ÖZET
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK” veya “Kanun”) ile Yargıtay içtihatlarına uygun olarak, anonim şirketlerde önemli miktarda varlığın toptan satışı, Kanun’un 408. maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendi uyarınca genel kurulun devredilemez görev ve yetkileri arasına dâhil edilmiştir. İşbu makalede, halka kapalı anonim ortaklıkların başka şirketlerde sahip olduğu payların devrinin TTK’nın 408. maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendi kapsamında kabul edilip edilemeyeceği tartışılmaktadır. Bu doğrultuda, ilk olarak önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı kararlarının niteliği TTK kapsamında genel olarak açıklanacak olup; ardından “şirket varlığı”, “önemli miktar” ve “toptan satış” kavramları ve bu alandaki düzenleme eksikliklerinin uygulamada yol açabileceği sorunlar üzerinde durulacaktır. Son olarak ise, anonim ortaklıkların başka şirketlerde sahip olduğu payların devrinin, TTK’nın 408. maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendi kapsamına dâhil edilip edilemeyeceği hususu tartışılacaktır.
1. GİRİŞ
Anonim şirketlerde bulunması zorunlu olan organlardan biri olan genel kurul, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (“TTK” veya “Kanun”) 407. ve devamı maddeleri uyarınca; pay sahiplerinin bir araya gelerek, şirketin önemli nitelikteki kararlarını alan organıdır. Genel kurul kararları, hukuki sonuç doğuran birer irade beyanı olması nedeniyle, hukuki işlem niteliğindedir. Genel kurul kararlarının bu niteliği, genel olarak Türk-İsviçre ve Alman hukuklarında egemen görüş olarak kabul edilmektedir2.
Genel kurul, Kanun’da ve esas sözleşmede açıkça öngörülen hallerde karar alır. Bu kapsamda, genel kurulun devredilemez birtakım yetkileri mevcuttur. Devredilemez nitelikteki yetkilerine ilişkin konularda genel kurul, bizzat karar vermek zorundadır. TTK’nın 408. maddesinin ikinci fıkrası hükmünde, genel kurulun devredilemez nitelikteki yetkileri açıkça sayılmıştır. Belirtilen yetkilerden bir tanesi de, TTK’nın 408. maddesinin ikinci fıkrasının (f ) bendinde yer alan “Önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı”dır.
2. TTK KAPSAMINDA ÖNEMLİ MİKTARDA ŞİRKET VARLIĞININ TOPTAN SATIŞINA İLİŞKİN GENEL KURUL KARARININ NİTELİĞİ
Genel kurulun devredilemez yetkilerinin düzenlendiği TTK’nın 408. maddesinin ikinci fıkrası emredici bir hüküm olup, bu hükme aykırı işlemler TTK’nın 391. maddesinin (d) bendi uyarınca batıldır. Bu nedenle, yönetim kurulunun “diğer organların devredilemez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin” kararları da batıl olacaktır. TTK’nın 408. maddesinin ikinci fıkrasının (f ) bendi tahtında kullanılan “önemli miktar”, “şirket varlığı” ve “toptan satış” gibi kavramların söz konusu hüküm-de açıklanmamış olması nedeniyle, uygulamada bu kavramların nitelendirilmesine ilişkin sorunlar meydana gelebilecektir. Bu kapsamda, TTK’nın 408. maddesinde bahsi geçen kavramlar aşağıda ayrı ayrı ele alınmıştır.
3. ŞİRKET VARLIĞI KAVRAMI
TTK’nın 408. maddesinin ikinci fıkrasının (f ) bendinde geçen “şirket varlığı” kavramından ne anlaşılması gerektiği tartışmalıdır. Bu tartışmanın kaynaklandığı nokta ise, anonim şirketlerin tasfiyesine ilişkin üst başlığın altında düzenlenen TTK’nın 538. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “önemli miktarda aktiflerin toptan satılabilmesi için genel kurul kararı gereklidir.” şeklindeki ifadedir. TTK’nın 408. ve 538. maddesinde bahsedilen “aktif” ve “varlık” kavramları birbirinden farklı olmayıp aynı anlamda kullanılmaktadırlar3.
Doktrinde, “şirket varlığı” kavramının ne ifade ettiği hususunda birkaç farklı görüş bulunmaktadır. Domaniç’e göre aktif kavramı dar yorumlanmalıdır. Yazar, aktif kavramının içerisine, hemen tahsili mümkün olmayan, paraya çevrilebilen ve konusu para olmayan tüm alacakların ve bunların yanında menkul, gayrimenkul, pay senedi gibi çeşitli kalemlerin de dâhil olduğu düşünce-sindedir4. Tekinalp ise, aktif kavramına yalnızca duran varlıkları dâhil etmektedir5. Duran varlıklar kavramı ise belirli sürelerde nakde çevrilemeyen, başka bir deyişle değeri sürekli işletmede kalan malvarlığını ifade etmektedir. Bunlara örnek olarak taşınmazlar, tesis-makine ve cihazlar, taşıtlar, demirbaşlar gösterilebilir6. Kanaatimizce Tekinalp’in aktif varlık tanımının, TTK hükümleri ile daha uyumlu olacağı düşünülmektedir.
4. ÖNEMLİ MİKTAR KAVRAMI
Yukarıda da bahsedildiği üzere, TTK hükümleri uyarınca “önemli miktarın” belirlenmesi için bir ölçüt getirilmemiştir. Bu nedenle, uygulamada hangi miktarda şirket varlığının satışının “önemli miktar” olarak nitelendirileceği sorunu ortaya çıkacağından her bir şirket için ne kadar malvarlığının önemli sayılacağı hususunun tespit edilmesi önem arz etmektedir.
Bu ölçütün değerlendirilmesinde, hükmün yürürlüğe konma amacının göz önünde bulundurulması faydalı olacaktır. Zira kanun koyucu, şirketin önemli miktarda varlığının satılmasını genel kurulun onayına bağlayarak, pay sahiplerinin, şirketin kötü yönetimi dolayısıyla, faaliyet alanının ciddi anlamda küçülmesi veya faaliyetlerini yürütemez hale gelmesini engellemeye çalışmaktadır. Dolayısıyla, ancak şirketin faaliyetlerini eskisine kıyasla önemli ölçüde sınırlayan yahut şirketin işlem hacmini önemli ölçüde daraltan miktardaki malvarlığının satılması halinde, önemli miktarda malvarlığının satımından söz edilebilecektir. Altaş’a göre, sermaye piyasası hukukunda halka açık anonim şirketler uyarınca öngörülmüş olan düzenlemelerin benzerinin, halka açık olmayan anonim şirketler açısından da getirilmesi ve önemli miktar kavramının, satıma konu olan malvarlığının şirketin son finansal tablolarına oranı üzerinden belirlenmesi uygun olacaktır7. Teoman ise, bir hukuki mütalaasında8, bir anonim ortaklığın toplam cirosunun %84’üne karşılık gelen satışın temel bir işlem niteliğinde yani önemli miktarda bir satış olduğunu belirtmiştir.
Kanun koyucunun, “önemli miktar” kavramını tanımlamamış olmasıyla birlikte bu doğrultuda herhangi bir ölçüt yahut kıstas öngörmemiş olmasının, üçüncü kişilerin ve şirketin hukuki güvenliği açısından olumsuz sonuçlara yol açabileceği düşünülmektedir.
5. TOPTAN SATIŞ KAVRAMI
Toptan satış, varlıkların yahut aktiflerin tek seferde satılması anlamına gelmektedir. Toptan satış kavramının karşısında ise teker teker (peyderpey) satış kavramı yer almaktadır. Teker teker satışta, alıcının farklı kişiler olması zorunlu olmamakla birlikte; satışı yapan şirketin, teker teker satış yapmak suretiyle toptan satış ile yasaklanan sonuca ulaşması halinde, yönetim kurulunun yapmış olduğu işlemlerin toptan satışta olduğu gibi geçersiz sayılması söz konusu olabilecektir. Zira burada kanuna karşı hileli bir yola gitmek suretiyle, Kanun’un öngörmüş olduğu emredici nitelikteki bir hüküm aşılmaya çalışılmaktadır. Bu kapsamda anonim şirketin yönetim kurulunun gerçek iradesinin kanuna karşı hile yoluna gitmek yönünde olup olmadığının tespit edilmesi gerekecektir. Ancak, bahsi geçen kavrama ilişkin kesin ölçütler getirilemediğinden, her olayın kendi somut koşulları çerçevesinde değerlendirilmesi uygun olacaktır.
6. ÖNEMLİ MİKTARDA ŞİRKET VARLIĞININ TOPTAN SATIŞINDA GENEL KURUL TOPLANTI VE KARAR NİSAPLARI
Önemli miktarda şirket varlığının satışını genel kurulun devredilemez yetkileri arasında düzenleyen TTK’nın 408. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu yönde bir karar alınması için ağırlaştırılmış bir nisap öngörülmemiş olup genel kurulda ağırlaştırılmış toplantı ve karar nisapları, yalnızca TTK’nın 421. maddesinde belirtilen hallerde söz konusu olmaktadır. Ancak, anonim şirketlerin tasfiyesi başlığı altında düzenlenen TTK’nın 538. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, “Önemli miktarda aktiflerin toptan satılabilmesi için genel kurulun kararı gereklidir Bu karar hakkında 421. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları uygulanır.” hükmü dolayısıyla uygulamada birtakım tereddütler yaşanmaktadır. Oysa TTK’nın 538. maddesinin ikinci fıkrası tasfiye halindeki anonim şirketlere ilişkin bir düzenleme olduğundan, söz konusu hüküm tasfiye halinde olmayan anonim ortaklıklara uygulanmayacaktır. Bu nedenle, önemli miktarda şirket varlığının toptan satışının genel kurul tarafından karara bağlanması için, şirket esas sözleşmesi ile daha ağır bir nisap öngörülmediği takdirde, genel kurulun şirket sermayesinin en az %25’ini karşılayan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin katılımı ile toplanması ve toplantıda hazır bulunan oyların çoğunluğu ile karar alması yeterli olacaktır.
Ortaklığın varlığını devam ettirmesinde ve pay sahiplerinin menfaatlerinde özel ağırlığı olan kararların, ağırlaştırılmış bir nisapla alınması gerekmektedir9. Ağırlaştırılmış nisapların ortaklığın işleyişini yavaşlatacağı düşüncesi olsa dahi, ortaklığın önemli miktarda malvarlığının satışı sonucunda doğabilecek neticelerin ciddiyeti göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu kararların ağırlaştırılmış bir yetersayı ile alınmasının önemi anlaşılacaktır.
7. ÖNEMLİ MİKTARDA ŞİRKET VARLIĞININ TOPTAN SATIŞI VE PAY DEVRİNE ETKİLERİ
Bir anonim ortaklığın, pay sahibi olduğu başka bir şirketteki paylarını devretmesinin, önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği sorusu önem arz etmektedir. Öncelikle, bir anonim ortaklığın başka bir şirkette sahip olduğu paylarının, şirketin “aktifi” yahut “varlığı” kapsamında olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturulmalıdır. Anonim ortaklıkların başka şirketlerde sahip olduğu payların da “şirket varlığı” kapsamında olduğu kabul edildiğinden10, bir anonim ortaklığın başka bir şirketteki paylarının, işbu makalede yaptığımız açıklamalar doğrultusunda şirket varlığının önemli bir miktarını oluşturması halinde, söz konusu payların devri için genel kurul kararı alınması gerekliliği gündeme gelecektir. Devre konu şirket paylarının, şirket için önemli miktar teşkil edip etmediği hususunun, yukarıda yaptığımız açıklamalarımız doğrultusunda ve şirketin finansal tabloları incelenmek suretiyle tespit edilmelidir.
8. ÖNEMLİ MİKTARDA ŞİRKET VARLIĞININ TOPTAN SATIŞINA İLİŞKİN YARGITAY KARARLARI
Anonim şirketlerin önemli miktarda varlığının toptan satışına ilişkin olarak Yargıtay’ın 6762 sayılı Eski Ticaret Kanunu (“eTK”) döneminde de uygulamaları bulunmaktadır. Bu doğrultuda, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.04.2011 tarih ve 2010-4-650/67 sayılı kararına göre; “…Şirket maksat ve konusu dışına çıkan bir işin veya hukuki işlemin yönetim kurulu veya temsilciler tarafından yapılabilmesi 6762 sayılı Eski Ticaret Kanunu’nun 443/2. maddesi uyarınca, ancak genel kurulun vereceği özel bir yetki ile olabilir. Ayrıca, genel kurulun şirketin tek taşınmazını satmaya yetkili verebilmesi için anılan kanun hükmü gereğince aynı kanunun 388. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarındaki, toplanma ve karar yeter sayısı olması da şarttır. Dava konusu şirketin ana sözleşmesinin “amaç ve konu” başlığı altında taşınmaz alım-satımı da düzenlenmiş ise de, burada söz konusu edilen taşınmazlar, şirketin olağan iştigal konusu ve faaliyetleri arasındaki işlere ilişkin taşınmazlar olup, şirketin üzerinde faaliyetinin sürdürdüğü taşınmazın bu kapsamda olduğu düşünülemez. Yukarıda anlatılanlar karşısında dava konusu satış, limited şirketin tek malvarlığı olan ve üzerinde petrol ofisi kurulu arsa satışına ilişkin olduğuna göre …… eTK’nın 443/2. maddesi hükmüne aykırılık oluşturduğu açıktır.”
Yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 13.02.2006 tarih ve 2005/1362 E., 2006/1253 K. sayılı kararına göre; “Ana sözleşme ve açıklanan kanun hükümlerine göre, kural olarak şirketi temsile yetkili müdürün, şirkete ait malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunabileceğinin kabulü gerekir. Ancak bu malvarlığının, şirketin sahip olduğu tek malvarlığı olduğunun veya şirketin malvarlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz bulunduğunun belirlenmesi halinde bu kez, anılan marka devri yönündeki taahhüdün geçerli olabilmesi için limited şirketlerde de, ortaklar kurulu kararı ile özel bir yetki verilmeden devredilmeyeceği uygulama alanı bulan TTK’nın 443/2 uyarınca, ortaklar kurulunun bu konuda çoğunlukla karar alması gerekmektedir. Dava konusu markanın devri işleminin esaslı işlerden olduğu ve yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ile somut olayın özellikleri dikkate alındığında, ortaklar kurulu kararı ile özel bir yetki devredilemeyeceği kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.”
9. SONUÇ
Genel kurulun devredilemez görev ve yetkileri, TTK’nın 408. maddesinde düzenlenmiştir. Söz konusu düzenleme kapsamında, önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı işlemi de genel kurulun devredilemez görev ve yetkiler kapsamında emredici bir hüküm olarak düzenlendiğinden, söz konusu toptan satış işleminin hukuken geçerli olabilmesi için, anonim ortaklığın genel kurul karar alması gerekmektedir.
Kanaatimizce, anonim şirketler nezdinde gerçekleştirilen pay devir işlemleri de bu kapsamda değerlendirilebilecektir. Söz konusu hususa ilişkin olarak, devredilecek payların şirket aktifindeki yeri ve oranı tespit edilerek şayet söz konusu oran önemli miktar olarak kabul edilebilecek nitelikte ise, söz konusu pay devrine ilişkin olarak anonim şirketin TTK’nın 408. maddesinin ikinci fıkrasının (f ) bendi uyarınca bir genel kurul kararı alması gerektiği sonucuna varılabilecektir.
TTK’nın 408. maddesinin ikinci fıkrasının (f ) bendi uyarınca, önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı genel kurulun mutlak yetkilerinden olup emredici bir şekilde düzenlenmiştir. Bu sebepten ötürü, genel kurul yapılmaksızın şirketin önemli miktarda varlığının toptan satışı veya önemli miktarda şirket varlığı olarak nitelendirilebilen pay senetlerinin devredilmesi halinde, batıl olan yönetim kurulu kararlarının butlanının veya geçersizliğinin tespiti, şirketin her bir pay sahibi tarafın-dan mahkemeden istenebilecektir11. Bahsi geçen riskin bertaraf edilmesi adına anonim ortaklığın, başka şirketlerdeki paylarını devretmeden önce, yukarıda yaptığımız açıklamalar doğrultusunda, devre konu payların şirket aktifindeki yerini ve oranını tespit ettirmesi ve yapılan incelemenin neticesine göre genel kurulun pay devir işlemini onaylar nitelikte bir karar alması uygun olacaktır.
TTK’nın 408. maddesinde geçen kavramların nitelendirilmesine ilişkin herhangi bir hüküm olmaması nedeniyle, “önemli miktarda şirket varlığının” tespit edilmesi uygulamada bir takım sorunlar doğurabilmektedir. Kanaatimizce, yasa koyucunun bu kapsamda yaşanabilecek sorunları önlenmek adına, söz konusu kavramların nitelendirilmesine ilişkin ikincil mevzuatın yürürlüğe konmasını sağlaması ve uygulamadaki tereddütleri gidermesi uygun olacaktır.
KAYNAKÇA
Altaş, Soner, Anonim Şirketlerde Önemli Miktarda Şirket Aktifinin Toptan Satışı Sorunu, Mali Çözüm Dergisi, May-June, 2014
Domaniç, Hayri, Anonim Şirketler Hukuku ve Uygulaması, Türk Ticaret Kanunu Şerhi –II, Istanbul 1988
Eriş, Gönen, Anonim Şirketler Hukuku, Ankara, 1995
Haftacı, Vasfi, İşletmelerde Finansal Çözümleme, Kocaeli, 2013
Tekinalp-Poroy-Çamoğlu, Ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku, Istanbul 1997
Teoman, Ömer, Bir Ticaret Ortaklığının Faaliyetlerini Bölünme veya Ayrılma Sureti ile Başka Ortaklara Devretmesi Yaşayan Ticaret Hukuku, Hukuki Mütalaalar, V.II 1992- 1999, Istanbul 2011
Ulaş Kısa, Seda, Anonim Ortaklıklarda Yaşanan Çıkar Çatışmasının Azınlıkta Kalanlara Zarar Vermemesi için Öngörülen Önleyici Hukuk Araçları, Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal Tekinalp’e Armağan, V. I, Istanbul, 2003
Kazancı Mevzuat Bankası
DİPNOT
1 İşbu makaledeki hususlar, halka kapalı anonim ortaklıklar kapsamında incelenmiştir.
2 Pulaşlı, Hasan, Şirketler Hukuku Şerhi Cilt 1, 2. Baskı, Ankara 2014, s.709
3 Haftacı, Vasfi, İşletmelerde Finansal Çözümleme, Kocaeli, 2013, s.29 vd.
4 Domaniç, Hayri: Anonim Şirketler Hukuku ve Uygulaması, Türk Ticaret Kanunu Şerhi-II, İstanbul, 1998, s.1480
5 Tekinalp-Poroy-Çamoğlu, Ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku, İstanbul 1997, s. 1595
6 Haftacı, Vasfi, İşletmelerde Finansal Çözümleme, Kocaeli, 2013, s.29 vd.
7 Altaş, Soner, Anonim Şirketlerde Önemli Miktarda Şirket Aktifinin Toptan Satışı Sorunu, Mali Çözüm Dergisi, Mayıs-Haziran 2014 s.98
8 Teoman, Ömer, Bir Ticaret Ortaklığının Faaliyetlerini Bölünme veya Ayrılma Sureti ile Başka Ortaklara Devretmesi Yaşayan Ticaret Hukuku, Hukuki Mütalaalar, C.II 1992-1999, İstanbul 2011, (Tek Kişilik Ortaklık) s.2470, 2471
9 Ulaş Kısa, Seda, Anonim Ortaklıklarda Yaşanan Çıkar Çatışmasının Azınlıkta Kalanlara Zarar Vermemesi İçin Öngörülen Önleyici Hukuk Araçları, Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal Tekinalp’e Armağan, C. I, İstanbul, 2003, s.512
10 Domaniç, Hayri, Anonim Şirketler Hukuku ve Uygulaması, Türk Ticaret Kanunu Şerhi –II, İstanbul 1988, s.1480
11 Yargıtay 11.HD.5.4.1993 E.1379/K.2195 (Eriş, Gönen, Anonim Şirketler Hukuku, Ankara, 1995, s.270)








