Animated LogoGöksu Safi Işık Attorney Partnership Logo First
Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo 2Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo

Insights
GSI Articletter
GSI Brief

Adam Çalıştıranın Sorumluluğu ve Bağımlılık Unsuru İlişkisi

2019 - Winter Issue

Download As PDF
Share
Print
Copy Link

Adam Çalıştıranın Sorumluluğu ve Bağımlılık Unsuru İlişkisi

Labour & Employment
2019
GSI Teampublication
00:00
-00:00

ÖZET

Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte, neredeyse her alanda uzmanlaşma ihtiyacının doğması ve yapılacak işin niteliğinin karışık ve çetrefilli hale gelmesi, işletme sahiplerinin, başka kişilerin fikir veya beden güçlerine ihtiyaç duyarak bu kişileri çalıştırmalarını zorunlu hale getirmiştir. Adam çalıştıranın sorumluluğu, çalışma ilişkilerinde, çalıştırılan bu kişiler zararına dengesizlik oluşmaması amacıyla düzenlenmiştir. Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 66. maddesinde adam çalıştıranın sorumluluğu, objektif sorumluluk kapsamında ele alınmıştır. Çalışanın üçüncü kişiye verdiği zarardan adam çalıştıranın sorumlu tutulabilmesi için, ortada hukuka aykırı bir fiilin olması, bu fiil neticesinde üçüncü kişinin zarar görmesi ve söz konusu fiil ile zarar arasında bir nedensellik bağının olması gerekmektedir. Ayrıca, zarar işin icrası sırasında meydana gelmeli ve adam çalıştıran ile çalışan arasında bağımlılık bulunması gerekmektedir. Bağımlılık unsurunun söz konusu olması için işin görülmesiyle ilgili adam çalıştıranın çalışana emir ve talimat verebilmesi ve işin adam çalıştıranın denetim ve gözetiminde yapılabilmesi aranır.

I. GİRİŞ

Adam çalıştıranın sorumluluğu TBK’nın1 66. maddesinde özen sorumluluğu başlığı altında düzenlenmiştir. Söz konusu başlıktan da anlaşılacağı üzere, adam çalıştıranın sorumluluğu özen yükümlülüğüne dayanan bir sorumluluktur. Anılan madde kapsamında adam çalıştıran, özen yükümlülüğünü yerine getirmediği için sorumlu olmaktadır. Adam çalıştıranın sorumluluğunun doğması için adam çalıştıranın veya çalışanının bir kusurunun olup olmaması önem taşımamaktadır2

Çalışmamızın konusunu, kanun koyucu tarafından kusursuz sorumluluğun bir türünü oluşturmak üzere TBK’nın 66. maddesinde özen sorumluluğu başlığı altında düzenlenen adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında adam çalıştıran ile çalışan arasındaki bağımlılık unsuru oluşturmaktadır. Bu çerçevede aşağıda öncelikle adam çalıştıranın sorumluluğuna ilişkin genel bilgiler verilmiş olup, ardından adam çalıştıranın sorumluluğunda bağımlılık unsuru ele alınmıştır.

II. ADAM ÇALIŞTIRANIN SORUMLULUĞUNA İLİŞKİN GENEL BİLGİLER

A. Adam Çalıştıran Kavramı

İşverenlerin, yaptıkları işlerin kapsamı ve yürütmekte oldukları faaliyetlerin büyüklüğü düşünüldüğünde, diğer insanların iş gücünden ve hizmetlerinden faydalanılması iş hayatında olağan bir durumdur. Ancak, sırf başkalarının hizmetlerinden yararlanıyor olmak adam çalıştıran sıfatının kazanılması için yeterli değildir. Adam çalıştıran sıfatının kazanılması için i) çalışan kişi ile adam çalıştıran arasında bir bağımlılığın bulunması ve ii) adam çalıştıran ile çalışan arasındaki ilişkinin özel hukuka tabi olması gerekmektedir3.

TBK’nın 66. maddesinde düzenlenen adam çalıştıran kavramı ile İş Kanunu’nda4 düzenlenen işveren kavramının her zaman aynı anlama gelmeyeceğini belirtmekte fayda vardır. Adam çalıştıran kavramı, İş Kanunu kapsamında, işverenleri kapsayacağı gibi işlerini gördürmek amacıyla bağımlılık ilişkisi içinde hukuki ilişki ya da sosyal ilişki ile üçüncü bir kişinin hizmetine başvuran kimseleri de kapsayacaktır. Bu bakımdan adam çalıştıran kavramı işveren kavramından daha geniş bir kavramdır5

Adam çalıştıranın sorumluluğu “hakkaniyet ve hâkimiyet kolonları üzerine inşa edilen objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan bir kusursuz sorumluluk” halidir6. TBK’nın aradığı özen, adam çalıştıranın emri ve talimatı altında çalışanların işlerini görürken üçüncü kişilere zarar vermemeleri konusunda “durumun ve işin gerektirdiği bütün dikkat ve özendir”. Söz konusu özen yükümlülüğü objektif bir yükümlülük olmakla beraber özen yükümlülüğünün davranış kuralı olarak adam çalıştırana yükletilmiş olmasının dayanağı, adam çalıştıranın kendi egemenliği altında çalıştırdığı çalışanın yol açtığı zararlara da katlanmasının hakkaniyet gereği olduğu düşüncesidir7.

B. Adam Çalıştıranın Sorumluluğunun Unsurları

Adam çalıştıranın sorumluluğu haksız fiil sorumluluğunun bir türüdür. Haksız fiilin şartları, hukuka aykırı bir fiilin bulunması, bu fiilin kusurla meydana getirilmesi, zararın oluşması ve fiil ile zarar arasında illiyet bağının bulunmasıdır. Adam çalıştıranın sorumluluğu bir kusursuz sorumluluk hali olduğu ve kusursuz sorumluluk halinde de bir haksız fiil söz konusu olduğu için, haksız fiilin kusur dışındaki şartlarını taşımalıdır. Adam çalıştıranın sorumlu olabilmesi için kendi kusurunun bulunmasına gerek olmadığı gibi çalışanın da kusurlu olmasına gerek yoktur8. Bu sebepledir ki tazminatın hesaplanmasında çalışanın kusurunun ağırlığı kural olarak dikkate alınmaz9. Adam çalıştıranın TBK’nın 66. maddesi uyarınca sorumluluğuna gidilebilmesi için ortada hukuka aykırı bir fiil olması ve söz konusu fiil neticesinde bir zararın ortaya çıkması ve aynı zamanda bu zararın işin yapılması sırasında meydana gelmesi ve adam çalıştıran ile çalışan arasında bir bağımlılık ilişkisinin bulunması gerekmektedir. Aşağıda bu kavramlar adam çalıştıranın sorumluluğu bakımından incelenmiş, bağımlılık unsuru ise ayrı bir başlık altında ele alınmıştır.

1. Hukuka Aykırı Fiil

Adam çalıştıranın sorumluluğuna gidilebilmesi için öncelikle çalışanın fiilinin hukuka aykırı olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bu belirleme yapılırken çalışanın hukuka aykırı eyleminin icrai veya ihmali bir davranış olup olmadığı söz konusu eylemin hukuka aykırılığı konusunda herhangi bir farklılık oluşturmaz. Bir kimsenin kişilik hakkı ya da bir mutlak malvarlığı hakkı ihlal edilmiş ise fiil kural olarak hukuka aykırıdır. Fiilin kusur sonucu ortaya çıkıp çıkmaması önem taşımamaktadır. Adam çalıştıranın sorumluluğuna gidilebilmesi için, çalıştıranın da hukuka aykırı bir fiilinin bulunması gerekmektedir. Başka bir ifadeyle adam çalıştıranın, çalışanını seçmede, ona talimat vermede ve onun üzerinde denetim ve gözetimde bulunmada yerine getirmesi gereken özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi gerekmektedir10. TBK’nın 66. maddesindeki sorumluluğun ortaya çıkmasına temel oluşturan “hukuka aykırı fiil” aslında adam çalıştıranın özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi suretiyle ortaya çıkan bir haksız fiil halidir. Hukuka aykırılığı ortadan kaldıran bir sebebin olması halinde, fiil artık hukuka aykırı olmayacağından sorumluluk ortadan kalkacaktır11. Örneğin; çalışan, adam çalıştıranın bir hakkını kullanıyorsa ya da mağdurun rızası, meşru müdafaa veya ıztırar hali gibi bir hukuka uygunluk sebebi mevcutsa, bu durumda adam çalıştıran sorumlu tutulamayacaktır12.

2. Çalışanın Üçüncü Kişiye Zarar Vermesi

Adam çalıştıranın sorumluluğunun unsurlarından bir tanesi de çalışanın hukuka aykırı fiili neticesinde üçüncü bir kişinin zarara uğramış olmasıdır. Olayda, meydana gelen zarar maddi veya manevi olabileceği gibi hem maddi hem de manevi olabilir13.

3. İlliyet Bağının Bulunması

İlliyet bağı, sorumluluğu doğuran olay ya da fiil ile meydana gelen zarar arasındaki sebep sonuç ilişkisi şeklinde tanımlanabilir. Hukuka aykırı fiil neticesinde ortaya çıkan zararla adam çalıştıranın görülen işi arasında bir illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Ancak önemle belirtmek gerekir ki adam çalıştıranın sorumluluğunun doğması için aranan illiyet bağı, Türk-İsviçre ve Alman hukukunda doktrin ve uygulamada hâkim teori olarak kabul edilen “uygun illiyet bağıdır”14. İlliyet bağı, sorumluluğun doğmasında büyük önem taşımaktadır15.

Adam çalıştıranın sorumluluğu açısından illiyet bağı iki aşamalı olarak ele alınır. Bu durumda, sorumluluk hükümlerinin uygulanabilmesi için, çalışanın fiili ile meydana gelen zarar arasında ve adam çalıştıranın özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi ile zarar arasında bir nedenselliğin bulunması gerekir16. Burada zararın doğrudan nedeni çalışanın fiilinden kaynaklanmakla beraber, adam çalıştıranın özen yükümlülüğünü eksik yerine getirmiş olması zararın doğrudan nedeni olarak gösterilemez. Adam çalıştıranın özen eksikliği zararla değil, çalışanın fiiliyle doğrudan doğruya ilgilidir ve zararla ancak dolaylı bir illiyet bağı içinde bulunabilir17. Örneğin, adam çalıştıranın çalıştırdığı kişilere talimat verirken ve onları denetlerken gerekli özeni göstermemesinden ötürü, çalışan kişilerin eylemleri sebebiyle bir zarar meydana geldiğinde, her ne kadar görünüşte söz konusu zarara adam çalıştıranın çalıştırdığı kişiler sebep olsa da adam çalıştıran çalıştırdığı kişiyi seçmede ve çalıştırdığı kişiye talimat vermede gerekli özeni gösterseydi söz konusu zararın oluşmayacağı ileri sürülebiliyorsa, zararla adam çalıştıranın özen eksikliği arasında dolaylı bir illiyet bağının olduğu söylenebilir.

4. Zararın İşin Yapılması Sırasında Meydana Gelmesi

Adam çalıştıranın sorumluluğunun söz konusu olması için, çalışanın verdiği zararı kendisini çalıştıran kişinin işini görürken meydana getirmiş olması gerekir. Bu ilişki, çalışanın verdiği zarar ile adam çalıştıranın görülen işi arasında işlevsel (fonksiyonel) bağlılığın bulunması  şeklinde açıklanabilir. İşlevsel bağlılık, adam çalıştıranın çalışana verdiği işin görülmesi sırasında ve bu işle doğrudan bir ilgi içerisinde bir zararın meydana gelmiş olması anlamına gelmektedir18. Başka bir ifadeyle zararı meydana getiren fiil, görülen işe yabancı olmamalıdır. Çalıştırma veya başkasının hizmetinden yararlanma ilişkisi, adam çalıştıranın amaç ve menfaatine yönelik olmalıdır. Buna göre de, zararın adam çalıştıranın amacı için yapılan işin görülmesi sırasında ortaya çıkması gerekir. Çalıştırılan kişilerin fiilleri neticesinde ortaya çıkan zarar, yapmaları gereken iş dolayısıyla giriştikleri bir faaliyetin sonucu olmalıdır19. Bu doğrultuda, eğer çalışan çalıştıranla hiçbir suretle ilgili olmayan tamamen kişisel amaçlar uğruna başına buyruk bir şekilde hareket etmişse, adam çalıştıran onun bu hareketleri neticesinde meydana gelen zarardan sorumlu tutulmamalıdır20.

C. Adam Çalıştıranın Kurtuluş Kanıtı Getirme İmkânı

Adam çalıştıranın sorumluluğunun TBK’nın 66. maddesinde özen sorumluluğu başlığı altında düzenlenmesinden de anlaşılacağı üzere hukuk düzeni adam çalıştırana objektif bir özen yükümlülüğü yüklemektedir. Bu kapsamda adam çalıştıranın sorumluluğunun meydana gelmesi için gerekli şartlar yerine geldiğinde, ortaya çıkan zararın adam çalıştıranın bu objektif özen yükümlülüğünü ihlalinden kaynaklandığı bir karine olarak kabul edilmektedir21. Her ne kadar bu durum karine olarak düzenlenmiş olsa da TBK’nın 66. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında, adam çalıştırana bu karineyi çürütebilmesi için imkânlar tanınmıştır. Söz konusu maddenin ikinci fıkrasına göre “Adam çalıştıran, çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse, sorumlu olmaz.” Hükümden de anlaşıldığı üzere adam çalıştıran, çalışanını seçerken, ona talimat verirken ve onun üzerinde gözetim ve denetim sağlarken gerekli özeni gösterdiğini ispat ettiği takdirde bu sorumluluktan kurtulabilecektir. Bir başka kurtuluş kanıtı ise yine TBK’nın 66. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenmiş olup söz konusu fıkra uyarınca; “Bir işletmede adam çalıştıran, işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe, o işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zararı gidermekle yükümlüdür.” Hükümden de anlaşıldığı üzere adam çalıştıranın bu sorumluluktan kurtulabilmesi için işletmenin çalışma düzeninin, zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmesi gereklidir. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nda yer almayan bu kurtuluş kanıtı imkânı ilk kez TBK’da düzenlenmiş ve TBK’nın 66. maddesinin gerekçesinde ise uygulama ve doktrindeki görüşler doğrultusunda böyle bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğu ifade edilmiştir. 

III. ADAM ÇALIŞTIRANIN SORUMLULUĞUNDA BAĞIMLILIK UNSURUNUN ANLAMI

Bağımlılık unsuru, adam çalıştıranın gözetim, denetim, emir ve talimat verme bakımından kendisine bağımlı olan çalışanın hizmetinden kendi menfaat ve amaçları için yararlanma ilişkisidir22. Bağımlılık unsurundan anlaşılması gereken, işin görülmesiyle ilgili olarak adam çalıştıranın çalışana talimat verebilmesi, işin organizasyonun adam çalıştıran tarafından kurulması ve işin onun denetim ve gözetiminde yapılmasıdır23. Adam çalıştıranın çalışan üzerinde sahip olduğu gözetim ve denetim yetkisi bağımlılık unsurunun temelini oluşturmaktadır. Bağımlılık unsurunun varlığı için, çalışanın işi yaparken adam çalıştıranın emri altında, onun gözetiminde ve talimatlarına bağlı olarak çalışması gerekir. Ancak, gözetim, talimat verme ve denetim unsurlarının adam çalıştıran ile çalışan arasındaki ilişkinin özünde ve bağımlılık oluşturacak derecede olması gerekir. Aksi halde sadece bu unsurların varlığı bağımlılık unsurunu ispat etmez24

Belirtmek gerekir ki, bu ilişki için mutlaka adam çalıştıranın çalıştırdığı kişiden daha fazla teknik ve mesleki bilgiye sahip olması gerekmez. Ancak adam çalıştıranın, çalışanına talimat verebilecek konumda olması bağımlılık ilişkisinin varlığını ispat etme noktasında etkili olabilir. Talimat verebilecek durumda olmak ve talimat vermek bağımlılık ilişkisinin varlığını gösterebilir. Başka bir ifadeyle kural olarak çalıştıranla çalışan arasında bir ast-üst ilişkisinin olması gerekir. Adam çalıştıran ile çalışan arasındaki bağımlılık ilişkisi bunu gerektirmektedir. Ancak bunun dışında aralarındaki temel ilişkinin niteliği önemli değildir25. Başka bir deyişle görülecek işin niteliği, süresi, ivazlı olup olmaması çalıştırma ilişkisinin mevcudiyetinin belirlenmesi bakımından önem taşımaz26.

A. Bağımlılık Unsurunda Adam Çalıştıran ile Çalışan Arasındaki İlişkinin Niteliği

Adam çalıştıran ile çalışan arasında sözleşme ilişkisinin olup olmadığı veya aralarındaki mevcut sözleşmenin hukuki niteliği önem taşımamaktadır. Zira burada önemli olan bir sözleşmesel bağın olup olmadığı değil, bağımlı olarak işin görülüyor olması, adam çalıştırmanın, adam çalıştıranın amaç ve menfaatine uygun olmasıdır. Başka bir ifadeyle çalışan, hizmeti adam çalıştıranın menfaatine görmeli, yerine getirmelidir27. Örneğin, eşinin iş yerinde eşine yardım etmek amacıyla çalışan diğer eşin veya çocuğun üçüncü kişiye zarar vermesi durumunda, bağımlılık unsurunun mevcudiyeti halinde eş adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu olacaktır28.

Belirtmek gerekir ki iş yaşamındaki değişiklikler ve yeniliklerle bağlantılı olarak günümüzdeki çalışma ilişkilerinde bağımlılık unsurunun esnediği gözlemlenmektedir. Örneğin; işin adam çalıştıranın iş yerinde değil de, çalışanın evinde görüldüğü hallerde bağımlılık unsuru esnetilmektedir. Zira evden çalışan kişi fiili olarak ofis vb. çalışma ortamında çalışmasa bile çalıştıranın denetim, gözetim ve talimatı altındaysa ve işin özünde bağımlılık niteliği varsa adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamındaki bağımlılık ilişkisinin varlığından söz edilebilir29. Bununla beraber bağımlılık ilişkisinin varlığı için adam çalıştıranın, çalışanın hizmetinden devamlı bir şekilde yararlanıyor olması da şart değildir; çalışanın hizmetinden geçici olarak faydalanılması dahi söz konusu bağımlılık ilişkisinin kurulması için yeterlidir30

Başkasının hizmetinden yararlanma bir sözleşmeye, aile hukuku ilişkisine veya arada hukuki bir ilişki olmaksızın fiili bir duruma dayanabilir31. Adam çalıştıran ile çalışan arasındaki bağımlılık ilişkisi genelde hizmet sözleşmesi ilişkisinde ortaya çıkar. Zira hizmet sözleşmesinde denetim, gözetim, emir ve talimat verme unsurları ön plana çıkmaktadır. Ancak, serbest meslek erbabıyla yapılan hizmet sözleşmelerinde, bu bağımlılık ilişkisinin sadece şeklen mevcut olduğu, TBK’nın 66. maddesi kapsamında bir bağımlılık ilişkisinin söz konusu olmadığı ve bu sebeple de serbest meslek erbabıyla yapılan hizmet akitleri bağlamında adam çalıştıranın sorumluluğuna gidilemeyeceği söylenebilir. Örneğin, bir avukat ya da mimar ile yapılan hizmet sözleşmesinde bağımlılık unsurunun mevcut olduğundan bahsedilemeyeceği gibi taksi şoförü ile müşteri arasındaki hukuki ilişkide de bir bağımlılık unsurunun varlığından söz edilemez32. Ancak vekâlet veya eser sözleşmesi gibi sözleşmelerde bağımlılık unsurunun varlığı tartışmalıdır33

Bir görüşe göre bu tip sözleşmelerde iş gören kişi bu işi müvekkil ya da iş sahibinin denetim, gözetim ve talimatı altında yapıyorsa, bu durumda adam çalıştırma ilişkisinin varlığından söz edilebilir34. Eğer hizmet sözleşmesi dışındaki diğer iş görme sözleşmelerinde denetim, gözetim, emir ve talimat altında bulunma unsurları sadece şeklen değil, ilişkinin özünde de varsa bu durumda bağımlılık unsurundan da söz etmek mümkündür. Yani bu durumda iş görme sözleşmesi bağımlılık unsuru içeriyorsa, diğer unsurların da gerçekleşmesiyle birlikte adam çalıştıranın sorumluluğundan bahsetmek mümkün olacaktır35

Doktrindeki diğer görüş ise, eser sözleşmesi, vekâlet sözleşmesi, ortaklık sözleşmesi veya sözleşme ilişkisine dayanmadan sadece bir konuda yardımlaşma amacıyla başkasının işini görenlerde bağımlılık unsurunun gerçekleşmediğini savunmaktadır36. Bu görüşe göre; bağımlılık unsurunun varlığından söz edilebilmesi için sözleşmesel ilişkinin şeklinde ve özünde bağımlılık unsurunun gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu tür sözleşmelerde her ne kadar şeklen bir bağımlılık unsurundan söz edilebilse de, ilişkinin özünde bağımlılık unsuru mevcut değildir. Başka bir ifadeyle bu sözleşmelerde işi yapan kişinin işi yaptıran kişiye bağımlı olarak o işi yapmamasından ötürü, işi yaptıran kişi için TBK’nın 66. maddesi kapsamında adam çalıştıranın sorumluluğuna gitmek mümkün olmayacaktır37

Yargıtay, kararlarında eser sözleşmesinde bağımlılık unsurunun bulunup bulunmayacağı hususunda, somut olayın özelliklerini inceleyerek söz konusu eser sözleşmesinde bağımlılık unsurunun mevcut olup olmadığına karar vermiştir. Örneğin, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, adam çalıştıran ile çalışan arasında bağımlı bir çalışma ilişkisinin belirlenmesi hususunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin baca-ızgara revizyonu, yükseltme ve deplase, yağmur suyu kanal yapımı işini bir limited şirkete ihale ettiği olayda “İstisna sözleşmesinin 22. maddesi incelendiğinde ise; işe ilişkin talimatların işverenin görevlendireceği kişinin vereceği, buna yüklenicinin uyacağına ilişkin hükümlerin bulunması karşısında; davalı İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Başkanlığı’nın adam çalıştıran konumunda olduğu, onun gözetimi altında ve talimatına uyarak çalışan yüklenicinin de, yani davalı Ç... İnşaat Ltd. Şti.‘nin Borçlar Kanununun 55. maddesi anlamında çalıştırılan niteliğini taşıdığı anlaşılmaktadır.” diyerek eser sözleşmesindeki hükümler çerçevesinde adam çalıştıranın sorumluluğunun söz konusu olabileceğine hükmetmiştir38

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 2014 tarihli bir kararında davalı şirketin, dosyaya sunduğu eser sözleşmesi uyarınca işi yüklenen şirketi denetleme, kontrol ve gözetim yetkisinin bulunduğu, bir zararın oluşması halinde davalı iş sahibinin de kontrol ve sorumluluğunun devam ettiği anlaşıldığından TBK’nın 66. maddesi uyarınca sorumlu olduğu kararını vermiştir39.

Yargıtay başka bir kararında eser sözleşmelerinde kural olarak bir bağımlılık ilişkisinin bulunmamasından dolayı adam çalıştıranın sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini belirtmektedir. Ancak aynı zamanda Yargıtay bu kuralın mutlak bir kural olmadığına da değinmektedir. İş sahibi ile yüklenici arasındaki sözleşmede iş sahibinin yükleniciye emir ve talimat verme, yapılan işi kontrol etme ve denetleme yetkisinin verilmesi durumunda iş sahibi ile yüklenici arasında bir bağımlılık ilişkisinin kurulacağı ve bu sebeple de iş sahibinin adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu tutulabileceği belirtilmiştir40.

Yargıtay başka bir kararında yine benzer bir sonuca ulaşmıştır; “Eser sözleşmelerinde kural olarak, iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi bulunmamakta, yüklenici iş sahibinden bağımsız olarak üstlendiği işi sözleşme koşullarına uygun olarak tamamlayıp teslim etmeyi üstlenmektedir. Bu özellik dikkate alındığında bağımlılık ilişkisi, bir başka deyişle iş sahibinin adam çalıştıran sıfatı bulunmadığından eser sözleşmelerinin yerine getirilmesi ve işin yapımı sırasında yüklenicinin üçüncü kişilere zarar vermesi halinde iş sahibinin zarardan sorumlu tutulamayacağı kabul edilmektedir. Ancak bu kesin bir kural değildir. İş sahibi ile yüklenici arasındaki sözleşmede iş sahibine yükleniciye emir ve talimat verme, yapılan işi kontrol etme ve denetleme yetkisinin tanınmış olması halinde, iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi kurulmuş olacağından iş sahibinin “adam çalıştıran” sıfatıyla zarardan sorumlu tutulması gerektiği ve sorumluluk türünün de Borçlar Kanunu’nun 51/2. maddesi hükmü uyarınca müteselsil (zincirleme) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur”41.

B. Bağımlılık Unsurunun Doğrudan veya Dolaylı Olması

Bağımlılık ilişkisi doğrudan veya dolaylı olabilir. Büyük işletmelerde, adam çalıştıranın bütün çalışanlarını tek başına denetlemesi ve bir zararın meydana gelmemesi için özen yükümlülüğünü yerine getirmesi mümkün olmayabilir. Bu durumda adam çalıştıran işin görülmesi ve çalışanın gözetim ve denetim altında tutulması için başka kişilerden veya yöneticilerden yardım alabilir. Bu halde bile, gözetim sorumluluğunu başkasına devreden adam çalıştıran, en altta çalışan kişinin meydana getirdiği zarardan sorumlu olacaktır. Bir görüşe göre dolaylı bağımlılık ilişkisinde adam çalıştıranın sorumluluktan kurtulabilmesi için, sadece kendisinin göstermesi gereken özeni gösterdiğini kanıtlaması gerekmektedir. Bu durumda emri altındaki kişinin özen yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğini kanıtlaması gerekmez42. İşletmenin büyük ya da küçük olması da adam çalıştıranın özen yükümlülüğünü yerine getirmesini zorlaştırmamalıdır. Ancak bu görüşe göre, adam çalıştıranın bu sorumluluğu yüklediği kişinin işlerini yapmaması sebebi ile zararın meydana gelmesi halinde, adam çalıştırana sorumluluk yüklemek mümkün olamayacağı gibi zarara uğrayanı da korumak mümkün olmayacaktır43

Başka bir görüşe göre ise, adam çalıştıranın çalıştırdığı kişinin, adam çalıştıranın onayı ile bir başka kişiyi bu iş için çalıştırması halinde, son işe alınan çalışanın vermiş olduğu zarardan hem ilk adam çalıştıran hem sonraki adam çalıştıran, adam çalıştıran sıfatıyla müteselsilsen sorumlu olacaklardır44. İlk adam çalıştıranın onayının olmaması durumunda, üçüncü kişiye zarar verilmesi halinde ilk adam çalıştıranın sorumluluğuna gidilemeyecektir. Zira böyle bir durumda TBK’nın 66. maddesi kapsamında bir bağımlılık unsuru yoktur. Diğer bir görüş ise, burada çalışanın sonraki adam çalıştırana bağımlı olarak iş gördüğünü, bu sebeple de onun sorumlu olması gerektiğini ileri sürmüştür45.

C. Çalışanın Başkası Tarafından Kiralanması Durumunda Bağımlılık Unsuru

Adam çalıştıranın çalışanını başkasına kiralaması durumunda, buradaki sorumluluğun kimde olacağı konusu tartışmalıdır. Bir görüşe göre, çalışanı kiralayanın, çalışan üzerinde daha iyi bir gözetim olanağı bulunduğu için bağımlılık ilişkisi mevcuttur ve bu sebeple çalışanın üçüncü kişiye zarar vermesi durumunda çalışanı kiralayan, adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu olacaktır. Zira çalışana talimat verme yetkisi sadece egemenlik alanının sahibi kiralayan tarafından kullanılmaktadır. Kiralayan çalışanın seçiminde kendisinin bulunmadığı gerekçesiyle sorumluluktan kurtulamaz46.

Bir başka görüş ise, özen yükümlülüğünün sadece talimat verme veya gözetim altında tutmaktan ibaret olmadığından ve çalışanı seçmedeki özenin de etkili olacağından bahisle bu sorumluluğunun paylaştırılması gerektiğini belirtmektedir47.

D. Tüzel Kişilerde Bağımlılık Unsuru

Tüzel kişilerin organları tüzel kişinin çalışanı değil bizzat kendisi olduğundan bunların fiillerinden oluşan zarar adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında değerlendirilemez. İlgili kanun veya tüzüğe göre sahip olduğu durum ve yetkilerle tüzel kişinin işlerini yerine getirmeye yetkili olan kişi veya kurullara organ denir. Organın davranışı tüzel kişinin davranışı sayılır (Türk Medeni Kanunu m. 50 f. 1-2). Bu sebeple organ sıfatıyla çalışan sıfatı aynı şahısta birleşemez. Organ, çalışanı çalıştıran kişi veya kuruldur. Ancak, bir tüzel kişi de adam çalıştıran sıfatıyla yardımcı kişi çalıştırabilir. Bu durumda çalışanın verdiği zarardan TBK’nın 66. maddesi uyarınca tüzel kişi adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu olur48.

IV. SONUÇ

Günlük hayatımızda sıkça rastladığımız bir işin ifasında yardımcı olması için istihdam edilen çalışanın fiillerinden adam çalıştıranın sorumlu olabileceği TBK’nın 66. maddesinde düzenlenmiştir. 

Sorumluluğun varlığının tespit edilmesi için çalışanın hukuka aykırı bir fiil ile uygun illiyet bağı içerisinde zarara yol açması ve zararla adam çalıştıranın işi arasında fonksiyonel bir bağlılığın bulunması ve aynı zamanda adam çalıştıran ile çalışan arasında emir talimat esasına dayanan bir bağımlılık ilişkisinin varlığının olması gerekmektedir. 

Adam çalıştıran ile çalışan arasındaki emir talimat esasına dayanan ilişki ya da başka bir ifadeyle bağımlılık ilişkisi doğrudan olabileceği gibi dolaylı da olabilir. Yapılan iş sürekli bir iş olabileceği gibi geçici bir iş de olabilir. İşin konusu ivazlı bir hizmet olabileceği gibi, ivazsız bir hizmet de olabilir. Söz konusu iş bir sözleşme ilişkisine dayanabileceği gibi, fiili bir ilişkiye veya aile hukuku ilişkisine de dayanabilir. Adam çalıştıran ile çalışan arasındaki ilişki bir hizmet sözleşmesine dayanabileceği gibi eser veya vekâlet sözleşmesine de dayanabilir. Hizmet sözleşmesi söz konusu olduğunda adam çalıştıranın, üçüncü kişinin çalışanın fiilinden zarar görmesi halinde TBK’nın 66. maddesine göre sorumlu tutulacağı şüphesizdir. Ancak, eser sözleşmesinde bağımlılık ilişkisinin varlığı konusunda ise ne doktrinde ne de Yargıtay kararlarında bir fikir birliği söz konusudur. Bir görüş bu tip sözleşmelerde işin emir ve talimat altında ve iş sahibinin denetim ve gözetimi altında yapıldığı durumlarda bağımlılık unsurunun varlığını savunmaktadır. Diğer görüş ise bağımlılık unsurunun varlığından söz edilebilmesi için sözleşmesel ilişkinin şeklinde ve özünde bağımlılık unsurunun gerçekleşmesi gerektiğini savunmakta olup eser sözleşmesinde her ne kadar şeklen bir bağımlılık unsurundan söz edilebilse de, ilişkinin özünde bağımlılık unsurunun olmadığını savunmaktadır.

KAYNAKÇA

Nazlı Hilal Çelik, Adam Çalıştıranın Sorumluluğu, İstanbul, 2017. 

Sümeyye Kocaman, Türk Borçlar Kanununun 66. Maddesi Çerçevesinde Adam Çalıştıranın Sorumluluğu, Temmuz 2015, TAAD, Yıl:6, Sayı 22. 

Necla Yılmaz, Adam Çalıştıranın Sorumluluğu, Yüksek Lisans Tezi, Galatasaray Üniversitesi Eylül 2014. 

Kemal Oğuzman/Turgut Öz, Borçlar Hukuku: Genel Hükümler Cilt 2, 12. Baskı, İstanbul 2016. 

Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 13. Baskı, İstanbul 2011. 

Fikret Eren, Sorumluluk Hukuku Açısından Uygun İlliyet Bağı Teorisi, Ankara 1975. 

Haluk Tandoğan, Türk Mes’uliyet Hukuku, 1961 Yılı Birinci Basıdan Tıpkı Bası, İstanbul 2010.

DİPNOT

1 04.02.2011 tarih, 27836 sayılı Resmi Gazete (RG).

2 Nazlı Hilal Çelik, Adam Çalıştıranın Sorumluluğu, İstanbul 2017, s. VII.

3 Sümeyye Kocaman, “Türk Borçlar Kanununun 66. Maddesi Çerçevesinde Adam Çalıştıranın Sorumluluğu”, Temmuz 2015, TAAD, Yıl:6, Sayı 22, s. 587-588.

4 10.06.2003 tarih, 25134 sayılı RG.

5 Necla Yılmaz, Adam Çalıştıranın Sorumluluğu, Yüksek Lisans Tezi, Galatasaray Üniversitesi, Eylül 2014, s. 51.

6 Kocaman, s. 590.

7 Kemal Oğuzman, Turgut Öz, Borçlar Hukuku: Genel Hükümler Cilt 2, 12. Baskı, İstanbul 2016, N. 437-438.

8 Kocaman, s. 594.

9 Haluk Tandoğan, Türk Mes’uliyet Hukuku, 1961 Yılı Birinci Basıdan Tıpkı Bası, İstanbul 2010, s. 116.

10 Çelik, s. 96.

11 Kocaman, s. 593.

12 Tandoğan, s. 116.

13 Kocaman, s. 593-594; Çelik, s. 106-107.

14 Fikret Eren, Sorumluluk Hukuku Açısından Uygun İlliyet Bağı Teorisi, Ankara 1975, s. 52.

15 Kocaman, s. 594-595; Çelik, s. 122.

16 Yılmaz, s. 46.

17 Yılmaz, s. 46.

18 Kocaman, s. 594-595; Çelik, s. 149.

19 Yılmaz, s. 60.

20 Tandoğan, s. 115.

21 Kocaman, s. 597.

22 Çelik, s. 160.

23 Kocaman, s. 590.

24 Çelik, s. 160-162.

25 Çelik, s. 160-162.

26 Kocaman, s. 592.

27 Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 13. Baskı, İstanbul 2011, s. 580 (“Eren, Borçlar Hukuku”).

28 Çelik, s. 163.

29 Kocaman, s. 590; Çelik, s. 173.

30 Tandoğan, s. 112.

31 Kocaman, s. 591.

32 Tandoğan, s. 111, 112.

33 Çelik, s. 164-165.

34 Çelik, s. 164-165.

35 Çelik, s. 168.

36 Oğuzman/Öz, N. 451.

37 Çelik, s. 166-168; Oğuzman/Öz, N. 451; Eren, Borçlar Hukuku, s. 581.

38 Yargıtay HGK, T. 28.04.2010, E. 2012/7-216, K. 2010/231.

39 Yargıtay 4. H.D. T. 09.04.2014, E. 2014/4394, K. 2014/6036.

40 Yargıtay 7. H.D. T. 18.01.2011, E. 2010/7458, K. 2011/98.

41 Yargıtay 7. H.D. T. 21.09.2010, E. 2010/2809, K. 2010/4791.

42 Çelik, s. 171.

43 Çelik, s. 171.

44 Oğuzman/Öz, N. 451.

45 Çelik, s. 172.

46 Çelik, s. 173; Eren, Borçlar Hukuku, s. 580.

47 Çelik, s. 173.

48 Kocaman, s. 592. Eren, Borçlar Hukuku, s. 581. 

  • Özet yapım aşamasında
Keywords
Adam Çalıştıran, Çalışan, Kusursuz Sorumluluk, Bağımlılık Unsuru, Haksız Fiil, Çalıştırma İlişkisi
Capabilities
Labour & Employment
More Insights

Articletter / GSI Brief

GSI Brief & Legal Brief

GSI Brief 204

Gsi Brief 204

Brief
Read more
GSI Brief 205

Gsi Brief 205

Brief
Read more
GSI Brief 206

Gsi Brief 206

Brief
Read more
GSI Brief 207

Gsi Brief 207

Brief
Read more

Articletter - Winter Issue

YEKA Kapsamında İdare ile Akdedilen Kullanım Hakkı Sözleşmesinin Mahiyeti - YİD Sözleşmelerinin Mahiyetindeki Dönüşüm ile Birlikte Bir Değerlendirme -

Yeka Kapsamında İdare Ile Akdedilen Kullanım Hakkı Sözleşmesinin Mahiyeti - Yi̇d Sözleşmelerinin Mahiyetindeki Dönüşüm Ile Birlikte Bir Değerlendirme -

2019
Read more
TBK Kapsamında 2020’de Yürürlüğe Girecek Hükümler

Tbk Kapsamında 2020’de Yürürlüğe Girecek Hükümler

2019
Read more
E-Ticarette Mesafeli Sözleşmeler

E-ticarette Mesafeli Sözleşmeler

2019
Read more
Kamu Hizmeti İmtiyaz Sözleşmeleri ve Yabancı Yatırımlarda ICSID Tahkimi

Kamu Hizmeti İmtiyaz Sözleşmeleri Ve Yabancı Yatırımlarda Icsid Tahkimi

2019
Read more
Adam Çalıştıranın Sorumluluğu ve Bağımlılık Unsuru İlişkisi