Animated LogoGöksu Safi Işık Attorney Partnership Logo First
Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo 2Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo

Insights
GSI Articletter
GSI Brief

Teminat Mektuplarına İlişkin İhtiyati Tedbir Kararı

2020 - Winter Issue

Download As PDF
Share
Print
Copy Link

Teminat Mektuplarına İlişkin İhtiyati Tedbir Kararı

Banking & Finance
2020
GSI Teampublication
00:00
-00:00

ÖZET

Banka teminat mektupları, üçüncü kişinin fiilini taahhüt kurumu olup, bu ilişkide garanti veren (banka), garanti alan (muhatap) ve lehine garanti verilen (lehtar) olmak üzere üç taraf bulunmaktadır. Muhatabın güvence altına alınan teminatın kendisine ödenmesini bankadan talep ettiği durumlarda, ilgili talebin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup olmadığı önem arz etmektedir. Ödeme talebinin haksız olduğu durumlarda, bankanın ödeme yapmasını engellemek amacıyla hakkı ihlal edilecek olan lehtar veya üçüncü kişiler, mahkemeden ihtiyati tedbir kararı talep edebilir. İşbu makalede, banka teminat mektupları bakımından ihtiyati tedbir kararı incelenecektir.

I. GİRİŞ

Teminat mektubunun lehtar ile muhatap arasındaki temel ilişkiden bağımsız olması ve banka ile muhatap arasındaki bir sözleşme olmasından ötürü, söz konusu sözleşme ilişkisinin dışında kalmasına bağlı olarak lehtarın, bankanın muhataba ödeme yapmasını engelleyebilmek amacıyla ihtiyati tedbir talep edip edemeyeceği öğretide tartışma konusu olmuştur1. Lakin doktrinde ağır basan görüş, lehtarın belirli şartların varlığı halinde ihtiyati tedbir talebinde bulunabileceği yönündedir2. Nitekim Yargıtay içtihatları da muhatabın ödeme talebinin, lehtar ile muhatap arasındaki temel ilişki kapsamında hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıdığına veya amaca aykırı olduğuna karar verilmesi halinde, bu durumun banka garantisinin bağımsızlığına aykırılık oluşturmadığı3 ve dolayısıyla ihtiyati tedbir yoluna başvurulmasının mümkün olduğu yönündedir4

İhtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkin olarak mevzuatta birtakım istisnalar düzenlenmiş olup, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 26. maddesinde ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 34. maddesinde, idarece alınacak teminatlar üzerine ihtiyati tedbir konulamayacağı düzenlenmiştir. Her iki yasada da genel ifadeler bulunması dolayısıyla idarelere hitaben verilen tüm teminat mektupları bakımından ihtiyati tedbir kararının verilemeyeceği ileri sürülmektedir5. Ancak ihtiyati tedbir kararı verilememesinin bankayı değil, lehtarı ilgilendiren bir husus olduğuna dikkat etmek gerekir. Bu itibarla, idarelere hitaben verilmiş olan garantilere ilişkin olarak lehtar, bankanın ödeme yapmasına engel olamayacak olsa da idarenin ödeme talebinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğuna karar veren bankanın, ilgili ödeme talebini ret hakkı bulunmaktadır6

Makalemizde banka teminat mektupları bakımından ihtiyati tedbire ilişkin öncelikle banka teminat mektupları bakımından ihtiyati tedbir kararının şartları, usulü ve söz konusu kararın kaldırılması veya değiştirilmesi konuları incelenecektir.

II. BANKA TEMİNAT MEKTUPLARINDA İHTİYATİ TEDBİR ŞARTLARI

Mahkemeden ihtiyati tedbir talebinde bulunulabilmesi için, öncelikli olarak ihtiyati tedbir kararının verilmesini talep eden kişinin ‘menfaati’nin bulunması gerekmektedir. Tedbir kararı ile korunması gereken bir menfaatin veya hakkın mevcut olmadığı durumda ise, ihtiyatı tedbir kararı alınmasına gerek olmayacaktır7. Örnek vermek gerekirse, garantinin amacına aykırı bir şekilde veya hakkın kötüye kullanılması yolu ile ödeme talebinde bulunulduğu durumda, banka tarafından garanti bedelinin ödenmesi ihtimalinin mevcut olması, lehtar açısından bir zarar tehlikesi oluşturur. Böyle bir zarar tehlikesinin bulunduğu durumda, lehtar bakımından hukuken korunmaya değer bir menfaatin bulunduğu kabul edilecektir8

Bankaya karşı ödeme yasağı konularak ihtiyati tedbir yoluna başvurmak için, menfaatin yanı sıra, muhatabın ödeme talebinin hakkın kötüye kullanılması yoluyla yapılmış olması gerekmektedir9. Ancak ihtiyati tedbir kararının hakkın kötüye kullanılmasına dayanılarak verilebilmesi için, mahkemeye söz konusu kötüye kullanıma ilişkin likit delillerin sunulması gerekmektedir. Bir diğer deyişle, ödeme talebinin hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğu hususunda kesin kanaat uyandıracak delillerin ibraz edilmesi durumunda, ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir10

İhtiyati tedbir talebinin verilmesi için, hakimi ikna edecek nitelikte delillerin ve gerekçelerin bulunması gerekmekle birlikte, teminat mektubuyla korunmaya alınmış olan riskin doğmadığına veya sonra erdiğine ilişkin likit delillerin bulunması halinde, bankanın ihtiyati tedbir kararı bulunup bulunmamasından bağımsız olarak ödemeyi reddetmek zorunda olduğu kabul edilmektedir11

Yukarıdaki açıklamalar ışığında, teminat mektubu vasıtasıyla güvence altına alınmış olan riskin gerçekleşmemiş olduğunun likit delillerle ispatlanması halinde, mahkemenin ihtiyati tedbir kararı vermesi gerekecektir.

III. BANKA TEMİNAT MEKTUPLARI BAKIMINDAN İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ

Banka teminat mektupları bakımından ihtiyati tedbir talepleri lehtar tarafından gerçekleştirilmekte ve söz konusu talepler, bankaya veya muhataba karşı olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Lehtar mahkemeden bankaya karşı ‘ödeme’, muhataba karşı ise ‘talep yasağı’ verilmesine yönelik ihtiyati tedbir taleplerinde bulunabilmektedir.

A. Bankaya Karşı İhtiyati Tedbir Talebi

Muhatabın haksız ödeme talebi ile karşılaşan bankanın garanti bedelini ödemesini engellemek amacıyla lehtarın ihtiyati tedbir talebinde bulunup bulunamayacağı doktrinde tartışılmaktadır12. Söz konusu tartışma ise banka teminat mektubunun hukuki niteliğinden kaynaklanmaktadır. Üçüncü kişinin fiilini taahhüt niteliğinde bulunan banka teminat mektuplarında lehtar ile muhatap arasındaki temel ilişki, banka ile muhatap arasındaki teminat mektubu ilişkisinden bağımsızdır. Buna karşın doktrinde ağırlıklı olan ve pratikte de uygulama alanı bulan görüş, bağımsız bir ilişki öngörülmesine karşın lehtarın ihtiyati tedbir talebinde bulunabileceği yönündedir13. Buna göre, ihtiyati tedbir kararlarının banka teminat mektubu sözleşmelerinin bağımsızlığını zedelemeyeceği iddia edilmektedir. Bunun dayanağı olarak ise bankanın üçüncü kişinin uğradığı zararlardan sorumlu olması ve lehtarı koruma yükümlülüğünün bulunması gösterilmektedir. 

Söz konusu ödeme talebinin haksız ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunun banka tarafından bilinmesi halinde banka muhataba herhangi bir ödeme yapmamakla yükümlüdür. Yargıtay da muhatap talebinin haksız olduğunu bilen bankanın muhataba ödeme yapmaması gerektiği yönündeki görüşünü benimsemektedir14. Banka, ödeme talebinin haksız olduğunu bilmesine rağmen ödemede bulunur ise, lehtar ile aralarındaki sözleşmeye aykırılık sebebiyle sorumlu olacaktır15. Zira teminat mektubu sözleşmelerinde, muhatabın haksız ödeme talebine rağmen ödeme yapan banka, sözleşme dışı üçüncü kişi konumundaki lehtarı zarara uğratmış olacak ve lehtarın uğrayacağı zararları karşılamak zorunda kalacaktır. Bu durumda lehtarın, haksız ödeme taleplerini önleyebilmek adına teminat mektubunun tarafı olmamasına rağmen bankaya karşı ihtiyati tedbir kararı alabilmesinin kabul edilmesi gerektiği belirtilmektedir16. Lakin doktrinde kabul edildiği üzere17, lehtarın ihtiyati tedbir kararı vasıtasıyla bankanın ödeme yapmasını engelleyebilmesi için muhatabın ödeme talebinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu mutlaka kesin delillerle ispat etmesi gerekmektedir. Yargıtay’ın kararları da bu yöndedir18

Öte yandan, banka ile teminat mektubunun lehtarı arasındaki ilişki kapsamında, bankanın söz konusu ilişkiden doğan asli yükümlülüklerinin yanı sıra yan yükümlülükleri de bulunmakta olup, söz konusu yükümlülüklerden biri de lehtarı koruma yükümlülüğüdür19. Bu itibarla banka, muhatabın ödeme talebinin hukuka aykırı olduğunu ve hakkın kötüye kullanımı niteliğini taşıdığını tespit ettiği takdirde ödeme yapmaktan kaçınmakla yükümlüdür. Ayrıca lehtarın alacağı ihtiyati tedbir kararı ile ödeme talebinin hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunun tespiti halinde de bankanın ödeme yapmaktan kaçınması gerekmektedir20.

B. Muhataba Karşı İhtiyati Tedbir Taleb

Bankaya karşı ihtiyati tedbir kararı alınmasının yanı sıra muhataba karşı talep yasağı verilmesine yönelik ihtiyati tedbir kararının alınması yoluyla da bankanın muhataba ödeme yapması engellenebilir. Teminat mektubunun ödenmesi için lehtar ile muhatap arasındaki sözleşmede öngörülen şartların gerçekleşmemiş olması durumunda mahkeme, muhatabın ödeme talebinde bulunmaması yönünde bir ihtiyati tedbir kararı verebilecektir. Ancak bu kararın verilebilmesi için yukarıda da belirtildiği üzere, muhatabın ödeme talebinin hakkın kötüye kullanım niteliğinde olduğunun kesin delillerle ispatlanması ve lehtarın ihtiyati tedbir kararının verilmesinde hukuki yararının bulunması gerekmektedir21

Mahkemenin muhatap aleyhine talep yasağı niteliğinde bir ihtiyati tedbir kararı vermesine rağmen muhatabın ödeme talebinde bulunması durumunda bankanın, ilgili tedbir kararının kendisine bildirilip bildirilmemesine göre izleyebileceği iki yol bulunmaktadır. İlgili tedbir kararının alınmış olmasına karşın kendisine bildirilmediği durumda banka, muhatabın ödeme talebinin kesin delillere dayalı olarak hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu biliyor ise ödeme yapmaktan kaçınacak; buna karşın ödeme talebinin öngörülen şartları taşıdığına karar verirse muhataba ödemeyi yapacaktır22. Bankaya iletilmemiş olan tedbir kararı, bankayı bağlamayacaktır. Bu itibarla, lehtarın söz konusu ihtiyati tedbir kararını en kısa sürede bankaya iletmesi gerekmektedir. Lehtarın mahkemeden aldığı tedbir kararını bankaya ilettiği durumda banka, teminat mektubu ile güvence altına aldığı riskin doğmadığını kesin olarak bilecek ve bu halde muhataba ödeme yapmaktan kaçınmakla yükümlü olacaktır23

Öte yandan banka, talep yasağı niteliğindeki ihtiyati tedbir kararının kendisine bildirilmesine rağmen muhataba ödeme yaparsa lehtara karşı sorumlu olacaktır. Muhatap ise gerek mahkeme kararına muhalefetten gerekse lehtar ile arasındaki sözleşmesel ilişkiye aykırılıktan dolayı sorumlu olacaktır24.

Banka teminat mektupları bakımından ihtiyati tedbir talepleri lehtar tarafından gerçekleştirilmekte ve söz konusu talepler, bankaya veya muhataba karşı olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Lehtar mahkemeden bankaya karşı ‘ödeme’, muhataba karşı ise ‘talep yasağı’ verilmesine yönelik ihtiyati tedbir taleplerinde bulunabilmektedir.

IV. BANKA TEMİNAT MEKTUPLARINDA İHTİYATİ TEDBİR KARARININ TEBLİĞİ

Banka teminat mektuplarında ihtiyati tedbir kararının ne zaman tebliğ edildiği, bankanın kendisine ulaşan ödeme talebine karşın alabileceği aksiyonlar açısından belirleyici bir faktördür. Bu itibarla, söz konusu ihtiyati tedbir kararının, ödeme talebinden evvel mi yoksa ödeme talebinden sonra ancak ödemeden önce mi tebliğ edildiği önem arz etmektedir.

A. İhtiyati Tedbir Kararının Ödeme Talebinden Evvel Bankaya Tebliğ Edilmesi

Bankaya karşı ihtiyati tedbir kararının alındığı durumda, banka ilgili ihtiyati tedbir kararını uygulamakla yükümlü olacaktır. Bu itibarla, bankanın kendisine tebliğ edilmiş olan bir ihtiyati tedbir kararını dikkate almayarak muhataba ödeme yapması durumunda banka, ilgili karara muhalefetten sorumlu olacak olup, yapmış olduğu ödeme için de lehtara başvuramayacaktır. 

Muhataba karşı ihtiyati tedbir kararının alındığı durumda, muhatabın herhangi bir ödeme talebinde bulunmaması gerekmekte; bankanın ise ilgili kararın kendisine tebliğ edilmiş olması halinde muhataba ödeme yapmaması gerekmektedir. İhtiyati tedbir kararına uymayan muhatap söz konusu talebinden ötürü sorumlu olacaktır. 

Muhatap aleyhine verilmiş talep yasağı niteliğindeki bir ihtiyati tedbir kararının varlığına karşın kendisine tebliğ edilmiş herhangi bir ihtiyati tedbir kararı bulunmaması durumunda bankanın, muhatap tarafından talep edilen ödemeyi yapması gerekmektedir25. Ancak lehtarın bankaya ilgili tedbir kararını tebliğ etmesi durumunda, muhatabın bulunacağı ödeme talebi hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olacağından ötürü bankanın muhataba ödeme yapmaması gerekecektir. Bu itibarla, muhatabın ödeme talebinde bulunmasından evvel ihtiyati tedbir kararının bankaya tebliğ edilmesi durumunda, söz konusu ödeme talebi bankaya ulaştığında bankanın ilgili talebi ihtiyati tedbir kararına dayanarak reddetmesi gerekmektedir.

B. İhtiyati Tedbir Kararının Ödeme Talebinden Sonra Ancak Ödemeden Önce Tebliği

Teminat mektubuna ilişkin olarak bankanın muhataba ödeme yapmasından sonra tebliğ edilecek bir ihtiyati tedbir kararı, banka üzerinde herhangi bir etki doğurmayacaktır. Burada üzerinde durulması gereken hususlar, bankanın ödeme talebine ilişkin incelemeleri yaptığı esnada ihtiyati tedbir kararının kendisine tebliğ edilmesi durumunda ne yapması ve söz konusu incelemeyi hangi süre içerisinde gerçekleştirmesi gerektiğidir. 

Doktrinde, bankanın inceleme süresinin ne olması gerektiği hususunda bir belirsizlik bulunmakla birlikte, ‘makul bir süre’ içerisinde incelemenin yapılması ve ‘ilk talepte ödeme’ kaydını taşıyan teminat mektuplarında, yazılı talebi hariç başka bir belgenin ibrazı şart kılınmadığı takdirde, bankanın derhal incelemeyi tamamlaması gerektiği öne sürülmüştür26. Bankalar, banka teminat mektuplarında ilk yazılı tazmin talebinden ödeme tarihine kadar geçecek süre için kanuni faiz ödeyeceğini taahhüt etmektedir27. Bankanın tazmin talebini yerine getirmekte gecikmesi ve bu esnada ihtiyati tedbir kararının alınıp bankaya tebliğ edilmesi durumunda bankanın, ihtiyati tedbir kararına kadar geçecek süre için gecikme faizi ödemesi gerekmekle birlikte tedbirin tebliği ile bankanın temerrüdü son bulacak olup, tebliğ tarihinden sonraki süreç için bankanın herhangi bir faiz ödemesi gerekmeyecektir28

Banka tarafından inceleme yapılması için gereken makul sürenin ne olması gerektiği hususunda bir kesinlik bulunmamaktadır. İlk talepte ödeme kaydını taşıyan teminat mektuplarında bankanın inceleme yükümlülüğü zaman bakımından sınırlıdır. Bu hallerde incelemenin talebin yapıldığı günü takip eden gün içerisinde yapılması gerekir. Şartlı teminat mektuplarında veya belli bir belgenin ibrazı zorunluluğuna bağlı teminat mektuplarında ise, bankanın özenle inceleme yükümlülüğü bulunmaktadır. Buna karşın söz konusu süre geniş yorumlanamamakta olup, ödemenin üç gün içerisinde yapılmasının makul olacağı ileri sürülmektedir29.

 Bankanın makul süreyi aşarak ödemede bulunması durumunda, teminat mektuplarında yer alan taahhüdüne istinaden talep ve ödeme tarihi arasındaki süre için faiz ödemesi gerekecektir. İlaveten, bankanın ödeme yapmak için makul süreyi aşması esnasında ihtiyati tedbir kararının bankaya ibraz edilerek ödemenin engellenmesi halinin de incelenmesi gerekmektedir. Nitekim bu durumda lehtarın ihtiyati tedbir kararını takiben açacağı davada haksız bulunması halinde, banka makul süreyi geçirmek suretiyle muhatabın ödemeyi geç almasına sebebiyet vermiş olacaktır. Bu itibarla lehtar, muhataba zarar vermiş olacağından ötürü ödeme talebinden fiili ödeme tarihine kadar geçecek süre için muhataba faiz ödemekle yükümlü olacaktır. Hiç kuşkusuz ilgili davada lehtarın haklı çıkması durumunda ise banka tarafından ödenmesi gereken herhangi bir faiz söz konusu olmayacaktır30.

Banka teminat mektuplarında ihtiyati tedbir kararının ne zaman tebliğ edildiği, bankanın kendisine ulaşan ödeme talebine karşın alabileceği aksiyonlar açısından belirleyici bir faktördür. Bu itibarla, söz konusu ihtiyati tedbir kararının, ödeme talebinden evvel mi yoksa ödeme talebinden sonra ancak ödemeden önce mi tebliğ edildiği önem arz etmektedir.

V. BANKA TEMİNAT MEKTUPLARINDA İHTİYATİ TEDBİR KARARININ KALDIRILMASI VEYA DEĞİŞTİRİLMESİ

Banka teminat mektupları bakımından ihtiyati tedbir kararının kaldırılması veya değiştirilmesi mümkündür. Bu konuda dikkat edilmesi gereken noktaların başında, ne ihtiyati tedbir kararının ne de mahkemenin tedbir talebine ilişkin vereceği kararın yargı yoluna konu yapılamamasıdır. Buna karşın aleyhe tedbir kararı verilen kişi, ‘ihtiyati tedbir kararının kaldırılması’ ve ‘değiştirilmesi’ taleplerinde bulunabilmektedir. Ancak söz konusu talepler ihtiyati tedbir kararının her iki türü bakımından geçerli değildir. Talep yasağına ilişkin ihtiyati tedbir kararında garanti alanın tedbir kararının kaldırılması ve değiştirilmesi imkanlarından yararlanabileceği öngörülmektedir. Buna karşın, ‘ödeme yasağı’ şeklinde bir ihtiyati tedbir kararının alınması durumunda, kararın muhatabının banka olmasına istinaden, garanti alanın bu imkanlardan yararlanıp yararlanmayacağı konusu gündeme gelmektedir. Bu konuya ilişkin olarak öncelikle kararın, doğrudan bankaya karşı alınmış bir karar olmasına karşın aslında garanti alanın garanti bedelini tahsil etmesini engelleyici nitelikte olduğuna dikkat edilmesi gerekmektedir. Ayrıca ihtiyati tedbir kararından yararlanmak isteyecek olan kişinin ve tedbir kararından sonra açılacak davanın muhatabının da banka yerine garanti alan olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. Bu dayanakların ışığında, ödeme yasağı şeklinde bir ihtiyati tedbir kararının alınması durumunda da garanti alanın ihtiyati tedbir kararının kaldırılması ve değiştirilmesi taleplerinde bulunabileceği ileri sürülmektedir31. İhtiyati tedbir kararının kaldırılması halinde, ihtiyati tedbir kararının bulunduğu süre içinde, mahrum kaldığı faizler ve uğradığı zararlar için muhatap, haksız bir şekilde ihtiyati tedbir koyduran lehtara başvurabilecektir. 

İhtiyati tedbir kararının kaldırılması veya değiştirilmesinde itiraz usulü öngörülmüştür. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (“HMK”) m. 394/1. fıkra uyarınca, ihtiyati tedbir kararı karşı taraf dinlenmeden verilmiş ise aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilmiş kişi söz konusu karara itiraz edebilir. Buna karşın itiraz, aksine karar verilmediği takdirde icrayı durdurmaz. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, ihtiyati tedbirin uygulanması esnasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde ‘ihtiyati tedbirin şartlarına’, ‘mahkemenin yetkisine’ ve ‘teminata’ ilişkin olarak kararı veren mahkemeye itiraz edilebileceği düzenlenmiştir. İlgili maddenin üçüncü fıkrası ile, ihtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen ‘üçüncü kişilere’ de itiraz hakkı tanınmış olup, söz konusu kişilerin ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren ‘bir hafta’ içinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilmeleri mümkün kılınmıştır. Aynı maddenin beşinci fıkrasında, itiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabileceği; fakat kanun yoluna başvurulmuş olmasının tedbirin uygulanmasını durdurmayacağı düzenlenmiştir.

 İhtiyati tedbirin kaldırılması halinde, kanun koyucu esas hakkında dava açılmadan önce verilen ihtiyati tedbir kararları için ayrıca bir şart öngörmektedir. HMK m. 397/1. fıkrası uyarınca, ihtiyati tedbir kararı esas hakkında dava açılmadan önce verilmişse, tedbir talep eden, bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren ‘iki hafta’ içinde esas hakkındaki davayı açmak zorundadır. Aksi hâlde tedbir kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Ayrıca HMK m. 397/2. fıkrasında, ihtiyati tedbir kararının etkisinin, aksi belirtilmediği takdirde, nihai kararın kesinleşmesine kadar devam edeceği düzenlenmiştir. Bu itibarla, esas hakkındaki nihai kararın kesinleşmesi ile birlikte ihtiyati tedbir kararı da kendiliğinden ortadan kalkacaktır. 

Bunlara ek olarak, teminat gösterilmesi yolu ile de ihtiyati tedbir kararının kaldırılması veya değiştirilmesi mümkündür. HMK m. 395/1 uyarınca, aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen veya hakkında bu tedbir kararı uygulanan kişi, mahkemece kabul edilecek teminatı gösterirse, mahkeme, duruma göre tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına karar verebilir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise teminatın tutarının, tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasına göre, teminat türünün ise HMK’nın 87. maddesine göre tayin edileceği belirtilmiş olup, buna göre tarafların teminatın şeklini sözleşmeyle kararlaştırmış olmaları halinde teminat ona göre belirlenecektir. Aksi durumda ise hâkim teminatın şeklini serbestçe tayin edecektir. İlgili maddenin üçüncü fıkrası uyarınca HMK’nın 394. maddesi kıyasen uygulanacak olup, bu itibarla ihtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler de teminat göstererek işbu madde kapsamında ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını veya değiştirilmesini talep edebileceklerdir. 

Durum ve koşulların değişmesi halinde de ihtiyati tedbirin kalkması talep edilebilir. HMK m. 396/1. fıkrası uyarınca, durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir. Durum ve koşulların değişmesi halinde yeniden itirazın mümkün olacağı; buna karşın durum ve koşulları değişmeyen ve halihazırda itiraz konusu yapılmış ve hakkında dava açılmış bir ihtiyati tedbir kararı hakkında yeniden itiraz yoluna başvurulmayacağı Yargıtay kararları ile de sabittir32. Öte yandan, aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca HMK’nın 394. maddesi kıyasen uygulanacak olup, bu itibarla durum ve koşulların değiştiği sabit olduğunda ve ihtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler talepte bulunduklarında, ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir. 

Son olarak, Yargıtay’ın açıkça ihtiyati tedbirin kaldırılması ve değiştirilmesi talebinde bulunulmasa dahi, iflas dairesine yapılan havale miktarının ihtiyati tedbirin kaldırılması veya değiştirilmesi olarak nitelendirilebileceğine ilişkin kararları da bulunmaktadır33.

VI. BANKA TEMİNAT MEKTUPLARI BAKIMINDAN İHTİYATİ TEDBİR KARARININ HÜKÜM VE SONUÇLARI

Lehtarın talebi neticesinde alınan ihtiyati tedbir kararının haksız olduğunun ortaya çıkması durumunda muhatap veya üçüncü kişiler, söz konusu ihtiyati tedbir kararı sebebiyle uğradıkları zararlar için lehtardan tazminat talebinde bulunabilirler34. Lehtarın tedbir talebinde bulunurken yatırdığı teminatın karşılamadığı veya teminatın yatırılmadığı durumlarda karşılanmayan zararların tazmini için lehtara karşı talepte bulunulabilir ve dava açılabilir35.

 İhtiyati tedbir kararının haksız olmasına dayanarak tazminat talebinde bulunulabilmesi için, tedbir kararının icra edilmiş olmasının yanı sıra söz konusu kararın haksız olduğunun anlaşılması ve söz konusu haksızlık nedeniyle oluşan zarar ile ihtiyati tedbir kararı arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekmektedir36. Ayrıca bankanın muhatabın ödeme talebini karşılamakta gecikmesi durumunda, bu sürede lehtar tarafından ihtiyati tedbir kararı alınması suretiyle ödemenin durdurulması mümkün olup, banka ihtiyati tedbir kararı tarihine kadar geçen süre için muhataba faiz ödemekle yükümlü olacaktır37

Lehtar, ihtiyati tedbir kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde esas hakkındaki davasını açmak ve dava açtığına ilişkin evrakı, kararı uygulayan memura ibrazla dosyaya koydurtmak ve karşılığında bir belge almak zorundadır38. Aksi hâlde ilgili ihtiyati tedbir kararı, yukarıda da ifade olunduğu üzere kendiliğinden kalkar. İlgili maddede belirtilen durum, banka teminat mektupları bakımından, bankanın muhataba ödeme yapmasına engel olmak amacıyla alınan ihtiyati tedbir kararlarında da geçerli olacaktır39

İhtiyati tedbir kararının teminat mektubunun vadesine olan etkisi iki kısımda incelenebilir. Ödeme yasağı niteliğindeki ihtiyati tedbir kararlarında, teminat mektubu ile güvence altına alınan riskin vade içinde gerçekleşmesi ve vade içinde bankadan ödeme talebinde bulunulmuş olması halinde, banka ihtiyati tedbir kararına dayanarak muhataba ödeme yapmamış olsa dahi bankanın sorumluluğu devam edecektir. Bankanın sorumluluğu vadenin geçmiş olmasına rağmen esas hakkındaki dava sona erinceye kadar devam edecektir40. Davanın muhatabın lehine sonuçlanması halinde banka, vade geçmiş olmasına karşın muhataba ödeme yapmakla yükümlü olacaktır. 

Burada önemle belirtmekte fayda vardır ki, ödeme yasağı niteliğindeki ihtiyati tedbir kararının varlığı nedeniyle, muhatabın ödeme talebinde bulunmaması halinde, vade içinde riskin gerçekleşmiş olduğunu bilemeyeceği için vade sonunda bankanın sorumluluğu sona erer41. Bu itibarla, bankanın sorumluluğunun devam edebilmesi adına muhatabın, talebi karşılanmayacak olsa dahi ödeme talebinde bulunması önem arz edecektir. İhtiyati tedbir kararının teminat mektubunun vadesi dolmadan kalktığı durumda muhatap, vade sonuna kadar tazmin talebinde bulunabilecek olmasına karşın ilgili tedbir kararına dayanarak vadeden sonra ödeme talebinde bulunamaz42

Talep yasağı niteliğindeki ihtiyati tedbir kararlarında ise, ihtiyati tedbir kararı bankaya tebliğ edilmişse bankanın sorumluluğu vade sona erse dahi esasa ilişkin karar verilinceye kadar devam eder. İlgili karar bankaya tebliğ edilmemişse bankanın sorumluluğu, vadenin sona ermesi ile son bulur43

Kaldı ki HMK m. 398’te ihtiyati tedbir kararının uygulanmasına ilişkin emre uymayan veya tedbir kararına aykırı davranan kimsenin, bir aydan altı aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılacağı düzenlenmiştir. Bu itibarla, ilgili emre uymayanlar cezai yaptırımlar ile karşılaşacaktır. Ayrıca uygulamada lehtarın, tedbir devam ederken mektubun tazminine ilişkin vermiş olduğu muvafakat, bankanın ilgili ödemeye ilişkin lehtara başvurmasına imkân verse dahi HMK’nın 398. maddesine aykırılığını ortadan kaldırmamaktadır44.

VII. SONUÇ

Makalemizde banka teminat mektupları bakımından ihtiyati tedbir kararının hukuki mahiyeti ve sonuçları incelenmiştir. Buna göre, menfaati bulunan lehtar veya bir üçüncü kişi ihtiyati tedbir talebinde bulunabilmekte, ödeme yasağı veya talep yasağı niteliğinde ihtiyati tedbir kararları talep edebilmektedir. İhtiyati tedbir kararının verilebilmesi için, ödeme talebinin ‘hakkın kötüye kullanımı’ niteliğinde olması ve bu durumun kesin delillerle ispatı gerekmektedir. Banka, kendisine tebliğ edilmiş bir ihtiyati tedbir kararının varlığı halinde veya muhatabın ödeme talebinin hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğu kanaatine varması durumunda, ödeme yapmaktan kaçınmalıdır. Haksız ödeme talebine rağmen ödemede bulunması durumunda banka, cezai yaptırımlarla karşılaşabilecek olup ayrıca söz konusu ödemeden dolayı zarara uğrayan lehtara karşı da sorumlu olacaktır. Kendisine tebliğ edilmemiş bir ihtiyati tedbir kararının varlığı halinde ise banka, yaptığı inceleme neticesinde ödeme talebinin haksız olduğuna kanaat getirmediği müddetçe, muhataba yaptığı ödemeden dolayı sorumlu olmayacaktır. İlgili kararın, ödeme talebinden sonra ancak ödemenin yapılmasından önce tebliğ edilmesi durumunda ise, bankanın makul inceleme süresi dikkate alınmak suretiyle ve lehtarın esas hakkında açacağı davanın sonucuna göre bankanın sorumluluğu gündeme gelecektir.

KAYNAKÇA

CANBOLAT, FERHAT, “Banka Garantisinde Savunma İmkanları ve İhtiyati Tedbirler”, Yayınlanmamış Doktora Tezi, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara 2008.

COŞKUN, HİLAL, “Banka Teminat Mektuplarında İlgililerin Hak ve Borçları”, Yayınlanmamış Doktora Tezi, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul 2012.

DOĞAN, ELİF, “Türk Hukuk Sisteminde Banka Teminat Mektupları”, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Bahçeşehir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul 2010.

DOĞAN, VAHİT, Teminat Mektupları, (Ankara: Savaş Yayınevi, 2015)

DURMAZ, BORA, Banka Teminat Mektuplarının Ödeme İstemiyle İbrazı. (İstanbul: Legal Yayıncılık, 2016)

REİSOĞLU, SEZA, Banka Teminat Mektupları ve Kontrgarantiler. (Ankara: 2003)

YÜCEL, MÜJGAN TUNÇ, “Banka Teminat Mektuplarının İhtiyati Tedbire Konu Olması Üzerine Medeni Usul Hukuku Bakış Açısından Bir İnceleme”, Bahçeşehir Hukuk Dergisi, İstanbul 2013, Cilt: 8, Sayı: 107-108.

 YARGITAY KARARLARI Yargıtay 11. HD, T. 07.11.1983, E. 1983/4883, K. 1983/4828 Yargıtay 11. HD, T. 13.7.2006, E. 2006/5589, K. 2006/8345 Yargıtay 11. HD, T. 25.10.2010, E. 2009/3511, K. 2010/10747 Yargıtay 11. HD, T. 28.06.2012, E. 2012/7898, K. 2012/11432 Yargıaty 17. HD, T. 18.06.2013, E. 2013/6689, K. 2013/9291 Yargıtay 11. HD, T. 17.10.2014, E. 2013/11660, K. 2014/15876.

DİPNOT

1 Ferhat CANBOLAT, “Banka Garantisinde Savunma İmkanları ve İhtiyati Tedbirler”, Yayınlanmamış Doktora Tezi, Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara 2008, s. 295.

2 Müjgan TUNÇ YÜCEL, “Banka Teminat Mektuplarının İhtiyati Tedbire Konu Olması Üzerine Medeni Usul Hukuku Bakış Açısından Bir İnceleme”, Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2013, Cilt: 8, Sayı: 107-108, s. 7-24

3 CANBOLAT, s. 295.

4 Yargıtay 11. HD, T. 07.11.1983, E. 1983/4883, K. 1983/4828, naklen Seza REİSOĞLU, Banka Teminat Mektupları ve Kontrgarantiler, (Ankara: 2003), s. 57.

5 REİSOĞLU, s. 318.

6 Elif DOĞAN, “Türk Hukuk Sisteminde Banka Teminat Mektupları”, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Bahçeşehir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul 2010, s. 128 (Banka Teminat Mektupları).

7 Vahit DOĞAN, Teminat Mektupları, (Ankara: Savaş Yayınevi, 2015), s. 360 (Teminat Mektupları).

8 CANBOLAT, s. 302.

9 DOĞAN, Banka Teminat Mektupları, s. 120.

10 DOĞAN, Teminat Mektupları, s. 361.

11 REİSOĞLU, s. 304.

12 CANBOLAT, s. 295.

13 TUNÇ YÜCEL, s. 7-24

14 Yargıtay 11. HD, T. 17.10.2014, E. 2013/11660, K. 2014/15876.

15 DOĞAN, Teminat Mektupları, s. 360.

16 DOĞAN, Teminat Mektupları, s. 364.

17 TUNÇ YÜCEL, s. 7-24

18 Yargıtay 11. HD, T. 25.10.2010, E. 2009/3511, K. 2010/10747, Yargıtay 11. HD, T. 13.7.2006, E. 2006/5589, K. 2006/8345.

19 CANBOLAT, s. 297.

20 DOĞAN, Teminat Mektupları, s. 366.

21 Yargıtay 11. HD, 25.10.2010 T., 2009/3511 E., 2010/10747 K., Yargıtay 11. HD, 13.7.2006 T., 2006/5589 E. 2006/8345 K.

22 DOĞAN, Teminat Mektupları, s. 372.

23 DOĞAN, Teminat Mektupları, s. 373.

24 CANBOLAT, s. 311.

25 Bora DURMAZ, Banka Teminat Mektuplarının Ödeme İstemiyle İbrazı, (İstanbul: Legal Yayıncılık, 2016), s. 234.

26 DOĞAN, Teminat Mektupları, s. 412-414.

27 REİSOĞLU, s. 258.

28 REİSOĞLU, s. 316.

29 DURMAZ, s. 241.

30 DURMAZ, s. 241.

31 CANBOLAT, s. 322.

32 Yargıtay 11. HD, T. 28.06.2012, E. 2012/7898, K. 2012/11432.

33 Yargıtay 17. HD, T. 18.06.2013, E. 2013/6689, K. 2013/9291.

34 HMK’nın 392.mad.

35 Hilal COŞKUN, “Banka Teminat Mektuplarında İlgililerin Hak ve Borçları” Yayınlanmamış Doktora Tezi, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul 2012, s. 235.

36 DOĞAN, Banka Teminat Mektupları, s. 127.

37 COŞKUN, s. 234.

38 HMK’nın 397/1. f.

39 DOĞAN, Teminat Mektupları, s. 395.

40 DOĞAN, Teminat Mektupları, s. 396.

41 DOĞAN, Teminat Mektupları, s. 396.

42 DOĞAN, Teminat Mektupları, s. 397.

43 DOĞAN, Teminat Mektupları, s. 397.

44 REİSOĞLU, s. 316.

More Insights

Articletter / GSI Brief

GSI Brief & Legal Brief

GSI Brief 204

Gsi Brief 204

Brief
Read more
GSI Brief 205

Gsi Brief 205

Brief
Read more
GSI Brief 206

Gsi Brief 206

Brief
Read more
GSI Brief 189

Gsi Brief 189

Brief
Read more

Articletter - Winter Issue

Konsorsiyumlarda Sorumluluk Rejimi Ve Türk Hukukundaki Yeri

Konsorsiyumlarda Sorumluluk Rejimi Ve Türk Hukukundaki Yeri

2020
Read more
Enerji Tedarik Sözleşmelerinde "Al Ya Da Öde" Klozu (Take or Pay Clause)

Enerji Tedarik Sözleşmelerinde "al Ya Da Öde" Klozu (take Or Pay Clause)

2020
Read more
Türkiye'de Alan Adları Yönetimi

Türkiye'de Alan Adları Yönetimi

2020
Read more
Anonim Şirketlerde Temel Hisse Senetlerinin Devri

Anonim Şirketlerde Temel Hisse Senetlerinin Devri

2020
Read more