ÖZET
Fikri mülkiyet hakkı, bireyin temel haklarındandır. Özellikle, nispeten zayıf konumda olan kişilerin fikri mülkiyet haklarının korunması özel düzenlemeleri gerektirebilmektedir. Bu bağlamda, hizmet ilişkisi çerçevesinde daha zayıf konumda olan çalışanın fikri mülkiyet haklarının korunması gündeme gelmektedir. Bu husus, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nda düzenleme bulmuş, çalışanlar tarafından gerçekleştirilen buluşlar, “hizmet buluşu” ve “serbest buluş” olarak iki gruba ayrılarak koruma altına alınmıştır. Çalışanın, hizmet buluşu ve serbest buluş üzerindeki haklarından belki de en önemlisi olan bedel hakkı ise, yakın bir zamanda yürürlüğe giren Yönetmelik ile düzenlenmiştir. Bu çalışmada, hizmet buluşu ve serbest buluş kavramlarının incelenmesinin yanı sıra, güncel yasal düzenlemeler çerçevesinde çalışanın bedel hakkı irdelenmektedir.
I. Giriş
İlerleyen teknoloji ile birlikte giderek yükselen bir rekabet ortamında buluşların korunması daha da büyük önem kazanmıştır. Bu kapsamda, özellikle karmaşık teknolojik düzen içerisinde yeni bir buluşun ortaya konulması, çoğu zaman teknik bir ortamın varlığını gerektirdiğinden, buluşların büyük ve güçlü altyapıya sahip, hatta sadece buluş yapmaya yönelmiş şirketler bünyesinde meydana getirildiği görülmektedir. Bu durum karşımıza, buluşlar üzerinde işveren ve çalışanın ne tür hak ve yetkilere sahip olacağı sorununu çıkarmaktadır.
Türk hukuku açısından bu probleme, bugüne dek muhtelif yasal düzenlemelerle çözüm aranmıştır. İlk olarak bu hususa ilişkin düzenleme, çalışan buluşlarına ilişkin ayrıntılı düzenlemeler içeren 24.06.1995 tarihli Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname yayınlanıncaya kadar, 818 sayılı eski Borçlar Kanunu’nun “işçinin ihtiraı” başlıklı 336. maddesinde yer almıştır.1 Daha sonra, 10 Ocak 2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (“SMK”) 113 ilâ 122’nci maddelerinde bu konuya ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. Belirtmek gerekir ki çalışan buluşlarına ilişkin en detaylı düzenleme, ancak 29 Eylül 2017 tarihinde yayınlanan “Çalışan Buluşlarına, Yükseköğretim Kurumlarında Gerçekleştirilen Buluşlara ve Kamu Destekli Projelerde Ortaya Çıkan Buluşlara Dair Yönetmelik” (“Yönetmelik”) ile gerçekleşmiştir. Bu Yönetmelik, oldukça geç kalınmış bir düzenleme olduğundan, Yönetmelik’in hükümlerine ilişkin uygulama ve doktrinin oluştuğunu söylemek mümkün görülmemektedir. Buna rağmen hem fikri mülkiyet hukuku hem de iş hukuku açısından oldukça önem arz eden bu konunun, yeni düzenlemelere paralel olarak ele alınması önem arz etmektedir.
Bu çalışmada öncelikle 6769 sayılı SMK’da tercih edilen “hizmet buluşu” ve “serbest buluş” ayrımı esas alınarak, her bir buluş türü açısından çalışanın ve işverenin hak ve yükümlülükleri üzerinde kısaca durulmaktadır. Akabinde, Yönetmelik ile getirilen çalışanın buluş karşılığı ücret hakkına ilişkin bedel tarifesine yönelik açıklamalara yer verilmektedir. Aşağıda detaylıca izah edildiği üzere, her bir somut uyuşmazlık açısından ortadan bir hizmet buluşu mu yoksa bir serbest buluş mu olduğunun tespiti bazı zorluklar taşımakla birlikte, bu tespitin yapılması işveren ve çalışan arasındaki hak ve yükümlülüklerin belirlenmesinde büyük önem arz etmektedir.
II. Çalışan Buluşu Tipleri
A. Hizmet Buluşu
1. Tanım
Hizmet buluşu SMK’nın 113. maddesinde, “çalışanın, bir işletme veya kamu idaresinde yükümlü olduğu faaliyeti gereği gerçekleştirdiği ya da büyük ölçüde işletme veya kamu idaresinin deneyim ve çalışmalarına dayanarak, iş ilişkisi sırasında yaptığı buluş” olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımın tam olarak anlaşılabilmesi için tanımdaki belli başlı unsur ve kavramların açıklığa kavuşması gerekmektedir. Öncelikle patent hukuku çerçevesinde çalışan (işçi) kavramının, 4857 sayılı İş Kanunu’nda yer verilen işçi/çalışan tanımına göre daha geniş bir kapsama sahip olduğunu belirtmek gerekir2. Ayrıca, bir hizmet buluşunun varlığından söz edilebilmesi için bu buluş, “iş ilişkisi sırasında” meydana getirilmiş olmalıdır. Bu bağlamda, tanımda yer alan, “yükümlü olduğu faaliyeti gereği gerçekleştirme” ve “işletme deneyimi ve çalışmalarına dayanma” unsurları da açıklığa kavuşturulmalıdır.
Bir buluşun, çalışanın bir işletme ya da kamu idaresinde yükümlü olduğu faaliyeti gereği gerçekleştirilmiş olması, o buluşun hizmet buluşu sayılmasına sebebiyet vermektedir. Örneğin, işletmenin ar-ge bölümünde istihdam edilen bir çalışanın buluşu, hizmet buluşu teşkil eder3. Zira çalışanın gerçekleştirdiği buluş, iş görme yükümlülüğünün bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır4.
Hizmet buluşu tanımında yer alan bir diğer husus ise, işletmenin deneyim ve çalışmalarıdır. Belirtmek gerekir ki işletmenin deneyim ve çalışmalarından faydalanılarak gerçekleştirilen buluşun doğrudan hizmet buluşu olarak görülmesi mümkün değildir. Nitekim Kanun’da yer alan tanımda, “büyük ölçüde işletmenin deneyim ve imkânlarından yararlanma” şartı arandığı görülecektir. Dolayısıyla, işletmenin deneyim ve çalışmalarından “büyük ölçüde” faydalanılmış olması gerekmektedir5. Bir diğer ifadeyle, buluşun meydana gelmesinde işletmenin deneyim ve çalışmaları önemli bir rol oynuyorsa hizmet buluşu söz konusudur. Ancak buluşun meydana gelmesinde çalışanın bilgi ve deneyiminin, harcadığı emeğin ve yaratıcılığının açıkça işletmenin deneyim ve çalışmalarından daha fazla ve baskın olması durumunda artık hizmet buluşu değil bir serbest buluşun mevcut olduğunun kabulü gerekir6. Aksi takdirde, az bir oranda işletmenin imkânından faydalanması dolayısıyla çalışanın yoğun emek ve yaratıcılığının yok sayılması hakkaniyete aykırı olacaktır.
2. Çalışanın Hizmet Buluşu Üzerindeki Hak ve Yükümlülükleri
Çalışan tarafından hizmet buluşunun gerçekleştirilmesiyle birlikte bazı hak ve yükümlülükler doğar7. Çalışanın, gerçekleştirdiği buluşunun hizmet buluşu olmasından doğan hakları kullanabilmesi için bazı yükümlülükleri bulunmaktadır.
Hizmet buluşu gerçekleştiren çalışanın buluş hakkında işverene yazılı olarak bildirimde bulunma yükümlülüğü vardır. Kendisine bildirim ulaşan işveren, bildirimin ulaştığını yazılı olarak bildirimde bulunan kişi veya kişilere gecikmeksizin ve yazılı olarak bildirir (SMK m. 114/1). Çalışan tarafından gerçekleştirilen bildirimde teknik problem, çözümü ve hizmet buluşunun nasıl gerçekleştirilmiş olduğu gerekirse görsel verilerle de desteklenerek işverene sunulmalıdır (SMK m. 114/2). İşveren, bildirimin kendisine ulaştığı tarihten itibaren dört ay içerisinde, yukarıda kapsam ve unsurları belirtilen çalışan buluşu üzerinde tam veya kısmi hak talep edebilir. İşverenin, çalışan buluşu üzerinde tam hak talep etmesi ile birlikte buluş üzerindeki tüm haklar bildirimin çalışana ulaştığı tarihten itibaren işverene geçer. Öte yandan işverenin çalışan buluşu üzerinde kısmi hak talep etmesi durumunda buluş serbest buluş niteliği kazanır. Serbest buluşa ilişkin hükümler aşağıda incelenmiştir.
Çalışanın hizmet buluşu gerçekleştirdiğine ilişkin bildirimi akabinde tam hak talebinde bulunan işverenin, söz konusu buluş için patent başvurusunda bulunması gerekmektedir (SMK m. 116/1). İşveren bu yükümlülüğünü yerine getirmezse, çalışanın söz konusu buluşun hukuki koruma altına alınabilmesi için patent başvurusunda bulunulmasını isteme hakkı vardır8. Eğer işveren, çalışanın belirleyeceği süre içinde başvuruyu yapmazsa, buluş serbest buluş niteliği kazanır (SMK m. 116/4).
B. Serbest Buluş
1. Tanım
Serbest buluş, SMK’nın 113. maddesinde ve Yönetmelik’in 4. fıkrasının (ğ) bendinde, hizmet buluşu tanımının dışında kalan buluş olarak tanımlanmıştır. Benzer şekilde doktrinde de serbest buluş, hizmet buluşu kapsamına girmeyen bütün çalışan buluşlarını kapsayacak şekilde ifade edilmiştir9. Her ne kadar serbest buluş da çalışan ve işveren arasındaki iş ilişkisi sürecinde söz konusu olan bir buluş olsa da10, anılan buluşun serbest buluş olması, çalışanın iş görme ifasından kaynaklanmadığı gibi işletmenin imkânlarından esaslı şekilde faydalanılmasının söz konusu olmaması dolayısıyladır. Bu şekilde ortaya çıkan buluş, serbest doğan buluş olarak isimlendirilmektedir11. Ayrıca hizmet buluşu sınıfına giren bir buluşun, bazı durumlarda serbest buluş niteliğini kazanması da mümkündür. Buna göre işveren tarafından hizmet buluşuna ilişkin bildirim sürelerine uyulmadığı veya bildirim süresi içerisinde hizmet buluşu üzerinde hak talebinde bulunulmayacağı bildirildiği takdirde hizmet buluşu serbest buluş niteliği kazanır. Keza işverenin hizmet buluşu üzerinde kısmi hak talep etmesi durumunda da buluş, serbest buluş niteliği kazanır. Benzer şekilde işveren, hizmet buluşu için tam hak talebinde bulunmasına rağmen, söz konusu buluş için patent başvurusunda bulunmaz ve çalışanın belirleyeceği süre içinde de başvuruyu gerçekleştirmezse buluş, serbest buluş niteliğini kazanır. Bu tarz serbest buluşa ise, serbest kalan buluş denilmektedir.
Belirtmek gerekir ki, hizmet buluşu ile serbest buluş arasındaki sınırı tayin etmek her zaman kolay değildir. Zira iki tür arasındaki temel ayrım, buluşun çalışanın iş görme borcundan kaynaklanması veya büyük ölçüde işletme deneyim ve çalışmalarına dayanmasıdır12. Ancak çalışan tarafından gerçekleştirilen buluşun, işletme deneyimine dayanıp dayanmadığı hususunu tespit her somut uyuşmazlıkta farklılık arz edebilecektir.
2. Çalışanın Serbest Buluş Üzerindeki Hak ve Yükümlülükleri
Serbest buluş, çalışan tarafından iş görme borcundan ve işletmenin imkânlarından esas itibariyle bağımsız olarak yapılan bir buluşu ifade etmektedir13. Bu kapsamda serbest buluş üzerindeki tüm haklar çalışana ait olup bu haklar kapsamında çalışan, serbest buluşunu kullanarak üretim yapma, başkalarına lisans verme, kısmen veya tamamen devretme imkânını hazidir14. Ancak her ne kadar serbest buluş, iş ilişkisinden veya işletmenin sağladığı imkânlardan bağımsız olarak yapılsa da, serbest buluş durumunda çalışanın işverene karşı hiçbir yükümlülüğü olmadığını söylemek mümkün değildir. Bu kapsamda aşağıda kısaca çalışanın serbest buluş yapması halinde doğacak hak ve yükümlülükleri açıklanmıştır. Belirtmek gerekir ki çalışanın, buluşu üzerindeki en önemli hakkı olan bedel talep hakkı ayrı bir başlık olarak ele alınacağından bu başlık altında çalışanın bu hakkına değinilmemiştir.
a. Bildirim Yükümlülüğü
Çalışan, hizmet buluşunda olduğu gibi herhangi bir serbest buluş gerçekleştirdiğinde de bu buluşu işverene bildirmekle yükümlüdür. Nitekim SMK’nın 119. maddesinin 1. fıkrasında, çalışanın iş ilişkisi içerisindeyken bir serbest buluş gerçekleştirdiği durumda, buluş ve buluşun gerçekleştirilme şekli hakkında da bilgi içerecek şekilde işverene bildirimde bulunma yükümlülüğü vardır. İşverenin, söz konusu bildirimin kendisine ulaşma tarihinden itibaren üç ay içerisinde yazılı olarak itirazını ileri sürmesi mümkündür. Ancak Kanun’da, serbest buluşa ilişkin çalışanın bildirim yükümlülüğünün iki istisnası düzenlenmiştir. Buna göre, serbest buluşun işverenin faaliyet alanı içinde değerlendirilebilir olmadığı açıksa, çalışanın bildirim yükümlülüğü yoktur. Benzer şekilde çalışanın, serbest buluş niteliği kazanan hizmet buluşu (serbest kalan buluş) konusunda da işverene bildirimde bulunma yükümlülüğü yoktur.
b. Çalışanın Teklif Etme Yükümlülüğü
Çalışanın sadakat yükümlülüğünün bir sonucu olarak, çalışan tarafından işletmenin faaliyet alanına giren bir konuda serbest buluş gerçekleştirmesi durumunda öncelikle bu buluşu kullandırmayı işverenine teklif etmesi gerekmektedir15. Nitekim bu husus, SMK’nın 119/4. maddesinde düzenlenmiştir. Ancak bu durumda dahi işverene yapılacak teklif, serbest buluş üzerinde tam hak sağlamak olmayıp uygun şartlar altında işverene yararlanma hakkı sağlanmasını amaçlar.
c. Buluşun Tamamen Devralınması veya Serbest Bırakılmasını Talep Hakkı
Çeşitli gerekçelerle işveren, çalışan tarafından gerçekleştirilen buluş üzerinde tam hak yerine kısmi hak talep edebilir. Her ne kadar işverenin kısmi hak talep etmesi mümkün ise de, gerek SMK’nın 115/3. maddesi gerekse Yönetmelik’in 8/3. maddesi uyarınca, işveren tarafından buluşun kısmi hak ile kullanılması durumunda çalışanın buluşunu değerlendirmesi önemli ölçüde güçleşiyorsa çalışan, buluşa ilişkin hakkın tamamen devralınmasını veya kısmi hakka dayanan hakkın kullanılmasından vazgeçilmesini talep etme hakkına sahiptir. Çalışanın bu istemine ilişkin işveren tarafından bildirimin ulaşma tarihinden itibaren cevap verilmediği takdirde, işverenin buluş üzerindeki kısmi hakkı sona erer.
III. Hizmet Buluşunda Çalışanın Bedel Hakkı
Hizmet buluşu ve çalışanın hakları pek çok hukuk düzeninde farklı şekillerde de olsa düzenleme altına alınmıştır. Konuyu daha iyi anlayabilmek için mukayeseli hukukta hizmet buluşu üzerinde çalışanın bedel hakkını inceleyip daha sonra Türk hukukundaki düzenlemeyi ele almak isabetli olacaktır.
A. Mukayeseli Hukukta Çalışanın Hizmet Buluşu Üzerindeki Bedel Hakkı
Çalışanın hizmet buluşu üzerinden bedele hak kazanması meselesi mukayeseli hukukta oldukça tartışmalıdır. Özellikle hizmet buluşlarından dolayı çalışanlara yüksek meblağlar ödenmesi yönündeki mahkeme kararlarının gittikçe artması, işletmelerin kendi bünyelerinde buluş gerçekleştirmeleri konusunda çekimser kalmalarına sebebiyet vermektedir. Misal olarak bir ilaç buluşu gerçekleştiren çalışan için bir Fransız Mahkemesi tarafından yaklaşık 830,000 Amerikan Doları bedele hükmedilmiş, 2004 yılında Tokyo Yüksek Mahkemesi tarafından ise aspartam içeren yapay tatlandırıcılarla ilgili bir buluşu dolayısıyla çalışan lehine yaklaşık 1.45 milyon Amerikan Doları bedele hükmedilmiştir16. Çalışanın hizmet buluşu için bu derece fahiş meblağlara hükmedilmesi, işletmeler açısından sıkıntı teşkil edebilmektedir. Öte yandan Birleşik Krallık gibi bazı ülkelerin uygulamasında ise çalışana buluş bedeli neredeyse hiç verilmemekte, verilen bedel ise çalışanın bir maaşını geçmeyecek niteliktedir. Nitekim 1977 tarihli Birleşik Krallık Patent Kanunu’nun 39/(1). maddesi gereğince çalışan, gerçekleştirdiği hizmet buluşunun ancak işverene “sıra dışı bir kâr/outstanding benefit” kazandırması durumunda buluş için bir bedel almaya hak kazanır. Bu durum ise, çalışanların emeklerinin karşılıklarını tam elde edememeleri sebebiyle eleştirilmektedir. Hâlihazırda çalışanın, hizmet buluşu üzerindeki bedel hakkına yönelik hem işveren/işletme hem de çalışan açısından adalet ve hakkaniyeti sağlayabilecek bir uygulamanın olduğunu söylemek mümkün değildir.
Mukayeseli hukuk kapsamında çalışanın hizmet buluşuna yönelik bedel hakkına ilişkin Alman hukukunun da değerlendirilmesi gerekmektedir. Buna göre Alman uygulamasında çalışanın bedel hakkını belirleyen iki temel kriter mevcuttur; buluşun değeri ve katkı payı (zira buluş bir serbest buluş olmayıp çalışan buluşu olduğundan çalışanın buluştaki katkısı önem arz etmektedir)17. Çalışanın işyerindeki görev ve pozisyonu da belirlenen miktarda gerçekleştirilecek indirimler açısından önemlidir. Mesela araştırma pozisyonunda olan bir çalışanın buluş bedelinde yapılacak indirim, sıradan bir çalışanın buluş bedelinde yapılacak indirimden fazladır18. Çünkü burada işverenin, hangi amaçlarla çalışana hangi imkânları sağladığı ve onu hangi pozisyonda çalıştırdığı, bir diğer ifadeyle çalışanın iş tanımı önem arz etmektedir.
Almanya’da buluş bedeli olarak birkaç yüz ile birkaç bin Euro arasında değişen miktarlarda buluş bedeline hükmedilebilmektedir. Ancak özellikle ilaç sektöründe bir milyon eurodan fazla bedellere hükmedilmesi de oldukça sık görülmektedir19.
Belirtmek gerekir ki çalışan buluşlarına ilişkin Türk mevzuatının kaynak ve menşei, Alman uygulamasıdır20. Çalışan buluşunun hizmet buluşu ve serbest buluş olarak ikiye ayrılması; hizmet buluşu kriterleri olarak iş akdi ilişkisi çerçevesinde gerçekleştirilen veya büyük oranda işyerinin deneyim ve imkânlarından faydalanılarak yapılan buluşlar, Alman uygulaması kapsamında da hizmet buluşu olarak değerlendirilmektedir21. Alman uygulamasına göre işveren, çalışanın hizmet buluşunu kullanmaya karar vermesinin akabinde, çalışana “makul” bir bedel ödemekle yükümlüdür. Ödemenin şekli ve miktarı taraflarca yapılacak bir anlaşma ile belirlenir. Eğer böyle bir anlaşma yapılmazsa, işveren hizmet buluşuna ilişkin bir miktar belirleyerek bunu çalışana teklif etmelidir. Tarafların anlaşamaması durumunda, kararı bağlayıcı olmayacak şekilde hakeme başvurmaları gerekir22. Hakem kararı üzerinde de anlaşamazlarsa, uyuşmazlık Mahkeme önüne taşınabilecektir.
Hizmet buluşundan dolayı çalışanın hak kazanacağı bedele ilişkin, Alman Ekonomi ve Çalışma Bakanlığı tarafından yayınlanan Kılavuz’da, buluşun değeri ve çalışanın katkısı kriterlerine göre hesaplanacak tazminat, bedel olarak çalışana teslim edilir. Hali hazırdaki Türkiye uygulaması açısından da aynı kriterlerin esas alındığını söylememiz mümkündür.
Ancak Almanya’da, mevcut uygulamanın özellikle işverenler açısından ciddi bir külfet oluşturması sebebiyle yeni bir düzenlemenin getirilmesi gündemdedir. Bu düzenlemeye göre hizmet buluşunu kabul eden işverenin ilk aşamada 750 Euro ödeme yapması gerekmektedir. Bu aşamadan sonra işverenin, çalışanın buluşu için patent başvurusunda bulunma zorunluluğu yoktur. İkinci ödeme ise buluşun işveren tarafından 31/2 yıl boyunca fiilen kullanılmasının akabinde 2000 Euro olarak yapılmalıdır. Eğer söz konusu buluşun 81/2 yıl boyunca gerçekleştirilen kullanımından çok yüksek kâr elde edilmişse, üçüncü ödeme olarak çalışana 5,000 ila 60,000 arasında ve hatta somut olaya göre daha fazla bir ödeme yapılır. Her ne kadar bu sistem henüz yürürlüğe girmiş olmasa da, işverenler açısından öngörülebilirliği sağlaması açısından önem arz etmektedir. Özellikle belirli bir alanda ar-ge çalışması yapmak için harcanacak zaman ve para ile ödenecek bedeller arasında bir denge kurularak şirketler açısından daha öngörülebilir bir sistem ortaya konulmuş olacaktır23.
B. Türk Hukukunda Çalışanın Hizmet Buluşu Üzerindeki Bedel Hakkı
Yukarıda da belirtildiği üzere, SMK’nın 115. maddesinin 11. fıkrasında yer alan atıf uyarınca, çalışan buluşuna ilişkin bedel tarifesi ve tahkim usulünü öngören Yönetmelik, 29 Eylül 2017 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Belirtmek gerekir ki bedel isteme hakkı, hem tam hak talep edilen hem de kısmi hak talep edilen çalışan buluşları için öngörüldüğünden, çalışana ödenmek üzere tespit edilecek bedel, hem hizmet buluşu hem de serbest buluş için geçerlidir. Her ne kadar Yönetmelik’in “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, “hizmet buluşu sahibi olan çalışanlara işverenlerce ödenecek bedelin tespiti” ifadesi kullanılsa da, 6769 sayılı SMK’nın yukarıda izah edilen maddeleri gereğince işverenin kısmi hak talebinde bulunması durumunda söz konusu buluşun serbest buluş sayılacağı düzenlemesi dolayısıyla Yönetmelik’te yer alan bedel tarifesini hizmet buluşuna münhasır görmek isabetli değildir.
1. İşverenin Tam Hak Talebi Durumunda Çalışanın Bedel Hakkı
Hizmet buluşunda çalışanın en temel hakkı kendisine makul bir bedelin ödenmesini istemektir. Hem SMK’da hem de Yönetmelik’te hizmet buluş bedeline ilişkin düzenlemeler yer almaktadır. SMK’nın 115. maddesinin 6. fıkrasında, hizmet buluşu karşılığı çalışana makul bir ücret ödeneceği belirtilmiştir. Aynı maddenin 7. fıkrasında ise bedelin hesaplanmasında hizmet buluşunun ekonomik olarak değerlendirilebilirliği, çalışanın işletmedeki görevi ve işletmenin buluşun gerçekleştirilmesindeki payının da dikkate alınacağı belirtilmektedir.
Yönetmeliğin 7. maddesinde, buluşundan dolayı çalışa-na bedel ödenmesinin yanı sıra bir teşvik ödülü verileceği düzenlenmektedir. Teşvik ödülü Yönetmelik’in 4. maddesinde, “işverenin tam hak sahipliği talep etmesi durumunda, çalışana buluşu hakkında yapılacak başvuru karşılığında verilen meblağ” olarak tanımlanmaktadır. Teşvik ödülü, net asgari ücret miktarından az olamaz. Bir diğer ifadeyle çalışana yapılacak teşvik ödülü için bir alt sınır belirlenmiş olmakla birlikte herhangi bir üst sınır konulmuş değildir. Yönetmelik’te düzenlenen teşvik ödülü, hizmet buluşundan dolayı çalışana ödenmesi gereken bedelden farklıdır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki bir hizmet buluşu söz konusu olduğunda, bedele ilişkin taraflar arasında anlaşma yapılması mümkündür. Nitekim Yönetmelik’in 11. maddesinde açık bir şekilde, bedel ve ödeme şeklinin işverenin, hizmet buluşuna ilişkin tam veya kısmi hak talebinde bulunmasını takiben işveren ile çalışan arasında imzalanan sözleşme veya benzeri bir hukuk ilişkisi hükümlerince belirlenebileceği hükme bağlanmıştır. Ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı takdirde hizmet buluş bedeli, Kanun’da ve Yönetmelik’te belirtilen kriterler çerçevesinde Yönetmelik’in 10. maddesinde yer alan hesaplama yöntemine göre tespit edilecektir. Buna göre bedelin miktarı, buluştan elde edilen kazanç ile 20. maddenin birinci fıkrasına göre buluşun ait olduğu gruplar esas alınarak 21. maddenin üçüncü fıkrasındaki tabloda verilen katsayılar çarpılarak bulunur. Bu hesaplama yöntemine göre buluş bedelinin belirlenmesi için öncelikle işletmenin buluşu kullanmak suretiyle elde ettiği kazancın tespit edilmesi,24 akabinde buluşun hangi gruba girdiğinin belirlenmesi gerekmektedir. Çalışana hakkaniyetli bir ödeme yapılmasını sağlamak için hizmet buluşuna ilişkin çalışanlar belirli gruplara ayrılmıştır. Böylece iş görme edimi ar-ge olan bir çalışan ile iş görme edimi olmadığı halde kendiliğinden bir görev üstlenerek buluş gerçekleştiren çalışanın hak kazanacağı bedel arasında isabetli olarak farklılık oluşturulmuştur. Bu kapsamda Yönetmelik’in 20. maddesine göre hizmet buluşu, buluş sahibi çalışanın işletmedeki görevi, işletmenin hizmet buluşunun gerçekleştirilmesindeki katkısı ve çalışanın hizmet buluşunu gerçekleştirdiği duruma göre üç gruba ayrılır;
1. Grup: İşletmedeki görev alanına doğrudan girmeyen konularda çalışanın kendi kendine üstlendiği bir görev vesilesiyle ve buluşun gerçekleştirilmesine işletmenin katkısının olmadığı durumda gerçekleştirilen buluşlar.
2. Grup: İşletmedeki görevlendirmenin doğrudan neden olmadığı ancak işletme tarafından tespit edilen ihtiyacın giderilmesi veya sorunların çözümü için gerçekleştirilen veya buluşun gerçekleştirilmesine işletmenin katkısının olduğu buluşlar.
3. Grup: İşletmede verilen görevlendirmenin doğrudan neden olduğu ve buluşun gerçekleştirilmesine işletmenin tam katkısının olduğu durumda gerçekleştirilen buluşlar.
Buluşun hangi gruba ait olduğu tespit edildikten sonra aşağıdaki tabloda yer alan katsayı oranları ile çarpılarak hizmet buluş bedeli tespit edilir;
Ancak tespit edilen bedelin, asgari ücretin 150.000 katını aşması durumunda, işverenin aşan kısmı ödeme yükümlülüğü yoktur. Belirtmek gerekir ki işverenin bu bedeli ödeme yükümlülüğü, patent süresi boyunca devam etmektedir25.
Örnek teşkil etmesi bakımından Yönetmelik’te bu hesabın nasıl yapılacağı da gösterilmiştir. Buna göre iş makineleri üreten bir işletmede satış fiyatı 1000 TL olan bir ürün için buluşun, ürünün satış fiyatına katkısının 10 TL olduğunu ve buluşu içeren ürünlerden 1 milyon adet satışın gerçekleştiğini varsayalım. Buluştan elde edilen kazancın hesaplanmasında; ürünün satış fiyatı olan 1000 TL yerine buluşun, ürünün satış fiyatına katkısı olan 10 TL ile satılan ürün adedi çarpılarak (10 TL X 1 milyon adet) bulunan miktar esas alınır. Buluş konusu ürünün satışından elde edilen kazanç, 10 milyon TL olarak hesaplanır.
İş makineleri üreten bir işletmede araştırma ve geliştirme bölümünde çalışan bir mühendisin işveren tarafından verilen talimatlar doğrultusunda bir buluş gerçekleştirdiği durumda, net asgari ücretin 1.400 TL olduğu yıl için, buluştan elde edilen kazancın 10 milyon TL olması halinde, çalışana ödenecek bedel aşağıdaki şekilde hesaplanır:
a) Öncelikli olarak hizmet buluşunun ait olduğu grup verilen örnek için üçüncü grup olarak belirlenir.
b) Daha sonra buluştan elde edilen kazancın net asgari ücretin miktarının
• 1.000 katına kadar olan 1.400.000 TL’ye kadarki bölümü için; 0,0020
• 1.000 katı ile 5.000 katı arasındaki 5.600.000 TL’lik bölüm için; 0,0015
• 5.000 katı ile 10.000 katı arasındaki 3.000.000 TL’lik bölüm için; 0,0012 katsayıları belirlenecektir. Bu katsayılar kullanılarak hesaplanan ödenecek bedel aşağıdaki gibidir.
• 1.400.000TL’lik kazancın 0,0020 katı: 2.800 TL
• 5.600.000TL’lik kazancın 0,0015 katı: 8.400 TL
• 3.000.000TL’lik kazancın 0,0012 katı: 3.600 TL
TOPLAM: 14.800 TL’dir.
Yönetmelik’in yayınlanması ile yürürlüğe giren bu hesaplama metodu, hizmet buluşu durumunda taraflar arasında denge kurmayı amaçlamaktadır. Özellikle çalışana ödenecek bedelin öngörülebilir olmasını sağlayan bu düzenlemenin işletmeler/işverenler açısından önem taşıdığı muhakkaktır. Ancak Yönetmelik’in daha yeni yürürlüğe girmesi hasebiyle hizmet buluş bedeline ilişkin uygulamanın nasıl gelişeceği zamanla görülecektir.
2. İşverenin Kısmi Hak Talebi Durumunda Çalışanın Bedel Hakkı
Yönetmelik’in 8. maddesi, 6769 sayılı SMK ile paralel bir düzenlemeye yer vermek suretiyle işverenin, çalışanın hizmet buluşu üzerinde kısmi hak talep etmesi durumunda buluşun serbest buluş niteliği kazanacağını, ancak talep edilen kısmi hakla orantılı olarak çalışanın bedel isteme hakkının doğacağı belirtilmiştir. İşverenin, çalışanın hizmet buluşu üzerinde kısmi hak talep etmesi durumunda, inhisari olmayan bir kullanım hakkı söz konusu olur26. Bir başka ifadeyle kısmi hak ile birlikte hizmet buluşu serbest buluş niteliği kazansa da, işverenin çalışana uygun bir bedel verme karşılığında bu buluşu kullanma hakkı sona ermez. İşverenin kullanım hakkı 6769 sayılı SMK’ya dayandığından çalışan tarafından bu hakkın sınırlandırılması ve kaldırılması mümkün değildir27.
Yönetmelik’in 11. maddesi gereğince işverenin, çalışanın hizmet buluşu üzerinde kısmi hak talep etmesi durumunda, hak talebinde bulunmasını takiben işveren ile çalışan arasında imzalanan sözleşme veya benzeri bir hukuk ilişkisi çerçevesinde buluşun kullanımına ilişkin bedel ve ödeme tarifesi belirlenmelidir. Bedelin hesaplanması için Yönetmelik’te öngörülen ve yukarıda izah edilen yöntem kullanılacak olmakla birlikte, işveren tarafından kısmi hakka dayalı kullanım talep edildiğindenasıl bir hesaplama yapılacağı belirtilmemiştir. Bir diğer ifadeyle işveren tarafından hizmet buluşu üzerinde tam hak talep edildiğinde yapılacak hesaplamanın, işveren tarafından kısmi hakka dayalı kullanım talep edildiğinde nasıl yapılacağı muğlaktır. Doktrinde, hizmet buluşu üzerinde kısmi hak talep edilmesi durumunda üst limitin, inhisari olmayan lisansta ödenecek bedel olduğu vurgulanmaktadır28. Yine de Yönetmelik hükümleri kapsamında işverenin hizmet buluşu üzerinde kısmi hak talep etmesi durumunda çalışanın talep edeceği bedel miktarının belirsiz olduğu görülmektedir.
IV. Sonuç
Teknolojik gelişme ve bilimin ilerlemesi ile birlikte bilimin bilinen durumuna katkı sunabilecek her buluş daha fazla değer kazanmıştır. Ancak oldukça komplike bir yapı arz eden teknoloji dünyasında gerçekleştirilen buluşlar, çoğu zaman bir işletmenin faaliyeti kapsamında gerçekleşmektedir. Bu durum ise, söz konusu buluş üzerinden işletme kâr ederken buluşun gerçek sahibi çalışanın faydalanamaması durumunu karşımıza çıkarabilir. Tüm gelişmiş ülkelerde mevcut çalışan buluşlarına ilişkin düzenlemelerle bu sorunun önünde geçilmesi amaçlanmaktadır. Daha önce mevcut düzenlemelerde olduğu gibi 10 Ocak 2017’de yürürlüğe giren SMK kapsamında da çalışan buluşlarına ilişkin hükümlere yer verilmiştir. Buna göre çalışan buluşları hizmet buluşu ve serbest buluş olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Her iki buluş türü açısından da karşılaşılabilecek en temel problem çalışanın bedel hakkının nasıl belirleneceğidir. Serbest buluş açısından çok tartışma olmamakla beraber, modern hukukun oldukça tartışmalı konularından olan hizmet buluşu dolayısıyla çalışanın bedel hakkı meselesi, ülkelerin hukuk düzenlerinde muhtelif şekillerde çözülebilmektedir. Türkiye uygulaması ise 29 Eylül 2017 tarihinde yürürlüğe giren Yönetmelik ile çalışan buluşlarına ilişkin bir hesaplama yöntemi getirmektedir. Belirtmek gerekir ki böyle bir hesaplama yönteminin getirilmesi, işletmeler açısından ticari öngörülebilirlik sağlaması hasebiyle isabetlidir. Ancak Yönetmelik hükümlerinin nasıl bir uygulama getireceği zamanla görülecektir. Bu çalışmamızda, kısaca çalışan buluşu meselesi ele alınarak çalışanın bedel hakkı üzerine yoğunlaşılmıştır. Konuyla ilgili Türk uygulaması geliştikçe bu alanda daha kapsamlı çalışmalar yapılarak çalışanın bedel hakkına tecavüz etmeyen ve aynı zamanda işletmeleri/işverenleri, buluş ve ar-ge çalışmalarından uzaklaşmaya sevk etmeyen hakkaniyetli bir sistemin oluşması sağlanabilecektir.
KAYNAKÇA
Eda Çataklar, “Sınai Mülkiyet Kanunu ile Çalışanların Tasarımları ve Buluşları Üzerindeki Hak Sahipliği Sisteminde Yapılan Değişiklikler”, Sınai Mülkiyet Kanunu Sempozyumu, Ed. Feyzan Hayal Şehirali Çelik, Ankara 2017.
Servi Bayraktar, İşçi Buluşları, Yüksek Lisans Tezi, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim Dalı İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Bilim Dalı, Ankara, 2013.
Talat Canbolat, İşçi Buluşları, İstanbul 2007 .
İlhami Güneş, “Türk Patent Hukuku Uygulamasında İşçi (Hizmet) Buluşları, Serbest Buluş Kavramı ve Karşılaştırmalı Hukuk”, Ankara Barosu Dergisi, http://www.ankarabarosu.org.tr/siteler/ankarabarosu/frmmakale/2010-2/2.pdf (Erişim Tarihi: 13.11.2017).
Turgut Öz, “Türk Patent Hukukunda Çalışanların Buluşları”, Prof. Dr. M. İlhan Ulusan’a Armağan, Cilt III, Ankara 2016.
Erdem Özdemir, Çalışan Buluşlarında Ne Değişti: Soru ve Cevaplarla Bedel Ödeme Zorunluluğu, 02.10.2017, https://tr.linkedin.com/pulse/çalışan-buluşlarında-nedeğişti-soru-ve-cevaplarla-bedel-özdemir (Erişim Tarihi: 03.01.2018).
Jürgen Meier, Thure Schubert, Hans-Rainer Jaenichen, “Employee’s Invention Remuneration – Money (f)or Nothing?”, Vossius Avukatlık Ortaklığı, http://www.vossiusandpartner.com/pdf/pdf_58.pdf (Erişim Tarihi: 20.12.2017).
Tahir Saraç, “Çalışanlar Tarafından Gerçekleştirilen Buluşlarda Patent Kime Verilecektir”, Süleyman Demirel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, C. IX, Isparta 2004, S. 2.
DİPNOT
1 Turgut Öz, “Türk Patent Hukukunda Çalışanların Buluşları”, Prof. Dr. M. İlhan Ulusan’a Armağan, Cilt III, Ankara 2016, s.590.
2 SMK’nın 2. maddesinin (d) bendi gereğince çalışan kavramı, “özel hukuk sözleşmesi veya benzeri bir hukuki ilişki gereğince, başkasının hizmetinde olan ve bu hizmet ilişkisini işverenin gösterdiği belli bir işle ilgili olarak kişisel bir bağımlılık içinde ona karşı yerine getirmekle yükümlü olan kişiler ile kamu görevlilerini” ifade etmektedir. Ayrıca Kanun’un 113. maddesinin 3. fıkrasında; “Öğrenciler ve ücretsiz olarak belirli bir süreye bağlı olmaksızın hizmet gören stajyerler hakkında çalışanlara ilişkin hükümler uygulanır” hükmü yer almaktadır.
3 İlhami Güneş, “Türk Patent Hukuku Uygulamasında İşçi (Hizmet) Buluşları, Serbest Buluş Kavramı ve Karşılaştırmalı Hukuk”, Ankara Barosu Dergisi, s. 15, http://www.ankarabarosu.org.tr/siteler/ ankarabarosu/frmmakale/2010-2/2.pdf (Erişim Tarihi: 13.11.2017).
4 Servi Bayraktar, İşçi Buluşları, Yüksek Lisans Tezi, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara 2013, s. 75.
5 Bayraktar, s. 79.
6 Öz, s. 594.
7 Hizmet buluşu durumunda çalışanın en önemli hakkı bedel isteme hakkıdır. Çalışanın bu hakkı, aşağıda ayrı bir başlık altında, detaylı olarak izah edilmektedir.
8 Tahir Saraç, “Çalışanlar Tarafından Gerçekleştirilen Buluşlarda Patent Kime Verilecektir”, Süleyman Demirel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi C. IX, Isparta 2004, S. 2, s. 259.
9 Öz, s. 593.
10 Bayraktar, s. 83.
11 Talat Canbolat, İşçi Buluşları, İstanbul 2007, s. 241.
12 Canbolat, s. 241.
13 Saraç, s. 273.
14 Canbolat, s. 229.
15 Canbolat, s. 257.
16 Jürgen Meier/Thure Schubert/Hans-Rainer Jaenichen, “Employee’s Invention Remuneration – Money (f)or Nothing”, Vossius Avukatlık Ortaklığı, http://www.vossiusandpartner.com/pdf/pdf_58.pdf (Erişim Tarihi: 20.12.2017).
17 Meier/Schubert/Jaenichen, s. 7.
18 Meier/Schubert/Jaenichen, s. 8.
19 Meier/Schubert/Jaenichen, s. 8.
20 Eda Çataklar, “Sınai Mülkiyet Kanunu ile Çalışanların Tasarımları ve Buluşları Üzerindeki Hak Sahipliği Sisteminde Yapılan Değişiklikler”, Sınai Mülkiyet Kanunu Sempozyumu, Ed. Feyzan Hayal Şehirali Çelik Ankara 2017, s. 420.
21 Çataklar, s. 425.
22 Meier/Schubert/Jaenichen, s. 7.
23 Meier/Schubert/Jaenichen, s. 9.
24 Erdem Özdemir, Çalışan Buluşlarında Ne Değişti: Soru ve Cevaplarla Bedel Ödeme Zorunluluğu, 02.10.2017, https://tr.linkedin.com/pulse/çalışanbuluşlarında-ne-değişti-soru-ve-cevaplarla-bedelözdemir (Erişim Tarihi: 03.01.2018).
25 Yönetmelik’in 23. maddesinin 1. fıkrası; “Bedelin hesaplanmasında esas alınan süre, kural olarak patent hakkının sona ermesiyle son bulur” şeklindeki hükmü havidir.
26 Güneş, s. 15-16.
27 Saraç, s. 272.
28 Canbolat, s. 237.








