ÖZET
Bu makalede, 2024 itibarıyla başlıca ABD, AB ve Türkiye’deki yapay zekâ regülasyonları karşılaştırılarak farklı yaklaşım ve regülatif etkileri ve sektörel yenilikçilik üzerindeki yansımaları incelenmiş, dünyadaki yankıları ele alınmış ve nihayetinde gelecekte küresel ölçekte nasıl kapsamlı düzenlemelerin ortaya konulabileceği tartışılmıştır.
I. GİRİŞ
Yapay zeka teknolojilerinin son yıllardaki hızlı gelişimi, toplumların ekonomik, sosyal ve politik yapılarında önemli değişimlere ortam yaratmaktadır. Bu dönüşüm, dünya genelinde çeşitli regülatif yaklaşımların geliştirilmesini zorunlu kılmıştır. Temelde Avrupa Birliği (“AB”) ve Amerika Birleşik Devletleri (“ABD”), Yapay Zekâ (“YZ”) regülasyonları konusunda iki farklı ekolün temsilcisi olarak öne çıkmaktadır. AB, insan hakları ve etik değerlere dayalı ağırlığın daha yüksek olduğu ve küresel çaptaki etkisi Anu Bradford tarafından “Brüksel etkisi”1 olarak adlandırılan etki gücü ile bu hususta öncülük ederken ABD daha sektörel ve esnek bir yaklaşım sergileyerek yeniliği teşvik etmeyi hedeflemektedir.
Küresel yapay zekâ regülasyonlarının özellikle AB ve ABD örnekleri üzerinden karşılaştırmalı bir analizi yapılacaktır. AB’nin yatay ve kapsayıcı düzenlemeleri ile Brüksel etkisinin2 diğer ülkelerin izledikleri politikalar üzerindeki etkileri, ABD’nin ise sektörel düzenlemeyi önceleyen stratejileri incelenecektir. Ayrıca bu iki ekolün küresel YZ regülasyonları üzerindeki etkilerini tartışarak dünyada YZ sistemlerini regüle etmek bakımından diğer ülkeleri nasıl etkiledikleri, farklı yaklaşımların avantajları ve sınırlamaları değerlendirilecektir.
II. AVRUPA BİRLİĞİ EKOLÜ: AB YAPAY ZEKÂ TÜZÜĞÜ VE ETKİSİ
İlk olarak Avrupa Birliği’nin yaklaşımı, tüm sektörlere uygulanabilecek bir çerçeve sunmaya çalışıyor olması bakımından önce çıkmaktadır. Avrupa Komisyonu’nun her sektöre değinebilen bir yaklaşım benimsemesi “horizontal approach” yani yatay yaklaşım olarak karşımıza çıkmasını Komisyon, “kapsamlı ve geleceğe dayanaklı” olmasını ve esneyebilen mekanizmalar içermesini söyleyerek açıklıyor3. AB’nin oluşturmayı amaçladığı standart ve yaklaşımı YZ teknolojilerinin gelişme hızı ve ilgili alanlarındaki etkilerinin farklılığı ileride genel bir çerçeve oluşturmak bakımından başarılı gözükse de bunun sektörlere ilişkin uygulamalarda esneklik sorunları yaşanmasına sebep olabileceği düşünülüyor.
A. AB’nin Risk Bazlı Uygulamasına Bakış
AB, risk bazlı yaklaşımı ile sistemleri risk seviyelerine göre sınıflandırmayı amaçlamıştır, buradaki temel gayesi her seviyeye uygun düzenlemeler getirmeye yöneliktir. Bu noktada, yeniliği teşvik etmek ve temel hakları korumanın arasında bir denge kurmaya çalışmaktadır. AB’nin Yapay Zekâ Tüzüğü, iç pazarın daha iyi işlemesini sağlamak istemenin yanında aynı zamanda sağlık, güvenlik, temel haklar ve çevre koruması gibi konularda yüksek düzeyde koruma sunmayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda, tüzüğün gerekçesinde şu ifadelere yer verilmiştir: “Bu Tüzüğün amacı, iç pazarın işleyişini iyileştirmek ve insan merkezli ve güvenilir yapay zekanın benimsenmesini teşvik etmek, aynı zamanda şartta güvence altına alınan sağlık, güvenlik, temel haklar, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve çevre korumasının yüksek seviyede korunmasını sağlamak ve yapay zekâ sistemlerinin zarar verici etkilerine karşı koruma sağlarken yeniliği desteklemektir”4.
B. AB’nin Küresel Regülatif Liderliği
AB, YZ yarışında teknoloji geliştirmenin yanında küresel çapta regülasyonların şekillenmesi hususunda da ilgili teknolojilerin etik, şeffaf ve hesap verilebilir olması noktasında bir liderlik pozisyonu üstlenmektedir. Bu noktada Avrupa pazarına girmek isteyen oyunculara karşı belli bir standart belirlemenin yanında AB’nin dünya genelinde bir çerçeve çizmek istediğinden bahsedebiliriz. AB’nin tıpkı Genel Veri Koruma Tüzüğü (“GDPR”), küresel veri koruma standartlarının şekillenmesinde oynadığı role benzer bir yol oynamaya çalıştığı gözlemlenebilir ancak veri koruması ile yapay zekâ düzenlemeleri arasında benimsenen risk bazlı yaklaşımda farklı kategorilerde değerlendiriyor olması bakımından daha öncesinde benimsediği “uniform” yaklaşımlardan bir noktada ayrıştığını söylemek mümkündür.
AB, daha önceden getirdiği düzenlemelerin esnek olmadığına dair eleştiri noktalarına binaen bu sefer farklı risk gruplarına farklı düzenlemeler öngörmektedir ancak bunun pratikte teknolojik gelişmeyi olumlu etkileyip etkileyemeyeceği konusunda hala soru işaretleri mevcuttur.
AB’nin bu düzenleyici adımları erkenden atmış olması, benzer düzenlemeleri getirmek isteyen ülkelerin de kendilerini mehaz alabilecekleri bir pozisyonda tutmaktadır. Bu da AB’nin uygulamalarını benimseyen ülkelerdeki pazarlarda bulunmak isteyen oyuncuların yalnızca AB pazarında yer almak için bu standartlara uymasının yanında, dünyadaki çeşitli ülkelerde de ileride yerleşecek düzenlemelerde AB’deki düzenlemelere uyulması, oyuncuları AB düzenlemelerine uyum sağlamaya itiyor ve AB’nin bu noktadaki politika belirlemekteki gücünü öne çıkarıyor.
III. AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİNİN YAKLAŞIMI
ABD, yapay zekâ ekosistemi için henüz tek bir kapsayıcı düzenleyici çerçeve oluşturmuş değildir. Bunun yerine, yenilikçiliği sekteye uğratmamak amacıyla mevcut yasa ve kılavuzları güncelleyerek veya sektöre özgü mevzuatlarla (örneğin finans, sağlık, ulaşım gibi) yeni teknolojilerin kullanımını yönlendirmeye çalışmaktadır. Bu yaklaşım, “light-touch” ve esnek ilkelerle ilerlemeyi, hızlı gelişen yapay zekâ uygulamalarının önünü açmayı ve regülasyon kaynaklı engelleri asgari düzeyde tutmayı hedefler. Aynı zamanda gönüllü standartlar ve federal kurumların rehberleri, piyasanın kendi kendini düzenleme gücünü teşvik ederken, devlet de stratejik AR-GE desteği ve kısıtlı sektörel düzenlemelerle potansiyel riskleri gözden kaçırmamaya özen göstermektedir.
A. Executive Order 13859 “Amerika’nın Yapay Zeka Liderliğini Sürdürmek”
Amerikada 2019 ve 2020’de YZ regülasyonu bakımından iki önemli kararnameden ilki olan Executive Order 13859, YZ bakımından ulusal güvenliğin, ekonomik rekabet etme gücünün bilimsel liderlik açısından ne kadar önemli olduğunu ve bu kulvarlarda ABD’nin liderliğini sürdürmesinin önemini vurgularken aynı zamanda ulusal değerleri ve güvenliği korumanın da bu işin önemli bir parçası olduğunu vurgular5.
Aynı zamanda birtakım teknik standartların geliştirilmesini öngörür ki daha sonrasında National Institute of Standards and Technology tarafından Artificial Intelligence Framework de bunu pekiştirir niteliktedir6.
B. Executive Order 13960 “Federal Hükümette Güvenilir Yapay Zekanın Kullanımını Teşvik Etme”
Executive Order 13859 ABD’nin yapay zekâ konusunda dünya liderliğini pekiştirmeye dönük stratejik bir yol haritası çizerken Executive Order 13960 YZ teknolojilerinin federal kurumlarda etik ve güvenilir kullanımını sağlamaya yönelik daha ayrıntılı uygulama ilkeleri, standartlar ve hesap verebilirlik mekanizmaları getirir7.
C. Executive Order 14110 (“Yapay Zekanın Güvenli, Emniyetli ve Güvenilir Geliştirilmesi ve Kullanımı”)8
Executive Order 13859 ve 13960 Donald Trump tarafından imzalanmış ve Joe Biden tarafından imzalanacak Executive Order 14110’a giden yolda özellikle ChatGPT gibi dil modellerinin gelişimi ve yaygınlaşması YZ hakkında üçüncü bir kararnamenin ortaya konması gerektiğine zemin hazırlamıştır. Politika önlemleri olmaksızın yapay zeka modellerinin geliştirilmesi, uzmanlar arasında çeşitli endişelere yol açmıştır. Bu endişeler, gelişmiş yapay zeka modellerinin gelecekte varoluşsal riskler yaratma potansiyelinden, günümüzdeki teknolojilerin yanlış bilgi yayma, ayrımcılığı mümkün kılma ve ulusal güvenliği zayıflatma gibi etkilerini içermektedir.
Başkanlık kararnamesinde yer alan politika hedefleri, yapay zeka sektöründe rekabetin artırılması, yapay zeka kaynaklı tehditlere karşı sivil özgürlüklerin ve ulusal güvenliğin korunması ve ABD’nin yapay zeka alanında küresel düzeyde rekabetçi kalmasının sağlanması üzerine odaklanmaktadır. Ayrıca, kararname, büyük federal kurumların bünyelerinde “baş yapay zeka sorumlusu” (chief AI officer) adıyla özel pozisyonlar oluşturmasını öngörmektedir. Kısacası YZ regülasyonlarına dair ABD’nin ulusal yaklaşımını ortaya koymaktadır.
ABD’nin çeşitli noktalarda YZ sektöründeki rekabet ve inovasyona atıfta bulunması ve ülkenin küresel anlamda YZ gelişmelerinde liderliğini korumasına atfettiği önemi bu kararnamelerde açıkça görebiliyoruz.
D. Diğer Düzenlemeler
ABD, Avrupa Birliği gibi kapsamlı ve katı mevzuatlar yerine, rehber niteliğinde çerçeveler geliştirmeye eğilimlidir. Böylece kurumlar, kendi bünyelerinde esnek ve amaç odaklı kurallar tanımlayabilir.
1. NIST AI Risk Management Framework (“NIST AI RMF”)
NIST AI RMF, Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü (NIST) tarafından geliştirilmiş ve 2023 yılında yayımlanmış bir kılavuzdur. ABD’de yapay zekâ uygulamalarının güvenilir, etik ve risk odaklı bir şekilde geliştirilmesi için hazırlanan bu çerçeve, sektör, uygulama türü veya organizasyon büyüklüğü fark etmeksizin tüm paydaşların kullanabileceği gönüllü bir rehber niteliğindedir. NIST AI Risk Management Framework, ABD’nin yapay zekâ düzenlemelerindeki “az müdahaleci” yaklaşımı tamamlayan en önemli rehberlerden biridir. Yasal yaptırımı olmamakla birlikte, kamu kurumlarından özel sektöre kadar geniş bir yelpazedeki paydaşlar için sorumlu AI geliştirme ve yönetimine dair kapsamlı bir yol haritası sunar. AI teknolojilerinin giderek yaygınlaşmasıyla birlikte, bu çerçevenin uygulanması hem sektörel standartların belirlenmesi hem de kamu güveninin sağlanması açısından giderek daha kritik hale gelecektir9.
2. Algorithmic Accountability Act of 2023
Algorithmic Accountability Act of 2023, yapay zekâ ve otomasyonun giderek yaygınlaştığı kritik karar alanlarında şeffaflığı, güvenilirliği ve hesap verebilirliği artırmayı amaçlayan, görece hedefli ve ölçülü bir düzenleme önerisidir. Her ne kadar tasarı yeni bir lisanslama veya AI için özel bir ajans kurma gibi radikal bir yaklaşım benimsemese de “Etki değerlendirmesi zorunluluğu” ve “FTC’nin yeni teknolojik birimi” gibi yeniliklerle, ABD’de öne çıkan “sektör bazlı, hafif dokunuşlu”10 yaklaşımı bir üst aşamaya taşıması beklenmektedir. AI teknolojilerinin çok yönlü etkileri düşünüldüğünde, özellikle ayrımcılık riskleri ve veri kalitesine dair sorunların daha sistematik biçimde ele alınması için önemli bir adım niteliğindedir11. Tasarının nihai metninin yasalaşması halinde, hem firmalara net kurallar ve rehberler sunacak hem de tüketicilerin otomasyon kaynaklı sorunları daha kolay tespit etmesini ve itiraz etmesini sağlayacaktır.
E. Genel Değerlendirme
ABD’nin yapay zekâ regülasyonu, kapsamlı bir “tek yasa” yerine, esnek ve sektör odaklı düzenlemeler, gönüllü standartlar ve stratejik AR-GE destekleri üzerine kuruludur. Bu model, yenilikçiliği korurken, belli başlı risk alanlarını mevzuatın mevcut araçlarıyla yönetmeyi amaçlar.
IV. TÜRKİYE’NİN YAPAY ZEKA REGÜLASYONU VE STRATEJİSİ
An itibariyle Türkiye’de kapsayıcı bir YZ regülasyonu bulunmamakla birlikte 2021 senesinde hazırlanan “Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi” Türkiye’nin bu alandaki ilk ulusal strateji belgesi olmasıyla öne çıkmaktadır.
Vizyonu “müreffeh bir Türkiye için çevik ve sürdürülebilir yapay zekâ ekosistemiyle küresel ölçekte değer üretmek” olan Strateji, altı stratejik öncelik çerçevesinde şekillenmiştir: “yapay zekâ uzmanlarını yetiştirmek ve alanda istihdamı artırmak, araştırma, girişimcilik ve yenilikçiliği desteklemek, kaliteli veriye ve teknik altyapıya erişim imkânlarını genişletmek, sosyoekonomik uyumu hızlandıracak düzenlemeleri yapmak, uluslararası iş birliklerini güçlendirmek ve yapısal ile işgücü dönüşümünü hızlandırmak”. Bu öncelikler doğrultusunda çeşitli amaç, tedbir ve hedefler belirlenmiştir12.
Ayrıca şu ana kadar Türkiye’deki YZ konusunu ilgilendiren hükümler çeşitli mevzuatların içine entegre edilmek suretiyle vücut bulmuşlardır, dolayısıyla biraz dağınık bir yol izlendiği söylenebilir. Türkiye için bir ihtimal de henüz yolun başındayken yapay zekâ alanında kapsamlı bir çerçeve kanunu ile daha sonra çeşitli sektörlere ve ikincil düzenlemelere özel detayları bırakmak bir seçenek olabilir. Genel ilkeleri ve temel hakları güvence altına alan çatı bir yasanın altında, her sektörün kendi dinamiklerine göre hazırlanacak ek düzenlemeler, uygulamada daha esnek ve etkin bir çerçeve sunabilir. Bu sayede, hem yüksek riskli alanlarda daha sıkı kurallar öngörülebilir hem de start-up’lar, inovatif fikirler gibi yenilik odaklı girişimlere sağlanacak kolaylıklarla gereksiz bürokratik yükten korunmuş olur.
Dolayısıyla, Türkiye’nin mevcut yasal ve kurumsal yapısı göz önüne alındığında, genel nitelikli bir kanuna dayalı fakat sektörel ve ikincil düzenlemelere önem veren bir model uygulanabilir ve faydalı sonuçlar doğurabilir.
V. DÜNYANIN GERİ KALANINDAKİ KAYDA DEĞER GELİŞMELER
A. Güney Kore
26 Aralık 2024’te Güney Kore, kapsamlı bir yapay zekâ (YZ) yasası çıkaran ikinci ülke oldu ve bu yasa, büyük ölçüde AB YZ Tüzüğü’nden esinlenmiştir. “Yapay Zekâ Gelişimi ve Güvene Dayalı Kuruluş İçin Temel Yasa” adıyla bilinen düzenleme, parlamentoda büyük bir çoğunlukla kabul edildi. YZ sistemleri için AB Tüzüğüne benzer şekilde yüksek etkili, üretken gibi çeşitli tanımlamalarda bulunulmuştur. Yüksek etkili YZ sistemlerinin güvenilirliğini sağlamak amacıyla da işletmelere çeşitli önlemler alma yükümlülüğü getirilmiştir. Yasa, AB YZ Tüzüğü ile birçok benzerlik taşımaktadır; özellikle risk temelli düzenleyici yaklaşım, etik ve güvenilir YZ sistemlerine vurgu, temel hakların korunması, şeffaflık yükümlülükleri ve denetim mekanizmalarının oluşturulması bu benzerlikler arasında öne çıkmaktadır.
B. Brezilya
10 Aralık 2024’te Brezilya Senatosu, Yapay Zekânın (YZ) geliştirilmesi ve kullanımına ilişkin kuralları belirleyen 2338/2023 sayılı yasa tasarısını onayladı. Brezilya YZ Yasası Tasarısı, yapay zekâ sistemlerinin geliştirilmesi ve kullanımı için operasyonel rehberler ve gereklilikler belirlemeyi, insan haklarını korumayı ve uyumsuzluk durumunda cezai yaptırımlar uygulamayı hedeflemektedir. Düzenleme, risk temelli bir yaklaşımı benimseyerek, özellikle kamu güvenliğini veya temel hakları etkileyebilecek yüksek riskli sistemler için daha sıkı kurallar öngörmektedir.
Yasa sağlayıcı ve operatörlere çeşitli yükümlülükler getirmektedir, yüksek risk taşıyan sistemlerde ek güvenlik önlemleri bulunmaktadır. Brezilya’nın YZ yasa tasarısı, risk temelli yaklaşımı ile AB YZ Tüzüğü ile benzeşmektedir. Bir yanıyla da temel değer ve prensipleri açıkça belirleyen şekilde prensip bazlı bir yaklaşım izlemektedir. Tasarıda insan merkezlilik, insan haklarına saygı, çevre koruma, eşitlik ve ayrımcılık yapmama, teknolojik yenilik, gizlilik ve veri koruma gibi kavramlar bulunmaktadır. Brezilya’nın YZ tasarısı kapsamlı ve prensip odaklı olması bakımından uluslararası anlamda referans alınması ihtimali yüksek bir tasarı olarak öne çıkmaktadır.
VI. SONUÇ
2024 yılı itibarıyla yapay zekâ regülasyonları, küresel çapta farklı yaklaşımların şekillendiği ve hızlı bir dönüşüm sürecinin yaşandığı bir alan olarak öne çıkmaktadır. AB’nin risk temelli, yatay ve kapsayıcı yaklaşımı, Brüksel etkisi olarak adlandırılan etki gücüyle diğer ülkelerin düzenlemelerine de yön verme potansiyeline sahiptir. ABD ise daha çok sektörel ve esnek çerçevelerle inovasyonu koruma ve rekabetçiliği artırma hedefine odaklanarak, kapsamlı bir “tek yasa” yerine; kılavuzlar, gönüllü standartlar ve belirli alanlara özgü düzenlemelerle ilerlemektedir. Türkiye’de ise henüz tek bir kanuna dayalı kapsamlı bir yapay zekâ çerçevesi geliştirilmese de “Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi” dâhilinde atılan adımlar ve mevzuat entegrasyonları, gelecekte daha sistemli düzenlemelerin yapılabileceğine işaret etmektedir.
Tüm bu farklı yaklaşımların ortak noktası, yapay zekâ uygulamalarının toplumsal ve ekonomik faydasını gözetirken aynı zamanda ortaya çıkabilecek risk ve zararları önleme çabasıdır. Özellikle kişisel verilerin korunması, ayrımcılığın önlenmesi ve ulusal güvenlik gibi konular, neredeyse her coğrafyada öncelikli düzenleme alanları haline gelmiştir. Bundan sonraki süreçte hem regülatif çerçevelerin uygulanması hem de teknolojinin gelişim hızına paralel olarak düzenlemelerin güncellenmesi bir zorunluluk hâline gelecektir. Sonuç olarak, farklı ülkelerin yapay zekâ regülasyonlarına ilişkin tercihleri, hukuk sistemlerinden kaynaklanan yaklaşımları, ekonomik ve toplumsal öncelikleri ve küresel rekabet hedefleri ile şekillenmektedir. Buna rağmen, ortak etik ilkeler ve temel hakların korunmasına dair artan farkındalık, zamanla belirli bir küresel regülasyon standardına doğru evrilebileceğimizin işaretlerini vermektedir. Yapay zekânın gelecekteki sosyoekonomik etkileri göz önüne alındığında, teknolojik ilerlemenin sınırlarını belirleyen değil, tam aksine onu sorumlu ve insan merkezli bir çizgide destekleyen dinamik ve kapsayıcı düzenlemeler, küresel iş birliğinin de temel yapı taşlarından biri olacaktır.
KAYNAKÇA
ALEXANDRA KELLEY, “House AI Task Force wants to marry light touch regulations with sector-specific policy”, Nextgov (13 Kasım 2024), https://www.nextgov.com/artificial-intelligence/2024/11/ house-ai-task-force-wants-marry-light-touch-regulations-sector-specific-policy/401023/ (Erişim: 13.01.2025).
ANU BRADFORD, The Brussels Effect: How the European Union Rules the World, Oxford University Press, 2020.
EBERS MARTİN, “Standardizing AI – The Case of the European Commission’s Proposal for an Artificial Intelligence Act”, in: Larry A. DiMatteo/ Michel Cannarsa/ Cristina Poncibò (eds.), The Cambridge Handbook of Artificial Intelligence: Global Perspectives on Law and Ethics, Cambridge University Press, 2022, s. 1-22. Regulation (EU) 2024/1689 of the European Parliament and of the Council of 13 June 2024 laying down harmonised rules on artificial intelligence [2024] OJ L189/1, recital 176. Executive Order No. 13859, 84 FR 3967 (11 February 2019). NIST, Artificial Intelligence Risk Management Framework, National Institute of Standards and Technology, 2023. Algorithmic Accountability Act of 2023, S. 2892, 118th Cong. (2023). Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi, Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi 2021-2025, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, 2021. “Maintaining American Leadership in Artificial Intelligence”, 84 Fed. Reg. 8441 (14 February 2019), https://www.federalregister. gov/documents/2019/02/14/2019-02544/maintaining-american-leadership-in-artificial-intelligence (Erişim: 13.01.2025). “Promoting the Use of Trustworthy Artificial Intelligence in the Federal Government”, 85 Fed. Reg. (8 Aralık 2020), https://www. federalregister.gov/documents/2020/12/08/2020-27065/promoting-the-use-of-trustworthy-artificial-intelligence-in-the-federal-government (Erişim: 13.01.2025). “Safe, Secure, and Trustworthy Development and Use of Artificial Intelligence”, Federal Register (1 November 2023), https://www. federalregister.gov/documents/2023/11/01/2023-24283/safe-secure-and-trustworthy-development-and-use-of-artificial-intelligence (Erişim: 13.01.2025).
DİPNOT
1 Anu Bradford, The Brussels Effect: How the European Union Rules the World (Oxford University Press 2020).
2 Bradford, The Brussels Effect.
3 Martin Ebers, ‘Standardizing AI – The Case of the European Commission’s Proposal for an Artificial Intelligence Act’ in Larry A DiMatteo, Michel Cannarsa and Cristina Poncibò (eds), The Cambridge Handbook of Artificial Intelligence: Global Perspectives on Law and Ethics (Cambridge University Press, 2022) s. 1-22.
4 Regulation (EU) 2024/1689 of the European Parliament and of the Council of 13 June 2024 laying down harmonised rules on artificial intelligence [2024] OJ L189/1, recital s. 176.
5 Executive Order No 13859, 84 FR 3967 (11 Şubat 2019).
6 Maintaining American Leadership in Artificial Intelligence, 84 Fed Reg 8441 (14 February 2019) https://www.federalregister.gov/documents/2019/02/14/2019-02544/ maintaining-american-leadership-in-artificial-intelligence accessed erişim tarihi 13 Ocak 2025.
7 Promoting the Use of Trustworthy Artificial Intelligence in the Federal Government, 85 Fed Reg [sayfa numarası] (8 Aralık 2020) https:// www.federalregister.gov/documents/2020/12/08/2020-27065/ promoting-the-use-of-trustworthy-artificial-intelligence-in-the-federal-government erişim tarihi 13 Ocak 2025.
8 ‘Safe, Secure, and Trustworthy Development and Use of Artificial Intelligence’, Federal Register (1 November 2023) https:// www.federalregister.gov/documents/2023/11/01/2023-24283/safe-secure-and-trustworthy-development-and-use-of-artificial-intelligence erişim tarihi 13 Ocak 2025.
9 NIST. (2023). Artificial Intelligence Risk Management Framework. National Institute of Standards and Technology.
10 Alexandra Kelley, ‘House AI Task Force wants to marry light touch regulations with sector-specific policy’ (Nextgov, 13 Kasım 2024) https:// www.nextgov.com/artificial-intelligence/2024/11/house-ai-task-force-wants-marry-light-touch-regulations-sector-specific-policy/401023/ erişim tarihi 13 Ocak 2025.
11 Algorithmic Accountability Act of 2023, S. 2892, 118th Cong. (2023).
12 Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi, Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi 2021-2025 (Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, 2021.







