Animated LogoGöksu Safi Işık Attorney Partnership Logo First
Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo 2Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo

Insights
GSI Articletter
GSI Brief

İnternet Ortamında Haksız Rekabet

2015 - Summer Issue

Download As PDF
Share
Print
Copy Link

İnternet Ortamında Haksız Rekabet

Competition
2015
GSI Teampublication
00:00
-00:00

ÖZET

Gelişen teknoloji nedeniyle rekabetin artması ve buna ek olarak internetin herkes tarafından ulaşılabilir olması, yeni haksız rekabet hallerinin ortaya çıkmasına neden olmuştur. İnternetin, haksız rekabet oluşturan faaliyetlerin en kolay ve en sık gerçekleştirildiği ortam olmasına karşın, internette gerçekleştirilen haksız rekabeti düzenleyen özel bir hüküm bulunmamakta, genel olarak haksız rekabeti düzenleyen hükümler uygulanmaktadır. Bu çalışmada; internet ortamında haksız rekabete ilişkin özel bir düzenleme bulunmaması sebebiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabet hükümleri genel olarak incelenmekte, ardından internet üzerinde gerçekleşebilecek tipik haksız rekabet hallerine ve bu hallerde sorumluluğun nasıl belirleneceğine değinilmektedir.

1. GİRİŞ

Liberal ekonominin temel taşlarından birisi rekabettir. Hukuki açıdan bir hak olan rekabetin, iş ve işlem kalitesini arttıracağı ve bu sayede refah seviyesini de yükselteceği varsayılır.1 Buna karşılık, rekabet mutlaka başkalarına zarar vermeden ve dürüstlük kuralları çerçevesinde yapılmalıdır. Diğer piyasa aktörlerine zarar verici ve dürüstlük kuralına aykırı nitelikteki rekabet faaliyetleri haksız rekabet olarak adlandırılmakta ve yasaklanmaktadır.

Ticaretin elektronik ortamlara taşınması ile son on yılda elektronik ortamlar ciddi bir pazarlama aracına dönüşmüştür ve bu da rekabeti artırmıştır. Gelişen teknoloji nedeniyle rekabetin artması ve buna ek olarak internetin herkes tarafından ulaşılabilir olması, yeni haksız rekabet hallerinin ortaya çıkmasına neden olmuştur ve her geçen gün yeni haksız rekabet halleri ortaya çıkmaya devam etmektedir. Elektronik ticaretin (“e-ticaret”) ilk dönemleri olan 1995-2001 yılları arasında, şirketlerin risk sermayesi ile desteklenen ciro büyümesi odaklı olmaları karşısında, 2001 yılından sonra kazanç ve kar odaklı hale gelmeleri, internetin ciddi bir pazar alanına dönüşmesinin başlıca göstergelerinden birisidir.2 Bu itibarla, internet ortamında gerçekleştirilen hangi uygulamaların haksız rekabet olarak nitelendirilebileceği ve bunlara karşı başvurulabilecek hukuki yollar önem kazanmaktadır.

İnternetin, haksız rekabet oluşturan faaliyetlerin en kolay ve en sık gerçekleştirildiği ortam olmasına karşın, internette gerçekleştirilen haksız rekabeti düzenleyen özel bir hüküm bulunmamakta, genel olarak haksız rekabeti düzenleyen hükümler uygulanmaktadır. Bu itibarla makalemizde öncelikle genel olarak haksız rekabetle ilgili düzenlemeler, sonrasında internet ortamında sıklıkla gerçekleşen haksız rekabet halleri ve son olarak da bu haller dolayısıyla sorumluluk konuları ele alınacaktır.

2. GENEL OLARAK HAKSIZ REKABET

Anayasa’nın çalışma ve sözleşme hürriyetini düzenleyen ve özel teşebbüslerin teşvik edilmesini öngören 48. maddesine dayanarak Türk ekonomik hayatının serbest rekabete dayalı olduğunu söylemek mümkündür. Türk hukukunda ayrı bir haksız rekabet yasası olmamakla birlikte, haksız rekabete yol açan fiiller ile ilgili olarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (“TBK”), Türk Ticaret Kanunu (“TTK”), Tüketicinin Korunması Hakkında Ka nun (“TKHK”) ve Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda bir takım düzenlemeler yer almaktadır. Ancak belirtmek gerekir ki, haksız rekabete yol açan eylem TTK’da yer alan hükümler kapsamında haksız rekabetin oluşumuna sebebiyet veriyorsa, TBK ve TKHK’da yer alan düzenlemelerin uygulanması mümkün olmayacak, TTK hükümleri öncelikli olarak uygulanacaktır3.

TTK’da haksız rekabet temel olarak 54 ve 55. maddelerde düzenlenmektedir. Haksız Rekabete Karşı İsviçre Federal Kanunu’ndan tercüme edilmiş olan bu maddelerden 54. madde haksız rekabet hükümlerinin amaç ve ilkelerini, 55. madde ise haksız rekabet halleri olarak kabul edilen dürüstlük kuralına aykırı davranışları ve ticari uygulamaları düzenlemektedir. 54. maddede haksız rekabetin amacının “tüm katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması” olduğu belirtilmiştir. Madde metninde yer alan “tüm katılanlar” ifadesi ile rakipler arası ilişkilerin yanı sıra, tedarikçiler ve müşterileriler arasındaki ilişkileri de kapsayan düzenlemelere yer verilmiştir4.

TTK’nın en uzun maddesi olan 55. madde, 23 adet haksız rekabet halini 6 ana kategoride toplamıştır:

• Dürüstlük kuralına aykırı reklam ve satış yöntemleri ve diğer hukuka aykırı davranışlar,

• Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltme,

• Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma,

• Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etme,

• İş şartlarına uymama,

• Dürüstlük kuralına aykırı genel işlem şartları kullanma.

Madde metninde bu haksız rekabet halleri örnek olarak sayılmış, ilgili madde gerekçesinde “dürüstlük kuralına aykırı davranış veya ticari uygulamaların en çok rastlanılan halleri, görünüş halleri” olarak belirtmiştir.5 Dolayısıyla dürüstlük kuralına aykırı davranış veya ticari uygulamalar sınırlı sayı ilkesine tabi tutulmadığı için TTK’nın 55. maddesinde sayılmayan bir davranış da haksız rekabet oluşturabilecektir.

3. İNTERNETTE GERÇEKLEŞEBİLECEK HAKSIZ REKABET HALLERİ

 İnternet ortamında haksız rekabet oluşturan davranışlar, bu konuda özel bir düzenleme bulunmaması sebebiyle TTK’da, TBK’da ve Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda yer alan genel haksız rekabet hükümleri içerisinde değerlendirilmelidir. Bu kısımda internet ortamında en sık rastlanan haksız rekabet halleri ele alınacak ve bu haller genel haksız rekabet düzenlemesi çerçevesinde değerlendirilecektir.

3.1. İstenmeyen E-Posta (Spam) Göndermek Suretiyle Haksız Rekabet

İstenmeyen e-posta (“Spam”) kişinin e-posta kutusuna isteği dışında gelen e-postaları ifade etmektedir. Spam yoluyla gönderilen reklamlar, istenmediği halde kişilerin gelen kutularını gereksiz yere doldurularak zaman kaybına sebep olmaktadır. Bunun da ötesinde Spam yoluyla gönderilen reklam, ilan, davetiye ve diğer pazarlama yöntemleri gerek tüketicilerin karar verme özgürlüğü açısından gerekse rakipler açısından ticari hayatın akışını olumsuz etkilemektedir.

Saldırgan satış yöntemlerine ilişkin TTK’nın 55/1-a,8 alt bendinin gerekçesinde, bu bendin her türlü saldırgan satış yöntemini kapsadığı, saldırgan reklamların ise genel hükmün kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu doğrultuda Spam’in gönderme teknikleri, rakiplere ve tüketicilere karşı “özellikle saldırgan” haksız bir ticari yöntem oluşturuyorsa, bu durumda Spam’in alıcıları TTK’nın 55/1-a,8 alt bendine dayanarak dava açabilecektir. Madde gerekçesinde “özellikle saldırgan” ibaresi “önemli olan saldırganlığın özellik taşıması ve muhatabını adeta köşeye sıkıştırmasıdır” şeklinde açıklanmıştır. Spam ile gönderilen reklamın saldırgan reklam olarak değerlendirilmesi halinde ise, bu reklamlar dürüstlük kuralına uygun görülmeyeceği için TTK’nın 54. maddede yer alan genel hükümlere dayanarak hukuki yollara başvurulabilecektir. Ayrıca belirtmek gerekir ki, TTK madde 56/3 hükmü uyarınca hukuki yollara başvurma hakkı açısından Spam alıcısı dava açabileceği gibi, tüketici örgütleri de bu davaları açabilecektir.

Spam ile gönderilen reklamlar gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalar bulundurduğu takdirde, bu reklam aldatıcı reklam olarak nitelendirilecek, haksız rekabete ilişkin TTK’nın 55/1-a,2 ve 55/1-a,5 alt bentleri uygulama alanı bulabileceklerdir. E-posta kutularına devamlı olarak aldatıcı reklamlar gönderilen kişiler bu sebebe dayanarak, reklamı yapan kişi ve kuruluşlar aleyhine haksız rekabetten doğan davaları açabilecektir. Spam ile gönderilen reklam, TTK’nın 55/1-a,4 bendine göre, “başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açıyorsa”, bu durumda da Spam göndericisi aleyhine hukuki yollara başvurulabilecektir. Ayrıca Spam ile gönderilen reklam, TTK’nın 55/1-a,5 bendi kapsamında karşılaştırmalı reklam oluşturursa, bu durumda da Spam alıcısı, haksız rekabete ilişkin davaları açma hakkına sahip olacaktır.

3.2. Alan Adlarıyla İlgili Haksız Rekabet

Alan adı, internet sitesinin adı ve adresi olan teknolojik bir semboldür. Alan adı olmadan internet sitesine sadece IP adresiyle ulaşılabilir. Her bir alan adı, niteliği gereği kendisini diğer alan adlarından farklı kılmaktadır. Ticari işletmeler ve şirketler, reklam amacıyla markasını ya da işletme adını alan adı olarak seçtiği için, alan adlarının tanıtım işlevi olduğunu söylemek de mümkündür.6 Alan adlarının ayırt edici özelliğinin ve tanıtım işlevinin olması alan adları arasında uyuşmazlıklara yol açmaktadır. Alan adlarıyla ilgili sorunlar, marka hakkı ihlalleri ya da herhangi bir ad veya ticari adın ihlali şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Bu durum da haksız rekabetin oluşmasına sebebiyet vermektedir.

Bir alan adı, TTK 55/1-a,4 bendi kapsamında “başkalarının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açıyorsa” haksız rekabete konu olabilecektir. Zira, bir alan adının başkasına ait ticari isimlerin karıştırılmasına yol açması veya karıştırılma olasılığının bulunması halinde, bu alan adının kullanımı da haksız rekabetin oluşumuna sebebiyet verecektir. Karıştırılma veya karıştırılma olasılığı alan adının bütünü dikkate alınarak tespit edilmesi gerekmektedir.7 Yargıtay kararına konu olan bir olayda davacı vekili, “…müvekkilinin AKBANK hizmet markası ile bankacılık hizmeti verdiğini, internet alanında da ODTÜ DNS yönetiminden aldığı “akbank. com.tr.” domain ismi ile hizmetlerini sürdürdüğünü, davalının da Atlas Online İletişim Sistemleri A.Ş.’den aldığı “akbank.net” domain ismi altında web sayfası oluşturduğunu ve bu sayfanın bir yıllığına kiraya verileceğini ilan ettiğini, bu kullanımın müvekkilinin ticari itibarını zedeleyeceğini, yine kullanıcı şifrelerinin ele geçirilebileceğini, davalının eyleminin TTK. ve 556 sayılı Markalar hakkındaki KHK neye aykırı olduğunu…” ileri sürerek haksız rekabet iddiasında bulunmuştur8. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi dava konusu talebi haklı bulmakla birlikte gerekçeli kararında alan adının karıştırılmaya yol açması veya karıştırılma olasılığının bulunmasından bahsetmemiştir. Ancak “akbank.net” alan adının iyi niyetli olarak kullanılmadığını, “Akbank” isminin tanınmışlığından yararlanmak düşüncesi ile hareket edildiğini söylemek mümkündür.

TTK 55/1’de, haksız rekabet oluşturan dürüstlük kuralına aykırı reklam ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar örnek olarak sayılmıştır. Eğer alan adını oluşturan işaret ya da sözcükler dürüstlük kuralına aykırı reklam veya satış yöntemlerine sebebiyet verecek şekilde oluşturulursa, bu durumda TTK’nın 55/1 bendine dayanarak hukuki yollara başvurmak mümkündür.

3.3. Reklam Bantları (Banner) ve Pop-Up Reklamlar Yoluyla Haksız Rekabet

Başkalarına ait internet sitelerinde yer alan ve bu sitelerde genellikle bir bar ya da buton kullanılarak yapılan reklam türüne reklam bantları (“Banner”) denir. Popup reklamlar ya da kısaca pop-up ise, genellikle zararlı içeriğe sahip olan ve ilanlara dikkat çekmek amacıyla oluşturulan çevrimiçi reklamların bir türüdür. Bu rek lamlar genellikle reklamı göstermek için aktif pencerenin altına açılan yeni pencerelerdir. Bu reklamlar, TTK haksız rekabet hükümleri çerçevesinde karşılaştırmalı reklam ve aldatıcı reklam olarak değerlendirilebilecektir. Banner’da bulunan reklamlar veya pop-up reklamlar TTK 55/1-a,4 bendi kapsamında “başkalarının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açıyorsa” haksız rekabete konu olabilecektir. Aynı şekilde Banner’larda veya pop-uplarda yer alan reklam “başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak” suretiyle karşılaştırmalı reklam oluşturuyorsa TTK 55/1- a,5 bendine dayanılarak haksız rekabete ilişkin hukuki yollara başvurmak mümkün olacaktır.

3.4. İlişim (Link) ve Çerçeveleme (Framing) Yoluyla Haksız Rekabet

 Bir işletme, internet sitesinde reklam ya da mal ve hizmetlerini tanıtmak amacıyla başka sitelere bağlantılar verebilir. İlişim (“Link”), başka bir internet sitesini açmak için kullanıcının tarayıcısını tanımlayan web sayfasının programında yer alan komuttur.

Çerçeveleme ile bir veya daha fazla farklı adresleri içeren unsurların bir web sayfasında görünmesine olanak sağlanır. Çerçeveleme, genellikle tanıtım amacı ile web sayfalarında kullanıcıların ilgisini çekmek için kullanılan bir reklam metodudur.

İnternet sitesinde yer alan bir link, değişik açılardan haksız rekabete yol açabilir. Örneğin; bağlantının yaratacağı hoş olmayan kullanımlar, ilgili marka için kötü imaj oluşturabilir. Bu durum, dürüst olmayan, haksız ve hukuka aykırı bir davranış oluşturacağı için hoş olmayan kullanımlar sonucu markası zarar gören taraf, TTK’nın 55/1- a,1 alt bendine dayanarak haksız rekabete ilişkin hukuki yollara başvurabilecektir.

Bir işletme, kendi internet sitesinde, doğrudan rakibi olan bir diğer işletmenin fiyatlarından söz ederek kendi mal ve hizmetleriyle karşılaştırsa, TTK’nın 55/1-a,5 bendine göre “kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde; başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmek” suretiyle haksız rekabetin oluşmasına sebebiyet verecektir9. Çerçeveleme yoluyla haksız rekabete güzel bir örnek ABD’deki Washington Post v. Total News davasıdır. Bu davada Washington Post başta olmak üzere çok sayıdaki haber organizasyonu, çerçeveleme ve hyperlink yöntemiyle haberlerini görüntüleyen içeriklere yer veren ve bu içeriklerin çerçevesinde de kendi reklamını yapan Total News haber sitesine, web sitesinde gösterilen reklamların ve içeriğin kaynağı konusunda tüketicileri aldatma, karışıklık ve yanılgıya neden olma olasılığının bulunduğu iddiasıyla dava açmış ve kazanmışlardır.

3.5. Yönlendirici Kod (Metatag) Yoluyla Haksız Rekabet

Yönlendirici kod, bir web sayfasının bazı yönlerini tanımlayan, HTML içinde yer alan bir kodlama deyimidir. Bir metin etiketi içinde sunulan bilgiyi ifade eden yönlendirici kodlar, internet kullanıcısının, internet sayfasında yer alan bilgiyi bulabileceği sayfaların indeksini oluşturan arama motorları tarafından kullanılır10.

Yönlendirici kodlar, genel olarak üçüncü kişinin internet sitesiyle karışıklığa yol açıyorsa ya da bir başka işletmenin tanınmışlığından faydalanıyorsa, haksız rekabete yol açan bu yönlendirici kodlara karşı haksız rekabete ilişkin hükümler uygulanabilecektir. Ayrıca, marka veya isim arama motorlarında sorgulandığı zaman, bu marka veya isim yönlendirici kod olarak kullanılıyorsa ya da bir internet sitesinin olası müşterilerini rakibin sitesinden uzaklaştırıp, yönlendirici kodu kullanan siteye yönlendiriliyorsa, bu eylemler de haksız rekabetin oluşumuna sebebiyet verebilecektir11. Bu durumda, ilgili üçüncü kişiler haksız rekabet iddiası ile dava açabilecek ve yönlendirici kod sebebiyle uğramış oldukları zararı da talep edebilecektir. Örneğin; yönlendirici kod sebebiyle daha az sayıda erişim sağlanan internet sitesinin sahibi, yönlendirici kod kullanan internet sitesinin sahibinden bu zararının tazminini isteyebilecektir12.

3.6. Adwords Reklamlar Yoluyla Haksız Rekabet

Adwords reklam sistemi, arama sonucu çıkan web sayfasında, reklam veren tarafından belirlenen anahtar kelime ve kelime gruplarının, arama motorunda aranması ile aynı reklam veren tarafından belirlenen tanıtıcı ibarelerin ve internet sitesine bağlı linkin bulunduğu reklamın, arama motorları tarafından reklam için ayrılan bölümünde gösterilmesi suretiyle gerçekleşen bir reklam metodudur13.

 Adwords reklamlar ile başkasının tescilli olmayan markası, işaretleri ve ticaret unvanı kullanılarak başkasının tanınmışlığından yararlanma ve ya gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunma söz konusu ise, bu reklamlar dürüstlük kurallarına aykırılık oluşturabilecektir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi bir kararında; “Google arama motorunda Google adwords isimli sistemdeki davalının www.i...com olan adı tıklandığında ve p... sözcüğü arandığında davalının reklam sitesine ulaşıldığı, p... ibaresinin davacı adına tescilli marka ibaresi olduğu ve bilgisayar kullanıcıları olan tüketicilerin davacı ve davalının aynı alanda iştigal etmeleri sebebiyle davacının markası ile davalının sitesine ve reklamlarına ulaşması sebebiyle karışıklığın ve dolayısıyla iltibasın olacağı, bu halde de davacı markasının davalı tarafça haksız olarak kullanılmak suretiyle markaya tecavüzde bulunduğu” sonucuna varmıştır14. Belirtmek gerekir ki, bu tür haksız rekabet eylemlerinde reklamların kullanıcıda oluşturduğu izlenime bakılmalıdır. Kullanıcı, arama sonucu önüne çıkan sayfada hangi linkin hangi firmaya ait olduğunu anlayabiliyorsa, TTK’nın 55/1-a,2 alt bendine dayanarak adwords reklamlarda gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamaların bulunduğu veya TTK’nın 55/1-a,5. maddesine dayanarak başkasının tescilli olmayan markası, işaretleri ve ticaret unvanı kullanılarak başkasının tanınmışlığından yararlanma söz konusu olduğu yönünde olası bir iddia yerinde sayılmayacaktır.15

4. İNTERNETTE GERÇEKLEŞEN HAKSIZ REKABETTEN SORUMLULUK

Haksız rekabet nedeniyle sorumluluk TTK’nın 56 ve devamı maddelerinde düzenlenmekte, 58. madde özel olarak haksız rekabetin basın, yayın, iletişim ve bilişim kuruluşları aracılığıyla işlenmesi hallerini ele almaktadır. Söz konusu maddenin düzenlemesinde internet ortamının sürekli değişen ve gelişen yapısıyla uyumlu olarak haksız rekabetin ve dolayısıyla sorumluluğun söz konusu olabileceği ortamlar sınırlı tutulmamış, esnek ifadelere yer verilmiştir.

 6792 sayılı eski Türk Ticaret Kanunu’nda yalnızca haksız rekabetin basın yoluyla işlenmesi düzenlenmekteydi. 6102 sayılı TTK’da haksız rekabetin meydana gelmesi halinde kimlere karşı dava açılabileceği, haksız rekabetin işlenebileceği mecralar dikkate alınarak yeniden hükme bağlanmıştır. Kanun koyucu, madde metninde bulunan “her türlü basın, yayın, iletişim ve bilişim işletmeleriyle, ileride gerçekleşecek teknik gelişmeler sonucunda faaliyete geçecek kuruluşlar aracılığıyla işlenmişse” ifadesiyle de her türlü yeni teknolojik gelişmeyi kapsayacak şekilde haksız rekabetin işlenebileceği mecraları genişletmiştir.

 Bu sorumluluk hali kapsamında davaların kimlere karşı açılabileceğine yer veren TTK’nın 58. maddesi Basın Kanunu’nda yer alan kademeli sorumluluk sistemine benzeyen hiyerarşik bir sistem getirmiştir16. Bu sisteme göre, önceki kademede bir sorumlu bulunabiliyorsa, daha sonraki kademeye geçilemeyecektir. Kademe sıralaması içerisinde sırayla sorumluya ulaşılamaması halinde ise en son kademeye kadar gidilebilecektir.

Birinci kademede içerik ve ilan sahibi bulunmaktadır. İçerik sağlayıcı, internet ortamında kullanıcılara sunulan her türlü veriyi üreten, değiştiren ve sağlayan gerçek veya tüzel kişiler olabilir17. Örneğin, sosyal paylaşım sitelerinde paylaşım yapan gerçek veya tüzel kişiler içerik sahibidir. Haksız rekabetin varlığı halinde, haksız rekabete maruz kalan taraf, TTK’nın 58. maddesi kapsamında ilk önce içerik ve ilan sahibi aleyhine hukuki yollara başvurmalıdır.

İkinci kademede iletiyi bilişim aracına koyan veya koyduran kişi ve ilan servisi şefi bulunmaktadır. İkinci kademede bulunan kişilere dava açılabilecek haller aşağıda sayılmıştır;

 • Birinci kademedeki içerik veya ilan sahibinin haberi olmaksızın ya da onayına aykırı olarak ileti veya ilanın yayımlanması,

• Birinci kademedeki kişilerin kim olduğunun bildirilmesinden kaçınılması,

• İçerik veya ilan sahibinin meydana çıkarılmasının mümkün olmaması veya bu kişilere karşı Türk mahkemelerinde dava açılmasının mümkün olmaması.

Üçüncü kademede ise işletme veya kuruluş sahipleri yer almaktadır. Bu kişiler aleyhine ancak ikinci kademede bulunan kişilere ulaşılamaması yahut dava açılamaması halinde hukuki yollara başvurulabilecektir.

 Maddede belirlenen sorumluluk hallerinde yer alan ikinci kademe ve üçüncü kademe için kusursuz sorumluluk hali benimsenmiştir18. Ayrıca bu hüküm bağlamında haksız rekabetin işlenmesinde kusuru olan kişiye karşı herhangi bir sıra gözetilmeksizin dava açılabilecektir.

Hizmet sağlayıcılar açısından, haksız rekabet fiilinin iletimini başlatmamış, iletimin alıcısını veya fiili oluşturan içeriği seçmemiş veya fiili gerçekleştirecek şekilde değiştirmemişse, hizmet sağlayıcılarının ilke olarak sorumlu olmayacakları ve onlara karşı dava açılamayacağı TTK’da belirtilmiştir. Fakat “hizmet sağlayıcının” tanımının yapılmamış olması belirsizliklere sebep olmaktadır. İlgili hükmün gerekçesinden “hizmet sağlayıcı” ifadesinin, salt erişim hizmetini içerdiği19 ve “internet ortamına erişim olanağı sağlayan her türlü gerçek veya tüzel kişiyi” kapsadığı anlaşılmaktadır. TTK’nın 58. maddesinin getirdiği yenilik ile hizmet sağlayıcıların istisnai olarak sorumlu olacağı hükme bağlanarak hizmet sağlayıcılara belirli bir bağışıklık sistemi tanınmıştır20.

Bu madde ile hizmet sağlayıcılar aleyhine ayrıca verilecek tedbir kararının içeriği ve kapsamı konusunda mahkemeye geniş bir yetki tanımıştır. Mahkeme tarafından haksız rekabet eyleminin olumsuz sonuçlarının kapsamlı veya vereceği zararın büyük olacağı durumlarda, ilgili hizmet sağlayıcısını da dinleyerek, haksız rekabet fiilinin sona erdirilmesine veya önlenmesine ilişkin tedbir kararı verilebilecektir. Etkinin kapsamlı olmasının veya sonucun ağır olmasının ön koşul olarak kabul edilmesi yerinde bir yaklaşım olarak görülmüştür21. Nitekim mahkemeye verilen geniş yetkinin bu ön koşullara uyulmadan kullanılması halinde, kişilerin rekabet etme hakkına ve internet özgürlüğüne zarar verecek sonuçlar doğacağını tahmin etmek güç değildir.

5. SONUÇ

 Günümüzde sanal ortamlar, işletmeler için yeni bir pazar alanı oluşturmuştur. Gerek reklam ve tanıtım amaçlı gerekse elektronik ticaret amaçlı olarak oluşturulan internet siteleri aracılığı ile müşterilere ulaşmak son derece kolay hale gelmiştir. Son yıllarda sosyal medya siteleri aracılığıyla da ticari faaliyetlerin sürdürüldüğü görülmektedir. Ayrıca, internet üzerinde e-posta yoluyla veya sosyal ağlarla yayılan “viral reklamlar” son birkaç yıldır büyük şirketlerce tercih edilen yeni nesil bir reklam metodudur. Tüm bu reklam, tanıtım ve e-ticaret metotları dikkate alındığında, önümüzdeki yıllarda teknolojik gelişmelerle birlikte, ticari işletmelerin kullandığı bu reklam, tanıtım ve e-ticaret yöntemlerinin daha da gelişeceğini ve değişeceğini öngörmek mümkündür.

TTK’nın haksız rekabeti düzenleyen hükümleri dikkate alındığında, yapılan değişikliklerin değişen ve gelişen teknolojiyi dikkate aldığı söylenebilir. TTK’nın 55. maddesinde yer alan, örnek olarak sayılan haksız rekabet halleri arttırılmış ve karşılaştırmalı reklamlar ile ilgili olarak daha açık düzenlemelere yer verilmiştir. Ayrıca hukuki sorumluluk bağlamında getirilen yenilikler ile işletme sahiplerinin, tüketicilerin ve kamu menfaatlerinin gözetildiği açıktır. Haksız rekabetten doğan davaları açabilecek kişilerin genişletilmesi ve TTK’nın 58. maddesinde basın, yayın, iletişim ve bilişim kuruluşlarının sorumluluğunun kapsamının genişletilmesi ve ileride gerçekleşecek teknik gelişmeler sonucunda faaliyete geçecek kuruluşların da dahil edilmesi son derece önemli ve yerinde yeniliklerdir. Ancak, internet ortamında haksız rekabet oluşturan eylemlere dair somut düzenlemelerin henüz getirilmemiş olması ve bu eylemlerin TTK’nın 54. maddesi ve 55. maddesinde sayılan haksız rekabet halleri kapsamında değerlendirmek durumunda kalınması önemli bir eksikliktir. Nitekim yazılı olmayan internet etiği kurallarının da yeterli olmadığı açıktır. İnternet kullanımının milli sınırlar içerisinde kalmadığı da dikkate alınarak gerek ulusal gerekse uluslararası alanda daha somut yasal düzenlemelere kavuşulması, yargı kararları ve mevzuat açısından önemli bir açığı kapatacaktır.

KAYNAKÇA

Baştürk, İhsan. “Türk Ticaret Kanununda Bilişim Yoluyla Haksız Rekabetin Hukuki - Cezai Sonuçları.” Türkiye Adalet Akademisi Dergisi 6, 2011.

Bozkurt Yüksel, Armağan Ebru. “Elektronik Ortamda Haksız Rekabet.” Türkiye Adalet Akademisi Dergisi 18, 2014.

Erdil, Engin. Haksız Rekabet Hukuku, İstanbul: Vedat Yayıncılık, 2012. 

Güneş, İlhami, Uygulamada Fikri Mülkiyet Hakları Ve Haksız Rekabet Davaları, Ankara: Seçkin Yayıncılık, 2013. 

Hatipoğlu, Esra. Tescilli Markaya İnternet Yoluyla Tecavüz-556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Yer Alan Durumlar ve Adwords Uygulamaları, İstanbul: Bilge Yayınevi, 2014.

Karayalçın, Yaşar. Ticaret Hukuku. Ankara, 1968 Kendigelen, Abuzer. Yeni Türk Ticaret Kanunu Değişiklikler, Yenilikler ve İlk Tespitler, İstanbul: XII Levh 2011.

Oğuz, Sefer. İnternet Alan Adı (Domain Name) Haklarının Korunması, Ankara: Seçkin Yayıncılık, 2014. 

Okan, Neval. Ağ Reklamları ve Haksız Rekabet, Ankara: Seçkin Yayıncılık, 2011 Özdilek, Ali Osman. Web Sitelerinde Çerçeveleme (Framing) Teknolojisi ve Getirdiği Yasal Problemlere Kısa Bir Bakış, Montreal 2002, Erişim 18.03.2015. http:// teknolojihukuku.blogspot.com.tr/2007/01/ web-sitelerinde-ereveleme-framing.html Soydemir, Güzide. İnternette Haksız Rekabetin Önlenmesi, Ankara: Seçkin Yayıncılık, 2015. 

Soysal, Tamer. İnternet Alan Adları Hukuku, Ankara: Adalet Yayınevi, Eylül 2014 Tarman, Zeynep Derya. Haksız Rekabetten Ve Aldatıcı Reklamlardan Doğan Uyuşmazlıklarda Uygulanacak Hukuk, İstanbul: Beta Yayınevi, 2011. 

Ülgen, Hüseyin- Helvacı, Mehmet - Kendigelen, Abuzer- Kaya, Arslan- Ertan, Füsun Nomer. Ticari İşletme Hukuku. İstanbul: Vedat, 2015.

DİPNOT

1 Yaşar Karayalçın, Ticaret Hukuku. (Ankara, 1968), 441.

2 Tamer Soysal, İnternet Alan Adları Hukuku, (Ankara: Adalet Yayınevi, 2014), 132.

3 Hüseyin Ülgen, Mehmet Helvacı, Abuzer Kendigelen, Arslan Kaya, Füsun Nomer Ertan, Ticari İşletme Hukuku, (İstanbul: Vedat, 2015), 525.

4 Neval Okan, Ağ Reklamları ve Haksız Rekabet, (Ankara: Seçkin Yayıncılık, 2011), 26.

5 Abuzer Kendigelen, Yeni Türk Ticaret Kanunu Değişiklikler, Yenilikler ve İlk Tespitler, (İstanbul: XII Levha, 2011), 82.

6 Neval Okan, Ağ Reklamları ve Haksız Rekabet, 92.

7 Okan, Ağ Reklamları ve Haksız Rekabet, 98.

8 YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2004/4412 K. 2005/769 T. 7.2.2005.

9 Ali Osman Özdilek,, Web Sitelerinde Çerçeveleme (Framing) Teknolojisi ve Getirdiği Yasal Problemlere Kısa Bir Bakış, Montreal 2002, http://teknolojihukuku. blogspot.com.tr/2007/01/web-sitelerindeereveleme-framing.html (Erişim: 18.03.2015).

10 Okan, Ağ Reklamları ve Haksız Rekabet, 137.

11 Okan, Ağ Reklamları ve Haksız Rekabet, 139.

12 Okan, Ağ Reklamları ve Haksız Rekabet, 140.

13 Engin Erdil, Haksız Rekabet Hukuku, (İstanbul: Vedat Yayıncılık, 2012), 307.

14 YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2012/12304 K. 2013/14141 T. 3.7.2013.

15 Erdil, Haksız Rekabet Hukuku, 309.

16 İhsan Baştürk, “Türk Ticaret Kanununda Bilişim Yoluyla Haksız Rekabetin Hukuki –Cezai Sonuçları.” Türkiye Adalet Akademisi Dergisi 6 (2011), 292.

17 Armağan Ebru Bozkurt Yüksel,“Elektronik Ortamda Haksız Rekabet,” Türkiye Adalet Akademisi Dergisi 18 (2014), 89.

18 Tamer Soysal, İnternet Alan Adları Hukuku, (Ankara: Adalet Yayınevi, 2014), 1047. 

19 Bozkurt Yüksel, “Elektronik Ortamda Haksız Rekabet”, 92.

20 Soysal, İnternet Alan Adları Hukuku, 1050.

21 Baştürk, “Türk Ticaret Kanununda Bilişim Yoluyla…”, 308.

  • Özet yapım aşamasında
Keywords
Haksız rekabet, internet reklamları, bilişim ağları, ağ reklamları
Capabilities
Competition
IT & Telecommunication
More Insights

Articletter / GSI Brief

GSI Brief & Legal Brief

GSI Brief 204

Gsi Brief 204

Brief
Read more
GSI Brief 205

Gsi Brief 205

Brief
Read more
GSI Brief 206

Gsi Brief 206

Brief
Read more
GSI Brief 189

Gsi Brief 189

Brief
Read more

Articletter - Summer Issue

6563 Sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a İlişkin Değerlendirme

6563 Sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a İlişkin Değerlendirme

2015
Read more
Finansal Hizmetlere İlişkin Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği Çerçevesinde Elektronik Ortamda Sermaye Piyasası İşlemleri

Finansal Hizmetlere İlişkin Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği Çerçevesinde Elektronik Ortamda Sermaye Piyasası İşlemleri

2015
Read more
Sermaye Şirketlerinde Elektronik Genel Kurul

Sermaye Şirketlerinde Elektronik Genel Kurul

2015
Read more
Alan Adı Uyuşmazlıklarının WIPO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi Huzurunda Çözümü

Alan Adı Uyuşmazlıklarının Wipo Tahkim Ve Arabuluculuk Merkezi Huzurunda Çözümü

2015
Read more
İnternet Ortamında Haksız Rekabet