Animated LogoGöksu Safi Işık Attorney Partnership Logo First
Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo 2Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo

Insights
GSI Articletter
GSI Brief

Türkiye'de İslami Finans ve Sukuk

2014 - Winter Issue

Download As PDF
Share
Print
Copy Link

Türkiye'de İslami Finans ve Sukuk

Banking & Finance
2014
GSI Teampublication
00:00
-00:00

I. GENEL OLARAK İSLAMİ FİNANS

İslami finans, genel itibariyle her türlü finansal faaliyet ve işlemin İslami esaslara göre uygulandığı bir sistemdir. İslam inanışında yasak olan her türlü davranış veya faaliyet bu sistem içerisinde de yasak kabul edilir ve uygulanmaz.

İslam hukukunda yasaklanan temel öğe faizdir, dolayısıyla sistem belli bir ölçüde bu yasak üzerine kurulmuştur. Ticarette görülen artışta, iki taraf eşit bir şekilde riski de kazancı da paylaşır. Ancak faizli bir işlemde risk tamamen borçlanan taraf üzerindedir. Bu durumun engellenmesi amacıyla, İslami finansta faiz yasaklanmıştır. Bu doğrultuda alacaklı borçludan anaparanın belirli bir oranında önceden belirlenmiş bir fazlalık talep edemez.

İslam dini belirsizlik içeren faaliyetleri de yasaklamaktadır. Eşitlik ilkesine paralel olarak her iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde akdin konusunun belli ve biliniyor olması gerekmektedir. Örneğin, sigortacılıkta yapı olarak ileride gerçekleşmesi belirsiz olan risklerden doğacak gayri muayyen zararın giderilmesinin prim ödemelerinin karşılığı sonucu taahhüt edilmesi üzerine bir düzen bulunmaktadır. Bu sebeple bu düzenleme direkt olarak belirsizlik içeren bir faaliyet olduğundan, İslam finansında yer almamaktadır.

Yukarıdakilerle paralel olarak, haram sayılan faaliyetlerden kasıt, sadece diğer tarafın kaybıyla elde edilmiş kazançlardır. Bu kıstasta, kumar, bahis gibi şans oyunları buna örnek olarak gösterilebilir.

İslami finansal hizmet sektörü İslami Bankacılık, İslami Sigortacılık ve İslami Sermaye Piyasası olmak üzere üçe ayrılır. İslami Finansal Gruplar İse, Ticari İslami Bankalar, İslami Sigorta Kurumları, İslami Yatırım Kurumları, İslami Yatırım Bankaları, İslami Varlık Yönetim Şirketleri olarak sıralanabilir.

II. İSLAMİ FİNANSMAN METOTLARI

İslami finans sistemi temel olarak kar ve zarar ortaklığı ve alım satım arasındaki fark prensipleri çevresinde geliştirilen faizsiz finansman tekniklerine dayanmaktadır. Kar-zarar ortaklığını temel alan finansman yöntemleri, Mudaraba ve Müşaraka’dır. Ayrıca alım-satım ve kiralamaya dayanan kazanç temeline göre de murabaha ve icara yöntemleri geniş bir kullanım alanına kavuşmuştur.

Mudaraba (emek/sermaye ortaklığı): Mudaraba, sermaye ile emeği bir araya getirir. Taraflardan biri ortaya sermayesini koyarken diğer taraf bu işe bilgisini, tecrübesini ve emeğini aktarır. Bu şekilde bir araya gelen iki girişimcinin hedefi ortak bir proje gerçekleştirmektir. Sonunda, işin karı daha önceden belirlenen ve anlaşılan oran üzerinden taraflar arasında paylaşılmakta, bu işten zarar edilmesi durumunda, sermaye sahibi zararın bütününü üstlenmektedir. Emek sahibinin zararı ise emeğinin boşa gitmesi ve harcadığı emek karşılığında hiçbir şey alamamasıdır. Mudaraba bir akittir ve buna göre sermayenin tamamı İslami banka tarafından karşılanır. Bu sistemde, girişimci ise temin ettiği fon ile projesini finanse etmektedir. Bu sebeple, banka girişimcingin seçiminde çok dikkatli ve özenli olmalıdır. Girişimcinin akitte belirtilen şartları ihlal etme durumu hariç zararı İslami banka karşılar. Bu yöntem uygulamada pek kullanılmamaktadır.

Müşaraka (kar/zarar ortaklığı): Bu yöntemde taraflar hem sermayeyi hem de emeği bir araya getirirler. Taraflardan biri banka olmak kaydıyla, iki veya daha fazla taraf belirli bir yatırımın veya faaliyetin finansmanını sağlamak için sözleşme hükümlerine göre, genellikle tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklık niteliğinde bir ortaklık kurarlar ve bu faaliyetin sonunda karı ve zararı katılma payları oranında paylaşırlar. Yani taraflar farklı oranda sermaye koymalarına rağmen farklı oranlarda karı paylaşabilirler; ancak zarar tarafların ortaklıktaki sermaye paylarıyla orantılı olarak paylaştırılır. Müşaraka’da tüm ortaklar yatırım yapar, her bir ortak yönetimde hak sahibidir ve tüm ortaklar sınırsız sorumludur. Tüm varlığın mülkiyeti ortaktır.

Murabaha (maliyet artı kar marjlı satış): Peşin mal alıp sonrasında o malı vadeli satarak finansman kullandırmaya yarayan sistemdir. İslami banka müşterinin istediği malı alır ve onun üzerine bir takım masrafları ve karı da ekleyerek müşteriye satar. Banka malı elinde bulundurduğu süre boyunca mala ilişkin bütün riskleri üzerinde tutar, zaten malın mülkiyeti de mal nihai alıcısına satılana kadar finansmanı sağlayan kuruluşa aittir. Buna göre, banka hem satıcı hem de müşterisi ile iki ayrı sözleşme imzalar ve sözleşmelerde satılan ürünün fiyatının, teslim tarihinin ve ödeme planının belirlenmesi gerekmektedir. Burada kesinlikle gerçek bir malın ticareti yapılmalıdır. Ayrıca malı üçüncü kişinin alma zorunluluğu vardır. Alıcının malın bedelini vadesinde ödememesi halinde malın fiyatı arttırılamaz. Murabaha’yı faizden ayıran en önemli özelliklerden biri de, alıcıya nakdi ödeme yapılamamasıdır, bankalar ödemeyi alıcıdan bağımsız olarak, direkt satıcıya yapmak zorundadırlar. Murabaha, Mudaraba ve Müşaraka’ya göre daha kısa vadeli getiri olanağı sunduğu için daha fazla rağbet görmektedir.

İcara (kira finansmanı): Geleneksel anlamdaki bankacılık sisteminin finansal kiralama faaliyetlerine benzer ancak burada doğrudan satış yerine, kiralama süresi sonunda mülkiyetin alıcıya geçmesi söz konusudur. İslami bankalar, bir ekipmanı ya da bir binayı müşterilerinden birisine sabit bir tutar üzerinden ve sabit bir dönem için kiraya verir. Bu sözleşmede önceden belirlenmiş ve sabit kılınmış bir getiri vardır. Kredi kiracıya nakit olarak verilmediği için klasik krediden ayrılır. 

SUKUK (İSLAMİ TAHVİLLER)

Sukuk, yukarıda sayılan İslami finansman yöntemlerine (faizsiz olma) dayanılarak ihraç edilen menkul kıymetlerdir. Sukuk kelimesi Arapçada sertifikalar demektir. Arapçada bono ve tahvillere “senet”, İslami tahvil olan saklara ise “sukuk” denmektedir.

Sukuk, bir varlığa sahip olmayı veya o varlıktan yararlanma hakkını gösterir. Sukuk’ta yer alan hak/iddia sadece nakit akışı hakkı değil, aynı zamanda mülkiyet hakkıdır. Geleneksel tahviller faiz taşıyan menkul kıymetlerden oluşurken, Sukuk’lar temel olarak varlık sepeti içerisindeki mülkiyet hakkından oluşan bir menkul kıymettir. Sukuk, yatırımcısına faiz yerine finanse edildiği varlıktan elde edilen gelir/kardan pay verdiği için geleneksel tahvillerle karşılaştırılarak değerlendirilmektedir. Tahvil, borca dayalı sertifika; Sukuk ise varlığa dayalı sertifika olarak nitelendirilebilir. 

Tahvil, ödünç para bulmak için çıkarılan borç senetleridir. Buna karşılık Sukuk’ta, Sukuk alıcısı ilgili varlıkta tam tasarruf hakkı kazanmaktadır. Sonuç olarak Sukuk alıcısına Sukuk varlıklarının satılmasından oluşacak hasılatın yanında, Sukuk varlıklarından elde edilen gelirlerden de pay alma hakkı verilmektedir. Sukukile tahvili birbirinden ayıran diğer bir özellik de tahvil, yatırımcının borcunu temsil ederken, Sukuk ilgili varlıkta payı oranında malikliği temsil etmektedir.

Diğer senetlerden farklı olarak Sukuk varlığa dayanmak zorundadır. Faizsiz bankacılık modelinde nakit kredi kullandırmak ve ticari olmayan kredi kullandırmak yasaktır. Katılım bankası, kredi kullandıran kurum olarak, topladığı fonları nereye aktardığını bilmek zorundadır. Sukuk sistemi de aynen bu şekilde işler; ihraç edilen bütün sertifikaların temelinde gerçek bir ticari ilişki ve gözle görülebilir maddi bir gerçeklik aranır.

Sukuk sistemini anlayabilmek için öncellikle Varlığa Dayalı Menkul Kıymet (VDMK) sistemini bilmek gerekir. VDMK sisteminde alacak portföyüne sahip olan şirket, bu portföyü özel amaçlı bir şirkete satmakta ve o şirket de portföyü menkul kıymete dönüştürmektedir. Bu arada yatırım bankaları da bu kıymetlerin yatırımcılara satılmasına aracılık etmektedirler. Sukuk sisteminde gerçek ticariilişkilerden doğan alacakların veya finansal kiralama sözleşmesinden doğan alacakların varlığa dayalı olarak menkul kıymetleştirilmesi söz konusu olduğundan, Sukuk varlığa dayalı tahvil olarak da tavsif edilebilecektir.

Sukuk maliklerinin yaptıkları Sukuk yatırımı, ilgili varlıkta tam tasarruf hakkı kazandırmakta ve Sukuk’un dayandığı varlıkların satılmasından oluşacak hasılatın yanında, bu varlıklardan elde edilen gelirlerden de pay alma hakkı vermektedir. Sukuk oransal mülkiyeti temsil etmekte ve Sukuk sahibi belli bir süre için, belli bir varlığın yaratacağı nakit akışından doğacak risk ve getiriye sahip olmaktadır. Sukukihracının belli bir vadesi olması ve mülkiyetin şirketin belli bir varlığı ile sınırlı olması Sukuk’u hisse senedinden ayırmaktadır.

Sukuk sertifikalarının nitelikleri şu şekilde belirtilebilir:

  • Faizsiz bono olarak da nitelendirilmektedirler.
  • Eşit değerli sertifikalardır. Bölünmez hisselerle sahiplik yetkisini temsil ederler.
  • Özel projelere veya özel yatırımlara konu varlıklar üzerinde sertifika sahipleri lehine hak tesisini sağlarlar.
  • Bir varlığa dayanmaktadırlar(“asset-based”/”assetbacked”)
  • Genel olarak dayanak varlıklar bir Özel Amaçlı Şirkete (SPV) devredilir.
  • Varlıklardan doğan gelirler üzerinde hak tesis ederler.
  • Organize piyasalara kote edilme özelliğine sahip oldukları gibi derecelendirme kuruluşları tarafından da değerlendirilebilirler.
  • İkincil piyasalarda işlem görebilirler.
  • Sabit veya değişken getirili olabilirler.

Sukuk, faizsiz bankacılık yapan finansal kurumlar açısından uzun vadeli bir fonlama aracı olarak vade uyumsuzluğunu gidermekte ve bilanço büyümesini desteklemektedir.

III. TÜRKİYE’DE FAİZSİZ BANKACILIK VE SUKUK

Türkiye’de Katılım Bankaları Sukuk’a benzeyen bir araç olan kira sertifikasını oluşturmuşlardır. Türkiye’de Sermaye Piyasası Kurulu’nun 1 Nisan 2010 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Kira Sertifikalarına ve Varlık Kiralama Şirketlerine İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ’de öngörülen Sukuk yapısı “Sukuk Ijara” dır. Tebliğ sayesinde Türkiye’deki finansal kurumların ve firmaların yurtiçinde ve yurtdışında Sukuk ihraç etmesi mümkün hale gelmiştir. Buna ek olarak, Ocak 2011’deki yasal düzenlemelerle Sukuk ile ilgili vergi istisnaları da düzenlenmiştir.

Türkiye’de şu anda faaliyet gösteren katılım bankaları Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş., Asya Katılım Bankası A.Ş., Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. ve Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş.’dir. 2011 yılsonunda Kuveyt Türk ilk ihracı gerçekleştirmiştir.

Sukuk Sistemine İlişkin Tanımlar

  • Kaynak Kuruluş: Sermaye piyasalarından kaynak temin etmek isteyen kurum Kaynak Kuruluş olarak tanımlanmaktadır. Kaynak Kuruluş sahip olduğu (veya bazı şartlarla üçüncü kişilerden kiraladığı) varlıklar ile kaynak teminini sağlayabilmektedir.

  • Varlık Kiralama Şirketi (VKŞ): Kaynak Kuruluş tarafından münhasıran Sukuk ihraç etmek üzere kurulmuş olan anonim şirket niteliğinde bir SPV’dir.

  • Sukuka Konu Olabilecek Dayanak Varlıklar: VKŞ’nin satın alacağı veya kiralayacağı her türlü menkul veya gayrimenkul mallar ve maddi olmayan varlıklar olarak tanımlanmaktadır.

  • Sukuk (Kira Sertifikası): VKŞ’nin satın almak veya kiralamak suretiyle devraldığı varlıkların finansmanını sağlamak amacıyla düzenlediği ve sahiplerinin bu varlıklardan elde edilen gelirlerden payları oranında hak sahibi olmalarını sağlayan menkul kıymettir.

Sukuk Sisteminin İşleyişi

  • Kaynak kuruluş Sukuk ihraç etmek için VKŞ kurar.
  • Kaynak kuruluş ilgili varlıkları VKŞ’ye devreder. VKŞ devraldığı varlıkların finansmanını sağlamak için Sukuk ihraç eder ve Sukuk karşılığı üçüncü kişilerden toplanan paraları devir bedeli olarak kaynak kuruluşa öder.
  • VKŞ devraldığı varlığı tekrar kaynak kuruluşa kiralayarak kira geliri elde eder, ihraç edilen Sukuk’un dönemsel ödemeleri elde edilen kira gelirinden karşılanır.
  • Vade sonunda varlıklar tekrar kaynak kuruluşa devredilir, devir bedeli yatırımcılara payları oranında ödenir.

Kira Sertifikası ve Varlık Kiralama Şirketleri

7 Haziran 2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan yeni Kira Sertifikaları Tebliği (III-61.1) uyarınca, VKŞ’ler (i) kira sertifikası ihraç edebilmekte, (ii) kendi nam ve kira sertifikası sahipleri hesabına her türlü varlığı devralmak, kiralamak, varlıklardan elde edilen gelirleri payları oranında kira sertifikası sahiplerine ödeyebilmekte ve (iii) kira sözleşmesinin sonunda, başlangıçta anlaşılan koşullarda kiraya konu varlığı kaynak kuruluşa devredebilmektedir.

Yine Kira Sertifikaları Tebliği uyarınca, VKŞ’ler (i) her ne ad altında olursa olsun kredi kullanamaz, borçlanamaz, sahip olduğu varlıkları yukarıda ifade edilen faaliyetlerin olağan ifası dışında kullanamaz; (ii) sahip olduğu varlıklar üzerinde üçüncü kişiler lehine hiç bir ayni hak tesis edemez; (iii) varlığı, kira sözleşmesinden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getiren kaynak kuruluş dışında başka bir kişiye devredemezler. 

Türkiye’de Sukuk’un Potansiyel Uygulama Alanları

  • Sukuk, Hazine (Devlet) borçlanması amacıyla kullanılabilir.
  • Genel olarak kamu kurumları, alt yapı ve yatırım projelerinde Sukuk ihracına gidebilirler.
  • Belediyeler, alt yapı projeleri ve diğer yatırım projelerinde Sukuk ihracına başvurabilirler.
  • Toplu Konut İdaresi Başkanlığı TOKİ, proje bazında Sukuk ihracı gerçekleştirebileceği gibi, sahip olduğu gayrimenkul stoklarını dayanak varlık olarak kullanıp, uzun vadeli fon temininin aracı olarak Sukuk’u tercih edebilir.
  • Türkiye’deki kurumsal şirketler, sahip oldukları varlıkları (her türlü menkul ve gayrimenkul malları ve maddi olmayan haklar) dayanak varlık olarak kullanıp Sukuk ihracı gerçekleştirebilirler.
  • Alışveriş merkezleri sahip oldukları gayrimenkuller üzerinden kira gelirine sahip oldukları için, söz konusu gayrimenkuller üzerinden Sukuk ihracı gerçekleştirebilirler.
  • Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları Sukuk ihracı gerçekleştirebilirler.

Türkiye’de Şirketler Neden Sukuk Çıkarır?

  • Şirketlerin bilançolarında yer alan varlıkların kaynağa dönüştürülerek düşük maliyetli finansman sağlanması amaçlanabilir.
  • İslami hukuk kurallarına uygun bir ürün çıkarılırak geniş bir yatırımcı kitlesine ulaşmak amaçlanabilir.
  • VKŞ ve Kaynak Kuruluş arasındaki tüm devir işlemleri vergiden muaftır.
  • Sukuk vasıtasıyla fon temin eden kaynak kuruluş bu işlem sonucu sağladığı fon girişi için herhangi bir vergi ödemez. (Yatırımcılar açısından Sukuk kıymetleri diğer tahvil-bonolar gibi vergilendirilir.)

Sukuk, uluslararası sermaye piyasalarında finansmanı arttırmak için geliştirilen faizsiz bankacılık ilkelerine uygun önemli finansal araçlardan birisidir. Özel şirketler, kamu kurumları ve finansal kurumlar uluslararası Sukuk çıkarmayı bir yatırım aracı olarak kullanmaktadırlar. Türkiye’de Sukuk bugün orta ve uzun vadeli tasarruflar için alternatif bir yatırım aracı olarak geçerliliğini kabul ettirmiş durumdadır.

Geçen zaman içerisinde farklı yapıda Sukuk’lar piyasa sunulmuş olmakla birlikte, şu ana kadar ihraç edilmiş Sukuk’ların büyük kısmı İcara Sukuk niteliğindedir. Sukuk’ların ikincil piyasada da alınıp satılabilmesi, Sukuk’u alternatif yatırım aracı olarak daha da işlevselliğini daha da arttırmıştır. Türkiye’de, İcara Sukuk’a nispeten daha az ilgi görüyor olsalar da diğer Sukuk çeşitleri de yakın zamanda gelişmekte olan piyasalardaki yatırımcılar için havaalanı, köprü, baraj gibi belli başlı projelere (kamu ihale projeleri) katılımları noktasında etkin bir rol oynamaya başlamıştır.

  • Özet yapım aşamasında
Keywords
Anahtar kelimeler yapım aşamasında
Capabilities
Banking & Finance
More Insights

Articletter / GSI Brief

GSI Brief & Legal Brief

GSI Brief 204

Gsi Brief 204

Brief
Read more
GSI Brief 205

Gsi Brief 205

Brief
Read more
GSI Brief 206

Gsi Brief 206

Brief
Read more
GSI Brief 189

Gsi Brief 189

Brief
Read more

Articletter - Winter Issue

Kamu Denetimi Kurumu

Kamu Denetimi Kurumu

2014
Read more
Zımni Garantiler

Zımni Garantiler

2014
Read more
Lex Commissoria ve Kelepçeleme Sözleşmeleri

Lex Commissoria Ve Kelepçeleme Sözleşmeleri

2014
Read more
İç Kaynaklardan Sermaye Arttırımı

İç Kaynaklardan Sermaye Arttırımı

2014
Read more