Animated LogoGöksu Safi Işık Attorney Partnership Logo First
Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo 2Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo

Insights
GSI Articletter
GSI Brief

Üretim Paylaşım Sözleşmeleri

2024 - Summer Issue

Download As PDF
Share
Print
Copy Link

Üretim Paylaşım Sözleşmeleri

Energy
2024
GSI Teampublication
00:00
-00:00

ÖZET

Bu çalışma ile birlikte Üretim Paylaşım Sözleşmelerinin amaçları ve özellikleri açıklanarak nihayetinde Üretim Paylaşım Sözleşmeleri ile hedeflenenin tüm paydaşların yararına olmak üzere bir konsensüs oluşturduğu açıklanmıştır.

I. GİRİŞ

Product Sharing Agreement (“Üretim Paylaşım Sözleşmeleri”), doğal kaynakların üretimi ve gelişiminde ev sahibi devlet ve faaliyetleri gerçekleştirecek olan şirket bakımından çıkar karşıtlığını ortadan kaldırarak taraflar arasında çıkar birliği sağlamaktadır. 

Üretim Paylaşım Sözleşmeleri, yabancı yatırım sözleşmeleri kapsamında petrol ve doğal gaz kaynaklarının araştırılması ve üretilmesi sektörüne ait olan üç ana sözleşme tipinden biridir. Yabancı yatırım sözleşmeleri; konsensüs ve lisans sözleşmeleri, Üretim Paylaşım Sözleşmeleri ve risk-hizmet sözleşmelerinden (risk-service contracts) oluşmaktadır. Tüm bu üç sözleşme tipi de ortaklık ya da ortak girişim (joint-venture) sözleşmeleriyle ilişkili olabilir1. Üretim Paylaşım Sözleşmeleri bir başka sınıflandırmada ise petrol, doğal gaz gibi doğal kaynakların yer altından çıkarılması faaliyetlerini konu edinen upstream sözleşmelerinin alt türü niteliğindedir. “Upstream sözleşmeleri genelde petrol arama ve üretim sözleşmeleri (örneğin petroleum exploration and production contracts, E&P Contracts) olarak adlandırılmaktadır”2

Gelişmekte olan ülkelerde doğal kaynakları gelire dönüştürme arzusu özellikle petrol endüstrisini başarıya ulaştırma isteği ile sonuçlanmaktadır. Petrol endüstrisinin başarısı için uluslararası petrol şirketleri ile hem sermaye hem de teknik uzmanlık bakımından iş birliği yapmak gerekmektedir. Bu amaç ile birlikte tüm aktörlerin yararına olacak bir şekilde anlaşmaya varılmalıdır. Bu anlaşma, tarafların beklentileri ve çıkarları doğrultusunda farklı sözleşme biçimleri ile oluşturulabilmektedir. Bu noktada Üretim Paylaşım Sözleşmeleri ön plana çıkmaktadır3

Petrol endüstrisinin araştırılması ve geliştirilmesi amacı ile ev sahibi devletin genel olarak izleyebileceği üç model söz konusudur. Bunlardan ilki Irak’ta 1970 yılından itibaren büyük ölçüde geçerli olan endüstrinin kamulaştırılması modelidir. Bu modelde devlet tüm sorumlulukları üstlenir ve tüm kârı alır. Uluslararası petrol şirketleri bu model kapsamında sınırlı bir süre için sabit bir ücret karşılığında teknik servis hizmet sözleşmesi kapsamında çalışmakta olup bahse konu bu model körfez ülkelerinin çoğunluğunda kullanılmaktadır. İkinci model olan imtiyaz modelinde ise ev sahibi devlet yabancı bir şirkete veya yabancı şirketlerden oluşan bir konsorsiyuma petrol çıkarma lisansı vermektedir. Petrol, çıkarıldıktan sonra yabancı şirketin malı haline gelir ve neticede yabancı petrol şirketi ev sahibi devlete faaliyetleri sonucunda vergi ve telif ücreti öder. Üçüncü ve nihai model ise çalışmamızı oluşturan ve sıklıkla tercih edilen model olan Üretim Paylaşım Sözleşmeleridir. Üretim Paylaşım Sözleşmeleri diğer modellere nazaran aşağıda detaylıca anlatılacağı üzere daha kompleks bir içeriğe sahiptir4.

Üretim Paylaşım Sözleşmeleri, yaygın olarak petrol sahibi ülkelerin hükümetleri ile petrolü çıkaracak teknik donanım ve sermaye yeterliliğine sahip şirketler arasında imzalanan ve taraflardan birinin belirli bir taahhüt üstlenerek bu işlem neticesinde herhangi bir gelir elde edilmesi halinde yapmış olduğu masrafı elde edilmiş olan gelirin belirli bir oranda geri alınması yolu ile tahsil eden ve bakiyenin taraflar arasında paylaşılması esasına dayanan bir özel hukuk sözleşmesidir. Üretim Paylaşım Sözleşmelerinin bir tarafını bazen hükümetin kendisi kimi zaman da hükümetin bir uzantısı olan milli petrol şirketleri oluştururken karşı tarafını ise petrolün çıkarılması için gereken teknik donanım ve ekipmanı sağlayacak olan ve bunun için sermaye yeterliliği bulunan şirketler oluşturur. Üretim Paylaşım Sözleşmeleri sayesinde hükümetler petrol üretiminin ve gelişiminin farklı pozisyonlarında yer edinebilme opsiyonuna sahip olmaktadır5

Üretim Paylaşım Sözleşmeleri gelişmekte olan ülkelerde petrol kaynaklarının araştırılması ve geliştirilmesi için en baskın sözleşme şekli olmaya devam etmektedir. Bu sözleşme şeklinde devlet petrol kaynaklarının halen asıl sahibi olmaya devam etmekteyken, geliştirme ve araştırma sürecinde kendisine hem finansal hem de teknik uzmanlık sağlayan uluslararası petrol şirketi ile etkileşim halindedir6.

II. ÜRETİM PAYLAŞIM SÖZLEŞMELERİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ

Üretim Paylaşım Sözleşmelerinin kökleri Napolyon Dönemi’ne ve madenlerin mülkiyetinin tüm vatandaşların yararına bireyler tarafından değil devlete ait olmasını esas alan Fransız hukuk anlayışına dayanmaktadır. Bu felsefe 1945 tarihli Endonezya Anayasası’nın 33. maddesinde şu şekilde yer almaktadır7

“Karadaki ve sudaki tüm doğal zenginlikler devletin yetkisi altındadır ve halkın yararı ve refahı için kullanılmalıdır”8

Üretim Paylaşım Sözleşmeleri tarihsel olarak incelendiğinde ilk olarak 1966 yılında Endonezya’da kullanılmaya başlanmıştır. Independent Indonesia American Petroleum Company (IIAPC), Endonezya ile 1966 yılında bir anlaşma imzalamıştır. Bu anlaşmanın gerçek anlamda petrol endüstrisindeki ilk üretim paylaşım sözleşmesi olduğunu ileri sürmek mümkündür. Bu sözleşme Endonezya’nın ve dünya petrol anlaşmalarının gelişiminde bir dönüm noktası olarak kabul edildiği için oldukça önemlidir9. Endonezya’nın o dönemdeki politik konjonktürü dikkate alındığında yükselen milliyetçilik ile birlikte yabancı sermayeli şirketler eleştirilerin hedefi olurken Üretim Paylaşım Sözleşmeleri hem devlet hem de uluslararası şirketler için de dezavantajlı olan kaynakların çıkarılmaması durumuna karşın, devletlerin kaynakların mülkiyetini halen elinde tutmasını sağlayabilmesi sayesinde bir çözüm olarak değerlendirilmiştir. Endonezya’nın ardından Batı Avrupa hariç olmak üzere tüm petrol üretim bölgelerinde Üretim Paylaşım Sözleşmeleri küresel olarak yaygınlaşmaya başlamıştır10.

III. ÜRETİM PAYLAŞIM SÖZLEŞMELERİNİN ÖNEMİ

A. Doğal Madenlerin Gelişimi

Doğal madenler sektörünün en spesifik özelliği sözleşmeye konu arama, geliştirme ve üretim gibi faaliyetlerin gerçekleştirileceği yerin madenlerin konumlandığı yer olmasıdır. Bununla beraber bu sektördeki girişimler kendi içinde, dünya piyasasındaki maden fiyatlarının bilinmezliği, maliyetlerin öngörülemezliği ve siyasi konjonktürün değişkenliğinin ilgili faaliyetleri etkilemesi gibi sebeplerle yüksek riskleri barındırır. Bu riskleri barındırması sebebiyle özellikle gelişmekte olan ülkelerde bahsi geçen yatırımların yerel şirketler tarafından yapılması çoğu zaman mümkün olmamaktadır. Doğal madenlerin gelişimi genellikle uzun vadeli bir programa bağlıdır ve çoğu zaman ev sahibi devlet bakımından genel ekonomik programın bir parçasını oluşturur11. Ev sahibi devlet bu amacına hizmet edecek şekilde yabancı petrol şirketlerinin teknik uzmanlık ve sermaye yeterliliğinden Üretim Paylaşım Sözleşmeleri çerçevesinde fayda sağlamaktadır.

B. Doğal Madenleri Geliştirme Hakları ve Mülkiyet

Üretim Paylaşım Sözleşmeleri görüşmeleri için ikili görüşmeler ve açık artırma yoluyla ihale olmak üzere iki yöntem mevcuttur. Sözleşme ikili görüşmeler yolu ile müzakere edildiğinde genellikle çok uluslu bir şirket, bir maden yatağının geliştirilmesi, araştırılması ve ihracatı için imtiyaz elde etmek amacıyla ev sahibi ülkenin hükümetine başvurmaktadır. Geleneksel olarak sözleşme, şirketin hükümete bir telif hakkı ödemesi ile kurulmuş olmaktadır12

Sıklıkla sözleşme görüşmeleri uluslararası şirket ile hükümet arasında gerçekleşmek yerine ulusal bir şirket ile uluslararası şirket arasında gerçekleşmektedir. Ulusal şirket genellikle ya mevzuat ve yasal düzenlemeler gereği ya da doğal kaynak rezervlerini kontrol ettiği için müzakere etme gücüne sahip olmaktadır. Yabancı yüklenici ile sözleşme müzakerelerinde hükümetin yerini neden bir ulusal şirketin aldığı hususunda üç sebep değerlendirilebilecektir. Ulusal şirketin doğal kaynaklar hakkında daha fazla ve daha iyi bilgiye sahip olması ulusal şirketin sözleşme müzakeresinde yer almasının nedenlerinden ilkidir. İkincisi ise ulusal bir şirketin hükümete nazaran daha az politik motivasyonla hareket edeceği hususudur. Son olarak ulusal şirketin doğal kaynakların keşfi ve geliştirilmesi süreci kontrolünde yabancı şirket ile iş birliği içerisinde yer alması, ulusal olarak uzmanlığın geliştirilmesine katkı sağlayacaktır13.

IV. ÜRETİM PAYLAŞIM SÖZLEŞMELERİNİN ÖZELLİKLERİ

İdarenin genel olarak özel bir kişi ile akdettiği idari sözleşme türü olan imtiyaz sözleşmelerinin yerini alan Üretim Paylaşım Sözleşmeleri, doğal kaynaklar üzerindeki gücün petrol üreten uluslararası şirketlerden devletlere doğru kaydığı bir sözleşme türüdür. Bu sözleşme ile doğal kaynaklar üzerindeki mülkiyet hakkı devlette kalırken Üretim Paylaşım Sözleşmeleri ile doğal kaynaklar üzerindeki arama ve üretim faaliyetlerini uluslararası petrol şirketlerine yapma iznini vermektedir. Bu sayede ev sahibi devletin veya milli petrol şirketinin uluslararası petrol şirketi üzerinde idari denetim yapma yetkisi bulunmaktadır. Diğer risk sözleşmelerinin aksine ev sahibi devlete doğal kaynaklar üzerindeki politikasını uygulama fırsatı verirken aynı zamanda uluslararası petrol arama şirketine de kâr etme potansiyeli yaratmaktadır. Üretim Paylaşım Sözleşmelerinin tüm paydaşları için aralarında bir kazan-kazan (win-win) ilişkisinin oluştuğundan bahsedilebilecektir. 

Çalışmamızın giriş kısmında bahsedilen upstream sözleşmelerinin bir türü niteliğinde olan Üretim Paylaşım Sözleşmeleri, ticari sözleşme olma niteliğinden daha çok uzun vadeli olması, kâr-gelir paylaşımına farklı şekillerde olanak vermesi gibi özellikleri sebebiyle yatırım sözleşmesi niteliğini taşımaktadır. 

Sıklıkla sözleşme görüşmeleri uluslararası şirket ile hükümet arasında gerçekleşmek yerine ulusal bir şirket ile uluslararası şirket arasında gerçekleşmektedir. Ulusal şirket genellikle ya mevzuat ve yasal düzenlemeler gereği ya da doğal kaynak rezervlerini kontrol ettiği için müzakere etme gücüne sahip olmaktadır. Yabancı yüklenici ile sözleşme müzakerelerinde hükümetin yerini neden bir ulusal şirketin aldığı hususunda üç sebepten bahsedilebilecektir. Bunlardan ilki ulusal şirketin doğal kaynaklar hakkında daha fazla ve daha iyi bilgiye sahip olmasıdır. İkincisi ise ulusal bir şirketin hükümete nazaran daha az politik motivasyonla hareket edecek olmasıdır. Son olarak ulusal şirketin doğal kaynakların keşfi ve geliştirilmesi süreci kontrolünde yabancı şirket ile iş birliği içerisinde yer alması, ulusal olarak uzmanlığın geliştirilmesine katkı sağlayacaktır14.

Niteliği gereği Üretim Paylaşım Sözleşmeleri diğer sözleşme türlerinden ayrılmaktadır. Üretim Paylaşım Sözleşmelerini diğer sözleşme türlerinden ayıran ilk unsur ev sahibi devletin tüm ekipman ve donanımın sahibi olması olup ikinci unsur ise uluslararası petrol şirketinin tüm riski üstlenmesidir. Ancak bu temel yapı sözleşme taraflarının yapılandırmasına göre değişlik göstermektedir. Örnek olarak Endonezya’da akdedilen Üretim Paylaşım Sözleşmesi kapsamında, petrol ve gaz sahasının ticari amaçlar için yeterli olduğu keşfedildiğinde ev sahibi devlet tüm arama ve üretim masraflarından sorumlu tutulmuştur. Peru örneğinde ise arama ve üretim sürecindeki risk yükü, Endonezya’daki sözleşme şartları ile karşılaştırıldığında önemli bir miktar petrol geliri karşılığında uluslararası petrol şirketi tarafından üstlenilmiştir. Bu şirketlerden bazıları Chevron Pacific Indonesia, Pertamina EP, CNOOC, ExxonMobil Cepu Limited ve Pertamina Hulu Mahakam’dır15

Bu özelliklerin yanı sıra Üretim Paylaşım Sözleşmelerinin finansal özellikleri gereği uluslararası petrol şirketleri ev sahibi devletlere toplam üretim üzerinden telif ücreti ödemekle yükümlüdür. Telif ücretinin ödenmesinin akabinde uluslararası petrol şirketi maliyetini geri kazanabilmek adına önceden belirlenmiş bir miktar kâr petrolü (profit oil) almaya hak kazanmaktadır. Geriye kalan üretim miktarı ise ev sahibi devlet ve uluslararası petrol şirketi arasında belli bir oran üzerinde paylaşılmaktadır. Sürecin sonunda ise uluslararası petrol şirketi petrol kârından elde ettiği gelir üzerinden kâr ödemekle yükümlü olabilmektedir16

Üretim Paylaşım Sözleşmeleri doğal kaynakları üretebilmek adına gerekli sermaye yeterliliği ve teknik donanıma sahip olmayan gelişmekte olan veya bu kategoriye yükselmeye çalışan ülkelerde model sözleşmeler olarak hazırlanıp kullanılmaktadır. Bu ülkelere Katar, Azerbaycan, Nijerya gibi petrol üretiminin yapıldığı ev sahibi ülkeler örnek olarak verilebilecektir17

A. Üretim Paylaşım Sözleşmelerinin Müzakere Süreci

Üretim Paylaşım Sözleşmeleri tasarlanırken ev sahibi devletin öncelikle hangi parametrelerin sözleşmeye dahil edilmesi gerektiğine karar vermesi gerekmektedir. Daha sonra bu parametrelerden hangisinin sabit kalacağına ve hangilerinin ihaleye veya müzakereye açık olacağına karar verilmesi gerekmektedir. Bu kararlar genellikle ev sahibi devletin petrol yataklarının potansiyel büyüklüğü, çıkarma maliyetleri ve çıkarma sırasındaki petrol veya gaz fiyatları hakkında sınırlı bilgiye sahip olduğu bir dönemde alınmaktadır. Bunlara ek olarak devlet, üretimdeki payını en üst düzeye çıkarmaya çalışırken yabancı petrol şirketlerine üretme risklerini üstlenebilecekleri kadar cazip teklifler sunmalıdır18.

B. Üretim Paylaşım Sözleşmelerinin Temel Hükümleri

Üretim Paylaşım Sözleşmeleri, sözleşmenin doğası gereği diğer sözleşme türlerinden ayrılmakta olup bu özelliği nedeni ile hazırlanırken sözleşmenin niteliğinin gerektirdiği hükümlerin sözleşmede bulundurulması önem arz etmektedir. Taraflar arasında bulunan çıkar karşıtlığı sebebiyle içeriğinde çıkar karşıtlığını dengelemeye yönelik hükümler barındırması gerekip Üretim Paylaşım Sözleşmeleri hazırlanırken bu özellikler göz önünde bulundurulmalıdır.

1. Üretim Paylaşım Sözleşmelerinin Tarafları

Üretim Paylaşım Sözleşmelerinin tarafları çalışmamızın giriş bölümünde de bahsedildiği üzere bir tarafta hükümet veya hükümetin bir uzantısı niteliğinde olup devletten bu konuda mevzuat ve yasal hükümler ile lisans almış olan milli bir şirket diğer tarafta ise uluslararası bir şirket bulunmaktadır.

2. Devlet Garantisi

Devletler Üretim Paylaşım Sözleşmeleri ile yatırım yapan ve yüksek riskleri üstlenen uluslararası şirketlere kendilerine yetki tanınan arama, geliştirme, üretme faaliyetleri için bir “tekel” hakkı tanıyıp faaliyetlerin gerçekleşmesini önleyecek bir dava ile karşılaşmayacaklarına dair teminat vermektedir.

3. Devletin Hakları

Ev sahibi devletler Üretim Paylaşım Sözleşmelerini akdetme amaçlarından biri olarak üretimden kâr payı almaktadırlar. “Devlet, ayrıca petrol şirketinden ürünün pazarlanması gibi ilave bazı hizmetler de talep edebilir ki bunun bedelinin de sözleşmede kararlaştırılması gerekmektedir”19.

4. Sözleşmenin Süresi

Çoğunlukla işin niteliğinden kaynaklanan sebeplerle uzun süreli bir yatırım sözleşmesi olarak akdedilen Üretim Paylaşım Sözleşmeleri kimi zaman ise kısa süreli madenin başarılı bir keşfinden sonra yürürlüğe girecek yenileme hükmünü taşıyabilmektedir. Rezervlerin ticari olarak kârlı ve başarılı olması halinde sözleşmelerin süresinin uzatılması söz konusu olmaktadır20.

5. Maliyetin Karşılanması ve Kârlılık

Üretim Paylaşım Sözleşmelerinin özünü oluşturan esas hüküm maliyetlerin karşılanması ve kârlılıktır. Maliyete ilişkin kalemlerin oldukça kapsamlı yazılması her iki taraf için de önem arz etmektedir. Maliyet kalemlerinin çıktısından sonra kalan kısım ise petrolün kârlılığını belirlemektedir. Taraflar bu hüküm ile üretim, kâr ve gelir paylarını tanımlamaktadır. Üretim paylarının belirlenmesi doğrudan olabileceği gibi devlet lehine olacak şekilde dolaylı olarak da devletin üretim seviyesine bağlı olarak düzenleyeceği vergi oranları ile de ev sahibi devletin payının artmasını sağlayacak şekilde olabilmektedir21.

6. İmtiyaz Bedeli (Royalty)

Üretim Paylaşım Sözleşmelerinde imtiyaz bedeli (royalty) olarak isimlendirilen yatırım şirketinin ev sahibi devlete ödediği bir bedel söz konusudur. Bu bedel belli periyotlarla brüt gelir üzerinden alınmaktadır. Yatırımcı üretim şirketi, bu bedeli projeye ve üretim hacmine bağlı olarak değişen oranlar ile ev sahibi devlete ödemektedir22

İmtiyaz bedeli (royalty) petrol ya da nakit olarak belirlenebilmekte ise de ortalama günlük üretime göre de ayarlanabilmektedir. Bu oranın %6 ile %15 arasında değiştiği görülmektedir. Üretim paylaşımının başlamasından önce sözleşme taraflarının maliyet petrolü (cost oil) olarak isimlendirilen üretimin önceden belirlenmiş bir oranı üzerinden arama, petrol sahasını geliştirme ve işletme masraflarını karşılamasına izin verilmektedir. Üretim Paylaşım Sözleşmelerinin birçoğunda %60 gibi bir maliyet petrolü üst sınırı vardır ve belirli bir dönemde karşılanamayan maliyetlerin taşınıp bir sonraki dönemde karşılanmasına izin verilmektedir23.

7. Kâr Petrolü (Profit Oil)

Kâr petrolü (profit oil) ise imtiyaz bedeli ve yatırımcı şirketin maliyet petrolü çıktıktan sonra kalan üretimin yabancı yatırımcılar ve ev sahibi arasında paylaştırılmasıdır24. Yabancı petrol şirketinin kâr petrolünden aldığı oran genellikle vergiye tabi olmaktadır. Araştırmacılar jeopotansiyelin, iş yapma maliyeti ve mali koşullar ile nasıl dengeleneceğine odaklanmaktadır. Mali koşulların değerlendirilmesinde odak noktası ev sahibi devlet ile yabancı petrol şirketi arasında karın paylaşımıdır. Jeopotansiyel, maliyetler, altyapı ve diğer kilit faktörler yabancı petrol şirketinin yabancı petrol şirketinin kazancında hesap edilmektedir. Çoğu ülkede kâr petrolünün dağılımı yabancı petrol şirketi için %15’ten %55’e kadar değişmektedir25.

8. Mülkiyet

Üretim Paylaşım Sözleşmelerinin doğal kaynaklar üzerindeki göndermeleri bu sözleşmeyi gelişmekte olan ülkeler bakımından kabul edilebilir kılmaktadır. Üretim Paylaşım Sözleşmeleri kapsamında rezervler ve yabancı şirketler tarafından inşa edilen tesisler ve fabrikaların mülkiyeti devlette kalabilmektedir. Sözleşmede kararlaştırılan üretim payına ilişkin mülkiyetin belli bir noktada petrol şirketine geçmesi düzenlenmektedir. Devlet ise bazı varlık ve ekipmanların mülkiyetinin kendisinde kalmasını isteyebilme imkanına sahip kılınmaktadır26.

9. Vergi Muafiyetleri

Üretim Paylaşım Sözleşmelerinde yer verilecek olan vergilendirme maddesinde devlet tarafından yabancı petrol şirketi lehine vergi yasalarıyla ilgili olarak yapılan düzenlemeler ile yabancı yatırımcıya belirli vergilerden muafiyet veya istisnalar sağlanmaktadır. Ev sahibi devlet -ki bu devletlerin gelişmekte olan ülkeler olduğunu varsayılırsa- yatırımı teşvik amacıyla yabancı yatırımcılara birçok yıl vergi muafiyeti sağlamaktadır. Kimi zaman bir sözleşme hükmü ile yabancı yatırımcı şirkete ilk beş yıl için muafiyet izni getirildiğini görmek mümkün olmaktadır. Ancak bu muafiyet süresi petrolün çıkarımı ve işlenmesi süresini de içerdiği taktirde örnek olarak bu sürenin üç yıl sürmesini varsaydığımızda sadece iki yıl için bir muafiyet söz konusu olacağı söylenebilecektir. Bu sebeple muafiyetin üretim başladıktan sonra verilmesi önem arz etmektedir27.

10. Yerel Piyasa Düzenlemeleri

Ev sahibi devlet kimi zaman iç piyasaya yönelik olarak taleplerin karşılanması adına yabancı şirketlerden talepte bulunabilmekte olup bu talebini iç piyasaya yönelik regülasyonlar ile dayatır. Diğer sözleşme hükümlerinde olduğu gibi bu hükmün de değişkenleri söz konusudur. Talep edilen miktar ve ödenecek ücret için farklı şekillerde karşılaşılması mümkündür28. Bu düzenlemeler genellikle yabancı petrol şirketinin petrol kârının belirli bir yüzdesinin ev sahibi devlete satılacağı şartının içerirler. Genelde ev sahibi devlet yerli ham petrol için önceden belirlenmiş döviz kuru oranı üzerinden yerel para birimi cinsinden ödeme yapabilmektedir29.

11. Primler

Primler ev sahibi ülke için söz konusu olmaktadır. Uluslararası petrol şirketinin ödeyeceği primler genellikle imza ve üretim primlerinden oluşsa da kimi zaman keşif primlerini de içermektedir. İmza primleri bir defaya mahsus olmak ve ekonomik başarıdan bağımsız olmak üzere yapılan ödemelerdir. Bu ödemeler, projenin ekonomik değerinin azalmasına sebebiyet vermektedir. Diğer tarafta ise üretim primleri sözleşmenin ilgili maddesinde kararlaştırıldığı şeklinde üretim belirli seviyelere çıktıkça tekrarlanabilir olmaktadır. Çoğu Üretim Paylaşım Sözleşmesi primlerin vergiden düşürülebilir olduğunu kabul etmektedir30.

12. İstikrar Kaydı

Üretim Paylaşım Sözleşmelerine eklenen istikrar kaydı, tarafların uzun vadeli bir yatırımın getireceği risklerin aralarında paylaştırılması yollarından biridir. İstikrar kaydı ile ev sahibi devlet yasama ve idari yetkilerinin, mutabık kalınan sözleşme koşullarını yabancı petrol şirketinin zararına olacak şekilde değiştirme etkisine sahip olmayacağını kabul eder. İstikrar hükümleri, kendi hukuk sisteminde yasa koyucu olan ev sahibi devletin yasama ve idari yetkileri kısıtlanarak özel şirketi korumayı amaçlamaktadır31

Sözleşmelere eklenen istikrar kaydı ile birlikte petrol şirketine yeni mevzuatın getireceği belirsizliklere ilişkin güvence sağlanmaktadır. Bu kayıt, yeni yasaların yürürlüğe girmesi ile birlikte petrol şirketinin ekonomik pozisyonunu korumak için gerekli ölçüde ek üretim yapma hakkını elde etmesini sağlayacak hükümler içermektedir32.

13. Uyarlama Kaydı

İstikrar kaydı hükmüne alternatif olarak veya beraber kullanılabilecek olan uyarlama/ yeniden müzakere maddesi her iki tarafa sözleşmenin imzalandığı tarihteki mevcut olan şartların değişmesi halinde ortaya çıkabilecek zorluklara karşı koruma sağlanabilmektedir. Uyarlama kaydı hükmü ile birlikte yatırımcıya, ev sahibi devlet (ya da devlet şirketi) herhangi bir değişiklik olduğu taktirde anlaşmanın şartlarını tek taraflı olarak değiştirmek yerine yabancı yatırımcıyla müzakere etmekle yükümlüdür33.

14. Mücbir Sebep

Üretim Paylaşım Sözleşmelerinin mücbir sebep hükümlerinde genel mücbir sebepler yanında özel mücbir sebep hükümlerine de yer verildiği görülmektedir. Özellikle ev sahibi devlet tarafından kaynaklanacak faaliyetin engellenmesi halinde yabancı petrol şirketinin yükümlülüklerinden kurtulacağı bir mücbir sebep hükmüne yer verildiği görülmektedir. Uygulamada bu durumun “ev sahibi devletteki aşırı bürokrasiden kaynaklanan zaman sınırlarının aşılması gibi eylemsizliklerin yol açtığı gecikmelerle sınırlı olmaktadır”34.

15. Sözleşmenin Feshi

Standart Üretim Paylaşım Sözleşmelerinde yürürlük tarihinden itibaren ilk yıllarda sözleşmenin feshedilebileceğine ilişkin düzenleme yer almamaktadır. Sözleşmenin feshedebileceği üç durum söz konusudur. Bahse konu üç hal; i) yüklenicinin koşulların petrol operasyonunun devam etmesine izin vermediğini düşündüğü hallerde yazılı bildirimde bulunarak sözleşmeyi gönüllü olarak feshetmesi, ii) petrol keşfedilememesi ve yüklenicinin sözleşme kapsamında uzatılan sürenin sonuna kadar petrol bulamaması veya yüklenicinin sözleşmeyi uzatmayı tercih etmemesi halinde sözleşmenin otomatik olarak tümüyle feshedilmesi, iii) sözleşmenin taraflardan biri tarafından önemli ölçüde ihlal edilmesi halinde bu durumun kesin delillerin tahkim veya nihai mahkeme kararı ile kanıtlaması veya taraflardan birinin sözleşmede belirlenen süre öncesinde yazılı bildirimde bulunması üzerine sözleşmenin feshedilmesidir35.

16. Uygulanacak Hukuk ve Uyuşmazlıkların Çözümü

Üretim Paylaşım Sözleşmelerinde çoğunlukla ev sahibi devlet hukukunun uygulanacak hukuk olarak belirlendiği görülmektedir. Ancak uluslararası şirketler ile ev sahibi devlet arasındaki güç dengelerinin bu durumu değiştirme ihtimali özellikle ev sahibi devletlerin az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkeler grubunda olması halinde hayli yüksektir. Böyle durumlarda genellikle ev sahibi devletin yatırımcıyı teşvik amacının bulunup bulunmadığı önemli bir rol oynamaktadır. Uyuşmazlıkların çözümünün hukuk devleti ilkesinin tam anlamıyla sağlanamayan ülkelerde devlet yargısına bırakılması uluslararası şirket bakımından özellikle uzun vadeli olarak akdedilen Üretim Paylaşım Sözleşmelerinde fazladan bir külfet anlamına gelecektir. Bu sebeple uluslararası şirketler uyuşmazlıkların çözümünü, uluslararası kabul görmüş kurallar çerçevesinde bağımsız ve tarafsız tahkim kapsamında garanti altına almaya çalışmaktadır.

V. SONUÇ

Üretim Paylaşım Sözleşmelerinin doğal kaynakların çıkarılması, üretimi ve geliştirilmesine olan katkısının ev sahibi devlet ve sözleşmenin karşı tarafı olan yabancı şirket paraleli denkleminde sözleşme taraflarının çıkar çatışmasını çözüme kavuşturması ve kâr-gelir paylaşımının belirlenmesinde esneklik sağlaması sayesinde enerji sektöründe kullanımı oldukça önem kazanmaktadır. 

Doğal kaynaklar üzerindeki mülkiyet hakkından taviz vermek istemeyen ve aynı zamanda sahibi olduğu doğal kaynakların üretilmesi ve geliştirilmesi ile ülke gelirini arttırabilecek olan ev sahibi devlet ve diğer tarafta ise kârını arttırma nihai amacı ile hareket eden yabancı şirketlerin Üretim Paylaşım Sözleşmeleri ile çıkar birliği sağlanmakta ve Üretim Paylaşım Sözleşmeleri bu noktada tüm paydaşların çıkarlarının maksimizasyonunda bir düğüm görevi görmektedir. 

Ev sahibi devletin doğal kaynaklar üzerindeki denetiminin sürdürülmesini sağlaması, kâr-gelir paylaşımı konusundaki esnekliğiyle son elli yılda az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler bakımından üretim paylaşım sözleşmesi önem kazanmış, diğer petrol ve doğal gaz yatırım sözleşmelerinden özellikle petrol üretimi konusunda kullanımının yaygın hale gelmesiyle ayrılmıştır.

KAYNAKÇA

CENTRAL BANK OF RUSSIA, “Production Sharing Agreements”, Twenty-Fourth Meeting of the IMF Committee on Balance of Payments Statistics, 2011.

DANIEL JOHNSTON, “Production Sharing Contracts”, in: International Petroleum Fıscal Systems And Production Sharing Contracts, PennWell Publishing Company, First Edition, 1994.

GREG MUTTITT, “Production sharing agreements: oil privatisation by another name?”, General Union of Oil Employees’ conference on privatisation Basrah Iraq,

PLATFORM www.carbonweb.org , 2005.

DR. HASSAN SHAFIQUL/ DR. AMUDA YUSUFF JELİLİ, “Contract structure of production sharing agreement by international oil company in exploration of petroleum resources in developing countries”, International Journal of Energy Economics and Policy, Vol. 13 No. 3, 2023.

KRISTEN BINDEMANN, “Production Sharing Agreements: An Economic Analysis”, Oxford Institute for Energy Study, Series WPM 25, 1999.

KYLA TIENHAARA, Foreign Investment Contracts in the Oil & Gas Sector: A Survey of Environmentally Relevant Clauses, Sustainable Development Law & Policy, Vol. 11 No. 3, 2011.

MAJD OLLEIK/ HANS AUER/ RAWAD NASR, “A petroleum upstream production sharing contract with investments in renewable energy: The case of Lebanon”, Energy Policy, Volume 154, 112325, 2021.

PIERO BERNARDINI, “Stabilization and adaptation in oil and gas investments”, Journal of World Energy Law & Business, Vol. 1, No. 1, 2008.

SEMA TAŞVEREN, “Upstream Sözleşmeleri”, in: Uluslararası Doğalgaz Sözleşmelerinden Kaynaklanan Uyuşmazlıkların Tahkim Yolu ile Çözümünde Esasa Uygulanacak Hukuk, Oniki Levha Yayınları, İstanbul 2022.

SHAMARAN PETROLEUM CORP., How Oil Production Sharing Contracts Work, https://shamaranpetroleum.com/operations/how-oil-production-sharing-contracts-work/ (Erişim tarihi, 09.01.2024).

VERONICA WIGWE CHIZINDU, “Joint Venture And Production Sharing Contracts In Less Developed Countries – A Critical Analysis”, University of Wolverhampton PhD Thesis, 2019.

DİPNOT

1 Kyla Tienhaara, “Foreign Investment Contracts in the Oil & Gas Sector: A Survey of Environmentally Relevant Clauses”, Sustainable Development Law & Policy, Vol.11, No. 3, 2011, s. 16.

2 Sema Taşveren, Uluslararası Doğal Gaz Sözleşmelerinden Kaynaklanan Uyuşmazlıkların Tahkim Yolu ile Çözümünde Esasa Uygulanacak Hukuk, Oniki Levha Yayınları, 1. Baskı, İstanbul 2022, s. 9.

3 Hassan Shafiqul/ Amuda Yusuff Jelili, “Contract structure of production sharing agreement by international oil company in exploration of petroleum resources in developing countries”, International Journal of Energy Economics and Policy, Vol. 13 No 3, 2023, s. 3.

4 Greg Muttitt, “Production sharing agreements: oil privatisation by another name?”, General Union of Oil Employees’ conference on privatisation Basrah Iraq, PLATFORM www. carbonweb.org , 2005, s. 5.

5 Kirsten Bindemann, “Production-Sharing Agreements: An Economic Analysis”, Oxford Institute for Energy Studies, Series WPM 25, 1999, s.1.

6 Shafiqul/ Jelili, s. 4.

7 Veronica Wigwe Chizindu, “Joint Venture And Production Sharing Contracts In Less Developed Countries – A Critical Analysis”, University of Wolverhampton PhD Thesis, 2019, s. 171.

8 “All-natural wealth on the land and in water is under the jurisdiction of the state and should be used for the benefit and the welfare of the people”.

9 Wigve Chizindu, s. 173.

10 Bindemann, Production-Sharing Agreements: An Economic Analysis, Oxford Institute for Energy Studies, Series WPM 25, 1999, s. 1.

11 Bindemann, s. 5.

12 Bindemann, s. 7.

13 Bindemann, s. 5-6.

14 Bindemann, s. 5-6.

15 Shafiqul/ Jelili, s. 9.

16 Shafiqul/ Jelili, s. 4.

17 Taşveren, s. 27.

18 Majd Olleik/ Hans Auer/ Rawad Nasr, “A petroleum upstream production sharing contract with investments in renewable energy: The case of Lebanon, Energy Policy”, Volume 154, 112325, 2021.

19 Taşveren, s. 29.

20 Taşveren, s. 29.

21 Taşveren, s. 30.

22 Central Bank of Russia, “Production Sharing Agreements”, Twenty-Fourth Meeting of the IMF Committee on Balance of Payments Statistics, 2011, s. 3-4.

23 Taşveren, s. 31.

24 Shamaran Petroleum, “How Oil Production Sharing Contracts Work”, https://shamaranpetroleum.com/ operations/how-oil-production-sharing-contracts-work/ (Erişim tarihi, 09.01.2024).

25 Daniel Johnston, International Petroleum Fıscal Systems And Production Sharing Contracts, PennWell Publishing Company, First Edition, 1994, s. 63.

26 Bindemann, s. 85.

27 Bindemann, s. 16.

28 Bindemann, s. 16.

29 Johnston, s. 68.

30 Bindemann, s. 16.

31 Piero Bernardini, “Stabilization and adaptation in oil and gas investments”, Journal of World Energy Law & Business, Vol. 1, No. 1, 2008, s. 100.

32 Taşveren, s. 33.

33 Benardini, s. 101-102.

34 Bindemann, s. 34.

35 Wigwe Chizindu, s. 199-200.

  • Özet yapım aşamasında
Keywords
Product Sharıng Agreement, Productıon Sharıng Agreement, Productıon Sharıng Contracts, Üretim Paylaşım Sözleşmeleri, Psa, Psc, Üps
Capabilities
Energy
More Insights

Articletter / GSI Brief

GSI Brief & Legal Brief

GSI Brief 204

Gsi Brief 204

Brief
Read more
GSI Brief 205

Gsi Brief 205

Brief
Read more
GSI Brief 206

Gsi Brief 206

Brief
Read more
GSI Brief 207

Gsi Brief 207

Brief
Read more

Articletter - Summer Issue

Zeytinliklerin Korunması Ve Taşınması Hususlarının Hukuki Çerçevesi

Zeytinliklerin Korunması Ve Taşınması Hususlarının Hukuki Çerçevesi

2024
Read more
Elektronik Ortamda Genel Kurul Ve Yönetim Kurulu Toplantıları Ve Uygulamadaki Hukuki Zorluklar

Elektronik Ortamda Genel Kurul Ve Yönetim Kurulu Toplantıları Ve Uygulamadaki Hukuki Zorluklar

2024
Read more
Pay Devir Sözleşmelerinde Satıcının Ayıptan Sorumluluğu

Pay Devir Sözleşmelerinde Satıcının Ayıptan Sorumluluğu

2024
Read more
Legal Responsibility Of The Producer In Artificial Intelligence Technologies

Legal Responsibility Of The Producer In Artificial Intelligence Technologies

2024
Read more
Üretim Paylaşım Sözleşmeleri