ÖZET
6563 Sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ticari iletişimi, hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcıların sorumluluklarını, elektronik iletişim araçları ile yapılan sözleşmeleri, elektronik ticarete ilişkin bilgi verme yükümlülüklerini ve uygulanacak yaptırımları tek bir çatı altında toplamış ve bu alandaki önemli bir yasa boşluğunu gidermiştir. 01.05.2015 itibariyle yürürlüğe giren Kanun, elektronik ticaretin taraflarını tanımlamış, hak ve yükümlülüklerini ayrıntılı olarak düzenlemiştir. Bu makalede elektronik ticaret faaliyetlerinde bulunan aktörlerin 6563 sayılı Kanun’da nasıl tanımlandıkları, Kanun’un bu aktörler bakımından getirdiği önemli yükümlülükler ve özel olarak kişisel verilerin korunması yükümlülüğü incelenmektedir.
1.Giriş
Bilgi teknolojilerinin gelişmesiyle birlikte erişim sağlayıcı, içerik sağlayıcı, hizmet sağlayıcı gibi hukukun pek çok alanını ilgilendiren yeni kavramlar ortaya çıkmış; bu yeni kavramlar, eski hukuk sistemi ve mevzuatla çözümlenemeyen, öncekilerle benzeşmeyen yeni sorunların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Mal ve hizmetlerin üretimi, tanıtımı, satışı, sigortalanması, dağıtımı ve bedellerinin ödenmesi gibi ticari işlemlerin internet ortamında gerçekleştirilmesine olanak sağlayan elektronik ticaret özellikle öne çıkmaktadır. Yeni ortaya çıkan bu sorunlara çözüm bulmak amacıyla, son yıllarda TBMM’nin ilgili ihtisas komisyonlarınca bir takım çalışmalar yürütülmektedir. Bu doğrultuda bilişim sektörünü yakından ilgilendiren bazı kanun değişiklikleri yapılmış ise de, mevzuatımızda yakın tarihe kadar elektronik ticaret konusunda özel ve detaylı düzenlemeler içeren bir kanun bulunmamaktaydı. 23.10.2014 tarihinde kabul edilen ve 01.05.2015 tarihinde yürürlüğe giren 6563 Sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun (“6563 sayılı Kanun” veya “Kanun”) ile elektronik ticarete ilişkin ayrıntılı düzenlemeler ortaya konmuştur. 6563 sayılı Kanun; ticari iletişimi, hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcıların sorumluluklarını, elektronik iletişim araçları ile yapılan sözleşmeleri, elektronik ticarete ilişkin bilgi verme yükümlülüklerini ve uygulanacak yaptırımları tek bir çatı altında toplamış, bu sayede elektronik ticaret ile çoğu zaman doğrudan ilişiği olmayan pek çok farklı kanunun uygulanma gereğini ortadan kaldırmıştır1.
Çalışmamızın ilk bölümünde elektronik ticaret faaliyetlerinde bulunan aktörlerin 6563 sayılı Kanun’da nasıl tanımlandıklarına, ikinci bölümde ise Kanun’un bu aktörler bakımından getirdiği önemli yükümlülüklere değinilecektir. Gerek kişilik hakları bakımından, gerekse bilişim hukuku alanında büyük önem arz etmesi nedeniyle, kişisel verilerin korunması yükümlülüğü ayrı bir başlık altında, makalemizin son bölümünde incelenecektir. Çalışmamızda ayrıca, 6563 sayılı Kanun kapsamında başkalarına ait ticari faaliyetlere elektronik platform sağlayan aracı hizmet sağlayıcıların, uygulamada platformdan yararlanan hizmet sağlayıcılar ve alıcılar ile yaptıkları üyelik veya kullanım sözleşmelerini hazırlarken göz önünde bulundurmaları gereken hususlara da yeri geldikçe değinilecektir.
2.ELEKTRONİK TİCARETİN 6563 SAYILI KANUN’DA TANIMLANAN TARAFLARI
Elektronik ticarette tarafları esas alan bir sınıflandırma yapıldığında, 6563 sayılı Kanun kapsamında, üç ayrı aktörden bahsetmek mümkündür. Bunlar hizmet sağlayıcılar, alıcılar ve ara hizmet sağlayıcılardır.
2.1. Hizmet Sağlayıcılar
Hizmet sağlayıcılar, Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinde elektronik ticaret faaliyetinde bulunan gerçek ya da tüzel kişiler olarak tanımlanmıştır. Bu tanımı somutlaştırmak gerekirse, gündelik hayatta tüketiciler tarafından sıkça kullanılan online alışveriş siteleriyle mal ve/veya hizmet sunan gerçek veya tüzel kişiler hizmet sağlayıcı olarak kabul edilirler. Belirtmek gerekir ki, Kanun’da belirtilen hizmet sağlayıcı ifadesiyle mal ve/ veya hizmet “satıcı”larının kastedildiği anlaşılmaktadır.
2.2.Alıcılar
Kanun’un birçok maddesinde bahsi geçen alıcılar, Kanun’un 2. maddesinde özel olarak tanımlanmamış ise de, ilgili maddeler incelendiğinde, kanun koyucunun, hizmet sağlayıcılar tarafından elektronik ortamda sunulan hizmetten faydalanan kişileri ifade ettiği anlaşılmaktadır. Ayrıca, Kanun’da alıcıların e-ticaret faaliyetleri kapsamında sorumluluklarının ve/veya yükümlülüklerinin ne olacağı hususu da Kanun’un düzenlemediği konular arasında yer almaktadır. Bunun sonucu olacak ki, Kanun’la alıcılar için herhangi bir yaptırım da öngörülmemiştir. Alıcılar bakımından uygulanacak kuralların Borçlar Kanunu ya da Ticaret Kanunu gibi genel hükümler içeren mevzuatla belirleneceği yorumu, bu bağlamda yerinde bir yorum olacaktır. Bununla birlikte belirtmek gerekir ki, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve 06.03.2011 tarih ve 27866 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mesafeli Sözleşmelere Dair Yönetmelik’in tüketiciler bakımından öngördüğü hükümlerin, 6563 sayılı Kanun’da bahsi geçen alıcılar bakımından da uygulama alanı bulacağına şüphe yoktur.
2.3. Aracı Hizmet Sağlayıcılar
Kanun’da tanımlanan bir diğer elektronik ticaret aktörü, aracı hizmet sağlayıcılardır. Aracı hizmet sağlayıcılar, Kanun’da, başkalarına ait iktisadi ve ticari faaliyetlerin yapılmasına elektronik ortam sağlayan, diğer bir ifadeyle hizmet sağlayıcılar ile alıcıları bir elektronik platformda buluşturan kişiler olarak tanımlanmıştır. Bu doğrultuda, hizmet sağlayıcılar ve alıcılara elektronik ortam sağlayan e-ticaret sitelerini oluşturan gerçek veya tüzel kişiler aracı hizmet sağlayıcılardır.
3.KANUN’UN ÖNGÖRDÜĞÜ ÖNEMLİ YÜKÜMLÜLÜKLER
Elektronik ticaret kapsamında sunulan hizmete ilişkin olarak, elektronik araçlarla yapılan sözleşmelerin kurulması ve kurulma zamanı şüphesiz ki Borçlar Kanunu hükümlerine göre tayin edilecektir. Yine tarafların iradeleri de genel hukuk ilkelerine göre yorumlanacaktır. Bununla birlikte 6563 sayılı Kanun, elektronik ortamda sunulan bu hizmet esnasında, hizmet sağlayıcılara ve aracı hizmet sağlayıcılara bazı yükümlülükler getirmiştir. Aşağıda yer alan alt başlıklarda bu yükümlülüklerden en önemlilerine değinilecektir.
3.1. Bilgi Verme Yükümlülüğü
Tabiidir ki, elektronik ortamda hizmet almak isteyen alıcı, hizmet sağlayıcının, fiziksel ortamda rahatça ulaşabileceği veya temin edebileceği bilgilerine ve hizmetin niteliğine elektronik ortamda da ulaşmak ister. Böylece alıcı, borçlar hukuku anlamında hataya düşmekten uzaklaşarak sözleşme ilişkisi kuracaktır. İşte kanun koyucu bu ihtiyacı göz önünde bulundurarak, sözleşmeye ve sözleşme konusu hizmete ilişkin bilgileri sözleşme yapılmasından önce sunma yükümlülüğünü, Kanun’un 3. maddesinde düzenlemiştir. İlgili maddeye göre hizmet sağlayıcılar, elektronik iletişim araçlarıyla bir sözleşmenin yapılmasından önce, kolay ulaşılabilir ve güncel olarak tanıtıcı bilgilerini, söz konusu sözleşmenin kurulabilmesi için izlenecek teknik adımlara ilişkin bilgileri ve sözleşmenin kurulmasından sonra, sözleşmenin saklanıp saklanmayacağı ile alıcı tarafından erişiminin mümkün olup olmayacağı ve ne süreyle mümkün olacağına ilişkin bilgileri alıcıya sunmak zorundadır. Ne var ki, sözleşmenin saklanıp saklanmayacağının alıcıya bildirilmesi gerektiğini ifade eden bu hüküm ile aynı maddenin 4. fıkrası çelişkili durmaktadır. Çünkü 4. fıkraya göre hizmet sağlayıcı, sözleşmenin saklanıp saklanmayacağını alıcıya bildirmekten ziyade sözleşme hükümlerinin ve genel işlem şartlarının alıcı tarafından saklanmasına imkân sağlamak zorundadır.
Kanun’un 3. maddesinin, Mesafeli Sözleşmelere Dair Yönetmelik’in 5. maddesinde belirtilen ön bilgilendirme yükümlülüğüne ilişkin düzenlemeyi ilga edip etmediği tartışma konusu olsa da, maddede ön bilgilendirme yükümlülüğü ile eşdeğer bir düzenlemenin işlendiği açıktır. Belirtmek gerekir ki, internet aracılığıyla sunulan hizmetlerden yararlanma günümüz yaşantısının bir parçası olmuştur. Bu açıdan değerlendirildiğinde, hizmet sunucuların belirtilen yükümlülüğü yerine getirmesi ve alıcıları sözleşme öncesi bilgilendirmesi büyük önem arz etmektedir. Kanun’un 3. maddesinde düzenlenen bilgi verme yükümlülüğü, sadece elektronik platformlarda yapılan alım-satım ilişkileri bakımından değil, sunumu söz konusu olabilecek her türlü hizmet ilişkisi bakımından öngörülmüştür.
Önemle belirtmek gerekir ki, elektronik ortamda yapılacak sözleşmelere ilişkin olarak, Kanun’un 3. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, tarafların tüketici olmadıkları hallerde, yukarıda bahsi geçen (4. fıkra hariç) hükümlerin aksi kararlaştırılabilecek ve böylece hizmet sağlayıcılar tarafların söz konusu sözleşme için tacir sıfatını haiz oldukları ilişkilerde bilgi verme yükümlülüğünden kurtulabileceklerdir. Aksi kararlaştırılamayacak bir diğer husus ise, söz konusu bilgi verme yükümlülüklerinin, münhasıran elektronik posta yoluyla veya benzeri bireysel iletişim araçlarıyla yapılan sözleşmelere uygulanamayacağıdır.
6563 sayılı Kanun ile e-ticaret aktörlerine uygulanacak yaptırımlar da düzenlenmiş olup, ‘cezai hükümler’ başlıklı 12. maddenin 1. fıkrasına göre, söz konusu bilgi verme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, idari para cezası yaptırımının uygulanmasına neden olacaktır. Bu bağlamda, bilgi verme yükümlülüğünü yerine getirmeyen hizmet sağlayıcı, bin Türk lirasından beş bin Türk lirasına kadar idari para cezası ödeyecektir.
3.2.Siparişe İlişkin Yükümlülükler
Sözleşmenin yapılmasından önceki aşama ile sipariş verilmesi aşaması farklılık göstermektedir. Bu yüzden, yukarıda belirtilen sözleşme yapılmasından önceki aşamaya ilişkin Kanun hükümlerinden farklı olarak, Kanun’un 4. maddesinde sipariş verilmesi aşamasında hizmet sağlayıcının yükümlülüklerinin ne olacağı düzenlenmiştir.
İlgili maddenin 1. fıkrası uyarınca, hizmet sağlayıcı, alıcının siparişi onaylamasından ve ödeme bilgilerini girmesinden önce ödeyeceği toplam miktarı ve sözleşmenin şartlarını açıkça görebilmesini sağlamalıdır. Yine hizmet sağlayıcı, alıcının vermiş olduğu siparişi aldığını derhal teyit etmelidir. Söz konusu maddenin 1. fıkrasının son bendinde ise, sipariş ve sipariş alındığının teyidinin, tarafların söz konusu beyanlara ulaşmasının mümkün olduğu anda gerçekleşmiş sayılacağı belirtilmiştir.
Kanun’un 4. maddesinin 2. fıkrasında ise, bir bildirim yükümlülüğünden değil, hizmet sağlayıcıya getirilmiş bir ifa yükümlülüğünden söz edilmektedir. Buna göre, hizmet sağlayıcı, veri giriş hatalarını belirleyebilmek ve düzeltebilmek için alıcıya, sipariş verilmeden önce etkili ve erişilebilir araçlar sunmalıdır.
Yine belirtmek gerekir ki, elektronik ortamda yapılacak sözleşmelerde, Kanun’un 4. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, tarafların tüketici olmadığı durumlarda, yukarıda bahsi geçen siparişe ilişkin (sipariş alındığının teyidi hariç) yükümlülüklerin aksi kararlaştırılabilecektir. 4. madde ile getirilen bir diğer düzenleme ise, siparişe ilişkin yükümlülüklerin, münhasıran elektronik posta yoluyla veya benzeri bireysel iletişim araçlarıyla yapılan sözleşmelere uygulanamayacağıdır.
Siparişe ilişkin belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi, bilgi verme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi gibi idari yaptırımların doğmasına sebep olacaktır. Kanun’un 12. maddesi uyarınca, sipariş onaylanması aşamasında ve ödeme bilgilerinin girilmesinden önce, ödeyeceği bedel de dâhil olmak üzere, sözleşme şartlarının alıcı tarafından açıkça görülmesini sağlamayan hizmet sağlayıcılara, bin Türk lirasından beş bin Türk lirasına kadar idari para cezası verilecektir. Yine, hizmet sağlayıcı, sipariş alındığını teyit etmez ya da sipariş verilmeden önce, veri giriş hatalarını belirleyebilmek ve düzeltebilmek için alıcıya etkili ve erişilebilir teknik araçlar sunmaz ise bin Türk lirasından on bin Türk lirasına kadar idari para cezası ödeyecektir.
3.3.Ticari Elektronik İletilere İlişkin Yükümlülükler
Bilindiği gibi, çağımız reklamcılık ve pazarlama anlayışında elektronik iletiler büyük önem arz etmektedir. Hizmet sağlayıcılar tarafından ürünlere, hizmetlere, promosyonlara ve hediyelere ilişkin mesaj ve e-postalar sıklıkla gönderilmektedir. Tüketiciler tarafından alınan reklam amaçlı mesaj ve e-postaların sıklığı göz önüne alındığında, 6563 sayılı Kanun’un ticari elektronik iletilere ilişkin düzenlemelerin, tüketiciler tarafından memnuniyetle karşılanacağı açıktır. Nitekim Kanun, bu iletilerin gönderilmesini ve içeriğini, ileride açıklanacak şartlara bağlamış ve alıcılara bu iletileri almayı reddetme hakkı tanımıştır.
Ticari elektronik ileti konusuna ilişkin düzenlemelere, Kanun’un 6. 7. ve 8. maddelerinde yer verilmiştir. 6. madde uyarınca, ticari elektronik iletilerin, alıcılara, ancak önceden onayları alınmak kaydıyla gönderilebileceği belirtilmiştir. Kanun’a göre bu onay, yazılı olarak veya her türlü elektronik iletişim araçlarıyla alınabilir2. Belirtmek gerekir ki; Kanun, kendisiyle iletişime geçilmesi amacıyla alıcının iletişim bilgilerini vermesi halinde, temin edilen mal veya hizmetlere ilişkin değişiklik, kullanım ve bakıma yönelik ticari elektronik iletiler için ayrıca onay alınmasını gerekli görmemiştir. Kanun ayrıca, esnaf ve tacirlerin kendilerine gelen reklam amaçlı elektronik iletilerden haberdar olabilmelerinin ticari hayatın bir gereği olduğu gerekçesiyle, esnaf ve tacirlere, bunlardan önceden onay alınmasına gerek olmaksızın, ticari elektronik ileti gönderilebileceğini düzenlemiştir.
Kanun’un 7. maddesi ticari elektronik iletinin içeriğinin, alıcıdan alınan onaya uygun olması gerektiğini hükme bağlamıştır. Ayrıca, iletide, hizmet sağlayıcının tanınmasını sağlayan bilgiler ile haberleşmenin türüne bağlı olarak telefon numarası, faks numarası, kısa mesaj numarası ve elektronik posta adresi gibi erişilebilir durumdaki iletişim bilgileri de yer almalıdır. Ek olarak, iletinin tanınabilmesini sağlayan bilgiler iletiye eklenmeli ve böylece alıcı iletiyi açıp okumadan önce içeriği ve kim tarafından gönderildiği hakkında bilgi edinebilmelidir.
Ticari elektronik iletiye ilişkin son olarak; Kanun’un 8. maddesi ile alıcıların diledikleri zaman, hiçbir gerekçe belirtmeksizin ticari elektronik iletileri almayı reddedebileceği hüküm altına alınmıştır. Böylece bir defa onay veren alıcının, onaydan sonra her iletiyi kabul etmek zorunda olmadığı ifade edilmiştir. Ayrıca, hizmet sağlayıcı, bu ret bildiriminin elektronik iletişim araçlarıyla kolay ve ücretsiz olarak iletilmesini sağlamakla ve gönderdiği iletide buna ilişkin gerekli bilgileri sunmakla yükümlü kılınmıştır. Hizmet sağlayıcının, ret talebinin kendisine ulaşmasından sonra üç iş günü içinde alıcıya elektronik ileti göndermeyi durdurması gerekmektedir.
Kanun’un 12. maddesinde ticari elektronik iletilere ilişkin yükümlülüklere aykırı hareket etmenin yaptırımı düzenlenmiş, buna göre, önceden onay alınmadan veya onay alınan ancak onaya uygun olmayan içeriğe sahip olan ticari elektrik ileti gönderilmesi halinde hizmet sağlayıcı bakımından, bin Türk lirasından beş bin Türk lirasına kadar idari para cezası öngörülmüştür. Benzer şekilde, ticari elektronik iletide hizmet sağlayıcının tanınmasını sağlayacak bilgilerin mevcut olmaması veya iletinin konusu, amacı ve başkası adına yapılması halinde, kimin adına yapıldığına ilişkin bilgilerin bulunmaması durumunda, hizmet sağlayıcılara bin Türk lirasından on bin Türk lirasına kadar idari para cezası verileceği düzenlenmiştir. Hizmet sağlayıcının, ret talebinin kendisine ulaşmasından sonra üç iş günü içinde alıcıya elektronik ileti göndermeyi durdurmaması halinde ise, iki bin Türk lirasından on bin Türk lirasına kadar idari para cezası öngörülmüştür.
3.4. Hizmet Sağlayıcılar İçin Öngörülen Bazı Yükümlülüklerin Aracı Hizmet Sağlayıcılara Uygulanması
6563 sayılı Kanun’un 9. maddesinin 2. fıkrasında, hizmet sağlayıcılar için Kanun’un öngördüğü bilgi verme, sipariş, ticari iletişime ilişkin esaslar, ticari elektronik ileti gönderme şartı, ticari elektronik iletinin içeriği ve alıcının ticari elektronik iletiyi reddetme hakkına ilişkin düzenlemelerin, aracı hizmet sağlayıcılarına uygulanmasına ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği ifade edilmiştir. Söz konusu yönetmeliklerin henüz çıkarılmamış olması, e-ticaret hayatının önemli aktörlerinden olan aracı hizmet sağlayıcılara uygulanacak kuralların ne olacağı tartışmasını doğurmuştur. Aracı hizmet sağlayıcıların yükümlülüklerini ortaya koyacak bu yönetmelikler çıkarılıncaya kadar, söz konusu eksiklik tam olarak giderilemeyecektir. Bu bağlamda oluşacak karışıklıkların önlenmesi adına yönetmeliklerin en kısa sürede çıkarılması gerekmektedir.
Her ne kadar Kanun tarafından ortaya konan bu özel rejime ilişkin yönetmelikler henüz çıkarılmamış ise de, Kanun’un amacına uygun yapılacak yorum doğrultusunda, aracı hizmet sağlayıcının, Kanun’un hizmet sağlayıcılar için öngördüğü özellikle bilgi verme yükümlülüğü ve elektronik ticari iletilere ilişkin yükümlülüklerden, özen borcu çerçevesinde sorumlu olacağı sonucuna varılmaktadır. Bu çerçevede, hizmet sağlayıcılara ilişkin bu hükümlerin ilgili yönetmelikler çıkarılıncaya kadar aracı hizmet sağlayıcılara, özen borcu çerçevesinde kıyasen uygulanabileceği düşünülmektedir. Ek olarak, Kanun’un ‘cezai hükümler’ başlıklı 12. maddesinde, Kanun’da hizmet sağlayıcılar için öngörülen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumlarında sadece hizmet sağlayıcılar değil, aracı hizmet sağlayıcılar da sorumlu tutulmuştur. Bu bağlamda, hizmet sağlayıcılar bakımından öngörülen hükümlerin, ilgili yönetmelikler çıkarılıncaya kadar aracı hizmet sağlayıcılara, özen borcu çerçevesinde kıyasen uygulanması gerektiği görüşü, ağırlık kazanmaktadır. Dolayısıyla, aracı hizmet sağlayıcılar, ilgili yönetmelikler çıkarılıncaya kadar, elektronik ticaret platformlarını kendileri regüle edeceğinden, özellikle üyelik veya kullanım sözleşmelerinde Kanun’da hizmet sağlayıcılar için öngörülen bilgi verme yükümlülüğü ve ticari elektronik iletilere ilişkin yükümlülükler gibi hususlara aykırı hükümler bulundurmamalıdır.
3.5. Aracı Hizmet Sağlayıcının Sorumsuzluğu
6563 sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca, aracı hizmet sağlayıcılar, hizmet sundukları elektronik ortamı kullanan gerçek veya tüzel kişiler tarafından sağlanan içerikleri kontrol etmek, bu içerik ve içeriğe konu mal veya hizmetle ilgili hukuka aykırı bir faaliyetin ya da durumun söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Aracı hizmet sağlayıcının, içeriğe ilişkin sorumluluğu olmadığını düzenleyen bu hüküm, 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un (“5651 Sayılı Kanun”) 5. maddesinin bir izdüşümüdür. Nitekim 5651 Sayılı Kanun’un 5. maddesinde, hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten gerçek veya tüzel kişiler olarak tanımlanmış olan yer sağlayıcıların, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü olmayacağı ifade edilmiştir. Bu bağlamda, elektronik platform sahibi aracı hizmet sağlayıcıların, platformdan yaralanacak hizmet sağlayıcılar ve alıcılarla yaptıkları üyelik veya kullanım sözleşmelerinde, üye veya kullanıcıların platform üzerinden paylaştıkları içerikten dolayı aracı hizmet sağlayıcının cezai ve hukuki sorumluluğunun olmayacağını belirttikleri sıkça görülmektedir.
Belirtmek gerekir ki, internet dünyası ve elektronik hizmet hayatının önemli öznelerinden biri olan aracı hizmet sağlayıcıların, sundukları elektronik ortamlarda, bahsi geçen türden sorumluluklarının olmadığını, bu sorumlulukların varlığına güvenerek hareket edecek olan hizmet sağlayıcılara ve alıcılara elektronik ortamdan veya bu kişilerle yapacakları herhangi bir sözleşme ile bildirmeleri, her ne kadar böyle bir yükümlülükleri olmasa da, meydana gelebilecek uyuşmazlıkları önceden bertaraf etmek adına önemli bir adım olacaktır. Nitekim uygulamada karşılaşılan bazı üyelik veya kullanım sözleşmelerinde, aracı hizmet sağlayıcıların, oluşturdukları elektronik platformda hizmet sağlayıcılar ve alıcılar tarafından yapılacak işlemleri gözetim ve denetimle yükümlü olmadıklarını, söz konusu platforma yüklenen bilgi ve dokümanların doğruluğunu garanti etmediklerini, bunlarla beraber alıcı ve hizmet sağlayıcı arasında yapılacak işlemler nedeniyle doğacak zararlardan da sorumlu olmadıklarını belirttikleri görülmüştür.
4. KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI
6563 sayılı Kanun lafzı incelendiğinde, kişisel verilerin korunması yükümlülüğü bakımından, hizmet sağlayıcılar ve aracı hizmet sağlayıcılar için ortak düzenleme yapıldığı tespit edilecektir. Kanun’un kişisel verilerin korunmasına ilişkin 10. maddesi, hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcılar açısından bir sorumluluk hükmü olarak düzenlenmiştir. Söz konusu hükme göre; hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcı, bu Kanun çerçevesinde yapmış olduğu işlemler nedeniyle elde ettiği kişisel verilerin saklanmasından ve güvenliğinden sorumludur. Uygulamada, aracı hizmet sağlayıcı konumunda olan bazı web platform (e-ticaret için kurulmuş online alışveriş siteleri ve diğer hizmetlere ilişkin siteler) sahipleri ve bu gibi platformlarda hizmet sunan hizmet sağlayıcılar, bu yükümlülüğün bilincinde olacak ki, bu platformlara ilişkin üyelik ve/veya kullanım sözleşmelerinde ya da yapılacak hizmete ilişkin diğer sözleşmelerde, üye ya da kullanıcılara ilişkin bilgi, belge vs. tüm dokümanların gizliliğini koruyacaklarını ifade etmektedirler.
Kanun’un belirtilen ilgili maddesiyle getirilen bir diğer sorumluluk ise; hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcıların, kişisel verileri ilgili kişinin onayı olmaksızın üçüncü kişilere iletemeyeceği ve başka amaçlarla kullanamayacağıdır. Aksi halde tazminat sorumluluğunun ve Kanun’da öngörülen cezai sorumluluğun doğacağı açıktır. Ancak Kanun hükmünden anlaşılacağı üzere, hizmet sağlayıcılar ve aracı hizmet sağlayıcılar, bahsi geçen üyelik ve/veya kullanım sözleşmelerinde ya da yapılacak hizmete ilişkin diğer sözleşmelerde, önceden onay almak suretiyle üye veya kullanıcılara ait kişisel bilgileri üçüncü kişilere iletebileceği gibi, üye veya kullanıcılara ilişkin kişisel verileri reklam, pazarlama, yayınlama ve adapte etme vb. başkaca amaçlarla da kullanabilecektir. Hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcılar, belirtilen şekilde alıcıların verilerinden yararlanmak amacıyla, böyle bir onayın alınmasını, söz konusu sözleşmelere eklenecek ve veri ve bilgilerin kullanılacağını belirten bir hüküm ile sağlayabileceklerdir.
5. SONUÇ
6563 sayılı Kanun, mevzuatta açıkça düzenlenmeyen ancak kişilerin günlük hayatta sıkça başvurdukları elektronik ticaret konusuna ilişkin yeni ve güncel düzenlemeler getirmiş olduğundan, özellikle bilişim sektörü ve tüketiciler için büyük önem arz etmektedir. Kanun’da, bilgi verme, kişisel verileri saklama gibi alıcıların korunmaya çalışıldığı hükümlerle beraber, yine alıcıların lehine olan, kolay pazarlama yöntemi olarak görülen ticari elektronik iletilerin sıklığının alıcılarda meydana getirdiği rahatsızlığın ortadan kaldırılmasını amaçlayan oldukça aktüel hükümler de bulunmaktadır. Ayrıca, hali hazırda Anayasa, Türk Ceza Kanunu ve hatta Borçlar Kanunu’nda bulunan genel hükümlerle korunan kişisel verilere ilişkin 6563 sayılı Kanun’da da düzenlemeler bulunup, yine alıcıların korunmaya çalışıldığı görülmektedir. Bunların yanında, 6563 sayılı Kanun’da e-ticaret aktörleri olan hizmet sağlayıcılar ve aracı hizmet sağlayıcıları yakından ilgilendiren ve yükümlülükler yükleyen birçok düzenleme de mevcuttur. Dikkat edilmesi gereken husus şudur ki, tarafların tüketici olmadığı durumlarda, söz konusu yükümlülüklerden bazılarının aksini kararlaştırmak mümkündür. Yine ticari elektronik iletilere ilişkin olarak, alıcının onayı Kanun’ca şart koşulmuş olsa da, ticari hayatın doğası gereği esnaf ve tacirler için böyle bir onay alınmasının gerekmediği de vurgulanmıştır.
Kanun’un incelenmesinde karşılaşılan bir diğer önemli husus ise cezai hükümlere ilişkindir. Kanun’da belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda, farklı miktarlarda idari para cezası yaptırımları uygulanacaktır. Her ne kadar kişisel verilerin korunması yükümlülüğü hariç diğer yükümlülüklere ilişkin maddelerde, sorumluluğun salt hizmet sağlayıcılarına ait olduğu ifade edilse de, kanun koyucu tarafından yükümlülüklerin yerine getirilmemesinden hizmet sağlayıcılar ile beraber aracı hizmet sağlayıcılar da sorumlu tutulmuştur.
KAYNAKÇA
Başöz, Lütfü ve Çakmakçı, Ramazan. Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve İlgili Kanunlar. İstanbul: Legal, 2015.
Çakırer, Mehmet Akif. Elektronik Ticaret. Ekin, 2013.
Erbaşlar, Gazanfer ve Dokur, Şükrü. Elektronik Ticaret, e-ticaret. İstanbul: Nobel, 2012.
İnal, Emrehan. E-Ticaret Hukukundaki Gelişmeler ve İnternette Sözleşmelerin Kurulması. İstanbul: Vedat, 2005.
Kaya, Mehmet Bedii. Teknik ve Hukuki Boyutlarıyla, İnternete Erişimin Engellenmesi. İstanbul: XII Levha, 2010.
DİPNOT
1 Türk mevzuatında, 6563 sayılı Kanun öncesinde kapsamları itibariyle kısmen e-ticaret konusuyla ilgili olan mevzuat şunlardır: (a) 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, (b) 06.03.2011 tarih ve 27866 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mesafeli Sözleşmelere Dair Yönetmelik, (c) 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun, (d) 30.11.2007 tarih ve 26716 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik, (f) 5809 Sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu, (g) 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu.
2 Kanun’da yer alan Geçici Madde 1 uyarınca; Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce, ticari elektronik ileti gönderilmesi amacıyla onay alınarak oluşturulmuş olan veri tabanları hakkında 6. maddenin birinci fıkrası uygulanmaz.








