Animated LogoGöksu Safi Işık Attorney Partnership Logo First
Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo 2Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo

Insights
GSI Articletter
GSI Brief

Türkiye'den ve Dünyadan Örnekler ile Sermaye Piyasası Dolandırıcılığı Suçu (Manipülasyon)

2024 - Summer Issue

Download As PDF
Share
Print
Copy Link

Türkiye'den ve Dünyadan Örnekler ile Sermaye Piyasası Dolandırıcılığı Suçu (Manipülasyon)

Capital Markets
2024
GSI Teampublication
00:00
-00:00

ÖZET

Piyasa dolandırıcılığı suçu, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun (“SPK”) 107. maddesinde düzenlenmiş olup, işlem bazlı piyasa dolandırıcılığı suçu ve bilgi bazlı piyasa dolandırıcılığı suçu olmak üzere yapılan eylemin türüne göre tanımlanmaktadır. 

I. GİRİŞ

Bu makale ile, sermaye piyasası mevzuatı kapsamında sermaye piyasası dolandırıcılığı suçunun çeşitli boyutları Türkiye ve dünya genelindeki vakalar üzerinden ele alınacak ve işlem ve bilgi bazlı dolandırıcılık türleri, hukuki yapıları ve piyasa üzerindeki etkileri irdelenecektir. Ayrıca, uluslararası kapsamda örnekler ile bu suçların önlenmesine yönelik yasal düzenlemeler tartışılıp sermaye piyasalarının şeffaf ve adil işleyişinin korunmasının önemi vurgulanacaktır.

II. SPK KAPSAMINDA PİYASA DOLANDIRICILIĞI SUÇU VE SUÇUN TARİHSEL GELİŞİMİ

Sermaye piyasası hukukunda, manipülasyon genel olarak, yatırımcı davranışlarını yönlendirmek amacıyla yanlış ve/ veya yanıltıcı bilgilerin kullanılması ile sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını yapay bir biçimde değiştirmeye yönelik hukuka aykırı eylemler anlamına gelmektedir. 

2499 sayılı eski SPK’nın 47/a-2-3 maddesinde yer alan “manipülasyon” suçu, 6362 sayılı SPK ile yürürlükten kaldırılmış ve 6362 sayılı SPK’nın 107. maddesinde1 “Piyasa dolandırıcılığı” adı altında düzenlenmiştir.

Piyasa dolandırıcılığı suçunun tarihsel gelişimi, farklı ülkelerin ekonomik ve hukuki bağlamına göre çeşitlilik göstermektedir. Avustralya ve Birleşik Krallık, piyasa dolandırıcılığına karşı ilk yasakları koyan devletler olarak öne çıkmaktadır. ABD, 1929 Büyük Buhranı sonrası krizin sorumlusu olarak gösterilen spekülatörlere karşı tepki olarak manipülasyon içeren faaliyetleri, 1934 tarihli Menkul Kıymetler Borsası Kanunu ile yasaklamıştır. Rusya’da piyasa dolandırıcılığı suçları diğer ülkelere oranla nispeten daha geç düzenlenmiş ve ilk düzenleme 2009 yılında yapılmıştır. AB’de piyasa dolandırıcılığını yasaklayan düzenlemeler 2000’li yılların başına kadar hayata geçirilmemiş olup, Almanya’da ise 1986’da kur dolandırıcılığını cezai yaptırıma bağlayan ilk düzenleme gerçekleştirmiştir2. AB düzeyindeki ilk manipülasyon düzenlemesi, 2003/6/ EC Piyasa Kötüye Kullanılması direktifidir ve bu direktif öncesinde AB üye ülkeleri düzenleyici otoritelerin ortak görüşünü ifade eden temel belge, 2000 tarihli FESCO Raporu’dur. Bu direktif, içeriden bilgi sahibi olanların ticareti ve manipülasyon eylemlerini birleştirerek AB düzeyinde bir düzenleme getirmiştir3.

III. PİYASA BOZUCU EYLEMLERDEN FARKI

Piyasa bozucu eylemler ve piyasa dolandırıcılığı suçu 6362 sayılı SPK’da düzenlenmiştir. Her ikisinin SPK’da düzenlenmelerindeki amaç sermaye piyasasının etkin işleyişinin sağlanması ve yatırımcıların piyasaya olan güveninin korunmasıdır. 

SPK’nın “Piyasa bozucu eylemler” başlıklı 104. maddesi; 

“Makul bir ekonomik veya finansal gerekçeyle açıklanamayan, borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikteki eylem ve işlemler, bir suç oluşturmadığı takdirde, piyasa bozucu nitelikte eylem sayılır. Kurulca belirlenen piyasa bozucu eylemleri gerçekleştiren kişilere Kurul tarafından yirmi bin Türk Lirasından beş yüz bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir. Ancak, bu suretle menfaat temin edilmiş olması hâlinde verilecek idari para cezasının miktarı bu menfaatin iki katından az olamaz4". hükmünü havidir.

6362 sayılı SPK’nın 103-105. maddelerinde kabahat niteliğinde fiiller düzenlenmiş olup, 104. maddede de belirtildiği üzere piyasa bozucu eylemler bir suç oluşturmadıkları takdirde kanun kapsamında kabahat olarak nitelendirilmektedir.

Mevzubahis piyasa dolandırıcılığı suçu ve piyasa bozucu eylem kabahatlerinin aynı fiillerle işlenmelerinin de mümkün olması sebebiyle suç olarak mı yoksa kabahat olarak mı kabul edilmesi gerektikleri hususunda doktrinde halen bir görüş birliği mevcut değildir. 6362 sayılı SPK kapsamında hazırlanan VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliğ’inde söz konusu suç ve kabahatin benzerliklerinin mevcut olduğu düzenlemeler yer almaktadır. VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği’nin 6/1 maddesi, iletişim veya haberleşme araçları kullanılarak gerçekleştirilen piyasa bozucu eylemlere dair düzenlemeler içermektedir. Söz konusu hüküm, sermaye piyasası araçlarının fiyatları, değerleri veya yatırımcı kararlarını etkileyebilecek nitelikte veya bu unsurlara etki edebilecek piyasa göstergeleriyle ilgili olarak yalan, yanıltıcı veya yanlış bilgi verilmesi, söylenti çıkarılması, haber yapılması, özel durum açıklaması yapılması, yorum yapılması veya rapor hazırlanmasının, piyasa bozucu eylem olarak değerlendirileceğini belirtmektedir. Bu bağlamda, Tebliğ, bilgi temelli piyasa dolandırıcılığı suçunu anılan fiillerle benzer davranışlara karşı bir düzenleme getirmektedir5.

Piyasa dolandırıcılığı suçunun odak noktasını sermaye piyasası araçları oluştururken, doktrine göre piyasa bozucu eylemler temelinde de sermaye piyasası araçlarının mevzubahis olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, her iki durumda da konularının örtüştüğü gözlemlenmektedir. Yeniden Değerleme Tebliği uyarınca, Sermaye Piyasası Kurulunca tespit edilen piyasa bozucu eylemleri gerçekleştiren kişilere (2024 yılı için) 246 bin 511,47 Türk Lirasından 6 milyon 168 bin 483,34 Türk Lirasına kadar idari para cezası verilecek olup bu suretle menfaat temin edilmiş olması hâlinde verilecek idarî para cezasının miktarı, bu menfaatin iki katından az olmayacaktır. SPK’nın 107. maddesi incelendiğinde ise; piyasa dolandırıcılığı suçları söz konusu olduğunda idari para cezasının yanı sıra hapis cezası da düzenlenmektedir. SPK 107/1 uyarınca işlem bazlı piyasa dolandırıcılığı suçunu işleyenler hakkında 3 yıldan 5 yıla kadar ve SPK 107/2 uyarınca bilgi bazlı piyasa dolandırıcılığı suçu işleyenler hakkında da yine 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.

Yukarıda açıklanan bu ve bunun gibi benzerlikler olmakla birlikte piyasa bozucu eylemlerin vuku bulması için doğrudan gerçekleşmesi gereken birtakım sonuçlara ihtiyaç duyulmamaktadır. Bu bağlamda, işlem bazlı fiiller açısından, fiilin işlem temelli manipülasyon suçunu içerecek şekilde düzenlenmiş olmasının doğal bir sonucu olarak, menfaat elde edilip edilmemesi durumuna göre suç olarak kabul edilecek veya kabahat olarak değerlendirilecektir ve uygulanacak yaptırım bu nitelendirmeye göre şekillenecektir6.

IV. NE/NON BIS IN İDEM ÇERÇEVESİNDE PİYASA DOLANDIRICILIĞI SUÇUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ

“SerPK’da birer suç olarak tanımlanmış olan bilgi suiistimali ve piyasa dolandırıcılığı hakkında henüz suç duyurusunda bulunulmamış olsa bile, bu suçu işlediğine yönelik gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişilerin yetkilileri ile ilgili olarak makul şüpheye bağlı olarak, bu kişilerin sermaye piyasası araçlarına ilişkin tedbirler alma yetkisi SPK’ya tanınmıştır”7. SPK hükümlerinden kaynaklı olarak piyasa bozucu eylem ve piyasa dolandırıcılığı; suçu konu, amaç ve cezalandırma gibi hususlarda taşıdığı benzerlikler nedeniyle iç içe geçmiş durumdadır. Bu nedenle, iki suç özelinde ne/ non bis in idem ilkesinin değerlendirilmesi gerekli olmuştur. Ne/non bis in idem ilkesi, bir bireyin aynı suçtan dolayı iki kez cezalandırılamayacağını veya aynı suç nedeniyle iki kez yargılanamayacağını vurgulayan bir hukuk prensibidir. Söz konusu ilke, aynı eylem sebebiyle birden fazla cezalandırılmayı önlerken, aynı zamanda cezanın sonuçlarının tek olması gerekliliğini dayatmaması sebebiyle mutlak bir niteliğe haiz değildir. Mevzubahis suç ve kabahatin konu bakımından birbirlerine benzerliklerinin olmasına karşın; unsurlarının, amaçlarının, korunan hukukî yararlarının ve neticelerinin farklı olması nedeniyle aynı fiilin ayrı hukuk disiplinleri kapsamında farklı şekillerde değerlendirilmesi mümkündür. Bu bağlamda, bir eylemin çeşitli hukuk disiplinleri tarafından öngörülen farklı yaptırımlarla cezalandırılması, hukuk devleti prensibi ve aynı fiilden dolayı iki kez yargılama olmaz ilkesine aykırılık oluşturmamaktadır.

V. PİYASA DOLANDIRICILIĞI SUÇUNUN HUKUKİ NİTELİĞİ

“6362 sayılı SPK da sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesi amacıyla, sermaye piyasası suç ve kabahatleri düzenlenmiştir”8. Kanun koyucu, fiyatın adil koşullar altında ve serbest rekabet ortamında, gerçek bir arz ve talebin karşılaşması sonucunda belirlenmesini engelleyen fiilleri suç saymıştır. Doktrinde, piyasa dolandırıcılığı kavramı üzerinde mutabık kalınmış bir tanım bulunmamaktadır. Zira teknolojinin ilerlemesiyle manipülatif hareketlerin çeşitlenmesi, bu kavramı net bir şekilde tanımlamayı zorlaştırmaktadır. Başka bir anlatımla, manipülatif eylemleri kapsayan bir tanım, zamanla ortaya çıkabilir; ancak bu, piyasa dolandırıcılığı suçunu meydana getiren belirli eylemlerin tipik özelliklerini içermediği takdirde, cezasızlık durumlarına yol açabilir. Bu durumda, ceza hukukunun gayesi olan suç işlenmesinin önlenmesine ulaşmak için suç teşkil eden eylemlerin tipik özelliklerinin açıkça tanımlamanın önemli olduğu anlaşılmalıdır9. “Manipülasyonun, bilgiye ve işleme dayalı türlerinin ise üzerine mutlak uzlaşı sağlanmış bir evrensel tanımı yoktur. Manipülasyon değişik bakış açılarına göre farklı biçimlerde tanımlanabilecek bir kavramdır10".

A. Türkiye’den Örnekler ile İşlem Bazlı Piyasa Dolandırıcılığı Suçu (SPK m.107/1)

SPK’nın 107. maddesinin 1. fıkrasında işlem bazlı piyasa dolandırıcılığı düzenlenmiş olup ilgili hüküm şu şekildedir: “Sermaye Piyasası araçlarının fiyatlarına, fiyat Değişimlerine, arz ve taleplerine ilişkin olarak yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandırmak amacıyla alım veya satım yapanlar, emir verenler, emir iptal edenler, emir değiştirenler veya hesap hareketleri gerçekleştirenler iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılırlar. Ancak, bu suçtan dolayı verilecek olan adli para cezasının miktarı, suçun işlenmesi ile elde edilen menfaatten az olamaz”.

Manipülatif hareketler ile, bilinçli bir şekilde yapay bir piyasa yaratma amacında olan kişi, sermaye piyasası araçlarının fiyatlarında ve arz-talep dinamiklerinde olağandışı bir hareketlilik oluşturarak işlem bazlı piyasa dolandırıcılığı suçunu işlemektedir. Sermaye piyasasında olağandışı hareketliliğe sebep olan işlemlerin gerçekleştirilmesi tek başına piyasa dolandırıcılığı suçunu oluşturmaya yetmez. Türk hukukunda, manipülatif işlem yapan kişinin saiki, işlem bazlı piyasa dolandırıcılığı suçunun oluşmasında oldukça belirleyici bir faktördür. Bu çerçevede, işlem bazlı piyasa dolandırıcılığı suçunun oluşabilmesi söz konusu olabilmesi için objektif ve subjektif unsurların bir arada bulunması şarttır11.

Bu suç, finansal piyasalarda belirli bir hisse senedi veya diğer sermaye piyasası aracının değerini yapay bir biçimde değiştirerek, yatırımcıları yanıltma niyetini taşır. Suçun koruduğu hukuki yarar genellikle piyasa bütünlüğüdür, bu nedenle suçun mağduru geniş bir topluluğu kapsar. Mühim olan, suçu işleyen kişinin saikinin yanlış veya aldatıcı bir izlenim uyandırmaya yönelik olması ve bu hususta özel kastının bulunmasıdır. Bu durum, suçun sadece doğrudan kast ile işlenebileceği anlamına gelir. İşlem bazlı piyasa dolandırıcılığı suçu, finansal piyasalardaki adil rekabeti ve güveni sağlama açısından büyük önem taşır.

İşlem bazlı piyasa dolandırıcılığı suçunun finansal piyasalarda gerçekleşen manipülatif faaliyetlerle yatırımcıların haksız bir şekilde zarara uğratılmasını ifade eden ciddi bir suç olduğundan yukarıda bahsetmiştik. Dünyanın çeşitli ülkelerinde olduğu gibi Türkiye›de de bu tür dolandırıcılık vakalarına rastlanmış ve hukuki önlemler alınmıştır. Bu suç, genellikle sahte bilgilerle piyasada spekülasyon yapan, fiyatları manipüle eden veya gerçek olmayan işlemlerle kazanç elde etmeye çalışan kişiler tarafından gerçekleştirilmektedir. Türk hukuk sistemi, sermaye piyasalarını korumak ve bu tür suçları önlemek adına çeşitli yasal düzenlemeler ve denetim mekanizmaları oluşturmuştur. Yargıtay’ın bu konuda vermiş olduğu birden fazla sanığın söz konusu olduğu bir kararında Sınai Ticari Mali Yatırımlar A.Ş. hisse senedi üzerinde gerçekleştirilen çeşitli işlemler nedeniyle sanıkların yönlendirdiği hesaplardan yapılan işlemlerin yapay fiyat ve piyasa oluşumuna neden olmak amacıyla yapılan etkili ve manipülatif işlemler olduğu belirlenmiştir. Sanıklar arasındaki bağlantılar ve iletişimler göz önüne alınarak, suçun unsurlarının oluştuğu ve iştirak iradelerinin bulunduğu sonucuna varılmıştır. Yargıtay’ca bu sonuca varan inceleme yapılırken; grup hesaplarından gerçekleştirilen alış ve satış işlemlerinin hacmi ve oranları, grup hesaplarına iletilen emirlerin toplam emir miktarındaki payı ve oranları, grup içi işlemlerin miktarı ve oranları, özellikle kendinden kendine ve karşılıklı işlemler, fiyatı yükseltici alış işlemlerinin genel işlem hacmi içindeki oranı, kısa sürede gönderilen yön değiştiren emirlerin sayısı ve özellikleri, hisse senedi fiyatındaki değişiklikler ve işlem miktarındaki artışlar, inceleme döneminde elde edilen brüt kar miktarı gibi hususları ele almıştır12.Yargıtay tarafından işlem bazlı piyasa dolandırıcılığı suçu ile ilgili verilmiş bir başka kararda; sanıkların oluşturduğu 5 kişilik yatırımcı grubunun Derimod hisse senetleri üzerinde önemli işlemler gerçekleştirmeleri neticesinde piyasaya hâkim oldukları tespit edilmiştir. İnceleme döneminde yatırımcı grubunun işlemlerinin toplam alım-satım miktarının büyük bir yüzdeyi oluşturduğu, yön değiştiren emirlerin benzer fiyatlarla oluşturulduğu ve bu emirlerin piyasa kanaatlerine bağlı olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca, sanıklar arasında para transferleri, aynı bilgisayar ağı üzerinden işlemler yapılması ve birbirlerini tanıma durumları göz önüne alındığında, sanıkların birlikte hareket ettikleri ve piyasaya hâkim oldukları yönünde ciddi deliller bulunduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporları da bu yönde bir değerlendirme sunmuş, sanıkların işlem miktarlarının düşük olmasına rağmen yatırımcı grubunun toplam işlem miktarına oranının yüksek olduğu vurgulanmıştır. Bu bağlamda, sanıkların yatırımcı grubunun piyasaya hâkim olduğu ve hisse senedinin piyasasındaki olağan dışı fiyat değişiklikleri ile yatırımcı grubu işlemleri arasında nedensellik bulunduğu ortaya konulmuştur13.

B. Türkiye’den Örnekler ile Bilgi Bazlı Piyasa Dolandırıcılığı Suçu (SPK m. 107/2)

SPK’nın 107. maddesinin 2. fıkrasında bilgi bazlı piyasa dolandırıcılığı düzenlenmiş olup ilgili hüküm şu şekildedir:

“(2) (Değişik: 27/3/2015-6637/11 md.) Sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi veren, söylenti çıkaran, haber veren, yorum yapan veya rapor hazırlayan ya da bunları yayan ve bu suretle menfaat sağlayanlar üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılırlar”.

Bilgi bazlı piyasa dolandırıcılığı, finansal piyasalarda gerçekleşen hileli ve manipülatif faaliyetlere ilişkin bir dolandırıcılık türüdür. Bu tür dolandırıcılıklar genellikle yatırımcıların duygu durumlarını ve piyasa algılarını etkileyerek, yanıltıcı bilgilerle kazanç sağlamayı amaçlar. Söz konusu dolandırıcılıklar genellikle sahte haberler, yatırım tavsiyeleri veya finansal raporlar gibi yatırımcıları etkileyebilecek bilgilerle yürütülür. Bu tür manipülasyonlar, hisse senetleri, kripto paralar, emtialar veya diğer finansal araçlar gibi çeşitli varlık sınıflarında görülebilir.

Yatırımcıların bilgiye dayalı kararlar almasını engellemek ve yanlış yönlendirmek amacıyla kullanılan bu tür manipülasyonlar, genellikle spekülasyonlar, yanlış anlaşılmalar ve yatırımcıların güvenini kötüye kullanma gibi yöntemleri içerir. Bu durum, finans piyasalarında güvenin sarsılmasına, yatırımcı kayıplarına ve piyasa istikrarının zedelenmesine neden olabilmektedir. Yatırımcılar, bu tür dolandırıcılıklardan korunmak için güvenilir ve doğrulanabilir kaynaklardan gelen bilgileri kullanmalı, finansal kararlarını dikkatlice değerlendirmeli ve piyasa koşullarını anlamak için çaba harcamalıdır. Regülasyon ve denetim mekanizmalarının etkin bir şekilde işlemesi de bu tür dolandırıcılıkların önlenmesine yardımcı olabilir.

Bilgi bazlı sermaye piyasası dolandırıcılığı, finansal sistemlerin karmaşıklığı ve teknolojinin hızla ilerlemesiyle birlikte, günümüzde giderek artan bir suç haline gelmiştir. Yukarıda da değinildiği üzere bu suç türü, sahte bilgiler, manipülasyon ve yanıltıcı yöntemlerle yatırımcıları kandırmayı amaçlayarak, haksız kazanç elde etme gayretindedir. Türkiye’de yaşanan bazı örnekler, bu suçun sadece bireyleri değil, aynı zamanda finansal istikrarı ve güveni tehdit ettiğini göstermektedir. Bu bağlamda, ülkemizdeki bilgi bazlı sermaye piyasası dolandırıcılığı vakaları dolayısıyla yatırımcıları korumak adına önemli bir hukuki çaba gerektiği aşikardır. Bu konuda Yargıtay’ın bir kararında; halka arz izahnamesinde halka arz edilen sermaye piyasası araçlarının değeri hakkında ve yatırımcıların kararlarını etkileyecek şekilde ... Park isimli alışveriş merkezinden elde edilen gelirlere dair eksik ve yanıltıcı bilgi verildiği, fiyat tespit raporunun şirketin gelirlerini ve değerini yüksek gösterecek şekilde hazırlandığı ve şirketin gerçek değerini doğru ve dürüst bir şekilde yansıtmamasına yönelik fiilleri sebebiyle halka arz izahnamesinin tamamından sorumlu şirket yetkilileri ve fiyat tespit raporunu hazırlayan araştırma sorumlusu haklarında suç duyurusunda bulunulmuştur. Şikayete konu eylemlerin dair olduğu ... Park alışveriş merkezinin kira geliri elde ettiği, ancak Uluslararası finansal raporlama standartları kayıtlarında görünen işletmecilik gelirlerinin büyük bir kısmını gerçekte elde etmediği, kira sözleşmesi feshedilen ve boşaltılan dükkanlara dair olarak da halen gelir tahakkuku altında dükkan kiralarını hasılat kaydetmeye devam ettiği, bu şekilde gelirlerini olduğundan fazla göstererek yanıltıcı bilgi verdiği, halka arz izahnamesinde yer verilmesi gereken ... Park alışveriş merkezine dair imar sorunları, satış süreci ve işletme sıkıntıları gibi hususlara yer verilmediği, izahnamenin bir eki olan fiyat tespit raporunda ... Park alışveriş merkezinin sorunları nedeni ile alışveriş merkezi içerisinde kira geliri elde ediliyor görünmekte olan, bölüm ve dükkanların boşaltılmış veya terk edilmiş olduğuna ve çoğunluğundan herhangi bir kira geliri tahsilatı yapılamamasına rağmen bu durumun fiyat tespit raporunda dikkate alınmadığı ve sadece kira kontratlarına göre hareket edildiği, bu sebeple fiyat tespit raporunun da gerçeği yansıtmadığı, fiyat tespit raporunun hazırlandığı dönemde ... Park alışveriş merkezinde bulunan kiracıların bir kısmının sözleşmeleri feshettikleri, bir kısmının habersiz şekilde alışveriş merkezini terk ettikleri, bir kısmının kira faturalarını iade ettikleri ve kira bedellerini ödemedikleri, buna rağmen fiyat tespit raporunda söz konusu dükkanların dolu olduğu varsayılarak değerlendirme yapıldığı hususları ortaya konulmuştur. Bu doğrultuda, SPK 107/2 düzenlemesi gereğince şüphelilerin üzerine atılı suçu işlediklerine dair kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil bulunduğu ilk derece mahkemesi tarafından gözetilmese dahi sonrasında kararın bozulmasına karar verilmiştir14.

VI. PİYASA DOLANDIRICILIĞI SUÇLARI HAKKINDA BILDIRIM YÜKÜMLÜLÜĞÜ

SPK’nın 102/1 maddesi Sermaye piyasası dolandırıcılığı suçuyla ilgili olarak, yatırım kuruluşlarına ve belirlenen sermaye piyasası kurumlarına bir bildirim yükümlülüğü öngörülmektedir. Bu hükme göre, bir işlemin 107. madde kapsamında suç teşkil edebileceği konusunda herhangi bir bilgi veya şüphe bulunması söz konusu olduğu zaman, ilgili kuruluşlar, mevcut durumu Sermaye Piyasası Kurulu’na veya belirlenen diğer yetkili kurum ve kuruluşlara bildirmekle sorumlu tutulmuşlardır.

Sermaye piyasası faaliyetlerinde şeffaflığı artırmak, piyasa bütünlüğünü korumak ve hileli işlemlerin önlenebilmesi adına bildirim yükümlülüğü zaruridir. Bu sayede, finansal piyasalarda adil ve güvenilir bir ortamın sürdürülmesi hedeflenmektedir. Söz konusu yükümlülük, ilgili kuruluşların, olası suçları önceden tespit ederek erken müdahalede bulunmalarını sağlayarak piyasalardaki güveni artırmayı amaçlamaktadır. Ayrıca, bu uygulama, düzenleyici otoritelerin sermaye piyasası faaliyetlerini etkin bir şekilde denetleme yeteneğini güçlendirmeyi hedeflemektedir. İlaveten, Türk sermaye piyasasında işlene - bilecek bu suçları önleyebilmek adına Bilgi Suistimali veya Piyasa Dolandırıcılığı Suçları Hakkında Bildirim Yükümlülüğü Tebliği (V102.1) düzenlenmiştir ve ilgili Tebliğ’in eki olarak piyasa dolandırıcılığına dair şüpheli işlem kalıplarına yer verilmiştir.

VII. DÜNYADAN ÖRNEKLER İLE SERMAYE PİYASASI DOLANDIRICILIĞI SUÇU

Sermaye piyasası, şirketlerin sermaye ihtiyaçlarını karşılamak, yatırımcılara getiri sağlamak ve ekonomik büyümeyi desteklemek amacıyla hayati bir rol oynamaktadır. Ancak, bu karmaşık yapı içinde, bazı bireyler ve kuruluşlar, haksız kazanç elde etme amacıyla etik olmayan ve yasa dışı yöntemlere başvurabilmektedir. Sermaye piyasası dolandırıcılığı, yatırımcıları yanıltma, manipülasyon ve hileli uygulamalar aracılığıyla maddi kazanç sağlama çabalarını içerir. Tarihsel olarak, dünya genelinde yaşanan çeşitli sermaye piyasası dolandırıcılığı eylemleri hem finansal kurumları hem de bireysel yatırımcıları olumsuz etkileyerek, güvenin sarsılmasına ve piyasa güvenilirliğinin azalmasına neden olmuştur. Bu doğrultuda ülkemizde olduğu kadar dünyada da sayısı yadsınamayacak kadar fazla olan bu suç tipine dünyadan örnekler verme gerekliliği mevzubahis olmuştur.

1. Amerika Birleşik Devletleri’ne karşı James Patten, Peter Coker Sr. ve Peter Coker Jr.

ABD Başsavcısı Philip R. Sellinger, Kuzey Carolina’dan 64 yaşındaki James Patten’in, halka açık iki şirketi manipüle etmek amacıyla büyük ölçekli bir piyasa manipülasyonu planı düzenlediğini açıkladı. Patten, 2014’ten Eylül 2022’ye kadar, diğer sanıklar Peter Coker Sr. ve Peter Coker Jr. ile birlikte, yanlış bilgi enjekte ederek ve koordineli ticaret modeli kullanarak menkul kıymet fiyatlarını manipüle etmeyi planlayarak suçlu olduğunu kabul etti. Hometown International Inc. ve E-Waste Corp. adlı iki halka açık şirketi hedef alan plan, ters birleşme işlemleri ve hisselerin kontrolünü ele geçirme stratejilerini içeriyordu. Sanıklar, hisseleri yapay olarak şişirerek piyasa değerini artırmış ve böylece kâr elde etmeyi amaçlamışlardı. Menkul kıymet dolandırıcılığı suçlamasıyla karşı karşıya olan sanıklar, en fazla 20 yıl hapis ve 5 milyon dolar para cezasıyla karşılaşabilir. Cezaların 23 Nisan 2024’te verilmesi planlanıyor. FBI ve IRS-Criminal Investigation gibi kuruluşlar soruşturmayı yürütüyor. Coker Sr. ve Coker Jr. hakkındaki suçlamalar şu aşamada iddia niteliğindedir ve suçlu bulunana kadar masum kabul edileceklerdir.

2. FCA’ya karşı Konstantinos Papadimitrakopoulos ve Dimitris Gryparis

Finansal Davranış Otoritesi (FCA), Globo Pl - c’nin eski CEO’su (Bay Konstantinos Papa - dimitrakopoulos) ve CFO’su (Bay Dimitris Gryparis) hakkında, şirketin tamamen çöküşünden önce hisse değerlerini abartarak yanıltıcı açıklamalarda bulundukları iddiasıyla bir tazminat davası açtı. FCA, bu iddianın yatırımcılara zarar verdiğini ve bu zararın tazmin edilmesini talep ediyor.

Ancak, Yunanistan’da yaşayan bu sanıkların iade talepleri, Yunanistan Temyiz Mahkemesi tarafından reddedildi. FCA, bu kararın ardından Yüksek Mahkeme’de hukuk davalarını başlattı. Bu süreçte, eski CEO Papadimitra - kopoulos’un FCA tarafından açılan davayı düşürme girişimi reddedildi, ancak mahkeme, bazı delillerin hukuka aykırı şekilde elde edildiğini belirledi. Bu nedenle, FCA’nın bu delilleri kullanabilmesi için Yunan makamlarından izin alması gerekebileceği ifade edildi. Mahkeme, hukuki süreçteki bu durumun, FCA’nın genel davasını etkilemeyeceğini ancak belirli delillerin kullanımına ilişkin süreçle ilgili ayrı bir izin gerekebileceğini belirtti. FCA ise bu durumun, davayı etkilemeyecek ve devam edeceklerini ileri sürmektedir. Bu süreçte FCA’nın elde ettiği bazı delillerin kullanılamamasına rağmen, genel davanın devam etmesine karar verildi.

VIII. SONUÇ

Sermaye piyasası, şirketlerin finansal gereksinimlerini karşılamak ve yatırımcılara tasarruflarını değerlendirme imkânı tanıyan bir finansal piyasadır. Ancak, borsalardaki haksız kazanç olayları nedeniyle piyasa dolandırıcılığıyla mücadele için özel düzenlemelere ihtiyaç duyulmuştur.

6362 sayılı Kanun’un 107. maddesi, piyasa dolandırıcılığını işlem bazlı ve bilgi bazlı olmak üzere iki şekilde düzenlemiştir. Bu düzenlemeler, finans piyasalarındaki denetimin güçlendirilmesi ve manipülasyonla etkin mücadele amacını taşır.

Piyasa dolandırıcılığı, sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını etkilemeye yönelik yanıltıcı eylemleri içerir. Suçun oluşumu için haksız menfaat şartı eklenmiş ve ekonomik suçlara karşı pişmanlık düzenlemeleri getirilmiştir. Sermaye piyasası, toplumun güvenini korumak ve sağlıklı işleyişini sürdürmek amacıyla düzenlemelere tabidir.

KAYNAKÇA

DİLEK ÖZGE ERDEM, “Sermaye Piyasası Kanununda Düzenlenen Piyasa Dolandırıcılığı Suçları”, Adalet Dergisi, 2020/2 65. Sayı.

SEÇİL COŞKUN, “Avrupa Birliği Hukukunda Piyasa Dolandırıcılığı (Manipülasyon)”, Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2021/1.

YELİZ NESLİHAN AKIN, “Ekonomik Bir Suç Olarak Piyasa Dolan - dırıcılığı Suçunun Değerlendirilmesi” Maliye Çalışmaları Dergisi Journal of Public Finance Studies, 2020.

YETKİN KAAN GENÇTÜRK, “İşlem Temelli Piyasa Dolandırıcılığı (Manipülasyon) Suçu ile Piyasa Bozucu Eylem Kabahati İlişkisi”, Adalet Dergisi, 2023/1 70. Sayı.

PROF. DR. BURAK ADIGÜZEL, “Sermaye Piyasası Hukuku” Adalet Yayınevi, 5. Baskı, Ankara, 2023.

DR. ÇAĞLAR MANAVGAT, “Sermaye Piyasasında İşleme Dayalı Manipülasyon ve Özel Hukuk Bakımından Sonuçları” Ankara 2008.

SİNAN BAYINDIR, “Türk Sermaye Piyasası Hukukunda Manipülas - yon Suçu”, İstanbul 2011.

CHARLES KORSMO, Mismatch: The Misuse of Market Efficiency in Market Manipulation Class Actions, 52 Wm. & Mary L. Rev. 1111 (2011).

SEÇİL COŞKUN, “Sermaye Piyasası Hukukunda Piyasa Dolan - dırıcılığı Suçu (6362 Sayılı SPK’nın MD.107)”, 1. Baskı, İstanbul 2021.

RASİM ÖZCAN, “Hisse Senedi Piyasalarında Manipülasyon Strate - jileri”, İMKB Dergisi, Sayı: 49, İstanbul, 2013. ALİ HAKAN EVİK, Sermaye Piyasası Araçlarının Değerini Etkileye - bilecek Aldatıcı Hareketler Yapma (Manipülasyon Suçları), Seçkin Yayınevi, Ankara 2004.

DENİZ ŞENSOY, Manipülasyon; Piyasa Dolandırıcılığı Suçu, Uygulanacak Tedbirler ve Yaptırımlar, Ankara Barosu Dergisi, 2013/3.

UNITED STATES ATTORNEY’S OFFICE, “North Carolina Man Admits Role in International Market Manipulation Scheme Related to New Jersey Deli” (Erişim: 29.12.2023) Https://Www.Justice.Gov/Usao-Nj/ Pr/North-Carolina-Man-Admits-Role-İnternational-Market-Manipula - tion-Scheme-Related-New.

FINANCIAL CONDUCT AUTHORITY, “Fca Progresses Market Abuse Claim Against Globo Plc Chiefs” (Erişim: 29.12.2023) https://www. fca.org.uk/news/press-releases/fca-progresses-market-abuse-cla - im-against-globo-plc-chiefs.

DİPNOT

1 Sermaye Piyasası Kanunu (SPK), 06.12.2012 tarih ve 28513 numaralı Resmi Gazete (RG), m.107. 

2 Dilek Özge Erdem, Sermaye Piyasası Kanununda Düzenlenen Piyasa Dolandırıcılığı Suçları, Adalet Dergisi, 2020/2 65. sayı, s. 335-363. 

3 Seçil Coşkun, Avrupa Birliği Hukukunda Piyasa Dolandırıcılığı (Manipülasyon), Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2021/1 s. 559-613

4 Sermaye Piyasası Kanunu (SPK), 06.12.2012 tarih ve 28513 numaralı Resmi Gazete (RG), m.104. 

5 Yeliz Neslihan Akın, Ekonomik Bir Suç Olarak Piyasa Dolandırıcılığı Suçunun Değerlendirilmesi, Maliye Çalışmaları Dergisi, 2020, s. 25.

6 Yetkin Kaan Gençtürk, İşlem Temelli Piyasa Dolandırıcılığı (Manipülasyon) Suçu ile Piyasa Bozucu Eylem Kabahati İlişkisi, Adalet Dergisi, 2023/1 70. Sayı, s. 301. 

7 Burak Adıgüzel, Sermaye Piyasası Hukuku, 5. Baskı, Ankara, 2023, s. 334. 

8 Yeliz Neslihan Akın, Ekonomik Bir Suç Olarak Piyasa Dolandırıcılığı Suçunun Değerlendirilmesi, Maliye Çalışmaları Dergisi, 2020, s. 1. 

9 Sinan Bayındır, Türk Sermaye Piyasası Hukukunda Manipülasyon Suçu, İstanbul 2011, s. 55. 

10 Çağlar Manavgat, Sermaye Piyasasında İşleme Dayalı Manipülasyon ve Özel Hukuk Bakımından Sonuçları, Ankara, 2008, s. 240.

11 Seçil Coşkun, Sermaye Piyasası Hukukunda Piyasa Dolandırıcılığı Suçu (6362 Sayılı SPK’nın MD.107), 1. Baskı, İstanbul 2021, s. 49. 

12 Yargıtay 19. C.D., T. 04.07.2018, E. 2018/1323, K. 2018/8134.

13 Yargıtay 19. C.D., T. 11.02.2019, E. 2018/7815, K. 2019/4066.

More Insights

Articletter / GSI Brief

GSI Brief & Legal Brief

GSI Brief 204

Gsi Brief 204

Brief
Read more
GSI Brief 205

Gsi Brief 205

Brief
Read more
GSI Brief 206

Gsi Brief 206

Brief
Read more
GSI Brief 189

Gsi Brief 189

Brief
Read more

Articletter - Summer Issue

Zeytinliklerin Korunması Ve Taşınması Hususlarının Hukuki Çerçevesi

Zeytinliklerin Korunması Ve Taşınması Hususlarının Hukuki Çerçevesi

2024
Read more
Elektronik Ortamda Genel Kurul Ve Yönetim Kurulu Toplantıları Ve Uygulamadaki Hukuki Zorluklar

Elektronik Ortamda Genel Kurul Ve Yönetim Kurulu Toplantıları Ve Uygulamadaki Hukuki Zorluklar

2024
Read more
Pay Devir Sözleşmelerinde Satıcının Ayıptan Sorumluluğu

Pay Devir Sözleşmelerinde Satıcının Ayıptan Sorumluluğu

2024
Read more
Legal Responsibility Of The Producer In Artificial Intelligence Technologies

Legal Responsibility Of The Producer In Artificial Intelligence Technologies

2024
Read more
Türkiye'den ve Dünyadan Örnekler ile Sermaye Piyasası Dolandırıcılığı Suçu (Manipülasyon)