ÖZET
Bilgisayar programları, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (“FSEK”) kapsamında eser olarak kabul edilmektedir. Buna bağlı olarak bilgisayar programları üzerinde eser sahibinin sahip olduğu mali ve manevi hakların ihlaline karşı FSEK’te çeşitli hukuki ve cezai yaptırımlar öngörülmektedir. Bu çerçevede eser sahibinden geçerli bir devir veya lisans alınmaksızın üçüncü kişiler tarafından bilgisayar programlarının işlenmesi, çoğaltılması ve sair şekillerde kullanılması telif hakkı ihlali teşkil etmektedir. Bununla birlikte FSEK, istisna olarak bir eseri “şahsi kullanım” amacıyla çoğaltmanın ihlal teşkil etmeyeceğini düzenlemektedir. Bu durum, online olarak bilgisayar programlarını çoğaltma, şahsi kullanım için lisanssız bilgisayar programlarını internetten indirme ve bilgisayarda bulundurma meselesini değerlendirmeyi zorunlu kılmaktadır. Özellikle ticari işletmelerde bu şekilde bir lisanssız kullanımın tespit edilmesi halinde istisna kapsamına girip girmeyeceği tartışılmalıdır. Her ne kadar şahsi kullanım için çoğaltmaya FSEK’te izin verilmiş olsa da, bilgisayar programları açısından bu istisnanın uygulamasında çeşitli sıkıntılar gündeme gelmektedir. Çalışmamızda bu konular doktrin ve Yargıtay uygulaması ışığında değerlendirilmektedir.
Eser sahibinden geçerli bir devir veya lisans alınmaksızın üçüncü kişiler tarafından bilgisayar programlarının işlenmesi, çoğaltılması ve sair şekillerde kullanılması telif hakkı ihlali teşkil etmektedir.
I. GİRİŞ
Bilgisayar programı, “bir bilgisayar sisteminin özel bir işlem veya görev yapmasını sağlayacak bir şekilde düzene konulmuş bilgisayar emir dizgesini ve bu emir dizgesinin oluşum ve gelişimini sağlayacak hazırlık çalışmaları” olarak tanımlanmaktadır (FSEK1 md. 1/g). Bu tanım çerçevesinde bilgisayar programı, kullanıma hazır programların yanı sıra bir sonraki aşamada program sonucunu doğuracak hazırlık çalışmalarını da içermektedir2. FSEK md. 2 kapsamında hem bilgisayar programları hem de bir sonraki aşamada program sonucu doğurması şartıyla hazırlık çalışmaları, “ilim ve edebiyat eserleri” tahtında “eser” olarak kabul edilmektedir. Çoğu zaman yoğun bir fikri çaba sonucu ortaya konan bilgisayar programlarının FSEK kapsamında telif korumasından faydalanması kanunun sistematiğine uygundur3. Kural olarak FSEK’te yer alan fikri hakları korumaya yönelik hükümler, yapısı gereği bilgisayar programlarının farklılaşmadığı veya niteliklerine aykırı düşmediği müddetçe bilgisayar programları için de uygulama bulmaktadır4.
Bir bilgisayar programının eser olarak korunabilmesi, elbette FSEK’te öngörülen şartları haiz olmasına bağlıdır5. Bu kapsamda bilgisayar programı eser sahibinin hususiyetini taşımalı, bir diğer ifadeyle herkes tarafından meydana getirilebilecek bir program olmamalıdır. İkinci olarak da bilgisayar programlarının “eser” olarak Kanun’da tanımlanması, şekli olarak aranan şartlardandır. Yukarıda izah edildiği üzere Kanun’da ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında6 bilgisayar programları “eser” olarak kabul edilmektedir. Bu şartları taşıdığı oranda her bilgisayar programı, FSEK’te öngörülen telif korumasından faydalanır.
Bilgisayar programı üzerinde hak sahibi olan kişi, Kanun’da düzenlenen işleme, çoğaltma, yayma, temsil ve umuma iletim şeklindeki mali hakların da sahibi olur. Bu hakların ihlali, FSEK md. 71 ve 72 kapsamında cezai yaptırımı gerektirdiği gibi; ihlalin tespiti, önlenmesi, kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat talepli hukuk davalarının açılmasına da imkân vermektedir7.
İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte bilgisayar programlarının korsan bir şekilde internete yüklendiği ve internet kullanıcılarının buradan lisanssız bir şekilde bilgisayar programlarını indirebildikleri bilinmektedir. Bir bilgisayar programının internet üzerinden tedavüle sokulması eser sahibinin yayma hakkını ve somut olaya göre umuma iletim hakkını ihlal eder. “Bu bağlamda, internet üzerinden ücretli ya da ücretsiz olarak bir programın kişisel bilgisayarlara ya da değişik dijital ortamlara indirilmesine (download), kopyalanmasına veya yüklenmesine izin vermek ya da bunları yasaklamak yetkisi programı geliştirene aittir”8. Böyle bir izin/ lisans olmaksızın bilgisayar programını online platformlarda yayan kişiler aleyhine telif hakkı ihlaline dayalı hukuki ve cezai yollara başvurmak mümkündür.
İnternet ortamına yüklenmiş korsan bilgisayar programını indiren kişilerin, eser sahibinin yayma hakkını ihlal ettiğini söylemek mümkün değildir. Bir diğer ifadeyle lisanssız bir bilgisayar programını internet ortamına yükleyerek üçüncü kişilerin erişimine sunmak eser sahibinin “yayma hakkını” ve somut olayın şartlarına göre “umuma iletim hakkını” ihlal eder, bu açıdan doktrinde tartışmaya rastlanmamaktadır. Öte yandan çalışmamızın temel konusu olan, internet üzerinden lisanssız programların indirilmesi ise eser sahibinin çoğaltma hakkını ihlal eder. Zira internetten lisanssız program indirmek, bilgisayar programının çoğaltılması olarak kabul edilmektedir. Çalışmamızda lisanssız programın indirilmesi meselesinin özellikle incelenmesinin sebebi; yayma veya diğer mali haklarda öngörülmediği halde çoğaltma hakkı açısından bazı istisnaların getirilmiş olmasıdır. Bu çerçevede çoğaltmanın kişisel kullanım amacıyla gerçekleştirilmesi halinde telif hakkı ihlali olmayabileceğine ilişkin düzenlemeler vardır. İnternet ortamından gerçekleştirilen indirmelerin ise bu kapsamda değerlendirilip değerlendirilemeyeceği Kanun’da açık bir şekilde düzenlenmiş değildir. Kişisel (şahsi) kullanım kavramı çerçevesinde bu sorun aşağıda daha detaylı ele alınacaktır.
II. FSEK KAPSAMINDA KİŞİSEL KULLANIM AMACIYLA ÇOĞALTMA VE BİLGİSAYAR PROGRAMLARI
A. Kişisel Kullanım Amacıyla Çoğaltma
Mukayeseli ve uluslararası hukuk düzenlemelerine paralel olarak Türk hukukunda da eser sahibinin mali hakları, bazı gerekçelerle sınırlandırılmıştır9. Bunlardan en önemlisi, şahsi kullanım amacıyla bir eserin çoğaltılmasına karşı eser sahibinin herhangi bir hak ve talep ileri sürememesidir. Nitekim FSEK md. 38/1’e göre; “Bütün fikir ve sanat eserlerinin, kâr amacı güdülmeksizin şahsen kullanmaya mahsus çoğaltılması mümkündür. Ancak, bu çoğaltma hak sahibinin meşru menfaatlerine haklı bir sebep olmadan zarar veremez ya da eserden normal yararlanmaya aykırı olamaz”. Bu madde kapsamında kişisel kullanıma dayalı eserin çoğaltılabilmesi için; i) kullanımın şahsi nitelikte olması, ii) Eser sahibinin meşru menfaatlerine haksız bir şekilde zarar verilmemesi ve iii) Eserden normal yararlanma sınırlarını aşmaması gerekir.
Kanunda bu şekilde bir düzenlemeye yer verilmişse de şahsen kullanım tanımlanmamış ve sınırları net bir şekilde çizilmemiştir. Doktrinde şahsen kullanımın, bizzat çoğaltanın şahsi ihtiyaçları için olabileceği gibi aile ve iş çevresi gibi yakın ve kişisel bir çevre içerisinde de kullanılabileceği, hatta tartışmalı olmakla birlikte tüzel kişilerin de bu kapsama gireceği belirtilmektedir10. Ancak bir fabrikanın faaliyet alanı ile ilgili bir eserin alınıp çoğaltılarak fabrika çalışanlarına verilmesi artık kişisel bir kullanım olarak değerlendirilemez11.
Şahsen kullanımın en temel hususiyeti, kâr elde etme amacı olmaksızın kullanmaktır12. Kâr elde etme amacı çoğaltma üzerinden bir gelir elde etmek şeklinde olabileceği gibi, giderden tasarruf amacıyla yapılan çoğaltmalar da şahsen kullanım sınırını aşabilecektir13. Bu kapsamda kişisel kullanım için gerekli olandan fazla miktarda yapılan çoğaltma, kâr amacı güdüldüğüne yönelik karine teşkil eder14.
Bunun yanı sıra eserin kişisel kullanım için çoğaltılması; çoğaltanın haklı bir sebebe dayanmasını ve normal kullanım sınırlarını aşmamasını gerektirir15.
ABD mahkeme kararlarında kişisel kullanımın tespiti için dört temel kritere bakılmaktadır:
a) Kullanımın amacı ve karakteri,
b) Çoğaltılan eserin türü/ doğası,
c) Çoğaltma miktarı,
d) Çoğaltılan eserin piyasa değeri ve çoğaltmanın piyasadaki etkisi16.
Bahse konu kriterler, kullanımın “şahsi” olup olmadığını tespit edebilmeyi sağlamaktadır. Zira bu kriterleri aşan bir kullanım artık kişisel bir kullanım değildir. Kanaatimizce yukarıda yer verilen kriterlerin, Türk hukuku açısından uygulanmasında bir sakınca olmayıp kullanımın kişiselliğini tespit etmede yardımcı olacağı kabul edilmelidir.
Mevzuatımızda kişisel kullanımın hangi amaçlarla yapılabileceği belirtilmiş değildir. Bununla birlikte mukayeseli hukukta kişisel kullanımın eğitim, öğretim ve araştırma gibi spesifik ve ticari olmayan amaçları kapsadığı kabul edilmektedir. Özellikle ABD hukukunda kavramsallaşan “adil kullanım”, telife konu eserlerin; eğitim, öğretim, araştırma gibi amaçlarla çoğaltılmasını mümkün kabul etmektedir. Bir diğer ifadeyle adil kullanım; toplumsal ve entelektüel gereklilikler dolayısıyla telif hukuku kapsamında korunan eserlerin bir bölümünün veya bazen tamamının kopyalanarak çoğaltılmasına imkân tanıyan bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır17. Bununla birlikte bu kavram daha çok basılı eserlerin çok cüz’i bir kısmına (örneğin bir kitabın 2-3 sayfası gibi) yönelik olup özellikle bilgisayar programları açısından bu şekilde bir çoğaltma kabul edilmemektedir. Bir diğer ifadeyle ABD hukukuna göre eğitim amaçlı olsa dahi bir bilgisayar programının çoğaltılması telif hakkı ihlali kabul edilmektedir18. Öte yandan Avusturalya’da, ticari amaç taşımaksızın eğitim ve araştırma amaçlı bilgisayar programının çoğaltılması telif hakkı ihlali olarak görülmemektedir19.
B. Bilgisayar Programlarının Şahsen Kullanım Amacıyla Çoğaltılması
Diğer eser türlerine göre bilgisayar programlarının çoğaltılması oldukça kolay olup bunun kontrolü ise zordur20. Bu sebeple bilgisayar programları açısından FSEK md. 38’de öngörülen şahsen kullanma amacıyla çoğaltma hakkının uygulanıp uygulanmayacağı doktrinde tartışmalıdır21. Bilgisayar programlarının FSEK kapsamında bir eser sayılması ve FSEK md. 38/1’de bilgisayar programlarının hariç tutulmaması karşısında, bilgisayar programlarının da şahsen kullanım amacıyla çoğaltılabileceği söylenebilecektir. Bununla birlikte FSEK md. 38’in devamında bilgisayar programlarına ilişkin ek düzenlemelere yer verilmesi, bilgisayar programlarının kişisel kullanım amacıyla çoğaltılmasının bu ek düzenlemeler ile sınırlı olarak kabul edildiği şeklinde bir yorumu da ortaya çıkarmaktadır22. Bu görüşün en önemli dayanaklarından birisi; bilgisayar programların hukuki korumasına ilişkin 91/250 sayılı Avrupa Topluluğu direktifinde, bilgisayar programlarının şahsi kullanımına ilişkin genel bir düzenlemeye yer verilmeyip salt (FSEK md. 38/2 ve devamı fıkraları ile paralel) spesifik durumlarda programın çoğaltılmasına müsaade edilmesidir.
Buna göre bilgisayar programının şahsi kullanımını FSEK’teki özel düzenlemelerle sınırlı görenler; bilgisayar programının çoğaltılması imkânını FSEK md. 38/2 çerçevesinde bir yedek kopya ile sınırlandırmaktadır. Yedekleme kopyası, ayrı bir veri taşıyıcısında bilgisayar programının yedeklenmesi, bir diğer ifadeyle bir kopyasının tutulmasıdır23. ABD hukukuna göre de bir bilgisayar programının arşiv/ yedekleme amacıyla veya programın kendisinin kullanımının gerektirmesi dolayısıyla bir âdeti aşmayacak şekilde çoğaltılabilmesi mümkündür24. Bunun ötesinde bir çoğaltma ise telif hakkı ihlali olarak kabul edilmektedir. Nitekim Dalyan, FSEK md. 38/2-3 dışında bilgisayar programlarının şahsen kullanım amacıyla çoğaltılmasının mümkün olmadığı görüşündedir25.
Öte yandan Suluk ve Orhan’a göre ise; hukuki yoldan edinilmiş olması kaydıyla FSEK md. 38 kapsamında bilgisayar programları kişisel kullanım amaçlı çoğaltılabilecektir26.
Görüldüğü üzere bilgisayar programının şahsi kullanım amacıyla çoğaltılması konusunda mevzuatta açık bir hüküm olmadığı gibi doktrinde bir görüş birliği de yoktur. Ancak bilgisayar programlarının şahsi kullanım amacıyla çoğaltılmasını kabul edenler, söz konusu programın hukuki yollardan elde edilmesini şart koşmaktadır. Bir diğer ifadeyle şahsen kullanım amacıyla çoğaltma yapılmasının kabul edilmesi halinde dahi bu çoğaltmanın, hukuki yollardan elde edilmiş nüsha üzerinden yapılması gerekmektedir.
FSEK md. 38/3’e göre; “sözleşmede belirleyici hükümlerinin yokluğu durumunda, hata düzeltme de dahil, bilgisayar programının düşünüldüğü amaca uygun kullanımı için gerekli olduğu durumda, bilgisayar programının onu hukuki yollardan edinen kişi tarafından çoğaltılması ve işlenmesi serbesttir”. O halde bir bilgisayar programının bu madde kapsamında çoğaltılması veya işlenmesi, ancak programı hukuki yollardan edinmiş kişiler açısından mümkündür27. Hukuki yollardan elde etme ile kastedilen ise; lisans veya devir sözleşmesinin yanı sıra satım, bağışlama, kira yahut ödünç gibi Borçlar Hukuku sözleşmelerinden biri çerçevesinde kullanım hakkı elde etmeyi kapsamaktadır. Keza kanun hükmü veya miras hükümleri uyarınca iktisap etme de bu kapsama dâhil olur28. O halde bir hukuki ilişki olsun veya olmasın, hukuk düzeni tarafından korunan zilyetlik veya mülkiyet hakkına dayalı kullanım, hukuki yollardan edinmeyi ifade etmektedir.
C. İnternetten İndirilen Lisanssız Bilgisayar Programlarının Değerlendirilmesi
Yukarıda ifade edildiği üzere bir bilgisayar programının şahsi kullanım amacıyla çoğaltılması doktrinde tartışmalıdır. Bununla birlikte doktrinde bilgisayar programlarının şahsi kullanım için çoğaltılabileceği görüşünde olanlar dahi, bu çoğaltmanın ancak programı hukuki yoldan edinenler açısından mümkün olduğunu kabul etmektedir. Yargıtay da bu görüştedir29. Doğal olarak internet ortamından indirilmek veya başka bir bilgisayardan şifre kırmak suretiyle temin etmek suretiyle bir bilgisayar programının çoğaltılması, şahsi kullanım için dahi olsa hukuka aykırıdır. Bir diğer ifadeyle “bilgisayar programlarının çoğaltma ve faydalanma serbestisi açıkça belirtilmediği veya açık kaynak olmadıkları sürece, internet üzerinden olsa bile aynen kopyalanmasının telif haklarını ihlal ettiği açıktır”30.
Görüldüğü üzere lisanssız bilgisayar programlarının internet üzerinden indirilmesi telif hakkı ihlali teşkil etmektedir. İnternete yüklenen programın “hukuki yoldan edinilmiş” olmaması dolayısıyla bu şekilde bir indirme eyleminin FSEK md. 38 çerçevesinde “şahsi kullanım” olarak değerlendirilmesi de mümkün değildir.
Bununla birlikte lisanssız programı indiren kişinin kendisini geliştirmek isteyen bir öğrenci veya satın alma gücü olmayan bir birey olması ve indirilen programı ticari bir amaç gütmeksizin kullanması bir telif hakkı ihlali olarak görülmeli midir31? Yukarıda yer alan açıklamalar ve Yargıtay kararları çerçevesinde bunun bir telif hakkı ihlali olduğu açıktır. Ancak telif hakkı ihlali durumunda öngörülen yaptırımların ağırlığı (özellikle FSEK md. 68 kapsamında üç kat tazminat), adil olmayan sonuçlar ortaya çıkarabilecektir. Bir başka deyişle telif hakkı sahibi, zarara uğradığından çok daha fazla bir tazminat elde edebilecek ve tazminat bir zenginleşme aracına dönüşebilecektir. Bu sebeple ideal hukuk bakımından bilgisayar programlarının şahsi kullanım amacıyla çoğaltılma hakkının sınırlarının daha net ve âdil bir şekilde çizilmesi ve hukuki düzenlemeye kavuşturulması zorunludur.
D. Ticari İşletmelerin Sorumluluğu
Kural olarak bir kişinin lisanssız bir program kullanması, bahse konu kişinin sorumluluğunu gündeme getirmektedir. Bununla birlikte FSEK md. 66/2 bir istisna getirerek lisanssız kullanım halinde sorumluluğun kapsamını genişletmiş ve fiili işleyen dışında bazı kişilerin de sorumlu olduğunu düzenlemiştir. Anılan düzenlemeye göre; “Tecavüz, hizmetlerini ifa ettikleri sırada bir işletmenin temsilcisi veya müstahdemleri tarafından yapılmışsa işletme sahibi hakkında da dava açılabilir. Tecavüz edenin veya ikinci fıkrada yazılı kimselerin kusuru şart değildir”. Bu madde, ticari işletmeler açısından kusursuz sorumluluk hali getirmektedir. Zira herhangi bir kusuru ve dâhili olmasa dahi, işletme yetkilileri veya çalışanları tarafından internetten bir bilgisayar programının indirilmesi veya lisanssız bir programın kullanılması işletmenin tazminat sorumluluğunu doğurmaktadır32.
Belirtmek gerekir ki ticari işletmeler kâr elde etme amacıyla faaliyet göstermeleri dolayısıyla bir eseri “şahsi kullanım” kapsamında çoğaltma imkânına çoğu zaman sahip olamazlar. Zira işletmenin eylem ve işlemleri kural olarak ticari niteliktedir. Bu kapsamda lisans alınmadan işletmeye bağlı bir bilgisayara korsan program indirilmesi veya lisanslı bir yazılımın sözleşmeye aykırı bir şekilde çoğaltılarak işletmedeki diğer bilgisayarlara yüklenmesi, işletme içi işler ile sınırlı olsa bile telif hakkı ihlali teşkil eder.
Burada dikkat edilmesi gereken husus, işletme çalışanının veya yetkilisinin telif hakkı ihlali teşkil eden eylemi ile işletme arasında bir bağın olması zorunluluğudur. Bir başka deyişle salt bir işletmede çalışıyor olması, söz konusu çalışan tarafından gerçekleştirilen her türlü eylemi doğrudan işletmenin sorumluluğu kapsamına sokmaz. Nitekim bir olayda şirket elemanının şahsi bilgisayarında lisanssız programın tespit edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi; “yakalanan yazılım programının şirket işlerinde kullanılıp kullanılmadığı, programın yüklendiği laptopun sahibi olduğu iddia edilen davalı şirket personelinin bu yazılıma ilişkin gördüğü eğitim tarihi ile yükleme tarihleri dikkate alınarak bir değerlendirme yapılması gerektiğini” belirterek Yerel Mahkeme kararını bozmuştur33. Bunun üzerine dosyayı tekrar inceleyen Yerel Mahkeme; “şirkette kullanıldığı kanıtlanmayan şirkete de ait olmayan, üstelik arama sırasında arabada bulunan bilgisayarda yüklü programdan dolayı varsayım olarak davalı şirketin sorumluluğuna gidilmesinin hukuki temeli bulunmamaktadır. Bu programın şirket işinde kullanıldığı kanıtlanmadığından şirket çalışanına ait bilgisayara ne zaman yüklendiğinin de şirketin sorumluluğu bakımından bir önemi yoktur” gerekçesiyle davayı reddetmiş ve bu karar Yargıtay’ca onanmıştır34.
Bu başlık altında açıklandığı ve atıf yapılan Yargıtay kararlarında izah edildiği üzere; ticari işletmeler açısından “şahsi kullanım” hükmünün uygulanması mümkün değildir. Doğal olarak ticari işletmenin, yetkilisinin veya çalışanının lisanssız bir program kullanması veya internetten bu nitelikte bir program indirmesi telif hakkı ihlali teşkil etmektedir. Bununla birlikte her somut uyuşmazlıkta yetkili/ çalışan tarafından kullanılan/ indirilen lisanssız programın işletme ile bağı tespit edilmeli, eğer bir bağ yoksa işletme bundan dolayı sorumlu tutulmamalıdır.
III. SONUÇ
Yukarıda incelendiği üzere FSEK’te öngörülen şartları sağlaması kaydıyla bilgisayar programları eser olarak kabul edilmektedir. Bu sebeple FSEK’te eserlerin korunmasına ilişkin hükümlerden bilgisayar programları da faydalanır. Ancak FSEK md. 38’de düzenleme bulan “şahsi kullanım” için eser sahibinden izin almaksızın çoğaltma imkânının bilgisayar programları için söz konusu olup olmadığı doktrinde tartışmalıdır. Kısaca şahsi kullanım; kâr amacı gütmeksizin bir eserin cüz’i bir kısmının eğitim, araştırma, eleştiri gibi spesifik bir amaçla kişinin kendisi veya aile bireyleri yahut yakınları için çoğaltması anlamına gelmektedir. FSEK md. 38/1’in bilgisayar programları için uygulanamayacağını söyleyenler bulunmakla birlikte; doktrinde bir kesim, bilgisayar programlarının da bu kapsama gireceğini ama her halükarda şahsi kullanım için çoğaltma yapılacak asıl programın “hukuki yoldan edinilmiş” olması gerektiğini aramaktadır. Bu durumda hukuki yoldan edinilmemiş olan internet üzerindeki lisanssız programları indirmek, telif hakkı ihlali teşkil edecektir. Öte yandan lisanssız programı indiren ve kullanan kişinin, bu programı bir işletmenin faaliyeti kapsamında gerçekleştiriyor olması halinde; FSEK md. 66 kapsamında işletmenin sorumluluğu da gündeme gelecektir.
KAYNAKÇA
ABDULLAH ÇELİK, Fikir ve sanat eserleri üzerindeki çoğaltma ve yayma haklarının ihlali, ihlalin sonuçları, Doktora Tezi, İzmir 2010.
ALEX JONES, “The Protection of Computer Programs under TRIPS: The Subject Matter Issue”, Journal of Law and Information Science, 1999, C. 10, S. 1.
CANAN KÜÇÜKALİ, “Bilgisayar Programlarının Fikri Mülkiyet Kapsamında Korunması”, İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi Covid-19 Sosyal Bilimler Özel Sayısı, Bahar 2020, S. 37. EDUCOM, “Using Software: A Guide to the Ethical and Legal Use of Software for Members of the Academic Community”, https://wustl.edu/about/compliance-policies/computers-internet-policies/legal-ethical-software-use/ (Erişim tarihi: 27.05.2022).
İLHAMİ GÜNEŞ, Fikir ve Sanat Eserleri Hukuku, Ankara 2022.
KERİM ARSLAN, Bilişim ve Yazılım Teknolojilerinin Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları Açısından Türkiye ve Uluslararası Alandaki Görünümü, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 2018.
PAUL I. KRAVETZ, “Copyright Protection of Computer Programs,” Journal of the Patent and Trademark Office Society, Ocak 1998, C. 80, S. 1.
RICHARD A. POSNER, “The Eighth Annual Honorable Helen Wilson Nies Memorial Lecture in Intellectual Property Law - Do We Have Too Many Intellectual Property Rights”, Marquette Intellectual Property Law Review 9, Yaz 2005, S. 2. SELİN ÖZDEN, Karşılaştırmalı hukukta bilgisayar programlarının korunması, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, 2007.
ŞENER DALYAN, Bilgisayar Programlarının Fikri Hukukta Korunması, Ankara 2009.
TUĞBA AKDEMİR KAMALI, Bilgisayar Programlarındaki Değişikliklerin Sonuçları, Ankara 2019.
WILLIAM F. PATRY/ RICHARD A. POSNER, “Fair Use and Statutory Reform in the Wake of Eldred,” California Law Review 92, Aralık 2004, S. 6.
YEONG ZEE KIN, “Getting the Shoe to Fit: Fine-Tuning Copyright Protection for Computer Programs”, Singapore Law Review, 1997, S. 18.
DİPNOT
1 13.12.1951 tarih, 7981 sayılı Resmi Gazete (RG).
2 Şener Dalyan, Bilgisayar Programlarının Fikri Hukukta Korunması, Ankara 2009, s. 28.
3 Dalyan, s. 74.
4 Dalyan, s. 74.
5 Dalyan, s. 75.
6 Yargıtay H.G.K., T. 18.9.2013, E. 2012/1854 K. 2013/1366.
7 Canan Küçükali, “Bilgisayar Programlarının Fikri Mülkiyet Kapsamında Korunması”, İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi Covid-19 Sosyal Bilimler Özel Sayısı, Bahar 2020, S. 37, s. 113.
8 Dalyan, s. 144.
9 Dalyan, s. 158.
10 Dalyan, s. 159; Selin Özden, Karşılaştırmalı hukukta bilgisayar programlarının korunması, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, 2007, s. 172.
11 Abdullah Çelik, Fikir Ve Sanat Eserleri Üzerindeki Çoğaltma Ve Yayma Haklarının İhlali, İhlalin Sonuçları, Doktora Tezi, İzmir 2010, s. 146-147.
12 Tuğba Akdemir Kamalı, Bilgisayar Programlarındaki Değişikliklerin Sonuçları, Ankara 2019, s. 134; Çelik, s. 147.
13 Dalyan, s. 159.
14 Çelik, s. 147.
15 Çelik, s. 148.
16 Yeong Zee Kin, “Getting the Shoe to Fit: Fine-Tuning Copyright Protection for Computer Programs”, Singapore Law Review, 1997, S. 18, s. 520.
17 William F. Patry/ Richard A . Posner, “Fair Use and Statutory Reform in the Wake of Eldred,” California Law Review 92, Aralık 2004, S. 6, s. 1643.
18 EDUCOM, “Using Software: A Guide to the Ethical and Legal Use of Software for Members of the Academic Community”, https://wustl.edu/about/ compliance-policies/computers-internet-policies/legal-ethical-software-use/ (Erişim tarihi: 27.05.2022).
19 Alex Jones, “The Protection of Computer Programs under TRIPS: The Subject Matter Issue”, Journal of Law and Information Science, 1999, C. 10, S. 1, s. 45.
20 Çelik, s. 155.
21 Farklı görüşler için bkz. Dalyan, s. 161; Kerim Arslan, Bilişim ve Yazılım Teknolojilerinin Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları Açısından Türkiye ve Uluslararası Alandaki Görünümü, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 2018, s. 60-61.
22 İlhami Güneş, Fikir ve Sanat Eserleri Hukuku, Ankara 2022, s. 271; Çelik, s. 156.
23 Tuğba Akdemir Kamalı, Bilgisayar Programlarındaki Değişikliklerin Sonuçları, Ankara 2019, s. 134-135.
24 Paul I. Kravetz, “Copyright Protection of Computer Programs,” Journal of the Patent and Trademark Office Society, Ocak 1998, C. 80, S. 1, s. 52.
25 Dalyan, s. 163.
26 Dalyan, s. 161’den naklen: Cahit Suluk/ Ali Orhan, Uygulamalı Fikri Mülkiyet Hukuku, Genel Esaslar, Fikir ve Sanat Eserleri, C. II, İstanbul 2005, s. 566.
27 Çelik, s. 156.
28 Dalyan, s. 167.
29 Yargıtay 11. H.D., T. 10.12.2014, E. 2014/10237 K. 2014/19384; Yargıtay 11. H.D., T. 20.1.2014, E. 2013/12072 K. 2014/1113; Yargıtay 11. H.D., T. 20.3.2013, E. 2012/5929 K. 2013/5486.
30 Güneş, s. 377.
31 Richard A. Posner, “The Eighth Annual Honorable Helen Wilson Nies Memorial Lecture in Intellectual Property Law - Do We Have Too Many Intellectual Property Rights”, Marquette Intellectual Property Law Review 9, Yaz 2005, S. 2, s. 179.
32 Yargıtay 11. H.D., T. 10.12.2014, E. 2014/10237 K. 2014/19384.
33 Yargıtay 11. H.D., T. 11.03.2013, E. 2012/5329, K. 2013/4675.
34 Küçükali, s. 43.







