Animated LogoGöksu Safi Işık Attorney Partnership Logo First
Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo 2Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo

Insights
GSI Articletter
GSI Brief

Türk Hukuku Tahtında Taşınmazlar Üzerinde Toplu Rehin Kurulması

2024 - Summer Issue

Download As PDF
Share
Print
Copy Link

Türk Hukuku Tahtında Taşınmazlar Üzerinde Toplu Rehin Kurulması

Dispute Resolution
2024
GSI Teampublication
00:00
-00:00

ÖZET

Bu makalede, taşınmazlar üzerinde toplu rehinin kurulması Türk hukuku bağlamında incelenecek, toplu rehinin kurulması için Türk Medeni Kanunu uyarınca öngörülmüş olan; (i) birden çok taşınmazın rehnedilmesi, (ii) aynı borç için rehnedilme ve (iii) taşınmazların aynı malike veya borçtan müteselsilen sorumlu maliklere ait olması koşulları açıklanacaktır.

I. GİRİŞ

Türk hukuku tahtında taşınmazlar üzerinde genel bir rehin hakkı kurulması mümkün değildir. Ancak, özellikle kredi borçları gibi borçlarda, tek bir taşınmazın değerinin alacağa teminat olmak açısından yetersiz kaldığı durumlar söz konusu olmaktadır. Bu sebeple, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu1, birden fazla taşınmaz üzerinde tek bir alacak için teminat teşkil etmesi amacıyla teminat yükünün taşınmazlar üzerinden dağıtılması suretiyle veya dağıtılmadan bütün taşınmazların tek bir alacak için teminat yükü dağıtılmaksızın ipotek tesis edilmesine imkân tanımaktadır. Böylelikle, alacaklı elinde daha güçlü bir teminat bulundurmakta, alacağını temin edemediği takdirde birden fazla taşınmaza başvurabilmektedir. Teminat yükünün birden çok taşınmaz üzerine dağıldığı ipotek türüne “çoklu rehin”, teminat yükü dağılmaksızın bütün taşınmazların aynı alacak için teminat teşkil ettiği ipotek türüne ise “toplu/ müşterek rehin” denilmektedir. Kanun, toplu rehini istisnai şekilde öngörerek ve belli şartlara tabi tutarak karmaşık rücu ilişkilerinin ortaya çıkmasına engel olmaktadır2.

II. GENEL OLARAK TOPLU REHİN KURULMASI

Toplu rehin kurulmasına ilişkin temel kanuni düzenleme, Türk Medeni Kanunu’nun “Taşınmaz birden çok ise” başlıklı 855. maddesidir: 

“Birden çok taşınmazın aynı borç için rehnedilmesi, taşınmazların aynı malike veya borçtan müteselsilen sorumlu olan maliklere ait olmalarına bağlıdır. 

Aynı alacak için birden çok taşınmazın rehnedildiği diğer hâllerde, her taşınmazın alacağın ne miktarı için güvence oluşturduğu rehin kurulurken belirtilir. 

Aksine bir anlaşma bulunmadıkça, tapu idaresi, re’sen güvenceyi taşınmazların her birine değeri oranında dağıtır”. 

Maddenin birinci fıkrasında rehin yükünün taşınmazlar arasında dağılmadığı ve bütün taşınmazların alacak için birlikte teminat teşkil ettiği toplu rehinin şartları düzenlenirken, ikinci fıkrada ise birden çok taşınmazın alacak için rehin yükü dağıtılarak teminat teşkil ettiği durumda ortaya çıkan çoklu rehin durumu düzenlenmiştir3. Toplu rehin durumunda, rehin yükü dağıtılmadan taşınmazların hepsi tek bir alacak için koruma sağladığından, toplu rehin kurulurken taşınmazların her birinin tapudaki sayfalarına ipotekle ilgili bilgi işlenirken alacak kısmına alacağın tamamı yazılır4

Alacaklıya geniş bir koruma imkânı veren toplu rehin hakkı karşılığında, alacaklının taşınmazlardan hangisini paraya çevireceğini seçme imkanı kısıtlanmıştır. Alacaklı, Türk Medeni Kanunu’nun 873. maddesinin 3. fıkrası uyarınca müşterek rehin söz konusu olduğunda paraya çevirme istemini tüm taşınmazlar için yapmalıdır. Hangi taşınmazların satılacağı ise icra müdürünün takdirindedir. Bu hususun gözetilmeyip belli taşınmazlar bakımından takip başlatılması durumunda satış kararı verilmesi ise Yargıtay uygulamasında şikayet sebebi olarak kabul edilmektedir. 

İkinci fıkrada öngörülmüş olan çoklu rehin durumunda ise, toplu ipotek için aranan koşullar aranmamakta ve aynı alacak için her bir taşınmaz üzerinde birbirinden bağımsız ipotek hakları kurulmaktadır. Bunun sonucunda, toplu ipotekte öngörülen birlikte satış talep etme zorunluluğu söz konusu olmamakta, ipotek hakkının lehdarı her bir taşınmaz için ayrı ayrı takip edebilmektedir5

Toplu rehin kurulumunda, niteliği itibariyle bir ayni hak ve bir rehin hakkı tesisi söz konusu olduğundan, ayni haklara ilişkin genel prensipler ve rehin hukukunun öngördüğü kurallar uygulama alanı bulacaktır. Bu bağlamda, belirlilik ilkesi kapsamında, teminat ile koruma altına alınan alacağın ve üzerinde teminat tesis edilen taşınmazların belirli olması gerekmektedir6. Nitekim, Tapu Sicili Tüzüğü’nün7 32. maddesi de toplu rehinin tescilinin yapılış biçimini düzenlerken her bir taşınmaz bakımından rehin sütununa alacak miktarının tamamının ve hangi taşınmazlarla müşterek rehinli olduğunu belirtme gerekliliği getirilmiştir. Bununla birlikte, toplu rehinin şartları sağlanmaksızın birden çok taşınmazın aynı alacak için rehnedilmesi halinde her bir taşınmazın veya payın ne miktar için rehnedildiğinin belirtilmesi gerekliliği getirilmiştir. 

Toplu rehin sözleşmesi kurulurken, diğer resmi şekle tabi sözleşmelerde de olduğu gibi, toplu ipotek sözleşmesine ilişkin resmi senedin toplu rehin sözleşmesinin objektif esaslı noktalarını ve sübjektif esaslı noktaları içeriyor olması aranır. Yani, alacaklının kimliği, rehin verenin kimliği, rehin konusu taşınmazların hangileri olduğu, hangi rehin türünün seçilmiş olduğu, temin edilmek istenen alacak hakkı, teminat miktarı, rehin ipotek şeklinde kuruluyorsa kurulduğu derece sözleşmede belirtilmelidir. 

Kredi sözleşmeleri için bankalar lehine toplu rehin tesis edildiği durumlarda, aynı derece içerisinde birden fazla yan derece kurularak birden fazla banka lehine ipotek tesis edildiği görülmektedir. Bu ipotek türü, uygulamada “garame ipoteği” olarak adlandırılmaktadır. Bu ipotek türünde, satış bedelinin o dereceye düşen kısmı aynı derecedeki alacaklılar arasında garame payları oranında paylaştırılır8.

III. TOPLU REHİN KURULMASININ KOŞULLARI

A. Birden Çok Taşınmazın Rehnedilmesi

Toplu rehin kurulması imkanını veren Türk Medeni Kanunu’nun 855. maddesi, rehinin konusunun birden çok taşınmaz olmasını gerekli kılmaktadır. Toplu rehin tesis edilebilmesi için, üzerinde ipotek tesis edilen taşınmaz sayısı en az iki olmalıdır. Bu bağlamda, bu şartın sağlanması için her bağımsız bölümün Türk Medeni Kanunu uyarınca taşınmaz niteliğinde olması gerekmektedir9

Türk Medeni Kanunu’nun 704. maddesi tapu siciline taşınmaz olarak kaydedilebilir nitelikte olan şeyleri belirtmektedir. Bu maddeye göre taşınmazlar; araziler, taşınmazlar üzerindeki bağımsız ve sürekli haklar ve kat mülkiyetine konu olan bağımsız bölümlerden ibarettir. Bu kapsama girerek Türk Medeni Kanunu uyarınca taşınmaz niteliğinde olup tapu siciline kaydedilmiş olan iki veya daha fazla taşınmaz üzerinde aynı alacak için teminat tesis edilmesi durumunda Türk Medeni Kanunu’nun 855. maddesi kapsamında toplu ipotek tesis edilmesi mümkün olacaktır. 

Toplu rehinin konusu olan eşyanın tümü taşınmaz nitelikte olmalıdır. Münferit bir taşınır eşyanın taşınmazlarla birlikte toplu rehine konu edilmesi mümkün değildir. Bununla birlikte, Türk Medeni Kanunu’nun 862. maddesinin taşınmaz rehininin kapsamına taşınmazın bütünleyici parçalarını ve eklentilerini dahil etmiş olması toplu rehinin kapsamına eklenti niteliğindeki taşınır eşyaların da girmesi sonucunu doğuracaktır. Ancak, bu taşınır eşyanın toplu ipoteğin kapsamında olması, eklenti niteliğini haiz olmasına bağlı olarak ortaya çıkan bir durum olup istisnai niteliktedir10

Kat mülkiyetine konu olan taşınmazlar üzerinde toplu rehin tesis edilmesi mümkün olmasına karşın, kat mülkiyeti tesis edilmeden önce bağımsız bölümler kat irtifakına konu iken bu bağımsız bölümler üzerinde rehin hakkı tesis edilemeyeceği için, toplu rehin tesisi de mümkün olmayacaktır11

Paylı mülkiyet payları da toplu rehin kurulması için gerekli bir taşınmaz olma niteliği ni taşımaktadır. Bu durumda, borçlu veya müteselsil borçluların maliki oldukları paylı mülkiyet payları üzerinde aynı borç için ipotek tesis etmeleri mümkündür. Bu paylar, farklı taşınmazlara ilişkin olabileceği gibi aynı taşınmaza ait paylar da olabilirler. Yani, toplu rehinin diğer şartlarını da sağlamak kaydıyla, aynı taşınmazdaki farklı paydaşların aynı borç için hisselerini rehnetmeleri veya üzerinde rehin hakkı tesis edilmiş bir taşınmazın sonradan paylı mülkiyete dönüşmesi halinde de toplu rehin söz konusu olabilir12

Türk Medeni Kanunu’nun 1000. maddesi; malikleri aynı kişi olan birden çok taşınmazın, sınırlarının birbirine bitişik olması şartı aranmaksızın, malikin istemi üzerine tapu kütüğünde ortak bir sayfaya kaydedilmesini mümkün kılmaktadır. Birden fazla taşınmazın ortak sayfaya kaydedilmesi halinde, bu taşınmazların hepsinin rehnedileceği durumda ve toplu rehinin diğer şartlarını karşılamak kaydıyla bu sayfa üzerinden toplu rehin tesis edilmesi mümkündür13. Bununla birlikte, daha sonra mahkeme kararı veya malikin talebi üzerine ortak sayfadan çıkarılan taşınmaz, toplu rehin kapsamında kalmaya devam edecektir. Zira Türk Medeni Kanunu’nun 1000. maddesi, taşınmazların ortak sayfadan çıkarılması halinde tescil edilmiş bulunan hakların saklı kalacağını öngörmektedir14

Toplu rehin kurulması durumunda, birden çok taşınmaz üzerinde fiziksel bir yakınlık aranmaksızın tek bir ipotek hakkı tesis edilmesi söz konusu olduğundan bu taşınmazların farklı tapu müdürlüklerinin yetki alanında olması muhtemeldir. Bu durumda Tapu Müdürlüklerince Yetki Alanı Dışında Kayıtlı Bulunan Taşınmazlarla İlgili Tapu İşlemlerinin Yapılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik15 uyarınca hak sahibinin talebi üzerine, kendi yetki alanı dışında kayıtlı bulunan taşınmazlarla ilgili tapu işlemlerini, taşınmazın kayıtlı bulunduğu tapu müdürlüğünden yetki almak ve kanunen bir engel olmadığını tespit etmek suretiyle yapmaya yetkili olan tapu müdürlükleri; diğer taşınmazların kayıtlı bulunduğu tapu müdürlüklerinden gerekli yetkilerin alınması akabinde ipotek resmi senedini düzenleyecektir.

B. Aynı Borç İçin Rehnedilme

Toplu rehin kurulması için, toplu rehine konu edilen tüm taşınmazların aynı alacağın teminatını teşkil etmesi gerekmektedir. “Aynı alacak” kavramı, alacağın aynı hukuki sebebe dayalı olmasını ifade etmektedir. Bu bağlamda, aynı borç ilişkisi kapsamında birden çok sözleşme var olması halinde Türk Medeni Kanunu’nun 855. maddesinde aranan aynı borç şartının sağlanacağı kabul edilmektedir. Bu bağlamda, bölünebilir edimlerde, edimin her bir kısmı ayrı bir borç sayılmayacak olup hukuki sebebi olan tüm edimler aynı borç sayılacaktır. Örneğin, taksitlere bölünmüş bir para borcunda her bir taksit ayrı bir borç olarak değerlendirilmeyecek, bütün taksitler tek bir borç olarak değerlendirilerek toplu rehin ile teminat altına alınabilecektir. Bununla birlikte, yine aynı örnek üzerinden, belli taksitler teminata konu edilip belli taksitler teminat dışı bırakıldığı takdirde, teminata konu olan kısım “aynı borç” sayılacak, diğer bölüm teminat altına alınmış olmayacaktır16

Aynı alacağın kapsamında farklı niteliklerde alacaklar olması mümkündür. Yani, toplu rehin ile asıl alacakla birlikte feri alacakların da teminat altına alınması mümkündür. Toplu rehinin kapsamına anapara alacağı, faiz alacakları, dava ve yargılama giderleri ve diğer aynı hukuki sebepten doğmuş alacak kalemleri girebilir17

Bankacılık ve kredi sektöründe mutat uygulama, kredi kuruluşu ve borçlu arasında genel bir çerçeve sözleşme akdedilip bu çerçeve sözleşme kapsamında borçluya birçok kredi kullandırımı yaptırılmasıdır. Bu kredi kullandırımları, aynı çerçeve sözleşmesel ilişki kapsamında olduğundan aynı borç olarak değerlendirilmekte olup toplu rehin ile teminat altına alınabilmektedir18. Bununla birlikte, bu kredi kullandırımlarının her birinde farklı kefiller söz konusu olduğunda, bir kefilin maliki olduğu taşınmaz kendi kefil olduğu kullandırım için toplu rehine konu olabilecekken kalan kısımlar için gerekli şartı sağlamayacaktır. Bu durumda, kefilin sahip olduğu taşınmazın tüm kredi kullandırımlarını kapsayacak şekilde toplu rehine konu edilmesi halinde toplu rehin şartları sağlanmamış olacaktır. Cari hesap sözleşmesinden doğan alacak da tek bir alacak kabul edilir, toplu rehin ile teminat altına alınabilir. Bununla birlikte, cari hesaba kaydedilen alacak kalemlerinden birinin ayrı bir teminata konu olması mümkündür. Cari hesaba kaydedilmiş olması o alacak kaleminin teminatı bakımından bir sonuç doğurmaz, o teminat hesap kabul edildiğinde de aynı şekilde alacağın o kısmının teminatı olarak geçerliliğini korur19

Aynı alacağın müteselsil alacaklıları bulunması durumunda ipoteğin bu müteselsil alacaklıların hepsinin lehine tesis edilmesi mecburiyeti yoktur. Toplu ipotek, müteselsil alacaklılardan biri veya birkaçı lehine tesis edilebilir. Zira, müteselsil alacaklılık durumunda borçlu, müteselsil alacaklılardan birine borcunu ifa ederek borcundan kurtulabilmekte ve borcun hukuki kaynağı aynı olduğundan borçlunun her bir müteselsil alacaklıya olan alacağı aynı alacaktır.

C. Taşınmazların Aynı Malike Veya Borçtan Müteselsilen Sorumlu Maliklere Ait Olması

Normal şartlar altında ipotek verenin teminat altına alınan borcun borçlusu olma zorunluluğu yoktur. Bir taşınmazın maliki, herhangi bir biçimde sorumlu olmadığı bir borcu teminat altına almak için taşınmazı üzerinde o borcun alacaklısı lehine ipotek tesis edebilir. Ancak, toplu ipotek tesis edilmesi için taşınmazların tek bir malike ait olması veya birden fazla malike ait taşınmazlar üzerinde ipotek tesis edilmesi durumunda bu taşınmazların maliklerinin aynı borçtan müteselsilen sorumlu olan kişiler olması gerekmektedir. Toplu rehin kurulması için getirilen bu sınırlama, karmaşık rücu ilişkilerinin oluşmasını ve çok geniş kapsamlı toplu rehinlerin kurulmasının önüne geçer niteliktedir. 

Taşınmazların aynı malike ait olduğu durumda bu kişinin teminata konu borcun borçlusu olması şart değildir. Zira maddede öngörülen borçtan müteselsil sorumluluk şartı, taşınmazların farklı maliklere ait olması durumunda geçerlidir. Taşınmazlar aynı malike ait olduğu durumda, “borçtan müteselsilen sorumlu maliklere ait olma” şartı değil, “aynı malike ait olma” şartı sağlanmaktadır. 

Doktrinde bir görüşe göre, müteselsil kefiller, toplu rehin için aranan “borçtan müteselsilen sorumlu maliklere ait olma” şartını sağlamakta, diğer bir görüşe göre ise sağlamamaktadır. Müteselsil kefillerin maliki olduğu taşınmazların asıl borçluya ait taşınmazlarla birlikte toplu rehin kapsamına alınabileceğini savunan görüş, müteselsil kefillerin borçtan borçlu ile birlikte sorumlu olmasına ve asıl borçluya başvurma zorunluluğu olmaksızın müteselsil kefillere başvurulabilmesine dayanmaktadır. Bu görüşe göre, kanuni düzenleme ipotek hakkı sahibinin borçlular ile arasındaki ilişkiyi esas almakta, borçlular arasındaki iç ilişkinin farklılığına bir etki tanımamaktadır20. Öte yandan, müteselsil kefillerin maliki olduğu taşınmazların asıl borçluya ait taşınmazlarla birlikte toplu rehin kapsamına alınamayacağını savunan görüş ise, müteselsil kefillerin borcunun asıl borçlunun borcu ile aynı borç olmayıp kefalet sözleşmesine dayalı ayrı bir borç olduğunu savunmaktadır. Bu görüşe göre, birlikte müteselsil kefillerin maliki olduğu taşınmazlar, her müteselsil kefilin kefalet sözleşmesinden doğan borçları için toplu rehine konu edilebilir; fakat asıl borçlu vekefilin maliki olduğu taşınmazlar toplu rehine konu edilemez21. Yargıtay’ın bu konudaki uygulaması da ilk görüş ile paralel biçimde müteselsil kefillere ait taşınmazların borçluya ait taşınmazlarla birlikte toplu rehine konu olabileceği yönündedir22

Borçtan müteselsilen sorumlu maliklere ait taşınmazlar toplu rehine konu edildiği takdirde, toplu rehine konu edilen her taşınmazın maliki borcun tamamından sorumlu olmalıdır. Yani, taşınmazlardan birinin malikinin borçtan kısmi olarak sorumlu olması toplu rehinin geçerliliğini etkiler. Ancak, bir alacak toplu rehin ile teminat altına alındığı takdirde o borçtan müteselsilen sorumlu olan bütün borçluların teminat sağlaması şart değildir23

Toplu rehinde taşınmazların malikine ilişkin bu şart sağlanmadığı takdirde, birden fazla taşınmaz üzerinde kurulan ipotek toplu ipotek değil, ancak paylı ipotek olabilir. 

Toplu ipotek tesis edilirken tapu müdürüne taşınmazların aynı malike ait olduğu veya taşınmaz maliklerinin borçtan müteselsilen sorumlu olduğunun ispatlanması gerekecektir. 

Taşınmazların maliklerinin borçtan müteselsil sorumlu olmadığı durumda; ipotek sözleşmesi içerisinde müteselsil borçluluk yaratılmasının genel işlem şartları içindeki olağandışı bir hüküm olarak değerlendirilmesi ihtimal dahilindedir. Zira Türk Borçlar Kanunu’nun 21. maddesinin gerekçesinde “İsviçre Federal Mahkemesinin bir kararında da, carî hesap şeklinde işleyen bir kredi işleminde, ipoteğe ilişkin metnin içine örtülü olarak konulmuş olan bir kefalet yüklenimi olağan dışı bulunmuştur” denilmek suretiyle ipotek sözleşmesi içerisinde müteselsil borçluluk yaratmaya benzer bir durum, sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşulları örneği olarak verilmiş ve yazılmamış sayılma yaptırımına bağlanmıştır24. Ancak, bir sözleşme hükmünün genel işlem koşulu sayılması için, onun; (i) ileride çok sayıda benzer sözleşmede kullanılma amacıyla hazırlanması, (ii) sözleşmenin taraflarından biri tarafından tek yanlı olarak hazırlanmış olması, (iii) soyut ve genel nitelikte hazırlanması ve (iv) sözleşme kapsamındaki genel hükümler niteliğinde olması gerekir25

Rehine konu edilen taşınmazların farklı maliklere ait olduğu ve bu maliklerin borçtan müteselsil sorumlu kişiler olmadığı durumda, toplu rehin kurulması mümkün olmayacaktır. Çünkü bu konuda sınırlı sayı ve tipe bağlılık ilkeleri geçerlidir. Fakat böyle bir sözleşme yapılması durumunda sözleşme tamamen geçersiz sayılmayacak, tahvil yoluyla ipoteğin sağladığı teminat değerleri oranında taşınmazlara bölünecektir26

Toplu rehinin, taşınmazların maliki aynı kişi olması şartına bağlı olarak kurulup sonrasında taşınmazlardan birinin veya birkaçının borçtan müteselsil sorumluluğu bulunmayan üçüncü bir kişiye devredildiği durumda, doktrindeki bir görüşe göre, toplu rehinin şartları artık sağlanmadığı için rehin yükünün taşınmazlar arasında dağıtılması gerekir27. Fakat, bu görüşün esas alınarak toplu rehin tescilinin yolsuz hale geldiğini kabul etmek, alacaklı için güçlü bir teminat teşkil eden toplu rehinin borçlu tarafından taşınmazların üçüncü kişilere devri yoluyla etkisiz hale getirmesi sonucunu doğuracaktır.

IV. SONUÇ

Finansman sözleşmeleri kapsamında, taşınmazlara dayalı olarak daha geniş ölçekli teminat sağlanması ihtiyacı duyulmaktadır. Bu ihtiyacı karşılamak adına, birden fazla taşınmazın tek bir alacağın teminatını teşkil etmesi adına Türk Medeni Kanunu’nun 855. maddesi uyarınca toplu rehine konu edilmesi söz konusu olmaktadır. Çok sayıda borçlu ve alacaklının olabildiği bu karmaşık yapılarda, toplu rehinin geçerli olarak kurulabilmesi için birden çok taşınmazın aynı borç için rehnedildiği, yani aynı hukuki sebepten kaynaklanan borcun ipotek ile güvence altına alındığından ve taşınmazların hepsinin aynı malike ait olduğundan veya borçtan müteselsilen sorumlu maliklere ait olduğundan emin olmak gerekmektedir.

KAYNAKÇA

AZİM ÖNCÜ, Türk Hukukunda Taşınmazların Toplu Rehni, 1. Baskı, Ankara 2023.

BİLGEHAN ÇETİNER, “Reel Teminatlar”, in: Teminat Hukuku, Ankara 2023.

FARUK ACAR, Rehin Hukukunda Taşınmaz Kavramı ve Özellikle Belirlilik İlkesi, 1. Baskı, Ankara 2008.

FERİDE DEMİRBAŞ, Toplu İpotek, 1. Baskı, İstanbul 2023. FİKRET EREN, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 28. Baskı, Ankara 2023.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ, Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/499), (Erişim: 15.01.2024). https://

 www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c050/tbmm23050003ss0321.pdf.

YAĞMUR ESİN ÇELİK, Türk Hukukunda Üst Sınır İpoteği ve Uygulaması, 1. Baskı, Ankara 2021.

DİPNOT

1 8/12/2001 tarih ve 24607 sayılı Resmi Gazete (RG) m. 855.

2 Feride Demirbaş, Toplu İpotek, İstanbul 2023, s. 52-54.

3 Bilgehan Çetiner, “Reel Teminatlar”, in: Teminat Hukuku, Ankara 2023, s. 190-196.

4 Faruk Acar, Rehin Hukukunda Taşınmaz Kavramı ve Özellikle Belirlilik İlkesi, Ankara 2008, s. 250.

5 Çetiner, s. 191.

6 Acar, s. 255; Yağmur Esin Çelik, Türk Hukukunda Üst Sınır İpoteği ve Uygulaması, Ankara 2021, s. 33-35.

7 17/8/2013 tarih ve 28738 sayılı Resmi Gazete (RG).

8 Çetiner, s. 190.

9 Azim Öncü, Türk Hukukunda Taşınmazların Toplu Rehni, Ankara 2023, s. 126.

10 Demirbaş, s. 39.

11 Öncü, s. 112-113. 12 Öncü, s.127.

13 Öncü, s.126.

14 Demirbaş, s. 51.

15 Tapu Müdürlüklerince Yetki Alanı Dışında Kayıtlı Bulunan Taşınmazlarla İlgili Tapu İşlemlerinin Yapılmasına İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik.

16 Demirbaş, s. 54-55.

17 Demirbaş, s. 56.

18 Demirbaş, s. 55.

19 Demirbaş, s. 56.

20 Acar, s. 249.

21 Demirbaş, s. 57-59.

22 Yargıtay 12. H.D., T. 06.03.2017, E. 2016/21696, K. 2017/3243: “Takibe konu taşınmazlara ilişkin düzenlenen ipotek sözleşmelerinin incelenmesinde; farklı iki kişiye ait taşınmazlar üzerine, …Ltd. Şti.nin banka ile olan genel kredi sözleşmesi ilişkisine binaen teminat olarak, banka lehine limit ipoteği tesis edildiği, (taşınmazını ipotek verenlerin) tesis edilen ipoteğe ilaveten, ipotek tutarı kadar müteselsil kefil sıfatıyla da sorumlu olduklarının belirtildiği görülmüştür. Bu durumda, somut olayda, toplu ipotek bulunduğunun kabulü gerekir.”

23 Demirbaş, s. 53-54.

24 Türkiye Büyük Millet Meclisi, “Türk Borçlar Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/499)”, https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c050/tbmm23050003ss0321.pdf (Erişim Tarihi, 15.01.2024).

25 Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara 2023, s. 230-232.

26 Acar, s. 246.

27 Acar, s. 248.

  • Özet yapım aşamasında
Keywords
Toplu Rehin, Taşınmaz, Aynı Borç, Aynı Malik, Müteselsil Sorumluluk.
Capabilities
Dispute Resolution
Contract Management
More Insights

Articletter / GSI Brief

GSI Brief & Legal Brief

GSI Brief 204

Gsi Brief 204

Brief
Read more
GSI Brief 205

Gsi Brief 205

Brief
Read more
GSI Brief 206

Gsi Brief 206

Brief
Read more
GSI Brief 189

Gsi Brief 189

Brief
Read more

Articletter - Summer Issue

Zeytinliklerin Korunması Ve Taşınması Hususlarının Hukuki Çerçevesi

Zeytinliklerin Korunması Ve Taşınması Hususlarının Hukuki Çerçevesi

2024
Read more
Elektronik Ortamda Genel Kurul Ve Yönetim Kurulu Toplantıları Ve Uygulamadaki Hukuki Zorluklar

Elektronik Ortamda Genel Kurul Ve Yönetim Kurulu Toplantıları Ve Uygulamadaki Hukuki Zorluklar

2024
Read more
Pay Devir Sözleşmelerinde Satıcının Ayıptan Sorumluluğu

Pay Devir Sözleşmelerinde Satıcının Ayıptan Sorumluluğu

2024
Read more
Legal Responsibility Of The Producer In Artificial Intelligence Technologies

Legal Responsibility Of The Producer In Artificial Intelligence Technologies

2024
Read more
Türk Hukuku Tahtında Taşınmazlar Üzerinde Toplu Rehin Kurulması