı yapılmasında sakınca bulunmadığı ifade edilmiştir.
IV. SONUÇ
Sonuç olarak, her ne kadar yukarıda da anlatıldığı üzere dünyada tek örneği olan zeytinleri koruma amaçlı Kanun ülkemizde yapılmış olsa da sağlam bir zemine oturtulamamıştır. Kanun üzerinde yapılan değişiklikler ve bunlara istinaden düzenlenen yönetmeliklerde sınırları belirgin bir çerçeve çizmek için yeterli olmamakla beraber özellikle zeytinliklerin taşınması kapsamında kanuni bir boşluk görülmektedir. Hem ülkemiz için bu derece önem arz eden bir husus olması hem de hukuki çerçeve oluşturulması yolunda tam anlamıyla başarı elde edilememiş olması; bu hususta yeterli ve çabuk çözümlere olanak sağlayan hukuki çalışmalar yapılmasını ihtiyaç haline getirmiştir. Ayrıca, zeytin ağaçlarının taşınmasına ilişkin sair mevzuat tahtında net bir düzenleme bulunmamasının, örneklerine yer verildiği üzere ilgili idarelerin bu hususta farklı tarihlerde farklı tasarruflarda bulunmasına sebep olduğu ve bu durumun, İdare Hukuku’na hakim “idarenin bütünlüğü” ilkesine halel getirecek şekilde tezahür ettiği nazara alındığında, konuya ilişkin mevzuat kapsamında değişikliğe gidilerek Kanun’un amacına ters düşmeyecek şekilde, zeytin ağaçlarının taşınmasının net düzenlemeleri ihtiva eden bir kurgunun oluşturulmasının gerektiği açıktır.
KAYNAKÇA
ARTUN ÜNSAL, Ölmez Ağacın Peşinde-Türkiye’de Zeytin ve Zeytinyağı, 8th Edition, Istanbul, 2011.
AZİZ ORHAN ÇİMEN, “Zeytin Hukuku”, 2021. https://www. tarimhukuku.org/zeytin-hukuku-aziz-orhan-cimen/ (Erişim tarihi, 04.01.2024).
Danıştay 3. D., T. 24.05.2022, E. 2019/4478, K. 2022/2396.
Danıştay 6. D., T. 28.03.2022, E. 2019/1852 K. 2022/3682.
Danıştay, 8. D., T. 19.2.2015, E. 2012/6113, K. 2015/998.
FİLİZ ÇOLAK, “Osmanlı Devleti’nin Son Yıllarında Anadolu’da Zeytin ve Zeytinyağı Üretim ve İhracatı (1908-1922)” Akademik Tarih ve Düşünce Dergisi, N. 2, 2021.
PROF. DR. MUSTAFA TOPALOĞLU, “Madencilik Sektörü Açısın - dan Zeytinliklerle İlgili Hukuki Gelişmeler”, 2022. https://www. mtopaloglu.av.tr/img/makaleler/madencilik-sektoru-acisindanzeytinliklerle-ilgili-hukuki-gelismeler-173.pdf (Date of access, 04.01.2024).
Yargıtay 1. HD., T. 05.02.2018, E. 2018/375, K. 2018/772.
Yargıtay 1. HD., T. 15.11.2017, E. 2017/4577, K. 2017/6452.
Yargıtay 1. HD., T. 17.05.2007, E. 2007/4551, K. 2007/5597.
Yargıtay 8. HD., T. 07.09.2020, E. 2018/5671, K. 2020/4863.
DİPNOT
1 Artun Ünsal, Ölmez Ağacın Peşinde-Türkiye’de Zeytin ve Zeytinyağı, 8. Baskı, İstanbul, 2011, s. 13.
2 Filiz Çolak, “Osmanlı Devleti’nin Son Yıllarında Anadolu’da Zeytin ve Zeytinyağı Üretim ve İhracatı (1908- 1922)” Akademik Tarih ve Düşünce Dergisi, S. 2, Haziran 2021, s. 627-650.
3 07.02.1939 tarih, 4126 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun (Zeytin Kanunu).
4 Aziz Orhan Çimen, “Zeytin Hukuku”, 2021.
5 Çimen, “Zeytin Hukuku”, 2021.
6 Mustafa Topaloğlu, “Madencilik Sektörü Açısından Zeytinliklerle İlgili Hukuki Gelişmeler”, 2022.
7 Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun m. 14.
8 Çimen, “Zeytin Hukuku”, 2021.
9 Çimen, “Zeytin Hukuku”, 2021.
10 Kanunda yer verilen T.C. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı 10.07.2018 tarihinden beri T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı olarak anılmaktadır. Kısaca “Bakanlık” diye bahsedilecektir.
11 Zeytinciliğin Islahı Ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun m. 17.
12 T.C. Tarım ve Köy işleri Bakanlığı 10.07.2018 tarihinden beri T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı olarak anılmaktadır.
13 Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun m. 20.
14 Çimen, “Zeytin Hukuku”, 2021.
15 Zeytinciliğin Islahı Yabanilerinin Aşılattırılmasına Dair Yönetmelik, 03/04/1996 tarih, 22600 sayılı Resmi Gazete.
16 Danıştay, 8. D., T. 19.2.2015, E. 2012/6113, K. 2015/998.
17 Maden Yönetmeliği, 21.09.2017 tarih, 30187 sayılı Resmi Gazete.
18 Maden Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, 01.03.2022 tarih, 31765 sayılı Resmi Gazete.
19 Yargıtay 1. HD., T. 05.02.2018, E. 2018/375, K. 2018/772.
20 Yargıtay 1. HD., T. 15.11.2017, E. 2017/4577, K. 2017/6452.
21 Yargıtay 1. HD., T. 17.05.2007, E. 2007/4551, K. 2007/5597.
22 Yargıtay 8. HD., T. 02.12.2019, E. 2018/10215, K. 2019/10793.
23 Yargıtay 8. HD., T. 07.09.2020, E. 2018/5671, K. 2020/4863.
24 Danıştay 3. D., T. 24.05.2022, E. 2019/4478, K. 2022/2396. - Danıştay 6. D., T. 28.03.2022, E. 2019/1852 K. 2022/3682.








