ÖZET
Bu makale girişim sermayesi yatırım fonlarının yatırım süreçlerini açıklamakta ve girişim sermayesi yatırım fonlarının tanımı, malvarlıklarının oluşumu, yatırımcı sözleşmeleri, portföy yönetimi ve vergilendirilmesi gibi temel konuları ve girişim sermayesi yatırım fonlarının temel yapıtaşlarını ele almaktadır.
I. GİRİŞ
Girişim sermayesi yatırım fonları, yenilikçi ve yüksek büyüme potansiyeline sahip girişimlere sermaye sağlayarak ekonomik kalkınmaya katkıda bulunan önemli finansal araçlardır. Bu fonlar, girişimcilerin karşılaştıkları maddi engelleri aşmalarına yardımcı olurken, yatırımcılara da yüksek getiri potansiyeli sunar. Sermaye Piyasası Kurulu tarafından düzenlenen ve denetlenen bu fonlar, belirli yasal çerçeveler içinde faaliyet gösterir. Bu makale, girişim sermayesi yatırım fonlarının tanımı, malvarlığının oluşumu, yatırımcı sözleşmeleri, portföy yönetimi ve vergilendirilmesi gibi konulara değinerek girişim sermayesi yatırım fonlarının yatırım süreçlerini ele almaktadır.
II. GİRİŞİM SERMAYESİ YATIRIM FONU
Girişim sermayesi yatırım fonları, yüksek büyüme potansiyeline sahip, faaliyetlerine yeni başlayan şirketlere yatırım yapmak için kurulan özel sermaye fonlarıdır. Girişimci ruha sahip bireylerin yenilikçi fikirlerini hayata geçirme sürecinde karşılaştıkları en büyük engellerden biri maddi problemler olmaktadır. Bu sorunların aşılmasında önemli bir rol oynayan girişim sermayesi yatırım fonları, girişimcilerin ihtiyaç duydukları sermayeyi bulmalarında çözüm sunar.
Sermaye Piyasası Kurulu’na göre ise1 Girişim Sermayesi Yatırım Fonu; “nitelikli yatırımcılardan katılma payları karşılığında toplanan paralarla, pay sahipleri hesabına inançlı mülkiyet esaslarına göre Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) tarafından belirlenmiş varlık ve işlemlerden oluşan portföyü işletmek amacıyla portföy yönetim şirketleri ve girişim sermayesi portföy yönetim şirketleri tarafından süreli olarak kurulan ve tüzel kişiliği bulunmayan malvarlığı” olarak tanımlanmıştır.
Girişim sermayesi yatırım fonlarının hukuki temelini, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 54. maddesi uyarınca yayımlanan III-52.4 sayılı Girişim Sermayesi Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği oluşturmaktadır. Tebliğ’de genel olarak girişim sermayesi yatırım fonlarının kuruluşu, girişim sermayesi yatırım fonlarının portföylerinde hangi varlıkların bulundurulabileceği ve portföyün hangi sınırlamalara tabi tutulduğu, değerleme esasları, fon kârlarının nasıl tespit edileceği ve dağıtımın nasıl yapılacağı, girişim sermayesi yatırım fonlarının mevzuat çerçevesindeki faaliyetleri ve yönetimin hangi ilkelere tabi olduğu, girişim sermayesi yatırım fonlarının nasıl birleşebileceği veya dönüşebileceği, hangi durumlarda girişim sermayesi yatırım fonlarının sona ereceği ve sona erme halinde tasfiyenin nasıl gerçekleşeceğine ilişkin esaslar düzenlenmektedir.
Açıklamalar ışığında Girişim Sermayesi Yatırım Fonunun genel özellikleri şu şekilde sayılabilir: 1) Girişim şirketlerine yatırım yapmak amacıyla kurulmak, 2) Girişim sermayesi portföy yönetim şirketleri veya portföy yönetim şirketlerince kurulabilmek, 3) Belirli bir süreyle sınırlı olarak kurulmak ve 4) Tüzel kişiliği bulunmamak (yalnızca belirli işlemlerle sınırlı olarak tüzel kişiliği mevcuttur).
III. GİRİŞİM SERMAYESİ YATIRIM FONLARININ MALVARLIĞININ OLUŞUMU
Girişim sermayesi yatırım fonları, yatırımcıların sermayelerini dinamik ve yüksek büyüme potansiyeline sahip girişimlerde kullanmalarını sağlamaktadır. Bu fonlar, yeni iş fikirlerini desteklemek ve yenilikçi projelere yatırım yapmak için özel olarak tasarlanmıştır.
Fonun, Tebliğ m.4/1’inci maddesinde nitelikli yatırımcılardan katılma payı karşılığında toplanan para ya da iştirak paylarıyla yatırımlarını gerçekleştirdiği belirtilmiştir. Buna ek olarak Tebliğ’in 5/1’inci maddesinde fonun malvarlığının, kurucunun, portföy saklayıcısının ve portföy yöneticisinin malvarlığından ayrı olduğu da ayrıca düzenlenmiştir.
Fonun malvarlığının temelini, katılma payları karşılığında toplanan para veya iştirak payları oluşturmaktadır. Bunların yanında Tebliğ m.26/1’ncı maddesinde fonların, kredi veya faizsiz finansman kullanabilmesine imkân tanınmış fakat bu imkânın fon toplam değerinin azami %50’si oranıyla sınırlı olduğu düzenlenmiştir.
A. Fon Malvarlığının Dokunulmazlığı
Fon malvarlığının korunması, yatırımcıların çıkarlarını korumak ve fonların amaçlarına uygun olarak işletilmesini sağlamak için hayati önem taşımaktadır. Fonların malvarlığı, yatırımcıların fonlara olan güvenini sağlamak ve yatırımlarının riskini azaltmak için ayrı bir varlık olarak kabul edilir. Bu bakımdan fonların malvarlıklarını korumak amacıyla birtakım düzenlemeler getirilmiştir.
Tebliğ’in beşinci maddesinin ikinci fıkrasında, fon malvarlığının yalnızca fon hesabına ait olduğu ve içtüzük ile ihraç belgesinde belirtilmiş olması kaydıyla, kredi alınması ve koruma amaçlı türev araç işlemleri dışında teminat olarak gösterilemeyeceği ve rehnedilemeyeceği belirtilmiştir. Ayrıca, fon malvarlığı, kurucunun veya portföy saklayıcısının yönetimi ya da denetimi kamu kurumlarına devredilse bile, başka bir amaçla kullanılamaz; kamu alacaklarının tahsili amacıyla haczedilemez, üzerine ihtiyati tedbir konulamaz ve iflas masasına dahil edilemez.
Fon malvarlığının portföy yöneticisi ve kurucudan korunabilmesi amacıyla, kurucu veya portföy yöneticisinin üçüncü kişilere olan borç ve yükümlülüklerinin, fonların aynı üçüncü kişilerden olan alacaklarıyla karşılıklı olarak mahsup edilemeyeceği, aynı maddenin üçüncü fıkrasında hükme bağlanmıştır.
IV. YATIRIMCI SÖZLEŞMESİ VE KATILMA PAYI
Yatırımcılar yeni girişimlere yatırım yapmak ve sonucunda kar elde etmek için fonlara yatırım yapmaktadırlar. Girişim sermayesi yatırım fonlarında yatırımcı sözleşmeleri ve katılım payı, yatırımcının fon portföyüne ortak olmasını sağlamaktadır. Yatırımcılar, fon katılma payı satın alarak kolektif portföye katılırlar. Bu katılma belgeleri, fonun sahip olduğu portföyün bir kısmını temsil eder.
Yatırımcı sözleşmesi, yatırımcının katılma payı sahibi olmasını sağlayan bir sözleşmedir. Bu sözleşmeyle yatırımcı, fon kurucusu ve yönetim şirketinden oluşan bir yapıya katılır. Fon kurucusu, yatırımcının yatırımlarını yönetir ve elde edilen kârı yeniden yatırımcının hesabına aktarır. Yatırımcılar fona ortak olsalar da fonun yönetimine katılma hakları yoktur.
Yatırımcı Sözleşmeleri, Tebliğ’in 3.1.(v) maddesine göre, fon ile katılma payı sahipleri arasında bireysel veya toplu olarak yapılan ve içtüzük ile ihraç belgesinde yer almayan konuları kapsayan bir anlaşma olarak tanımlanmıştır. Sözleşmenin içeriğinin düzenlenmesi bakımından Mevzuatta yer alan düzenlemelere uygun olarak taraflar arasında irade serbestisi bulunmaktadır. Ayrıca yatırımcı sözleşmelerinin Kurul’un onayına tabi olmaması da bu irade serbestisini kısıtlamamaktadır.
Yatırımcı sözleşmelerinde genel olarak; yatırımcıların kaynak taahhütleri ve taahhüde uyulmamasının yaptırımı, pay devrinin hangi koşullarda yapılabileceği, denkleştirme mekanizmasının hangi yöntemlerle yapılabileceği, eğer katılımcılardan bir gruba imtiyaz tanınmak isteniyorsa ne tür imtiyazlar sağlanacağı gibi hususlar düzenlenmektedir.
V. GİRİŞİM SERMAYESİ YATIRIM FONLARININ PORTFÖYÜ
Girişim Sermayesi Yatırım Fonlarının temel amacı katılma payı karşılığında toplanan para veya iştirak paylarıyla portföy oluşturmak ve bu portföyü işletmektir. Ancak işletilecek portföyün içeriği Mevzuat ve Kurul tarafından bazı sınırlamalara tabi tutulmuştur. Bu sınırlamalar hem (i) portföyde yer alabilecek mal ve varlıklar bakımından hem de (ii) portföyde yer alan varlıkların yönetimi bakımından mevcuttur.
A. Portföyde Yer Alabilecek Mal, Varlık ve İşlemler Yönünden Sınırlama
Tebliğ’in 4. maddesinin üçüncü fıkrasında, fon portföyünün hangi varlık ve işlemlerden oluşabileceği belirtilmiştir. Maddeye göre, fonun ana faaliyeti girişim sermayesi yatırımlarından oluşan bir portföyü yönetmektir. Bu doğrultuda, fon portföyüne girişim sermayesi yatırımları, anonim ortaklık payları, borçlanma araçları, vadeli mevduatlar ve türev araç işlemleri gibi çeşitli finansal enstrümanlar dahil edilebilir. Ayrıca, altın ve diğer kıymetli madenler, kira sertifikaları, yatırım fonu katılma payları ve Kurul tarafından uygun görülen diğer yatırım araçları da portföyün bir parçası olabilir2.
B. Girişim Sermayesi Yatırımları
Fon portföyünde bulunabilecek varlıklardan biri de girişim sermayesi yatırımlarıdır. Girişim sermayesi yatırımlarına ilişkin hükümler, Tebliğ’in 18. maddesinde detaylandırılmıştır. Bu kapsamda, girişim şirketlerinin nitelikleri tanımlanmıştır; bu şirketlerin büyüme potansiyeline sahip olması, operasyonel, üretim veya satış performanslarını iyileştirerek yüksek getiri sağlama olasılığı sunması ve sağlanacak finansal ya da kurumsal destekle hedeflerine ulaşabilecek kapasitede olması gerekmektedir. Fonlar, yalnızca anonim ve limitet şirket statüsünde olan girişim şirketlerine yatırım yapabilir. Ayrıca, bu şirketlerin sanayi, tarım ve ticaret alanlarında pazar potansiyeline sahip araç, gereç, malzeme, hizmet veya yeni ürün, yöntem, sistem ve üretim tekniklerini oluşturmayı veya geliştirmeyi amaçlaması ya da yönetim, teknik veya sermaye desteği ile bu amaçları gerçekleştirebilecek durumda olması beklenmektedir.
Ayrıca, bir projeyi hayata geçirmek için faaliyet gösteren şirketler de girişim şirketi olarak nitelendirilmiştir. Girişim şirketlerinin, Türkiye’de kurulmuş ya da kurulacak olmaları veya yurtdışında kurulmuş olup varlıklarının en az %80’inin Türkiye’deki bağlı ortaklık veya iştiraklerden oluşması gerekmektedir. Tebliğ’in 18. maddesinin üçüncü fıkrasında, girişim sermayesi yatırımı olarak değerlendirilebilecek yatırımlar detaylandırılmıştır. Bu yatırımlar arasında, girişim şirketlerine doğrudan ya da dolaylı sermaye aktarımı, pay devri yoluyla ortaklık kurulması, borsada işlem görmeyen girişim şirketlerinin borçlanma araçlarına veya kira sertifikalarına yatırım yapılması gibi işlemler yer almaktadır. Ayrıca, girişim sermayesi yatırım fonlarına katılma paylarının alınması, özel amaçlı anonim şirketlere ortak olunması ve girişim şirketlerinin paylarına dayalı opsiyon sözleşmeleri gibi çeşitli yatırım araçlarına da yer verilmiştir. Bu yatırımların amacı, girişim şirketlerinin büyüme potansiyelini desteklemek ve yüksek getiri sağlama olasılığını artırmaktır.
C. Fon Portföyünde Yer Alan Varlıkların Yönetimi Yönünden Sınırlama
Kurul fon portföyünü oluşturacak olan varlık veya işlemler yönünden sınırlamanın yanında oluşturulan portföyün yönetimi bakımından da birtakım sınırlamalar getirmiştir. Bu kısıtlamalar, girişim sermayesi yatırımlarına ilişkin sınırlamalar ve girişim sermayesi yatırımları haricindeki diğer yatırımlara ilişkin sınırlamalar olmak üzere iki ana kategoriye ayrılabilmektedir.
1. Girişim Sermayesi Yatırımlarına İlişkin Sınırlamalar
Girişim sermayesi yatırımları, fonların portföylerinde önemli bir yer tutar ve bu yatırımların yönetimiyle ilgili çeşitli sınırlamalar bulunmaktadır. Bu sınırlamalar, fonların girişim sermayesi yatırımlarına yönelik belirli oranlarda yatırım yapmasını ve bu yatırımların denetimini sağlamayı amaçlar. Girişim sermayesi yatırımları ile ilgili olarak belirlenen sınırlamalar arasında, fon toplam değerinin en az %80’inin bir veya birden fazla girişim sermayesi yatırımlarından oluşması gerekliliği yer alır. Ayrıca, fonun bir hesap dönemi içerisinde KOBİ Yönetmeliği’nde belirtilen niteliklere sahip girişim şirketlerine doğrudan yatırım yapması durumunda, bu yatırımların fon toplam değerinin %10’unu aşması halinde, %80’lik oran %51 olarak uygulanmaktadır. Bu yatırım sınırlarına, fonun hesap dönemi sonundaki toplam değer tablosu esas alınarak uyulması zorunludur.
2. Girişim Sermayesi Yatırımları Dışındaki Yatırımlara İlişkin Sınırlamalar
Girişim sermayesi yatırımları dışındaki yatırımlarla ilgili olarak uygulanan bazı sınırlamalar bulunmaktadır. Bu sınırlamalar, fonların belirli yatırım stratejilerine uygun hareket etmelerini ve risklerin kontrol altında tutulmasını hedefler. Fonlar, sermaye piyasası araçlarını açığa satamaz, kredili menkul kıymet işlemleri yapamaz ve sermaye piyasası araçlarını ödünç alamazlar. Ayrıca, türev araçlara yalnızca portföylerini döviz, faiz ve piyasa risklerine karşı koruma amacıyla ve içtüzüklerinde bu yönde bir hüküm bulunmak kaydıyla yatırım yapabilirler. Türev araçlar nedeniyle oluşabilecek açık pozisyon tutarının, fonun toplam değerinin %20’sini aşmaması gerekmektedir. Yurt dışında borsada işlem görmeyen ve gelişme potansiyeline sahip şirketlere yapılan yatırımlar, Tebliğ’de belirtilen yöntemler doğrultusunda fon toplam değerinin en fazla %10’u kadar olabilir. Ayrıca, fon portföyünde yer alan girişim sermayesi yatırımları dışındaki varlıkların yönetiminde, fonun bilgilendirme dokümanlarında belirtilen yatırım stratejilerine ve limitlerine uyulması zorunludur. Bu sınırlamalar, Tebliğ’in 23. maddesinde yer almakta olup, fonların yönetiminde risklerin minimize edilmesini ve düzenlemelere uygunluğunu sağlamayı amaçlamaktadır.
VI. GİRİŞİM SERMAYESİ YATIRIM FONLARININ PORTFÖYLERİNİN YÖNETİMİ
Girişim sermayesi yatırım fonlarının yönetimi öncelikli olarak kurucuya verilmiştir. Tebliğ’in 7. maddesine göre, kurucu, fonun katılma payı sahiplerinin haklarını koruyacak şekilde temsil edilmesinden, yönetiminden ve bu yönetimin denetlenmesinden sorumludur. Ayrıca, fonun faaliyetlerinin içtüzük ve ihraç belgesi hükümlerine uygun olarak yürütülmesi de kurucunun yükümlülüğündedir. Yönetim yetkisi açısından, kurucunun fona ait varlıklar üzerinde kendi adına ve fon hesabına, mevzuat ve içtüzük ile ihraç belgesine uygun olarak tasarruf etme ve bu tasarruftan doğan hakları kullanma yetkisi olduğu belirtilmiştir.
A. Portföy Yöneticisi
Tebliğ, kurucunun yönetim yetkisini ve sorumluluğunu belirli koşullar altında devretmesine olanak tanımaktadır. Bu düzenlemeye göre, kurucunun yönetim yetkisi, Portföy Yönetim Şirketleri ve Bu Şirketlerin Faaliyetlerine İlişkin Esaslar Tebliği (III-55.1) çerçevesinde yapılacak bir sözleşme ile başka bir portföy yönetim şirketine, girişim sermayesi portföy yönetim şirketine veya gayrimenkul ve girişim sermayesi portföy yönetim şirketlerine devredilebilir (Tebliğ m.7/2). Bu tür bir devrin gerçekleştirilmesi, ilgili sözleşmenin detayları ve mevzuatın öngördüğü şartlar doğrultusunda yapılmalıdır. Bu düzenleme, fon yönetiminin profesyonel ve deneyimli kuruluşlar tarafından yürütülmesini sağlamak amacıyla esneklik sunar ve yönetim süreçlerinin etkin bir şekilde sürdürülmesine katkıda bulunur. Böylece, fonun yönetimi konusunda kurucunun sorumlulukları devredilerek, uzmanlaşmış şirketlerin bu alandaki bilgi ve deneyimlerinden faydalanılması mümkün hale gelir.
Portföy yönetimi kapsamında, kurucu ile portföy yöneticisi arasında imzalanacak olan sözleşme “portföy yönetim sözleşmesi” olarak adlandırılmaktadır. Bu sözleşmede, portföy yöneticilerinin portföy yönetiminin devralınması sürecinden kaynaklanan hak ve yükümlülüklerinin ayrıntılı bir şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Yani, portföy yöneticilerinin, devraldıkları portföylerin yönetimi ile ilgili olarak sahip oldukları haklar, sorumluluklar ve diğer yükümlülükleri açıkça tanımlanmalıdır. Bu düzenleme, portföy yönetimi sürecinde yaşanabilecek belirsizliklerin önüne geçilmesi ve yönetim sorumluluklarının net bir şekilde belirlenmesi amacıyla getirilmiştir. Bu şekilde, portföy yöneticilerinin sorumluluklarını eksiksiz bir şekilde yerine getirmeleri sağlanarak, yönetim sürecinin etkinliği ve düzenliliği artırılmış olur.
VII. GİRİŞİM SERMAYESİ YATIRIM FONLARININ VERGİLENDİRİLMESİ
A. Girişim Sermayesi Yatırım Fonunun Vergilendirilmesi
1. Girişim Sermayesi Yatırım Fonlarının Vergi Yükümlülüğü
Girişim sermayesi yatırım fonlarının toplumsal getirisi ve taşıdığı önem göz önüne alındığında, bu fonlara teşvik amacıyla vergi düzenlemeleri getirilmiştir. Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 2/1 c.2 maddesi3 uyarınca, Kurul’un düzenleme ve denetimine tabi olan fonlar ile benzer yabancı fonlar sermaye şirketi olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle, girişim sermayesi yatırım fonları da kurumlar vergisi mükellefi olarak değerlendirilir. Bu düzenleme, girişim sermayesi yatırım fonlarının vergi yükümlülüklerini belirlerken, fonların toplumsal ve ekonomik katkılarına uygun bir vergi rejimi uygulanmasını amaçlamaktadır.
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca, girişim sermayesi yatırım fonlarının kazançları, bu fonların Türkiye’de kurulmuş olmaları koşuluyla kurumlar vergisinden muaf tutulmuştur. Bu düzenleme, menkul kıymetler yatırım fonları ile altın ve kıymetli madenlere dayalı yatırım fonlarının sadece portföy işletmeciliğinden elde ettikleri kazançların vergiden istisna edilmesinin aksine, girişim sermayesi yatırım fonlarının tüm kazançlarının kurumlar vergisinden muaf tutulmasını sağlar. Bu nedenle, girişim sermayesi yatırım fonları sadece portföy işletmeciliği faaliyeti değil, aynı zamanda diğer tüm kazançları açısından da kurumlar vergisinden istisna edilmiştir. Bu uygulama, girişim sermayesi yatırım fonlarının sermaye piyasası mevzuatı kapsamında sağladıkları kazançların vergi avantajından faydalanmalarını sağlamayı amaçlamaktadır.
2. Girişim Sermayesi Yatırım Fonlarının Kazançları Üzerinden Tevkifat Yapılması
Vergilendirmenin yanı sıra Kurumlar Vergisi Kanunu m. 15 uyarınca bazı kazançlar üzerinde yapılacak kesintiler düzenlenmiştir. Hüküm kapsamında girişim sermayesi yatırım fonları da bulunmakta olup fonların kazançları üzerinden tevkifat yapılması gerekliliği bulunmaktadır. Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 15. maddesi çerçevesinde, genel olarak kurum kazançları üzerinden tevkifat işlemi kâr dağıtımına bağlı olarak yapılmaktadır. Ancak yatırım fonları söz konusu olduğunda, bu fonların kazançları kâr dağıtımı yapılıp yapılmamasına bakılmaksızın tevkifat yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu durum, yatırım fonlarının kazançlarının vergi mevzuatı çerçevesinde belirli bir düzenlemeye tabi olduğunu ve tevkifat uygulamasının genişletilmiş bir kapsamda yürütüldüğünü göstermektedir.
Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca tevkifat yapılması öngörülmüş olmasına rağmen, girişim sermayesi yatırım fonlarının kazançları üzerinden uygulanacak tevkifat oranı 2009/14594 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile %0 olarak belirlenmiştir. Bu düzenleme, girişim sermayesi yatırım fonlarının, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamında yıllık beyanname üzerinden ödenecek vergiden ve 15. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapılması gereken tevkifattan tamamen muaf tutulduğunu ifade etmektedir. Bu durum, girişim sermayesi yatırım fonlarının vergi yükümlülüklerinden büyük ölçüde arındırıldığını ve böylece yatırım fonlarının vergi teşviklerinden faydalandığını göstermektedir.
3. Girişim Sermayesi Yatırım Fonlarının Menkul Kıymet ve Diğer Sermaye Piyasası Araçlarından Sağladıkları Kazançlar Üzerinden Tevkifat Yapılması
Girişim sermayesi yatırım fonlarının menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçlarından elde ettikleri kazançlar için vergi kesintisi yapılması öngörülmüştür. Ancak, Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67. maddesine4 göre, bu tür kazançlar için uygulanacak tevkifat oranı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 2. maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan sermaye şirketleri ve yatırım fonları için 0% olarak belirlenmiştir. Bu nedenle, girişim sermayesi yatırım fonlarının Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 1/67 maddesinde belirtilen kazançları üzerinden tevkifat nedeniyle herhangi bir vergi yükü oluşmamaktadır. Bu düzenleme, girişim sermayesi yatırım fonlarının vergi yükümlülüklerinin minimumda tutulmasını ve dolayısıyla yatırım fonlarının vergi teşviklerinden tam anlamıyla faydalanmasını sağlamaktadır.
B. Girişim Sermayesi Yatırım Fonu Yatırımcılarının Vergilendirilmesi
1. Gerçek Kişi Yatırımcıların Vergilendirilmesi
Girişim sermayesi yatırım fonlarına yatırım yapacak olan gerçek kişi yatırımcılar, katılma paylarını satın alarak bu fonlara yatırım yapabilirler. Bu yatırımcıların elde ettiği gelirlerin vergilendirilmesi, mükellefiyet durumlarına göre farklılık göstermektedir. Bu farklılık, mükellefin gerçek kişi mi yoksa kurum mu olduğuna, elde edilen gelirin bireysel bir yatırım mı yoksa ticari işletme çerçevesinde mi sağlandığına ve mükellefin tam mı yoksa dar mükellef mi olduğuna bağlı olarak değişmektedir.
Gerçek kişi yatırımcıların girişim sermayesi yatırım fonlarına yaptıkları yatırımlardan elde ettikleri en önemli kazançlardan biri, kâr paylarıdır. Gelir Vergisi Kanunu’nun 75. maddesinin birinci fıkrasına göre, bu kâr payları menkul sermaye iradı olarak değerlendirilir ve bu gelirler gelir vergisine tabidir.
Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından verilen bir özelgede, yatırım fonu katılma paylarının elde tutulması durumunda yatırımcının elde ettiği kâr paylarının dönemsel getiri olarak kabul edildiği belirtilmiştir. Ayrıca, bu kâr paylarının Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67. maddesinin birinci fıkrası uyarınca tevkifata tabi tutulması gerektiği ifade edilmiştir. Dolayısıyla, gerçek kişilerin sahip olduğu ve mevzuat çerçevesinde sermaye piyasası aracı olarak kabul edilen yatırım fonu katılma paylarından elde ettikleri kâr payı gelirleri, bu düzenleme çerçevesinde tevkifat yoluyla vergilendirilmelidir.
Öte yandan, girişim sermayesi yatırım fonu katılma paylarından elde edilen gelirlerin vergilendirilmesinde uygulanacak tevkifat oranı, mükellefin tam ya da dar mükellefiyet durumuna göre değişir. Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, tam ve dar mükellef gerçek kişilerce elde edilen kâr payı gelirleri 10 % oranında tevkifata tabi tutulur. Girişim sermayesi yatırım fonu katılma paylarının iki yıl veya daha uzun süre elde tutulması durumunda, bu paylardan elde edilen kazançlar için tevkifat oranı sıfır olarak uygulanmaktadır. Bu düzenleme, uzun vadeli yatırımcılar için vergi avantajı sağlamaktadır.
2. Kurumların Vergilendirilmesi
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5/1 b-a-3 maddesi gereğince, tam mükellef olan kurumların girişim sermayesi yatırım fonu katılma paylarından elde ettikleri kâr payları, iştirak kazancı istisnası kapsamında vergiden muaf tutulmuştur. Bu istisnanın uygulanabilmesi için kâr payını alan kurumun tam mükellef ya da dar mükellef olması gibi bir ayrım yapılmamaktadır. Ayrıca, 15 Temmuz 2023 tarihinden itibaren iktisap edilen girişim sermayesi yatırım fonları katılma paylarıyla ilgili olarak, bu payların fona iade edilmesinden elde edilen gelirler ve Vergi Usul Kanunu’nun 279. maddesi çerçevesinde değerlenen bu paylardan kaynaklanan değer artış kazançları da kurumlar vergisinden istisna edilmiştir. Bu düzenlemeyle, girişim sermayesi yatırım fonlarının ilgili vergisel avantajları, mükelleflerin vergi yükünü azaltmaya devam etmektedir.
VIII. SONUÇ
Girişim sermayesi yatırım fonları, yenilikçi ve yüksek büyüme potansiyeline sahip girişimlere sermaye sağlayarak ekonomik kalkınmaya önemli katkılar sunmaktadır. Bu fonlar, girişimcilerin karşılaştıkları maddi engelleri aşmalarına yardımcı olurken, yatırımcılara da yüksek getiri potansiyeli sunar. Makalede ele alındığı üzere, girişim sermayesi yatırım fonları, nitelikli yatırımcılardan toplanan sermaye ile oluşturulan portföyleri yönetir ve bu portföylerin içeriği Sermaye Piyasası Kurulu tarafından belirlenen sınırlamalara tabidir.
Fonların malvarlığı, yatırımcıların güvenini sağlamak amacıyla çeşitli düzenlemelerle korunur ve fonların kazançları vergi teşvikleri ile desteklenir. Ayrıca, yatırımcı sözleşmeleri ve katılma payları, yatırımcıların fon portföyüne ortak olmasını sağlar. Girişim sermayesi yatırım fonlarının yönetimi, kurucu ve portföy yöneticisi tarafından gerçekleştirilir ve bu süreçte fonların amaçlarına uygun olarak işletilmesi sağlanır. Bu bağlamda, girişim sermayesi yatırım fonları hem girişimciler hem de yatırımcılar için önemli fırsatlar sunan ve yasal düzenlemelerle desteklenen bir yatırım aracıdır.
KAYNAKÇA
AKİF AKARCA, Girişim Sermayesi Fonları ve Vergi Avantajları (Erişim: 12.08.2024) https://istanbulymmo.org.tr/dosyalar/sunumlar/20231220/Giri%C5%9Fim%20Sermayesi%20Fonlar%-C4%B1%20ve%20Vergi%20Avantajlar%C4%B1-Sunum%20G%-C3%BCncel%20Hali.pdf.
SERMAYE PİYASASI KURULU, Girişim Sermayesi Yatırım Fonu Tanıtım Rehberi, (Erişim: 12.08.2024), https://spk.gov.tr/kurumlar/fonlar/yatirim-fonlari/girisim-sermayesi-yatirim-fonlari/tanitim-rehberi.
ERSİN KAPLAN, Girişim Sermayesi Fonu ve Vergilendirilmesi, Vergi Dünyası, S.166, 2012.
S. ATEŞ OKTAR, Vergi Hukuku, 14. Baskı, İstanbul, 2019.
ERKAN AYDIN, Girişim Sermayesi Yatırım Fon ve Ortaklıklarının Gelir Vergisi ve Kurumlar Vergisi Bakımından Vergilendirilmesi, Marmara Üniversitesi İ.İ.B Dergisi, C.37, S. 2, 2015.
PINAR BAŞAK COŞKUN/ BARKIN ÖZYURT/ YAĞMUR ÖYKÜ YÖNET, İ. D. Bilkent Üniversitesi III. Genç Hukukçu Araştırmacılar Sempozyumu 26-27 Kasım 2022, 1. Baskı, İstanbul, 2023.
SERMAYE PİYASASI KURULU, Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, (Erişim: 12.08.2024) https://spk.gov.tr/data/61e34f9a1b41c61270320792/Girisim%20Sermayesi%20Yat%C4%B1r% - C4%B1m%20Fonu.pdf.
DİPNOT
1 Sermaye Piyasası Kurulu, Girişim Sermayesi Yatırım Fonu Tanıtım Rehberi, (Erişim: 12.08.2024), https://spk. gov.tr/kurumlar/fonlar/yatirim-fonlari/ girisim-sermayesi-yatirim-fonlari/tanitim-rehberi.
2 02.01.2014 tarih, 28870 sayılı Resmi Gazete (RG).
3 21.06.2006 tarihli, 26205 sayılı Resmi Gazete (RG).
4 06.01.1961 tarih, 10700 sayılı Resmi Gazete (RG).








