Animated LogoGöksu Safi Işık Attorney Partnership Logo First
Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo 2Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo

Insights
GSI Articletter
GSI Brief

Türk İdare Hukuku’nda Yetki ve Usulde Parallellik İlkesi

2019 - Winter Issue

Download As PDF
Share
Print
Copy Link

Türk İdare Hukuku’nda Yetki ve Usulde Parallellik İlkesi

Legal Workflow Management
2019
GSI Teampublication
00:00
-00:00

ÖZET

Türk İdare Hukuku’nda yer alan çeşitli ilkelerden bazıları kodifikasyon çalışmaları ile mevcut mevzuat hükümleri arasında yerini almış, bazıları ise Danıştay kararları çerçevesinde içtihat olarak ortaya konulmuş ve idari birimler tarafından uygulanmaya devam edilmiştir. Bu şekilde, mevzuat hükümleri arasında yer almamakla beraber Türk İdare Hukuku’nun önemli ilkelerinden biri yetki ve usulde paralellik ilkesidir. Yetki ve usulde paralellik ilkesi, bir işlemi değiştirmeye, ilga etmeye veya geri almaya yetkili makamın idari işlemi tesis eden makam olduğu ve bu işlemin tesis edilmesinde uygulanan usulün, işlemin değiştirilmesi, ilga edilmesi veya geri alınmasında da geçerli olmasını ifade etmektedir1. Bu makale çerçevesinde de yetki ve usulde paralellik ilkesine ilişkin birtakım hususlar, yetki ve usul kavramları, Danıştay’ın söz konusu ilke doğrultusunda vermiş olduğu kararlar ele alınacaktır.

I. GİRİŞ

İdari faaliyetlerin mümkün olduğu kadar yeknesak şekil ve usul kurallarına bağlanmasının, gerek hukuk teorisi, gerek hukuk politikası açısından zorunlu ve faydalı olduğu kabul edilerek, birçok ülkede bu anlamda genel ilkelerin tespiti yoluna gidilerek pozitif hükümler konulmuştur. 

Hukukumuzda, idarenin faaliyetlerini nasıl yerine getireceği noktasında farklı kanunlarda ihale, vergilendirme, disiplin işlemleri gibi konularda belli usuller getirilmiş olsa da, idarî işlemlerin yapılmasında uygulanacak genel usul ve esasları düzenleyen bir idari usul kanunu bulunmamaktadır. Ancak yargı içtihatlarıyla idare hukukumuza yerleşmiş bulunan bazı usul ilkeleri mevcuttur. Bu ilkelerin en önemlilerinden biri de Latince’de “Unumquodque dissolvatur eo modo quo colligatur” olarak ifade edilen yetki ve usulde paralellik ilkesidir2.

Yetki ve usulde paralellik ilkesi, doktrinde ve Danıştay kararlarında, iki unsurda da aranan “yetkide paralellik” ve “usulde paralellik” olarak da değerlendirilmektedir. Koşutluk ilkesi3 olarak da anılan ve yargı organlarınca geliştirilmiş olan yetki ve usulde paralellik ilkesi, Anayasa ve kanunlarda aksi yönde bir düzenleme bulunmayan hallerde, bir idari işlemi yapmaya yetkili olan makamın veya organın söz konusu işlemi geri alma, kaldırma, değiştirme ve düzeltme konusunda da aynı usullere tabi olmak kaydıyla yetkili olacağını ifade etmektedir4. Bu tanım ışığında, söz konusu ilkeyi tam manasıyla kavrayabilmek adına, aşağıda öncelikle idari işlem, idari anlamda yetki ve usul tanımları ele alınacak olup, sonrasında idari işlemde yetki ve usul kavramları ile nihayet ilkenin esasları ve uygulama alanı incelenecektir.

II. İDARE HUKUKUNDA İŞLEM, YETKİ VE USUL KAVRAMLARI

A. İdari İşlem Kavramı

İşbu çalışmada ele alınacak olan yetki ve usulde paralellik ilkesinin, idari bir makamın idari bir işlem tesis etmesi ve sonrasında bu işlemin değiştirilmesi, kaldırılması ve geri alınması hallerinde söz konusu olması sebebiyle, ilk olarak ele alınması gereken kavram idari işlem kavramıdır. İdari işlem, idari makam ve organların idare hukuku alanında kesin sonuç doğuran tek taraflı irade açıklamalarıdır. Uyuşmazlık Mahkemesi ve Danıştay tarafından ise idari işlem; “kamu kurum ve kuruluşları tarafından kamu hukuku kuralları uyarınca tek taraflı olarak tesis edilen ve re’sen uygulanabilir nitelikte olan hukuki tasarruflar.” şeklinde tanımlanmaktadır5. Anayasa Mahkemesi’ne göre ise idari işlem, kamu kurumu ya da idare örgütü içinde yer alan bir idari makamca verilmiş ve idarenin idare hukuku alanında gördüğü idari faaliyetlerle ilgili olması gereken işlemdir6. Tek başına hukuki sonuç doğurmaya ehil işlemler, yani kesin ve yürütülebilir işlemler “idari işlem” olarak kabul edilmektedir. İdarenin bu bağlamda hazırlık işlemleri, görüş bildiren işlemleri ve iç düzen işlemlerinin kesin ve yürütülebilir işlemler olmaması dolayısıyla idari işlem olarak kabul edilmemektedir ve dava konusu edilmemektedir. Tek taraflı irade kullanımı, idarenin kamu gücü dolayısıyla sahip olduğu imtiyazlardandır ve idarenin dış âlemde görünümünü sağlayan hukuki muameleler vasıtasıyla bireylerde hukuki sonuçlarını doğurur. Dolayısıyla buradan hareketle genel bir tanım yapmak gerekirse, kamu gücü kullanımını içeren, idarenin tek taraflı iradesiyle hukuki durumda değişiklik meydana getiren işlemlerinin idari işlem olduğu sonucuna ulaşılabilir7.

B. İdare Hukukunda Yetki Kavramı

Yetki kavramı; kelime anlamı olarak bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak, salahiyet şeklinde tanımlanmaktadır8. İdare Hukuku tahtında değerlendirmeye tabi tutulan yetki kavramı ise kişileri, eşitlik kuralını, temel hak ve hürriyetleri, kamusal para ve malları doğrudan ilgilendiren ve kamu gücü kullanımının aracı olan idari işlemin, idari teşkilat içindeki herkes tarafından değil, yalnızca kanunla belirlenmiş ve sınırlanmış makamlar tarafından yapılabilmesini ifade eder9. Bu doğrultuda yetki kavramı, Anayasa’da da kendine yer bulmuş ve Anayasa’nın egemenlik ilkesini düzenleyen 6. maddesi ile İdare ve İdarenin Esasları ana başlığı altındaki 123. maddesinde, yetki kavramının alelade kimselerce ve bir usule uyulmaksızın kullanılamayacağı belirtilmiştir10

İdare hukukunda, tüm işlemlerde, işlemi yapan makamın kanuni bir temele dayanması esastır. Bir idari işlemin yapılmasında hangi idari makam ya da organın yetkili olacağının belirlenmesi yer, zaman, konu ve kişi bakımından yetki ayrımlarıyla birlikte ele alınmaktadır. Kişi bakımından yetki, bir idari işlemin hangi kişi ya da makam bakımından yapılabileceğini ifade ederken, konu bakımından yetki, belli konulara ilişkin kararların hangi idari makam tarafından alınabileceğini ifade etmektedir11. Yer bakımından yetki, bir idari makamın konu yönünden sahip olduğu yetkiyi kullanabilecekleri coğrafi alana ilişkin olup, zaman bakımından yetki, bir idari makamın konu yönünden sahip olduğu yetkiyi kullanabileceği süreyi ifade etmektedir12.

C. İdare Hukukunda Usul ve Şekil Kavramı

Yetki ve usulde paralellik ilkesini açıklamak adına değinilmesi gereken diğer bir unsur ise idare hukukunun usul ve şekil kavramlarına bakış açısıdır. Bir idari işlem bir idari makam tarafından gerçekleştirilirken uyulması gereken usul ve şekil kuralları mevcuttur. Şekil unsuru hem idari işlemin özünü oluşturan idarenin dış dünyaya yansımasının maddi biçimi, hem de idari işlemin yapılmasında izlenen usulü ifade etmektedir13

Şekil unsuru dikkate alınmaksızın tesis edilen idari işlemlerde hukuka aykırılık mevcut bulunabilir. Ancak her şekil kuralına uyulmaması hukuka aykırılık teşkil etse dahi işlemin iptalini gerektirmeyecektir. Bu noktada analiz edilmesi gereken önemli husus asli ve tali şekil kurallarına aykırılık olarak yapılması gereken ikili ayrımdan ibarettir. Asli şekil kurallarına aykırılık halinde idari işlemin sonuçları etkilenebilmekte hatta işlemin iptali söz konusu olabilmekte iken tali şekil kurallarına aykırılık söz konusu olduğu vakit işbu aykırılık işlemin kendisine bir etkide bulunmaz. Tali şekil kurallarına aykırılık için işlemin iptalini gerektirmeyen küçük şekil hataları da denilebilmektedir14.

III. DANIŞTAY KARARLARI IŞIĞINDA YETKİDE PARALELLİK, USULDE PARALELLİK VE YETKİ VE USULDE PARALELLİK İLKESİ

Yukarıda da değinildiği üzere yetkide ve usulde paralellik ilkesi, yetki ve usul olmak üzere iki temel kavramdan oluşmakta olup, birbirinden bağımsız bu iki kavramın bir arada bulunması gerekmemektedir. Bir başka deyişle –özellikle Danıştay kararlarında görülmekle beraber– ilke her zaman iki kavramı da içermeyebilir. Yalnızca yetkide paralellik ilkesinin veya yalnızca usulde paralellik ilkesinin uygulanması pratikte oldukça sık rastlanan bir durumdur.

A. Yetkide Paralellik İlkesi

Yetkide paralellik ilkesi, bir işlemi yapmaya yetkili merciin o işlemin tersini yapmaya da yetkili olduğunu öngörmektedir15

Yetkide paralellik ilkesi çerçevesinde örneğin, bir idari teşkilat içerisinde mevcut bulunan hiyerarşik düzen çerçevesinde üstün, astın işlemleri üzerinde iptal yetkisine sahip olmasına ve iptal, işlemin geri alınması şeklinde gerçekleşebilecek olmasına rağmen; bir yetki, kanunla veya yetki devri yoluyla asta verilmişse, üst astın yerine geçerek idari işlemi geri alamaz16. Bu kural, “yerine geçerek işlem yapma yasağı”nı oluşturur. Bu kapsamda astın yaptığı bir idari işlem, örneğin bir atama kararı, kanunlarda aksi yönde bir düzenleme bulunmuyorsa yetkide paralellik ilkesi gereği yine aynı “ast” makamınca geri alınabilir. Konuya ilişkin Danıştay kararında, bu husus şöyle dile getirilmektedir: 

Dava, işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline, işyerinin kapatılmasına ve Kabahatler Kanununa istinaden idari para cezası ile cezalandırılmasına dair Belediye Encümeni kararının iptali istemine ilişkindir. Mevzuatında ruhsatları vermekle yetkili kılınan idarenin aynı şekilde bu ruhsatların iptali konusunda da tek yetkili olduğu tartışmasız olup, aksine bir düzenleme de bulunmadığından, belediye başkanınca verilmiş bulunan işyeri açma ve çalışma ruhsatının yetkide paralellik ilkesi uyarınca yine belediye başkanı ya da görevlendireceği bir yetkili tarafından iptal edilmesi gerekirken bu ilkeye aykırı olarak yönetmelikte encümen tarafından ayrıca karar alınmaması gerektiğine dair düzenlemeye rağmen belediye encümenince ruhsatın iptali yönünde işlem tesis edildiği görüldüğünden işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık görülmemiştir”17

Yukarıdaki kararda da görüleceği üzere yetkide paralellik ilkesi gereği işlemi tesis eden makam işlemi geri almaya da yetkili sayılmaktadır. Daha önce de dile getirildiği şekilde farklı bir makamca tesis edilecek olan aksi işlemler yetkisizliğe sebebiyet verir ve işbu kararda da aynı tüzel kişilik içerisindeki organların kanunlarla verilen yetkileri kullanırken birbirlerinin yerine geçerek işlem yapmaları ancak kanunun verdiği açık izinle mümkündür. Belediye başkanı ile belediye encümeni arasındaki ilişki doktrinde “organlar arasında ilişki” olarak tanımlanmaktadır. 

Bu ilişki aynı tüzel kişilik içerisinde de yer alsa, organlara tanınan yetkilerin paylaşılması dolayısıyla, paylaşıma imkân veren düzenlemenin varlığıyla birlikte “tersi bir işlemle” ortadan kaldırılması mümkün olacaktır.

B. Yetkide Paralellik İlkesinin İstisnaları

1. Kanunlarla Öngörülen İstisnalar

Yetkide paralellik ilkesi öğreti ve içtihat tarafından kabul edilmiş bir ilkedir. Bu yüzden bu ilkenin aksi kanun tarafından düzenlenebilir. Kanunun aksini düzenlediği veya işlemin geri alınmasını, iptal edilmesini başka bir makama verdiği durumlarda yetkide paralellik ilkesi uygulama alanı bulmaz18. Danıştay konuya ilişkin bir kararında yetkide paralellik ilkesinin yasal düzenlemeler karşısındaki durumunu net bir şekilde belirlemiştir: 

Yasa ile atama yetki ve usulünün açıkça belirlendiği durumlarda, görevlerin niteliğine, yetkilerine ve sorumluluklarına göre, atama yetki ve usulünde yorum yapılması da mümkün bulunmamaktadır19.

2. Normlar Hiyerarşisi Bakımından Öngörülen İstisna

Yetkide paralellik ilkesinin bir diğer istisnası normlar hiyerarşisi bakımından ortaya çıkar. Normlar hiyerarşisinde üst basamakta yer alan norm ve işlem ile alt basamakta yer alan işlem yetkide paralellik ilkesi söz konusu olmaksızın kaldırılabilir veya değiştirilebilir. Örneğin, Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri, bakanlık yönetmeliklerinden; Bakanlık yönetmelikleri, bakanlığın hiyerarşine tabi makamın yönetmeliklerinden üstündür. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı, bakanlık yönetmeliklerini; bakanlar, kendi hiyerarşilerine tabi makamların yönetmeliklerini yetkide paralellik ilkesine uymaksızın ilga edebilir ve değiştirebilirler20.

3. Mahkeme Kararlarının Uygulanması Bakımından Getirilen İstisna

Yetkide paralellik ilkesi ancak aksine bir yargı kararının olmadığı durumlarda uygulanabilir. Aksi yönde mahkeme kararı bulunan durumlarda yetkide paralellik ilkesinden bahsedilemez21. Yargı kararlarının uygulanması amacıyla idarenin işlem tesis ettiği durumlarda da yetkide paralellik ilkesinin uygulanması zorunlu değildir. Danıştay konuya ilişkin bir kararında yetki ve usulde paralellik ilkesine uyulmamasının altında yargı kararını uygulama düşüncesi yattığı için bu uymamanın hukuka aykırı olmadığı sonucuna varmıştır22.

C. Usulde Paralellik İlkesi

Usulde paralellik ilkesi kapsamında bir işlemin tesisi için kullanılan usul, kanunun aksini öngörmediği halde –ki bu da yalnızca usulde paralellik ilkesinin değil aynı zamanda hem yalnızca yetkide paralellik ilkesinin hem de yetki ve usulde paralellik ilkesinin bir istisnası niteliğindedir– o işlemin değiştirilmesi, ilga edilmesi için de kullanılmalıdır. İdari işlemi geri alacak makamın “usulde ve şekilde paralellik” ilkesine uygun davranması gerekir23. Danıştay bir kararında üniversite rektörünün Yüksek Öğretim Kurumları Yasası’nın 13. Maddesi uyarınca kademeli seçimlerden sonra cumhurbaşkanı tarafından seçilerek atanmasına rağmen görevden alınırken aynı usulün izlenmemesini usulde paralellik ilkesine aykırı bularak görevden alma kararını hukuka aykırı bulmuştur24.

Yetkide paralellik ilkesinde olduğu gibi usulde paralellik ilkesinin de uygulanmadığı durumlar mevcuttur. Usulde paralellik ilkesinin hukuki güveni tesis etme amacını taşıyan bir ilke olduğu, bu nedenle pratik bir fayda sağlamadığı durumlarda ihmal edilebileceği belirtilmektedir25.

D. Usulde Paralellik İlkesinin İstisnaları

Yetkide paralellik ilkesinde olduğu gibi aksine bir yasal düzenleme varsa bu durum usulde paralellik ilkesinin de istisnası oluşturur. Kanunda bir idari işlemin geri alınması, kaldırılması veya iptal edilmesi konusunda belli usul kuralları öngörülmüş ise usulde paralellik ilkesinin uygulanması zorunlu değildir26

Aynı şekilde bir mahkeme kararının yerine getirilmesi amacıyla yapılan idari işlemlerde usulde paralellik ilkesi devre dışı kalır. Buna paralel olarak, Danıştay bir kararında, mahkeme kararını uygulamak amacıyla usulde paralellik ilkesi gözetilmeden yapılan iptal işleminde hukuka aykırılık bulmamıştır27.

Ayrıca, normlar hiyerarşisi bakımından üst basamakta yer alan norm ile alt basamakta yer alan norm veya işlem kaldırılabilir veya değiştirilebilir. Bu noktada usulde paralellik ilkesi uygulama alanı bulmaz28

Düzenleyici olmayan idari işlemlerde usulde paralellik ilkesi genel bir geçerliliğe sahip değildir. Usulde paralellik ilkesi düzenleyici idari işlemler için genel bir geçerliliğe sahip bir ilkedir. Ancak, düzenleyici nitelikte olmayan idari işlemler için, yani bireysel işlemler için, usulde paralellik ilkesinin genel bir geçerliliğe sahip olduğunu söylemek oldukça zordur29. Bireysel işlemlerin yapıları gereği bu işlemlerin iptal edilmelerinde veya değiştirilmelerinde aynı usulün izlenmesi işin doğasına uygun olmayacaktır30. Örnek vermek gerekirse sınavla seçilip atanmış bir memur görevden alınırken sınavla işine son verilmesi gerektiğini söylemek mümkün değildir31. Buradan hareketle, bireysel idari işlemlerdeki usulde paralellik ilkesinin düzenleyici işlemlerdeki kadar katı uygulanmadığı sonucuna varılabilir. Disiplin cezası verme işlemlerinde usulde paralellik ilkesi uygulanmaz. Disiplin işlemleri daha önce gerçekleşen idari işlemin “karşıt işlemi” değil, bağımsız bir işlem teşkil eder32.“Usulde paralellik ilkesi başlı başına bağımsız işlemler için değil, ancak “karşıt işlem”ler için geçerli bir ilkedir. Örneğin, devlet memurluğundan çıkarma cezası devlet memurluğuna atama işleminin “karşıt işlemi” değil; başlı başına bir işlemdir. Atama işleminin, karşıt işlemi, “azil”dir. Yetkide ve usulde paralellik ilkesi, “devlet memurluğundan çıkarma cezası” için değil, azil işlemi için uygulanır33. Geçici tedbir niteliğindeki görevden uzaklaştırma kararı başlı başına bir işlem niteliğinde olduğundan bu işlemde usulde paralellik ilkesinin uygulanmasının zorunlu olduğunu söylemek ilkenin getiriliş amacına ve hukuki niteliğine aykırıdır34

Kolluk tedbirleri alanında usulde paralellik ilkesi uygulanmaz. Kolluk tedbirlerinin söz konusu olduğu haller kamu düzenini ilgilendiren hallerdir. Kamu düzeninin korunması o işlemin geri alınmasını, değiştirilmesini gerekli kılıyorsa, belli bir usule uyularak yapılan işlem o usule uyulmaksızın geri alınabilir35.

İhtiyari usullerde, usulde paralellik ilkesi uygulanmaz. Usulde paralellik ilkesi ancak işlemin yapılması için öngörülmüş olan zorunlu usullerde geçerlidir36. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi konuya ilişkin bir kararında, idarenin bir işlemi yaparken hukuk açısından zorunlu olmadığı halde bir usul uyguladığı durumlarda, bu işlemi ortadan kaldırmak için aynı usule uyulmasının zorunlu olmadığı sonucuna varmıştır37.

IV. SONUÇ

Yetki ve usulde paralellik ilkesi açıklandığı üzere tesis edilen bir işlemin değiştirilmesi veya kaldırılması işleminin de yine aynı usule tabi olarak ve aynı yetkili idari makamlarca yapılması zorunluluğunu öngörmektedir. Yetki ve usulde paralellik ilkesi mevzuatta düzenlenmemekle beraber, Danıştay kararlarında kabul edilen idare hukuku ilkelerinden biri olmuştur. Bu ilkenin idare hukukunun ihtiyaçları doğrultusunda şekillendiği ve esnetildiği görülmektedir. Usul ekonomisi gerekleri ve temel hak ve hürriyetlere müdahale niteliği dikkate alınarak bu ilkenin uygulamasının şekillendiği iddia edilebilir. Söz konusu ilkeye getirilen istisnaların çokluğu, ilkenin idare hukukundaki önemini göstermek bakımından önemlidir. Örneğin, yetki unsuru gibi oldukça pozitif düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilen bir konunun mahkeme kararlarının uygulanması bakımından aranmayışı, ihtiyacın doğurduğu bir esnekliktir. Bugün ileri sürülen istisnaların da ileride ihtiyaçlar doğrultusunda daralması veya genişlemesi söz konusu olacaktır. İdarenin kanuniliği ilkesinin bir sonucu olarak değerlendirilen bu ilkenin, hukuki öngörülebilirlik açısından bireylere sağladığı güvence ve ortaya çıkan ihtiyaçlar arasında kurulacak denge ile bu esneklik sağlanabilir.

KAYNAKÇA

Kemal Gözler, Anayasa Hukukunun Genel Teorisi, C.I, 1.Baskı, Bursa 2011 

Şeref Gözübüyük/Turgut Tan, İdare Hukuku C.I, Genel Esaslar, 7. Bası, Ankara 2010 

Turgut Tan, İdare Hukuku, 6. Baskı, Ankara 2017 

Kemal Gözler, İdare Hukuk Dersleri, 8.Baskı, Bursa 2009 

Bahtiyar Akyılmaz/ Murat Sezginer, Türk İdare Hukuku, 1.Baskı, Ankara 2017 

Metin Günday, İdare Hukuku, 11.Baskı, Ankara 2017 

Emre Can, İdari İşlemin Şekil Unsuru, 1. Baskı, İstanbul 2016 

Hüseyin Bilgin, İdari işlemin Şekil Unsuru, Adalet Dergisi, S. 31, 2008 

Yıldızhan Yayla, İdare Hukuku, İstanbul 2011 

Kemal Gözler, Mahalli İdareler Hukukuna Giriş, 1.Baskı, Bursa 2018 

Kemal Gözler, İdare Hukuku, 2.Baskı, Bursa 2009 

Ramazan Çağlayan, İdari Yargılama Hukuku, 7. Baskı, Ankara 2015 

Yahya Kazım Zabunoğlu, İdare Hukuku, C. I, Ankara 2012. 

Kazım Yenice / Yüksel Esin, Açıklamalı, İçtihatlı, Notlu İdari Yargılama Usulü, Ankara 1983, 

Turgut Tan, İdari İşlemin Geri Alınması, Ankara 1970. 

İsmet Giritli/Pertev Bilgen/Tayfun Akgüner, İdare Hukuku, 3. Baskı, İstanbul 2008.

DİPNOT

1 H.W.R. Wade, C.F. Forsyth, Administrative Law, 8. Baskı, Oxford, 2000, s. 853.

2 Kemal Gözler, Anayasa Hukukunun Genel Teorisi, C.I, 2011, s. 306.

3 Turgut Tan, İdare Hukuku (İdare Hukuku), Gün. 6. Baskı, Ankara 2017, s.290; Şeref Gözübüyük / Turgut Tan, İdare Hukuku C. 1, Genel Esaslar, Gün. 7. Bası, Ankara 2010, s. 465 / 492; Yıldızhan Yayla, İdare Hukuku, İstanbul 2011, s.120; Kazım Yenice / Yüksel Esin, Açıklamalı, İçtihatlı, Notlu İdari Yargılama Usulü, Ankara 1983, s. 46-48.

4 Şeref Gözübüyük/Turgut Tan, s. 465.

5 Turgut Tan, İdare Hukuku, s.224-224.

6 Turgut Tan, İdare Hukuku, s.224-224.

7 Kemal Gözler, İdare Hukuk Dersleri (İdare Hukuk Dersleri), 8.Baskı, Bursa 2009, s. 266.

8 Güncel Türkçe Sözlük, www.tdk.gov.tr/ (Erişim Tarihi: 19.10.2018 ).

9 Bahtiyar Akyılmaz/ Murat Sezginer, Türk İdare Hukuku, Ankara 2017, s. 419.

10 T.C. Anayasası, “Madde 6 – Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir. Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır. Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.” “Madde 123 – İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir. İdarenin kuruluş ve görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına dayanır. Kamu tüzelkişiliği, ancak kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak kurulur.” ( 9/11/1982 tarih, 17863 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete).

11 Metin Günday, İdare Hukuku, 11. Baskı, Ankara 2017, s. 169.

12 Kemal Gözler, İdare Hukuku Dersleri, s. 336-337.

13 Emre Can, İdari İşlemin Şekil Unsuru, İstanbul 2017, s. 12-13.

14 Hüseyin Bilgin, İdari İşlemin Şekil Unsuru, Adalet Dergisi, S. 31, Y. 2008, s. 209.

15 Yıldızhan Yayla, İdare Hukuku, İstanbul 2011, s. 129.

16 Kemal Gözler, Mahalli İdareler Hukukuna Giriş, Bursa 2018, s. 201.

17 Danıştay 8. Dairesi, E. 2013/5211 K. 2013/8692 T. 26.11.2013.

18 Kemal Gözler, İdare Hukuku, s.757.

19 Danıştay 5. Dairesi, E. 1996/795, K. 1996/3565, T. 21.11.1996.

20 Kemal Gözler, İdare Hukuku, s.886.

21 Ramazan Çağlayan, İdari Yargılama Hukuku, 7. Baskı, Ankara 2015, s.451.

22 Danıştay 5. Dairesi, E.1996/1997, K.1996/3334, T. 06.11.1996.

23 İsmet Giritli / Pertev Bilgen / Tayfun Akgüner, İdare Hukuku, 3. Baskı, İstanbul 2008, s.1011.

24 Danıştay 8. Dairesi, E.1996/5256, K. 1997/2729, T. 13.10.1997.

25 Turgut Tan, İdari İşlemin Geri Alınması, Ankara 1970, s. 115( Nakleden: Emre Can, İdari İşlemin Şekil Unsuru, s. 432.).

26 Danıştay 5. Dairesi, E.1987/987, K.1987/1694, T. 07.12. 1987.

27 Danıştay 5. Dairesi, E.2011/433, K.2011/3618, T. 24.06.2011.

28 Kemal Gözler, İdare Hukuku, s. 886.

29 Chapus, Droit Administratif General, op. cit., C.1, s. 1127 (Nakleden: Gözler, İdare Hukuku Cilt: 1, 2. Baskı, Bursa 2009, s. 882).

30 Yahya Kazım Zabunoğlu, İdare Hukuku, C. I, Ankara 2012, s. 346.

31 Kemal Gözler, İdare Hukuku, 2.Baskı, Bursa 2009, s. 882.

32 Yahya Kazım Zabunoğlu, s. 346; Kemal Gözler, İdare Hukuku, s. 883.

33 Kemal Gözler, İdare Hukuku, s. 883.

34 Emre Can, İdari İşlemin Şekil Unsuru, s. 431

35 Conseil d’Etat, 25 Nisan 1958, Societe Laboratoires Geigy, RDCE, 1958, s. 236 (Nakleden: Kemal Gözler, İdare Hukuku Cilt:1, 2.Baskı, Bursa 2009 s. 884)

36 Chapus, Droit Administratif General, op. cit., C.1, s. 1127; Auby ve Drago, op. cit., C.II, s.290; Isaac, op. cit., s. 311 (Nakleden: Gözler, İdare Hukuku Cilt:1, 2.Baskı, Bursa 2009, s. 881)

37 Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Dairesi, 25 Ocak 1994 Tarih ve E.1993/542, K.1994/232, Askerî Adalet Dergisi, Sayı 91, Eylül 1994, s. 201 (Nakleden: Kemal Gözler, İdare Hukuku Cilt: 1, 2.Baskı, Bursa 2009, s. 881)

  • Özet yapım aşamasında
Keywords
İdari İşlem, Yetki, Şekil, Usul, Yetki ve Usulde Paralellik İlkesi, Koşutluk İlkesi
Capabilities
Legal Workflow Management
More Insights

Articletter / GSI Brief

GSI Brief & Legal Brief

GSI Brief 204

Gsi Brief 204

Brief
Read more
GSI Brief 205

Gsi Brief 205

Brief
Read more
GSI Brief 206

Gsi Brief 206

Brief
Read more
GSI Brief 189

Gsi Brief 189

Brief
Read more

Articletter - Winter Issue

YEKA Kapsamında İdare ile Akdedilen Kullanım Hakkı Sözleşmesinin Mahiyeti - YİD Sözleşmelerinin Mahiyetindeki Dönüşüm ile Birlikte Bir Değerlendirme -

Yeka Kapsamında İdare Ile Akdedilen Kullanım Hakkı Sözleşmesinin Mahiyeti - Yi̇d Sözleşmelerinin Mahiyetindeki Dönüşüm Ile Birlikte Bir Değerlendirme -

2019
Read more
TBK Kapsamında 2020’de Yürürlüğe Girecek Hükümler

Tbk Kapsamında 2020’de Yürürlüğe Girecek Hükümler

2019
Read more
E-Ticarette Mesafeli Sözleşmeler

E-ticarette Mesafeli Sözleşmeler

2019
Read more
Kamu Hizmeti İmtiyaz Sözleşmeleri ve Yabancı Yatırımlarda ICSID Tahkimi

Kamu Hizmeti İmtiyaz Sözleşmeleri Ve Yabancı Yatırımlarda Icsid Tahkimi

2019
Read more
Türk İdare Hukuku’nda Yetki ve Usulde Parallellik İlkesi