Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo First
Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo 2

Insights
GSI Articletter
GSI Brief

Rekabet Hukukunun Çevrimiçi Platformlara Uygulanması

2020 - Summer Issue

Download As PDF
Share
Print
Copy Link

Rekabet Hukukunun Çevrimiçi Platformlara Uygulanması

Competition
2020
GSI Teampublication
00:00
-00:00

ÖZET

Her geçen gün önemini daha da arttıran çevrimiçi (online) platformlar, ülkemizde ve dünyada rekabet otoritelerinin gündemi haline gelmiş bulunmaktadır. Platformlara genel rekabet hukuku ilkelerinin nasıl uygulanacağı konusunda henüz bir görüş birliğine varılamamış olup; doktrinde de değinildiği üzere, rekabet otoriteleri tarafından hızlı ve etkili çözüm yollarının bulunması ve genel uygulanan ilkelerden farklı ve esnek yaklaşımların benimsenmesi büyük bir öneme sahiptir. Bu doğrultuda, bu makalede söz konusu ilkelerin uygulanması noktasında ortaya çıkan problemlere değinilmektedir. Dijitalleşme sürecine son hız devam eden günümüz dünyasında, internetin önemi her geçen gün daha da artmaktadır. Bu doğrultuda, internet üzerinden çeşitli hizmetler sağlayan çevrimiçi platformlar da gün geçtikçe hayatımızda daha çok yer kaplamakta ve giderek dünya genelinde ekonomik olarak güçlenmektedir.

I. GİRİŞ

Dijitalleşme sürecine son hız devam eden günümüz dünyasında, internetin önemi her geçen gün daha da artmaktadır. Bu doğrultuda, internet üzerinden çeşitli hizmetler sağlayan çevrimiçi platformlar da gün geçtikçe hayatımızda daha çok yer kaplamakta ve giderek dünya genelinde ekonomik olarak güçlenmektedir. Nitekim Google, Amazon, eBay, Airbnb, Uber gibi ekonomik açıdan birçok güçlü firma, çevrimiçi platform olarak dijital pazarlarda hizmet vermektedir. Bu tür çevrimiçi platformlar, şüphesiz şekilde rekabet hukukunun kapsamına girmekle birlikte, Rekabet Kurulunun dijitalleşen dünyaya ve ekonomiye adapte olabilmesi gerekmektedir. Zira, geleneksel pazarlarda olduğunun aksine, dijital pazarlarda ilgili ürün pazarının tanımlanması ve pazar gücünün değerlendirilmesi çok daha karışık ve zorlu bir süreçtir. Bu makalede, genel rekabet hukuku ilkelerinin çevrimiçi platformlara uygulanması konusundaki zorluklar ele alınacak ve söz konusu değerlendirmeler yapılırken Rekabet Kurulunun Sahibinden Bilgi Teknolojileri Pazarlama ve Ticaret Anonim Şirketi (“Sahibinden.com”),1 Yemek Sepeti Elektronik İletişim Perakende Gıda Lojistik Anonim Şirketi (“Yemek Sepeti”)2 ve Google Reklamcılık ve Pazarlama Ltd. Şti., Google International LLC, Google LLC, Google Ireland Limited ve Alphabet Inc.'ten oluşan ekonomik bütünlük (“Google”)3 hakkında yürüttüğü soruşturmalar ve bu soruşturmalar neticesinde vermiş olduğu kararlardan yararlanılacaktır.

II. KAVRAM

A. Çevrimiçi Platform Kavramı

Avrupa Komisyonu tarafından çevrimiçi platform; internet aracılığıyla birbirine bağımlı iki veya daha fazla grup kullanıcının etkileşime geçmesini sağlayarak, en azından bir tarafın fayda üreteceği çok taraflı pazaryeri olarak tanımlanmıştır.4 Nitekim söz konusu platformlar yalnızca internette faaliyet göstermenin yanı sıra farklı müşteri grupları arasında aracı görevi görerek ağ ekonomisinin de bir parçasını oluşturmaktadır.5 Bu doğrultuda çevrimiçi platformlar, internetin üstünlüklerinden yararlanarak işletmelere ve tüketicilere kolaylıklar sunan yeni yapılardır. Çevrimiçi platformların standart bir büyüklüğünü söyleyebilmek pek mümkün değildir. Yerel erişime sahip küçük web-siteler de milyarlarca gelir elde eden dünya çapındaki şirketler de çevrimiçi platform olarak tanımlanabilir. Verdikleri hizmet bakımından sınıflandırmaya gidilecek olursa, çevrimiçi platformlar; internet arama motorları (Google, Yahoo, Bing), sanal pazaryerleri / çevrimiçi perakendeciler (Amazon, eBay, Asos, Allegro), video paylaşım platformları (Youtube, Dailymotion, Vimeo,), otel rezervasyon hizmetleri (Trivago, Booking. com), sosyal ağlar (Facebook, Twitter, Instagram) olarak sınıflandırılabilmekte olup; bu örneklerin çoğaltılması da mümkündür. 

B. Rekabet Kavramı

4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“Kanun”) Tanımlar başlıklı 3. maddesinde rekabet; “Mal ve hizmet piyasalarındaki teşebbüsler arasında özgürce ekonomik kararlar verilebilmesini sağlayan yarış” olarak tanımlanmıştır. Rekabet hukukunun konusu ise mal ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları ve piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetlemeleri yaparak rekabetin korunmasını sağlamaktır6. Kanun’un kapsamının çizilmesi amacıyla Kanun’un 2. maddesinde “Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde mal ve hizmet piyasalarında faaliyet gösteren ya da bu piyasaları etkileyen” ifadesine yer verilmiş olup; bu hüküm ile rekabet kurallarını bozan işletmelerin, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde bir faaliyeti bulunmasa ve hatta merkezi Türkiye’de olmasa dahi, Kanun kapsamına girdiği ifade edilmiştir. Kanun kapsamında “yasaklanan faaliyetler” Kanun’un 4., 6. ve 7. maddelerinde üç ana başlık altında toplanmaktadır. Bu kapsamda, aşağıda detaylı bir şekilde incelenecek Kanun’un ilgili maddelerine kısaca değinmek faydalı olacaktır. Bu çerçevede, Kanun’un; · “Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar” başlıklı 4. maddesi Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde mal ve hizmet piyasalarında faaliyet gösteren ya da bu piyasaları etkileyen her türlü teşebbüsün aralarında yaptığı rekabeti engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve kararları, · “Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması” başlıklı 6. maddesi piyasada hâkim durumda olan teşebbüslerin hâkim durumlarını kötüye kullanmalarını ve · “Birleşme ve Devralma” başlıklı 7. maddesi ise hâkim durum yaratmaya veya var olan bir hâkim durumu güçlendirmeye yönelik ve bunun sonucu olarak rekabeti önemli ölçüde azaltacak birleşme veya devralma niteliğindeki her türlü hukuki işlem ve davranışları konu almaktadır.7

III. ÇEVRİMİÇİ PLATFORMLARIN REKABET HUKUKU KRİTERLERİ KAPSAMINDA İNCELENMESİ

Çevrimiçi platformlar, yukarıda bahsettiğimiz tanım doğrultusunda devam edecek olursak; bir teşebbüsün platform görevi gördüğü ve iki farklı ürün ortaya çıkardığı veya iki farklı talep grubuna hizmet sunarken, bir gruptan gelen talep sayısının diğer gruptan gelen talep sayısına bağlı olarak arttığı yahut azaldığı platformlardır8. Anılan tanım da göz önünde bulundurulduğunda, çevrimiçi platformlar kendi içerisinde karışık, hızlı bir şekilde değişebilen ve çok taraflı bir yapı olarak faaliyet göstermekte olup, geleneksel rekabetçi yaklaşımın bu yapılar için uygulanabilmesi oldukça zorlu ve doğru sonuçlara ulaştırması garanti olmayan bir süreçtir. Bu kapsamda, çevrimiçi platformların rekabet hukuku kriterleri bakımından ne gibi farklılıklar içerdiği aşağıda pazar tanımının belirlenmesi, pazar gücünün belirlenmesi, pazara giriş engelleri ve hâkim durumun kötüye kullanılması başlıkları altında detaylıca açıklanacaktır.

A. Çevrimiçi Platformlarda İlgili Pazar Tanımının Yapılması

İlgili pazar tanımının doğru bir şekilde yapılabilmesi, hâkim durumun kötüye kullanılmasının tespiti ve birleşme ve devralmaların kontrolü bakımından büyük önem taşımaktadır. Nitekim pazar tanımı, teşebbüsler arasındaki rekabetin sınırlarını tespit etmekte kullanılan bir araçtır ve bu araç, Rekabet Kurulunun rekabet politikası uygulamasının çerçevesini belirlemesine olanak vermektedir.9 İlgili pazar tanımı analizi Rekabet Kurulunun verdiği kararlar doğrultusunda iki parçalıdır. Buna göre, ilgili ürün pazarı tanımı ilgili coğrafi pazar tanımı ile birlikte, ilgili pazar tanımını vermektedir.10 Çevrimiçi platformlarda ise ilgili pazarın belirlenmesi biraz daha farklı bakış açısı gerektirir. Platform hizmetinin birden fazla tarafının bulunması, hem ürün hem hizmet tedarikini sağlaması ikame edilebilirliğin tespitinde karışıklık yaratmaktadır.11

1. Ürün ve Hizmet Pazarının Belirlenmesi

Rekabet Kurulu tarafından Kanun’un 4. ve 6. maddelerine yönelik aykırılıkların tespitinde, ilk olarak ilgili ürün/hizmet pazarı belirlenmektedir. Bu noktada, olası bir yanlış ürün/ hizmet pazarı tespitinde, Rekabet Kurulu kararı tümüyle yanlış temele dayanmış olacaktır. Ürün ve hizmet pazarı belirlenirken esas dikkate alınan konu “ikame edilebilirlik” hususudur. İkameyi belirleyen çeşitli kriterler mevcuttur. Bu kriterler, incelenmekte olan endüstri, mal veya hizmetlerin özelliklerine göre değişebilmektedir. Bir incelemede kullanılan kriter başka bir incelemede hiçbir önem taşımayabilmektedir. Rekabet Kurulu, ikameyi belirlemek için değişik bilgi kaynakları veya analiz türlerine yönelik katı bir hiyerarşi benimsemekten kaçınmaktadır12. Çevrimiçi platformların ürün/hizmet tespitinde, teşebbüsleri üç ayrı tür olarak sınıflandırmak mümkündür13. Bunlar, reklam alanlar (Google, Yahoo vb.), fiziki ürün satan şirketler (Amazon, Aliexpress, E-bay vb.) ve sosyal medya siteleri (Facebook, Myspace vb.)’dır. Bu sınıflandırmalar ile ilgili olarak ürün/hizmet pazarına yönelik tanım çok taraflı pazaryeri teşebbüsünün ürünün/hizmetinin yeniliği, özgünlüğü vb. kıstaslar uyarınca dar ya da geniş olarak yorumlanabilecektir. Örneğin sosyal medya siteleri ile arama motorlarının sadece internet ortamına has ürün/hizmet nedeni ile bu pazara ilişkin dar anlamda tanımlamaya tabi tutulacakken, yukarıda birinci ve ikinci kategoride sıralanan teşebbüsler için ürünün/hizmetin alıcıya (tüketici) ulaşması sağlandığı için geniş yoruma tabi tutulması gündeme gelebilecektir14. Rekabet Kurulu tarafından bu durum, her bir somut olay bakımından ayrıca ele alınmalı ve kapsamlı bir çalışma gerektirmektedir. Çevrimiçi platformlar bakımından Rekabet Kurulunun ilgili pazarı nasıl tanımladığı hakkında Yemek Sepeti ve Sahibinden.com kararlarının incelenmesi faydalı olacaktır. Rekabet Kurulu yürüttüğü soruşturma sonucunda 09.06.2016 tarihinde verdiği kararda, Yemek Sepeti’nin ilgili pazarda hâkim durumda olduğunu ve “En Çok Kayrılan Müşteri Şartı” uygulamaları ile ilgili pazarda dışlayıcı etkiler doğurarak Kanun’un 6. maddesi kapsamında hâkim durumunu kötüye kullandığını belirtmiş olup; bu doğrultuda Yemek Sepeti aleyhine 427.977,70 TL idari para cezasına hükmetmiştir. Rekabet Kurulu söz konusu kararında ilgili pazarı “online yemek siparişi-servisi platform hizmetleri pazarı” olarak tanımlamıştır. Bu durumda telefon ile siparişler, restoranların web siteleri ve yalnızca restoran, menü, fiyat ve iletişim bilgilerini sunan ve/ veya rezervasyon yapılmasını sağlayan siteler pazar tanımı kapsamı dışında bırakılmış olup; Rekabet Kurulunun hâkim durum tespitini yapabilmek için söz konusu kararında dar yorum metodunu kullandığı tespit edilmektedir. Bununla birlikte, telefon ile siparişler, restoranların web siteleri ve yalnızca restoran, menü, fiyat ve iletişim bilgilerini sunan ve/ veya rezervasyon yapılmasını sağlayan siteler de pazar tanımı kapsamında tutulsaydı,15 Rekabet Kurulu tarafından Yemek Sepeti’nin ilgili pazarda hâkim durumda olduğu sonunca varılamayabilirdi. Rekabet Kurulu, Sahibinden.com aleyhinde yürüttüğü soruşturma neticesinde 01.10.2018 tarihinde verdiği kararında ise, Sahibinden.com’un ilgili pazarda hâkim durumda olduğuna, aşırı fiyatlama yoluyla Kanun’un 6. maddesi kapsamında hâkim durumunu kötüye kullandığına ve bu doğrultuda Sahibinden.com aleyhine 10.680.425,98 TL tutarında idari para cezasına hükmetmiştir. Rekabet Kurulu söz konusu kararında ilgili pazarı “emlak satış/ kiralama hizmetlerine yönelik çevrimiçi platform hizmeti pazarı” ile “vasıta satış hizmetlerine yönelik çevrimiçi platform hizmetleri pazarı” olarak iki farklı pazar halinde tanımlamıştır. Bu noktada Rekabet Kurulu, pazarı tanımlarken temel belirleyicinin platformdan yararlanan tüketiciler (ilan arayan müşteriler) olduğunu varsaymış ve ilgili pazar değerlendirmesinde arz ikamesinden ziyade sadece talep ikamesi açısından bir çıkarımda bulunmuştur. Ayrıca çevrimdışı ilan hizmetlerinin de Sahibinden.com ile ikame edebilir durumda olmadığını tespit etmiştir.16 Bununla birlikte, Ankara 6. İdare Mahkemesi tarafından 18.12.2019 tarihinde Rekabet Kurulunun söz konusu kararı bozulmuştur17. Ankara 6. İdare Mahkemesi bozma kararında, Rekabet Kurulunun yapmış olduğu aşırı fiyat tespitini gerekli maliyet analizleri yapmadan kıyaslamalar üzerine gerçekleştirdiğini ve bu nedenle fiyatlar ve maliyetler arasındaki marjın kesin bir şekilde belirlenemediğini ifade etmiştir. Mahkeme, ilgili pazara ilişkin gerçekleştirdiği değerlendirmede ise “küresel oyuncuların hızla büyüme kapasiteleri, halihazırda pazardaki bilinirlik düzeyleri, farklı coğrafyalardaki benzer pazarlarda izledikleri büyüme süreçleri üzerinde ciddi araştırmaların yapılmadığı, veriler toplanmadan bu oyuncuların mevcut konumları esas alınmak suretiyle değerlendirme yapıldığı, bilhassa, kısa, orta ve uzun vadede pazarın durumunun ve buna bağlı davacı şirketin statüsünün saptanmasında eksik bir inceleme yapıldığı” tespitinde bulunmuştur. Bu doğrultuda, çevrimiçi platformlardaki pazar dinamiklerinin değişkenliği ve teşebbüslerin pazara giriş-çıkış süresinin hızı Ankara 6. İdare Mahkemesi tarafından da göz önünde bulundurulması gereken bir husus olarak nitelendirilmiştir. Bu tespitlerden hareketle, Rekabet Kurulunun çevrimiçi platformlarla ilgili pazarı dar yorumladığı görülebilecektir. Yine de çok hızlı bir şekilde yeni oyuncuların girebildiği ve güçlü oyuncuların pazarda kalabilmek için yenilikçi olması gerektiği bu pazarlarda, pazar tanımının yapılabilmesi her seferinde detaylı incelemeler gerektirecek ve geleneksel yaklaşımlar uygulanamayacaktır.

2. Coğrafi Pazarın Belirlenmesi

Ürünler arasında ikamenin gerçekleştiği alanı ifade eden ilgili coğrafi pazar, pazara dâhil edilecek coğrafi bölgelerdeki üretimin, tüketicilerin veya kullanıcıların taleplerinin birbirleri ile ikame edilebilir olup olmadıklarını ve bu ikame edilebilirliğin derecesini ortaya koymaktadır.18 

Rekabet Kurulu da coğrafi pazara ilişkin bir karar alırken göz önünde bulunduracağı kriterleri; (i) siparişlerin geçmişte başka bölgelere kaydığını gösteren bulgular, (ii) özel olarak pazarı belirlemek için geliştirilmiş nicel testler, (iii) talebin temel özellikleri (yerel markalara bağımlılık, yöresel alışkanlıklar vb.), (iv) müşterilerin ve rakiplerin görüşleri, (v) satın almaların mevcut coğrafi eğilimleri, (vi) ticaret akımları ve mal sevkiyatı eğilimleri ve (vii) siparişlerin başka bölgelerdeki teşebbüslere kaydırılmasıyla ilgili engeller ve değişim maliyetleri olarak ifade etmiştir. Fakat bu, her incelemede bu kriterlerin her birini değerlendirmenin gerekli olduğu anlamına gelmemektedir.19 Çevrimiçi platformlar açısından ise; internetin sınır tanımayan büyüklüğü ve erişim kolaylığı düşünüldüğünde, yukarıda bahsettiğimiz geleneksel yaklaşım ile coğrafi pazar tanımı yapılabilmesi mümkün görünmemektedir. Bu doğrultuda KAGAN’ın da ifade ettiği gibi “İnternetin hiçbir sınırı yoktur ve her yerdedir; ancak aynı anda da hiçbir yerdedir.”20 Bu tespitlerden hareketle, Rekabet Kurulunun çevrimiçi platformların coğrafi pazar tanımını yaparken yeni kavram ve değerlendirmelere ihtiyaç duyduğu açıktır. Nitekim Yemek Sepeti kararında açıkça çevrimiçi verilen hizmetlerde coğrafi bölgeler açısından teorik olarak kayda değer bir sınırlamanın söz konusu olmadığı ifade edilmiştir21. Bu doğrultuda Yemek Sepeti açısından coğrafi pazar “Yemek Sepeti’nin faaliyet gösterdiği illerin her biri” ve ayrıca “Türkiye” olarak belirlenmiş olup, Sahibinden.com kararında ise sadece “Türkiye” olarak tespit edilmiştir.

B. Çevrimiçi Platformlarda Pazar Gücünün Belirlenmesi

Pazar gücü, bir teşebbüsün ilgili pazardaki aktif faaliyetinin tüm pazardaki faaliyetlere oranı olarak tanımlanabilir22. Bir başka tanıma göre ise pazar gücü, üretimi sınırlayarak fiyatı kârlı olacak şekilde rekabetçi şartlar altında olması gereken seviyenin üstünde; en azından belirli bir süre tutabilmektir. İnternet üzerinden hizmet sağlayan çevrimiçi platformlar açısından söz konusu pazar gücü tespiti yapılırken; internetin doğası gereği “hız” ve “geçicilik” unsuru göz önünde bulundurulmalıdır. Hızla değişen internet pazarlarında bir süre önce hâkim durumda olan teşebbüsün kısa bir sürede yok olduğunu görmek mümkündür. Ayrıca pazar gücü tespiti yapılırken yararlanılan pazar payı tespiti de çevrimiçi platformlar açısından birtakım problemler barındırmaktadır. Yukarıda açıkladığımız üzere, pazar tanımının dar ya da geniş yorumlanması hususu pazar payı tespitini de doğrudan etkileyecektir. Ankara 6. İdare Mahkemesi, Rekabet Kurulunun Sahibinden.com kararına karşı verdiği bozma kararında, pazar gücünün belirlenmesi hususunda somut verilere dayanılması gerektiğini ve kimlerden oluştuğu belirli olmayan piyasa aktörlerinin görüşlerini baz alarak değerlendirme yapılmasının yalnızca bir kanaatten ibaret olduğunu belirtmiş; bu yöndeki tespit ve değerlendirmelerin tereddüde mahal vermeyecek şekilde açık ve kesin bir biçimde ortaya konması gerektiğini ifade etmiştir.

C. Çevrimiçi Platformlarda Pazara Giriş Engelleri

Pazara giriş engelleri analizleri, rekabet otoritelerinin incelemelerinde vazgeçilmez niteliktedir. Nitekim giriş engelleri, hâkim durumun tespitinde pazar payı ile birlikte ele alınmakta ve şirket birleşmeleriyle ve hâkim durumun kötüye kullanılmaları ile doğrudan ilgili tutulmaktadır. Ancak söz konusu analiz yapılırken kullanılabilecek genel olarak kabul görmüş bir yöntem bulunmamaktadır.23 Hızla değişen internet ortamında faaliyet gösteren çevrimiçi platformlar açısından bu analizin doğru yapılabilmesi büyük önem taşımaktadır. 

Çevrimiçi platformlardaki pazara giriş engelleri, geleneksel rekabet hukuku kapsamına göre nispeten daha azdır. Çünkü işlem kalemleri kıyasen sayıca ve maliyet anlamında düşüktür. Bu noktada, örnekler üzerinden ilerlemek daha faydalı olacaktır. Bir alışveriş merkezinde mağaza açmak yerine, yalnızca internet sitesi maliyetine katlanmak maliyet olarak çok daha azdır. Fakat tüm çevrimiçi işlemler için kesin bir yorum yapılması doğru değildir. Bu konuda arama motoru hizmeti örnek olarak gösterilebilir. Şöyle ki bir arama motoru algoritmasının geliştirilmesi ve muhafaza edilmesi maliyeti oldukça yüksek olduğundan, söz konusu maliyetler pazara giriş engeli yaratmaktadır24

Çevrimiçi platformlar açısından bir diğer önemli husus ise şebeke etkisidir. Şebeke etkisi, Rekabet Kurulu tarafından pazara giriş engeli olarak sayılmış ve Sahibinden.com kararında; bir platformun değerinin platform tarafından sunulan ticari etkileşim olanaklarından faydalanmak isteyebilecek karar birimi gruplarının katılımı ile belirlenmesi olarak tanımlanmıştır25. Rekabet Terimleri Sözlüğü’nde ise şebeke etkisi, “Kullanıcı sayısı çoğaldıkça, bazı ürün veya hizmetin birtakım kullanıcı açısından daha değerli bir hale gelmesi” olarak ifade edilmiştir26. Özellikle sosyal ağ hizmeti veren çevrimiçi platformlarda pazara giriş engeli ciddi şebeke etkisi nedeniyle oldukça yüksektir. Şebekenin çekiciliği, aynı şebekenin bir parçası olan kullanıcı sayısının çoğalmasıyla artmaktadır. Nitekim, Facebook gibi özel ve LinkedIn gibi işe yönelik sosyal ağ platformları bahsedilen şebeke etkisine örnek teşkil etmektedir27. Çevrimiçi platformlar açısından batık maliyetin geleneksel ticarete oranla nispeten daha az olacağı söylenebilir. Fakat yine de genelleme yapılmasının yanlış olacağını belirtmek isteriz. Elektronik ortamda tanınmışlık/bilinirlik en önemli unsurdur ve bu doğrultuda pazarlama maliyetlerinin en yüksek batık maliyet kalemlerinden biri olduğu söylenebilir. 

Pazara giriş engelleri açısından geçiş maliyeti de önemli bir unsurdur. “Müşterinin yeni bir sağlayıcıya geçme aşamasında karşılaştığı, malın ya da hizmetin fiyatının dışında kalan her türlü maliyet”28 olarak tanımlanan geçiş maliyetinin, çevrimiçi platformlar açısından da birtakım izdüşümleri bulunmaktadır. Yine örnekler üzerinden gidilirse; arama motorları kapsamında geçiş maliyetinin tüketiciler açısından oldukça makul seviyede olduğu söylenebilir. Nitekim pazara 1998 yılında giren Google, dönemin önde gelen arama motoru Altavista ve Yahoo’nun kısa bir sürede önüne geçebilmiştir. Bu doğrultuda, eğer gelecekte arama motoru pazarına Google’dan daha iyi bir oyuncu katılması durumunda da tüketiciler tarafından ciddi geçiş maliyeti bulunmadığı için, yeni arama motoruna kolaylıkla geçiş sağlanabilecektir. Sosyal ağ pazarında ise, geçiş maliyetinin daha fazla olduğu söylenebilir. Instagram üzerinden örnek verilirse; halihazırda mevcut olan fotoğraflar, irtibat kişileri (takipçiler), bilgi ve verilerin başka bir çevrimiçi platforma taşınması mümkün olmadığı için, kullanıcıların mevcut sosyal ağ platformunu tercih etme olasılığı çok yüksektir. Bu nedenle, geçiş maliyetlerinin sosyal ağ platformları açısından daha belirleyici olduğu söylenebilir29.

D. Çevrimiçi Platformlarda Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması

Hâkim durum ekonomik gücün genel ifadesidir. Gücü elinde bulunduranlar diğerlerine hükmeder ve onları istediği yönde sevk edebilme potansiyelini elinde bulundurur30. Kanun’un 6. maddesinde; “Bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hâkim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile kötüye kullanması hukuka aykırı ve yasaktır.” hükmüne yer verilmiş ve bu suretle “hâkim durum” tanımı yapılmıştır. Buna göre hâkim durum: “Belirli bir piyasadaki bir veya birden fazla teşebbüsün rakipler ve müşterilerinden bağımsız hareket ederek fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri belirleyebilme gücünü ifade eder.” Çevrimiçi platformlarda hâkim durumu kötüye kullanma dendiğinde akla ilk olarak; internet araması, çevrimiçi bilgi dağıtımı, reklam teknolojileri ve arama motorları için yatırımlar yapan çok uluslu Amerikan anonim şirketi Google hakkında verilen karar gelmektedir. Google'ın genel arama pazarındaki hâkim durumunu kötüye kullanarak çevrimiçi alışveriş hizmetleri pazarındaki rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırmak suretiyle Kanun'un 6. maddesini ihlal edip etmediğinin tespitine yönelik olarak yürütülen soruşturmanın 13 Şubat 2020 tarihinde tamamlanmasının neticesinde, Rekabet Kurulunca Google Reklamcılık ve Pazarlama Ltd. Şti., Google International LLC, Google LLC, Google Ireland Limited ve Alphabet Inc.'ten oluşan ekonomik bütünlüğün Kanun'un 6. maddesini ihlal ettiğine, dolayısıyla adı geçen ekonomik bütünlüğe 98 milyon 354 bin TL idari para cezası verilmesine karar verilmiştir. Söz konusu kararında Rekabet Kurulu, Google’ın hâkim durumunu kötüye kullanarak özellikle çevrimiçi alışveriş karşılaştırma hizmeti sunan pazardaki rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırmak suretiyle dezavantajlı konuma düşürdüğü ve pazardaki rekabeti bozmak suretiyle Kanun'un 6. maddesini ihlal ettiğine karar vermiştir. 

IV. SONUÇ

Dünyanın giderek dijitalleşmesi sürecinde; internete erişimin kolaylaşması ve buna bağlı olarak kullanıcı sayısının artması, internet aracılığıyla faaliyetlerini sürdüren çevrimiçi platformların da piyasadaki değerini arttırmıştır. Bu doğrultuda günümüzde, internet üzerinden çevrimiçi platform olarak hizmet veren ekonomik açıdan çok güçlü birçok teşebbüs bulunmaktadır. Artık satıcılar, internet üzerinden hizmet vererek hız kazanmış ve fiziksel satış nedeniyle doğabilecek ek maliyetlerden kurtulmuşlardır. Alıcılar ise, arama motorları ve veri tabanları sayesinde daha hızlı şekilde ürün araştırması yapıp karşılaştırabilmekte ve yorumlar sayesinde diğer kullanıcılar ile irtibatta bulunarak kalite standartları oluşturabilmektedirler. Ayrıca dijital pazarlarda faaliyet gösteren bu teşebbüslerin inovasyon üzerinden rekabet ettikleri de göz önünde bulundurulduğunda; hâkim durumda gözükebilen bir teşebbüsün bir anda piyasadan yok olabilmesi de mümkündür. Bu sebeple bu pazarlar, etkileşimin fazla olduğu son derece dinamik pazarlardır. 

Rekabet hukuku bağlamında geleneksel platformlardan büyük oranda farklılık gösteren ve aynı zamanda hızla büyümekte ve piyasadaki hakimiyeti yükselmekte olan çevrimiçi platformlar için geleneksel rekabet hukuku parametrelerinden farklı olarak yeni ve esnek yaklaşımların benimsenmesi büyük bir öneme sahiptir. Bu noktada, Rekabet Kurulu tarafından çevrimiçi platformlara yönelik olası bir rekabet ihlali tespitinde, ayrıntılı bir değerlendirme yapılması ve piyasa dinamiklerinin göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Nitekim Rekabet Kurumu, kısa bir süre önce yerinde bir yaklaşımla “Dijitalleşme ve Rekabet Politikası Raporu” adlı çalışmasını başlattığını duyurmuştur. Raporda, dijital çağda rekabet politikası hedeflerinin ne olması gerektiği ve özellikle dijital platformlara uygulanacak rekabet kurallarının nasıl şekilleneceği gibi hususların inceleneceği belirtilmektedir. Raporun rekabet hukukunun yeni uygulama alanı bulduğu ve hızla gelişmekte olan dijital platformlar bakımından birçok belirsizliğin ortadan kaldırılmasında faydalı olacağı değerlendirilmektedir.

KAYNAKÇA

AHMET ALKAN / RAMAZAN ERDEM, “Güç: Formal ve İnformal Yönden Güce Kavramsal Bir Bakış”, Süleyman Demirel Üniversitesi Vizyoner Dergisi, Y. 2019, C. 10, S. 24, ss.405-433.

EUROPEAN COMMİSSİON, “Consultation on Regulatory Environment For Platforms, Online Intermediaries, Data And Cloud Computing And The Collaborative Economy”, Commision Staff Working Document, 24 Eylül 2015, https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/ HTML/?uri=CELEX:52015SC0202&from=EN ( Erişim Tarihi: 10.03.2020) GÖNENÇ GÜRKAYNAK / DERYA DURLU GÜRZÜMAR, “İnternetin Ezber Bozan Ortamında ve Yenılikçi Dijital Pazarlarda Rekabet Hukuku Eğilimleri”, Rekabet Dergisi, C. 16, S. 2, Y. 2015, ss. 43-111.

INGE GRAEF, “Data As Essential Facility Competition And Innovation On Online Platforms”, Thesis Submitted with a View to Obtaining the Degree of Doctor of Laws, Ku Leuven, Thesis Faculty Of Law, 2016, Https://Core.Ac.Uk/Download/ Pdf/34662689.Pdf, (Erişim Tarihi: 11.02.2020).

JARED KAGAN, “Bricks, Mortar And Google: Defining The Relevant Antitrust Market For Internet-Based Companies”, New York, Law School, Law Rewiew, May 2010, Volume55, ss.271-292. Http://Www.Nylslawreview.Com/Wp-Content/ Uploads/Sites/16/2013/11/55-1.Kagan.Pdf , (Erişim Tarihi:11.02.2020).

MEHMET FAZIL ÖZKUL, “İlgili Pazarın Tespitinde Kullanılan Kantitatif Yöntemler ve Güncel Uygulamalar”, Finans Politik & Ekonomik Yorumlar, C. 54, S. 624, 2017, ss. 9-24.

MEHMET YANIK, Rekabet Hukukunun Hâkim Durum ve Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Uygulamalarında Piyasa Giriş Engelleri, Uzmanlık Tezi, Rekabet Kurumu Yayınları, Ankara 2003.

ŞAHİN ARDIYOK / EVREN SESLİ / RAMİZ ARSLAN, “İnovasyonun Önünde Aşırı Fiyat Engeli: Kar Beklenmeksizin Teknolojik Gelişim Mümkün Mü?”, Terazi Hukuk Dergisi, C. 14, S. 156, Ağustos 2019, ss. 1606- 1617.

TUĞBA ÇELİK, Elektronik Ticaret ve Rekabet Hukuku Kapsamında Çok Taraflı Pazaryerleri, Yayımlanmış Yüksek Lisans Tezi, Maltepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2019.

DİPNOT

1 Rekabet Kurumu, 01.10.2018 tarih ve 18-36/584-285 sayılı “Sahibinden. com” Kararı. (Bundan sonra metin içerisinde başvurulan atıflarda “Sahibinden.com Kararı” olarak yer verilecektir.)

2 Rekabet Kurumu, 09.06.2016 tarih ve 16-20/347-156 sayılı “Yemek Sepeti” Kararı. (Bundan sonra metin içerisinde başvurulan atıflarda “Yemek Sepeti Kararı” olarak yer verilecektir.)

3 Rekabet Kurulu, 13.02.2020 tarih ve 20-10/119-69 sayılı Kararı.

4 European Commission, “Consultation on Regulatory Environment For Platforms, Online Intermediaries, Data And Cloud Computing And The Collaborative Economy”, Commision Staff Working Document, 24 Eylül 2015, s. 5. https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/HTML/?uri=CELEX:52015SC0202&from=EN (Erişim Tarihi: 10.03.2020).

5 Inge GRAEF, “Data as Essential Facility Competition and Innovation on Online Platforms”, Thesis, KU Leuven, Thesis Faculty of Law, 2016, https:// core.ac.uk/download/pdf/34662689. pdf, (Erişim Tarihi: 11.02.2020.) s. 21.

6 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun, RG. Sayı: 22140. 

7 Rekabet Kurumu, Rekabet Hukukunun Esasları, https:// www.rekabet.gov.tr/tr/Sayfa/ Rekabet-savunuculugu/rekabethukuku/rekabet-hukukunun-esaslari , Erişim Tarihi: 03.03.2020

8 Tuğba ÇELİK, Elektronik Ticaret ve Rekabet Hukuku Kapsamında Çok Taraflı Pazaryerleri, Yüksek Lisans Tezi,http://openaccess. maltepe.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12415/2904/10300187. pdf?sequence=1&isAllowed=y (Erişim Tarihi, 10.02.2020), s. 66’dan naklen Evans David S., Michael Noel, “Defining Antıtrust Markets When Firms Operate Two-Sided Platforms”, http://www.noeleconomics.com/ research/articles/NOEL_defining.pdf, 8.06.2019 (Erişim Tarihi: 10.03.2020), s. 102

9 Rekabet Kurumu, İlgili Pazarın Tanımlamasına İlişkin Kılavuz, 2008, s. 1.

10 Ibid. s. 4

11 Çelik, s.75, naklen, Gönenç Gürkaynak / Derya Durlu Gürzumar / Margaret Hagan, “Antitrust on the Internet: A Comparative Assessment of Competition Law Enforcement in the Internet Realm”. IBA Business Law International, Y. 2013, C. 14, S. 1, s. 53.

12 Rekabet Kurumu, İlgili Pazarın Tanımlamasına İlişkin Kılavuz, s. 5

13 Jared Kagan, “Bricks, Mortar and Google: Defining the Relevant Antitrust Market for Internet-Based Companies”, New York Law School Law Rewiew, C. 55, Y. 2010, ss.271-292. http:// www.nylslawreview.com/wp-content/ uploads/sites/16/2013/11/55-1.Kagan.pdf, 11.02.2020, s. 274

14 Gönenç Gürkaynak, Derya Durlu Gürzümar, “İnternetin Ezber Bozan Ortamında ve Yenılikçi Dijital Pazarlarda Rekabet Hukuku Eğilimleri ”, Rekabet Dergisi, C. 16, S. 2, ss.43- 111, Y. 2015, s. 51.

15 Çelik, s. 80

16 Şahin Ardıyok / Evren Sesli / Ramiz Arslan, “İnovasyonun Önünde Aşırı Fiyat Engeli: Kar Beklenmeksizin Teknolojik Gelişim Mümkün mü?”, Terazi Hukuk Dergisi, Ağustos 2019, s. 8.

17 Ankara 6. İdare Mahkemesi, E. 2019/946, K. 2019/2625.

18 Mehmet Fazıl Özkul, “İlgili Pazarın Tespitinde Kullanılan Kantitatif Yöntemler ve Güncel Uygulamalar”, Finans Politik & Ekonomik Yorumlar, 2017, s. 12

19 Rekabet Kurumu, İlgili Pazarın Tanımlamasına İlişkin Kılavuz, 2008, s. 7.

20 Kagan, s.291.

21 Yemek Sepeti Kararı, s. 93.

22 Çelik, s. 84

23 Mehmet Yanık, Rekabet Hukukunun Hâkim Durum ve Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Uygulamalarında Piyasa Giriş Engelleri, Uzmanlık Tezi, Rekabet Kurumu Yayınları, Ankara 2003, s. 1.

24 Çelik, s.88

25 Sahibinden.com Kararı, s. 8.

26 Rekabet Kurumu, Rekabet Terimleri Sözlüğü, https://www. rekabet.gov.tr/tr/Sayfa/Yayinlar/ rekabet-terimleri-sozlugu/terimlerlistesi?icerik=ca069934-26cd-4d55- a972-eec74a97dafc, (Erişim Tarihi 12.02.2020)

27 Gürkaynak-Gürzümar, s. 60.

28 Rekabet Kurumu, Rekabet Terimleri Sözlüğü, https://www. rekabet.gov.tr/tr/Sayfa/Yayinlar/ rekabet-terimleri-sozlugu/terimlerlistesi?icerik=4b3eace8-1b54-4b82- 9895-3182e3c5e88a, (Erişim Tarihi 12.02.2020)

29 Gürkaynak-Gürzümar, s. 64.

30 Ahmet Alkan, Ramazan Erdem, “Güç: Formal Ve İnformal Yönden Güce Kavramsal Bir Bakış”, Süleyman Demirel Üniversitesi Vizyoner Dergisi, Yıl: 2019, Cilt: 10, Sayı: 24, ss.405-433 https://dergipark.org.tr/tr/download/ article-file/772481, s. 2

More Insights

Articletter / GSI Brief

GSI Brief & Legal Brief

GSI Brief 204

Gsi Brief 204

Brief
Read more
GSI Brief 205

Gsi Brief 205

Brief
Read more
GSI Brief 206

Gsi Brief 206

Brief
Read more
GSI Brief 207

Gsi Brief 207

Brief
Read more

Articletter - Summer Issue

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Işığında Unutulma Hakkı

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Işığında Unutulma Hakkı

2020
Read more
Incoterms 2020

Incoterms 2020

2020
Read more
Fidic 2017 Güncellemeleri Gümüş Kitap

Fidic 2017 Güncellemeleri Gümüş Kitap

2020
Read more
Amerika Birleşik Devletleri Tarafından Uygulanan Ekonomik Yaptırımlar

Amerika Birleşik Devletleri Tarafından Uygulanan Ekonomik Yaptırımlar

2020
Read more