Animated LogoGöksu Safi Işık Attorney Partnership Logo First
Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo 2Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo

Insights
GSI Articletter
GSI Brief

Finansal Hizmetlere İlişkin Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği Çerçevesinde Elektronik Ortamda Sermaye Piyasası İşlemleri

2015 - Summer Issue

Download As PDF
Share
Print
Copy Link

Finansal Hizmetlere İlişkin Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği Çerçevesinde Elektronik Ortamda Sermaye Piyasası İşlemleri

Capital Markets
2015
GSI Teampublication
00:00
-00:00

ÖZET

Sermaye piyasası faaliyetleri günümüz teknolojilerinin etkisiyle oldukça gelişmiş ve modern ekonominin temel unsurlarından biri haline gelmiştir. Sermaye piyasası faaliyetleri finansal hizmet sektöründe bankacılık ve sigortacılık faaliyetleri ile beraber en çok rağbet gören faaliyetler arasında yer almaktadır. Bununla birlikte sermaye piyasası işlemleri mesafeli sözleşmelere de konu olmaktadır. Bir veya birden fazla sayıdaki iletişim aracının kullanılmasıyla kurulan sermaye piyasası hizmetlerine ilişkin bu mesafeli sözleşmeler, bilişim teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte özellikle internet ortamın da yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bu sayede bu sektöre yönelim artmış ve finansal hizmetlerden yararlanmak isteyen yatırımcılar ve şirketler için söz konusu işlemleri gerçekleştirmek oldukça kolaylaşmıştır. Bu gelişmelerin doğurduğu hukuki sorunlara çözüm bulmak adına kanun koyucu bir takım özel düzenlemeler getirmiştir.

1. GİRİŞ

Sermaye piyasası faaliyetleri incelendiğinde, hisse senedi alım satım işlemlerinin ön plana çıktığı görülmektedir. Borsalarda gerçekleştirilen hisse senedi alım satım işlemleri fiziki olarak yapılamamakta, bunun için bir aracı kurum ya da bankalar nezdinde açılan bir yatırım hesabı gerekmektedir. Yatırımcıların, alım satım emrini birçok farklı yöntemle verme imkânı olmasına rağmen günümüzde, kolay ve çabuk olması nedeniyle en çok internet ortamı tercih edilmektedir. Bunun yanı sıra vadeli işlem sözleşmesi olarak bilinen, taraflarına standartlaştırılmış miktar ve kalitedeki bir malı, kıymeti veya finansal göstergeyi, belirlenen ileri bir tarihte bugünden üzerinde anlaşılan fiyattan alma veya satma yükümlülüğü getiren sözleşmeler ve bu sözleşmelere bağlı işlemler de elektronik ortamda yapılmaktadır. Bu tür ve daha birçok sermaye piyasası işleminin elektronik ortamda yapılmaya başlanmasıyla önem kazanan elektronik ortama ilişkin hukuki güvenliğin sağlanması amacıyla yeni düzenlemeler yapılmaya başlanmıştır1. Bu bağlamda elektronik ortamda yapılan sermaye piyasası işlemleri bazı şartların varlığı halinde 31.01.2015 tarihli ve 29253 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Finansal Hizmetlere İlişkin Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği’ne (“Yönetmelik”) tabidir. Yönetmelik söz konusu işlemlerin tarafları için ileride bahsedeceğimiz birtakım yeni hakları ve yükümlülükleri de beraberinde getirmektedir.

2. SERMAYE PİYASASI İŞLEMLERİNE İLİŞKİN MESAFELİ SÖZLEŞMELER VE İLGİLİ MEVZUAT

2.1. Genel Olarak

Mesafeli sözleşme; kira, satış veya eser gibi bir sözleşme türü olmayıp, sözleşmenin kuruluş tarzını ifade eden bir kavramdır. Böylece her türlü sözleşme genel esaslara uygun olmak şartıyla mesafeli sözleşme özelliğini haiz olabilir. Bu bağlamda mesafeli sözleşmelerin kurulması ve yorumlanması açısından Türk Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri uygulanacaktır. Belirtmek gerekir ki ilgili sözleşmenin sermaye piyasası işlemlerine ilişkin mesafeli bir sözleşme olması borçlar hukukunun genel kavramları bakımından bir farklılık taşımamaktadır2. Türk Ticaret Kanunu’nun (“TTK”) özellikle sermaye piyasasını ilgilendiren genel nitelikteki hükümleri de sermaye piyasası işlemlerine ilişkin mesafeli sözleşmelere uygun düştüğü ölçüde uygulanacağı açıktır.

Elektronik ortamda gerçekleştirilen sermaye piyasası işlemlerine ilişkin mesafeli sözleşmelere uygulanacak özel mevzuat ise; Sermaye Piyasası Kanunu, Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve Finansal Hizmetlere İlişkin Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği’dir. Bunlardan ilk ikisi bu bölümde, makalemizin esas konusunu oluşturan Finansal Hizmetlere İlişkin Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği ise bir sonraki bölümde ayrıntılı bir şekilde incelenecektir.

2.2. Sermaye Piyasası Kanunu

Sermaye piyasası işlemlerine ilişkin mesafeli sözleşmelere uygulanacak temel düzenleme, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunudur (“6362 sayılı Kanun”). Sermaye piyasası işlemlerinin yapılabilmesi için 6362 sayılı Kanun gereğince; kuruluş, sermaye ve personele ilişkin birtakım şartların sağlanmasıyla beraber Sermaye Piyasası Kurulu’ndan (“Kurul”) da izin alınması gerekmektedir. 6362 sayılı Kanun’un 99. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan hükümde, internet üzerinden gerçekleştirilen sermaye piyasası işlemleri üzerinde durulmuş olup yine aynı madde uyarınca bu işlemlerin gerçekleştirilmesi için Kurul izni şart koşulmuştur. Ancak zaman zaman Kurul izni alınmadan internet üzerinden söz konusu faaliyetler gerçekleştirilmekte ve ilgili hüküm ihlal edilebilmektedir. Bu nedenle Kurul birtakım ihlallerin önüne geçebilmek adına 6362 sayılı Kanun uyarınca izinsiz işlem yapıldığını tespit ettiği noktada söz konusu kuruluş ya da kişiye bazı yaptırımlar uygulama yetkisine sahiptir.3 Söz konusu hükme göre Kurul, içerik ve yer sağlayıcıların yurt içinde olması halinde mahkemeler aracılığıyla, yurt dışında olması halinde ise Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu aracılığıyla erişimi engelleyebilmektedir.

2.3. Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun

Mesafeli sözleşmeleri yakından ilgilendiren ve bu bağlamda sermaye piyasası işlemlerinin konu olabileceği bir diğer düzenleme ise 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’dur (“6563 sayılı Kanun”). 6563 sayılı Kanun’da elektronik ticaret kapsamında, sözleşmelerde yer alan taraflar hizmet sağlayıcılar, alıcılar ve aracı hizmet sağlayıcılar olarak belirtilmiştir. Her ne kadar sermaye piyasası işlemlerini asıl olarak Yönetmelik çerçevesinde değerlendirecek olsak da, belirtmek gerekir ki, Yönetmeliğin dayanağı 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’dur (“6502 sayılı Kanun” veya “Kanun”) ve Yönetmelik ve Kanun sadece taraflardan birinin tüketici olması halinde uygulama alanı bulmaktadır. Ancak 6563 sayılı Kanun, taraflarından biri tüketici olsun ya da olmasın elektronik ticaret faaliyetlerine ilişkin olarak kurulan sözleşmelere uygulanabilecektir. Bu bağlamda söz konusu sermaye piyasası işlemlerinde taraflardan birinin tüketici olup olmadığına bakılmaksızın uygulanabilecek genel düzenlemelerden biri de 6563 sayılı Kanun’dur.

2. FİNANSAL HİZMETLERE İLİŞKİN MESAFELİ SÖZLEŞMELER YÖNETMELİĞİ

 Mülga 4822 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile mesafeli sözleşme kavramı Türk hukukunda yerini almıştır. Daha sonra 6502 sayılı Kanun’da da yer alan mesafeli sözleşme kavramı, yukarıda da değinildiği gibi bir sözleşme türünü değil sözleşmenin kuruluş tarzını ortaya koyan bir kavramdır. Belirtildiği üzere 6502 sayılı Kanun taraflardan birinin tüketici olması durumunda uygulanacaktır. Bu nedenle sermaye piyasası işlemlerinde taraflardan biri her durumda tüketici olmayabileceğinden 6502 sayılı Kanun, tüm sermaye piyasası işlemlerine uygulanamayabilecektir.

Kanun kapsamında bir sözleşmenin mesafeli sözleşme niteliğini haiz olabilmesi için uzaktan iletişim araçlarının (telefon, internet vb.) kullanılmasının yanı sıra bu hizmet sağlama işleminin sürekli olması gerekmektedir. Bu doğrultuda tesadüfi ya da geçici olarak uzaktan iletişim araçlarının kullanılması, diğer bir ifadeyle elektronik ortam kullanılması söz konusu sözleşmeye mesafeli sözleşme olma niteliğini kazandırmaz4 . Makalemizin esas konusunu oluşturan Finansal Hizmetlere İlişkin Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği 6502 sayılı Kanun’un 49 ve 84. maddelerine dayanılarak hazırlanmış ve 31.01.2015 tarihinde yayımlanmıştır. Nitekim Kanun’un 49. maddesinin yedinci fıkrasında; finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmelerin, uzaktan iletişim araçlarının kullanılmasının, tüketici ile sağlayıcının hak ve yükümlülüklerinin yönetmelikle belirleneceği ifade edilmiştir. Bu doğrultuda çıkarılmış olan söz konusu Yönetmelik, yayım tarihinden üç ay sonra 31.04.2015’te yürürlüğe girmiştir. Bununla birlikte 27.11.2014 tarihinde yayımlanan Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği finansal hizmetler ile ilgili sözleşmelere uygulanamadığı için yeni çıkarılan Finansal Hizmetlere İlişkin Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği ekonomik hayata ilişkin önemli bir eksikliği gidermiş ve yerinde bir düzenleme olmuştur. Yönetmelikte finansal hizmetler; her türlü banka hizmeti, kredi, sigorta, bireysel emeklilik, yatırım ve ödeme ile ilgili hizmetler olarak tanımlanmıştır. Yönetmelik, bu çerçevede hizmet sunan kişileri sağlayıcı, sunulan hizmetten yararlanan kişileri ise tüketici olarak tanımlamıştır. Bu doğrultuda sayılan hizmet türlerinden yatırım hizmeti kapsamında değerlendirilecek olan sermaye piyasası işlemlerine, işlemin taraflarından birinin tüketici sıfatına sahip olduğu durumlarda Yönetmelik uygulanabilecektir. Sermaye piyasası işlemlerine ilişkin mesafeli sözleşmelerin taraflarının, Yönetmelik kapsamında sağlayıcılar ve tüketiciler olduğunu belirtmiştik. Bu doğrultuda söz konusu tarafların Yönetmelikte nasıl tanımlandığı Yönetmeliğin uygulama alanının tespiti açısından önem arz etmektedir. Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde sağlayıcılar şu şekilde tanımlanmıştır: “Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler”. Yönetmeliğin uygulama alanı bulduğu durumlarda sermaye piyasası işlemlerine ilişkin mesafeli sözleşmelerin diğer tarafını ise tüketiciler oluşturacaktır. Tüketiciler, Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler” olarak tanımlanmıştır.

Ancak dikkat edilmelidir ki doktrinde kabul gören bir görüşe göre, tüzel kişi tacirlerin adi sahaları bulunmadığından, bunların yaptıkları tüm işler ticari iş olarak nitelendirilir. Zira TTK’nın konu ile ilgili 19. maddesinde de tüzel kişi tacirlerin adi sahaları kanun koyucu tarafından gösterilmemiştir. Bu nedenle tacir olan tüzel kişilerin herhangi bir hukuki ilişkilerinde tüketici sayılmaları mümkün değildir. Böylece sermaye piyasası işlemlerine ilişkin mesafeli sözleşme kurmak isteyen taraflar tüzel kişi tacir ise, tüketici sıfatını haiz olamayacaklar ve söz konusu Yönetmelik bahse konu ilişkilere uygulanmayacaktır. Bununla beraber tacir olmayan tüzel kişiler (dernek, vakıf vb.) ve gerçek kişilerin, tüketici sıfatına sahip olarak yapacakları sermaye piyasası işlemlerine ilişkin mesafeli sözleşmelerde Yönetmeliğin uygulama alanı bulacağı açıktır.,

3.1. Sağlayıcıların Yönetmelikte Düzenlenen Yükümlülükleri

3.1.1. Ön Bilgilendirme Yapılması

Yönetmeliğin 5. maddesi uyarınca sağlayıcılar, finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmeyi kurma iradelerini açıklamadan önce tüketicilere bazı bilgilerini kullanılan uzaktan iletişim aracına uygun olarak açıklamak zorundadırlar. Bu kapsamda sağlayıcılar, sermaye piyasası işlemlerine ilişkin mesafeli sözleşmelerde, tüketici olarak hareket eden sözleşmenin karşı tarafına Yönetmelikte belirtilen bilgilerini açıklamakla yükümlü olacaktır. Böylece tüketiciler mesafeli sözleşmenin karşı tarafında yer alan sağlayıcılara ilişkin gerekli bilgileri edinmiş olacağından Yönetmeliğin bu düzenlemesi sözleşmenin kuruluş tarzı göz önüne alındığında büyük önem arz etmektedir. Bildirilmesi öngörülen bilgiler ise Yönetmeliğin 5. maddesinde şöyle sıralanmıştır: a. Sağlayıcının ve varsa temsilcisinin esas faaliyet konusu, MERSİS numarası, açık adresi, elektronik posta adresi, telefon numarası ve varsa diğer iletişim bilgileri, b. Finansal hizmetin tüketiciye sağlanmasında sağlayıcı ile tüketici arasında bir aracı varsa bu aracının adı, unvanı, açık adresi ve hangi nitelikle işlem yapabilme yetkisine sahip olduğuna ilişkin bilgiler, c. Finansal hizmetin temel niteliklerine ilişkin bilgiler, d. Finansal hizmetin tüm vergiler dâhil toplam fiyatı, niteliği itibarıyla fiyatı önceden hesaplanamıyorsa fiyatın hesaplanma usulü, varsa ifaya ilişkin masraflar ile bunların önceden hesaplanamaması halinde ek masrafların ödenebileceğine ilişkin bilgiler, e. Doğası gereği ya da gerçekleştirilecek işlemlere bağlı olarak özel bazı riskler taşıyan veya fiyatları sağlayıcının kontrolü dışında finansal piyasadaki dalgalanmalara göre değişen veya geçmiş verileri gelecekte oluşacak değerler için bir gösterge oluşturmayan finansal araçların finansal hizmetlerde kullanılması halinde, bu araçlara ilişkin bilgiler, f. Varsa tüketici tarafından ödenmesi gereken diğer vergi ve ücretlere ilişkin bilgiler, g. Sunulan bilgilerin belirli bir süre geçerli olması halinde, bu süreye ilişkin bilgiler, h. Ödeme ve ifaya ilişkin bilgiler ile varsa bunlara ilişkin taahhütler, i. Uzaktan iletişim aracının kullanılmasına ilişkin bazı ek masrafların tüketici tarafından karşılanacak olması halinde, bu masraflara ilişkin bilgiler, j. Cayma hakkının kullanılma şartları, süresi, usulü, varsa tüketicinin Yönetmeliği 11. maddesine göre ödemekle yükümlü olacağı meblağın hesaplanma yöntemine ilişkin bilgiler, k. Cayma bildiriminin yapılacağı açık adres, elektronik posta adresi, telefon numarası ve varsa diğer iletişim bilgileri, l. Yönetmeliğin 13. maddesi uyarınca cayma hakkının kullanılamadığı durumlarda; tüketicinin cayma hakkından faydalanamayacağına ya da hangi koşullarda cayma hakkını kaybedeceğine ilişkin bilgiler, m. Sürekli veya düzenli aralıklarla tekrarlanan bir finansal hizmet ediminin söz konusu olması halinde, sözleşmenin asgari süresine ilişkin bilgiler, n. Tarafların, haklı sebeplerin varlığı halinde, sözleşmeyi tek taraflı feshedebileceklerine ilişkin sözleşme şartları ve bu durumda varsa ödenmesi gereken cezai şartlar hakkında bilgiler.

Söz konusu Yönetmeliğin 6. maddesinde ise kanun koyucu, madde metninde belirtilen bilgilerin tüketicilere hangi yöntem ile bildirileceğini belirlemiştir. Buna göre kullanılan uzaktan iletişim aracına uygun olarak söz konusu bilgiler en az on iki punto büyüklüğünde, açık, sade, anlaşılabilir ve okunabilir bir şekilde yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile tüketiciye bildirilmelidir. Bu noktada sesli iletişim araçları ve benzeri ortamlarda gerçekleştirilen işlemlere yönelik istisnaya dikkat edilmelidir; finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmeler, sesli iletişim araçlarıyla veya sınırlı alanda ya da zamanda sunulduğu bir ortam yoluyla kuruluyor ise yukarıda listelenen bildirilmesi gerekli bilgilerden (c), (d), ( j) ve (l) maddelerinde belirtilen bilgilerin açıklanması yeterlidir.

Sermaye piyasası işlemlerine ilişkin mesafeli sözleşmelerde sağlayıcı olarak bulunan taraflar, Yönetmeliğin ön bilgilendirme yükümlülüğüne ilişkin açıklanan hükümlerine uymak mecburiyetinde olup yapılacak ön bilgilendirmenin kullanılan uzaktan iletişim aracına uygun olarak ticari amaçla yapıldığının tüketici tarafından anlaşılabilir olmasına dikkat etmelidirler.

3.1.2. Finansal Hizmetlere İlişkin Mesafeli Sözleşmelerin Düzenlenmesi

Yönetmeliğin 7. maddesinde, kanun koyucu finansal hizmetlere ve böylece sermaye piyasası hizmetlerine ilişkin olarak yapılacak mesafeli sözleşmelerde, ön bilgilendirme yükümlülüğü kapsamında bildirilmesi gereken bilgilerin yanı sıra diğer bazı bilgilerin de belirtilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Bunlar; a. Tüketicinin adı, soyadı, açık adresi, varsa elektronik posta adresi, telefon numarası ve diğer iletişim bilgileri, b. Tüketicilerin şikâyet ve itirazları konusundaki başvurularını tüketici mahkemesine veya tüketici hakem heyetine yapabileceklerine dair bilgiler,

c. Varsa garanti fonu ya da diğer tazminat düzenlemelerine ilişkin bilgiler, d. Varsa tüketicilerin başvurabileceği diğer çözüm yollarına ilişkin bilgiler ve e. Varsa ödeme planına ilişkin bilgilerdir.

Önemle belirtmek gerekir ki sağlayıcılar belirtilen tüm bilgileri içeren bir sözleşme düzenlemek ve bu sözleşmenin bütün şartlarını kâğıt üzerinde veya kalıcı veri saklayıcısı ile tüketiciye iletmek zorundadırlar. Diğer bir deyişle sermaye piyasası hizmetlerine ilişkin olarak yapılacak mesafeli sözleşmelerde sağlayıcılar, belirtilen bu yükümlülüklere tâbi olup, bu işlemlere tüketici sıfatı ile katılan kişiler tarafından talep edildiği takdirde ve sözleşmenin devam ettiği süre içinde herhangi bir ücret talep etmeksizin sözleşmenin kâğıt üzerinde yazılı bir örneğini ilgili kişilere göndermek mecburiyetindedirler. Bu yükümlülüğün tüketicinin sözleşmeyi kuran iradesini yöneltmesinden önce yerine getirilmesi gerekmektedir. Ancak yazılı bilgilendirmeye elverişli olmayan bir uzaktan iletişim aracı kullanılarak sözleşme kuruluyor ise sözleşmenin kurulmasından hemen sonra gönderilmesi gerekecektir.

3.1.3. Cayma Hakkına İlişkin Yükümlülükler

Yönetmelik, cayma hakkını Kanun’a paralel bir şekilde ele almış olup ilgili hükümler uyarınca tüketiciler, sermaye piyasası hizmetlerine ilişkin mesafeli sözleşmelerden 14 (on dört) gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin cayma hakkına sahiptir. Yönetmelikte tüketicinin cayma hakkı konusunda bilgilendirildiğini ispat etmek, sağlayıcının yükümlülükleri arasında sayılmıştır. Tüketicinin belirtilen sürede gerekçe göstermeksizin cayabilmesi ve bu hakkına ilişkin bilgilendirildiğinin ispatının sağlayıcıya yüklenmiş olması hususları ele alındığında, söz konusu hükmün açık bir şekilde tüketici lehine düzenlediği anlaşılmaktadır.

Cayma hakkına ilişkin olarak sağlayıcının yükümlülüklerinden biri de Yönetmeliğin 9. maddesinin ikinci fıkrasında yer almaktadır. Buna göre internet üzerinden tüketiciye cayma hakkına ilişkin bir seçenek sunulması durumunda tüketici cayma talebinde bulunursa sağlayıcı bu talebin kendisine ulaştığına ilişkin teyit bilgisini tüketiciye derhal iletmelidir. Ayrıca, Yönetmeliğin 10. maddesi sağlayıcıyı, tüketici tarafından cayma hakkı kullanılması durumunda, hakkın kullanıldığı tarihten itibaren 30 (otuz) gün içinde Yönetmeliğin 11. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen masraf ve bedeller hariç diğer tüm ödemeleri, kullanılan ödeme araçlarına uygun olarak ve tek seferde tüketiciye iade etmekle yükümlü kılmıştır. Bununla birlikte sağlayıcı, cayma hakkının iletilmesi ile fiziki veya elektronik ortamda yapılacak tespit veya kayıtlar için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.

Yönetmeliğin 12. maddesi ise cayma hakkının kullanımının yan sözleşmelere etkisini düzenlenmiş olup madde hükmüne göre sermaye piyasası hizmetlerine ilişkin mesafeli sözleşmelerde sağlayıcı, tüketicinin cayma hakkını kullanması durumunda, bunun yan sözleşmenin tarafı olan üçüncü kişiye yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcı ile derhal bildirmekle yükümlü tutulmuştur.

3.2. Tüketicilerin Hak ve Yükümlülükleri

Tüketicinin, Yönetmelik çerçevesinde düzenlenen haklarından ilki finansal hizmete ilişkin mesafeli sözleşme ilişkisi süresince, herhangi bir ücret ödemeden sözleşmenin kâğıt üzerinde yazılı bir örneğini talep edebilmesidir. Buna ilaveten Yönetmelik, finansal hizmetin niteliğiyle bağdaşması hâlinde tüketicinin kullanılan uzaktan iletişim aracını değiştirme hakkına sahip olduğunu ifade etmiştir. Örneğin, tüketici, telefon görüşmeleri ile sağlanan bir finansal hizmetin, niteliği uygun düştüğü ölçüde elektronik posta yolu ile sağlanmasını talep edebilecektir. Tüketicinin Yönetmelik kapsamında düzenlenen bir diğer hakkı ise finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmelerden 14 (on dört) gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeden ve cezai şart ödemeden cayabilmesidir. Cayma hakkı olarak ifade edilen bu hak, Yönetmelik kapsamında aşağıda belirtilen esaslar çerçevesinde ele alınmıştır.

3.2.1. Cayma Hakkı ve Kullanımı

Belirtildiği gibi Yönetmelik çerçevesinde tüketiciler sözleşmeden 14 (on dört) gün içinde cayabileceklerdir. Yönetmeliği 8. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bu süre kural olarak sözleşmenin kurulduğu tarihte başlayacaktır. Bununla birlikte eğer söz konusu sözleşme kâğıt üzerinde veya kalıcı veri saklayıcısı vasıtasıyla tüketiciye verildiği tarih sözleşmenin kurulmasından daha sonra ise cayma hakkı süresi, tüketicinin sözleşmenin bütün şartlarını edindiği tarihten itibaren başlayacaktır.

Tüketici cayma hakkını kullandığına ilişkin bildirimini yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı vasıtasıyla sağlayıcıya iletebilir. Bu hususta kanun koyucu Yönetmeliğin eki olarak “örnek cayma formu” düzenlemiş olup tüketici istediği takdirde bu formu kullanabileceği gibi cayma kararını bildiren açık bir beyanda da bulunabilecektir. Yönetmeliğin 12. maddesinde belirtildiği üzere, tüketicinin cayma hakkını kullanması halinde, varsa yan sözleşme de herhangi bir tazminat veya cezai şart ödeme yükümlülüğü söz konusu olmaksızın sona erecektir.

3.2.2. Tüketicinin Yükümlülükleri

 Yönetmeliğin 11. maddesi uyarınca tüketici, cayma bildiriminden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde sözleşme ve yan sözleşme uyarınca ifa edilen hizmet bedelini, varsa bir kamu kurum veya kuruluşuna ya da üçüncü kişilere ödenmiş olan masraflar ile mevzuat gereği ödenmesi zorunlu olan bedelleri sağlayıcıya iade etmekle yükümlüdür. Aksi halde tüketicinin sözleşmeden caymadığı kabul edilecektir. Bununla birlikte aynı madde hükmüne göre ödenmesi gereken bedel, hizmetin ifa edilen payına düşen miktarını aşmayacak ve herhangi bir şekilde cezai şart olarak yorumlanmayacaktır. Dikkat edilmelidir ki kanun koyucu 11. maddenin ikinci fıkrasında sağlayıcının ön bilgilendirme yükümlülüğüne atıf yapmıştır. Buna göre cayma hakkının kullanılma şartları, süresi, usulü, varsa tüketicinin ödemekle yükümlü olacağı meblağın hesaplanma yöntemine ilişkin bilgileri ön bilgilendirme kapsamında tüketiciye verdiğini ispatlayamayan sağlayıcının, yukarıda belirtilen bedelleri talep edemeyeceği vurgulanmıştır. Yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda sermaye piyasası işlemlerine ilişkin mesafeli sözleşmelere tüketici sıfatı ile katılacak olan kişilerin cayma hakkı ve bu hakka ilişkin bahsedilen yükümlülükleri bulunmaktadır. Dikkat edilmelidir ki kanun koyucu cayma hakkının kullanımına sınırlamalar getirmiştir. Yönetmeliğin “Cayma hakkının istisnaları” başlıklı 13. maddesi bir takım sözleşmeleri listeleyerek, bu sözleşmelerde tüketicinin cayma hakkı kullanamayacağını belirtmiştir. Cayma hakkının kullanımına istisna getiren bu sözleşmeler;

a.     Bedeli finansal piyasadaki dalgalanmalara bağlı olarak sağlayıcının kontrolü dışında değişen ve bu değişimin cayma hakkı süresi içinde gerçekleşebildiği finansal hizmetlere ilişkin sözleşmeler; 1. Döviz işlemleri, 2. Para piyasası araçları, 3. Devredilebilir menkul kıymetler, 4. Yatırım ortaklığı payları, 5. Finansal varlıklara dayalı vadeli işlem sözleşmeleri ve eşdeğer nakdi uzlaşmaya dayalı finansal araçlar, 6. Vadeli faiz oranı anlaşmaları, 7. Faiz, döviz ve hisse senedi swapları, 8. Opsiyon işlemleri ve eşdeğer nakdi uzlaşmaya dayalı finansal araçlar. b. Diğer mevzuatta yer alan tüketici lehine olan hükümler saklı kalmak kaydıyla, geçerlilik süresi bir aydan az olan seyahat, bagaj sigortası poliçeleri veya benzeri kısa süreli sigorta poliçelerine ilişkin sözleşmeler, c. Tüketicinin cayma hakkını kullanmasından önce, onun açık onayı üzerine taraflarca tamamen ifa edilmiş olan sözleşmeler olarak sıralanmıştır.

3.3. Yönetmeliğin Diğer Önemli Hükümleri

Yönetmeliğin 14. maddesi uyarınca tüketicinin finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmeyi sona erdirmesi için bu talebini herhangi bir uzaktan iletişim aracıyla sağlayıcıya veya varsa aracıya iletmesi yeterli olacaktır. Ayrıca tüketiciler sözleşmeyi sona erdirmek için sözleşmenin kurulmasında kullandıkları yöntemden daha ağır koşullar içeren bir yöntem kullanmak zorunda bırakılamayacaktır. Finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmelerde, sağlayıcılar; cayma hakkı, bilgilendirme ve diğer hususlardaki yükümlülüklerini yerine getirdiklerine dair bilgi ve belgeleri 3 (üç) yıl boyunca saklamak mecburiyetin dedirler. Tüketicilerin Yönetmelik’te yer alan hükümler çerçevesinde bilgilendirildiğine ilişkin ispat yükü sağlayıcıya ait olduğundan sermaye piyasası işlemlerine ilişkin mesafeli sözleşmelere taraf olan sağlayıcıların, ileride doğacak ihtilafları asgari düzeye indirmek adına ve özen yükümlülüğü kapsamında, tüketici tarafından kabul edilmiş olan hizmete ilişkin mesafeli sözleşme dâhil tüm bilgi ve belgeleri öngörülen süre boyunca saklamaları yerinde olacaktır. Sağlayıcılara ilişkin olarak düzenlenen bir diğer hüküm ise Yönetmeliğin 16. maddesinde yer almaktadır. Bu maddeye göre sağlayıcı tarafından, kurulmuş olan sözleşmeye ilişkin olarak tüketicilerin sağlayıcı ile iletişime geçebilmesi amacıyla bir telefon hattı tahsis edilmiş ise, bu hat ile ilgili olarak sağlayıcı, olağan ücret tarifesinden daha yüksek bir tarife seçemeyecektir.

3. SONUÇ

Günümüz teknolojisinin gereği olarak başta internet ortamı olmak üzere çoğunlukla elektronik ortamda yapılmaya başlanan finansal işlemler, bir kısım yeni düzenlemeleri de beraberinde getirmiştir. Finansal işlemlerin önemli bir kısmını oluşturan sermaye piyasası faaliyetleri de elektronik ortama taşınmış olup, sermaye piyasası hizmeti sunanlar ve bu hizmetlerden faydalananlar internet, telefon vb. araçlardan yararlanarak işlemlerini hızlı ve pratik bir şekilde gerçekleştirmektedirler. Elektronik ortamda gerçekleştirilen sermaye piyasası işlemlerine, niteliklerine uygun düştüğü ölçüde genel nitelikteki kanunlar ve diğer düzenlemeler de uygulanmaktadır. Bu işlemlerin tabi olduğu ana düzenleme ise 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’dur. 6502 sayılı Kanun, mesafeli sözleşmelere ilişkin düzenlemeler ortaya koyduğundan elektronik ortamda gerçekleştirilen işlemlerin tüketiciler bakımından değerlendirilmesinde yol gösterici bir düzenlemedir. Finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmelerin de 6502 sayılı Kanun’un düzenleme alanında yer alması bankacılık, sigortacılık ve yatırım sektörlerinde tüketicilerin hak ve yükümlülüklerini belirlemede kolaylık sağlamaktadır. Yatırım hizmetlerinin önemli bir bölümünü oluşturan sermaye piyasası faaliyetleri de çoğunlukla mesafeli sözleşme şeklinde düzenlenmekte olup 6502 sayılı Kanun’da belirtilen şartların varlığı durumunda bu kanunun finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmeler için ortaya koyduğu düzenlemelere tabi olmaktadır.

Önemle vurgulamak gerekir ki 6502 sayılı Kanun’un ve bu kanun uyarınca kabul edilmiş Yönetmeliğin, sermaye piyasası faaliyetlerine ilişkin mesafeli sözleşmelere uygulanabilmesi için, bu sözleşmelerin taraflarından birinin tüketici sıfatına sahip olması gerekmektedir. Böylece taraflardan birinin tüketici sıfatını haiz olduğu sermaye piyasası faaliyetlerine ilişkin mesafeli sözleşmeler, mevzuatımıza yeni getirilen Finansal Hizmetlere İlişkin Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği’ne tabi olacak ve sözleşmenin tarafları olan sağlayıcılar ve tüketiciler yukarıda açıklanan hak ve yükümlülüklere sahip olacaktır.

KAYNAKÇA

Çetin, Nusret. Töremiş Hatice Ebru ve Cantimur, Zeynep. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun Sistematik Analizi. Ankara: Yetkin, 2014.

 Demir, Mehmet. Mesafeli Sözleşmelerin İnternet Üzerinden Kurulması. Ankara: Turhan, 2004.

Gündoğdu, Aysel. Türkiye’de Sermaye Piyasasının Değişen Yüzü. Ankara: Seçkin, 2015.

Kocayusufpaşaoğlu, Necip. Borçlar Hukukuna Giriş, Hukuki İşlem, Sözleşme. İstanbul: Filiz, 2008. Yıldırım, Abdulkerim. Mesafeli Sözleşmelerde Tüketicinin Korunması. İstanbul: XII Levha, 2009.

DİPNOT

1 Mehmet Demir, Mesafeli sözleşmelerin İnternet Üzerinden Kurulması, (Ankara: Turhan, 2004), 68.

2 Necip Kocayusufpaşaoğlu, Borçlar Hukukuna Giriş Hukuki İşlem Sözleşme, (İstanbul: Filiz, 2008), 225

3 Nusret Çetin, Hatice Ebru Töremiş ve Zeynep Cantimur, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun Sistematik Analizi, (Ankara; Yetkin, 2014), 217.

4 Necip Kocayusufpaşaoğlu, Borçlar Hukukuna Giriş Hukuki İşlem Sözleşme, (İstanbul: Filiz, 2008), 213.

  • Özet yapım aşamasında
Keywords
Finansal hizmetler, mesafeli sözleşmeler, sermaye piyasası işlemleri, elektronik ortam
Capabilities
Capital Markets
Banking & Finance
More Insights

Articletter / GSI Brief

GSI Brief & Legal Brief

GSI Brief 204

Gsi Brief 204

Brief
Read more
GSI Brief 205

Gsi Brief 205

Brief
Read more
GSI Brief 206

Gsi Brief 206

Brief
Read more
GSI Brief 189

Gsi Brief 189

Brief
Read more

Articletter - Summer Issue

6563 Sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a İlişkin Değerlendirme

6563 Sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a İlişkin Değerlendirme

2015
Read more
Sermaye Şirketlerinde Elektronik Genel Kurul

Sermaye Şirketlerinde Elektronik Genel Kurul

2015
Read more
İnternet Ortamında Haksız Rekabet

İnternet Ortamında Haksız Rekabet

2015
Read more
Alan Adı Uyuşmazlıklarının WIPO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi Huzurunda Çözümü

Alan Adı Uyuşmazlıklarının Wipo Tahkim Ve Arabuluculuk Merkezi Huzurunda Çözümü

2015
Read more