Animated LogoGöksu Safi Işık Attorney Partnership Logo First
Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo 2Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo

Insights
GSI Articletter
GSI Brief

E-Ticarette Mesafeli Sözleşmeler

2019 - Winter Issue

Download As PDF
Share
Print
Copy Link

E-Ticarette Mesafeli Sözleşmeler

Contract Management
2019
GSI Teampublication
00:00
-00:00

ÖZET

Elektronik iletişim araçları ile kurulan sözleşmeler içerisinde en fazla uygulaması olan

internet ortamında kurulan sözleşmelerdir.

İnternetin kullanımının artması ve gelişmesiyle günümüzde elektronik sözleşmelerin çoğu

internet üzerinden yapılmaktadır. Bu sözleşmelerin büyük çoğunluğu, mesafeli sözleşme

niteliğindedir. Mesafeli sözleşmeler, 6502 sayılı

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da düzenleme alanı bulmuş ve ilgili Yönetmeliklerde

mesafeli sözleşmelere ilişkin ayrıntılı düzenlemeler getirilmiştir. Bu makalede e- ticarette

mesafeli sözleşmeler konusunun detaylı olarak

ele alınması hedeflenmektedir.

I. GİRİŞ

İnternet ortamında yapılan elektronik sözleşmeler

e- ticaret hukukunun alanına girmekle beraber tüketici mevzuatıyla da yakından ilişkilidir. İnternet

ortamında yapılan elektronik sözleşmeler çoğunlukla tüketici mevzuatında yer alan mesafeli sözleşmelerin bir türü olarak düşünülmekte ya da her iki

sözleşme eş anlamda kullanılmaktadır. Ancak internet

ortamında yapılan elektronik sözleşmeler her zaman

mesafeli sözleşme olmayabilir. Mesafeli sözleşmelerden söz edebilmek için alıcı konumundaki kişinin her

zaman “tüketici” olması ve mevzuatta düzenlenen diğer koşulların sağlanması gerekmektedir. Bu anlamda

e- ticaret türlerinden “işletme-tüketici arası e- ticaret’e

(B2C)” ilişkin sözleşmeler mesafeli sözleşmelere örnek

gösterilebilir. Bu makalede öncelikle mesafeli sözleşmeler ayrıntılı olarak ele alınacak; daha sonra internet

ortamında kurulan elektronik sözleşmeler ile mesafeli

sözleşmelerin ilişkisi ve internet ortamında mesafeli

sözleşmelerin kurulması ve hüküm doğurması konularına değinilecektir.

II. MESAFELİ SÖZLEŞME

A. Mesafeli Sözleşmelerin Türk Hukukuna Girişi ve Gelişimi

Türkiye’de tüketici mevzuatının gelişmesiyle birlikte, tüketici hukukuna yönelik kanun ve yönetmelikler de çeşitli değişikliklere uğramıştır. Mesafeli sözleşme kavramı ilk olarak 2003 yılında yapılan değişiklikle beraber Tüketici hukukuna yönelik temel kanun olan 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un (8 Mart 1995 tarihli ve 22221 sayılı Resmi Gazete) (“Eski TKHK”), 9/A maddesinde düzenlenmiştir. Daha sonra Eski TKHK, 6502 sayılı Tüketicinin Koruması Hakkında Kanun (28 Kasım 2013 sayılı ve 28835 tarihli Resmi Gazete) ile değiştirilmiştir. Özellikle iletişim olanaklarının ve internet kullanımının artması ve yaygınlaşması, pazarlama tekniklerinin de bunlara uygun hale getirilmesi sonucu giderek önemi artmış ve artmakta olan mesafeli sözleşmeler bakımından da yeni gereklilikler söz konusu olmuştur. Eski TKHK’da çerçeve nitelikli genel hükümlerle değinilen mesafeli sözleşmelere ilişkin detaylı düzenlemelerin getirilmesi ihtiyacı, öncelikle Mesafeli Sözleşmeler Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’in (13 Haziran 2003 tarihli ve 25137 sayılı Resmi Gazete), sonrasında da Mesafeli Sözleşmelere Dair Yönetmelik’in (6 Mart 2011 tarihli ve 27866 sayılı Resmi Gazete) (“Eski Yönetmelik”) yürürlüğe konulması sonucunu doğurmuştur. Daha sonra 6502 sayılı TKHK’nın yürürlüğe girmesi ile mesafeli sözleşmeler kanunun 48. maddesinde düzenlenmiş ve konu, TKHK’nın 48/6. maddesi gereği en güncel hukuki düzenleme olan Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği (27 Kasım 2014 tarihli ve 29188 sayılı Resmi Gazete) (“Yönetmelik”) ile detaylandırılmıştır. Yönetmelik, 2011/83/ EU numaralı Avrupa Parlamentosu ve Konseyi Direktifi (“AB Direktifi”) baz alınarak hazırlanmış ve 27 Kasım 2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. Bunun yanı sıra TKHK’da, finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmeler de 49. maddede özel olarak düzenlenmiş; söz konusu düzenlemeye dayanılarak Finansal Hizmetlere İlişkin Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği (31.01.2015 tarihli ve 29253 ve Resmi Gazete Sayılı) çıkarılmıştır.

B. Mesafeli Sözleşmenin Tanımı ve Unsurları

Mesafeli sözleşmelere yönelik hükümler, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un (“TKHK”) “Mesafeli Sözleşmeler” başlıklı 48. maddesinde ve Finansal Hizmetlere İlişkin Mesafeli Sözleşmeler başlıklı 49. maddesinde düzenlenmiştir. TKHK madde 48/1’de mesafeli sözleşmeler, “satıcı veya sağlayıcı ile tüketicinin eş zamanlı fiziksel varlığı olmaksızın, mal veya hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde, taraflar arasında sözleşmenin kurulduğu ana kadar ve kurulduğu an da dahil olmak üzere uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmeler” olarak tanımlanmıştır. Bu tanıma göre bir sözleşmenin mesafeli sözleşme olabilmesi için; taraflardan birinin tüketici, diğerinin satıcı veya sağlayıcı olması, tarafların fiziksel olarak karşı karşıya gelmemesi, sözleşmenin müzakare aşaması dahil uzaktan iletişim aracı kullanılarak kurulması ve mal veya hizmetin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistemin varlığı gerekmektedir.

 “Uzaktan iletişim araçları”, 2014 tarihli Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği (“Yönetmelik”) md.4/1 (h) beninde; mektup, katalog, telefon, faks, radyo, televizyon, elektronik posta mesajı, kısa mesaj, internet gibi fiziksel olarak karşı karşıya gelinmeksizin sözleşme kurulmasına imkan veren her türlü araç veya ortam olarak tanımlanmıştır. “Uzaktan pazarlamaya yönelik sistem”, TKHK md 48/1’de mesafeli sözleşmenin unsurlarından biri olarak belirtilmişken; Yönetmelik’te uzaktan pazarlamaya ilişkin sistemle ilgili herhangi bir açıklama bulunmamaktadır. Ancak bir görüşe göre, satıcı veya sağlayıcının katalog, broşür veya e-posta gibi araçları kullanarak ürünlerinin ya da hizmetlerinin reklamını yapması ve uzaktan iletişim araçlarıyla sipariş kabul ettiğini belirtmesi halinde;1 diğer bir görüşe göre, ortalama bir tüketici gözüyle bakıldığında, satıcı veya sağlayıcının yaptığı reklamlardan ya da gönderdiği kataloglardan düzenli bir uzaktan pazarlama sistemine sahip olduğu izleniminin çıkarılması haklı görülebiliyorsa bu unsurun gerçekleştiği kabul edilmektedir2. Bir sözleşmenin mesafeli sözleşme olabilmesi için, sadece sözleşmenin kuruluş anında değil; kuruluş anına kadar olan hazırlık aşamasında da uzaktan iletişim araçlarının kullanılması gerekir. Ancak burada kuruluş anına kadar geçen aşamadan ne aşılması gerektiği tartışmaya açıktır. Kanundaki bu ifadeyi, madde gerekçesinden de yola çıkarak, müzakere ve pazarlık aşaması ile sınırlı tutmak, tüketicinin lehine bir yorumdur3.

C. İstisnalar

Yönetmelik md.2’de mesafeli sözleşmelerin kapsamına birtakım istisnalar getirilmiştir. Buna göre; Yönetmelik hükümleri (i) finansal hizmetler, (ii) otomatik makineler aracılığıyla yapılan satışlar, (iii) halka açık telefon vasıtasıyla telekomünikasyon operatörleriyle bu telefonların kullanımı, (iv) bahis, çekiliş, piyango ve benzeri şans oyunlarına ilişkin hizmetler, (v) taşınmaz malların veya bu mallara ilişkin hakların oluşumu, devri veya kazanımı, (vi) konut kiralama, (vii) paket turlar, (viii) devre mülk, devre tatil, uzun süreli tatil hizmeti ve bunların yeniden satımı/değişimi, (ix) yiyecek ve içecekler gibi günlük tüketim maddelerinin, satıcının düzenli teslimatları çerçevesinde tüketicinin meskenine veya işyerine götürülmesi, (x) yolcu taşıma hizmetleri (belirli istisnai hükümler saklı kalmak kaydıyla), (xi) malların montaj, bakım ve onarımı, (xii) bakımevi hizmetleri, çocuk, yaşlı ya da hasta bakımı gibi ailelerin ve kişilerin desteklenmesine yönelik sosyal hizmetler ile ilgili sözleşmelere uygulanmayacaktır. 

Genel itibariyle AB Direktifi’nde de benzer istisnalara yer verilmiş olması nedeniyle Yönetmelik’te bu istisnalar düzenlenmiştir. Bu istisnaların düzenlenmiş olmasının bir diğer nedeni ise; istisnaya konu tipte tüketici sözleşmelerinin veya mesafeli sözleşmelerin TKHK’da farklı düzenlemelere tabi tutulmuş olmaları (Örneğin; TKHK’nın 49. maddesinde finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmeler, 50. maddesinde devre tatil ve uzun süreli tatil hizmeti sözleşmeleri, 51. maddesinde paket tur sözleşmeleri, TKHK Madde 48’den ayrışan özel düzenlemelere tabi tutulmaktadır.) ya da istisnaya konu tipte tüketici sözleşmelerinin özel kanunlarda çeşitli düzenlemelere tabi tutulmasıdır. (örneğin bahis, çekiliş, piyango ve benzeri şans oyunlarına yönelik sözleşmeler, Şans Oyunları Lisansının Verilmesi, Lisansa Konu Faaliyetlerin Düzenlenmesi ve Denetlenmesi Hakkında Yönetmelik’te düzenlenmektedir.) Son olarak, mesafeli sözleşmelere yönelik hükümlere istisna teşkil eden birtakım tüketici sözleşmelerine uygulanmasına kanun koyucu tarafından, sunulan mal veya hizmetin konusu ve niteliği gereği (örneğin taşınmazlar, günlük tüketim maddeleri, montaj/bakım/onarım, vb.) lüzum görülmemesidir. 

Genel olarak mesafeli sözleşmeler bakımından özel mevzuatta düzenlenen veya Yönetmeliklerin de dikkate alınması gereklidir. Yönetmelik kapsamına dahil edilmemiş olmasına rağmen yolcu taşıma hizmetlerine dair sözleşmeler bakımından ise, yine Yönetmelik’in ikinci maddesinde düzenlenmiş istisna gereği, Yönetmelik’in ilave ödemeler, telefon kullanım ücretleri ve çeşitli bilgilendirme yükümlülüklerine ilişkin hükümleri geçerli sayılmıştır.

III. MESAFELİ SÖZLEŞMENİN HÜKÜMLERİ

Mesafeli Sözleşmelere ilişkin genel hükümler TKHK md. 48/2 ila md. 48/5 arasında düzenlenmiştir. TKHK md. 48/2 ön bilgilendirme yükümlülüğüne, TKHK md. 48/3 ifa ve teslime, TKHK md. 48/4 cayma hakkına TKHK md. 48/5 ise bilgilerin saklanmasına yönelik hüküm tesis etmektedir. Bu genel hükümler, Yönetmelik’le birlikte usul, esas ve uygulama bakımından detaylı düzenlemeye kavuşmuştur.

A. Ön Bilgilendirme Yükümlülüğü

Ön bilgilendirme yükümlülüğü, Yönetmelik’in 5 ila 8. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu maddelerde ön bilgilendirme yükümlülüğü, bilgilendirmenin içeriği, yöntemi ve teyidi bakımından özel hükümlerle kategorize edilerek düzenlenmiştir.

1) Ön Bilgilendirmenin İçeriği

Yönetmelik md. 5/1’de, ön bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirilmesi bakımından birtakım yasal zorunluluklar getirilmiş; ön bilgilendirmede içerik olarak bulunması gerekenler sıralanmıştır. Buna göre, tüketici, mesafeli sözleşmenin kurulmasından veya buna yönelik bir teklifi kabul etmeden önce, aşağıdaki içeriğin tamamını içerecek şekilde bilgilendirilmelidir. 

a. Sözleşme konusu mal veya hizmetin temel nitelikleri, 

b. Satıcı veya sağlayıcının adı veya unvanı, varsa MERSİS numarası, 

c. Tüketicinin satıcı veya sağlayıcı ile hızlı bir şekilde irtibat kurmasına imkan veren, satıcı veya sağlayıcının açık adresi, telefon numarası ve benzeri iletişim bilgileri ile varsa satıcı veya sağlayıcının adına ya da hesabına hareket edenin kimliği ve adresi, 

d. Satıcı veya sağlayıcının tüketicinin şikayetlerini iletmesi için (c) bendinde belirtilenden farklı iletişim bilgileri var ise, bunlara ilişkin bilgi, 

e. Mal veya hizmetin tüm vergiler dahil toplam fiyatı, niteliği itibariyle önceden hesaplanamıyorsa fiyatın hesaplanma usulü, varsa tüm nakliye, teslim ve benzeri ek masraflar ile bunların önceden hesaplanamaması halinde ek masrafların ödenebileceği bilgisi, 

f. Sözleşmenin kurulması aşamasında uzaktan iletişim aracının kullanım bedelinin olağan ücret tarifesi üzerinden hesaplanamadığı durumlarda, tüketicilere yüklenen ilave maliyet, 

g. Ödeme, teslimat, ifaya ilişkin bilgiler ile varsa bunlara ilişkin taahhütler ve satıcı veya sağlayıcının şikayetlere ilişkin çözüm yöntemleri, 

h. Cayma hakkının olduğu durumlarda, bu hakkın kullanılma şartları, süresi, usulü ve satıcının iade için öngördüğü taşıyıcıya ilişkin bilgiler,

i. Cayma bildiriminin yapılacağı açık adres, faks numarası veya elektronik posta bilgileri, 

j. 15 inci madde uyarınca cayma hakkının kullanılamadığı durumlarda, tüketicinin cayma hakkından faydalanamayacağına ya da hangi koşullarda cayma hakkını kaybedeceğine ilişkin bilgi, 

k. Satıcı veya sağlayıcının talebi üzerine, varsa tüketici tarafından ödenmesi veya sağlanması gereken depozitolar ya da diğer mali teminatlar ve bunlara ilişkin şartlar, 

l. Varsa dijital içeriklerin işlevselliğini etkileyebilecek teknik koruma önlemleri, 

m. Satıcı veya sağlayıcının bildiği ya da makul olarak bilmesinin beklendiği, dijital içeriğin hangi donanım ya da yazılımla birlikte çalışabileceğine ilişkin bilgi, 

n. Tüketicilerin uyuşmazlık konusundaki başvurularını Tüketici Mahkemesine veya Tüketici Hakem Heyetine yapabileceklerine dair bilgi. 

Yönetmelik’te işbu içerik, madde 5/2 uyarınca mesafeli sözleşmenin ayrılmaz ve aksi taraflarca kararlaştırılmadıkça değiştirilemez bir parçası olarak ifade edilmiştir. Yönetmelik md. 5/3 uyarınca (d) bendinde söz konusu olan ek masraflara yönelik bilgilendirme yapılmazsa, tüketicinin bu masrafları karşılamasına yönelik bir yükümlülük artık söz konusu olmayacaktır. Yine aynı bentte düzenlenen toplam fiyatın, belirsiz süreli sözleşmelerde veya belirli süreli abonelik sözleşmelerinde, toplam masrafları her faturalama dönemi bazında içermesi Yönetmelik md. 5/4’te zorunlu tutulmuştur. Yönetmelik md. 5/5’te ise istisnai bir düzenleme getirilerek, açık artırma veya eksiltme ile kurulan mesafeli sözleşmeler bakımından, (b), (c) ve (ç) bentlerine yönelik bilgilendirmelerde açık artırmayı/eksiltmeyi yapan kişiye dair bilgilere yer verilebileceği öngörülmüştür.

2) Ön Bilgilendirmenin Yöntemi

Yönetmelik md. 6 kapsamında ön bilgilendirmenin ne şekilde yapılacağına yönelik hükümlere yer verilmiştir. Yönetmelik md.6/1 uyarınca, satıcı/sağlayıcı, “kullanılan uzaktan iletişim aracına uygun olarak en az on iki punto büyüklüğünde, anlaşılabilir bir dilde, açık, sade ve okunabilir bir şekilde satıcı veya sağlayıcı tarafından yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile” tüketiciyi bilgilendirmekle yükümlüdür. “Kalıcı veri saklayıcısı” Yönetmelik md. 4/1(c)’de tanımlanmış olup, CD, DVD, hafıza kartı, e-posta, kısa mesaj gibi yöntemleri ifade etmektedir. 

Yönetmelik’in devam eden maddelerinde özel bir takım düzenlemelere yer verilmiştir. internet yoluyla kurulan mesafeli sözleşmelere ilişkin md.6/2 uyarınca içeriğe ek olarak, içeriğin (a), (d), (g) ve (h) bentlerindeki bilgiler, gönderim kısıtlamaları (örn. varsa mal veya hizmetin sağlanmadığı, gönderilmediği coğrafi bölgeler) ve kabul edilen ödeme araçları (örn. kredi kartı, havale vb.), ödeme yükümlülüğü doğmadan hemen önce haricen, açıkça ve ayrıca gösterilmelidir. Yani başka bir deyişle, internet sayfasında ödemeye dair tuş tıklanmadan evvel ödeme araçları, gönderim kısıtlamaları ve de nitelik, fiyat, cayma ve iadeye dair bilgiler açıkça yer almalıdır4. Sesli iletişim (örn. telefon konuşması) üzerinden kurulan mesafeli sözleşmelerde ve siparişe ilişkin bilgilerin sınırlı alanda ya da zamanda sunulduğu bir ortam yoluyla kurulan mesafeli sözleşmelerde içeriğin (a), (d), (g) ve (h) bentlerindeki bilgiler açık ve anlaşılır biçimde sağlanmalı, söz konusu ortamda ifade edilen içerik kapsamı da dahil olmak üzere bütün içerik kapsamı ise en geç mal teslimine veya hizmet ifasına kadar tüketiciye yazılı olarak gönderilmelidir. Eğer anında ifa (yani teslim veya ifa için ayrıca bir süre gerekmeksizin, sesli iletişim esnasında ifa) söz konusu ise, İçeriğin (a), (b), (d) ve (h) bentlerinde yer alan bilgilerin açık ve anlaşılır bir biçimde sağlanması yeterlidir.

3) Ön Bilgilerin Teyidi

Yönetmelik md. 7 uyarınca satıcı/sağlayıcı, tüketicinin içerik ve yöntem hükümlerine uygun bir biçimde yapılan ön bilgilendirmeyi teyit etmesini sağlamakla yükümlüdür. Aksi takdirde mesafeli sözleşmenin geçersiz sayılacaktır. Bu vesileyle ön bilgilendirme sürecinin, sadece matbu bir metnin hazırlanmasından öteye geçerek, aynı zamanda tüketici tarafından da alınıp okunduğunun; başka bir deyişle, ön bilgilendirmenin tamamlan dığının tüketici tarafından teyit edilmesi zorunluluğu ortaya konulmuştur5. Eski Yönetmelik’e kıyasla ise teyit, ayrık bir maddede düzenlenmiş ve teyidin hükmü değiştirilmiştir.

4) Diğer Hükümler

Yönetmelik md. 8’de satıcıya/sağlayıcıya açıklama ve bilgilendirme yükümlülükleri getirilmiştir. Yönetmelik md. 8/1 uyarınca siparişin onayından hemen önce satıcı/sağlayıcı, verilen siparişin ödeme yükümlülüğü anlamına geldiği hususunda tüketiciyi açık ve anlaşılır bir şekilde uyarmaldır. Aksi takdirde tüketici, siparişiyle bağlı olmayacaktır. Satıcı/sağlayıcı tarafından tüketici ile telefon vasıtasıyla irtibat kurulması söz konusu ise, Yönetmelik md. 8/2’ye göre, satıcı/sağlayıcı her görüşmenin başında kimliğini, eğer bir başkası adına veya hesabına arıyorsa bu kişinin kimliğini ve görüşmenin ticari amacını açıklamakla yükümlüdür.

B. Cayma Hakkı

1) Cayma Hakkı ve Süresi

Mesafeli sözleşmelerde tüketicinin, Yönetmelik md. 9/1 uyarınca kural olarak, 14 gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin veya cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkı vardır. Cayma hakkı için öngörülen 14 günlük sürenin başlangıcına ilişkin hükümler md. 9/2’de düzenlenmiştir. Yönetmelik md. 9/2 uyarınca sürenin başlangıcı; hizmet ifasına ilişkin sözleşmelerde sözleşmenin kurulduğu gün, mal teslimine ilişkin sözleşmelerde ise malın teslim alındığı gündür. Ayrıca tüketiciye, mal tesliminde sözleşmenin kurulmasıyla mal teslimi arasındaki sürede dahi cayma hakkı tanınmıştır. Yönetmelik md. 9/3’te cayma hakkı süresinin belirlenmesine ilişkin özel düzenlemelere yer verilmiştir. Buna göre, (i) tek sipariş konusu olup teslimi ayrı ayrı yapılan mallarda son malın teslim tarihi, (ii) birden fazla parçadan oluşan mallarda son parçanın teslim tarihi ve (iii) belli bir süre boyunca düzenli mal tesliminin söz konusu olduğu hallerde ilk malın teslim tarihi, 14 günlük süreye esas alınacaktır. Yönetmelik md. 9/4 uyarınca, taşıyıcıya (örn. kargo, kurye, vb.) yapılan teslimin, tüketiciye yapılan teslim olarak kabul görmediği açıkça ifade edilmiştir. Yönetmelik md. 9/5’te ise malın teslimi ile hizmet ifasının birlikte yapıldığı sözleşmelerde mal teslimine ilişkin cayma hakkı hükümleri uygulanacağı belirtilmiş Cayma hakkına ilişkin olarak ayrıntılı düzenlemelere Yönetmeliğin devamı maddelerinde yer verilmektedir. Aşağıda bu hususlara değinilecektir.

2) Eksik Bilgilendirme

Satıcı/sağlayıcı, cayma hakkına ilişkin bilgilendirme yükümlülüğünü eksik bir şeklide yerine getirirse, Yönetmelik md. 10 uyarınca tüketici lehine farklı bir süre düzenlemesi mevcuttur. Böyle bir durumda, tüketici 14 günlük süreyle bağlı olmayıp, 14 günlük olağan cayma süresinin bittiği tarihten itibaren bir yıl sonrasına kadar cayma hakkını kullanabilecektir. Eksik bilgi tamamlanana kadar tüketici, söz konusu zaman zarfı içinde herhangi bir zamanda cayma hakkını kullanabilecektir. Eğer eksik bilgi, ilgili zaman zarfı içinde tamamlandıysa, 14 günlük süre işbu tamamlama tarihinden itibaren tekrar işlemeye başlayacaktır. Belirtmek gerekir ki, eksik bilgilendirme yapılmadığına yönelik ispat külfeti, satıcıya/sağlayıcıya yüklenmiştir.

3) Hakkın Kullanımı

Yönetmelik md.11 uyarınca cayma hakkının kullanıldığının bildirimi, süresi içinde yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile satıcıya/sağlayıcıya yöneltilir. Hakkın kullanımı için Yönetmelik’in Ek’inde yer verilmiş örnek cayma formu (“Form”) mevcuttur. Tüketici cayma hakkını kullanırken bu Form’u kullanılabileceği gibi, cayma kararını bildiren açık bir beyanda da bulunabilir. Eğer satıcı/sağlayıcı, internet sitesi üzerinden cayma hakkının kullanımına yönelik bir imkan sağlamışsa, Yönetmelik md. 11/2 uyarınca ilgili cayma talebinin kendilerine ulaştığına yönelik teyit bilgisini derhal tüketiciye iletmek zorundadır. Sesli iletişim yoluyla kurulan mesafeli sözleşmelerde ise, Yönetmelik Madde 11/3 uyarınca Form en geç mal teslimine veya hizmet ifasına kadar tüketiciye gönderilmelidir. Tüketici bu tür satışlarda da cayma hakkını kullanmak için bu formu kullanabileceği gibi cayma kararını bildiren açık bir beyanda da bulunabilir. Burada cayma hakkının kullanımına dair ispat külfeti Yönetmelik md. 11/4 uyarınca tüketiciye yüklenmiştir.

4) Cayma Halinde Satıcının/Sağlayıcının ve Tüketicinin Yükümlülükleri

Yönetmelik, cayma hakkının usulüne uygun olarak kullanılması halinde gerek satıcıya/sağlayıcıya, gerekse tüketiciye birtakım yükümlülükler yüklemiştir. Satıcının/ sağlayıcının yükümlülükleri md. 12’de tahtında düzenlenmişken tüketicinin yükümlülükleri ise md.13’te düzenlenmiştir. 

Satıcı/sağlayıcının yükümlülüklerinden başlanacak olursa; Yönetmelik md 12’ye göre, satıcı/sağlayıcı, (i) cayma bildiriminin kendisine ulaştığı tarihten itibaren 14 gün içinde tüketiciye teslim masrafları da dahil olmak üzere tüketiciden tahsil edilen tüm ödemeleri iade etmek, (ii) tüm iadeleri tüketicinin malı/hizmeti satın alırken kullandığı ödeme aracına uygun biçimde (örn. kredi kartı ile tahsilat yapılmışsa karta iade yapılmalı, hesaptan havale ile ödeme alındıysa iadesi aynı şekilde yapılmalı), tüketiciye masraf veya yükümlülük yaratmaksızın, tek seferde yapmak, (iii) Yönetmelik md. 5/1(g) uyarınca ön bilgilendirmede belirtilen taşıyıcı ile malın geri gönderilmesi veya taşıyıcı olarak herhangi bir firmanın belirtilmemesi halinde iade masraflarını üstlenmek ve ilgili taşıyıcının tüketicinin bulunduğu yerde şubesi olmadığı takdirde malın tüketiciden teslim alınmasını sağlamak yükümlüdür. 

Tüketicinin yükümlülüğü ise md. 13’e göre, cayma hakkının kullanıldığının satıcıya/sağlayıcıya bildiriminden itibaren 10 gün içinde sözleşme konusu malları satıcıya/ sağlayıcıya geri göndermektir. Burada esas alınacak tarih, tebliğ tarihi değil, bildirimin yöneltildiği tarihidir. Yönetmelik md. 13/2 uyarınca ise, malın cayma süresi esnasında tüketicide kaldığı süre içinde malda meydana gelen değişiklik ve bozulmalardan doğan sorumluluk düzenlenmiştir. Buna göre, tüketici, cayma süresi içinde malı, işleyişine, teknik özelliklerine ve kullanım talimatlarına uygun bir şekilde kullandığı takdirde meydana gelen değişiklik ve bozulmalardan sorumlu tutulamayacaktır. Aksi takdirde tüketici sorumlu olacaktır.

5) Cayma Hakkının Kullanımının Yan Sözleşmelere Etkisi

Yönetmelik md. 14 uyarınca, tüketici mesafeli sözleşmeden usulüne uygun olarak caydığında, mesafeli sözleşmeyle ilişkili olarak tüketiciye ilaveten sağlanan yan sözleşmeler de masrafsız, cezasız ve tazminatsız olarak sona erecektir. Bunun istisnası, TKHK md. 30’da düzenlenen bağlı kredilerdir. Eğer yan sözleşmelerde satıcı/ sağlayıcı dışında üçüncü bir kişinin de taraf olma hali söz konusu ise, satıcıya/sağlayıcıya bu kişilere yan sözleşmelerin sona erdiğini bildirmekle yükümlüdür.

6) İstisnalar

Yönetmelik md. 15’te tüketicinin aksi kararlaştırılmadıkça cayma hakkını kullanmayacağı sözleşmeler düzenlenmiştir. Bu istisnai sözleşmeler, 10 bent halinde sayılmıştır6.

a. Fiyatı finansal piyasalardaki dalgalanmalara bağlı olarak değişen ve satıcı veya sağlayıcının kontrolünde olmayan mal veya hizmetlere ilişkin sözleşmeler (örn. petrol, bazı tarım ve maden ürünlerinin satımına yönelik mesafeli sözleşmeler), 

b. Tüketicinin istekleri veya kişisel ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan mallara ilişkin sözleşmeler (örn. bir terziyle telefon vasıtasıyla akdedilen pantolon dikimine yönelik mesafeli sözleşme), 

c. Çabuk bozulabilen veya son kullanma tarihi geçebilecek malların teslimine ilişkin sözleşmeler (örn. birtakım gıda maddelerinin teslimine yönelik mesafeli sözleşmeler), 

d. tesliminden sonra ambalaj, bant, mühür, paket gibi koruyucu 11 unsurları açılmış olan mallardan; iadesi sağlık ve hijyen açısından uygun olmayanların teslimine ilişkin sözleşmeler (örn. birtakım içeceklerin teslimine yönelik mesafeli sözleşmeler), 

e. Tesliminden sonra başka ürünlerle karışan ve doğası gereği ayrıştırılması mümkün olmayan mallara ilişkin sözleşmeler, 

f. Malın tesliminden sonra ambalaj, bant, mühür, paket gibi koruyucu unsurları açılmış olması halinde maddi ortamda sunulan kitap, dijital içerik ve bilgisayar sarf malzemelerine ilişkin sözleşmeler, 

g. Abonelik sözleşmesi kapsamında sağlananlar dışında, gazete ve dergi gibi süreli yayınların teslimine ilişkin sözleşmeler (örn. bir defaya mahsus olarak dergi siparişi), 

h. Belirli bir tarihte veya dönemde yapılması gereken, konaklama, eşya taşıma, araba kiralama, yiyecek-içecek tedariki ve eğlence veya dinlenme amacıyla yapılan boş zamanın değerlendirilmesine ilişkin sözleşmeler (örn. kampanyalar dahilinde yapılan mesafeli sözleşmeler), 

i. Elektronik ortamda anında ifa edilen hizmetler veya tüketiciye anında teslim edilen gayrimaddi mallara ilişkin sözleşmeler, 

j. Cayma hakkı süresi sona ermeden önce, tüketicinin onayı ile ifasına başlanan hizmetlere ilişkin sözleşmeler.

C.Diğer Hükümler

1) İfa ve Teslim

Yönetmelik md. 16’da, mesafeli sözleşmenin ifası ve bir mal satımı söz konusu ise ilgili malın teslimi hususların ilişkin düzenlenmeler mevcuttur. Yönetmelik md. 16/1 uyarınca satıcı/sağlayıcı, mesafeli sözleşmede tüketicinin siparişinin kendisine ulaşmasından itibaren, taahhüt ettiği süre içinde sözleşmenin ifasını tamamlamakla yükümlüdür. Mal satışlarında, sözleşmenin ifa süresi, başka bir deyişle malın teslim süresi azami olarak 30 gündür. Sözleşmenin taahhüt edilen sürede ifa edilmemesi veya malın tesliminin zamanında yapılmaması halinde, tüketiciye Yönetmelik md. 16/2 uyarınca sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetme hakkı tanınmıştır. Tüketici bu hakkını kullandığı takdirde satıcı/sağlayıcı, teslimat masrafları ve kanuni faiz de dahil olmak üzere tahsil ettiği tüm ödemeleri tüketiciye iade etmek ve mesafeli sözleşmeyle ilişkili olarak kendi zilyedinde tüketiciyi borç altına sokacak kıymetli evrak, senet gibi belgeler bulunduruyorsa bunları iade etmekle yükümlü olacaktır. 

Sipariş konusu mal ya da hizmet ediminin yerine getirilmesinin imkansızlaştığı hallerde ise satıcı/sağlayıcı Yönetmelik 16/4 uyarınca bu durumu öğrendiği tarihten itibaren 3 gün içinde yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile tüketiciye bildirmelidir. Bunun yanı sıra, tüketici tarafından yapılan tüm ödemeler teslimat masraflarıyla birlikte en geç 14 gün içinde iade edilmelidir. “Malın stokta bulunmaması” halinin ise mesafeli sözleşme bakımından ifanın imkânsızlaşması olarak kabul edilemeyeceği Yönetmelik’te açıkça ifade edilmektedir.

2) Zarar Sorumluluğu

Yönetmelik md.17/de, satıcının/sağlayıcının teslim zararlarından sorumluluğu düzenlenmektedir. Satıcının/ sağlayıcının teslim süreci esnasında doğan zararlardan sorumluluğu, malın tüketiciye veya onun belirleyeceği üçüncü kişiye teslimine kadar oluşan kayıp ve zararlarla sınırlandırılmıştır. Bu zarar sorumluluğuna bir de istisna getirilmiştir. Eğer tüketici, satıcının/sağlayıcının belirlediği taşıyıcı (örn. kargo, kurye firması) dışında başka bir taşıyıcıyla kendisine teslimini talep ederse, satıcının/sağlayıcının sorumluluğu taşıyıcıya teslimle beraber sonlanmaktadır.

3) Telefon Kullanım Ücreti

Yönetmelik md. 18’de, tüketicilerin iletişime geçebilmesi için satıcı veya sağlayıcı tarafından bir telefon hattı tahsis edilmesi durumuna ilişkin tüketici lehine önem arz eden bir düzenleme mevcuttur. Söz konusu telefon hatlarının tüketici tarafından kullanıldığı hallerde, tüketicinin dakika başına işleyen yüksek bir tarife üzerinden ücret ödemesinin önüne geçebilmek için, bu ücretlerin en fazla olağan ücret tarifesi üzerinden tesis edilmesi düzenlenmiştir.

4) İlave Ödemeler

Yönetmelik md. 19’da tüketiciden mesafeli sözleşmelere yönelik olarak esas bedel haricinde ilave bedellerin talep edilebilmesi, tüketicinin açık onayına tabi kılınmıştır. İlave ödeme yükümlülüğü doğuran seçeneklerin kendiliğinden seçili olarak sunulmuş olması hallerinde dahi satıcı/sağlayıcı, tüketici bunlardan ötürü ilave ödemede bulunmuş ise ilgili ilave ödemeleri derhal iade etmekle yükümlüdür. Örneğin; internet üzerinden alışverişlerde tüketiciye ilave ödeme yükümlülüğü doğuran birtakım ek hizmetlerin kendiliğinden işaretli olarak ekrana gelmesi ve esas bedele ek ödemeler getirmesi durumunda tüketici bunlar için bir ödeme yaptıysa; satıcı/sağlayıcı yapılan ödemeyi derhal iade edecektir.

5) Bilgi ve Belgelerin Saklanması

Yönetmelik md. 20/1, satıcı/sağlayıcıya her bir işleme (örn. cayma hakkı bilgilendirme, teslimat vb.) ilişkin her türlü bilgi ve belgeyi 3 yıl süreyle saklama yükümlülüğü getirilmiştir. Yönetmelik md. 20/2 ise uzaktan iletişim araçlarının (örn. telefon) kullanılması suretiyle mesafeli sözleşme kurulumuna aracılık edenlere de 3 yıl süreli olarak kayıtları saklama yükümlülüğü getirmiş ve bu aracılar, talep üzerine bunları ilgili kurum, kuruluş ve tüketicilere vermekle yükümlü kılınmıştır. Ayrıca, Yönetmelik md. 20/3’te elektronik ortamda tüketiciye teslim edilen gayrimaddi malların veya ifa edilen hizmetlerin ayıpsız olduğunu ispat külfeti ise satıcıya/sağlayıcıya yüklenmiştir.

IV. İNTERNET ORTAMINDA KURULAN ELEKTRONİK SÖZLEŞMENİN MESAFELİ SÖZLEŞME İLE İLİŞKİSİ

İnternet ortamında kurulan sözleşmelerin bazen mesafeli sözleşmeler ile eş anlamda kullanıldığı ya da mesafeli sözleşmelerin bir türü olarak adlandırıldığı görülmektedir. Oysa internet ortamında kurulan sözleşme ve

hatta daha geniş anlamda elektronik sözleşme kavramları ile mesafeli sözleşme kavramları birbirinden farklı

kavramlardır. Kanunda öngörülen söz konusu koşulları

taşıyan sözleşmeler, mesafeli sözleşme olarak kabul edilir. Bu koşullardan biri eksik olduğunda mesafeli sözleşmeden söz edilemez. Müzakere aşamasını yüz yüze

gerçekleştirdikten sonra ayrılan ve internet üzerinden

sözleşmeyi kuran taraflar arasında ya da malların uzaktan pazarlanmasına ilişkin bir sistem olmaksızın satıcının bir defaya mahsus internetten satış yapması durumunda koşulların tümü gerçekleşmediği için mesafeli

bir sözleşme yoktur; ama internet ortamında kurulan

bir elektronik sözleşme söz konusudur. Dolayısıyla internet ortamında kurulan her sözleşme, mesafeli sözleşme değildir; ancak taraflarından biri “tüketici” ise ve

TKHK md.48/1’de düzenlenen diğer koşulları taşıyorsa

bir mesafeli sözleşme söz konusu olur7.

Uygulamada internet ortamında kurulan elektronik

sözleşmelerin büyük birçoğu bir mesafeli sözleşmedir.

Ancak daha önce de belirtildiği gibi bu sözleşmelerin

mesafeli sözleşme olarak değerlendirilebilmesi için

sözleşme ilişkisinde taraflarından birinin mutlaka “tüketici” olması gereklidir. TKHK anlamında, tüketicinin

taraf olmadığı bir sözleşme, mesafeli sözleşmelerin tüm

özelliklerini taşısa bile TKHK anlamında mesafeli sözleşme olarak değerlendirilemez8.

Ayrıca sözleşme konusunu, bir tüketim malı ya da hizmet sağlanması oluşturmalıdır. Nitekim alıcının tüketici statüsünde olduğu

hallerde; alıcı, ticari veya mesleki bir amaç gütmeksizin

yalnızca mal veya hizmet almaya yönelik satıcı ile sözleşme akdetmektedir.

Özetle; e-ticaret sözleşmelerinin tamamının mesafeli

sözleşmeler olarak düşünülmesi doğru değildir. Örneğin; “İşletme- Tüketici Arası E- Ticaret (B2C)” şeklindeki e-ticaret türünde, bir firmanın ürün veya hizmetleri

web sayfaları üzerinden tüketiciye sunulmakta, tüketiciden elektronik ortamda sipariş alınmakta ve ödemenin yapılması sağlamaktadır veya bankacılık hizmetleri

müşterilere elektronik ortamda sunulmaktadır. İşte bu

e- ticaret türünde alıcı her zaman tüketicidir. Burada

tüketiciler internet ortamında alışveriş yapmakta ve

böylelikle bir mesafeli sözleşmeyi kabul edip hukukun mesafeli sözleşmelere ilişkin düzenlemelerine tabi olmaktadır.

V. İNTERNET ORTAMINDA MESAFELİ SÖZLEŞMELERİN KURULMASI VE HÜKÜM DOĞURMASI

İnternet ortamında mesafeli sözleşmelerin kurulması ve

hüküm ifade etmesi, diğer sözleşmeler gibi Türk Borçlar

Kanunu (“TBK”) hükümlerine tabidir. İnternet ortamında kurulan mesafeli sözleşmeler, hazır olmayanlar

arasında kurulabileceği gibi hazırlar arasında da kurulabilir. Her ne kadar mesafeli sözleşmelerdeki “mesafe”

kavramı, tarafların yüz yüze, aynı ortamda olmadıkları

anlamına gelse de; öneri ve kabulün hazırlar arasında olması, tarafların mutlaka yüz yüze aynı ortamda olmalarını gerektirmemektedir. Tarafların birbirlerinin beyanlarını anında öğrenebilecekleri bir ortamda bulunmaları

halinde de sözleşme hazırlar arasında kurulmaktadır9.

TBK md. 4/2’de açıkça ifade edildiği üzere, telefon, bilgisayar gibi iletişim sağlayabilen araçlarla doğrudan iletişim sırasında yapılan öneri hazır olanlar arasında yapılmış sayılacaktır. Dolayısıyla tarafların bilgisayar başında

aynı anda -online- bir şekilde karşılıklı irade beyanlarını

sundukları sözleşmeler de hazırlar arasında kurulan

mesafeli sözleşmeler olarak kabul edilir.

İnternet ortamında kurulan mesafeli sözleşmeler, çoğunlukla web sitesi üzerinden yapılan irade beyanları ile kurulmaktadır. Bizim de katıldığımız hakim görüş,

web sitesi üzerinden kurulan sözleşmelerin, hazır olmayanlar arasında olduğu yönündedir10. Zira bu durumda

tarafların aynı anda karşılıklı olarak online olduğundan

söz edilemeyecektir. E-posta yoluyla kurulan sözleşmelerde de kural olarak taraflar karşılıklı olarak online olmadıkları için, irade beyanları hazır olmayanlar arasında yapılmış sayılmaktadır11.

Web sitesinde malların bedel gösterilerek satışa sunulmasının öneri mi öneriye davet mi olduğu konusunda da

farklı görüşler ileri sürüldüğü görülmektedir. İnternet

sitelerindeki mal sunumlarına ilişkin olarak genel bir

kural koymaktansa internet sitesinin işleyişi, ne şekilde sipariş verildiği gibi somut olayın özellikleri dikkate

alınarak güven prensibi çerçevesinde karar vermek daha

isabetlidir12. Ancak uygulamada tüketici, genellikle, sipariş sırasında mesafeli sözleşmeye ilişkin kabul kutusunu

tıklayarak sözleşmeyi tamamlamakta olduğundan internet sitelerinde malların bedelleri gösterilerek sergilenmesi, daha çok öneri şeklinde karşımıza çıkmaktadır.

TBK md.8/2 uyarınca, tarife ve fiyat listesi gönderilmesi,

fiyatı gösterilerek mal sergilenmesi gibi, aksi açıkça anlaşılmadıkça öneri olarak sayılmıştır.

Hazırlar arasında sözleşme, kabul beyanında bulunulduğu an kurulur ve hükümlerini doğurur. Hazır olmayanlar

arasında ise sözleşme, TBK md. 5 uyarınca, kabul beyanının öneride bulunana vardığı an kurulur; TBK md. 11

uyarınca da, beyanın gönderildiği andan itibaren hüküm

ifade eder. İnternet üzerinden hazırlar arasında kurulan

sözleşmelerde, kabul beyanında bulunulduğu anda beyan karşı tarafa ulaşır ve bu andan itibaren sözleşme kurulmuş ve hüküm ifade etmeye başlar. Hazır olmayanlar

arasında kurulan sözleşmelerde, kabul beyanı, muhatabın bağlı olduğu sunucuda veya e-posta kutusunda onun ulaşabileceği şekilde kaydedildiği anda varmış sayılır;

beyanın bilgisayara yüklenmiş olması gerekmez.13. Kabul

beyanının gönderildiği an ise gönder tuşuna basılarak

beyanın bilgisayardan çıktığı andır. Bu andan itibaren

beyan, gönderenin kontrolünden çıkmıştır14.

VI. SONUÇ

Mesafeli sözleşmeler; satıcı veya sağlayıcı ile tüketicinin

eş zamanlı fiziksel varlığı olmaksızın, mal veya hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde, taraflar arasında sözleşmenin kurulduğu ana kadar ve kurulduğu an da dahil olmak

üzere uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle

kurulan sözleşmedir. E- ticaret türlerinden “işletme-tüketici arası e- ticaret’e (B2C)” ilişkin sözleşmeler, mesafeli sözleşmelere örnek gösterilebilir. Tüketicilerin

internet ortamında yaptığı elektronik sözleşmelerin

büyük bir çoğunluğu mesafeli sözleşmedir. Bu anlamda

tüketiciler, tüketici mevzuatındaki mesafeli sözleşmelere ilişkin düzenlemelere tabidir. Tüketiciler e- ticaret

sözleşmeleri sayesinde satın almak istedikleri mal ve

hizmetleri bilgisayarlarından veya cep telefonlarından

inceleme ve sipariş etme imkanına erişmiştir. Tüketicilere, oldukça kolaylık sağlayan e- ticaretin faydalarından

şüphe edilemez. Ancak satıcı- sağlayıcı ve alıcının yüz

yüze gelmeden, pazarlanan mal ve hizmet hakkında fiziken bilgi sahibi olmadan sözleşme yapmasının çeşitli

riskler taşıdığı da bir gerçektir. Pazarlanan mal veya hizmetin vaat edilen kaliteyi taşımaması, ayıplı olması ve

malın geç gönderilmesi veya hiç gönderilmemesi ya da

hizmetin alınamaması bahsi geçen risklerdendir. Bu sebeple satıcı/sağlayıcı - tüketici ilişkisinde hak ve yükümlülüklerin kanunlar tahtında belirlenmesi zaruri hale

gelmiş ve mesafeli sözleşmelere ilişkin düzenlemelerin

tüketici mevzuatında yer alması isabetli olmuştur.

KAYNAKÇA

Savaş Bozbel, Türk Hukukunda Mesafeli Sözleşmeler -97/7 Sayılı AB Yönergesi Düzenlemeleri Işığında Bir Karşılaştırma-, AÜEHFD, C. VII, S. 3-4, Aralık, 2003. 

Doç. Dr. Özge Uzun Kazmacı, İnternet Ortamında Kurulan Mesafeli Sözleşmelerde Tüketicinin Korunması. Emrehan İnal, E-Ticaret Hukukundaki Gelişmeler ve İnternette Sözleşmelerin Kurulması, İstanbul, 2005. 

Abdulkerim Yıldırım, Mesafeli Sözleşmelerde Tüketicinin Korunması, İstanbul, 2009. 

Av. Alper Utaş, Türk Tüketici Hukukunda Mesafeli Sözleşmeler. Olcay Küçükpehlivan, Sözleşmelerin İnternet Aracılığıyla Kurulması Ve Geçerliliği, Ankara, 2006. 

Ulvi Altınışık, Elektronik Sözleşmeler, Ankara, 2003. 

Mehmet Demir, Mesafeli Sözleşmelerin İnternet Üzerinden Kurulması, Ankara 2004. 

Ümit Gezder, Mukayeseli Hukuk Açısından İnternet’te Aktedilen Sözleşmelerde Tüketicinin Korunması, İstanbul, 2004. 

Turgay Sarıakçalı, İnternet Üzerinden Akdedilen Sözleşmeler, Ankara, 2008. 

Bülent Sözer, Elektronik Sözleşmeler, İstanbul, 2002. 

Çiğdem Kırca, “İnternette Sözleşme Kurulması”, BATİDER, C. XX, S. 4, 2000. 

Oğuz Gökhan Yılmaz, Tüketici Hukukunda Mesafeli Sözleşmeler, Taad, Yıl: 4, Sayı: 14, Temmuz, 2013. 

Olcay Küçükpehlivan, Sözleşmelerin İnternet Aracılığıyla Kurulması ve Geçerliliği, Ankara, 2006. 

Ahmet Bülter, Tüketicinin Korunması Hukukunda Mesafeli Sözleşme Kavramı, Gazi Üniversitesi Endüstriyel Sanatlar Eğitim Fakültesi Dergisi Y.11, S.13, Ankara, 2003.

DİPNOT

1 Bozbel, s. 789.

2 İnal, 78; Yıldırım, s. 68

3 İnternet Ortamında Kurulan Mesafeli Sözleşmelerde Tüketicinin Korunması, Yrd. Doç. Dr. Özge Uzun Kazmacı

4 Türk Tüketici Hukukunda Mesafeli Sözleşmeler, Av. Alper Utaş

5 Türk Tüketici Hukukunda Mesafeli Sözleşmeler, Av. Alper Utaş

6 Örnekler için bknz. Türk Tüketici Hukukunda Mesafeli Sözleşmeler, Av. Alper Utaş

7 İnternet Ortamında Kurulan Mesafeli Sözleşmelerde Tüketicinin Korunması, Yrd. Doç. Dr. Özge Uzun Kazmacı

8 Sözleşmelerin internet aracılığıyla kurulması ve geçerliliği/Yüksek Lisans Tezi/Olcay Küçükpehlivan

9 İnternet Ortamında Kurulan Mesafeli Sözleşmelerde Tüketicinin Korunması, Yrd. Doç. Dr. Özge Uzun Kazmacı

10 Altınışık, s. 53; Demir, Mehmet, Mesafeli Sözleşmelerin İnternet Üzerinden Kurulması, Ankara 2004, s. 223-224; Gezder, s. 114; İnal, s. 115; Kırca,  Çiğdem, “İnternette Sözleşme Kurulması”, Batider, C. XX, S. 4, Yıl 2000, s. 108; Sarıakçalı, s. 43-44; Sözer, s. 109-111

11 Demir, s. 225; Gezder, s. 114; İnal, s. 108; Kırca, s. 107-108

12 İnal, s. 131; Sarıakçalı, s. 51; Yıldırım, s. 118.

13 Altınışık, s. 51-52; İnal, s. 117, 134; Kırca, s. 110; Sarıakçalı, s. 56; Sözer, s. 102.

14 İnal, s. 107; Sarıakçalı, s. 56; Sözer, s. 102

  • Özet yapım aşamasında
Keywords
E-Ticaret, İşletme- Tüketici Arası E-Ticaret, B2C, Elektronik Sözleşme, Mesafeli Sözleşme, Tüketici, Tüketicinin Korunması
Capabilities
Contract Management
Personal Data Protection
More Insights

Articletter / GSI Brief

GSI Brief & Legal Brief

GSI Brief 204

Gsi Brief 204

Brief
Read more
GSI Brief 205

Gsi Brief 205

Brief
Read more
GSI Brief 206

Gsi Brief 206

Brief
Read more
GSI Brief 189

Gsi Brief 189

Brief
Read more

Articletter - Winter Issue

YEKA Kapsamında İdare ile Akdedilen Kullanım Hakkı Sözleşmesinin Mahiyeti - YİD Sözleşmelerinin Mahiyetindeki Dönüşüm ile Birlikte Bir Değerlendirme -

Yeka Kapsamında İdare Ile Akdedilen Kullanım Hakkı Sözleşmesinin Mahiyeti - Yi̇d Sözleşmelerinin Mahiyetindeki Dönüşüm Ile Birlikte Bir Değerlendirme -

2019
Read more
TBK Kapsamında 2020’de Yürürlüğe Girecek Hükümler

Tbk Kapsamında 2020’de Yürürlüğe Girecek Hükümler

2019
Read more
Kamu Hizmeti İmtiyaz Sözleşmeleri ve Yabancı Yatırımlarda ICSID Tahkimi

Kamu Hizmeti İmtiyaz Sözleşmeleri Ve Yabancı Yatırımlarda Icsid Tahkimi

2019
Read more
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu Tahtında Sözleşmeden Dönme ve Fesih

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu Tahtında Sözleşmeden Dönme Ve Fesih

2019
Read more
E-Ticarette Mesafeli Sözleşmeler