Animated LogoGöksu Safi Işık Attorney Partnership Logo First
Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo 2Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo

Insights
GSI Articletter
GSI Brief

İNTERNET ORTAMINDA UNUTULMA HAKKI

2025 - Winter Issue

Download As PDF
Share
Print
Copy Link

İNTERNET ORTAMINDA UNUTULMA HAKKI

Personal Data Protection
2025
GSI Teampublication
00:00
-00:00

ÖZET

Bu çalışmada, dijital çağda bireylerin geçmişteki belirli bilgilerinin internet ortamından silinmesini talep etme hakkını ifade eden unutulma hakkının niteliği global uygulamada ve Türk hukuku kapsamında incelenmiştir. 

I. GİRİŞ

Çalışmamızın konusu, internet ortamında unutulma hakkının hukuki niteliğidir. Unutulma hakkına ilişkin değerlendirmelerin yapılmasından önce, bu hakkın ne anlama geldiği ve tarihsel gelişimi açıklanacaktır. Daha sonra global uygulamalar ve Türk hukuku kapsamında unutulma hakkının hukuki çerçevesi incelenecek, unutulma hakkının ifade özgürlüğü ve bilgiye erişim hakkı gibi diğer temel haklarla nasıl dengelendiği değerlendirilecektir. Ayrıca, unutulma hakkının sınırları ve yargı kararlarıyla nasıl şekillendiği de bu çalışmanın odak noktalarından biri olacaktır.

II. UNUTULMA HAKKI

Bireylerin Anayasa ve Milletlerarası Anlaşmalar ile güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinin internet ortamında sıklıkla ihlale uğradığı inkar edilemez bir gerçektir. Her ne kadar hukuka uygun içerikler olsa da kişilerin itibar, onur ve saygınlıklarını zedeleyici nitelikteki içeriklerin, ilgili kişinin iradesi dışında internet ortamında süresiz olarak kalmaması gerekmektedir”. Bireylerin sosyalleşme ihtiyacı karşısında, bu sosyal çevrede itibarlarını, onur ve saygınlıklarını korumaları en temel haklarındandır. Bu noktada “unutulma hakkı” devreye girmektedir. Unutulma hakkı, bireylerin geçmişteki belirli bilgilerinin internet ortamından kaldırılması veya erişime kısıtlanmasını talep etme hakkını ifade eder. İnsanoğlu tabiatı gereği unutma gereksinimi olan bir varlıktır. Öyle ki “insan” kelimesini oluşturan “nisyan” kavramı unutmak manasını taşımaktadır. Böylece insanın unutkan bir varlık olduğu kelime anlamından dahi anlaşılmaktadır1. Günümüze kadar unutmak insanlığın zayıf yönlerinden biri olarak nitelendirilmiş, uzun seneler boyunca bu zayıflıkla başa çıkmanın çareleri aranmıştır. Ancak bilginin depolanmasının bu denli kolay olduğu, hızlı dijitalleşme sayesinde istediğimiz bilgilere mesafesiz ulaşabildiğimiz bu dijital dönemde, siyasal, sosyal ve ekonomik alanlara ait bilgiler depolandığı gibi bireylere ait kişisel bilgiler de depolanmaktadır. Bu haliyle Mayer-Schönberger’in de vurguladığı gibi “unutma kuralken istisna haline gelmiştir”2

Bu minvalde unutulma hakkı; özellikle dijital çağda kişisel verilerin korunması ve bireylerin mahremiyetinin sağlanması açısından önemli olmakla birlikte, bireylerin dijital dünyada kendileriyle ilgili bilgilerin kontrolünü ele almasını sağlar ve bu bilgilerin artık güncelliğini kaybettiği durumlarda silinmesini talep etme imkânı sunar. Diğer bir değişle unutulma hakkı, bir temel hak olarak dijital hafızadan silinmek ve geçmişinin ve mahremiyetinin daha aleni hale gelmemesini istemek hakkı olarak tanımlanabilir. Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü (“GDPR”) kapsamında da düzenlenen bu hak, belirli şartlar altında uygulanabilir ve ifade özgürlüğü ile bilgiye erişim hakkı gibi diğer temel haklarla dengelenmelidir. Kişiler unutulma hakkını kullanarak, internet ortamında yer alan geçmişteki bilgilerini içeren hukuka uygun içeriğin Google gibi arama motorlarında listelenmemesini (delistingthe-right to de-referencing), kişilik haklarına ihlalin önemli olduğu durumlarda içeriğin kaldırılması gibi önlemleri talep ederler. 

III. GLOBAL HUKUK UYGULAMASINDA UNUTULMA HAKKINA İLİŞKİN DÜZENLEMELER

Dijital çağın getirdiği haklardan biri olan unutulma hakkı, zamanla hukuk dünyasına entegre olmuştur. Bu hakların en önemli örneklerinden biri, Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın (“ABAD”) 13 Mayıs 2014 tarihli İspanya Google kararıdır3. Olay, İspanyol Avukat Mario Costeja Gonzalez’in eski, güncelliğini yitirmiş ve kişisel hayatını rahatsız edici haberlerin internette yer alması nedeniyle şikayette bulunmasıyla başlamıştır. Gonzalez, İspanya Veri Koruma Ajansı’na başvurmuş ve bu başvuru sonucunda ABAD, C-131/12 numaralı kararıyla Gonzalez’in talebini kabul etmiştir. ABAD, kararında kişisel verilerin Avrupa Birliği Temel Haklar Bildirgesi’nin 7. ve 8. maddeleriyle korunduğunu vurgulamış ve 95/46/EC Kişisel Verilerin İşlenmesi ve Serbest Dolaşımına Dair Direktif’in 6/1/c-e maddesi uyarınca, verilerin zamanla “yetersiz, ilgisiz, artık ilgisiz ya da aşırı” hale gelmesi durumunda silinmesi gerektiğini belirtmiştir4. Bu karar, ABAD’ın arama motorlarını veri sorumlusu olarak tanımasını sağlamış ve arama motorlarının görevlerini, internet üzerindeki bilgileri bulma, otomatik olarak indeksleme, geçici olarak saklama ve kullanıcılara belirli bir sıralama tercihine göre sunma şeklinde tanımlamıştır. Ayrıca, belirli koşullar altında, kişilerin isimleriyle bağlantılı arama motoru sonuçlarının kaldırılmasını talep etme hakkını da tanımıştır. 

İnternetin gelişmesiyle birlikte özel hayatın korunması konusunda endişeler artmıştır. Avrupa Komisyonu, bu endişelere duyarlılık göstererek, 2012 yılında hazırladığı taslağın 17. maddesinde “unutulma hakkı”na yer vermiştir. Bu madde, meşru bir amacı olmayan kişisel verilerin, veri sahiplerinin talebi üzerine kaldırılması gerektiğini belirtmiştir5. Sonuç olarak, bu hak Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) kapsamında “Right to erasure” (unutulma hakkı)6 başlığı altında 17. maddede kabul edilmiştir. Uluslararası düzenlemelerle birlikte, unutulma hakkı hem teorik hem de pratik olarak küresel hukuk dünyasında yerini almıştır.

IV. TÜRK HUKUKU'NDA UNUTULMA HAKKINA İLİŞKİN DÜZENLEMELER

Unutulma hakkı, Türk Hukuku’nda doğrudan bir düzenlemeye sahip olmamakla birlikte, Anayasa’nın “Özel Hayatın Gizliliği” başlıklı 20. maddesi7 ile ilişkilendirilmiş ve bununla birlikte, kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı ülkemizde anayasal bir hak olarak düzenlendiğinden bu doğrultuda, 07.04.2016 tarihinde 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu yürürlüğe girmiş ve unutulma hakkı da Kişisel Verilerin Korunması Kanunu8 (“KVKK”) kapsamında değerlendirilmeye başlanmıştır. 

KVKK, kişisel verilerin işlenmesi, saklanması ve silinmesi ile ilgili detaylı düzenlemeler içermekte ve unutulma hakkının uygulanabilirliğini artıran önemli bir yasal çerçeve sunmaktadır. Türkiye’de unutulma hakkı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.06.2015 tarihli 2014/4-56 E. numaralı ve 2015/1679 K. sayılı kararı ile tanınmış ve kararda, dijital hafızada yer alan olumsuz olaylardan bir süre sonra kişinin unutulmayı talep etme hakkının olması gerektiğini belirtmiştir9. Bu şekilde yargı sistemimiz, AB’nin aksine, unutulma hakkını yalnızca dijital verilere değil, aynı zamanda kamunun kolayca erişebileceği herhangi bir yerde barındırılan kişisel verilere yönelik olarak da korumanın gerekliliğini içtihat olarak kabul etmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, mezkûr kararında unutulma hakkını, kişisel verilerin korunması hakkının bir parçası olarak, bireylerin geçmişte yaşadıkları olumsuz olayların dijital hafızadan silinmesini ve bu bilgilerin başkaları tarafından bilinmemesini sağlamayı amaçlayacağını, bu hakkın, bireylerin gelecekte daha iyi bir hayat kurabilmelerine ve geçmişteki olumsuz etkilerden kurtulmalarına olanak tanıyacağını, üstün bir kamu yararı bulunmadığı sürece, kişisel verilerin belirli bir süre sonra unutulmasını talep etme hakkının, hem bireylerin hem de toplumun gelişimine katkıda bulunacağı şeklinde değerlendirmiştir10.

İlerleyen süreçte, Yargıtay kararlarında unutulma hakkı, internet kapsamın da değerlendirmeye alınmıştır. Yargıtay 19. Ceza Dairesi’nin 05.05.2017 tarihli ve 2017/5325 sayılı Kararı11’na konu davada, beraat eden mağdurlar, davaya ilişkin bazı gazetelerin internet arşivlerinde bulunan 2007 yılında yayımlanan haberlere yönelik olarak 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesi ile gerekçelendirilerek 2016 yılında erişim engelleme talebinde bulunmuşlardır. Başvuranların beraat etmelerinin ardından, dokuz yıl geçtikten sonra, haberin “güncellik” değerini kaybettiğini ve bu nedenle haberin o dönemdeki “gerçeklik ve doğruluk” kriterlerini karşılamasının artık mühim olmadığı düşünülerek, Yargıtay’ca habere erişimin engellenmesine karar verilmiştir. 

Türkiye’de 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 10. maddesine 01.10.2020 tarihinde yapılan ek doğrultusunda, internet ortamında yapılan yayın içerik sebepli kişilik hakları ihlal edilmiş kişilerin talep etmesi durumunda hâkim tarafından, başvuranın adının bu madde kapsamındaki karara konu İnternet adresleri ile ilişkilendirilmemesine karar verilebileceği mevzuat güvencesine alınmıştır. 

İçeriğin çıkarılması ve/ veya içeriğe erişimin engellemesini isteme hakkı ile unutulma hakkı her ne kadar terminolojik olarak birbirinden farklı kavramlarsa da hakkın kullanımı Türk Hukuku’nda iç içe geçmiştir. Unutulma hakkı, kişilere arama motorlarında veya diğer açık kaynaklarda yayımlanması yasal olan içeriğe ulaşılamaması hakkını tanırken, içerik ana kaynakta kalmaya ve ulaşılabilmeye devam etmekte, bu sitenin URL’sinin, sosyal medya paylaşımları veya diğer arama motorları aracılığıyla bulunabilmesi anlamına gelir. Unutulma hakkının kullanılması talebiyse içeriğin çıkarılması ve/ veya içeriğe erişimin engellenmesi maksadıyla Sulh Ceza Hakimliği’ne başvurularak kişilik haklarını veya özel hayatın gizliliğini ihlal eden yayımlanmış içeriğin internet ortamında (ana kaynaktan) kaldırılmasını talep etmeyi ifade eder. 

Anayasa Mahkemesi, 03.03.2016 tarihli ve 2013/5653 başvuru numaralı bireysel başvuruda vermiş olduğu kararında unutulma hakkının kullanımına değinmiştir. Bu karara göre; unutulma hakkı ile ifade ve basın özgürlükleri arasındaki dengeyi sağlamak için 5651 sayılı Kanun çerçevesinde belirli önlemler alınabileceğini belirtmiştir. Ancak bu önlemler, Anayasa’nın ölçülülük ilkesine uygun olmalı ve kişisel verilerin silinmesi, haberlerin anonimleştirilmesi veya belirli içeriklerin erişime kapatılması gibi yöntemler kullanılmalıdır. Yargının görevi, internet üzerindeki haberlerin tamamen ortadan kaldırılmasını sağlamak değil, basın özgürlüğü çerçevesinde şeref ve itibar koruma arasında adil bir denge kurmaktır. 

Yine unutulma hakkının kullanılması değerlendirilirken, içeriği oluşturan fikrin özgürlük sınırlarının ehemmiyeti ile birlikte içeriğe ulaşma isteğinde olan kamuoyunun da fikirlere ulaşma özgürlüğünün kapsamı ve gereği dikkate alınmalıdır. Sonuç olarak Türk Hukuku’nda her ne kadar “unutulma hakkı” kendi başına ayrıca bir mevzuatta düzenlenmemiş de olsa yakından dokunduğu ve mevzuatlar ile koruma altına alınan diğer haklar neticesinde hukukun denetimi altında kalan ve kişilik haklarının korunmasında önemli bir alana sahip bir hak olarak yerini korumaktadır.

V. UNUTULMA HAKKININ DİĞER HAKLAR İLE İLİŞKİSİ

A. Unutulma Hakkı ile İfade Özgürlüğü, Düşünceyi Açıklama ve Yayma Özgürlüğü ve Basın Özgürlüğü İlişkisi

İfade özgürlüğü günümüz demokratik toplumlarının olmazsa olmaz değerlerinden biridir. Bireylerin parçası olduğu ve hayatlarını sürdürdükleri toplumda düşüncelerini endişesiz ve özgürce ifade edebilmesinin, toplumun bilincini artırmada ve geliştirmesinde önemli rol oynadığı tartışmasız bir gerçektir. Demokratik toplumların en önemli gereklerinden olan bu değerin en kıymetli görünüm şekli de basın özgürlüğüdür12. Basının toplum bilincine çok önemli katkıları olduğu aşikâr olmakla birlikte, gerçek ve güncel olaylar hakkında toplumu bilgilendirerek düşünmeye sevk etmek basının yegâne amaç ve faydalarından birisidir. Demokratik bir siyasal ortamda devlet eylemleri her ne kadar adli ve idari denetimler altında olsa da basın sayesinde kamuoyunun da bu hususta bir denetim gücü mevcut olmaktadır. Basın, siyasal otoritelerin eylem ve kararlarını göz önüne sererek demokrasinin iyi bir şekilde devam etmesini sağlar ve toplumun karar alma süreçlerine katılımını kolaylaştırır13. Yine T.C. Anayasası’nın “Basın Hürriyeti” başlıklı 28. maddesinde basının hür ve sansür edilemez olduğu düzenlenmektedir. 19.06.2004 tarihli ve 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 3. maddesi uyarınca Basın Özgürlüğü, bilgi edinme, yayma, eleştirme, yorumlama ve eser yaratma haklarını kapsar ve demokratik bir toplumun gerekliliklerine uygun olarak kullanılmalıdır. Ancak bu özgürlük, başkalarının şöhret ve haklarını, toplum sağlığını ve ahlakını, milli güvenliği, kamu düzeni ve güvenliğini, devlet sırlarını, suç işlenmesini önlemeyi ve yargının tarafsızlığını korumayı amaçlayan sınırlandırmalara tabi olabilir14. Anayasa’nın “Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti” başlıklı 26. maddesinde herkesin söz, yazı, resim veya başka şekilde tek başına veya toplu olarak düşünce ve kanaatlerini açıklama ve yayma hakkına sahip olduğu düzenlenmektedir. Tüm bunlarla birlikte ifade ve basın özgürlüğü mutlak olmayıp belirli sınırlar dahilinde kısıtlandırılabilir15. Haberlerin ve görüşlerin iletilmesi ile alınmasında önemli bir rol oynayan internet de Anayasa’nın 26. maddesinde yer alan ifade özgürlüğü güvencesi altındadır. İnternet›teki geniş faaliyet alanı göz önüne alındığında, yayımlanan haber ve fikirlerin Anayasa›nın 28. maddesinde güvence altına alınan basın özgürlüğünün çerçevesinde olup olmadığı, her somut olay bazında ayrıca değerlendirilmelidir. Anayasa›nın 28. maddesi ve takip eden maddelerde basın özgürlüğü, esas olarak basılı kitle iletişim araçları için tanımlanmış olsa da internet üzerindeki habercilik günümüzde çok önemli bir rol oynamakta ve artık basılı yayınlardan daha çok tüketilmektedir. İnternet haberciliği, basının temel işlevlerinden biri olan “gözetleyicilik” görevini yerine getirdiği sürece, bu platformda yayımlanan içerikler de basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilir. Anayasa Mahkemesi de internet erişimine yönelik müdahalelerin ifade özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir16. Bununla birlikte, internet üzerinden yapılan her türlü haber ve görüş iletiminin Anayasa’nın 28 ila 32. maddelerinde güvence altına alınan basın özgürlüğü kapsamında olduğunun kabul edilmesi mümkün değildir. Topluma büyük katkısı olan basının bir o kadar zararı olması da bazı durumlarda kaçınılmaz olmaktadır ki bu sebeple basın özgürlüğü kullanılırken bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edilmemesi de gerekir. Toplumu gerçek bir olay hakkında bilgilendirirken olayın konusu olan kişinin özel yaşamına saygı duyma gereği bir kenara atılmamalı ve kişisel verilerin korunması hassasiyetine dikkat edilmelidir. Bu sebeple kişilerin haklarını ihlal edilebileceği hususlarda insan onurunun korunması için ifade özgürlüğünün sınırlandırılması hukukun gereklerindendir. 

Unutulma hakkı bu sınırlandırmanın en önemli gerekçelerinden birini teşkil etmektedir. Türk hukuku uygulamasında, bireyler unutulma hakkını gerekçe göstererek 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 9. maddesine dayanarak da içeriklerin kaldırılmasını veya erişimin engellenmesini talep edebilmektedirler. Bu hükme göre, kişilik hakları ihlal edilenler, içeriklerin kaldırılmasını ve/ veya erişimin engellenmesini isteyebilirler. Erişimin engellenmesi kararı, bir ceza değil, önleyici bir tedbirdir17 ve bu tedbir için yayın içeriğinin suç teşkil etmesine de gerek yoktur. Bu durumda, ifade özgürlüğünü gerekli olandan daha fazla kısıtlamayacak ve kişinin unutulma hakkını kullanmasına yeterli olacak şekilde, hakkın ölçülülük ilkesine uygun olarak uygulanması gereklidir. Diğer bir deyişle, kişisel verinin anonim hale getirilmesi yeterli ise bu yolla, yeterli olmadığı hallerde ise daha ağır yöntemler olan silme veya kişisel verinin erişime kapatılması yöntemlerinden birinin tercihi isabetli olacaktır18.

VI. UNUTULMA HAKKININ KULLANILMA ŞARTLARI

Unutulma hakkı kapsamında bir yayına müdahalede bulunulabilmesi için öncelikle içeriğin olgusal gerçekler barındırıp barındırmadığı, kamu yararına katkısı, tarihsel veri olarak kabulü, durum bazında güncel olup olmadığı ve tabii kişilik haklarının ihlal edilip edilmediği her olay nezdinde değerlendirilmelidir. Haberler ve diğer içeriklerde başvuranın isim ve kimlik bilgisi yer almasa bile, haberdeki diğer bilgilerden yola çıkarak bu bilgilerin tespit edilip edilemeyeceği belirlenmeli ve güncellik, kamu yararı gibi diğer unsurlarla birlikte değerlendirilerek sonuca varılmalıdır. 

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bir kararında bilim ve sanat özgürlüğü ile unutulma hakkı arasındaki sınırları belirlemiştir. Olayda, davacı vekili, müvekkilinin cinsel taciz suçundan şikayetçi olduğu ceza davasının Yargıtay tarafından verilen kararının, davalılara ait bilimsel bir eserde isimlerinin açıkça yayınlanmasının kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu iddia ederek manevi tazminat talep etmiştir. Davalılar ise eserin bilimsel niteliğe sahip olduğunu, isimlerin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uygun olarak belirtildiğini ve kitabın geniş kitlelere hitap etmediğini öne sürerek davanın reddini istemiştir. Yargıtay ise kararında özetle; Davacının geçmişte yaşadığı olumsuz bir olayın toplum hafızasından silinmesini ve hayatında yeni bir sayfa açma hakkını talep ettiğini belirtmiştir. Davacı, unutulma hakkı çerçevesinde kişisel verilerinin üçüncü kişiler tarafından bilinmemesini ve toplum hafızasından silinmesini istemektedir. Mahkeme, 4 yıl önceki bir olayın mağduru olan kişinin isminin açıkça bir bilimsel eserde yer almasının, unutulma hakkını ve özel hayatın gizliliğini ihlal ettiğine hükmetmiştir. Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın “Google Kararı” çerçevesinde, kişisel verilerin kamu yararı açısından önemli bir rolü olmadığı durumlarda bu bilgilerin açıkça belirtilmemesi gerektiğine vurgu yaparak, davacının manevi tazminat talebinin haklı olduğuna karar vermiş ve unutulma hakkının ihlali sebebiyle manevi tazminat koşullarının gerçekleştiğinin kabulünün zorunlu olduğunu belirtmiştir19.

Bazen de hukuka uygun yayımlanan içeriklerin bir zaman geçtikten sonra güncelliğini yitirdiği durumlar söz konusu olabilecektir. Böyle durumlarda güncelliğini yitiren ve artık kamuoyunu bilgilendirme vasfını yitirmiş içerikler birçok kez habere konu kişinin onur ve itibarını zedelemektedirler. Makalenin önceki kısımlarında belirttiğimiz üzere hukukumuzda unutulma hakkı bir mevzuat ile doğrudan düzenlenmemiş olup Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları ve çeşitli doktrinler aracılığı ile çerçevelenmektedir. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi unutulma hakkının kullanılmasına ilişkin verdiği kararlarında, kesin bir süre kıstası koymadan diğer şartlar ile birlikte inceleyerek haberin güncelliğine ve kamuoyunun ilgisinin önemine göre hüküm vermektedir. Yargıtay, bir kararında; tanınmış bir kişinin iki yıl önce meydana gelen bir olayla ilgili erişimin engellenmesi talebinde bulunmasının, toplumun bu habere olan ilgisinin devam etmesi sebebiyle unutulma hakkı kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek, haber içeriğinde kişilik haklarına yönelik bir ihlal bulunmadığı sürece, iki yıl gibi kısa bir süre önce yayımlanan bir haberin erişiminin engellenmesinin, basın özgürlüğüne orantısız bir müdahale olarak kabul edileceğini vurgulamıştır20.

VII. SONUÇ

Ulaşılabilirlik, haber ve fikirlerin saklanma süresi, kapasite ve büyük hacimli bilgilerin iletilmesi göz önünde bulundurulduğunda, internet halkın bilgi edinme ve haber alma süreçlerinde kritik bir rol üstlenmektedir. İnternet, sınırlama olmaksızın herkesin haber ve fikirlere ulaşmasını sağlayarak, düşüncelerini yayma konusunda önemli bir fırsat sunar. İnternet, düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü ile basın özgürlüğü açısından da geniş bir alan sağlamaktadır. Fakat bazen bu geniş alanın kişilik haklarını koruma amacı güderek belirli dengeler eşliğinde kısıtlanması gerekmektedir. Bu kısıtlamalara sebebiyet veren en önemli hukuki araçlardan birisi de unutulma hakkıdır. Unutulma hakkı, dijital çağın getirdiği yeni bir hak olarak bireylerin geçmişteki kişisel bilgilerinin internet ortamında nasıl yer aldığı ve ne kadar süreyle erişilebilir olduğu konusunda önemli bir kontrol mekanizması sunmaktadır. Bu hak, bireylerin onur, saygınlık ve mahremiyetlerini koruma ihtiyacına yanıt verirken, aynı zamanda dijital ortamda bilginin saklanmasının sınırlarını çizmeyi hedefler. 

Küresel düzeyde yukarıdaki konu başlıklarında da değinildiği gibi unutulma hakkı çeşitli hukuki otorite kararları, uluslararası sözleşmeler, mevzuat ve doktrinlerle hukuk alanında kendine yer edinmiştir. 

Türk Hukuku çerçevesinde ise unutulma hakkı henüz doğrudan bir mevzuatla düzenlenmemiş olsa da KVKK ve ilgili Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları, bu hakkın uygulanabilirliğini ve yargı sisteminin bu konuda nasıl bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak unutulma hakkı, dijital çağın sarmalında kişisel mahremiyetin korunmasına yönelik bir adım olarak, bireylerin geçmişlerinin yükünden arınarak kendilerini yeniden tanımlama ve geleceğe odaklanma fırsatı sunar. Böylece, teknolojinin hafızasındaki kişisel izler, bireyin özgürlüğünü ve kimliğini yeniden inşa etme hakkının teminatı haline gelir.

KAYNAKÇA

AVRUPA BİRLİĞİ RESMİ GAZETESİ. (1995, 23 Kasım). L 281, s.31. https://eur-lex.europa.eu/legal-content/TR/TXT/?uri=CELEX%3A31995L0046 . Erişim Tarihi: 25.07.2024

AVRUPA PARLAMENTOSU VE KONSEYİ. “Regulation (EU) 2016/679 of the European Parliament and of the Council of 27 April 2016 on the protection of natural persons with regard to the processing of personal data and on the free movement of such data, and repealing Directive 95/46/EC.” Official Journal of the European Union, L 119, 4 May 2016, s. 1-88.

GOOGLE SPAİN SL, Google Inc. v Agencia Española de Protección de Datos, Mario Costeja González. 13.05.2014 (C-131/12).

ALİ AKKURT, Basın Özgürlüğünün Kapsamı ve Sınırları. Adalet Yayınevi, Ankara, 2014, 

SİNAN SAMİ AKKURT, “17.06.2015 Tarih, E. 2014/4-56, K. 2015/1679 Sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı ve Mukayeseli Hukuk Çerçevesinde ‘Unutulma Hakkı’.” Dergipark. https://dergipark.org.tr/tr/ download/article-file/621723. Erişim Tarihi: 25.07.2024.

ANAYASA MAHKEMESİ. “Başvuru No: 2013/5653, 03/03/2016 Tarihli Karar.” Kararlar Bilgi Bankası. https://kararlarbilgibankasi.anayasa.gov. tr/BB/2013/5653. Erişim Tarihi: 26.07.2024.

ANAYASA MAHKEMESİ. Kadir Sağdıç Başvurusu, B. No: 2013/6617, 08.04.2015. Kararlar Bilgi Bankası. https://kararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/BB/2013/6617. Erişim Tarihi: 26.07.2024.

ANAYASA MAHKEMESİ. Yaman Akdeniz ve Diğerleri, B. No: 2014/3986, 02.04.2014; Youtube LLC Corporation Service Company ve Diğerleri [GK], B. No: 2014/4705, 29.05.2014.

ÇİĞDEM YILMAZ, “Kişiliğin Korunmasında Unutulma Hakkı.” Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Bilgi Üniversitesi, İstanbul, 2019.

BURCU GÖRKEMLİ, Yargı Kararları Işığında Türk Hukuku’nda İnternet Erişiminin Engellenmesi. Adalet Yayınevi, Ankara, 2015, s. 119.

ULAŞ KARAN, İfade Özgürlüğü. Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru El Kitapları Serisi 2, Avrupa Konseyi, Ankara, 2018, s. 103.

ZAFER KAHRAMAN, Unutulma Hakkı. Vedat Kitapçılık, İstanbul, 2022, s. 58.

MAHMUT KÖKVER, “‘Hatırlama’ ve Kur’anî Bağlamda ‘Zikir’.” Journal of Analytic Divinity Center, 2(3), 2018, s. 48-62.

AYŞENUR OCAK, Hakları Dengelemek: Unutulma Hakkı İfade Özgürlüğüne Karşı (Balancing Rights: The Right To Be Forgotten v. Freedom of Expression). 2017, s. 6. https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/980892. Erişim Tarihi: 25.07.2024.

YAŞAR SALİHPAŞAOĞLU/ BURCU DEĞİRMENCİOĞLU, Unutulma Hakkının Bir “İnsan Hakkı”na Dönüşme Yolculuğu. 2020, s. 372.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI. https://www.mevzuat.gov.tr/#anayasa. Erişim Tarihi: 25.07.2024.

6698 SAYILI KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU. https://www. mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=6698&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5. Erişim Tarihi: 25.07.2024.

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU. E. 2014/4-56, K. 2015/1679, 17.06.2015. Lexpera. https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/hukuk-genel-kurulu-e-2014-56-k-2015-1679-t-17-6-2015. Erişim Tarihi: 27.07.2024.

YARGITAY 19. CEZA DAİRESİ. E. 2020/6868, K. 2021/1703, 17.02.2021. Lexpera. https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/19-ceza-dairesi-e-2020-6868-k-2021-1703-t-17-2-2021. Erişim Tarihi: 27.07.2024.

YARGITAY 19. CEZA DAİRESİ. E. 2016/15510, K. 2017/5325, 5.06.2017. Lexpera. https://www.lexpera.com.tr/ictihat/yargitay/19-ceza-dairesi-e-2016-15510-k-2017-5325-t-5-6-2017. Erişim Tarihi, 25.07.2024.

DİPNOT

1    Mahmut Kökver, “Hatırlama” Ve Kur’an’i Bağlamda “Zikir”, Journal Of Analytic Divinity Center, 2(3), 2018 s. 48-62.

2    Çiğdem Yılmaz, “Kişiliğin Korunmasında Unutulma Hakkı”, Yayımlanmamış Yl. Tezi, İstanbul 2019 Bilgi Üniversitesi

3    Google Spain SL, Google Inc. v Agencia Española de Protección de Datos, Mario Costeja González, 13.05.2014 (C-131/12) (C-131/12).

4    Yaşar Salihpaşaoğlu ve Burcu Değirmencioğlu, Unutulma Hakkının Bir “İnsan Hakkı”na Dönüşme Yolculuğu, 2020, s. 372.

5    Ayşenur Ocak, Hakları Dengelemek: Unutulma Hakkı İfade Özgürlüğüne Karşı ( Balancing Rights: The Right To Be Forgotten v. Freedom of Expression), 2017, s.6. https://dergipark.org. tr/en/download/article-file/980892 (Erişim Tarihi, 25.07.2024).

6    Avrupa Parlamentosu ve Konseyi, “Regulation (EU) 2016/679 of the European Parliament and of the Council of 27 April 2016 on the protection of natural persons with regard to the processing of personal data and on the free movement of such data, and repealing Directive 95/46/EC,” Official Journal of the European Union, L 119, 4 Mayıs 2016, s. 1-88.

7    Türkiye Cumhuriyeti Anayasası: https://www.mevzuat.gov.tr/#anayasa (Erişim Tarihi, 25.07.2024).

8    6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu: https://www.mevzuat. gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=6698&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5 (Erişim Tarihi, 25.07.2024).

9    Sinan Sami Akkurt, “17.06.2015 Tarih, E. 2014/4-56, K. 2015/1679 Sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı ve Mukayeseli Hukuk Çerçevesinde ‘Unutulma Hakkı’,” Dergipark, https:// dergipark.org.tr/tr/download/article-file/621723, (Erişim Tarihi, 25.07.2024).

10    Kazancı, “Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17/06/2015 Tarihli, E. 2014/4-56 Sayılı Kararı,” Kazancı, https://kazanci.com.tr/gunluk/hgk-20144-56.htm, (Erişim Tarihi, 25.07.2024).

11    Yargıtay 19. Ceza Dairesi. E. 2016/15510, K. 2017/5325, 5.06.2017, Lexpera. https://www.lexpera.com.tr/ ictihat/yargitay/19-ceza-dairesi-e2016-15510-k-2017-5325-t-5-6-2017, (Erişim Tarihi, 25.07.2024).

12    Ali Akkurt, Basın Özgürlüğünün Kapsamı ve Sınırları, Adalet Yayınevi, Ankara, 2014, s. 1.

13    Anayasa Mahkemesi, Kadir Sağdıç Başvurusu, B. No: 2013/6617, 08.04.2015, Kararlar Bilgi Bankası, (Erişim Tarihi: 26.07.2024.)

14    Anayasa Mahkemesi, “Başvuru No: 2013/5653, 03.03.2016 Tarihli Karar,” Kararlar Bilgi Bankası, https://kararlarbilgibankasi.anayasa. gov.tr/BB/2013/5653, (Erişim Tarihi: 26.07.2024)

15    Ulaş Karan, İfade Özgürlüğü, Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru El Kitapları Serisi 2, Avrupa Konseyi, Ankara, 2018, s. 103.

16    Anayasa Mahkemesi, Yaman Akdeniz ve Diğerleri, B. No: 2014/3986, 02.04.2014; Youtube LLC Corporation Service Company ve Diğerleri [GK], B. No: 2014/4705, 29.05.2014.

17    Burcu Görkemli, Yargı Kararları Işığında Türk Hukuku’nda İnternet Erişiminin Engellenmesi, Adalet Yayınevi, Ankara, 2015, s. 119.

18    Zafer Kahraman, Unutulma Hakkı, Vedat Kitapçılık, İstanbul, 2022, s. 58.

19    Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/4-56, K. 2015/1679, 17.06.2015, Lexpera, https://www.lexpera.com.tr/ ictihat/yargitay/hukuk-genel-kurulue-2014-56-k-2015-1679-t-17-6-2015, (Erişim Tarihi, 27.07.2024).

20    Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2020/6868, K. 2021/1703, 17.02.2021, Lexpera, https://www.lexpera.com.tr/ ictihat/yargitay/19-ceza-dairesi-e2020-6868-k-2021-1703-t-17-2-2021, (Erişim Tarihi, 27.07.2024).

  • Özet yapım aşamasında
Keywords
Unutulma Hakkı, Kişisel Verilerin Korunması, Dijital Mahremiyet, Bilgiye Erişim Hakkı, Veri Sahibi Hakları, İfade Özgürlüğü.
Capabilities
Personal Data Protection
More Insights

Articletter / GSI Brief

GSI Brief & Legal Brief

GSI Brief 204

Gsi Brief 204

Brief
Read more
GSI Brief 205

Gsi Brief 205

Brief
Read more
GSI Brief 206

Gsi Brief 206

Brief
Read more
GSI Brief 207

Gsi Brief 207

Brief
Read more

Articletter - Winter Issue

HUKUKTA DİJİTAL DELİLLERİN ÖNEMİ

Hukukta Di̇ji̇tal Deli̇lleri̇n Önemi̇

2025
Read more
İDARE TARAFINDAN GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ HALKA AÇIK KAYITLARIN KVKK AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

İdare Tarafindan Güncelli̇ği̇ni̇ Yi̇ti̇rmi̇ş Halka Açik Kayitlarin Kvkk Açisindan Değerlendi̇ri̇lmesi̇

2025
Read more
DİJİTAL VARLIKLARIN VE KRİPTO PARALARIN MİRASI

Di̇ji̇tal Varliklarin Ve Kri̇pto Paralarin Mi̇rasi

2025
Read more
BITCOIN ÖZELİNDE KRİPTO PARALARIN TİCARET ŞİRKETLERİNE SERMAYE OLARAK GETİRİLMESİ

Bitcoin Özeli̇nde Kri̇pto Paralarin Ti̇caret Şi̇rketleri̇ne Sermaye Olarak Geti̇ri̇lmesi̇

2025
Read more