Animated LogoGöksu Safi Işık Attorney Partnership Logo First
Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo 2Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo

Insights
GSI Articletter
GSI Brief

Yapay Zeka Nedeniyle Ortaya Çıkan Zararlardan Sorumluluk

2020 - Summer Issue

Download As PDF
Share
Print
Copy Link

Yapay Zeka Nedeniyle Ortaya Çıkan Zararlardan Sorumluluk

AI Consultancy
2020
GSI Teampublication
00:00
-00:00

ÖZET

Teknolojinin hızlı bir şekilde gelişim göstermesiyle birlikte insan hayatının kolaylaştırılması, zamandan tasarruf edilmesi ve kazançların artmasıyla birlikte maliyetten tasarruf edilebilmesi temel amaç haline gelmiştir. Öyle ki bu amaca ulaşmak için hayatımıza robot bilimi dahil olmuştur. Robot biliminin gelişimiyle birlikte yapay zekaya sahip robotlar da hayatımızda daha fazla yer edinmeye başlamış olup bu durum her yıl giderek artmaktadır. Bu minvalde yapay zekaya sahip robotlar ile insanlar arasındaki etkileşim de doğru orantılı olarak artış göstermektedir. Fakat artış gösteren bu etkileşim pek çok yasal problemi de beraberinde getirmektedir. Özellikle yapay zekaya sahip robotların fiillerinden dolayı meydana gelen zararlar bakımından sorunlar çıkabilecektir. Ancak bu duruma özgü ülkemizde herhangi bir kanuni düzenleme bulunmamakla birlikte gelişen teknoloji, yakın gelecek zamanda bu hususta gerekli düzenlemelere ihtiyaç duyulmasını mecbur kılacak görünmektedir. Makalemizde ilk olarak yapay zekaya sahip varlıkların hukuki anlamda kişiliklerinin var olup olmadığı değerlendirilecek olup, akabinde bu varlıkların yapay zekaya sahip olması sebebiyle meydana getirebilecekleri zararlardan dolayı herhangi bir sorumluluğunun olup olmadığı Türk hukuk mevzuatı çerçevesinde değerlendirilecektir. Yapay zeka alanı o kadar hızlı gelişim göstermektedir ki 2022 yılında çoğu insanın kendisine ait kişisel bir robotu olacağı bile tahmin edilmektedir.

I. GİRİŞ

Geçmiş yıllarda bilim kurgu hikayesi olarak gösterilen robotlar bugünün kaçınılmaz bir gerçeği olmuş durumdadır. Hızla gelişen teknoloji sayesinde robotların hayatımızda daha fazla yer edinmesiyle birlikte insan hayatının kolaylaşması, zamandan ve maliyetten tasarruf edilmesi, işlerin daha zahmetsiz bir hal alması mümkün olmaktadır. Yapay zeka kavramı ilk defa John McCarthy, Martin Minsky, Nathaniel Rocheter ve Claude Shannon tarafından kullanmıştır. Bu kişiler, 1956 yılında vermiş oldukları seminerde “Yapay Zekanın İki Aylık ve On Kişilik Araştırması” adlı sunum ile yapay zeka kavramını hayatımıza dahil etmişlerdir. Bu tarihten itibaren geçen her gün biraz daha aşina olduğumuz yapay zeka kavramı hayatımızın her alanında karşımıza çıkmaktadır. Örneğin gündelik hayatımızda, karşısına çıkan nesneleri gördüğünde duran ve evi süpüren robotlar, yaşlı veya çocuklar ile ilgilenebilen robotlar, savaş sırasında mayın bulabilen robotlar, sürücüsüz otomobiller bulunmaktadır ve bu verilen örneklere her geçen gün yenileri eklenmektedir. Yapay zeka alanı o kadar hızlı gelişim göstermektedir ki 2022 yılında çoğu insanın kendisine ait kişisel bir robotu olacağı bile tahmin edilmektedir1. Bu da gösteriyor ki hızlı bir gelişim içinde olan teknoloji ile birlikte yeni hukuki problemler de meydana gelecektir. Kısacası hukuk gelişen teknoloji karşısında yeni düzenlemelere ihtiyaç duyacak ve ihtiyaçlara göre kurallar oluşturacaktır. Robotların kendi aralarındaki etkileşim ile robotların insanlar arasındaki etkileşimi hukuki bakımdan da çeşitli sorunlar meydana getirecek olup bu konulara özgü hukuk kuralları ile çözülmesi gerekecektir.

II. YAPAY ZEKA VE ROBOT KAVRAMI

Robotların fiillerinden dolayı meydana gelen zararlar bakımından sorumluluk konusuna geçmeden önce yapay zeka ve robot kavramlarının anlamlarını ifade etmekte fayda vardır. Robot terimi Çekçe bir kelime olan “robota”dan gelmekte olup “zorla çalıştırma” anlamına gelmektedir. Bir diğer tanıma göre robot, mekanik sistemleri ve bunlarla ilişkili kontrol ve algılama sistemleri ile bilgisayar algoritmalarına bağlı olarak akıllı davranan makineler olarak tanımlanmıştır2. Türk Dil Kurumuna göre ise robot şu şekilde ifade edilmektedir: “Belirli bir işi yerine getirmek için manyetizma ile kendisine çeşitli işler yaptırılabilen otomatik araç”3. Bunun dışında robot kelimesini hukuksal anlamda şu şekilde ifade edebiliriz: “Robot, biyolojik olarak hayatta olmamakla birlikte inşa edilmiş olan, fiziksel ve zihinsel olarak öznesel nitelikler taşıyan bir sistemdir”4. Robotbilim ise robotların tasarımı, yapımı için kullanılan bilimsel yöntemleri inceleyen bilim ve teknik şeklinde tanımlanmaktadır5. Yapılan tanımlardan hareketle robotların fiziksel olarak kendi kendilerine hareket edebilen, karar alabilen ve çoğu zaman öğrenme kabiliyeti olan birer makine olarak tanımlamak mümkündür. Tanımlardaki haliyle ifade edilen robotların birçok çeşidi mevcut olmakla birlikte robotlar otonom ve yarı otonom olarak ayrılmaktadırlar. Robotlar insan görünümüne yakın bir şekilde yapılandırıldığında android, yapay ve biyolojik parçalar içererek yapılandırıldığı zaman cyborg olarak ifade edilmektedir. Bu şekilde bir ayrıma tabi tutulan aygıtlar;

  • bedene, hareketi sağlayan kas sistemine,
  • bilgi toplamaya yarayan bir sensor sistemine,
  • bedenin hareketini sağlayacak bir güç kaynağına,
  • yapılacak hareketlere gerekli komutu verebilecek bir beyne,
  • sahip olması durumunda robot olarak nitelendirilebilecektir6.

Robotu oluşturan ve önemi her geçen gün daha da artan parça ise beyindir. Yapay zekaya sahip olan robotlar beyinlerini en üst düzeyde kullanma kapasitesine sahiptir. Bu sebeple yapay zekaya sahip robotlar diğer robotların aksine sensörleri aracılığıyla çevreden algıladıkları bilgileri öğrenirler. Öğrenme faaliyetiyle birlikte artık çevresinde olup bitenler hakkında bilgi sahibi olacak ve bu bilgileri gerektiği zaman hatırlayıp mevcut durum ve koşullar için tekrar kullanabilecektir.

Yapay zeka kavramı insanlara özgü problem çözme yeteneğinin, makineler tarafından da gerçekleştirilebildiğini, insanların yapabildiklerini taklit edebilen makineler olarak tanımlanabilir7. Bu tanımdan hareketle yapay zeka insanın düşünme yeteneklerine sahip bir makinedir diyebiliriz. Bu şekilde yapay zekaya sahip bir robot önüne çıkan engelleri rahatlıkla aşabilir, öncesinde deneyimlediklerini mevcut durumuna tekrar uygulayabilir. Böyle bir durumda düşünebilen ve tecrübelerine dayanarak hareket edebilen bir robottan bahsedebiliriz. Fakat bir fabrikada paketleme yapan bir kolu robot olarak tanımlamamız doğru olmaz çünkü paketleme işlemi için kullanılan kol başka bir amaca hizmet etmeyecektir. Dolayısıyla paketlenecek bir paket olmasa dahi boş durumda çalıştırılan kol, paketleme işlemini yaparken nasıl hareket ediyorsa paketlenecek bir paket olmadan da aynı şekilde hareket edecektir. Bu sebeple bu kol için robot yerine makine dememiz doğru olacaktır.

Yapay zeka kavramını sahip olduğu kapasite bakımından 3 (üç) farklı gruba ayrılmaktadır:

  1. Dar Yapay Zeka: İnsana özgü kabiliyetlerden çok uzak olan ve sadece belirli konularda uzmanlığa sahip yapay zekalardır. Örneğin hesap makinesi sadece hesaplama işlemini gerçekleştirdiği için dar bir yapay zekaya sahiptir. Dolayısıyla düşünme ve algılama yeteneklerine sahip olmayan türlerdir.

  2. Genel Yapay Zeka: Çevresindeki hareket ve olayları algılayabilen, insana özgü özellikleri en yakın şekilde gösteren yapay zekalardır. İnsana özgü özellikleri taşıması sebebiyle durum ve koşullar hakkında değerlendirme yapabilen, problemlere çözüm üretebilen, karmaşık durumlarda üstün düşünme kabiliyeti gösterebilmektedirler.

  3. Süper Yapay Zeka: İnsan zekasından daha çok gelişmiş yapay zekalardır. İnsanlık için tehdit olarak görülebilecek olan yapay zeka türü bu türdür8.

Giderek gelişim gösteren yapay zeka bu şekilde gruplara ayrılarak çeşitlilik göstermekte ve gelecekte daha ciddi bir biçimde hayatlarımızda var olacağı hakkında ciddi ipuçları vermektedir. Fakat bu şekilde hızlı bir gelişme sonrasında insanlardan daha zeki, öğrenme ve işlem yapabilme kabiliyetleri yüksek olan robotlar çoğaldıkça tehlikenin de boyutu artacaktır. Önde gelen bazı bilim insanları tarafından da bu durum kaygı ile dile getirilmektedir.

Kısa bir süre önce, Oxford Üniversitesi İnsanlığın Geleceği Enstitüsü, Cambridge Üniversitesi Var olan Risk Araştırması Merkezi, Elon Musk'ın OpenAI şirketi ve Electronic Frontier Foundation de dahil olmak üzere 14 farklı kurumdan konusunda uzman 26 kişi tarafından hazırlanan “Yapay Zekânın Kötü Amaçlı Kullanımı: Öngörü, Önleme ve Azaltma" başlıklı 100 sayfalık rapor (Brundage vd., 2018) çok ciddi öngörülerde bulunmaktadır. Öngörüler arasında ise internet üzerinden programların hacklenmesi, program verilerine zarar verecek şekilde yapılacak saldırılarla verilerin zehirlenmesi, otomatik sürücünün olduğu araçların ele geçirilerek bilinçli bir şekilde kazaların meydana getirilmesi, gelişmiş drone kullanılarak suikastların gerçekleştirilmesi gibi durumlar yer almaktadır9. Bu rapordan hareketle meydana gelebilecek durumlar göz önüne alındığında, insanların yapay zekaya sahip robotları üretmesiyle birlikte kendi sonlarını hazırladığı ve bu durumun giderek daha da ciddi bir hal almasına sebep olacağı bilim insanları tarafından ifade edilmektedir10. Bu sebeple yapay zeka konusunda meydana gelebilecek tehlikeler için devletlerin hukuki anlamda düzenlemeler yapması şarttır. Bu noktada henüz tam anlamıyla somut adımlar atılmamakla birlikte bu konudaki farkındalık giderek artmaktadır.

III. YAPAY ZEKAYA SAHİP ROBOTLARIN HUKUKİ STATÜSÜ

Yapay zekaya sahip robotların öğrenme, deneyimleme, sorunları çözme gibi insana ait olan özellikleri taşımasıyla birlikte kendi başlarına hareket ederek insanlardan bağımsız bir şekilde eylem ve davranışlarını kontrol edebilmektedirler. Özellikle genel ve süper yapay zekaya sahip robotlar bakımında söylediklerimiz çok daha kolaydır. Dolayısıyla insana özgü karakteristik özellikler gösterdikleri için hukuki anlamda sorumluluklarının ve haklarının olması gerektiği düşüncesi giderek yaygınlaşmaktadır. Örneğin yapay zekaya sahip bir robotun müdahalesi sonucu yaşamını yitiren bir kişinin olması durumunda bir sorumluluk doğacaktır. Bu durumda yapay zekaya sahip bir robotun meydana getirmiş olduğu zarardan sorumlu tutulup tutulmaması gündeme gelecektir. Hukuk, insanlara özgü ve beşerî bir kavram olarak değerlendirildiği için mevcut hukuk sistemleri gerçek bir insanı ve gerçek olmayan bir kişiyi yani tüzel kişiyi meydana getirmiş oldukları zararlar bakımından sorumlu tutmaktadır. Dolayısıyla çok zeki olan ve düşünüp kendi kararlarını verebilen gelişmiş yapay zekaya sahip robotların kişiliği konusunda dikkat edilmesi gerekmektedir.

22 Kasım 2001 tarih ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (“TMK”) 8. maddesinde kişi kavramını şu şekilde düzenlemektedir: “Her insanın hak ehliyeti vardır. Buna göre bütün insanlar, hukuk düzeninin sınırları içinde, haklara ve borçlara ehil olmada eşittirler”11. Yine TMK’nın 48. maddesi tüzel kişi kavramını şöyle açıklamaktadır: “Tüzel kişiler, cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışındaki bütün haklara ve borçlara ehildirler”12. İlgili maddelerden de anlaşılacağı üzere TMK kişiyi gerçek ve tüzel kişi olarak cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışında eşit hukuki statüde kabul etmektedir.

Yapay zekaya sahip robotların hukuken kişi sayılabilmesi konusu günümüzde en çok tartışılan konuların başında gelmektedir. Yapay zekaya sahip robotların insana eşdeğer olabilmesi için var olması gereken bazı temel kriterler olduğu kabul edilmelidir. Yani hukuken kişi kabul edildiği takdirde, güçlü yapay zekaların hukuken sahip olacağı haklar yanında, bazı kişisel kapasite kriterlerini taşıyor olmaları gerekmektedir. Bunların başında çevre ile etkileşim, karmaşık düşünme ve iletişim kabiliyeti gelmektedir. Kişiliği haiz bir varlıktan söz edebilmek için çevreyle anlamlı bir etkileşim içerisinde olması beklenecektir. Çevreyle etkileşim çeşitli, çok yönlü ve gelişmiş olmalıdır. Çevreyle etkileşimle birlikte alınan ve karşılaşılan bilgilerin analiz edilerek uygun cevapların sunulması gerekmektedir. Bu kapsamda kişiliğe sahip varlıkların deneyimlerinden çıkaracakları sonuçları öğrenme kapasitesine sahip olmaları gerekmektedir. Yapay zekaya sahip bir robotun kendisine söylenilenleri anlayıp bunlara karşı anlamlı ve doğru cevaplar verebilmesi durumunda iletişimden bahsedilebilecektir13.

İnsanların mevcut durum ve koşullara tepkisini beş farklı özellik altında toplamak mümkündür. İlk olarak insan davranışları mekanik değildir bu sebeple verilen tepkiler esnektir. İkinci olarak insanlar belirsiz ve çelişkili mesajlardan bir anlam çıkarma yetisine sahiptir. Üçüncü olarak bir durum karşısında farklı ögelerin göreceli önemini tanımlayıp ayırt edebilirler. Dördüncü özellik farklı durumlar karşısında benzerlik kurabilirler. Beşinci ve son özellik olarak insanlar daha önce içinde bulundukları durumlar ile mevcut durumları arasındaki benzerlik ve farklılıkları kolaylıkla anlayabilirler14. Dolayısıyla bu doğrultuda yapay zekaları, bir insan gibi davranıp davranmadığı somut bir biçimde ölçebilmek adına Allen Turing “Turing Testini” öne sürmüştür. Bu testte bir bilgisayarın insan gibi davranabilmesinin tanımı yapılmıştır. Testte bir duvarın arkasında iki bilgisayar ve bilgisayarlardan birisinin klavyesinde yazı yazan bir insan diğerinde ise bir yazılım vardır. Buna göre testi yapan kişi aldığı ve yazdığı sorulardan karşısındaki kişinin insan olduğunu fark edebilecek midir15? Söz konusu testin uygulaması neticesinde yapay zekanın insan zekasını aldatabileceği ispat edilmek istenmiştir ancak testi başaran bir bilgisayar henüz yoktur16.

İnsanlar düşünmek ve iletişim kurmak gibi özelliklerin dışında bilinçleriyle de diğer canlılardan ayrılmaktadır. Ancak bilinç unsuru konusunda kesin bir yargı söz konusu olmadığı için kişilik bakımından kesin bir kriter sunamamaktadır. Örneğin bilinci kapalı olup fakat hayatta kalabilen insanlar vardır. Keza yine tüzel kişiler de bilince sahip olmaksızın kişiliği haiz kişilerdir. Burada sözü geçen bilinçten maksat kişinin hayatına yönelik planlar yapıp bu planları kendisine göre tasarlayabilecek olmasıdır. Ancak yapay zekaya sahip robotların bu konuda bir faaliyet gösterebileceğini düşünmek güçtür.

Toplumun her alanında var olabilme amacı gütmesi sebebiyle yapay zekaya sahip robotların toplum içerisinde de uyum göstermesi gerekmektedir ki toplum içinde yerini alabilsin. İnsan sosyal bir varlık olması sebebiyle toplumun her alanında vardır ve toplumun bir parçası olması sebebiyle de bir sorumluluğu söz konusudur. Bu sebeple yapay zekaya sahip bir robota kişilik verilecek ise bu robotun toplum içerisinde var olabilmesi, insanlarla birlikte yaşama kabiliyetinin olması gerekecektir. Robotların insanlarla bir arada yaşayabilmesi için insanlara saygı duyması ve insanlarla aralarında oluşabilecek ihlallerden kaçınmalıdır. Toplum içerisinde bir arada yaşayan insanlar birbirlerine saygı duymakta ve kimi zaman yalnızca kendisini düşünmeyerek başkaları için de hareket ederler. Bu minvalde yapay zekaya sahip robotlardan beklentiler de bu yönde olacaktır ki toplumda bir arada yaşanabilsin.

IV. YAPAY ZEKAYA SAHİP ROBOTLARIN KİŞİLİĞİ MESELESİ

Yapay zekaya sahip robotlara kişilik verilmesi konusunda çeşitli görüşler mevcut olup teknoloji ilerledikçe görüş sayısı ile birlikte görüşleri destekleyenlerin sayısı da artış göstermektedir. Yapay zekaya sahip robotlara kişilik verilmesini destekleyenlerin yanında robotların herhangi bir statüye konulmamasını, robotların hukuki olarak bir kişiliğe sahip olamayacağını savunan görüşler mevcuttur. Bu görüşlerin yanında çağımızda robotların git gide hayatımıza dahil olması sebebiyle kişiliğe sahip olması gerektiğini ancak gerçek bir insan olmadıkları sebebiyle farklı bir kişilik verilmesinin gerektiğini savunarak elektronik kişilik verilmesini teklif edenler de mevcuttur. Son olarak ise robotlar için yeni bir kişilik kavramına yer verilmesinin gereksiz olduğu, insan dışında bir varlık olması sebebiyle TMK’da tanınmış olan tüzel kişilik kavramının robotlara uygun bir şekilde kullanılabileceğini dile getiren bir görüş de mevcuttur. 

1. Yapay Zekaya Sahip Robotların Kişiliğini Kabul Eden Görüş

Bu görüşü savunanlar insanlar bir zekaya sahip robotun bilinçli olarak hareket ettiğini, çevresindeki hareketlere duyarlı, problem çözebilen, insanlar gibi normal hareketler göstermesi sebebiyle insanlarla eşit olması gerektiğini savunmaktadırlar. İnsan gibi davranan bir varlığın kişilik olarak ayrı bir yerde olmasını ya da herhangi bir kişiliklerinin olmamasını doğru bulmamaktadırlar. İnsana özgü özellikler sergiliyorsa robot olmasının herhangi bir önemi yoktur. Bu sebeplerle yapay zekaya sahip robotları da hukuken kişi olarak kabul etmektedirler. Fakat bu şekilde insansı özellikler taşıması insanlığı tehdit etmemesi ve sağduyulu olması şartıyla bu kişiliğin verilmesi gerektiğini söylemektedirler. Ayrıca bu şekilde robotlara verilecek kişilik ile birlikte insan hayatında da ciddi anlamda kolaylaşma söz konusu olacağını, zamanlarından tasarruf edeceklerini, zor ve altından kalkılmaz işleri robotların yapabileceğini söylemektedirler17. Bu noktada bu görüşü savunanları değerlendirdiğimizde biraz da insanın bencilliğine ve pragmatik yaklaşımına tanık olmaktayız.

2. Yapay Zekaya Sahip Robotların Kişiliğini Kabul Etmeyen Görüş

Robotlara hukuki bir kişiliğin verilmesinin karşısında duran görüşe göre robotlara bir kişiliğin verilmesi gereksizdir. Robotlardan kaynaklı bir problemin çözülmesi ya da onların bir hakka sahip olması kişiliklerinin olup olmamasına bağlı değildir. Bu görüşe göre ortaya çıkabilecek sorunlar, kullanım alanlarına bağlı olarak verilecek sınırlı hak ve sorumlulukların verilmesiyle ve belirli sigorta sistemlerinin entegre edilmesiyle ortadan kaldırılacaktır. Yapay zekanın eşya olarak kalmaya devam edeceği ileri sürülmektedir. Bu yaklaşım herhangi bir alet gibi bir kimsenin eşyası olarak kabul etmek ve yapay zekanın gerçek ve tüzel kişinin mülkiyetinde yer almasını savunmak anlamına gelir18. Yapay zekaya sahip robotlara kişilik verilmemesini kölelik ile de bağdaştıran bu görüşe göre robotlara kişilik verildiğinde onların insanlar tarafından köle olarak da kullanılacağını bu durum kişilik haklarına aykırılık teşkil edeceği görüşündedirler. Bu yönüyle bakıldığında insan gibi hareket edip iş yapabilen bir eşyanın köle olarak kullanılması kaçınılmaz olacaktır. Dolayısıyla yapay zekaya kişilik verildiğinde kölelik meşrulaştırılmış olup bu konuda geçmişteki gibi siyahilere yapılan zulmün robotlara da yapılacağı bu sebeple robotlara hukuki bir kişiliğin verilmemesi gerektiğini ve meydana gelecek olan hukuki problemlere bir çözüm olmayacaktır19.

3. Yapay Zekaya Sahip Robotlara Elektronik Kişilik Verilmesi Görüşü

Yapay zekaya sahip robotların günümüzde giderek daha fazla yer edinmesiyle meydana gelen zararlar için robotların hukuki statüye sahip olması gerektiği konuşulmakta olup resmi olarak atılan ilk somut adım Avrupa Parlementosu’nun 27 Ocak 2017 tarihinde yayınladığı raporla olmuştur. Bu raporda yapay zekanın statüsü hakkında birçok görüşe yer verilmiştir. Bu görüşlerin arasında ise en dikkat çeken görüş mevzuatta tanımlanan gerçek ve tüzel kişilik dışında elektronik bir kişiliğin oluşturulabileceği görüşüdür. Bu görüştekiler yapay zekaya sahip robotların eşya olarak değerlendirilemeyeceğini ayrıca gerçek bir kişi olmaması sebebiyle medeni kanunda tanımlanan kişiler arasında da yer alamayacağını dile getirmektedirler. Bu sebeple bir zekaya sahip olan ve insanlara özgü faaliyetleri yerine getiren yapay zekaya sahip robotlara yani bir kişilik tanınarak elektronik kişilik verilmesi gerektiğini ve bu durumun da resmiyete kavuşması gerektiğini savunmaktadırlar20. Raporda mevcut yapay zekaların resmi bir sicile kaydedilmesi ve tazminat sorumluluğunun oluşması halinde yapay zeka varlıklara özgü kurulan maddi fonlara başvurulması gerektiği önerisi ileri sürülmüştür21. Buradan anlaşılan ise yapay zekaların, vermiş oldukları zararlar karşısında hukuki sorumluluğunun benimsenmesi yönündedir. Bu şekilde yapay zekaya sahip robotları hukuken bir kişi olarak benimsenmesi onlara kusursuz sorumluluk yüklenebileceği anlamına gelecektir. Kusursuz sorumlu saymak için kusur ile fiil arasında bir nedensellik bağının olması yeterli olacaktır.

4. Yapay Zekaya Sahip Robotların Tüzel Kişilik Olarak Kabul Edilmesi Görüşü

Yapay zekaya sahip robotların bir icat, buluş olması, insan eliyle yapılmış olması sebebiyle hiçbir zaman gerçek bir kişi olarak kabul edilmeyecektir. Fakat bir zekaya sahip olması sebebiyle fiilleri sonucu zarar meydana getirebilmektedirler. Bu zararların karşılanabilmesi için ise hukuken tanınan bir kişi olması gerekmektedir ki bir zarar tazmini söz konusu olabilsin22. Buradan hareketle bu görüşü savunan kişiler bağımsız bir tüzel kişilik verilerek kanunen tanınan kişilik ile eşya arasında bir statünün verilebileceğini savunmaktadırlar23.

V . YAPAY ZEKALAR BAKIMINDAN HUKUKİ SORUMLULUK

Yapay zekaya sahip akıllı robotların giderek yaygınlaşması beraberinde sorumluluk konusunu gündeme getirmektedir. Kendi eylemlerinin ve hareketlerinin farkında olan robotların fiillerinden kaynaklanan zararlar ve meydana gelen bu zararların hangi hukuki dayanağa başvurularak giderileceği ise hukukumuzda şimdilik mevcut hukuki kaynakların kıyaslanması yoluyla mümkündür çünkü bu konu üzerinde herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Ünlü bilim kurgu yazarı Isaac Asimov yazmış olduğu kitabında robotların uyması gereken üç robot yasasından bahsetmektedir. Yasalar aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir:

  • Bir robot insanlığa zarar veremez veya hareketsiz kalarak insanlığın zarar görmesine izin veremez. (0. Yasa)

  • Bir robot, 0.yasa ile çelişmediği sürece, hiçbir şekilde insanoğluna zarar veremez veya pasif kalmak suretiyle zarar görmesine izin veremez. (1 . Yasa)

  • Bir robot, 0. ve 1. Yasa ile çelişmediği sürece, kendisine insanlar tarafından verilen komutlara itaat etmek zorundadır. (2. Yasa)

  • Bir robot, 0., 1. ve 2. yasalar ile çelişmediği sürece, kendi varlığını korumak zorundadır24. (3. Yasa)

Bu şekilde robotlar için bir sınır çizilmeye çalışılmıştır ancak robotların tahmin edilemez hızlı gelişimi bu yasaların meydana gelecek durumlar için bir çözüm yolu olmaktan uzaklaşacağı çok açıktır. Örneğin bir yazılıma sahip robot hacklenip kontrol altına alındığında robotun vermiş olduğu zararlardan kim sorumlu olacak sorusunun cevabını verecek nitelikte değildir. Bu sebeple mevcut bir düzenleme olmaması sebebiyle bu tür sorunlarda başvurulacak tek yol Türk Ceza Kanunu (“TCK”) ve Türk Borçlar Kanunu (“TBK”) olacaktır. TCK’da işlenen suçun tipine göre veya TBK’da yapay zekaya sahip robotu mülkiyetinde bulunduran gerçek kişiye sorumluluk yüklenerek sorun çözülmeye çalışılacaktır. 

V I . YAPAY ZEKAYA SAHİP ROBOTLARIN CEZA SORUMLULUĞU

Hukuk sistemlerinde mevcut bir düzenleme olmaması sebebiyle yapay zekaya sahip robotların sorumlulukları birkaç olasılık halinde değerlendirilebilir.

1. Ceza Hukuku Bakımından

Ceza hukuku bakımında yapay zekaya sahip bir robotun sorumlu olabilmesi ihtimalini değerlendirmek için 26 Eylül 2004 tarih ve 5237 sayılı TCK’da yer alan suç tipleri bakımından ayrı ayrı ele almak gerekecektir. Yapay zekaya sahip olmayan fakat bir araç olarak kullanılabilen robotların sorumluluklarına gidilmesi olanaksız gözükmektedir. Yapay zekaya sahip olmadan sadece komutlarla yönetilebilen bir robot, gerçekleştirmiş olduğu fiilleri idrak edebilme kapasitesine sahip değildir. Bu sebeple ortaya çıkacak bir zarar için sorumluluk o robotun yapabileceklerini programlayan yazılımcıya ait olacaktır. Robotu programlayan insan, programlamadaki bir hatadan dolayı söz konusu robotun suç işlemesine sebebiyet vermesi durumunda kusuru oranında sorumlu tutulacaktır. Örneğin robotları savaşlarda kullanmak için ya da herhangi bir şekilde zarara sebebiyet verecek şekilde kullanan kullanıcılar bu durum sonucunda meydana gelecek olan zararlardan sorumlu tutulacaktır. Bu şekilde kullanımlar bir nevi silah kullanımı olarak değerlendirilebilir. TCK’nın 6. maddesinin 1.fıkrasının f bendinde silah tanımı şu şekilde yapılmıştır: 

“f) Silah deyiminden;

  1. Ateşli silahlar,

  2. Patlayıcı maddeler,

  3. Saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici alet,

  4. Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler,

  5. Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeler,”25.

Tanımdan hareketle bir robotun silah olarak kullanılması pekala mümkündür26. Farklı bir durum ise robotları zarar vermek için, suç işlemek için kullanan kişilerin dolaylı faillik durumudur. TCK kapsamında dolaylı faillik şöyle tanımlanmaktadır:

“Madde 37 – (2) Suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi de fail olarak sorumlu tutulur. Kusur yeteneği olmayanları suçun işlenmesinde araç olarak kullanan kişinin cezası, üçte birden yarısına kadar artırılır.”

Bu şekilde robotu kullananlar robota komut vererek adeta bir insanmış gibi hareket ettirerek doğan zararlardan dolaylı fail durumunda olmaları mümkündür. Diğer bir durumda ise robotun değişen durum ve koşullara kendisini adapte edemeyerek verilen işi olduğu gibi yapması sonucu meydana gelen zararlardan dolayı sorumlu olabilme problemidir. Robot programlandığı işi yaparken mevcut durumun değişmesi sonucu işi yapmaya devam etmesiyle birtakım sorunların çıkması muhtemeldir. Örneğin hidrolik kol mevcut bilgileri dahilinde, kendilerini veya yaptıkları işi korumak adına bir anlamda savunmaya geçmesi durumunda basit bir alet olarak kabul edilmesi mümkün olamayacaktır. Böyle durumların meydana gelmesinde olası birtakım sorunlara karşı kullanıcının veya programcının yeterli dikkat veya özeni göstermemiş olmasından kaynaklıdır. Dolayısıyla kullanıcının veya programcının taksir sorumluluğuna neden olacaktır27.

2. Borçlar Hukuku Bakımından

Robotlar henüz herhangi bir hukuki statüye sahip olamadıkları için Türk mevzuatında tazminat sorumluluğu bakımından kıyas yoluyla değerlendirilecektir. Tazminat sorumluluğu bakımından ilk olarak kusursuz sorumluluğa ilişkin hükümlere gidilmesi gerekecektir. Kusursuz sorumluluk halleri TBK’nın 65. maddesi ve devamında yer alarak; “hakkaniyet sorumluluğu, özen sorumluluğu ve tehlike sorumluluğu” olarak üçe ayrılır. TBK madde 65 hakkaniyet sorumluluğunu şöyle düzenlemektedir: “Hakkaniyet gerektiriyorsa; hâkim, ayırt etme gücü bulunmayan kişinin verdiği zararın, tamamen veya kısmen giderilmesine karar verir.”28.

Hakkaniyet sorumluluğu TBK’ya göre ayırt etme gücüne sahip olmayanların sorumluluğunu ele almaktadır. Bu durumda zararın oluşması için gerekli olan illiyet bağı, zarar ve hukuka aykırı bir fiilin varlığı halinde, robotun vermiş olduğu zararların tazmini için robotun sahibine veya işletmecisine gitmek mümkün olacaktır. Kusursuz sorumluluk hallerinden bir diğeri olan özen sorumluluğu ise adam çalıştıranın sorumluluğu, hayvan bulunduranın sorumluluğu ve yapı malikinin sorumluluğu olmak üzere üçe ayrılmaktadır. TBK’nın 66. maddesinde adam çalıştıranın sorumluluğu şöyle ifade edilmiştir: “Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür.”29. Maddeden hareketle robotun programlandığı ve verilen işi yaptığı sırada meydana getirmiş olduğu zararların, adam çalıştıran tarafından karşılanması gerekecektir. TBK’nın 67. maddesinde düzenlenen hayvan bulunduranın sorumluluğu ise şu şekilde düzenlemiştir: “Bir hayvanın bakımını ve yönetimini sürekli veya geçici olarak üstlenen kişi, hayvanın verdiği zararı gidermekle yükümlüdür.”30.

Maddeden hareketle hayvan bulunduranın sorumluluğu kapsamında kıyas yapıldığı takdirde robota sahip kişilerin robotlarının meydana getirmiş olduğu zararlardan sorumlu olması ve robotların herhangi bir zarara sebebiyet vermemesi için gerekli özeni göstermeleri gerekmektedir. Kusursuz sorumluluk hallerinden sonuncusu olan tehlike sorumluluğu ise TBK’nın 71.maddesinde şu şekilde ifade edilmektedir: “Önemli ölçüde tehlike arz eden bir işletmenin faaliyetinden zarar doğduğu takdirde, bu zarardan işletme sahibi ve varsa işleten müteselsilen sorumludur.”31. Maddeden hareketle robotlar, yapay zeka üzerine çalışan kişiler veya bu robotları çalıştıran firmaların bu kapsamda bir tehlike sorumluluğu söz konusu olacaktır. Bu sebeple meydana gelecek zararlardan dolayı bu kişilerin sorumluluğuna gidilmesi kıyas kapsamında mümkün olacaktır.

VII. SONUÇ VE DEĞERLERNDİRME

Teknolojinin hızla ilerlemesi sonucu hayatımızda her geçen gün daha fazla yer edinen yapay zekaya sahip robotların hayatımızı her alanda kolaylaştırdığı çok açıktır. Hem iş yükünün azaltılması hem de zamandan ve maliyetten tasarruf edilmesi mevcut robot sayısının giderek artmasına sebep olmaktadır. Bu artış kolaylıkların, tasarrufların yanında çok çeşitli hukuki problemleri de beraberinde getirmektedir. Fakat buna ilişkin kanuni düzenlemeler ise henüz mevcut değildir. Öncelikle TCK ve TBK bakımından sorumluluğun doğabilmesi için TBK kapsamında robotların hukuki statüsünün tartışılıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu konuda bir görüş birliğinin varlığı sonrasında cezai ve tazminat sorumluluğu bakımından ayrıca bir değerlendirmeye gerek duyulacaktır. Mevcut durumda robotların meydana getirmiş olduğu zararlar kapsamında Türk mevzuatı bakımından TCK ve TBK kıyas yoluyla uygulanabilir konumdadır. Fakat mevcut kıyas yöntemleri yeterli kalmayacak ve gerekli hukuki düzenlemelerin yapılması şart olacaktır. Bu bağlamda Avrupa Parlementosu’nun hazırlamış olduğu rapor kapsamında belirlenen hükümler Türk mevzuatına da uyarlanarak ya da yapay zekaya sahip robotlara özgü ayrı bir düzenleme yapılarak konudaki sorunlara çözüm yolu bulunmuş olacaktır.

KAYNAKÇA

M. NEIL RICHARDS, “How should the law think about robots?”, We Robot 2012, Inaugural Conference on Legal and Policy Issues Relating to Robotics, April 21-22, 2012, University of Miami School of Law, s.12 (Erişim tarihi, 24.02.2020). http://yapbenzet.kocaeli.edu.tr/robot-nedir/ (Erişim tarihi, 24.02.2020).

ÇAĞLAR ERSOY, “Robotlar, Yapay Zeka ve Hukuk”, On İki Levha Yayınları, 2017.

ESRA DEM IR, Robot Hukuku, İstanbul 2017, https://www. academia.edu/37378164/ROBOT_HUKUKU (Erişim Tarihi: 24.02.2020)

ARMAĞAN BOZKURT/BAŞAK BAK (2018) “Yapay Zeka”, Futurist Hukuk, Aristo Yayınevi, İstanbul s.6 vd.

SEDA KARA KILIÇARSLAN, Yapay Zekanın Hukuki Statüsü ve Hukuki Kişiliği Üzerine Tartışmalar, YBHD Yıl 4, Sayı 2019/2, s. 366,367. https://www.webtekno.com/stephen-hawking-tekrar-uyardiyapay-zeka-robotlari-insanligin-yerini-alacak-h35943.html (Erişim tarihi, 24.02.2020).

MAIA ALEXANDRE “https://papers.ssrn.com/sol3/papers. cfm?abstract_id=2985466” s. 12. (Erişim tarihi, 01.03.2020). https://heinonline.org/HOL/LandingPage?handle=hein.journals/ loyolr34&div=24&id=&page= . (Erişim tarihi, 01.03.2020).

BRUNDAGE, M., AVIN, S., CLARK, J., TONER, H., ECKERSLEY, P., GARFINKEL, B., & ANDERSON, The Malicious Use of Artificial Intelligence: Forecasting, Prevention, and Mitigation. H. (2018) (Miles Brundage/ Shahar Avin/ Jack Clark/ Helen Toner/ Peter Eckersley/ Ben Garfinkel&Anderson). https://arxiv.org/ftp/arxiv/papers/1802/1802.07228.pdf (Erişim tarihi, 01.03.2020).

“Asimov Yasalarına İhtiyacımız Var Mı?”https://www. technologyreview.com/s/527336/do-we-need-asimovs-laws/ (Erişim tarihi, 24.02.2020).

“Yapay zekada etik konusunda AB kuralları: Bağlam ve uygulama” https://www.europarl.europa.eu/RegData/etudes/ BRIE/2019/640163/EPRS_BRI(2019)640163_EN.pdf (Erişim tarihi, 24.02.2020). http://staffwww.dcs.shef.ac.uk/people/A.Sharkey/Sparrow.pdf (Erişim tarihi, 24.02.2020). http://www.terasemjournals.org/PCJournal/PC0201/ calverley_d.html (Erişim tarihi, 24.02.2020).

SINAN ALTUNÇ, “Robotlar, Yapay Zeka ve Ceza Hukuku” https://www.researchgate.net/publication/336406393_ Robotlar_Yapay_Zeka_ve_Ceza_Hukuku (Erişim Tarihi: 28.04.2020) http://robots.law.miami.edu/wpcontent/uploads/2012/03/

RichardsSmart_HowShouldTheLawThink pdf (Erişim tarihi, 24.02.2020). https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=2563965 (Erişim Tarihi: 01.03.2020) http://bilgisayarkavramlari.sadievrenseker.com/2013/04/02/ turing-testi/ (Erişim tarihi, 24.02.2020). https://www.law.ox.ac.uk/business-law-blog/blog/2017/03/ robots%E2%80%99-legal-personality (Erişim tarihi, 24.02.2020). https://sozluk.gov.tr/ (Erişim tarihi, 24.02.2020). https://tr.oldict.com/robotbilim/ (Erişim tarihi, 24.02.2020).

DİPNOT

1 M. Neil Richards, “How should the law think about robots?”, We Robot 2012, Inagural Conference on Legal and Policy Issues Relating to Robotics, April 21-22, 2012, University of Miami School of Law, s.12, http:// robots.law.miami.edu/wp-content/uploads/2012/03/RichardsSmart_HowShouldTheLawThink.pdf (Erişim Taihi:24.02.2020)

2 http://yapbenzet.kocaeli.edu.tr/robot-nedir/ (Erişim Taihi:24.02.2020)

3 https://sozluk.gov.tr/ (Erişim Taihi:24.02.2020)

4 Çağlar Ersoy, “Robotlar, Yapay Zeka ve Hukuk”, On İki Levha Yayınları, 2017, s.35.

5 https://tr.oldict.com/robotbilim/ (Erişim Taihi:24.02.2020)

6 Esra Demir, Robot Hukuku, İstanbul,2017, https://www.academia. edu/37378164/ROBOT_HUKUKU (Erişim Tarihi: 24.02.2020)

7 Armağan Bozkurt/Başak Bak (2018) “Yapay Zeka”, Futurist Hukuk, Aristo Yayınevi, İstanbul s.6 vd.

8 Dr. Seda Kara Kılıçarslan, Yapay Zekanın Hukuki Statüsü ve Hukuki Kişiliği Üzerine Tartışmalar, YBHD Yıl 4, Sayı 2019/2, s. 366,367.

9 Brundage, M., Avin, S., Clark, J., Toner, H., Eckersley, P., Garfinkel, B., & Anderson, The Malicious Use of Artificial Intelligence: Forecasting, Prevention, and Mitigation. https://arxiv.org/ftp/arxiv/ papers/1802/1802.07228.pdf (Erişim Tarihi: 01.03.2020)

10 https://www.webtekno.com/ stephen-hawking-tekrar-uyardi-yapay-zeka-robotlari-insanligin-yerini-alacak-h35943.html (Erişim Tarihi: 24.02.2020)

11 TMK m.8.

12 TMK m.48

13 Kılıçarslan, s. 366,367.

14 https://heinonline.org/HOL/ LandingPage?handle=hein.journals/ loyolr34&div=24&id=&page= (Erişim Tarihi: 01.03.2020)

15 http://bilgisayarkavramlari.sadievrenseker.com/2013/04/02/turing-testi/ (Erişim Tarihi: 24.02.2020)

16 Kılıçarslan, s. 374.

17 https://papers.ssrn.com/sol3/ papers.cfm?abstract_id=2563965 (Erişim Tarihi: 01.03.2020)

18 Maia Alexandre,“https://papers. ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_ id=2985466” s. 12.

19 Ersoy, s. 95.

20 https://www.europarl.europa.eu/ RegData/etudes/BRIE/2019/640163/ EPRS_BRI(2019)640163_EN.pdf (Erişim Tarihi: 01.03.2020).

21 Ersoy, s.89.

22 http://www.terasemjournals.org/ PCJournal/PC0201/calverley_d.html (Erişim Tarihi:24.02.2020).

23 https://www.law.ox.ac.uk/ business-law-blog/blog/2017/03/ robots%E2%80%99-legal-personality (Erişim Tarihi 24.02.2020).

24 https://www.technologyreview. com/s/527336/do-we-need-asimovslaws/ (Erişim Tarihi: 24.02.2020).

25 TCK m.6.

26 http://staffwww.dcs.shef.ac.uk/ people/A.Sharkey/Sparrow.pdf (Erişim Tarihi: 24.02.2020).

27 Sinan Altunç, “Robotlar, Yapay Zeka ve Ceza Hukuku” https:// www.researchgate.net/publication/336406393_Robotlar_Yapay_ Zeka_ve_Ceza_Hukuku (Access date: 24.02.2020).

28 TBK. m.65.

29 TBK.m.66.

30 TBK.m.67.

31 TBK.m.71

  • Özet yapım aşamasında
Keywords
YAPAY ZEKA, ROBOT, SORUMLULUK, KUSUR SORUMLULUĞU, KUSURSUZ SORUMLULUK, ROBOT BILIMI, CYBORG, SÜRÜCÜSÜZ OTOMOBIL
Capabilities
AI Consultancy
AI & Disruptive Tech Legal Consultancy
More Insights

Articletter / GSI Brief

GSI Brief & Legal Brief

GSI Brief 204

Gsi Brief 204

Brief
Read more
GSI Brief 205

Gsi Brief 205

Brief
Read more
GSI Brief 206

Gsi Brief 206

Brief
Read more
GSI Brief 189

Gsi Brief 189

Brief
Read more

Articletter - Summer Issue

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Işığında Unutulma Hakkı

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Işığında Unutulma Hakkı

2020
Read more
Incoterms 2020

Incoterms 2020

2020
Read more
Fidic 2017 Güncellemeleri Gümüş Kitap

Fidic 2017 Güncellemeleri Gümüş Kitap

2020
Read more
Amerika Birleşik Devletleri Tarafından Uygulanan Ekonomik Yaptırımlar

Amerika Birleşik Devletleri Tarafından Uygulanan Ekonomik Yaptırımlar

2020
Read more
Yapay Zeka Nedeniyle Ortaya Çıkan Zararlardan Sorumluluk