Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo First
Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo 2

Insights
GSI Articletter
GSI Brief

ANONİM ŞİRKETLERDE HAKLI SEBEPLE FESİH HAKKI VE FESİH KARARI İLE DİĞER ÇÖZÜMLER

2025 - Winter Issue

Download As PDF
Share
Print
Copy Link

ANONİM ŞİRKETLERDE HAKLI SEBEPLE FESİH HAKKI VE FESİH KARARI İLE DİĞER ÇÖZÜMLER

Corporate and M&A
2025
GSI Teampublication
00:00
-00:00

ÖZET

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 531. maddesi anonim şirketlerde haklı sebeple fesih hakkını düzenleyerek, ortaklık ilişkisinin çekilmez duruma geldiği hâlde şirketin azınlık (azlık) pay sahiplerine şirketten ayrılma imkânı tanımaktadır. 

I. GİRİŞ

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (“TTK”) 531. maddesi ile hukukumuzda ilk kez düzenlenen anonim şirketlerde haklı sebeple fesih, ortaklıklar hukukunda, ortaklığın devamını zorlaştıran hallerin varlığı halinde, ortaklık sözleşmesinin zamanından önce sona erdirilmesine imkan tanıyan sona erme şekillerinden birisidir1. Sermaye şirketi niteliğinde olan anonim şirketlerde, pay sahibinin şirketten çıkma ve çıkarılması söz konusu olmadığından ve pay sahibinin şirketten ayrılabilmesinin tek yolu paylarını devretmesidir ve anılan hüküm pay sahibinin şirketten ayrılabilmesi hususunda pay devrine önemli bir alternatif niteliğindedir2. Bozucu yenilik doğuran haklardan biri olan fesih, sürekli bir borç ilişkisinin geleceğe etkili olarak (ex nunc) sona ermesini sağlar3. Haklı sebeple fesih imkânı, özel hukukun temel ilkelerinden biri olan sözleşmeye bağlılık ilkesi bakımından istisna teşkil etmektedir4. Haklı sebeple fesih, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda ve TTK’da yer alan iki tarafa borç yükleyen sürekli borç ilişkilerinde tarafların ilişkiyi sona erdirme hakkıdır5. Sürekli borç ilişkisindeki taraflara verilen bu yetki, TTK m. 531 ile anonim şirketlere ilişkin ortaklık sözleşmeleri ile kurulan pay sahipliğine uyarlanmıştır. Haklı sebeple fesih davası ile pay sahibi azınlığa, içinde bulunduğu sürekli borç ilişkisinden kurtulma imkânı sağlanmıştır6. Makalemizde önce haklı sebep kavramından bahsedilecek; anonim şirketlerde haklı sebeple fesih davasının açılabilmesinin yollarına değinilecek ve sonrasında pay sahiplerinin şirketten çıkarılmaları ile alternatif çözümler anlatılacaktır.

II. HAKLI SEBEPLE FESİH

TTK m. 531 uyarınca anonim şirketlerin haklı sebeple feshedilebilmesi için sermayenin onda birini (halka açık şirketlerde yirmide birini) temsil eden paya sahip pay sahiplerinin şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine başvurması gerekmektedir. Dolayısıyla, pay sahipleri bu hakkını dava yoluyla kullanabilmektedirler. Sermayenin onda birini temsil eden payların birden fazla pay sahibine ait olması durumunda bu pay sahiplerinin birlikte hareket etmesi gerekmektedir. Sermayenin onda birinin temsil edilmesi şartı, kanun koyucunun bu hakkı TTK m. 411 uyarınca bir azınlık (azlık) hakkı olarak düzenlediğini göstermektedir. Nitekim TTK m. 411/1 uyarınca azınlık, halka kapalı anonim şirketlerde şirket sermayesinin en az onda birini oluşturan pay sahipleri olarak tanımlanmıştır. Böylece bu düzenleme ile kararların alınmasında çoğunluk ilkesinin geçerli olduğu anonim şirketlerde azınlık pay sahipleri çoğunluk pay sahipleri karşısında korunmaktadır. 

Haklı sebeple fesih hakkı, sürekli borç ilişkilerinin sonraki sürecinde ortaya çıkan nedenlerden olumsuz etkilenerek ilişkinin kendisi için çekilmez duruma geldiği tarafa, borç ilişkisinin sona erdirilmesini isteme hakkı olarak tanımlanabilir7. Fakat mevzuatımızda ve doktrinde haklı sebep kavramı üzerinde terim birliği bulunmamaktadır8. Borçlar hukuku çerçevesindeki haklı sebeple fesih kavramını TTK uyarınca anonim şirketlere uyarladığımızda, haklı sebeple feshin, azınlık pay sahiplerinin çoğunluk pay sahiplerine karşı şirkette kalmalarının kendileri için çekilmez bir hale geldiği durumlarda, azınlık pay sahiplerine tanınmış olan bir hak olduğu ifade edilebilir. Doktrinde kabul edilen görüşlerden birisi, anonim şirketlerde haklı sebep kavramını, azınlık pay sahiplerinin hakkaniyete uygun ve objektif olarak ortaklıktan beklediği faydaları ortadan kaldıran ve pay sahibi için ortaklığın devamının çekilmez hale gelmesine sebep olan olaylar ve durumlar olarak tanımlamaktadır9. Dolayısıyla 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (“TMK”) m. 2 uyarınca dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı gözetilerek şirketin varlığına devam etmesi kendisi için çekilmez hale gelen pay sahibinden ortaklığı sürdürmesinin beklenemeyeceği hallerde haklı sebep oluşmuş sayılacak ve pay sahibi bu hakkını kullanabilecektir10

TTK m. 531 bilinçli olarak haklı nedenleri tanımlamamış ve örnek göstermemiştir. Nitekim ilgili maddenin gerekçesinde “… bu kavramın niteliklerinin gösterilmesi ve tanımlanması yargı kararlarıyla öğretiye bırakılmıştır(…)”11 denilerek haklı sebeplerin bilinçli olarak içtihat ve doktrine bırakıldığı belirtilmiştir. “Hakimin takdir yetkisi” başlıklı TMK m. 4 uyarınca hakim, kanunda bilinçli olarak boşluk bırakılarak kendisine takdir yetkisi tanındığı durumlarda, somut olayın özelliklerine göre yürürlükteki mevzuata ve hakkaniyete uygun olarak karar verecektir. Mahkeme, içtihat ve doktrini kullanarak somut olay uyarınca haklı sebebin varlığını tespit edecektir. Anonim şirketlerin feshine ilişkin haklı sebeplerin görünüş biçimi, bunlarla sınırlı olmamak üzere, (i) azınlık pay sahibinin korunmasına ilişkin temel prensiplerin ihlali, şirketin pay sahibinin malvarlıksal haklarının ihlali, şirket yönetimine katılma haklarının ihlali, azınlık haklarının ihlali gibi çoğunluk gücünün kötüye kullanılmasına ilişkin sebepler, (ii) kişisel uyuşmazlıklar ve pay sahibinin şahsında gerçekleşen sebepler gibi kişisel sebepler ile (iii) şirketin kötü yönetimi, şirketin yönetim kurulu ve genel kurulunun karar alma fonksiyonunu kaybetmesi, şirketin ortaklık amacının sağlanmasının önemli ölçüde zorlaşması, şirket sermayesinin karşılıksız kalması, şirkete ilişkin bazı yapısal değişiklikler gibi şirket ortaklığına ilişkin sebepler olarak ortaya çıkabilir12

Haklı sebeple fesih davasının açıldığı durumda pay sahipleri tarafından ileri sürülecek olan sebeplerin haklılığına hâkim karar verecektir. Pay sahipleri tarafından ileri sürülecek olan sebeplerin haklılığına ilişkin karar vermesi için açılan davada hâkim, ileri sürülen sebepleri haklı bulsa bile şirketin feshine karar vermek zorunda değildir. Nitekim TTK m. 531 uyarınca mahkeme fesih kararı yerine; davacı pay sahip(ler)inin paylarının gerçek değeri ödenerek şirketten çıkarılmalarına veya uygun gördüğü başka bir çözüme karar verebilir. 

TTK m. 447 uyarınca, haklı sebeple fesih davası açma hakkı vazgeçilmez haklar arasında kabul edildiğinden, bu hak azınlık pay sahiplerinin rızası dışında çoğunluğun kararı ile bertaraf edilemeyecektir13.

A. Haklı Sebeple Fesih Davasının Türk Hukukundaki Niteliği

Hâkim, haklı sebeple fesih davasının sonucunda fesih kararı yerine başka şekilde çözüme ilişkin bir karara da hükmedebileceğinden, bu dava alternatif çözümlü inşai nitelikte bir eda davasıdır14. Bu dava, pay sahipleri tarafından şirkete karşı açılabilecek diğer davalardan bağımsız olarak doğrudan açılabilmektedir. Fesih kararı yerine alternatif çözüm uygulayabilme yetkisiyle hâkime geniş yetki tanınmıştır. Hâkimin davacının talebinden bağımsız olarak alternatif çözüme hükmedebilmesi taleple bağlılık ilkesine getirilen bir istisna niteliğindedir15

Haklı sebeple fesih davası, azınlık pay sahipleri tarafından açılmaktadır. Bu davanın, söz konusu şirketin tüzel kişiliğine karşı şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde açılması gerekmektedir. TTK m. 5/4 uyarınca anonim şirketin merkezinin asliye ticaret mahkemesinin bulunmadığı bir yargı çevresinde bulunması halinde bu davaya bakmakla görevli olan mahkeme asliye hukuk mahkemeleridir. Bu durumda asliye ticaret mahkemesinin bulunmadığı bir yargı çevresinde haklı sebeple fesih davasının asliye hukuk mahkemesinde açılması gerekmektedir.

III. DİĞER ÇÖZÜMLER

Anonim şirketlerin devamlılığı ve faaliyetlerini sürdürmeleri esas olduğundan, özellikle şirketin finansal olarak faaliyetlerini sürdürebildiği durumlarda hâkimin, şirketin feshi yerine alternatif çözümleri değerlendirmesi gerekmektedir. Kanun koyucunun esas amacı, şirketi ayakta tutmak ve şirket faaliyetlerinin devamlılığını sağlamak olduğundan somut olaydaki uyuşmazlık şirketin feshi dışında başka bir yolla çözülebiliyorsa, şirketin feshine karar verilmemelidir16. Nitekim Yargıtay 11. HD E. 2015/8119 K. 2016/2586 ve 09.03.2016 tarihli kararında, mahkemenin, şirketin feshi yerine davacı pay sahibinin şirketten ayrılmasının daha adilane bir çözüm olacağı gerekçesiyle şirketin feshine gerek olmadığı yönündeki kararını yerinde bulmuştur17. Buna göre şirketin elindeki malvarlığı ile amacını ve faaliyetlerini gerçekleştirebildiği ve davacı pay sahibine paylarının gerçek değerini ödeyecek ekonomik güçte olması durumunda, hâkim tarafından alternatif çözümlere hükmedilecektir. Şirketin feshine ve tasfiyesine ultima ratio olarak başvurulması şirketlerin devamlılığını gözeten kanun koyucunun iradesi olmuştur18. Hâkimin diğer çözümlere hükmedebilmesi için, şirketin feshi kararına hükmetmesi gibi, haklı sebeplerin varlığının ispat edilmiş olması gerekmektedir. Alternatif çözüme karar vermesi hususunda hakimlere tanınan geniş yetki, şirketin mümkün olduğunca devamlılığının önemsenmesi ve gözetilmesi gerektiğini göstermektedir19. Hâkim, ölçülülük ilkesi uyarınca somut olaya uygulayacağı alternatif çözümler ile azınlık pay sahipleri, payların çoğunluğuna sahip pay sahipleri ve şirket arasındaki menfaatlerin dengelenmesini sağlayacaktır20

TTK m. 531 uyarınca hakimin alternatif yola hükmedebilmesi için gerekli “duruma uygun düşme” koşulu ile davaya konu olan somut olaya sebebiyet veren sorunu çözümleyen, şirketteki ortaklar arasındaki menfaat ihtilafını kaldıran, davacı pay sahip(ler)inin haklı beklentilerini koruyan ve davacı pay sahip(ler)ini tatmin eden bir alternatif yolun bulunması kastedilmektedir. Alternatif yola hükmedilebilmesi için gerekli diğer bir koşul olan “kabul edilebilir” ifadesi ise, davanın taraflarını onayına bağlı olmaksızın hükmedilen alternatif çözümün somut olaya uygun düşmesi ve somut olaydaki sorunu gidermesi21, davacı pay sahip(ler)inin isteklerinin karşılanması ve uygulanabilir şekilde olması anlamını taşımaktadır22.

A. Pay Sahiplerinin Şirketten Çıkarılmaları

Anonim şirketlerde ortaklara şirketten doğrudan çıkma hakkı tanınmamış olsa da, TTK m. 531 uyarınca mahkeme, şirketin feshedilmesi kararı yerine davacı pay sahip(ler)ine paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenmesi suretiyle pay sahip(ler)inin şirketten çıkarılmalarına da karar verebilir. Mahkemenin bu kararı, davacı pay sahibine ait payların davalı şirket tarafından satın alınması yöntemiyle uygulanır23. Kanunda boşluk olması sebebiyle davacı pay sahip(ler)inin paylarının geçici olarak şirket tarafından iktisap edilip edilemeyeceği ve paylarına karşılık ödenecek olan paranın kim tarafından ve ne şekilde ödeneceği içtihata ve doktrine göre belirlenecektir. Hakimin, şirketin gerçek pay değerini hesaplayarak bu bedele hükmetmesi gerekmektedir. Bu yöntemin uygulanabilmesi için şirketin gerçek pay değerini davacıya ödeyebilecek ekonomik güçte olması gerekmektedir. 

Uygulamada, haklı sebeple fesih davasında mahkeme ağırlıklı olarak fesih kararı yerine davacının şirketten çıkarılması yönünde karar vermektedir24.

B. Alternatif Çözümler

TTK m. 531 uyarınca hakim, fesih kararı yerine somut olaya uygun ve kabul edilebilir başka bir çözüme de karar verebilir. Hâkim, şirketin mevcudiyetinin korunmasının ekonomik ve objektif açıdan daha doğru olması gerekçesiyle, haklı sebeplerin varlığı halinde şirketi feshetmeme kararı verebilir. Kanun koyucu burada mahkemenin inisiyatif kullanmasını takdir etmiştir. İsviçre doktrininde alternatif çözüm olarak mahkemenin şirketin kâr dağıtma zorunluğunu karara bağlayabileceği; yeni bir pay sahibinin şirkete alınmasını uygun bulabileceği, hatta şirketi faaliyetlerini devam ettirecek duruma kavuşturabilecek şekilde kısmî tasfiyesine de hükmedebileceği belirtilmektedir25. Fakat söz konusu alternatif çözümlere hükmedilen örnek bir Yargıtay içtihadı bulunmamaktadır. 

Hâkim, şirketin ayakta kalması ve sürekliliğini sağlayacak hususların mevcut olduğu durumlarda şirketi ayakta tutmaya önem vererek şirketin feshine alternatif yollara başvuracaktır. Hâkim, fesih kararı yerine hükmedeceği alternatif çözümleri konu bakımından bir sınırlandırmaya tabi olmaksızın araştırabilecektir26

Doktrinde alternatif çözümlere; şirkete ait işletmenin pay sahipleri arasında bölünmesi, şirketin kısmi tasfiyesi, tek pay sahipli şirkete dönüştürülmesi, bazı yönetim kurulu ve genel kurul kararlarında azlığa veto hakkı tanınması, yönetim kurulu üyelerinin azli, sermayenin azaltılması örnek olarak verilmiştir27.

IV. SONUÇ

TTK’nın 531. maddesi, anonim şirketlerde haklı sebeple fesih hakkını düzenleyerek, şirketin azınlık pay sahiplerine şirketten ayrılma imkânı tanımaktadır. Bu düzenleme, azınlık pay sahiplerinin çoğunluk pay sahiplerine karşı korunmasını amaçlamaktadır. Haklı sebeple fesih, sürekli borç ilişkilerinde ortaya çıkan ve ilişkinin çekilmez hale gelmesine neden olan durumlarda, azınlık pay sahiplerine tanınan bir haktır. Mahkeme, haklı sebeplerin varlığını tespit ettiğinde, fesih kararı yerine alternatif çözümler de sunabilmektedir. Nitekim şirketin feshine başka herhangi bir yol kalmaması durumunda son çare olarak karar verilebilecektir. Kanun koyucu tarafından tanımlanmayan alternatif çözümler, şirketin devamlılığını sağlamak ve azınlık pay sahiplerinin haklarını korumak amacıyla hâkime geniş bir takdir yetkisi vermektedir. Bu nedenle hâkim haklı sebeplerin varlığına hükmederken doktrin ve içtihatlardan yararlanacaktır. Sonuç olarak, haklı sebeple fesih davası, anonim şirketlerin hukuki yapısında önemli bir yer tutmakta olup azınlık pay sahiplerinin şirketteki haklarını koruma işlevini görmektedir.

KAYNAKÇA

ABUZER KENDİGELEN, Yeni Türk Ticaret Kanunu, Değişiklikler, Yenilikler ve İlk Tespitler, On İki Levha Yayıncılık, İstanbul, 2016.

ABUZER KENDİGELEN/ F. PELİN TOKCAN/ İBRAHİM ÇAĞRI ZENGİN/ NUMAN S. SÖNMEZ/ ZEHRA GÜNEY, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Türk Ticaret Kanunu’na İlişkin Kararları (2015-2016), On İki Levha Yayıncılık, İstanbul.

AYŞE SÜMER, Anonim Ortaklıkların Haklı Nedenle Feshi, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, C. 18 S. 2, 2012.

AYŞE ŞAHİN, Anonim Ortaklığın Haklı Sebeple Feshi, Vedat Kitapçılık, İstanbul, 2013.

CENGİZ ERTEN, “Anonim Şirketlerde Haklı Sebeplerle Fesih Hakkının Yargıtay İçtihatları Çerçevesinde Değerlendirilmesi”, Uyuşmazlık Mahkemesi Dergisi, S. 13, Haziran 2019.

EVİN EMİNE DEMİR, “TTK m.531: Anonim ortaklığın Haklı Sebeplerle Feshi Davası”, Legal Hukuk Dergisi, 2011, Yıl 9, S. 102.

FÜSUN NOMER ERTAN, “Anonim Ortaklığın Haklı Sebeple Feshi Davası – TTK m. 531 Üzerine Düşünceler”, İÜHFM, C. LXXIII, S.1. İLHAN ULUSAN, İyiniyetli Sebepsiz Zenginleşenin İade Borcunun Sınırlandırılması Sorunu, Kazancı Hukuk Yayınları, İstanbul, 1984.

KEMAL OĞUZMAN/ NAMİ BARLAS, Medeni Hukuk, Giriş, Kaynaklar, Temel Kavramlar, On İki Levha Yayıncılık, İstanbul, 2023.

MEHMET BAHTİYAR, Ortaklıklar Hukuku, Beta Basım Yayın, İstanbul, 2023.

ORUÇ HAMİ ŞENER, Teorik ve Uygulamalı Ortaklıklar Hukuku Ders Kitabı, Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2022.

OSMAN CAN BAŞDEMİR, Anonim Şirketin Haklı Sebeple Feshi, Atılım Üniversitesi (Yüksek Lisans Tezi), Ankara, 2019.

ÖZLEM İLBASMIŞ HIZLISOY, “Anonim Şirketin Haklı Sebeple Feshi”, (Doktora Tezi), Ankara Üniversitesi, Ankara, 2015.

RONA SEROZAN, Sözleşmeden Dönme, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, İstanbul 1975.

SERHAN DİNÇ, “6102 sayılı Kanuna Göre Anonim Şirketlerde Sona Erme”, Yıldırım Beyazıd Hukuk Dergisi, 2016/2.

ÜNAL TEKİNALP, “Türk Ticaret Kanunundaki Boşluk: Anonim Ortaklığın Feshi, Çoğunluk Gücünün Kötüye Kullanılmasına Karşı Etkili Bir Araç”, İktisat ve Maliye Dergisi, 1974, C.XXI, S. 8.

DİPNOT

1    Ayşe Şahin, Anonim Ortaklığın Haklı Sebeple Feshi, Vedat Kitapçılık, İstanbul, 2013, s. 2.

2    Özlem İlbasmış Hızlısoy, “Anonim Şirketin Haklı Sebeple Feshi”, (Doktora Tezi), Ankara Üniversitesi, Ankara, 2015, s. 2.

3    Rona Serozan, Sözleşmeden Dönme, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, İstanbul 1975, s. 121; İlhan Ulusan, İyiniyetli Sebepsiz Zenginleşenin İade Borcunun Sınırlandırılması Sorunu, Kazancı Hukuk Yayınları, İstanbul, 1984, s. 74.

4    Şahin, s. 10.

5    Ayşe Sümer, Anonim Ortaklıkların Haklı Nedenle Feshi, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, C. 18 S. 2, 2012, s. 840.

6    Osman Can Başdemir, Anonim Şirketin Haklı Sebeple Feshi, Atılım Üniversitesi (Yüksek Lisans Tezi), Ankara, 2019, s. 11

7    Kemal Oğuzman/ Nami Barlas, Medeni Hukuk, Giriş, Kaynaklar, Temel Kavramlar, On İki Levha Yayıncılık, İstanbul, 2023, s. 296.

8    Bkz. TTK m. 219 “Görevin yerine getirilmesinde basiretsizlik, ağır ihmal veya yönetimde iktidarsızlık gibi hâller, haklı sebep sayılır.”; TTK m. 245 “Haklı sebep, şirketin kuruluşuna yol açan fiili veya kişisel sebeplerin şirketin işletme konusunun elde edilmesini imkânsız kılacak veya güçleştirecek şekilde ortadan kalkmış olmasıdır…”; TTK m. 255 “Bir ortağın kendisinden kaynaklanan sebeplerden dolayı şirketin feshinin istenebileceği durumlarda, diğer ortakların tümü o ortağın şirketten çıkarılmasına ve şirketin devamına karar verebilir…”.

9         Mehmet Bahtiyar, Ortaklıklar Hukuku, Beta Yayın, İstanbul, 2023, s. 379.

10    Oruç Hami Şener, Teorik ve Uygulamalı Ortaklıklar Hukuku Ders Kitabı, Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2022, s. 700.

11     TTK m. 531 Gerekçesi: https:// http://www.ticaretkanunu.net/ttk-madde-531/

12    Şahin, s. 137 vd.

13    Evin Emine Demir, “TTK m.531: Anonim ortaklığın Haklı Sebeplerle Feshi Davası”, Legal Hukuk Dergisi, 2011, Yıl 9, S. 102, s. 7.

14    Ünal Tekinalp, “Türk Ticaret Kanunundaki Boşluk: Anonim Ortaklığın Feshi, Çoğunluk Gücünün Kötüye Kullanılmasına Karşı Etkili Bir Araç”, İktisat ve Maliye Dergisi, 1974, C.XXI, S. 8, s. 215.

15    Abuzer Kendigelen, Yeni Türk Ticaret Kanunu, Değişiklikler, Yenilikler ve İlk Tespitler, On İki Levha Yayıncılık, İstanbul, 2016, s. 24, 378.

16    Osman Can Başdemir, Anonim Şirketin Haklı Sebeple Feshi, Atılım Üniversitesi (Yüksek Lisans Tezi), Ankara, 2019, s. 13.

17    Kendigelen/ F. Pelin Tokcan/ İbrahim Çağrı Zengin/ Numan S. Sönmez/ Zehra Güney, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Türk Ticaret Kanunu’na İlişkin Kararları (2015-2016), On İki Levha Yayıncılık, İstanbul, s. 357.

18    Cengiz Erten, “Anonim Şirketlerde Haklı Sebeple Fesih Hakkının Yargıtay İçtihatları Çerçevesinde Değerlendirilmesi”, Uyuşmazlık Mahkemesi Dergisi, S. 13, Haziran 2019, s. 198, 199.

19    Erten, s. 188.

20    Tekinalp, s. 214.

21    Tekinalp, s. 214.

22    Erten, s. 199.

23    Füsun Nomer Ertan, “Anonim Ortaklığın Haklı Sebeple Feshi Davası – TTK m. 531 Üzerine Düşünceler”, İÜHFM, C. LXXIII, S.1, s. 431.

24    Erten, s. 200.

More Insights

Articletter / GSI Brief

GSI Brief & Legal Brief

GSI Brief 204

Gsi Brief 204

Brief
Read more
GSI Brief 205

Gsi Brief 205

Brief
Read more
GSI Brief 206

Gsi Brief 206

Brief
Read more
GSI Brief 207

Gsi Brief 207

Brief
Read more

Articletter - Winter Issue

HUKUKTA DİJİTAL DELİLLERİN ÖNEMİ

Hukukta Di̇ji̇tal Deli̇lleri̇n Önemi̇

2025
Read more
İDARE TARAFINDAN GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMİŞ HALKA AÇIK KAYITLARIN KVKK AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

İdare Tarafindan Güncelli̇ği̇ni̇ Yi̇ti̇rmi̇ş Halka Açik Kayitlarin Kvkk Açisindan Değerlendi̇ri̇lmesi̇

2025
Read more
İNTERNET ORTAMINDA UNUTULMA HAKKI

İnternet Ortaminda Unutulma Hakki

2025
Read more
DİJİTAL VARLIKLARIN VE KRİPTO PARALARIN MİRASI

Di̇ji̇tal Varliklarin Ve Kri̇pto Paralarin Mi̇rasi

2025
Read more
ANONİM ŞİRKETLERDE HAKLI SEBEPLE FESİH HAKKI VE FESİH KARARI İLE DİĞER ÇÖZÜMLER