Animated LogoGöksu Safi Işık Attorney Partnership Logo First
Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo 2Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo

Insights
GSI Articletter
GSI Brief

ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARININ KURULMASININ YENİ YÖNETMELİK KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ

2023 - Winter Issue

Download As PDF
Share
Print
Copy Link

ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARININ KURULMASININ YENİ YÖNETMELİK KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ

Banking & Finance
2023
GSI Teampublication
00:00
-00:00

ÖZET

Ödeme kuruluşu, ödeme hizmeti sağlamak ve gerçekleştirmek için yetkilendirilmiş tüzel kişiyi; elektronik para kuruluşu da ödeme hizmeti sağlamak ve gerçekleştirmek amacıyla elektronik para ihraç etme yetkisi verilen tüzel kişiyi ifade etmektedir. Bu iki ödeme hizmeti esasen, ödeme hizmeti sağlayıcılarının çeşitli altyapılar aracılığıyla fatura ödemesi, para transferi, mobil ödeme, para havalesi ve ödeme araçlarının ihraç ve kabulü gibi işlemleri kapsamaktadır. Makalemizde; bu ödeme modellerinin tanımları, ödeme sektöründeki yerleri, kurulması için gereken şartlardan bahsedilecektir. Makalenin temel amacı; ödeme hizmetlerinin ülkemiz mevzuatındaki yerinin vurgulanarak, 1 Aralık 2021 tarihli ve 31676 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 39080 sayılı Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para İhracı ile Ödeme Hizmeti Sağlayıcıları Hakkında Yönetmelik’in ödeme hizmeti alanında getirmiş olduğu yenilikleri ortaya koymaktır. 

Bu makalede; bu ödeme modellerinin tanımları, ödeme sektöründeki yerleri, kurulması için gereken şartlardan bahsedilecektir.

I. GİRİŞ

Günümüzde teknolojinin hızla gelişmesi ile birlikte ticari hayat ve günlük yaşantı içerisinde ödeme alanında birçok yeni yöntem gündeme gelmeye başlamıştır. Tüm dünyayı etkilediği gibi ülkemizi de etkileyen bu gelişmelerin bilişim ve hukuk alanlarında da yansımaları görülmüştür. Bu doğrultuda elektronik ödeme yöntemlerinin dinamik yapısı sonucu ortaya çıkan gelişmeler, çeşitli ticari ve finansal işlemlerde nakit dışı ödeme yöntemlerinin sıklıkla kullanılmasına olanak sağlamıştır. Elektronik ödeme yöntemlerinin gün geçtikçe yaygınlaşması, bu sektöre ilişkin hukuki bir altyapının oluşmasına yönelik ihtiyacı da beraberinde getirmiştir. 

Bu makalede ilk olarak ödeme hizmetleri ve elektronik para kuruluşları ile ilgili genel açıklamalarda bulunulacak, ardından ödeme hizmetlerine ilişkin ikincil düzenlemeler kapsamında 1 Aralık 2021 tarih ve 31676 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para İhracı ile Ödeme Hizmeti Sağlayıcıları Hakkında Yönetmelik kapsamında ödeme sektöründe getirilen yeni düzenlemeler ele alınacaktır.

II. KAVRAMSAL ÇERÇEVEDE ÖDEME

Ödeme, genel olarak alıcının kabul edilebilir bulduğu bir parasal değerin taraflar arasındaki aktarımı olarak tanımlanmaktadır1. Bir ödeme aracı olan paranın ise, değerin ölçülmesi için çeşitli aktör ve organizasyonlar tarafından geçmişten günümüze farklı şekillerde kullanıldığı ve bu araçla çok sayıda işlem gerçekleştirildiği bilinmektedir. Bu işlemlerden ürün, hizmet ve finansal varlıkların alım satım sözleşmesi temel olarak iki unsuru içermektedir. Bu unsurlar, edimin ifası ve edimin karşılığı olarak ödeme yapılması olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu doğrultuda ödeme; ödeyenin, edimin yerine getirilmesi sonucu altına girdiği yükümlülüğü para transferi ile yerine getirmesi olarak açıklanabilecektir2.

A. Ödeme Araçları

1800’lü yıllara kadar nakit ödeme aracı, büyük ölçüde yapılan tüm ödemeler için tek araç olarak kullanılmaktaydı. Nakit ödeme, anında değer aktarımının gerçekleşmesini sağlayan fiziksel bir transfer aracı olarak karşımıza çıkmaktadır. 1870’lerden sonra ise yüksek meblağlı ticari işlemlerde çek kullanılmaya başlanmış ve nihayetinde 1950 yılında lokal sınırlar dışında da kullanılabilen, farklı sektörlerde ödeme aracı olarak nakit ödeme yerine kullanılabilen ilk kredi kartı çıkmış ve bu gelişimi izleyen yıllarda da nakit dışı ödeme yöntemleri gittikçe yaygınlaşmıştır. Her ne kadar nakit ödeme, ödeme aracı olarak günümüzde kullanımını sürdürmekteyse de teknolojinin gelişimi ile bağlantılı olarak iletişim ve bilgi teknolojilerindeki ilerleme nakit dışı ödeme araçlarının kullanımını arttırmış, başta kredi kartları, banka hesapları, mobil ödemeler, online havale, elektronik para olmak üzere birçok ödeme aracı gündeme gelmiştir. Yakın gelecekte de dijital tabanlı birçok yeni ödeme aracının kullanıma sunulması beklenmektedir. 

Ödeme aracı, alıcı tarafından kabul edilebilir bulunan parasal değerin ödemeyi yapandan alacaklıya aktarılmasını sağlayan bir araçtır. 27 Haziran 2013 tarih, 28690 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6493 Sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’un (“6493 sayılı Kanun”) “Tanımlar” başlıklı maddesinde de açıklandığı üzere, ödeme aracı, “ödeme hizmeti sağlayıcısı ile kullanıcısı arasında belirlenen ve ödeme hizmeti kullanıcısı tarafından ödeme emrini vermek için kullanılan kart, cep telefonu, şifre ve benzeri kişiye özel aracı” ifade etmektedir.

B. Ödeme Hizmetleri

Ödeme araçlarının kullanılması ile ödeme sistemleri üzerinde sunulan hizmetlerin tümü ödeme hizmeti sayılmaktadır. Ödeme hizmeti, kullanıcının yaptığı ödeme ve bu ödemeye ilişkin olarak gerçekleştirilen her türlü işlemi kapsamaktadır3. Ödeme hizmeti, hukukumuzda 6493 sayılı Kanun’da tanımlanmış olup, çeşitli faaliyetlerin ödeme hizmeti sayılacağı 3. maddede yapılan atıfla 12. madde hükmünce düzenlenmiştir. 6493 sayılı Kanun’daki bu tanıma göre ödeme hizmetleri özetle; ödeme hizmeti kullanıcılarına hesap açılması, yurt içine veya yurt dışına para gönderilmesi, fiziki ve sanal pos hizmetleri, fiziki veya sanal ön ödemeli kart çıkartılması, fatura ödeme hizmetleri, açık bankacılık hizmeti kapsamında tüm finansal hesapların tek uygulama üzerinden yönetilmesi ve yönetimi, cep telefonu faturasına yansıtılmak üzere harcama yapılması şeklinde sıralanabilir4.

C. Ödeme Sistemleri

Ödeme sistemleri, bir bölgede mal ve hizmetlerin değişimi ile paranın dolaşımını kolaylaştıran aracılar, kurallar, iletişim ağı ve iş akışlarını kapsayan bir yapı olarak tanımlanmaktadır5. Bir başka tanıma göre ise ödeme sistemleri, ekonomik birimler arasında mal ve hizmetlerin değişimini kolay hale getiren araçlar, yasal düzenlemeler, işletim süreçleri ve haberleşme ağlarını kapsayan bir bütünü ifade etmektedir6. Ödeme sistemleri çeşitli sınıflandırmalara tabi tutulmuş olup, bu sınıflandırmalardan en yaygın olanı, perakende ödeme sistemleri ile toptan ödeme sistemleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Perakende ödeme sistemi genellikle çek, kredi kartı gibi müşteri ödemeleri için kullanılırken; toptan ödeme sistemi çoğunlukla büyük tutarlı ödemeler için kullanılmaktadır7.

III. ÖDEME SEKTÖRÜNE İLİŞKİN GENEL BİLGİLER

Ödeme sektörü, ülkelerin finansal ve ekonomik faaliyetlerinin sorunsuz biçimde ilerleyişi için önem arz etmektedir. Bu doğrultuda, ödeme alanında çeşitli kuruluşlar tarafından sunulan hizmetler ve gerçekleştirilen işlemlerin uluslararası standartlara özellikle Avrupa Birliği müktesebatına- uygun hukuki bir düzleme oturtulması, ülkeler için bir gereklilik haline gelmiştir. 

Ödeme sektörüne ilişkin bir düzenleme olarak 6493 sayılı Kanun yürürlüğe girmiş ve bu Kanun; ödeme hizmetleri ile ödeme kuruluşları, elektronik para kuruluşları, ödeme ve menkul kıymet mutabakat sistemi gibi üç temel alanı kapsayacak düzenlemeler getirmiştir. 6493 sayılı Kanun hazırlanırken uluslararası uygulamalar ve standartlar göz önünde bulundurulmuş, temel olarak ise küresel çerçevede ödeme hizmetleri alanına ilişkin ilk düzenleme olan Avrupa Birliği Ödeme Hizmetleri Direktifi (“PSD”) esas alınmıştır. Böylece Türk mevzuatında “ödeme hizmeti”, “elektronik para kuruluşu”, “menkul kıymet sistemi” gibi kavramlar ilk kez tanımlanmıştır8. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (“BDDK”); ödeme hizmeti sağlayıcıları, ödeme sistemleri veya menkul kıymet sistemleri ile ilgili gerçekleştirecekleri işlemler için ise Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nı (“TCMB”) görevlendirmiştir9

6493 sayılı Kanun’u müteakiben 27 Haziran 2014 tarihli ve 29043 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para İhracı ile Ödeme Kuruluşları ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Yönetmelik (“Mülga Yönetmelik”) ve 27 Haziran 2014 tarihli ve 29043 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, Ödeme Kuruluşları ve Elektronik Para Kuruluşlarının Bilgi Sistemlerinin Yönetimine ve Denetimine İlişkin Tebliğ (“Mülga Tebliğ”) yürürlüğe girmiş ve böylece ilgili mevzuat yürürlüğe girinceye dek izne tabi olmaksızın faaliyet göstermiş ödeme kuruluşlarının faaliyetlerine ilişkin ilkeler getirilmiştir. Bu dönemde ödeme sektörünün hız kesmeden gelişimine devam etmesi sonucu mehaz PSD kapsamında birçok değişiklik meydana gelmiş ve direktif, Avrupa Birliği Ödeme Hizmetleri Direktifi 2 (“PSD 2”) adını almıştır10

Ülkemiz mevzuatında da PSD 2’ye uyum kapsamında değişikliğe gidilerek, 22 Kasım 2019 tarihli ve 30956 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olup, 1 Ocak 2020 tarihinde yürürlüğe giren 7192 sayılı “Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” yürürlüğe girmiştir. 6493 sayılı Kanun’da meydana gelen değişiklikler ile uluslararası uygulamalara uyum sağlanarak, TCMB ile BDDK arasında oluşturulmuş karşılıklı düzenleme ve kontrol mekanizması öngören ikili yapı değiştirilerek BDDK’ya ait olan denetim ve düzenleme yetkisi TCMB’ye verilmiş, böylece bu yetki tek çatı altında toplanmıştır11. Halihazırda TCMB, Türkiye’de faaliyet gösteren ödeme ve menkul kıymet mutabakat sistemlerinin düzenleme ve gözetim yetkisine sahip olmasının yanı sıra, ödeme hizmetleri, ödeme hizmeti sağlayıcıları ve elektronik para kuruluşlarının lisans alımı ve denetlenmesinden de sorumludur12. TCMB’nin resmi internet sitesinde yayınladığı verilerine göre günümüzde 29 adet aktif elektronik para kuruluşu ve 27 adet aktif ödeme kuruluşu faaliyet göstermektedir13

TCMB tarafından 1 Aralık 2021 tarihli ve 31676 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, Mülga Yönetmelik ile Mülga Tebliğ’i yürürlükten kaldıran 39080 sayılı Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para İhracı ile Ödeme Hizmeti Sağlayıcıları Hakkında Yönetmelik (“Yönetmelik”) ile Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşlarının Bilgi Sistemleri ile Ödeme Hizmeti Sağlayıcılarının Ödeme Hizmetleri Alanındaki Veri Paylaşım Servislerine İlişkin Tebliğ (“Tebliğ”) yürürlüğe girmiş ve sektör paydaşlarının da bir süredir beklediği ikincil düzenlemeler getirilmiştir. Son olarak, 22 Ocak 2022 tarihli 31272 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğ ile Yönetmelik’in asgari öz kaynak tutarlarına ilişkin maddesi ile birtakım değişiklikler getirilmiştir.

IV. TÜRKİYE’DE ÖDEME SİSTEMLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI

A. Ödeme Kuruluşları

Ödeme kuruluşu, Yönetmelik’in “Tanımlar” başlıklı 3.maddesinin 1-oo bendinde düzenlendiği üzere, ödeme hizmeti sağlamak ve gerçekleştirmek için Kanun kapsamında yetkilendirilmiş tüzel kişiyi ifade etmektedir. 6493 sayılı Kanun uyarınca ödeme hizmeti alanında faaliyette bulunmak isteyen ödeme kuruluşu TCMB’den izin almak şartıyla faaliyette bulunabilecektir. 

Ödeme kuruluşunun faaliyet izni alabilmesi için 6492 sayılı Kanun’un 14. maddesinde düzenlenen bazı şartları yerine getirmesi aranmaktadır. Bunlar; (i) ödeme kuruluşunun anonim şirket şeklinde kurulması, (ii) sermayede yüzde on ve üzerinde paya sahip olup kontrolü elinde bulunduranların 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nda banka kurucuları için aranan nitelikleri haiz olması, (iii) pay senetlerinin tamamının nama yazılı olması, (iv) fatura ödemelerine aracılık eden ödeme kuruluşlarının en az bir, diğer ödeme kuruluşlarının en az 2.000.000,00 TL (iki Mil - yon Türk Lirası) sermayeye sahip olması, ( v) kuruluşun yönetim, yeterli personel ve teknik donanıma sahip olması, şikâyet ve itirazlarla ilgili birimleri oluşturması, (vi) faaliyetlerinin sürekliliğine ve kullanıcıların bilgilerinin güvenliğine ve gizliliğine dair gerekli tedbirleri alması, ve (vii) şeffaf ve açık bir ortaklık yapısı ve organizasyon şemasına sahip olması olarak karşımıza çıkmaktadır

B. Elektronik Para Kuruluşları

Elektronik para, klasik ödeme yöntemlerinden farklı olup, parasal değerin elektronik olarak muhafaza edilmesini sağlayan dijitalleştirilmiş bir araçtır. 6493 sayılı Kanun’da ve Yönetmelik’in 3. maddesinin 1-i bendinde tanımı yapıldığı üzere, elektronik para ihraç eden kuruluş tarafından kabul edilen fon karşılığı ihraç edilen, elektronik olarak saklanan, 6493 sayılı Kanun’da tanımlanan ödeme işlemlerini gerçekleştirmek için kullanılan ve elektronik para ihraç eden kuruluş dışındaki gerçek ve tüzel kişiler tarafından da ödeme aracı olarak kabul edilen parasal değeri ifade etmektedir.

Elektronik para kuruluşu ise, 6493 sayılı Kanun kapsamında elektronik para ihraç etme yetkisi verilen tüzel kişiyi ifade etmektedir. Ödeme kuruluşlarına paralel olarak elektronik para kuruluşlarının da faaliyet izni alabilmesi için bazı şartlar aranmaktadır. Bu şartlar 6493 sayılı Kanun’un 18. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre elektronik para kuruluşlarının; ( i) anonim şirket şeklinde kurulması, (ii) sermayede yüzde on ve üzerinde paya sahip olup kontrolü elinde bulunduranların 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nda banka kurucuları için aranan nitelikleri haiz olması, (iii) pay senetlerinin tamamının nama yazılı olması, (iv) ödenmiş sermayesinin en az 5.000.000,00 TL (beş milyon Türk Lirası) olması, ( v) yeterli personel ve teknik donanıma sahip olması, (vi) faaliyetlerinin sürekliliğine ve kullanıcıların bilgilerinin güvenliğine ve gizliliğine dair gerekli tedbirleri alması, (vii) şeffaf ve açık bir ortaklık yapısı ve organizasyon şemasına sahip olması aranmaktadır. Bu doğrultuda sayılan özelliklere haiz olan elektronik para kuruluşları, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamında faaliyet gösteren bankalar marifetiyle faaliyet izni alacak ve söz konusu iznin Resmî Gazete’de yayımlanması ile faaliyette bulunabilecektir.

C. Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para İhracı ile Ödeme Hizmeti Sağlayıcıları Hakkında Yönetmelikle Getirilen Düzenlemeler

1. Kuruluş Faaliyet İznine İlişkin Düzenlemeler

Yönetmelik’in kuruluşların lisans başvuru sürecini düzenleyen “Faaliyet izni” başlıklı 11. maddesinde detaylıca düzenlendiği lisans başvuru süreçleri; bildirim aşaması, istihbari inceleme ve nihai onay olmak üzere üç aşamada gerçekleşmektedir.

a. Bildirim Aşaması

Yönetmelik uyarınca faaliyet izni almak iste - yen kuruluşların unvanına ek olarak, ödeme kuruluşu ya da elektronik para kuruluşu olduğunu gösterir ibarelerin varlığı zorunlu tutulmuştur. Başvuru yapacak anonim şirketlerin, söz konusu ibareleri gösteren ticaret unvanlarını, ticaret siciline tescil ettirmeden evvel Yönetmelik ekinde bulunan çeşitli form ve bildirim dilekçelerini TCMB’ye ileterek başvuru sürecini başlatması gerekmektedir. 

Mülga Yönetmelik kapsamında ücretsiz olan başvuru, Yönetmelik’teki yeni düzenleme doğrultusunda ücretlendirilmiş, bildirim dilekçesi ve formların yanında başkaca evrakların da eklenmesi gerekli kılınmıştır. Bu doğrultuda başvuru yapılması için, bildirim dilekçesine; başvuru yapacak olan şirketin esas sözleşme taslağı ve başvuru ücreti olan 500.000,00 TL (beş yüz bin Türk Lirası) ile buna ilişkin ödenmesi gereken kanuni yükümlülüklerin TCMB tarafından belirlenen hesaba yatırılmış olduğunu gösterir dekont eklenecektir. Başvurunun olumsuz sonuçlanması durumunda yatırılan tutar TCMB tarafından geri ödenmeyecektir. 

Bildirim aşamasını müteakiben TCMB tarafından başvurunun alındığına dair bir belge düzenlenecek olup, bu belgenin başvuru sahibi şirkete tebliğini takip eden 6 (altı) ay içinde, TCMB’ye istihbari inceleme aşamasına dair başvuru yapılması gerekmektedir.

b. İstihbari İnceleme ve Nihai Onay Aşamaları

Bildirim aşamasını takip eden faaliyet izni aşaması daha önce tek basamaktan oluşurken, Yönetmelik’in yürürlüğe girmesi ile iki basamaklı hale getirilmiştir. Bunlar; istihbari inceleme ve nihai onay aşamalardır. Böylece faaliyet izni alım prosedürü daha sıkı şartlara tabi hale gelmiştir. TCMB’nin istihbari incele - me aşamasını onaylaması durumunda, onaya ilişkin yazılı bildirim yapılmasından sonra 120 (yüz yirmi) gün içinde nihai onay aşaması için bildirimde bulunulması gerekmektedir. Bu süre TCMB tarafından uzatılabilir. 

Nihai onay aşamasında mevcut bilgi ve belgeler üzerinden yapılacak incelemelerin ardından, başvurucu şirket adına yönetim yapısı, personeli, kullanılan ofisin fiziki koşulları, teknik donanımı ve belge ve kayıt düzeni bakımından inceleme yapılacaktır. Nihai onay başvurusunun doğru şekilde yapılması ve TCMB tarafından uygun bulunması halinde nihai onay başvurusu onaylanacak ve faaliyet izni verilmiş sayılacaktır. Faaliyet izni verilmesine ilişkin karar, Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten itibaren geçerli olacaktır.

c. Lisans Ücreti

Faaliyet izninin verilmesini takiben faaliyet izni alan kuruluş, faaliyete başladığı tarihten itibaren 10 (on) gün içinde faaliyete başladığına dair TCMB’ye bildirimde bulunacaktır. Yönetmelik kapsamındaki bir diğer yenilik ise, yapılacak bu bildirimin ekine lisans ücreti olan 1.000.000,00 TL’nin (bir milyon Türk Lirası) ve buna ilişkin ödenmesi gereken ilgili kanuni yükümlülüklerin TCMB tarafından belirlenen hesaba yatırıldığını gösterir dekontun eklenmesi gerekliliğidir.

2. Kuruluş Faaliyetlerine İlişkin Düzenlemeler

Kuruluşların faaliyetlerine sağlıklı bir biçimde devam edebilmeleri için Mülga Yönetmelik kapsamında yer alan yükümlülüklere paralel olarak Yönetmelik’in 14. maddesinde bazı faaliyet esaslarına yer verilmiştir.

a. Yönetim

Yönetmelikle getirilen 23. maddenin 4. fıkrası uyarınca, kontrol personeli ile risk yönetimi personelinin ve bunların raporlama yapacağı yönetim kurulu üyesinin; genel müdür ile diğer yönetim kurulu üyelerinden birinin eşi olmaması veya genel müdür ile diğer yönetim kurulu üyeleriyle aralarında üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımlığının bulunmaması aranmaktadır. Ek olarak 25. maddede belirtildiği üzere, yönetim kurulu üyeleri ve genel müdürün seçilmesi veya görevden ayrılmasına ilişkin değişikliklerin, 20 (yirmi) iş günü içinde TCMB’ye bildirilmesi gerekliliği getirilmiştir.

b. Kredi Verme Yasağı

Mülga Yönetmelik’te yer alan kredi verme yasağı Yönetmelik’te korunmuş olup, kuruluşların kredi verdiği izlenimini yaratacak şekilde reklam ve pazarlama faaliyetlerinde bulunması da yasaklanmıştır.

c. Pay Edinim ve Devirleri

Yönetmelik’in 12. maddesinde düzenlenen doğrudan veya dolaylı pay sahipliği yoluyla sermayenin %10 ve üzerinde pay edinim ve devirleri, dolaylı payların sermayenin %10, %20, %30 veya %50’sini aşması sonucunu veren pay edinimleri ile bir ortağa ait payların bu oranların altına düşmesi sonucunu veren pay devirleri, oy hakkını içeren intifa hakkı te - sisi ve sona ermesi ile belli özellikleri taşıyan pay devirleri TCMB’nin onayına bağlanmıştır.

d. Başka Şirketlerde Pay Sahibi Olunması

Yönetmelik’in 20. maddesi uyarınca, yalnızca elektronik para ihraç eden, ödeme hizmetleri sunan ve ticari faaliyet yasağından istisna tutulmuş faaliyetleri yerine getiren kuruluşlarda pay sahibi olunması serbest kılınmıştır. Ancak bu pay sahipliğinin, mevzuatta yer alan yükümlülüklerin yerine getirilme konusunda herhangi bir engel oluşturmamasına bağlı kılınmıştır. 

Pay sahibi olunması, sahip olunan payların satılması veya pay sahibi olunan şirketin faaliyetlerine son verilmesi halinde bu durumun en az 15 (on beş) gün içinde TCMB’ye bildirilmesi gerekmektedir. TCMB; pay sahibi olunmasının kuruluşun faaliyetlerini olumsuz etkileyebileceğine karar vermesi halinde, kuruluştan bu durumu engelleyecek tedbirleri almasını talep edecek ve kuruluşa 90 (doksan) günü geçmemek üzere makul süre tanıyacaktır. Tedbirlerin verilen süre içerisinde alınmaması halinde TCMB, kuruluştan işlemi durdurmasını veya işlemin tamamlanmış olması durumunda eski duruma geri dönülmesini talep edebilecektir.

e. Risk Yönetimi

Mülga Yönetmelik’te düzenlenmiş olan risk yönetimine ilişkin madde korunmuş olup, Yönetmelik kapsamında 27. madde uyarınca genişletilmiştir. Bu doğrultuda, risk yönetim sisteminin oluşturulmasına ilişkin dikkat edilmesi gereken hususlar ayrıntılandırılmış, yılda iki kez risk yönetim faaliyetlerine ilişkin rapor - lama yapılması öngörülmüştür. İlgili madde uyarınca özellikle kuruluşların “suç gelirinin aklanması ve terörizm finansmanıyla ilgili” risklerin tespiti ve önlenmesi adına tedbirler alınması gerektiğini öngörmüş, ek olarak risk yönetimi ile ilgili yapılacak değişikliklerin yazılı olarak oluşturulması esasını düzenlemiştir.

f. Muhasebe, Raporlama ve Bağımsız Denetim

Mülga Yönetmelik’in revize edilen bir diğer maddesi ise, muhasebeye ilişkindir. Yönetmelik madde 28 uyarınca, kuruluşların yılsonu finansal tablolarına ilişkin bağımsız denetim raporlarını, TCMB’ye raporlaması zorunlu tutulmuştur. 

Ek olarak, tabi bulunduğu diğer özel mevzuat kapsamında bağımsız denetime tabi olan kuruluş, bağımsız denetim neticesinde hazırlanan raporların, kuruluş ve ilgili diğer otoritelerle eşzamanlı olarak TCMB ile paylaşılması halinde, Yönetmelik kapsamındaki bağımsız denetime ilişkin yükümlülüğünü yerine getirmiş kabul edilecektir. TCMB; işbu bağım - sız denetim faaliyetlerinin yetersiz kaldığına karar vermesi durumunda, gerek gördüğü hususlarda ilave bağımsız denetim faaliyeti gerçekleştirilmesini talep etmeye yetkili kılınmıştır. TCMB, bağımsız denetim raporlarında herhangi bir aykırılık tespit etmesi halinde konu ile ilgili bilgi ve bulguları, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’na bildirecektir.

g. İş Sürekliliği Planı

Yönetmelik 30. madde uyarınca kuruluşlar, 6493 sayılı Kanun kapsamındaki işlemlerin kesintisiz bir şekilde gerçekleşmesini olumsuz etkileyebilecek acil ve beklenmedik durumlara ilişkin senaryolar ile bu senaryoların gerçekleşmesi sonucunda işlemlerde yaşanabilecek kesintilerin, makul bir süre içinde ve veri kaybı olmaksızın giderilmesine ilişkin hususları da içerecek iş sürekliliği planını oluşturmakla ve düzenli olarak test etmekle yükümlü tutulmuştur. Bu kapsamda oluşturulması gereken mekanizmalar ile zorunlu tutulan diğer hususlar maddede ayrıntılı bir biçimde düzenlenmiştir.

h. Özkaynak

Özkaynağa ilişkin hükümler Yönetmelik’in 32. ve 33. maddeleri uyarınca revize edilmiş, 22 Ocak 2022 tarih ve 31727 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan tebliğ ile hükümde yer alan asgari özkaynak yükümlülüğüne ilişkin tutarlarda değişikliğe gidilmiştir. 

Özkaynak, Yönetmelik’in 32. maddesinin 1. fıkrasında yer alan bilanço kalemlerinin toplamından, aynı maddenin 2. fıkrasında yer alan indirim kalemlerinin düşülmesi suretiyle hesaplanmaktadır. 

Kuruluşların bulundurması gereken asgari özkaynak miktarı Mülga Yönetmelik’te yer alan düzenlemeye göre, ödeme hizmeti gerçekleştiren ödeme kuruluşları için 1.000.000,00 TL (bir milyon Türk Lirası), diğer ödeme kuruluşları için 2.000.000,00 TL (iki milyon Türk Lirası) ve elektronik para kuruluşları için 5.000.000,00 TL (beş milyon Türk Lirası) olarak belirlenmişti. Yönetmelik ile bu tutarlar ödeme hizmeti gerçekleştiren ödeme kuruluşları için 3.000.000,00 TL (üç milyon Türk Lirası), hesap bilgisi hizmeti veren kuruluşlar hariç olmak üzere diğer ödeme kuruluşları için 5.000.000,00 TL (beş milyon Türk Lirası) ve elektronik para kuruluşları için 13.000.000,00 TL (on üç milyon Türk Lirası) olarak belirlenmiştir. Son olarak, 22 Ocak 2022 tarih ve 31727 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan tebliğ ile düzenlendiğine göre ise, 1 Nisan 2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere bu tutarlar, ödeme hizmeti gerçekleştiren ödeme kuruluşları için 5.500.000,00 TL (beş buçuk milyon Türk Lirası), hesap bilgisi hizmeti veren kuruluşlar hariç olmak üzere diğer ödeme kuruluşları için 9.000.000,00 TL (dokuz milyon Türk Lirası) ve elektronik para kuruluşları için 24.000.000,00 TL (yirmi dört milyon Türk Lirası) olarak güncellenmiştir. 

Yönetmelik’te ek olarak, teminat olarak verilen varlıkların özkaynak hesaplanmasına dahil edilmeyeceği netleştirilmiş ve hesaplanan özkaynak ile asgari özkaynak tutarı düzenlemelerinin münhasıran hesap bilgisi hizmeti sunan kuruluşlara uygulanmayacağı belirtilmiştir.

i. Teminat

Mülga Yönetmelik’te düzenleme alanı bulan teminat maddesi Yönetmelik ile revize edilmiştir. Yönetmelik uyarınca, ödeme fonları koruma hesapları ile elektronik para koruma hesapları, fon sahiplerinin haklarının tazmin edilmesi ve kuruluşun 6493 sayılı Kanun’dan doğan yükümlülüklerinin yerine getirilmesini teminen ilgili bankaca bloke edilmek üzere belli bir miktar teminatı TCMB nezdinde bulundurmak zorundadır. TCMB her yıl kuruluşların bulundurması gereken toplam teminat miktarını Yönetmelik’in 36. maddesi uyarınca belirleyecektir. İlgili maddeye göre TCMB nezdinde tutulması gereken asgari miktarlar öngörülmüş olup, teminat hesaplamalarında temsilci sayılarına göre ilave teminatların söz konusu olabileceği düzenlenmiştir. 

Bu doğrultuda müşteri sayısının 50.000’den (elli bin) az olması halinde; münhasıran fatura ödeme kuruluşlarının 2.000.000,00 TL (iki milyon Türk Lirası), fatura ödemelerine aracılık edilmesine yönelik hizmetler sağlayanlar dışındaki kuruluşların 3.000.000,00 TL (üç milyon Türk Lirası) ve elektronik para kuruluşlarının 5.000.000,00 TL’yi (beş milyon Türk Lirası) TCMB nezdinde asgari teminat miktarı olarak bulundurması gerekmektedir.

Müşteri sayısının 50.000 (elli bin) ile 500.000 (beş yüz bin) arasında olması halinde tutulması gereken teminat miktarı, fatura ödeme kuruluşlarının, diğer ödeme kuruluşlarının ve elektronik para kuruluşlarının tutmaları gereken asgari teminat miktarının 2 (iki) katı; müşteri sayısının 500.000 (beş yüz bin) ile 5.000.000 (beş milyon) arasında olması halinde ise, asgari teminat miktarının 3 (üç) katı; müşteri sayısının 5.000.000’dan (beş milyon) fazla olması halinde asgari teminat miktarının 4 (dört) katı; son olarak kuruluşun, faaliyetlerini gerçekleştirirken bulunduracağı her 1000 (bin) temsilci için 500.000,00 TL (beş yüz bin Türk Lirası) teminat bulundurması zorunlu tutulmuştur.

3. Bilgilendirme ve Müşteri Hizmetlerine İlişkin Düzenlemeler

a. Bilgilendirme ve Tüketicinin Korunması

Mülga Yönetmelik’te yer alan ödeme sağlayıcısı ile müşteri arasında açık, sade ve okunabilir bilgilendirme yükümlülüğüne, Yönetmelik’in 41. maddesi kapsamında bildirimin “en az on iki punto harflerle” ve “anlaşılabilir bir dilde” olma şartı getirilmiştir. 

Tüketici bilgi formu için ise, Yönetmelik’in 48. maddesi ile ödeme hizmeti sağlayıcısına, tüketiciler için elektronik veya fiziksel bilgi formu hazırlama yükümlülüğü getirilmiştir. Tüketici bilgi formu; tüketicinin haklarını içeren, açık ve kolay anlaşılır bir dile sahip olan, rahatlıkla okunabilecek şekilde hazırlanmalı ve işlemlerle ilgili haklar, bu işlemlerle ilgili güvenlik ve koruma önlemleri, ücretlendir - menin adil ve şeffaf bir şekilde yapılması gerekliliğine ve şikâyet ve müracaat hakları ile ilgili alternatif yöntemlere ilişkin bilgilendirme gibi unsurları içermelidir. 

Mülga Yönetmelik’te yer alan ücretlendirme - ye ilişkin düzenleme Yönetmelik’in 49. mad - desi kapsamında genişletilerek korunmuştur. Mülga Yönetmelik kapsamında ödeme hizmeti sağlayıcısının, sağlanan bilgiler karşılığında ücret talep etmesi mümkün değildi. Yönetmelik ile ödeme hizmeti sağlayıcısının “herhangi bir isim altında ücret, masraf, komisyon veya diğer menfaatleri” talep edemeyeceği ayrıca vurgulanmıştır.

b. Verilerin Korunması

Yönetmelik kapsamında “hassas müşteri verisi” Mülga Yönetmelik’ten farklı olarak tanımlar maddesinde açıklanmıştır. Yönetmelik’in 3. maddesinin 1-ö bendine göre hassas müşteri verisi, “ödeme emrinin verilmesinde veya müşterinin kimliğinin doğrulanmasında kullanılan ve üçüncü kişilerce ele geçirilmesi veya değiştirilmesi halinde dolandırıcılık ya da müşteri adına sahte işlem yapılmasına imkân verebilecek kişisel veriler ile müşteri güvenlik bilgilerini” ifade etmektedir.

Mülga Yönetmelik kapsamında açık rıza ön - görülen birçok ifadenin Yönetmelik düzenlemelerinde “onay” ibaresi olarak değiştirildiği görülmektedir. Bu doğrultuda Yönetmelik’te yer alan onay mekanizmasının Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”) kapsamında açık rızaya ilişkin hükümlere tabi olmayacağı gündeme gelmektedir. 

Hassas müşteri verileri ile ilgili olarak çeşitli yükümlülükler öngörülmüştür. Buna göre, ödeme emri başlatma ve hesap bilgisi sağla - yıcıları, bu verileri talep edemeyecek ve sak - layamayacaktır. Ancak Yönetmelik uyarınca bazı hükümler kapsamında, müşterinin açık rızasının alınması ve gerekli güvenlik önlem - lerinin alınması halinde bu verilerin hassas müşteri verisi olarak değerlendirilmeyeceği belirtilmiştir. Bu gibi durumlarda müşterinin açık rızasının KVKK’ya uygun biçimde alın - ması aranacaktır. Bu haller; (i) 60. madde kapsamında ödeme hizmeti başlatma hizmeti sağlayıcısının, müşterinin hassas müşteri ve - rilerini saklayamayacakken, güvenlik önlem - lerinin alınması ve gönderenin açık rızasının olması kaydıyla ödeme hesabı sahibinin ismi, ödeme hesabının numarası, ödeme aracının numarası hassas müşteri verisi olarak değer - lendirilmeyecek olması ve benzer şekilde (ii) 61. madde kapsamında hesap bilgisi hizmeti sağlayıcısının, ödeme hesaplarına ilişkin has - sas müşteri verilerini talep edilemeyecekken güvenlik önlemlerinin alınması ve müşterinin açık rızasının olması kaydıyla ödeme hesabı sahibinin ismi, ödeme hesabının numarası, ödeme aracının numarası hassas müşteri verisi olarak değerlendirilmeyeceğidir.

4. Yönetmelik’te Düzenlenen Diğer Hükümler

Yönetmelik ile yukarıda ayrıntılı bir biçimde açıklanmış düzenlemeler dışında birçok yenilikler getirilmiştir. Bunlar; fonların korunmasına ilişkin hükümler, şube açılımı, işyeri kayıt sistemi, dış hizmet alımı, ergin olmayanlara kuruluş tarafından hizmet verilmesi, kuruluşun temsilci tarafından temsil edilmesi, engellilere ilişkin düzenlemeler, tek seferlik ödeme, çerçeve sözleşme, ücret, masraf, komisyon veya diğer menfaatler, ödeme işleminin onaylanması ve onayın geri alınmasına ilişkindir.

Buna ek olarak ön ödemeli araç, anonim ön ödemeli araç, kart tabanlı ödeme aracı, kart tabanlı ödeme işlemi gibi birçok yeni tanım eklenmiş ve yeni ödeme hizmetlerinden olan açık bankacılık hizmeti eklenmiştir.

V. SONUÇ

Makalemizde, gelişen teknoloji ile ortaya çıkan nakit dışı ödeme yöntemlerinden olan ve 2013 yılında yürürlüğe giren 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun kapsamında temelleri atılmış, ödeme kuruluşları ve elektronik para kuruluşlarının ilgili mevzuatlar kapsamında tanımlarına, hangi şartlar dahilinde kurulduklarına, faaliyet izni alma süreçlerine ve ödeme sektörü içerisindeki yerlerine değinilmiştir. Anonim şirket olarak kurulum zorunluluğu bulunan elektronik para kuruluşları ve ödeme kuruluşları; elektronik para kuruluşlarının fon karşılığı piyasaya elektronik para ihraç edebilmesi, ödeme kuruluşlarının ise böyle bir yetkisi bulunmaması bakımından birbirinden ayrılmaktadır. Günümüzde ödeme hizmetlerine ilişkin ikincil düzenlemeler kapsamında yürürlüğe giren 2021 tarihli Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para İhracı ile Ödeme Hizmeti Sağlayıcıları Hakkında Yönetmelik ile ödeme kuruluşu ve elektronik ödeme kuruluşlarına ilişkin faaliyet izni, faaliyet esasları, müşteri hizmetleri başta olmak üzere birçok köklü değişiklikler getirilmiştir. Ödeme sektörünün oldukça dinamik bir yapıya sahip olması nedeniyle ilerleyen yıllarda da alana ilişkin yeni ihtiyaçların ortaya çıkması ve buna paralel olarak mevzuatın revize edilmesi olası görünmektedir.

KAYNAKÇA

CEMAL ERDOĞDU, Avrupa Birliği’nde Elektronik Ödeme Sistemlerindeki Gelişmeler, Bankacılar Dergisi, S. 48, 2004.

DUYGU ERDEM, 6493 Sayılı Kanun Kapsamında Ödeme Hizmeti Sözleşmesi, Yüksek Lisans Tezi, Ankara 2021.

ENVER SEDAT GÜLTEKİN, Birer Fintech Oluşumu Olarak Türkiye’de Ödeme Sistemleri ile Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları ve Bir Denetim Modeli Önerisi, 1. Baskı, Ankara 2021.

ÖNDER PERÇİN, Sorularla Fintek: Elektronik Para Kuruluşları ve Ödeme Kuruluşları- Açık Bankacılık – Kripto Para ve Kripto Para Alım Satım Platformları, 1.Baskı, İstanbul 2021.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ MALİYE BAKANLIĞI MALİ SUÇLARI ARAŞTIRMA KURULU BAŞKANLIĞI, Ödeme Kuruluşları – Elektronik Para Kuruluşları Sektör Araştırma Raporu, Ankara 2020.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ MERKEZ BANKASI, Ödeme Hizmetleri, https://www.tcmb.gov.tr/wps/wcm/connect/TR/TCMB+TR/ Main+Menu/Temel+Faaliyetler/Odeme+Hizmetleri/Odeme+- Kuruluslari (Erişim Tarihi, 30.05.2022).

TÜRKİYE CUMHURİYETİ MERKEZ BANKASI, Türkiye’de Ödeme Sistemleri, 2014.

DİPNOT

1 Cemal Erdoğdu, Avrupa Birliği’nde Elektronik Ödeme Sistemlerindeki Gelişmeler, Bankacılar Dergisi, S. 48, 2004, s. 80.

2 Enver Sedat Gültekin, Birer Fintech Oluşumu Olarak Türkiye’de Ödeme Sistemleri ile Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları ve Bir Denetim Modeli Önerisi, 1.Baskı, Ankara 2021, s. 46. 

3 Gültekin, s. 50.

4 Önder Perçin, Sorularla Fintek: Elektronik Para Kuruluşları ve Ödeme Kuruluşları- Açık Bankacılık – Kripto Para ve Kripto Para Alım Satım Platformları, 1.Baskı, İstanbul 2021, s. 3.

5 Erdoğdu, s. 80.

6 Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, Türkiye’de Ödeme Sistemleri, 2014, s. 2.

7 Türkiye Cumhuriyeti Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı, Ödeme Kuruluşları – Elektronik Para Kuruluşları Sektör Araştırma Raporu, Ankara 2020, s. 8.

8 Duygu Erdem, 6493 Sayılı Kanun Kapsamında Ödeme Hizmeti Sözleşmesi, Yüksek Lisans Tezi, Ankara 2021, s. 1.

9 Erdem, s. 2.

10 Erdem, s. 3.

11 T.C. Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı, s. 2.

12 6493 Sayılı Kanun, Geçici Madde 3(2).

13 Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, Ödeme Hizmetleri, https://www. tcmb.gov.tr/wps/wcm/connect/TR/ TCMB+TR/Main+Menu/Temel+Faaliyetler/Odeme+Hizmetleri/Odeme+- Kuruluslari (Erişim Tarihi, 30.05.2022)

  • Özet yapım aşamasında
Keywords
ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARININ KURULMASININ YENİ YÖNETMELİK KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ
Capabilities
Banking & Finance
More Insights

Articletter / GSI Brief

GSI Brief & Legal Brief

GSI Brief 204

Gsi Brief 204

Brief
Read more
GSI Brief 205

Gsi Brief 205

Brief
Read more
GSI Brief 206

Gsi Brief 206

Brief
Read more
GSI Brief 189

Gsi Brief 189

Brief
Read more

Articletter - Winter Issue

Metaverse Platformlarında Ortaya Çıkan Bazı Hukuki Sorunlar

Metaverse Platformlarında Ortaya Çıkan Bazı Hukuki Sorunlar

2023
Read more
Estetik Operasyonların Eser Sözleşmesi Kapsamında Değerlendirilmesi

Estetik Operasyonların Eser Sözleşmesi Kapsamında Değerlendirilmesi

2023
Read more
Ticaret Hukukunda Yapay Zekaya İlişkin Yenilikçi Uygulamalar

Ticaret Hukukunda Yapay Zekaya İlişkin Yenilikçi Uygulamalar

2023
Read more
Fikri Mülkiyet Haklarının Anonim Şirketlere Ayni Sermaye Olarak Getirilmesi

Fikri Mülkiyet Haklarının Anonim Şirketlere Ayni Sermaye Olarak Getirilmesi

2023
Read more
ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARININ KURULMASININ YENİ YÖNETMELİK KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ