Animated LogoGöksu Safi Işık Attorney Partnership Logo First
Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo 2Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo

Insights
GSI Articletter
GSI Brief

Rekabet Yasağı Yükümlülüğünün Ortaklar ve Şirket Yöneticileri Açısından Uygulanması

2018 - Summer Issue

Download As PDF
Share
Print
Copy Link

Rekabet Yasağı Yükümlülüğünün Ortaklar ve Şirket Yöneticileri Açısından Uygulanması

Corporate and M&A
2018
GSI Teampublication
00:00
-00:00

ÖZET

Şirketler hukuku temel olarak farklı tür ortaklık yapılarının ve sermaye modellerinin düzenlendiği bir hukuk dalı niteliği taşımaktadır. Şirketler hukuku dâhilinde şirketler birçok farklı konuda hukuki nitelikleri itibarıyla farklı şekillerde sınıflandırılmaktadır. İşbu makalede şirketler hukuku kapsamındaki şirket ile rekabet yasağına ilişkin olarak Türk hukukunda geçerli olan yasal düzenlemeler çerçevesinde, rekabet yasaklarının zaman ve kişi açısından, şirket ile rekabet yasağı dâhilinde olan faaliyetlere göre kapsamının belirlenmesine ilişkin hukuki esaslar ortaya konulacaktır. İşbu makalede rekabet yasakları ve şirketler hukukuna ilişkin hususlar aktarılarak, şirketler yönünden 13 Ocak 2011 tarih ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (“TTK”) ve 4 Şubat 2011 tarih ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) hükümleri doğrultusunda incelenecektir. İşbu makalede şirket ortak ve şirket yöneticilerinin şirket ile rekabet yasağı, sermaye şirketi olarak kabul edilen anonim ve limited şirketler açısından ayrı ayrı incelenerek, şirket yöneticileri ve şirket ortakları yönünden ele alınacaktır. Ayrıca adi şirketlerde şirket ile rekabet etme yasağı da TBK hükümleri kapsamında değerlendirilecektir.

I. Giriş

Şirketler hukukunda, şirket ile rekabet etme yasağına ilişkin düzenlemelerle, şirket yöneticiliği veya ortaklığı gibi belirli sıfatlara sahip kişilerin şirket veya işletmenin uğraştığı konuda iş yapmalarına bazı sınırlamalar getirilmiş, böylece bu kişilerin görevleri dolayısıyla edindikleri bilgileri kullanarak şirket veya işletmenin zarara uğraması ve rekabet özgürlüğünün başkalarının haklarına zarar verecek şekilde kullanılması önlenmeye çalışılmıştır. Ancak bu yasağın da sınırsız olduğu düşünülmemelidir. İşletme ve şirketin zarara uğramasının söz konusu olmadığı hallerde yasağın uygulanması da mümkün değildir. Ayrıca ticaret özgürlüğünü aşırıcı derecede sınırlayan yasaklar geçersiz olarak kabul edilecektir1.

Şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin ve şirket pay sahiplerinin, yöneticisi veya pay sahibi oldukları şirketin birçok sırrını bilme imkanına sahip olmaları ve haiz oldukları bu bilgileri şirketin faaliyet alanına giren işlerde, kendi menfaatleri açısından kullanma riskleri vardır. Bu sebepler göz önüne alınarak işbu makalede TBK ve TTK’nin çeşitli hükümleri ile düzenlenen rekabet yasağının kapsamı incelenecektir.

2. ŞİRKETLER HUKUKUNDA REKABET YASAĞI

Rekabet yasağı, şirket türüne göre yöneticilik veya ortaklık sıfatının kazanılmasıyla ilgili yasal mevzuat ile doğar ve bu sıfatların sona ermesiyle de ortadan kalkar2.Rekabet yasağına ilişkin hükümler emredici değil, tamamlayıcı ve düzenleyici niteliktedir3. Dolayısıyla rekabet yasağının kapsamı daraltılabilir, genişletilebilir ve hatta ilgili kanun hükmüne uygun düzenleme ile söz konusu yasak tamamen kaldırılabilir. Rekabet yasağını düzenleyen hükümlerin emredici olmamasının nedeni, söz konusu hükümlerin şirket iç ilişkilerini düzenleyen ve ortakların kişisel çıkarlarını ilgilendiren, yani kamu düzeni ile ilgili olmayan hükümler olmasından kaynaklanmaktadır. Bu bölümde sermaye şirketi niteliğinde olan anonim ve limited şirketler ayrıca sermaye şirketi olarak değerlendirilmeyen adi şirketlerde şirket ile rekabet yasağı incelenerek, rekabet yasağının şirket yöneticileri ve ortaklar yönünden nasıl uygulanacağı değerlendirilecektir. 

Şirketler bakımından rekabet yasağı, TTK ve TBK’de yer alan maddelerde düzenlenmiş ve bu maddelerde rekabet yasağına tabi kişiler, yasağın kapsamı, sınırları ve sonuçları belirlenmiştir. TTK’nin 124. maddesi uyarınca kollektif ile komandit şirket şahıs; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket sermaye şirketi sayılır. Söz konusu şirketler ticaret şirketi niteliğinde olup, bu nedenle TTK kapsamında düzenleme altına alınmaktadır. Diğer yandan, bu şirket türleri içerisinde yer almayan ortaklıklar ise adi şirket niteliğinde kabul edilmekte olup, TBK kapsamında düzenlenmektedir. Örneğin, TTK’de anonim ve limited şirkete ilişkin rekabet yasakları düzenlenirken, TBK’de ise adi ortaklığa ilişkin rekabet yasağı düzenlenmektedir.

A. Adi Şirketlerde Rekabet Yasağı

Adi ortaklıkta şirket ile rekabet etmeme kuralı tüm ortaklar açısından geçerlidir. Şirketle rekabet etmeme yükümlülüğü, ortakların ortaklığa karşı sadakat yükümlülüğünün bir uzantısı olarak görülmekte olduğundan, bütün ortaklara tahmil edilmiş bulunmaktadır4. Dolayısıyla, adi ortaklık sözleşmesi veya ortaklar tarafından alınan bir kararla ortaklığın yönetimi bir veya birden fazla ortağa verilmiş olsa bile, rekabet etmeme yükümlülüğü sadece yönetici ortak veya ortaklar açısından değil, tüm ortaklar açısından geçerli olacaktır. Ortakların rekabet yasağına tabi olmaları bakımından, bu nitelikteki davranışlarının mutlaka kendi menfaatlerine yönelik olması gerekli olmayıp, üçüncü kişilerin menfaatlerine yönelik olarak icra ettikleri fiiller de rekabet yasağının kapsamına girebilmektedir6. Nitekim TBK’nin 626. maddesinde ortakların, kendilerinin veya üçüncü kişilerin menfaatine olarak, ortaklığın amacını engelleyici veya zarar verici işleri yapamayacakları düzenlenmiş ve bu suretle, ortakların üçüncü kişilerin menfaatine olan fiillerinin de rekabet yasağının kapsamında olduğu açıkça vurgulanmıştır. Yine TBK’nin 626. maddesinde açıkça ifade edildiği üzere adi ortaklığın ortaklarının, ortaklığın amacını engelleyici veya zarar verici iş ve işlemlerde bulunmaları yasaklanmıştır.

B. Anonim Şirketlerde Rekabet Yasağı

a. Anonim Şirketlerde Şirket Yöneticilerinin Rekabet Yasağı

TTK’nin 396. maddesi uyarınca anonim şirket yönetim kurulu üyesi, şirketin ortaklık konusuna giren ticari iş türünden bir işlemi kendisi veya başkası hesabına yapamayacağı gibi, aynı tür işlerle uğraşan bir ortaklığa sınırsız sorumlu ortak sıfatıyla da giremeyecektir. Ancak, rekabet etmeme yükümlülüğü, anonim şirket genel kurulu tarafından verilen izin ile kaldırılabilecektir.

 Rekabet yasağına aykırı davranışın gerçekleşmesi halinde, ilgili anonim şirketin kullanabileceği seçimlik haklar TTK’de belirtilmektedir. Rekabet yasağına aykırı bir fiilin meydana gelmiş olması, TTK’nin 396. maddesindeki yaptırımların uygulanması için yeterli olup, ayrıca bu fiilden ötürü bir zararın doğmasına gerek yoktur7. Rekabet yasağına aykırı işlem yapan üyeye karşı ortaklık yönetim kurulu aşağıda belirtilen seçimlik haklarını kullanabilir8,

 • İşlemden doğan zararların tazmini, • yapılan işlemin ortaklık adına yapılmış sayılması, 

• üçüncü kişiler hesabına yaptığı işlemlerden doğan menfaatlerin ortaklığa devri, 

• yönetim kurulu üyesi aynı konu ile uğraşan başka bir ortaklığa sınırsız sorumlu olarak girmiş ise, bu ortaklıktan çıkmasını veya yönetim kurulu üyesinin bu ortaklıkta elde ettiği menfaatleri şirkete devri talep edebilmektedir9

Hakların kullanımı, aykırılığın öğrenildiği tarihten itibaren üç (3) aylık ve herhalde gerçekleşmelerinden itibaren bir (1) yıllık zamanaşımına tabiidir. Yukarıdaki haklardan biri veya ikisi kullanılsa dahi, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarıyla ilgili hükümler saklı kalacaktır. Diğer bir ifadeyle, yönetim kurulu üyelerinin ilgili mevzuat ve esas sözleşmeden doğan sorumlulukları devam edecektir. 

Diğer yandan, şirket genel kurulu, yönetim kurulu üye veya üyelerine rekabet yasağına ilişkin izin verebilir. Bu durumda üyeler, ortaklık konusuna giren her türlü işlemi yapabilirler. Diğer yönden şirket tazminat talebinde bulunursa, hem fiili zararını hem de yoksun kaldığı karı talep edebilecektir10. Yoksun kalınan kardan anlaşılması gereken, söz konusu işlemin şirket hesabına yapılmamış olmasından kaynaklanan kar yoksunluğudur. Şirket işlemin kendi adına yapılmış sayılmasını talep ederse, ilgili işlemde taraf olmayacaktır; yalnızca yönetim kurulu üyelerinin işlem sonucu elde ettiği haklar ve borçlar şirkete ait olacaktır.

 Doktrinde görüş birliği olmamakla birlikte, görev süresi sona erdikten sonra, şayet rekabet yasağına aykırı işleme görev esnasında başlandıysa, söz konusu fiilin yasağın kapsamına girmesinin uygun olacağı yönünde görüşler mevcuttur. Nitekim şirket ile yönetim kurulu üyeleri arasında akdedilecek bir sözleşme ile üyelik süresinin bitimi sonrası için de yönetim kurulu üyelerine yasak getirilebileceğine dair görüşler de mevcuttur11. Böyle bir durumda, sözleşmenin konusu, şartları, süresi ve benzeri durumlar açısından işçinin sözleşme sonrası rekabet yasağına tabi tutulmasını düzenleyen TBK’nin 444. maddesinin uygulanabileceği belirtilmiştir. Yargıtay’ın ise bu konu ile ilgili, doktrinde belirtilen görüşlerden farklı yönde kararları mevcuttur. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 04.10.2012 tarihli, 2010/11204 Esas, 2010/15168 Karar sayılı kararında “Yönetim kurulu üyesinin şirketle rekabet etmeme yükümlülüğü, yönetim kurulu üyeliği görevinin sona ermesi ile birlikte ortadan kalkar.” şeklindeki kararıyla rekabet etmeme yasağının görev süresiyle sınırlı olduğu belirtilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 19.01.2012 tarih, 2011/13747 E., 2011/356 K. Sayılı başkaca bir kararında “Tarafların aralarındaki sözleşmenin sona ermesinden sonraki dönem için öngördükleri rekabet yasağı anlaşması, T.C. Anayasasının “Çalışma ve Sözleşme Hürriyeti” başlıklı 48. Maddesine aykırı ve geçersizdir” demiştir.

Yukarıdaki belirtilen seçimlik hakları kullanmaya yetkili organ yönetim kuruludur. TTK’nin 396. maddesine göre “Bu haklardan birinin seçilmesi birinci fıkra hükmüne aykırı harekette bulunan üyenin dışındaki üyelere aittir.” Şirket yönetim kurulu, belirtilen haklarından birini uygun bir karar alarak kullanabilir12. Ancak bu doğrultuda yasağı ihlal eden üye sayısı diğer üyelerden fazla ise ve dolayısıyla yönetim kurulu, bu üyeler olmadan yeter sayı sağlayamadığı için karar alamıyor ise, yukarıda belirtilen haklar genel kurul tarafından kullanılır13.

b. Anonim Şirketlerde Şirket Ortaklarının Rekabet Yasağı

Anonim şirket ortakları kanunen rekabet yasağına tabi değildirler. Bilindiği üzere, TTK’nin 329. maddesinde anonim şirket pay sahiplerinin şirkete karşı temel yükümlüklerinin pay bedellerini ödemek olduğu belirtilmektedir. Söz konusu hüküm tek borç ilkesinin temelini oluşturmaktadır. Ancak ilgili kanuni düzenlemelerde ve doktrinde anonim şirket pay sahiplerinin belirli ikincil yükümlülüklerinin de olabileceği belirtilmektedir. Bununla birlikte, doktrinde baskın görüş rekabet etme yasağını ikincil yükümlülük olarak kabul etmemektedir. Bu görüşün sonucu olarak, anonim şirket ortaklarının şirket ile rekabet yasağına tabi olmadıkları belirtilmektedir. 

Doktrindeki bazı görüşler rekabet etme yasağını sır saklama yükümlülüğü kapsamında değerlendirmektedir14. Söz konusu görüş uyarınca rekabet yasağı anonim şirket ortaklarının yükümlülüğü olarak kabul edilmemekle birlikte, şirket ortaklarının şirket sırlarına, hedef ve faaliyetlerine ilişkin bilgi sahibi olması nedeniyle, yapacakları iş ve işlemlerde şirketin aleyhine söz konusu bilgileri kullanarak hareket etmeleri, sır saklama yükümlüğünün yerine getirilmemesi şeklinde değerlendirilmektedir. Yukarıda da belirtiğimiz üzere, öğretide Pulaşlı’ya göre sır saklama yükümlülüğünün amacı şu şekilde ifade edilmektedir. Şirketin üçüncü kişilerce öğrenilmesinde sakınca olan ve şirketin rekabet gücünü zayıflatacak, dolayısıyla üçüncü kişilerce öğrenilmesi şirkete zarar verecek bilgilerin açıklanmasını engellemektir”15.

Söz konusu tanım uyarınca şirket sırrının saklanması sağlıklı bir rekabet ortamının sağlanması için önem taşımakta olup, Pulaşlı’nın söz konusu konuya ilişkin görüşü uyarınca sır saklama yükümlülüğü rekabet etme yasağını kapsamaktadır. 

Ayrıca belirtmek gerekir ki, şirket yönetim kurulu üyesi olan pay sahipleri rekabet yasağına tabidirler. Söz konusu pay sahipleri, pay sahibi olmayan diğer yönetim kurulu üyeleri ile aynı şartlar altında rekabet etme yasağına tabidirler.

C. Limited Şirketlerde Rekabet Yasağı

a. Limited Şirketlerde Şirket Yöneticilerin Rekabet Yasağı

TTK’nin 626. maddesinin ikinci fıkrasında limited şirket yöneticilerinin rekabet yasağı şu düzenlenmektedir; 

“Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş veya diğer tüm ortaklar yazılı olarak izin vermemişse, müdürler şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamazlar. Şirket sözleşmesi ortakların onayı yerine ortaklar genel kurulunun onay kararını öngörebilir.” 

Söz konusu kanun hükmü uyarıca aksi şirket esas sözleşmesinde belirtilmediği müddetçe şirket müdürleri rekabet yasağına tabi oldukları düzenlenmektedir. Hükümde ifade edilen rekabet yasağına ilişkin doktrinde rekabet yasağının emredici nitelikte olmamakla birlikte kanuni bir yasak niteliği taşıdığı kabul edilmektedir. Bu nedenle şirket genel kurulu kararı ve esas sözleşme ile rekabet yasağının şirket müdürleri yönünden kapsamı belirlenebilecektir16.

b. Limited Şirketlerde Ortakların Rekabet Yasağı

Limited şirketler her ne kadar kişisel ögeler ile öne çıksa da temel olarak sermaye şirketleridir. Bu nedenle, anonim şirketlerde olduğu gibi, limited şirketlerde de kural olarak ortaklar şirket ile rekabet etmeme yasağına tabi değildirler. Yukarıda izah edildiği üzere, limited şirketlerde rekabet yasağı kural olarak sadece şirket müdürler için geçerlidir. Bununla birlikte, her ne kadar rekabet yasağı kural olarak bulunmasa da, TTK’nin 613. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ortaklar şirketin çıkarlarını zedelemekten imtina etmek zorundadırlar. Esas sözleşmede rekabet yasağı düzenlendiği hallerde, ilgili ortak için TTK bir imkan daha öngörmektedir. TTK’nin 613. maddesinin son fıkrasında açıkça düzenlendiği üzere, geri kalan ortakların tümü yazılı onay verdikleri takdirde ortaklar; rekabet yasağına aykırı düşen faaliyetlerde bulunabilir.

3. SONUÇ

Gerek teknolojik gelişmeler, gerek piyasanın güçlenmesi gerekse de istihdamın sağlanması açısından rekabet etme hakkı oldukça elzem olsa da, her hak gibi bu hakkın da sınırları olması gerektiği şüphesizdir. Bu sınırın kapsamında olması en doğal olan kişiler ise şirketlerin tüm sırlarını haiz olan şirket yöneticileri ve ortaklarıdır. Anonim, limited ve adi şirketlerde şirket ortakları ve şirket yöneticilerine ilişkin şirket ile rekabet yasağı TTK ve TBK’de yer alan hükümler ile düzenlemektedir. Bu doğrultuda yukarıdaki bölümlerde de bahsedildiği üzere anonim ve limited şirket ortaklarının kural olarak rekabet yasağına tabi olmamakla birlikte, doktrinde yer alan bazı görüşlerde, ikincil yükümlülük kapsamında rekabet yasağına ilişkin belli sınırlamaların şirket ortakları için de geçerli olduğu ifade edilmektedir. Şirket yöneticileri açısından ise şirketle rekabet yasağı, ilgili şirketin türüne göre TTK ve TBK’de açıkça düzenlenmektedir. İlgili hükümlere göre şirket yönetim kurulu üyelerinin şirket ile rekabet etmesine belli koşullar altında sınırlamalar getirilmektedir. İzah edildiği üzere, söz konusu sınırlamaların anonim ve limited şirket yöneticileri için birbiriyle uyumlu olduğu görülmektedir.

KAYNAKÇA

Pınar Aşık, Anonim ve Limited Şirketlerde Rekabet Yasağı, 2007.

Yaşar Can Göksoy, Ortaklıklar Hukukunda Rekabet Yasaklarının Kapsamı, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt: 9, Özel Sayı, 2007.

Reha Poroy, Ünal Tekinalp, Ersin Çamoğlu, Ortaklıklar Hukuku, 3. Baskı, İstanbul 2014.

Ersin Çamoğlu, Anonim Ortaklık Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu, 3. Baskı, İstanbul 2010.

Hasan Pulaşlı, Şirketler Hukuku: Genel Esaslar, 2. Baskı, Ankara 2013.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 04.10.2012 tarihli, 2010/11204 E. ve 2010/15168 K. sayılı ilamı.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 19.01.2012 tarihli, 2011/13747 E. ve 2011/356 K. sayılı ilamı.

DİPNOT

1 Pınar Aşık, Anonim ve Limited Şirketlerde Rekabet Yasağı, 2007.

2 Yaşar Can Göksoy, Ortaklıklar Hukukunda Rekabet Yasaklarının Kapsamı, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Cilt: 9, Özel Sayı, 2007, s. 633-681.

3 Pınar Aşık, Anonim ve Limited Şirketlerde Rekabet Yasağı, 2007.

4 Reha Poroy, Ünal Tekinalp, Ersin Çamoğlu, Ortaklıklar Hukuku, 13. Baskı, İstanbul 2014, s.63.

5 Reha Poroy, Ünal Tekinalp, Ersin Çamoğlu, Ortaklıklar Hukuku, 13. Baskı, İstanbul 2014, s.63.

6 Ersin Çamoğlu, Anonim Ortaklık Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu, 3. Baskı, İstanbul 2010, s.101.

7 Hasan Pulaşlı, Şirketler Hukuku: Genel Esaslar, 2. Baskı, Ankara 2013, s. 23.

8 Reha Poroy, Ünal Tekinalp, Ersin Çamoğlu, Ortaklıklar Hukuku, 13. Baskı, İstanbul 2014, s.376.

9 Reha Poroy, Ünal Tekinalp, Ersin Çamoğlu, Ortaklıklar Hukuku, 13. Baskı, İstanbul 2014, s.375.

10 Hasan Pulaşlı, Şirketler Hukuku: Genel Esaslar, 2. Baskı, Ankara 2013, s. 23.

11 Reha Poroy, Ünal Tekinalp, Ersin Çamoğlu, Ortaklıklar Hukuku, 13. Baskı, İstanbul 2014, s.375.

12 Ersin Çamoğlu, Anonim Ortaklık Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu, 3. Baskı, İstanbul 2010, s.104.

13 Reha Poroy, Ünal Tekinalp, Ersin Çamoğlu, Ortaklıklar Hukuku, 13. Bası, s.376.

14 Hasan Pulaşlı, Şirketler Hukuku: Genel Esaslar, 2. Baskı, Ankara 2013, s.559.

15 Hasan Pulaşlı, Şirketler Hukuku: Genel Esaslar, 2. Baskı, Ankara 2013, s.559.

16 Hasan Pulaşlı, Şirketler Hukuku: Genel Esaslar, 2. Baskı, Ankara 2013, s. 757.

  • Özet yapım aşamasında
Keywords
Anahtar kelimeler yapım aşamasında
Capabilities
Corporate and M&A
Competition
More Insights

Articletter / GSI Brief

GSI Brief & Legal Brief

GSI Brief 204

Gsi Brief 204

Brief
Read more
GSI Brief 205

Gsi Brief 205

Brief
Read more
GSI Brief 206

Gsi Brief 206

Brief
Read more
GSI Brief 207

Gsi Brief 207

Brief
Read more

Articletter - Summer Issue

Tebligatta Yeni Uygulama: E-Tebligat

Tebligatta Yeni Uygulama: E-tebligat

2018
Read more
Türk Hukukunda Nükleer Santral İşletenin Sorumluluğu

Türk Hukukunda Nükleer Santral İşletenin Sorumluluğu

2018
Read more
Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması (YEKDEM) Yönetmeliği ve Uygulaması

Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması (yekdem) Yönetmeliği Ve Uygulaması

2018
Read more
Anonim Şirket ile Pay Sahipleri Arasındaki Borçlanma İlişkileri

Anonim Şirket Ile Pay Sahipleri Arasındaki Borçlanma İlişkileri

2018
Read more
Rekabet Yasağı Yükümlülüğünün Ortaklar ve Şirket Yöneticileri Açısından Uygulanması