Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo First
Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo 2

Insights
GSI Articletter
GSI Brief

Türk Deniz Ticareti Uygulamasında Taşıma Senedi, Konişmento Ve Konişmentosuz Teslim

2023 - Summer Issue

Download As PDF
Share
Print
Copy Link

Türk Deniz Ticareti Uygulamasında Taşıma Senedi, Konişmento Ve Konişmentosuz Teslim

Dispute Resolution
2023
GSI Teampublication
00:00
-00:00

ÖZET

Bu çalışmada, Türk Deniz Ticareti Hukuku’nda taşıma senetlerinin ne olduğuna, konişmento ile deniz yük taşıma senetlerinin farklarına, konişmentonun tanımına, konişmentonun kimin tarafından düzenlendiğine ve konişmentonun hukuki niteliğine değinilecektir. Bunun dışında, konişmentonun hukuki ilişkiyi ispat işlevine, taşıyanı ispat işlevine, eşyanın genel olarak cinsini, işaretlerini, koli veya parça adedini, ağırlık ve miktarını ispat işlevine ve navlunu ispat işlevine dair incelemeler ve değerlendirmeler yapılarak konişmentonun neden önemli olduğundan bahsedilecektir. Kural, konişmentonun ibraz edilmesi karşılığında taşıyanın yükü teslim etmesiyken; gemi inşa teknolojisinin gelişmesi gemi yapımının hızlanması, buna karşılık posta hizmetlerinin yavaş kalması ve konişmentoların varış limanına ulaştırılmasındaki gecikmeler nedeniyle konişmentosuz teslimin ortaya çıkışından söz edilecektir. Bununla birlikte, bu çalışmada dört farklı konişmentosuz teslim türü ele alınacak ve konişmento ibraz edilmeksizin yükün teslim edilmesi hususunun hangi problemleri ortaya çıkaracağı anlatılacaktır. Son olarak ise geleneksel konişmentonun sebep olduğu problemlere karşılık konişmentosuz teslimin ortaya çıkması ile konişmentosuz teslim türlerinin neden olabileceği sorunlara karşılık elektronik konişmento konusu incelenmiştir.

I. GİRİŞ

Dünyada, ulusal ve uluslararası ticaretin gelişmesi, teknolojinin yeni pazarların oluşmasına sebep olması ve yine teknoloji vesilesiyle insanların bilgi ve gelişmelere erişiminin kolaylaşması sonucu ulusal ve özellikle uluslararası taşımacılık önem kazanmaya başlamıştır. Uluslararası düzeyde gerçekleştirilen eşya taşımalarında karayolu taşımacılığı, havayolu taşımacılığı ve denizyolu taşımacılığına ilişkin ayrımlar detaylandırılmaya başlanmış ve bu kavramlara ilişkin uluslararası düzeyde düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenlemeler çerçevesinde, tarafların haklarını korumak ve taşımacılık faaliyetlerini düzenlemek amacıyla taşıma senetleri kullanılmaktadır. Makalemizin devamında, bu kapsamda genel anlamda taşıma senedi ve taşıma senedi olan konişmento incelenecek olup, konişmentosuz teslimin taşıma muamelesine ve taraflarına etkisi detaylandırılacaktır.

II. TAŞIMA SENEDİ NEDİR?

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu1’nun (“TTK”) 856. maddesinde taşıma senedi “Taşıma senedi taraflardan birinin istemi üzerine düzenlenir.” şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 858. maddesinde yer alan “İki tarafça imzalanan taşıma senedi, taşıma sözleşmesinin yapıldığına, içeriğine ve eşyanın taşıyıcı tarafından teslim alındığına kanıt oluşturur.”2 hükmü ile taşıma senedinin ispat gücü düzenlenme altına alınmıştır. Anılan kanunda yapılan atıflar doğrultusunda taşıma senedini “taraflardan birinin talebi üzerine hazırlanan ve eşyanın teslim alındığına dair delil teşkil eden bir senet” olarak tanımlamak mümkündür. 

TTK’nın gerekçesinde, taşıma senetlerinin kıymetli evrak olmadığı, iki tarafın da imzalaması durumunda delil haline gelen bir ispat aracı olduğu ifade edilmektedir. Ayrıca taşıma senedinin kanunda ifade edildiği şekilde ispat gücü niteliğine sahip olabilmesi için şekli olarak kanuna uygun bir biçimde düzenlenmiş olması, öncelikli olarak imzayı ve 858’inci maddede yer alan kayıtları içermesi gerektiği belirtilmiştir. Söz konusu kayıtlarda bulunan eksikliklerin senedin ispat gücünü tamamen mi ortadan kaldıracağı ya da yalnızca eksik kayıtla ilgili olarak mı gücünü kaybedeceği problemine ilişkin çözüm öğretide ve yargı kararlarında bulunmaktadır. Gerekçenin devamında; taşıma senetlerinde tek taraflı olarak yapılan değişikliklerin kural olarak senedin ispat gücünü etkilemeyeceği, ispat gücünün gönderilene karşı olduğu ve etkisinin eşyanın teslim edilmesi ve kabul edilmesi ile başladığı ve aksinin ispat edilebileceği belirtilmektedir. Taşıma senedinin ödeme yönünden önemli işlevinin olduğu açıklanmakla birlikte malların uygun teslim edildiği anlamına geldiği izah edilmiştir3

Ticaret hayatının gelişmesi ve değişmesiyle beraber konişmentoya ek olarak başka denizde taşıma senetlerinin de kullanımı da söz konusu olmuştur. Deniz yük senedi (“seawaybills”), gemi teslim talimatları (“ship’s delivery order”) ve elektronik konişmento bahsedilen taşıma senetlerindendir4. Deniz yük senedi (“sea waybills”) deniz ticaretinde kullanılan bir taşıma senedi olup ciro edilemez bir konşimento türüdür. Gemi teslim talimatları (“ship’s delivery order”) ise ulusal ve uluslararası taşımacılıkta kullanılan ve taşıyan tarafından imzalanması suretiyle yükün teslimine onay verdiği belgedir. 

İşbu makale kapsamında incelenecek olan konişmento dışındaki diğer deniz taşıma senetleri TTK m. 1242’de; 

“Taşıyanın taşınacak eşyayı teslim aldığını göstermek üzere düzenlediği konişmentodan başka her tür senet, taşıma sözleşmesinin yapılmış ve eşyanın senette yazılı olduğu gibi taşıyan tarafından teslim alınmış olduğuna karine oluşturur; ancak bu karinenin aksi ispatlanabilir.” 

şeklinde tanımlanmıştır. İçerdikleri kayıtlar ve düzenlenme şekline bakıldığında deniz yük taşıma senedi ve konişmento arasında büyük olarak addedilebilecek bir fark olmadığı görülecektir. Deniz yük taşıma senetleri ve konişmentoyu birbirinden ayıran en büyük fark konişmentonun ciro edilebilir olmasıdır. İkinci önemli husus ise, deniz yük senedinde yer alan “yükün teslimini talep hakkının deniz yük senedinin zilyetliğine bağlı olmadığını” ifade eden kayıttır5. İlaveten belirtmek gerekir ki “deniz yük senedi, … mallara mülkiyet hakkı vermez”6.

III. KONİŞMENTONUN TANIMI

TTK’da denizde taşıma senetleri hususunda konişmento ve diğer denizde taşıma senetleri olarak ayrıma gidilmiştir. Konişmento, TTK’nın 1128. maddesinde; 

“Konişmento, bir taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan, eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı, ancak onun ibrazı karşılığında teslimle yükümlü olduğu senettir”7

şeklinde tanımlanmıştır. Kanun tanımında bahsi geçen yükümlülük, kanundan ve sözleşmeden doğan bir yan edim yükümlülüğüdür8

Doktrinde ise konişmento; tek taraflı şekilde taşıyan ya da taşıyanı temsilen kaptan veya yetkili acenta tarafından düzenlenen, eşyanın taşınması maksadıyla teslim edildiği ikrarını ve varma limanında eşyanın taşınması sonrası senedin iade edilmesi karşılığı hak sahibi görünen hamiline aynen teslim edileceğine dair taahhüdü içeren kıymetli evrak olarak tanımlanmıştır9.

 Konşimento, yükleme öncesinde veya yükün taşınmak üzere yükleme limanında teslim alındığını tevsik etmek amacıyla imzalanan kıymetli bir evraktır. “Bu evrak yükleten ile taşıyan arasındaki ilişkiyi gösterir”10. Konişmento yükletenin talebi üzerine taşıyan tarafından ve yükletenin istediği miktarda olacak şekilde düzenlenir. Yükletenin ilgili hakkını kullanabilmesi için taşınan eşyanın tamamının yüklenmiş veya teslim edilmiş olması gerekmektedir. Aksi açıkça kararlaştırılmadıkça yükleten, yüklenecek eşyanın tamamı gemiye yüklenmeden eşyanın yüklenen kısmı için kısmi konişmento düzenlenmesini talep edemez. Konişmentoyu düzenlemeyi talep hakkı yükletende, konişmentoyu düzenleme yetkisi ise taşıyandadır. “Taşıyanın aynı zamanda donatan, gemi işletme müteahhidi, alt taşıyan olup olmaması önemli değildir, deniz yolu ile eşya taşımayı taaahüt eden her şahıs konişmento düzenlemeye yetkilidir”11. Buna karşılık uygulamada bazı ihtiyaçlar sebebiyle bu hakkın taşıtana devredilmesi söz konusu olmaktadır. Konşimento; taşıyan ve taşıtan arasında bir taşıma sözleşmesi yapıldığını ispatlayan bir taşıma senedidir. TTK uyarınca konişmento, yükleme ve tesellüm olmak üzere iki şekilde düzenlemektedir. “Tesellüm konişmentosu, yükletenin izniyle taşınmak üzere teslim alınan; fakat henüz gemiye yükletilmemiş olan eşya için düzenlenen konşimentodur”12. “Yükleme konişmentosu ise eşya gemiye alınır alınmaz, taşıyana eşyayı teslim aldığı sırada verilmiş olan geçici makbuz veya tesellüm konişmentosunun iadesi karşılığında yükletenin istediği sayıda düzenlenen konişmentodur”13. Yükleme konişmentosu taşınacak olan eşyanın gemiye yüklenmesi akabinde düzenlenmesi sebebiyle çarter taşımalarında, tesellüm konişmentosu ise taşınacak olan eşyanın hangi gemi ile taşınacağının belli olmadığı durumlarda kullanıldığından kırkambar sözleşmesi ile gerçekleştirilen taşımalarda kullanılmaktadır.

IV. KONİŞMENTONUN HUKUKİ NİTELİĞİ

TTK m. 1228 uyarınca konişmento, taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan, eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı, ancak onun ibrazı karşılığında teslimle yükümlü olduğu senettir. TTK’da yapılan ilgili tanım aynı zamanda konişmentonun taşıyanı ispat, eşyayı ispat ve navlunu ispat işlevlerini de ortaya koymaktadır. Konişmento taşınacak yükün konişmentoda belirtildiği şekilde taşınmak üzere taşıyan tarafından teslim alındığını veya taşınacak eşyanın gemiye yüklendiğini gösteren bir evrak niteliğine de sahiptir. Kıymetli evrak niteliği dolayısıyla konişmentoda belirtilen hak senetten ayrı olarak ileri sürülemez. Taşıyan ancak konişmentonun ibrazı karşılığında malı yük ilgilisine teslim edebilir. TTK 1228’inci maddenin 1’inci fıkrasındaki tanımda “taşıyanın eşyayı, ancak onun ibrazı karşılığında teslimle yükümlü olduğu senettir.” ifadesiyle konişmentonun bu fonksiyonu da düzenleme altına alınmaktadır. 

Konişmentonun ayrıca hukuki ilişkiyi ispat işlevi de vardır. “Taşıyan, taşıtan ve konişmentoda gönderilen olarak gösterilen kişi konşimentoyla ispat edilen ilişkinin taraflarıdır”14. Konişmentonun taşıyanı ispat işlevine ilişkin olarak TTK m. 1228/2’de düzenlenen “Konişmento, kaptan veya taşıyanın yahut kaptanın bu hususta yetkilendirdiği bir temsilci tarafından taşıyan ad ve hesabına düzenlenebilir” hükmü, konişmentonun taşıyan ad ve hesabına düzenlenebileceğini hüküm altına almak suretiyle taşıyanın konişmento düzenlemeye yetkili ve zorunlu olduğunu belirtmiştir. Bu kapsamda konişmento bizzat taşıyanın kendisi tarafından veya bu konuda kanuni yetkiye sahip kaptan tarafından veya genel olarak borçlar hukuku çerçevesinde de taşıyanın bu konuda yetki verdiği bir kişi tarafından düzenlenebilmektedir15. Konişmentonun ispat fonksiyonu taraflar arasında bir navlun sözleşmesinin mevcut olduğu ve taşınan malın konişmentoda yazılı cins, miktar ve durumda teslim alındığı konusunda karine oluşturması şeklinde iki farklı etkiye sahiptir16

Bu kapsamda temiz konişmento (“clean”), taşıyan tarafından düzenlenen, belli değil kaydı konulmayan yani taşıyanın yükü hasarsız, eksiksiz ve tam teslim aldığına karine oluşturan bir konişmento türüdür. Aksi konişmentoda belirtilmediği sürece konişmento “clean” yani temiz kabul edilir. Diğer yandan konşimentoya konulan “said to contain”, “shipper load, count and seal” kayıtlarının, yani bir nevi “belli değil” kaydının taşıyanın yük nezdinde meydana gelecek eksilme, hasar ve ziya durumlarında sorumluluğunu bertaraf amacı ile eklendiğini de bu kapsamda belirtmek faydalı olacaktır.

V. KONİŞMENTONUN İSPAT KUVVETİ

Konişmentonun hukuki ilişkiyi, taşıyanı, eşyanın genel olarak cinsini, işaretlerini, koli veya parça adedini, ağırlık ve miktarını ve navlunu ispat gibi dört farklı ispat işlevi olmakla beraber buna ilişkin düzenlemeler TTK’nın 1237- 1240. maddeleri arasında düzenlenmiştir.

A. Hukuki İlişkiyi İspat İşlevi

Navlun sözleşmesi, tarafları yük taşımayı taahhüt eden taşıyan ve navlun ödemeyi taahhüt eden taşıtan olan iki taraflı bir sözleşmedir17. Taşıyan ve taşıtan kavramları sözleşmeden kaynaklanan sıfatlar olup, bu kişiler dışında kalan kişiler kural olarak üçüncü kişi olarak tanımlanmaktadır18. Bu üçüncü kişiler, taşıma işlerinde taraflar dışında kalan ve sözleşmeden kaynaklı olarak hak elde eden ya da borç ile yükümlü olan kişilerdir. Malın bağlama limanına vardığında teslim edileceği gönderilen, yüklemeyi yapacak yükleten, konişmento ya da kıymetli evrak niteliğine sahip taşıma senedi düzenlenmesi halinde bu senedin yetkili hamili ve gönderen sıfatını haiz olmayan eşya maliki sözleşmenin ifasında ilgili kişilere örnektir19

TTK m. 1237/120’de navlun sözleşmesinin tarafı olmayan konişmento hamili ile sözleşme tarafı olan taşıyan arasındaki hukuki ilişkilerde konişmentonun esas alınacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla, yükletenin istemiyle birlikte taşıyan tarafından konişmento düzenlenmesi durumunda konişmento hamili ve taşıyan arasındaki hukuki ilişki konişmento ile belirlenecektir. Yük, varma limanında taşıyan tarafından konişmento hamiline teslim edilmektedir ve konişmento hamiline yükü taşıyandan teslim almak için talepte bulunma yetkisi konişmento ile sağlanmaktadır. Gönderilen bakımından incelendiğinde, gönderilenin konişmento ile sahip olduğu hak ve borçlar navlun sözleşmesinden bağımsızdır21

TTK m. 1237/2’de taşıyan ve taşıtan arasındaki hukuki ilişkilerin navlun sözleşmesi hükümleri ile bağlı kaldığına dair bir hüküm yer almaktadır. Genellikle, taraflar aralarındaki sözleşmeyle alakalı konuları konişmentoya yazmakta ve başkaca bir sözleşme yapmamaktadırlar. Özellikle kırkambar sözleşmelerinde konişmento navlun sözleşmesini ispat aracı olduğu için sadece taşıyan ve gönderilen arasındaki ilişkileri değil, taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkileri de düzenlemektedir22

Yolculuk çarteri sözleşmesine konişmentoda gönderme olması durumunda konişmento devredilirken çarter partinin bir nüshasının da yeni hamile ibraz edilmesi gerektiği, bu takdirde çarter partide yer alan hükümlerin özellikleri verdiği ölçüde konişmento hamiline karşı da ileri sürülebileceği TTK m. 1245/1’in ikinci cümlesi saklı tutularak TTK m. 1237/3’te düzenlenmiştir. Dolayısıyla bir nüshasının konişmento ile yeni hamile ibraz edilmediği durumda çarter partide bulunan şartların taşıtan haricindeki konişmento hamillerine ileri sürülemeyeceği anlaşılmaktadır. Ancak taşıyanla taşıtan arasındaki ilişkinin niteliğinin uygun olması halinde çarter partide bulunan şartlar taşıtan haricindeki konişmento hamillerine ileri sürülebilir23.

B. Taşıyanı İspat İşlevi

Konişmentonun düzenlenmesi aksi bir durum olmadıkça mecburi değildir; ancak yükletenin talebi halinde düzenlenmesi mecburidir. Konişmento, taşıyan yahut kaptan tarafından düzenlenmekte olup tek taraflı bir borç ilişkisi ortaya çıkaran yazılı bir irade beyanıdır24

TTK’nın “Taşıyanı İspat” başlıklı 1238. maddesi konişmentonun taşıyanı ispat etme işlevine ilişkindir. Taşıyanın konişmentonun ibraz edilmesi karşılığı eşyayı teslim etme yükümlülüğü olması nedeniyle taşıyanın kim olduğunun bilinmesi önemlidir25. Bu nedenle TTK m. 1238/1’de konişmentoyu taşıyan sıfatıyla imzalayan ya da kendi ad ve hesabına konişmentonun imzalandığı kişinin taşıyan sayılacağı düzenlenmiştir. 

Uygulamada, kişilerin sorumlu olmamak amacıyla taşıyanı konişmentoda gizlemesi ve dolayısıyla konişmentodan taşıyanın tespit edilememesi söz konusu olabilmektedir. Bu durumun önüne geçebilmek adına kanun koyucu tarafından konişmentodan taşıyanın ispat edilmesi gerektiğine ve eğer konişmento ispat eden niteliğe sahip değil ise taşıyan dışındaki belli kişileri taşıyan addedip o kişilere sorumluluk yükleneceğine dair hükümler düzenlenmiştir. 

TTK m. 1238/2’de konişmentoda taşıyanın adı ve soyadı ya da ticaret unvanı ile işletme merkezinin gösterilmemiş olduğu veya açıkça anlaşılamadığı hallerde donatanın taşıyan sayılacağı ifade edilmiştir. Bu nedenle donatanın da sorumluluğu gündeme gelmektedir; ancak eğer ki donatan bu sorumluluktan kurtulmak istiyor ise konişmento hamilinin açık istemi üzerine taşıyanın adını ve soyadını ya da ticaret unvanı ile işletme merkezini bildirmesi gerekmektedir. Bu hüküm, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (“eTTK”) 1099. maddesinde26, “Kaptan veya donatanın diğer bir temsilcisi tarafından tanzim olunan bir konişmentoda taşıyanın adı gösterilmemiş olursa donatan, taşıyan sayılır. Taşıyanın adı yanlış bildirilmiş ise beyanın doğru olmamasından doğacak zarardan gönderilene karşı donatan mesuldür.” şeklinde düzenlenmekte idi. Demir’e göre27, yeni TTK’daki farklı düzenleme isabetli değildir; çünkü konişmentodan taşıyanın adı ve soyadı veya ticaret unvanı ile işletme merkezinin gösterilmemiş olduğu veya açıkça anlaşılamadığı hallerde doğrudan donatanın taşıyan sayılması donatanı hukuki anlamda ağır bir konuma getirmektedir. Kaptan veya donatanın bir temsilcisi dışındaki kişilerin tanzim ettiği bir konişmentodan donatanın haberinin olamayabileceğinden dolayı kaptan veya donatanın temsilcisinin konişmentoyu düzenlemesi halinde donatanın taşıyan sayılmasına ilişkine TTK’da yer alan hüküm Demir’e göre daha uygundur. Konişmentonun kaptan ya da taşıyanın diğer bir temsilcisi tarafından düzenlenmesi durumunda ise taşıyanın adı ve soyadı veya ticaret unvanı ile işletme merkezinin gösterilmemiş olduğu veya açıkça anlaşılmadığı hallerde, temsilcinin de ikinci fıkra gereğince sorumlu tutulan donatan ile birlikte taşıyan sayılacağı ve temsilcinin de sorumluluktan kurtulabilmesi için taşıyana ilişkin bilgileri bildirip belgelendirmeyi yapması gerektiği TTK m. 1238/3’te düzenlenmiştir. Süzel’e göre28, bu hüküm ihracatın Türkiye limanlarından gerçekleştiği taşımalarda konişmentoyu tanzim eden Türk acentesi açısından taşıyanın anlaşılamadığı ve belgelendirilemediği hallerde taşıyan sayılıp sorumlu olacağından dolayı tehlike oluşturmaktadır. Ancak belirtmek gerekir ki acentenin taşıyanın temsilcisi olduğunu belgeleyememesi yüksek bir ihtimal değildir. Konişmentodan doğan hak talebinin kime yöneltileceğinin bilinmesi maksadıyla taşıyanı ispat eden ve taşıyan dışındaki kişileri taşıyan addederek sorumluluk yükleyen TTK m. 1238 hükmü değerlendirildiğinde maddenin amacının konişmento hamillerinin korunmasına yönelik olduğu söylenebilir29. Dolayısıyla maddenin ratio legis’i göz önünde bulundurulduğunda, Demir’in TTK m. 1238/2’ye kıyasla eTTK m. 1099’un daha makul bir çözüm30 olduğuna ilişkin görüşü, her ne kadar TTK m. 1238/2 donatanı taşıyan sayıp daha ağır bir konuma getirse de kanaatimizce yerinde değildir. Zira zaten yeni düzenlemeyle birlikte eTTK m. 1099’da bulunmayan taşıyanın adı ve soyadını ya da ticaret unvanı ile işletme merkezini bildirerek belgelendirmesi ile sağlanan karinenin aksini ispat etme imkânı da donatana tanınmıştır.

C. Eşyanın Genel Olarak Cinsini, İşaretlerini, Koli veya Parça Adedini, Ağırlık ve Miktarını İspat İşlevi

Konişmentonun bir diğer işlevi olan eşyayı ispat işlevi TTK’nın “Eşyanın Genel Olarak Cinsini, İşaretlerini, Koli Veya Parça Adedini, Ağırlık ve Miktarını İspat” başlıklı 1239. maddesinde düzenlenmektedir. TTK m. 1239/1’de taşıyanın eşya hakkındaki beyanları içeren konişmentonun fiili olarak yüklenmiş olan eşyayı doğru ve tam şekilde göstermediğini bildiği ya da gösterdiğinden haklı sebepler ile şüphe ettiği veya bu beyanların kontrol edilmesi için yeterli olanağa sahip olmadığı durumlarda bunların açıklandığı bir çekincenin koyulmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir. Uluslararası satım sözleşmelerinde eşyanın kendisi görülmeden konişmentoda yer alan koşullara göre alıcılar tarafından satın alınması ve yine bu koşullara göre bankalar tarafından teminat kabul edilmesi söz konusudur31. Bankaların akreditif uygulamalarında temiz konişmento düzenlenmesi belgenin kabul edilmesi bakımından önem arz etmektedir32. Temiz konişmentoya ilişkin bir düzenleme Uluslararası Ticaret Odası’nın yayınladığı 600 sayılı Akreditife İlişkin Yeknesak Kurallar içerisinde yer almaktadır. Bu kuralların 27. maddesinde bankanın yalnızca temiz taşıma belgesi kabul edeceği ve temiz taşıma belgesinin de eşyanın ya da ambalajının durumunu ifade eden bir kayıt bulunmayan belge olduğu düzenlenmiştir33. Uygulamada, konişmentonun geç sunulmasından dolayı taşıyanın eşyaları incelemesi mümkün olmamaktadır ve bu gibi hâllerde taşıyanın imzadan kaçınması ya da eşyanın dışından belli olan bir kusurun veya eksikliğin ortaya çıkması halinde taşıyanın sessiz kalmaması ve gerçeği belirtmesi gerekmektedir. Bu durumun konişmentoda belirtilmemesi ya da imzalamanın taşıyan tarafından reddedilmemesi hâlinde, eşyanın konişmentodaki şartlarda iyi şekilde teslim edildiğine ilişkin karinenin doğması söz konusu olacaktır34. Taşıyanın eşyanın dışarıdan belli olan hâlini konişmentoda beyan etmeyi ihmal etmesi halinde eşyanın dıştan iyi durumda olduğuna ilişkin beyanda bulunmuş sayılacağına dair TTK m. 1239/2 hükmü de bunu doğrular niteliktedir. TTK m. 1239/3, “Birinci fıkraya dayanarak konişmentoya hakkında çekince konulan beyanlar saklı kalmak üzere, konişmento, taşıyanın eşyayı konişmentoda beyan edildiği gibi teslim aldığına veya yükleme konişmentosu düzenlenmiş olduğu takdirde, yüklediğine karine oluşturur. Bu karinenin aksi, konişmentoyu, içerdiği eşya tanımına güvenerek, gönderilen de dâhil olmak üzere, iyiniyetle devralan üçüncü kişiye karşı ispatlanamaz; 1186’ncı maddenin dördüncü fıkrası saklıdır.” hükmünü havidir. Konişmentoda belirtilenlerin aksinin ispatı iyi niyetli üçüncü kişilere karşı mümkün olmamaktadır. Üçüncü kişinin konişmentoyu içinde yer alan eşya tanımına güvenerek devralması halinde, eğer teslim alındığı anda çekince bulunmamasına karşılık hasar veya zıya var ise bu takdirde TTK m. 1239/3’teki karinenin aksi sadece konişmentoda yazılı olduğu halde teslim edilmediği ileri sürülerek ispatlanabilir. Yükle ilgilinin taşıyanın kusurunu ve taşıma esnasında zararın meydana geldiğini ispat etme zorunluluğu yoktur. Konişmentoyu devralan yükle ilgilinin konşimentoda yer alan şartlarda tesliminin gerçekleşmediğini ispat etmesi yeterli olup ispat yükü yer değiştirir35. TTK m. 1239/3’teki karinenin aksi ispatlanamayan bir karine olduğuna ilişkin düzenlemenin istisnasının TTK m. 1186/4’te düzenlendiği görülmektedir36. TTK m. 1186/4’ te “Yükletenin birinci fıkra uyarınca yaptığı bildirim denizde taşıma senedine yazılmışsa, bu kayıtlar karine oluşturur, ancak, bu karine taşıyan bakımından bağlayıcı değildir; 1239 uncu maddenin üçüncü fıkrası, söz konusu kayıtlar hakkında uygulanmaz.” şeklinde bir düzenleme bulunmaktadır. Bu hüküm, diğer denizde taşıma senetlerini de kapsam dahiline alarak konişmentoda bulunan eşyaya ilişkin kayıtların TTK m. 1239/3 anlamında üçüncü kişi konişmento hamili lehine aksi ispat edilemez karine etkisine sahip olmadığını ifade etmektedir37.

D. Navlunu İspat İşlevi

Konişmentonun navlunu ispat etme işlevine ilişkin düzenlemeler TTK m. 1240’da yer almaktadır. Maddenin gerekçesinde38, birinci fıkraya ilişkin düzenlemenin Hamburg Kuralları’nın 16. maddesinin 4. fıkrasından iç hukuka aktarıldığı belirtilmiştir. TTK m. 1240/1, 1229’uncu maddenin birinci fıkrasının (l) bendi gereğince navlunun gönderilen tarafından ödeneceğine ya da yükleme limanında gerçekleşip gönderilen tarafından ödenecek olan sürastarya parasına ilişkin bir kaydı içermeyen konişmentonun, gönderilenin navlun yahut sürastarya parası ödemek ile yükümlü bulunmadığına dair karine oluşturduğuna ilişkin bir düzenlemeyi içermektedir. 1229. maddeye yapılan atıf dikkate alındığında, konişmentonun navlunun gönderilen tarafından ödeneceğine dair kayıtları ve ödenecekse bunun miktarını içereceği belirtilmiştir. 

Hamburg Kuralları’ndan aktarılmasından dolayı madde ile ilgili yorumlamada iki problem söz konusudur. İlk problem, TTK m. 1229/1’in (l) bendine yapılmış olan atıftır; çünkü hükme bakıldığında yalnızca “freight payable” veya “freight collect” gibi kayıtların yeterli olmayabileceği ve ödenmesi gereken navlun miktarı ile gösterilmesi gerekebileceğinin söylenmesi mümkündür. Ancak İngilizcede yer alan “or” bağlacının bu hükme yansıtılmadığı göz önünde bulundurulursa bu sonuç doğru değildir. Yani bu ifadelerin bulunduğu bir kaydın olması hâlinde, navlundan dolayı gönderilenin sorumlu tutulabilmesi sonucuna varılması gerekir. İkinci bir problem ise, konişmentoda navlunun ödendiğine ya da ödeneceğine dair bir kaydın yer almaması durumunda TTK m. 1240/1’in lafzından navlundan dolayı gönderilenin sorumlu tutulamayacağının anlaşılmasıdır. Fakat belirtmek gerekir ki çarter sözleşmesine ilişkin bir göndermenin olup olmadığının ve bu sözleşmede gönderilenin navlunu ödeyeceğini belirten kaydın TTK’nın 1240. maddesinin 1. fıkrası anlamında bir kayıt olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. Gönderilenin konişmento ile beraber çarter partiyi de devralması halinde, navlundan dolayı sorumlu olduğuna dair kaydı gördüğünün ve bu şekilde devraldığının kabul edilmesi gerekir. Dolayısıyla da “freight payable” kaydı bulunmasa bile bu kaydın TTK m. 1240/1’deki şartı karşıladığı sonucuna ulaşılmalıdır39

TTK m. 1240/2’de, konişmentoda aksine bir şart bulunmadığı sürece, konişmentoda belirtilen eşyanın ölçüsü, sayısı ya da tartısına göre navlun belirlenmektedir. TTK m. 1239/1’de düzenlenen konişmentodaki beyanların doğru olmadığına, şüpheyi haklı gösteren sebeplere ya da yeterli kontrol olanağının olmadığına dair koyulan çekincenin TTK m. 1240/2’de bahsedilen aksine bir şart niteliğinde olmadığı maddenin devamında ifade edilmiştir40

TTK m. 1240/3’te ise taşıma sözleşmesine atıf yapılması durumunda, bu atfın kapsamına boşaltma süresi, sürastarya süresi ve sürastarya parası hakkındaki hükümlerin girmeyeceği düzenlenmiştir. Bu göndermenin boşaltma süresi, sürastarya süresi ve sürastarya parasını kapsaması için açık hükümlerin bulunması gerekmektedir41.

VI. KONİŞMENTOSUZ TESLİM HALLERİ

TTK m. 1230’da konişmentonun meşru hamilinin eşyayı teslim almaya yetkili olduğu düzenlenmiştir. Kural olarak, konişmentonun ibraz edilmesi karşılığında taşıyanın yükü teslim etmesi gerekir. Bunun amacı; taşıyanın eşyayı konişmentonun ibraz edilmesi karşılığında teslim etmesiyle taşıma sözleşmesin den ve konişmentodan doğan borçlarından kurtulacak olması ile taşıyanı korumak ve konişmento hamilinin konişmentonun ibraz edilmesi karşılığında teslim edilecek olduğunu bilip güvende olacağından konişmento hamilini korumaktır42. Ancak bazı haller vardır ki konişmento ibraz edilmeden yük tesliminin yapılabilmesi mümkündür. 

İlk durumu incelediğimizde, sözleşmede konişmentonun ibraz edilmesi halinde yükün teslim edilebileceğinin aksine bir hüküm yer almakta ise bu takdirde konişmentosuz teslimin mümkün olabileceğini söylememiz gerekir43

Deniz yolu ile gerçekleşen taşımacılık işlemlerinde konişmento ibraz edilmeksizin eşyanın teslim edilmesi durumunda borcun sona ermemesi ve teslim etme yükümlülüğünün devamı söz konusudur. Buna karşılık, taşıyan, sorumluluktan kurtulmak istemesi durumunda teminat mektubunu ve banka teminatını gönderilenden talep edebilir. Bu teminat ile konişmentonun vadesinde tesliminin gerçekleşmemesi hâlinde gönderilen ve bankanın eşyanın tam değerine denk gelen tutarın ödenmesinin taahhüdü sağlanmaktadır44. Dolayısıyla konişmentosuz teslim hallerinden ikincisi, taşıyana yükü konişmentosuz teslim etmesine karşılık teminat mektubu verilmesi durumudur. Verilecek olan teminat mektubu ile taşıyan yükü yanlış kişiye teslim etmesi sebebiyle meydana gelebilecek zararların tazminine karşı korunmaktadır45. Teminat mektubunun bulunmaması ve eşyanın konişmento ibraz edilmeksizin teslim edilmesi halinde taşıyanın teslim etmeme ya da geç teslim sebebiyle doğabilecek zararları tazmin etmesi gündeme gelebilmektedir46

Üçüncü durum ise kıymetli evrak mahiyetinde bulunan konişmentonun zayi olmasıdır. TTK’nın kıymetli evraka ilişkin kısmında yer alan “İptal Kararı” başlıklı 651. maddesinin birinci fıkrasında, kıymetli evrakın zayi olması durumunda mahkemece kıymetli evrakın iptaline karar verilebileceği düzenlenmiştir. Bununla birlikte ikinci fıkrası “Kıymetli evrakın zayi olduğu veya zıyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi, senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir.” hükmünü havidir. TTK m. 652 uyarınca da iptaline karar verilmesi üzerine hak sahibinin senet olmadan hakkını ileri sürebilmesi mümkündür. Bu nedenle de iptal kararı ile bir kimsenin senet üzerinde hak sahibi olduğunu ispatlaması sonucunda kişiye konişmento olmaksızın teslim gerçekleşebilir47

Elektronik konişmento ise konişmentosuz yük tesliminin mümkün olabileceği son durumdur48. Her ne kadar konişmento ibraz edilmeksizin yükün teslim edilmesi yukarıda bahsedilen şekillerde mümkün olsa da bu yöntemler konişmentosuz teslimin sebep olabileceği problemleri tamamen çözmemektedir. Buna karşılık, elektronik konişmento ise ziyanın mümkün olmamasından ve varış limanında hızlı bir şekilde sağlanabilmesinden dolayı konişmento ibraz edilmeden yükün tesliminden kaynaklanabilecek zararları engellemektedir49.

VII. KONİŞMENTOSUZ TESLİMİN SONUÇLARI

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte gemilerin inşası hızlanmış ve sefer süreleri kısalmıştır. Ancak posta hizmetinin aynı şekilde hızlanamamasından dolayı gemilerin boşaltma limanına varmasından önce konişmentolar boşaltma limanına ulaştırılamamaktadır50. Bu nedenle her ne kadar taşıyan bakımından sorumluluk doğurabilecek olmasından dolayı konişmentosuz teslim tavsiye edilen bir yol olmasa da uluslararası ticarette uygulanmaktadır. 

Yükün konişmentosuz teslim edilmesi halinde farklı rizikolarla karşı karşıya kalınması ve söz konusu olabilmektedir. Söz konusu rizikolardan ilki, konişmentosuz teslime bağlı olarak yanlış tarafa yükün teslim edilmesidir. Bu durumda yanlış kişiye tesliminden dolayı gemi sahibine dava açılabilir. Bu konumdaki gemi sahibi, P&I sigortacısının desteğinden mahrum kalmakla beraber teminat mektubu ile kendi sorumluluğunda bu konuyu çözmesi gerekecektir. Bunun için yükü teslim alacak kişinin kim olduğu tespit edilirken dikkatli olunması, tüm bilgilerinin dikkatli bir şekilde kaydedilmesi, teminat mektubu üzerinde yer alan bilgiler ile ya da kiracının bildirmiş olduğu kişi ile aynı olduğu teyit edilmeden yük teslim edilmemelidir. İkinci riziko ise konişmentonun teslim edilmemesi halinde donatanın karşı karşıya kalacağı problemler P&I sigortası teminatı kapsamında yer almayacağından dolayı sigorta teminatı noktasındadır. Diğer bir riziko ise teminat mektubuyla beraber konişmentosuz teslimi kabul eden donatanın kiracı tarafından sunulan teminat mektubunun içeriğine dikkat edilmemesidir. Bunun sonucu olarak taşıyana dava açılması ve geminin yükün asıl sahibi tarafından tutuklanması söz konusu olabilmektedir51

Genel olarak konişmentosuz teslim türlerinin sebep olabileceği risklere karşılık elektronik konişmentonun elektronik ortamda kaydının tutulmasından, zayi olmamasından, geleneksel konişmentoya kıyasla daha hızlı bir şekilde varış limanında temin edilebilmesinden, tahrifat yapılırsa elektronik ortamda işlemlerin kayıt altına alınabilmesi sebebiyle inceleme sonucu kimin tarafından yapılabileceğinin ortaya çıkabilmesinden, taşıyanın teslim etmiş olduğu konişmentoyu takip etme imkanı sağlaması nedeniyle sahteciliği önlemesinden ve caydırıcı etkisinin olmasından dolayı52 geleneksel konişmentonun sebebiyet verdiği konişmentosuz teslimin doğurabileceği zararları büyük ölçüde engellemektedir.

VIII. SONUÇ

Sonuç olarak; uluslararası ticaretin gelişmesi ve dolayısıyla uluslararası satım sözleşmelerinin yaygınlaşmasıyla birlikte kıymetli evrak niteliğinde olan konişmento büyük önem arz etmektedir. Bu anlamda, TTK m. 1237-1240 arasında konişmentonun hukuki ilişkiyi ispat, taşıyanı ispat, eşyanın genel olarak cinsini, işaretlerini, koli veya parça adedini, ağırlık ve miktarını ispat ve navlunu ispat gibi dört farklı ispat işlevine yönelik düzenlemeler yapılmıştır. TTK’nın hukuki ilişkiyi ispata ilişkin düzenlemeleri doğrultusunda konişmentonun taşıyan-konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde esas alınacağı, navlun sözleşmesi tarafları olan taşıyan ve taşıtanın arasındaki hukuki ilişkilerin sözleşme hükümlerine bağlı olacağı ve konişmentoda yolculuk çarteri sözleşmesine atıfta bulunulması halinde çarter partideki hükümlerin konişmento hamiline karşı ileri sürülebilmesi için çarter partinin nüshasının yeni hamile ibraz edilmesinin gerektiği belirtilmiştir. Konişmentonun taşıyanı ispat işlevini değerlendirdiğimizde, sorumluluktan kaçınmak adına taşıyanın gizlenmesine karşılık başka kişilere sorumluluk yüklenmesinin konişmento hamilini korumaya yönelik bir düzenleme olduğu göz önüne alındığında maddenin ratio legis’iyle uyumlu olduğu ve bu düzenlemenin karinenin aksini ispat etme imkanı da sağlamasıyla yerinde bir düzenleme olduğu söylenebilir. Konişmentoya çekince konulmasına ve konişmentonun eşyayı ispat işlevine ilişkin düzenlemeye ilişkin olarak, dışarıdan belli olan bir kusur ya da eksikliğin var olması halinde taşıyanın sessiz kalmayıp doğru olanı bildirmesinin gerektiği, aksi durumda iyi şekilde teslim edildiğine dair karinenin gündeme geleceğinin söylenmesi mümkündür. Ayrıca bankaların uygulamasına göre, konişmentoda çekince olması, yani temiz konişmentonun bulunmaması halinde bankanın ödeme yapmaktan imtina edebileceği ve bu nedenle de temiz konişmento düzenlenmesinin önemli olduğu belirtilebilir. Bunun dışında, konişmentonun navlunu ispat işlevine sahip olmasıyla birlikte, buna ilişkin düzenlemeleri içeren TTK’nın 1240/1. maddesinin Hamburg Kuralları’ndan aktarılmasından dolayı madde yorumuna ilişkin sorunların ortaya çıktığını söyleyebiliriz. 

Konişmentonun önemli ispat işlevinin yanı sıra, gemi inşa teknolojisinin ilerlemesi ve konişmentonun yükten önce varış limanına ulaştırılamayıp gecikmesi ile uluslararası ticarette konişmentosuz teslim kavramı ortaya çıkmıştır. Her ne kadar taşıyanın konişmentonun ibraz edilmesi karşılığında yükü teslim etmesi gerekse de deniz yolundaki yük taşımacılığındaki gereklilikler doğrultusunda sözleşmede aksine bir hüküm konulmasıyla, taşıyanın yük teslimine karşılık teminat mektubu talep etmesiyle, konişmentonun zayi olmasıyla ve elektronik konşimentoyla konişmentosuz yük teslimi mümkündür. Ancak konişmentosuz yük teslim edilmesi yükün yanlış kişiye teslim edilmesi, sigorta teminatı ve taşıyanın sorumluluğu bakımından birtakım sorumluluklar ve zararlar doğurmaktadır. Fakat belirtmek gerekir ki varış limanına geç ulaşan geleneksel konişmentonun oluşturabileceği bu tür rizikolara karşılık elektronik konişmentonun kullanılmasıyla diğer konişmentosuz teslim türlerinin oluşturabileceği zararların önüne geçilebilmektedir.

KAYNAKÇA

AHMET SAİD BER, Elektronik Konişmento, 1. Baskı, Ankara 2018. 

ALİ BOZER/ CELAL GÖLE, Kıymetli Evrak Hukuku, 10. Baskı, Ankara 2021. 

BURCU BERRAK, Konşimento Kaynaklı En Sık Karşılaşılan Problemler Ve Taşıyanlara Tavsiyeler, 2018, https://turkpandi.com/assets/ page_docs/press/sirkuler/Konsimento-Kaynakli-Problemler.pdf (Erişim Tarihi: 12.11.2022). 

BURCU BERRAK, Türk Pandi Mayıs 2018, https://turkpandi.com/assets/page_docs/press/sirkuler/Konsimento-Kaynakli-Problemler.pdf (Erişim tarihi, 27.09.2022). 

BÜLENT SÖZER, Deniz Ticareti Hukuku, 6. Baskı, Sapanca 2021. 

CANSU AYTAŞ, “Konişmentonun Rolü ve İşlevi”, İstanbul Ticaret Üniversitesi, İstanbul 2018. 

CÜNEYT SÜZEL, “Deniz Ticareti Hukukunda Taşıtan ve Yükleten Kavramları: Hakları, Borçları ve Sorumlulukları”, Doktora Tezi, İstanbul 2013. 

CÜNEYT SÜZEL, Navlun Sözleşmesinden Doğan Sorumluluğun Sınırlandırılması, İstanbul 2021. 

EMRE CUMALIOĞLU, “Kırkambar Sözleşmesi”, Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim Dalı Özel Hukuk Programı Doktora Tezi, 2010. 

FATMA AYDOĞDU, Konişmentonun İspat Fonksiyonu, İstanbul 2006. 

FEVSİ TOPSOY, Deniz Ticareti Hukuku 1, 1. Baskı, İzmit 2020. 

G. VENÜS CÖMERT, Taşıyanın Gemiyi Denize, Yola ve Yüke Elverişli Bulundurma Borcu, 1. Baskı, İstanbul 2022. 

H. MURAT DEMİRKIRAN, “Taşıyanın Konişmento İçeriğinden Sorumluluğu”, Doktora Tezi, İstanbul, 2007. HACI KARA, “Deniz Ticaretinde Elektronik Konişmento ve Siber Güvenlik”, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, C. 10, S. 37, 2019. 

İLKER ERDİNÇ ERGÜN, “Gemi Acenteliğinin Hukuki Çerçevesi”, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 2019. 

İSMAİL DEMİR, Deniz Ticareti Hukuku Ders Kitabı, Ankara 2021. 

MEHMET BAHTİYAR, Makaleler I, 1. Baskı, İstanbul 2008. 

MELTEM DENİZ GÜNER ÖZBEK, “Yeni Türk Ticaret Kanunu’nda Konişmento ve Konişmentonun İspat Kuvveti”, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, C. 18, S. 3, 2012. 

NATİG ASGAROV, Yükle İlgililerin Taşıma Sözleşmesi Gereğince Beyanda Bulunma Yükümlülüğü, Ankara 2012. 

RAYEGÂN KENDER/ ERGON ÇETİNGİL/ EMİNE YAZICIOĞLU, Deniz Ticareti Hukuku Temel Bilgiler, İstanbul 2017. 

ŞABAN KAYIHAN, Deniz Ticareti Hukuku, 2. Baskı, İstanbul 2021. TAHİR ÇAĞA/ RAYEGAN KENDER, Deniz Ticareti Hukuku II, 10. Bası, İstanbul 2010. 

TAHİR ÇAĞA/ RAYEGAN KENDER, Deniz Ticareti Hukuku, Navlun Sözleşmesi, C. II, 8. Bası, İstanbul 2006. 

TAMER BOZKURT, Deniz Ticareti Hukuku, 1. Baskı, Ankara 2021. 

TAYFUN ERCAN, Türk Hukukunda Konişmentonun Rolü ve İşlevi, 1. Baskı, İstanbul 2020. TIBA MEXİCO (2017). What is the difference between a Bill of Lading and a Sea waybill?. Mexico City, Mexico. https://www.tibagroup. com/mx/en/difference-bill-of-lading-sea-waybill#top (Erişim tarihi, 12.10.2022). 

ZEYNEP ÖZGENÇ, “Milletlerarası Özel Hukukta Navlun Sözleşmesi”, Doktora Tezi, 2014.

 ZEYNEP TUNCA ÖZCAN, “Yükleten Tarafından Temiz Konişmento Karşılığında Verilen Garanti Mektubu ve Geçerliliği”, Legal Hukuk Dergisi, C. 18, S. 214, 2020. ZİYA AKINCI, Milletlerarası Tahkim, 6. Baskı, İstanbul 2021.

DİPNOT

1 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 856, 14.02.2011 tarihli, 27846 sayılı Resmi Gazete (RG).

2 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 858, 14.02.2011 tarihli, 27846 sayılı Resmi Gazete (RG).

3 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 858, Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/324). Web site: https://www5.tbmm.gov. tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/ c032/tbmm23032022ss0096.pdf Erişim tarihi 12.10.2022.

4 Meltem Deniz Güner Özbek, “Yeni Türk Ticaret Kanunu’nda Konişmento ve Konişmentonun İspat Kuvveti”, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, C. 18, S. 3, 2012, s. 233-254. https:// dergipark.org.tr/tr/pub/maruhad/issue/48098/608162.

5 Hacı Kara, “Deniz Ticaretinde Elektronik Konişmento ve Siber Güvenlik”, Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, C. 10, S. 37, 2019, s. 75-106.

6 Tıba Mexico, “What is the difference between a Bill of Lading and a Sea waybill?”. Mexico City, Mexico. 2017, https://www.tibagroup.com/mx/en/ difference-bill-of-lading-sea-waybill#top (Erişim tarihi, 12.10.2022).

7 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 856, 14.02.2011 tarihli, 27846 sayılı Resmi Gazete (RG).

8 Emre Cumalıoğlu, “Kırkambar Sözleşmesi”, Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim Dalı Özel Hukuk Programı Doktora Tezi, İzmir 2010, s. 98.

9 Tahir Çağa/ Rayegan Kender, Deniz Ticareti Hukuku, Navlun Sözleşmesi, C. II, 8. Bası, İstanbul 2006, s. 65.

10 Burcu Berrak, Türk Pandi Mayıs 2018, https://turkpandi.com/assets/ page_docs/press/sirkuler/Konsimento-Kaynakli-Problemler.pdf (Erişim tarihi, 27.09.2022).

11 H. Murat Demirkıran, “Taşıyanın Konişmento İçeriğinden Sorumluluğu”, Doktora Tezi, İstanbul 2007, s. 22.

12 Zeynep Özgenç, “Milletlerarası Özel Hukukta Navlun Sözleşmesi”, Doktora Tezi, İstanbul 2014, s. 94.

13 Özgenç, s. 94.

14 Çağa/ Kender, s. 3-6.

15 Güner Özbek, s. 240.

16 Rayegân Kender/ Ergon Çetingil/ Emine Yazıcıoğlu, Deniz Ticareti Hukuku Temel Bilgiler, İstanbul 2017, s. 194; Demirkıran, s. 23; Güner Özbek, s. 239; Tamer Bozkurt, Deniz Ticareti Hukuku, 1. Baskı, Ankara 2021, s. 154; Fatma Aydoğdu, Konişmentonun İspat Fonksiyonu, İstanbul 2006, s. 26; Özgenç, 2014, s. 96; Özçelik, 2007, s. 24

17 Cansu Aytaş, Konişmentonun Rolü ve İşlevi, İstanbul 2018, s. 10.

18 Fevzi Topsoy, Deniz Ticareti Hukuku 1, 1. Baskı, İzmit 2020, s. 309.

19 Natig Asgarov, Yükle İlgililerin Taşıma Sözleşmesi Gereğince Beyanda Bulunma Yükümlülüğü, Ankara 2012, s. 33.

20 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) m. 1237.

21 Bozkurt, s. 169.

22 Mehmet Bahtiyar, Makaleler I, 1. Baskı, İstanbul 2008, s. 63.

23 Bozkurt, s. 170.

24 Bülent Sözer, Deniz Ticareti Hukuku, 6. Baskı, Sapanca 2021, s. 450.

25 İsmail Demir, Deniz Ticareti Hukuku Ders Kitabı, Ankara 2021, s. 324.

26 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu (“eTTK”) m. 1099.

27 Demir, s. 324.

28 Cüneyt Süzel, Navlun Sözleşmesinden Doğan Sorumluluğun Sınırlandırılması, İstanbul 2021, s. 60.

29 Sözer, s. 451.

30 Demir, s. 324.

31 Zeynep Tunca Özcan, “Yükleten Tarafından Temiz Konişmento Karşılığında Verilen Garanti Mektubu ve Geçerliliği”, Legal Hukuk Dergisi, C. 18, S. 214, 2020, s. 4500.

32 Topsoy, s. 374.

33 Özcan, s. 4499, 4501.

34 Özcan, s. 4502.

35 G. Venüs Cömert, Taşıyanın Gemiyi Denize, Yola ve Yüke Elverişli Bulundurma Borcu, İstanbul 2022, s. 327.

36 Şaban Kayıhan, Deniz Ticaret Hukuku, 2. Baskı, İstanbul 2021, s. 186.

37 Süzel, Navlun Sözleşmesi, s. 247.

38 6102 Sayılı TTK’nın gerekçesi. 

39 Süzel, Deniz Ticareti Hukukunda Taşıtan ve Yükleten Kavramları: Hakları, Borçları ve Sorumlulukları, Doktora Tezi, İstanbul 2013, s. 312.

40 Ali Bozer/ Celal Göle, Kıymetli Evrak Hukuku, 10. Baskı, Ankara 2021, s. 542.

41 Demir, s. 326.

42 Demirkıran, s. 105.

43 İlker Erdinç Ergün, Gemi Acenteliğinin Hukuki Çerçevesi, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 2019, s. 76.

44 Tayfun Ercan, Türk Hukukunda Konişmentonun Rolü ve İşlevi, 1. Baskı, İstanbul 2020, s. 47-48.

45 Ergün, s. 76.

46 Ercan, s. 48.

47 Ergün, s. 76.

48 Ergün, s. 77.

49 Ahmet Said Ber, Elektronik Konişmento, 1. Baskı, Ankara 2018, s. 50.

50 Ber, s. 93.

51 Burcu Berrak, Konşimento Kaynaklı En Sık Karşılaşılan Problemler Ve Taşıyanlara Tavsiyeler, 2018, https:// turkpandi.com/assets/page_docs/ press/sirkuler/Konsimento-Kaynakli-Problemler.pdf (Erişim Tarihi: 12.11.2022).

52 Ber, s. 100-102.

More Insights

Articletter / GSI Brief

GSI Brief & Legal Brief

GSI Brief 204

Gsi Brief 204

Brief
Read more
GSI Brief 205

Gsi Brief 205

Brief
Read more
GSI Brief 206

Gsi Brief 206

Brief
Read more
GSI Brief 207

Gsi Brief 207

Brief
Read more

Articletter - Summer Issue

İhsan Oktay Anar’ın Kitab’ül Hi̇yel adlı Eserine Fikri Mülkiyet Hukuku Açısından Bir Bakış

İhsan Oktay Anar’ın Kitab’ül Hi̇yel Adlı Eserine Fikri Mülkiyet Hukuku Açısından Bir Bakış

2023
Read more
NFT (Non-Fungible Token) Formatında Hazırlanan Eserlerde Eser Sahibinin Fikri Haklarının İhlali

Nft (non-fungible Token) Formatında Hazırlanan Eserlerde Eser Sahibinin Fikri Haklarının İhlali

2023
Read more
Pseg Global V. Türkiye ICSID Karar İncelemesi

Pseg Global V. Türkiye Icsid Karar İncelemesi

2023
Read more
Anayasa Mahkemesi Karar İncelemesi Kişisel Verilerin Korunması ve Özel Hayata Saygı Kapsamında Parmak İzi Kayıt Sistemi

Anayasa Mahkemesi Karar İncelemesi Kişisel Verilerin Korunması Ve Özel Hayata Saygı Kapsamında Parmak İzi Kayıt Sistemi

2023
Read more