Animated LogoGöksu Safi Işık Attorney Partnership Logo First
Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo 2Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo

Insights
GSI Articletter
GSI Brief

Siber Dünyada İşlenen Suçların Türk Ceza Kanunu Kapsamında Değerlendirilmesi

2021 - Winter Issue

Download As PDF
Share
Print
Copy Link

Siber Dünyada İşlenen Suçların Türk Ceza Kanunu Kapsamında Değerlendirilmesi

White Collar Crime & Corporate Crime
2021
GSI Teampublication
00:00
-00:00

ÖZET

Teknolojik sistemlerin ve teknolojiye ulaşılabilirliğin artması sebebiyle bilişim sistemlerine yönelik gerçekleşen suçlarda artış görülmektedir. Üstelik internetin kazandığı uluslararası kimlik sayesinde bilişim sistemleri alanında gerçekleşen hukuka aykırı eylemlerde ülke sınırları dışına taşabilmektedir. Bu kapsamda, bilişim alanında işlenen ya da bilgisayar vasıtaları kullanılarak gerçekleştirilen ihlalleri önlemek bakımından mevzuatımızdaki düzenlemeler yetersiz kaldığından ulusal ve uluslararası birtakım düzenlemeler yapılması ihtiyacı doğmuş ve bilişim alanındaki suçlarla etkin mücadelenin sağlanması için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Topluma Karşı Suçlar” başlıklı üçüncü kısmı içerisinde düzenlenen “Bilişim Alanında Suçlar” yasalaşmıştır. Bu çalışmamızda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve sair mevzuat kapsamında siber alanda işlenen suçlar ele alınacaktır

I.GİRİŞ

Siber alanda işlenen suç türleri bilgisayara ve internete özgü suçlar olarak değerlendirilmektedir. Belirtmek gerekir ki, siber kavramı sadece interneti değil internet ve benzer diğer ağ (network) sistemlerini de kapsayan bir üst kavram olup; mevzuatımızda yer alan düzenlemeler gereği bu çalışmada “bilişim suçu” olarak anılacaktır. Tüm suçların bilişim sistemleri kullanılarak işlenmesi mümkün olsa da suçun unsuru bulunan fiil, bilişim sistemine izinsiz olarak ve hukuka aykırı olacak şekilde girilmesi ve sonrasında yapılan eylemlerdir1.  Diğer bir ifadeyle bilişim sistemleriyle veya bilişim sistemine karşı işlenen, kişisel hak ve hürriyetin ihlal edilmesine, illegal yollardan menfaat ve maddi kazanç elde edilmesine, kuruluş ve kişiler lehinde menfaat sağlanmasına yönelik yapılan, verilerle veya veri işleme ile konu bağlantısı olan suçlar bilişim suçları olarak tanımlanmaktadır2

Bilişim teknolojileri ve internet dünyasındaki gelişmelerin hızlanması hayatın her alanında büyük kolaylıklar sağlarken, sanal alanda gerçekleşen ihlallerin de artmasına sebep olmuştur. Bu nedenle ihlalleri önlemeye yönelik hukuki düzenlemeler yapılması kaçınılmaz hale gelmiştir. Sanal ortam, yarattığı kolaylıklar ve fırsatlarla suç işlenmesini son derece kolaylaştırmanın yanı sıra suçlunun takibinin de yapılamadığı bir ortam oluşturmaktadır. Bilişim teknolojileri ve internetin gelişimi ile meydana gelen yeniliklere hukuk düzenince cevap verilebilmesi için mevzuatın da bu gelişmelere ayak uydurması elzem olmaktadır3.

II. TARİHSEL GELİŞİM

Bilişim, Türk Dil Kurumu uyarınca “(i)insanoğlunun teknik, ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişiminde kullandığı ve bilimin dayanağı olan bilginin özellikle elektronik makineler aracılığıyla düzenli ve akla uygun bir biçimde işlenmesi bilimi, enformatik.”4. olarak tanımlanmış olup bilişim suçları konusunda herkesin ittifak ettiği bir tanım yoksa da en geniş kabul göreni Avrupa Ekonomik Topluluğu Uzmanlar Komisyonu’nun Mayıs 1983 tarihinde Paris Toplantısı’nda, “bilgileri otomatik işleme tabi tutan veya verilerin nakline yarayan bir sistemde gayri kanuni, gayri ahlaki veya yetki dışı gerçekleştirilen her türlü davranış” şeklinde tanımlamıştır5

Bilişim ağlarının kullanılmaya başlanmasını, kişisel bilgisayarların geliştirilmesi takip etmiş ve bilişim suçlarına vücut veren eylemler gündeme gelmeye başlamıştır. Bu alanda bilinen ilk bilişim suçu Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleşmiştir6. ABD Minneapolis City Bank ’da bilgisayar uzmanı tarafından banka hesaplarında tahrifat yapılması ile ilk kez gündeme geldiği bilinen bilişim suçları, bu olayın ardından hukuki düzenlemelerin de muhatabı olmaya başlamıştır. Bu kapsamda Amerikan Hukukunda “Computer Law” olarak yeni bir hukuk dalı oluşmuştur7. Özellikle internetin bulunması ve günümüz itibariyle bilişim suçlarının büyük çoğunluğunun internet vasıtasıyla işlenmesi sebebiyle ceza hukuku alanında bu konu üzerine çalışılmasını gerekli kılmıştır. 1994 yılı ve sonrasında internetin yoğun şekilde kullanılmasıyla hukuka aykırı eylemlerdeki artış sonucu ulusal ve uluslararası alanda ciddi düzenlemeler yapılmıştır. 

Bilişim suçlarının ulusal sınırlar içerisinde kalmaması, bu suçlarla dünya çapında etkin şekilde mücadele edilmesini gerekli kıldığından hukuki düzenlemelerin yeknesaklaştırılması amaçlanmıştır8. Bu kapsamda yapılan çalışmaların neticesinde 23 Kasım 2001’de Avrupa Siber Suç Sözleşmesi yürürlüğe girmiştir. İlgili sözleşmenin Türkiye tarafından 10 Kasım 2010’da imzalanmasının ardından 22.04.2014’de 6533 sayılı Sanal Ortamda İşlenen Suçlar Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun, 02.05.2014 tarihli ve 28988 sayılı Resmî Gazete ’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Böylece Avrupa Siber Suç Sözleşmesi iç hukukumuza dahil olmuştur. 

Bu doğrultuda, bilişim suçlarına detaylı olarak yer verilen 26.09.2004 tarihinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (“TCK”) kabul edilerek yasalaşmıştır. Bununla sınırlı olmaksızın bu minvaldeki çalışmalar devam etmiş ve 2007 yılında 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun ve devamında bir dizi düzenleme yürürlüğe girerek siber suçlara ilişkin etkin bir mücadele sağlanması amaçlanmıştır.

III. SİBER SUÇLAR

Tüm dünya genelinde bilişim teknolojisinin sunduğu imkanlar ve bu imkanlara erişimdeki kolaylıklar sayesinde gerek kamusal alanda gerek özel sektörde sanal alemin yoğun ve etkin kullanımı artmıştır. Sağladığı kolaylıkların yanı sıra bu gelişim hukuka aykırılıklarda da birtakım değişiklikler yaratmış, klasik suç tiplerinin işlenme şekillerinde bilişim sistemleri kullanılmaya başlanmış, teknolojik gelişime paralel olarak doğrudan bilişim alanında gerçekleşen yeni suç tipleri ortaya çıkmıştır. 

İngilizcede “cyber” kelimesinin karşılığı olan “Siber” kelimesi, bilgisayar ağlarına ait olan, internete ait olan, anlamları taşımaktadır. Bu bağlamda “siber suçlar, bir bilişim sisteminin güvenliğini ve bilişim sistemi içerisinde yer alan verileri hedef alan ve bu verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesini konu alan bütün suçları” ifade eder9. Avrupa Komisyonunun yaptığı tanıma göre ise, “siber suçlar elektronik iletişim ağları ve bilgi sistemleri kullanılarak çevrimiçi olarak işlenen suç işlemlerinden oluşur”10. Ancak her suç tipinin bilişim sistemleri aracılığıyla işlenmesi mümkün olduğundan, bilişim sistemi kullanılarak işlenen her suç siber suç ve/veya bilişim suçu olarak değerlendirilemeyecektir. 

İnternet ağlarının tüm dünyayı sarması siber alan olarak isimlendirilen sanal alemdeki hukuka aykırılıkların artmasına sebep olduğu için siber suçların hukuk düzeni tarafından tanımlanması ve ceza hukukunda mevcut kurallar karşısındaki konumlarının belirlenmesini gerekli kılmıştır11

A. Siber Suçların İşleniş Şekilleri

Her türlü bilgisayar ve veri sistemini ifade eden bilişim sistemlerindeki gelişime paralel olarak siber dünyada işlenen suçların işleniş şekilleri de birlikte farklılık arz etmektedir. Ancak en bilinen yöntemler aşağıdaki şekildedir: 

Truva Atı: bu programlar özelliklerine göre değişik isimlerle adlandırılsa da hepsi aynı amaca hizmet etmektedir. Truva atı yöntemi, yararlı gibi görünen bilgisayar programlarının arkasında yer alan gizli kod ile sistemi ele geçirerek uzaktan yönetim sağlayarak bilişim güvenliğini tehdit etmektedir12. 

Yerine Geçme; yetkili veya sınırlı erişim yetkisi olan kişinin, parola veya erişim kodunun yazılması veya ona özgü niteliklerin taklit edilmesidir13

Ağ Solucanları; kullanıcı müdahalesi gerekmeden, kendi kendini çalıştırabilen, bilişim ağında ulaştıkları sistemin güvenlik duvarıyla karşılaştıklarında iyi oluşturulmamış güvenlik duvarını (kolay şifreler gibi) aşarak sisteme giren programlardır.

İstem Dışı Alınan Elektronik İletiler; Spam teknik olarak, internet üzerinde aynı mesajın çok sayıdaki kopyasının, bu mesajı alma talebinde bulunmayan kişilere zorlayıcı olarak gönderilmesidir. 

Diğer Yöntemler ise, çöpe dalma, gizlice dinleme, veri aldatmacası, tarama, süper darbe, salam tekniği, gizli kapılar, eş zamansız saldırılar, yazılım bombaları, kurtlar, bug ware bilgisayar virüsleri, sırtlama, mantık bombaları, kredi kartı sahtekârlıkları, tavşanlar, bukalemun, sahte iletiler vb. olarak özetlenebilir.

IV. 5237 SAYILI TÜRK CEZA KANUNNU KAPSAMINDA BİLİŞİM SUÇLARI

TCK kapsamında bilişim suçları, “Bilişim Alanında Suçlar” bölümünde düzenlenmiştir. Bu bölümlerde düzenlenen suçlar bilişim sistemiyle işlenebilen suçlardır. Bunların yanı sıra TCK’da düzenlenen bazı suç tiplerinin bilişim sistemleri aracılığıyla işlenebilmesi de mümkündür. Hırsızlık ve dolandırıcılık suçları bilişim sistemleri kullanılarak işlenebilecek suç tiplerine örnek verilebilecektir. Ancak belirtmek gerekir ki, gelişen teknoloji sebebiyle yeni suç işleniş şekillerinin ortaya çıkması söz konusu olduğundan bu ayrım net bir ayrım değildir. 

TCK kapsamındaki bilişim suçlarını iki ayrı kategoride değerlendirmek mümkündür. Bilişim Alanında İşlenen Suçlar; bilişim sistemine girme (TCK m.243), sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme (TCK m.244), banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (TCK m. 245), yasak cihaz veya programlar (m.245/A). Bunun dışında ikinci kategori ise bilişim Yoluyla İşlenebilen Suçlardır. Bunlar ise, hakaret (TCK m.125), haberleşmenin gizliliğini ihlal (TCK m. 132), kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması (TCK m.133), özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK m.134), kişisel verilerin kaydedilmesi (TCK m.135), verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme (TCK m.136), hırsızlık (TCK m. 142/2-e), dolandırıcılık (TCK m. 158/1-f) olarak belirtilebilir. Bu aşamada çalışmamızın devamında TCK’da “Bilişim Alanında Suçlar” başlığı altında düzenlenen suçlar ele alınacaktır.

A. Bilişim Sistemine Girme Suçu

TCK Madde 243’te düzenlenmiş olup, buna göre; “(1) Bir veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir. (2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir. (3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur”14.

Söz konusu kanunda yer verilen madde gerekçesinde bilişim sistemi, verileri toplayıp yerleştirdikten sonra bunları otomatik işleme tabi tutma imkânı veren manyetik sistemler olarak tanımlanmış olup kanun koyucu bu düzenleme ile bilişim sisteminin güvenliğini koruma altına almış ve bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına hukuka aykırı olarak girme ve orada kalmaya devam etme eylemine suç vasfı kazandırmıştır. Sisteme, hukuka aykırı olarak giren kişinin belirli verileri elde etmek amacıyla hareket etmiş bulunmasının önemi bulunmamaktadır. Sisteme, doğal olarak, haksız ve kasten girilmiş olması ile suç gerçekleşecektir15

Yargıtay bir kararında; “Şikayetçi şirketin sistemine hukuka aykırı olarak girerek sistemin işleyişini engelleme, bozma, sistemdeki verileri bozma, yok etme, değiştirme, erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme, var olan verileri başka bir yere gönderme şeklindeki TCK’nın 244/1-3.madde ve fıkralarında yazılı hallerin gerçekleşmemesi nedeniyle, anılan maddenin 4.fıkrasının uygulanamayacağı, şikayetçi şirkete ait sisteme hukuka aykırı olarak girme ve orada kalmaya devam etme şeklindeki eylemin TCK’nın 243/1. madde ve fıkrasında düzenlenen suçu oluşturacağının gözetilmesi” gerektiğine karar vermiştir16

Bilişim sistemine hukuka aykırı girme suçunun oluşumu için temel etken “hukuka aykırılık” olup, mağdurun rızası ile sisteme giriş izni vermesi veya güvenlik bilgilerini paylaşması söz konusu eylemi suç vasfından çıkaracaktır.

B. Sistemi Engelleme, Bozma, Verileri Yok Etme veya Değiştirme Suçu

TCK madde 244’de düzenlenen bu suça göre;

“(1) Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Bu fiillerin bir banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum veya kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. (4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesi suretiyle kişinin kendisinin veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlamasının başka bir suç oluşturmaması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.” şeklinde düzenlenmiştir17

Bu düzenleme ile sistemlere yönelik zarar fiilleri özel bir suç haline getirilmiştir. Suçun konusunu aracın fiziki varlığı ve işlemesini sağlayan bütün diğer unsurlar oluşturmaktadır18. Kanuni tanımdaki seçimlik hareketlerden birinin gerçekleşmesi ile suç oluşmaktadır. 

Bilişim sistemindeki verileri yok etme veya değiştirme suçu; sistem kullanıcısı kişinin sistem üzerinde kaydettiği verileri yok etme veya verilerin değiştirilmesi ile gerçekleşmektedir. Bilişim sisteminin işleyişini engelleme suçu; kişinin ilgili bilişim sistemine girmesinin engellenmesiyle gerçekleşir. Bilişim sistemini bozma suçu; bilişim sisteminin işleyişini bozma veya sistemden beklenen faydanın sağlanamamasını sağlama eylemleri ile oluşacaktır. 

Yargıtay ilgili kararında facebook kullanıcısının şifresini ele geçirerek kullanıcının kendi hesabına erişimini engellemesini bu suç kapsamında değerlendirmiştir19. Bir başka kararında ise; şikayetçiye ait mail adresine hukuka aykırı olarak giren ve yeni şifre oluşturup katılanın erişimini engelleyerek e-mail adresini kullanan sanığın TCK md.244/2 uyarınca “bilişim sistemini engelleme, erişilmez kılma, bozma, verileri yok etme veya değiştirme” suçundan cezalandırılması gerektiğine hükmetmiştir20

Diğer bir olayda ise şikayetçinin facebook hesabına erişim sağlanıp şifresinin değiştirilmesi suretiyle hesaba erişiminin engellendiği iddiasıyla dava açılmıştır. Ancak şikayetçinin facebookun bildirimi üzerine güvenlik sorusunu cevaplayarak kendi şifresini değiştirdiğini beyan etmesi ve şikayetçinin müdahalesi sonucu diğer kişinin sisteme girişinin sonuçlanamaması nedeniyle bilişim sistemindeki verileri bozma, yok etme, değiştirme veya erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme, var olan verileri başka bir yere gönderme eylemlerinin gerçekleşmediğinin anlaşılması sonucunda, sanığın eyleminin bilişim sistemine girmeye teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmayacağının tartışılması gerektiğini kabul etmiştir21.

C. Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçu

TCK m. 245’te düzenlenen bu suça göre; 

“(1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (2) Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (3) Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (4) Birinci fıkrada yer alan suçun;a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlâtlığın, c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin, Zararına olarak işlenmesi hâlinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz. Birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır”22

Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu; başkasına ait gerçek bir banka veya kredi kartının kötüye kullanılması (TCK md.245/1), sahte banka veya kredi kartı üretmek, satmak, devretmek, satın almak veya kabul etmek (TCK md.245/2), sahte bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlamak (TCK md.245/3) şeklinde üç farklı şekilde işlenmesi mümkündür. 

Başkasına ait gerçek bir banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçunda asıl olan, kişinin, banka veya kredi kartının sahibinin rızası hilafına kullanılması veya kullandırtılmasıyla kendisine veya başkasına yarar sağlamasıdır. Suç tanımında her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse denildiğinden, kartın çalıntı, buluntu ya da kart sahibinin izni ile ele geçirilmesi söz konusu olsa bile izni olmadan kullanılması ve eylemlerin sonucunda hukuka aykırı yarar sağlanması ile suç gerçekleşecektir23

Sahte banka veya kredi kartı üretmek, satmak, devretmek, satın almak veya kabul etmek eyleminde, banka veya kredi kartının sahte olarak üretilmeli ve var olan gerçek bir hesap arasında ilgi bulunmalıdır. İşbu fiil kapsamında kartın bağlantılı olduğu bir hesap olmaması durumunda suçun oluşmasından söz edilemeyecektir. Zira kanun koyucu bu suçun oluşumu için yarar sağlama koşulu aramamış, seçimlik hareketlerden birinin gerçekleşmesi ile suçun oluşumunun tamamlanacağını düzenlemiştir. 

Sahte bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlamak suçunda, sadece sahte banka veya kredi kartının kullanılması suçun oluşumu için yeterli olmayıp neticesinde failin kendisine veya başkasına fayda sağlaması gerekmektedir. Hedeflenen yararın sağlanamadığı bir dünyada zarar suçu olan bu suçun teşebbüs aşamasında kaldığı rahatlıkla söylenebilecektir. Ancak bu fıkra kapsamında düzenlenen suçun cezalandırılabilmesi için fiilin daha ağır bir cezayı gerektiren başka bir suça vücut vermemesi gerekmektedir.

V. SONUÇ

21. yüzyılla gelişim hızı katlanarak artan teknolojiyle birlikte bilişim sistemlerinde de gözle görülür seviyede değişim yaşanmıştır. Süregelen gelişmelerin bir sonucu olarak ise bilişim sistemlerini ve bu sistemlerdeki verileri hedef alan suç tipleri şeklinde tanımlanan siber suç kavramı hayatımıza girmiştir. Ancak söz konusu sistemlerin tahsis amaçlarına aykırı kullanımı noktasında meydana gelen çeşitlenme, farklı özellikler gösteren çok sayıda siber suç tipinin işlenmesine neden olmuştur. Bunun sonucunda, birçok ülke kendi iç hukuk düzenlemeleri yanında uluslararası regülasyon çalışmalarına yoğunlaşmıştır. Kanun koyucu ise çağın getirdiklerine kayıtsız kalmamış ve siber suç özelliği taşıyan çeşitli suç tipleri ihdas etmiştir.

Başta Türk Ceza Kanunu’nda Bilişim Alanında İşlenen Suçlar başlığı altında bilişim sistemine girme, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarının düzenlenmesinin yanı sıra “Bilişim Alanında İşlenen Suçlar” başlığı altında yer almamakla birlikte yine siber suç niteliği gösteren suçlar olarak hakaret, haberleşmenin gizliliğini ihlal, kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması, özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, hırsızlık, dolandırıcılık suçları farklı maddelerde kendisine yer bulmuştur.

Mevzuatımıza bakıldığında farklı suçların düzenlendiği; ancak teknolojinin gelişimine bağlı olarak ek düzenlemelerin hali hazırda yapılmasında sürekliliğin sağlanması gerektiği belirtilmelidir. Zira hukuk sistemleri her çağda dinamizmini koruyarak kendilerini muhafaza etmiş ve bulundukları çağın gelişmelerinden bağımsız kalamamışlardır. Siber suçlarla ilgili olarak yapılması gerekenler ise 21. Yüzyılın getirilerine paralel olacak şekilde düzenlemelerin yapılması, suç takiplerinin daha etkin yürütülmesi için teknolojik alt yapının sağlanması ve bilişim sistemi kullanıcılarının bilinçlendirilmesi şeklinde belirtilebilir.

KAYNAKÇA

İç İşleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, “Siber Suç Nedir?”, https://www. egm.gov.tr/siber/sibersucnedir (Erişim Tarihi, 21.07.2020.)

CAH IT AL IUSTA, RECEP BENZER, “Avrupa Siber Suçlar Sözleşmesi ve Türkiye’nin Dahil Olma Süreci”, Uluslararası Bilgi Güvenliği Mühendisliği Dergisi, Vol:4, No:2, Aralık 2018.

Türk Dil Kurumu, https://sozluk.gov.tr/ (Erişim Tarihi, 20.07.2020.)

C. ÖZEL, (2002). Bilişim-İnternet Suçları. Er. Tar. 20.09.2011, http://www.hukukcu.com/bilimsel/kitaplar/bilişim_internet_ suclari.htm ‘dan naklen; Ebru Altunok, Ali Fatih Vural, Bilişim Suçları, Erişim için bkz. https://dergipark.org.tr/tr/download/ article-file/208853 Er. Tar. 20.07.2020.

LEVENT KURT, Bilişim Suçları ve Türk Ceza Kanunundaki Uygulaması, Seçkin Yayınları, İstanbul, Eylül 2005.

MURAT VOLKAN DÜLGER, Bilişim Suçları ve İnternet İletişim Hukuku, Seçkin Yayınları, Ankara, Eylül 2015.

SÜLEYMAN YILMAZ / GÖKÇE F I L IZ ÇAVUŞOĞLU, Kişisel Verileri Koruma Hukuku, Yetkin Basımevi, Ankara, 2020.

OĞUZ TURHAN, “Bilgisayar Ağları ile İlgili Suçlar”, Başbakanlık Devlet PlanlamaTeşkilatı Müsteşarlığı Hukuk Müşavirliği, Planlama Uzmanlığı Tezi, Ankara, April 2006.

LEVENT KURT, Açıklamalı-İçtihatlı Tüm Yönleriyle Bilişim Suçları ve Türk Ceza Kanunundaki Uygulaması Seçkin Yayınları, İstanbul, 2005

DİPNOT

1 İç İşleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, “Siber Suç Nedir?”, https://www.egm.gov.tr/siber/sibersucnedir (Erişim Tarihi, 21.07.2020.)

2 İç İşleri Bakanlığı Jandarma Genel Komutanlığı, Suçla Mücadele; “Bilişim Suçu”, https://www.jandarma. gov.tr/bilisim-suclari (Erişim Tarihi, 21.07.2020.)

3 Cahit Aliusta, Recep Benzer, “Avrupa Siber Suçlar Sözleşmesi ve Türkiye’nin Dahil Olma Süreci”, Uluslararası Bilgi Güvenliği Mühendisliği Dergisi, Aralık 2018, Cilt:4, No:2, S:35-42.

4 Türk Dil Kurumu, https://sozluk.gov. tr/ (Erişim Tarihi, 20.07.2020.)

5 C. Özel, (2002). Bilişim-İnternet Suçları. Er. Tar. 20.09.2011, http:// www.hukukcu.com/bilimsel/kitaplar/ bilişim_internet_suclari.htm ‘dan aktaran; Ebru Altunok, Ali Fatih Vural, Bilişim Suçları, Erişim için bkz. https:// dergipark.org.tr/tr/download/article-file/208853 Er. Tar. 20.07.2020.

6 Levent Kurt, Bilişim Suçları ve Türk Ceza Kanunundaki Uygulaması, Seçkin Yayınları, İstanbul, Eylül 2005, s.157

7 Murat Volkan Dülger, Bilişim Suçları ve İnternet İletişim Hukuku, Seçkin Yayınları, Ankara, Eylül 2015, s.114.

8 Cahit Aliusta, Recep Benzer, “Avrupa Siber Suçlar Sözleşmesi ve Türkiye’nin Dahil Olma Süreci”, Uluslararası Bilgi Güvenliği Mühendisliği Dergisi, Aralık 2018, Cilt:4, No:2, s.35-42.

9 İç İşleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, “Siber Suç Nedir?”, https://www.egm.gov.tr/siber/sibersucnedir (Erişim Tarihi, 21.07.2020.)

10 Süleyman Yılmaz / Gökçe Filiz Çavuşoğlu, Kişisel Verileri Koruma Hukuku, Yetkin Basımevi, Ankara, 2020, s.147.

11 Oğuz Turhan, “Bilgisayar Ağları ile İlgili Suçlar”, Başbakanlık Devlet PlanlamaTeşkilatı Müsteşarlığı Hukuk Müşavirliği, Planlama Uzmanlığı Tezi, Ankara, Nisan 2006, s. 32.

12 Ibid., s. 56.

13 Levent Kurt, Açıklamalı-İçtihatlı Tüm Yönleriyle Bilişim Suçları ve Türk Ceza Kanunundaki Uygulaması Seçkin Yayınları, İstanbul, 2005, s. 60-77.

14 TCK m. 243.

15 TCK m. 243, Gerekçe

16 Yargıtay 8. Ceza Dairesi, T. 24.6.2014, E. 2013/1777, K. 2014/16144.

17 TCK m. 244.

18 TCK m. 244, Gerekçe.

19 Yargıtay 8. Ceza Dairesi, T. 1.11.2013, E. 2012/33557, K. 2013/25987.

20 Yargıtay 8. Ceza Dairesi, T. 23.6.2014, E. 2013/771, K. 2014/15833

21 Yargıtay 8. Ceza Dairesi E. 2016/11922 K. 2017/6655 T. 7.6.2017

22 TCK m. 245.

23 Ali Parlar, Türk Ceza Hukukunda Bilişim Suçları, Bilge Yayınevi, Ankara, 2015

  • Özet yapım aşamasında
Keywords
BILIŞIM, SIBER SUÇ, BILIŞIM SUÇLARI, BILIŞIM SISTEMLERI
Capabilities
White Collar Crime & Corporate Crime
Personal Data Protection
More Insights

Articletter / GSI Brief

GSI Brief & Legal Brief

GSI Brief 204

Gsi Brief 204

Brief
Read more
GSI Brief 205

Gsi Brief 205

Brief
Read more
GSI Brief 206

Gsi Brief 206

Brief
Read more
GSI Brief 207

Gsi Brief 207

Brief
Read more

Articletter - Winter Issue

Covid-19’un İş Hukuku’ndaki Zorlayıcı Sebep Kavramı Çerçevesinde Değerlendirilmesi Ve Covid-19 Sebebiyle İş Hukuku Mevzuatında Yapılan Değişiklikler

Covid-19’un İş Hukuku’ndaki Zorlayıcı Sebep Kavramı Çerçevesinde Değerlendirilmesi Ve Covid-19 Sebebiyle İş Hukuku Mevzuatında Yapılan Değişiklikler

2021
Read more
Akıllı Sözleşmelerin Türk Hukukunda Geçerliliği ve İcra Edilebilirliği

Akıllı Sözleşmelerin Türk Hukukunda Geçerliliği Ve İcra Edilebilirliği

2021
Read more
5346 Sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun Çerçevesinde Mücbir Sebep Dolayısıyla Süre Uzatım Taleplerinin Hukuki Olarak Değerlendirilmesi

5346 Sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun Çerçevesinde Mücbir Sebep Dolayısıyla Süre Uzatım Taleplerinin Hukuki Olarak Değerlendirilmesi

2021
Read more
Türk Hukuku Tahtında Hapis Hakkı Ve Uçak Haczi

Türk Hukuku Tahtında Hapis Hakkı Ve Uçak Haczi

2021
Read more