Animated LogoGöksu Safi Işık Attorney Partnership Logo First
Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo 2Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo

Insights
GSI Articletter
GSI Brief

Türk Borçlar Hukuku Kapsamında Ayıptan Sorumluluk ve Gizli Ayıp Kavramı

2016 - Summer Issue

Download As PDF
Share
Print
Copy Link

Türk Borçlar Hukuku Kapsamında Ayıptan Sorumluluk ve Gizli Ayıp Kavramı

Contract Management
2016
GSI Teampublication
00:00
-00:00

ÖZET

Edimin sözleşme gereği taşıması gereken nitelik ile mevcut niteliği arasındaki farkı ifade eden “ayıp” kavramına ilişkin olarak, mevzuatımızın çeşitli kısımlarında düzenlemeler bulunmaktadır. Ayıptan doğan sorumluluk, en kapsamlı haliyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (“TBK”) ile 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da (“TKHK”) düzenlenmektedir. Bu makalede ayıp kavramı hakkında Türk hukukundaki düzenlemeler, Yargıtay içtihatları ve öğretideki görüşlere de yer verilerek incelenmektedir.

I. GİRİŞ

Ayıp kavramı hukukumuzda, çeşitli mevzuat  hükümlerinde düzenleme alanı bulmuştur. Örneğin, TKHK’da ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan mal olarak tanımlanmıştır1. TBK’da ise ayıp kavramı ve ayıptan sorumluluk, özellikle satış sözleşmesi, kira sözleşmesi ve eser sözleşmesi olmak üzere farklı sözleşme türleri temel alınarak düzenlenmiştir. TBK’da ayıp, yalnızca satış sözleşmesi kapsamında tanımlanmış olup, diğer sözleşmeler bakımından ise bu tanımdan kıyasen yararlanılması mümkündür. Tarafların herhangi bir surette anlaştıkları niteliklerin söz konusu satılanda bulunmaması sebebiyle ayıp oluşabileceği gibi nitelik veya niteliği etkileyen niceliğe aykırı olan, kullanım amacı bakımından satılanın değerini veya alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıplar da ortaya çıkabilir. Yargıtay’ın yaklaşımı açısından ise bir malın sağlıklı tesliminin gerçekleştiğinin kabulü için o malın her türlü ayıp ve hatadan ari olması gerekir. Bu açıdan ayıp aynen ifanın önünde bir engel gibi görülmektedir. Bu çalışmada öncelikle niteliklerine göre ayıp türleri; daha sonra satış, kira ve eser sözleşmesi ilişkilerinde tarafların hakları ve sorumluluk şartları ele alınmıştır.

II. AYIP TÜRLERİ

Ayıp, sözleşme konusu şeyin uygun surette kullanılmasını önemli ölçüde güçleştiren veya ortadan kaldıran ya da kullanım değerini azaltan eksiklikler; başka bir deyişle sözleşme konusu şeyde mevcut olduğuna güvenilen, maddi, hukuki ve ekonomik niteliğin eksikliği olarak tanımlanmaktadır2. Ayıp kavramı dört kategoride incelenebilir.

A. Açık ve Gizli Ayıplar

Açık ayıplar ilk bakışta olağan bir inceleme ile anlaşılabilen ayıplardır. Buna karşılık ilk bakışta görünmeyen ancak daha sonra anlaşılan ayıplar ise gizli ayıp niteliğindedir. Örneğin sözleşmede nitelikleri belirlenmiş bir takım elbisede görülebilen bir yırtık olması açık ayıp sayılırken, daha sonra kullanılan malzemenin sözleşmede belirtilenden farklı olduğunun ortaya çıkması halinde gizli ayıp durumu oluşur. Yargıtay kararları uyarınca bu ayrım, ayıbın malın teslimi anında açıkça görünebilecek bir özellikte olup olmadığına göre yapılabilir3. Gizli ayıplar, uzun bir süre zarfında dahi meydana çıkmayabileceğinden, hukuki menfaatin kapsamlı olarak korunmasını gerektirirler. Açık ayıp ile gizli ayıp arasındaki bir fark da ayıp bildirim süresinin başlangıcıdır. Açık ayıp için ayıp bildirim süresi teslim tarihinde başlarken, gizli ayıp için bu süre gizli ayıbın ortaya çıkmasıyla başlar4.

B. Önemli, Daha Az Önemli ve Önemli Olmayan Ayıplar

Önemli ayıp ve daha az önemli ayıp ayrımı, ayıptan sorumluluk hükümlerine başvuran tarafın sahip olduğu haklar ve hakların niteliği ile alakalıdır. Şöyle ki; eser sözleşmesi bakımından teslim anında mevcut olan ayıbın iş sahibine sözleşmeden dönme hakkı vermesi ancak eserdeki ayıbın kabulden kaçınmayı haklı kılacak derecede önemli olduğu halde mümkündür5. Aksi durum, dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacaktır. Ayıp daha az önemli nitelikte ise eser alıkonup ayıp oranında indirim istenebilir veya eserin ücretsiz onarılması istenebilir6. Satış sözleşmesi ve kira sözleşmesi kapsamında önemli ayıp ve daha az önemli ayıp kavramlarının yanı sıra önemli olmayan ayıp kavramı da düzenlenmiştir. Öğretide satış sözleşmesinde satıcının önemsiz ayıplardan dolayı sorumlu tutulamayacağı benimsenmiştir7. Kira sözleşmesinde ise önemli ayıpların varlığı, kiracıya borçlunun temerrüdü hükümlerine başvurma hakkı tanırken; önemli olmayan ayıplar için kiracının böyle bir imkanı bulunmamaktadır8.

C. Maddi ve Hukuki Ayıplar

Maddi ayıplar, malın fiziksel özellikleriyle alakalı olan ayıplardır. Malda maddi ayıp bulunup bulunmadığını anlamak için, benzer malların kıstas olarak alınması mümkündür. Ancak eser sözleşmelerinde özel bir eşyanın üretimi konusunda anlaşılmış ise benzer nitelikteki eşyalarla bir kıyas yapmak yerine sözleşmede tarafların anlaşmış olduğu nitelikler dürüstlük kuralları çerçevesinde yorumlanır. Zira dikkate alınması gereken ortalama nitelikte bir eşya söz konusu olmayabilir. Kira sözleşmesi açısından düşündüğümüzde ise kiralananın sözleşme amacına uygun biçimde kullanmaya elverişli durumda olmaması maddi bir ayıp olarak kabul edilmektedir9.

Hukuki ayıp ise sözleşmede belirtilen nitelikte malın kullanımının veya maldan yararlanmanın hukuki bir sebeple engellenmesidir. Örneğin, bir kira ilişkisinde kiracının yapı kullanım izin belgesi olmayan bir bina için sözleşme yapması durumunda hukuki ayıp söz konusu olacaktır. Zira yapı kullanım belgesi olmayan bina üzerinde kiracı kira sözleşmesinden doğan haklarını kullanamayacaktır10. Hukuki ayıp, kamu hukuku veya özel hukuk kaynaklı olabilir. Hukuki ayıba örnek olarak; satılan malın hukuka ayrı bir marka taşıması, meydana getirilen eserin başkasının telif haklarını ihlal etmesi gibi haller de gösterilebilir11.

D. Asli ve Tali Ayıplar

Asli ayıplar teslim veya muayene anında mevcut olan ayıplardır. Tali ayıplar ise asli ayıptan kaynaklanan ve zaman içinde ortaya çıkan ayıplardır. Örneğin, yüklenici tarafından inşa edilen bir yapıdaki eksik beton durumu muayenede anlaşılabiliyorsa asli ayıptır, ancak birincil nitelikteki bu ayıp eksik beton sebebiyle duvarda çatlaklar oluşturmuşsa bu halde tali ayıptan bahsedilebilir12. Tali ayıp da neticelerini geç ortaya çıkardığı için özellik itibarıyla gizli ayıba benzemektedir.

III. SATIŞ SÖZLEŞMESİ KAPSAMINDA AYIP

Satış sözleşmesi kapsamında ayıp, (i) satıcının, alıcıya herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması veya (ii) nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından satılanın değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan eksiklikler olarak ortaya çıkabilir13.

A. Satıcının Ayıptan Sorumluluğunun Şartları

Satış sözleşmesinin kurulduğu anda, eser sözleşmesinden farklı olarak, ortada bir mal bulunduğu için sözleşme konusu malın ayıplı olup olmadığı, benzer cinsten başka bir mal ile karşılaştırılmak suretiyle bulunabilir. Örneğin, bir giyim mağazasından hırka alırken, hırkanın  düğmelerinin eksik olup olmadığı, diğer hırkalarla karşılaştırılarak anlaşılabilir. Aynı şekilde, satış sözleşmesinde belirtilen veya satıcı tarafından bildirilen özelliklerin satılanda bulunmaması da ayıbın varlığının tespiti için yeterlidir.

Satılanda var olan ayıp, satılanın kullanımını alıcı açısından imkansız kılıyor veya aşırı ölçüde güçleştiriyorsa, ayıp önemli sayılır. Bunun için, satılanın ne amaçla kullanılacağının, tarafların ortak niyetlerinden veya satılana ait yaygın görüşlerden faydalanılarak tespit edilmesi gerekmektedir14.

TBK’nın 222/1. maddesi uyarınca satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. Alıcı tarafından ayıpları bilinen malın kabulü halinde alıcı bu seçimlik haklarından feragat etmiş sayılır. Satıcının, alıcının basit incelemesi ile anlaşılabilecek ayıplardan sorumlu tutulması için, söz konusu ayıbın bulunmadığını ayrıca taahhüt etmiş olması gerekmektedir15.

Satıcı ve alıcı teslim anında veya teslimden sonra, sözleşme serbestisi kapsamında bir sorumsuzluk anlaşması yapabilirler. Ancak, sorumsuzluk anlaşması, malın devrinde satıcının ağır kusuru varsa geçerli olmayacaktır16. Yargıtay, satıcının sorumsuzluk anlaşması ile sorumluluğunu kaldıramayacağı hallerin sadece ayıbın gizlenmesi ile sınırlı olmayacağını; satıcının ayıplı malın devrinde ağır kusurlu sayılacağı her halde bu hükmün uygulanacağını belirtmektedir1717.

Alıcının malı kabul ettiği hallerde artık TBK’da düzenlenmiş olan seçimlik haklarını kullanmasına olanak yoktur18. Örneğin defolu malı uygun fiyatla almış olan alacaklının bu durumu ileride kendi lehine çevirme gibi bir olanağı yoktur. Aksi, hukuk mantığı ile bağdaşmaz19.

Alıcı satılanı devraldıktan sonra, işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz satılanın durumunu gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde satıcıya bildirmek zorundadır20. Gizli ayıplar için ise alıcının hakları saklı kalmaya devam edecek; alıcı, gizli ayıbın ortaya çıkması üzerine derhal durumu satıcıya bildirecektir. Aksi halde alıcı satılanı kabul etmiş sayılacağından, satıcının sorumluluğu ortadan kalkacaktır. Ancak bu hallerde dahi ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Bununla birlikte, satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar için de sorumluluk, öngörülen ayıp bildirim süresi sona erse dahi devam eder21.

B. Alıcının Hakları

Alacaklı sözleşmeden dönme hakkına sahiptir22. Alıcının sözleşmeden dönmeye ilişkin olarak satıcıdan, ödediği bedelin faiziyle birlikte geri verilmesini, yargılama giderleri ile satılan mal için yapmış olduğu giderlerin ödenmesini ve ayıplı maldan doğan doğrudan zararın giderilmesini talep edebilir. Eğer başka zararlar oluşmuşsa, satıcı kusursuzluğunu ispat etmedikçe alıcı onları da isteyebilecektir23.

Alıcının sahip olduğu seçimlik haklardan bir diğeri ise bedel indirimidir. Alıcı malı alıkoyup satıcıdan makul bedel indirimi talep edebilir. TBK kapsamında bu hak, TKHK’ya paralel olarak düzenlenmiştir. Tek fark taşınmazlar için öngörülmüş zamanaşımı açısındandır. TKHK’da taşınırlar için seçimlik hakların kullanılması iki yıla, taşınmazlar için beş yıla bağlı tutulmuş iken TBK’nın yaptığı düzenlemeye göre ayıptan doğan seçimlik hakların kullanılması devirden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar24.

Eski Borçlar Kanunu’nda öngörülen seçimlik haklara25 TKHK hükümlerinden farklı olarak, satıcının bütün masrafları ödemesi şartıyla satılanın onarımını isteme hakkı dördüncü bir seçimlik hak olarak eklenmiştir26.

Alıcının sahip olduğu bir diğer hak da, tür satımında satılanın aynı türden başka bir mal ile değiştirilmesidir. Alıcı değişim talep ettiği takdirde satıcı sözleşme konusu malın aynı türden bir mal ile değiştirme yükümlülüğü altına girecektir. Alıcı ayrıca tazminat talep etme hakkına da sahiptir.

IV. KİRA SÖZLEŞMESİ KAPSAMINDA AYIP

Kiracı ve kiraya veren ilişkisi ve teslim borcu TBK’da düzenlenmiştir27. Buna göre kiraya veren kiralananı kararlaştırılan tarihte, sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu halde bulundurmak zorundadır28.

A. Kiraya Verenin Ayıptan Sorumluluğunun Şartları

Kiraya verenin kiralananı, sözleşmede amaçlanan “kullanıma elverişli bulundurma” yükümlülüğü29, ayıbın niteliğinin tespiti açısından belirleyicidir. Bu aykırı davranış teslim esnasında veya sonradan ortaya çıkabilir.

Kiracının borçlunun temerrüdü veya kira konusu eşyanın sonradan ayıplı hale gelmesi hükümlerine başvurabilmesi için ayıp, kiracının kiralananı sözleşmeye uygun kullanımını ortadan kaldıracak derecede önemli olmalıdır. Olağan nitelikte sayılan ayıplar için ise kiralananda sonradan ortaya çıkan ayıp hükümlerine başvurulabilir.

Ayıbın ihbarı açısından, kiracının, ayıbı gecikmeksizin bildirme yükümlülüğü vardır30. Satış sözleşmelerinden farklı olarak, ihbar külfeti belli bir süre ile sınırlı değildir. Kiracının bildirim yükümlülüğü gizli ayıpları da kapsar.

Kiralayanın tekeffül borcundan bahsedebilmek için bir kusurun varlığı aranmamaktadır. Yani kiracı seçimlik haklarını bir kusur ispatı gerekmeksizin kullanabilecektir. Ancak tazminat için kiraya verenin kusuru aranır. Kiracının kusurlu eylemiyle ayıba sebebiyet verdiği durumlarda ise TBK’daki düzenlemeler31 ve dürüstlük kuralı çerçevesinde kiraya verenin tekeffül sorumluluğundan bahsedilemez32.

B. Kiraya Verenin Kiralananın Ayıplarından Sorumluluğu

Ayıplar ya teslim anında mevcuttur ya da kira süresi içinde ortaya çıkar. Kira konusu eşyanın önemli ayıplarla teslimi halinde kiracının elinde iki hak vardır33. Buna göre kiracı borçlunun temerrüdüne veya kiraya verenin kiralananın sonradan ayıplı duruma gelmesinden doğan sorumluluğuna başvurabilir. Önemli olmayan ayıplarda ise yalnızca kiralananın sonradan ortaya çıkan ayıplarından dolayı kiraya verenin sorumluluğu hükümlerine başvurulması mümkündür. Kiraya verenin, kiralananın teslim anındaki ayıplardan sorumluluğuna gidebilmek için ayıp gizli olmalıdır. Yani kiracı eşyanın ayıbını bilmesine rağmen kiralamış ise bu yollara başvuramamalıdır34.

Teslim, sözleşmede belirtilen amaca uygun olarak gerçekleştirilmelidir35. Ancak kira ilişkisi, satış ilişkisinden farklı olarak mülkiyet naklini içermediğinden, sonradan ortaya çıkan ayıplar için de TBK uyarınca, kiraya verenin sorumluluğuna gidilecektir. Kira ilişkisinin özelliği bunu gerektirir. Bu nedenle, devam eden kira ilişkisi sırasında oluşabilecek ayıplar için TBK hüküm getirmiştir. Üstelik teslimden sonra meydana gelen bu sorumluluk için kiraya verenin kusuru aranmaz36. Teslim anında mevcut olmayıp, daha sonra ortaya çıkan ayıplar sözleşmeye, örfi gerekliliklere, maddi ve manevi yükümlülüklere aykırı olabilir. Bununla birlikte, ayıba sebep olan, kiracı veya kiracının yakınları olmamalıdır.

V. ESER SÖZLEŞMESİ KAPSAMINDA AYIP

Eser sözleşmelerinde ayıp, satış sözleşmesi ile kıyaslandığında daha dar düzenlenmiştir37.

Eski Kanun döneminde, iş sahibi yalnızca kanunda sayılan seçimlik haklarını kullanabilirken; yakın geçmişte Yargıtay, ayıp ile birlikte ayıptan doğan zararların da istenebileceği yönünde kararlar vermiştir38. Yargıtay’ın eski kanun döneminde bu yönde vermiş olduğu kararlar, günümüzde kanunlaşmıştır39. Bu hükmün önemi, ihbar sürelerine uyulmaması halinde iş sahibine genel hükümlere göre tazminat talep etme hakkı tanımasıdır. Ayrıca yüklenicinin ayıptan sorumluluğunun, haksız fiil sorumluluğu ile yarışması da söz konusu olabilmektedir.

A. Yüklenicinin Ayıptan Sorumluluğunun Şartları

Teslim edilmemiş bir eser hakkında ayıplı ifa yoluna gidilemez. Sözleşmeye uygun olmayan bir başka eşyanın teslimi durumunda ise yine yükümlünün tekeffülden doğan sorumluluğundan bahsedilemez. Bu halde eksik veya yanlış ifa söz konusu olacaktır. Tamamlanmamış bir şeyin tesliminde ise ancak temerrüt hükümlerine gidilebilir.

İkinci bir şart olarak, teslim edilen eserin ayıplı olması gerekmektedir. Ayıp, eser sözleşmelerinde satış sözleşmelerinden farklı değerlendirilir. Çünkü satış sözleşmesi mevcut mal için söz konusu olurken, eser sözleşmesi işin yapılma sürecini de kapsar. Ayıp, eser sözleşmesi ile alakalı bir Yargıtay kararında şöyle açıklanmıştır: “Ayıplı bir malda, sözleşme ve yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Kısaca ayıp, eşyanın normal niteliğinden ayrılmasıdır.40 Yüklenici tarafından meydana getirilen eserin kullanıma elverişli olması gerekir.

İş sahibi ayıptan doğan haklarını kullanabilmek için muayene ve ihbar şartlarını yerine getirmelidir. İş sahibi, gözden geçirmeyi veya bildirimde bulunmayı ihmal ettiği hallerde eseri örtülü olarak kabul etmiş sayılır ve ayıba karşı sorumluluktan doğan haklarını kullanamaz41. Fakat bu muayene ve ihbar şartları iş sahibi tarafından yerine getirilmese bile iş sahibinin genel hükümlere gitme hakkı saklıdır.

Eserin açıkça kabulü, irade beyanı manasına gelir ve bizzat veya temsilci aracılığı ile yapılabilir. Örtülü kabul ise gözden geçirme ve bildirim külfetlerine aykırılık halinde ortaya çıkar.

Yüklenicinin açıkça uyarmasına rağmen, iş sahibinin bir talimatı veya iş sahibine yüklenecek başka bir sebeple ayıp oluşması durumunda, iş sahibi eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamayacaktır42.

Taraflar arasındaki sorumsuzluk anlaşması TBK’nın izin verdiği kapsamda geçerli olur43. Ancak TBK’nın satış sözleşmesinde satıcının satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu olduğu hallerde, satıcının ayıptan sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan anlaşmaların kesin olarak hükümsüz olduğuna ilişkin hükmü44 kıyasen uygulanacak olursa, yüklenicinin ağır kusurlu olduğu hallerde sorumsuzluk anlaşması geçerli olmayacaktır.

B. İş Sahibinin Hakları

İş sahibinin ayıptan doğan seçimlik hakları bulunmaktadır. Bu özel düzenlemelerin yanı sıra işveren genel hükümlere göre tazminat isteyebilir. İş sahibinin zarar gördüğü durumlarda ise haksız fiil hükümlerine başvurma hakkı saklıdır.

İş sahibinin kanundan kaynaklanan sözleşmeden dönme hakkı vardır. Kanun, sözleşmeden dönme hakkının kullanılabilmesini belirli şartlara bağlamıştır. Bunun için öncelikle, eserdeki ayıbın önemli olması, yani eserin kullanılamaması veya hakkaniyet gereği iş sahibinin eseri kabule zorlanamaması gerekir.

İş sahibinin bedelden indirim isteme hakkı da olup, bu hakkın kullanılmasına bağlı olarak sözleşmede belirtilen bedel, değer kaybı oranında azaltılır. İndirilecek bedel olan ayıbın sebep olduğu değer azalması için objektif kriterler esas alınır. İş sahibi için özel önem arz eden durumlarda dahi objektif kriterlere başvurmak gerekecektir.

TBK özel olarak, eserin ücretsiz onarılmasını isteme hakkı tanımaktadır45. İş sahibinin bu seçimlik hakkını kullanabilmesi için ayıbın giderilmesinin aşırı masraflı olmaması gerekir46.

Eski Kanun döneminde Yargıtay kararları ile genel hükümlere göre talep hakkı yolu açılmış olup; bu yol artık kanuni bir haktır47 48. Hukukun genel prensipleri uyarınca özel hükümlerde düzenlenmiş olan seçimlik haklar kullanılamadığı takdirde, genel hükümlere dayanılarak tazminat talep edilebilecektir.

VI. SONUÇ

Netice itibarıyla ayıp kavramı, TKHK, TBK ve Yargıtay kararları yardımıyla tanımlanabilir. Nitekim öğretide bu sebeple pek çok türde tanım yapılmıştır. Bu makalede, çeşitli tanımlara yer verilmiş olup, ayıp türleri dört başlık altında incelenmiştir. Bunun yanında Türk borçlar hukuku kapsamında ayıptan sorumluluk hükümleri, satış, kira ve eser sözleşmelerinde ayıp hükümleri açıklanmıştır. Satış sözleşmelerinin diğer hukuki ilişkilere göre daha geniş kapsamlı ayıp hükümleri içerdiği belirtilmelidir. Nitekim TBK hükümlerinden tek ayıp tanımı, satış sözleşmelerine ilişkin düzenlemelerden çıkarılmaktadır. Kira sözleşmeleri ve eser sözleşmeleri içinse, satış sözleşmelerine ilişkin ayıp hükümleri kıyasen uygulanabilecek niteliktedir. Bununla birlikte, satış sözleşmeleri açısından anlaşılması gereken ayıp kavramı ile kira sözleşmelerindeki ayıp kavramı birbirinden farklıdır. Kira sözleşmeleri sürekli bir ilişkiye sebep olduğu için kira sözleşmesinin iki tarafı arasındaki hukuki ilişki devam ettiği süre boyunca kiraya veren, eşyanın kullanılabilir vaziyette kalmasını sağlamak zorundadır. Bu sebeple kiraya veren, satıcıya nazaran daha fazla yükümlülük altındadır. Eser sözleşmelerinde ise ayıp kavramının kaynağının sözleşme ve dürüstlük kuralı olduğu söylenebilir. Zira burada satış sözleşmesinde olduğu gibi sözleşme konusu eşyanın benzeri üzerinden değerlendirme yapmak mümkün değildir. İş sahibi ile yüklenici arasında özel bir eser için hukuki ilişki kurulmuştur. Bu sebeple ayıbın varlığı açısından karşılaştırma yapılabilecek ortalama değerde bir eşya her zaman bulunmamaktadır.

KAYNAKÇA

Cevdet Yavuz, Borçlar Hukuku Dersleri Özel Hükümler, İstanbul 2012

Gülşen Baltalı, Kira Sözleşmesinde Kiracının Ayıptan Doğan Hakları, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi, İstanbul 2010

Merve Akça, Eser Sözleşmesinde İş Sahibinin Ayıptan Dolayı Sözleşmeden Dönme Hakkı. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Bahçeşehir Üniversitesi, İstanbul 2012

M. Murat. İnceoğlu, Kira Hukuku Genel Hükümler Cilt 1, İstanbul 2014

Mustafa Alper Gümüş, Borçlar Hukuku Özel Hükümler, İstanbul 2012

Nihat Yavuz, Ayıplı İfa, Ankara 2012

Nurşen Ayan, “Taşınır Satımında Satıcının Kanundan Doğan Ayıba Karşı Tekeffül Borcu”, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 1 (2007), s. 11-37

DİPNOT

1 TKHK m. 8/1.

2 Nihat Yavuz, Ayıplı İfa, Ankara 2012, s. 35.

3 Yarg. 11. HD, T. 04.06.1998, E. 1998/2126, K. 1998/4183: “…bu husus malın teslimi anında açıkça görülebilecek bir özellik olduğundan ve gizli ayıp sayılmayacağından…

4 Yarg. 15. HD, T. 12.10.1992, E. 1992/1182, K. 1992/4671: “…açık ayıplar da tazminata konu edilmiş ve teslimden bu yana geçen sürede istemde bulunulmamış ise bunlar dava edilemez. Ancak sonradan ortaya çıkan gizli ayıpların tazmini, ortaya çıkmasıyla birlikte yüklenici haberdar edilmek kaydıyla istenebileceği gibi, mevcut noksanlıkların giderilmesi de zamanaşımı süresi içinde her zaman dava edilebilir”.

5 TBK m. 475/1.

6 Yarg. 14. HD, T. 26.3.2012, E. 2012/2363, K. 2012/4433: “…eserdeki ayıplar önemli derecede ehemmiyet taşımamakta ise iş sahibi eserin bedelinden kusura orantılı bir miktar indirim talebinde bulunabilir veya eserdeki ayıpların giderilmesi büyük bir masrafı gerektirmiyorsa iş sahibi o şeyin tamirini yükleniciden isteyebilir”.

7 Cevdet Yavuz, Borçlar Hukuku Dersleri (Özel Hükümler), İstanbul 2012, s. 71.

8 TBK m. 304.

9 Yarg. 13. HD, T. 5.12.1994, E. 1994/9668, K. 1994/10845: “…kiralananın sözleşme amacına uygun biçimde kullanmaya elverişli duruma getirilmemesi de maddi bir ayıp olarak kabul edilmesi gerekir”.

10 Yarg. 11. HD, T. 17.6.2004, E. 2003/10866, K. 2004/6775: “…binanın yapı kullanma izin belgesinin bulunmadığının kiracı tarafından bilindiği […] davacı kiracının, kiralananı teslim aldığı tarihte bu hukuki ayıbı bildiğinin...

11 Nurşen Ayan, “Taşınır Satımında Satıcının Kanundan Doğan Ayıba Karşı Tekeffül Borcu”, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 1, Konya 2007, s. 17 https://www.selcuk.edu.tr/dosyalar/files/004/ cilt_15_sayi_1.pdf (Erişim 27.01.2016).

12 Mustafa Alper Gümüş, Borçlar Hukuku Özel Hükümler, İstanbul 2012, s. 52.

13 TBK m. 219.

14 Yavuz, Borçlar Hukuku, s. 71. 

15 TBK m. 222/2.

16 TBK m. 221.

17 Yarg. Hukuk Genel Kurulu, T. 27.3.2015, E. 2013/19- 1696, K. 2015/1109: “Bu duruma göre, satıcının sadece ayıbı hileyle gizlemiş olması durumunda değil, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu sayıldığı her durumda sorumsuzluk anlaşması geçersiz sayılır.”

18 TBK m. 227.

19 Yarg. 13.HD, T. 4.3.2015, E. 2014/5798, K. 2015/6620: “…bilirkişi raporuna göre yaklaşık %20 piyasa fiyatından daha ucuz bir fiyata davacının aracı hasarlı olduğunu bilerek satın aldığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir”.

20 TBK m. 223.

21 TBK m. 225.

22 TBK m. 227.

23 TBK m. 229.

24 TBK m. 231.

25 eBK m. 202.

26 TBK’nın 227. maddesinin gerekçesi.

27 TBK m. 301.

28 M. Murat İnceoğlu, Kira Hukuku Genel Hükümler Cilt 1, İstanbul 2014, s. 115.

29 TBK m. 301.

30 TBK m. 318.

31 TBK m. 317.

32 Gülşen Baltalı, “Kira Sözleşmesinde Kiracının Ayıptan Doğan Hakları”, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi, İstanbul 2010, s. 6.

33 TBK m. 304.

34 Yavuz, s. 209.

35 TBK m. 301.

36 TBK m. 305.

37 TBK m. 473-478.

38 Yarg. 15. HD. T. 9.6.2008, E. 2007/6459, K. 2008/3801

39 TBK m. 475/2.

40 Yarg. 15. HD, T. 9.6.2008, E. 2007/6459, K. 2008/3801.

41 TBK m. 477.

42 TBK m.476.

43 TBK m. 115.

44 TBK m. 221.

45 TBK m. 475/3.

46 Merve Akça, “Eser Sözleşmesinde İş Sahibinin Ayıptan Dolayı Sözleşmeden Dönme Hakkı”, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Bahçeşehir Üniversitesi İstanbul 2012, s. 5.

47 TBK m. 475/2.

48 Gümüş, s. 64.

  • Özet yapım aşamasında
Keywords
Ayıp, Ayıptan Doğan Sorumluluk, Gizli Ayıp, Ayıp Türleri
Capabilities
Contract Management
Legal Workflow Management
More Insights

Articletter / GSI Brief

GSI Brief & Legal Brief

GSI Brief 204

Gsi Brief 204

Brief
Read more
GSI Brief 205

Gsi Brief 205

Brief
Read more
GSI Brief 206

Gsi Brief 206

Brief
Read more
GSI Brief 189

Gsi Brief 189

Brief
Read more

Articletter - Summer Issue

6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na İlişkin Değerlendirme

6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na İlişkin Değerlendirme

2016
Read more
Altyapı Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları

Altyapı Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları

2016
Read more
Sermaye Şirketlerinde Birleşmeler, Devralmalar ve Kolaylaştırılmış Birleşme

Sermaye Şirketlerinde Birleşmeler, Devralmalar Ve Kolaylaştırılmış Birleşme

2016
Read more
Şirket Bölünmeleri Sonucu Bölünen Şirkete Ait İhale Yeterlilik Kriterlerinin Kullanılması

Şirket Bölünmeleri Sonucu Bölünen Şirkete Ait İhale Yeterlilik Kriterlerinin Kullanılması

2016
Read more