Animated LogoGöksu Safi Işık Attorney Partnership Logo First
Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo 2Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo

Insights
GSI Articletter
GSI Brief

HALKA ARZLARA İLİŞKİN I-SPK.128.23 SAYILI KARAR VE SAĞLADIĞI KOLAYLIKLAR

2025 - Summer Issue

Download As PDF
Share
Print
Copy Link

HALKA ARZLARA İLİŞKİN I-SPK.128.23 SAYILI KARAR VE SAĞLADIĞI KOLAYLIKLAR

Capital Markets
2025
GSI Teampublication
00:00
-00:00

ÖZET

Bu makale, halka arz süreçlerine ilişkin olarak Sermaye Piyasası Kurulu (“Kurul”) Karar Organı’nın i-SPK 128.21 sayılı İlke Kararı (“Eski İlke Kararı”) ve Kurul Karar Organı’nın i-SPK-128.23 sayılı İlke Kararı’nı (“Yeni İlke Kararı”) incelemekte ve karşılaştırmaktadır.

I. GİRİŞ

Finansal piyasalar (financial markets); para piyasaları (money markets) ve sermaye piyasaları (capital markets) olarak iki ayrı başlık altında ele alınmaktadır. Para piyasaları ve sermaye piyasaları arasındaki en önemli ayrım yatırımların potansiyel vadesidir1. Para piyasalarının araçlarını genellikle bir yıl veya bir yılın altındaki kısa vadeli borçlanma araçları oluşturur. Sermaye piyasası araçları ise ortaklık yaratan menkul kıymetler, borçlanma menkul kıymetleri ve diğer sermaye piyasası araçları olarak üç ayrı başlıkta incelenmektedir. Ortaklık yaratan menkul kıymetler, tamamıyla hisse senetlerinden oluşmaktadır. Bu hisse senetleri arasında en başta; kapalı anonim ortaklık, halka açık anonim ortaklık, borsada işlem gören anonim ortaklık payları gelmektedir2. Para piyasaları borçluların günlük operasyonları ve ihtiyaçları için nakit temin edebileceği kısa vadeli kredileri içerir. Buna karşın sermaye piyasaları, uzun vadeli yatırımlara yöneliktir. Bu yönüyle sermaye piyasaları, hükümetler ve şirketlerin büyük projeleri ve uzun vadeli yatırımları için fon toplama imkanına sahip olduğu bir alandır3. Sermaye piyasaları, bu sayede ek fona ihtiyaç duyan şirketler ile birikimlerini değerlendirmek isteyen halkı buluşturmaktadır4. Sermaye piyasaları, bir ülkenin ekonomik kalkınması ve finansal işleyişi açısından temel bir öneme sahip olup; özellikle küreselleşmenin etkisiyle sınırların ortadan kalktığı, sermaye hareketlerinin büyük ölçüde serbestleştiği ve uluslararası yatırımların ülkeler açısından stratejik bir değer kazandığı günümüz koşullarında bu önem daha da belirgin hale gelmiştir. Halka arz (Initial Public Offering), sermaye piyasalarının en temel fonksiyonlarından biridir. Halka arz, bir şirketteki hisselerin yatırımcı sıfatıyla halka satılması için yapılan ilk teklif olarak kabul edilmektedir5. Halka arz metodu yoluyla sermayenin tabana yayılması gerçekleşir. Halka arzlar yalnızca özel teşebbüsler tarafından değil, devletler tarafından da özelleştirme yoluyla tercih edilir6. Bir anonim şirketin halka arz edilmeyi hedeflemesi için pek çok önemli neden söz konusudur. Halka arz, şirketler ve hissedarları için kontrolü tamamen elden bırakmadan öz sermayenin bir kısmını nakde çevirme, halka açık hisse senedi piyasalarına erişme, elde edilen nakit akışı sayesinde diğer şirketleri satın alabilme ve hisse senedine dayalı tazminat yoluyla işletmenin getirilerini paylaşma fırsatı sunarak kilit çalışanları ve yöneticileri daha kolay cezbetme ve ödüllendirme imkânı sunmaktadır7. Nitekim halka arz, şirketlere ucuz finansman imkânı sağlamasının yanı sıra payların borsada halka açık işlem görmesi sayesinde şirketlere kredibilite, tanıtım ve kurumsallaşma imkânı vermektedir8. Mevcut yatırımcılar için ortaya çıkan likiditenin yanı sıra ülkelerin borsalarına kote olabilmenin getirdiği görünürlük ve prestij, birçok şirket için çok cazip görülmektedir9. Öte yandan anonim ortaklığın ihtiyaç duyduğu nakit kaynağının ortakların sermaye artırımı veya diğer iç kaynaklar yoluyla getirememesi ve ekonomideki mevcut faiz politikalarının ortaklık aleyhine seyretmesi neticesinde borçlanma araçları yerine halka arz bir finansman yöntemi olarak tercih edilmektedir10. Bir şirketin hissedarları, şirketin tüm öz sermayesini satın almak isteyen bir alıcıya her zaman satış yapabilme imkanına sahiptir. Ancak halka arz edilen şirketlerin hisselerinin satışında genellikle daha yüksek bir kazanç katsayısı sunması sebebiyle satın almak isteyen alıcının ödeyeceği fiyat yükselmektedir11. Bu noktada özellikle belirtmek gerekir ki halka arz ve halka açılma kavramları hukuken aynı sonuca bağlanmamaktadır. Halka arz, SPKn.’da şu şekilde tanımlanmıştır: “MADDE 3 – f) Halka arz: Sermaye piyasası araçlarının satın alınması için her türlü yoldan yapılan genel bir çağrıyı ve bu çağrı devamında gerçekleştirilen satışı”12, “MADDE 16 – (1) (Değişik birinci cümle: 28/11/2017-7061/109 md.) Payları borsada işlem gören ortaklıklar ile kitle fonlaması suretiyle halktan para toplayan ortaklıklar hariç olmak üzere pay sahibi sayısı beş yüzü aşan anonim ortaklıkların payları halka arz olunmuş sayılır. Bu ortaklıklar halka açık ortaklık hükümlerine de tabi olurlar.”13. SPKn. m. 16.1 hükmünde yapılan halka arz tanımı doktrinde varsayılan halka arz olarak kabul edilmiştir14. Bu hüküm uyarınca payların borsada işlem görmesi veya ortak sayısının beş yüzü geçmesi neticesinde ortaya çıkan “varsayımsal” halka arzda payların fiilen halka arz edilmediği söylenmelidir. Zira bu varsayımsal halka arz neticesinde payların borsa veya borsa dışı organize piyasalarda işlem görmesi zorunlu değildir15. Bir şirketin, hisselerini halka arz edebilmesinin en basit yöntemi her bir pay için bir fiyat belirlemek ve her bir payı bu fiyat üzerinden potansiyel yatırımcılara teklif etmektir. Fiyatlandırma aynı zamanda açık artırma usulü ile de gerçekleşebilir. İngiliz hukukunda açık artırma yoluyla gerçekleşen halka arz usulüne “Tender Issue” denmektedir16. Sabit fiyatlı bir teklif bakımından oluşabilecek riskler, teklif fiyatının yüksek olması halinde yeterli talebin olmaması ve teklif fiyatının düşük olması halinde şirketin olması gerekenden daha az gelir elde etmesi olarak ortaya çıkmaktadır. Açık artırmadaki risk ise tekliflerin çok düşük gelebilmesi veya yatırımcıların ne teklif edecekleri konusunda net olamamaları ve teklif verme sürecinin tamamen dışında kalmalarıdır. Bu durum özellikle bireysel yatırımcılar bakımından sorun teşkil etmektedir17. Günümüzde dünya çapında pek çok halka arz, basit sabit fiyatlı arzın kullanılması yoluyla gerçekleştirilmektedir. Bu sistemde, paylarını halka arz etmek isteyen ihraççıya danışmanlık yapan finans kuruluşu, ihraç edilen şirketin paylarına bir değer biçer ve bir fiyat aralığı belirler. Her bir hissenin halka arzı için ihraç fiyatı, hisselere yönelik talep toplandıktan sonra sürecin sonuna doğru belirlenir18. Halka arz edilen anonim ortaklık payları bakımından artık geniş bir yatırımcı kitlesinin menfaat sahibi haline gelmesi söz konusu olmaktadır. Söz konusu bu yatırımcı kitlesinin korunması gayesiyle halka arzların gerçekleşmesi kapsamlı düzenlemelere tabi tutulmuştur.

II. İLK HALKA ARZLAR (INITIAL PUBLIC OFFERING – IPO) VE HALKA ARZLARIN DENETİM SÜRECİ

A. Halka Arz Nasıl Gerçekleşir?

İlk halka arzlar, İngilizcede “Initial Public Offering – IPO” olarak adlandırılmaktadır. İlk halka arzlar, Sermaye Piyasası Hukuku’nda önemli bir yer teşkil etmektedir. Zira ilk halka arzlar sayesinde halka açık olmayan anonim ortaklıklar, hukuken halka açık anonim ortaklık niteliğini kazanmakta ve böylelikle sermaye piyasası mevzuatına tabi olmaktadır19. “MADDE 3 – e) (Değişik bent: 28.11.2017 tarihli ve 7061 sayılı Kanunun 107’nci maddesi ile) Halka açık ortaklık: Kitle fonlaması platformları aracılığıyla para toplayanlar hariç olmak üzere, payları halka arz edilmiş olan veya halka arz edilmiş sayılan anonim ortaklıkları,”20 Nitekim 28685 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan Tebliğ21 uyarınca ilk halka arzlar, iki ayrı yol ile gerçekleşebilmektedir. Bu yollardan ilki halka açık olmayan ortaklıkların ortaklarının mevcut paylarını halka arz etmesi (“Ortak Satışı”), ikincisi ise halka açık olmayan ortaklıklarca sermaye artırımı suretiyle çıkarılacak payların (“Yeni Pay İhracı Yöntemi”) halka arz edilmesidir22.

B. Sermaye Piyasası Kurulu’nun Halka Arz Denetimi: Aracılık Sözleşmesi ve İzahname

Sermaye piyasaları, birikimlerini yatırım yoluyla değerlendirmek isteyen vatandaşları doğrudan ilgilendirmesi sebebiyle önemli regülasyonlara tabidir. Ülke kalkınması ve ekonomik istikrar açısından büyük öneme sahip olan piyasaların güvenli ve düzenli bir şekilde işleyebilmesi amacıyla denetim ve gözetim yetkisi, Anayasa tarafından Devlet’e verilmiştir. Anayasa’nın 167. maddesi, “Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır; piyasalarda fiilî veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önler.” şeklindeki düzenlemesiyle, Devlet’e bu alandaki sorumluluklarını açıkça yüklemektedir. Bu anayasal hüküm uyarınca, Devlet, piyasaların denetim ve gözetimini sağlamak amacıyla gerekli hukuki ve idari altyapıyı oluşturmakla yükümlü olup buna yönelik mevzuat düzenlemelerini de hayata geçirmekle sorumlu kılınmıştır. Bu çerçevede, sermaye piyasalarına ilişkin ilk kapsamlı düzenleme 1981 yılında 2499 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesiyle hayata geçirilmiştir. 1981 yılında çıkarılan 2499 sayılı Kanun ile kurulan Kurul, Türkiye’de sermaye piyasalarına ilişkin düzenlemeler bakımından en önemli mercidir. Tebliğ’in 2. maddesi uyarınca, halka arzın onaylanması için Kurul’a başvuru yapılması zorunludur. Kurul; payları halka arz edilecek anonim ortaklığın esas sözleşmesinin sermaye piyasası mevzuatına uyumlu olup olmadığını, halka arza aracılık edecek yetkili bir kuruluşun olup olmadığını, payları halka arz edilecek anonim ortaklığın finansal tablolarını ve payları halka arz edilecek anonim ortaklığın sunduğu halka arz izahnamesini inceleyerek sürece ilişkin olumlu ya da olumsuz kararını vermektedir. Halka arz edilmek ve paylarının Borsa’da işlem görmesi sağlanmak istenen bir şirketin yönetim kurulu, ön hazırlıklar kapsamında öncelikle sermaye piyasası mevzuatına uyum sağlanması amacıyla esas sözleşme tadil tasarılarını Kurul’a sunmakla yükümlüdür. Şirket esas sözleşmesinde, Borsa’da işlem görecek payların devir ve tedavülünü kısıtlayıcı ya da ortakların haklarını kullanmalarını engelleyici hükümler bulunması halinde, bu hükümler esas sözleşmeden çıkarılmalı ve diğer hükümler sermaye piyasası mevzuatına uygun hale getirilmelidir23. Ayrıca, esas sözleşme değişikliklerine ilişkin olarak Kurul’un uygun görüşünün alınması zorunlu olup, söz konusu değişikliklerin şirket genel kurulunun onayına sunulması gerekmektedir24. Halka arz başvurusu yapılmadan önce, halka arza aracılık yapmaya yetkili bir kuruluş ile sözleşme imzalanması gerekmektedir. Halka arza aracılık yapma yetkisini haiz kuruluşların listesi Kurul’un internet sitesinde ilan edilmektedir. Söz konusu aracılık sözleşmesi, tek bir yetkili kuruluş ile yapılabileceği gibi halka arz tutarının artması durumunda birden fazla yetkili kuruluşun oluşturduğu bir konsorsiyum ile de imzalanabilir. Sözleşme kapsamında, yetkili kuruluşların ve şirketin hak ve sorumluluklarına, bakiye yükleniminin bulunup bulunmadığına, yüklenimin nasıl gerçekleştirileceğine, halka arz yöntemine ve diğer esaslı hususlara yer verilmesi zorunludur25. SPKn. m. 4 uyarınca sermaye piyasası araçlarının halka arz edilebilmesi için Kurul’a bir izahnamenin sunulması ve söz konusu bu izahnamenin Kurul’un onayından geçmesi gerekmektedir26. Halka arz için Kurul’a sunulan izahname, ihraççı sıfatıyla sermaye piyasası araçlarını halka arz eden tüzel kişilerin finansal raporlarını kamuoyunu aydınlatmak maksadıyla ortaya koyan bir belgedir. Bu yönüyle izahnameler, halka arz edilecek anonim ortaklığa ilişkin yatırımcılara, geleceğe yönelik sağlıklı değerlendirmeler yapabileceği bilgiler sunmaktadır27. Bu bağlamdasermaye piyasası araçlarının ihraç sürecinde kamuyu aydınlatma işlevi izahname aracılığıyla yerine getirilmekte olup ihraç edilen sermaye piyasası araçları bu süreç sonrasında piyasalarda işlem görmeye başlamaktadır. İzahname, yatırımcıların yatırım kararı alırken ihtiyaç duyabilecekleri hem ihraççı kuruluşa hem de ihraç edilen sermaye piyasası araçlarına ilişkin finansal, ticari, hukuki ve idari bilgileri ve riskleri detaylı bir şekilde içeren bir dokümandır. Bu kapsamda, şirketin taraf olduğu özel öneme sahip hukuki uyuşmazlıklar ile olası hukuki uyuşmazlıklara yer verilmekte ve hukuki işlemler değerlendirilerek muhtemel hukuki riskler belirtilmektedir. İlgili mevzuat uyarınca, due diligence çalışmaları sonucunda kapsamlı bir şekilde hazırlanan  izahname, aynı zamanda şirketin son üç yıla ait finansal durumunu yansıtan finansal tabloları da içermek zorundadır.

C. İlk Halka Arzlar Bakımından Satış Yöntemleri

Tebliğ uyarınca halka arz edilen sermaye piyasası araçlarına ilişkin çeşitli satış yöntemleri uygulanmaktadır. Tebliğ uyarınca düzenlenen satış yöntemleri; talep toplama yoluyla satış, talep toplamaksızın satış ve borsada satış yöntemleri iken ilk halka arzlar bakımından yalnızca borsada satış ve talep toplama yöntemleri kullanılmaktadır28. Söz konusu bu satış yöntemlerinin usulü, sermaye piyasası araçlarının satış yöntemlerine, dağıtımına ve teslimine ilişkin esasları konu alan Satış Tebliği29 ile düzenlenmektedir.

D. Borsada Satış Yöntemi

Satış Tebliği m. 16/1 uyarınca borsada satış yöntemi, sermaye piyasası araçlarının, borsa düzenlemelerine uygun olarak borsada satılması anlamına gelmektedir. Borsa İstanbul Anonim Şirketi’nde (“BIST”) birincil piyasada halka arz yönteminin uygulanabilmesi için BIST’e başvuru yapılması ve bu başvurunun BIST Yönetim Kurulu tarafından onaylanması şarttır. Halka arz işlemi, izahnamede belirtilen süre zarfında gerçekleştirilir ve talep toplama yöntemiyle de yapılabilmektedir30. 19.09.2024 tarihli ve 1508 s.k. sayılı Kurul Kararı uyarınca 2024/48 sayılı Kurul Haftalık Bülteni’nde yayımlanan Kurul Karar Organı’nın Yeni İlke Kararı’na göre, Piyasa değeri 750.000.000 TL ve altında olan halka arzlarda, borsada satış yöntemi zorunludur. Halka arz edilen payların piyasa değeri 750.000.000 TL üzeri olan halka arzlarda borsa dışında talep toplama yoluyla satış yönteminin kullanılması durumunda ise uygulanacak hükümler 2024/48 sayılı Kurul Haftalık Bülteni’nde yayımlanan Kurul Karar Organı’nın Yeni İlke Kararı’nda yer almaktadır. Yeni İlke Kararı, bireysel ve kurumsal yatırımcılara yönelik dağıtım yöntemlerini düzenleyerek yatırımcı haklarını korumayı ve piyasa etkinliğini artırmayı hedeflemektedir. Yeni düzenlemeler, piyasa şeffaflığı ve sürdürülebilirliği açısından önemli yenilikler sunmaktadır.

E. Talep Toplama Yoluyla Satış

Satış Tebliği m. 14/1 uyarınca talep toplama yoluyla satış yöntemi, yatırımcıların halka arz edilen sermaye piyasası araçlarına yönelik taleplerinin toplanmasını ve bu taleplerin, önceden belirlenmiş usul ve esaslar doğrultusunda karşılanan kısmının satışını ifade eder. Talep toplama yönteminde, yatırımcıların satışa sunulan paylara yönelik talepleri toplanır ve bu talepler, önceden belirlenmiş esaslar çerçevesinde değerlendirilerek satışa sunulan paylar yatırımcılar arasında dağıtılır. Bu yöntemde, yatırımcıların sermaye piyasası araçlarına ilişkin talepleri, talep formunun doldurulması suretiyle toplanır ve satış işlemi, talep toplama sürecinin ardından izahnamede belirtilen usul ve esaslara uygun şekilde gerçekleştirilir31. Ayrıca, yatırımcılar dilerlerse talep formunda satın almak istedikleri sermaye piyasası araçlarına ilişkin bir alt sınır belirleme hakkına sahiptir.

III. İ - SPK 128.23 SAYILI İLKE KARARININ ESKİ İLKE KARARIYLA KARŞILAŞTIRILMASI VE YENİ İLKE KARARININ GETİRDİĞİ KOLAYLIKLAR

Halka açık olmayan şirketlerin paylarının ilk halka arz sürecinde, yatırımcı taleplerinin olabildiğince yüksek oranda karşılanması maksadıyla Satış Tebliğ ile ilgili hükümlerinin, yeni bir karar alınıncaya dek sayılı Yeni İlke Kararı’nda belirtilen şekilde tatbik edilmesine hükmedilmiştir. Bu çerçevede, Kurul Karar Organı’nın Eski İlke Kararı yürürlükten kaldırılmıştır. Eski İlke Kararı ile Yeni İlke Kararı arasında, halka arz süreçlerine ilişkin hükümler açısından hem kavramsal hem de uygulama yönünden belirgin farklar bulunmaktadır. Hukuki bir bağlamda değerlendirildiğinde bu farkların hem yatırımcı haklarının korunması hem de piyasanın şeffaf ve etkin işleyişinin temini bakımından önemli sonuçlar doğurduğu görülmektedir. Her ne kadar Eski İlke Kararı yürürlükten kaldırılmış olsa da Eski İlke Kararı’nda yer alan genel düzenlemeler Yeni İlke Kararında da korunmuştur.

A. Oransal Dağıtımın Kaldırılması

Eski İlke Kararı uyarınca, bireysel yatırımcı grubuna yalnızca eşit dağıtım yönteminin uygulanacağı hüküm altına alınmış olup, oransal dağıtım yöntemi bireysel yatırımcılar açısından uygulanmamıştır. Bu düzenleme, küçük yatırımcıların korunmasını sağlamakla birlikte, büyük talepte bulunan yatırımcıların arz edilen paydan daha fazla pay almasının önüne geçmiştir ancak aynı zamanda büyük yatırımcıların taleplerinin sınırlanmasına yol açarak taleplerin etkin yönetimini zorlaştırmıştır. Buna karşın Yeni İlke Kararı bireysel yatırımcılar için eşit dağıtım yönteminin devamını öngörürken yüksek talepte bulunacak yatırımcı grubu açısından oransal dağıtım yönteminin uygulanmasına olanak tanımış ve bu kapsamda söz konusu grubun taleplerinin karşılanabilmesi için talepte bulunulan tutarın tamamı kadar nakit veya %120 oranında BIST 30 endeksinde yer alan pay teminatı gösterilmesini zorunlu kılmıştır, böylelikle oransal dağıtımın bireysel yatırımcılar için tamamen kaldırılması küçük yatırımcılararasında eşitliği sağlarken ve piyasa güveni - ni artırırken yüksek talepte bulunan yatırımcılara yönelik teminat zorunluluğu, büyük yatırımcıların taleplerinin daha şeffaf ve güvenilir bir şekilde yönetilmesini sağlamaktadır.

B. Kurumsal Yatırımcılar İçin Dağıtım Esneklikleri

Eski İlke Kararı kapsamında, yurt içi kurumsal yatırımcılar için tahsis edilen payların toplam halka arz edilen pay tutarının %1’ini aşmaması ve portföy yönetim şirketleri (“PYŞ”) için bu sınırın %3 olarak uygulanması esası benimsenmiş ancak kurumsal yatırımcılar arasında yatırım fonlarına herhangi bir öncelik tanınmaksızın tahsisat esasları genel çerçevede düzenlenmiştir. Yeni İlke Kararı ile kurumsal yatırımcılara tahsis edilen payların en az %50’sinin yatırım fonlarına, emeklilik yatırım fonlarına ve otomatik katılım sistemi emeklilik fonlarına ayrılması zorunlu hale getirilmiş PYŞ’ler için %3 sınırı korunurken bu kuruluşların yönetim, denetim veya sermaye bakımından ilişkili oldukları tüzel kişiler için ise %2 sınırı getirilmiştir. Böylelikle dağıtım esasları detaylandırılarak daha profesyonel bir yapı oluşturulmuştur. Söz konusu düzenleme, kurumsal yatırımcı taleplerinin etkin yönetimini sağlarken yatırım fonlarına öncelik verilmesi suretiyle piyasa istikrarını artırmış ve profesyonel yatırımcıların halka arz sürecine daha etkin katılımına olanak tanımıştır.

C. Yurt Dışı Yatırımcılar İçin Daha Ayrıntılı Düzenlemeler

Eski İlke Kararı çerçevesinde, yurt dışı yatırımcılara yönelik düzenlemeler genel nitelikte kalmış yurt dışı taleplerin denetlenmesine ilişkin somut hükümler içermemiş ve yurt dışı yatırımcıların yerel mevzuata uygun hareket etmesini sağlamak amacıyla ihraççı ve aracı kurumlara herhangi bir özel sorumluluk yüklenmemiştir; buna karşın, Yeni İlke Kararı ile yurt dışı yatırımcılara ilişkin düzenlemeler daha detaylı bir çerçevede ele alınmış, ihraççı ve halka arzı gerçekleştiren yetkili kuruluşlardan, yurt dışı yatırımcıların yerel mevzuata uygun şekilde belirleneceği ve gerekli incelemelerin yapılacağı hususunda taahhütname alınması zorunlu hale getirilmiş ve ayrıca yurt içinde mukim gerçek ve tüzel kişilerin dolaylı talepler yoluyla düzenlemeleri atlatılması önlenmiş, bu sayede, yurt dışı yatırımcıların taleplerinin yerel düzenlemelere uygun şekilde gerçekleştirilmesi sağlanarak uluslararası yatırımcıların güveni artırılmış ve piyasa düzeninin korunmasına önemli katkıda bulunulmuştur.

D. Yatırımcı Bazında Talep Tutarı Sınırlaması

Eski İlke Kararı uyarınca, yatırımcı bazında talep edilebilecek pay tutarı, ilgili gruba tahsis edilen toplam pay tutarının %25’i ile sınırlandırılarak küçük yatırımcıların korunması ve aşırı taleplerin dengelenmesi hedeflenmiştir; Yeni İlke Kararı ile bu sınırlama korunmuş ancak yüksek talepte bulunan gruplar için getirilen teminat zorunluluğu ile düzenlemenin etkinliği artırılmış böylelikle aşırı taleplerin teminat uygulaması ile sınırlandırılmasına, dağıtım sürecinin daha adil ve güvenilir bir şekilde yürütülmesine katkı sağlanmıştır.

E. Halka Arzda İçsel Bilgiye Erişebilecek Kişiler

Eski İlke Kararı ile içsel bilgiye sahip kişilerin ve bunların birinci derece hısımlarının halka arz sürecine katılımını engelleyen düzenlemeler getirilmiş bu şekilde içeriden bilgiye dayalı haksız avantajların önlenmesi amaçlanmıştır. Yeni İlke Kararı ise bu düzenlemeyi korumakla birlikte, ihraççı ve aracı kurumlara söz konusu düzenlemenin ihlal edilmesini önlemek amacıyla artırılmış sorumluluklar yüklemiştir. Böylelikle düzenleme, yatırımcı eşitliğinin sağlanmasına katkıda bulunmuş ve içeriden bilgiye dayalı olası ihlallerin etkin bir şekilde önlenmesine imkân tanımıştır.

F. Dağıtım Listesinin Düzenlenmesi

Eski İlke Kararı çerçevesinde, dağıtım listelerinin hazırlanmasına ilişkin genel düzenlemeler yapılmış ancak detaylı bilgi taleplerine yer verilmemiştir. Buna karşın Yeni İlke Kararı ile dağıtım listelerinde talep numarası, talep formunun yazılı veya elektronik olduğu bilgisi, teminat tutarı gibi detayların belirtilmesi zorunlu hale getirilmiş ve bu düzenleme, süreçte şeffaflığı ve hesap verilebilirliği artırarak daha güvenilir bir yapı oluşturmuştur

G. Borsa Dışı Satışa Yönelik Düzenlemeler

Eski İlke Kararı kapsamında, borsa dışı satışlar için genel hükümler öngörülmüş ancak yüksek talepte bulunan yatırımcı gruplarına yönelik herhangi bir özel düzenleme yapılmamıştır; buna karşın Yeni İlke Kararı ile yüksek talepte bulunan gruplara %10’a kadar tahsisat yapılabileceği ve bu gruplar için teminat zorunluluğu getirildiği hüküm altına alınmıştır. Böylelikle yüksek talepte bulunan yatırımcıların taleplerinin daha etkin yönetilmesi sağlanarak dağıtım sürecinde adalet ve denetlenebilirlik önemli ölçüde artırılmıştır.

IV. SONUÇ

SPK’nın halka arz süreçlerine ilişkin düzenlemeleri, yatırımcı haklarının korunması ve piyasa istikrarının sağlanması açısından büyük önem taşımaktadır. Yeni İlke Kararı, 2023 tarihli düzenlemeyi yürürlükten kaldırarak daha ayrıntılı ve sistematik bir düzenleme getirmiştir. Bu değişiklikler, yurt içi ve yurt dışı yatırımcı gruplarını dengelemek, büyük talep gruplarını düzenlemek ve piyasanın etkinliğini artırmak amacı taşımaktadır. Yeni İlke Kararı, küçük yatırımcıların korunması ve piyasa güveninin artırılması amacıyla bireysel yatırımcılarda eşit dağıtım yöntemini korurken yüksek talepte bulunan yatırımcılar için teminat zorunluluğu getirerek taleplerin daha şeffaf ve güvenilir bir şekilde yönetilmesini sağlamaktadır. Kurumsal yatırımcılara yönelik düzenlemeler ile yatırım fonlarına öncelik verilerek piyasa istikrarı artırılırken yurt dışı yatırımcılar için getirilen detaylı düzenlemeler uluslararası yatırımcıların güvenini artırmaktadır. Ayrıca, içsel bilgiye sahip kişilerin halka arz sürecine katılımının engellenmesi ve dağıtım listelerinde detaylı bilgi talep edilmesi, süreçte şeffaflığı ve hesap verilebilirliği artırmaktadır. Sonuç olarak, i-SPK 128.23 sayılı Yeni İlke Kararı, halka arz süreçlerinde daha adil ve güvenilir bir yapı oluşturarak hem yatırımcı haklarının korunmasına hem de piyasanın etkin işleyişine önemli katkılar sağlamaktadır.

KAYNAKÇA

ANDREW M. CHISHOLM, An Introduction to International Capital Markets, Second Edition, 2009.

BURAK MANAVGAT, Halka Açık Anonim Ortaklıklar ve Halka Arz, 1. Baskı, Şubat 2016.

DAVID J. GOLDSCHMIDT, The Initial Public Offerings Law Review, Fourth Edition, Mayıs 2020.

INVESTOPEDIA, Money Markets vs. Capital Markets: An Overview: https://www.investopedia.com/articles/investing/052313/ financial-markets-capital-vs-money-markets.asp (Erişim tarihi, 31.12.2024). Pay Tebliği (VII-128.1), Yayımlandığı Resmî Gazete: Tarih: 22/06/2013 Sayı: 28685.

SERMAYE PİYASASI KURULU, Halka Arz, Yatırımcı Bilgilendirme Kitapçıkları Serisi: https://spk.gov.tr/data/61e34f9a1b41c61270320792/ Halka%20Arz.pdf (Erişim tarihi, 31.12.2024).

TEKİN MEMİŞ/ GÖKÇEN TURAN, Sermaye Piyasası Hukuku, Güncellenmiş 6. Baskı, Ankara 2022.

TOLGA AYOĞLU, Sermaye Piyasası Hukukunda Halka Arz Kavramı ve Halka Arz Aracılık Sözleşmeleri, İstanbul, 2008.

US IPO GUIDE, Latham & Watkins LLP, 2024 Edition: https://www. lw.com/admin/upload/SiteAttachments/lw-us-ipo-guide.pdf (Erişim tarihi, 31.12.2024).

VURAL GÜNAL/ YALÇIN ÖZGE OKAT, Sermaye Piyasası Hukukunun Esasları, 1. Baskı, İstanbul Eylül 2021.

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu Yayımlandığı Resmî Gazete: Tarih: 30.12.2012 Sayı: 28513.

DİPNOT

1 Tolga Ayoğlu, Sermaye Piyasası Hukukunda Halka Arz Kavramı ve Halka Arz Aracılık Sözleşmeleri, İstanbul, 2008, s. 16.

2 Vural Günal/ Yalçın Özge Okat, Sermaye Piyasası Hukukunun Esasları, 1. Baskı, İstanbul Eylül 2021, s. 21.

3 Investopedia, Money Markets vs. Capital Markets: An Overview: https:// www.investopedia.com/articles/investing/052313/financial-markets-capital-vs-money-markets.asp (Erişim tarihi, 31.12.2024)

4 Andrew M. Chisholm, An Introduction to International Capital Markets, Second Edition, 2009, s. 1.

5 Chisholm, s. 138.

6 Tekin Memiş/ Gökçen Turan, Sermaye Piyasası Hukuku, Güncellenmiş 6. Baskı, Ankara 2022, s. 53.

7 US IPO Guide, s.1, Latham & Watkins LLP, 2024 Edition: https:// www.lw.com/admin/upload/SiteAttachments/lw-us-ipo-guide.pdf (Erişim tarihi, 31.12.2024).

8 Memiş/ Turan, s. 53

9 David J. Goldschmidt, The Initial Public Offerings Law Review, Fourth Edition, Mayıs 2020, s. 211.

10 Burak Manavgat, Halka Açık Anonim Ortaklıklar ve Halka Arz, 1. Baskı, Şubat 2016 s. 42-43.

11 US IPO Guide, s. 1.

12 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (“SPKn.”) md. 3/f Yayımlandığı Resmî Gazete: Tarih: 30.12.2012 Sayı: 28513.

13 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu md.16/1 Yayımlandığı Resmî Gazete: Tarih: 30.12.2012 Sayı: 28513.

14 Manavgat, s. 42.

15 Manavgat, s. 42.

16 Chisholm, s. 138.

17 Chisholm, s. 138.

18 Chisholm, s. 138.

19 Günal/ Okat, s. 96.

20 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu md. 3/e Yayımlandığı Resmî Gazete: Tarih: 30.12.2012 Sayı: 28513.

21 28685 sayılı Resmî Gazete’de yayınlanan VII-128.1 sayılı Pay Tebliği (“Tebliğ”).

22 Pay Tebliği (VII-128.1) md. 2 Yayımlandığı Resmî Gazete: Tarih: 22.06.2013 Sayı: 28685

.

23 Günal/ Okat, s. 100.

24 Günal/ Okat, s. 100.

25 Sermaye Piyasası Kurulu, Halka Arz, Yatırımcı Bilgilendirme Kitapçıkları Serisi, s. 12: https://spk.gov.tr/ data/61e34f9a1b41c61270320792/ Halka%20Arz.pdf (Erişim tarihi, 31.12.2024).

26 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu md. 3/f Yayımlandığı Resmî Gazete: Tarih: 30.12.2012 Sayı: 28513.

27 Günal/ Okat, s. 35.

28 Sermaye Piyasası Kurulu, Halka Arz, Yatırımcı Bilgilendirme Kitapçıkları Serisi, s. 15.

29 II-5.2 sayılı Sermaye Piyasası Araçlarının Satış Tebliği (“Satış Tebliği”).

30 Sermaye Piyasası Kurulu, Halka Arz, Yatırımcı Bilgilendirme Kitapçıkları Serisi, s. 15-16.

31 Memiş/ Turan, s. 88.

  • Özet yapım aşamasında
Keywords
Finansal piyasalar, Sermaye Piyasaları, Halka Arz, İlk Halka Arzlar, Sermaye Piyasası Hukuku, Sermaye Piyasası Kurulu, Halka Açık Şirketler.
Capabilities
Capital Markets
More Insights

Articletter / GSI Brief

GSI Brief & Legal Brief

GSI Brief 204

Gsi Brief 204

Brief
Read more
GSI Brief 205

Gsi Brief 205

Brief
Read more
GSI Brief 206

Gsi Brief 206

Brief
Read more
GSI Brief 189

Gsi Brief 189

Brief
Read more

Articletter - Summer Issue

KAMULAŞTIRMA VE ACELE KAMULAŞTIRMA USULLERİNE İLİŞKİN İNCELEME VE DEĞERLENDİRME

Kamulaştirma Ve Acele Kamulaştirma Usulleri̇ne İli̇şki̇n İnceleme Ve Değerlendi̇rme

2025
Read more
YEŞİL, SÜRDÜRÜLEBİLİR VE SOSYAL SERMAYE PİYASASI ARAÇLARI

Yeşi̇l, Sürdürülebi̇li̇r Ve Sosyal Sermaye Pi̇yasasi Araçlari

2025
Read more
SORUMLULUK REDDİ ANLAŞMALARININ GEÇERLİLİK ŞARTLARI VE SINIRLARI

Sorumluluk Reddi̇ Anlaşmalarinin Geçerli̇li̇k Şartlari Ve Sinirlari

2025
Read more
CEZAİ ŞART AŞAN ZARARLARIN TAZMİNİ

Cezai̇ Şart Aşan Zararlarin Tazmi̇ni̇

2025
Read more