Animated LogoGöksu Safi Işık Attorney Partnership Logo First
Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo 2Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo

Insights
GSI Articletter
GSI Brief

İtirazın Kaldırılması ve Yargılama Usulü

2016 - Summer Issue

Download As PDF
Share
Print
Copy Link

İtirazın Kaldırılması ve Yargılama Usulü

Dispute Resolution
2016
GSI Teampublication
00:00
-00:00

ÖZET

İcra Hukukuna göre ödeme emrine yapılan itiraz, herhangi bir hükme hacet kalmaksızın takibi kendiliğinden durdurur. Bu durumda alacaklı, itirazın iptali yahut kaldırılması yollarından birini tercih etmelidir. Bu makalede itirazın kaldırılması prosedürü kaleme alınacaktır.

İcra ve İflas Kanunu (“İİK”) 68-70. maddelerinde düzenlenen itirazın kaldırılması kurumu, borçlunun itirazı ile duran ilamsız icra takibine devam edilmesini sağlayan yollardan biridir. Borçlunun, alacaklının gönderdiği ödeme emrine süresi içinde (7 gün) itiraz ederek takibi durdurması üzerine alacaklı, dilerse itirazın kendisine tebliğinden itibaren altı ay (6 ay) içinde, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması isteminde bulunabilir. Bu altı aylık süre hak düşürücü niteliktedir.

I. GİRİŞ

İtirazın Kaldırılması Prosedüründe Alacaklı, alacağını yalnız 68-68/a maddesindeki belgelerden biri ile ispat edebilir. Borçlu da itirazını kural olarak yalnız belge ile ispat edebilir.

İtirazın kaldırılmasının hukuki niteliğine ilişkin, Türk Hukuk Doktrini’nde farklı görüşler ileri sürülmüştür. Bazı yazarlar itirazın kaldırılması davasını tespit davası hükmünde yorumlarken1, bazı yazarlar itirazın kaldırılması yolunu eda davası olarak yorumlamışlardır. Yargıtay ise, itirazın kaldırılması için icra mahkemesine yapılan başvuruların, icra mahkemesinin görevine giren işler olduğu hallerde, bu dava ve işlerin teknik anlamda bir dava sayılamayacağı görüşündedir2. Zira bu davalarda verilen kararlar bir şeyin yapılması ya da yapılmaması şeklinde maddi hukuka etki eden bir karar değil, takip hukuku yönünden takibin devamını sağlayan nitelikte kararlardır.

II. İTİRAZIN KALDIRILMASI

İtirazın kaldırılması prosedüründe, icra mahkemesi tarafından yapılan inceleme dar ve şekli bir incelemedir. Şöyle ki; itirazın kaldırılması talebinde bulunan bu talebini İcra İflas Kanunu (“İİK”) 68. maddede belirtilen belgelerden birisine dayandırarak ispatlamak zorundadır. Bu belgeler sırasıyla;

i. Muayyen bir para borcunu ikrar eden ve imzası ikrar edilmiş senet,

ii. Yetkili makam ve mercilerin yetkileri dâhilinde vermiş oldukları makbuz yada belgeler,

iii. İmzası noterlikçe onaylı senetler,

iv. Kredi sözleşmeleri ve bunlarla ilgili süresinde itiraz edilmemiş hesap özetleri ile

v. Kredi verenin usulüne uygun olarak düzenlediği diğer belge ya da makbuzlardır.

İtirazın kaldırılması Kanun’da “İtirazın Kesin Olarak Kaldırılması” ve “İtirazın Geçici Olarak Kaldırılması” olarak iki başlık altında düzenlenmiştir. Borçlu;

i. Borca itiraz ederek takibi durdurmuşsa, alacaklı icra mahkemesinden itirazın kesin olarak kaldırılmasını (İİK. m. 68),

ii. İmzaya itiraz ederek takibi durdurmuşsa, alacaklı icra mahkemesinden itirazın geçici olarak kaldırılmasını (İİK. m. 68-a) isteyebilir.

III. İTİRAZIN KESİN OLARAK KALDIRILMASI

A. Gereklilikler

Alacaklının yapmış olduğu genel haciz yolu ile ilamsız takibe itiraz ederek, takibi durdurmuş olan borçlunun itirazının kesin olarak kaldırılmasını icra mahkemesinden isteyebilmesi için3;

i. Alacaklı tarafından yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır.

ii. Alacaklının, ilamsız takip konusu yaptığı borç, maddi hukuk bakımından geçerli olmalı ve miktarı belirli olmalıdır.

iii. Borçlu 7 günlük yasal süre içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalıdır.

iv. Alacaklı, itirazın iptali için genel yetkili mahkemede dava açmamış olmalıdır.

v. Alacaklı, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesine başvurmuş olmalıdır.

vi. Alacaklının elinde, İİK m.68/1’de tahdidi olarak sayılan, alacaklıya itirazın kesin olarak kaldırılması yetkisini veren belgeler bulunmalıdır.

İtirazın kesin olarak kaldırılması için İİK madde 68/1’de sınırlı olarak sayılan belgeler şunlardır.

1. İmzası İkrar Edilmiş Adi Senetler

İcra takibinin dayanağı olan değeri belli adi senet altındaki imza borçlu tarafından kabul edilir ise alacaklı bu senede dayanarak alacağın ispatını ve itirazın kesin kaldırılmasını temin edebilir.

Borç ikrarı şarta bağlı ise, borçlunun senetteki şartın gerçekleşmediği hakkındaki itirazı üzerine, icra mahkemesi, alacaklının itirazın kaldırılması talebini reddeder. Fakat alacaklı, senetteki şartın gerçekleştiğini m. 68/1’deki belgelerden biri ile ispat ederse, o zaman borçlunun itirazının kaldırılmasına karar verilir.

2. İmzası Noterlikçe Onaylı Senet

Kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren imzası noterlikçe onaylanmış senetler de, itirazın kesin kaldırılmasını sağlayan belgelerdendir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, İİK m. 68/1’deki noter senetleri, düzenleme biçimindeki noter senetleri değildir. Kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içeren düzenleme biçimindeki noter senetleri ilâm hükmünde olup, elinde böyle bir senet bulunan alacaklı, ilamlı icra yoluna başvurmalıdır.

3. Resmî Dairelerin Veya Yetkili Makamların Yetkileri Dâhilinde ve Usulüne Göre Verdikleri Belgeler

Bu belgeler, resmî daireler veya yetkili makamlar tarafından düzenlediklerinden, bunlarda borçlunun imzası bulunmaz. Bu nedenle, borçlunun imzasının ikrar veya onaylanmış olması şartı burada aranmaz. Resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dâhilinde ve usulüne göre verdikleri belgelerin, İİK m.68,I’e göre itirazın kaldırılmasını sağlayıcı nitelikte sayılabilmesi için bu belgelerin, borçlunun belli bir para borcunu kayıtsız şartsız ödemek zorunda olduğunu göstermeleri gerekir4. Örneğin, borçlu ihtiyatî haciz tutanağında borçlu olduğunu ikrar etmişse, alacaklı bu ihtiyatî haciz tutanağına dayanarak, icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Borçlu, bu belgelerdeki imzanın kendisine ait olmadığını ancak sahtelik iddiası ile açılacak ayrı bir dava ile ispat edebilecektir.

4. Kredi Kurumları ile İlgili Belgeler

İİK m. 68/b hükmüne göre, borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresinde, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün (15 gün) içinde bir hesap özetini noter aracılığıyla göndermek zorundadır. Süresi içinde gönderilen hesap özetinin muhtevasına, alındığından itibaren bir ay (1 ay) içinde itiraz etmeyen borçlu, hesap özetinin gerçeğe aykırılığını, ancak borcunu ödedikten sonra dava edebilir.

B. İtirazın Kaldırılmasını Sağlayıcı Belgeler Sunamamasının Sonuçları

Alacaklının, itirazın kaldırılması talebinde İİK m. 68/1’deki belgelerden birine dayanmadığını tespit eden icra mahkemesinin itirazın kaldırılması talebinin reddine karar vermesi gerekir.

Fakat uygulamada bazı icra mahkemeleri, alacaklının dayandığı belgenin İİK m.68/1’deki belgelerden olmadığını tespit edince, uyuşmazlığın ancak genel yetkili mahkemece çözümlenebileceği gerekçesiyle, görevsizlik kararı vermekte idiler. Oysa bu durumda icra mahkemesince verilecek karar, görevsizlik kararı değil, itirazın kaldırılması talebinin reddi kararıdır, Yargıtay’ın içtihadı da bu yöndedir5.

C. İtirazın Kesin Kaldırılmasında Borçlunun İtirazını İspat Etmesi

Alacaklının alacağını anılan belgelerden biri ile ispat etmesi üzerine, itirazını ispat etmek borçluya düşer. Borçlu itirazını ispat edemezse, icra mahkemesi, itirazın kesin kaldırılmasına karar verir. Bunun üzerine, borçlu itirazını ispat ederse, icra mahkemesi, itirazın kaldırılması talebinin reddine karar verir. Borçlu, itirazını yalnız İİK m.68,I’deki belgelerden biri ile ispat etmekle yükümlüdür. Fakat bazı itirazların niteliği bakımından belgeye bağlanması mümkün değildir. O halde, konuyu ikiye ayırarak incelemek gerekir:

i. Niteliği bakımından belgeye bağlanması mümkün olmayan itirazlar

ii. Belge ile ispatı mümkün olan itirazlar

İcra dairesinin yetkisiz olduğu yahut müflis borçlunun yeni mal iktisap etmediği gibi itirazların, niteliği bakımından belgeye bağlanmasına imkân yoktur. Fakat icra mahkemesi bu itirazları incelemeye yetkilidir. Borçlu bu itirazlarını ispat için belge göstermek zorunda değildir.

İcra mahkemesi, bu istisnalar dışında, niteliği bakımından belgeye bağlanması mümkün olmayan itirazları inceleyemez. Meselâ, alacaklının dayandığı borç senedinin hata, hile veya ikrah6 nedeniyle geçerli olmadığı, borç senedinin muvazaalı olduğu, borçlunun borç senedini imzaladığı anda fiil ehliyetine7 sahip bulunmadığı, borçlunun satıcıdan satın ve teslim aldığı malın ayıplı8 olduğu, senet metninin sonradan doldurulduğu gibi itirazların, niteliği bakımından belgeye bağlanması mümkün değildir. Bu nedenle borçlu, bu itirazlarını ispat etmek için hiçbir belge gösteremez ise icra mahkemesi bu itirazları incelemeden, borçlunun itirazının kaldırılmasına karar verir9.

Yukarda belirtilenler dışındaki itirazların, belgeyle ispatı mümkündür. Borçlunun, yukardaki itirazlarını icra mahkemesinde belge ile ispat edebilmesi için, ödeme emrine itiraz ederken bu itiraz sebeplerini itirazında açıkça bildirmiş olması gerekir.

D. Yargılama Usulü

İcra mahkemesi, incelemesini basit yargılama usulüne göre ve mutlaka duruşmalı olarak yapar. Bu nedenle, itirazın kaldırılması talebini alan icra mahkemesi, alacaklı ve borçluyu en kısa zamanda duruşmaya çağırır. İcra mahkemesine arz edilen hususlar “ivedi işler”den sayılır. Bu nedenle, itirazın kaldırılması talebi, adli tatilde de incelenir10.

Basit yargılama usulünde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na (“HMK”) göre gerektiğinde tanık ve yemin deliline başvurulabilmektedir. Buna karşın itirazın kaldırılması davalarında icra mahkemelerinde tanık ve yemin deliline başvurulamaz. Bunun sebebi, alacaklı ya da borçlunun, alacaklı/borçlu olma durumlarını sadece İİK madde 68’de gösterilen belgeler ile ispat edebilecek olmalarıdır.

İcra mahkemesi, yapacağı imza incelemesi sonucunda, âdi belge altındaki imzanın alacaklıya ait olduğu kanısına varırsa, alacaklının itirazın kaldırılması talebini reddeder ve haksız yere imzasını inkâr eden alacaklıyı para cezasına mahkûm eder. İcra mahkemesi, imzanın alacaklıya ait olmadığı kanısına varırsa, borçlunun itirazının kesin kaldırılmasına karar verir.

Alacaklı, borçlunun ibraz ettiği âdi belge altındaki imzayı kabul etmekle beraber, belgede tahrifat yapıldığını iddia ederse, borçlunun tahrifat itirazında olduğu gibi, icra mahkemesi, alacaklının bu tahrifat iddiası hakkında bilirkişi incelemesi yaptırmaya yetkilidir. Bu bilirkişi incelemesi sonucunda borçlunun ibraz ettiği belgede tahrifat yapılmadığı anlaşılırsa, icra mahkemesi, alacaklının itirazın kaldırılması talebinin reddine karar verir.

Borçlunun elindeki adî belge beklenmeyen olay veya mücbir bir sebeple veya resmî memur nezdinde zayi olmuş ise, borçlu, genel mahkemedeki bir davada borcu ödediğini tanık ile ispat edebilir11. Fakat icra mahkemesinde tanık deliline başvurulamayacağından, borçlu böyle bir iddiasını icra mahkemesinde tanık ile ispat edemez.

İcra mahkemesinin, itirazın kaldırılması talebi hakkında vereceği karar iki şekilde olur:

i. “İtirazın kaldırılması” talebinin reddi kararı,

ii. “İtirazın (kesin) kaldırılması” kararı.

İtirazın kaldırılması talebini esasa ilişkin bir nedenle reddeden icra mahkemesi, aynı karar ile alacaklıyı, itiraza uğrayan alacağının yüzde yirmisinden (%20) az olmamak üzere tazminata da mahkûm eder. Bu tazminatın tespitinde, takip talebindeki tutar esas alınır. Borçlu, icra mahkemesinin tazminat kararına dayanarak, ilâmlı takip yapabilir. İtirazın kaldırılması talebinin reddi kararı, maddî anlamda kesin hüküm12 teşkil etmez. Bu karar, yalnız ilâmsız icra bakımından kesindir; yani, itirazın kaldırılması talebinin reddi kararı ile alacaklının ilâmsız icra takibi son bulur. Bundan sonra, alacaklı, yeni bir ilâmsız icra takibi yapamaz. İtirazın kaldırılması talebinin reddine ilişkin icra mahkemesi kararı maddî anlamda kesin hüküm teşkil etmediğinden, alacaklı, aynı alacak için, genel yetkili mahkemede bir alacak davası açabilir.

Esasa ilişkin bir nedenle itirazın kaldırılmasına karar veren icra mahkemesi, aynı karar ile borçluyu, haksız olarak itiraz ettiği alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata da mahkûm eder. Bu tazminatın tespitinde, takip talebindeki talep esas alınır. İtirazın kesin kaldırılması kararı ile borçlunun yapmış olduğu itiraz ortadan kalkmış olur. Bu karar üzerine, borçlu sanki ödeme emrine hiç itiraz etmemiş gibi bir durum doğar.

Takip konusu alacakta ihtilaflı kalan değer veya miktarın temyiz sınırını geçmesi halinde, icra mahkemesi kararı temyiz edilebilir.

IV. İTİRAZIN GEÇİCİ OLARAK KALDIRILMASI

A. Genel Olarak

Alacaklı âdi senede dayanarak ilâmsız takip yapar ve borçlu itirazında âdi senet altındaki imzayı inkâr ederse, artık itirazın kesin kaldırılmasını isteyemez, geçici kaldırılmasını isteyebilir. İcra mahkemesi, imzanın borçluya ait olduğu kanısına varırsa, borçlunun itirazının geçici kaldırılmasına karar verebilir. Alacaklı, bu geçici kaldırma kararına dayanarak, itirazla durmuş olan icra takibine devam edilmesini isteyemez. İcra takibi, yedi günlük borçtan kurtulma davası süresi içinde ve bu süre içinde borçtan kurtulma davası açılmışsa, dava sonuçlanıncaya kadar durmakta devam eder. Alacaklı, itirazın geçici kaldırılması kararına dayanarak, yalnız geçici haciz isteyebilir.

Alacaklıya itirazın kesin kaldırılması bölümünde incelenen adî senet kavramı ve şartları hakkındaki açıklamalar, imza ikrarı konusu hariç olmak üzere itirazın geçici kaldırılmasının şartı olan âdi senet için de aynen geçerlidir. Çünkü burada âdi senet altındaki imza borçlu tarafından inkâr edilmiş durumdadır.

Alacaklı itirazın kendisine tebliğini takiben, itirazın kaldırılmasını talep etmeden önce icra müdürlüğünden derhal ilgili kurumlardan borçlunun örnek imzalarının istenmesini talep edebilir13.

Alacaklı, itirazın kendisine tebliğ tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın geçici olarak kaldırılmasını isteyebilir.

B. Yargılama Usulü

İcra mahkemesi, itirazın geçici kaldırılması talebini de, basit yargılama usulüne göre inceler. Burada dikkat edilmesi gereken husus, borçlunun, icra mahkemesindeki duruşmada bizzat hazır bulunmaya mecbur olduğudur. Borçlu duruşmada hazır bulunmazsa, icra mahkemesi başkaca bir inceleme yapmaksızın, yalnız bu nedenle itirazın geçici kaldırılmasına karar verebilir. İcra mahkemesi, ilk önce iki taraftan izahat alır. Bundan sonra, alacaklının dayandığı adî senedin kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içerip içermediğini inceler; içermiyorsa, imza incelemesi yapmadan, itirazın geçici kaldırılması talebinin reddine karar verir.

Alacaklının dayandığı adî senet, kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içeriyorsa ve borçlu, ödeme emrine itiraz ederken yalnız imza inkârında bulunmuş, başkaca itiraz sebebi bildirmemişse, alacaklının itirazın geçici kaldırılması talebi üzerine icra mahkemesi, hemen imza incelemesine başlar. İmza incelemesi, âdi senetteki inkâr edilen imza ile borçluya ait bulunduğu muhakkak olan başka bir imzanın karşılaştırılması suretiyle yapılır; bu karşılaştırma sonucunda, inkâr edilen imzanın borçluya ait olup olmadığına karar verilir14. Borçluya ait bulunduğu muhakkak olan bir imza iki şekilde elde edilir;

i. Tatbike medar veya karşılaştırma yapmaya elverişli belgeler ile tespit

ii. Yazı yazdırma (istiktâb)

Borçlunun daha önce başka bir nedenle imzalamış bulunduğu belgelere tatbike medar veya karşılaştırma yapmaya elverişli belgeler denir.

Takibin dayanağı adî senet aslındaki inkâr edilen imza, borçlunun karşılaştırma yapmaya elverişli imzası varsa bununla, yoksa yazı yazdırma ( istiktâb) sonucunda elde edilecek imzası ile karşılaştırılır. Bunun dışında, imzanın borçluya ait olup olmadığı hususunda tanık dinlenemez ve yemin deliline başvurulamaz.

İcra mahkemesi, yukardaki şekilde yapılacak imza incelemesi sonucunda, âdi senetteki inkâr edilen imzanın borçluya ait olduğu kanısına varırsa, itirazın geçici kaldırılmasına karar verir; imzanın borçluya ait olmadığı kanısına varırsa, itirazın geçici kaldırılması talebinin reddine karar verir.

C. İtirazın Geçici Kaldırılması Talebinin Reddi Kararının Sonuçları

İtirazın geçici kaldırılması talebinin reddine karar veren icra mahkemesi, aynı ret kararı ile alacaklıyı, alacağın yüzde yirmisinden (%20) aşağı olmamak üzere tazminata da mahkûm eder15. İtirazın geçici kaldırılması talebinin reddi kararı ile alacaklının ilâmsız icra takibine devam edemeyeceğine karar verilmiş olur. Fakat itirazın geçici kaldırılması talebinin reddi kararı, maddî anlamda kesin hüküm16 teşkil etmez. Bu nedenle, alacaklı, aynı alacak için, genel yetkili mahkemede bir alacak davası açabilir.

D. İtirazın Geçici Kaldırılması Kararının Sonuçları

İtirazın geçici kaldırılması kararı, yalnız takip hukuku bakımından sonuçlar doğurur. Bunlar:

i. Geçici haciz isteyebilme

ii. Mal beyanında bulunma zorunluluğu

iii. Borçtan kurtulma davası açabilme

Borçlu itirazın geçici kaldırılması kararının kendisine tefhiminden veya tebliğinden itibaren yedi gün (7 gün) içinde, borçtan kurtulma davası açabilir. Borçlunun yedi gün (7 gün) içinde borçtan kurtulma davası açmaması halinde geçici kaldırma kararı kesin kaldırma kararına dönüşür. Bundan sonra borçlu, İİK 72. maddesinde yer alan menfi tespit davası veya istirdat davasını açabilir.

V. SONUÇ

Uygulamada basit yargılama usulüne tabi işlerden olması ile ivedi olarak görülmesi ve pratik bir yol olduğu için daha çok tercih edilen itirazın kaldırılması müessesesini kullanmanın avantajları ile dezavantajları birlikte değerlendirilmelidir. Unutulmamalıdır ki, itirazın kaldırılması ya da itirazın kaldırılmasının reddi kararları maddi hukuk anlamda kesin hüküm teşkil etmemektedir. Maddi hukuka etki etmeyen bu davalarda, esasında borçlunun menfi tespit davası açarak, dava sonunda borçlu olmadığının tespiti şeklinde alacağı karar (ilam) ile itirazın kaldırılması davasında verilen hükmü bertaraf etmesi mümkündür. Bununla birlikte alacaklı doğrudan alacak davası ile de alacağını tahsil etme yolunu tercih edebilecektir. Bu ise genel kabul gördüğü üzere, itirazın kaldırılması davasının bir şeyin zorla yapılması ya da yapılmaması şeklinde maddi hukuka etki eden bir hüküm olmayıp eda davası değil fakat takip hukukuna etki eden bir tespit davası olarak nitelendirilmesinin hukuken doğru olduğu fikrini kuvvetlendirmektedir.

KAYNAKÇA

Taylan Özgür Kiraz, “İcra Mahkemesinde İtirazın Kaldırılması”, http://www.turkhukuksitesi.com/showthread.php?t=72830 (Erişim: 27.05.2016)

Ejder Yılmaz, Baki Kuru, Ramazan Arslan, “İcra ve İflas Hukuku” (Ders Kitabı), Yetkin Hukuk Yayınları, 28. Baskı, Ankara 2013

Fatma Altay “İcra Hukukunda İtirazın Kaldırılması” http://www.turkhukuksitesi.com/ makale_1403.htm (Erişim: 27.05.2016)

DİPNOT

1 Ejder Yılmaz, Baki Kuru, Ramazan Arslan, İcra ve İflas Hukuku (Ders Kitabı), Yetkin Hukuk Yayınları, 28. Baskı, Ankara 2013 s. 186.

2 Yarg. 12. Hukuk Dairesi’nin 30.01.1986 tarih ve 1985/7618 E., 1986/981 K. sayılı ilamı.

3 Fatma Altay, “İcra Hukukunda İtirazın Kaldırılması”, http://www.turkhukuksitesi.com/makale_1403.htm (Erişim: 27.05.2016).

4 Yılmaz, Kuru, Arslan, s. 183.

5 Yarg. 12. Hukuk Dairesi’nin 20.06.2013 tarihli 2013/11650 E. ve 2013/23341 K. sayılı ilamı

6 TBK m. 30-39

7 TMK m. 9-16

8 TBK m. 219 vd.

9 Taylan Özgür Kiraz, “İcra Mahkemesinde İtirazın Kaldırılması”, http://www.turkhukuksitesi.com/ showthread.php?t=72830 (Erişim: 27.05.2016).

10 HMK m. 103, 1 h.

11 HMK m. 203/e.

12 HMK m. 303.

13 HMK m. 211, b.

14 Yarg. Hukuk Genel Kurulu’nun 06.02.2008 tarihli, 2008/12-77 E. ve 2008/90 sayılı içtihadı.

15 Yarg. Hukuk Genel Kurulu’nun 04.06.2013 tarihli, 2003/15-404 E. ve 2003/381 sayılı içtihadı.

16 HMK m. 303.

  • Özet yapım aşamasında
Keywords
tirazın Kaldırılması, İtirazın Kesin Kaldırılması, İtirazın Geçici Kaldırılması, Basit Yargılama Usulü
Capabilities
Dispute Resolution
Legal Workflow Management
More Insights

Articletter / GSI Brief

GSI Brief & Legal Brief

GSI Brief 204

Gsi Brief 204

Brief
Read more
GSI Brief 205

Gsi Brief 205

Brief
Read more
GSI Brief 206

Gsi Brief 206

Brief
Read more
GSI Brief 189

Gsi Brief 189

Brief
Read more

Articletter - Summer Issue

6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na İlişkin Değerlendirme

6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na İlişkin Değerlendirme

2016
Read more
Altyapı Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları

Altyapı Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları

2016
Read more
Sermaye Şirketlerinde Birleşmeler, Devralmalar ve Kolaylaştırılmış Birleşme

Sermaye Şirketlerinde Birleşmeler, Devralmalar Ve Kolaylaştırılmış Birleşme

2016
Read more
Şirket Bölünmeleri Sonucu Bölünen Şirkete Ait İhale Yeterlilik Kriterlerinin Kullanılması

Şirket Bölünmeleri Sonucu Bölünen Şirkete Ait İhale Yeterlilik Kriterlerinin Kullanılması

2016
Read more
İtirazın Kaldırılması ve Yargılama Usulü