ÖZET
Günümüzdeki en büyük güçlerden biri olan Amerika Birleşik Devletleri’nin (“ABD”) dünya üzerindeki ekonomik hâkimiyeti açıktır. Bu hâkimiyetin kullanımı farklı yaptırımlar olarak karşımıza çıkmakta olup üst düzeyde uygulanan ekonomik yaptırımlar birincil ve ikincil düzeyde uygulanan yaptırımlar olarak ikiye ayrılmaktadır. Birincil ve ikincil düzeydeki yaptırımların kullanım alanları arasında çeşitli unsurlar yer almakta, uygulandığı gerçek ve tüzel kişiler değişkenlik göstermekte ve farklı sonuçları olsa da tüm bu yaptırımlar neticesinde; herhangi bir ülke vatandaşı gerçek veya ülke kanunlarına tabi tüzel bir kişinin ABD tarafından çeşitli ekonomik, politik yahut güvenliğe dayalı nedenlerle seçilmiş birkaç ülkeden birisiyle ticaret yapması o kişinin ticaret hayatının bir nevi sonunu getirmektedir. Zira söz konusu yaptırımlar ile ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Dairesi Başkanlığı (“OFAC”), devlet ve devlet dışı aktörlerin stratejik kararlarını ABD jeopolitik hedefleriyle uyumlu hale getirmek amacıyla ABD ve ABD dışındaki gerçek veya tüzel kişilerin ekonomik faaliyetlerine çeşitli kısıtlamalar getirme yetkisine sahiptir. Bu yaptırımlar dış politikanın araçları olup; önceden bildirimde bulunulmaksızın değiştirilebilmekte ve bu durum diğer ülkelerin de ticaret alanlarını kısıtlamakta olduğundan tüm dünya açısından ekonomik etkileri incelenecektir. Ekonomik müdahale aracı olarak başvurulan yaptırımlar, yaptırım uygulanan ülkenin mevcut politikasını etkilemek veya değiştirmek suretiyle bir diğer ülke ile ithalat - ihracat rejimini ve kredi ihtiyacını ekonomik olarak sınırlandırmak suretiyle ayrımcılığa tabi tutulmasıdır.
I. GİRİŞ
Ekonomik müdahale aracı olarak başvurulan yaptırımlar, yaptırım uygulanan ülkenin mevcut politikasını etkilemek veya değiştirmek suretiyle bir diğer ülke ile ithalat - ihracat rejimini ve kredi ihtiyacını ekonomik olarak sınırlandırmak suretiyle ayrımcılığa tabi tutulmasıdır1. Temel olarak ekonomik yaptırımlar ile hedef, yaptırım uygulanan ülkenin kendisidir; ülke ile hukuki ilişkiye giren taraf değildir. Buna karşın üçüncü kişilerin müdahil olduğu durumlar da söz konusu olabilir2.
Devletler, marjinal olarak addedilebilecek ekonomik müdahaleler ile izledikleri politik amaçlar doğrultusunda politik etkinliğinin devamlılığını sağlamayı hedeflemektedir3. Bu yaptırımlar, her zaman bir önlem olarak veya uluslararası olağandışı bir duruma reaksiyon olarak ortaya çıkmamaktadır; daha ziyade uluslararası uyuşmazlık çözüm yolu olarak başvurulmaya başlanmıştır4. Söz konusu araçların mütekabiliyet öngörülmeksizin meşruiyetinden bahsedilebilir mi5? Diğer taraftan söz konusu yaptırımların bir sınırından bahsedilebilir mi? Geniş takdir marjına dayanılarak ülke politikalarıyla şekillenen bu yaptırımların, soğuk savaşın sona ermesi ile birlikte dünyada bugün mütekabiliyet olmaksızın uygulama alanı bulacağı genel kabul görmektedir6.
Günümüzdeki en büyük güçlerden biri olan ABD söz konusu yaptırımları en etkili şekilde kullanan ülke olup dünya üzerindeki ekonomik hâkimiyetini bu yaptırımlarını kullanarak daha da artırmaktadır. ABD, 1945 yılından itibaren ekonomik yaptırımlara, ekonomik baskı aracı ile diplomaside ikinci veya üçüncü bir aşama olarak ordunun müdahalesinin bir aracı olarak başvurmaktadır7. Aynı zamanda en fazla ekonomik yaptırım uygulayan ülke olan ABD, global ekonomik hakimiyetine diplomasinin adeta acil eylem planı olarak başvurmaktadır. ABD, global ekonomik hakimiyete sahip olmasının temel nedeni döviz birimi olan Amerikan Doları’nın (“USD”) sahip olduğu güvenceye dayanarak, hakim olduğu ekonomik alanı pozitif geri besleme döngüsü (positive feedback loop) içinde ayakta tutmaktadır.
Söz konusu hâkimiyetini kullanırken, herhangi bir ülkeden gerçek veya tüzel bir kişinin çeşitli nedenlerle seçilmiş birkaç ülke ile ticaret yapmasını yaptırıma tabi kılmak suretiyle ilgili gerçek veya tüzel kişilerin ticaret hayatını bir nevi engellemektedir. Uygulanan ekonomik yaptırımlar ise bu hakimiyet ve kontrol alanının doğal bir sonucudur. Söz konusu yaptırımlar, sözleşmenin meblağı ne olura olsun her türlü sözleşmeyi etkileyebilecek niteliktedir. Bunun yanı sıra ABD tarafından uygulanan yaptırımlar değişen ABD dış politikasını ve siyasi mülahazalarını temel aldığından şu anda yürürlük te bulunan yaptırımların gelecekte uygulanıp uygulanmayacağının öngörülmesi neredeyse imkânsızdır. Bu çalışma kapsamında halihazırda uygulama alanı bulan ekonomik yaptırımların hukuki arka planı ile bu yaptırım türleri ve uygulanan ülkeler örneklendirilerek ortaya konulacaktır.
II. AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLER'NİN EKONOMİK YAPTIRIM PROGRAMININ HUKUKİ ARKA PLANI
ABD yaptırım programları, Başkanın ulusal acil durum yetkileri veya yetki tanıyan kanunlara dayanarak ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Dairesi Başkanlığı (“OFAC”) tarafından yönetilmektedir8.
OFAC, devlet ve devlet dışı aktörlerin stratejik kararlarını ABD jeopolitik hedefleriyle uyumlu hale getirmek amacıyla ABD ve ABD dışındaki gerçek veya tüzel kişilerin ekonomik faaliyetlerine çeşitli kısıtlamalar getirme yetkisine sahiptir. Öncelikli olarak belirtmek gerekir ki ABD ekonomik yaptırımları, dış politikanın araçları olup; önceden bildirimde bulunulmaksızın değiştirilebilmektedir. ABD hükümeti, değişen ABD dış politikasını ve siyasi mülahazalarını temel alan yaptırımları yorumlamak ve uygulamak için geniş bir takdir marjını haiz olup; bu takdir marjı dolayısıyla yürürlükte bulunan yaptırımların gelecekte uygulanıp uygulanmayacağı konusunda öngörülmesi neredeyse imkansızdır. Bu başlık altında bu sebeple yürürlükte bulunan mevzuat dahilinde öngörülen ekonomik yaptırımlar incelenecektir.
ABD tarafından üst düzeyde uygulanan ekonomik yaptırımların birincil ve ikincil düzeyde iki ana kategori altında toplanması mümkündür. En yaygın ve konvansiyonel kategori altında öngörülen yaptırımlar, ABD'li kişilerin, belirli ülkeler, kuruluşlar ve kişiler ile anlaşma yapılmasının yasaklanmasıdır. Bu yaptırımlar Küba ve İran'a uygulanan ambargolar gibi doğrudan ülke çapında olabileceği gibi; özel olarak belirlenmiş işletmeler, gruplar veya kişilere (“Specially Designated Nationals And Blocked Persons List”, “SDN”) yönelik olabilmektedir.
ABD vatandaşı olan gerçek veya tüzel kişilerin, özel olarak belirlenmiş SDN listesinde yer alan kişi ve kuruluşları içeren herhangi bir işleme katılmaları yasaktır ve bu kişilerin veya kuruluşların herhangi bir menfaatinin bulunduğu ekonomik varlıklarını engellemek (dondurmak) gerekmektedir. Buna ek olarak, ABD dışındaki kişiler de ABD doları ödemeleri, ABD personelinin katılımı gibi ABD bağlantısı bulunan SDN listesinde yer alan kişiler ile işlem yapmaktan doğrudan sorumlu olabilirler. Birincil yaptırımların ihlali halinde, adli (civil) veya cezai (criminal) müeyyideler ile karşılaşılabilir.
Bu gibi müeyyidelerden kaçınmak için OFAC’a lisans başvurusu yaparak normal şartlarda yasaklanmış bir işlemin yapılması mümkün olabilmektedir. Bu kapsamda genel ve özel olmak üzere iki farklı lisans öngörülmüştür. Genel lisans kapsamında belirli sınırlar içinde tanımlanan bir işlemin tek bir lisans alımı ile birden fazla kez yapılabilmektedir. Özel lisans ise yalnızca belirlenen işlemin yapılmasına izin veren bir lisans türüdür. Bu lisans kapsamında, aynı işlemin birden fazla kez tesis edilmesine izin verilmemektedir9.
Buna karşılık ikincil yaptırımlar ise, birincil yaptırımların aksine doğrudan ABD ile bir bağlantıya gerek duymamaktadır. Söz konusu yaptırımlar, ABD dışında yer alan gerçek veya tüzel kişilerin ABD yargı yetkisi dışında gerçekleştirdiği belirli davranışlardan caydırmayı amaçlamaktadırlar. Buna göre öngörülen yaptırımlar, cezai veya hukuki değildir. ABD dışındaki gerçek veya tüzel kişinin SDN listesinde yer alan kişi, grup veya işletmeler ile anlaşmalarda bulunması halinde, ikincil yaptırım olarak ABD pazarına ve finansal sistemine erişiminin kısıtlanması tehdidiyle karşılaşmaktadır. ABD sermaye piyasalarına veya finansal sistemlere erişimine ilişkin kısıtlamalara ek olarak, ikincil yaptırım olarak seyahat yasakları, ABD merkezli varlıklarının dondurulmasını ve diğer kısıtlayıcı tedbirlere maruz kalınabilir. Halihazırda OFAC tarafından Rusya ve İran odaklı programlara ikincil yaptırımlar uygulanmaktadır.
III. EKONOMİK YAPTIRIM TÜRLERİ VE UYGULAMA ÖRNEKLERİ
İran’a karşı uygulanan yaptırımlar dikkate alındığında, halihazırda ABD tarafından uygulanan en yüksek yaptırımların birincil ve ikincil yaptırımlar olmak üzere iki geniş kategoriye ayrıldığı değerlendirilebilir10. Birincil yaptırımlar doğrudan ABD vatandaşlarına uygulanmaktadır. Bu kapsamda ABD vatandaşları, SDN listesinde yer alan ülkeler veya vatandaşları ile girilecek hemen hemen her türlü faaliyetten men edilmiştir11. Birincil yaptırımlar ayrıca ABD vatandaşı olmayan kimselerin SDN listesinde bulunan ülkeler ile ilişkili bir işleme, ABD bağlantısının eklenmesi suretiyle ortaya çıkabilir. Bu halde, ABD vatandaşlarının birincil yaptırımları ihlal etmelerine sebep olmasını engelleyen türev bir yükümlülük yüklemektedir. Örneğin, söz konusu ilişkiye ülkede çalışanların veya kurumların müdahil olması veya ABD ödeme araçlarının kullanılması bu kapsamda değerlendirilebilir.
Doğrudan ya da dolaylı olarak birincil yaptırımların ihlali halinde adli veya cezai müeyyideler ile karşılaşılmaktadır. Söz konusu yaptırımların, ABD’nin şu anki halinde en temel unsurlarından biri olarak ifade özgürlüğünü koruyan “birinci anayasa değişikliği” (first amendment) haklarının ihlal edilmesine sebebiyet olduğu ileri sürülerek eleştirilere konu olmuştur; şöyle ki bu yaptırımların olası sonuçları nedeniyle Amerikan vatandaşının listede yer alan bir ülke ile ilgili fikirlerini ifade etmesinin endişe uyandırdığını dile getirilmektedir12. Nitekim ABD halen belirli ideolojilere daha uzak bir toplum olmakta ve halen belirli ülkelerden insanlar ile iletişime geçilmekten imtina edildiği gerek popüler kültürde gerekse de çeşitli hukuki gelişmelere verilen (yahut verilmeyen) tepkilerle anlaşılabilmektedir13.
Birincil yaptırımların aksine, ikincil yaptırımlar yalnızca ABD vatandaşı olmayanları hedef almaktadır. Belirtilen ikincil yaptırımlar, birincil yaptırımların aksine herhangi bir ABD bağlantısı da gerektirmemektedir. İkincil yaptırımlar, ABD’nin yetki sahası dışında gerçekleşen, ABD ile hiçbir ilişkisi olmayan belirli davranışlardan ABD vatandaşı olmayanları caydırmayı amaçlamaktadır. İkincil yaptırımlar, adli veya cezai yaptırımları ihtiva etmemektedir. Bu kapsamda, ABD vatandaşı olmayanların ABD sermaye piyasasına ya da finansal sistemine girişinin sınırlandırılması, seyahat yasağının uygulanması ve ABD merkezli malvarlıklarının dondurulması yaptırımı ve diğer kısıtlayıcı önlemlerin uygulanabilmektedir. Söz konusu duruma yakın tarihli United States of America ve Türkiye Halk Bankası A.S. iddianamesi örnek olarak gösterilebilir. Nitekim bu iddianamede yukarıda açıklanan yaptırımlar tartışılmakta ve OFAC tarafından öngörülen yaptırımların “etrafından dolaşılmaya çalışıldığı” iddia edilmektedir14.
ABD ekonomik yaptırımlarına dış politika enstrümanı olarak başvurulmaktadır ve bu yaptırımlar idarenin geniş takdir marjına dayanılarak önceden bildirimde bulunulmaksızın değiştirilebilmektedir. ABD hükümeti, yaptırımların yorumlanması ve uygulanması konusunda geniş bir takdir yetkisini haizdir. Söz konusu marj, aynı zamanda ABD’ye dilediği tarafların ticari işlemlerini engelleyebilme yetkisi vermektedir. Bunun yakın tarihli örneklerinden biri, Rusya’nın en büyük petrol şirketlerinden biri olan Rosneft’in Venezula ile petrol anlaşması imzalaması nedeniyle, halihazırda yaptırım listesinde olan Rosneft’in yan şirketi olan Rosneft Trading’in yönetim kurulu başkanının yaptırım listesine sokulmasıdır. Buna karşın, Amerikan şirketi olan rakip firma Chevron’a herhangi bir yaptırım öngörülmemesi dolayısıyla “çifte standardı” eleştirilmektedir15. Libya ve Kaddafi ise bir diğer örnek olarak verilebilir. Kaddafi’nin kaynak akışını kesen en önemli hususun, OFAC tarafından uygulanan söz konusu yaptırımlar olduğu belirtilmektedir16.
Söz konusu yaptırımların bazı dönemlerde “aşırıya” gittiği iddia edilebilir. OFAC’ın listesinde yer alan kuruluşların, bir Amerikan şirketi olan McDonalds’tan hizmet yahut ürün satın alması, McDonalds’ın OFAC ile çatışmaya düşmesine yol açması endişe konusu olmuştur17.
Yukarıda örnek olarak sunulan yaptırımlar, ABD hükümetinin takdir marjı dolayısıyla ilgili dönemde geçerli bulunan olup; değişime konu olabilir ve dahası ilgili kişi veya kuruluşların özelliğine göre farklılaşabilmektedir. Belirtmek gerekir ki OFAC tarafından yayınlanan SDN listesinde yer alan ülkelerle ticaret yapılmasının de facto riskli bir hamle olduğu iddia edilebilir. ABD’nin söz konusu yaptırımlar ile hedeflerinden birinin, söz konusu ülkelere döviz girişinin engellenmesi olduğu iddia edilebilir. Bu halde yaptırıma tabi ülkelerle ilişkiler söz konusu olduğunda benzeri yaptırımlarla karşı karşıya kalınması imkan dahilindedir18.
İkincil yaptırımlar ise ABD vatandaşı olmayanlara uygulanmaktadır. Bu yaptırımlardan bazıları, yaptırım uygulanan kuruluşa ABD ihracatları için İhracat-İthalat Bankası borç talebi veya kredileri veya kredi garantilerinin reddi olabileceği gibi; kuruluşun ABD’den yapılan askeri ihracatlar veya askeri bakımdan yararlı teknolojilerin ihracatı lisansının reddi olabilmektedir. Dahası yaptırımın muhatabı kuruluşa bir yıl içerisinde on milyon USD’yi aşan ABD banka kredilerinin veya borç taleplerinin reddi ve eğer kuruluş finansal bir kuruluş ise ABD devlet tahvili bakımından öncelikli satıcı hizmeti vermesinin yasaklanması söz konusu olabilmektedir. Bunların yanı sıra, her biri tek yaptırım olarak sayılmak suretiyle ABD devlet fonlarını muhafaza etme hizmetinden yasaklanması veya kuruluşun devlet alımlarından yasaklanması veya kuruluş tarafından döviz ile işlem yapılmasının yasaklanması gündeme gelebilmektedir. Kuruluş ile herhangi bir ABD finansal kuruluşu arasındaki krediler ve ödemelerin yasaklanması veya yaptırım uygulanan kuruluşun, üzerinde menfaati bulunan ve ABD’de bulunan bir malvarlığını devralması, zilyetliğini elinde bulundurması, kullanması veya takas etmesinin yasaklanması; yaptırım uygulanan kuruluştan yapılacak ithalatların kısıtlanması gibi yaptırımlar çeşitlenebilmektedir. ABD vatandaşının yaptırım uygulanan şirketin kayda değer miktardaki hisselerine veya borçlanma araçlarına yaptırım yapmaktan men edilmesi veya yaptırım uygulanan kuruluşun şirket yöneticilerinin ve kontrol sahibi hissedarlarının ABD’den dışlanması örnek olarak sunulabilir. Yukarıda yer alan yaptırımlar, yaptırımın muhatabı kuruluşun yanı sıra, kuruluşun üst düzey yöneticilerine de uygulanabilmektedir.
IV. SONUÇ
ABD üst düzeyde uyguladığı ekonomik yaptırımları birincil ve ikincil düzeyde iki ana kategori altında toplamış, OFAC da devlet ve devlet dışı aktörlerin stratejik kararlarını ABD jeopolitik hedefleriyle uyumlu hale getirmek amacıyla ABD ve ABD dışındaki gerçek veya tüzel kişilerin ekonomik faaliyetlerine çeşitli kısıtlamalar getirme yetkisini etkili bir şekilde kullanarak uluslararası ticarette söz sahibi olmaya başlamıştır. Bununla birlikte OFAC, USD’nin sahip olduğu güvence ile ABD’nin hâkim olduğu ekonomik alanı kullanıp günümüz dünyasında uluslararası sözleşmelerin büyük kısmının, yakın zamana kadar da ulusal sözleşmelerinin bir kısmının para birimi olarak USD’nin tercih edilmesi sonucu etkinliğini ciddi oranda artırmıştır. OFAC tarafından öngörülen ekonomik yaptırımlar, ABD’nin başka bir ülkeye karşı başvurduğu dış politika araçları olup; önceden bildirimde bulunulmaksızın değiştirilebildiğinden bu durum o ülkelerin ticaret alanlarını ve ekonomik özgürlüklerini kısıtlamaktadır. ABD’nin ekonomik yaptırım aracı olarak başvurduğu ikincil yaptırımların konu bakımından uygulama alanlarının genişliği ve idarenin bu konuda geniş takdir marjı, söz konusu yaptırımların öngörülebilirliğini de azaltmaktadır. ABD tarafından izlenen politikanın, bugün gelinen aşamada ulusal ve uluslararası ölçekte zararlar doğurduğu açıktır. Yaptırımın muhatabı olan kişi veya kuruluşların herhangi bir şirketle ticari olarak ilişki kurmaları halinde yüksek miktarda para cezaları ile karşılaşmaları ihtimali olduğundan bu yaptırımlar ile ABD; ABD dışında yer alan gerçek veya tüzel kişilerin kendi yargı yetkisi dışında gerçekleştirdiği belirli davranışları üzerinde dahi hakimiyet kurmuştur. Bu yaptırımlar her ne kadar hukuki ve cezai müeyyideler içermese de ABD pazarına ve finansal sistemine erişiminin kısıtlanması tehdidiyle karşılaşılmakta olup ABD’nin dünya ekonomisine hakimiyetini artırmıştır.
KAYNAKÇA
AL I Z. MAROSS I / MAR ISSA R. BASSETT, Economic Sanctions Under International Law, Springer, Netherlands 2015.
Latest Rosneft Sanctions Ratchet Up U.S. Threats for Foreign Firms Dealing With Venezuela https://www. nytimes.com/reuters/2020/02/19/world/asia/19reutersvenezuela-politics-usa-rosneft.html (Erişim Tarihi: 03.03.2020).
OFAC Frequently Asked Questions, treasury.gov/resourcecenter/faqs/Sanctions/Pages/faq_general.aspx (Erişim Tarihi: 03.03.2020).
OLGA YAGOVA / NATAL IA CHUMAKOVA / DM ITRY ZHADD INN IKOV, “Rosneft faces logistics headache over sanctioned Swiss oil trader”, https://www.reuters. com/article/us-rosneft-oil-sanctions/rosneft-faceslogistics-headache-over-sanctioned-swiss-oil-traderidUSKBN20F2SQ (Erişim Tarihi: 03.03.2020).
ROBERT EYLER, Economic Sanctions International Policy and Political Economy at Work, Palgrave, Macmillian 2007.
Serdar Acar, Ekonomik Yaptırımlar, Vedat Yayıncılık, İstanbul 2015.
TERRENCE J. LAU, “Triggering Parent Company Liability Under United States Sanction Regimes: The Troubling Implications of Prohibiting Approval and Facilitation”, American Business Law Journal, C. 41, S. 4, Yaz 2014, ss. 413-457.
TRACY J. CH IN, “An Unfree Trade In Ideas: How OFAC’s Regulations Restrain First Amendment Rights”, New York University Law Review, 2008, C. 86, S. 6, ss. 1883-1914.
Türkiye Cumhuriyeti Tahran Büyükelçiliği Ticaret Müşavirliği, https://ticaret.gov.tr/ data/5b8e43c813b8761b8471b9f6/iran%20yaptirimlar%20 notu%20internet%20icin%2023012020.pdf (Erişim Tarihi: 03.03.2020).
US Department of the Treasury Organizational Structure, https://www.treasury.gov/about/organizational-structure/ offices/pages/office-of-foreign assets-control.aspx (Erişim Tarihi: 17.03.2020).
ZANE H. SP INDLER, The public choice of superior sanctions. Public Choice, 1995.
DİPNOT
1 Robert Eyler, Economic Sanctions International Policy and Political Economy at Work, Palgrave, Macmillian, 2007, s. 4.
2 Eyler, s. 4.
3 Eyler, s. 5.
4 Eyler, s. 2.
5 Söz konusu alanda detaylı bilgi için bkz. Ali Z. Marossi / Marissa R. Bassett, Economic Sanctions Under International Law, Springer, Netherlands 2015.
6 Marossi, s. V.
7 Eyler, s. 2.
8 US Department of the Treasury Organizational Structure, https:// www.treasury.gov/about/organizational-structure/offices/pages/ office-of-foreign-assets-control.aspx (Erişim Tarihi: 17.03.2020).
9 OFAC Frequently Asked Questions, treasury.gov/resource-center/faqs/ Sanctions/Pages/faq_general.aspx (Erişim Tarihi: 03.03.2020).
10 İran ile ilgili yaptırımlar konusunda T.C. Tahran Büyükelçiliği Ticaret Müşavirliği’nin hazırladığı raporlar için bkz. https://ticaret.gov.tr/yurtdisi-teskilati/guney-asya/iran/pazar-bilgileri/abd-yaptirimlari (Erişim Tarihi: 03.03.2020).
11 Tracy J. Chin, “An Unfree Trade In Ideas: How OFAC’s Regulations Restrain First Amendment Rights” (Unfree Trade In Ideas), New York University Law Review, Aralık 2008, C. 86, S. 6, s. 1886.
12 Chin, Unfree Trade In Ideas, s. 1910.
13 Hindistan’da kabul edilen vatandaşlık düzenlemesinde bölgede yaygın ve yaygın olmayan inançlar sayılırken Müslümanlar sayılmamış, dolayısıyla Müslümanların vatandaşlık almasının önüne geçilmiştir. ABD ise bu duruma tepki göstermemiş, aksine Donald Trump Hindistan’a resmi bir ziyarette bulunmuştur. Daha detaylı açıklama için: https://www.usatoday. com/story/news/politics/2020/02/25/ trump-india-doesnt-take-position-caacitizenship-law/4865556002/ (Erişim Tarihi 02.03.2020).
14 İlgili iddianame için bkz: https:// www.justice.gov/opa/press-release/ file/1210396/download (Erişim Tarihi: 03.03.2020).
15 Olga Yagova / Natalia Chumakova / Dmitry Zhaddinnikov, “Rosneft faces logistics headache over sanctioned Swiss oil trader”, https:// www.reuters.com/article/us-rosneftoil-sanctions/rosneft-faces-logisticsheadache-over-sanctioned-swissoil-trader-idUSKBN20F2SQ (Erişim Tarihi: 03.03.2020); Latest Rosneft Sanctions Ratchet Up U.S. Threats for Foreign Firms Dealing With Venezuela https://www.nytimes.com/ reuters/2020/02/19/world/asia/19reuters-venezuela-politics-usa-rosneft. html (Erişim Tarihi: 03.03.2020).
16 Serdar Acar, Ekonomik Yaptırımlar, Vedat Kitapçılık, İstanbul 2015, s. 472.
17 Terrence J. Lau, “Triggering Parent Company Liability Under United States Sanction Regimes: The Troubling Implications of Prohibiting Approval and Facilitation”, American Business Law Journal, Volume 41, Issue 4, Summer 2014, s. 426, naklen Serdar Acar, s. 391.
18 İran’a Uygulanan Ekonomik Yaptirimlarda Yaşanan Son Gelişmeler Hakkinda Değerlendirme Notu, https://ticaret.gov.tr/data/ 5b8e43c813b8761b8471b9f6/ iran%20yaptirimlar%20notu%20internet%20icin%20230120








