Animated LogoGöksu Safi Işık Attorney Partnership Logo First
Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo 2Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo

Insights
GSI Articletter
GSI Brief

Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması (CISG) Uyarınca Alıcının Hak ve Yükümlülükleri

2016 - Summer Issue

Download As PDF
Share
Print
Copy Link

Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması (CISG) Uyarınca Alıcının Hak ve Yükümlülükleri

Contract Management
2016
GSI Teampublication
00:00
-00:00

ÖZET

Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması (“Viyana Satım Antlaşması” veya “CISG”1 ), alıcıya; (i) sözleşmeye uygun olmayan mal teslimi halinde, ikame mal teslimi ve onarım dahil ifa talepleri, (ii) sözleşmeden dönme, (iii) semenin tenzili, ve de son olarak (iv) tazminat hakkı tanımıştır. Bununla birlikte, alıcıya; semeni ödeme, malı teslim alma ve gerekli durumlarda bildirimde bulunma yükümlülüğü yüklemiştir. CISG düzenlemesi dünya üzerinde yeknesak bir satım hukukunun oluşturulmasına büyük katkıda bulunmuş ve çeşitli hukuk sistemlerindeki satım sözleşmesine ilişkin kuralları bir-birleriyle uyumlu hale getirmiştir. Viyana Satım Antlaşması’nda, genel olarak alıcının hakları satıcıya nazaran daha geniş düzenlenmiş ve alıcıyı koruyan daha fazla hüküm yer almıştır.

I. GİRİŞ

Milletlerarası mal satımlarına uygulanacak kuralların birbirleriyle uyumlu hale getirilmesi çabası uzun yıllar boyunca uluslararası hukuk camiasını meşgul eden bir konu olmuştur. Uluslararası ticaret ve satım sözleşmelerinin yaygınlaşması da ülkelerin birbiriyle çelişen mevzuatlarının yeknesaklaştırılması zaruretini beraberinde getirmiştir. Milletlerarası mal satımlarına uygulanacak kuralların yeknesaklaştırılması konusunda uzun yıllardan beri süre gelen bu çalışmalar, 11 Nisan 1980 tarihinde Viyana’da toplanan konferansla Viyana Antlaşması’nın kabul edilmesiyle sonuçlanmıştır. CISG, içlerinde Türkiye’nin de bulunduğu 84 ülke tarafından kabul edilmiştir. Bir yandan Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Çin Halk Cumhuriyeti, Rusya gibi büyük ticari aktörlerin, diğer yandan Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda ve İspanya gibi Avrupa Birliği üyesi toplam 23 ülkenin ve farklı hukuki gelenek ve ekonomik sisteme ait olan Asya, Afrika ve Güney Amerika ülkelerinin taraf olması, Viyana Satım Antlaşması’nın milletlerarası mal satımlarının büyük bir kısmına uygulanacak yeknesak kuralların oluşmasına olanak sağlamıştır2. Bu makalede de Viyana Satım Antlaşması’nın alıcıya sağladığı ikame mal ve onarım talep hakkı, sözleşmeden dönme, semenin tenzili, tazminat hakkı ile getirdiği semeni ödeme, malı teslim alma ve bildirim yükümlülükleri incelenecektir.

II. UYGULAMA ALANI

Viyana Satım Antlaşması’nın alıcıya hangi hakları sağladığını incelemeye geçmeden, önce uygulama alanını incelemek gerekir. Taraflar Viyana Satım Antlaşması’nın uygulanmasını tamamen veya kısmen hariç tutabilir veya söz konusu antlaşmanın hükümlerinin sonuçlarını değiştirebilirler3. Viyana Satım Antlaşması milletlerarası satım sözleşmelerine uygulanır4. Dolayısıyla, Viyana Satım Antlaşması’nın uygulanabilmesi için öncelikle bir satım sözleşmesinin bulunması gerekir. İkinci olarak da söz konusu satım sözleşmesinin milletlerarası olması gerekir. Burada anlaşılması gereken malın bir ülkeden başka bir ülkeye satılması ve tarafların tabi oldukları iki farklı hukukun bulunmasıdır.

Viyana Satım Antlaşması’nda, başlığından itibaren mal kavramı kullanılmış ve bu kavramın tanımı verilmemiştir. Genel olarak satım sözleşmeleri açısından mal kavramı her türlü taşınır ve taşınmazı kapsar. Hatta satım konusu malın maddi, cismani varlığı olması dahi gerekmez. Bu açıdan para ile değiştirilmesi mümkün ve ekonomik değeri olan her türlü maddi ve gayri maddi varlıkların satılması mümkündür5. Viyana Satım Antlaşması açısından ise mal kavramı bu denli geniş değildir. Söz konusu antlaşma sadece taşınırların satımını düzenlemiştir. Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği CISG’in 1. maddesini şerh ederken, CISG’in taşınırların satımına uygulanacağını açıkça belirtmiştir.

CISG, uygulanma alanına bazı sınırlamalar getirmiştir. Öncelikle bazı satım sözleşmeleri, daha sonra satım konusu bazı mallar ve satım ile yakınlık gösteren bazı sözleşmeler, son olarak da satım sözleşmesine ilişkin bazı konular kapsam dışı bırakılmıştır6. Ayrıca taraf devletlere Viyana Satım Antlaşması’nın hükümlerinin etkilerini değiştirmek veya ortadan kaldırmak için çekince bildirmek imkanı da tanınmıştır. Üç tür satım sözleşmesi uygulanma alanı dışında tutulur:

i. Kişisel, ailesel ve eve ilişkin (“domestique”) kullanımlar için yapılan satımlar

ii. Artırma yöntemiyle yapılan satımlar

iii. Mahcuz malların satımı veya adli makamların diğer herhangi bir kararına dayanarak yapılan satımlar

Viyana Satım Antlaşması satım konusu birtakım malları da kapsam dışı bırakmıştır. 2. madde bu malları üç grup altında toplamıştır:

i. Menkul kıymetlerin, ticari senetlerin ve paranın satımına CISG hükümleri uygulanmaz

ii. Her türlü geminin, teknenin, hava taşıt aracının ve hava yastıklı taşıt aracının satımı

iii. Elektrik satımları

III. ALICININ HAKLARI

A. Genel Olarak

Viyana Satım Antlaşması’nda temel amaç satım sözleşmesinin ayakta tutulmasıdır. Alıcının seçimlik hakları da bu esasa göre düzenlenmiştir. Bu durumun en temel sonucu; sözleşmeden dönmeye ancak en son çare olarak başvurulmasıdır7. Viyana Satım Antlaşması uyarınca alıcının hakları şu şekildedir: (1) Sözleşmeye uygun olmayan mal teslimi halinde, ikame mal teslimi ve onarım dahil ifa talepleri8, (2) sözleşmeden dönme9, (3) semenin tenzili10, ve de son olarak (4) tazminat11.

B. İkame Mal ve Onarım Talep Hakkı

Viyana Satım Antlaşması uyarınca alıcının satıcıdan ifayı talep etmesi hakkı genel kuraldır12. Ancak, aynen ifa imkansız hale gelmiş ise, örneğin, sözleşmenin konusu gayrimisli mal teslimden önce yok olmuş ise, alıcının malın aynen ifasını talep etme hakkı da son bulacaktır13. Bunun yanında CISG, satıcının sözleşmeye uygun olmayan mal tesliminde bulunduğu halleri de düzenlemektedir14. Bu durumda alıcının ikame mal teslimi15 veya onarım talep etme hakkı16 vardır. Mallar sözleşmeye uygun değilse, alıcı bu uyumsuzluğun sözleşmeye esaslı bir aykırılık oluşturması ve CISG uyarınca17 yapılacak bildirimle veya bildirimden itibaren makul bir süre içerisinde talepte bulunması halinde ikame mal teslimini isteyebilir. Bu duruma örnek vermek gerekirse; alıcı üreteceği cihazlar için satıcıdan hammadde satın almıştır. Hammadde ayıplı olsa da ifa sözleşmenin esaslı ihlaline neden olacak niteliktedir. Alıcı cihaz siparişlerini yetiştirmek niyetindedir ve istediği kalite hammadde satıcıda mevcut değildir. Bu nedenle alıcı satıcıya bildirimde bulunarak kendisine ikame hammadde teslimini talep eder. İkame mal teslimi için, genel şartlara ek olarak üç şart daha bulunmaktadır; birincisi uyarınca malların sözleşmeye uygun olmaması, ikinci şart esaslı bir ihlal bulunması ve son şart getirilen süre sınırlamasıdır18.

Burada alıcı için önemli kısım, ikame mal teslimine ilişkin talebe “makul süre sınırlaması” getirilmesidir19. Bu süre alıcının ayıbı fark ettiği andan itibaren başlar. Doktrinde bu sürenin bir ayı geçmemesi gerektiği belirtilmektedir20. Mallar sözleşmeye uygun değilse alıcı, tüm koşullar göz önüne alındığında makul olmayan bir talep oluşturmaması kaydıyla, satıcıdan sözleşmeye aykırılığın onarım yoluyla giderilmesini talep edebilir. Onarım talebi ihbar ile birlikte veya bu ihbardan sonra makul süre içerisinde yapılmalıdır21. Onarım talebi için genel şartlara ek olarak “makul olma şartı” vardır22. Mesela, alıcının sözleşme konusu malları kolaylıkla onarabileceği hallerde onarım talebi makul değildir, ancak satıcı yine de onarım masraflarını karşılamakla yükümlüdür. Talep, sözleşmeye aykırılık onarım yoluyla giderilebilecek bir aykırılıksa yapılabilir. Onarım, alıcı tarafından kolayca yapılabilecekse, onarım talebinde bulunmak makul olmayacaktır. Ancak bu durumda da satıcı onarım masraflarından sorumlu olmaya devam edecektir23. Buna göre tüm koşullar göz önünde bulundurulduğunda alıcının onarım menfaati karşısında satıcının yapacağı masraflar ve yaşayacağı güçlük değerlendirilerek sonuca varılmalıdır.

C. Sözleşmeden Dönme

CISG, sözleşmenin tek taraflı sona erdirilmesinin zararlı sonuçlarını göz önünde bulundurarak, bu hakkın kullanımına sınırlamalar getirmiştir. Özellikle de sözleşmeden dönme hakkını, karşı tarafın ihlali yeterince ciddi “esaslı” bir ihlalse tanımıştır24.

CISG uyarınca alıcının sözleşmeden dönme hakkı aşağıdaki şartlara tabidir:

i. Sözleşmeye aykırılığın var olması ve ihbar yükümlülüklerinin yerine getirilmesi25

CISG uyarınca beyan bildirim ile karşı tarafa yapılır. CISG bildirim yapılmaksızın kendiliğinden (ipso facto) sözleşmeden dönme imkanı sağlamaz. İhbar yükümlülüğünün amacı karşı tarafın sözleşmenin durumundan haberdar olmasını temin etmektir.

ii. Esaslı ihlal bulunması veya satıcının CISG m. 49(2)(b) uyarınca kendisine tanınan ek süre içerisinde malı teslim etmemesi

Uygulamada en fazla uyuşmazlığa konu olan hükümlerden bir tanesi de esaslı ihlalin bulunması şartıdır. Alman Federal Mahkemesi bir kararında, sipariş edilen bir malın (somut olayda bu mal bir ayakkabı idi) zamanında teslim edilmemesinin esaslı ihlal sayılıp sayılamayacağı hususunda satıcı haklı sebebe dayansa da zamanında teslim yükümlülüğünün ihlalinin esaslı ihlal olarak kabul edileceği sonucuna varmış; dolayısıyla, alıcının bu durum sebebiyle sözleşmeden dönme de dahil olmak üzere Viyana Satım Antlaşması’ndan doğan haklarını kullanabileceğine hükmetmiştir26. Rusya Federasyonu Ticaret Odası Tahkimi’nin (Tribunal of International Commercial Arbitration at the Russian Federation Chamber of Commerce and Industry Arbitral Tribunal) bir Rus ve Hindistan şirketi arasındaki satım sözleşmesi hususunda verdiği bir karar da yine esaslı ihlal kavramının alıcı lehine nasıl geniş yorumlandığına bir örnek teşkil etmektedir. Söz konusu olayda satıcı, malları gemiye alıcının istediği şekilde bütün mallar aynı gemide taşınacak şekilde değil, kendi imkanları doğrultusunda farklı gemilerle taşımıştır. Tahkim yargılamasında ise bu durum satıcının sözleşmedeki yükümlülüklerini esaslı şekilde ihlal etmesi olarak yorumlanmıştır27. Görüldüğü üzere, sıklıkla uyuşmazlığa konu olan esaslı ihlal meselesinde mahkemeler, alıcının haklarını koruyan geniş bir esaslı ihlal yorumu yapmaktadır.

iii. Defi bulunmaması

iv. Malların iadesinin mümkün olmasıdır28.

Alıcı, genelde sözleşmeden dönme beyanını belirli süre içinde yapmak zorunda değildir, sözleşmeden dönme sebebinin bulunduğu her zaman bunu yapabilir. Ancak malın kendisine teslim edildiği hallerde makul bir süre içinde sözleşmeden dönme beyanında bulunmak zorundadır.

Türk Hukuk doktrininde29 ve Yargıtay içtihatlarında30 sözleşmeden dönmeden sonra ancak menfi zararın talep edilebileceği kabul edilmektedir. 

D. Semenin Tenzili

CISG uyarınca, eğer teslim edilen mallar sözleşmeye uygun değil ise alıcının semenin tenzilini talep etme hakkı bulunmaktadır. Bununla birlikte, satıcının onarım hakkı, alıcının semenin tenzilini talep etme hakkına göre önceliklidir31. Münih Eyalet Mahkemesi 2002 yılında, kullanım amacına uygun olmama durumunda semenin indirilmesi hususunda karar vermiştir. Somut olayda satım konusu mal alıcının işyerlerinde dekorasyon amacı ile kullanılacak olan kürelerdir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, pahalı ve sofistike bir yapıya sahip kürelerin, kalıcı bir sergi malzemesi olarak satın alındı-ğı ancak kürelere monte edilen motorların kürelerdeki kompleks ve pahalı diğer parçaların aksine basit bir yapıya sahip olduğu ve uzun süre çalışmaya uygun olmadığı tespit edilmiştir. Mahkeme tarafından söz konusu kullanım ömrünü karşılamayan küreler için semende indirim kararı verilmiştir32.

E. Tazminat Hakkı

CISG uyarınca satıcı sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmezse alıcı tazminat talep edebilir33. Buna göre taraflardan birinin yükümlülüklerinden birini yerine getirmemesi durumunda ödeyeceği tazminat mahrum kalınan karı da kapsamaktadır34. Söz konusu tazminat, ihlal eden tarafın sözleşmenin kurulması sırasında sözleşme ihlalinin muhtemel sonucu olarak öngördüğü veya o tarihte bildiği veya bilmesi gerektiği veriler ışığında öngörmesi gerektiği zararı aşamaz. Bunun yanı sıra, alıcının diğer hukuki imkanlardan yararlanması, tazminat hakkını sona erdirmez. CISG’de özel olarak böyle bir açıklamaya yer verilmesi, İngiliz, Alman ve Hırvat hukukları gibi, sözleşmeden dönme ve tazminat hakkının birlikte kullanılmasına izin vermeyen kimi ulusal hukukların varlığından dolayı faydalı olmuştur35.

IV. ALICININ YÜKÜMLÜLÜKLERİ

A. Genel Olarak

Viyana Satım Antlaşması’nın alıcıya getirdiği yükümlülükler, alıcıya tanınan haklar ve satıcı için getirilen yükümlülüklerden çok daha sınırlıdır. Temel olarak alıcının yükümlülüğü semeni ödeme, malı teslim alma ve gerekli durumlarda bildirimde bulunma olarak sınıflandırılabilir36.

B. Semeni Ödeme

CISG uyarınca, Alıcının semeni ödeme borcu, sözleşmede veya mevzuatta öngörülmüş olan, semenin ödenmesini sağlayacak önlemleri almayı ve formaliteleri gerçekleştirmeyi içerir37. Sözleşme, açıkça veya örtülü olarak semen belirlenmeksizin veya semenin belirlenmesini sağlayacak bir düzenleme içermeksizin geçerli olarak kurulmuşsa, aksine herhangi bir emare bulunmadıkça, tarafların sözleşmenin kurulduğu anda ilgili ticari branşta benzer koşullarda satılan aynı türden mallar için uygulanan cari fiyata örtülü olarak gönderme yapmış oldukları varsayılır. Semen, malların ağırlığına göre belirlenmişse, şüphe halinde, net ağırlık esas alınarak saptanır.

C. Malı Teslim Alma

Alıcının malı teslim alma borcu ikiye ayrılır. Birincisi, alıcının malı fiilen devralmasıdır. Alıcının ikinci yükümlülüğü ise satıcının teslimi gerçekleştirebilmesi için kendisinden makul olarak beklenebilecek her türlü eylemde bulunmaktır. Eğer alıcı bu yükümlülükleri yerine getirmezse, satıcı bu yükümlülüklerin yerine getirilmesi için alıcıya ek süre verebilir. Bu süre sonunda da alıcı malı teslim alma yükümlülüğünü yerine getirmezse satıcı sözleşmeden dönebilir ve tazminat talep edebilir.

D. Alıcının Belirli Hallerde Söz Konusu Olan Bildirim Yükümlülüğü

Alıcı malı teslim aldığı zaman, “malları, koşulların izin verdiği ölçüde kısa bir süre içerisinde muayene etmek veya ettirmek” yükümlülüğü vardır38. CISG’in 38. maddesinde yer alan bu hükümde geçen “koşulların izin verdiği ölçüde kısa süre” ifadesi nasıl anlaşılmalıdır? Bu soruya ilişkin doktrinde ve mahkeme kararlarında; ticari teamüllerin, malların karakterinin ve eksikliklerin muayene ile ortaya çıkarılmasının mümkün olup olmamasının (örneğin tekstil ürünlerinde, renk ve daralma durumunu kontrol için ütü ya da yıkama testleri, ayakkabı ve kıyafetlerde malların denenmesi, seri üretimde de rast-gele seçilen ürünlerin kontrolü gerekli görülmüş; eksiklerin tespit edilmesi zor karakterli mallarda ise, özellikle teknik durumlarda, alıcının uzman kişileri görevlendirmesi gerekli görülmüştür) göz önünde tutulduğu, koşullara uygun ticari uygulama olarak anlaşılması gerektiği ifade edilmiştir39. Bunun yanında alıcının bir sözleşmeye aykırılık saptadığı veya saptaması gerektiği tarihten itibaren makul bir süre içinde satıcıya, sözleşmeye aykırılığın türünü de belirterek bildirme yükümlülüğü getirilmiştir40. Alıcı eğer bu yükümlülüğünü yerine getirmezse, sözleşmeden doğan haklarını kaybeder. Viyana Satım Antlaşması’nın bu iki maddesi en çok uyuşmazlığa konu olan hükümleri arasında yer almaktadır. Mahkemeler de alıcının bu bildirim yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğine özel olarak dikkat etmektedirler42. Alman Tübingen Bölgesi Mahkemesi 18 Haziran 2003 tarihinde verdiği bir kararda, alıcı malı teslim aldıktan sonra makul süre içerisinde malı inceleyip fark ettiği ayıbı satıcıya bildirmezse, kendisine sağlanan hakları kullanmayı kaybedeceğine hükmetmiştir43.

V. SONUÇ

1 Nisan 1980 tarihinde, Birleşmiş Milletler bünyesinde Viyana’da toplanan konferans sonucunda kabul edilip, 1 Ocak 1988 tarihinde yürürlüğe giren ve bugün 78 ülkenin taraf olduğu CISG düzenlemesi dünya üzerinde yeknesak bir satım hukukunun oluşturulmasına büyük katkıda bulunmuş ve içtihada dayalı hukuk sistemleri (common law) ile Kıta Avrupası hukuk sistemleri (civil law) hukuk sistemlerinde satım sözleşmesine ilişkin kuralları birbirleriyle uyumlu hale getirmiştir. CISG’in amacı çıkabilecek uyuşmazlıkları minimize etmek ve son tahlilde satım sözleşmesini ayakta tutabilmektir. Bunun yanında Viyana Satım Antlaşması’nda, genel olarak alıcının haklarının satıcıya nazaran daha geniş düzenlendiği ve alıcıyı koruyan daha fazla hüküm bulunduğu söylenebilir. Satıcının sözleşmeye aykırı davranması durumunda alıcıya sözleşmeden dönme hakkı dahil çeşitli haklar tanınmıştır. Alıcının temel yükümlülüğü ise semeni ödemek ve CISG’de belirtilen şekilde malı teslim almaktır. Sonuç olarak, dünyadaki pek çok devlet tarafından tanınan Viyana Satım Antlaşması, alıcıya milletlerarası satım sözleşmelerinde yüklediği yükümlülüklere nazaran, daha geniş bir hukuki koruma sağlamaktadır.

KAYNAKÇA

Allison E. Butler, Performance and Obligations under CISG (Erişim: 27.05.2016) http://www.cisg.law.pace.edu/cisg/biblio/butler6-ch4.pdf

C. B. Andersen & F. G. Mazzotta & B. Zeller, A Practitioner’s Guide to the CISG

Ercüment Erdem, “Uluslararası Mal Satışlarında 11 Nisan 1980 Tarihli Birleşmiş Milletler Sözleşmesinin Uygulama Alanı”, Milletlerarası Ticaret Hukuku ile İlgili Makaleler, İstanbul 2007

Haluk Tandoğan, Borçlar Hukuku, Özel Borç ilişkileri, C. 1/1, 6. Bası, İstanbul 2008

M. Kemal Oğuzman, Turgut Öz, Borçlar Hukuku, Genel Hükümler Cilt 1, 9. Basım, İstanbul 2011

Pelin Baysal, Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması (CISG) Çerçevesinde Satıcının Ayıptan Sorumluluğu (Erişim: 27.05.2016) http://www.cisg.law.pace.edu/cisg/biblio/baysal.pdf

Yeşim M. Atamer, Milletlerarası Satım Hukuku, İstanbul 2012

DİPNOT

1 CISG, United Nations Convention on Contracts for the International Sale of Goods ifadesinin kısaltmasıdır.

2 Ercüment Erdem, “Uluslararası Mal Satışlarında 11 Nisan 1980 Tarihli Birleşmiş Milletler Sözleşmesinin Uygulama Alanı”, Milletlerarası Ticaret Hukuku ile İlgili Makaleler, İstanbul 2007, s. 118.

3 CISG m. 6.

4 CISG m. 1/1-1.

5 Haluk Tandoğan, Borçlar Hukuku Özel Borç ilişkileri, C. 1/1, 6. Bası, İstanbul 2008, s. 78.

6 CISG m. 2.

7 Yeşim M. Atamer, Milletlerarası Satım Hukuku, İstanbul 2012, s. 268.

8 CISG m. 46.

9 CISG m. 49.

10 CISG m. 50.

11 CISG m. 74 vd.

12 Atamer, s. 271.

13 2012 UNCITRAL Digest of case law on the United Nations Convention on the International Sale of Goods, http://www.cisg.law.pace.edu/cisg/text/ digest-2012-46.html (Erişim: 27.05.2016).

14 CISG m. 46/2-3.

15 CISG m. 46/2

16 CISG m. 46/3.

17 CISG m. 39.

18 CISG m. 39.

19 CISG m. 46/2.

20 Atamer, s. 276.

21 CISG m. 39.

22 CISG m. 46/3.

23 2012 UNCITRAL Digest of case law on the United Nations Convention on the International Sale of Goods, http://www.cisg.law.pace.edu/cisg/text/ digest-2012-46.html, CLOUT case No. 125 [GERMANY Oberlandesgericht Hamm 9 June 1995] (Erişim: 27.05.2016).

24 Ulrich Magnus, The Remedy of Avoidance of Contract Under CISG—General Remarks and Special Cases, Hamburg, p.424, http://www.uncitral.org/pdf/ english/CISG25/Magnus.pdf (Erişim: 27.05.2016).

25 CISG m. 39 vd – m. 43 vd.

26 C. B. Andersen, F. G. Mazzotta, B. Zeller, A Practitioner’s Guide to the CISG, s.619.

27 Andersen, Mazzotta, Zeller, s. 620.

28 CISG m. 49.

29 Bkz. M. Kemal Oğuzman, Turgut Öz, Borçlar Hukuku Genel Hükümler Cilt 1, 9. Bası, İstanbul 2011, s.509.

30 Yarg. 15. Hukuk Dairesi 28.09.1993 E 1992/5474 K 1993/3691, Yarg. 19. Hukuk Dairesi 26.11.1993 E 1992/9997 K 1993/8033.

31 CISG m. 50.

32 Pelin Baysal, Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması (CISG) Çerçevesinde Satıcının Ayıptan Sorumluluğu, http://www.cisg.law.pace.edu/cisg/biblio/baysal.pdf s. 238 (Erişim: 27.05.2016).

33 CISG m. 45.

34 CISG m. 74.

35 Michael Will, Bianca-Bonell Commentary on the International Sales Law, Giuffrè, Milan 1987, s.329-332, http://www.cisg.law.pace.edu/cisg/biblio/ will-bb45.html (Erişim: 27.05.2016).

36 CISG m. 53-65.

37 CISG m. 54.

38 CISG m. 38/1.

39 Allison E. Butler, Performance and Obligations under CISG: Negotiations Through Litigation, http://www.cisg.law.pace.edu/cisg/biblio/butler6-ch4. pdf, s. 28 (Erişim: 27.05.2016).

40 CISG m. 39/1.

41 Baysal, s. 260.

42 Butler, s.30.

43 http://cisgw3.law.pace.edu/cases/030618g1.html (Erişim: 27.05.2016).

  • Özet yapım aşamasında
Keywords
CISG, Alıcının Hakları, Alıcının Yükümlülükleri, CISG Uygulama Alanı, Alıcının Onarım Hakkı, Alıcının İkame Hakkı, Sözleşmeden Dönme
Capabilities
Contract Management
International Trade Law
More Insights

Articletter / GSI Brief

GSI Brief & Legal Brief

GSI Brief 204

Gsi Brief 204

Brief
Read more
GSI Brief 205

Gsi Brief 205

Brief
Read more
GSI Brief 206

Gsi Brief 206

Brief
Read more
GSI Brief 189

Gsi Brief 189

Brief
Read more

Articletter - Summer Issue

6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na İlişkin Değerlendirme

6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na İlişkin Değerlendirme

2016
Read more
Altyapı Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları

Altyapı Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları

2016
Read more
Sermaye Şirketlerinde Birleşmeler, Devralmalar ve Kolaylaştırılmış Birleşme

Sermaye Şirketlerinde Birleşmeler, Devralmalar Ve Kolaylaştırılmış Birleşme

2016
Read more
Şirket Bölünmeleri Sonucu Bölünen Şirkete Ait İhale Yeterlilik Kriterlerinin Kullanılması

Şirket Bölünmeleri Sonucu Bölünen Şirkete Ait İhale Yeterlilik Kriterlerinin Kullanılması

2016
Read more