Animated LogoGöksu Safi Işık Attorney Partnership Logo First
Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo 2Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo

Insights
GSI Articletter
GSI Brief

Anonim Şirketlerde Temel Hisse Senetlerinin Devri

2020 - Winter Issue

Download As PDF
Share
Print
Copy Link

Anonim Şirketlerde Temel Hisse Senetlerinin Devri

Corporate and M&A
2020
GSI Teampublication
00:00
-00:00

ÖZET

Halka açık olmayan anonim şirketlerde bedeli tamamen ödenmemiş paylar için hamiline yazılı pay senedi çıkarılamamaktadır. Nama yazılı pay senetleri için azınlık talebi olmadıkça payların senede bağlanma zorunluluğu bulunmamaktadır. Payın devri ve payın pay sahibine sağladığı haklar ve yükümlülükler açısından ise payın senede bağlanmış olması ile senede bağlanmamış olması durumu farklılık göstermektedir. Öncelikle pay kavramı ve daha sonra çıplak pay kavramı kısaca anlatılacaktır. Ek olarak senede bağlanmamış olan bu payların devri, mevzuat, içtihat ve doktrin doğrultusunda açıklanacak olup, devredilecek çıplak paya ait bedelin ödenmiş olup olmamasına göre devir şekillerinde meydana gelen değişiklikler incelenecektir.

I. GİRİŞ

Anonim şirketler, dünya borsalarının büyük bir kısmının anonim şirket olarak yapılandırılmış olması sebebiyle kapitalist ekonomik sistemlerin baskın ve etkili olduğu tüm ülkelerin asli unsurlarından biridir1. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”)2 madde 329, anonim şirketleri: “ Anonim şirket, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan, borçlarından dolayı yalnız malvarlığıyla sorumlu bulunan şirkettir. Pay sahipleri, sadece taahhüt etmiş oldukları sermaye payları ile ve şirkete karşı sorumludur.” şeklinde tanımlamaktadır. TTK’nın tanımı doğrultusunda, anonim şirket sermayesinin iki önemli unsurunun, sermayenin ‘paylara bölünmüş’ ve ‘belirli’ olması olduğu sonucuna varmak doğru olacaktır. 

Anonim şirketlerde esas olan sermayedir ve kural olarak, pay sahibi olmak için sermayenin taahhüt edilmesi yeterli olurken pay sahipliği sıfatının üçüncü bir kişiye devri de kolaydır3. Anonim şirketlerde pay sahibi veya ortak olabilmek için paya sahip olmak gereklidir ve bu sebeple de ‘pay’ konsepti anonim şirketlerde önemli bir yere sahiptir4. Bu doğrultuda anonim şirketlerde pay devri konusu oldukça mühimdir. Öncelikle pay kavramı anlatılacak, sermaye ve pay arasındaki bağlantı belirtilecek ve ilgili payların devredilmesi konusu çıplak pay devrine odaklanarak açıklanacaktır.

II. PAY KAVRAMI

Pay, anonim ortaklıklar hukukunun temelini oluşturan ve anonim ortaklıklara has birçok özelliğin ve ilkenin kaynağını teşkil eden teknik bir kavramdır. TTK’nın 329. maddesi ile anonim şirketler hukukundaki pay kavramının çerçevesi çizilmiştir5. Yukarıda da açıklandığı üzere, TTK madde 329/1’e göre anonim şirketlerin sermayeleri paylara bölünmüştür ve aynı maddenin ikinci fıkrası doğrultusunda da pay sahiplerinin şirkete karşı sorumlulukları yalnızca taahhüt ettikleri sermaye bedelini ödemekle sınırlıdır. TTK’nın anonim şirketleri tanımlarken ‘pay’ kavramından yararlanmış olması, payın anonim şirketler içerisindeki önemini göstermektedir. Dolayısıyla, çalışmamız açısından öncelikle pay kavramına açıklık getirilmesi yararlı olacaktır. 

TTK madde 486/1 uyarınca payın doğumu iki şekilde olmaktadır: anonim şirketin kuruluş aşamasında akdedilen esas sözleşmenin ve şirket kuruluşunun veya anonim şirketin sermaye artırımı sürecinde artırılan sermayenin ticaret siciline tescili ile6. Pay sahibi, ortağı bulunduğu şirkette, sahip olduğu paya bağlı çeşitli maddi ve idari haklara sahip olmaktadır7. Kanun koyucu tarafından payın bir tanımı yapılmamış olması nedeniyle doktrin tarafından çeşitli pay tanımları geliştirilmiştir8. Doktrin tarafından yapılan pay tanımlamalarından konumuza en uygun düşen tanıma göre pay, pay sahipliğinin kişiye kazandırdığı hakları ve meydana getirdiği borçları temsil eder. Bu anlamda pay, doğumuyla kazandırmış olduğu hak ve borçların temelini oluşturmaktadır9. Bu tanımı esas almamızın sebebi, çalışmamızın konusu olan çıplak pay devrinin, payın kendisinden doğan hak ve borçların üçüncü kişiye devredilmesine ilişkin olmasıdır.

A. Payın Devri

Anonim şirketlerin en önemli özelliklerinden biri paylarının serbestçe devredilebilir olmasıdır. Payın devredilebilir olması ise, kural olarak, pay devri için diğer bir kişinin izninin aranmıyor olması demektir. TTK madde 486 hükmü doğrultusunda paylar bastırılır ve TTK madde 484’e göre: “Pay senetleri, hamiline veya nama yazılı olur.” Önemle belirtmek gerekir ki, bedeli tamamen ödenmemiş paylar için hamiline yazılı pay senetleri bastırılamamaktadır10. TTK madde 486 fıkra 3’e göre halka açık olma yan anonim şirketlerde yalnızca azınlık talebi olması durumunda payın nama yazılı pay senedine bağlanması zorunluluk teşkil etmektedir. TTK bütünüyle değerlendirildiğinde, kanun koyucu halka açık olmayan anonim şirketlerde, bedeli tamamen ödenmemiş olan paylar için senede bağlama zorunluluğu getirmemektedir11. Anonim şirketlerde ortağın (pay sahipliği) ortaklık sıfatını kazanılabilmesi için, payların bedeli ödenmeden önce, hisse senedi/pay senedi bastırılması şart değildir. Yukarıda açıklandığı üzere, halka açık olmayan anonim şirketlerde pay bedellerinin ödenmesinden önce payın kıymetli evrak niteliğinde pay senetlerine bağlanması zorunlu değildir, fakat ortakların talebi üzerine paylar, pay sahipliğini temsil etmek amacıyla farklı türde pay senetlerine bağlanabilir12

Pay sahibinin veya ortağın hakları açısından payın senede bağlanmış olup olmaması değişiklik göstermemektedir. Payın senede bağlanmış olması yalnızca payın devrini/ tedavülünü kolaylaştırmaktadır. Çalışmamızda anlatacağımız üzere, senede bağlanmamış olan çıplak pay, senede bağlı paylara göre daha farklı bir süreç ile devredilmektedir.

III. ÇIPLAK PAY KAVRAMI VE DEVRİ

A. Çıplak Pay

Anonim şirkette pay, ya kuruluşta ya da ileride yapılacak bir sermaye artırımıyla doğar ve doğduğu an ‘çıplak’tır13. çünkü pay, hisse senedine veya ilmühabere bağlanmış şekilde doğmaz14. Yargıtay da bu yaklaşımı benimsemektedir15. Yukarıda bahsettiğimiz üzere, anonim şirketlerde pay, kıymetli evrak niteliğinde senede bağlanmadan da kalabilir16, çünkü kanun koyucu pay bedellerinin ödenmesinden önce payların senede bağlanmasını zorunlu kılmamaktadır.

 TTK madde 484 uyarınca, hisse senedine bağlanmış pay hamiline veya nama yazılı pay senedi olabilir, kıymetli evraka bağlanmadan çıplak olarak da kalabilir ve çıplak kalmış bu paylar kıymetli evraka bağlanmış her pay gibi işlem görür17

Senede bağlanmamış paylar ise çıplak nama yazılı pay ve çıplak hamiline yazılı pay olarak ikiye ayrılmaktadırlar18. Poroy, Tekinalp ve Çamoğlu’na göre: “Senede bağlanmamış pay da pay senedi gibi her çeşit işlemin konusu yapılabilir; devredilebilir, rehnedilebilir, üzerinde intifa hakkı tanınabilir, haczedilebilir; satımda alım (iştira), önalım (şufa), geriye alım (vefa) gibi hakların konusu olabilir19.” Buna göre, senede bağlanmış paylar ve senede bağlanmamış paylar arasında temsil ettikleri haklar, borçlar ve konu olabilecekleri işlemler açısından bir farklılık bulunmamaktadır20. Senede bağlanmış olan paylar, hamiline veya nama yazılı olarak farklı şekilde devir işlemlerine konu olmaktadırlar. Çıplak paylar, senede bağlanmış paylar gibi devredilemezler, bunların devri için farklı bir yöntem öngörülmektedir. Payın çıplak kalmış olması, yani pay senedine veya ilmühabere bağlanmamış olması payın devredilmesine engel teşkil etmez21. Sevi’ye göre: “TTK çıplak payların devri için bir kural getirmemektedir ve bu sebeple çıplak payın devri genel hükümlere göre yapılacaktır22”. Doktrinle uyumlu olarak Yargıtay’a göre de Türk hukukunda çıplak payın devri mümkündür23. Yargıtay’a göre, “(…) anonim şirkette hisse (pay) senedi ya da ilmühaber çıkarılmamışsa borçlunun bu hissesine (payına) çıplak pay denilir ve bu pay borçlu tarafından başkalarına devredilebileceği, rehnedilebileceği gibi, borçlunun alacaklıları tarafından haczedilebilir24.” İlgili Yargıtay kararında açıkça çıplak payın, pay devri işlemlerine konu olabileceği belirtilmektedir.

1. Bedeli Tamamen Ödenmiş Çıplak Payın Devri

Doktrindeki hakim görüşe göre, Türk hukukunda, İsviçre gibi bazı Avrupa ülkelerinde olduğu üzere, bedeli tamamen ödenmiş çıplak paylar, alacağın devri hükümlerine uygun olarak devir işlemlerine konu olmaktadırlar25. Doktrin ile paralel olarak Yargıtay da bedeli tamamen ödenmiş çıplak payların alacağın devri hükümlerine göre devir işlemine konu olabileceğini ifade etmektedir26. Sevi’ye göre: “Zira, bedelinin tamamı ödenmiş pay, tali yükümleri bir yana bırakacak olursak, pay sahibi açısından herhangi bir malvarlıksal borç içermemekte, dolayısıyla sahip olduğu alacak hakkı niteliğindeki haklardan ötürü devri yukarıda açıkladığımız üzere TBK m.183 vd. hükümlerinde düzenlenen alacağın temliki uyarınca söz konusu olmaktadır27”. Bedeli tamamen ödenmiş paylarda, pay sahibinin şirkete karşı olan pay bedeli ödeme yükümlülüğü tamamlanmış olup pay sahibinin şirkete karşı borcu bitmiştir ve şirketten alacağı bulunmaktadır. Bu sebeple doktrin ve Yargıtay, alacağın devri hükümlerini kıyas yoluyla bedeli tamamen ödenmiş çıplak paylara uygulamaktadır. Alacağın temliki de 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (“TBK”)28 madde 183 ve devamında düzenlenmektedir. 

Bu kapsamda TBK madde 183 “Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir.” şeklindedir. Buna göre kural olarak, alacaklı, borçlunun rızası olmadan alacağını üçüncü bir kişiye serbestçe devredebilir. Bedeli tamamen ödenmiş çıplak paylar, TBK uyarınca pay sahibi tarafından şirketin onayına gerek olmadan üçüncü bir kişiye devredilebilir. Ek olarak, TBK madde 184 uyarınca alacağın devri yazılı usule tabidir ve devredilen pay çıplak pay olduğu için TTK madde 499/1 uyarınca pay defterine yazılır29. Bu noktada, TTK madde 490 gereğince nama yazılı pay senetleri için esas sözleşmede hüküm bulunması şartıyla ortaklığın, pay devrini pay defterine yazmaktan kaçınabileceği unutulmamalıdır. Bu doğrultuda, pay devrine ilişkin esas sözleşmede bağlam/pay devri sınırlaması bulunabileceği ve böyle bir durumda pay defterine kayıt için yönetim kurulu kararının gerekeceği unutulmamalıdır. Sonuç olarak, esas sözleşmede bir bağlam öngörülmemişse, bedeli tamamen ödenmiş çıplak paylar TBK’daki alacağın temliki hükümleri doğrultusunda üçüncü bir kişinin veya borçlunun iznine gerek olmadan devredilmektedirler.

2. Bedeli Ödenmemiş Çıplak Payın Devri

Senede bağlanmış payların devri senede bağlanmamış olan çıplak payların devrinden farklı olduğu gibi, bedeli tamamen ödenmiş çıplak payların devri de bedeli tamamen veya kısmen ödenmemiş çıplak pay devrinden farklıdır. Bu konuya ilişkin kanun koyucu bir düzenleme yapmamıştır. Doktrinde ise, Poroy, Tekinalp ve Çamoğlu’na göre, “Bedeli ödenmemiş veya kısmen ödenmiş çıplak payın devri, devralan kişinin borç yüklenmesi yani TBK m. 195 anlamında bir iç borç üstlenmesi niteliğindedir30.” Aynı şekilde Esra Civelek Acar’a göre: “(…) ortaklık payının senede bağlanmamış olduğu durumlarda, ne zaman kazanılmış olduğunu tespit etmek için çıplak paylar bakımından ikili ayrım yapılacak ve bedeli tamamen ödenmiş paylar bakımından alacağın temliki hükümleri; bedeli tamamen ödenmemiş paylar bakımından ise alacağın temliki-borcun nakli hükümleri beraber uygulanacaktır31.” Görüldüğü gibi, doktrinde farklı yazarların ortak görüşü olarak, bedeli tamamen veya kısmen ödenmemiş çıplak payların devri borcun iç üstlenilmesi niteliğindedir. Zira pay sahibi ile üçüncü bir kişinin yapmış olduğu pay devri sözleşmesi, pay sahibinin henüz sermaye payının tamamını anonim şirkete ödememiş olması sebebiyle aslında pay sahibinin üçüncü bir kişiyle yapmış olduğu iç üstlenme sözleşmesi hükmündedir. Yukarıda açıklandığı üzere, bedeli tamamen ödenmiş çıplak pay sahiplerinin şirkete karşı bir borcu bulunmamaktadır, fakat bedeli tamamen ödenmemiş çıplak paylar için aynı husus söylenemez. Bunun sebebini Sevi şu şekilde açıklamaktadır: “Çünkü bedeli tam olarak ödenmemiş pay, pay sahibi açısından malvarlıksal borç niteliğindeki taahhüt edilen pay bedelinin ödenmesi borcunu içerir32”. Bu durumda, bedeli tamamen ödenmemiş payı devralan kişi, önceki pay sahibinin sermaye ödeme borcunu da üstlenmektedir.

 Gerçekten de TBK madde 195 ve devamında kanun koyucu borcun üstlenilmesi adı altında birbirine benzer, fakat esasen farklı dört kurum kurumu düzenlenmektedir33. Çalışmamız için önemli olan konu borcun iç üstlenilmesidir ve bu kurum TBK madde 195’e göre, “Borçlu ile iç üstlenme sözleşmesi yapan kişi, borcu bizzat ifa ederek veya alacaklının rızasıyla borcu üstlenerek, borçluyu borcundan kurtarma yükümlülüğü altına girmiş olur”. Oğuzman ve Öz’e göre ise, “İç üstlenme sözleşmesi, borçlu ile üçüncü kişi arasında yapılan ve üçüncü kişinin borçluyu borçtan kurtarma taahhüdünü (vaadini) içeren bir sözleşmedir. Bu sözleşme ile üçüncü kişi (Ü), borçlu (B)’yi bir borcundan kurtarmayı taahhüt eder34.” TBK’ya göre, borcu alacaklının rızası ile devralan kişi, borcu bizzat yerine getirme yükümlülüğünü üstlenmektedir. Yukarıda bahsedildiği üzere, borcun iç üstlenilmesi kurumu, bedeli tamamen veya kısmen ödenmemiş çıplak pay devirlerine kıyasen uygulamaktadır. Üçüncü kişinin üstlenmiş olduğu borç, pay sahibinin sermaye payı ödeme borcu olmaktadır. Bunun sebebi ise, ortakların sahip oldukları payların karşılığının, ortaklık açısından bir alacak hakkı oluşturmasıdır35. Bu durumda, pay sahibi ile üçüncü kişi arasında yapılacak pay devri sözleşmesi, bedeli tamamen ödenmemiş çıplak payların devri için TBK madde 195 vd. hükümleri doğrultusunda yapılmalıdır, nihayetinde ilgili sözleşme borcun iç üstlenme sözleşmesi niteliğindedir. TBK’da iç borç üstlenmesi sözleşmesinin şekil şartına ilişkin (alacağın devri sözleşmesinin aksine) bir hüküm bulunmamaktadır. Sevi’ye göre, “Bu sebepten ötürü, hukukumuzda hâkim olan şekil serbestisi ilkesi uyarınca, taraflarının söz konusu nakil sözleşmesini herhangi özel şekle bağlı olmaksızın, sözlü, yazılı veya resmi şekilde yapabilme hususunda serbest oldukları düşünülebilir (TBK m.12 f.1)36”. Ancak şu kısma da dikkat çekmek gerekir ki, TBK madde 195’e göre borcun iç üstlenilmesi sözleşmesinin geçerli olması için alacaklının izni gerekmektedir. Dolayısıyla, bedeli tamamen veya kısmen ödenmemiş çıplak pay devrinde payın ait olduğu şirket tarafından ilgili pay devrine onay verilmelidir. Kısacası, bedeli tamamen ödenmemiş çıplak pay sahiplerinin, çıplak payın devri için yapmış oldukları pay devri sözleşmesi, aslında TBK’da düzenlenmiş olan borcun iç üstlenilmesi sözleşmesi hükmündedir ve alacaklının izni gerekmektedir. Keza TTK’nın da pay devrinin kanuni sınırlamalarına ilişkin 491. maddesinde de düzenlendiği üzere, bedeli tamamen ödenmemiş nama yazılı payların devri, söz konusu devir miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebri icra yoluyla gerçekleşmediği sürece, ancak şirketin onayı ile gerçekleşebilir. Söz konusu onayın kapsamı yalnızca devralanın ödeme yeterliliğinin şüpheli olduğu ve istenen teminatların devralan tarafından verilmemesi durumları için geçerli olup, bu durumda şirket onay vermeyi reddedebilir.

IV. SONUÇ

Anonim şirketlerde pay devri, payın senede bağlanmış olup olmamasına göre değişiklik göstermektedir. Paya bağlanmış senetlerin devri TTK hükümlerine göre gerçekleşirken, TTK’da açıkça düzenlenmeyen çıplak payların devri TBK hükümleri doğrultusunda gerçekleşmektedir. Çıplak payların devri ise çıplak payın bedelinin ödenmiş veya ödenmemiş olmasına göre değişiklik göstermektedir. Bedeli tamamen ödenmiş çıplak paylarda, pay sahibinin şirkete karşı bir borcu kalmadığı için bu payların devrinde alacağın devri hükümleri uygulanmaktadır. Bedeli tamamen veya kısmen ödenmemiş çıplak paylarda ise, pay sahibinin şirkete karşı sermaye borcunun pay sahibi tarafından yerine getirilmemiş olması sebebiyle, söz konusu çıplak pay devirlerinde borcun iç üstlenmesi hükümleri uygulanmaktadır.

KAYNAKÇA

ALTAŞ, SONER. Şirketler Hukukuna İlişkin Yüksek Yargı Kararları – Anonim Şirketler – Limited Şirketler, ( Ankara: Seçkin Yayıncılık, 2018).

AYHAN, RIZA / ÇAĞLAR, HAYRETTİN / ÖZDAMAR, MEHMET. Şirketler Hukuku Genel Esaslar, (Ankara: Yetkin Yayınları, 2019).

BAHTİYAR, MEHMET. Ortaklıklar Hukuku, (İstanbul: Beta Yayıncılık, 2019)

BESEN,MURAT. Anonim Ortaklıklarda İmtiyazlı Paylar, (İstanbul: Onikilevha Yayıncılık, 2018)

BOZKURT, TAMER. Şirketler Hukuku, (Ankara: Legem Yayıncılık 2019).

CİVELEK YAŞAR, ESRA. Yasal Mal Rejiminin Tasfiyesinde Sermaye Ortaklıkları Payı, (İstanbul: Aristo Yayıncılık, 2019).

KIR, OKAY. Anonim Şirketler, ( İstanbul: Aristo Yayınevi, 2019).

OĞUZMAN, KEMAL / ÖZ, TURGUT. Borçlar Hukuku Genel Hükümleri, (İstanbul: Vedat Kitapçılık 2016).

POROY, REHA / TEKİNALP, ÜNAL / ÇAMOĞLU, ERSİN. Ortaklıklar Hukuku (İstanbul: Vedat Kitapçılık, 2019).

POROY, REHA / TEKİNALP, ÜNAL / ÇAMOĞLU, ERSİN. Ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku, (İstanbul: Vedat Kitapçılık, 2010). PULAŞLI, HASAN. Şirketler Hukuku Genel Esaslar, (Ankara: Adalet Yayınevi, 2017). SEVİ, ALİ MURAT. Anonim Ortaklıkta Payın Devri, (Ankara: Seçkin Hukuk, 2018).

ŞENER, ORUÇ HAMİ. Teorik ve Uygulamalı Ortaklıklar Hukuku, (Ankara: Seçkin Yayıncılık, 2019).

ŞENER, ORUÇ HAMİ. Yeni TTK Döneminde Anonim ve Limited Ortaklıklara İlişkin Verilen Yargıtay Emsal Kararlarının Değerlendirilmesi, (Ankara: Seçkin Yayıncılık, 2019).

TANÖR, REHA. Türk Sermaye Piyasası, (İstanbul: Beta Yayıncılık, 2000). Yargıtay Kararları Yargıtay 11. H,D,, T. 07.03.1994, E. 4752, K.1775. Yargıtay 11. H,D,, T. 03.11.2014, E, 2014/6567, K. 2014/16638. Yargıtay 12. H,D,, T. 29.06.2015, E. 2015/7283, K. 2015/18263 Yargıtay 17. H,D,, T. 15.10.2015, E. 2015/9767, K. 2015/10637.

DİPNOT

1 Mehmet BAHTİYAR, Ortaklıklar Hukuku, (İstanbul: Beta Yayıncılık, 2019), s. 107.

2 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı Resmi Gazete (RG).

3 Tamer BOZKURT, Şirketler Hukuku, (Ankara: Legem Yayıncılık, 2019), s. 185.

4 BOZKURT, s. 183.

5 Ali Murat SEVİ, Anonim Ortaklıkta Payın Devri, (Ankara: Seçkin Yayıncılık, 2018), s. 29.

6 Çağatay Serdar ŞAHİN, “Ticaret Şirketlerinde Ortakların Kişisel Alacaklılarının Şirkete Yöneltebilecekleri Haciz Talepleri”, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 27 Sayı: 1, 2019, s. 167.

7 BOZKURT, s.391.

8 Bkz. Rıza AYHAN/Hayrettin ÇAĞLAR/Mehmet ÖZDAMAR, Şirketler Hukuku Genel Esaslar, (Ankara: Yetkin Yayıncılık, 2019); Murat BESEN, Anonim Ortaklıklarda İmtiyazlı Paylar, (İstanbul: On İki Levha Yayıncılık, 2018); Tamer BOZKURT, Şirketler Hukuku, (Ankara: Legem Yayıncılık, 2018).

9 Hasan PULAŞLI, Şirketler Hukuku Genel Esaslar, (Ankara: Adalet Yayınevi, 2016), s. 535.

10 Bkz. TTK madde 484/2.

11 Bkz. TTK madde 426 ve 499.

12 BESEN, s. 11.

13 BOZKURT, s. 395.

14 Oruç Hami ŞENER, Teorik ve Uygulamalı Ortaklıklar Hukuku, (Ortaklıklar Hukuku) (Ankara: Seçkin Yayıncılık, 2019), s. 615.

15 Yargıtay 17.H.D., T.15.10.2015, E.2015/9767, K.2015/10637.

16 Soner ALTAŞ, Şirketler Hukukuna İlişkin Yüksek Yargı Kararları – Anonim Şirketler – Limited Şirketler, (Ankara: Seçkin Yayıncılık, 2018), s. 386.

17 AYHAN/ ÇAĞLAR/ ÖZDAMAR, s. 410.

18 Oruç Hami ŞENER, Yeni TTK Döneminde Anonim ve Limited Ortaklıklara İlişkin Verilen Yargıtay Emsal Kararlarının Değerlendirilmesi, (Ankara: Seçkin Yayıncılık, 2019), s. 88.

19 Reha POROY, Ünal Tekinalp, Ersin Çamoğlu, Ortaklıklar Hukuku I, (İstanbul: Vedat Kitapçılık, 2019), s. 618.

20 Reha TANÖR, Türk Sermaye Piyasası, C. II, Halka Arz, (İstanbul: Beta Yayıncılık, 2000), s. 84.

21 ŞENER, Ortaklıklar Hukuku, s. 615.

22 SEVİ, s. 343.

23 Bkz. Yargıtay 11. H.D., E. 4752, K.1775. T. 07.03.1994

24 Yargıtay 12. H.D., T.29.06.2015, E. 2015/7283, K. 2015/18263.

25 POROY/TEKİNALP/ÇAMOĞLU, s. 618. Bkz. Talih UYAR, “Anonim ve Limited Şirketlerde; Şirketten ve/ veya Şirket Ortağı’ndan Alacaklı Olan Üçüncü Kişilerin Şirket’i ve/veya Şirket Ortağı’nı Takip Hakkının Kapsamı”, İstanbul Barosu Dergisi, Cilt: 89, Sayı: 2015, s.68; ŞENER, Ortaklıklar Hukuku s.615.

26 Yargıtay 11. HD, T. 03.11.2014, E. 2014/6567, K, 2014/16638.

27 SEVİ, s. 344.

28 04.02.2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazete (RG).

29 POROY/TEKİNALP/ÇAMOĞLU, s. 619.

30 POROY/TEKİNALP/ÇAMOĞLU, s. 619.

31 Esra CİVELEK YAŞAR, Yasal Mal Rejiminin Tasfiyesinde Sermaye Ortaklıkları Payı, (İstanbul: Aristo Yayıncılık, 2019), s. 98.

32 SEVİ, s. 344.

33 Kemal OĞUZMAN/Turgut ÖZ, Borçlar Hukuku Genel Hükümleri C II, (İstanbul: Vedat Kitapçılık, 2016), s. 597.

34 OĞUZMAN/ÖZ, s. 598.

35 SEVİ, s. 344.

36 SEVİ, s. 345.

  • Özet yapım aşamasında
Keywords
ANONİM ŞİRKET, SENEDE BAĞLI OLMAYAN PAY, ÇIPLAK PAY, PAY SAHİBİ, PAY DEVRİ
Capabilities
Corporate and M&A
Capital Markets
More Insights

Articletter / GSI Brief

GSI Brief & Legal Brief

GSI Brief 204

Gsi Brief 204

Brief
Read more
GSI Brief 205

Gsi Brief 205

Brief
Read more
GSI Brief 206

Gsi Brief 206

Brief
Read more
GSI Brief 189

Gsi Brief 189

Brief
Read more

Articletter - Winter Issue

Konsorsiyumlarda Sorumluluk Rejimi Ve Türk Hukukundaki Yeri

Konsorsiyumlarda Sorumluluk Rejimi Ve Türk Hukukundaki Yeri

2020
Read more
Enerji Tedarik Sözleşmelerinde "Al Ya Da Öde" Klozu (Take or Pay Clause)

Enerji Tedarik Sözleşmelerinde "al Ya Da Öde" Klozu (take Or Pay Clause)

2020
Read more
Türkiye'de Alan Adları Yönetimi

Türkiye'de Alan Adları Yönetimi

2020
Read more
Teminat Mektuplarına İlişkin İhtiyati Tedbir Kararı

Teminat Mektuplarına İlişkin İhtiyati Tedbir Kararı

2020
Read more
Anonim Şirketlerde Temel Hisse Senetlerinin Devri