Animated LogoGöksu Safi Işık Attorney Partnership Logo First
Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo 2Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo

Insights
GSI Articletter
GSI Brief

HAYVAN HAKLARI VE MEVZUAT DEĞİŞİKLİĞİ: YASAKLI IRK MESELESİ HAKKINDA İNCELEME

2023 - Winter Issue

Download As PDF
Share
Print
Copy Link

HAYVAN HAKLARI VE MEVZUAT DEĞİŞİKLİĞİ: YASAKLI IRK MESELESİ HAKKINDA İNCELEME

Intellectual Property
2023
GSI Teampublication
00:00
-00:00

ÖZET

Hayvanların insanlar ile ilişkisi insanoğlunun varoluşuna dayanmaktadır. İnsanlığın ilk çağlarından itibaren, insanlar; ulaşım, koruma, yoldaşlık ve hatta yemek gibi farklı amaçlarla hayvanları evcilleştirmeye çalışmışlardır. Günümüz dünyasında hayvanlar, doğuştan değere sahip ve vazgeçilmez canlılar haline gelmiştir. Ancak, hukuki statüleri çoğu hukuk sisteminde henüz net olarak belirlenmemiş ve bu durum hayvanların hukuki statülerine ilişkin geniş tartışmaları beraberinde getirmiştir. Hayvanlar hukuki kişiliği haiz midir? Hak ehliyetleri bulunmakta mıdır? Dünyada hayvanların korunmasına dair yapılan mevzuat değişiklikleri yeterli midir? Hukuk sahip olduğu insan-merkezli bakış açısından giderek uzaklaşarak hayvanları hakkın öznesi haline getirmekte midir? Bu çalışmanın amacı, geçmişten günümüze farklı ülkelerde hayvanların korunmasına ilişkin yapılan düzenlemelerin ve 7332 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ile Ceza Kanında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ve 2021/48 sayılı Genelge ile Tehlike Arz Eden Hayvanlara İlişkin Düzenleme kapsamında hayvanların hukuki statüsü hakkında tartışmaların yabancı hukuk ile karşılaştırılarak incelenmesidir.

Bu çalışmanın amacı, geçmişten günümüze farklı ülkelerde hayvanların korunmasına ilişkin yapılan düzenlemelerin ve 7332 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ile Ceza Kanında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ve 2021/48 sayılı Genelge ile Tehlike Arz Eden Hayvanlara İlişkin Düzenleme kapsamında hayvanların hukuki statüsü hakkında tartışmaların yabancı hukuk ile karşılaştırılarak incelenmesidir.

I. GİRİŞ

Hukuk, toplumu düzenleyen kurallar bütünüdür. Toplum ise insanı, insanın içinde bulunduğu tabiatı, bitki örtüsünü ifade ettiği gibi, hayvanı tanımında barındırmaktadır. Dolayısıyla hukuk kuralları, insan davranışlarını düzenlediği kadar hayvanları ilgilendiren ve onları koruyan gerekli düzenlemeleri de kapsamaktadır. 

II. HAYVANLARIN HUKUKİ NİTELİĞİ KONUSUNDA TARTIŞMALAR

Tarih boyunca, hayvan hakları düzenlemeleri hukukun bir konusunu oluşturmuş, bu durum beraberinde hayvanların hak sahibi mi olduğu yoksa yalnızca hakkın bir sujesi mi olduğu tartışmalarını da beraberinde getirmiştir. 

Hayvanların hukuki statüsü hakkında bir görüş birliği olmamakla beraber hayvanları; eşya1, sui generis varlık2 veya atipik eşya3 olarak gören yazarlar mevcuttur. Türk hukukunda, eşyadan ayrıldıkları düzenlemeler olsa da4 genel itibariyle hayvanların eşya statüsünde olduklarının kabul edildiği söylenebilecektir. Yabancı hukuk düzenlemelerinde ise bu durum farklılık gösterebilmektedir. Alman Medeni Kanunu’nda hayvanların eşya olmadığı ve belirli yasalarla korunacağı açıkça düzenlenmiştir5. Alman Medeni Kanunu ile paralel düzenleme olan İsviçre Medeni Kanunu’nda hayvanların eşya statüsünde bulunmadıkları, lakin aksine hüküm bulunmadığı takdirde hayvanlar hakkında eşyalara ilişkin hükümlerin uygulanacağı kabul edilmiştir6. İsveç hukukunda hayvan, yeterince gelişmiş bir zihne sahip canlı olarak tanımlanmaktadır7. 2017 tarihli bir davada ise, Naruto isimli maymunun bir fotoğrafçının fotoğraf makinesinden çektiği fotoğrafın telif hakkının Naruto’ya ait olduğu kabul edilmiştir8

Klasik görüşe göre, hukukta gerçek ve tüzel kişi olmak üzere iki tür kişi mevcuttur ve yalnızca bunlar hakkın sahibi olabilmektedir. Hayvanlar, hukuken bir kişilik sahibi değildir, hak ehliyeti ve fiil ehliyetinden yoksundurlar ve bu durum hayvanların, onları koruyan hukuk kurallarından nasıl yararlanacağı sorununu da beraberinde getirmektedir. Hayvanlara ilişkin hak kavramının kaynağı konusunda ortaya bazı görüşler atılmıştır. Buna göre; 

Singer; “acı çekmek bir gerçeği ve çıkarı ifade edebilmek için gerekli bir koşuldur. Bir darbeye maruz kalan hayvanın acı duyacağını, ancak hayvanın böyle bir darbenin mağduru olmakta çıkarı olmadığı”nı belirterek, hayvanların da hak sahibi olduğunu iddia etmektedir”9. Nutall, “insanların akıllı ve bilinçli oldukları için hakları olduğunu, hayvanların ise bu niteliklere sahip olmadıkları için hakları olmadığı” düşüncesini reddetmekte”10, Jeremy Bentham ise “önemli olanın hayvanların, sorgulayıp sorgulamaması ya da konuşup konuşmaması değil acı çekip çekmediği”11’dir der. 

Tarihte hayvanları, yaptıkları eylemden dolayı sorumlu tutup cezalandıran örnekler mevcuttur. 1936 yılında Fransa’da bir domuz, bir çocuğu öldürdüğü için, köpekler ve filler ise çeşitli işkenceler ile öldürülmüştür12

Teknolojinin ilerlemesi ve bilimsel gelişmeler ışığında hayvanların duyguları olan, acıyı hisseden canlı varlıklar olduğunu kabul etmek mümkündür. Dolayısıyla, hak ehliyetleri olmasa dahi hukuk düzeninde korunmaları gerekmektedir. Hayvanların can ve bedenlerinin tehlikeye girmesi halinde, hukuk kurallarının bu doğrultuda düzenlenmesi gereği gündeme gelmiş, hem ülkemiz hem de dünya nezdinde hayvan hakları lehine düzenlemeler yapılmış ve yapılmaya devam etmektedir.

III. HAYVAN HAKLARINA YÖNELİK HUKUKİ DÜZENLEMELER

Geçmişten günümüze; “Kuşların Korunmasına Dair Uluslararası 1950 Paris Sözleşmesi, Nesli Tükenmekte Olan Hayvan Ve Bitkilerin Ticaretine İlişkin 1973 Washington Sözleşmesi, Uluslararası Taşımada Hayvanların Korunmasına İlişkin 1968 Tarihli Avrupa Anlaşması, Tarımsal İşletmelerdeki Hayvanların Korunmasına İlişkin 1979 Tarihli Avrupa Anlaşması, Akdeniz’in Özel Koruma Alanlarına İlişkin Protokol” gibi hayvanları korumaya yönelik olarak birçok uluslararası antlaşma imzalanmıştır13.

Tarihte, hayvan haklarına ilişkin ilk düzenleme, İngiltere’nin Amerika’daki Massachusetts kolonisinde 1641 yılında yapılmış olup14 bu düzenlemeye göre; “hiç kimse, genellikle insanların yararlandığı bir hayvana kötü davranamaz”15. Saksonya krallığında çıkarılan bir yasa ile hayvanlara eziyet edenlerin cezalandırılacağı öngörülmüş, buna göre, hayvanlara bilerek zarar verenlere 4 haftalık hapis cezası verileceği düzenlenmiştir. Hollanda’da ise 1780 senesinde, hayvanların sağlık ve refahının korunmasını hedefleyen bir yasa düzenlemesine gidilmiştir16

15 Ekim 1978 tarihinde, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (“UNESCO”) tarafından Paris’te Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi ilan edilmiştir. Bu bildirgenin 1. maddesi uyarınca, “bütün hayvanlar yaşam önünde eşit doğar ve aynı var olmak hakkına sahiptir” ve 3. maddesine göre ise “bütün hayvanların insanlarca gözetilme, bakılma ve korunma hakları vardır”17

Günümüzde, Almanya18, Avusturya19 ve Hollanda20gibi Avrupa ülkelerinde hayvanları korumaya yönelik yasalar mevcut olup, pratikte de hayvan hakları lehine uygulamalar gerçekleştirilmektedir. 1999 yılında Yeni Zelanda’da Hayvan Refahı Yasası21 çıkmış olup, hayvanların barınma koşulları iyileştirilmiş, hayvanlara kötü muamelenin engellenmesi yolunda ilk adım atılmıştır. Ayrıca hayvanların, tıbbi deneylere konu olmaları yasaklanmıştır22

Türkiye’de ise 24.06.2004 tarihinde, hayvanların rahat yaşamalarını sağlamak, hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesini temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamak amacı ile 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu kabul edilmiştir. Bu kanun haricinde, Anayasa’da bazı kanunlarda hayvanlara ve haklarına yönelik doğrudan ve dolaylı birtakım düzenlemeler mevcuttur. 2709 sayılı Anayasa’nın 56. maddesi uyarınca; “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.” 169. maddesinin 1. Fıkrası; “Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. (…) Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir.” Maddenin 3. fıkrası ise; “Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. (…)” der. Çevre ve orman, hayvanlardan bağımsız düşünülemeyeceğinden, dolaylı olarak işbu düzenlemelerin de hayvan haklarını korur nitelikte olduğunu söylemek yerinde olacaktır. 

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 181. maddesinin 1. fıkrasına göre; “İlgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırı olarak ve çevreye zarar verecek şekilde, atık veya artıkları toprağa, suya veya havaya kasten veren kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” 4. fıkrasına göre ise, “Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan fiillerin, insan veya hayvanlar açısından tedavisi zor hastalıkların ortaya çıkmasına, üreme yeteneğinin körelmesine, hayvanların veya bitkilerin doğal özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek niteliklere sahip olan atık veya artıklarla ilgili olarak işlenmesi halinde, beş yıldan az olmamak üzere hapis cezasına ve bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur”. Bu düzenleme çevreye ilişkin olup, hayvanların korunmasına da hizmet etmektedir.

IV. 7332 SAYILI HAYVANLARI KORUMA KANUNU İLE CEZA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN23 İNCELEMESİ

09.07.2021 tarihli Hayvanları Koruma Kanunu İle Ceza Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile (“7332 sayılı Kanun”), 5199 sayılı 24.06.2004 tarihli Hayvanları Koruma Kanunu’nda (“5199 sayılı Kanun”) hayvan haklarına ilişkin koruyucu düzenlemeler getirilmiştir. 7332 sayılı Kanun’un 12. maddesi, belirli hayvan gruplarını kasten öldürme, eziyet etme, neslini tüketme ve saldırıda bulunma fiillerine eski mevzuatta yalnızca idari para cezası yaptırımı öngörmüşken, getirilen değişiklik ile fiilin sonucu hapis cezası olarak belirlenmiştir. Diğer bir deyişle, bu düzenleme öncesi Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında hayvanlara karşı işlenen suçlarda hapis cezası yaptırımı yokken, artık mümkün olmuştur. 

Ek olarak, 7332 sayılı Kanun ile, 5199 sayılı Kanun’a “Ev Hayvanı” tanımı eklenerek, tüzel kişilerin de ev hayvanı sahibi olabileceği belirtilmiş, tanım kapsamına giren ve kanun ile koruma altına alınan hayvan sayısı artmıştır. Ancak bu tanımın sadece sahipli hayvanlar için olduğu unutulmamalıdır. 

Ayrıca, hayvan bakımevlerinin kurulması Tarım ve Orman Bakanlığı’nın iznine tabi tutularak denetlenme ve hayvanlara karşı yapılan eziyetin engellenmesinin önüne geçilmeye çalışılmış, sahipsiz hayvanların tedavi ve kısırlaştırılması düzenlenerek genel hayvan sağlığı korunmaya çalışılmıştır. 

7332 sayılı Kanun ile 5199 sayılı Kanun’da hayvan sahiplerini yakinen ilgilendiren önemli bir değişiklik yapılmıştır. Medyada sıklıkla çip düzenlemesi olarak anılan bu düzenleme ile artık kedi ve köpek sahipleri, hayvanlarını dijital kimliklendirme, diğer bir deyişle çip ile kayıt altına almakla yükümlüdür. Hüküm genel olarak sahipli hayvanların kaybolmasını engellemeye yöneliktir. Takılan çip sayesinde hayvanların nerede olduğu tespit edilebilecek ve kayıp hayvan vakalarının çoklukla önüne geçilebilecektir. Bu düzenlemenin diğer bir amacı ise sahipli kedi ve köpeklerin sahiplerine karşı korunmasına ilişkindir. 

7332 sayılı Kanun ile yapılan bir değişiklik ise Türk Ceza Kanunu’nun (“TCK”) 151/2. maddesi; “haklı bir neden olmadan sahipli hayvanı öldüren, işe yaramayacak hale getiren veya değerinin azalmasına neden olan kişi hakkında Mala Zarar Verme Suçu hükümlerinin uygulanacağı” düzenlemesi ilga edilmiştir. Bu düzenleme ile hayvanlara karşı işlenen suçlar, mala zarar verme suçu kapsamından çıkmış olacaktır. 

Bu düzenlemelerin yanında dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır. Her ne kadar, sahipli hayvan mala zarar verme kapsamı dışında bırakılsa da hayvanlar hırsızlık suçu bağlamında hala taşınır mal sayılmaktadır, yani bir başkasının sahipli hayvanını çalan kişi hırsızlık suçunun faili olacaktır. Ayrıca, 7332 sayılı kanunun 12. maddesiyle eklenen adli cezaların birkaçı, yalnızca sahipli hayvanlar için düzenlenmiş, sahipsiz hayvanlar için yalnızca idari para cezası öngörülerek, sahipsiz hayvanlara yapılan bu fiiller bir suç niteliği dahi teşkil etmemektedir. 

Bu yazıda son olarak değinilecek bir diğer husus ise yasaklı ırk hayvanlar, mevzuattaki deyimiyle tehlike arz eden hayvanlardır. Gerek 5199 sayılı Kanun’da, gerek 7332 sayılı Kanun’da tehlike arz eden hayvanlarla24 ilgili düzenlemeler mevcuttur. Söz konusu hüküm uyarınca, tehlike arz eden hayvanları üretmek, sahiplenmek, sahiplendirmek, barındırmak, beslemek, takas etmek, sergilemek, hediye etmek ve bunların ülkemize girişini, satışını ve reklamını yapmak yasaktır. Bu türlerin korunması ve sağlıkları için kanunda yalnızca belediyelere bakımevi kurma yükümlülüğü  getirilmesiyle yetinilmiştir25. Bu kapsama hangi hayvanların girdiğine ilişkin olarak 07.12.2021 tarihinde T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı bir genelge yayımlamıştır. Aşağıda bu genelge incelenecektir.

V. 2021/48 SAYILI GENELGE İLE TEHLİKE ARZ EDEN HAYVANLARA İLİŞKİN DÜZENLEME26

2021/48 Sayılı Tehlike Arz Eden Hayvanlara İlişkin Genelge (“2021/48 Sayılı Genelge”) kapsamında tehlikeli tür diye sınıflandırılan hayvanlar, aslında evcil hayvan adında barındırdığımız hayvanlardan başkaları değildir. Bu hayvanlar, ev hayvanı olmalarına karşılık, insanlara ve hayvanlara zarar verdikleri düşüncesi ile ayrı bir tür olarak sayılmış ve haklarında düzenlemelere gidilmiştir. 

7332 sayılı Kanun değişikliği öncesinde, 5199 sayılı Kanun’un 14/1-l. maddesi tehlike arz eden ırkları “Pitbull Terrier, Japanese Tosa” olarak ifade etmekteydi ve ilgili hüküm uyarınca tehlike arz eden hayvanları üretmek; sahiplendirilmesini, ülkemize girişini, satışını ve reklamını yapmak; takas etmek, sergilemek ve hediye etmek yasaklanmıştı. 7332 sayılı Kanun değişikliğiyle beraber ilgili hükümde tehlike arz eden ırkların Bakanlıkça belirleneceği hüküm altına alınmakla birlikte, bu türler “Pitbull, Terrier, Japanese Tosa, Dogo Argentino, Fila Brasilerio” olarak genişletilmişti. 07.12.2021 tarihinde ise bu ırkların belirlenmesine ilişkin 2021/48 sayılı genelge yayımlanmıştır. Bu genelge doğrultusunda; Amerikan Pitbull Terrier, Dogo Argentino, Fila Brasilerio, Japanese Tosa, American Staffordshire Terrier ve American Bully ırkı köpekler tehlike arz eden hayvanlar olarak belirlenmiştir. İlgili genelge uyarınca, “14.07.2021 tarihinden önce sahiplenilmiş Pitbull Terrier, Japanese Tosa, Dogo Argentino ve Fila Brasilerio ırkı köpeklerden, 14.07.2021 tarihinden önce gebe kalmış olanların kısırlaştırma işlemi için hayvanların doğum yapması, yavruların dört aylık olması beklenecektir”. Genelgenin yürürlüğe girmesinden önce gebe kalmış American Staffordshire Terrier ve American Bully ırkı köpekler içinse kısırlaştırma işlemi hayvanların doğum yapması ve yavruların dört aylık olmasından sonra gerçekleştirilecektir. Bununla beraber, Genelge, tehlike arz eden hayvanların ölümü halinde Bakanlığa bilgi verilmesini düzenlemektedir. 

Ek olarak, tehlike arz eden bu türler, genelge uyarınca; “kayıt belgesiz, ağızlıksız ve tasmasız olarak dolaştırılamaz, halkın yoğun olarak bulunduğu yerler ile çocuk oyun alanları ve parklarına sokulamaz”. Ağızlık ve tasma takma zorunluluğu ile halkın yoğun olarak bulunduğu yerlere ve çocuk oyun alanı ve parklarına girme yasağı, Genelgenin yürürlüğe girmesinden itibaren uygulanacaktır. Hükme aykırılık durumunda on bir bin Türk lirası idari para cezası uygulanması öngörülmüştür. Genelge uyarınca, bu hayvanlara sahip olanlar ilgili hayvanı bakımevine bırakabileceklerdir. Ancak hayvanın sokağa terki durumunda Genelgede fiili gerçekleştirene otuz bin Türk lirası idari para cezası uygulanacağı öngörülmüştür.

VI. SONUÇ

Geçmişten günümüze insanların hayatında olan hayvanlar, hukukun da koruma altına almaya başladığı bir konu haline gelmiştir. Geçmişte, hayvanların duygusu olmadığı, acıyı hissetmediği yahut hak ehliyetine sahip olmadıklarından dolayı hak sahibi olamayacakları öne sürülmüş, eylemlerinden ötürü herhangi bir hukuki korumaları olmadan öldürüldükleri görülmüştür. Ancak, ilerleyen zamanlarda hayvanlara karşı olan bakış açısı insan merkezli bir bakış açısından çıkarak hayvanların, korunması gereken canlılar olduğu düşüncesi kökleşmeye başlamıştır. Bu bağlamda, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından Paris’te Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesi ilan edilmiştir. Akabinde, Türkiye dahil çeşitli ülkeler hayvanları korumak adına gerekli çalışmalar yapıp kanunlarında hayvanların korunması meselesine yer vermişlerdir. Her ne kadar, hayvanları korumaya yönelik düzenlemeler mevcut olsa da hayvanlar günümüz mevzuatında hala sahipli, sahipsiz ve tehlike arz eden hayvanlar olarak sınıflandırılmakta, her bir sınıfa eşit koruma verilmemektedir. Sahipli hayvanlara karşı yapılan suç niteliğindeki bir fiilde adli ceza öngörülürken, tehlike arz eden ırkların beslenmesi halinde dahi, sahibe idari ceza yaptırımı uygulanmaktadır. Önemli olan, temeldeki sorunlara inip hayvanlara olan bakış açısını değiştirmek, onlara hak ettikleri değeri vermek ve buna uygun iyileştirici adımlar atmaktır. Unutmamak gerekir ki, yeryüzünde insanlar hiçbir zaman yalnız olmadı, hayvanlar insanoğlundan önce de vardı, insanoğlundan sonra da var olmaya devam edecektirler.

KAYNAKÇA

DAVID E. COOPER, Jeremy Bentham on Animal Ethics, 10 Mart 2022 https://daily-philosophy.com/cooper-quotes-bentham-animal-suffering/.

DAVID FAVRE, Living Property: A New Status for Animals Within the Legal System, Marquette Law Review, C. 93, S. 3, 2010 https://scholarship.law.marquette.edu/mulr/vol93/iss3/3.

EMRE CUMALIOĞLU, Medeni Hukukta Hayvan Hakları ve Hayvanlar Üzerinde Hak, D.E.Ü Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 19, S. 3, 2017.

HALİL YILMAZ, Hayvan Haklarına Bakış, TBD Dergisi, S. 62, 2006. ÖZGÜN ÇELEBİ, “Kişi ve Eşya Ayrımı Bağlamında Hayvanların Hukuki Statüsü”, İstanbul Hukuk Mecmuası, C. 76, S. 2, Yıl 2018.

ŞEREF ERTAŞ, Çevre Hukuku ve Hayvan Hakları Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2012. Schuldig! – Tiere auf der Anklagebank von Elke Bodderas, veröffentlicht am 21.03.2014, https://www.welt.de/vermischtes/kurioses/article125886895/Schuldig-Tiere-auf-der-Anklagebank.html.

DİPNOT

1 David Favre, Living Property: A New Status for Animals Within the Legal System, 93 Marq. L. Rev. 1021 (2010), https://scholarship.law.marquette.edu/mulr/vol93/iss3/3

2 Özgün Çelebi, Kişi ve Eşya Ayrımı Bağlamında Hayvanların Hukuki Statüsü, İstanbul Hukuk Mecmuası, Yıl 2018, Cilt 76, Sayı 2, s. 607’den naklen Antoine, Başpınar, s. 1386.

3 Şeref Ertaş, Çevre Hukuku ve Hayvan Hakları Hukuku, İleri Kültür Merkezi, 2. Baskı, İzmir 2012, s. 478, 479.

4 Türk Medeni Kanunu’nun 940. Maddesinde hayvan satışlarında teslimsiz rehin kurulabileceği düzenlenmekte, 2017 tarih ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 82. Maddesinde hayvanlar üzerinde uygulanacak ve hayvanlara acı çektirecek işlemler patent korumasına dahil edilmemiştir.

5 Bürgerliches Gesetzbuch in der Fassung der Bekanntmachung vom 2. Januar 2002 (BGBl. I S. 42, 2909; 2003 I S. 738), das zuletzt durch Artikel 5 des Gesetzes vom 24. Juni 2022 (BGBl. I S. 959) geändert worden ist, Madde 90/a “Tiere sind keine Sachen. Sie werden durch besondere Gesetze geschützt. Auf sie sind die für Sachen geltenden Vorschriften entsprechend anzuwenden, soweit nicht etwas anderes bestimmt ist”

6 Schweizerisches Zivilgesetzbuch vom 10. Dezember 1907, Madde 641/a “Tiere sind keine Sachen. Soweit für Tiere keine besonderen Regelungen bestehen, gelten für sie die auf Sachen anwendbaren Vorschriften”.

7 Emre Cumalıoğlu, Medeni Hukukta Hayvan Hakları ve Hayvanlar Üzerinde Hak, D.E.Ü Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 19, 2017 s. 577-578.

8 Peta, Settlement Reached: ‘Monkey Selfie’ Case Broke New Ground for Animal Rights 2017, https://www.peta.org/blog/settlement-reached-monkey-selfie-case-broke-new-ground-animal-rights/. 

9 Halil Yılmaz, Hayvan Haklarına Bakış, TBD Dergisi, 2006, S. 62, s. 216.

10 Yılmaz, s. 216.

11 Jeremy Bentham, An Introduction to the Principles of Morals and Legislation, 1789, Ch 17. n.122 nakleden David E. Cooper, Jeremy Bentham on Animal Ethics, 10 Mart 2022 https://daily-philosophy.com/cooper-quotes-bentham-animal-suffering/.

12 Schuldig! – Tiere auf der Anklagebank von Elke Bodderas, veröffentlicht am (Yayınlanma Tarihi) 21.03.2014, https://www.welt. de/vermischtes/kurioses/article125886895/ Schuldig-Tiere-auf-der-Anklagebank.html.

13 Su Kuşlarının Yaşama Ortamı Olarak Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanların Korunmasına Dair 1971 Ramsar Sözleşmesi (RG 17.5.1994), Akdeniz’in Kirlenmeye Karşı Korunmasına Ait Sözleşme, Dünya Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme, Avrupa Yaban Hayatı Ve Yaşama Ortamlarını Koruma Konusunda 1979 Bern Sözleşmesi (RG 20.2.1984).

14 The Massachusetts Body of Liberties, adopted in December 1641, available on https://archive.csac.history.wisc.edu/6_Massachusetts_Body_of_Liberties.pdf madde 92-93.

15 The Massachusetts Body of Liberties, adopted in December 1641 Article 92: “No man shall exercise any tyranny or cruelty towards any brüte creature which are usually kept for man’s use”

16 Yılmaz, s. 218.

17 Universal declaration of animal rights (15 October 1978), proclaimed in Paris on 15 October 1978 at the UNESCO headquarters Article 1, “All animals are born with an equal claim on life and the same rights to existence”, Article 3 “No animal shall be ill-treated or shall be subject to cruel acts”. 

18 Tierschutzgesetz in der Fassung der Bekanntmachung vom 18. Mai 2006 (BGBl. I S. 1206, 1313), das zuletzt durch Artikel 105 des Gesetzes vom 10. August 2021 (BGBl. I S. 3436) geändert worden ist.

19 Bundesgesetz über den Schutz der Tiere (Tierschutzgesetz – TSchG). 

20 VERORDENING (EG) Nr. 1/2005 VAN DE RAAD, van 22 december 2004.

21 Animal Welfare Act 1999, No 142.

22 Yılmaz, s. 218.

23 Hayvanları Koruma Kanunu İle Türk Ceza Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 14.07.2021 RG. Kabul Tarihi: 09.07.2021.

24 5199 sayılı kanunda “Pitbull, Terrier, Japanese Tosa” olarak sayılan türler, 7332 sayılı kanun ile daha da genişletilerek “Pitbull, Terrier, Japanese Tosa, Dogo Argentino, Fila Brasilerio” olarak sayılmıştır.

25 7332 sayılı kanun, madde 13: “Büyükşehir belediyeleri, (…) tehlike arz eden hayvanların korunması ve bakımının yapılması ile rehabilitasyonunun sağlanması amacıyla hayvan bakımevleri kurar”.

26 T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, E-26137614-280.99-3163942 sayılı ve 07.12.2021 tarihli Genelge.

More Insights

Articletter / GSI Brief

GSI Brief & Legal Brief

GSI Brief 204

Gsi Brief 204

Brief
Read more
GSI Brief 205

Gsi Brief 205

Brief
Read more
GSI Brief 206

Gsi Brief 206

Brief
Read more
GSI Brief 189

Gsi Brief 189

Brief
Read more

Articletter - Winter Issue

Metaverse Platformlarında Ortaya Çıkan Bazı Hukuki Sorunlar

Metaverse Platformlarında Ortaya Çıkan Bazı Hukuki Sorunlar

2023
Read more
Estetik Operasyonların Eser Sözleşmesi Kapsamında Değerlendirilmesi

Estetik Operasyonların Eser Sözleşmesi Kapsamında Değerlendirilmesi

2023
Read more
Ticaret Hukukunda Yapay Zekaya İlişkin Yenilikçi Uygulamalar

Ticaret Hukukunda Yapay Zekaya İlişkin Yenilikçi Uygulamalar

2023
Read more
Fikri Mülkiyet Haklarının Anonim Şirketlere Ayni Sermaye Olarak Getirilmesi

Fikri Mülkiyet Haklarının Anonim Şirketlere Ayni Sermaye Olarak Getirilmesi

2023
Read more
HAYVAN HAKLARI VE MEVZUAT DEĞİŞİKLİĞİ: YASAKLI IRK MESELESİ HAKKINDA İNCELEME