Animated LogoGöksu Safi Işık Attorney Partnership Logo First
Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo 2Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo

Insights
GSI Articletter
GSI Brief

Ürün Kirası: Unsurları, Hükümlerin Uygulama Alanı ve Benzer Akitlerle Farklılıkları

2017 - Summer Issue

Download As PDF
Share
Print
Copy Link

Ürün Kirası: Unsurları, Hükümlerin Uygulama Alanı ve Benzer Akitlerle Farklılıkları

Land Use & Zoning Law
2017
GSI Teampublication
00:00
-00:00

ÖZET

Ürün kirası sözleşmesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun1 357. maddesi ve devamında düzenlenmiştir. Bu sözleşmeyle kiraya veren, kiracıya, ürün veren bir şeyin veya hakkın kullanılmasını ve ürünlerin devşirilmesini bedel karşılığında bırakmayı üstlenir. Ürün kirası sözleşmesi tarafların karşılıklı irade beyanları ile oluşan ve bu taraflar arasında hukuki sonuçlar doğuran bir sözleşme ilişkisi olup, bu ilişki bir borç ilişkisidir. Bu doğrultuda ürün kirası sözleşmesinin, konu, tarafların anlaşması ve bedel hususları olmak üzere üç unsuru bulunmaktadır. Yargıtay kararları ışığında, ürün kirası hükümlerinin uygulanabilmesi için ayrıca, kiralananın ürün elde etmeye elverişli olması ve işletme kirasının söz konusu olduğu durumlar bakımından, kiralanandan ürün elde etmek için gerekli olan izinlerin veya ruhsatların kira akdinin konusunu teşkil etmesi gerekmektedir. Ürün kirası, adi kira ve çatılı işyeri kirası ile benzer unsurlara sahip olmakla birlikte, belirgin birtakım kriterler çerçevesinde farklılıklarının bulunduğunun tespiti gerekir.

I. GİRİŞ

Kira sözleşmesi, 11.01.2011 tarihli 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 299. maddesi ve devamı hükümlerinde düzenlenmişken, yürürlükten kalkan 818 sayılı Borçlar Kanunu’ndaki2ismiyle “hasılat kirası”, yeni ismiyle “ürün kirası”na ilişkin hükümler ise TBK’nın 357. maddesi ve devamında yer bulmuştur. Kanunun 357. maddesinde ürün kirası tanımlanmıştır. Buna göre ürün kirası, “kiraya verenin, kiracıya, ürün veren bir şeyin veya hakkın kullanılmasını ve ürünlerin devşirilmesini bedel karşılığında bırakmayı üstlendiği sözleşmedir.” Burada bahsedilen ürün, doğal bir ürün olabileceği gibi hukuki bir ürün de olabilir. Bununla birlikte, ticari, sınai veya zırai bir işletmenin de ürün kirasına konu olması mümkündür. Bu nedenle ürün kirası, “işletme kirası” olarak da adlandırılmaktadır3

Ürün kirasının konusu olan maddi mallar, genellikle tabi semere getiren mallardır. Ticari işletmelerin ve hakların ürün kirasına konu olması durumunda ise medeni semerelerden yararlanılması söz konusudur4. Ürün kirasında, kullanma hakkı dışında semere ve hasılat elde etme yetkisi kiracıya verilmektedir5. Bu çerçevede kiraya veren, kiracıya salt bir taşınmazı değil aynı zamanda, bu taşınmazın verdiği medeni veya tabii semereleri elde etme, diğer bir ifadeyle bu taşınmazdan hasılat elde etme hakkını da kiraya vermektedir. 

Ürün kirasına ilişkin sözleşmeler, konuları sebebiyle uygulamada çoğu zaman diğer kira hükümleri nezdinde değerlendirilmeye tabi tutulabilmektedir. Örneğin, kiralananın konusunun kapsamı dâhilinde genelde bir taşınmaz (çatılı işyeri) olması sebebiyle ürün kirası müessesi, çoğu zaman TBK’nın 339. maddesi ve devamında düzenlenen “Konut ve Çatılı İşyeri Kirası” hükümleri ile karıştırılmaktadır. Bu durum, TBK’nın çatılı işyerlerine uygulanacak olan hükümlerinin ürün kirası hükümlerine göre çok daha katı ve kiracı lehine olması nedeniyle özel önem arz etmektedir. Zira, ürün kirasına tabi olması istenirken çatılı işyeri hükümlerine veya adi kira hükümlerine tabi olacak şekilde bir sözleşme akdedilmesi uygulamada büyük farklılıklar ortaya çıkartabilir. Bu sebepler dikkate alınarak çalışmamızda, ürün kirası hükümlerinin uygulama alanı ve benzer diğer hükümlerden ayırt edilmesi için uygulamada ve teoride aranan kıstaslar, Yargıtay kararları ve doktrin görüşleri ışığında incelenmiştir.

II. ÜRÜN KİRASININ UNSURLARI

Ürün kirası, hasılat veren bir mal veya hakkın kullanılmak, semerelerinden faydalanılmak ve işletilmek üzere belirli bir bedel karşılığında kiracıya devredilmesi durumunda söz konusudur6. Ürün kirasının bu tanımı, TBK’nın ürün kirasını düzenleyen 3577. maddesindeki ifadeden çıkmaktadır. Anılan madde hükmünde “ürün kirası kiraya verenin, kiracıya, ürün veren bir şeyin veya hakkın kullanılmasını ve ürünlerin devşirilmesini bedel karşılığında bırakmayı üstlendiği sözleşmedir” şeklinde yapılan tanım, ürün kirasının unsurlarını da bünyesinde barındırmaktadır. Ürün kirası hükümlerinin uygulama alanının belirlenebilmesi için öncelikle ürün kirası müessesinin unsurlarına değinmekte fayda görülmektedir. 

TBK’nın 357. maddesi hükmünde ürün kirası sözleşmesinin asgari unsurları kaleme alınmıştır. Buna göre ürün kirasının unsurları, kiralananın konusu, kira bedeli ve tarafların ürün kirası hususunda anlaşmasından oluşur. Aşağıda bu unsurlar incelenmektedir.

A. Kiralananın Konusu

Ürün kirasının konusunu, ürün veren bir şey veya ürün veren bir hak oluşturur. Burada bahsedilen ürün, tarladan elde edilen buğday gibi doğal bir ürün ya da bir otel işletmesinden elde edilen gelir gibi hukuki bir ürün olabilir. Bunlardan elde edilen semereler, tabii semereler ve medeni semereler olarak ayrılmaktadır. Ürün kirasından söz edilebilmesi adına mutlaka ürün veren bir şeyin veya hakkın sözleşmenin konusunu teşkil etmesi gerekmektedir8

Tabii semere, belirli zamanlarda tekerrür eden ürünler ile bir malın tahsis amacına uygun olacak şekilde örf ve adetlerin o maldan elde edilmesini caiz saydığı ürünler olarak nitelendirilmektedir9. Ancak belirtilmelidir ki tabii semereleri konu alan ürün kirası sözleşmelerinde kiracıya verilen kullanma ve semerelerinden yararlanma hakkı, kiralananın özüne zarar verecek ölçüde ve şekilde kullanılamaz. Bu ölçü ise tahsis amacı ve örfe göre belirlenecektir10. Tabii semereler portakal ağacından elde edilen portakallar veya buğday tarlasından elde edilen buğdaylar olabileceği gibi taş ocağından normal işletme sonunda çıkarılan taşlar da olabilir11

Medeni semere ise, bir mal veya haktan gelir elde edilmesine ilişkin kurulmuş bulunan hukuki ilişkiye dayanılarak edinilen gelirlerdir. Kiraya konu edilen şeyler maddi olabileceği gibi fikri haklar, lisans hakları gibi gayri maddi haklar da olabilir12. Konusu medeni semere teşkil eden ürün kirası sözleşmelerine çay bahçesi işletmesinin veya bir fabrikanın kiraya verildiği sözleşmeler örnek olarak gösterilebilir. 

Ticari, sınai veya zırai bir işletmenin de ürün kirasına konu olması mümkündür. Bu sebeple ürün kirası, “işletme kirası” olarak da adlandırılmaktadır13. Ürün kirasından söz edilebilmesi için hasılat getiren bir taşınır ya da taşınmaz mal, ticari işletme ya da hakkın kira ilişkisinin konusunu oluşturması; burasının demirbaşları ve işletme ruhsatı ile birlikte kiraya verilmesi gerekir. Taşınmazın kiraya verilmesi halinde, işletme hakkı da kiraya verilmemiş ise hasılat kirasından söz edilemez14. Bu gibi durumlarda, mesela bir otelin kiraya verilmesinde, gerekli işletme ruhsatlarının ve demirbaşların kiraya dâhil edilmemesi, gerekli ruhsatların daha sonra kiracı tarafından çıkarılması gibi durumlarda, ürün kirasından bahsetmek mümkün değildir.

B. Kira Bedeli

Ürün kirası tam iki tarafa borç yükleyen, ivazlı bir sözleşmedir. Kiracı, kiraya verenin kullanma ve yararlanma hakkının kendisine devri karşılığında kiraya verene bir bedel ödeme borcu altına girer15. Kira parası, genellikle bir miktar para olmaktadır. Bununla birlikte, ürün kirasında, adi kiradan farklı olarak, karşı edim, kiralanandan elde edilecek ürünün bir kısmı olarak da kararlaştırılabilir. İşletme kirasında ise, ticari işler neticesinde elde edilen cironun belirli bir yüzdesinin kira bedeli olarak kararlaştırılması mümkündür16.

C. Tarafların Anlaşması

Sözleşmenin kurulması için, tarafların irade beyanlarının, sözleşmenin esaslı unsurları üzerinde, açık veya örtülü bir şekilde uygun olması ve tarafların ürün kirası sözleşmesi yapma hususunda ehliyeti olması gereklidir. Ürün kirası rızai bir sözleşme olduğundan, sözleşmenin kurulması için kiralananın kiracıya teslim edilmesi zorunlu değildir. Teslim ifa safhasında gerekmektedir17. Ürün kirasında, sözleşme ehliyeti, sözleşmenin kurulması gibi konularda genel hükümler uygulanır18.

III. ÜRÜN KİRASI HÜKÜMLERİNİN UYGULAMA ALANI

Bir kira akdinde yukarıdaki unsurların bulunması tek başına ürün kirası hükümlerinin uygulanması sonucunu doğurmaz. Yargıtay kararlarında, kanuni unsurlar ile birlikte, uygulamada ürün kirası hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tespitini yapmak üzere birtakım kriterler öngörülmektedir. Çalışmanın bu bölümünde Yargıtay tarafından oluşturulan kriterler incelenecek olup, ürün kirası hükümlerinin uygulama alanının daha derinlemesine anlaşılması hedeflenmektedir. 

Yargıtay kararlarında özellikle belirtildiği üzere, bir kira akdinin ürün kirası hükümlerine tabi olabilmesi için tarafların bu yöndeki iradesinin yanı sıra, kiralananın işletmeye elverişli olması ve bu doğrultuda, kira konusu işletme ise, anılan işletmeye ilişkin işletme ruhsatının da kira akdine konu edilmesi aranmaktadır. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 06.02.2008 tarihli 2007/15968 E ve 2008/1248 K sayılı kararında “Ne var ki, kiralanan bina projelerinin bu konuda çıkartılan yönetmeliğin 24 ve 31. maddeleri hükümlerine uygun düşmediği, bu haliyle de İl Sağlık Müdürlüğü tarafından ruhsat verilemeyeceğinin bildirildiği sabittir. Davacılar işletme ruhsatı alıp yasal olarak işletemeyecekleri binada kiracı olmaya zorlanamazlar.” denmek suretiyle kira konusunun işletmeye elverişli olması gerektiği belirtilmiştir. 

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 06.10.2005 tarihli 2005/4574 E. ve 2005/8708 K. sayılı kararında “10.9.1999 gününde sözleşme ile davalıya çalışır vaziyette sucuk imalathanesi kiralanmıştır. Kiralananın niteliğine göre bu gibi yerlerde işletme faaliyetinin sürdürülmesi kuşkusuz yetkili bazı merciilerden izin alınmasını gerektirir. Alınacak bu izinler olmadan işyerindeki faaliyetin yasaya aykırı biçimde sürdürülmesi davalıdan beklenemez.” denmek suretiyle, işletme izninin veya ruhsatının da ürün kirası akdinin konusunu teşkil etmesi gerektiği ifade edilmiştir. 

Görüldüğü üzere Yargıtay kararlarında sıkça karşımıza çıkan iki kriter, ürün kirasına konu olacak şeyin ürün elde etmeye elverişli olması ve ürün kirası elde etmek için alınması gerekli olan izin veya ruhsatların kira akdinin konusunu teşkil etmesidir. Bunlar haricinde, Yargıtay’ın aşağıda çatılı işyeri kirası hükümleri bağlamında inceleneceği üzere, demirbaşlara ilişkin olarak geliştirdiği başka kriterler de mevcuttur. Uygulamada ürün kirasının bir türü olan işletme kirasında özellikle önem arz eden bu iki unsur, ürün kirası hükümlerinin pratikte uygulama alanının sınırlarına işaret ettiğinden ötürü dikkat edilmesi gereken unsurlardır.

IV. ÜRÜN KİRASI İLE BENZER AKİTLERİN KARŞILAŞTIRILMASI

Ürün kirası, adi kira ve çatılı işyeri kirası ile benzer unsurlara sahiptir. Bununla birlikte, bu kira sözleşmesi tipleri arasında özellikle konu, kira bedeli, kiracıya sağlanan yetkiler ve mükellefiyetler açısından farklılıklar görülür. Aşağıda ürün kirası benzer akitler ile karşılaştırılarak önemli hususların altı çizilmektedir.

A. Ürün Kirası ve Adi Kira

Ürün kirası ile adi kira arasındaki ilişki TBK’nın 358. maddesinde düzenlenmiştir. Ürün kirası hükümleri içerisinde özel olarak düzenlenmemiş hususlarda, taraflar adi kira hükümlerine tabi olacaktır. Ancak ürün kirası ile adi kira arasında konu, kiracının yetkileri, kiranın kiracıya yüklediği mükellefiyetler ve kira bedelinin içeriği bakımından farklılıklar bulunmaktadır. 

Adi kiranın konusu maddi varlığı olan herhangi bir taşınır veya taşınmaz olabilirken; ürün kirasının konusu ancak, ürün getiren bir taşınır veya taşınmaz ya da ticari işletme yahut hak olabilir. Haklar ve ticari işletmelerin adi kira konusu olmaları mümkün değildir19. Ürün kirası, genellikle bir işletme kirası olarak karşımıza çıkmakta ve konusu taşınmazlara ilişkin olmaktadır. TBK’nın adi kiraya ilişkin tanımına bakıldığında herhangi bir eşyanın veya hakkın kullanımının yanında yararlanılmasının da bırakılması halinde ürün kirasından söz edilebilecektir20

Adi kira ile ürün kirasının ayrıldığı ikinci bir nokta da kiracıya verilen yetkilere ilişkindir. Adi kirada kiracıya sadece kullanma yetkisi verilirken; ürün kirasında kullanma yetkisinin yanında ayrıca, semere ve ürün elde etme yetkisi de kiracıya verilmektedir21. Ancak bazı durumlarda, adi kirada semerelerden yararlanma yetkisi, ürün kirasında da sadece kullanımın kiracıya bırakılması söz konusu olabilir. Böyle bir durumda, kullanma veya semerelerden faydalanma yetkilerinin hangisinin daha ağır bastığı ve daha önemli olduğuna göre sözleşme adi kira veya ürün kirası olarak nitelendirilebilir22

Yukarıda söz edilenlerden başka, kiranın kiracıya yüklediği mükellefiyet de adi kira ve ürün kirasında farklılık arz etmektedir. Adi kirada kiracının kiralananı işletme ve kullanma yükümlülüğü bulunmazken, ürün kirasında kiralananın işletilmesi ve işletmeye elverişli halde bulundurma yükümlülüğü bulunmaktadır23.

Her ne kadar, ürün getirmeye elverişli bir eşya adi kira sözleşmesi vasıtasıyla kiralanabilse de lokanta veya çay bahçesi gibi medeni semere getirmeye elverişli taşınmazların işletme ruhsatnamesiyle birlikte ve müşteri, personel ve ticari işlerini idame ettirdiği kişilerle olan ilişkileri devam ettirilecek şekilde işletilmesi maksadıyla kiraya verilmesi söz konusu olursa, bu durumda ürün kirasının varlığından söz edilir24. Ancak belirtilmelidir ki kiracının sadece kullanma hakkının bulunduğu ayrıca kiralananı işletme yükümlülüğü altına girmemiş olduğu fakat konusu ürün elde etmeye elverişli şey olan kira sözleşmeleri nezdinde artık ürün kirasından bahsedilmesi mümkün olmayacaktır. Bir sebze bahçesinin sebze üretmek ve gelir elde etmek amacıyla kullanılması durumunda ürün kirası, yan sitenin çocuk parkı olarak kullanılması durumunda ise adi kira söz konusudur25.

B. Ürün Kirası ve Çatılı İşyeri Kirası

Uygulamada işletme kirası ile çatılı işyeri kirası benzerlik göstermektedir. Bu iki hukuki müessesenin ayırt edilmesi, TBK’nın çatılı işyerlerine uygulanacak olan hükümlerin ürün kirası hükümlerine göre çok daha katı ve kiracı lehine olması noktasında önem arz etmektedir. Gerçekten de çatılı işyeri hükümlerinin genel olarak maksadı korunmaya muhtaç olan kiracı lehine düzenlemeler getirerek, kira ilişkisini kiracı lehine olacak şekilde zorunlu bir çerçeve içerisinde tutmaktır. Bu bağlamda, ürün kirasına tabi olması istenirken çatılı işyeri hükümlerine tabi olacak şekilde bir sözleşme akdedilmesi, uygulamada büyük farklılıklar ortaya çıkartabilir. Bu hususta Yargıtay’ın yukarıda belirtildiği üzere birtakım kriterleri mevcuttur. Bunlara geçilmeden önce, teorik olarak bu iki sözleşme tipinin unsur farklılıkları üzerinde durulmalıdır. 

Öncelikle çatılı işyeri kirası ile ürün kirası hükümlerinin en büyük farklılığı, çatılı işyerlerinin konusunun her zaman musakkaf (çatılı) taşınmazlar olması gerekirken ürün kirası konusunun başka tipte taşınmazlar, örneğin üstü açık bir çay bahçesi de olabilmesidir. Alışveriş merkezlerindeki stant adı verilen, koridorlarda ve köşelerde bir veya birkaç masanın ayrı bir bölüm oluşturacak şekilde düzenlenmesi ile elde edilen ve kişilerin tanıtım, satış vb. amaçlarla ticari işler yürüttüğü alanların duvar ve çatı yapısına sahip olmaması sebebiyle çatılı işyeri kirası teşkil edip etmeyeceği tartışmalıdır. Sınırları duvar, çatı, cam vb. sabit yapılar ile belirlenmemiş olan bir alanın kiralanmasının çatılı işyeri kirası hükümleri nezdinde değerlendirilmesi, Yargıtay tarafından yeni tarihli bir kararında belirtildiği üzere isabetli olmayacaktır26. Belirtmek gerekir ki kira konusu taşınmazın çoğunluğunun çatılı olması durumunda ise Yargıtay bu alanın çatılı işyeri olarak nitelendirilebileceği görüşüne sahiptir27

Çatılı işyeri kirası ile ürün kirası, kira bedelleri hususunda da ayrılmaktadır. Çatılı işyeri kirasında kiracının borcu çoğunlukla belirli bir bedelin ödenmesi olurken, ürün kirasında kira bedeli elde edilen ürünlerin bir kısmı olarak kararlaştırılabilmektedir. Dolayısıyla, sözleşme serbestisi çerçevesinde, ürün kirası sözleşmesinde kira bedeli, semerelerin bir kısmı olarak kararlaştırılabileceği gibi doğrudan belirli bir miktar para olarak da kararlaştırılabilir. Aynı şekilde, bir çatılı işyeri kirasında da kiracının elde edeceği gelirin bir kısmının kiraya verene ödenmesi kararlaştırılabilir. Bu hususta Yargıtay’ın açık bir şekilde, salt bu unsura ilişkin olarak borç ilişkisini doğrudan ürün kirası olarak tanımladığı bir örnek bulunmamakla beraber, doktrinde de sadece bu tarz bir kira tipinin belirlenmiş olmasının, ürün kirası hükümlerinin uygulanması için yeterli olmayacağı savunulmaktadır28

Önemli başka bir farksa, ürün kirasından söz edilebilmesi için kira sözleşmesi ile kiraya veren tarafından kiracıya, kiraya verilen şeyin işletilmesi için gerekli ruhsatları sağlanmış veya buna istinaden gerekli yetkilerin verilmiş olmasının aranmasıdır. Bunların bulunmadığı durumlarda, anılan borç ilişkisinin ürün kirası kapsamında değerlendirilemeyeceği Yargıtay tarafından sabit bir uygulama halini almıştır29. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 17.3.2011 tarihli 2010/13367 E. ve 2011/3210 K. sayılı kararında “Hasılat kirasından söz edilebilmesi için, hasılat getiren bir taşınır ya da taşınmaz mal, ticari işletme, ya da hakkın, kira ilişkisinin konusunu oluşturması, burasının demirbaşları ve işletme ruhsatları ile kiraya verilmesi gerekir” demek suretiyle, bu hususta özellikle işletme ruhsatlarının kiraya veren tarafından kiracıya sağlanması gerekliliği üzerinde durmuştur. 

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 29.01.2008 tarihli 2007/12356 E. ve 2008/631 K. sayılı başka bir kararında “… ticari bir işletmeye konu olması ve işletme hakkı ile birlikte kiralanmış bulunması gerekir” diyerek, ürün kirası hükümlerine tabi olunmasında işletme hakkının da kiralanmış olması gerektiğini hüküm altına almıştır. Ayrıca bu hususta Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 12.02.2008 tarihli2007/13669 E. ve 2008/1289 K. sayılı kararında belirtildiği üzere “… mermer ocağı işletmek üzere ruhsat aldığı sahanın bir kısmının kullanım hakkının davalı şirkete devredildiği anlaşılmaktadır… sözleşme konusu taşınmazın niteliği ve sözleşmenin amacına göre, taraflar arasında işletme ruhsatının devri sözleşmesinin değil hasılat kirası ilişkisinin bulunduğunun kabulü gerekir.” 

Kiralayan, eğer kiraya verdiği şeyin işletme demirbaşlarını ve/veya taşınmazlarını kira konusu yapmazsa ve kiracı, işletmesini sağlamak adına gerekli olan demirbaşları kendisi temin edecekse veya Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 17.03.2011 tarihli 2010/13367 E ve 2011/3210 K sayılı kararında belirttiği üzere “kiracı tarafından durakta çalışacak araç ve elemanların temin edileceği, oto yıkama için ayrı bir bölümün yapılacağı, açık ve kapalı otoparkında sözleşme uyarınca kiraya verildiği” şeklinde bir durumun var olması karşısında, yine aynı kararda belirtildiği üzere “demirbaş devri söz konusu olmadığı, işletme ruhsatı ile birlikte kiralanmadığı… bu halde taraflar arasındaki kira ilişkisinin hasılat kirası olmadığının kabulü” söz konusu olacaktır.

V. SONUÇ

Ürün kirası, TBK’nın 357. maddeleri ve devamında düzenlenmiş olmakla birlikte uygulama alanı açısından benzerlik gösterdiği diğer kira tiplerinden ayrılması elzem olan bir kira tipidir. Özellikle medeni semere getirisi bağlamında değerlendirilen işletme kirası, uygulamada çatılı işyeri kirası ile sıkça karşılaştırıldığından bu noktada kanundaki kriterlerin yanı sıra Yargıtay’ın somut olay değerlendirmelerinde dikkat ettiği farklılıklar üzerinde durulması önem arz etmektedir. Her şekilde, ürün kirası sözleşmesi kurmak isteyen tarafların öncelikle kanuni unsurlara dikkat etmesi, iradelerinin ürün kirası yönünden olduğu hususuna mümkün olduğunca açık bir şekilde sözleşmede yer vermesi ve işletme kirasının söz konusu olduğu durumlarda, işletme ruhsatı ve sair izinlerin de kiranın konusu edildiğinden emin olması, gelecekte herhangi bir yargı aşamasında ürün kirası hükümlerinden faydalanılabilmesi adına gereklidir.

KAYNAKÇA

Cevdet Yavuz, Türk Borçlar Hukuku Özel Hükümler, 7. Bası, İstanbul 2009.

Fikret Eren, Borçlar Hukuku Özel Hükümler, 3. Bası, Ankara 2016.

Gülay Öztürk, Teoride ve Uygulamada Hasılat Kirası, C. 1, Ankara 2010.

Haluk Tandoğan, Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, C. I/2, İstanbul 2008.

Murat İnceoğlu, Kira Hukuku, C. 1-2, İstanbul 2014.

Mustafa Alper Gümüş, Borçlar Hukuku Özel Hükümler, C. 1, İstanbul 2008.

Mustafa Alper Gümüş, Yeni 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’na Gör Kira Sözleşmesi, İstanbul 2012.

Yasemin Karabidek, Hasılat Kirasından Kaynaklanan Davalar ve Takipler, Yüksek Lisans Tezi, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü , Konya 2011.

DİPNOT

1 04.02.2011 tarih, 27836 sayılı Resmi Gazete (RG).

2 29.04.1926 tarih, 359 sayılı RG.

3 Fikret Eren, Borçlar Hukuku Özel Hükümler, Ankara 2016, s.453. 

4 Haluk Tandoğan, Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, C. I/2, İstanbul 2008, s.3.

5 Tandoğan, s.303, 306.

6 Gülay Öztürk, Teoride ve Uygulamada Hasılat Kirası, Ankara 2010, s.49.

7 Anılan maddede şu ifadeler yer almaktadır: “Ürün kirası kiraya verenin, kiracıya, ürün veren bir şeyin veya hakkın kullanılmasını ve ürünlerin devşirilmesini bedel karşılığında bırakmayı üstlendiği sözleşmedir. Ürüne katılmalı kira, kira bedelinin devşirilecek ürünün belli bir oranı olarak kararlaştırıldığı ürün kirasıdır. Bu oran sözleşmeyle kararlaştırılmamışsa, yerel âdete göre belirlenir.”

8 Murat İnceoğlu, Kira Hukuku Cilt 1, 1. Bası, İstanbul 2014, s.24.

9 Cevdet Yavuz, Türk Borçlar Hukuku Özel Hükümler, 7. Bası, İstanbul 2009, s. 367.

10 Öztürk, s.51.

11 Öztürk, s.52.

12 Öztürk, s.53.

13 Eren, s.453. 

14 Yasemin Karabidek, Hasılat Kirasından Kaynaklanan Davalar ve Takipler, Yüksek Lisans Tezi, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Konya 2011, s.15.

15 Eren, s.453.

16 İnceoğlu, C.1, s. 26.

17 Eren, s.453.

18 Karabidek, s.17.

19 Tandoğan, s. 2-3.

20 Alper Gümüş, Yeni 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’na göre Kira Sözleşmesi, 2. Bası, İstanbul 2012, s. 30.

21 Tandoğan, s. 6.

22 Tandoğan, s. 7.

23 Tandoğan, s. 7.

24 Tandoğan, s. 7. 

25 Alper Gümüş, Borçlar Hukuku Özel Hükümler C.1, İstanbul 2008, s. 314.

26 İnceoğlu, C. 2, 1. Bası, İstanbul 2014, s.23.

27 Yargıtay 12. HD, T.27.01.1970, E.1969/11950, K.1970/836.  

28 Öztürk, s.66.

29 Yargıtay 6. HD, 1.6.2010, 2010/5140 E, 2010/6524 K; Yargıtay 6. HD, 17.03.2011, 2010/13367 E, 2011/3210 K.

  • Özet yapım aşamasında
Keywords
Hasılat kirası, ürün kirası, ürün ve hasılat kirasının unsurları, ürün ve hasılat kirası haklar ve yükümlülükler, ürün ve hasılat kirası Yargıtay kararları, ürün kirası ve adi kira, hasılat kirası ve adi kira, çatılı işyeri kirası
Capabilities
Land Use & Zoning Law
Contract Management
More Insights

Articletter / GSI Brief

GSI Brief & Legal Brief

GSI Brief 204

Gsi Brief 204

Brief
Read more
GSI Brief 205

Gsi Brief 205

Brief
Read more
GSI Brief 206

Gsi Brief 206

Brief
Read more
GSI Brief 207

Gsi Brief 207

Brief
Read more

Articletter - Summer Issue

Yenilenebilir Enerji Üretim Kooperatifleri

Yenilenebilir Enerji Üretim Kooperatifleri

2017
Read more
FIDIC Gümüş Kitap Kaspsamında Uyuşmazlık Çıkması Halinde UÇK Tarafından Uygulanacak Hukukun Belirlenmesi

Fidic Gümüş Kitap Kaspsamında Uyuşmazlık Çıkması Halinde Uçk Tarafından Uygulanacak Hukukun Belirlenmesi

2017
Read more
Kelepçeleme Sözleşmelerinin Türk Borçlar Kanunu Açısından İncelenmesi

Kelepçeleme Sözleşmelerinin Türk Borçlar Kanunu Açısından İncelenmesi

2017
Read more
Yatların Sicile Kaydedilmesi, Bayrak Seçimi ve Beraberinde Getirdiği Sorunlar

Yatların Sicile Kaydedilmesi, Bayrak Seçimi Ve Beraberinde Getirdiği Sorunlar

2017
Read more
Ürün Kirası: Unsurları, Hükümlerin Uygulama Alanı ve Benzer Akitlerle Farklılıkları