Animated LogoGöksu Safi Işık Attorney Partnership Logo First
Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo 2Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo

Insights
GSI Articletter
GSI Brief

BELGEDE SAHTECİLİK SUÇLARININ DİJİTAL ORTAMDA İŞLENEBİLİRLİĞİ

2025 - Summer Issue

Download As PDF
Share
Print
Copy Link

BELGEDE SAHTECİLİK SUÇLARININ DİJİTAL ORTAMDA İŞLENEBİLİRLİĞİ

White Collar Crime & Corporate Crime
2025
GSI Teampublication
00:00
-00:00

ÖZET

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (“TCK”) 204. maddesi ve devamında düzenlenen belgede sahtecilik suçları suçun konusu olan belgenin niteliğine ve sahtecilik eyleminin gerçekleşme biçimine göre tanımlanmakta olup bu bağlamda belgede sahtecilik suçlarının dijital ortamda işlenebilirliği hususu ele alınmaktadır.

I. GİRİŞ

Çağımızın gün geçtikçe dijitalleşmesinin bir sonucu olarak hukukta yer alan düzenlemelerin de bu yenilikleri yakalaması ve güncellenmesi mecburiyeti doğmaktadır. Ancak kanun koyucunun bu yenilikleri hızla yakalayabilmesi imkanının düşük olmasından ötürü var olan hukuki düzenlemelerin çağa uygun bir biçimde yorumlanarak uygulanması yaygın bir çözüm olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bağlamda belgede sahtecilik suçları ele alındığında ise detaylıca değerlendirilmesi gereken birçok unsur mevcuttur. 

Ceza kanunlarında yer alan hükümler nitelikleri gereği dar yorumlanır. Bunun dayanağı ise “kanunsuz ceza olmaz/ nulla poena sine lege” şeklinde de açıklanan kanunilik ilkesinden doğmaktadır1. Dolayısıyla kanunda açıkça tanımlanmamış bir fiilin suç teşkil ederek cezalandırılması mümkün değildir. Kanunilik ilkesi esasında Roma Hukuku’ndan günümüze kadar gelmiş olmakla birlikte İnsan Hakları Hukuku’ndan anayasalara kadar geniş bir çerçevede kendisine yer edinmektedir2. Bu makalemizde belgede sahtecilik suçlarının dijital ortamlarda işlenebilirliğini Anayasa ve ceza kanunları tarafından çizilen sınır çerçevesinde değerlendirmekteyiz.

II. BELGEDE SAHTECİLİK SUÇLARI

Belgede sahtecilik suçları TCK’nın 204. maddesi ve devamında düzenlenmektedir. Bu suçlar; resmi belgede sahtecilik (TCK m.204), resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek (TCK m.205), resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan (TCK m.206), özel belgede sahtecilik (TCK m.207), özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek (TCK m.208) ve açığa imzanın kötüye kullanılması (TCK m.209) fiilleridir. Bu suçları birbirinden ayırt eden unsurlar sahtecilik konusu belgenin niteliği ve sahtecilik fiilinin işleniş biçimine haiz hareketlerdir. 

Bu suçların dijital ortamda işlenebilirliğinin ise belge kavramı ve sahtecilik teşkil eden harekete göre ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir.

A. Belge Kavramı

TCK madde 204 vd. yer alan suçların konusunu oluşturan belge TCK’da tanımlanmamakla birlikte; bir hukuki olay, olgu veyahut bir irade beyanını ispata yarayan yazılı araçlardır. Dolayısıyla her veri belge niteliği taşımamakta olup kâğıt üzerinde yer alan her bilgi de o evrakı ceza hukuku anlamında belge niteliğine getirmemektedir. Belge teriminden ne anlaşılacağı hususunda önemli unsurlardan biri belgenin içeriğinde yer alan bilgilerdir3. Bu bağlamda belgenin muhtevası mutlaka hukuk aleminde bir olay veya olguya delalet etme özelliğini taşımalıdır. Dolayısıyla belgenin en büyük amacı ispata yarar olmasıdır. Belgenin muhtevası bir irade beyanını içerebileceği gibi hukuk düzleminde önem arz eden olay ve olgulara yönelik gerçekliğin yazıya dökülmesi biçiminde de olabilmektedir. Bu biçimiyle ele alındığında tarafların irade beyanlarını içeren sözleşmeler; mahkeme dosyalarında yer alan dilekçeler, duruşma zaptları vb. evrak ve hatta sağlık raporları, SGK kayıtları, tapu sicil kayıtları gibi devlet kurumlarının kayıtları da belge niteliğini taşımaktadır. 

Belgenin içeriği ile birlikte belgeyi belge yapan diğer bir unsur ise düzenleyicisinin belirli olmasıdır. Bunun sebebi ise belgenin içeriğinin değerinin düzenleyenin şahsından kaynaklanmasıdır. Düzenleyeninin belirli olmasından anlaşılacak husus belge içeriğinde yer alan irade beyanının kime ait olduğudur. Belgede yer alan imzanın değeri ise bu noktada ortaya çıkmaktadır4. Ancak bu durum bir evrakın ceza hukuku bakımından belge niteliği kazanabilmesi için mutlaka imzalanmış olması veya fiziken imzalanmış olması gerektiği anlamına gelmemektedir. 

Tüm bu unsurlar ele alındığında belgenin niteliği gereği dijital ortamda düzenlenmesi, değiştirilmesi veya tahrif edilmesi mümkün görünmektedir. Elbette bu açıdan ele alınması gereken en önemli husus ilgili belgenin tüm geçerlilik şartlarını taşıması gerekliliğidir. Nitekim hukuken geçerli olmayan bir belgede sahtecilik yapılması da mümkün olmayacaktır. Bu bakımdan dijital ortamda düzenlenmesi halinde hukuken geçerlilik kazanmayacak bir belgenin dijital ortamda gerçeğe aykırı şekilde düzenlenmesi, değiştirilmesi, bozulması, yok edilmesi, gizlenmesi vs. gibi durumlar halinde belgede sahtecilik suçu oluşmayacaktır.

1. Yazılı Olması

Belgenin yazılı olmasından anlaşılacak husus, içeriğinde yazıyı barındırmasıdır5. Salt görsel içeren evrak veyahut depo edilmek amacıyla kaydedilen veriler belge niteliği taşımamaktadır. Bu veriler delil niteliği taşımakla birlikte belge niteliğinde olmayacaklardır. 

Belge içeriğinde yer alan yazının hangi vasıta ile yazıldığının bir önemi bulunmamaktadır. Bu bakımdan belgenin elle yazılması veya bilgisayar ortamında yazıya aktarılması belge niteliğini etkilememektedir. Ancak unutmamak gerekir ki düzenlenen belgede yazıya ilişkin bir geçerlilik şartı bulunması halinde bu geçerlilik şartının da göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Örneğin el yazılı vasiyetnamenin kanunda belirlenen şekil şartı olarak baştan sona elle yazılması gerekmektedir. Bu durumda el yazılı vasiyetnamenin bilgisayar ortamında veya daktilo ile yazılması halinde bu evrak kanuni geçerlilik şartlarına sahip olmadığından ötürü, mevcut şekli ile hukuken korunmaya değer başka bir içeriği de bulunmuyor ise, belge niteliğini haiz olmayacaktır. Bu sebeple el yazılı vasiyetnamenin bilgisayar ortamında veya daktilo üzerinde düzenlenmesi halinde bu evrak üzerinde yapılacak sahtecilik hareketi suç teşkil etmeyecektir. Nitekim ortada geçerli bir belge bulunmamaktadır.

2. Hukuken Anlamı Olan Bir İçeriğinin Olması

Ceza hukuku anlamında bir belgenin varlığından söz edilebilmesi için belgenin hukuk aleminde sonuç doğurma yeteneğini kabil bir içeriğe sahip olması gerekmektedir. Dolayısıyla hukuken anlamı olan bir içeriğe sahip olmaması halinde belgede sahtecilik suçu konusunu oluşturan bir belgeden söz edilemeyecektir6

Belgede yer alan yazıların herkes tarafından veya muhatabı tarafından anlaşılabilir olması gerekir. Bunun en temel sebebi belgenin ispat aracı olmasıdır. Nitekim muhtevasının anlaşılmadığı metinler söz konusu olduğunda hukuken anlamı olan bir içerikten bahsedilemeyecektir7.

3. Düzenleyicisinin Belirli Olması

Belgenin niteliği gereği irade beyanını yansıtmasından ötürü beyanını yansıttığı kişinin belirli olması gerekir8. Hukuken bir anlama sahip olan irade beyanı içermekle birlikte anonim olarak kaleme alınan evrak TCK anlamında belge niteliğine sahip değildir. Bu sebeple belgenin düzenleyicisinin belge incelendiğinde anlaşılması gerekmektedir. Nitekim Ahmet Gökçen; “Belgenin düzenleyicisi muhtevasından da anlaşılabileceği gibi belgede yer alan imzadan da anlaşılabilir” şeklinde açıklamaktadır9. Elbette ki belgenin geçerlilik şartlarına göre imzalanmasının zorunlu olduğu hallerde belgeye paraf dahi atılmış olması yeterli olmayacaktır. Ancak imzalı olmasına yönelik bir geçerlilik şartı olmaması halinde belgenin düzenleyicisinin içeriğinden anlaşıldığı durumlarda da belgenin varlığı kabul edilmelidir. 

B. Sahtecilik Teşkil Eden Fiiller (Maddi Unsur)

Suçun maddi unsuru olan fiiller; belgenin sahte olarak düzenlenmesi, gerçek olarak düzenlenen bir belgenin gerçeğe aykırı olarak başkalarını aldatacak biçimde değiştirilmesi, sahte bir belgenin kullanılması, belgenin bozulması, yok edilmesi, gizlenmesi, resmi bir belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunulması, belirli bir tarzda doldurulup kullanılmak üzere kendisine teslim olunan imzalı ve kısmen veya tamamen boş bir kâğıdın verilme nedeninden farklı bir şekilde doldurulmasıdır. Bu bakımdan söz konusu fiillerin dijital ortamda gerçekleştirilebilirliğinin ayrı ayrı ele alınması gerekmektedir.

1. Belgenin Sahte Olarak Düzenlenmesi

Belgenin sahte olarak düzenlenmesi, resmi veya özel niteliğe sahip olmasına göre TCK madde 204 veya TCK madde 207’ye göre suç teşkil etmektedir. Resmî belgede suçun oluşması için sahte olarak düzenleme tek başına yeterliyken özel belgede düzenleme tek başına yeterli olmayıp suçun oluşması için sahte belgenin kullanılması da gerekmektedir. Burada ele alınması gereken husus sahtelikten ne anlaşılacağıdır ki sahtelik, belgenin düzenleyicisinin irade beyanına veyahut gerçek dünyada yansıttığı olay veya olgulara aykırı olmasıdır. Diğer bir görüşe göre sahtelikten anlaşılacak husus taklit suretiyle belgenin düzenlenmesidir10

Bu fiilin dijital ortamda işlenebilmesi için düzenlenme faaliyetinin dijital ortamda gerçekleşmesi gerekmektedir. Belgelerin bilgisayar ortamında kaleme alınmasında, geçerlilik şartlarına aykırılık oluşturmadığı sürece, bir engel olmadığından ötürü bilgisayar ortamında düzenlenen belgenin gerçeğe aykırı bir biçimde düzenlenmesi halinde bu suçun dijital ortamda işlenebileceği aşikardır.

2. Gerçek Olarak Düzenlenen Bir Belgenin Değiştirilmesi

Gerçek olarak düzenlenen bir belgenin başkalarını aldatacak biçimde değiştirilmesi suç teşkil etmektedir11. Tabi burada özel bir belgeden bahsediliyor ise, resmî belgeden farklı olarak yine düzenleme eyleminde olduğu gibi suçunun oluşması için değiştirme eylemine ilaveten kullanmanın da gerçekleşmesi gerekmektedir. Burada bu suçun dijital ortamda işlenmesi gerçek olarak düzenlenen belgenin hangi biçimde düzenlendiğine göre değişiklik göstermektedir. 

Gerçek belgenin fiziki olarak düzenlenmiş olması ihtimalinde bu belgenin dijital ortamda değiştirilebilmesi için belgenin dijital ortama aktarılması, akabinde gerçeğe aykırı bir biçimde değiştirilmesi söz konusu olacaktır. Ancak gerçek bir belgenin dijital ortamda üretilmiş olması halinde bu belge çoğunlukla belgenin üretildiği veri tabanında da saklandığından, belge doğrulama sistemleri ile belge üzerinde sahtelik yapılıp yapılmadığı kolaylıkla ortaya çıkabilecektir.

3. Sahte Olarak Düzenlenen Bir Belgenin Kullanılması

Belgede sahtecilik suçunu oluşturan diğer bir fiil de sahte olarak düzenlenen bir belgenin kullanılmasıdır12. Suça vücut veren bu eylem bakımından suça konu belgenin resmi belge niteliğini haiz olması, yani bir kamu görevlisi tarafından görevi gereği belirli mevzuatlara göre düzenlenen bir belge olması ile özel belge niteliğini haiz arasında fark bulunmaktadır. Söz konusu belgenin resmi bir belge olması halinde kanun koyucu; sahte olarak düzenleme, başkalarını aldatacak şekilde değiştirme, kullanma ve kamu görevlisi tarafından gerçeğe aykırı şekilde düzenleme eylemlerini ayrı ayrı suç olarak kabul etmektedir. Bir diğer ifade ile, resmi belgenin sadece sahte olarak düzenlenmesi ve sadece kullanılması eylemlerinden birinin gerçekleşmesi, suçun oluşması için tek başına yeterlidir. Ancak suça konu belgenin özel belge olması halinde suçun oluşması için düzenleme ve kullanma eyleminin birlikte gerçekleşmesi gerekir. Öte yandan kanun koyucu, özel belgenin sahte olduğunu bilerek kullanma eylemini de cezaya bağlamıştır. Bununla birlikte bu suçun dijital ortamda işlenebilmesi bakımından belgenin kullanıldığı ortam önem arz etmektedir. Dolayısıyla sahte olarak üretilen bir belgenin dijital ortamlarda kullanılması halinde de belgede sahtecilik suçlarının dijital ortamda işlenebilmesi söz konusu olabilecektir.

4. Belgenin Bozulması, Yok Edilmesi veya Gizlenmesi

Belgenin bozulması, yok edilmesi veya gizlenmesi fiili belgenin esas amacı olan ispatı önlemek yani delil karartmak anlamını taşıdığından suç teşkil etmektedir13. Bu suçun konusu ancak resmi belgeler olabilmektedir. Fiziki ortamda düzenlenen belgeler bakımından bu fiilin dijital ortamda işlenebilmesi mümkün olmamaktadır. Nitekim fiziki varlığa sahip bir belgenin dijital olarak tahrif edilmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. 

Ancak dijital ortamda düzenlenen belgeler bakımından bu suçun işlenmesi mümkün olabilir. Dijital ortamda düzenlenerek veri tabanlarına kaydedilen belgeler bakımından belgeyi tahrif etme suçunun gerçekleştirlebilmesi, bu veri tabanlarının kaynaklarında gerçekleştirilecek korsanlık faaliyetleri ile mümkün olacaktır. Ancak bu husus TCK madde 244’te düzenlenen sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçunu da oluşturmaktadır14. TCK madde 244’ün 2. fıkrasına göre bu suç; “Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlenmektedir. Bu sebeple dijital ortamda düzenlenen bir belgenin muhafaza edildiği bilişim sistemine yönelik bu faaliyetler belgenin resmi veya özel belge niteliğini haiz olmasına göre hem TCK madde 205 ya da TCK madde 208’de yer alan suçu hem de TCK madde 244’te yer alan suçu oluşturabilmektedir. Ancak burada TCK madde 212 gereğince gerçek içtima uygulanamayacaktır. Nitekim TCK madde 212; “Sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur.” şeklinde düzenlenmekte olup gerçek içtima hükümlerinin uygulanabilmesi için sahtecilik konusu fiilin sahte belgenin kullanılması şeklinde olması gerekecektir15. Dolayısıyla yukarıda açıkladığımız TCK md.244’ün söz konusu olduğu durumda sahte belge kullanılarak işlenmiş yeni bir suçtan bahsedilemeyeceği için gerçek içtima hükümleri uygulama alanı bulamayacaktır. Ancak bununla birlikte aynı eylem ile TCK m.244’teki ve TCK md.204 ve devamındaki birden çok farklı suç birlikte işlenmiş olacağından fikri içtima hükümleri uygulanarak, bu iki suç tipinden daha ağır ceza verilmesi gerektiren suç tipi üzerinden ceza verilecektir.

5. Resmi Bir Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyanda Bulunulması

Resmi bir belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunulması diğer bir belgede sahtecilik suçudur. Bu hususta resmi belge ile özel belge arasındaki farklara değinmek gerekmektedir. Resmi belge, kamu görevlisi tarafından görevi gereği düzenlenen belge anlamına gelmektedir16. Bu bağlamda kimlik belgeleri, sürücü belgeleri, pasaportlar, mezuniyet belgeleri ve diplomalar, mahkemeler tarafından düzenlenen belgeler, tapu kayıtları vb. tüm belgeler resmi belge niteliğindedir. Resmi belge niteliğini haiz olmayan tüm belgeler ise özel belge tanımına girecektir. Bu bağlamda kamu görevlisinin görevinden bağımsız olarak düzenlediği belgeler de özel belge niteliğindedir17. Bununla birlikte TCK madde 210 ise resmi belge niteliğinde sayılan belgeleri sıralamaktadır. Bu hüküm; “(1) Özel belgede sahtecilik suçunun konusunun, emre veya hamile yazılı kambiyo senedi, emtiayı temsil eden belge, hisse senedi, tahvil veya vasiyetname olması halinde, resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümler uygulanır. (2) Gerçeğe aykırı belge düzenleyen tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire veya diğer sağlık mesleği mensubu, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Düzenlenen belgenin kişiye haksız bir menfaat sağlaması ya da kamunun veya kişilerin zararına bir sonuç doğurucu nitelik taşıması halinde, resmi belgede sahtecilik hükümlerine göre cezaya hükmolunur.” şeklinde düzenlenmiş olup özel belge olmakla birlikte resmi belge olarak sayılan belgeleri hükme bağlamıştır. Öte yandan bu konuya yalan beyan eyleminden ayrı olarak onaylama şeklindeki resmi belgelerde sahtecilik suçu konusunda bir ilavede bulunmak faydalı olacaktır. Şöyle ki; özel niteliğe haiz bir belgenin noterde onaylanma suretiyle resmi belge vasfı kazanması halinde sahtecilik faaliyetinin belgenin hangi kısmında gerçekleştiğine göre niteliği değişiklik gösterecektir. Sahtecilik faaliyetinin bu biçimde düzenlenen bir belgenin içerik kısmında gerçekleştirilmesi halinde bu durumda oluşan suç özel belgede sahtecilik suçu olacaktır. Ancak sahtecilik faaliyetinin noter tarafından gerçekleştirilen onay işlemine ilişkin (tarih, yevmiye no, mühür, imza, vs.) olması halinde gerçekleşecek suç resmi belgede sahtecilik suçu olacaktır. 

Yalan beyanda bulunulması fiili ancak düzenlenen belgenin resmi belge olması halinde suç teşkil edecektir. Dolayısıyla yalan beyanda bulunulan kişi bir kamu görevlisi olacaktır. Bu bağlamda kamu görevlisine iletilen yalan beyanın dijital olarak iletilmesi halinde bu suçun vücut bulacağı aşikardır. Yani dijital ortamda, örneğin E-Devlet Portalı üzerinden, belge talebi oluşturulduğu esnada yalan beyan sunularak bu belgenin bir kamu görevlisinin değerlendirmesi sonucu oluşturulması halinde bu suç gerçekleşmiş olacaktır. Ancak belge talebi oluşturulduğunda bu talep bir kamu görevlisinin değerlendirmesinden geçmeksizin, yani dijital sistem tarafından otomatik olarak oluşturuluyorsa veyahut değerlendirilmesine sunulan kişi kamu görevlisi değilse bu halde bu suç oluşmayacaktır.

6. Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması

Açığa imzanın kötüye kullanılması fiili belirli bir tarzda doldurulup kullanılmak üzere kendisine teslim olunan imzalı ve kısmen veya tamamen boş bir kağıdın verilme amacından farklı bir şekilde doldurulması şeklinde gerçekleşmektedir. Belge fiziki olarak imzalanabileceği gibi elektronik veya dijital olarak da imzalanabilmektedir. Bu husus 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 15. maddesinde; “İmzanın, borç altına girenin el yazısıyla atılması zorunludur. Güvenli elektronik imza da, el yazısıyla atılmış imzanın bütün hukuki sonuçlarını doğurur.” şeklinde hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla elektronik ortamda imzalanan belgenin el yazısı ile atılan imzanın bütün hukuki sonuçlarını doğurabilmesi için imzanın güvenli elektronik imza olması gerekir. Bunun en temel sebebi elektronik imzanın sahte olmasının veya kopyalanmasının, değiştirilmesinin önlenmesidir. 

Güvenli elektronik imza 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’nun (“5070 sayılı Kanun”) 4. maddesine göre; “Güvenli elektronik imza; a) Münhasıran imza sahibine bağlı olan, b) Sadece imza sahibinin tasarrufunda bulunan güvenli elektronik imza oluşturma aracı ile oluşturulan, c) Nitelikli elektronik sertifikaya dayanarak imza sahibinin kimliğinin tespitini sağlayan, d) İmzalanmış elektronik veride sonradan herhangi bir değişiklik yapılıp yapılmadığının tespitini sağlayan, elektronik imzadır.” şeklinde tanımlanmaktadır. Dolayısıyla güvenli elektronik imza ile imzalanan belgelerde yer alan imzalar her türlü sahtecilik faaliyeti bakımından incelenebilmektedir18. Örneğin güvenli elektronik imza ile imzalanan bir belge üzerinde değişiklik yapılması halinde belge üzerinde kayıtlı imzalar otomatik olarak silinmektedir. 

Mevzuat gereği güvenli olmayan elektronik imza kullanılması halinde ise TBK madde 15 anlamında bir imzadan söz edilemeyeceğinden dolayı, imzanın söz konusu belgenin geçerlilik şartı olması halinde geçerli bir belgeden söz edilemeyeceğinden gerçekleştirilen sahtecilik faaliyeti sonucu belgede sahtecilik suçu oluşmayacaktır. Ancak kullanılan güvenli elektronik imzanın teknolojik imkanlar kullanılarak belgede yer alan verilerin değiştirilmesinin izlenemediği ihtimalde sahtecilik suçunun gerçekleşeceği aşikardır. Ancak bu durumda gerçekleşecek sahtecilik faaliyeti elektronik imza üzerinde gerçekleşmiş olacaktır. Yani burada sahtecilik faaliyeti bakımından vücut bulacak suç açığa imzanın kötüye kullanılması suçu değil, imzada sahtecilik suçudur. 

Bununla birlikte 5070 sayılı Kanun’un 17. maddesi; “Tamamen veya kısmen sahte elektronik sertifika oluşturanlar veya geçerli olarak oluşturulan elektronik sertifikaları taklit veya tahrif edenler ile bu elektronik sertifikaları bilerek kullananlar, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yüz günden az olmamak üzere adlî para cezasıyla cezalandırılır. Yukarıdaki fıkrada belirtilen suçlar elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı çalışanları tarafından işlenirse bu cezalar yarısına kadar artırılır.” şeklinde düzenlenmiş olup elektronik imzada sahtecilik suçunu düzenlemiştir. Bu bağlamda elektronik imzalı bir belgede gerçekleştirilen sahtecilik faaliyeti aynı zamanda bu hüküm bağlamında da sahtecilik anlamına gelecektir19. Bu hükümler arasında TCK’da yer alan fiiller veyahut 5070 sayılı Kanun’da yer alan cezai hükümlerden hangisinin uygulanacağı sorusunun cevabı ise yine TCK madde 212’de yer almaktadır. Dolayısıyla, uygun düştüğü ölçüde gerçek içtima uygulanarak her iki suç tipi üzerinden de cezanın hesaplanması gerekecektir.

C. İğfal Kabiliyeti Hususu

Belgede sahtecilik suçları bakımından ele alınması gereken en önemli husus hiç şüphesiz sahte belgenin iğfal kabiliyetini haiz olmasıdır. İğfal kabiliyeti, kanunda yer alan unsurlar arasında açıkça yazmamakla birlikte, belgede sahtecilik suçunun maddi unsurlarındandır. Bu bakımdan iğfal kabiliyeti sahte düzenlenen belgenin gerçek olduğu konusunda inandırıcılık yeteneğine sahip olmasına yönelik bir unsur olup, bu hususun tespiti hâkimin takdir yetkisine bırakılmıştır. 

Belgede sahtecilik suçlarının dijital ortamda işlenmesi esnasında da bu unsurun oluşup oluşmadığına dikkat edilmesi gerekecektir20. Nitekim muhatabını gerçek olduğuna inandırmayan sahte bir belge bu suçun konusu olmamaktadır. 

Dijital ortamda üretilen belgeler bakımından bu unsurun gerçekleşip gerçekleşmediğinin incelemesi ise karekodlu olarak düzenlenen elektronik belgeler üzerinden anlaşılabilecektir. Karekodlu biçimde üretilen belgelerin yine dijital ortamda doğrulaması yapılabileceğinden dolayı bu belgelerin iğfal kabiliyetinin bulunması belgenin doğrulanması halinde gerçekleşmiş olacaktır. Karekod ile doğrulama işlemi, elde edilen belgenin karekod ile açılıp sistem üzerinden eşleştirme yapılması ile gerçekleştirilmektedir. Yani içeriğinin gerçeğe aykırı olmasıyla birlikte belge üzerinde yer alan karekod sayesinde sistem üzerinde görüntülenen belge ile elde bulunan belgenin eşleştirilmesi iğfal kabiliyeti unsurunun gerçekleşmesini sağlayacaktır. Ancak karekod ile sistem üzerinden açılan belgenin eşleşmemesi halinde iğfal kabiliyeti unsurunun gerçekleşmeyeceği aşikardır. Kaldı ki içeriğinin de gerçek olması ve belgenin karekod ile doğrulanması halinde zaten sahtecilik suçu bakımından tartışılacak bir husus bulunmamaktadır. 

Elektronik imza bakımından bu unsurun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti için ise güvenli elektronik imzalarda yer alan sertifikaların geçerliliğine bakılabilecektir. Güvenli elektronik imza 5070 sayılı Kanun gereği Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun denetimine tabidir. Güvenli elektronik imzanın sertifikalanması işlemleri elektronik imza yer sağlayıcıları tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu sertifikalar imza sahiplerinin kimliğini, imzalanan belgede değişiklik yapılıp yapılmadığını, belgenin ne zaman imzalandığını vb. tüm verilerin sorgulanmasını sağlamaktadır. Elektronik ortamda imzalanabilme kabiliyetine sahip belge formatlarında aynı zamanda sertifika görüntüleme özelliği bulunmaktadır. Dolayısıyla bu belgelerde yer alan sertifika görüntüleme özelliği kullanılarak elektronik imzanın özellikleri incelenebilmekte, bu doğrultuda yapılan sahtecilik faaliyeti incelenebilmektedir21. Sahtecilik faaliyetinin sertifika üzerinde de gerçekleştirilmiş olması halinde ise yukarıda da açıklandığı üzere 5070 sayılı Kanun’un 17. maddesi gereğince suç teşkil edeceği aşikardır.

III. SONUÇ

Büyük bir hızla gelişen ve değişen çağın hukuk alemine taşıdığı birtakım sorunlar bulunmakta olup bu sorunların çözümü için yürürlükte olan hukukun yorumlanmasından öteye gidilememektedir. Belgede sahtecilik suçları bakımından bu husus ele alındığında dijitalleşen dünya ile birlikte dijitalleşen evrakın sahteliği sorunu varlığını sürdürmektedir. Kanun koyucunun yasa yapma konusunda çağa ayak uydurmak konusundaki yetersizliği bu problemlerin sona erdirilmesi için kazuistik çözümler üretilmesinden başka çare bırakmamaktadır. 

Yürürlükte olan hukuk bakımından ele alındığında belgede sahtecilik suçlarının dijital ortamda işlenebilirliği her suç tipine göre ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmeye göre sahtecilik oluşturan her fiilin dijital ortamda işlenebilirliği değişiklik göstermektedir. Bir bütün halinde ele alındığında ise yürürlükte olan hukukun günümüzde gerçekleşen bu tarz problemleri çözmekte yetersiz kaldığı açıkça anlaşılmaktadır. Her ne kadar elektronik imzada sahtecilik biçiminde bir suç tipi 5070 sayılı Kanun ile yürürlüğe girmiş ise de bu yenilik yalnızca elektronik imza bakımından düzenlenmiştir. Ancak elektronik belgeler bakımından mevzuatta boşluk bulunduğundan dolayı yürürlükteki hukukun bu hususta yetersiz kaldığı aşikardır. Nitekim tabiri caizse fiili suç tipine uydurmak biçiminde gerçekleşen yargılama süreçleri de göz önünde bulundurulduğunda bu tarz fiillerin cezalandırılması hususunda kanunlar ihtiyacı tam anlamıyla karşılamakta zorlanır bir duruma gelmiştir. Bu sebeple hukukun çağa uyum sağlayabilmesi ve kanunlarda yer alan boşlukların hızla dolabilmesi amacıyla teknolojinin hukuk sistemlerine entegre edilmesi söz konusu problemi ortadan kaldıracaktır.

KAYNAKÇA

AHMET GÖKÇEN, Belgede Sahtecilik Suçları (m.204-212), 4. Baskı, Ankara 2016.

DEVRİM GÜNGÖR, Resmi Belgede Sahtecilik Suçu, 1. Baskı, Ankara 2010.

DOĞAN SOYASLAN, Ceza Hukuku Özel Hükümler, 8. Baskı, Ankara 2010.

KEMAL GÖZLER, Yorum İlkeleri, https://www.anayasa.gen.tr/yorum-ilkeleri-kitaptan.pdf. (Erişim Tarihi, 12.01.2025).

MAHMUT KOCA/ İLHAN ÜZÜLMEZ, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, 2. Baskı, Ankara 2015.

MEHMET CAN KARAGÖZ, Bilişim Sistemleri Teorisine Giriş İle Bilişim Sistemini Engelleme, Bozma, Verileri Yok Etme veya Değiştirme Suçu, 1. Baskı, İstanbul 2020.

MEHMET EMİN ÖZGÜL, Güvenli Elektronik İmza Sahibinin Hakları ve Yükümlülükleri, İnÜHFD 12(2): s. 539-556 (2021).

MERT ASKER YÜKSEKTEPE, İçtihatlarla Belgede Sahtecilik Suçları, 2. Baskı, İstanbul 2021.

ÖZHAN SAĞLIK, Elektronik İmzalı Belgelerin Sahteciliği: Yargıtay Kararları Bağlamında Bir İnceleme, https://acikerisim.uludag.edu. tr/server/api/core/bitstreams/499f2a00-753d-4764-9f23-c954c9e3dc5a/content#:~:text=%E2%80%9CBir%20resmi%20belgeyi%20 sahte%20olarak,kadar%20hapis%20cezas%C4%B1%20ile%20 cezaland%C4%B1r%C4%B1lmaktad%C4%B1r., (Erişim Tarihi 12.01.2025).

ÜMİT KILINÇ, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde Sınırlamanın 21 Sağlık, Forgery of Electronic Dar Yorumu İlkesi, YÜHFD Cilt: XVII Sayı:2, İstanbul 2020.

DİPNOT

1         Kemal Gözler, Yorum İlkeleri, s. 81, https://www.anayasa.gen.tr/yorum-ilkeleri-kitaptan.pdf. (Erişim Tarihi, 12.01.2025).

2         Ümit Kılınç, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde Sınırlamanın Dar Yorumu İlkesi, YÜHFD Cilt: XVII Sayı: 2, İstanbul 2020 s. 601’den naklen; Marc Touiller, “L’interprétation stricte de la loi pénale et l’article 7 de la Convention européenne des droits de l’Homme”, RDLF, 2014, n°08.

3         Ahmet Gökçen, Belgede Sahtecilik Suçları (m.204-212), 4. Baskı, Ankara 2016, s. 76.

4         Gökçen, Belgede Sahtecilik Suçları, s. 84-101.

5         Mert Asker Yüksektepe, İçtihatlarla Belgede Sahtecilik Suçları, 2. Baskı, İstanbul 2021, s. 6.

6         Yüksektepe, Belgede Sahtecilik Suçları, 2. Baskı, İstanbul 2021, s. 10.

7         Gökçen, Belgede Sahtecilik Suçları, s. 91; Doğan Soyaslan, Ceza Hukuku Özel Hükümler, 8. Baskı, Ankara 2010, s. 488.

8         Mahmut Koca/ İlhan Üzülmez, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, 2. Baskı, Ankara 2015, s. 671.

9         Gökçen, Belgede Sahtecilik Suçları, s. 95.

10    Gökçen, Belgede Sahtecilik Suçları, s. 168. “Taklit, varakanın düzenleyeni gözüken kişiden başka bir kimse tarafından yeniden düzenlenmesi demektir. Bu halde sahte olarak oluşturulan evraktan önce ortada gerçek bir belgenin bulunması ve sahtekarlık sonucunda yine bu belgenin varlığını koruması gerekir.” Ayrıca bkz. Sahir Erman, Ticari Ceza Hukuku C.: III, Sahtekarlık Suçları, İstanbul 1987, s. 442.

11    Koca/ Üzülmez, Özel Hükümler, s. 685

12    Gökçen, Belgede Sahtecilik Suçları, s. 193.

13    Koca/ Üzülmez, Özel Hükümler, s. 702.

14    Mehmet Can Karagöz, Bilişim Sistemleri Teorisine Giriş İle Bilişim Sistemini Engelleme, Bozma, Verileri Yok Etme veya Değiştirme Suçu, 1. Baskı, İstanbul 2020, s. 151.

15    Gökçen, Belgede Sahtecilik Suçları, s. 305.

16    Soyaslan, Özel Hükümler, s. 489.

17    Devrim Güngör, Resmi Belgede Sahtecilik Suçu, 1. Baskı, Ankara 2010, s. 62.

18    Mehmet Emin Özgül, Güvenli Elektronik İmza Sahibinin Hakları ve Yükümlülükleri, İnÜHFD 12(2): 539556 (2021), s. 547.

19    Özhan Sağlık, Elektronik İmzalı Belgelerin Sahteciliği: Yargıtay Kararları Bağlamında Bir İnceleme, https://acikerisim.uludag. edu.tr/server/api/core/bitstreams/ 499f2a00-753d-4764-9f23-c954c9e3dc5a/content#:~:text=%E2%80%9CBir%20resmi%20belgeyi%20 sahte%20olarak,kadar%20hapis%20 cezas%C4%B1%20ile%20cezaland%C4%B1r%C4%B1lmaktad%C4%B1r., (Erişim Tarihi 12.01.2025).

20    Soyaslan, Özel Hükümler, s. 498 vd.

21    Sağlık, Elektronik İmzalı Belgelerin Sahteciliği, s. 4.

  • Özet yapım aşamasında
Keywords
Belge, Sahtecilik, Elektronik İmza, Evrakta Sahtecilik, Kanunilik İlkesi.
Capabilities
White Collar Crime & Corporate Crime
AI & Disruptive Tech Legal Consultancy
More Insights

Articletter / GSI Brief

GSI Brief & Legal Brief

GSI Brief 204

Gsi Brief 204

Brief
Read more
GSI Brief 205

Gsi Brief 205

Brief
Read more
GSI Brief 206

Gsi Brief 206

Brief
Read more
GSI Brief 189

Gsi Brief 189

Brief
Read more

Articletter - Summer Issue

KAMULAŞTIRMA VE ACELE KAMULAŞTIRMA USULLERİNE İLİŞKİN İNCELEME VE DEĞERLENDİRME

Kamulaştirma Ve Acele Kamulaştirma Usulleri̇ne İli̇şki̇n İnceleme Ve Değerlendi̇rme

2025
Read more
YEŞİL, SÜRDÜRÜLEBİLİR VE SOSYAL SERMAYE PİYASASI ARAÇLARI

Yeşi̇l, Sürdürülebi̇li̇r Ve Sosyal Sermaye Pi̇yasasi Araçlari

2025
Read more
SORUMLULUK REDDİ ANLAŞMALARININ GEÇERLİLİK ŞARTLARI VE SINIRLARI

Sorumluluk Reddi̇ Anlaşmalarinin Geçerli̇li̇k Şartlari Ve Sinirlari

2025
Read more
CEZAİ ŞART AŞAN ZARARLARIN TAZMİNİ

Cezai̇ Şart Aşan Zararlarin Tazmi̇ni̇

2025
Read more