Animated LogoGöksu Safi Işık Attorney Partnership Logo First
Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo 2Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo

Insights
GSI Articletter
GSI Brief

Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ’de Değışiklik Yapılmasına Dair Tebliğin İncelenmesi

2019 - Summer Issue

Download As PDF
Share
Print
Copy Link

Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ’de Değışiklik Yapılmasına Dair Tebliğin İncelenmesi

Contract Management
2019
GSI Teampublication
00:00
-00:00

ÖZET

13.09.2018 tarihli 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile getirilen düzenleme uyarınca Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak gerçekleştireceği işlemlere ilişkin birtakım sınırlamalar getirilmiştir. Söz konusu karar gereğince sözleşme taraflarının Türkiye’de yerleşik tüzel ya da gerçek kişi olması ve akdedilecek sözleşmenin Hazine ve Maliye Bakanlığınca (“Bakanlık”) belirlenecek istisnalar içerisinde yer almaması durumunda taraflar söz konusu sözleşmede yer alan bedelleri ve sözleşmelere bağlı diğer ödeme yükümlülüklerini döviz veya dövize endeksli olarak kararlaştıramayacaktır. Anılan istisnalar Bakanlık tarafından 16.11.2018 tarihinde “Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008-32/34)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No: 201832/52)” (“Tebliğ”) ile yayımlanmıştır. İşbu makale dövizle sözleşme yasağını, kapsamını ve istisnalarını açıklamak amacıyla yazılmış olup, Tebliğde belirlenen döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak akdedilebilecek ve akdedilemeyecek sözleşme türleri bilgisi ihtiva etmektedir.

I. GİRİŞ

13.09.2018 tarihli ve 30534 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan “Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda (“32 Sayılı Karar”) Değişiklik Yapılmasına Dair 85 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı” ile 1567 Sayılı Kanun uyarınca düzenlenmiş ve 11.08.1989 tarihli ve 20249 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış 32 Sayılı Karar’da değişiklik yapılmıştır. Yapılan değişiklik 32 Sayılı Kararın Döviz başlıklı 4. maddesine (g) bendi eklenmesi suretiyle gerçekleşmiştir. Eklenen işbu bent uyarınca; “Türkiye’de yerleşik kişilerin, Bakanlıkça belirlenen haller dışında, kendi aralarındaki menkul ve gayrimenkul alım satım, taşıt ve finansal kiralama dahil her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama, leasing ile iş, hizmet ve eser sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamaz.” Aynı karara Geçici Madde 8 eklenmiş olup, bu madde uyarınca; “Bu kararın 4. maddesinin (g) bendinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde, söz konusu bentte belirtilen ve daha önce akdedilmiş yürürlükteki sözleşmelerdeki döviz cinsinden kararlaştırılmış bulunan bedeller, Bakanlıkça belirlenen haller dışında Türk parası olarak taraflarca yeniden belirlenir.” Yukarıda anılan hükümler 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının yayımlanmasını takiben 13.10.2018 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, Bakanlık tarafından yürütülecektir. Buna istinaden Bakanlık, 06.10.2018 tarihinde “Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 200832/34)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ’i (Tebliğ No: 2018-32/51)” yayımlayarak 32 Sayılı Karar kapsamında belirtilen hususların aydınlatılmasını amaçlamış ve bu amaç doğrultusunda söz konusu tebliğde döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak akdedilebilecek sözleşme türlerini istisnai olarak hüküm altına almıştır. Daha sonrasında yine Bakanlık tarafından 16.11.2018 tarihinde Tebliğ yayımlanarak, 06.10.2018 tarihinde yayımlanan tebliğde birtakım değişikler gerçekleştirilmiş1 ve birtakım yeni hükümler de Tebliğ kapsamına dahil edilmiştir.

 Tebliğ’de yer alan madde 1 uyarınca; 28.02.2008 tarihli ve 26801 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008-32/34)’in 8. maddesi Tebliğ’de yer aldığı şekliyle değiştirilmiştir. İşbu makale kapsamında, gerçekleştirilen değişiklikler neticesinde Tebliğ’de belirlenen döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak akdedilebilecek ve akdedilemeyecek sözleşme türleri detaylı irdelenecektir.

II. 32 SAYILI KARARA İLİŞKİN YAYINLANAN TEBLİĞ’İN KAPSAMI

A. Türkiye’de Yerleşik Kişi Kavramı

Bu karar uyarınca yasak kapsamında “Türkiye’de yerleşik kişiler” yer almaktadır. 32 Sayılı Karar’ın “tanımlar” başlıklı 2. maddesinin (b) bendi ile Türkiye’de yerleşik kişi tanımlanmıştır. Buna göre, “yurtdışında işçi, serbest meslek ve müstakil iş sahibi Türk vatandaşları dahil Türkiye’de kanuni yerleşim yeri bulunan gerçek ve tüzel kişiler” olarak açıklanmıştır.

 Buna ek olarak Tebliğ’in 8. maddesinin 23. fıkrasında; “Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışındaki; şube, temsilcilik, ofis, irtibat bürosu, işlettiği veya yönettiği fonlar, doğrudan veya dolaylı olarak yüzde elli ve üzerinde pay sahipliklerinin bulunduğu şirkeler 32 Sayılı Karar’ın 4. maddesinin (g) bendinin uygulaması kapsamında Türkiye’de yerleşik kişi olarak değerlendirilir” ifadeleri ile 32 Sayılı Kararın 4. maddesinin (g) fıkrası uygulaması kapsamında 32 Sayılı Karar’da sayılmamış kişiler de dahil edilmiştir. Böylelikle Türkiye’de yerleşik kişilerin, Türkiye’deki sözleşmeleri yurtdışındaki temsilcilikleri aracılığıyla akdetmeleri veya yurtdışında şirket kurmak suretiyle sözleşmeleri akdetmelerinin önlenmesinin amaçlandığı söylenebilir2.

 Tebliğ’in yine aynı fıkrasının devamında “ancak, sözleşmenin yurt dışında ifa edilmesi durumunda bu fıkra hükmü uygulanmaz” şeklinde belirtilerek yurt dışında ifa edilmek üzere ve fakat 32 sayılı Karar’ın 4. maddesinin (g) fıkrası uyarınca Türkiye’de yerleşik kişi olarak değerlendirilen kişiler arasında akdedilmiş sözleşmelere aynı maddenin 23. fıkrasının uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır.

B. Döviz Cinsinden veya Dövize Endeksli Akdedilemeyecek Sözleşme Türleri ve Diğer Ödeme Yükümlülükleri

1. Gayrimenkul Satış Sözleşmeleri

Döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak akdedilemeyecek sözleşme türleri Tebliğin 8. maddesi kapsamında sayılmıştır. Söz konusu maddenin 1. fıkrası esasında “Gayrimenkul Satış Sözleşmeleri’ne ilişkindir. Buna göre; Türkiye’de yerleşik kişiler, kendi aralarında akdedecekleri, konusu yurt içinde yer alan gayrimenkuller olan, konut ve çatılı iş yeri dâhil gayrimenkul satış sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramayacaktır. Diğer bir deyişle, Türkiye’de yerleşik kişilerin ev, konut, arazi, arsa, tarla, işyeri de dahil tüm taşınmaz satışlarında satış bedelini ve sözleşmeden kaynaklanan diğer yükümlülükleri (cezai şart, yan ödemeler, temerrüt faizi vb.) Türk Lirası (“TL”) cinsinden belirlemesi gerekmektedir. Ayrıca aynı maddenin 15. ve 16. fıkraları gereğince kamu kurum ve kuruluşlarının taraf olduğu döviz cinsinden veya dövize endeksli ihaleler, sözleşmeler ve milletlerarası antlaşmaların ifası kapsamında gerçekleştirilecek olan projeler dahilinde; yükleniciler veya görevli şirketlerin ve bunların sözleşme imzaladığı tarafların üçüncü taraflarla akdedeceği veya bahsi geçen projeler çerçevesinde akdedilecek Gayrimenkul Satış Sözleşmeleri ile Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı şirketlerinin3 ve dahi yüklenicilerinin üçüncü kişilerle akdettiği veya taraf olduğu Gayrimenkul Satış Sözleşmeleri’ne ilişkin bedellerin de döviz cinsinde kararlaştırılması mümkün değildir.

 Bunlarla birlikte yine aynı maddenin 20. fıkrasında belirtildiği üzere, Türkiye’de yerleşik yolcu, yük veya posta taşıma faaliyetinde bulunan ticari havayolu işletmelerinin; hava taşıma araçlarına, motorlarına ve bunların aksam ve parçalarına yönelik teknik bakım hizmeti veren şirketlerin; sivil havacılık mevzuatı kapsamında havalimanlarında yer hizmetleri yapmak üzere çalışma ruhsatı alan veya yetkilendirilen kamu ya da özel hukuk tüzel kişiliği statüsündeki kuruluşlar ile söz konusu kuruluşların kurdukları işletme ve şirketler ile doğrudan veya dolaylı olarak sermayelerinde en az yüzde elli hisse oranına sahip olduğu ortaklıkların Türkiye’de yerleşik kişilerle döviz cinsinden veya dövize endeksli bedeller içeren Gayrimenkul Satış Sözleşmeleri akdedebilmeleri mümkün değildir.

 Söz konusu Tebliğ’de istisnaen bazı hallerde Gayrimenkul Satış Sözleşmeleri’nin döviz cinsinden veya dövize endeksli bedeller üzerinden kararlaştırılabilmesi mümkün kılınmıştır. Şöyle ki, aynı maddenin 3. fıkrasında belirtildiği üzere, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan Türkiye’de yerleşik kişilerin veya bu maddenin 19. fıkrasında4 belirtilen kişilerin alıcı veya kiracı olarak taraf oldukları Gayrimenkul Satış Sözleşmeleri’nde, sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkündür. Burada hususiyet arz eden durum sözleşmeyi akdedecek kişilerin Türkiye’de yerleşik kişiler olsalar dahi “Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağının bulunmaması” ve 19. fıkrada belirtildiği üzere “dışarıda yerleşik kişiler” olmasıdır. Diğer bir deyişle, Türkiye’de yerleşik Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşlarının hiçbir koşulda Gayrimenkul Satış Sözleşmeleri’ni döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırması mümkün değildir.

2. Gayrimenkul Kiralama Sözleşmeleri

Döviz cinsinden sözleşme yapma yasağının kapsamına dahil olan bir diğer sözleşme türü ise Gayrimenkul Kiralama Sözleşmeleri’dir. Buna ilişkin düzenleme aynı maddenin 2. fıkrasında şu şekilde ifade edilmektedir; “Türkiye’de yerleşik kişiler; kendi aralarında akdedecekleri, konusu yurt içinde yer alan gayrimenkuller olan, konut ve çatılı iş yeri dâhil Gayrimenkul Kiralama Sözleşmeleri’nde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramazlar.” Diğer bir deyişle, Türkiye’de yerleşik kişiler; ev, konut, arazi, arsa, tarla, işyeri de dahil tüm taşınmaz kiralarında satış bedelini ve sözleşmeden kaynaklanan diğer yükümlülükleri (cezai şart, yan ödemeler, temerrüt faizi vb.) TL olarak belirlemelidir.

 Ayrıca aynı maddenin 15. fıkrası gereğince kamu kurum ve kuruluşları ile Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı şirketlerinin ve dahi yüklenicilerinin üçüncü kişilerle akdettiği veya taraf olduğu Gayrimenkul Kiralama Sözleşmeleri’ne ilişkin bedellerin döviz cinsinde kararlaştırılması mümkün değildir. 

Bunlarla birlikte yine aynı maddenin 20. fıkrasında belirtildiği üzere, Türkiye’de yerleşik yolcu, yük veya posta taşıma faaliyetinde bulunan ticari havayolu işletmelerinin; hava taşıma araçlarına, motorlarına ve bunların aksam ve parçalarına yönelik teknik bakım hizmeti veren şirketlerin; sivil havacılık mevzuatı kapsamında havalimanlarında yer hizmetleri yapmak üzere çalışma ruhsatı alan veya yetkilendirilen kamu ya da özel hukuk tüzel kişiliği statüsündeki kuruluşlar ile söz konusu kuruluşların kurdukları işletme ve şirketler ile doğrudan veya dolaylı olarak sermayelerinde en az yüzde elli hisse oranına sahip olduğu ortaklıkların Türkiye’de yerleşik kişilerle döviz cinsinden veya dövize endeksli bedeller içeren Gayrimenkul Kiralama Sözleşmeleri akdedebilmeleri mümkün değildir.

 Söz konusu Tebliğ’de istisnai durumların varlığı halinde Gayrimenkul Kiralama Sözleşmelerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli bedeller üzerinden kararlaştırılabilmesi mümkün kılınmıştır. Bu istisnai haller Maddenin 3., 4. ve 5. fıkralarında yer almakta olup şu şekildedir: 

“(3) Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan Türkiye’de yerleşik kişilerin veya bu maddenin on dokuzuncu fıkrasında belirtilen kişilerin alıcı veya kiracı olarak taraf oldukları gayrimenkul satış ve Gayrimenkul Kiralama Sözleşmelerinde, sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkündür.

 (4) Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan belgeli konaklama tesislerinin işletilmesi amacıyla kiralanmasıyla ilgili Gayrimenkul Kiralama Sözleşmelerinde, sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkündür.

 (5) Gümrüksüz satış mağazalarının kiralanmasına ilişkin Gayrimenkul Kiralama Sözleşmeleri’inde, sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkündür.”

 Söz konusu istinalar, açıktır ki gayrımenkul satım sözleşmelerinde belirlenen “vatandaşlık bağı bulunmayan kimseler” ile niteliği gereği döviz cinsiyle belirlenmesi gereken turistik ve kültürel konaklama yerleri ve kuşku yok ki gümrüksüz satış mağazalarının kiralanmasına ilişkin aktedilecek sözleşmelere ilişkindir. Belirlenen istisnaların, mahiyeti itibariyle ipso iure “döviz cinsinden kararlaştırılması gereken”ler olarak belirlendiği gözden ırak tutulmamalıdır

3. İş Sözleşmeleri

İş sözleşmeleri, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında düzenlenmiş olup ilgili kanunda yer alan tanımıyla bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir.5

 İş sözleşmelerine ilişkin düzenleme aynı maddenin 6. fıkrasında yer almakta olup, ilgili fıkra uyarınca; Türkiye’de yerleşik kişiler; yurt dışında ifa edilecekler ile gemi adamlarının taraf oldukları dışında kalan, kendi aralarında akdedecekleri, İş Sözleşmeleri’nde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramazlar.

 Ayrıca aynı maddenin 15. fıkrasında, kamu kurum ve kuruluşlarının taraf olduğu döviz cinsinden veya dövize endeksli ihaleler, sözleşmeler ve milletlerarası andlaşmaların ifası kapsamında gerçekleştirilecek olan projeler dahilinde; yükleniciler veya bahsi geçen projeler çerçevesinde akdedilecek iş sözleşmelerinde yer alan sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamayacağı belirtilmiştir.

 Bunlarla birlikte yine aynı maddenin 20. fıkrasında belirtildiği üzere, Türkiye’de yerleşik yolcu, yük veya posta taşıma faaliyetinde bulunan ticari havayolu işletmelerinin; hava taşıma araçlarına, motorlarına ve bunların aksam ve parçalarına yönelik teknik bakım hizmeti veren şirketlerin; sivil havacılık mevzuatı kapsamında havalimanlarında yer hizmetleri yapmak üzere çalışma ruhsatı alan veya yetkilendirilen kamu ya da özel hukuk tüzel kişiliği statüsündeki kuruluşlar ile söz konusu kuruluşların kurdukları işletme ve şirketler ile doğrudan veya dolaylı olarak sermayelerinde en az yüzde elli hisse oranına sahip olduğu ortaklıkların Türkiye’de yerleşik kişilerle döviz cinsinden veya dövize endeksli bedeller içeren İş Sözleşmeleri akdedebilmeleri mümkün değildir. 

Söz konusu Tebliğ’de istisnaen iş sözleşmelerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli bedeller üzerinden kararlaştırılabilmesi mümkün kılınmıştır. Şöyle ki, Tebliğ’in 8. maddesinin 14. fıkrasında belirtildiği üzere Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan Türkiye’de yerleşik kişilerin taraf olduğu iş Sözleşmelerinde, sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkündür. Burada hususiyet arz eden durum diğer istisnalarda olduğu gibi sözleşmeyi akdedecek kişilerin Türkiye’de yerleşik kişiler olsalar dahi Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağının bulunmamasıdır. Diğer bir istisnai hal ise aynı maddenin 19. fıkrasında yer almaktadır. Buna göre; dışarıda yerleşik kişilerin Türkiye’de bulunan; şube, temsilcilik, ofis, irtibat bürosu, doğrudan veya dolaylı olarak yüzde elli ve üzerinde pay sahipliklerinin veya ortak kontrol ve/veya kontrolüne sahip bulunduğu şirketler ile serbest bölgedeki faaliyetleri kapsamında serbest bölgelerdeki şirketlerin işveren olarak taraf olduğu iş sözleşmelerinde, sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkündür.

4. Hizmet Sözleşmeleri

Tebliğ kapsamında yer alan sözleşmelerden bir diğeri ise hizmet sözleşmeleridir. Söz konusu sözleşme tipi Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 470-486. maddeleri arasında düzenlenmiştir.6 Buna göre, hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle iş görmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. İşçinin işverene bir hizmeti kısmi süreli olarak düzenli biçimde yerine getirmeyi üstlendiği sözleşmeler de hizmet sözleşmesidir. Örneğin, avukatlık sözleşmeleri, taşımacılık sözleşmeleri, danışmanlık sözleşmeleri, pazarlamacılık sözleşmeleri hizmet sözleşmeleridir.

 Hizmet sözleşmelerine ilişkin düzenleme aynı maddenin 7. fıkrasında yer almakta olup, ilgili fıkra uyarınca; Türkiye’de yerleşik kişiler, kendi aralarında akdedecekleri, yine aynı fıkra kapsamında belirtilen istisnai durumlar dışında kalan danışmanlık, aracılık ve taşımacılık dâhil Hizmet sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramazlar.

 Yukarıda da belirtilen anılan fıkra kapsamında açıkça sayılmış istisnai bazı hallerde Hizmet Sözleşmelerinde sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılabilmesi mümkündür. Bu istisnai haller işbu makalenin “Döviz Cinsinden veya Dövize Endeksli Akdedilebilecek Sözleşme Türleri” başlığı altında ayrıca ele alınacaktır.

5. Kıymetli Evraklar

Aynı maddenin 21. fıkrasında yer aldığı üzere sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamayan sözleşmeler kapsamında düzenlenecek kıymetli evraklarda yer alan bedeller döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamazlar. Ancak 32 Sayılı Karar’ın Geçici 8. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenmiş ve dolaşıma girmiş bulunan bu kapsamdaki kıymetli evraklar anılan geçici madde kapsamından istisnadır.

C. 32 Sayılı Karar’da Belirlenen Yasak Kapsamında Yer Almayan Sözleşme Tipleri

1. Menkul Satış Sözleşmeleri

Menkul satış sözleşmeleri, Tebliğ’in 8. maddesinin 9. fıkrasında düzenlenmiştir. İlgili fıkra uyarınca; Türkiye’de yerleşik kişilerin, kendi aralarında akdedecekleri, taşıt satış sözleşmeleri dışında kalan menkul satış sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları mümkündür.

 Diğer bir deyişle, tüm araç satışlarında satış bedeli ve diğer yükümlülükler TL olarak belirlenecektir. Ancak bunun dışında kalan taşınır devrine ilişkin her türlü sözleşmede (makine, alet, elektronik cihazlar vb. gibi her türlü mal ve ürünlere ilişkin) sözleşme bedelleri ve diğer yükümlülükler döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenebilir.

2. Menkul Kiralama Sözleşmeleri

Menkul kiralama sözleşmeleri, Tebliğ’in 8. maddesinin 10. fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre; Türkiye’de yerleşik kişilerin; kendi aralarında akdedecekleri taşıt kiralama sözleşmeleri dışında kalan, Menkul Kiralama Sözleşmeleri’nde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları mümkündür.

 Diğer bir deyişle, tüm araç kiralama sözleşmelerinde kira bedeli ve sözleşmeden kaynaklanan diğer mali yükümlülükler TL olarak belirlenecektir. Ancak bunun dışında kalan her türlü taşınır kira sözleşmelerinde (makine, alet, elektronik cihazlar vb. gibi her türlü mal ve ürünlere ilişkin) sözleşme bedelleri ve diğer yükümlülükler döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak belirlenebilir.

3. Eser Sözleşmeleri

Eser sözleşmesi, TBK’nın 470-486. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, kanunda ifade olunduğu üzere; yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme türüdür. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda ise eser kavramının tanımı yapılmıştır. Buna göre eser; sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri anlamına gelmektedir.

 Maddenin 8. fıkrasında belirtildiği üzere Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri döviz cinsinden maliyet içeren eser sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları mümkündür. Burada hususiyet arz eden durum akdedilecek eser sözleşmelerin döviz cinsinden maliyet içermesidir. Diğer bir deyişle, maliyeti döviz cinsinden olmayan eser sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve sair ödeme yükümlülüklerinin TL cinsinden belirlenmesi gerektiği söylenebilecektir.

4. Finansal Kiralama (Leasing) Sözleşmeleri

Finansal kiralama sözleşmelerine ilişkin düzenlemeler Tebliğ’in 8. maddesinin 12. ve 13. fıkralarında yer almaktadır. Buna göre 12.fıkra uyarınca; 4490 sayılı Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu ile 491 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’da tanımlanan gemilere ilişkin Finansal Kiralama Sözleşmeleri’nde, sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkündür. 13. fıkra uyarınca ise 32 Sayılı Kararın 17 (yurt dışından temin edilen krediler) ve 17/A (yurt içinden temin edilen krediler) maddeleri kapsamında yapılacak Finansal Kiralama Sözleşmeleri’ne ilişkin bedellerin döviz cinsinden kararlaştırılması mümkündür.

5. Hizmet Sözleşmeleri

Her ne kadar aynı maddenin 7. fıkrasında Hizmet Sözleşmeleri’nde kural olarak sözleşme bedeli ve sözleşmelerden kaynaklı diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamayacağı belirtilmiş olsa da yine aynı fıkra kapsamında Bakanlıkça istisnai haller belirtilmiştir. Bu istisnai haller şu şekildedir:

 “a) Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan kişilerin taraf oldukları hizmet sözleşmeleri, b) İhracat, transit ticaret, ihracat sayılan satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetler kapsamında yapılan hizmet sözleşmeleri, c) Türkiye’de yerleşik kişilerin yurtdışında gerçekleştirecekleri faaliyetler kapsamında yapılan hizmet sözleşmeleri, ç) Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri; Türkiye’de başlayıp yurtdışında sonlanan, yurtdışında başlayıp Türkiye’de sonlanan veya yurt dışında başlayıp yurtdışında sonlanan hizmet sözleşmeleri.” Aynı maddenin 11. fıkrası gereğince Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri; bilişim teknolojileri kapsamında yurt dışında üretilen yazılımlara ilişkin satış sözleşmeleri ile yurt dışında üretilen donanım ve yazılımlara ilişkin hizmet sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları mümkündür.

 Hizmet sözleşmelerine ilişkin bir diğer düzenleme aynı maddenin 22. fıkrasında yer almakta olup, söz konusu madde uyarınca uluslararası piyasalarda fiyatı döviz cinsinden belirlenen kıymetli madenlere ve/veya emtiaya endekslenen ve/veya dolaylı olarak dövize endekslenen sözleşmeler, 32 sayılı Kararın 4 üncü maddesinin (g) bendi uygulaması kapsamında dövize endeksli sözleşme olarak değerlendirilir. Ancak, taşımacılık faaliyetlerine ilişkin hizmet sözleşmelerinde akaryakıt fiyatlarına endeksleme yapılması mümkündür.

6. Muhtelif Sözleşme Türleri

Yazılım Sözleşmelerine ilişkin yegane düzenleme Tebliğ’in 8. maddesinin 11. fıkrasında yer almaktadır. Anılan fıkra uyarınca; Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri; bilişim teknolojileri kapsamında yurt dışında üretilen yazılımlara ilişkin satış sözleşmeleri ile yurt dışında üretilen donanım ve yazılımlara ilişkin lisans sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları mümkündür.

 Kamu kurum ve kuruluşlarının taraf olduğu sözleşmelere ilişkin düzenlemeler aynı maddenin 15. ve 16. fıkralarında yer almaktadır. 16.fıkra hükmü uyarınca; Kamu kurum ve kuruluşlarının taraf olduğu döviz cinsinden veya dövize endeksli ihaleler, sözleşmeler ve milletlerarası andlaşmaların ifası kapsamında gerçekleştirilecek olan projeler dahilinde; yükleniciler veya görevli şirketlerin ve bunların sözleşme imzaladığı tarafların üçüncü taraflarla akdedeceği veya bahsi geçen projeler çerçevesinde akdedilecek, gayrimenkul satış sözleşmeleri ve iş sözleşmeleri dışında kalan sözleşmelerde, sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkündür. Bu hükümle birlikte kamu kurum ve kuruluşlarının taraf olacağı sözleşmeler büyük ölçüde döviz veya döviz cinsinden belirlenebilecektir. Diğer bir hüküm olan 15. fıkrada ise; 16. fıkra hükümleri saklı kalmak kaydıyla, kamu kurum ve kuruluşlarının veya Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı şirketlerinin taraf olduğu gayrimenkul satış ve gayrimenkul kiralama dışında kalan sözleşmelerde, sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkündür.

 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun7 kapsamında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin olarak yapılan sözleşmelerde sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkündür. Bu işlemlerle ilgili olarak bankaların taraf olduğu sözleşmelerde, sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkündür.

 Sermaye Piyasası Sözleşmeleri büyük ölçüde dövizle sözleşme yasağının kapsamı dışında bırakılmıştır. Söz konusu sözleşmeler aynı maddenin 18. fıkrasında düzenlenmiş olup anılan düzenleme uyarınca; 32 Sayılı Karar hükümleri saklı kalmak kaydıyla, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu8 ile bu kanuna dayalı olarak yapılan düzenlemeler çerçevesinde sermaye piyasası araçlarının (yabancı sermaye piyasası araçları ve depo sertifikaları ile yabancı yatırım fonu payları da dahil olmak üzere) döviz cinsinden oluşturulması, ihracı, alım satımı ve yapılan işlemlere ilişkin yükümlülüklerin döviz cinsinden kararlaştırılması mümkündür.

 Havacılık Sözleşmeleri, Tebliğ kapsamında aynı maddenin 20. fıkrasında düzenlenmiş olup, anılan fıkra uyarınca; Türkiye’de yerleşik yolcu, yük veya posta taşıma faaliyetinde bulunan ticari havayolu işletmeleri; hava taşıma araçlarına, motorlarına ve bunların aksam ve parçalarına yönelik teknik bakım hizmeti veren şirketler; sivil havacılık mevzuatı kapsamında havalimanlarında yer hizmetleri yapmak üzere çalışma ruhsatı alan veya yetkilendirilen kamu ya da özel hukuk tüzel kişiliği statüsündeki kuruluşlar ile söz konusu kuruluşların kurdukları işletme ve şirketler ile doğrudan veya dolaylı olarak sermayelerinde en az yüzde elli hisse oranına sahip olduğu ortaklıkların Türkiye’de yerleşik kişilerle döviz cinsinden veya dövize endeksli bedeller içeren gayrimenkul satış, gayrimenkul kiralama ve iş sözleşmeleri haricindeki sözleşmeleri akdetmeleri mümkündür. 32 Sayılı Karar’ın Geçiçi 8. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten önce akdedilen sözleşmelere Tebliğ’in 8. maddesinin 24., 25. ve 26. fıkralarında yer verilmiştir. Buna göre 24. fıkra uyarınca; aynı madde uyarınca akdedilecek sözleşmelerde istisna kapsamına alınan, ancak 32 Sayılı Kararın Geçici 8. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten önce akdedilmiş bulunan sözleşmeler de anılan geçici madde hükmünden istisnadır. 25. fıkra uyarınca; 32 Sayılı Kararın Geçici 8. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten önce akdedilmiş bulunan, taşıt kiralama ve yolcu taşıma amaçlı ticari taşıt satış sözleşmeleri anılan geçici madde hükmünden istisnadır. 26.fıkra uyarınca ise 32 Sayılı Kararın Geçici 8. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten önce akdedilmiş bulunan, menkul ve gayrimenkullere ilişkin finansal kiralama sözleşmeleri anılan geçici madde hükmünden istisnadır. Diğer bir deyişle, Tebliğ kapsamında döviz cinsinden veya dövize endeksli akdedilebileceği kararlaştırılmış sözleşmelerde yer alan sözleşme bedelleri ve sair ödeme yükümlülüklerinin TL olarak yeniden belirlenmesi gerekmemektedir.

III. SÖZLEŞMELERİN TÜRK LİRASI CİNSİNDEN BELİRLENMESİNE İLİŞKİN ESASLAR

A. Genel Belirleme

Maddenin 27. fıkrası uyarınca sözleşme bedeli ve söz konusu sözleşmelere ilişkin diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan sözleşmelerdeki bedellerin 32 Sayılı Karar’ın Geçici 8. maddesi gereğince Türk Lirası olarak sözleşme taraflarınca yeniden belirlenmesi zorunludur. 32 Sayılı Karar’da yapılan değişiklikler gereğince ve Maddenin 28. fıkrası uyarınca, sözleşme bedeli ve söz konusu sözleşmelerden kaynaklı diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan sözleşmelerde yer alan bedellerin sözleşme taraflarınca TL olarak belirlenirken mutabakata varılamaması halinde, akdedilen sözleşmelerde döviz veya dövize endeksli olarak belirlenen bedeller, söz konusu bedellerin 02.01.2018 tarihinde belirlenen gösterge niteliğindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası efektif satış kuru kullanılarak hesaplanan TL cinsinden karşılığının 02.01.2018 tarihinden bedellerin yeniden belirlendiği tarihe kadar Türkiye İstatistik Kurumu’nun (“TÜİK”) her ay için belirlediği Tüketici Fiyat Endeksi (“TÜFE”) aylık değişim oranları esas alınarak artırılması suretiyle belirlenir. Tebliğ’de toplam TÜFE’den bahsedilmemekle birlikte, her ay için belirlenen TÜFE oranları belirtilmektedir.

 Aynı fıkranın devamında Madde 8 uyarınca sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmayan sözleşmelerde tahsili yapılmış veya gecikmiş alacaklar ile gayrimenkul kira sözleşmeleri kapsamında verilen depozitolar ve sözleşmelerin ifası kapsamında dolaşıma girmiş kıymetli evraklar için 28. fıkra hükmünün uygulanmayacağı düzenlenmiştir.

B. Konut ve Çatılı İş Yeri Kira Sözleşmelerinde Belirleme

Tebliğ kapsamında 13.09.2018 tarihinden önce kurulmuş konut ve çatılı işyeri kirası sözleşmeleri açısından ise farklı bir uygulama esası kabul edilmiştir. Söz konusu sözleşmelerin TL’ye çevrilmesi yerine geçici bir süre için TL’ye çevrilmesi yöntemi benimsenmiştir. Yine Tebliğ’in 8. maddesinin 28. fıkrasında yer aldığı üzere, döviz veya döviz cinsinden belirlenen kira sözleşmeleri yalnızca 2 yıllık süre için TL’ye çevrilecektir. Şöyle ki; “32 sayılı Kararın Geçici 8. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten önce akdedilen konut ve çatılı iş yeri kira sözleşmelerinde döviz veya dövize endeksli olarak belirlenen bedeller bu fıkranın ilk paragrafına göre iki yıllık süre için Türk parası olarak belirlenir.”

 Söz konusu düzenlemeyle konut ve çatılı işyeri kira sözleşmelerinde TL’ye çevirmeyi takiben 2 yıllık sürenin geçmesiyle birlikte sözleşmeler kendiliğinden dövize dönmüş olacaktır9 Diğer bir ifadeyle 2 yıllık sürenin sonunda anılan sözleşmelerde yer alan döviz hükümleri tekrar yürürlük kazanacaktır. 2 yıllık süre sonundaki kira bedeli, döviz olarak ve sözleşmedeki artırım şartına göre hesaplanarak tekrar bulunacaktır. Tüm bu açıklamaların ışığında sözleşmelerdeki döviz hükümleri 2 yıllık bir süre için donmuş olmakta ve 2 yılın sonunda tekrar yürürlük kazanmaktadır.

 Konut ve çatılı işyeri kiralama sözleşmelerinde döviz olarak belirlenmiş mevcut sözleşmelerin yalnızca 2 yıl için TL’ye çevrilmeleri söz konusu olmakla, TL’ye çevrilme yöntemleri de farklılık arz etmektedir. Buna göre Tebliğ’deki düzenleme uyarınca, 2 yıllık sürede her bir yıl için ayrıca işlem yapılacaktır. Şöyle ki; “Ancak, Türk parası olarak belirlemenin yapıldığı kira yılının sonundan itibaren bir yıl geçerli olmak üzere; anılan paragraf uyarınca Türk parası olarak belirlenen kira bedeli, taraflarca belirlenirken mutabakata varılamazsa, belirleme tarihinden belirlemenin yapıldığı kira yılının sonuna kadar Türkiye İstatistik Kurumu’nun her ay için belirlediği tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak artırılması yoluyla belirlenir. Bir sonraki kira yılı Türk parası cinsinden kira bedeli ise, taraflarca belirlenirken mutabakata varılamazsa, önceki kira yılında geçerli olan kira bedelinin Türkiye İstatistik Kurumu’nun belirlediği tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak artırılması yoluyla belirlenir ve belirlenen Türk parası cinsinden kira bedeli bu fıkrada belirtilen iki yıllık sürenin sonuna kadar geçerli olur.”

C. Türk Lirası Cinsinden Belirlenecek Sözleşmelere İlişkin Damga Vergisi

TL cinsinden belirlenecek sözleşmelerde uygulanacak Damga Vergisi Sirküleri (“Sirküler”) 22.11.2018 tarihinde Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayımlanmıştır10. Sirküler’de 32 Sayılı Karar uyarınca bedelinin TL olarak yeniden belirlenmesi gereken sözleşmelerde Damga Vergisi uygulamasının nasıl olacağı hususunu açıklanmaktadır. Sirküler’in yayımlanması ile birlikte TL’ye çevrilen döviz cinsinden sözleşmelerden hangi hallerde damga vergisi talep edileceğine açıklık getirilmiştir.

 Sirküler uyarınca, belli parayı ihtiva eden sözleşmeler, Damga Vergisi Kanunu ya da özel kanunlarda herhangi bir istisna hükmü yer almadığı sürece nispi damga vergisine11 tabi bulunmakta olup, belli parayı ihtiva eden sözleşmelerin değiştirilmesi halinde ise değişikliğe ilişkin kağıdın, artan tutar üzerinden damga vergisine tabi tutulması gerekmektedir. Buna göre, aşağıda belirtilen koşulları birlikte taşıyan sözleşmelerde ve 32 Sayılı Karar kapsamında döviz cinsinden sözleşmelerin bedellerinin TL cinsinden yeniden belirlenmesine ilişkin düzenlenen kağıtlarda değişikliğe ilişkin olarak ayrıca damga vergisi aranmayacaktır. Bu koşullar şu şekildedir: • Sözleşmelerin diğer maddelerinde (taraf, süre uzatımı, yeni iş ilavesi vb.) bir değişiklik yapılmaksızın münhasıran bedele ilişkin düzenleme yapılması, • İlk sözleşmeye atıf yapılmış olması, • Yapılacak değişiklik sonrası Türk Lirası cinsinden belirlenecek toplam bedelin, ilk sözleşmede yer alan döviz cinsinden bedel ile sözleşmenin değiştirildiği tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca ilan edilen cari döviz satış kurunun çarpımı suretiyle bulunacak tutarı geçmemesi. Sözleşmenin uyarlanması esnasında hesaplanacak bedel, sözleşmenin değiştirildiği tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından ilan edilen cari döviz satış kurunun çarpımı suretiyle bulunacak tutarı geçmesi halinde, artan tutar üzerinden nispi damga vergisi ödenecektir. İşin bir kısmının gerçekleşmesi nedeniyle bakiye tutarın değiştirilmek istenmesi durumunda, kalan yüzde kırklık kısmı için değişiklik tarihindeki kur üzerinden hesaplama yapılacak ve değişen sözleşmede belirlenen tutar hesaplanan bedelin; altında bir bedel olarak belirlenirse damga vergisi ödenecektir. Üstünde bir bedel olarak belirlenirse artan tutar üzerinden nispi damga vergisi ödenmeyecektir.

 Sözleşme bedelinin TL’ye çevrilmesi esnasında sözleşme süresinin de aynı bedelle 1 yıl uzatılması durumunda, sözleşmenin TL’ye çevrilmesinde bedel artmasa dahi süre uzatımı nedeniyle uzatılan süre için belirlenen yeni bedel ve uzayan süre dikkate alınmak suretiyle damga vergisi hesaplanması gerekecektir. İlk sözleşmenin başka hükümlerinde de değişiklik olması veya bu sözleşme yerine geçecek tamamen yeni bir sözleşme yapılması durumunda, bu sözleşme içerdiği toplam tutar üzerinden genel hükümler çerçevesinde nispi damga vergisine tabi olacaktır.

IV. 32 SAYILI KARAR VE TEBLİĞ HAKKINDA TARTIŞMALAR

Türk Parasının kıymetini korumayı amaçlayan düzenlemeleri içeren 32 Sayılı Karar, 11.08.1989 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren bir Bakanlar Kurulu Kararı’dır. Bakanlar Kurulunun 32 Sayılı Karara ilişkin yetkisi esasında 1567 Sayılı Türk Parası’nın Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’un 1. maddesine dayanmaktadır12. Anılan madde gereğince: “Kambiyo, nukut, esham ve tahvilat alım ve satımının ve bunlar ile kıymetli madenler ve kıymetli taşlarla bunlardan mamul veya bunları muhtevi her nevi eşya ve kıymetlerin ve ticari senetlerle tediyeyi temine yarıyan her türlü vasıta ve vesikaların memleketten ihracı veya memlekete ithalinin tanzim ve tahdidine ve Türk parasının kıymetinin korunması zımnında kararlar ittihazına Cumhurbaşkanı salahiyetlidir.”

 02.07.2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 8.maddesiyle, yukarıdaki hükümde yer alan “Bakanlar Kurulu” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir. Diğer bir deyişle söz konusu yetkiye mevcut durumda yine aynı kanun dayanağında Cumhurbaşkanı sahiptir. Kuşku yok ki bu değişikliğin temelinde değişen hükümet sistemi ve buna bağlı olarak Bakanlar Kurulu’nun lağvedilmesi yer almaktadır.

 Cumhurbaşkanı Kararları ve tebliğler nitelik itibariyle birer genel düzenleyici işlemdir ve normlar hiyerarşisindeki yerleri gözetildiğinde anılan işlemlerin kanunlarla eşit olmadığı, daha aşağıda yer aldıkları açıkça görülmektedir13. Her ne kadar Karar ile Türk parasının kıymetinin korunmasına ilişkin düzenleme yapma yetkisi yukarıda anılan kanundan kaynaklansa da, söz konusu yetkinin olağan sınırı, diğer kanunlardaki sınırlamalardır14. İşbu makale konusu Tebliğ ile getirilen yeni düzenlemeler ile bazı kanunlarda yer alan sınırlamaların aşıldığı değerlendirilmesi de yapılabilmektedir. Şöyle ki, hukuki bir sonuç doğurmak amacıyla, iki ya da daha fazla kişinin karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile gerçekleştirilen hukuki işleme sözleşme denilmektedir15. Hak ve fiil ehliyetini haiz herkes kanunların emredici hükümlerine aykırılık teşkil etmeyecek şekilde her türlü sözleşmeyi akdedebilir. Bu durum Anayasa’da ve TBK’da açıkça düzenlenmiştir. Buna göre, Anayasa’nın “Çalışma ve Sözleşme Hürriyeti” başlıklı 48. maddesinde herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahip olduğu ifade edilirken, söz konusu sözleşme hürriyetine ilişkin TBK’nın “Sözleşme Özgürlüğü” başlıklı 26. maddesinde tarafların bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilecekleri ifade edilmiştir. Sözleşme hürriyeti, bir ekonomik hak niteliğindedir. Bu hak doğrultusunda kişiler diledikleri kişiler ile diledikleri alanlarda sözleşmeler yapma serbestisine sahiptir. Bununla birlikte, TBK’nın 26. maddesinde açıkça belirtildiği üzere sözleşme özgürlüğü yalnızca kanun ile öngörülen çerçevede sınırlandırılabilmektedir. Yine aynı şekilde Sözleşme özgürlüğü dahil, temel hak ve özgürlüklerin nasıl sınırlanacağı ise Anayasa’nın 13. maddesinde gösterilmiştir. Buna göre; temel hak ve hürriyetler özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa’nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Dolayısıyla, sözleşme özgürlüğünün sınırlanması sonucunu doğuran dövizle sözleşme yasağının bir idari işlem olan Cumhurbaşkanı Kararı ile değil, kanunla yapılmasının daha uygun olduğunu savunan görüşler mevcuttur. Bu doğrultuda, 13.09.2018 tarihinde yayımlanan 85 Karar Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 32 Sayılı Kararın 4. maddesine eklenen ve birtakım sözleşmelerin döviz veya döviz cinsinden kararlaştırılmasını yasaklayan (g) bendi ile kişilerin sözleşme özgürlüklerine müdahalede bulunulduğu da iddia edilmektedir16.

V. SONUÇ

İşbu makalede 85 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı uyarınca döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramayacak sözleşme türleri açıklanmış olup, TL’ye çevrilmesi gereken sözleşmeler ne şekilde ve hangi sürede çevrileceği ile damga vergisinin ne olacağı hususları cevaplanmıştır. İstisnaları yukarıda detaylıca açıklandığı üzere, Türkiye’de yerleşik kişilerin konusu yurt içinde yer alan gayrimenkullerin satış ve kiralama sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve diğer ödeme yükümlülüklerinin TL cinsinden belirlenmesi gerekmektedir. Yine istisnaları saklı kalmak üzere iş ve hizmet sözleşmelerinde de sözleşme bedeli ve diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden belirlenemeyecek olup, TL cinsinden belirlenmesi gerekmektedir. Eser sözleşmelerinde, menkul kiralama ve satış sözleşmelerinde, finansal kiralama sözleşmelerinde ise sözleşme bedeli ve diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılabilecektir.

KAYNAKÇA

TURGUT TAN, İdare Hukuku, 6. Baskı, Turhan Kitabevi, Ankara 2017.

FATMA DIDEM SEVGILI GENÇAY, Adsız Düzenleyici İşlemlerin Normlar Hiyerarşisindeki Yeri, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Ankara 2014.

ERDOĞAN TEZIÇ, Anayasa Hukuku, 15. Baskı, Beta Yayınevi, Ankara 2012.

KEMAL GÖZLER, İnsan Hakları Hukukuna Giriş, 1. Baskı, Ekin Yayınevi, Bursa 2017.

ZEKERIYA KÜRŞAT, 1567 sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Kanunu Hakkında 32 sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar ve Uygulaması Hakkında Tebliğ Hakkında Değerlendirme (Yayımlanmamıştır.).

LEVENT GÖNENÇ, Dövizle Sözleşme Yasağı, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı, https://www.tepav.org. tr/upload/files/1537907249-6.Dovizle_Sozlesme_Yasagi. pdf (Erişim Tarihi; 19.02.2019).

“85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararına göre Türk parasına uyarlanacak sözleşmelere ilişkin damga vergisi uygulaması hakkında” http://www.gib.gov.tr/node/132647 (Erişim Tarihi, 17.12.2018).

DİPNOT

1 06.10.2018 tarihli tebliğde “geçici” sıfatını haiz “Döviz Cinsinden ve Dövize Endeksli Sözleşmeler” başlıklı Madde 8, 16.11.2018 tarihinde yayımlanan Tebliğ’de yalnızca Madde 8 olacak şekilde değiştirilmiş olup, anılan sıfat ve başlık Tebliğ kapsamı dışında bırakılmıştır.

2 Zekeriya KÜRŞAT, “1567 sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Kanunu Hakkında 32 sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar ve Uygulaması Hakkında Tebliğ Hakkında Değerlendirme”, s.11.

3 Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı şirketleri; Sermayesinin yarısından fazlası Türk Silahlı Kuvvetlerini güçlendirmek amacıyla kurulmuş bulunan Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’na ait olan ASELSAN, HAVELSAN, ROKETSAN, TUSAŞ, İŞBİR, ASPİLSAN gibi şirketleri ifade etmektedir. https://hazine.gov.tr/File/Index- ?id=cd32ef43-d5ee-45d3-a6fed3127a5a4632

4 Maddenin 19. fıkrası: “Dışarıda yerleşik kişilerin Türkiye’de bulunan; şube, temsilcilik, ofis, irtibat bürosu, doğrudan veya dolaylı olarak yüzde elli ve üzerinde pay sahipliklerinin veya ortak kontrol ve/veya kontrolüne sahip bulunduğu şirketler ile serbest bölgedeki faaliyetleri kapsamında serbest bölgelerdeki şirketlerin işveren veya hizmet alan olarak taraf olduğu iş ve hizmet sözleşmelerinde, sözleşme bedelinin ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkündür.

5 10 Haziran 2003 tarih, 25134 sayılı RG.

6 4 Şubat 2011 tarih, 27836 sayılı RG

7 09 Nisan 2002 tarihli, 24721 sayılı RG.

8 30 Aralık 2012 tarihli, 28513 sayılı RG.

9 Zekeriya KÜRŞAT, “1567 sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Kanunu Hakkında 32 sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar ve Uygulaması Hakkında Tebliğ Hakkında Değerlendirme”, s.14.

10 http://www.gib.gov.tr/ node/132647 (Erişim Tarihi, 17.12.2018).

11 11.07.1964 tarihli, 11751 sayılı RG.

12 25 Şubat 1930 tarih, 1433 sayılı Resmi Gazete (“RG”).

13 Turgut Tan, İdare Hukuku, 6. Baskı, Turhan Kitabevi, Ankara 2017, s.86.; Fatma Didem Sevgili Gençay, Adsız Düzenleyici İşlemlerin Normlar Hiyerarşisindeki Yeri, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt:63, Sayı:2, Ankara 2014, s.413.

14 Turgut Tan, a.g.e., s. 83.; Erdoğan Teziç, Anayasa Hukuku, 15. Baskı, Beta Yayınevi, Ankara 2012, s.77.

15 Kemal Gözler, İnsan Hakları Hukukuna Giriş, 1. Edition, Ekin Publishing House, Bursa 2017, p.302.

16 Levent Gönenç, Dövizle Sözleşme Yasağı, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı, https://www.tepav.org.tr/upload/files/1537907249-6. Dovizle_Sozlesme_Yasagi.pdf (Erişim Tarihi; 19.02.2019)

More Insights

Articletter / GSI Brief

GSI Brief & Legal Brief

GSI Brief 204

Gsi Brief 204

Brief
Read more
GSI Brief 205

Gsi Brief 205

Brief
Read more
GSI Brief 206

Gsi Brief 206

Brief
Read more
GSI Brief 189

Gsi Brief 189

Brief
Read more

Articletter - Summer Issue

Fınansman Teminindeki Güçlükler Ve Ekonomik Krizlerin Mücbir Sebep Teşkil Etmesi

Fınansman Teminindeki Güçlükler Ve Ekonomik Krizlerin Mücbir Sebep Teşkil Etmesi

2019
Read more
Yapay Zekâ Ve Robotların Hukuki Sorumluluğunun Türk Yasal Mevzuatı Çerçevesinde İncelenmesi

Yapay Zekâ Ve Robotların Hukuki Sorumluluğunun Türk Yasal Mevzuatı Çerçevesinde İncelenmesi

2019
Read more
Kıymetli Evrakın Teminat Amacıyla Verilmesi

Kıymetli Evrakın Teminat Amacıyla Verilmesi

2019
Read more
Yönetim Kurulu Üyelerinin Müzakereye Katılma Yasağı

Yönetim Kurulu Üyelerinin Müzakereye Katılma Yasağı

2019
Read more
Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ’de Değışiklik Yapılmasına Dair Tebliğin İncelenmesi