Animated LogoGöksu Safi Işık Attorney Partnership Logo First
Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo 2Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo

Insights
GSI Articletter
GSI Brief

Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisinde Asıl İşverenin Sorumluluğu

2024 - Summer Issue

Download As PDF
Share
Print
Copy Link

Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisinde Asıl İşverenin Sorumluluğu

Labour & Employment
2024
GSI Teampublication
00:00
-00:00

ÖZET

Asıl işveren alt işveren ilişkisinin unsurları 4857 sayılı İş Kanunu (“İş Kanunu”) m. 2’de sayılmakta, tarafların bu ilişki kapsamındaki sorumluluklarının sınırları çizilmekte ve ardından asıl işveren alt işveren ilişkisinde muvazaa halleri düzenlenmektedir.

I. GİRİŞ

Hukuka uygun kurulan bir asıl işveren alt işveren ilişkisinde asıl işveren, İş Kanunu ve ilgili diğer mevzuattan, tarafların aralarındaki iş sözleşmelerinden veya alt işverenin taraf bulunduğu toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerden alt işveren ile birlikte alt işverenin işçilerine, hak sahiplerine (işçinin mirasçıları vb.) ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na (“SGK”) karşı sorumludur. 

İş Kanunu’nda asıl işveren alt işveren ilişkisi düzenlenerek işverenin, başka bir işveren ve bu işverenin işçilerinden yardım almasına olanak sağlanmıştır. Ayrıca, İş Kanunu’nda asıl işveren alt işveren ilişkisinin sonuçları ve bu ilişkinin taraflarına yüklediği sorumluluklar da düzenlenmektedir. İş Kanunu m. 2 uyarınca bir işveren, asıl işin bir bölümü ile sınırlı olmak üzere işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işleri veya işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işleri, ilgili işler kapsamında görevlendireceği işçilerini münhasıran asıl işverenin işyeri sınırları içerisinde ve asıl işverenden alacağı işlerde çalıştıracak başka bir işverene verebilir. 

Bu kapsamda, alt işverenlerin, kendi işçilerine, hak sahiplerine (işçilerin mirasçıları vb.) ve SGK’ya karşı borçlarını ödeyememesi halinde, asıl işverenler ile alt işverenler söz konusu borçlardan birlikte sorumlu tutulmuşlardır. Bu çalışmada, asıl işveren alt işveren ilişkisine, bu ilişkinin niteliğine, taraflar arasındaki birlikte sorumluluk hallerine ve kurulmuş olan asıl işveren alt işveren ilişkisinin geçerliliğine göre taraflar arasındaki rücu ilişkisinin durumuna değinilecektir.

II. ASIL İŞVEREN - ALT İŞVEREN İLİŞ KİSİNİN TANIMI VE UNSURLARI

İş Kanunu m. 2/6’da asıl işveren alt işveren ilişkisi “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile  iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren alt işveren ilişkisi denir.”1 şeklinde tanımlanmaktadır. 

A. Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisinin Unsurları

İş Kanunu’ndaki tanım incelendiğinde, asıl işveren alt işveren ilişkisinde asıl işverenin; işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde “asıl işin bir bölümünde” ya da işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin “yardımcı işlerde” işçilerini çalıştırmak için başka bir işverenle anlaşılabileceği ve bu işverenin işçilerini münhasıran bu işyerinde alacağı işte çalıştırabileceği anlamı ortaya çıkmaktadır.

İş Kanunu m. 2/6 kapsamında hukuka uygun bir asıl ve alt işveren ilişkisinin kurulabilmesi için öngörülen koşullar şu şekilde sıralanabilir; (i) alt işveren ve asıl işveren olmak üzere iki işverenin bulunması, (ii) söz konusu ilişki kapsamında alt işverene verilecek işin işyerinde üretilen mal ve hizmet kapsamında olması, (iii) alt işverene verilen işin, “asıl işin, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir bölümü” veya “yardımcı iş” niteliğinde olması, (iv) alt işveren işçilerinin asıl işverene ait işyerinin sınırları içerisinde çalışması ve (v) alt işverenin işçilerinin münhasıran asıl işverenden alınan işte bu işe özgülenmiş olarak çalışıyor olmasıdır2.

1. İki İşverenin Bulunması

Öncelikle hukuka uygun bir asıl işveren alt işveren ilişkisinin kurulabilmesi için söz konusu ilişkide iki tarafın da işveren niteliğini haiz olması gerekmektedir. Taraflardan  herhangi birinin bu niteliği taşımaması durumunda, söz konusu ilişki kurulmamış sayılacaktır3

Asıl işveren alt işveren ilişkisinde önemli olan sözleşmenin taraflarca nasıl nitelendirildiği değil, İş Kanunu’ndaki tanımın unsurlarını içerip içermediğidir4. Buna göre asıl işveren alt işveren ilişkisinde tarafların arasında vekalet ilişkisi bulunmamakla birlikte, tarafların arasındaki ilişki; eser, taşıma, kira, hizmet alım sözleşmesi gibi sözleşmelere dayanmaktadır5. Bu noktada önemli olan husus alt işverenin, asıl işveren ile aralarındaki ilişki kapsamında yerine getirdiği işleri, kendi adına, kendi hesabına ve kendi işçileri ile yerine getiriyor olmasıdır6

27.09.2008 tarihli ve 27010 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Alt İşverenlik Yönetmeliği (“Alt İşverenlik Yönetmeliği”) m. 3 asıl işveren ve alt işveren kavramlarını tanımlamaktadır. Alt İşverenlik Yönetmeliği m. 3/1 (ç) bendinde asıl işveren; “İşyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işleri veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işleri diğer işverene veren, asıl işte kendisi de işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiyi yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar” ve Alt İşverenlik Yönetmeliği m. 3/1 (a) bendinde alt işveren de; “Bir işverenden, işyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan, bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran gerçek veya tüzel kişiyi yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar” şeklinde tanımlanmaktadır. 

Ayrıca, Alt İşverenlik Yönetmeliği m. 4/1 (a) bendinde de açıkça ifade edildiği üzere başka bir işverene verilen işte, işi veren işverenin, yani asıl işverenin, işçilerinin de çalışması gerekmektedir7. Buna karşılık işveren tarafından asıl işin bütünüyle başka bir işverene devredildiği ve sadece işi alan işverenin işçilerinin o işte çalıştığı fakat işi veren işverenin işçilerinin o işte çalışmadığı görülüyor ise asıl işveren alt işveren ilişkisinin varlığından söz edilemeyecektir.

2. Asıl İşin Bir Bölümü veya Yardımcı İş Olması

İş Kanunu’nda “asıl işin, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir bölümü” veya “yardımcı işler” alt işverene verilebilecek işler olarak sayılmaktadır. Bir işyerinde hangi işler başka bir işverene verildiği takdirde asıl işveren alt işveren ilişkisinin kurulduğuna ilişkin olarak Alt İşverenlik Yönetmeliği’ndeki tanımlar yol gösterici olabilir. Alt İşverenlik Yönetmeliği m. 3/1 (c) bendinde asıl iş; “Mal veya hizmet üretiminin esasını oluşturan iş”, Alt İşverenlik Yönetmeliği m. 3/1 (ğ) bendinde yardımcı iş ise; “İşyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin olmakla beraber doğrudan üretim organizasyonu içerisinde yer almayan, üretimin zorunlu bir unsuru olmayan ancak asıl iş devam ettikçe devam eden ve asıl işe bağımlı olan iş” olarak tanımlanmaktadır. 

Bu noktada, asıl işin bir bölümünün alt işverene devrine ilişkin ek koşulun işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektirmesi olduğu unutulmamalıdır8. Bundan hareketle, asıl işin bir bölümünü aşan veyahut yardımcı iş niteliğine girmeyen işleri başka bir işverene veren işverenin kurduğu ilişki, asıl işveren alt işveren ilişkisi kapsamında sayılmayacaktır. 

a. Alt İşverene Verilen İşin Yardımcı İş Olması

Asıl işveren tarafından alt işverene verilen iş yardımcı iş olduğu takdirde bu işin, işyerinde üretilen mal ve hizmetler kapsamında bulunması gerekir. Asıl işveren, işyerindeki mal ve hizmet üretiminin kapsamı dışında kalan bir iş için başka bir işveren ile anlaştığı halde, asıl işveren alt işveren ilişkisi kurulmamış olur. Ancak alt işverene verilecek olan iş, işyerinde yürütülen mal ve hizmet üretimiyle doğrudan bağlantılı bir iş olabileceği gibi, dolaylı olarak da bu kapsamda bulunuyor olması mümkündür9. Aksi halde işyerindeki mal ve hizmet üretiminin tamamıyla dışında kalan işler, alt işverene verilemeyecektir. 

Asıl işin alt işverene verilmesinde aranılan işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir iş olması koşulunun aksine, alt işverene verilecek olan iş, yardımcı iş niteliğini haiz ise başka bir nitelik aramaya gerek kalmaksızın yardımcı iş alt işverene verilebilecektir10. İşyerine ilişkin güvenlik, temizlik, yeme içme gibi hizmetlerin işveren tarafından bir başka işverene gördürülmesi, asıl işveren tarafından alt işverene yardımcı iş mahiyetindeki işlerin verilmesinin en tipik örneklerini teşkil etmektedir. 

b. Alt İşverene Verilen İşin Asıl İşin Bir Bölümü Olması

Alt işverene verilecek olan iş, asıl işin bir bölümü olduğu takdirde bu iş, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir iş olmalıdır. Nitekim alt işverene verilecek olan asıl işlerin bir bölümünde bu ek koşul, hukuka uygun olarak kurulmuş bir asıl işveren alt işveren ilişkisinden söz edebilmek için geçerlilik şartıdır11. Bu düzenlemenin getirilmesindeki amaç ise işverenlerin asıl işi keyfi olarak bölerek alt işverenlere vermesinin engellenmesidir12.

3. Asıl İşverenin İşyeri Sınırlarında Çalışması

Asıl işveren alt işveren ilişkisinin kurulabilmesi için alt işveren işçilerinin asıl işverenin işyerinde çalışmaları gerekmektedir. Bu durumda, örneğin asıl işverenden iş alan alt işverenin işi, işçilerine kendisine ait işyerinde fason üretim olarak gördürmesi halinde ise asıl işveren alt işveren ilişkisi kurulmayacaktır13

Burada “işyerinde yürütülen iş” kavramı ile kastedilen işin o işyerine ait olmasıdır. Örneğin herhangi bir alanda dağıtım işi de yapmakta olan işverenin bu işi başka bir işverene vermesi durumunda, dağıtım işlerinin işyeri sınırları dahilinde yapılması mümkün olmadığından hareketle asıl işveren alt işveren ilişkisinin kurulmadığı sonucuna varmak yanlış bir çıkarımda bulunmak olacaktır14. Bu durumda dahi aşağıda izah edilen özgüleme (münhasırlık) koşulu sağlanıyor ise, asıl işveren alt işveren ilişkisinin kurulduğu söylenebilecektir. Ayrıca Yargıtay’ın “işyeri sınırları” kavramı dışında “iş organizasyonu” kavramını kullanarak konuya ilişkin esneklik sağladığı kararları bulunmaktadır15.

4. Özgüleme (Münhasırlık)

Asıl işveren alt işveren ilişkisinde önemli olan belirli işçilerin asıl işverene ait işyerine özgülenmiş olarak çalışıyor olmalarıdır. Diğer bir deyişle, alt işveren tarafından asıl işverenden alınan iş için görevlendirilen işçilerin, münhasıran asıl işverenin işyerinde çalışıyor olmaları gerekmektedir. Bu işçiler aynı zamanda başka işyerlerinde görevlendiriliyorlarsa asıl işveren alt işveren ilişkisinin varlığından söz edilemeyecektir16.

III. ASIL İŞVERENİN SORUMLULUĞU

A. Hukuki Bir Sorumluluk Olması

İş Kanunu m. 2 kapsamında asıl işverenin sorumluluğu, alt işverenin işçilerinin işçilik alacaklarıyla sınırlandırılmıştır17. Ayrıca, asıl işveren alt işveren ilişkisinin hukuka uygun bir şekilde kurulduğu durumlarda, alt işverenin sorumluluğunun aksine asıl işverenin sorumluluğu hukuki sorumlulukla sınırlı olup asıl işverenin cezai veya idari sorumluluğu bulunmamaktadır18. Alt işverenin ise hukuki, cezai ve idari sorumluluğu bir arada bulunmaktadır. 

B. Mutlak ve Kusursuz Bir Sorumluluk Olması

Kanun koyucu asıl işvereni yalnızca hukuka uygun olarak kurulan asıl işveren alt işveren ilişkisinin varlığı nedeniyle sorumlu tutarak asıl işverenin sorumluluğunun gündeme gelmesi noktasında ek bir kusur şartı aramamıştır. Ancak, asıl işverenin, alt işverenin işçilerinin işçilik alacaklarını ödediği takdirde alt işverene karşı bulunan rücu hakkı bu durumu gerçek bir kusursuz sorumluluk halinden ayırmaktadır19.

C. Müteselsil Bir Sorumluluk Olması

Kendi işçileri karşısında sorumluluklarını yerine getirmeyen alt işveren, bu durumda asıl işvereni de kendisi ile birlikte kanun gereği sorumlu kılmaktadır. Nitekim taraflar arasındaki ilişkideki sorumluluğun, birlikte sorumluluk olduğu Yargıtay kararlarında ve doktrinde herhangi bir şüpheye yer verilmeksizin ifade edilmektedir20.

D. Bağımsız Bir Sorumluluk Olmaması

Her ne kadar tarafların, alt işveren işçilerinin işçilik alacakları bakımından birlikte sorumluluğu bulunsa da asıl işverenin sorumluluğu bir noktada alt işverenin sorumluluğuna bağlı bulunmaktadır. Diğer bir deyişle, söz konusu ilişkide tarafların birlikte sorumluluğunun bulunuyor olması için öncelikle alt işverenin sorumluluğunun bulunuyor olması aranmaktadır21. Bu nedenden ötürü alt işverenin sorumluluğu bulunmayan hallerde, asıl işverenin sorumluluğundan bahsedilemez. Örneğin alt işveren işçilerinin alt işverenden herhangi bir alacaklarının bulunmadığı taktirde işçiler alt işverenden alacaklarının ödenmesi talebinde bulunamayacaklarından bunun doğal sonucu olarak asıl işverene de böyle bir talep yöneltemeyeceklerdir.

IV. ASIL İŞVEREN - ALT İŞVEREN İLİŞKİSİNDE BİRLİKTE SORUMLULUK

A. Müteselsil Sorumluluğun Kapsamı

İş Kanunu m. 2/6’nın son cümlesinde asıl işveren alt işveren ilişkisinde sorumluluk düzenlenmektedir. Bu düzenlemenin amacı işçilerin yararının gözetilmesi ve işverenlere kıyasla güçsüz konumda bulunan işçilerin korunmasıdır. İlgili hükümde bahsedilen birlikte sorumluluk hali kamu düzenini ilgilendirdiğinden mutlak emredici niteliktedir ve tarafların anlaşarak sözleşme ile bu sorumluluğu ortadan kaldırmaları mümkün değildir22. İş Kanunu m. 2/6 son cümlesi uyarınca; “Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur”. İş Kanunu lafzında geçen “birlikte sorumluluk” hali müteselsil sorumluluktur. Asıl işverenin alt işveren ile birlikte sorumlu tutulmak istenmesinin bir diğer nedeni de söz konusu işin ifasından işverenlerin birlikte fayda sağlamalarıdır23

Buna ek olarak İş Kanunu’nda birlikte sorumluluğu gerektirecek hususların; İş Kanunu, iş sözleşmesi veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden kaynaklanabileceği ifade edilerek asıl işverenin alt işveren ile birlikte sorumluluğu sınırlandırıldığından, İş Kanunu’nda sayılan bu haller dışında herhangi bir sözleşme ya da fiilden kaynaklanan yükümlülüklerden asıl işveren sorumlu tutulamayacaktır24. Bu noktada unutulmaması gereken asıl işverenin alt işverenin kendisine karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığıdır. Asıl işverenin sorumluluğu yalnızca alt işverenin işçilerine karşı sınırlı olarak düzenlenmiştir.

1. Alacakların Kaynağı Bakımından Müteselsil Sorumluluk

Asıl işveren, alt işverene verdiği işlerde alt işverenin çalıştırdığı işçilerin ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık izin, ikramiye, yemek yardımı, yol yardımı, kıdem, ihbar, kötü niyet ve işe iade kararı sonucu işe başlatmama tazminatları gibi işçilik alacakları ile işçilerin sigorta primleri, iş kazası nedeniyle doğacak tazminatlar, SGK’nın rücu talepleri ve benzerlerinden asıl işverenle birlikte sorumludur. Bu kapsamda alt işverenin işçisi, hak sahipleri (işçinin mirasçıları vb.) ve SGK, alacakların tahsili için alacağın tamamı bakımından ikisinden birine başvurabileceği gibi asıl işverene ve alt işverene birlikte de başvurabileceklerdir. Alt işveren işçileri, alacaklarını taraflardan birinden tahsil ettiğinde ise, diğer tarafa tekrar bir talepte bulunamayacaktır25

İş Kanunu m. 2/6’daki “alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülükler” ifadesinden anlaşılacağı üzere toplu iş sözleşmesinden kaynaklı sorumluluk hali ise, yalnızca alt işverenin tarafı bulunduğu toplu iş sözleşmeleri bakımından geçerlidir. Buna karşılık, asıl işveren toplu iş sözleşmesine taraf iken alt işveren taraf değilse alt işveren işçileri, asıl işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesindeki hükümlerden yararlanamazlar26.

2. Süre Bakımından Müteselsil Sorumluluk

Asıl işverenin, alt işveren işçilerinin işçilik alacaklarına ilişkin taleplerinden sorumlu olabilmesi için, alt işveren işçisi tarafından talep edilen alacağın asıl işveren alt işveren ilişkisinin devamı sırasında doğmuş olması gerekmektedir. Asıl işveren alt işveren ilişkisi doğmadan önce veya söz konusu ilişki sona erdikten sonraki alacaklardan asıl işveren sorumlu tutulamaz. Bu nedenle taraflar arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin sona ermesinin ardından doğmuş olan ihbar tazminatından asıl işverenin sorumluluğu bulunmaz. Kıdem tazminatı açısından ise asıl işveren, işçinin yalnızca kendi işyerinde çalıştığı dönem ile sınırlı olacak şekilde sorumlu tutulabilir27

Son olarak, alt işveren işçileri asıl işverenden alınan işte çalıştıkları dönemde doğmuş ama kendilerine ödenmemiş ya da eksik ödenmiş ücret alacaklarını, söz konusu çalışmaları yaptıkları tarihten itibaren beş yıl içinde alt işverenden ve/ veya asıl işverenden talep edebilecek olup SGK’nın işçilerin ödenmemiş ya da eksik ödenmiş olan SGK primlerine ilişkin alacakları bakımından zaman aşımı ise ödeme süresi sona erdikten sonraki takvim yılının başından itibaren on yıldır.

3. İş Güvencesi Bakımından Müteselsil Sorumluluk

İş Kanunu m. 18’de iş güvencesine ilişkin düzenlemeler yer almaktadır. İlgili hüküm uyarınca iş güvencesinin koşulları; işçinin en az altı aylık kıdemi olması, işyerinde en az otuz işçinin bulunması, bu işçilerin belirsiz süreli iş sözleşmeleri ile çalışıyor olması ve işçinin işveren vekili olmaması olup bu durumda iş sözleşmesinin feshi işveren tarafından ancak geçerli bir sebebin varlığı halinde mümkün olacaktır. 

İş güvencesi hükümlerinden faydalanabilmek için İş Kanunu uyarınca getirilen koşullardan biri olan “otuz veya daha fazla işçinin bulunması” koşuluna asıl işverenin işçi sayısı dahil edilmez. Bu düzenleme kapsamında yalnızca alt işverenin işçilerinin sayısının en az otuz olması gerekmektedir. Ayrıca asıl işverenin yanında daha önce çalışmış olsa bile işçi açısından bu süre iş güvencesinden yararlanabilmek açısından aranılan en az altı aylık kıdem hesabında dikkate alınmayacaktır28

İş güvencesi hükümlerinden yararlanan işçiler tarafından açılacak olan işe iade davalarının asıl işverene mi yoksa alt işverene mi açılacağı hususunda gidilecek olan ayrım; söz konusu ilişkinin hukuka uygun olarak kurulup kurulmadığına göre farklılık arz edecektir. Hukuka uygun olarak kurulmuş olan asıl işveren alt işveren ilişkisinde yalnızca asıl işverene karşı dava açılması mümkün olmayıp işe iade davasının alt işveren ve asıl işverenin her ikisine karşı birlikte ya da yalnızca alt işverene karşı açılması gerekmektedir. Fakat bu durumda işe iade yükümlülüğü alt işveren üzerinde olacak ve asıl işveren üzerinde herhangi bir işe iade yükümlülüğü bulunmayacaktır. Ancak her ne kadar işe iade yükümlülüğü kendisinde bulunmasa da işe iade kararı verilmesi neticesinde mahkemece ödenmesine hükmedilecek boşta geçen süre ücreti ve/ veya işe başlatmama tazminatının ödenmesi noktasında asıl işveren, alt işveren ile birlikte sorumlu olacaktır29

Buna karşılık kurulmuş olan asıl işveren alt işveren ilişkisi muvazaalı ise, işe iade davası alt işverene karşı açıldığı takdirde husumet yönünden davanın reddine karar verileceğinden, bu durumda işe iade davasının asıl işverene karşı açılması gerekmektedir30.

4. Müteselsil Sorumluluğun Aksi Yönünde Bir Anlaşma Yapılması

Tarafların müteselsil sorumluluğun aksi yönünde bir anlaşma yapmaları halinde bu anlaşma, sadece kendi aralarındaki iç ilişkide bağlayıcı olacak ve işçilerin, hak sahiplerinin (işçilerin mirasçıları vb.) ve/ veya SGK’nın talepleri üzerinde etki yaratmayacaktır. Taraflar arasındaki sözleşmede, alt işverenin vereceği hizmet kapsamında çalıştıracağı işçilere karşı asıl işverenin sorumlu olmayacağına dair düzenlemeler yer alsa dahi, işçiler, hak sahipleri (işçilerin mirasçıları vb.) ve SGK alacaklarını tahsil etmek amacıyla asıl işverene de başvurabilecektir. Tarafların arasında aksi yönde bir anlaşma bulunmaması koşuluyla, asıl işveren, işçilere, hak sahiplerine (işçilerin mirasçıları vb.) ve SGK’ya yapmak zorunda kalabileceği ödemelerin tamamı için alt işverene rücu edebilecektir.

V. MUVAZAALI ASIL İŞVEREN - ALT İŞVEREN İLİŞKİSİ

A. Asıl İşverenin Rücu Hakkı

Asıl işveren tarafından alt işveren işçilerinin işçilik alacakları ödendiği takdirde, asıl işverenin ödemeyi gerçekleştirdiği miktarı alt işverene rücu edip edemeyeceği veya rücu edebilecek ise bu miktarın ne kadarlık bir kısmını rücu edebileceği konusu taraflar arasında kurulmuş olan ilişkide muvazaa bulunup bulunmadığına göre farklılık arz etmektedir.

1. Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisinin Hukuka Uygun Olduğu Durumlarda Rücu

Taraflar arasında kurulan ilişkide özellikle sözleşme hukuku dikkate alınacağından, ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklarda öncelikli olarak sözleşme hükümleri esas alınacaktır. Asıl işveren tarafından ödenmiş olan işçilik alacaklarının ne kadarlık bir kısmının alt işverenden talep edilebileceği ya da talep edilip edilemeyeceği taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinde kararlaştırılır. Nitekim bu husus, tarafların serbestçe tasarrufta bulunabilecekleri kapsamda değerlendirilmektedir. Şayet taraflar arasında sözleşmede bu konuda düzenleme bulunmuyor ise Türk Borçlar Kanunu (“TBK”) m. 167 uyarınca asıl işveren ve alt işveren eşit sorumlu kabul edileceklerdir.

2. Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisinin Muvazaalı Olduğu Durumlarda Rücu

Asıl işveren alt işveren ilişkisi muvazaalı olarak kurulduğunda alt işveren işçileri en başından beri asıl işverenin işçisi sayılacağından, bu durumda sorumluluğun alt işverene ait olmadığı görüşünde olanlar bulunmaktaysa da 2015 yılında Yargıtay tarafından verilmiş olan bir kararda “kişi kendi muvazaasına dayanamaz” prensibi ile alt işverenin sorumluluktan kurtulamayacağı sonucuna varılmıştır32

Bu doğrultuda gerek asıl işveren gerekse görünürdeki alt işveren, alt işveren işçilerinin işçilik alacakları bakımından birlikte sorumlu tutulmalıdır. Asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu durumda işverenler arasındaki ilişkinin geçerliliği konusunda bilgi sahibi olma ya da bu durumu araştırma mecburiyeti bulunmayan işçi, söz konusu rücu ilişkisinden etkilenmemeli, alacakları açısından her iki işverene de başvurma hakkına sahip olmaya devam etmelidir33.

VI. SONUÇ

Asıl işveren alt işveren ilişkisi, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren durumlarda asıl işin bir bölümünde ya da işyerindeki mal ve hizmet üretimine dair yardımcı işlerde, işverenin başka bir işveren ile anlaştığı halde, bu işverenin münhasıran asıl işveren tarafından verilen işlere özgülenme şartıyla kendi işçilerini asıl işverene ait işyerinin sınırları içerisinde çalıştırdığı durumda hukuka uygun bir şekilde kurulmuş olur. 

İş Kanunu bu durumda asıl işverene de sorumluluklar getirmektedir. Bu sorumluluklar alt işverenin işçilerinin ücretlerinin ve diğer haklarının ödenememesi ihtimalinde işçileri koruyabilmek adına, işin ifasından yarar sağlayan asıl işveren açısından devreye girer. Asıl işverenin alt işveren ile birlikte söz konusu ilişki kapsamında sorumluluğu, İş Kanunu, iş sözleşmesi ya da alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden kaynaklanır. Bu müteselsil sorumluluk halinin gereği olarak, alt işveren işçileri, asıl işveren ve alt işverene ayrı ayrı başvurabilecekleri gibi her ikisine birden de başvurabilirler. Buna karşılık, alt işverenlik başlamamışken doğmuş olan veya asıl işveren alt işveren ilişkisi sonlandıktan sonra ortaya çıkan alt işveren işçilerinin alacaklarından asıl işveren sorumlu değildir. Asıl işveren yalnızca kendi döneminde ortaya çıkmış olan alacaklardan sorumlu tutulmuştur. 

Asıl işveren, alt işveren işçilerinin işçilik alacaklarını ödediği takdirde, gerçekleştirdiği bu ödemelere karşı sahip olduğu alt işverenden rücu hakkı, asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olarak kurulup kurulmadığına göre değişmektedir. Eğer asıl işveren alt işveren ilişkisinin hukuka uygun olarak kurulduğu söylenebiliyorsa asıl işveren, gerçekleştirdiği ödemeyi tamamıyla alt işverene rücu edebilme hakkına sahip olacaktır. Muvazaalı bir asıl işveren alt işveren ilişkisi kurulduğu tespit edildiği takdirde ise, alt işverenin işçileri en başından beri asıl işverenin işçisi sayılacağından kişi alt işveren işçilerinin alacaklarından asıl işveren ile birlikte sorumlu tutulacaktır. 

KAYNAKÇA

ALİ GÜZEL/ ALİ RIZA OKUR/ NURŞEN CANİKLİOĞLU, Sosyal Güvenlik Hukuku, Yenilenmiş 18. Bası, İstanbul 2020.

ERCAN AKYİĞİT, İş ve Sosyal Güvenlik Hukukunda Alt İşverenlik, 2. Baskı, İstanbul 2013.

ERCAN AKYİĞİT, İş Hukuku, Güncellenmiş 14. Baskı, Ankara 2022.

ERCÜMENT ÖZKARACA, “İş Güvencesi Sistemine Eleştirel Bakış”, İstanbul Barosu İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Komisyonu Galata - saray Üniversitesi, İş ve Sosyal Güvenlik Hukukuna İlişkin Sorunlar ve Çözüm Önerileri 15.Yıl Toplantıları, 2011.

HAMDİ MOLLAMAHMUTOĞLU/ MUHİTTİN ASTARLI/ ULAŞ BAYSAL, İş Hukuku Ders Kitabı Cilt:1 Bireysel İş Hukuku, Güncel - lenmiş 6. Baskı, Ankara 2022.

HANDE BAHAR AYKAÇ, İş Hukukunda Alt İşveren, İstanbul 2011. MUSTAFA KORKUSUZ, “Asıl İşveren ile Alt İşverenin Müteselsil Sorumluluğu”, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, 72, 2, 2014.

M. POLAT SOYER, “4857 sayılı İş Kanunu Açısından Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisinin Kurulması ve Sonuçları”, Sicil İş Hukuku Dergisi, 1, 2006.

NURİ ÇELİK/ NURŞEN CANİKLİOĞLU/ TALAT CANBOLAT/ ERCÜMENT ÖZKARACA, İş Hukuku Dersleri, Yenilenmiş 35. Bası, İstanbul 2022.

OSMAN GÜVEN ÇANKAYA/ ŞAHİN ÇİL, İş Hukukunda Üçlü İliş - kiler, İstanbul 2009.

OSMAN GÜVEN ÇANKAYA/ ŞAHİN ÇİL, “4857 Sayılı İş Kanu - nu’na Göre Asıl İşveren Alt İşveren İlişkisi”, Sicil İş Hukuku Dergisi, 3, 2006.

ÖMER UĞUR, Alt İşverenlik İlişkisi ve Kamu İşyerlerindeki Uygula - ması, 1. Baskı, İstanbul 2017.

SARPER SÜZEK, İş Hukuku, 20. Baskı, İstanbul 2020.

SEDA ÖZGÜL EKİZ, “Türk İş Hukukunda Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisinde Müteselsil Sorumluluk”, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, 13, 52, 2022.

DİPNOT

1 4857 sayılı İş Kanunu m. 2, 10.06.2003 tarih, 25134 sayılı Resmî Gazete (RG).

2 Seda Özgül Ekiz, “Türk İş Hukukunda Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisinde Müteselsil Sorumluluk”, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, 13, 52, 2022, s. 237.

3 Ekiz, s. 241.; Hande Bahar Aykaç, İş Hukukunda Alt İşveren, İstanbul 2011, s. 57-62.

4 Nuri Çelik/ Nurşen Caniklioğlu/ Talat Canbolat/ Ercüment Özkaraca, İş Hukuku Dersleri, Yenilenmiş 35. Bası, İstanbul 2022, s. 98.

5 Ekiz, s. 241; Aykaç, s. 37.

6 Sarper Süzek, İş Hukuku, 20. Baskı, İstanbul 2020, s. 157-158.

7 Hamdi Mollamahmutoğlu/ Muhittin Astarlı/ Ulaş Baysal, İş Hukuku Ders Kitabı Cilt:1 Bireysel İş Hukuku, Güncellenmiş 6. Baskı, Ankara 2022, s. 45; Çelik/ Caniklioğlu/ Canbolat/ Özkaraca, s. 102.  

8 Ekiz, s. 242.

9 Ercan Akyiğit, İş Hukuku, Güncellenmiş 14. Baskı, Ankara 2022, s. 71.

10 Mustafa Halit Korkusuz, “Asıl İşveren ile Alt İşverenin Müteselsil Sorumluluğu”, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, 72, 2, 2014, s. 215.

11 Korkusuz, s. 215.

12 Ekiz, s. 244; Mollamahmutoğlu/ Astarlı/ Baysal, s. 46. 

13 Ekiz, s. 244; Süzek, s. 159;

14 Ekiz, s. 245.

15 Yargıtay 9. H.D., T. 18.10.2023, E. 2023/355, K. 2023/970.

16 Süzek, s. 165; Çelik/ Caniklioğlu/ Canbolat/ Özkaraca, s. 126; Mollamahmutoğlu/ Astarlı/ Baysal, s. 47-48.

17 Korkusuz, s. 227.

18 Korkusuz, s. 226.

19 Korkusuz, s. 227. 

20 Korkusuz, s. 227.

21 Korkusuz, s. 227.

22 Ali Güzel/ Ali Rıza Okur/ Nurşen Caniklioğlu, Sosyal Güvenlik Hukuku, Yenilenmiş 18. Bası, İstanbul 2020, s. 203; Süzek, s. 166.

23 Süzek, s. 165.

24 Ekiz, s. 256.

25 Ekiz, s. 256; Süzek, s. 166; Osman Güven Çankaya/ Şahin Çil, İş Hukukunda Üçlü İlişkiler, İstanbul 2009, s. 44.

26 Süzek, s. 166-167.

27 Süzek, s. 165; Mollamahmutoğlu/ Astarlı/ Baysal, s. 49; Çankaya/ Çil, s. 47- 48; Yargıtay 22. H.D., T. 17.06.2019, E. 2017/22904, K. 2019/13208 (karararama.yargitay.gov. tr; Erişim Tarihi: 09.01.2024).

28 Çankaya/ Çil, s. 53.

29 Çankaya/ Çil, s. 53; Çankaya/ Çil, “4857 Sayılı İş Kanunu’na Göre Asıl İşveren Alt İşveren İlişkisi”, Sicil İş Hukuku Dergisi, 3, 2006, s. 71.

30 Ekiz, s. 260.

31 Ekiz, s. 267.

32 Yargıtay 9. H.D., T. 23.12.2015, E. 2015/24940, K. 2015/36619. (karararama.yargitay.gov.tr, Erişim Tarihi: 09.01.2024); Ömer Uğur, Alt İşverenlik İlişkisi ve Kamu İşyerlerindeki Uygulaması, 1. Baskı, İstanbul 2017, s. 60-61.

33 Özkaraca, “İş Güvencesi Sistemine Eleştirel Bakış”, İstanbul Barosu İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Komisyonu Galatasaray Üniversitesi, İş ve Sosyal Güvenlik Hukukuna İlişkin Sorunlar ve Çözüm Önerileri 15.Yıl Toplantıları, 2011, s. 156. 

More Insights

Articletter / GSI Brief

GSI Brief & Legal Brief

GSI Brief 204

Gsi Brief 204

Brief
Read more
GSI Brief 205

Gsi Brief 205

Brief
Read more
GSI Brief 206

Gsi Brief 206

Brief
Read more
GSI Brief 189

Gsi Brief 189

Brief
Read more

Articletter - Summer Issue

Zeytinliklerin Korunması Ve Taşınması Hususlarının Hukuki Çerçevesi

Zeytinliklerin Korunması Ve Taşınması Hususlarının Hukuki Çerçevesi

2024
Read more
Elektronik Ortamda Genel Kurul Ve Yönetim Kurulu Toplantıları Ve Uygulamadaki Hukuki Zorluklar

Elektronik Ortamda Genel Kurul Ve Yönetim Kurulu Toplantıları Ve Uygulamadaki Hukuki Zorluklar

2024
Read more
Pay Devir Sözleşmelerinde Satıcının Ayıptan Sorumluluğu

Pay Devir Sözleşmelerinde Satıcının Ayıptan Sorumluluğu

2024
Read more
Legal Responsibility Of The Producer In Artificial Intelligence Technologies

Legal Responsibility Of The Producer In Artificial Intelligence Technologies

2024
Read more
Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisinde Asıl İşverenin Sorumluluğu