Kitapta, Bitcoin ve Ethereum gibi herkesçe bilinen kripto paraların nitelikleri ve yapıları incelenmiş olup, aslında kripto paraların birbirlerinden ne kadar farklı olduklarına ve bu paraların hangi amaçla kullanılabileceğine değinilmiştir.
Kitapta işlenen en önemli konulardan biri de Blockchain teknolojisinin devletleri ve demokrasiyi ne şekilde etkileyeceği ve şekillendireceği meselesidir.
İlgili bölümde özetle, Blockchain teknolojisinin devletleri ve günümüz demokrasisini büyük ölçüde etkileme potansiyeline değinilmiş olup, söz konusu etkilemenin olası sonuçları hakkında bilgi verilmiştir.
Don Tapscott ve Alex Tapscott tarafından kaleme alınmış olan “Blockchain Devrimi: Bitcoin ve Diğer Kripto Paraların Arkasındaki Teknoloji Dünyayı Nasıl Değiştiriyor” (“Blockchain Devrimi”) blockchain yapısının neden bir devrim niteliğinde olduğunu, bu yapının interneti ve dolayısıyla dünyayı nasıl değiştireceğini ayrıntılı bir şekilde anlatıyor. Yazarlar, kitapta Blockchain yapısının teknik ayrıntılarına girmemekle birlikte, Blockchain’in interneti, hayattaki gerçek değerlerin bir taraftan başka bir tarafa aktarılmasını sağlamak suretiyle ciddi anlamda değiştirdiğini belirtmektedir. Öyle ki, artık Blockchain sayesinde gerçek değeri haiz paranın, nesnelerin, gayrimenkullerin transferi internet üzerinden gerçekleştirilebilecek olup, kitapta bu durumun insan hayatında büyük bir devrim niteliğinde olduğu vurgulanmıştır.
Kitapta, Bitcoin ve Ethereum gibi herkesçe bilinen kripto paraların nitelikleri ve yapıları incelenmiş olup, aslında kripto paraların birbirlerinden ne kadar farklı olduklarına ve bu paraların hangi amaçla kullanılabileceğine değinilmiştir. Örneğin Bitcoin esasen bir para birimi olarak kullanılmaktayken, Ethereum’un aslında bir işletim sistemi olduğu, bu sistem üzerinde “akıllı kontrat” olarak adlandırılan kontratların yaratılabildiği ve bu sistem üzerinde yaratılacak olan uygulamalarda sistemin kendi kripto para birimi olan Ether’i kullandığı anlatılmaktadır. Burada bahsedilen uygulamalar “dağıtık uygulamalar” olarak adlandırılmış olup, akıllı kontratların bu uygulamaların merkezinde olduğu ifade edilmiştir. Yazarlar tarafından Ethereum konseptini anlatabilmek için şu tasvir kullanılmıştır: “Eğer Ethereum bir şehir planı, dağıtık uygulama da bir araba ise, o zaman Ether de kripto deyimiyle yakıt veya “benzin”- dir.” Bu tasvirden de anlaşılacağı üzere, belli bir platformda, o platformda çalışacak uygulamaların çalışması için gerekli olan ve ilgili platforma ait kripto paralar bulunmaktadır. Yazarlar Blockchain’ı, insanlar arasında kullanıma elverişli pek çok uygulamaya hayat verebilecek olan Ethereum benzeri sayısız platformun yaratılabilmesine imkan sağlayan bir yapı olarak göstermektedir.
Kitapta ayrıca Blockchain devrimi ile değişen dünyada avukatların ne şekilde etkilenebileceğine ve avukatlardan önümüzdeki süreçte neler beklenebileceğine de değinilmiştir. Kitapta, akıllı kontratların hazırlanmasının bildiğimiz kontratların hazırlanmasından çok daha zor olduğu, bunun sebepleri olarak ise akıllı kontratlar açısından yüz yıllardan beri süregelen bir tecrübenin var olmaması ve çok kullanılmış hukuki taslakların yokluğu gösterilmiştir. Bu kapsamda, dünyada halihazırda akıllı kontrat hazırlamaya yetkin oldukça az kişinin bulunduğu ve gelecekte şirketlerin, bilgisayar bilimi konusunda altyapı sahibi olan avukatları ve hukuk konusunda altyapıya sahip yazılım mühendislerini işe alması görüşüne dikkat dikkat çekilmiştir.
Kitapta söz konusu Blockchain’e hakim olmanın, internetin ikinci çağında başarılı olmak için önem arz ettiğine dikkat çekilmiş olup, bu çağda başarılı olmak isteyen bir ülkenin yedi koşulu sağlaması gerektiğinden bahsedilmiştir. Bu niteliği ile Blockchain Revolution aynı zamanda ülkelerin yeni internet çağında başarıya ulaşması için bir kılavuz ihtiva etmektedir. Kitaba söz konusu koşulların ayrıntıları (i) Kuluçka Makineleri ve Girişimcilik, (ii) Kurumsal Liderlik, (iii) Eğitim Kuruluşları, (iv) Yatırım Ortamı, (v) Devlet Desteği, (vi) Düzenleyici Çevre ve (vii) Yetenek Toplulukları başlıkları altında anlatılmıştır. Ayrıca, bu koşullar kapsamında halihazırda on ülkenin Blockchain devrimine öncülük ettiği belirtilmiş olup, bu ülkelerin hangi açılardan devrime yön verdikleri ayrıntılarıyla işlenmiştir. Yazarlar, bu kapsamda Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Birleşik Krallık, Birleşik Arap Emirlikleri, Çin, Estonya, İsveç, İsviçre, Kanada ve Singapur’u incelemişlerdir.
Blockchain Devrimi on bir bölüme ayrılmış olup, Blockchain dünyası pek çok farklı yönüyle yazarlar tarafından değerlendirilmiştir. İkinci bölümde dijital ekonominin yeni çağı olarak adlandırılmış olan Blockchain ekonomisini şekillendiren yedi adet prensipten bahsedilmiştir. Bu prensipler (i) Ağ Tabanlı Bütünlük, (ii) Dağıtılmış Güç, (iii) Teşvik Değeri, (iv) Güvenlik, (v) Gizlilik, (vi) Korunan Haklar ve (vii) Dahil Olma başlıkları altında incelenmiştir. Ayrıca her prensibin ne olduğu, prensibe ilişkin çözülecek problemi, bu kapsamda gerçekleştirilen ilerlemeyi ve prensibin Blockchain ekonomisi için sonuçları incelenmiştir. Yazarlar söz konusu yedi prensibin yüksek verimli ve inovatif şirket, kurum ve kuruluşların oluşmasında kılavuz niteliğinde olduğunu belirtmiş olup ilgili prensiplerin hayatımıza olacak etkisini şöyle açıklamıştır: “Eğer bütünlük, güç, değer, gizlilik, güvenlik, haklar ve dahil etmeye ilişkin tasarım yaparsak, kendi ekonomimizi ve sosyal kurumlarımızı güvenmeye değer şekilde yeniden tasarlamış oluruz.” Bu kapsamda, kitabın ikinci bölümünün, Blockchain ekonomisinin tasarlanması kapsamında uygulanması gereken prensiplerin ne olduğu ve bu prensiplerin hayatımızı nasıl etkileyebileceği hususlarında oldukça bilgilendirici bir kaynak niteliğinde olduğunu söylemek gerekmektedir.
Kitapta işlenen en önemli konulardan biri de Blockchain teknolojisinin devletleri ve demokrasiyi ne şekilde etkileyeceği ve şekillendireceği meselesidir. Blockchain Devrimi’nin sekizinci bölümünde ele alınmış olan bu konu kapsamında öncelikle halihazırda devletin vermiş olduğu hizmetlere ilişkin verimsizlik ve bilgi paylaşımı konusundaki problemlere değinilmiş olup, Blockchain’in devletin verdiği hizmetlerdeki verimi yükseltirken aynı zamanda devletin bütünlük ve şeffalığı da sağlayacağı belirtilmiştir. Yazarlar, Blockchain’in normalde devlet tarafından verilen hizmetlerin, kişiler tarafından, herhangi bir devlet işlemi olmaksızın kendi kendilerine sağlanmasını mümkün kılacağını, bunun da devletlerdeki yolsuzluğun önüne geçilmesini sağlayacağını belirtmiştir. Örnek olarak ise Blockchain’in, bir vatandaşın devletten resmi bir belge temini için almış olduğu izni kendi kendisine yenileyebilmesini sağlayacağını, bu iznin yenilenmesi için kişinin devletten ayrıca bir talepte bulunmasına gerek kalmayacağı dile getirilmiştir. Ayrıca ilgili bölümde kişisel verilerin devlet veri tabanlarında tutulmasından vazgeçilebileceği, çünkü Blockchain’in kişilerin kendi verilerini özel olarak saklamasına ve gerektiği yerde uygun olacak şekilde paylaşmalarına imkan verdiği belirtilmiştir. Öte yandan, halka açık datalara ilişkin ise çok daha verimli ve güvenilir bir yapının meydana gelmesini sağlayacağı, Blockchain teknolojisi ile oluşturulan halka açık verilerin, veride doğruluğu sağlayacağı dile getirilmiştir. Kitabın ilgili bölümünde halihazırda internetin demokrasiyi iyi yönde etkilemediği ve Blockchain ile birlikte üstesinden gelinmesi gereken üç ana problemin mevcut olduğu belirtilmiştir. Bu ana problemler (i) Kamusal Söylemin Parçalanması, (ii) Dünya Çapında Ağ Üzerindeki Artan Umursamazlık ve (iii) Politika ve Uygulamadaki Karmaşıklık başlıkları altında ayrıntılı olarak incelenmiştir. Demokrasinin sağlanması açısından en önemli unsuru teşkil eden “oy verme” ise Blockchain kapsamında ayrıca değerlendirilmiş olup Blockchain teknolojisi kullanılarak yapılacak oylamaların nasıl olabileceği hususunda açıklamalarda bulunulmuştur. İlgili bölümde özetle, Blockchain teknolojisinin devletleri ve günümüz demokrasisini büyük ölçüde etkileme potansiyeline değinilmiş olup, söz konusu etkilemenin olası sonuçları hakkında bilgi verilmiştir.
Kitapta yer alan ve tarafımca incelenmesinin önemli olduğunu düşündüğüm bir diğer bölüm ise Blockchain’in uygulanması kapsamındaki zorluklar ve bunların nasıl üstesinden gelineceğinin işlendiği onuncu bölümdür. Bu bölümde yazarlar on adet temel zorluk üzerine yoğunlaşmış olup, bunlar (i) teknolojinin uygulanması için en iyi zamanın henüz gelmemiş olması, (ii) teknoloji kullanımında tüketilen enerjimin devam ettirilebilir olmaması, (iii) devlet müdahalesi, (iv) güçlü görevlilerin müdahalesi, (v) yeterli teşvikin bulunmaması, (vi) Blockchain’in birçok işin mevcudiyetine son verecek olması, (vii) protokollerin kontrolü (viii) dağıtılmış otonom temsilcilerin etkisi, (ix) gizlilik ve (x) suçluların teknolojiyi kullanımıdır. İlgili bölümde söz konusu zorlukların Blockchain’i nasıl etkileyebileceğine değinilmekle birlikte, ilgili zorluğun nasıl aşılacağına dair de bilgiler sunulmuştur. Her ne kadar bu zorlukların aşılabilmesinin mümkün olduğu belirtilmiş olsa da, Blockchain’in halihazırda internetin içine düşmüş olduğu tuzağa düşebileceği belirtilmiş olup, Blockchain’i bekleyen olası tehlikelere ilişkin yazarlar tarafından şöyle bir yorum getirilmiştir: “Blockchain merkezileştirilmeye ve kontrole dirençli olabilir; ancak eğer ekonomik ve politik getiriler yeterince yüksek olursa, kuvvetli güçler onu ele geçirmeyi deneyecektir.” Bu yorumun, Blockchain’in geleceğine dair en temel endişeyi oldukça dikkat çekici şekilde özetlediği kanaatindeyim. Yazarlar, söz konusu tehlikelere ve zorluklara ilişkin açıklamalarının ışığında, Blockchain’in bizlerin alacağı aksyionlar neticesinde şekilleneceğini dile getirmişlerdir.
Blockchain Devrimi hakkındaki temel görüşüm, bu kitabın geleceğe ışık tuttuğu ve daha bugünden insanlığa çok sayıda ve büyük vaatler sunan Blockchain’in doğasını, teknik ayrıntılara girmeksizin oldukça başarılı bir şekilde okuyucuya anlatan başarılı bir eser olduğu yönündedir. Kitabı benim gözümde bu kadar başarılı yapan husus ise, sadece Blockchain’in ne olduğunun değil, Blockchain ile nelerin hayata geçirilebileceğinin, en başta internet olmak üzere ekonominin, devletlerin, demokrasinin, özetle tüm hayatımızın ne şekilde değişebileceğinin açıklayıcı örnekler gösterilmek suretiyle incelenmiş olmasıdır. Öte yandan söz konusu teknolojinin tüm insanlığın en iyi şekilde yararlanabilmesi için sahip olması gereken özelliklere ve bu kapsamda aşılması gerekecek olan zorlukların nasıl aşılabileceğine ilişkin ayrıntılı bilgi verilmiş olmasının, kendimde kitabın yazarlarının söz konusu teknolojiye gayet hakim oldukları yönünde kanaatimin oluşmasını sağlamıştır. Blockchain teknolojisine bu kitabı okumadan önce de ilgim bulunmasına ve konuya ilişkin bazı araştırmalarda bulunmuş olmama karşın, Blockchain Devrimi’ni okuyunca aslında söz konusu teknolojiye ilişkin ne kadar az şey bildiğimi fark ettim ve biraz daha olsun bu yeni teknolojiye ve dünya üzerindeki olası etkilerine daha büyük bir perspektiften bakma fırsatına eriştim. Blockchain teknolojisi hakkında daha ayrıntılı bilgi sahibi olmak, bu devrimin yaratacağı yeni dünya düzenine giriş evresinde daha hazır bulunmak ve bu teknolojinin getireceği fırsatlardan en iyi şekilde yararlanmak isteyen okurlar için Blockchain Devrimi’nin oldukça önemli bir kaynak olacağı düşüncesindeyim. Aynı zamanda, konuları ayrıntılı işlemesine rağmen kitabın tüm bölümlerinde akıcı anlatımın hakim olduğunu, bu itibarla Blockchain hakkında az da olsa ilgilenmiş olan herhangi bir okur için hiç sıkıcı olmayacak bir kitap olduğunu belirtmek isterim.
Kitapta işlenen en önemli konulardan biri de Blockchain teknolojisinin devletleri ve demokrasiyi ne şekilde etkileyeceği ve şekillendireceği meselesidir.







