Animated LogoGöksu Safi Işık Attorney Partnership Logo First
Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo 2Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo

Insights
GSI Articletter
GSI Brief

TÜRKİYE’DE ERİŞİMİN ENGELLENMESİ VE İÇERİĞİN YAYINDAN ÇIKARILMASI: 5651 SAYILI KANUN, YARGI KARARLARI VE ULUSLARARASI UYGULAMALAR

2025 - Summer Issue

Download As PDF
Share
Print
Copy Link

TÜRKİYE’DE ERİŞİMİN ENGELLENMESİ VE İÇERİĞİN YAYINDAN ÇIKARILMASI: 5651 SAYILI KANUN, YARGI KARARLARI VE ULUSLARARASI UYGULAMALAR

Personal Data Protection
2025
GSI Teampublication
00:00
-00:00

ÖZET

Makalede, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ışığında, erişimin engellenmesi uygulamasının hukuki temelleri, sınırları ve uygulamadaki sorunlar ele alınmakta, yabancı ülkelerdeki uygulamalarla karşılaştırmalar yapılmaktadır.

I. GİRİŞ

Erişimin engellenmesi ve içeriğin yayından çıkarılması, dijital çağın gerek bireyler için temel hak ve özgürlüklerin gerekse de tüm toplum ve kamu düzeninin korunması bakımından önemli bir hukuki mesele haline gelmiştir. İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte bilgiye erişim ve ifade özgürlüğü gibi anayasal hakların ve milli güvenliğin dijital ortamda da korunması bir zorunluluk haline gelmiştir. Bu bağlamda, erişim engelleme uygulamaları; telif hakkı ihlalleri, kişilik haklarına saldırılar, kamu düzeninin korunması ve suçların önlenmesi gibi birçok farklı durumda hakların korunmasını sağlamaktadır. Ancak, bu düzenlemelerin sağlıklı bir hukuki çerçeveyle hayata geçirilmediğinde, ifade ve basın özgürlüklerinin ihlali başta olmak üzere temel insan haklarının sınırlandırılmasına yol açabildiği de bilinmektedir. 

Türkiye’de erişimin engellenmesi ve içeriğin yayından çıkarılması, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun (“5651 sayılı Kanun”) kapsamında düzenlenmektedir1. Kanun, erişim engelleme kavramını “alan adından erişimin engellenmesi, IP adresinden erişimin engellenmesi, içeriğe (URL) erişimin engellenmesi ve benzeri yöntemler” şeklinde tanımlamaktadır. 2007 yılında yürürlüğe giren 5651 sayılı Kanun, on bir kez farklı kanunlarla, üç kez kanun hükmünde kararnamelerle ve beş kez Anayasa Mahkemesi (“AYM”) kararlarıyla değiştirilmiş olup, uygulanması Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (“AİHM”) nezdinde birçok başvuruya konu olmuştur. Anayasa Mahkemesi, daha önce 2021 yılında verdiği Keskin Kalem Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. ve Diğerleri Başvurusu pilot kararında önemli değerlendirmelerde bulunmuş, nihayet 11 Ekim 2023 tarihli ve 2020/172 sayılı kararında 5651 sayılı Kanun’un 8. maddesindeki bazı ibareleri ve 9. madde metninin tamamını iptal etmiştir. Bu değişiklikler, 10 Ekim 2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Özellikle kişilik haklarının korunmasını düzenleyen 9. maddenin iptali, daha önce sağlanan bu korumanın nasıl devam ettirileceği ve yeniden nasıl düzenleneceği konusunda belirsizlik yaratmıştır. Bu makalenin yazıldığı tarih itibariyle iptal edilen maddenin yerine herhangi bir hüküm veya sair düzenleme getirilmemiş olması hukuki bir boşluk doğurmaktadır. 

II. MEVZUAT HÜKÜMLERİ

5651 sayılı Kanun, internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ve bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadele edilmesi amacıyla çeşitli hükümler içermektedir. Kanunun 8, 8/A, 9 ve 9/A maddeleri, hem kamu güvenliği ve düzenini sağlamayı hem de bireylerin haklarını korumayı amaçlayan tedbirler sunmaktadır.

5651 sayılı Kanun’un 8. maddesi, metinde sayılan katalog suçlar için erişimin engellenmesi veya içeriğin yayından çıkarılması kararlarını düzenler. Bu tedbir, suç duyurusunda bulunmak üzere idari makamlarca resen veya soruşturma veya kovuşturma evresinde hâkim kararıyla alınabilir. Soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığı ya da kovuşturma sonucunda beraat kararı verilmesi halinde, içeriğin yayından çıkarılması ve/ veya erişimin engellenmesi kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Bu yönüyle 5651 sayılı Kanun’un 8. maddesinin uygulanması geçici bir tedbir niteliği taşır. 

8/A maddesinde ise milli güvenlik, kamu düzeni ve genel sağlık gibi hayati konularda, acil müdahale gerektiren durumlarda erişim engelleme tedbirleri düzenlenmiştir. İlgili bakanlıkların veya Başbakanlık talebi üzerine Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) hızlı bir şekilde erişimi engelleyebilir, ardından bu tedbir hâkimin onayına sunulur. Bu düzenleme, özellikle terörle mücadele gibi gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kullanılmaktadır. 

5651 sayılı Kanun’un 9. içerik nedeniyle hakları ihlâl edildiğini iddia eden kişi, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması halinde yer sağlayıcısına başvurarak kendisine ilişkin içeriğin yayından çıkarılmasını ve yayındaki kapsamından fazla olmamak üzere hazırladığı cevabı bir hafta süreyle internet ortamında yayımlanmasını isteyebilir. İçerik veya yer sağlayıcı kendisine ulaştığı tarihten itibaren iki gün içinde, talebi yerine getirir. 

Anayasa Mahkemesi’nin 2020/172 esas sayılı iptal kararından önce 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesi, kişilik haklarının ihlal edildiği iddiaları için başvuru süreçlerini düzenlemekteydi. Hakları ihlal edilenlerin, önce içerik veya yer sağlayıcıya başvurarak ihlal oluşturan içeriğin yayından çıkarılmasını talep edebileceği, talebin karşılanmaması durumunda, sulh ceza hâkimliğine başvurulabileceği düzenlenmekteydi. Kararlar URL bazında alınabilmekle, gerekçelendirildiği durumlarda bir sitenin tamamına erişim engeli uygulanabileceği öngörülmekteydi. Bu madde bahsi geçen kararla tamamen iptal edilmiş ve metin tümüyle kaldırılmıştır. 

 9/A maddesi ise özel hayatın gizliliğini ihlal eden içeriklere yönelik koruma sağlamaktadır. Mağdur, BTK’ya doğrudan başvurarak içeriğin yayından çıkarılmasını veya erişimin engellenmesini talep edebilir. BTK, bu başvurular üzerine en geç dört (4) saat içinde erişim engeli uygulanmasını sağlar. Bu kararlar sulh ceza hâkimliğine yapılacak itirazlarla denetime açılmıştır.

III. ANAYASA MAHKEMESİ’NİN 8/A MADDESİNE YAKLAŞIMI

Anayasa Mahkemesi yapılan norm denetimi başvurusu üzerine, 5651 sayılı Kanun’un 8. maddesinin (4) numaralı fıkrası kapsamında verilen içeriğin yayından çıkarılması kararının, masumiyet karinesi ilkesine aykırı olup olmadığına dair önemli bir değerlendirme yapmıştır. Anayasa’nın 36. ve 38. maddelerinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi, suçlu olduğu kesinleşene kadar kişinin suçlu sayılmaması gerektiğini ifade eder2. Bu ilke, sadece ceza yargılamasıyla sınırlı olmayıp, her türlü hukuki süreçte uygulama alanı bulabilir. 

Anayasa Mahkemesi, içeriğin yayından çıkarılmasına ilişkin verilen idari kararların, suç tespitine dayanmadan uygulanmasını masumiyet karinesinin ihlali olarak değerlendirmiştir. Özellikle, 5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesine dayanan içeriğin yayından çıkarılması kararı, ceza mahkemesinin kararına bağlı olmadan, yalnızca idari bir makamın suç tespiti yapmasıyla uygulanabilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla, suç şüphesi altında bulunan bir kişiye yönelik olarak yalnızca idari bir makamın yaptığı suç tespitiyle uygulanabilen nihai bir tedbirin, ilkeye aykırı olduğuna karar vermiştir. 

 Mahkeme, içeriğin yayından çıkarılması kararının ceza yargılaması sürecine dayanarak verilmesi gerektiğini, bunun geçici bir tedbir olarak uygulanması gerektiğini ifade etmiştir. Ancak söz konusu düzenlemede, ceza soruşturması ve yargılama sürecine bağlı olmaksızın uygulanan idari tedbirin, masumiyet karinesini zedelediği sonucuna varılmıştır. İçeriğin çıkarılmasına yönelik idari tedbirin, kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla sübut bulmamış bir isnada dayalı olarak uygulanması, bireylerin masum olmadıklarına hükmedilmeden suçlu muamelesi görmelerine neden olmaktadır.

IV. ANAYASA MAHKEMESİ’NİN DOKUZUNCU MADDEYE YAKLAŞIM

Anayasa Mahkemesi, 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesinin uygulanmasıyla ilgili ise farklı gerekçelere değinmiştir. Mahkeme, erişim engelleme uygulamalarının, Anayasa’nın 13., 26. ve 28. maddelerine aykırı olduğunu belirterek, ifade ve basın özgürlüklerine ağır bir müdahale teşkil ettiğine hükmetmiştir. 

Anayasa Mahkemesi, 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesinin uygulanmasında hukuki güvenlik ve belirlilik ölçütlerinin yerine getirilmediğini ve bunun, yargı makamlarına geniş bir takdir alanı tanıdığını vurgulamıştır. Karara göre, sulh ceza hâkimliklerinin çekişmeli bir yargılama yapmadan, gecikmeden ve somut bir gerekçe sunmaksızın erişim engelleme kararları vermesi, ifade özgürlüğü ile kişilik hakları arasında adil bir denge kurma noktasında eksiklikler yaratmaktadır. 

Anayasa Mahkemesi ayrıca, 9. maddede öngörülen müdahale yöntemlerinin internet ortamında zararlı içeriklerle mücadele etmek için başka usuller varken başvurulması gereken son çare olması gerektiğini ifade etmiştir. Bu çerçevede, düzenlenen usulün, kamusal makamların takdir yetkisini daraltarak keyfî davranışların önüne geçmek için gerekli güvenceleri sağlamadığını ve demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun, orantılı kararlar verilmesini temin edecek mekanizmaları içermediğini belirtmiştir.

V. MAHKEMENİN DOKUZUNCU MADDEYE İLİŞKİN PİLOT KARARI

Anayasa Mahkemesi, aynı zamanda daha önce verdiği Keskin Kalem Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. ve Diğerleri Başvurusu pilot kararına da sıklıkla atıfta bulunmuştur3. Anayasa Mahkemesi’nin pilot karar uygulaması, benzer davalarda aynı hukuki sonucu doğuracak şekilde emsal teşkil eden kararların verilmesini amaçlayan bir yöntemdir. Anayasa Mahkemesi, belirli bir davada, o davaya özgü olmayan ancak benzer davalar için de geçerli olabilecek önemli bir hukuk noktasını ele alıyorsa, bu konuda pilot karar verebilir. Pilot karar, ilgili hukuk noktasını açıkça belirtir ve bu noktayla ilgili gelecekteki davalarda uygulanacak standardı ortaya koyar. Bu sayede, aynı hukuki sorun içeren davalar için tekrar tekrar aynı değerlendirmelerin yapılması önlenir ve yargılama sürecinin verimliliği artırılır. Pilot kararların en önemli özelliği, bağlayıcı bir nitelik taşımasa da diğer mahkemeler ve hatta tüm hukuk düzeni için önemli bir rehber niteliği taşımasıdır. 

Bahsi geçen pilot kararında; Anayasa Mahkemesi, demokratik bir toplumda ifade ve basın özgürlüğünün korunmasının önemini vurgulayarak, erişim engelleme kararlarının yalnızca açıkça hukuka aykırılık oluşturan ve ölçülü bir şekilde alınması gerektiğini belirtmiştir. URL bazında erişim engelleme yönteminin tercih edilmesi gerektiğini, aksi takdirde bir internet sitesinin tamamına yönelik engellemenin orantısız bir müdahale teşkil edeceği; ayrıca, sulh ceza hâkimliklerinin erişim engelleme kararlarını verirken daha ayrıntılı gerekçeler sunması gerektiği ve bu maddenin özellikle kişilik haklarına prima facia, yani ilk bakışta tespit edilecek ihlallerde uygulanması gerektiği, aksi takdirde hak ihlallerine yol açılabileceğini vurgulamıştı. 5651 sayılı Kanun’un erişim engelleme kararlarının uygulanmasında netlik ve ölçülülük açısından eksiklikler bulunduğu, bunun da ifade ve basın özgürlüğü üzerinde olumsuz etkiler yarattığı sonucuna varan Mahkeme, 9. madde kapsamında alınan erişim engelleme kararlarının Anayasa’nın 26. ve 28. maddeleri ile güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüklerini ihlal ettiğine karar vererek, başvurucular lehine manevi tazminata hükmetmiştir.

VI. AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İÇTİHADI

Anayasa Mahkemesi bahsedilen kararlarında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına da atıfta bulunmuştur. AİHM içtihadından özellikle Bulgakov/ Rusya4, Engels/ Rusya5, OOO Flavus ve diğerleri/ Rusya6, Vladimir Kharitonov/ Rusya7 kararları belirleyici rol oynamaktadır. Bununla birlikte AİHM, Ahmet Yıldırım/ Türkiye8 ve Cengiz ve diğerleri/ Türkiye9 kararlarında da doğrudan doğruya iptal edilen hüküm ve genel olarak 5651 sayılı Kanun hakkında tespitlerde bulunmuştur. 

18 Aralık 2012 tarihli Ahmet Yıldırım/ Türkiye kararına konu olayda; Ahmet Yıldırım, Google Sites adlı platformu kullanarak bir blog oluşturmuş ve burada yapılan paylaşımlar, yerel mahkeme tarafından Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun’daki suçlar kapsamında değerlendirilmiştir. Bunun üzerine, 5651 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca, web sitesi hakkında içeriğe erişimin engellenmesi kararı verilmiştir. Ancak mahkemenin talimatı üzerine Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (15 Ağustos 2016’da kapatılarak görev ve yetkileri Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna devredilmiştir.), web sitesine ait ayrı bir sunucu sertifikası olmaması ve şahsın yurt dışında yaşaması gerekçeleriyle sadece ilgili paylaşımların bulunduğu siteye değil, tüm Google Sites platformuna erişimi engellemiştir. Benzer bir olayı konu alan Engels/ Rusya, kararında ise başkaca bir web sitesinin yasa dışı olduğu iddia edilen yayınlarından dolayı, başvurucunun DreamHost adlı aynı barındırma hizmetindeki kendi web sitesine erişim engellenmiştir. 

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yukarıda ismi geçen tüm kararlarda başvurucuların haklarının ihlal edildiği sonucuna varmıştır. Bu kararlarıyla, internetteki yasa dışı içeriğe erişimin engellenmesinin aşırı veya keyfi etkilerinden kaçınmak amacıyla iç hukukun taşıması gereken kapsamlı bir dizi güvenceyi belirlemiştir. Anayasa Mahkemesi’nin de benimsediği bu ilkeler, özellikle içeriğe erişim engelleme tedbirlerinin ifade özgürlüğüne olan etkilerini en aza indirmeyi hedeflemiştir. 

AİHM, internet içeriğinin yayımlanmadan önce engellenmemesi gerektiğini ve yayımlanmasının onaya tabi tutulmaması gerektiğini belirterek, “önceden sansür” uygulamalarından kaçınılması gerektiğine dikkat çekmiştir. Erişim engelleme tedbirlerinin şeffaf bir şekilde ve kamuya açık olarak uygulanması gerektiği vurgulanırken, bu tedbirlerin diğer içeriklere veya genel olarak ifade özgürlüğüne orantısız ve olumsuz etkiler yaratmasının önlenmesi gerektiği ifade edilmiştir. Örneğin, bu kritere göre Google Sites veya DreamHost gibi platformlar hakkında alınan erişim engelleme kararları, yalnızca yasa dışı içeriklere değil, tedbire konu olabilecek suç ve ihlallerle hiçbir ilgisi olmayan sayısız başka içeriğe de müdahale etmekte, bu da içerik üreticisi ve tüketicisinin ifade, haberleşme ve basın özgürlüklerini ihlal etmektedir. 

AİHM, erişim engelleme kararlarına karşı başvurulabilen etkili ve bağımsız bir denetim mekanizması bulunması gerektiğini vurgulamış ve kamu makamlarının, ifade özgürlüğü, kamu güvenliği ve suçlarla mücadele gibi çeşitli menfaatleri dengeleyerek orantılı kararlar almaları gerektiğine işaret etmiştir. “İnternet sitesi sahiplerinin engelleme süreçlerine katılımını sağlamak için etkilenen taraflara engelleme önlemlerinin önceden bildirilmesi, web sitesi sahiplerine yasa dışı içeriği kaldırma fırsatının verilmesi, sözleşme kapsamındaki tüm menfaatlerin dengelenmesini sağlamak amacıyla kamu makamlarının engelleme önlemlerinin uygulanmasından önce aynı sonucun daha az müdahaleci yollarla elde edilip edilemeyeceğini tespit etme veya sadece yasa dışı içeriği hedeflediğinden ve bunu uygulamak için seçilen yöntemden kaynaklananlar da dâhil olmak üzere hiçbir keyfî veya aşırı etkisi olmadığından emin olmak için engelleme tedbirine ilişkin etki değerlendirmem si yapma yükümlülüğü veya acil bir müdahale gerekliyse aciliyetin gerekçelendirilmesi, çelişmeli yargılamaya imkân verecek şekilde karardan etkilenen tarafların dinlenebilecekleri ve karara itiraz edebilecekleri bir mahkeme veya diğer bağımsız yargısal bir mekanizmanın varlığı” AİHM içtihadında aranan standart uygulamalar olarak kabul edilmiş ve Anayasa Mahkemesi tarafından da benimsenmiştir.

VII. İPTAL KARARI SONRASI KİŞİLİK HAKLARININ KORUNMASI

Anayasa Mahkemesi’nin 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesini iptal etmesi, internet ortamında kişilik haklarının ihlali durumunda izlenecek yol hususunda bir boşluğa neden olmuştur. Elbette ki erişimin engellenmesi ve içeriğin yayından çıkarılması talepleri kişilerin kişilik haklarını koruması için tek yol değildir, ancak 5651 sayılı Kanun’un 9 ve 9/A maddesi, kişilerin kişilik hakları ve özel hayatlarının ihlallerine hızlı bir biçimde müdahale etme imkânı sağlayan düzenlemelerdir. 

Türk Medeni Kanunu’nun 25. maddesine göre, müdahalenin önlenmesi veya durdurulması, müdahalenin hukuka aykırılığının tespit edilmesi, mahkeme kararının ya da cevap ve düzeltme metninin yayımlanması veya üçüncü kişilere bildirilmesi de istenebilir10. Ayrıca, müdahaleden zarar gören kişilerin, maddi veya manevi tazminat taleplerinde bulunma hakları saklı tutulmuştur. Türk Medeni Kanunu’nun 25. maddesi şöyledir: 

“Davacı, hâkimden saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteyebilir. 

Davacı bunlarla birlikte, düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanması isteminde de bulunabilir. 

Davacının, maddî ve manevî tazminat istemleri ile hukuka aykırı saldırı dolayısıyla elde edilmiş olan kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre kendisine verilmesine ilişkin istemde bulunma hakkı saklıdır. 

Manevî tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez; miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez. 

Davacı, kişilik haklarının korunması için kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir.” 

Yalnız bu dava yollarıyla sağlanan korumanın, 5651 sayılı Kanun’da öngörülen korunma yoluyla temel farkı, erişimin engellenmesi kararı kanunda öngörülen sürelerle birkaç günde verilebilirken, Adalet Bakanlığı’nın 2023 yılı istatistiklerine göre Hukuk Mahkemeleri’nde bir dosyanın ortalama görülme süresi iki yüz elli bir (251) gündür11. Ayrıca uygulamada manevi tazminat talepleri hakkında, nadiren kişilik hakları ihlal edilen taraf lehine karar verilmekte; bu hallerde dahi hükmedilen manevi tazminat, hakkı ihlal edilen kişinin manevi zararı tatmin edememektedir. 

Kişilik haklarına aykırılık suç teşkil edebilir ve kişiyi hedef alan içerik hakaret ve tehdit suçlarına konu beyanlar içerebilir. Öyle ki tehdit suçu Türk Ceza Kanunu’nun 106. Maddesinde, hakaret suçu ise aynı kanunun 125. maddesinde düzenlenmiştir: 

“Madde 106 – (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur…” 

“Madde 125 – (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygın lığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir. 

(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur…” 

Ayrıca hakaret suçunu düzenleyen 125. maddenin 2. fıkrasında suçun alenen işlenmesi nitelikli hal kapsamına alınmıştır. Bu fıkra hükmüne göre herkesin görebileceği şekilde yapılan sosyal medya paylaşımları ve internet ortamında yer alan yayınlar da işbu nitelikli hal kapsamında değerlendirilir: 

 “Madde 125 (4) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.” Bu maddeler uyarınca kişilik hakları ihlal edilen kişi, bu haklarını ihlal eden ve suç teşkil eden paylaşımlara karşı şikayetçi olabilecek, suç duyurusunda bulunabilecektir12

Son olarak özellikle sosyal medya mecralarında saldırgan söylemler içeren paylaşımlar hakkında, bazen bu söylemler bizzat kullanıcı için sarf edilmiş olmasa dahi, sosyal ağ sağlayıcıya bildirimde bulunmak mümkündür. Sosyal ağ sağlayıcıları, kullanıcılarına paylaşımda bulunurken uymaları gereken birtakım kurallar getirmiştir. Hakaret ve tehdit suçu oluşturacak beyanlara ek olarak, Türk Ceza Kanunu kapsamında değerlendirilmeyecek pek çok incitici söz ve temenni de bu kuralların ihlalini teşkil edebilmektedir. Sosyal ağ sağlayıcıları, bildirim üzerine ilgili birimlerince yapılan inceleme neticesinde bu kurallara uymayan paylaşımları kaldırabilmekte ve hatta mükerrer ihlallere neden olan kullanıcıların paylaşımda bulunmasını engelleyebilmektedir. Saldırgan sözler ve nefret söylemleri yanında; müstehcen ve şiddet içerikli paylaşımlar gibi paylaşımlar da aynı kapsamda değerlendirilir. 

VIII. YABANCI ÜLKELERDEKİ UYGULAMALAR

Dünyada internet kullanımı 1990 yılında iki (2) milyondan yalnızca otuz dört (34) yılda yaklaşık iki bin yedi yüz elli (2750) kat artarak Ekim 2024 itibariyle beş buçuk (5,5) milyarı aşmıştır13. Dünyanın her yerinde farklı ihtiyaçları gideren ve yeni ihtiyaçlara yol açan internet, aynı zamanda hayatın her alanı gibi hukukun denetim alanına girmiştir. Dünyada erişimin engellenmesi uygulamasına gerçek ve tüzel kişilerin, kamu düzeninin ve ulusal güvenliğin korunması yanında siyasi, sosyal amaçları da olabilmektedir. 

Dünyada en büyük ve kapsamlı erişim engelleme uygulaması Çin’deki “Büyük Güvenlik Duvarı” (Great Firewall) olarak bilinen ulusal sistem aracılığıyla uygulanır ve IP engelleme, DNS manipülasyonu ve derin paket incelemesi gibi teknik yöntemlerle desteklenir. Yasalar, yabancı sosyal medya platformlarının (örneğin, Facebook, Twitter ve Google) ve bilgi kaynaklarının sansürlenmesine imkân tanır. Ayrıca, Çin hükümeti yerli internet şirketlerinden (örneğin, WeChat, Baidu ve Weibo) içerik filtreleme ve kullanıcı verilerini devlete sunma yükümlülüğünü yerine getirmelerini zorunlu kılmaktadır. Yabancı sosyal medya platformlarının yasaklanması, yerel internet şirketleri için büyük bir avantaj yaratmış; bu şirketlerin piyasaya sürdüğü uygulamalar bu boşluğu doldurarak bir milyarı aşkın internet kullanıcısından oluşan devasa bir pazarda hakimiyet kurmuştur14

Almanya’da internet içeriklerine erişimin engellenmesi, ifade özgürlüğü ile yasa dışı içeriklerle mücadele arasındaki dengeyi sağlayan sıkı hukuki düzenlemelerle çerçevelenmiştir. Bu kapsamda, Telemedya Yasası (Alm. Telemediengesetz, TMG)15, içerik sağlayıcıların yasa dışı içeriklere müdahale yükümlülüğünü belirlerken, Ceza Kanunu16 (Alm. Strafgesetzbuch, StGB), nefret söylemi, çocuk istismarı materyalleri ve terör propagandası gibi suç teşkil eden içeriklerin erişime kapatılmasına yasal dayanak oluşturmaktaydı. Daha sonra, 2017’de yürürlüğe giren Çevrimiçi İfade Kanunu17 (Netzwerkdurchsetzunggesetz, NetzDG), büyük sosyal medya platformlarını, yasa dışı içeriklere yönelik gelen şikayetleri hızlıca inceleyip kaldırmakla yükümlü kılmış, yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda yüksek para cezaları öngörmüş ve sosyal medya şirketlerine iç denetim sorumluluğu yüklenmiştir. Nitekim 5651 sayılı Kanun’a da 2020 yılında yapılan değişikliklerde NetzDG örnek alınmıştır18. Amerika Birleşik Devletleri’nde ise erişimin engellemesi ve içeriğin yayından çıkarılmasına benzer tedbirler, ifade ve basın özgürlüklerine ilişkin Birleşik Devletler Anayasası’nın Birinci Anayasa Değişikliği (First Amendment of the United States Constitution) hükümlerince sınırlandırılmıştır. İdareye buna yönelik getirilen kısıtlamalar ve Türkiye’ye benzer şekilde uzun süren dava süreçleri kamu otoritelerini dolaylı yollardan önlemlerini yürütmeye itmiştir19. Amerika Birleşik Devletleri’nde idare, doğrudan doğruya içerik sağlayıcıları hakkında yargısal tedbirlere başvurmak yerine yayından çıkartılmak istenen içeriğin kaldırılması veya bu içeriğe erişimin durdurulması için içerik ve yer sağlayıcılarına başvurmaktadır20. Rusya’da internet içeriklerine erişimin engellenmesi, esnek ve idareye ve yürütmeye geniş yetkiler veren bir hukuki çerçeveye dayanmaktadır21. Rusya’da erişim engelleme kararları genellikle idari bir işlem olarak alınmakta, mahkemelerce onaylanması gerekmemektedir22. Bu alandaki düzenlemelerin temelini, 2006 yılında yürürlüğe giren Bilgi, Bilgi Teknolojileri ve Bilgi Koruma Kanunu (Об информации, информационных технологиях и о защите информации, № 149-ФЗ)23 oluşturmaktadır. Ayrıca, Roskomnadzor tarafından yönetilen Yasaklı Web Siteleri Kaydı, mahkemeler veya belirli devlet kurumlarının talebi üzerine erişime engellenmesi gereken içerikleri listelemektedir. Terörizm, çocuk istismarı materyalleri, aşırılıkçı propaganda, intihara teşvik ve uyuşturucu kullanımını özendirme gibi içeriklerin yanı sıra, hükümetin “toplum düzenine tehdit” olarak gördüğü içeriklerin de engellenmesi mümkündür24

IX. SONUÇ

Erişimin engellenmesi ve içeriğin yayından çıkarılması, dijital çağda ifade ve basın özgürlüğü, kişilik haklarının ve özel hayatın korunması açısından önemli bir hukuki mesele olarak karşımıza çıkmaktadır. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı, ifade özgürlüğüne yönelik hak ihlallerini önleyecek niteliktedir. Ancak bu karar, kişilik haklarının korunmasına yönelik önemli bir tedbiri ortadan kaldırmış ve hukuk sisteminde yeni bir belirsizlik doğurmuştur. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararları, bu dengeyi sağlamada önemli rehberler niteliğini korumaktayken, iptal kararının yeni bir düzenleme ihtiyacı doğurduğu açıktır.

KAYNAKÇA

Adalet Bakanlığı. (2023). 2023 yılı adalet istatistikleri çalışması. https://adlisicil.adalet.gov.tr/Resimler/SayfaDokuman/22042024115644ADalet_ist-2023CALISMALARI59.pdf (Erişim tarihi: 28.12.2024).

Anayasa Mahkemesi. (2018). 2018/14884 bireysel başvuru kararı. https://kararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/BB/2018/14884 (Erişim tarihi: 28.12.2024).

Anayasa Mahkemesi. (2023). 2023/172 karar sayılı norm denetimi kararı. https://normkararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/Dosyalar/ Kararlar/KararPDF/2023-172-nrm.pdf (Erişim tarihi: 28.12.2024).

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi. Ahmet Yıldırım v. Türkiye, Application no. 3111/10 https://hudoc.echr.coe.int/eng?i=001-115705 (Erişim tarihi: 28.12.2024).

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi. Bulgakov v. Russia, Application no. 20159/15 https://hudoc.echr.coe.int/eng?i=001-203181 (Erişim tarihi: 28.12.2024).

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi. Cengiz and Others v. Türkiye; Application no. 48226/10, 14027/11 https://hudoc.echr.coe.int/ eng?i=001-159188 (Erişim tarihi: 28.12.2024).

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi. Engels v. Russia, Application no. 61919/16, https://hudoc.echr.coe.int/eng?i=001-203180 (Erişim tarihi: 28.12.2024).

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi. OOO Flavus and Others v. Russia; Application no. 12468/15, 23489/15, 19074/16; https://hudoc.echr. coe.int/eng?i=001-203178 (Erişim tarihi: 28.12.2024).

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi. Vladimir Kharitonov v. Russia, Application no. 10795/14 https://hudoc.echr.coe.int/eng?i=001-203177 (Erişim tarihi: 28.12.2024).

BBC Türkçe. (2020). Türkiye: YouTube’dan içerik kaldırma talepleri. https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-53397949 (Erişim tarihi: 28.12.2024).

BBC. (2013). Russia: Lawmakers pass controversial internet regulation. https://www.bbc.com/news/technology-20096274 (Erişim tarihi: 28.12.2024).

Buzer. Telemediengesetz (TMG). https://www.buzer.de/s1.htm?g=TMG&f=1 (Erişim tarihi: 28.12.2024).

Datareportal. Global digital overview. https://datareportal.com/global-digital-overview (Erişim tarihi: 28.12.2024).

DEREK E. BAMBAUER, Cybersieves. 2009. Duke Law Journal, Vol. 59, 2009, Brooklyn Law School, Legal Studies Paper No. 149, https:// ssrn.com/abstract=1143582 (Erişim tarihi: 10.01.2025) BBC Russian. (2013). Госдума приняла закон о блокировке сайтов. https://www. bbc.com/russian/russia/2013/12/131220_duma_websites_block (Erişim tarihi: 28.12.2024).

Duma. Federal law updates: Content blocking. http://duma.gov.ru/ news/44551/ (Erişim tarihi: 28.12.2024).

Gesetze im Internet. Netzwerkdurchsetzungsgesetz (NetzDG). https://www.gesetze-im-internet.de/netzdg/BJNR335210017.html (Erişim tarihi: 28.12.2024).

Gesetze im Internet. Strafgesetzbuch (StGB). https://www.gesetze-im-internet.de/stgb/ (Erişim tarihi: 28.12.2024).

Kremlin. Federal Law No. 139-FZ on Protecting Children from Information Harmful to Their Health and Development. http://www. kremlin.ru/acts/bank/24157 (Erişim tarihi: 28.12.2024).

Lenta.ru. (2013). Duma approves internet blocking law. https://lenta. ru/news/2013/12/30/block/ (Erişim tarihi: 28.12.2024).

Mevzuat Bilgi Sistemi. 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun. https://www.mevzuat.gov. tr/mevzuat?MevzuatNo=5651&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5 (Erişim tarihi: 28.12.2024). Mevzuat Bilgi Sistemi. Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun). https:// www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5237&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5 (Erişim tarihi: 12.01.2024).

Mevzuat Bilgi Sistemi. Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun). https:// www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5237&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5 (Erişim tarihi: 12.01.2024). Mevzuat Bilgi Sistemi. Türk Medeni Kanunu (4721 sayılı Kanun). https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.4721.pdf (Erişim tarihi: 28.12.2024).

Mevzuat Bilgi Sistemi. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (2709 sayılı Kanun). https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=2709&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5 (Erişim tarihi: 28.12.2024).

OpenNet Initiative. United States and Canada. https://opennet. net/research/regions/united-states-and-canada (Erişim tarihi: 10.01.2025).

Washington Post. (2016). China’s scary lesson to the world: Censoring the internet works. https://www.washingtonpost.com/world/ asia_pacific/chinas-scary-lesson-to-the-world-censoring-the-internet-works/2016/05/23/413afe78-fff3-11e5-8bb1-f124a43f84dc_ story.html (Erişim tarihi: 28.12.2024).

DİPNOT

1         5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun. https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5651&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5.

2         Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (2709 sayılı Kanun). https://www. mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=2709&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5.

3         Anayasa Mahkemesi. 2018/14884 bireysel başvuru kararı. https://kararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/ BB/2018/14884

4         Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi. Bulgakov v. Russia, Application no. 20159/15. https://hudoc.echr.coe.int/ eng?i=001-203181.

5         Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi. Engels v. Russia, Application no. 61919/16. https://hudoc.echr.coe.int/ eng?i=001-203180.

6         Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi. OOO Flavus and Others v. Russia; Application no. 12468/15, 23489/15, 19074/16. https://hudoc.echr.coe.int/ eng?i=001-203178.

7         Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi. Vladimir Kharitonov v. Russia, Application no. 10795/14. https://hudoc.echr. coe.int/eng?i=001-203177.

8         Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi. Ahmet Yıldırım v. Türkiye, Application no. 3111/10. https://hudoc.echr.coe. int/eng?i=001-115705.

9         Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi. Cengiz and Others v. Türkiye; Application no. 48226/10, 14027/11. https://hudoc.echr.coe.int/eng?i=001-1591888.

10    Türk Medeni Kanunu (4721 sayılı Kanun). https://www.mevzuat.gov.tr/ mevzuatmetin/1.5.4721.pdf.

11    Adalet Bakanlığı. (2023). 2023 yılı adalet istatistikleri çalışması. https:// adlisicil.adalet.gov.tr/Resimler/SayfaDokuman/22042024115644ADalet_ist-2023CALISMALARI59.pdf.

12    Türk Ceza Kanunu. https://www. mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5237&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5.

13    Datareportal. Global digital overview. https://datareportal.com/global-digital-overview.

14    Washington Post. (2016). China’s scary lesson to the world: Censoring the internet works. https:// www.washingtonpost.com/world/ asia_pacific/chinas-scary-lesson-tothe-world-censoring-the-internetworks/2016/05/23/413afe78-fff311e5-8bb1-f124a43f84dc_story.html.

15    Telemediengesetz (TMG). https:// www.buzer.de/s1.htm?g=TMG&f=1.

16    Strafgesetzbuch (StGB). https:// www.gesetze-im-internet.de/stgb/.

17    Netzwerkdurchsetzungsgesetz (NetzDG). https://www.gesetze-im-internet.de/netzdg/BJNR335210017. html.

18    BBC Türkçe. (2020). Türkiye: YouTube’dan içerik kaldırma talepleri. https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-53397949.

19    Derek E. Bambauer, Cybersieves. 2009. Duke Law Journal, Vol. 59, 2009, Brooklyn Law School, Legal Studies Paper No. 149, https://ssrn. com/abstract=1143582.

20    OpenNet Initiative. United States and Canada. https://opennet.net/research/regions/united-states-and-canada.

21    https://www.bbc.com/russian/ russia/2013/12/131220_duma_websites_block.

22    Lenta.ru. (2013). Duma approves internet blocking law. https://lenta.ru/ news/2013/12/30/block/.

23    Federal Law No. 139-FZ on Protecting Children from Information Harmful to Their Health and Development. http://www.kremlin.ru/acts/ bank/24157.

24    BBC. (2013). Russia: Lawmakers pass controversial internet regulation. BBC Russian. (2013). Госдума приняла закон о блокировке сайтов. https://www.bbc.com/russian/russia/2013/12/131220_duma_websites_block.

More Insights

Articletter / GSI Brief

GSI Brief & Legal Brief

GSI Brief 204

Gsi Brief 204

Brief
Read more
GSI Brief 205

Gsi Brief 205

Brief
Read more
GSI Brief 206

Gsi Brief 206

Brief
Read more
GSI Brief 189

Gsi Brief 189

Brief
Read more

Articletter - Summer Issue

KAMULAŞTIRMA VE ACELE KAMULAŞTIRMA USULLERİNE İLİŞKİN İNCELEME VE DEĞERLENDİRME

Kamulaştirma Ve Acele Kamulaştirma Usulleri̇ne İli̇şki̇n İnceleme Ve Değerlendi̇rme

2025
Read more
YEŞİL, SÜRDÜRÜLEBİLİR VE SOSYAL SERMAYE PİYASASI ARAÇLARI

Yeşi̇l, Sürdürülebi̇li̇r Ve Sosyal Sermaye Pi̇yasasi Araçlari

2025
Read more
SORUMLULUK REDDİ ANLAŞMALARININ GEÇERLİLİK ŞARTLARI VE SINIRLARI

Sorumluluk Reddi̇ Anlaşmalarinin Geçerli̇li̇k Şartlari Ve Sinirlari

2025
Read more
CEZAİ ŞART AŞAN ZARARLARIN TAZMİNİ

Cezai̇ Şart Aşan Zararlarin Tazmi̇ni̇

2025
Read more