Animated LogoGöksu Safi Işık Attorney Partnership Logo First
Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo 2Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo

Insights
GSI Articletter
GSI Brief

32 Sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında Karara İlişkin Son Dönem Yargıtay Uygulamaları

2024 - Summer Issue

Download As PDF
Share
Print
Copy Link

32 Sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında Karara İlişkin Son Dönem Yargıtay Uygulamaları

Banking & Finance
2024
GSI Teampublication
00:00
-00:00

ÖZET

Makalede genel olarak Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar ve bu Karar’a dayalı olarak çıkarılan Tebliğler bazında 13.09.2018 tarihinde bu Karar ve Tebliğler’de yapılan değişikliğin yürürlüğe girmesiyle meydana gelen değişikliğin Yargıtay Hukuk ve Ceza Dairelerinin Kararlarında nasıl yer bulduğu öncelikle konu hakkında kısa bilgiler verilerek açıklanmaya çalışılmıştır.

I. GİRİŞ

Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar’ın (“Karar”)1 uygulanması bakımından 13.09.2018 tarihli düzenleme önem taşımaktadır. Nitekim dövizle veya dövize endeksli olarak sözleşme kurma yasağının getirilmesiyle beraber günlük hayatta sıkça karşılaşılan sözleşmeler bakımından önemli değişiklikler meydana gelmiştir. Bu tür sonuçları olan bir değişikliğin yargı kararlarında önemli bir yer tutacağı aşikardır. Genel olarak getirilen düzenlemenin uygulanması Yargıtay’ın Hukuk ve Ceza Daireleri açısından farklılık göstermektedir. Hukuk Daireleri bakımından dövizle veya dövize endeksli olarak sözleşme kurma yasağı; hükümlerin niteliği, uyarlamanın kapsamı ve istisnaları açısından incelenmekte, Ceza daireleri açısından ise genel olarak Türk Parası Kıymetini Koruma Kanunu’na muhalefet sebebiyle verilen idari para cezalarının hukuka uygun olup olmadığı bakımından irdeleme yapılmaktadır.

II. HUKUK DAİRELERİ BAKIMINDAN 32 SAYILI KARAR’IN UYGULANMASI

İlk olarak yapılan değişikliklerden kısaca bahsetmek gerekecektir. 13.09.2018 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar’ın 1. maddesi ile Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar’ın 4’üncü maddesine (g) bendi eklenmiştir2:

“g) Türkiye’de yerleşik kişilerin, Bakanlıkça belirlenen haller dışında, kendi aralarındaki menkul ve gayrimenkul alım satım, taşıt ve finansal kiralama dâhil her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama, leasing ile iş, hizmet ve eser sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamaz”.

Söz konusu düzenleme (m.4/g), sözleşme özgürlüğünün (Türk Borçlar Kanunu kapsamında) “Kanun” ile getirilmiş bir sınırlamasıdır. Zira Cumhurbaşkanı bu yetkiyi Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’dan almaktadır.

Düzenleme ile ilk olarak bazı sözleşme ve kişiler bakımından döviz ve dövize endeksli olarak sözleşme bedeli kararlaştırılması yasaklanmıştır. Bunun haricinde düzenlemenin yürürlüğe girmesinden önceki zaman diliminde akdedilen bazı sözleşmelerin bedellerinin Türk parası olarak yeniden kararlaştırılması gerektiği öngörülmüştür.

Değişiklik yapan Karar’ın 2. maddesi ile 32 Sayılı Karar’a eklenen Geçici madde (8) “Bu kararın 4’üncü maddesinin (2) bendinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde, söz konusu bentte belirtilen ve daha önce akdedilmiş yürürlükteki sözleşmelerdeki döviz cinsinden kararlaştırılmış bulunan bedeller, Bakanlıkça belirlenen haller dışında; Türk Parası olarak taraflarca yeniden belirlenir” şeklinde olup; söz konusu belirlemeye yönelik Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ, 06.10.2018 tarihli ve 30557 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. Anılan değişiklik ile hangi sözleşmeler bakımından bu yasağın uygulanacağı, kapsamı ve istisnaları belirlenmiştir.

Tebliğin 8. maddesinde yapılan düzenleme sistematik açıdan eleştiriye açık olsa da yasağın genel olarak sınırlarını çizmektedir. İlgili maddede belirli sözleşme tipleri ve belirli sözleşme tarafları için “yabancı para veya yabancı para değer kaydı üzerinden sözleşme bedeli ve diğer sözleşmesel ödeme yükümlerini belirleme yasağını” ve bu yasağın istisnalarını düzenler.

32 sayılı Karar bakımından Yargı kararlarında sıkça karşılaşılan durum hükümlerin niteliği hakkındadır. Zira doktrinde Yargıtay’ın görüşü eleştirilmekte ve hukuki açıdan isabetsiz olduğu ifade edilmektedir. Öncelikle hükmün niteliği bakımından Yargıtay’ın yaklaşımını incelemekte fayda vardır.

A. 32 Sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında Karar ve Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğdeki Hükümlerin Niteliği

Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar ve bu karar uyarınca Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (“Tebliğ”)3 ve Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 1567 Sayılı Kanun (“Kanun”)4 bakımından Dövizle veya Dövize Endeksli olarak Sözleşme bedeli kararlaştırma yasağının ihlali halinde yaptırımın ne olacağı hususu tartışmalıdır. Yargıtay’ın bir kararında yabancı para üzerinden açılan bir icra takibi neticesinde tahliyeye karar verilmesi talep edilmiş ve bu hususta İlk Derece Mahkemesi Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay yaklaşımının aynı doğrultuda olduğu görülmüştür. 

Kanun’un 3. maddesinde özel bir düzenlemeye yer verilmiş olup Kanun doğrultusunda Cumhurbaşkanı’nca yapılacak genel ve düzenleyici işlemlere aykırılığın yaptırımı idari para cezası olarak belirlenmiş ve bunun haricinde herhangi bir yaptırımdan bahsedilmemiştir. Doktrindeki hakim görüş kesin hükümsüzlük yaptırımının kanunda sayılan hallerde uygulanabileceği ve bu yaptırıma ilişkin hükümlerin dar yorumlanması ve geniş yorum yöntemiyle kapsamının artırılmaması gerektiği yönündedir5. Eğer kesin hükümsüzlük yaptırımını uygulamak konusunda tereddüt oluşursa bu bakımdan da işlemin ayakta tutulması için kesin hükümsüz sayılmama doğrultusundaki yorum yöntemine öncelik verilmesi gerektiği ifade edilmektedir. 

Yargıtay’ın görüşü hakim görüşle aynı doğrultuda değildir. Yargıtay genel olarak kararlarında Karar’a ve Tebliğ’e aykırı olarak sözleşme kurulması durumunda kesin hükümsüzlük yaptırımını uygulamakta ve sözleşmeye dayanarak bedel dolayısıyla hak iddia edilmesine müsaade etmemektedir. Ancak böyle bir yaptırımın yerindeliği tartışması bir kenara bırakılacak olursa burada bahsedilen kesin hükümsüzlük yaptırımı sadece kararlaştırılan bedel açısından söz konusu olabilecektir. Eş deyişle dövizle veya dövize endeksli olarak bedel kararlaştırma yasağına aykırı olarak kurulan sözleşmelerin tüm hükümlerinin kesin hükümsüzlük yaptırımına tabi olacağı şeklinde yorumlanamaz6.

B. Kamu Düzenine İlişkin Olma

Karar’ın yürürlüğü ve süre bakımından Karar’ın yürürlüğe girmesine kadar akdedilen sözleşmeler için uyarlama hükmü öngörülmüş olup bunun haricinde gecikmiş alacaklar açısından da Tebliğ yasak kapsamı dışında tutulmuş, ilgili hallerde sözleşmedeki bedellerin yabancı para veya yabancı paraya endeksli olarak kararlaştırılması kamu düzenine aykırılık teşkil etmeyeceği için tarafların mahkeme önünde bu haklarını talep edebilecekleri belirtilmiştir. Buna ilişkin olarak Yargıtay’ın bu doğrultuda yapılan itirazları bozmaya şayan görmediğine dair kararı şu şekildedir: 

“…kararda, dava konusu sözleşmenin içeriğinin Türk Parası kıymetini koruma hakkında 32 sayılı karara ilişkin tebliğ kapsamındaki sözleşmelerden olmadığı belirtilmiş ise de, söz konusu tebliğde eser sözleşmelerinde dövizle işlem yapma yasağının bulunduğunu… 

…davalının Türk parası kıymetini koruma hakkında 32 sayılı karara ilişkin tebliğ kapsamındaki itirazları sözleşmenin niteliği itibariyle kabule şayan görülmemiştir…” (6. HD., E. 2023/1588 K. 2023/2370 T. 14.6.2023).

Yargıtay ilgili kararında; 

“…12.09.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanı Kararı, 06.10.2018 tarihli Resmi Gazete’de Yayınlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ, 16.11.2018 tarihli Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 13.10.2020 tarihli Duyurusu ve meri yasal mevzuat karşısında döviz cinsinden sözleşme bedelinin ne şekilde belirleneceğinin açıklandığı, TBK’nın 26’ncı maddesinde; “Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler.” hükmüne yer verilmekle aynı kanunun 27/1. maddesinde ise; kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız olan sözleşmelerin kesin hükümsüz olacağının düzenlendiği, Türk parasının kıymetinin korunması amacıyla yürürlülüğe konulan mevzuatta 2018 yılında yapılan değişiklik ile döviz cinsinden ve dövize endeksli olarak sözleşme yapma özgürlüğüne sınırlama getirilmekle ekonomik kamu düzeninin korunmasının amaçlandığı, bu durumun mahkemelerce resen dikkate alınması gerektiği,…” (12. HD., E. 2023/2188 K. 2023/3418 T. 16.5.2023) belirterek ilgili düzenlemeyi kamu düzeninden saymış ve re’sen uygulanması gerektiğine hükmetmiştir. Görüldüğü üzere Yargıtay getirilen değişikliği ekonomik kamu düzenine ilişkin görmekte ve TBK uyarınca kesin hükümsüzlük yaptırımına tabi tutmaktadır. 

Aynı doğrultuda bir başka karar olarak Yargıtay Tebliğ bağlamında sözleşmelerin yasak kapsamında olması durumunda bedelin nasıl belirleneceğine yönelik hükümlere değinmiş ardından TBK m. 26 ve 27’ye atıf yaparak icra takibine itiraz olarak ileri sürülemeyen sebeplerin mahkemede dikkate alınmayacağına yönelik verilen İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuş ve düzenlemenin ekonomik kamu düzenini ilgilendirdiğinden mahkemece re’sen dikkate alınmasına karar vermiştir: 

“…Yukarıda bahsedilen yasal düzenlemeler bütün olarak değerlendirildiğinde somut olayda, taraflar arasında 30/12/2010- 30/12/2020 tarihleri arası belirli süreli kira sözleşmesi imzalandığı, sözleşme bedelinin her yıl 50.000 Euro olarak ödenmesi kararlaştırıldığı, sözleşme süresinin taraflarca uzatılması üzerine kiraya veren alacaklının 31/12/2020-30/12/2021 tarihli kira döneminden eksik kalan 15.687,12 Euro kira alacağının ödenmesini talep ettiği taraflar arasında kira bedelinin ödenmesi konusunda mutabakata varılmadığı anlaşılmaktadır. 

O halde mahkemece İİK’nun 63. maddesi uyarınca icra dairesinde ileri sürülmeyen sebeplerin yargılamada dinlenemeyeceğin den takibe konu dövize endeksli kira bedeli konusunda inceleme yapılamayacağı gerekçesi hatalıdır. Kamu düzeni ile ilgili bu değişikliğin değerlendirilmesi ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken…” (12. HD., E. 2022/6469 K. 2022/9954 T. 6.10.2022).

Her ne kadar Yargıtay, 32 sayılı karar ile uygulamaya konulan yasağın ekonomik kamu düzenini ilgilendirdiğini söylese ve bu hususta TBK m. 26’daki sözleşmelerin içeriği kısmına ve m. 27’deki kamu düzenine aykırı hükümlerin kesin hükümsüz olduğuna dair hükümleri uygulasa da bu sözleşmenin tamamen ortadan kalkması sonucunu doğurmamaktadır. Nitekim TBK m. 27/2 uyarınca sözleşmenin bir kısım hükümlerinin geçersiz olması diğerlerinin geçerliliğini etkilemeyecektir. Bu açıdan Karar bağlamında sözleşme bedelinin Türk Parasına çevrilmesi gereken hallerde sözleşmenin sadece bedel ve diğer ödeme yükümlülükleri bağlamında sayılan hükümlere geçersizlik atfedilecektir7. Yargıtay’ın bu doğrultuda verilmiş bir İlk Derece Mahkemesi kararını onayladığı kararında İlk Derece Mahkemesi’nin ifadesi şu şekildedir: 

“…davalı borçlu her ne kadar dava aşamasında Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararın Geçici 8. maddesi kapsamında kira sözleşmesinin geçersiz hale geldiği iddiasında bulunmuş ise de, bahsi edilen kararın geçici 8.maddesinin davalı borçluya herhangi bir kira ödemesi yapmaksızın sözleşmeye konu taşınmazı kiracı olarak kullanma hakkını vermeyeceği, davalı taraf bahsini ettiği karar uyarınca kira bedeline ilişkin düzenlemenin geçersiz olduğu iddiasında ise kendisince objektif esaslara dayalı olarak belirlediği kira bedelini davacı alacaklıya ödemesi gerektiği, ancak davalı tarafın yalnızca kira bedeline dair düzenlemenin geçersizliğini ileri sürüp, ne icra dosyalarına sunduğu itirazlarında ne de mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesindeki ve duruşmalarda bulunduğu sözlü beyanlarında takibe konu edilen aylara ilişkin kira ödemelerine yönelik olarak kanunun aradığı şekilde noterlikçe re’sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belgeyi ortaya koyamadığı…” (12. HD., E. 2023/2761 K. 2023/2950 T. 2.5.2023). 

Yargıtay’ın kamu düzeni konusundaki içtihatları istikrar kazanmış olup aynı sebeple oluşan uyuşmazlıklar bakımından kamu düzeninden taviz vermemektedir. Bu hususta bir diğer karar da şudur: (12. HD., E. 2023/3250 K. 2023/3755 T. 29.5.2023). 

Bir diğer husus olarak yasağın kapsamının ne şekilde belirleneceği de Yargıtay kararlarında yer almaktadır. Bir Yargıtay kararında alacaklıya imza atılarak ve boş olarak teslim edilen senedin bedel kısmı yabancı para üzerinden doldurulmuş ve buna dayalı olarak icra takibi başlatılmıştır. Bunun üzerine açılan takibin iptali davasında İlk Derece Mahkemesi bedeli yabancı para olarak belirlenmiş kambiyo senedine dayalı olarak takip yapılmasında yasal olarak herhangi bir engel bulunmadığına hükmetmiştir. Sonrasında bu karar Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay’ca onanmıştır. Genel olarak bahsetmek gerekir ki Tebliğ’in 8. maddesinin 

21. bendi uyarınca yabancı para üzerinden veya yabancı paraya endeksli olarak sözleşme bedeli kararlaştırılamayan durumlarda akdedilecek sözleşmeden doğacak borçların ifasına yönelik olarak düzenlenecek kıymetli evrakların bedelleri yasak kapsamına alınmıştır8

“(21) Bu madde uyarınca sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamayan sözleşmeler kapsamında düzenlenecek kıymetli evraklarda yer alan bedellerin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenmesi mümkün değildir. Ancak, 32 sayılı Kararın Geçici 8 inci maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenmiş ve dolaşıma girmiş bulunan bu kapsamdaki kıymetli evraklar anılan geçici madde hükmünden istisnadır”. 

İkinci cümlede de istisna haller sayılmıştır. Ancak Yargıtay kararındaki durumda taraflar arasında dövizle veya dövize endeksli olarak sözleşme bulunduğundan bahsedilmemiş olup salt bono bedelinin yabancı para üzerinden belirlenmesine dayalı olarak dava açılmış ve bu sebeple dava reddedilmiştir. Zira mevzuatta doğrudan yabancı para üzerinden kıymetli evrak düzenlenemeyeceğine dair hüküm bulunmamaktadır: 

“…Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararının 4/g maddesi ve aynı kararın geçici 8. maddesi kapsamında çıkartılan tebliğ ve bu tebliğde değişiklik yapılması hakkındaki tebliğ kapsamında ve az yukarıda belirtilen yasa maddeleri çerçevesinde tarafların yabancı para cinsinden kambiyo senedi düzenlemelerini ve bu kambiyo senedini takibe koymalarını engelleyen bir mevzuat bulunmadığı, takip dayanağı bononun yasal unsurları taşıdığı, borçlu hakkında başlatılan kambiyo senetlerine özgü icra takibinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından…” (12. HD., E. 2022/7737 K. 2023/179 T. 12.1.2023).

C. Kira Sözleşmeleri Bakımından İnceleme

Karar’ın değiştirilmesi ile birlikte getirilen dövizle sözleşme kurma yasağı birçok sözleşme türü bakımından düzenleme getirmektedir. Ancak Yargıtay uygulamasında bazı sözleşme tipleri daha yaygındır. Kira sözleşmeleri bakımından Karar’ın uygulanması Yargıtay kararlarında çoğunluğu oluşturmaktadır. 

32 sayılı Karar bağlamında kira sözleşmeleri kendi içinde tasniflenmiştir ve bir bütün olarak yasak kapsamına alınmamıştır. Şöyle ki taşınmaz kiralarında sözleşmelerin bedel ve diğer yükümlülüklerinin yabancı para cinsinden kararlaştırılması yasaklanmıştır. Ancak Tebliğ’in 8. maddesinin 10. fıkrası uyarınca taşıt kiraları haricinde menkul kiraları için sözleşme bedelinin ve sözleşmeden kaynaklanan diğer yükümlülüklerin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkündür. Bu bakımdan aşağıda incelenecek Yargıtay kararlarındaki kira sözleşmelerinin taşınmaz kira sözleşmesi olduğu ayrıca belirtilmelidir. 

Tebliğ’in 8. maddesinin ikinci fıkrası ile getirilen düzenleme uyarınca gayrimenkul kiralama işlemlerinde sözleşme bedeli ve sözleşmeden kaynaklanan diğer yükümlülükler döviz cinsinden veya dövize endeksli belirlenemez. Bu bakımdan Karar’ın geçici 8. maddesinde yürürlükten itibaren 30 gün içinde uyarlamanın yapılacağı öngörülmüştür. Uyarlamanın nasıl yapılacağı ise Tebliğ’in 8. maddesinin 29 ve 30. fıkralarında belirtilmiştir9. Uyarlamanın nasıl yapılacağını gösteren örnek niteliğinde bir Yargıtay kararında da bu husus Tebliğ hükümleri çerçevesinde açıklanmıştır: 

“…taraflar arasında 01/02/2014 tarihinde akdedilen, dava tarihi itibariyle ifası devam etmekte olan kira sözleşmesinin “Özel Şartlar” başlıklı kısmının 1 inci maddesindeki; ilk beş yıl bitiminde kira bedelinin yıllık net 120.000 $ karşılığı TL yıllık olarak ödenecektir.“ şeklinde dövize endeksli olarak belirlenen bu kira bedelinin Türk Lirasına göre yeniden belirlenmesinde zorunluluk olmakla sözleşme taraflarınca bu konuda mutabakata varılarak yeniden belirleme yapılmadığından ilk derece mahkemesince yukarıda belirtilen ilgili mevzuat hükümleri uyarınca değerlendirme yapılıp gerekirse alanında uzman bilirkişi raporu alınmak suretiyle sözleşmede dövize endeksli olarak belirlenen kira bedelinin 01/02/2019 tarihinden geçerli olmak üzere Türk parası cinsinden yeniden belirlenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle davanın reddine hükmedilmesi…”(3. HD., E. 2021/1139 K. 2021/11528 T. 16.11.2021). 

Sonuç olarak 30 gün içinde yapılması gereken uyarlamanın somut olay bakımından yapılmamış olması üzerine Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi’nin Kararını bozmuş ve uyarlama yapılmaması halinde kiranın tespiti amacıyla açılan davada uyarlamanın bilirkişi vasıtasıyla yapılması gerektiğini söylemiştir. 

Uyarlamanın yapılmasından ayrı olarak yasağın kapsamının belirlenmesinin kişi bakımından incelenmesi de gerekmektedir. Bir diğer kararında ise Yargıtay, Karar’ın kişi bakımından uygulanması10 kapsamında inceleme yapan ve inceleme sonucunda tarafların istisna kapsamında olduklarına ve dövizle veya dövize endeksli olarak yabancı para üzerinden sözleşme akdetme yasağına tabi olunmadığına dair verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır: 

“…davalı kiracı şirketin tek pay sahibinin ...Taşımacılık Hizmetleri Ltd. Şti. olduğu, ... alınan kayıtta ...Taşımacılık Hizmetleri Ltd. Şti.’nin ortaklarının ...İnternatıonal Limited ve Fratelli ... ... S.A. olduğu, kiracı şirketin ....’nin 28.08.2019 ve 11.10.2022 tarihli sayısında sermayesinin tamamının... Uluslararası Taşımacılık Ltd. Şti›ne ait olduğu, bu şirketin ortaklarının da ... ... SPA ve Fratelli ... ... S.A. olduğu, dolayısıyla kiracı şirketin Tebliğin 8. maddesinin 3. ve 19. fıkralarında düzenlenen istisna kapsamında bulunduğu…” (12. HD., E. 2022/13113 K. 2023/1751 T. 16.3.2023).

D. İstisnalar

Karar ve Bakanlıkça düzenlenen Tebliğ kapsamında bazı durumlarda yabancı para cinsinden sözleşme kurulması yasaklanmış olsa da önceden akdedilen sözleşmelerden kaynaklı doğan alacaklar yasak kapsamına dahil edilmemiştir. 31. fıkrada yer alan kıymetli evrakın dolaşıma girmesi, gecikmiş alacak ve depozito istisnaları belirtilmiştir. Bu hususta Yargıtay’ın katı tutumu değerlendirildiğinde yasağa aykırı olarak düzenlenmiş kıymetli evrakı iyi niyetle devralanın dahi korunmayacağı şeklinde bir yorum yapılabilecektir11

Tebliğ’in 8. maddesinin son fıkrası uyarınca “tahsili yapılmış veya gecikmiş alacaklar ile gayrimenkul kira sözleşmeleri kapsamında verilen depozitolar ve sözleşmelerin ifası kapsamında dolaşıma girmiş kıymetli evraklar” yasak kapsamından çıkarılmıştır. Ancak yapılan sözleşmeler bakımından uyarlama yükümlülüğü hala devam etmektedir. Yargıtay’ın, yabancı para üzerinden veya yabancı paraya endeksli olarak kararlaştırılmış sözleşme bedelinden doğmuş gecikmiş alacağa dayalı olarak icra takibi yapılabileceğini zira gecikmiş alacakların yasak kapsamına alınmadığını ve bu sebeple kamu düzenini koruyucu bir durumun gözetilmesi gerekmediğini ifade ederek bozduğu bir kararında şu ifadeler geçmektedir: 

“…Somut olayda; alacaklı tarafından 01.01. 2017 ve 01.01.2018 faiz başlangıç tarihli yıllık peşin ödenmesi gereken kira bedellerinin talep edildiği, davalı tarafından takibe dayanak kira sözleşmesindeki imzaya ayrıca ve açıkça itiraz edilmediği için taraflar arasındaki dayanak kira sözleşmesinin söz konusu takip bakımından kesinleştiği ve bu sözleşmeye göre kira bedelinin her yıl 1 Ocak günü ve peşin olarak ödeneceğine dair düzenlenme dikkate alındığında, takip konusu 01/01/2017 ve 01/01/2018 tarihli döneme ait kira bedellerinin gecikmiş alacak niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır…” (12. HD., E. 2021/9299 K. 2021/9545 T. 2.11.2021).

III. 32 SAYILI KARARIN UYGULAMASI BAKIMINDAN CEZA DAİRELERİNİN KARARLARI

Karar’ın Ceza Daireleri tarafından uygulanması kısmında genel olarak Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’a muhalefet gündeme gelmekte olup, bu sebeple kesilen idari para cezalarına yönelik itirazlar karara bağlanmaktadır. Ancak bu muhalefetten kaynaklı cezalar farklı hükümlerden kaynaklanmakta olup Hukuk Dairelerine benzer şekilde tek bir konu üzerinde toplanmamaktadır. Bu bakımdan her bir karar için mükerrer olmamak kaydıyla konuya ilişkin açıklama verilecek ardından kararlarda dikkat edilmesi gereken kısımlar gösterilecektir.

Genel olarak kararların odağı yurda ihracat bedellerinin getirilmesi ve yurt dışına Türk Lirasının taşınması hususundadır. İlgili kararlarda bildirim yükümlülükleri ve diğer yükümlülüklerden genel olarak bahsedilmiştir.

A. Dövizin ve Türk Lirasının Yurt Dışına Çıkarılması ve Bildirim

32 sayılı Karar bağlamında çıkarılan Tebliğ uyarınca 4. maddede belirli miktarı aşan dövizlerin yurtdışına çıkarılmasında bildirim zorunluluğu öngörülmüştür ve ayrıca yalan ve yanıltıcı beyanda bulunmanın Kanuna muhalefet olarak Cumhuriyet savcılıklarına bildirileceği ve bu doğrultuda işlem yapılacağı düzenlenmiştir. Anılan düzenleme uyarınca kesilecek cezalar bakımından idari para cezası tutarı belirlenirken yasağın üzerinde kalan kısmı için işlem yapılması gerektiği unutulmamalıdır. Bu yönde ilgili Yargıtay kararı şu şekildedir: 

“…10.000 Avro ve eşitini aşan döviz çıkışlarında beyan zorunluluğu bulunduğu, kabahatlinin üzerinde 10.000 Avro ve 20.000 Amerikan doları ele geçirilmiş olduğu anılan düzenleme uyarınca beyana tabi olmayan miktarı aşan 20.000 Amerikan dolarının kabahat tarihi itibariyle Türk lirası karşılığı üzerinden idari para cezası uygulanması gerektiği gözetilmeden ele geçen toplam döviz miktarı üzerinden uygulanan idari yaptırım kararına yönelik itirazın anılan yönüyle kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde…” (7. CD., E. 2021/20751 K. 2021/16387 T. 22.11.2021). 

32 sayılı karara ilişkin tebliğin 3/5 maddesi uyarınca Türk Lirasını yurt dışına çıkarma bakımından Gümrük İdarelerine bildirim yükümlülüğünden bahsedilmiş olup, buna ek olarak bu işlemin tüzel kişi yararına gerçekleştirilmesi halinde12 tüzel kişiye de ceza verilmesi öngörülmüştür. Bu hususta mükerrer olarak kabahatin işlenmesi halinde aynı fiile ilişkin tekrar ceza kesileceği de Kabahatler Kanunu’nun 15/2. maddesinde de belirtilmiştir. Ancak Yargıtay kararında sınır dışına çıkarılma olgusunun ayrı ayrı yapıldığının tespit edilememesi durumunda kabahatli lehine yorum yapılması gerektiğinden bahsedilmiştir13

“…Kabahatli hakkında Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca, her bir işlem için 3.000,00’er Türk lirası idari para cezası ve 14,00’er Türk lirası tebligat ücreti olmak üzere 2.336.000,00 Türk lirası idari yaptırım uygulanmış ise de; aynı tarihte düzenlenmiş birden çok makbuza konu Esas No: 2021/15823 paraların her birinin münferit olarak yolcu beraberinde sınır dışına çıkarıldığı hususunun ispatının yapılamaması durumunda, kabahatli lehine yorum yapılarak aynı tarihli makbuzlara bir kez yaptırım uygulanması gerekirken, her birine ayrı ayrı yaptırım uygulanmasında…” (7. CD., E. 2021/15823 K. 2021/15374 T. 23.11.2021). 

Aynı doğrultuda bir diğer Yargıtay Kararında da idari para cezasının sadece yurda getirilmeyen kısım için kesilmesi gerektiği ihracat bedelinin tamamı üzerinden idari para cezası uygulanmasının Kanun’a aykırı olacağı belirtilmiştir: (7. CD., E. 2021/31922 K. 2022/1814 T. 27.1.2022) Ayrıca Yargıtay bu konuda bedellerin yurda getirilmesine ilişkin teyit için bankaya özel olarak sorulması gerektiğini vurgulamıştır: 

“kabahatli vekilinin 21/09/2021 tarihli itiraz dilekçesi ve 19/10/2021 tarihli Kanun yararına bozma dilekçesi eklerinde sunulan QNB Finansbank A.Ş. Mersin Şubesine ait 20/09/2021 tarihli ve 0000400629 seri numaralı ihracat bedeli kabul belgesi ile anlaşıldığından, bahse konu ihracat bedeli kabul belgesinin sıhhat ve içeriğinin teyidi amaçlı ilgili banka şubesinden sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken”( 7. CD., E. 2022/4154 K. 2022/11932 T. 12.9.2022). 

Bir diğer konu olarak kıymetli madenler, taşlar ve eşyanın dış ticaret rejimi esasları 32 sayılı Karar bağlamında düzenlenmiş olup, 7. maddede belirtilen esaslar uyarınca standart işlenmemiş ve standart dışı işlenmemiş altınlar bakımından Gümrük İdarelerine bildirim zorunlu kılınmıştır. Bu halde Gümrük İdarelerine beyan edilmeden altın ithal edilemeyeceğinin açık olduğu vurgulanmıştır. İlgili hususa yönelik Yargıtay kararında14

“… x-ray taraması sonucunda şüpheli yoğunluğa rastlanması üzerine araçta yapılan aramada hurda altınların ele geçtiği anlaşılan olayda; suça konu hurda altınların, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar uyarınca gümrük idaresine beyan edilmeden ülkeye ithal edilmesinin yasak olması…” (CGK., E. 2017/1035 K. 2018/659 T. 18.12.2018).

B. İhracat Bedellerinin Yurda Getirilmesi

32 sayılı Karar bağlamında ihracat bedellerine dair çıkarılan tebliğ uyarınca 3/1. maddede: 

“(1) Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçının ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez.” denilmektedir. 

Karar’ın uygulanması bakımından yurda getirilme olgusunun saptanması önemlidir. Yurda getirilme olgusunun tespit edilmesi bakımından yapılması gerekenlere dair Yargıtay içtihadı şu yöndedir: 

“…idari yaptırıma konu edilen 09/11/2018 tarihli ve 18070100EX019691 sayılı gümrük beyannamesine ilişkin 76.958,25 USD tutarlı ihracata ilişkin bedelin tamamının kabahatli şirkete ait Vakıflar Bankası Döşemealtı şubesindeki hesabına 19/02/2019 tarihinde transfer edildiğine ilişkin söz konusu banka şubesine ait olduğu belirtilen 170376 fiş sayılı belgenin ibraz edildiğinin anlaşılması karşısında, kabahatliye ait ticari defter, fatura, muhasebe kayıtları, banka kayıtları vs. belgelerin temin edilerek, ilgili belgelerle birlikte dosyanın alanında uzman bilirkişiye tevdii sağlanıp, kabahatli vekilinin beyan içerikleri de dikkate alınarak anılan düzenlemeler uyarınca ihracata ait bedellerin yurt içine getirilip getirilmediğine ilişkin ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınması suretiyle yapılacak inceleme sonucuna karar verilmesi gerektiği gözetilmeden…” (7. CD., E. 2022/3545 K. 2022/12412 T. 22.9.2022).

IV. SONUÇ

32 sayılı Karar’a 13.09.2018 tarihli düzenlemeyle getirilen değişiklikler önem taşımaktadır. Zira ilgili düzenleme günlük hayatta sıkça karşılaşılan sözleşme tipleri bakımından önemli düzenlemeler getirmiştir. Günlük hayatı bu kadar etkileyen bir değişikliğin yargı kararlarında önemli bir yer tuttuğu aşikardır. Genel olarak getirilen düzenleme ile ilgili Yargıtay uygulaması yerleşik nitelik kazanmış olup yeknesaklık sağlanmıştır. Bu açıdan örnek vermek gerekirse 32 sayılı Karar’a ilişkin getirilen düzenlemenin ekonomik kamu düzenine ilişkin olduğu ve mahkemelerce re’sen dikkate alınması gerektiği Karar’a ve Tebliğ’e aykırı olarak düzenlenen sözleşme bedelleri ile ilgili hükümlerin TBK m. 27’de düzenlenen kesin hükümsüzlük yaptırımına tabi olacağı artık yargı uygulamasında tartışılmamaktadır. Bunun yanı sıra daha öncesinde yabancı para üzerinden veya yabancı paraya endeksli olarak kararlaştırılmış sözleşme bedellerinin uyarlamasının nasıl yapılacağı ve hangi tür sözleşme bedellerinin yasak kapsamına alınmadığına ilişkin içtihat farklılıklarına da rastlanmamaktadır.

Aynı şekilde Ceza Daireleri Kararları bakımından da Türk Parası Kıymetini Koruma Kanunu’na muhalefet sebebiyle idari para cezası uygulanırken yalnızca yasağın üzerinde kalan kısım için cezanın tesis edileceği, mükerrer olarak kabahatin işlenmesi halinde yurtdışına çıkarma olgusunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispat edilmesi gerektiği, ihracat bedellerinin yurda getirilmesini nasıl tespit edileceği gibi hususlarda Yargıtay’ın kararları yerleşik nitelik kazanmıştır. Dolayısıyla 32 sayılı Karar’ın uygulanması bağlamında hukuki öngörülebilirlik sağlanmıştır.

KAYNAKÇA

MURAT TOPUZ, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar Çerçevesinde Döviz ile Sözleşme Yapma Yasağı ve Sözleşmelerin Uyarlanması, 01.01.2019.

BAĞTUR LAW FİRM, Döviz ile İşlem Yasağına Aykırılığın Sonuçları, 22.03.2023.

ERKAN YETKİNER/ TUFAN SEVİM, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin Döviz Cinsinden Sözleşme Düzenleme Kısıtlamasına Dair Kararı, 08.11.2023.

KULAÇOĞLU HUKUK BÜROSU, Dövizle (Kira) Sözleşme Yapma Yasağı, 2023.

BERFU YALÇIN/ BEYZA BÜYÜKAĞAÇCI, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ Kapsamında Döviz Cinsinden Ve Dövize Endeksli Sözleşmelerin Hukuki Durumunun Değerlendirilmesi, 07.06.2022.

DİPNOT

1 11/8/1989 tarih ve 20249 sayılı Resmî Gazete (RG).

2 13 Eylül 2018 Tarihli ve 30534 Sayılı Resmî Gazete (RG). 

3 28.02.2008 ve 26801 sayılı Resmi Gazete (RG).

4 25.02.1930 tarihli ve 1433 sayılı Resmi Gazete (RG).

5 Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar Çerçevesinde Döviz ile Sözleşme Yapma Yasağı ve Sözleşmelerin Uyarlanması, Murat Topuz, 01.01.2019, s. 69.

6 Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin Döviz Cinsinden Sözleşme Düzenleme Kısıtlamasına Dair Kararı, Erkan Yetkiner/ Tufan Sevim, 08.11.2023. 

7 Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin Döviz Cinsinden Sözleşme Düzenleme Kısıtlamasına Dair Kararı, Erkan Yetkiner/ Tufan Sevim, 08.11.2023.

8 Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ Kapsamında Döviz Cinsinden Ve Dövize Endeksli Sözleşmelerin Hukuki Durumunun Değerlendirilmesi, Berfu Yalçın, Beyza Büyükağaçcı, 07.06.2022.

9 Dövizle (Kira) Sözleşme Yapma Yasağı, Kulaçoğlu Hukuk Bürosu, 2023.

10 Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar Çerçevesinde Döviz ile Sözleşme Yapma Yasağı ve Sözleşmelerin Uyarlanması, Murat Topuz, 01.01.2019, s. 94.

11 Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar Çerçevesinde Döviz ile Sözleşme Yapma Yasağı ve Sözleşmelerin Uyarlanması, Murat Topuz, 01.01.2019, s. 42.

12 Döviz ile İşlem Yasağına Aykırılığın Sonuçları, Bağtur Law Firm, 22.03.2023.

13 Aynı doğrultuda diğer Yargıtay Kararları (19. CD., E. 2019/29893 K. 2021/1889 T. 22.2.2021), (19. CD., E. 2019/29104 K. 2019/15726 T. 17.12.2019).

14 Aynı doğrultuda bir diğer Yargıtay Kararı (7. CD., E. 2021/29233 K. 2022/5818 T. 21.3.2022).

  • Özet yapım aşamasında
Keywords
32 Sayılı Karar, Yabancı Para, Sözleşme Akdetme Yasağı.
Capabilities
Banking & Finance
Dispute Resolution
More Insights

Articletter / GSI Brief

GSI Brief & Legal Brief

GSI Brief 204

Gsi Brief 204

Brief
Read more
GSI Brief 205

Gsi Brief 205

Brief
Read more
GSI Brief 206

Gsi Brief 206

Brief
Read more
GSI Brief 207

Gsi Brief 207

Brief
Read more

Articletter - Summer Issue

Zeytinliklerin Korunması Ve Taşınması Hususlarının Hukuki Çerçevesi

Zeytinliklerin Korunması Ve Taşınması Hususlarının Hukuki Çerçevesi

2024
Read more
Elektronik Ortamda Genel Kurul Ve Yönetim Kurulu Toplantıları Ve Uygulamadaki Hukuki Zorluklar

Elektronik Ortamda Genel Kurul Ve Yönetim Kurulu Toplantıları Ve Uygulamadaki Hukuki Zorluklar

2024
Read more
Pay Devir Sözleşmelerinde Satıcının Ayıptan Sorumluluğu

Pay Devir Sözleşmelerinde Satıcının Ayıptan Sorumluluğu

2024
Read more
Legal Responsibility Of The Producer In Artificial Intelligence Technologies

Legal Responsibility Of The Producer In Artificial Intelligence Technologies

2024
Read more