ÖZET
Şirketlerin yeni yatırımlar için finansman arayışı, ekonominin ve piyasanın değişen koşulları sebebiyle eriyen sermayelerinin güçlendirilmesi, birleşmeler ve yavru ortaklıklar kurulması gibi sebeplerle sermaye artırımı arayışında; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 463 maddesinde düzenlenen şarta bağlı sermaye sistemi önemli bir alternatif teşkil etmektedir. Makalemizde; şarta bağlı sermaye artırımı anonim ortaklıklar çerçevesinde değerlendirilerek özellikle şarta bağlı sermaye artırımının karakteristik özellikleri, diğer sermaye artırım yöntemlerinden farklılıkları ve sermaye artırım usulü incelenecektir.
I. GİRİŞ
Sermaye, anonim ortaklıklarda pay sahiplerinin ortaklığa getirmeyi taahhüt ettikleri malvarlığının toplamı ve bunun nakit olarak ifadesidir1. Şirketler; zaman zaman yeni yatırımlar için finansman arayışı, ekonominin ve piyasanın değişen koşulları sebebiyle eriyen sermayelerinin güçlendirilmesi, birleşmeler ve yavru ortaklıklar kurulması gibi sebeplerle sermaye artırımına gidebilirler. Sermaye artırımı; anonim şirketlerde, şirket esas sözleşmesinde esas sermaye olarak gösterilen sabit tutarın yükseltilmesi anlamına gelir2. Bununla birlikte sermaye artırımı, şirketlerin kanuni bir hakkı olup kanunda belirtilen şart ve usullere uygun artırıldığı müddetçe geçerli bir sebebe de dayanmak zorunda değildir3.
Şarta bağlı sermaye artırımı, bir sermaye artırım yöntemi olarak ilk defa 6102 sayılı TTK’nın 463. maddesinde düzenlenerek Türk hukuku mevzuatında yerini almıştır. TTK’nın 463. maddesine göre şarta bağlı sermaye artırımı; yeni çıkarılacak tahvillerin ve benzeri borçlanma araçlarının alacaklılarının, şirketin pay sahiplerine dönüşmelerini amaçlayan, bu yolla şirkete sermaye sağlayarak finansmana yardımcı olan ve çalışanlar için pay senedi çıkarılmasına olanak veren bir sermaye artırımı yöntemidir. Anılan bu düzenleme; kaynağını, İsviçre Borçlar Kanunu’nun 653 ilâ 653.i maddelerinden almaktadır. İsviçre ve Alman hukukunda pratikteki uygulamadan kaynaklanan ihtiyacı gidermek için tasarlanan bu sermaye artırım yönteminin, diğer sermaye yöntemlerinin sermaye artırımında yavaş kalması ve ağır işleyen formalitelere bağlı olması sebebiyle TTK’da düzenlenmesi Türk hukuku ve ticari hayat açısından bir ihtiyaç haline gelmiştir.
Şarta bağlı sermaye artırımı ile; şirketin alacaklısı durumunda olan tahvil veya diğer borçlanma senetlerinin sahiplerine, alacaklarına karşılık para yerine, pay senedi ya da çıplak pay verilmektedir. Böylelikle şirketten nakit çıkışının önüne geçilerek, yabancı sermaye öz sermayeye dönüştürülmektedir. Bu yöntemin diğer bir işlevi ise çalışanların şirkete ortak olmasına imkân tanınmasıdır. TTK’nın 463. maddesinde sayılan değiştirme ve alım hakkına sahip olanlar arasında sayılan çalışanlar, şirketin ve topluluk şirketlerinin işçileri dahil sıfatları ne olursa olsun tüm çalışanları kapsar4. Çalışanların sermaye artırımına katılması suretiyle ortaklığa pay sahibi olarak dahil edilebilmesi, çalışanların performansını yükselterek şirket ile bağdaşması ve teşvik edilmesini de sağlar.
Şarta bağlı sermaye artırımında, değiştirme ve alım hakkı sahipleri bu haklarını kullandıkça sermaye zaman içinde artar. Kendilerine alım ve değiştirme hakları tanınan üçüncü kişiler bu haklarını kullandıkça sermaye artımı gerçekleştiği için, bu tür, aynı zamanda değişken ve öngörülemeyen bir sermaye artırım türüdür. Artırımın gerçekleşme zamanı, alım ve değiştirme hakkı, sahiplerinin kararına yani şarta bağlı kalmaktadır. Bu hak sahipleri, esas sözleşme hükmüne dayanarak piyasa şartlarını uygun gördükleri anda, genel kurulun veya yönetim kurulunun onayına ya da kararına bağlı olmaksızın haklarını kullanarak sermayeyi yavaş yavaş artırmaktadırlar. Bu tür artırımda sermaye, genel kurul kararı ile artmayıp, tahvillerin ve benzeri borçlanma araçlarının alacaklıları ile şirket çalışanlarının değiştirme veya alım haklarını kullanarak yeni pay edinmesiyle artmaktadır. Başka bir deyişle şarta bağlı olan karar değil, genel kurulun sermayenin artmasını alım ve değiştirme haklarının kullanılması şartına bağlayan bir esas sözleşme hükmü kabul etmesidir. Şarta bağlı sermaye artırımı; artırım kararı alınması, artırım usulü ve tescili gibi birçok yönden diğer sermaye artırım yöntemlerinden farklıdır.
Çalışmamızda, şarta bağlı sermaye artırımı; anonim ortaklıklar çerçevesinde değerlendirilmiş, özellikle şarta bağlı sermaye artırımının karakteristik özellikleri, diğer sermaye artırım yöntemlerinden farklılıkları ve sermaye artırım usulü incelenmiştir.
II. ANONİM ŞİRKETLERDE SERMAYE KAVRAMI VE SERMAYE ARTIRIMI
A. Sermaye Kavramı
Sermaye kavramı; ekonomi, iktisat, muhasebe ve hukuk gibi bilim dallarında farklı anlamlar ile kullanılmaktadır. Anonim şirketlerde sermaye ise, şirket gayesinin gerçekleştirilmesine yönelik olarak pay sahiplerinin şirkete getirmeyi taahhüt ettikleri malvarlığı toplamının nakit olarak ifadesidir5. Çalışmamızda şarta bağlı sermaye artırımı anonim ortaklıklar çerçevesinde değerlendirileceğinden, sermaye kavramı da anonim şirketler kapsamında ele alınacaktır. Anonim şirketlerde sermaye kavramı; esas sermaye sistemlerinde esas sermayeyi, kayıtlı sermaye sisteminde ise çıkarılmış sermayeyi ifade eder6. Bu durumda, esas sermaye sistemini benimsemiş olan anonim şirketlerde sermaye kavramı esas sermayeye karşılık gelmektedir7. Kayıtlı sermaye sistemini benimsemiş olan anonim şirketlerde ise sermaye kavramı çıkarılmış sermayeyi ifade etmek için kullanılır.
B. Sermaye Sistemleri
1. Esas Sermaye
Esas sermaye, TTK’nın 332. maddesi uyarınca tamamı esas sözleşmede taahhüt edilmiş bulunan sermayeyi ifade eder. Şirketin kuruluş aşamasında esas sermaye miktarı, kanunun öngördüğü sınırlar çerçevesinde şirket ana sözleşmesinde ortaklar tarafından sabit bir değer ile belirlenir. Esas sermaye sisteminde ortaklar taahhüt etmiş oldukları sermaye paylarını şirkete ödemekle borçlu olurlar. Sermayenin esas sözleşmede taahhüt edilmiş olması bu durumu ifade etmektedir. Esas sermaye sisteminde, esas sözleşmede sabit bir tutar ile ifade edilmiş olan sermaye miktarı, ancak genel kurul tarafından esas sözleşmenin değiştirilmesi ile artırılıp azaltılabilir.
2. Kayıtlı Sermaye
Kavram olarak “kayıtlı sermaye”; taahhüt edilen veya konulan gerçek anlamda sermaye olmayıp, esas sözleşme gereğince yönetim kurulu tarafından sermaye artırımı yetkisinin kullanılabileceği üst sınırı, yani tavanı gösteren soyut bir rakamdır8. Kayıtlı sermaye sistemindeki anonim şirketlerde, genel kurul kararına ve kanunda öngörülmüş formalitelere gerek olmaksızın yönetim kurulunun vereceği karar ile esas sözleşmede belirlenmiş ve ticaret siciline tescil edilmiş olan tavan miktara kadar sermaye artırımı gerçekleştirilebilir.
C. Sermaye Artırımı
Şirketler; yeni yatırımlar için fon ihtiyacının karşılanması, ekonominin ve piyasanın değişen koşulları sebebiyle yetersiz kalan sermayenin güçlendirilmesi, yavru ortaklıklar veya şubelerin kurulması gibi sebeplerle sermaye artırımına gidebilirler. Sermaye artırımı, anonim şirketlerde, şirket esas sözleşmesinde esas sermaye olarak gösterilen sabit tutarın yükseltilmesi anlamına gelir9. Esas sermaye sistemindeki anonim şirketlerde, esas sözleşmelerinde belirlenmiş olan sabit tutarın kanun tarafından öngörülen şekillerde yükseltilmesini, kayıtlı sermaye sistemindeki anonim şirketlerde ise şirket esas sözleşmesinde belirlenmiş olan tavan sermaye tutarına kadar yeni paylar çıkarılmasını ifade eder.
Esas sermaye sistemini benimsemiş olan anonim şirketlerde sermaye artırımı gerçekleştirilebilmesi için zor ve uzun bir formalite izlenmesi gereklidir. Öncelikle, yönetim kurulu tarafından esas sözleşme değişikliğine ilişkin taslağın hazırlanması, esas sözleşme değişikliği izne tabi ise Bakanlık’tan izin alınması; genel kurul toplantı tarihinden önce kanunun öngördüğü şekilde çağrı yapılması, ağırlaştırılmış toplantı yeter sayısının sağlanması, oylamanın yapılması, imtiyazlı pay sahiplerinin onayının alınması ardından kararın tescil ve ilan ettirilmesi gereklidir10. Bu yavaş ilerleyen formalitelerin özellikle çok ortaklı anonim şirketlerde sermaye artırımını güçleştirmesi sebebiyle diğer sermaye artırım yöntemlerine kıyasla daha hızlı ilerleyen yöntemlere ihtiyaç duyulmuştur.
III. ŞARTA BAĞLI SERMAYE ARTIRIMI
A. Şarta Bağlı Sermaye Kavramı
Şarta bağlı sermaye artırımı; yeni çıkarılacak tahvillerin ve benzeri borçlanma araçlarının alacaklılarını ya da şirket çalışanlarını şirketin pay sahiplerine dönüştürerek bu yolla şirkete sermaye sağlayan, şirketin finansmanına yardımcı olan ve çalışanlar için pay senedi çıkarılmasına olanak veren bir sermaye artırımı yöntemidir.
Şarta bağlı sermaye yönteminin Almanya’da ve İsviçre’de ortaya çıkmasına neden olan tarihsel süreç incelendiğinde, asıl nedeninin, şirketin ihtiyacı ölçüsünde zamanında pay çıkarabilmesi için yedek pay senetlerinin kullanılması olduğu görülmektedir. Ortaklığın bazen ihtiyacı olan payları sermaye artırımı gerçekleştiremediği için temin edemediği durumlarda çözüm bulmak amacıyla şirketin ihtiyacı ölçüsünde ve zamanında pay çıkarabilmesi için yedek pay senetleri kullanılmıştır11. Bu şekilde çıkarılan yeni yedek paylar tehlikeli birtakım operasyonlara araç yapıldığı ve fazla masraflı olduğu için, şarta bağlı sermaye artırımı kabul edilerek yedek pay uygulaması terk edilmiştir. İsviçre Hukuku’nda ise şarta bağlı sermaye artırımı, 1992 yılında yürürlüğe giren düzenlemelerle mevzuatta yerini almıştır. İsviçre Hukuku’ndaki şarta bağlı sermayeye ilişkin düzenlemeler de esas itibariyle Alman Hukuku’na paraleldir ve kaynağı Alman Hukuku’dur12.
6102 sayılı TTK’nın 463. maddesinde düzenlenen şarta bağlı sermaye artırımı, ilk defa bir sermaye artırım yöntemi olarak Türk hukuku mevzuatında yerini almıştır. TTK’da yer alan bu düzenleme, kaynağını İsviçre Borçlar Kanunu’nun 653 ilâ 653.i maddelerinden almaktadır. Düzenlemenin amacı; diğer sermaye artırım türlerinde de olduğu gibi yeni çıkarılan tahviller veya benzeri borçlanma araçları sahiplerine veya çalışanlara, değişim ve alım hakkı tanınmasıyla şirketin finansal kaynak ihtiyacının içeriden karşılanarak sermayenin artırılmasıdır. Bu sermaye artırımı sırasında mevcut pay sahiplerinin de pay oranlarını koruyabilmeleri için önerilmeye muhatap olma hakkı tanınarak zarara uğramaları engellenmektedir. Bununla birlikte sermaye artırımına katılan değişim ve alacak hakkı sahipleri ile şirket çalışanlarının menfaatleri korunmaya çalışılarak şarta bağlı sermaye yönteminin sağlıklı çalışması hedeflenmiştir.
1. Şarta Bağlı Sermaye Artırımının Karakteristik Özellikleri ve Temel Nitelikleri
a. Şarta bağlı olması
Şarta bağlı sermaye artırımında şarta bağlanmış olan husus, artırım kararının alındığı genel kurul kararı değil, bu karara dayanarak yapılacak sermaye artırım uygulamasıdır. Çünkü bu yöntemle sermaye artırımı, gelecekte olup olmayacağı belli olmayan bir olaya, üçüncü kişilerin alım ve değiştirme haklarını kullanmalarına bağlanmıştır13. Bir başka ifade ile şarta bağlı sermaye artırımının şartı, alım ve değiştirme hakkı sahiplerinin haklarını kullanmasıdır. Başka bir deyişle; şarta bağlı olan karar değil, genel kurulun sermayenin artmasını alım ve değiştirme haklarının kullanılması şartına bağlayan bir esas sözleşme hükmü kabul etmesidir.
b. Sermaye artırım yöntemlerinden olması
Şarta bağlı sermaye artırımı TTK madde 463’ün gerekçesinde açıklandığı üzere bir sermaye artırım yöntemidir. Doktrinde şarta bağlı sermaye artırımının bir artırım yöntemi mi yoksa bir sermaye sistemi mi olduğu tartışmalıdır14. Ancak TTK sistematiğinde düzenlendiği üzere; şarta bağlı sermaye artımının, anılan maddenin gerekçesinde de açıkça bir artırım yöntemi olarak tanımlanması ve hem esas sermayeli anonim şirketlerde hem de kayıtlı sermayeli anonim şirketlerde gerçekleştirebilmesi gibi sebepler neticesiyle bir sermaye artırım yöntemi olduğu kanısına varmaktayız.
c. Tam ve nakden ödeme ilkesinin geçerli olması
Tam ödeme ilkesi, paya karşılık gelen bedelin tek seferde tam olarak ödenmesi anlamına gelir. Nakden ödeme ilkesi ise pay bedellerinin nakit para dışında herhangi bir şekilde ödenemeyeceğini ve ayni sermaye unsurlarının kabul edilemeyeceğini ifade eder15. Şarta bağlı sermaye artırımı için geçerli olan bu ilkelere göre; şarta bağlı sermaye artırımında payların bedeli tam ve nakden ödenmelidir. Taahhüt edilen pay bedellerinin taksitle ya da ayni sermaye unsuru ile ödenme imkanı bulunmamaktadır. Şarta bağlı sermaye taahhüdüne hakim olan bu düzenlemeler, sermayenin korunması ilkesinin gereği olarak öngörülmüştür.
d. Değiştirme veya Alım Hakkı Kaynaklı Olması
Değiştirme hakkı, şirketten veya topluluk şirketlerinden yeni çıkarılan tahviller veya benzeri borçlanma araçları nedeniyle alacaklı olan kişilere tanınan bir haktır. Değiştirme hakkının kullanılmasıyla alacaklı alacağını sermaye borcu ile takas eder ve alacaklı sıfatı yerini şirket ortağı sıfatına bırakarak şirketin borçları azaltılıp sermayesi artırılmış olur16.
Alım hakkı ise değiştirme hakkında olduğu gibi şirketten alacaklı kişilere veya şirket çalışanlarına tanınan bir haktır. Burada alacaklı kişiler, bir alacak ilişkisi çerçevesinde şirkete vermiş oldukları para ödüncünden yani alacağından vazgeçmeksizin tek taraflı irade beyanı ile şirket paylarını edinme imkanına sahiptir. Değiştirme hakkından farklı olarak, alım hakkı dolayısıyla edinilen payların bedeli, hak sahibi tarafından nakit olarak ödenir17.
e. Artırımın Sınırlara Tabi Olması
Şarta bağlı sermaye artırımının sınırlara tabi olmasından kasıt, TTK madde 464 hükmünde öngörülen sermaye tavanıdır. Bu madde uyarınca, mevcut sermayenin ancak yarısı kadar şartlı sermaye artırımı yapılabilmektedir. Anılan maddede mevcut sermayeden kast edilen, şarta bağlı sermaye artırımı kararının alınacağı andaki sermaye miktarıdır. Şarta bağlı sermaye artırımının böyle bir sınırlandırmaya tabi olması, sermayenin şirket organları dışında üçüncü kişiler tarafından sınırsızca artırılmasının önüne geçmek ve mevcut pay sahiplerinin haklarının da korunmasının istenmesinden kaynaklanmaktadır. Bu düzenleme, kanun hükmü gerekçesinde de belirtildiği üzere sermayenin korunması ilkesinin gereği olarak düzenlenmiştir. Artırımın sınırlara tabi olmasından kasıt, sadece sermaye miktarı ile sınırlı değildir, bu artırıma katılabilecek kişiler bakımından da bir sınırlama söz konusudur. Şarta bağlı sermaye artırımından yararlanabilecek kişiler; şirket veya topluluk şirketleri tarafından şarta bağlı sermaye artırımı çerçevesinde çıkarılan, alım ya da değiştirme hakkını içeren tahvil ve benzeri borçlanma araçlarının alacaklıları ve de şirket çalışanları ile sınırlıdır18. Şarta bağlı sermaye artırımından yararlanabileceği öngörülen bu kişiler alım ya da değiştirme haklarını tek taraflı iradeleriyle kullanırlar.
B. Şarta Bağlı Sermaye Artırım Süreci
Şarta bağlı sermaye artırımı anonim şirketin kuruluşunda kabul edilmiş ise buna dair bir hükmün şirket ana sözleşmesinde yazması gerekir. Eğer bu yönteme sonradan geçilecek ise de ana sözleşmede, sermaye sistemi veya artırımı düzenlemesine ilişkin kanunda belirtilen esas ve usullere uyularak değişiklik yapılması gerekir. Sermaye değişikliğine ilişkin bu karar, TTK madde 421 uyarınca şirket sermayesinin en az yarısının temsil edildiği genel kurulda, toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğu ile alınır. Ana sözleşmede yapılan bu değişiklikten sonra şarta bağlı sermaye artırımı gerçekleşmiş olmaz, bu sermaye artırımı ancak kanunda sayılan belirli kişilerin alım ve değişim hakkını kullandığı ve sermaye borcu takas veya ödeme yoluyla yerine getirildiği anda ve ölçüde kendiliğinden gerçekleşir.
Şarta bağlı sermaye artırımının hukuki dayanağı esas sözleşme olmakla birlikte, TTK madde 465’te esas sözleşme düzenlemesinde bulunması gereken hususlar tek tek sayılmıştır. Ancak bu belirtilen hususlar, her yeni şarta bağlı sermaye artırımında uygulanabilecek hükümler değildir. Bir sermaye artırımı kararına dayanak olan esas sözleşme hükmü, o artırım gerçekleşince işlevsiz hâle gelir. Dolayısıyla her yeni şarta bağlı sermaye artırımı için yeni bir esas sözleşme hükmü düzenlenmelidir. Bu maddeye göre esas sözleşmede; şarta bağlı sermaye artırımının itibarî değeri, payların sayılarını, itibarî değerlerini, türlerini, değiştirme veya alım hakkından yararlanabilecek grupları, mevcut pay sahiplerinin rüçhan haklarının kaldırılmış bulunduğunu ve bunun miktarını, belli pay gruplarına tanınacak imtiyazları, yeni nama yazılı payların devrine ilişkin sınırlamaları düzenleyen hükümlerin yer alması zorunludur.
Esas sözleşmede, genel kurulun şarta bağlı sermaye artırım kararına dayanılarak, esas sermayenin, artırılması mümkün olan azami sınırının belirtilmesi gerekir. Bu azami sınıra kadar genel kurul, serbestçe şarta bağlı sermaye miktarını belirleyebilir. TTK’nın 464. maddesine göre şarta bağlı sermayenin toplam itibari değeri, esas sermayenin ve katılma sermayesinin toplamının yarısı kadardır19. Burada kanun koyucu, şirket sermayesinin üçüncü kişiler tarafından sınırsız olarak artırılmasının önüne geçmeyi amaçlayarak sermayenin bir organ kararı ile artırılabileceği temel kuralının istisnasını da bir sınıra bağlamıştır. Değişim ve alım haklarının kullanılmasından sonra ihraç edilecek payların hepsinin ayrı ayrı türü, azami sayısı ve itibari değerinin belirtilmesi de esas sözleşmede belirtilmesi şart koşulan hususlardan biridir. Şarta bağlı sermaye artırımı kapsamında, bu yeni ihraç edilecek payların özellikleri genel kurulun tayinine bırakılmıştır. Bahsi geçen TTK 465. maddesinde sayılan hususlardan biri de değiştirme veya alım hakkından yararlanabilecek grupların belirtilmesidir. Maddenin gerekçesinde, gruplar ifadesinden anlaşılması gerekenin “şirketin veya şirketin bağlı şirketi olan X’in … yılında çıkaracağı değiştirilebilir tahvillerinin sahipleriyle, ihraç edilecek alım haklarının sahibi olan şirketimiz çalışanları” gibi maddenin lafzını vurgulayan bir esas sözleşme hükmünün düzenlenmesi olduğu ifade edilmiştir20.
Anılan madde kapsamında esas sözleşmede yer alması zorunlu olan hususlardan bir diğeri ise mevcut pay sahiplerinin rüçhan haklarının kaldırılmış olduğunun ve bunun miktarının belirtilmesidir. Şarta bağlı sermaye artırımında, alım ve değişim hakkına sahip üçüncü kişilerin artırımdan istifade edebilmesi için pay sahiplerinin rüçhan hakları kaldırılmakla birlikte bunun yerine TTK’nın 466. maddesinde düzenlenen önerilme hakkı getirilerek mevcut pay sahiplerinin pay değerlerinin korunması amaçlanmıştır. Bu hususun esas sözleşmede belirtilmesi mevcut pay sahiplerinin rüçhan hakkından mahrum kaldığını ve sahip oldukları mevcut pay oranlarının artırım sonucunda değişebileceğinin hatırlatılması açısından önem teşkil etmektedir.
Şarta bağlı sermaye artırımı neticesinde ihraç edilecek paylar eğer belirli pay gruplarına tanınacak ve bu imtiyazın tanınmasına ve yeni nama yazılı payların devrine ilişkin herhangi bir sınırlama var ise bu hususların da şarta bağlı sermaye artırımına dayanak teşkil eden esas sözleşme hükmünde yer alması gerekir. Bu iki unsur daha önce bahsi geçen hususlara kıyasla öngörülmesi koşuluyla zorunlu unsurlar olarak adlandırılabilir. Çünkü, ancak şarta bağlı sermaye artırımı kapsamında değişim ve alım haklarının kullanılması ile çıkarılacak paylara imtiyaz tanınması ya da payların devrine ilişkin sınırlama getirilmesi durumunda esas sözleşmede yer alması gereklidir.
Genel kurulun şarta bağlı sermaye artırımına ilişkin hususları içeren esas sözleşme değişikliği kararını kabul etmesinden sonra eğer anonim şirkette imtiyazlı pay grupları bulunuyorsa ve bu karar ile imtiyazlı pay sahiplerinin hakkı ihlal edilecek ise imtiyazlı pay sahipleri özel kurulu toplanarak bu karara ilişkin olarak toplantı gerçekleştirir. Bu toplantıda, TTK’nın 454. maddesinde belirtilen özel toplantı ve karar nisaplarına uygun olarak karar alınır.
Nihayetinde; şarta bağlı sermaye artırımına gidilebilmesi için yapılan esas sözleşme değişikliği kararının kabulünden sonra bu kararın ticaret siciline tescil edilmesi gereklidir, ancak ilanı şart değildir. Şarta bağlı sermaye artırımı; artırım kararının alınmasıyla değil, değişim ve alım hakkı sahiplerinin bu haklarını kullanmasıyla gerçekleştiği için tescilin kurucu bir etkisi yoktur. Dolayısıyla diğer sermaye artırım yöntemlerinden farklı olarak TTK’nın 456. maddesinde yer alan “artırım kararı tarihinden itibaren üç ay içinde tescil edilemediği takdirde geçersiz hâle gelir” düzenlenmesi şarta bağlı sermaye artırımı için geçerli değildir.
C. Şarta Bağlı Sermaye Artırımının Yapılması
Yukarıda bahsettiğimiz üzere; şirketin kuruluşu esnasında şarta bağlı sermaye hükümleri esas sözleşmede düzenlendikten ya da genel kurulda kabul edildikten sonra her ne kadar artırım kararında yönetim kuruluna bir yetki devri söz konusu olmasa da şarta bağlı sermaye artırımının yerine getirilebilmesi için yönetim kurulunun bir uygulama kararı alması gerekir21. Bu uygulama kararında; ihraç edilecek pay senetlerinin sayısı, türleri, alım ve değiştirme hakkı, sahipleri ile çalışanların hangi süre içinde haklarını kullanabilecekleri, şartlı olarak artırılan sermayenin ulaşması gerekli olan en yüksek itibari değeri, hangi nedenlerden dolayı şarta bağlı sermaye artırımına ihtiyaç duyulduğu genel kurula bildirilir22. Halka açık anonim şirketlerde ise şarta bağlı sermaye artırımının gerçekleşebilmesi Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) iznine tabidir. Artırıma ilişkin değişikliği içeren esas sözleşme hükmü SPK’ya sunularak gerekli onay alınabilmektedir. Sermaye artırımında bulunacak anonim şirket, kuruluşu izne tabi şirketlerden ise sermaye artırımı için dayanak teşkil eden esas sözleşme değişikliği Bakanlığın onayına sunularak gerçekleştirilebilecektir.
Sermaye artırımının gerçekleştirilmesinin şeklini ve maddi şartlarını düzenleyen TTK’nın 468. maddesine göre; yenilik doğurucu nitelikteki değişim ve alım hakları, sahibinin şirkete yönelteceği yazılı bir beyanla kullanılır. Bu beyanda, şarta bağlı sermaye artırımının dayanağı olan esas sözleşme hükmüne göndermede bulunularak somut olaya uygun olarak kullanılan hak, değiştirilecek veya alınacak payın cinsi, sayısı, itibari değeri hakkında hususlar yer almalıdır. Geçerlilik şartı olarak düzenlenen bu yazılı beyan, kullanılan hakkın şirket tarafından belirlenebilmesine yardımcı olan bir unsurdur23.
Taahhüdün ifası ya payın bedeli olan paranın yatırılması ya da değiştirme hakkının kullanılması suretiyle takas ile gerçekleşir. Bu takas işleminin gerçekleşmesinden sonra açıklayıcı tescil yapılır, böylelikle sermaye artırımı tescilden önce gerçekleşmiş olur. Kanun, TTK’nın 468. maddesinde şartlara uygunluğun incelenmesi görevini, alımı veya değiştirmeyi gerçekleştiren temsilci konumundaki bankaya bırakmıştır. Esas sözleşme hükmünün ve hak sahibi beyanının incelenmesi ve şartların oluşup oluşmadığına banka tarafından karar verilmesi taahhüdün ifasını kabul edebilmesi için gerekir. Bankanın yaptığı inceleme sonucunda taahhüdün ifasını kabul ederek ilgili paylar sahibinin tasarrufuna bırakılır ve pay sahipliği hakları da kullanılabilir hâle gelir.
D. Şarta Bağlı Sermaye Artırımında Menfaat Sahiplerinin Korunması
Şarta bağlı sermaye yöntemi ile sermaye artırımından alım ve değişim hakkına sahip üçüncü kişilerin istifade edebilmesi için pay sahiplerinin rüçhan hakları kaldırılır. Dolayısıyla pay sahipleri yeni payları alamadıkları için şirketteki katılma oranları düşer. TTK’nın 466. maddesindeki düzenleme ile bu kayıp önerilme hakkı ile dengelenmektedir. Önerilme hakkı, şarta bağlı sermaye artırımında değiştirme veya satım hakkı içeren tahvillerin veya benzeri borçlanma senetlerinin önce pay sahiplerine önerilmesi zorunluluğuna ilişkin yeni bir pay sahipliği hakkıdır. Bu pay sahipliği hakkı, şirketin önerme, yani öneride bulunma zorunluluğundan doğar. Önerilme hakkı aracılığı ile, pay sahibi yeni pay alma hakkını dolaylı bir şekilde korumuş olur. Bu hak; sadece tahvil ve benzeri borçlanma senetlerinin değiştirme ve alım hakları içermesi halinde tanınır, yoksa çalışanlara tanınan alım haklarında, pay sahipleri önerilme hakkına sahip değildir24.
Aynı maddenin ikinci fıkrasındaki hükme göre; önerilmeye muhatap olma hakkı ancak haklı sebeplerin varlığında kaldırabilir ya da sınırlandırılabilir. Bu hakkın kaldırılması veya sınırlandırılmasına ilişkin genel kurul kararının, TTK 421/4 maddesi hükmüne göre alınması gerekir. Burada haklı sebep şirketin menfaati çerçevesinde değerlendirilmeli ve eşit işlem ve hakların sakınılarak kullanılması ilkesine uyulmalıdır. Maddenin devamında yer alan üçüncü fıkrada; rüçhan ve önerilmeye muhatap olma haklarının kaldırılması veya sınırlandırılmasından dolayı, hiç kimse haklı görülmeyecek bir şekilde yararlandırılamaz veya kayba uğratılamayacağı düzenlenerek pay sahiplerinin menfaatinin korunmasının amaçlandığı bir kez daha ifade edilmiştir.
Pay sahiplerinin korunması ile birlikte şarta bağlı sermaye artırımı kurumunun sağlıklı işleyebilmesi için bu artırımın diğer tarafındaki menfaat sahibi olan değiştirme ve alım hakkını haiz bulunan kişilerin de kanunen korunması önem teşkil etmektedir. Esas sözleşme aracılığıyla bu anılan hakların kullanılması sınırlandırılır veya engellenirse, bu haklar da edinmeye talip olmaz. TTK’nın 467. maddesindeki düzenlemesi de bu menfaatlerin zarar görmesini önlemektedir.
Bu düzenlemeye göre; nama yazılı payları iktisap etme hakkı tanınan değiştirme veya alım hakkını haiz alacaklılar veya çalışanların, söz konusu haklarını kullanmaları ve payların devirlerinin sınırlandırılmaları ancak nama yazılı paylara ilişkin esas sözleşmede yer alan sınırlayıcı hükümlerin şarta bağlı sermaye artırımında da aynen uygulanacağı esas sözleşmede belirtildiyse mümkündür.
IV. SONUÇ
Şarta bağlı sermaye artırımı; yeni çıkarılacak tahvillerin ve benzeri borçlanma araçlarının alacaklılarını şirketin pay sahiplerine dönüştürerek bu yolla şirkete sermaye sağlayan, şirketin finansmanına yardımcı olan ve çalışanlar için pay senedi çıkarılmasına olanak veren bir sermaye artırım yöntemidir.
Şarta bağlı sermaye artırımı; artırım kararı alınması, artırım usulü gibi birçok yönden diğer sermaye artırım yöntemlerin farklıdır. Şöyle ki, esas sermaye sisteminde sermaye artırımı kararı tamamen genel kurula bırakılmaktayken, kayıtlı sermayede ise genel kurul tarafından sermaye artırımı kararının verilmesi konusunda yönetim kuruluna bir yetki devri gerçekleştirilerek sermayenin artırılıp artırılmayacağına veya hangi miktarda artırılacağına ilişkin yetki yönetim kuruluna geçmektedir. Şarta bağlı sermaye artırımı yönteminde ise genel kurul şarta bağlı artırıma ilişkin bir esas sözleşme hükmüne karar vermekle ve daha sonra yönetim kurulu da bu artırıma ilişkin uygulama kararını vermekle görevlidir. Aslında burada nitelik itibariyle de bir sermaye artırım kararı verilmemektedir.
Şarta bağlı sermaye artırımından yararlanabileceği öngörülen kişilerin alım ya da değiştirme haklarını tek taraflı iradeleriyle kullanmaları, aynı zamanda şirket sermayesinin ihtiyacı olduğu anda ve oranda da artacağı ve dolayısıyla şirketin ihtiyacı olan sermayeyi kolay bir yoldan temin edebileceği anlamına da gelir. Bununla birlikte alım ya da değiştirme haklarının kullanılmasına bağlı olarak sermaye artırımının öngörülemez olması sebebiyle sermaye artışının yetersiz kalma riski de bulunmaktadır. Değiştirme ve alım hakkı sahiplerinin, yeni çıkarılan paylardan iktisap edebilmeleri ve şarta bağlı sermaye yönteminin sağlıklı işleyebilmesi için mevcut pay sahiplerinin rüçhan hakkının kaldırılması ve böylelikle mevcut pay sahiplerinin pay oranlarının düşmesi de bu yöntemin dezavantajlarından biri olarak değerlendirilebilir.
Netice itibariyle, şarta bağlı sermaye artırımı; alım hakkı tanınması suretiyle şirkete katılma fırsatı sunarak çalışanları motive etmesi, diğer sermaye artırım yöntemlerinin ağır formalitelerinden kurtarıp daha kolay yöntem sunması, diğer sermaye artırım yöntemlerindeki artırım kararının üç aylık süre içerisinde tescil edilmesi zorunluluğu veya kayıtlı sermayedeki artırımın yetkisinin yönetim kuruluna beş yıllığına verilmesi gibi zamansal sınırlamalarının olmaması gibi birçok yönden avantajlı olmakla birlikte, mevcut pay sahiplerinin pay oranlarını düşürmesi, artırımın öngörülemez olması gibi yönlerden dezavantajlı olarak kabul edilebilir.
KAYNAKÇA
ARAS CEVDET, Anonim Şirketlerde Şarta Bağlı Sermaye Artırımı, Yüksek Lisans Tezi, Kırıkkale 2017
BİÇER LEVENT, Anonim Şirketlerde Şartlı Sermaye Doktora Tezi, İstanbul 2009
DEMİR KORAY, Özel Esas Sözleşme Değişiklikleri Şarta Bağlı Sermaye Artırımı ve Esas Sermayenin Azaltılması,
GÜÇLÜ HAMİDE MERVE, Anonim Şirketlerde Şartlı Sermaye Artırımı, Yüksek Lisans Tezi, Konya 2013
KAYA MUSTAFA İSMAİL, Şartlı Sermaye Artırımı, Ankara 2009
MOROĞLU ERDOĞAN; Anonim Ortaklıklarda Sermaye Artırımı, İstanbul 2018
POROY, TEKİNALP, ÇAMOĞLU, Ortaklıklar Hukuku II, İstanbul 2017
PULAŞLI HASAN, Şirketler Hukuku Genel Esaslar, Ankara 2020
SARAÇ TAHİR, Anonim Şirketlerde Şarta Bağlı Sermaye Artırımı, Ankara 2009
UTKU FERAH TÜRKOĞLU, Türk Anonim Şirketler Hukukunda Kayıtlı Sermaye Sistemi, Ankara 2016
DİPNOT
1 Moroğlu, Anonim Ortaklıkta Sermaye Artırımı, s. 1
2 Kaya, Şartlı Sermaye Artırımı, s. 23; Saraç, Anonim Şirketlere Şarta Bağlı Sermaye Artırımı s. 3
3 Tekinalp, Poroy, Çamoğlu, Ortaklıklar Hukuku II, s.777
4 Gerekçe, Türk Ticaret Kanunu, madde 463
5 Türkoğlu, Türk Anonim Şirketler Hukukunda Kayıtlı Sermaye Sistemi, s.24
6 Gerekçe, Türk Ticaret Kanunu, madde 332
7 Aras, Anonim Şirketlerde Şarta Bağlı Sermaye Artırımı, s.
8 Pulaşlı, Şirketler Hukuku Genel Esaslar, s.274
9 Kaya, s. 23; Moroğlu, s. 1
10 Türkoğlu, Türk Anonim Şirketler Hukukunda Kayıtlı Sermaye Sistemi, s.20
11 Biçer, Anonim Şirketlerde Şartlı Sermaye, s.57
12 Biçer, Anonim Şirketlerde Şartlı Sermaye, s.57
13 Saraç, Anonim Şirketlere Şarta Bağlı Sermaye Artırımı, s.77
14 Aras, Anonim Şirketlerde Şarta Bağlı Sermaye Artırımı, s.42
15 Aras, Anonim Şirketlerde Şarta Bağlı Sermaye Artırımı, s.45
16 Demir, Özel Esas Sözleşme Değişiklikleri Şarta Bağlı Sermaye Artırımı ve Esas Sermayenin Azaltılması, s.13
17 Demir, Özel Esas Sözleşme Değişiklikleri Şarta Bağlı Sermaye Artırımı ve Esas Sermayenin Azaltılması, s.19
18 Gerekçe, Türk Ticaret Kanunu, madde 464
19 Biçer, Anonim Şirketlerde Şartlı Sermaye, s.89
20 Gerekçe, Türk Ticaret Kanunu, madde 465
21 Kaya, Şartlı Sermaye Artırımı, s.34
22 Kaya, Şartlı Sermaye Artırımı, s.34
23 Gerekçe, Türk Ticaret Kanunu, madde 468
24 Gerekçe, Türk Ticaret Kanunu, madde 466







