Animated LogoGöksu Safi Işık Attorney Partnership Logo First
Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo 2Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo

Insights
GSI Articletter
GSI Brief

Haksız Rekabette Ceza Davalarında 6762 Sayılı Mülga Ttk ile 6102 Sayılı Ttk’nın Karşılaştırılması

2019 - Winter Issue

Download As PDF
Share
Print
Copy Link

Haksız Rekabette Ceza Davalarında 6762 Sayılı Mülga Ttk ile 6102 Sayılı Ttk’nın Karşılaştırılması

Competition
2019
GSI Teampublication
00:00
-00:00

ÖZET

TTK’da düzenleme altına alınan haksız rekabet hükümlerinin amacı, TTK m.54 f.1’de de ifade edildiği üzere bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Rekabet düzenini korumak amacıyla TTK’nın 55. maddesinde dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar, haksız rekabet halleri olarak sayılmaktadır1. TTK’nın “Cezayı gerektiren fiiller” başlıklı 62. maddesine göre, bu davranışlardan birini kasten gerçekleştirmek; kendi icap ve tekliflerinin rakiplerininkine tercih edilmesi için kişisel durumu, ürünleri, iş ürünleri, ticari faaliyeti ve işleri hakkında kasten yanlış veya yanıltıcı bilgi vermek; çalışanları, vekilleri veya diğer yardımcı kimseleri, çalıştıranın veya müvekkillerinin üretim veya ticaret sırlarını ele geçirmelerini sağlamak için aldatmak; çalıştıranlar veya müvekkillerden, işçilerinin veya çalışanlarının ya da vekillerinin, işlerini gördükleri sırada cezayı gerektiren bir haksız rekabet fiilini işlediklerini öğrenip de bu fiili önlememek veya gerçeğe aykırı beyanları düzeltmemek haksız rekabet suçunu oluşturacaktır. “Tüzel kişilerin cezai sorumluluğu” başlıklı TTK m.63’e göre ise, tüzel kişilerin işlerini görmeleri sırasında bir haksız rekabet fiili işlenirse TTK m.62 hükmü, tüzel kişi adına hareket eden organın üyeleri veya ortakları hakkında uygulanacaktır. Haksız rekabet fiilinin bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine de karar verilebilecektir. 

İşbu çalışmada, eTTK’nın haksız rekabet suçuna dair düzenlemeleri ile karşılaştırılmak suretiyle TTK m.62’de düzenlenen haksız rekabet cezasını gerektiren fiiller üzerinde durulacak ve suç ile cezaya dair unsurlar irdelenecektir.

I. GİRİŞ

Rekabet, serbest piyasa ekonomisinin temel noktasıdır, çünkü rekabetin bulunmadığı ya da dürüstlük kurallarına aykırı davranışlarla ihlal edildiği bir ortamda fiyatların arz ve talep dengesiyle oluşması mümkün değildir. Bu bağlamda tedarikçilerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen hileli hareketler ile haksız ticari uygulamalar hukuk düzeni tarafından kabul görmeyen haksız fiillerdir. 

Haksız rekabet kavramı eTTK m.56’da “Haksız rekabet, aldatıcı hareket veya hüsnüniyet kaidelerine aykırı sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suiistimalidir.” şeklinde tanımlanırken, TTK m.54’te farklı bir düzenleme getirilerek tanımlama yapılmamış, tanım yapmak yerine haksız rekabetin önlenmesine ilişkin amaç ve ilkelerin vurgulanmasıyla yetinilmiştir. eTTK m.56’daki tanımdan da anlaşılacağı üzere, haksız rekabet kavramı, eTTK zamanında iktisadi rekabetin kötüye kullanılması ve iyiniyet kurallarına aykırılık esasına dayandırılmıştır2.

İşbu makalede öncelikle haksız rekabet halleri bakımından eTTK ile TTK arasında karşılaştırma yapılacak olup, sonrasında ise haksız rekabet suçu bu iki kanun bağlamında değerlendirilecektir.

II. HAKSIZ REKABET DÜZENLEMELERİ

Haksız rekabete ilişkin hükümler, eTTK’nın 56. maddesi ve devamındaki maddelerde düzenlenmiş iken, TTK’nın 54. maddesi ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Hükümlerin düzenlenişinden de anlaşılacağı üzere, eTTK hükümleri haksız rekabeti, iyiniyet kurallarına aykırı olan hakkın kötüye kullanılmasını önlemek ve toplum içinde iktisadi hayatın rekabetin suiistimali ile bozulmasını önlemek amacına dayanırken (eTTK m.56), TTK hükümleri haksız rekabeti, bütün katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması amacına dayandırmaktadır3. Ancak her iki düzenlemede de haksız rekabete dair hükümler, rakipler arasındaki sübjektif hakların korunması amacıyla geniş olarak ele alınmıştır. 

eTTK zamanında sınırlı olmamakla birlikte on hal olarak belirtilen haksız rekabet halleri, İsviçre’deki Haksız Rekabet Kanunu’na uygun olarak TTK’da yirmi üçe çıkarılmıştır. Buradaki en temel husus şudur ki, hem eTTK’da hem de TTK’da haksız rekabet halleri örnek mukabilinden ve sınırlayıcı olmayacak şekilde sayılmaktadır4.

III. TÜRK TİCARET KANUNU’NDA DÜZENLENEN HAKSIZ REKABET SUÇU

A. Genel Olarak

TTK’daki haksız rekabet suçları, ticari ceza hukuku bağlamında ticari suç veya ekonomik suç olarak değerlendirilmektedir5. Haksız rekabetle mücadelede salt hukuki sorumluluk hükümleriyle başa çıkmanın mümkün olmaması ve haksız rekabet fiilleriyle kamusal bir ifade de olan rekabetin bozulması sebepleriyle, etkin hukuk korumanın sağlanması amacıyla kanun koyucu haksız rekabette ceza hükümleri koymuştur. 

TTK m.62’de ‘Ceza sorumluluğunu gerektiren fiiller’ başlığı altında rekabet suçu teşkil eden davranışlar düzenlenmiştir6. TTK m.62 hükmü, eTTK m.64’ün dilinin güncelleştirilmesiyle oluşturulmuştur. Ayrıca madde, yeni Türk Ceza Kanunu’nun cezalar sistemine de uydurulmuştur7. Haksız rekabet suçu oluşturan davranışlar dört bent halinde düzenlenmektedir8.

TTK m.62’nin ilk fıkrasının (a) bendinde, TTK m.55’te yer alan fiillere atıf yapılmış, (b) bendinde kendi icap ve tekliflerinin rakiplerininkine tercih edilmesi için kişisel durumu, ürünleri, iş ürünleri, ticari faaliyeti ve işleri hakkında kasten yanlış veya yanıltıcı bilgi vermek, (c) bendinde çalışanları, vekilleri veya diğer yardımcı kimseleri, çalıştıranın veya müvekkillerinin üretim veya ticaret sırlarını ele geçirmelerini sağlamak için aldatmak, (d) bendinde ise çalıştıranlar veya müvekkillerden, işçilerinin veya çalışanlarının ya da vekillerinin, işlerini gördükleri sırada cezayı gerektiren bir haksız rekabet fiilini işlediklerini öğrenip de bu fiili önlememek veya gerçeğe aykırı beyanları düzeltmemek suç olarak vazedilmiştir. 

Dikkat edilmelidir ki TTK m.62 söz konusu fiiller ‘daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde’ uygulanabilen bir hükümdür. Diğer bir ifadeyle, TTK m.62 hükmü tali normdur9. Sayılan davranışlar başka bir suçun unsurlarını oluşturduğu ve bu suç TTK m.62’ye göre daha ağır bir cezayı gerektirdiği takdirde o suçtan hüküm kurulur. Söz konusu davranış başka bir suçu meydana getirmekle birlikte, o suçun yaptırımı TTK m.62’ye göre daha hafif bir yaptırım getiriyorsa bu durumda yine haksız rekabet suçundan dolayı ceza uygulanır. 

TTK m.55’te dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar altı bent halinde ve 21 davranış sayılmak suretiyle gösterilmektedir. Fakat dikkat edilmelidir ki, bu sayım sınırlayıcı değildir ve bu yöntem, ‘suç ve cezaların kanuniliği ilkesi’ne (‘nullum crimen sine lege’, ‘nulla poena sine lege’), ‘hukuki güvenlik ilkesi’ne, ‘belirlilik ilkesi’ne ve ‘öngörülebilirlik ilkesi’ne aykırı düşmektedir. Ayrıca “özellikle” ibaresi, ceza hukukunun temel ilkelerinden olan ‘kıyas yasağı’na da aykırıdır10. Kanun koyucu bu sorunu çözmek amacıyla madde gerekçesinde, suçta ve cezada kanunilik ilkesi gereğince TTK m.55’te yer alan bentlerdeki “özellikle” ibaresinden sonra sayılan fiillere aykırılık halinde ceza verileceğini belirtmiştir11

Ancak doktrinde, varılan sonuç yerinde olmakla birlikte uygulanan yöntemin hatalı olduğu, zira madde gerekçelerinin yorum aracı olduğu, madde metni açısından mutlak bağlayıcılık arz etmeyeceği dile getirilmektedir12

Doktrinde TTK m.62 f.1-a atfıyla uygulanan 55. maddedeki hareketlerin seçimlik hareketler mi olduğu yoksa ayrı suçlar mı teşkil ettiği de tartışmalıdır. Bir görüşe göre, 55. maddede sayılan hareketlerin tamamı seçimlik hareketlerdir13. Diğer bir görüş ise, TTK m.55’te yer alan hareketlerin seçimlik-alternatif hareket olduğunu, “dürüstlük kurallarına aykırı reklam vermek” ve “dürüstlük kurallarına aykırı satış yöntemleri kullanmak” şeklinde iki ayrı suçun ve 12 bent şeklinde sayılan hareketlerin üç farklı suç oluşturduğunu ileri sürmektedir14. Bir başka görüş ise, fiillerin konusu aynı ise seçimlik hareketli bir suçun söz konusu olması bu fiillerin aynı suçun alternatif hareketleri olmasından hareketle, TTK m.62 f.1’deki “55 inci maddede yazılı haksız rekabet fiillerinden birini kasten işleyenler” atfıyla TTK m.55’te “Dürüstlük Kuralına Aykırı Davranışlar ve Ticari Uygulamalar” başlığı altında yer alan fiillerin her biri farklı konulara yöneldiği, hatta kimilerinin fail ve mağdurları farklı olduğundan her bir bendin bağımsız birer suç teşkil ettiği kanaatindedir15. Kanımca, TTK m.62’de dört bent halinde düzenlenen ve yukarıda sayılan TTK m.55’in altı bendini de kapsayan fiiller haksız rekabet suçunun seçimlik hareketleridir. Dolayısıyla birinin işlenmesiyle suç oluşacak, birden fazlasının gerçekleştirilmesi durumunda ise suçların çokluğu sonucu doğmayacaktır. Ancak bu durum TCK’nın 62. maddesi gereğince temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi teşkil edebilecektir. 

eTTK m.57’de örnek kabilinden belirtilen haksız rekabet hallerinin tümü değil bir kısmının suç olarak düzenlendiği, ayrıca bu maddelerde belirtilmeyen bazı haksız rekabet hallerinin de suç kapsamına dahil edildiği halde TTK m.55’te örnek kabilinden belirtilen eylemlerin tamamı TTK m.62’de suç olarak öngörülmüştür. Yine TTK m.62’de TTK m.55’te düzenlenmeyen üç ayrı eylem de cezai fiiller kapsamına alınmıştır. Aslında TTK m.62 f.1-b bendindeki fiil, TTK m.55 f.1-a-2’deki fiile, yine TTK m.62 f.1-c bendindeki fiilin aynısı TTK m.55 f.1-b-3’te düzenlenmiştir. Dolayısıyla aynı fiiller aynı konu başlığı altında birden çok kez düzenlenmiştir16.

B. Korunan Hukuki Değer

Haksız rekabet suçuyla dürüst rekabet ortamının, dürüstlüğe aykırı davranış ve uygulamalar ile zarara uğrayan rakiplerin ticari itibar ve saygınlığının, tüketici ve müşterilerin haklarının korunduğu, bu sebeple çok hukuki konulu bir suç tipi olduğu söylenebilir17.

C. Haksız Rekabet Suçunun Unsurları

(i) Kanuni Unsur

Suçun kanuni unsuru, madde metninin kendisidir.

(ii) Maddi Unsur-Konu

Haksız rekabet, aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı surette ekonomik rekabetin suiistimalidir. Bu tanımdan hareketle, haksız rekabet suçunun konusunu genel anlamda dürüst rekabetin egemen olduğu ekonomik düzenin teşkil ettiği söylenebilir18.

(iii) Fail

TTK’da düzenlenen haksız rekabet suçunun faili herkes olabilir19. Tüzel kişilerin iradi hareket etme yeteneği bulunmadığından fail olmaları söz konusu değildir. Diğer bir ifadeyle ancak gerçek kişiler bir suçun faili olabilirler. Zira Türk ceza hukukunda tüzel kişilerin suç faili olamayacağı, ceza sorumluluklarının kabul edilmesinin ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesine aykırı olacağı ifade edilmektedir. 

Ticaret şirketleri adına ve faaliyetleri esnasında suç işlenmesi durumunda ise, tüzel kişinin yetkili organ veya temsilcisinin cezai sorumluluğu gündeme gelir. Organ kurul halinde karar almışsa, karara olumlu oy kullanmış üyeler sorumlu olacak; toplantıya katılmamış ya da katılmakla birlikte olumsuz oy kullanmış üyelerin sorumluluğuna gidilemeyecektir. Fakat bu üyelerin kararın alınmasını önleme yükümlülükleri kanunda ya da esas sözleşmede öngörülmüş ise, bu durumda kararın alınmasını önlemeyen üyelerin ihmali suretle suça katıldıklarını söylemek mümkündür20. Bununla birlikte, esas sözleşmede temsil organının üyeleri arasında görev dağılımı yapılması da mümkündür. Görev dağılımının bulunduğu bu gibi durumlarda, her bir üye kendisine verilen temsil yetkisi oranında sorumlu olacaktır ve eylem ya da işlemin ayrıntılarını bilen ve oluşumunda rolü bulunan temsilcilerin cezai sorumluluğuna gidilecektir. 

TTK m.58’de basının hukuki sorumluluğu düzenlenmekle birlikte, haksız rekabet suçunun basın yoluyla işlenmesi halinde hukuki sorumluluğu bulunanların cezai sorumluluğuna dair bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Doktrinde basının cezai sorumluluğunun söz konusu olabileceği ifade edilmektedir21. Bu noktada 5187 sayılı Basın Kanunu’nu hükümlerinden faydalanılacaktır. Nitekim Yargıtay 7. CD, T.2.10.1997, E.1997/5449, K.1997/7333 sayılı kararında, haksız rekabet suçundan sanık sorumlu müdürün cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği yönünde hükmetmiştir22. Haksız rekabet suçunun basın yoluyla işlenmesi halinde, haksız rekabet suçu teşkil eden süreli veya süresiz yayının içeriğini oluşturan yazıyı yazan veya haberi yazan, çeviren veya resmi ya da karikatürü yapan kişi, TTK m.62 uyarınca cezalandırılabilecektir23.

(iv) Mağdur

Haksız rekabet suçunun geniş anlamda mağduru toplumu oluşturan herkestir. Dar anlamda ise, dürüstlüğe aykırı davranış ve uygulamalar ile zarara uğrayan tüzel kişiler, tüketici ve müşteriler suçun mağduru olmaktadırlar24.

(v) Hareket, Netice ve Nedensellik Bağı

TTK m.62’nin (a) bendinde 55. maddede yazılı haksız rekabet fiillerinden birini kasten işlemek, (b) bendinde kendi icap ve tekliflerinin rakiplerininkine tercih edilmesi için kişisel durumu, ürünleri, iş ürünleri, ticari faaliyeti ve işleri hakkında kasten yanlış veya yanıltıcı bilgi vermek, (c) bendinde çalışanları, vekilleri veya diğer yardımcı kimseleri, çalıştıranın veya müvekkillerinin üretim veya ticaret sırlarını ele geçirmelerini sağlamak için aldatmak ve (d) bendinde çalıştıranlar veya müvekkillerden, işçilerinin veya çalışanlarının ya da vekillerinin, işlerini gördükleri sırada cezayı gerektiren bir haksız rekabet fiilini işlediklerini öğrenip de bu fiili önlemeyenler veya gerçeğe aykırı beyanları düzeltmemek suç olarak düzenlenmektedir. 

TTK m.55’te haksız rekabet halleri altı bent halinde gruplandırılmış, her bir bendin altında sözü geçen haksız rekabet haline örnek verilmiştir. İlk bentte, dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar, (b) bendinde sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek, (c) bendinde başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak, (d) bendinde üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek, (e) bendinde iş şartlarına uymamak, (f ) bendinde ise dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak haksız rekabet teşkil eden fiil olarak gösterilmektedir. Dikkat edilmelidir ki, TTK m.55’teki sayım sınırlı değildir. 

Doktrinde TTK m.62 f.1-a atfıyla uygulanan 55. maddedeki hareketlerin seçimlik hareketler mi olduğu yoksa ayrı suçlar mı teşkil ettiğinin tartışmalı olduğuna yukarıda değinilmiştir. 

Haksız rekabet suçu neticesi harekete bitişik, diğer bir ifadeyle neticesiz suçlardır. TTK m.62’de sayılan hareketlerin gerçekleştirilmesiyle rekabet düzeninin bozulduğu ve neticenin gerçekleştiği kabul edilmektedir25.

(vi) Suça Etki Eden Sebepler

Suçu etkileyen haller olan cezayı hafifletici veya ağırlaştırıcı nedenlerdir. Suçun daha ağır veya daha hafif sayılmasını ve netice olarak artırılıp indirilmesini gerektirirler. TTK m.62 ve m.55 hükümlerine bakıldığında, suça etki eden nedenlerin bulunmadığı görülmektedir. Bu sebeple, TCK’nın genel hükümlerinde yer verilen ve tüm suçlar için geçerli olan sebepler uygulama alanı bulacaktır.

(vii) Manevi Unsur

Failin sorumlu tutulabilmesi için, ceza normlarında yasaklanan fiilin gerçekleştirilmesi yetmez, ayrıca fiil ile kişi arasında manevi bir bağın da bulunması gerekir26. TTK m.55 ve m.62 hükümlerine bakıldığında genel olarak genel kastın yeterli olduğu, suçun taksirle işlenebileceği düzenlenmediği için taksirle bu fiillerin işlenmesi halinde suçun oluşmayacağı ifade edilebilir27. Ancak doktrinde, TTK m.62 ve TTK m.55’te sayılan bazı hallerde, kastın yanında belirli bir saikle hareket edilmesi gerektiği de ifade edilmiştir, TTK m.55 f.1-a-3, m.55 f.1-a-5, m.55 f.1-b-1, m.55 f.1-b-2, m.62 f.1-b ve m.62 f.1-c hükümlerin bu şekilde dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir28.

(viii) Hukuka Aykırılık Unsuru

Bir fiilin suç teşkil edebilmesi için tipe uygun, kusurlu bir davranış olmasının yanında aynı zamanda hukuka aykırı olması gerekir. Suç teşkil eden fiiller kural olarak hukuka aykırıdırlar29. TCK’da düzenlenen hukuka uygunluk nedenleri kanunun hükmü, meşru savunma, zorunluluk hali, hakkın kullanılması ve ilgilinin rızasıdır. Genel hukuku uygunluk nedenleri niteliği uygun düştüğü ölçüde haksız rekabet suçu bakımından da uygulama alanı bulacaktır. Doktrinde kanunun hükmü, meşru savunma ve zorunluluk hali hukuka uygunluk sebeplerinin bu suç bakımından uygulanmasının mümkün olmadığı, fakat hakkın kullanılması ve ilgilinin rızası hukuka uygunluk nedenlerinin uygulanabileceği ifade edilmektedir30.

(ix) Suçun Özel Görünüş Şekilleri

TTK m.55 ve m.62 incelendiğinde, TTK m.62 f.1-b ve TTK m.62 f.1-c bentlerinde olduğu gibi, bazı eylemlerde eylemin yapılmasıyla (yani bilgi vermekle veya aldatmakla) eylemlerin tamamlandığı görülmektedir. Bu durumlarda teşebbüs mümkün olmayacaktır, zira hareket ile netice bitişiktir31. Hareket ancak bölünebilir olduğu ölçüde teşebbüsten bahsedilebilecektir32. TTK m.62 f.1-d’de ise, neticenin harekete bitişik olmadığı, öğrenmeden sonra önlememek veya düzeltmemek için makul bir sürenin geçmesi gerektiği ve dolayısıyla bu bentteki suçun teşebbüse elverişli olduğu ifade edilmektedir33. Ayrıca TTK m.55’te düzenlenen ve TTK m.62 f.1 gereğince suç sayılan ‘kötüleme’ fiilinin bazı vasıtalar aracılığıyla işlenmesi halinde de teşebbüsün mümkün olacağı belirtilmiştir34. eTTK bakımından ise, iltibasa yol açan malları, satışa arz etmeden satışa arz etmek üzere yakalanan kişinin eyleminin teşebbüs aşamasında kalacağı (eTTK m.57 f.5), aynı şekilde başkasının emtiasını ve iş mahsullerini kötüleyici broşürler bastırdıktan sonra, bu broşürleri dağıtamadan dağıtmak üzere yakalanan kişinin eyleminin de teşebbüs olarak değerlendirilebileceği (eTTK m.57 f.1) kabul edilmektedir35.

Ayrıca haksız rekabet suçları, iştirak halinde işlenebilir suçlardır ve TCK iştirak hükümleri bu durumda uygulama alanı bulacaktır36.

Bir kimsenin birden çok kez ceza kanununu ihlal etmesi ve bu nedenle birden çok suçtan sorumlu olması halinde, suçların içtimaı söz konusu olmaktadır37. Haksız rekabet suçlarında suçların içtimai ile ilgili özel bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla suçların içtimaı ile ilgili genel hükümler, haksız rekabet suçları için de geçerlidir. Ancak haksız rekabet suçları bakımından özel bir içtima hükmün getirildiği kanaatinde olan görüş de bulunmaktadır, bu görüşün dayanağı, TTK m.62’nin son cümlesidir, buna göre; “…fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, 56 ncı madde gereğince hukuk davasını açma hakkını haiz bulunanlardan birinin şikâyeti üzerine, her bir bent kapsamına giren fiiller dolayısıyla iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılırlar”38.

(x) Yaptırım

Öncelikle haksız rekabet halinde failin cezai sorumluluğunun yanında hukuki sorumluluğunun da bulunduğunu (TTK m.56, m.57, m.58) belirtmek gerekir. 

TCK m.20 ile tüzel kişilerin suçun faili olamayacağı açıkça düzenlenmiştir, ancak TTK m.63 uyarınca tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirine (iznin iptali veya müsadere) hükmolunabilecektir. Burada bahsi geçen özel hukuk tüzel kişileridir, kamu hukuku tüzel kişileri bu kapsamda değildir ve kamu hukuku tüzel kişilerine güvenlik tedbiri uygulanamayacaktır39.

eTTK’da gerçek kişiler bakımından öngörülen ceza, bir aydan bir yıla kadar hapis veya beş yüz liradan on bin liraya kadar ağır para cezasıdır ve hakim her ikisine de hükmedebilecektir40. TTK’da öngörülen ceza ise, iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır ve hakim sadece bİrine hükmedebilecektir. Ancak alt sınıra dair bir ibare bulunmamaktadır. Bu nedenle genel hüküm olan TCK m.49 f.1’e göre alt sınır bir ay hapis olarak kabul edilecektir41. Ayrıca TTK’da adli para cezasına dair alt sınır ve üst sınırlar da düzenlenmediği için, TCK m.52 f.1 hükmü uygulanacaktır, bu durumda adli para cezasını alt sınırı bir ay, üst sınırı da iki yıl olarak kabul edilmelidir42

eTTK m.65 hükmüne göre tüzel kişilerin işleri görülürken bir haksız rekabet fiili işlenirse para cezası ve masraflardan tüzel kişi, tüzel kişi namına hareket etmiş veya etmesi gerekmiş olan organın azaları veya ortaklar ile birlikte müteselsilen sorumlu olacaktır43.

eTTK zamanında işlenen haksız rekabet suçlarına hangi hükmün uygulanması gerekeceği konusunda ise çözüm, yasa değişikliği halinde lehe kanunun uygulanması prensibine istinaden olacaktır44.

(xi) Soruşturma ve Kovuşturma

TTK m.62’de haksız rekabet suçunun, “56 ncı madde gereğince hukuk davasını açma hakkını haiz bulunanlardan birinin şikâyeti üzerine” soruşturulup kovuşturulacağı öngörülmektedir. TTK m.56’da hukuk davası açabilecek kişiler, haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse, ekonomik çıkarları zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek müşteriler, ticaret ve sanayi odaları, esnaf odaları, borsalar ve tüzüklerine göre üyelerinin ekonomik menfaatlerini korumaya yetkili bulunan diğer meslekî ve ekonomik birlikler ile tüzüklerine göre tüketicilerin ekonomik menfaatlerini koruyan sivil toplum kuruluşlarıyla kamusal nitelikteki kurumlardır45

TTK’da haksız rekabet suçlarıyla ilgili özel bir şikayet süresi öngörülmemiştir, dolayısıyla TCK m.73 genel hükmü uygulanacaktır ve şikayet hakkına sahip olan kişi, haksız rekabet fiilinin işlendiğini ve failin kim olduğunu öğrendiği tarihten itibaren altı ay içerisinde şikayette bulunmalıdır46. TTK’da haksız rekabet suçları bakımından re’sen kovuşturmayı gerektiren bir hal düzenlenmemiştir fakat eTTK m.64 (son) maddesinde, istisnai olarak re’sen soruşturma yapılabilecek bir düzenleme bulunmaktadır, bu durum; “haksız rekabetin men’i hakkındaki kesinleşmiş ilama rağmen haksız rekabet fiiline aynen veya tali değişikliklerle devam eden kimse altı aydan aşağı olmamak üzere hapis ve beş bin liradan on bin liraya kadar ağır para cezasına mahkum edilir ve suçlu re’sen takip olunur” şeklinde ifade edilmiştir47. Bu suça TTK’da yer verilmemiştir. 

Görevli mahkeme sulh ceza mahkemesi olup yetkili mahkeme TCK ve CMK’nın ilgili hükümleri gereği suçun işlendiği yer mahkemesidir.

IV. SONUÇ

Görüldüğü üzere, haksız rekabet suçu, TTK’da düzenlenen ticari suçlardandır ve özel bir ekonomik suç normu teşkil etmektedir. TCK’da düzenlenmek yerine, daha tutarlı olduğu düşünülebilecek şekilde TTK’da düzenlenmiştir. Ancak bununla birlikte, ceza hukukundaki en temel ilkelerden olan ‘suçta ve cezada kanunilik’, ‘hukuki güvenlik’, ‘öngörülebilirlik’ ve ‘belirlilik’ ilkelerine TTK hükümlerinde riayet edilmediği görülmektedir, zira maddede suç teşkil edecek haller, sınırlı bir şekilde sayılmamış olup, örnekleme yapılmak suretiyle suçlar belirtilmiştir. Bu durumda, kanunda sayılmamakla birlikte, niteliği benzer düştüğü ölçüde başka fiiller de suç olarak değerlendirilebilecektir. Kanun koyucu her ne kadar madde gerekçesinde sadece ‘özellikle’ ifadesinden sonra belirtilen suçlara ceza verilebileceğini ifade etmiş olsa da, bu yöntemin uygunluğu da tartışmaya açık olacaktır, zira madde gerekçeleri, yorum için başvurulan bir metin olup, kanun metni kadar bağlayıcılık teşkil etmemektedir. 

Diğer açılardan bakıldığında ise, eTTK ile TTK’da düzenlenen haksız rekabet suçlarının aslında çok büyük farklılıklar barındırmadığı, TTK’da esas itibariyle eTTK dilinin sadeleştirildiği ve TCK hükümlerine uyarlandığı kabul edilebilecektir.

KAYNAKÇA

Sabih Arkan, Ticarî İşletme Hukuku, 18. Baskı, Ankara 2013. 

Çetin Arslan / Didar Özdemir, Türk Ticaret Kanunu’nda Haksız Rekabet Suçu, International Conference on Eurasian Economies 2016 (https://www.avekon.org/papers/1535.pdf). 

Hüseyin Aydın, Türk Ticaret Kanunu’nda Haksız Rekabet Suçları, Doktora Tezi, Ankara 2008. 

Serhan Dinç, Türk Ticaret Kanununa Göre Haksız Rekabet Halleri ve Buna İlişkin Davalar, 2017. 

Engin Erdil, Haksız Rekabet Hukuku, İstanbul 2012. 

Yavuz Erdoğan, Yeni Türk Ticaret Kanunu’nda Haksız Rekabet Suçu, İpek Yolu Canlanıyor, Türk-Çin Hukuk Zirvesi, Adalet Yayınevi, Nisan 2013. 

Rezzan İtişgen, Türk Ticaret Kanununda Düzenlenen Gerçek Dışı veya Yanıltıcı Açıklamada Bulunma Suçu, TBB Dergisi 2016 (122). 

Hamdi Yasaman / Reha Poroy, Ticari İşletme Hukuku, 14. Bası, İstanbul 2012.

DİPNOT

1 Arslan, Çetin / Özdemir, Didar, Türk Ticaret Kanunu’nda Haksız Rekabet Suçu, International Conference on Eurasian Economies 2016, s.268 (https://www.avekon.org/papers/1535.pdf).

2 Erdoğan, Yavuz, Yeni Türk Ticaret Kanunu’nda Haksız Rekabet Suçu, İpek Yolu Canlanıyor, Türk-Çin Hukuk Zirvesi, Adalet Yayınevi, Nisan 2013, s.423.

3 Yasaman, Hamdi / Poroy, Reha, Ticari İşletme Hukuku, 14. Bası, İstanbul 2012, s.311; Arkan, Sabih, Ticarî İşletme Hukuku, 18. Baskı, Ankara 2013, s.316-317.

4 Yasaman / Poroy, s.311; Arkan, s.317.

5 Erdil, Engin, Haksız Rekabet Hukuku, İstanbul 2012, s.455.

6 Dinç, Serhan, Türk Ticaret Kanununa Göre Haksız Rekabet Halleri ve Buna İlişkin Davalar, 2017, s.144.

7 Erdil, s.455.

8 Yasaman / Poroy, s.355; Arslan / Özdemir, s.269.

9 İtişgen, Rezzan, Türk Ticaret Kanununda Düzenlenen Gerçek Dışı veya Yanıltıcı Açıklamada Bulunma Suçu, TBB Dergisi 2016 (122), s.363.

10 Arslan / Özdemir, s.269; İtişgen, s.339; Erdoğan, s.459.

11 “Madde 62 - Madde, 6762 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinden dili güncelleştirilerek alınmıştır. Ayrıca madde yeni Türk Ceza Kanununun cezalar sistemine uydurulmuştur. Maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde, 55 inci maddede yazılı haksız rekabet filelerini kasten işleyenler için ceza hükmü öngörülmüştür. Ancak, belirtilmelidir ki, ceza hükmünün uygulanmasında dikkat edilmesi gereken husus, suç ve cezaların kanunîliği ilkesi uyarınca 55 inci maddede yer alan bentlerde “özellikle” ibaresinden sonra sayılan fiillere aykırılık halinde ceza söz konusu olabilecek, maddede doğrudan sayılmayan ancak haksız fiil oluşturabilecek diğer hallere aykırılık durumunda ise ceza verilmeyecektir.”

12 İtişgen, s.339.

13 Aydın, Hüseyin, Türk Ticaret Kanunu’nda Haksız Rekabet Suçları, Doktora Tezi, Ankara 2008, s.139-140; Arslan / Özdemir, s.270;

14 Erdoğan, s.443.

15 İtişgen, s.338-339.

16 Erdil, s.455-456; İtişgen, s.340.

17 Arslan / Özdemir, s.269.

18 Arslan / Özdemir, s.269.

19 Erdil, s.456; Erdoğan, s.444.

20 Arslan / Özdemir, s.270.

21 Erdoğan, s.444-445; Erdil, s.459-460.

22 Erdoğan, s.445.

23 Aydın, s.68; Erdoğan, s.445.

24 Arslan / Özdemir, s.270; Erdoğan, s.446.

25 Arslan / Özdemir, s.270.

26 Erdoğan, s.447-448.

27 Erdoğan, s.448; Arslan / Özdemir, s.270-271.

28 Erdoğan, s.448.

29 Arslan / Özdemir, s.271.

30 Aydın, s.91; Erdoğan, s.449-450; Arslan / Özdemir, s.271; İtişgen, s.360; Erdil, s.472-475.

31 Erdoğan, s.450.

32 İtişgen, s.362.

33 Erdoğan, s.450.

34 Erdil, s.478.

35 Aydın, s.103.

36 Erdil, s.478; Erdoğan, s.450; İtişgen, s.362; Aydın, s.105.

37 Aydın, s.106.

38 İtişgen, s.362-363.

39 Erdoğan, s.452.

40 Erdil, s.480.

41İtişgen, s.364; Erdoğan, s.452; Arslan / Özdemir, s.271.

42 İtişgen, s.364.

43 Erdil, s.480.

44 Erdoğan, s.453

45 Arslan / Özdemir, s.271; Erdoğan, s.454-455.

46 Erdoğan, s.455; Erdil, s.476; Arslan / Özdemir, s.271.

47 Erdoğan, s.456; Erdil, s.475.

  • Özet yapım aşamasında
Keywords
Haksız Rekabet, Ceza Davası, Haksız Rekabet Suçu
Capabilities
Competition
White Collar Crime & Corporate Crime
More Insights

Articletter / GSI Brief

GSI Brief & Legal Brief

GSI Brief 204

Gsi Brief 204

Brief
Read more
GSI Brief 205

Gsi Brief 205

Brief
Read more
GSI Brief 206

Gsi Brief 206

Brief
Read more
GSI Brief 189

Gsi Brief 189

Brief
Read more

Articletter - Winter Issue

YEKA Kapsamında İdare ile Akdedilen Kullanım Hakkı Sözleşmesinin Mahiyeti - YİD Sözleşmelerinin Mahiyetindeki Dönüşüm ile Birlikte Bir Değerlendirme -

Yeka Kapsamında İdare Ile Akdedilen Kullanım Hakkı Sözleşmesinin Mahiyeti - Yi̇d Sözleşmelerinin Mahiyetindeki Dönüşüm Ile Birlikte Bir Değerlendirme -

2019
Read more
TBK Kapsamında 2020’de Yürürlüğe Girecek Hükümler

Tbk Kapsamında 2020’de Yürürlüğe Girecek Hükümler

2019
Read more
E-Ticarette Mesafeli Sözleşmeler

E-ticarette Mesafeli Sözleşmeler

2019
Read more
Kamu Hizmeti İmtiyaz Sözleşmeleri ve Yabancı Yatırımlarda ICSID Tahkimi

Kamu Hizmeti İmtiyaz Sözleşmeleri Ve Yabancı Yatırımlarda Icsid Tahkimi

2019
Read more