ÖZET
Blok zincir teknolojisinin gelişmesiyle NFT’lerin (non-fungible tokens) tâbi olacağı hukuki rejime ilişkin tartışmalar ortaya çıkmıştır. Değiştirilemeyen ancak devri mümkün olan dijital varlıklar olarak NFT’ler, blok zinciri olarak bilinen bir dijital defterde (veya dijital cüzdanda) saklanan bir veri birimidir. Geleneksel bir sanat eseri gibi, NFT birimi de bir dijital varlığın benzersiz ve bu nedenle birbirinin yerine geçemeyeceği şekilde oluşturulmaktadır. NFT’lerin çoğunlukla resim, logo, tablo gibi içerik/ görünüme sahip olduğu görülmektedir. Bu durum ise; asıl hak sahibinden izin alınmadan üretilen bir NFT’nin, hak sahiplerinin telif hakkını veya kişilik haklarını ihlal edip etmeyeceği sorusunu gündeme getirmektedir. Her ne kadar yeni bir teknoloji olması dolayısıyla NFT’lere ilişkin mevzuatımızda özel bir düzenleme yoksa da, olası hak ihlallerini önlemek üzere mevcut düzenlemelerin NFT’lerden kaynaklı hak ihlalleri açısından ele alınması gerekmektedir. Gerçekten de bir eserin doğrudan veya değiştirilerek NFT haline getirilmesi -ki çoğunlukla bu ekonomik kazanç sağlamak üzere yapılmaktadır- hak sahiplerinin mevzuatımızda düzenlenen haklarını ihlal olarak görülmelidir. Yine ünlü olsun olmasın bir kişiye ait fotoğraf veya resmin NFT olarak üretilmesi, bu kişinin FSEK madde 84 kapsamındaki hakkını ihlal etmesinin yanı sıra TMK madde 24 kapsamında da bir kişilik hakkı ihlali teşkil eder.
Değiştirilemeyen ancak devri mümkün olan dijital varlıklar olarak NFT’ler, blok zinciri olarak bilinen bir dijital defterde (veya dijital cüzdanda) saklanan bir veri birimidir.
I . GİRİŞ
NFT teknolojisi son günlerde hukuki durumu tartışılan teknolojik gelişmelerden birisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Zira satışları 2021’in ilk yarısında 2 milyar doları aşan NFT’ler büyük bir ilgi görmekte ve kullanım yaygınlaşmaktadır.1 Hatıralık eşya firmaları, müzisyenler, sanatçılar ve yayıncılar, NFT’leri eserlerini ticarileştirmek ve onlardan yararlanmak için kullanmaktadırlar. NFT’nin temel fonksiyonu, benzer nitelikteki gerçek varlıkların dijital sanat eserlerini, müziğini veya dijital koleksiyonlarını temsil etmektir. NFT’lerin hem sanat eseri hem yatırım aracı olarak görülmesinin sebebi; benzersiz olarak tasarlanan NFT’lerin geleneksel güvenliğin dijital ve tokenize edilmiş bir versiyonu olması ve değerinin mülkiyetin değerine bağlı olmasıdır.2 Bir diğer ifadeyle NFT’ler, blockchain teknolojisinde üretilen benzersiz jetonlardır.3
NFT’lerin hem sanat eseri niteliğini haiz olması hem de ticaret alanında gittikçe genişleyen bir pazara sahip olması, NFT’lere ilişkin hukuki uyuşmazlıkların ortaya çıkmasına sebebiyet vermiştir. Bir diğer ifadeyle, NFT’ler gittikçe önem kazanan ve hukuki açıdan sıklıkla çalışma konusu olan bir mesele haline gelmiştir. Özellikle telif hukuku açısından NFT’lerin hak ahipliği, devri, lisansa konu olması ve NFT üzerindeki mali haklar gibi konular irdelenmektedir. Ancak NFT’ler üzerindeki haklar ve hukuki işlemlerin yanı sıra NFT’ler yoluyla üçüncü kişilerin fikri mülkiyet haklarına veya kişilik haklarına tecavüz edilmesi de söz konusu olabilmektedir. Dijital media ve NFT’lerin kullanımındaki artış dolayısıyla NFT yoluyla gerçekleştirilen ihlallere karşı, hakkı zedelenen kişilerin başvurabileceği hukuki sebep ve yolları incelemek ve değerlendirmek gerekir.
Bu çerçevede temel olarak çalışmamızda, NFT yoluyla eser sahibinin telif hakkı ihlali meseleleri ele alınacaktır. Ancak konunun anlaşılabilir olması adına önce özet şekilde NFT teknolojisi incelenecek ve diğer blok zincir uygulamalarından farkı ortaya konacaktır. Akabinde NFT yoluyla gerçekleştirilen telif hakkı ihlalleri ve kişilik hakkı ihlalleri ayrı ayrı değerlendirilecektir.
II . NFT TEKNOLOJİSİ VE DİĞER BLOK ZİNCİR UYGULAMALARINDAN FARKI
NFT (değiştirilemez token/ jeton), İngilizce “non-fungible token” ifadesinin kısaltılmışı olup doğrudan tercümesi “değiştirilemez token/ jeton” şeklindedir. Türkçe bazı eserlerde NFT’ye karşılık olarak “gayri misli sanal jetoncharlar” veya “misli olmayan kriptografik varlık”5 şeklinde ifadeler tercih edilmektedir. Ancak yine de Türkçede yaygın olarak “NFT” kısaltmasının kullanıldığı görülmektedir.
NFT; mülkiyeti doğrulanmış ve blok zinciri adı verilen bir veri tabanında saklanan ve çeşitli çevrimiçi platformlarda toplanabilen, satılabilen ve hukuki işleme konu olabilen bir fotoğraf, şarkı veya video gibi değiştirilemeyen dijital varlıkları ifade eder6. Ancak buradaki değiştirilemezlik, NFT’nin bir hukuki işleme konu olamaması şeklinde anlaşılmamalıdır. NFT’nin değiştirilemezliği ile kastedilen, “belli bir değer üzerinden birbirlerine karşı ölçülemez” oluşudur7.
NFT’ler, blok zinciri teknolojisi tarafından işletilen bir dijital pazarda kripto varlıkların veya fiziksel varlıkların mülkiyetinin bir sertifikası olarak da tanımlanabilecektir8. Daha sarih bir ifade ile NFT, blok zinciri olarak bilinen bir dijital defterde (veya dijital cüzdanda) saklanan bir veri birimidir9. Investopedia’ya göre NFT; blok zincirinde benzersiz tanımlama kodları ve meta verilerden oluşan ve birini diğerinden ayırt etmeye yardımcı olan bir kriptografik varlıktır10.
NFT’ler doğası gereği birbirinin yerine geçemez, başka bir özdeş yaratımla değiştirilemez ve bu nedenle, dijital dünya içerisindeki sonsuz meydana getirme ihtimalinin önüne geçilerek meydana getirilmiş belirli ve tekil bir dijital ürünün sahipliğinin belirlenmesini amaçlar. Dijital platformlarda bireyler arasında alınabilen ve satılabilen NFT’ler benzersiz dijital jetonları temsil ederler. Bir madeni paranın diğeriyle aynı olduğu bitcoinden farklı olarak, NFT’ler benzersizdir ve her biri farklı özelliklere sahiptir. Söz gelimi Boardwalk’un sahipliğini temsil eden bir NFT, Baltık Bulvarı’nı temsil eden NFT’den oldukça farklıdır11. Nitekim Trautman’a göre; NFT’yi, bir nesnenin gerçekliğini ve sahiplik geçmişini gösteren benzersiz bir seri numarası olarak düşünmek mümkündür12.
NFT’nin içeriği, fiziksel veya dijital şeylerden oluşabilir13. Günümüzde NFT’lerin çeşitli şekillerde kullanıldığı görülmektedir. Örneğin gelişmiş sanat ve diğer bilgisayar kaynaklı programlar için anlaşmaları/ sözleşmeleri ve doğrulamayı depolamak için NFT’ler kullanılmaktadır. Yine farklı ülkelerde pek çok sanatçı, eserlerinin telif haklarını koruyarak sanat eserlerini satmak için NFT’leri tercih etmektedirler. Bunun için öncelikle meta bilgi ile ilgili alışverişi kaydeden blok zincirinde bir kayıt yapılır. Meta-bilgi genellikle gelişmiş bir kaynağa, örneğin bilgisayarlı bir resme veya gelişmiş bir videoya bağlanan bir URL şeklinde olur. Böylece, bir NFT blok zincirine yerleştirildiğinde, bu bilgisayarlı resimle tanımlanan değiş tokuşun şartlarını ve doğrulamasını kaydeder14.
Geleneksel bir sanat eseri gibi, NFT birimi de bir dijital varlığın (bir illüstrasyon, yeniden üretim veya bir kişinin görüntüsünün kullanımı) benzersiz olduğunu ve bu nedenle birbirinin yerine geçemeyeceğini, dolayısıyla “değiştirilemez” olduğunu gösterir15. Burada geçen “değiştirilemez/ non-fungible” ifadesi, NFT’nin başka herhangi bir para birimi veya jeton biçimiyle değiştirilemez olduğunu vurgulamaktadır. Diğer kripto varlıkların aksine NFT’lerin bu özellikleri, NFT’lere yönelik eşya hukuku çerçevesinde bir mülkiyet kuralının uygulanmasına daha çok olanak sağlar16. Nitekim Bilgili ve Cengil, NFT’nin bir parça borcu olarak görülmesi gerektiği kanaatindedir17.
NFT’nin değeri, “sürekli kopyalanabilen bir dijital ürünü türünün tek örneği bir varlığa dönüştürme” yeteneğinde yatar. Birisi bir NFT satın aldığında, aslında elde ettiği şey, Pop-Tart gövdeli bir kedinin resmi bir versiyonuna sahip olma bilgisidir.18 Ayrıca NFT’nin sağladığı biriciklik, NFT’ye ciddi bir yönelim sağlamaktadır. Örneğin oyuncuların oyunu oynarken kazandıkları öğeleri lisanslamak yerine tek başlarına sahip oldukları bir dijital oyun, NFT’nin gittikçe artan değerini gösterebilir19.
Gerçekten de NFT’ler fotoğraflar, videolar, ses dosyaları ve diğer dijital dosya türlerinde meydana getirilebilirler ve münferiden hak sahipliğini temsil eder. Bir diğer ifadeyle NFT’ler, kişinin hak sahipliğini ortaya koyar20. Bu nedenle, NFT’ler aynı zamanda kimlik doğrulama cihazlarıdır. Bunlar, kolayca değiştirilebilen diğer varlıklardan farklıdır, zira NFT’ler, kolayca değiştirilememe veya bir başka öğeye kopyalanamama gibi farklı özelliklere sahiptir21. Başka bir deyişle, her bir NFT eşsizdir, hiçbir NFT bir diğeri ile aynı değildir. Aslında NFT’nin bu özelliğini, geleneksel sanat algısı çerçevesinde anlamak zor değildir, zira ne kadar kopyası yapılırsa yapılsın aslında orijinal Mona Lisa tablosu bir tanedir ve eşsizdir. NFT’leri de bu şekilde değerlendirmek mümkündür22.
Bazı NFT’ler hareketli veya hareketsiz görüntüler içerirken, bazıları bir ünlünün adını, resmini veya benzerliğini içerebilir. Keza tanınmış markaları içeren NFT’ler de bulunmaktadır. Satılan ve daha sonra yatırım ve diğer amaçlar için üçüncü şahıslara devredilebilecek yaratıcı işler oldukları düşünüldüğünde, varlıklarının arkasında güçlü bir ticari saik vardır. Öte yandan NFT’ler çoğunlukla belirli bir temel ürün veya hizmetle güçlü bir şekilde bağlıdır23. Bu nedenle, NFT’lerin yaratılması ve dağıtılmasıyla ilgili fikri mülkiyet sorunları gündeme gelebilecektir.
III. NFT’LER VASITASIYLA TELİF HAKKI İHLALLERİ
NFT’lerin son yıllardaki yoğun kullanımı, NFT’ler yoluyla kişilerin telif haklarına yönelik tecavüz problemini beraberinde getirmiştir. Zira yukarıda açıklandığı üzere NFT’lerde kullanılan ses, resim, video vb. Içeriklerin üçüncü kişilere ait olması halinde bu kişilerin fikri mülkiyet haklarının ihlali gündeme gelecektir. Bu çerçevede aşağıda 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda24 (“FSEK”) düzenleme bulan eser sahipliğinden doğan hakların ihlali ile yine FSEK madde 86’da düzenlenen kişinin resmi üzerindeki hakkının ihlali değerlendirilecektir.
Öncelikle bir telif hakkı ihlalinden bahsedebilmek için telife konu bir eserin varlığı gerekmektedir. Eser, “sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini” ifade eder (FSEK madde 1/B). Buna göre NFT, anılan madde kapsamındaki bir eser ile aynı veya benzer şekilde oluşturulmuşsa aslında eser üzerinde hak sahibi olan kişiden izin alınması gerekir. Zira burada asıl eserin bir çoğaltması veya işlenmesi suretiyle eser sahibinin mali hakları ihlal edilmektedir25. Bir diğer ifadeyle bir eser üzerinde hak sahibi olan kişi, bu eserin NFT formatına çevrilmesi hakkına da sahip Kabul edildiğinden izinsiz meydana getirilen NFT formatları nedeniyle eser sahibinin mali ve manevi haklarına tecavüz fiilinin gerçekleştirildiği kabul edilmektedir26.
Her ne kadar NFT’lere ilişkin açık bir Kanun düzenlemesi olmasa da, bu birimler üzerinden eser sahibinin haklarının ihlal edilebileceği açıktır. Kanun’un düzenlenme amacının temel olarak eser sahibini korumak olduğu düşünüldüğünde; ne kadar format ve içerik değişikliği olursa olsun asıl eserden “esinlenmenin” ötesine geçecek kadar bir yararlanma, telif haklarına tecavüz olarak görülmelidir. Bu sorunla karşılaşmak istemeyen NFT sahibinin, bir lisans veya izin çerçevesinde kullanım hakkına sahip olması zorunludur27.
NFT yoluyla telif hakkı ihlalini örneklendirerek ele alabiliriz. THY logosunun aynı zamanda tasarım değeri de taşıması dolayısıyla telif hukuku kapsamında korunması mümkündür. THY logosunun NFT tasarımının bu logo ile aynı olması ihtimalinde; tasarımının izinsiz şekilde dijital ortamda ve ticari amaçla kullanılması gerekçesiyle tasarım sahibi firmanın dava açması mümkündür28.
NFT yoluyla ihlali gündeme gelebilecek bir diğer mesele ise FSEK madde 86’da yer alan düzenlemedir. Anılan hükme göre “Eser mahiyetinde olmasalar bile, resim ve portreler tasvir edilenin, tasvir edilen ölmüşse 19 uncu maddenin birinci fıkrasında sayılanların muvafakati olmadan tasvir edilenin ölümünden 10 yıl geçmedikçe, teşhir veya diğer suretlerle umuma arz edilemez”. Bu hükme göre FSEK kapsamında “eser” sayılmasa dahi kişinin, kendi resmi ve portresi üzerinde hem FSEK hem de 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu29 (“TMK”) çerçevesinde hakkı bulunmaktadır. Bu hakkın ihlali halinde ise tecavüzün önlenmesi, kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat talepleri mümkün olmaktadır.
NFT’lere ilişkin yukarıda yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere bir resmin veya portrenin NFT formatında piyasaya sürülmesi mümkündür. O halde FSEK madde 86 ve TMK madde 24 kapsamında kendisinden veya mirasçılarından muvafakat alınmadan bir kişinin resim ve portresinin NFT formatına çevrilmesi hukuka aykırıdır.
Nitekim NFT’ler yoluyla kişinin resim ve portre üzerindeki hakkına tecavüz iddiasına dayalı bir uyuşmazlık Türk mahkemelerine de yansımıştır. Türk yargısına yansıyan ilk uyuşmazlık olarak bilinen olayda Cem Karaca’nın portresinden esinlenerek yapılan bir NFT’nin satışa sunulması üzerine Cem Karaca’nın oğlu tarafından açılan davada yerel mahkeme tarafından ihtiyati tedbir kararı verilmiştir30. Her ne kadar yargılama devam etse de FSEK madde 86 ve TMK madde 24 hükümlerine aykırı olarak kişinin portresinin yayınlanmasının ihtiyaten ve tedbiren engellendiği görülmektedir.
Buradaki en temel mesele ise hak ihlali teşkil eden bir NFT’nin kullanımının ve devrinin engellenmesi meselesidir. Zira NFT devrinin yapıldığı yer Türkiye merkezli bir internet sitesi olmadığından siteye müdahale yapılamamakta, ancak Türkiye’den söz konusu siteye erişimin engellenmesi mümkün olmaktadır. Bu ise aslında diğer dijital araçlar üzerinden gerçekleştirilen ihlallerde de olduğu üzere tam bir koruma sağlanamadığını göstermektedir. Zira yurtdışından söz konusu NFT’ye ulaşım sağlanabilmekte ve yine yurtdışında NFT’nin satış ve devri söz konusu olabilmektedir. Ancak en azından Türk mahkemelerinin yargı yetkisi kapsamında bir engelleme kararının tesis edilmesi NFT’lerin henüz bir düzenlemeye tabi olmadığı şu durumda önemli bir adım olarak kabul edilmelidir. Ek olarak NFT satış platformlarının bazılarında sağlanan aktif şikâyet imkânı, fikri ve kişilik hakkı ihlal edilen kişilerin bu platformlara başvurarak söz konusu NFT’nin kaldırılmasını sağlayabilecektir31. Bu durumda koruma, söz konusu platformun inisiyatifinde kalmış olmaktadır.
NFT yapımcısının yanı sıra NFT alıcısının da dikkatli ve özenli davranması, devraldığı NFT’nin üçüncü kişilerin haklarını ihlal edip etmediğini araştırması gerekmektedir.
IV. NFT YOLUYLA İHLALDEN SORUMLULAR
Bir NFT yoluyla hak ihlali gerçekleştiğinde FSEK ve TMK kapsamındaki genel düzenlemelere müracaat edilerek koruma talep edileceği yukarıda izah edilmiştir. Ancak konuya ilişkin bir diğer sorun davanın kime yöneltileceğidir. Bir diğer ifadeyle NFT yoluyla hak ihlali kim tarafından gerçekleştirilmektedir? Bilindiği üzere NFT, asıl bir esere dayalı olarak oluşturulan eşsiz bir dijital sertifika olarak oluşturulmaktadır. Ancak daha sonra NFT’nin üçüncü kişiye devredilmesi mümkün olmaktadır. Bu durumda hak ihlalinden sorumlu kişi veya kişilerin de tespit edilmesi gerekmektedir.
Yukarıda değinildiği gibi, NFT’deki “non-fungible/ değişmez” ifadesi, kopyalanamayan ve yeniden üretilemeyen bir varlığı ifade eder. Kaynağın değiştirilemezliği, NFT’nin tekrarlanmasına veya yeniden üretilmesine izin vermediğinden, NFT alıcısı NFT üzerinde ancak belirli ve sınırlı haklara sahip olabilecektir. En temel hakkı ise NFT’yi bir başka kişiye devretmektir. Oysa NFT’nin yapımcısı, teslim edilen çalışmanın kopyalarını tekrarlama, saklama ve yayınlama ayrıcalığına sahiptir. Bir diğer ifadeyle, NFT’nin yapımcısı ilk çalışmayı ortaya koysa da NFT alıcısı bu çalışmanın sadece bir kopyasını almış olmaktadır. O halde NFT üzerindeki fikri hak sahibi ile mülkiyet hakkı sahibi birbirinden farklı kişiler olabilir32. NFT Yapımcısı, NFT’yi üçüncü kişiye devretse dahi NFT üzerindeki telif haklarına sahip olmaya devam eder. Bu durumda NFT yapımcısının, NFT’nin oluşturulması aşamasında NFT yoluyla gerçekleşen telif ve kişilik hakkı ihlallerinden sorumlu kabul edilmesi gerekmektedir33.
Ancak NFT yapımcısının yanı sıra NFT alıcısının da dikkatli ve özenli davranması, devraldığı NFT’nin üçüncü kişilerin haklarını ihlal edip etmediğini araştırması gerekmektedir. Zira ticari değeri dolayısıyla ve aslında bir yatırım aracı olarak NFT edinen alıcıların, sahip oldukları NFT’ler dolayısıyla hukuki sorumluluklarının olacağını kabul etmek gerekir
Burada ilk aşamada NFT’yi devralan kişinin doğrudan ihlalden sorumlu tutulması, geleneksel telif koruması açısından sorunlu görülebilir. Örneğin telif hakkı ihlali teşkil eden bir müzik eserinin kopyasını satın alan kişinin, ihlalden sorumlu tutulması kural olarak FSEK çerçevesinde mümkün değildir. Fakat NFT’lerin çoğaltılamayan, bir yatırım aracı olarak kullanılan ve kural olarak “tükenmeye” bir yapı arz etmesi dolayısıyla daha farklı bir rejime ihtiyacı olduğu kuşkusuzdur. Bu durumda en azından ayrı bir düzenleme getirilene kadar FSEK çerçevesinde “eser” niteliği taşıyan NFT’lerin, niteliğine uyduğu ölçüde ve kıyasen FSEK hükümlerinin uygulanabileceği kabul edilmelidir. Bu çerçevede NFT’yi üçüncü kişilerin devralması veya bizzat üçüncü kişiler adına eser sahibi tarafından yapılması halinde dahi, hakkı ihlal edilenlerin bu ihlali dava edebilmelerine imkân sağlanmalıdır. Bu durumda NFT’yi devralan kişinin de bu yaptırımlara katlanması gerekecektir34.
V. SONUÇ
Mevzuat ve özellikle fikri mülkiyet mevzuatı, yaşanan teknolojik gelişmeleri takip ederek belirli değişimler geçirse de (örneğin bilgisayar programlarının FSEK kapsamına alınması, internet üzerinden paylaşımın mali haklar kapsamına alınması gibi), halihazırda hızla gelişen kripto teknolojiye bir çözüm sunmaktadır35. Bu durum sadece Türk hukuku için değil, diğer ülke hukukları açısından da geçerlidir36. Zira NFT’ler, kripto para birimi evrenine yeni eklenen ve son birkaç yılda ciddi dikkat çeken bir meseledir. Ancak kısa zamanda ciddi miktarda yatırımın yapıldığı, bazı NFT’lerin milyonlarca dolara satıldığı göz önünde bulundurulduğunda bu meselenin hukuki açıdan incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur. Özellikle NFT’lere ilişkin somut bir düzenleme yapılana kadar, mevzuattaki düzenlemeler çerçevesinde NFT yoluyla gerçekleştirilen ihlallerin mümkün olduğunca engellenebilmesi zaruridir.
Yapılan çalışmalar çoğunlukla NFT üzerindeki telif haklarına yoğunlaşsa da, aslında NFT formatı kullanılarak eser sahiplerinin telif haklarının veya kişilerin resim/ portre haklarının ihlal edilmesi mümkündür. Nitekim buna ilişkin uyuşmazlıklar mahkemeler önüne gelmeye başlamıştır. Belirtmek gerekir ki mevzuatta açık bir şekilde ifade edilmese de bir eserin NFT formatına çevrilmesi de yine eser sahibinin uhdesindeki bir hak olup izin/ lisans alınmadan oluşturulan NFT formatları, söz konusu eser sahibinin mali haklarını ihlal teşkil eder. Yanı sıra kişilerin resim ve portrelerinin NFT formatına aktarılması da FSEK madde 86 ve TMK madde 24 kapsamında hak ihlali olarak kabul edilmektedir.
NFT yoluyla hak ihlali durumunda kimlerin sorumlu olacağı da önemli bir konudur.
NFT’nin genel niteliği ve çoğunlukla bir yatırım aracı olarak kullanılması dolayısıyla NFT yapımcısının yanı sıra NFT alıcısının da hak ihlalinden sorumlu olduğu kabul edilmelidir. Her ne kadar Türk hukuku açısından NFT’nin devrini önlemek veya yurtdışından erişimini engellemek mümkün değil ise de; en azından Türkiye’den erişimin engellenmesi ve ihlal edenler aleyhine maddi ve manevi tazminat talebi yöneltilmesi mümkündür.
KAYNAKÇA
CANAN KÜÇÜKALİ, “Telif Koruması Anlamında (Takas Edilemez Jeton) NFT’ler”, Uluslararası Bilişim ve Teknoloji Hukuku Sempozyumu Tebliğler Kitabı, ed.
Şerafettin Ekici/ Ekrem Solak/ Muhammed Emre Avşar, Ankara 2022.
FATİH BİLGİLİ/ M. FATİH CENGİL, Blockchain ve Kripto Para Hukuku, Bursa 2022.
JOSHUA A. T. FAIRFIELD, “Tokenized: The Law of Non-Fungible Tokens and Unique Digital Property”, Indiana Law Journal, C. 97, S. 4, İlkbahar 2022.
K. PARIKSHITH ARVINDAN, “Non-Fungible Tokens – An Overlap between Blockchain Technology and Intellectual Property Rights”, Jus Corpus Law Journal, C. 1, S. 4, Haziran- Ağustos 2021.
KIM SOYEON, “Fractional Ownership, Democratization, and Bubble Formation – The Impact of Blockchain Enabled Asset Tokenization”, Americas Conference on Information Systems, 2020.
LAWRENCE J. TRAUTMAN, “Virtual Art and Non-Fungible Tokens”, Hofstra Law Review, C. 50, S. 2, Kış 2022.
MARK CONRAD, “Non-Fungible Tokens, Sports, and Intellectual Property Law Issues: A Case Study Applying Copyright, Trademark, and Right of Publicity Law to a Non-Traditional Ownership Vehicle”, Journal of Legal Aspects of Sport, S. 32, 2022.
MARK CUBAN, “Non-fungible Token”, https://www.britannica.com/topic/non-fungible-token (Erişim tarihi, 25.10.2022).
METE TEVETOĞLU, Hukuki Yönleriyle Kripto Varlıklar ve Kripto Varlıkların İlk Arzı (Initial Coin Offering), İstanbul 2021.
PRIYAL CHANDRAKAR, “Non-Fungible Tokens (NFT): Legal Provisions”, International Journal of Law Management & Humanities, S. 5, 2022.
ROEE SAREL, “Property Rights in Cryptocurrencies: A Law and Economics Perspective”, North Carolina Journal of Law & Technology, C. 22, S. 3, Nisan 2021.
SEMİH SIRRI ÖZDEMİR, “Sanat Eserlerinin Menkul Kıymetleştirilmesinde Bir Araç Olarak Gayri Misli Sanal Jetonlar (NFT) ve Sahiplerine Sağladıkları Fikri Hakların Değerlendirilmesi”, Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, C. 37, S. 3, 2021.
YASHIKA NAGPAL, “Non-Fungible Tokens (NFTs): The Future of Digital Collectibles”, International Journal of Law Management & Humanities, S. 4, 2021.
FOOTNOTE
1 K. Parikshith Arvindan,“Non-Fungible Tokens - An Overlap between Blockchain Technology and Intellectual Property Rights”, Jus Corpus Law Journal, C. 1, S. 4, Haziran-Ağustos 2021, s. 357.
2 Kim Soyeon, “Fractional Ownership, Democratization, and Bubble Formation – The Impact of Blockchain Enabled Asset Tokenization”, Americas Conference on Information Systems, 2020, s. 2.
3 Arvindan, s. 357; Mete Tevetoğlu, s. 73.
4 Semih Sırrı Özdemir, “Sanat Eserlerinin Menkul Kıymetleştirilmesinde Bir Araç Olarak Gayri Misli Sanal Jetonlar (NFT) ve Sahiplerine Sağladıkları Fikri Hakların Değerlendirilmesi”, Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, C. 37, S. 3, 2021, s. 61.
5 Tevetoğlu, Hukuki Yönleriyle Kripto Varlıklar ve Kripto Varlıkların İlk Arzı (Initial Coin Offering), İstanbul 2021, s. 73.
6 Mark Cuban, “Non-fungible Token”, https://www.britannica.com/topic/non-fungible-token (Erişim tarihi, 25.10.2022).
7 Fatih Bilgili/M. Fatih Cengil, Blockchain ve Kripto Para Hukuku, Bursa 2022, s. 287.
8 Yashika Nagpal, “Non-Fungible Tokens (NFTs): The Future of Digital Collectibles”, International Journal of Law Management & Humanities, S. 4, 2021, s. 759.
9 Mark Conrad, “Non-Fungible Tokens, Sports, and Intellectual Property Law Issues: A Case Study Applying Copyright, Trademark, and Right of Publicity Law to a Non-Traditional Ownership Vehicle”, Journal of Legal Aspects of Sport, S. 32, 2022, s. 134.
10 https://www.investopedia.com/non-fungible-tokens-nft-5115211 (Erişim tarihi, 25.10.2022).
11 Joshua A. T. Fairfield, “Tokenized: The Law of Non-Fungible Tokens and Unique Digital Property”, Indiana Law Journal, C. 97, S. 4, İlkbahar 2022, s. 1263.
12 Lawrence J. Trautman, “Virtual Art and Non-Fungible Tokens”, Hofstra Law Review, C. 50, S. 2, Kış 2022, s. 407.
13 Bilgili/ Cengil, s. 289.
14 Priyal Chandrakar, “Non-Fungible Tokens (NFT): Legal Provisions”, International Journal of Law Management & Humanities, S. 5, 2022, s. 445.
15 Conrad, s. 134.
16 Roee Sarel, “Property Rights in Cryptocurrencies: A Law and Economics Perspective”, North Carolina Journal of Law & Technology, C. 22, S. 3, Nisan 2021, s. 440.
17 Bilgili/ Cengil, s. 199.
18 Trautman, s. 407.
19 Fairfield, s. 1265.
20 Bilgili/ Cengil, s. 298.
21 Conrad, s. 136.
22 Tevetoğlu, s. 74.
23 Sarel, s. 397.
24 13.12.1951 tarih, 7981 sayılı Resmi Gazete (RG).
25 Conrad, s. 137.
26 Canan Küçükali, “Telif Koruması Anlamında (Takas Edilemez Jeton) NFT’ler”, Uluslararası Bilişim ve Teknoloji Hukuku Sempozyumu Tebliğler Kitabı, ed. Şerafettin Ekici/ Ekrem Solak / Muhammed Emre Avşar, Ankara 2022, s. 577.
27 Conrad, s. 140; Bilgili/ Cengil, s. 301.
28 Conrad, s. 141.
29 08.12.2001 tarih ve 24607 sayılı RG.
30 https://www.gazeteduvar.com.tr/cem-karacanin-nft-portresinin-satisi-engellendi-haber-1570780 (Erişim tarihi, 26.10.2022).
31 Bilgili/ Cengil, s. 300.
32 Bilgili/ Cengil, s. 299; Canan Küçükali, s. 572.
33 Chandrakar, s. 446-447.
34 Elbette taraflar arasındaki (devir veya eser) sözleşme hükümleri ile mevzuattaki genel hükümlerden doğan rücu hakları saklıdır.
35 Tevetoğlu, s. 321.
36 Fairfield, s. 1267.








