ÖZET
Bu makalede, kripto paraların Türk hukukundaki yeri ve hukuki statüsü detaylı bir şekilde incelenmiş, kripto paraların tanımı, özellikleri ve blockchain teknolojisi gibi temel kavramlar ele alınmış, ardından kripto paraların tarihi gelişimi ve dünya genelinde nasıl tanımlandığı anlatılmıştır
I. GİRİŞ
Kripto paraların para birimi ve sermaye piyasası aracı olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, eşya olarak kabul edilip edilemeyeceği gibi hukuki sorulara yanıt aranarak, bu varlıkların Türkiye’de ve diğer ülkelerdeki hukuki durumu mukayeseli olarak değerlendirilmiştir. Son olarak, Türkiye’de kripto paralarla ilgili olarak yapılan yasal düzenlemeler ve bu düzenlemelerin getirdiği yenilikler ele alınacaktır. Makale, kripto paraların hukuki belirsizliklerini ortadan kaldırmak için yapılan mevcut ve olası düzenlemeleri inceleyerek, bu varlıkların gelecekteki yeri ve hukuki statüsü hakkında bir öngörü sunmayı amaçlamaktadır.
Kripto, kısaca kripto para birimlerini ifade eder. Kripto varlıklar, dijital veya sanal para birimleridir ve işlemleri güvence altına almak için kriptografi kullanılır. En bilinen kripto para birimi Bitcoin’dir, ancak Ethereum, Ripple, Litecoin gibi başka birçok kripto para birimi de vardır. Kripto paralar, merkezi olmayan bir yapıya sahiptir ve genellikle blockchain teknolojisi üzerine inşa edilir. Blockchain, bir dağıtık defter teknolojisidir ve bu teknoloji sayesinde kripto para işlemleri, merkezi bir otoriteye ihtiyaç duyulmadan güvenli bir şekilde kaydedilir ve doğrulanır. Kripto paralar, geleneksel finans sistemlerine alternatif olarak ortaya çıkmış olup, sınır ötesi para transferleri, yatırım, ödeme yöntemleri gibi birçok alanda kullanılabilir. Ancak, kripto paraların değerleri oldukça dalgalıdır ve bu da onları yüksek riskli yatırım araçları haline getirir. Dijital dönüşümün hız kazandığı bu çağda, kripto paralar ve blockchain teknolojisi global finansal sistemin ve hukuk düzenlerinin yeni bir gerçeği haline gelmiştir. Bu yeni teknoloji, birçok fırsat sunarken beraberinde hukuki belirsizlikler ve düzenleyici zorluklar da getirmektedir. Kripto hukuku, bu belirsizlikleri ve zorlukları aşmak amacıyla doğmuş bir hukuk dalıdır. Türkiye’de de kripto varlıkların ve blockchain teknolojisinin hukuki durumu giderek daha fazla önem kazanmaktadır1.
Son yıllarda, kripto para birimleri ve blockchain teknolojisi, finansal sistemlerde köklü değişikliklere yol açmış, yeni bir dijital ekonomi yaratmıştır. Bu yeni dijital ekonomi, kripto para birimlerinin merkeziyetsiz, güvenli ve anonim işlemler sunmasıyla hızla büyümüştür. Ancak, bu hızlı büyüme ve yenilik, beraberinde çeşitli hukuki sorunları ve düzenleme gereksinimlerini de getirmiştir. Kripto Hukuku, bu dijital varlıkların hukuki statüsünü belirlemek, düzenlemek ve olası hukuki ihtilafları çözmek amacıyla ortaya çıkan yeni bir hukuk dalıdır.
II. KRİPTONUN TARİHİ
Avrupa Merkez Bankası, 2012 yılında kripto parayı, geliştiricileri tarafından ihraç edilen, genellikle onlar tarafından kontrol edilen ve belirli sanal topluluklar arasında kabul gören düzenlenmemiş bir dijital para çeşidi olarak tanımlamıştır2. Ayrıca, bu tanımın gelecekteki değişikliklere uyarlanması gerektiği belirtmiştir. Genel olarak, kripto paralar hakkındaki tanımlar, kullanım alanları ve özelliklerine dayanmakta olup, kripto paraların kullanım alanlarının yaygınlaşması ve çeşitlerinin artması ile bu tanımların da zamanla güncellenmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. İlk kripto para birimi olarak kabul edilen Bitcoin, 2008 yılında Satoshi Nakamoto takma adıyla hareket eden bir kişi veya grup tarafından duyurulan bir projenin, 2009 yılında hayata geçirilmesiyle tüm dünyada kullanıma sunulmuştur. Avrupa Merkez Bankası’nın 2012 raporunda belirtildiği gibi, bu merkezi olmayan ve eşler arası (peer-to-peer) ağ sisteminde, para arzından sorumlu merkezi bir otorite yoktur. Para arzı, “mining” yani madencilik olarak bilinen bir süreçle, oldukça karmaşık matematiksel problemleri çözmek suretiyle gerçekleştirilir. Bu süreç, madencilerin matematiksel problemleri çözmek için ayırdığı kaynak miktarına bağlı olarak değişiklik gösterebilir3.
Kripto paraların merkezi bir otoriteye bağlı olmaması, bu paraların regülasyon ve denetim süreçlerine tabi olmamasına, dolayısıyla finansal ve hukuki güvenlik gibi bazı avantajlardan yoksun kalınmasına neden olmaktadır. Ancak, kripto paraların bazı olumlu yönleri, kullanıcılar tarafından tercih edilmesine yol açmaktadır. Örneğin, kripto paralar, kullanıcılarına bankalara komisyon veya hesap işletim ücreti ödemeksizin hızlı, kolay ve masrafsız para transferi imkanı sunar. Ayrıca, kripto paralar elektronik ortamda kolayca ve düşük maliyetle saklanabilir. Devletlerden bağımsız olmaları da, ulusal ve uluslararası piyasalarda devletlerin para politikalarından etkilenmeden işlem görmelerine olanak tanır. Bu avantajlar nedeniyle kripto paralar giderek daha fazla talep görmekte ve bu da değerlerinin artmasına katkıda bulunmaktadır. Kripto paraların değişim aracı olarak kullanılması, bir para birimi olarak kabul edilip edilmeyeceği konusunda tartışmalar yaratmıştır. Eğer kripto paralar konvansiyonel anlamda bir para birimi olarak kabul edilirse, ülke mevzuatları kapsamında para birimlerine uygulanan hükümlerin kripto paralara da uygulanması söz konusu olabilir4. Bu sorunun yanıtlanabilmesi için önce “para” kavramının tanımlanması gerekmektedir. Doktrinde para, hukuk düzeninin ödeme aracı olarak tanıdığı, genel bir mübadele aracı ve hesap birimi olarak tanımlanır. Günümüzde teknolojik gelişmelerle birlikte para, kağıt veya maden şeklinde olmaktan çıkmış, devlet veya yetkilendirdiği kişiler tarafından çıkarılan, fiziki varlığı olmayan bir değişim aracına dönüşmüştür. Elektronik para olarak adlandırılan ve fiziki varlığı olmayan paralar, Türk mevzuatında 6493 sayılı Kanun ile düzenlenmiştir5. “Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun” un “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (ç) bendi uyarınca elektronik para,”. Elektronik para ihraç eden kuruluş tarafından kabul edilen fon karşılığı ihraç edilen, elektronik olarak saklanan, bu Kanunda tanımlanan ödeme işlemlerini gerçekleştirmek için kullanılan ve elektronik para ihraç eden kuruluş dışındaki gerçek ve tüzel kişiler tarafından da ödeme aracı olarak kabul edilen parasal değer”6 şeklinde tanımlanmıştır.
III. KRİPTO PARALAR PARA BİRİMİ OLARAK DEĞERLENDİRİLEBİLİR Mİ?
Doktrinde, kripto paraların elektronik paralarla bazı benzerlikleri olsa da, önemli farklılıkları nedeniyle elektronik para olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği tartışılmaktadır. Bazı görüşlere göre, kripto paralar para kavramının doğal evrimi olarak değerlendirilebilir, ancak bu paraların elektronik para olarak sınıflandırılması mümkün değildir. Elektronik paralar, 6493 sayılı Kanun kapsamında belirli tüzel kişiler tarafından ihraç edilir ve nakit karşılığı bankalarda bloke edilirken, kripto paralar merkezi bir ihraççıya sahip değildir ve değeri anlık olarak değişir7. Bu nedenle, kripto paralar devlet güvencesinden faydalanamaz ve her zaman bir değişim aracı olarak kabul edilmez. Ayrıca, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 16 Nisan 2021 tarihli yönetmeliğinde, kripto paraların para olarak değerlendirilemeyeceği açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle, kripto paraların elektronik para veya konvansiyonel para olarak kabul edilmesi mümkün değildir ve bu paraların tabi olduğu hükümlere tabi tutulamazlar.
IV. KRİPTO PARALAR SERMAYE PİYASASI ARACI OLARAK DEĞERLENDİRİLEBİLİR Mİ?
Kripto paraların sermaye piyasası aracı olarak kabul edilmesi hukuki süreçte tartışma konusudur. Kripto paraların Remitly, Paypal ve Revolut gibi platformlar üzerinden ödeme yapılabilmesi, aracı kurumlara ihtiyaç duymadan transfer yapılabilmesi ve saklama sorunlarının olmaması gibi avantajları, bu varlıkların daha popüler hale gelmesine ve talebin artmasına neden oluyor8. Bu nedenle, bireysel ve kurumsal yatırımcılar kripto paralara yöneliyor ve kripto paranın yatırım aracı olarak değer kazanıyor. Dolayısıyla, kripto paraların 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’na göre sermaye piyasası aracı olarak kabul edilebilir olup olmadığı tartışmalıdır. Kripto paralar sermaye piyasası aracı olarak kabul edilirse, çıkarılması, alım satımı ve diğer işlemleri düzenleyen Sermaye Piyasası Kanunu uygulanacaktır. SPK’nın “Sermaye Piyasası Araçlarının Kaydileştirilmesi” başlıklı 13. maddesi, sermaye piyasası araçlarının elektronik ortamda saklanmasını öngörmektedir. Bu sistem, senetlerden bağımsız olarak menkul kıymetlerin değerinin elektronik belgelerle gösterilmesini sağlar ve “kıymetli haklar” kavramını içerir. Senet olmadan çıkarılan menkul kıymetler, bazı kaynaklarda “varakasız” veya “senetsiz” kıymetli evrak olarak adlandırılmaktadır. Merkezi Kayıt Kurumu’nun Tebliğine göre, sermaye piyasası araçlarının kayıt altına alınması gereklidir. Bu düzenlemeler, kaydi sistemde ve elektronik ortamda saklanan menkul kıymetlerin kripto paralarla benzerlik gösterdiği izlenimini verse de, menkul kıymetler ve kripto paralar arasında önemli farklar bulunmaktadır. Kripto paralar, menkul kıymet tanımında yer almamaktadır ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) henüz kripto paraları menkul kıymet olarak kabul eden bir düzenleme yapmamıştır. SPK, menkul kıymetleri “pay senetleri, borçlanma araçları, menkul kıymetleştirilmiş varlıklar ve gelirlere dayalı borçlanma araçları” olarak kategorize etmektedir. Pay senetleri, bir şirketin esas sermayesindeki ortaklık oranını tanımlayan belgeler olup, kripto paralar, sahiplerine herhangi bir ortaklık hakkı sağlamadığı için pay senedi olarak değerlendirilemez. Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) madde 3’teki türev araçlar tanımına bakmak, kripto paraların türev araçlar olarak kabul edilebilir olup olmadığını belirlemek için önemlidir. Çeşitli menkul kıymetler, döviz, faiz oranları ve kıymetli madenler gibi varlıkların fiyatında ki değişiklikler, SPK tarafından türev araçları olarak adlandırılır. Kripto paralar, Türkiye’deki yasalara göre türev araç olarak değerlendirilemez. 27 Kasım 2017 tarihli SPK toplantısı, sanal para birimlerinin türev araçlar olarak kullanılamayacağına karar verdi ve bu nedenle kripto paralara dayalı türev işlemlerin yapılamayacağına karar verdi. Kripto paralar herhangi bir varlığa dayalı olarak ihraç edilmediğinden ve değerinin fiyat değişikliklerine bağlı olmaması nedeniyle türev araçlar olarak değerlendirilemez.
Kripto paraların sermaye piyasası aracı olarak yatırım sözleşmeleri kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğini anlamak için önce yatırım sözleşmesi kavramını incelemek gerekir. ABD Yüksek Mahkemesi’nin 1946 tarihli Howey kararında, SPK tarafından tanımlanmamış olan bu kavram, başkalarının parasını kâr vaadiyle kullanan çeşitli şemaları kapsayacak şekilde esnek bir kavram olarak tanımlanmıştır. Yatırım sözleşmeleri, yatırımcıların bir projeye para yatırması ve projenin başarılı olması durumunda kazanç elde etmesi anlamına gelir. Bununla birlikte, yatırım sözleşmesi kavramı, Türk hukukunda henüz netleştirilmemiştir. Amerika Birleşik Devletleri Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), kripto paraların yatırım sözleşmeleri kapsamında değerlendirilebileceğini açıkladı, ancak Türkiye’de henüz böyle bir düzenleme yok. TCMB’nin 16 Nisan 2021 tarihli Yönetmeliğine göre, kripto paralar sermaye piyasası aracı veya menkul kıymet olarak kabul edilemez.
V. KRİPTO PARALAR EŞYA OLARAK KABUL EDİLEBİLİR Mİ?
Kripto paraları yatırım sözleşmeleri olarak kabul etmek mümkün değildir. Kripto paraların altın gibi emtialarla olan benzerlikleri, onların eşya olarak kabul edilip edilemeyeceği tartışmasını gündeme getirmiştir. Altın gibi sınırlı miktarda olmaları ve merkezi bir ihraççıya sahip olmamaları bu benzerliklerden bazılarıdır. Ancak, doktrinde genel olarak kripto paraların eşya olarak değerlendirilemeyeceği görüşü hâkimdir. Eşya, üzerinde bireysel egemenlik kurulabilen ve belli ekonomik değeri olan cismani varlıklar olarak tanımlanır. Kripto paralar ise fiziksel bir forma sahip olmadıkları için bu tanıma uymamaktadır. Yine de, bazı görüşlere göre kripto paralar, özellikle Bitcoin, “gayrimaddi mal” olarak değerlendirilmeli ve taşınır eşyaya ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği savunulmaktadır. Türkiye’deki yargı içtihatları da kripto paraların malvarlığı değeri olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtmiş, ancak bu konuda yasal düzenlemeler yapılması gerektiğini vurgulamıştır. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, kripto paraların dijital malvarlığı olarak değerlendirilmesi gerektiğine karar vermiştir. Kanun koyucunun bu alandaki belirsizlikleri gidermek için gerekli düzenlemeleri yapması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Kripto paraların sözleşmelerde farklı şekillerde yer alması nedeniyle, Türk mevzuatında kripto paraların nasıl kullanılacağını düzenleyen düzenlemeler yoktur. Örneğin, kripto paraların para karşılığında satın alınması veya mal ve hizmetler karşılığında ödeme aracı olarak kullanılması durumlarında, kripto paraların hukuka uygun olarak nasıl değerlendirileceği tartışılmaktadır. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, kripto para satın almayı bir “tüketici işlemi” olarak tanımladı9. Bununla birlikte, kripto paraların finansal hizmet veya ödeme aracı olarak tanımlanmamasının neden olduğu hukuki belirsizlikler, ülkenin yasalarında mevcuttur. Kripto paraların sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde kullanılması mümkün olsa da, bu tür sözleşmelerin Türk Borçlar Kanunu’nun satış sözleşmesi olarak tanımlanmadığı için sui generis (kendine özgü) sözleşmeler olarak değerlendirilmesi gerektiği görüşü yaygındır. Yargıtay, kripto paraların para yerine hizmet veya iş karşılığı olarak kullanılabileceğini kabul etti. Ancak, bu tür sözleşmelerin hukuki belirsizlikleri önlemek adına kanun koyucu tarafından açık ve net bir şekilde düzenlenmesi gerekmektedir.
VI. YABANCI ÜLKELERDE KRİPTO PARANIN KULLANIMI VE TÜRKİYE’YLE MUKAYESESİ
Türkiye’de olduğu gibi tüm dünyada da kripto paraların hukuki statüsü tartışmalıdır. Birçok ülkede, mahkemeler, idari kurumlar ve parlamentolar kripto paraları tanımlamak ve yasal düzenlemeler oluşturmak için çalışıyor. Örneğin; Almanya, Japonya ve Amerika Birleşik Devletleri gibi önde gelen ekonomiler bile kripto paralar hakkında net ve kesin bir tanım yoktur. Ülkenin çeşitli kurumları bile bu konuda farklı görüşler taşımaktadır.
SEC, ABD’de kripto paraları menkul kıymet olarak kabul etmektedir. Ancak Amerika Birleşik Devletleri’ndeki finans sektörünün diğer önemli oyuncuları kripto paraları farklı kategorilere ayırmaktadır. Kripto paralar, Emtia ve Vadeli İşlemler Ticaret Komisyonu (CFTC) tarafından emtia olarak kabul edilir. Bu, farklı kripto para düzenleme kurumlarının farklı yöntemler kullandığını göstermektedir10.
Kripto paralar Almanya’da çok tartışılıyor. Alman hükümeti ve yargı organları kripto paralar konusunda ABD’den daha esnektir. Kripto paralarla ilgili Almanya’da kesin bir yasa yoktur, ancak federal kurumlar tarafından oluşturulan yardımcı yasaları kullanarak işlemler yürütülür. 2018’de Berlin Yüksek Bölge Mahkemesi, kripto paraların bankacılık lisansı gerektirmediğini kararlaştırdı. Bununla birlikte, Alman Federal Finansal Denetleme Kurumu (BaFin), kripto paraları hem “hesap birimi” hem de “finansal araç” olarak kabul edip vergilendirmeye tabi tutmaktadır11.
2010’ların başından beri Japonya’da kripto paraların hukuki statüsüne ilişkin tartışmalar devam ediyor. Japon hükümeti, 2014 yılında Kabine Kararı ile kripto paraların para birimi veya bono olarak nitelendirilemeyeceğini belirtti ve bunların kendine özgü unsurlar olduğunu belirtti. Yeni bir kanun da hazırlanacak. 2016 Ödeme Hizmetleri Kanunu, kripto paraları elektronik ortamlarda saklanabilen ve değiş-tokuş edilebilen bir mal veya mülk olarak tanımladı. Japonya, ticari veya profesyonel amaçlarla kullanılan kripto paraların vergilendirilmesini zorunlu hale getiren bir yasa çıkardı.
VII. SERMAYE PİYASASI KANUNU’NDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN
Türkiye geçtiğimiz aylarda kripto konusunda ilk resmi adımları atmış ve Kripto varlıklara ilişkin yasa Resmi Gazete’de yayımlanmıştır12.
26 Haziran’da TBMM Genel Kurulu tarafından kabul edilen “Sermaye Piyasası Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, Türkiye’de kripto para birimlerinin ilk yasal temelini oluşturdu. Kanun, kripto varlıkların transferini ve saklanmasını sağlayan yazılım veya donanıma “cüzdan” denildiğini belirtti. “Kripto varlık hizmet sağlayıcı” terimi, dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan ve değer taşıyan gayri maddi varlıkları ifade ederken, “kripto varlık” terimi, bu varlıklarla ilgili hizmet sunan kuruluşları ifade eder. Kanun ayrıca sermaye piyasası araçlarının kripto varlık olarak ihraç edilmesine ve bu varlıkların elektronik ortamda izlenmesine ilişkin kuralları belirlemiştir. SPK, bu prosedürlerin Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) ile birleştirilmesini gerektirebilir13. Türkiye’de kripto varlık ekosistemi için yasal düzenlemeler getiren kanunla, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının kurulabilmesi ve faaliyete geçebilmesi için Sermaye Piyasası Kurulu’ndan (SPK) izin alınması zorunlu hale getirildi. Bu hizmet sağlayıcıların kuruluş, faaliyet, sermaye yeterliliği, bilgi sistemleri, pay devri gibi konularda belirli şartları sağlaması gerekiyor. Kripto varlıklarla ilgili işlemler ve düzenlemeler de SPK tarafından denetlenecek. Ayrıca, bu hizmet sağlayıcıların güvenlik ve iç kontrol sistemlerini oluşturma yükümlülüğü var. Kripto varlıkların satış, dağıtım, takas ve saklama işlemleri için SPK esasları belirleyecek ve belirli kriterlere göre TÜBİTAK’tan teknik rapor isteyebilecek14. Kurul, kripto varlıkların teknolojik özelliklerine uygun olup olmadığını değerlendirecek, ancak bu değerlendirme kamunun tekeffülünü sağlamayacak. Kripto varlık işlemleri “Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun” ve ilgili mevzuat hükümlerine tabi olacak, ancak rehin sözleşmelerine “Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu” uygulanmayacaktır.
Kripto varlık hizmet sağlayıcılarının kurulması ve faaliyetlerine başlaması için Sermaye Piyasası Kurulu’ndan (SPK) izin almaları gerekir. Bu hizmet sağlayıcılar, kuruluş, sermaye yeterliliği ve bilgi sistemleri gibi SPK tarafından belirlenen kurallara uymak zorundadır. Ek olarak, ortaklar belirli şartları karşılamak zorunda olacak ve pay devri gibi işlemler SPK’nın onayına tabi olacaktır. Kripto varlık hizmet sağlayıcılarının bilgi sistemleri ve teknolojik altyapıları TÜBİTAK tarafından belirlenen standartlara uymalıdır. Yönetim kurulu üyeleri ve kripto varlık hizmet sağlayıcıyı temsil eden diğer yetkililerin belirli rolleri yerine getirmeleri gerekir. Kripto varlıkların alım satımı, dağıtımı, transferi ve saklanmasına ilişkin düzenlemeleri SPK yapacak. Bu işlemler, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) görüşünü alarak SPK tarafından bankalara yükümlülükler getirmek için kullanılabilir. Kripto varlıkların satışı ve dağıtımı sırasında yapılan bilgilendirmelerde yer alan yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgilerden kaynaklanan zararlardan, bu bilgilendirme dokümanlarını imzalayanlar sorumlu olacaktır.
Kripto varlıklarla ilgili diğer mevzuatlar ve hükümler geçerliliğini koruyacak, ancak “Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu” kripto varlıkları konu edinen rehin sözleşmelerine uygulanmayacaktır. Kanun, kripto varlık hizmet sağlayıcıları ve müşterileri arasındaki sözleşmelerin yazılı olarak veya uzaktan iletişim araçlarıyla kurulabileceğini ve müşteri kimliğinin doğrulanmasını sağlayan yöntemler kullanılabileceğini belirtmektedir. Bu sözleşmelerin kapsamı ve koşulları SPK tarafından belirlenebilir. Sözleşme şartlarının müşterilere karşı sorumluluğu kısıtlayan yönleri geçersiz sayılacaktır. Kripto varlıkların listelenmesi ve işlem görmesi platformlar tarafından oluşturulacak protokollerle düzenlenecek ve bu konuda TÜBİTAK gibi kurumların görüşleri alınabilecek. Platformlarda fiyatlar serbestçe değişecek, ancak serbest piyasaya müdahale etme yetkisi SPK’ya verilecek. Güvenli, erişilebilir ve takip edilebilir bir şekilde saklanan müşteri varlıkları, platformların malvarlığından ayrı tutulacak ve haczedilemeyecek şekilde saklanacak. Yatırım kuruluşlarının borçları nedeniyle, müşterilerin nakitlerinin bankalarda tutulması zorunlu olacak. Kripto varlık hizmet sağlayıcılarına yetki belgesi verilecek ve yayın, ilan ve reklam gibi ticari iletişimde SPK tarafından belirlenen esaslara uyulacak. Ayrıca, yasaları değiştirerek internet üzerinden izinsiz sermaye piyasası faaliyetlerine erişimi engellemek veya içeriği kaldırmak mümkündür. Bu kurallar, Türkiye’deki kripto para birimi ekosisteminin güvenli, şeffaf ve düzenli bir şekilde işlemesini sağlamak için tasarlanmıştır.
Kripto varlık hizmet sağlayıcılarının hukuka aykırı eylemleri tespit edildiğinde, kanun çeşitli önlemler öngörmektedir. Buna göre kanun; ilan, reklam, ticari iletişim ve izinsiz eylemleri cezalandıracaktır. Yurt dışında yerleşik platformların Türkiye’deki faaliyetleri de izinsiz hizmet sağlayıcılığı olarak değerlendirilecektir. Kripto varlık hizmet sağlayıcılarının finansal gücü zayıfladığında, SPK onlara süre vererek daha iyi olmalarını veya faaliyetlerini durdurma yetkisine sahip olacak. TÜBİTAK gibi kurumların görüşü alınarak hizmet sağlayıcıların bağımsız denetimi gerçekleştirilecek. Kripto varlık hizmet sağlayıcıları, müşteri varlıklarının korunamaması veya zimmete geçirilmesi durumunda ciddi cezalar alırlar. Zimmet suçu işleyenlere 8 ila 22 yıl hapis ve ağır para cezaları verilecek, ancak zarar iade edilirse cezalar hafifletilebilecektir. Türkiye’deki kripto varlık ekosistemi, bu yasalarla denetlenmiş, düzenlenmiş ve cezai yaptırımlarla desteklenmiştir. 6362 sayılı Kanuna eklenen yeni maddeye göre, yönetim kurulu üyeleri, diğer personel ve yönetimi elinde bulunduran gerçek kişi ortaklar, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının zimmet sayılan karar ve işlemleri nedeniyle müşterilere verdikleri zararlardan şahsi iflasla cezalandırılabilecek. Bu şahsi iflas kararları, zarar gören müşterilerin zararlarını karşılamak için uygulanacaktır. Zararların tamamen ödenmemesi durumunda; ödeme, zarar gören müşterilerin varlıklarının dağıtımına göre yapılacaktır. İflas edenler daha fazlasını alacak. Ayrıca, üçüncü kişilere fayda sağlamak için yapılan işlemlerden yararlananlar da bu sorumluluğa dahil edilecektir. Bu durumda mahkemeler, iflas ve tasfiye işlemlerini yürütmek için ilgili yasaları uygulayacak. 6362 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihte kripto varlık hizmet sağlayıcılığı yapanlar, SPK’ya bir ay içinde faaliyet izni almak için gerekli belgeleri sunmak veya üç ay içinde tasfiye kararı alarak yeni müşteriler kabul etmeden faaliyetlerini sonlandırmak zorundadır. Tasfiye kararı alan kuruluşlar, müşterilerine ve halka bu bilgiyi vermek zorundadır. Yeni hizmet sağlayıcılar, SPK’dan faaliyet izni almadan önce başvuruda bulunmalıdır. Faaliyet izni istemeyen veya tasfiyeye gitmeyen kuruluşlar cezalandırılabilir. SPK, gerektiğinde faaliyet izni süreçlerini belirli bir süre içinde tamamlamalarını talep edebilir. İkincil düzenlemeler yürürlüğe girdikten sonra, izinsiz faaliyetlerde bulunanlar hakkında cezalar uygulanacaktır.
Kripto varlık hizmet sağlayıcıları, kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik faaliyetlerini sonlandırmak zorundadır. Aynı şekilde, Türkiye’de bulunan ATM ve benzeri elektronik cihazlar, kripto paraları nakde veya kripto paraya çevirmek için kullanılabilir. Bu tür cihazlar üç ay içinde kapatılmalıdır, aksi takdirde kapatılacak ve faaliyetlerine devam edenler hakkında cezai yaptırımlar uygulanacaktır. Ek olarak, 2024 yılından itibaren platformların gelirlerinin Kurul ve TÜBİTAK bütçesine kaydedilmesi uygulaması başlayacak. Kanunun 35/B ve 35/C maddeleri uyarınca çıkarılacak ikincil düzenlemeler, kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yürürlüğe girecektir.
VIII. SONUÇ
Kripto paralar, eksikliklerine ve risklerine rağmen teknolojinin ekonomik ve sosyal yaşamında önemli bir rol oynamaktadır. Türkiye’de kripto paralar için yasa yeni çıkmış olmasına rağmen uzun süredir sözleşmelere konu olmakta ve aktif olarak kullanılmaktadır. Ancak kripto paralar merkezi bir otorite tarafından ihraç edilmedikleri, gerçek dünyada karşılıkları olmadığı ve değerleri arz-talep dengesine göre değiştiği için geleneksel anlamda para olarak kabul edilmemektedir. Sonuç olarak, kripto paralara parayla ilgili yasaların uygulanması mümkün değildir. Yatırım da kripto paraları kullanır, ancak bu tür işlemler, kripto paraların sermaye piyasası aracı olarak kabul edilmesini sağlamaz. Kripto paraların merkezi bir otorite tarafından çıkarılmaması ve arzının sınırlı olması nedeniyle emtia veya eşya olarak nitelendirilemez. Kripto paralar hem hukukta hem de uygulamada “dijital malvarlığı” veya “gayri maddi malvarlığı” olarak kabul edilir ve taşınır mallara ilişkin düzenlemelerin uygulanması gerektiği yönünde görüşler vardır. Kripto paraların kendine özgü bir yapıya sahip olduğunu gösteren bu kurallar, en uygun hukuki nitelendirmenin “gayri maddi mal varlığı” olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak, kripto paralarla ilgili mevcut hukuki ve finansal belirsizliklerin ortadan kaldırılması için hükümet tarafından açıklayıcı düzenlemeler çıkarılması gerekliliğine Türkiye Cumhuriyeti de uymuş ve gerekli adımları atmıştır. Bu tür düzenlemeler, kripto paralarla ilgili risklerin azaltılmasını ve hem kurumsal hem de bireysel kullanıcıların hukuki ve finansal olarak daha güvenli bir ortamda işlem yapmalarını sağlayacaktır.
KAYNAKÇA
Amerika Birleşik Devletleri Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu Dava Dilekçesi, 20 Civ. 10832 (United States District Court Southern District of New York), 2021.
Amerika Birleşik Devletleri Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu, 2020.
ÇATAKOĞLU, B., Türk Sermaye Piyasası Hukukunda Borçlanma Araçları, Seçkin Yayınları, 2016.
DÜLGER, M. V./ ÖZKAN, O., Kripto para suçları: Kripto para birimlerinin hukuki boyutu ve Türk Ceza Kanunu bakımından değerlendirilmesi, M. Koca (ed.) Prof. Dr. Mehmet Emin Artuk’a Armağan, Seçkin Yayıncılık, 2020.
6493 sayılı Kanun, 2013.
European Central Bank, Virtual Currency Schemes of European Central Bank, 2012.
NAKAMOTO, S., Bitcoin: A Peer-To-Peer Electronic Cash System, 2008.
HOUBEN, R./ SNYERS, A., Cryptocurrencies and Blockchain: Legal Context and Implications For Financial Crime, Money Laundering And Tax Evasion, 2018.
RABİA ÜZÜMCÜ/ YASİN YILDIRIM, “Kripto Paraların Hukuki Statüleri Ve Sözleşmeler İçerisindeki Yerleri”, 2022.
ŞENER, O. H., Ecash Sisteminde Üretilen Elektronik Paranın (Nakdi) Para Kavramı Bakımından Değerlendirilmesi, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 9(Özel Sayı), 2007.
ÜMRAN ALTAY MORGÜL , İnsan Kaynakları Yönetiminde Dijital Dönüşüm Ve Yapay Zeka: Endüstri 4.0, Blockchain Ve Kripto Para Devri, 2022.
ÜNLÜTEPE, M., Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Seçkin Yayıncılık, .2021.
YURTÇİÇEK, M. S., Hukuki Açıdan Elektronik Para, 2015.
DİPNOT
1 Yurtçiçek, M. S., Hukuki açıdan elektronik para, 2015.
2 European Central Bank, Virtual currency schemes. European Central Bank, 2012.
3 Nakamoto, S., Bitcoin: A peer-to-peer electronic cash system, 2008.
4 Houben, R./ Snyers, A., Cryptocurrencies and blockchain: Legal Context and implications for financial crime, money laundering and tax evasion, S. 31-34, 2018.
5 Dülger, M. V./ Özkan, O., Kripto para suçları: Kripto para birimlerinin hukuki boyutu ve Türk Ceza Kanunu bakımından değerlendirilmesi, M . Koca (ed.) Prof. Dr. Mehmet Emin Artuk’a Armağan, Seçkin Yayıncılık, S.3, 2020.
6 6493 sayılı Kanun, S.3, 2013.
7 Şener, O. H., Ecash sisteminde üretilen elektronik paranın (nakdi) para kavramı bakımından değerlendirilmesi, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 9(Özel Sayı), 455-490. 2007
8 Çatakoğlu, B. Türk sermaye piyasası hukukunda borçlanma araçları, Seçkin Yayınları, 2016.
9 T.C. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi Esas No:2019/915 Esas Karar No:2020/278 Karar.
10 Amerika Birleşik Devletleri Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu Dava Dilekçesi, 20 Civ. 10832 (United States District Court Southern District of New York), 2021.
11 Amerika Birleşik Devletleri Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu, S.3, 2020.
12 Sermaye Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun. (2024, 2 Temmuz). Resmi Gazete (Sayı:32590) Erişim Adresi: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2024/07/20240702. pdf
13 Ünlütepe, M., Borçlar hukuk genel hükümler, Seçkin Yayıncılık, S.100, 2021.
14 Ünlütepe, M., Borçlar hukuk genel hükümler, Seçkin Yayıncılık, S.101, 2021.








