ÖZET
Kişiler mal ve hizmete ilişkin ihtiyaçlarını mal ve hizmet sunan kişi ve/veya kurumlar aracılığıyla ilgili piyasadan temin edebilir. Zaman içerisinde bireylerin talep ettikleri mal ve/veya hizmetler değişkenlik gösterebilmekte ve bu doğrultuda söz konusu mal ve hizmetlerin türü ve niteliği de farklılaşabilmektedir. Buna paralel olarak, ilgili mal ve hizmetlerin temin yolları da tarihsel süreçte farklılık ve değişkenlik göstermektedir. Bu doğrultuda, işbu makalede, 1 Ocak 2003 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş olan 4 Ocak 2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu (“KİK”) ve 5 Ocak 2002 tarihli ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’na (“KİSK”) ilişkin değişiklik önerilmesi amacıyla uygulamadaki sorunlar tespit edilecek ve bu sorunlar çerçevesinde anılan kamu ihale mevzuatında yapılması gereken değişiklikler ortaya konulmaktadır.
I. Giriş
Bireylerin ihtiyaçlarına paralel olarak kurum ve kuruşların ihtiyaç ve öncelikleri de zaman içerisinde değişebilmektedir. Aynı şekilde, kamu kurum ve kuruşlarının da ihtiyaç ve öncelikleri değişim gösterebilmektedir. Kamu kurum ve kuruluşları, bireylerden farklı olarak, ihtiyaçlarını belli kurallar çerçevesinde temin eder. Zira, kamu kurum ve kuruluşlarının kamu malı ile ilgili tasarrufta bulunması ve ihtiyaçlarının kamuya ait mal varlığından karşılanması, ilgili ihtiyaçların karşılanmasının belli bir prosedür ve kurallar manzumesi dahilinde yapılmasını gerektirmektedir. Bu doğrultuda kamu alımlarında kamu ihale mevzuatı uyarınca hareket edilmekte ve bu şekilde kamu kaynaklarının verimli ve doğru bir şekilde kullanılması öngörülmektedir. Ayrıca, yine yukarıda bahsedildiği üzere değişen ihtiyaç ve öncelikler çerçevesinde ilgili kural ve prosedürlerin de değişken ve dinamik bir yapıya sahip olması gerekmektedir. Bu nedenlerle, kamu ihale mevzuatının çok dikkatli ve değişen şartlara uyumlu bir şekilde hazırlanması önem arz eder.
Kamu ihale mevzuatı, kamu kesimi ve özel sektör arasındaki ticari ilişkilerin belirleyicisidir. Türk kamu ihale sistemi ve ilgili mevzuat, değişen ve dinamik ihtiyaçlara cevap vermekle birlikte, yalnızca iç dinamikler üzerinden değil, aynı zamanda Dünya ölçeğinde gelişen ekonomik, sosyal ve siyasi şartlarla da uyumlu olmalıdır. Bu doğrultuda, Türk kamu ihale sisteminin Avrupa Birliği, Dünya Ticaret Örgütü, Dünya Bankası gibi uluslararası yapı ve kurumların uyguladığı ve benimsediği kurallar ile uyumlu olması elzem bir önem taşımaktadır.
Günümüzde dünyadaki globalleşme hareketlerinin sonucu olarak ülkemize yatırım yapan uluslararası sermaye akışı ve ülkemizin Avrupa Birliği’ne tam üye olma yolundaki entegrasyon çabaları dolayısıyla, hukuksal alanda çeşitli değişiklikler yapılmakta ve uyum yasaları çıkarılmaktadır. Aday ülke ilan edilmemizi takiben AB Komisyonu tarafından yayımlanan "Katılım Ortaklığı Belgesine" paralel olarak AB müktesebatına uyum amacıyla yapılacak değişiklik ve yenilikleri içeren "AB Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programında" yer alan kamu alımları konusundaki mevzuat uyumunun orta vadede tamamlaması öngörüsü çerçevesinde, AB standartları ve UNCITRAL (Birleşmiş Milletler Uluslararası Ticaret Hukuku Komisyonu) Kamu Alımları Model Kanunu (“Model Kanun”) ilkeleri baz alınarak, kamu ihaleleri alanında uygulamayı yönlendirip denetimini sağlayacak bağımsız bir kurumun tesis edilmesi; kamu kaynaklarında israfın önlenmesi ve verimli kullanımı ile rekabet ve eşit muamelenin sağlanması ilkelerinin tam olarak uygulanabilmesi; etkin, saydam ve güvenilir bir kamu ihale sisteminin kurulması amacıyla reform niteliğinde değişiklikler getirdiği ifade edilen, KİK ve KİSK kanunlaşmıştır.
Kanunların uygulanmasına yönelik olarak ikincil mevzuat olarak tanımlanan yönetmelikler ve tebliğlerin hazırlanması görevi ise, KİK ile Kamu İhale Kurumuna verilmiştir. Söz konusu KİK ve KİSK’in uygulama yönetmelikleri olarak da, Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği, Mal Alımları İhaleleri Uygulama Yönetmeliği, Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği, Danışmanlık Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği (“Uygulama Yönetmeliği”) ve İhalelere Karşı Yapılacak İdari Başvurulara Ait Yönetmelik hazırlanmış ve yürürlüğe girmiştir.
Bu makalede öncelikle kamu ihale mevzuatı dâhilinde Anayasa Mahkemesi, Danıştay, Yargıtay ve Sayıştay gibi yüksek yargı ile Kamu İhale Kurulu kararlarına yansımış uyuşmazlıklar başta olmak üzere uygulamada ortaya çıkan sorunlar tespit edilmekte akabinde ise ilgili uygulama sorunları ve mevzuata ilişkin aksaklıklara yönelik çözüm önerilerinde bulunulmaktadır.
II. Türk Kamu İhale Sistemini Tarihçesi ve Genel Çerçeve
Türkiye’de kamu ihalelerinin hukuki rejiminin kanun düzeyinde düzenlenmesinin tarihi cumhuriyetin ilk yıllarına kadar gitmektedir. İlk kez 22.04.1925 tarih ve 661 sayılı Hükümet Namına Vukubulacak Müzayede, Münakasa ve İhalat Kanunu devlet tarafından yapılacak mal ve hizmet alımlarının genel kurallarını düzenlenmiştir. Daha sonra 2490 sayılı Artırma, Eksiltme ve İhale Kanunu ile 8 Eylül 1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu (“DİK”) 2000’li yıllara kadar gelen uygulamanın temel yasal metinleridir.
2003 yılına kadar kamu harcamaları ve kamuya gelir getirici nitelikteki satış, kiraya verme, trampa gibi işlemler DİK’e göre yapılmaktaydı. Ancak DİK’in yapım işlerine yönelik ihalelerde, mal ve hizmet alımlarında yetersiz kalması, günümüz koşullarına ve uluslararası sisteme ayak uyduramaması, ekonomik ve toplumsal ihtiyaçlara karşılık verememesi sebebiyle kamu ihalelerini düzenleyen KİK oluşturulmuştur. Ayrıca ihale sonucunda idare ve yüklenici arasında kurulacak sözleşmeler için ayrı bir kanuna ihtiyaç duyularak KİSK oluşturulmuştur.
DİK, 2990 sayılı Kanun ile bir takım değişikliklere uğramıştır. Bütün bu kanunların temelinde, devlet ihtiyaçlarının en uygun şart ve zamanda, açıklık ve rekabet ilkelerinin gözetilerek karşılanması bulunmaktadır1. KİK, kamu hukukuna tabi olan veya kamunun denetimi altında bulunan veyahut kamu kaynağı kullanan kamu kurum ve kuruluşlarının tüm mal ve hizmet alımları ile yapım işleri ihalelerinde uygulanacak esas ve usulleri düzenlerken KİSK ve KİK’e göre yapılan ihalelere ilişkin sözleşmelerin düzenlenmesi ve uygulanması ile ilgili esas ve usulleri belirlemektedir. Kamu gelirleri ile ilgili işler ise yine DİK’e göre yürütülmektedir.
Günümüzde halen uygulamada bulunan KİK, 2002 yılında kabul edilmiş 2003 yılında yürürlüğe girmiştir. Bu makalenin yazıldığı tarih itibariyle KİK’in on beş yıllık uygulama geçmişi bulunmaktadır. İktisadi olarak, gayrisafi yurtiçi hasılanın yaklaşık yüzde 7’si ile toplam kamu harcamalarının yüzde 20’den fazlası düzeyindeki işlemleri düzenleyen KİK, on beşinci yılında birçok değişiklik ihtiyacıyla karşı karşıyadır2. Bu kapsamda, KİK’de değişiklik yapılmaya ihtiyaç duyulan konulardan bir kısmına aşağıda yer verilmektedir.
III. Kamu İhale Mevzuatı ve Sürecine İlişkin Kavramsal Açıklamalar
Sözlük anlamı itibariyle ihale, iş, mal ve bu gibileri birçok istekli arasından en uygun şartlarla kabul edene verme, eksiltme veya artırma olarak tanımlanmaktadır3. Tanımın bu haliyle, ihale işleminin kamusal bir nitelik taşıması veya daha teknik bir ifadeyle idari işlem olması zorunlu değildir. Ancak ihale işlemini yapacak kişinin kamu gücünü kullanması ve bu işlem sonucunda imzalanacak sözleşmenin belirli düzeyde kamu hizmetine özgülenmesi sonucunda kamu ihalesinden söz edilmektedir.
Kuramsal açıdan bakıldığında kamunun satın alma eylemi, birçok iş, işlem ve süreçten oluşmaktadır. Bu süreç aşağıdaki şemada özetlenmiştir;
🠖İhtiyaç 🠖Yaklaşık Maliyet Tespiti 🠖İhale İlanı 🠖 Tekliflerin Alınması 🠖Tekliflerin Değerlendirilmesi 🠖Sözleşme İmzalanması 🠖Teslimat 🠖Ödeme
Şemadan anlaşılacağı üzere süreç ihtiyaç tespitiyle başlamaktadır. Hangi mal, hizmet veya yapım işinden ne kadara ihtiyaç var sorusuna yanıt aranır. Daha sonra bu ihtiyacın tahmini maliyeti bulunur. Ardından, ihale taraflara ilan edilir. Konuyla ilgili teklifler alınır, değerlendirilir ve her ihale süreci bir sözleşmeye bağlanır. Sözleşme sürecinde yüklenicinin ihale konusu işi teslim borcu, idarenin de sözleşme bedelini ödeme borcu doğar. Bu sorumlukların tamamlanmasıyla süreç sona erer.
Türkiye’de kamu idarelerinin taraf olduğu ihale işlemlerini konu edinen birden fazla yasal düzenleme bulunmaktadır. Bu düzenlemeler esas olarak üç tür ihale işlemini düzenlemektedirler. Bunlar, kamunun harcama yaptığı ihale işlemleri, kamuya gelir getirici ihale işlemleri ve devlet borçlanmasına ilişkin ihale işlemleridir.
Kamunun harcama yaptığı ihale işlemleri, nakdi veya ayni olarak kamu kaynağı kullanılması sonucunda üçüncü kişilere kamu hizmeti gördürülmesini ifade eder4. İktisadi ve mali etkileri dikkate alındığında ulusalan bu gruptur. 4/12/1984 tarih ve 3096 sayılı Türkiye Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşların Elektrik Üretimi, İletimi, Dağıtımı ve Ticareti ile Görevlendirilmesi Hakkında Kanun, 28/5/1988 tarih ve 3465 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü Dışındaki Kuruluşların Erişme Kontrollü Karayolu (Otoyol) Yapımı, Bakımı ve İşletilmesi İle Görevlendirilmesi Hakkında Kanun, 8/6/1994 tarih ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap İşlet Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun, 16/7/1997 tarih ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve 22/1/2002 tarih ve 4734 sayılı KİK bu türden ihale işlemlerini düzenler.
Gelir getirici ve borçlanmaya ilişkin işlemler de ihale adı altında yürütülmekle birlikte bu işlemler “kamu alımı” değillerdir. Bu nedenle “kamu ihale hukuku” terminolojisinin içine girmezler. Kamunun harcama yaptığı ihale işlemleri ise kullanılan kamu kaynağının niteliğine ve ihale edilme biçimine göre iki farklı başlıkta incelenebilir. İlk başlık idarelere tahsis edilen bütçe parasının harcanması için yapılan sabit fiyatlı ihalelerdir. Bu türde ihale makamı sözleşmeyi imzalar ve edimin ardından ödemeyi yapar. İkinci tür ise değişken fiyatlı ihaleler olarak tanımlanabilir. Bu tür ihalelerde yüklenici yaptığı işin karşılığını, üretilen kamu hizmetini kullananlardan tahsil etmektedir. Ancak belirli garanti rakamlarının altında kamu bütçesinden ödeme yapılmaktadır. Türkiye’de ilk türden ihaleler KİK çerçevesinde ikinci türden ihaleler kamu özel ortaklıklarına ilişkin yasal mevzuat çerçevesinde yapılmaktadır5.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde kamu ihaleleri lafzından tek bir idari işlem türü anlaşılmamalıdır. Kamu özel ortaklıkları kapsamında yürütülen projeler de esas itibariyle ihaledir. Ancak KİK uygulamalarına benzer konsolide bir yasal düzenlemeye sahip değildir.
İlk başlıkta açıklandığı üzere, bu makale kamu ihale mevzuatı ve buna bağlı hukuki rejimi konu edinmektedir. Anılan kanunlar, Türkiye’de on beş yıldır uygulanmakta olup kamu ihaleleriyle ilgili temel yasal metinlerdir.
2002 yılında kabul edilmiş ve 1 Ocak 2003 tarihinde yürürlüğe girmiş olan KİK altı kısımdan ve 9’u ek, 18’i geçici olmak üzere 97 maddeden oluşmaktadır. Temel düzenleme alanları ise genel hükümler, ihale süreci, uyuşmazlık çözümü ve yasaklama işlemleridir. Kanunda 2003 yılından bu yana kırktan fazla değişiklik yapılmıştır. Ancak bunlardan önemli olanları 2003 yılındaki 4964 sayılı Kanun; 2008 yılındaki 5812 sayılı Kanun ve 2014 yılındaki 6518 sayılı Kanun değişiklikleridir. 4964 sayılı Kanunla, kapsam, istisnalar, tanımlar, yaklaşık maliyet, ihale usulleri, teminat, yasaklama gibi konularda; 5812 sayılı Kanunla elektronik ihale, yeterlik, aşırı düşük teklifler, itirazen şikayet kapsamı gibi konularda; 6518 sayılı kanunda ise yine aşırı düşük teklifler, yerli istekliler ve başvuru bedelleri konularında değişiklikler yapılmıştır.
KİSK de 2002 yılında kabul edilmiş ve 1 Ocak 2003 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanun beş kısım ve 41 maddeden oluşmaktadır. Kanunun temel düzenleme alanları, sözleşmelerin düzenlenmesi, uygulanması, fiyat farkları, fesih şartları, mücbir sebepler ve yasaklar ile sorumluluklardır. KİSK, KİK kadar sık değişikliğe uğramasa da fiyat farkı düzenlemeleri başta olmak üzere sözleşmenin uygulamasına ilişkin çeşitli konularda 2003 yılından sonra da yasal düzenlemeler yapılmıştır.
KİK ve KİSK’e ilişkin olarak hacimli sayılabilecek düzeyde ikincil mevzuat bulunmaktadır. Bunlar fiyat farklarına ilişkin Bakanlar Kurulu kararları, Uygulama Yönetmelikleri, ihalelere yönelik başvuru yönetmeliği, Kamu İhale Genel Tebliği, standart formlar ve tip şartname ile sözlemelerdir. Anılan düzenlemeler de kamu ihale uygulamalarını önemli ölçüde yönlendirmektedirler.
IV. Kamu İhale Mevzuatı ve Kamu İhale Sürecindeki Sorunların Tespiti
Daha önceki bölümlerde yapılan açıklamalar çerçevesinde Anayasa Mahkemesi, Danıştay, Yargıtay ve Sayıştay gibi yüksek yargı ile Kamu İhale Kurulu kararlarına yansımış uyuşmazlıklar başta olmak üzere uygulama konusunda yapılan bilimsel ve mesleki yayınlar ile etkinliklerde öne sürülen görüşlerin incelenmesi sonucunda tespit edilen sorun alanları iki başlıkta sınıflandırılmıştır. Bunların ilki hukuki düzenlemelerden kaynaklanan sorunlar, ikincisi ise idari kapasite eksikliği ve piyasa başarısızlıklarından kaynaklanan sorunlardır.
A. Hukuki Düzenlemelerden Kaynaklanan Sorunlar
Mevzuatın yürürlükte olduğu on beş yıllık dönemde ihale ve sözleşme sürecinin yürütülmesinde uyuşmazlıkların doğmasına neden olan veya verimsizliğin gözlemlendiği başlıca alanlara ilişkin tespitler bu başlık altında ele alınmaktadır.
1. Uluslararası İhale Mevzuatı ve Uygulamalarıyla Uyumsuzluk
Türkiye’de kamu ihale mevzuatının 2000’li yıllardaki genel seyri başta Avrupa Birliği olmak üzere küresel düzenlemelere uyum amacıyla yürütülmüştür. Bu amaçla aynı yıllarda yapılan KİK’e ilişkin değişikliklerinin çoğunun gerekçesinde uluslararası mevzuata uyum düşüncesi öne çıkmaktadır. Ancak özellikle son beş veya altı yıllık süreçte bu amaçtan önemli sapmalar meydana gelmiş ve Avrupa Birliği tarafından hazırlanan ilerleme raporlarında bu durum eleştiri konusu yapılmıştır6.
Avrupa Birliği 2014 yılında kamu ihale yöntemlerine ilişkin direktiflerini yenilemiş ve değişiklikler 2016 yılında yürürlüğe girmiştir. Bu çerçevede, Türkiye’de KİK'in Avrupa Birliği mevzuatına tam uyumlu biçimde güncellenmesi gereği hükümet programında da yer almıştır7. Ancak 2017 yılı sonu itibariyle herhangi bir güncelleme yapılmadığı gibi eleştiri konusu olacak bazı değişiklikler de gözlenmiştir.
KİK’in hukuki düzenlemelerden kaynaklanan sorunlarının birçoğunun uluslararası mevzuatla uyumsuzlukla ilgisi vardır. Örneğin KİK’in kapsamı, ihale usullerinin kullanımı gibi alanlarda aşağıda ayrıntılandırılacak konular bu başlıkla da ilgilidir. Ancak ilgili konuların dışında sürdürülebilirlik ilkesinin KİK’te olmaması, aşırı düşük tekliflerin tespiti/değerlendirilmesi konularında farklılıklar, yenilikçi müzakere gibi ihale usullerinin ulusal mevzuatta bulunmaması, Kamu İhale Kurulu yapısının kurumsal yönetişim ilkeleriyle uyumsuzluğu, doğrudan temin alanının genişliği ve yeterlik kurallarının farklılığı bu başlıkta değerlendirilebilecek sorun alanlarıdır. İşbu makalede KİK’de anılan sorunların çözümüne yönelik değişiklik önerileri getirilmektedir.
2. Kanundan İstisna Olan Alımlarının Alanının Genişlemesi
2002 yılında ilk kabul edildiğinde sadece altı bentte düzenlenen ve başka kanunlarda yer almayan istisnalar 2017 yılı sonu itibariyle KİK’de yirmi bende ulaşmıştır. Öte yandan, her ne kadar KİK’in 66. maddesinde KİK hükümlerine ilişkin değişikliklerin, ancak KİK’e hüküm eklenmek veya bu Kanunda değişiklik yapılmak suretiyle düzenleneceği hüküm altına alınsa da anılan kuralın Anayasal bir gücü olmaması nedeniyle, diğer Kanunlarda yer alan istisnalar da oldukça artmıştır. Bu haliyle KİK, kamu alımlarını düzenleyen genel bir metin olma iddiasından uzaklaşmaktadır ve Avrupa Birliği kamu alımları direktifleriyle karşılaştırma yapıldığında KİK ile direktif arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır.
3. İhale Usullerinin Yanlış Kullanılması
KİK’in 18. maddesinde ihale usulleri sınırlı sayma yoluyla belirlenmiş ve 5. maddesinde açık ihale ve belli istekliler arasında ihale usulünün temel usuller olduğu hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla üçüncü usul olan pazarlık ihaleleri istisnadır ve hukukun genel ilkeleri gereği istisnaların dar yorumlanması gerekmektedir. Gerçekten de pazarlık usulü ihalelerde yapılacak işin kamuya maliyeti önemli oranda artmaktadır. Örneğin, Kamu İhale Kurumu tarafından yayımlanan 2016 yılı kamu alımları istatistiklerine göre açık ihale usulü ile yapılan yapım işleri ihalelerinde sözleşmelerin yaklaşık maliyete oranı ortalama yüzde 73 iken aynı oran pazarlık usulü ile yapılan işlerde yüzde 87 olmaktadır. Buradan hareketle özellikle pazarlık usulü başta olmak üzere ihale usullerinin kullanımının disiplin altına alınması zorunluluktur.
Yukarıda yapılan açıklamalardan hareketle, uluslararası kurallar gereği özelliği bulunan işlerde kullanılması gereken belli istekliler arasında ihale usulünde idarenin takdir yetkisini artıran düzenlemelerin kaldırılması ve ilansız pazarlık yönteminde ihale usulüne ilişkin gerekçelendirmenin yasal olarak zorunlu hale getirilmesi önemlidir. İşbu makalede KİK’e ilişkin değişiklik önerileri ortaya konmaktadır.
4. İdare Lehine Özel Hukuk Sözleşmesi Kurallarını Aşan Yetkiler Tanınması
Kamu ihalelerinde süreç sonunda imzalanan sözleşmeler idare hukukunda “idarenin özel hukuk sözleşmeleri” olarak tanımlanmaktadır9. Nitekim KİSK’in 4. maddesinin son fıkrasında “Bu Kanun kapsamında yapılan kamu sözleşmelerinin tarafları, sözleşme hükümlerinin uygulanmasında eşit hak ve yükümlülüklere sahiptir. İhale dokümanı ve sözleşme hükümlerinde bu prensibe aykırı maddelere yer verilemez. Kanunun yorum ve uygulanmasında bu prensip göz önünde bulundurulur.” hükmü bulunmaktadır.
Kuramsal ve ilkesel düzenlemeler bu yönde olmakla birlikte, gerek KİK gerekse KİSK’te aksi yönde hükümler bulunmaktadır. Örneğin, teminatlar hakkında ihtiyati tedbir kararı verilememesi, yasaklama kararının verilmesine ilişkin sürenin başlangıcındaki belirsizlik, yükleniciye fazla yaptırılan işlerin durumu ve idarelerin geç ödeme yapma durumlarına ilişkin düzenleme bulunmaması bu başlıktaki sorun alanlarıdır. İşbu makalede KİK’in uygulanmasında daha eşitlikçi biçimde yürütülmesine yönelik değişiklik önerileri dile getirilmektedir.
5. Denetim ve Yargılama İşlemlerinden Kaynaklanan Sorunlar
KİK kamu ihalelerine özgü getirdiği ve itirazen şikâyet adı verilen uyuşmazlık çözüm yöntemiyle bu alandaki farkındalığı önemli ölçüde arttırmıştır. İdari yargı başvuru öncesi tüketilmesi gereken zorunlu başvuru yolu olan bu yöntemde bazı aksaklıklar bulunmaktadır. Örneğin en az sözleşme kararı kadar önemli bir idari işlem olan ihalenin iptali kararının koşulsuz biçimde itirazen şikâyete konu edilmesi, başvuru sürelerinin uyumlaştırılması bu başlıklardandır.
İdari denetimin yanı sıra uzun süren yargısal denetim süreci de özellikle sözleşme uygulamaları açısından sorunlar doğurmaktadır. Kamu İhale Kurulu kararları aleyhine açılan davalarda verilen iptal kararları başlamış olan sözleşmenin yüklenicisinin değişmesi sonucunu doğurmakta böylece gerek idare gerekse yükleniciler için sorunlar oluşmaktadır. Anılan sorunların çözümü için belirli değerlerin üstündeki ihalelerde, Kamu İhale Kurulu kararları aleyhine doğrudan Danıştay’da dava açılması, yargılamanın tek dereceli yapılması, Danıştay kararı verilene kadar sözleşme imzalanmaması önerilmektedir. İş bu makalede bu öneri doğrultusunda değişiklikler teklif edilmiştir. Öte yandan sözleşme fesihlerinin de belirli bir kurala bağlanması ve yine Kanunda yer alan koşullar altında ilk sözleşmenin devam ettirilmesi yönünde değişiklik önerisi de yapılmıştır.
B. İdari Kapasite Eksikliği ve Piyasa Aktörlerinden Kaynaklanan Sorunlar
Hukuki düzenlemelerden kaynaklanan sorunların yanı sıra kamu ihalelerinde sürece dahil olan kişi ve kurumlardan kaynaklanan başka sorunlar da mevcuttur. Her ne kadar bu sorunların yasal değişiklikler yapılarak çözülmesi mümkün değilse de konuyu bütünsel bir bakış açısıyla ele almak adına bunlara da değinilmesine gerek görülmüştür.
1. Kamu Örgütlerinde Profesyonel Satın Alma Mesleğinin Olmaması
Türkiye’de kamunun satın alma işlemleri çok büyük oranda profesyonel satın alma uzmanları dışındaki kişiler tarafından yürütülmektedir. İhale ve sözleşme aşamalarında görev almanın gerek maddi gerekse kariyer anlamında bir getirisi de bulunmamaktadır. Üstelik yapılan işin idari, mali ve cezai sorumlulukları da bulunmaktadır. Bu nedenle de yasal düzenlemeler ne kadar iyi olursa olsun ilgili aşamalarda görev alan personelin etkin ve verimli satın alma çözüm yöntemleri üretmekten ziyade, büyük oranda üzerlerine aldıkları işi bitirmeyi amaçlamaları sebebiyle uygulama deneyimlerinde sorunlar ortaya çıkmaktadır. Bu başlığa ilişkin sorunların pratik yansımalarına örnek olarak gerçekçi olmayan yaklaşık maliyet hesapları, fiyat dışı unsurlar yerine en düşük fiyatla ihale sonuçlandırma ve kolaylaştırıcı yöntemleri daha fazla kullanma gibi durumlar gösterilebilir. Bu örnekler sadece ihale sürecini değil sözleşme sürecini de etkilemektedir
2. Sözleşme Denetimlerinin Kurallara Uygun Yapılmaması
Sağlıklı bir ihale ve sözleşme sürecinin temel unsurlarından birisi tarafların tam bilgi durumunda olmalarıdır. Daha açık bir ifadeyle, sözleşme ve ihale dokümanlarının açık biçimde hazırlanması ve uygulamada da eksiksiz biçimde yürütülmesidir. Ancak sözleşme denetimlerinin kuralına uygun biçimde yapılmaması, bu eksikliği bilen ve bilmeyen istekliler arasındaki eşit muameleyi bozmaktadır. Bu durum ilgili piyasadaki etik sorunlarıyla da birleşince satın alma süreçlerinde sorunlar oluşmaktadır.
3. Eksik Bilgiye Dayalı Teklif Hazırlanması
Önceki paragrafta yapılan açıklamalar istekliler için de geçerlidir. İhale ve sözleşme dokümanlarının iyi çalışılmaması ve sadece ihaleyi kazanacak teklife odaklanılması, sözleşme yürütümünde önemli sorunlar doğurmaktadır. Bu sayede birçok sözleşme feshedilmekte ve yükleniciler yaptırıma maruz kalmaktadırlar.
V. Kamu İhale Mevzuatına İlişkin Sorunlara Yönelik Çözüm Önerileri
1. Kamu İhale Mevzuatında Yer Alan İstisnaların
Objektif Kriterlere Uygun Hale Getirilmesi KİK’in yürürlüğe girdiği tarihte altı bent halinde düzenlenen ve KİK’in 68. maddesinin (b) bendinde düzenlenen “Diğer kanunların 8.9.1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunundan muafiyet tanıyan hükümleri ile bu Kanuna uymayan hükümleri uygulanmaz.” kuralı gereğince bütün kamu alımlarını kapsayan bir yasal metin niteliğinde olan KİK, uygulandığı yıllar boyunca bu özelliğini yitirmiştir.
Yapılan bu açıklamalar çerçevesinde, KİK’in 3. maddesi değiştirilerek uluslararası ihale mevzuatına uygun biçimde istisna düzenlemesi yapılmalıdır. İlgili madde hükmü ağırlıklı olarak 2014/24/EC sayılı Avrupa Birliği direktifine uygun biçimde yeniden yazılmalı ve bu çerçevede KİK kapsamında yapılması gereken alımlar istisna olmaktan çıkarılmalıdır.
2. Kamu İhale Hukuku’nun Temel İlkelerinden “Sürdürebilirlik” İlkesinin Kabul Edilmesi
İlk kez 2002 yılında düzenlenen temel ilkeler maddesine (madde 5) uluslararası ihale uygulamalarına benzer biçimde sürdürülebilirliğe ilişkin ifade eklenmiştir. Sürdürülebilir kamu ihalesi kavramı esas olarak üç temel başlığı içermektedir. Bunlardan ilki ekonomikliktir. Bu kavramla yapılan harcama için kullanılan paranın karşılığının alınması ifade edilmektedir. İkinci kavram sosyal alımlardır. Kamu alımlarının, dezavantajlı gruplar, engelliler, KOBİ politikaları gibi alanlarda destekleyici bir rol oynamasına yönelik uygulamalar kastedimektedir. Sürdürülebilir kamu alımlarının son başlığı ise çevreciliktir. Yapılacak alımlarda yaşam döngüsü maliyetinin dikkate alınması, çevresel faktörlerin gözetilmesi amaçlanmalıdır. Maddede yapılacak yeni bir düzenlemeyle sürdürülebilirlik bir temel ilke olarak KİK kapsamında düzenlenmelidir.
3. Kamu İhale Mevzuatında Yer Alan Eşik Değerlerin Avrupa Birliği Standartlarına Uygun Hale Getirilmesi
Türkiye ile Avrupa Birliği arasında yürütülen üyelik müzakereleri çerçevesinde en sık eleştiriye uğrayan konuların başında KİK’te yer alan eşik değerlerin yüksekliği gelmektedir. Bu eleştirinin giderilmesi amacıyla maddedeki eşik değerler 2014/24/EC sayılı Avrupa Birliği direktifine uygun biçimde yeniden düzenlenmelidir.
4. Kamu İhalelerinde Kabul Edilen İş Bitirme ve Benzeri Belgelerin Uluslararası Standartlara Uygun Hale Getirilmesi
Avrupa Birliği, UNCITRAL ve Dünya Ticaret Örgütü gibi uluslararası ihale mevzuatına ilişkin düzenleme yapan örgütler ve yaygın üye ülke uygulamalarında iş deneyim belgeleri, isteklilerin ihale konusu iş veya benzer işlerde kusursuz biçimde tamamladıkları sözleşmeleri kapsamaktadır. Bu minvalde yapım işlerinde denetleme ve yönetme faaliyetleri dolayısıyla elde edilen belgeler, sadece kontrollük, muayene, projelendirme gibi işlerde kullanılmaktadır.
Türkiye’de müteahhitlik sektörünün gelişmesine katkı sunmak amacıyla düzenlenen iş denetleme ve yönetme belgeleri, ilgili piyasanın mevcut yapısı da göz önüne alındığında işlevini tamamlamış görünmektedir. Bu amaçla KİK’in “İhaleye katılımda yeterlik kuralları” başlıklı maddesinde yapılacak yeni bir düzenlemeyle uluslararası uygulamalara da paralel biçimde iş bitirme belgesi dışındaki belgelerin kullanımı sonlandırılmalıdır.
5. Kamu İhalelerinde İstekli ile Alt Yüklenici Arasındaki İlişkinin Düzenlenmesi
Kamu ihale uygulamalarında, alt yüklenicilik esas olarak işin uzmanlık gerektiren belirli bir bölümünün o uzmanlığa sahip üçüncü kişilerce yürütülmesini ifade etmektedir. Ancak uygulama deneyimleri gözlemlendiğinde, alt yüklenicilere yaptırılacak işlerle ilgili bir sınırlamanın olmamasının yüklenicinin sorumluluğunun esas olmasıyla ilgili genel kurala aykırı sonuçlar verdiği tespit edilebilmektedir. Yukarıdaki açıklamalar gereğince, işin uzmanlık gerektiren tali alanlarının toplam sözleşme bedelinin yarısını aşamayacağı düşüncesinden hareketle, alt yüklenicilere devredilecek işlerin hacmiyle ilgili sınırlama düzenlemesi yapılmalıdır.
6. İhale Usullerinin Avrupa Birliği Standartlarına Uyumlu Hale Getirilmesi
İhale edilme usulleriyle ilgili olarak Avrupa Birliği direktiflerinde yer alan düzenlemeler incelendiğinde belli istekliler arasında ihale usulünün işin özelliğinin uzmanlık ve/veya ileri teknoloji gerektirmesine vurgu yapıldığı görülmektedir. Bu çerçevede KİK’in 20. maddesi, usulün kullanımını genişletmekte ve bu durum da usulün yürütülmesinin rekabet ile kaynakların verimli kullanılması ilkelerine aykırı sonuçlar doğurmasına neden olmaktadır. Bu nedenle idarelere takdir yetkisi tanıyan ilgili düzenleme ilgili madde metninden çıkarılmalıdır.
7. Pazarlık Usulü İhalelerin Düzenlenmesi
KİK’te ilansız yapılabilecek pazarlık usulü ihalelerle ilgili düzenlemeler bulunmaktadır. Türkiye’de mevcut kamu alımları istatistiklerine göre ilansız yapılan işler, yaklaşık yüzde 10-15 civarında daha yüksek sözleşme bedelleriyle sonuçlanmaktadır. Dolayısıyla bu alanda yapılan harcamaların disiplin altına alınması amacıyla, usulün kullanımının gerekçelendirileceği pazarlık usulü KİK kapsamında kanun hükmü olarak düzenlenmelidir.
KİK’in 22. maddesinde gerekçelendirme kuralının yanı sıra mevcut uygulamada doğrudan temin olarak düzenlenmesi nedeniyle esas itibariyle bir ihale kabul edilmeyen bazı alım türlerinin de ilansız pazarlık yoluyla yapılabileceği düzenlenmiştir. Bu nedenle, ilgili alım türlerinin doğrudan temine ilişkin KİK’in 22. maddesinden çıkarılması gerekmektedir.
8. Doğrudan Temin Yöntemi ile Gerçekleşen İhalelerin İstisnai Hale Getirilmesi
Doğrudan temin yöntemi esas olarak bir ihale olmadığından bu yöntemin sadece tutarı belirli bir değerin altında olan küçük hacimli işlerde kullanılmasını sağlamak amacıyla bazı alım türleri ilansız pazarlık olarak düzenlenmiştir. Doğrudan temin edilmesi gerekli olmayan alımlar, ihale edilerek yapılması amacıyla KİK’te yer alan madde metninden çıkarılmalıdır.
9. Teminat Mektuplarına İlişkin Düzenlemeler Yapılması
12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun onuncu kısmında geçici hukuki koruma olarak düzenlenen ihtiyati tedbir kavramı, ilgili Kanunun 389. maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında verilecek geçici koruma kararı şeklinde tanımlanmıştır.
Kamu ihalelerinde ise idare ile yüklenici veya istekliler arasında zaman zaman teminatların gelir kaydedilmesiyle ilgili uyuşmazlıklar yaşanmakta, bu uyuşmazlıkların yargı tarafından çözülmesine yönelik başvurular, teminatların gelir kaydedilmesi işlemini kendiliğinden durdurmamaktadır. Her ne kadar idari yargıda konuyla ilgili yürütmeyi durdurma kararı verilebilse de hukuk yargılamasında ihtiyati tedbir kararı verilememesi ilgililerin hak arama özgürlüğü önünde engel oluşturmaktadır. Bu nedenle, maddede yapılan değişiklikle geçici hukuki koruma olarak teminatlara ihtiyati tedbir konulabileceğinin düzenlenmesi gerekmektedir.
10. Aşırı Düşük Tekliflere İlişkin Uluslararası Standartlara Uyum Sağlanması
Aşırı düşük teklifler KİK’in uygulama süresi boyunca en çok uyuşmazlık ve uygulama güçlüğü yaratan başlıklardan birisi olmuştur. Her ne kadar aşırı düşük teklif verme eğiliminin sadece ihale süreciyle ilgisi bulunmasa da maddenin mevcut hali gerek açıklama gerekse aşırı düşük teklifi değerlendirme yöntemleri konusunda uluslararası ihale uygulamalarıyla farklılıklar arz etmektedir.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde KİK’te değişiklik yapılarak, aşırı düşük tekliflerin tespit edilmesi için referans alınacak yeni kriterler getirilmeli, aşırı düşük tekliflerin açıklanmasında kullanılacak yöntemlere devlet yardımları koşulu da eklenmeli ve bu sorgulama yapmadan ihaleyi düşük teklife bırakma veya sınır değerin altındaki tekliflerin doğrudan reddedilmesine ilişkin hüküm yürürlükten kaldırılmalıdır. Ayrıca KİK’te kefalet sigortasına ilişkin düzenleme yapılarak sözleşme başarısızlıklarının sigorta teminatı alına alınması durumunda isteklinin açıklama yapmasına gerek bulunmadığı hüküm altına alınmalıdır.
11. Kamu İhale Kurumu Yapısının Düzenlenmesi
Kamu İhale Kurumunun karar organı olan Kamu İhale Kurulu, aldığı düzenleyici ve denetleyici kararlarla gerek kamusal gerekse özel birçok sektör ve piyasa yapısını doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle de bu türden etkileri olan bir yapının kurumsal yönetişim ilkelerine daha uygun yapılandırılması, tarafsızlık ve özerklik vurgusunun güçlendirilmesi gerekmektedir.
Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde ilgili mevzuatta değişiklik yapılarak, Kurulun oluşumuna ilişkin çeşitli bakanlıklar, Kurumun kendisi ve özel sektör tarafından üye önerilmesi düzenlenmelidir. Ayrıca Kurul üyelerinin bir daha seçilemeyeceğine ilişkin düzenleme yapılarak üyelerin seçim baskısı olmadan çalışabilmelerine olanak tanınmalıdır.
12. Şikâyet ve İtiraz Mekanizmalarının Düzenlenmesi
KİK’e göre yapılan ihalelerde, ihale süreci kural olarak sözleşmenin imzalanmasıyla son bulmakla birlikte çeşitli maddelerde idareye bağlı yetki veya takdir yetkisi şeklinde kurgulanmış ihaleyi iptal etme olanağı tanınmıştır. Özellikle takdir yetkisine dayanan durumlarda idarenin bu yetkiyi hukuka uygun bir gerekçeye dayandırması önemli bir gerekliliktir. Mevcut durumda iptal işleminin hukuka uygunluğu kural olarak itirazen şikâyet konu edilmemekte ancak iptal kararının bir başvuru üzerine alınması halinde inceleme söz konusu olmaktadır.
Mevcut düzenlemede yer alan bu ayrımın kişilerin hak arama özgürlüğü ve ihalelere yönelik idari başvuruların hukuki amaçları çerçevesinde çok anlamlı olmadığı değerlendirildiğinden, maddede ihalenin iptal işlemlerine karşı da Kamu İhale Kurumuna başvurulabilme imkanı tanınmalıdır.
13. İhale Sürecinin İvedi Hale Getirilmesi
Kamu ihaleleri ve ihale sözleşmelerinin uygulanması sırasında karşılaşılan en önemli sorunlardan birisi de Kamu İhale Kurulu tarafından verilen kararlara karşı açılan iptal davalarında yargılama makamlarınca verilen yürütmenin durdurulması veya iptal kararlarının uygulanmasıdır. Özellikle yapım işi ihalelerinde sözleşmenin belirli bir aşamasından sonra yüklenici değiştirilmesi hukuki ve teknik sorunlara yol açabilmekte; ayrıca kamu yatırımlarında gecikmeler yaşanmaktadır.
Yukarıda aktarılan sorunun çözümü amacıyla KİK’te yapılan değişiklikle, yaklaşık maliyeti eşik değerlerin iki katından fazla olan yapım işlerinin ihalelerinde Danıştay tarafından tek derece yargılaması yapılması ve bu yargılama nihai olarak sonuçlanmadan sözleşmenin imzalanmamasının düzenlenmesi uygun olacaktır.
14. Kamu Alımlarında Yerlilik Hususunun Avrupa Birliği Düzenlemeleri ile Uyumlu Hale Getirme
Türkiye ile Avrupa Birliği arasında yürütülen üyelik müzakereleri çerçevesinde eleştiriye uğrayan konulardan birisi, Türk kamu ihale mevzuatında bulunan ulus temelli ayrımcılık maddesidir. Her ne kadar küresel ihale kuralları çerçevesinde arzu edilmeyen bir durum olsa da ilgili maddenin Türkiye’nin Avrupa Birliğine tam üye olacağı tarihten bir yıl öncesine kadar yürütülmesi ve ilgili maddenin bu tarihte kendiliğinden yürürlükten kalkması şeklinde düzenlenmelidir.
15. İhale Sürecinde İdare ile İstekliler Arasında Müzakere İmkanının Genişletilmesi
2014/24/EC sayılı direktifte getirilen en önemli değişiklilerden biri, idarelerin sadece önceden belirlenmiş ihtiyaçlar için değil aynı zamanda piyasa aktörleriyle müzakere ederek ihtiyacın içeriğini belirleyebildikleri yeni satın alma yöntemlerinin geliştirilmesidir. Direktifte bu amaca yönelik olarak kurgulanan yenilikçi müzakere yöntemi, KİK’e eklenerek ulusal mevzuatın içine alınmalıdır. Bu yöntemle birlikte ileri teknoloji ve/veya yüksek katma değerli mal, hizmet veya yapım işleri ihale sürecinde yürütülen müzakere sonucunda kesinleşen koşullar üzerinden sözleşmeye bağlanmaktadır.
16. İhale Teklif Bedellerinin Farklı Kıstaslar Dikkate Alınarak Belirlenmesi İmkânı Tanınması
KİSK’in mevcut halinde esas olarak beş farklı sözleşme tipi düzenlenmektedir. Bunlardan mal ve hizmet alımlarında uygulananlar, götürü bedel sözleşme ile toplam bedeli de içeren birim fiyat sözleşmelerdir. Ancak uygulamada özellikle enerji, telekomünikasyon gibi hizmetlerdeki özelleştirmelerden sonra idareler bu mal ve hizmetleri ihale yoluyla satın almaya başlamışlardır. KİK mevcut sözleşme tipleri isteklilerin birim fiyatlardan oluşan toplam sözleşme bedeli teklif etmesini zorunlu tutmaktadır.
KİSK’te yapılan değişiklikle elektrik, internet, telefon gibi alımlardan isteklilerin sabit zaman dilimi içinde farklı fiyat kategorilerinde teklif sunmalarını sağlayacak bir sözleşme türü düzenlenmelidir. Böylelikle piyasadaki fiili uygulamaya kamu ihaleleri için de hukuki dayanak kazanması sağlanmalıdır.
17. Kamu İhale Sözleşmelerinde Taraflara Eşit İmkânların Tanınması
Kamu ihale sözleşmelerinde bulunması gereken şartlarda yüklenicinin sorumluluklarına ilişkin gecikme olması haline ilişkin bir düzenleme bulunmakla birlikte, sözleşmenin karşı tarafı olan idarenin temel sorumluluğu olan ödemelerde herhangi bir gecikme halinde yapılacak işleme ilişkin düzenleme mevcut değildir. Tespit edilen bu durum, KİSK’in 4. maddesinde yer alan KİSK kapsamında yapılan kamu sözleşmelerinin taraflarının, sözleşme hükümlerinin uygulanmasında eşit hak ve yükümlülüklere sahip olduğu yönündeki ilkeye uygun olmadığından, ilgili maddede idarenin sorumluluğuna ilişkin düzenleme yapılmalıdır.
18. Kamu İhalelerinde İhale Bedelinin Gerçek Maliyeti Karşılamaması Halinin Düzenleme Altına Alınması
Yapım işlerini konu edinen kamu ihale sözleşmelerinin yürütülmesi aşamasında, kimi durumlarda yüklenici tarafından tamamlanan işlerin kesin hesabı yapıldığında, fiili gerçekleşmenin sözleşme bedelinin yüzde 120’sinden de fazla olduğu tespit edilebilmektedir. Ancak KİSK’in 24. maddesindeki iş artışı oranı yüzde 20 ile sınırlı olduğundan bu durum idare ile yükleniciler arasında uyuşmazlık konusu olabilmektedir.
Bu doğrultuda KİSK’e fazla yapılan işlere ilişkin gerçekgiderlerin Türk Borçlar Kanunu’nda da yer alan vekâletsiz iş görme hükümlerine benzer içimde ödenmesine ilişkin hüküm eklenmesi gerekmektedir. Ayrıca, bu durumun idarenin onay veya kusuruyla meydana gelmesi durumunda da vekalet hükümlerinin geçerli olması nedeniyle sözleşmesindeki fiyatlar üzerinden kar dahil ödeme yapılacağı hususu düzenlenmelidir.
19. Kamu İhale Sürecinin Uzamasından Kaynaklanan Zararların Tazmini
Kamu İhale Kurulu tarafından verilen kararlara karşı açılan iptal davalarında yargılama makamlarınca verilen yürütmenin durdurulması veya iptal kararlarının uygulanması çeşitli hukuki ve teknik sorunlara yol açmaktadır. Bu nedenle sözleşmenin uygulanması aşamasında da gerek davacının talebi ile idari yargı kararının etkili biçimde uygulanması gerekse yürütülen sözleşme dolayısıyla görülmekte olan kamu hizmetinin kesintisiz biçimde yürütülmesi için belirli koşullar altında kamu ihale sözleşmesinin feshedilmeyebileceği düzenlenmiştir. Bu koşullar, usule uygun imzalanmış sözleşmedeki ilerlemenin belirli bir seviyede olması ve davacının yazılı onayıdır. Öte yandan, bu durumun gerçekleşmesi halinde sözleşme imzalamayan davacının haklarının korunması için ihaleye katılım için yaptığı giderler ile teklif bedelinin yüzde 10’u oranında tazminatın ödeneceği de hüküm altına alınmıştır.
VI. SONUÇ
İşbu makalede, kamu ihale mevzuatına ilişkin uygulama sorunları ele alınmış ve Türk kamu ihale sisteminin tarihsel gelişimiyle birlikte geçirdiği değişim izah edilerek, günümüzde kamu ihale sürecinde yaşanan sorunlar çözüm önerileriyle birlikte irdelenmiştir.
Türk ihale kamu sisteminin, uluslararası yapı ve kurumların uyguladığı ve benimsediği kurallar ile uyumlu olması için ve aynı zamanda ilgili kural ve prosedürlerin değişken ve dinamik yapıya sahip olması nedeniyle değişen şartlara uyumlu bir mevzuatın hazırlanması elzemdir.
Bu kapsamda, yukarıda sözü edilen sorunların çözümünün, mevcut mevzuatın güncellenmesi ve uluslararası kamu mevzuatına uyumlu hale getirilmesi ile mümkün olabileceğini düşünmekteyiz. İşbu makalede de söz konusu uyumun sağlanabilmesi için çeşitli çözüm önerilerine yer verilmiştir ve kamu ihale ve sözleşme sürecinde karşılaşılan sorunların giderilmesi hedeflenmiştir.
KAYNAKÇA
Ali Kemal Akkoç, Elektronik İhale Süreci ve Gelinen Son Nokta, İnşaat Sanayi Dergisi, Ankara 2013.
Eren Toprak, Kamu İhaleleri; Kamu Alımlarının Hukuki Yönetsel ve Siyasal Boyutu, Ankara 2016.
Ramazan Çağlayan, İdare Hukuku Dersleri, Ankara 2017.
Sami Kaplan, “İdeal Bir Kamu İhale Kanunu ve İdeal Bir Kamu İhale Kurumu ve Kurulu Nasıl Olmalıdır? Fonksiyonel Bir Model Çalışması”, Maliye Dergisi, Ankara 2012.
DİPNOT
1 Ali Kemal Akkoç, Elektronik İhale Süreci ve Gelinen Son Nokta, İnşaat Sanayi Dergisi, Ankara 2013, s. 16.
2 Eren Toprak, Kamu İhaleleri; Kamu Alımlarının Hukuki Yönetsel ve Siyasal Boyutu, Ankara 2016, s. 110.
3 http://tdk.gov.tr/index.php?option=com_ gts&arama=gts&guid=TDK. GTS.595b861b3e6185.54205896 (Erişim Tarihi: 15.03.2018).
4 Sami Kaplan, “İdeal Bir Kamu İhale Kanunu ve İdeal Bir Kamu İhale Kurumu ve Kurulu Nasıl Olmalıdır? Fonksiyonel Bir Model Çalışması”, Maliye Dergisi, Ankara 2012, s.24.
5 Toprak, s.111.
6 https://www.ab.gov.tr/46224.html (Erişim Tarihi: 15.03.2018).
7 http://reformlar.gov.tr/ui/pdf/2016-hukumet-eylemplani. pdf. (141 numaralı eylem) (Erişim Tarihi:15.03.2018).
8 Kamu Alımları İzleme Raporu http://dosyalar.kik.gov.tr/genel/Raporlar/kamu_alimlari_izleme_rapor_2016_y%C4%B1lsonu.pdf, s.14 (Erişim Tarihi: 15.03.2018).
9 Ramazan Çağlayan, İdare Hukuku Dersleri, Ankara 2107, s. 451.







