Animated LogoGöksu Safi Işık Attorney Partnership Logo First
Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo 2Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo

Insights
GSI Articletter
GSI Brief

Paya Dönüştürülebilir Tahvillerin İhracına İlişkin Değerlendirme

2021 - Winter Issue

Download As PDF
Share
Print
Copy Link

Paya Dönüştürülebilir Tahvillerin İhracına İlişkin Değerlendirme

Capital Markets
2021
GSI Teampublication
00:00
-00:00

ÖZET

Genel olarak “Anonim şirketlerin fon ihtiyacını karşılamak adına ödünç para bulmak için çıkardıkları en az bir yıl vadeli borç senetleri” olarak tanımlanması mümkün olan paya dönüştürülebilir tahviller; menkul kıymet, para alacağı senedi hukuki niteliklerini haizdir. İhraç aşamasında ise ihraççı kuruluş, yatırımcılar ve yetkili kuruluş tarafları rol oynamaktadır. Paya dönüştürülebilir tahvillerin ihraç sürecinin gerçekleşmesi için ihraççı şirketin ihraç için genel kurul veya yönetim kurulu kararı alması, ihraç belgesinin hazırlanması ve akabinde Sermaye Piyasası Kurulu’nun onayına sunması, Sermaye Piyasası Kurulu onayından sonra Merkezi Kayıt Kuruluşu’na bildirim yapılması gerekir. Bu işlemlerin ardından ise ihraç belgesinin ilan edilmesiyle paya dönüştürülebilir tahvillerin satışı gerçekleştirilmektedir. Bu aşamadan sonra paya dönüştürülebilir tahvil sahiplerinin dönüştürme haklarını kullanarak ihraççı şirkette pay sahibi olma hakları olduğu gibi ana paralarını ve faizlerini alarak bu haklarını kullanmamaları da mümkündür.

I. GİRİŞ

Paya dönüştürülebilir tahvil (“PDT”), uzun yıllar doktrinde tartışılmasının ardından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda1 (“TTK”) yer alan düzenleme ile düzenleme öncesi döneme nazaran nispeten önem kazanmıştır. PDT’ler özellikle kuruluşlarının ilk zamanlarında olan şirketler için son derece önemlidir. Bu şirketler, kuruluşlarının ilk aşamalarında olmaları sebebiyle, yatırımcılarda şirketin gidişatı için tereddüt oluşmaktadır. PDT’lerde ise dönüştürme tarihi daha ileri bir tarih olması sebebiyle, dönüştürme günündeki değerlemeye göre yatırımcının kaç adet pay ile şirkette pay sahibi olacağı açıklığa kavuşturulmaktadır. Makalemizin devamında özellikle ülkemizde çok yakından tanınmayan PDT’lerin hukuki niteliğine, ihraç edilebilmeleri için gerçekleştirilmesi gereken karar alma süreçlerine, başvuru ve ihraç sürecine, dönüştürme hakkının kullanımına, yarar ve zararlarına yer verilecektir.

II. GENEL OLARAK PAYA DÖNÜŞTÜRÜLEBİLİR TAHVİLLER

A. Tanım ve Hukuki Nitelik

Tahvil VII-128.8 sayılı Borçlanma Araçları Tebliği’nin2 (“Tebliğ”) 3/1-(m) maddesinde “İhraççıların bu Tebliğ hükümlerine göre borçlu sıfatıyla düzenleyip sattığı ve nominal değerinin vade tarihinde veya vade tarihine kadar taksitler halinde, yatırımcıya geri ödenmesi taahhüdünü içeren, vadesi 365 gün veya daha uzun olan borçlanma aracı” şeklinde tanımlanmıştır. Bu tanım ve Mülga Ticaret Kanunu’nda yer alan tanımlamayı dikkate alarak PDT’lerin “anonim şirketlerin fon ihtiyacını karşılamak adına ödünç para bulmak için çıkardıkları en az bir yıl vadeli borç senetleri” olarak tanımlamak mümkündür. 

PDT’ler menkul kıymet kavramının tanımlanmasında yer alan (a) misli eşya niteliğinde olma, (b) yatırım aracı olarak kullanılma ve (c) dönemsel ürün verme unsurlarını sağladığından menkul kıymet olarak nitelendirilebileceklerdir3. PDT’lerin kıymetli evrak olup olmadığı ise tartışmaya açık bir husustur. Bilindiği üzere TTK madde 645’te kıymetli evrak “kıymetli evrak öyle senetlerdir ki, bunların içerdikleri hak, senetten ayrı olarak ileri sürülmediği gibi başkalarında da devredilemez” şeklinde tanımlanmıştır. Dolayısıyla senede bağlanmamış PDT’lerin kıymetli evrak olarak tanımlanması mümkün değildir. PDT’lerin bir diğer hukuki niteliği ise para alacağı senetleri olmalarıdır. PDT’ler pay senetlerin iktisabına yönelik beklenen hak sunmaktadır. PDT sahibi dönüştürme tarihinde dönüştürme hakkını kullanabilir veya oranı belirlenmiş bir faiz alacağına sahip olabilir4

Bunların yanında, PDT’lerin ihraç amacı anonim ortaklıkların fon sağlama ihtiyacının borç senedi ihraç ederek karşılanması olduğundan, yalnızca para hak ve alacakları için tahvil düzenlenebilir5. İhraççı ve PDT sahipleri arasındaki hukuki ilişki değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki bu ilişkinin hem tüketim ödüncü hem de satış sözleşmesinin unsurlarının yer alması sebebiyle karma sözleşme olduğunu söylemek mümkündür. Zira karma sözleşmeler, birden fazla sözleşmede varlığı belirtilen unsurların, kanunda öngörülmemiş biçimde bir araya getirilmesiyle meydana getirilen sözleşmelerdir6.

B. PDT’lerin Tarafları

PDT ihracının taraflarını ihraççı kuruluş, yatırımcılar, yetkili kuruluş olarak saymak mümkündür. Kılıç ihraççı kuruluşu “… sermaye piyasası araçları ihraç ederek fon fazlası olan kesimden kaynak temin eden ve bunları yatırımlara dönüştüren fon açığı olan kesimler”7 olarak tanımlamaktadır. İhraççı Kuruluş Tebliğ’de, “borçlanma araçlarını ihraç eden, ihraç etmek üzere Kurula başvuruda bulunan veya borçlanma araçları halka arz edilen tüzel kişiler” olarak tanımlanmıştır. Bu tanımlamadan, TTK’dan ve Tebliğ’in PDT tanımlamasında söz konusu borçlanma araçlarının “ihraççı ortaklık” tarafından ihraç edileceğinin yer alması hasebiyle, tahvil ihracının yalnızca anonim ortaklıklara tanınmış bir hak olduğunu söylemek mümkündür8.  

Diğer bir husus olarak, PDT’lerin halka arz edilerek satılmasının zorunlu olmamasına değinmekte fayda vardır. Bu minvalde, Tebliğ ve mülga II-31.1 sayılı tebliğlerde ihraç kavramı “borçlanma araçlarının ihraççılar tarafından çıkarılıp, halka arz edilerek veya halka arz edilmeksizin tahsisli satışı” olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla, PDT’lerin halka arz edilerek veya edilmeksizin satılabileceği sonucuna ulaşılmakta olup, aynı zamanda PDT ihracının hem halka açık anonim ortaklıklar hem de halka açık olamayan ortaklıklar tarafından yapılabileceği neticesine ulaşılmaktadır9

Karababa, yatımcıları “daha fazla gelir elde etmek amacıyla, fon ihtiyacı içinde olan çeşitli kurum ve ortaklıklar tarafından sunulan sermaye piyasası araçlarına tasarruf ve birikimlerini yatıran kişi, kurum ve işletmeler” olarak tanımlamıştır10. Yetkili kuruluş ise Tebliğ’in 3. maddesinde, “Kurulca Kanunun 37’nci maddesi uyarınca bu Tebliğde sayılan yatırım hizmetleri ve faaliyetlerini gerçekleştirmek üzere yetkilendirilmiş yatırım kuruluşlarını” olarak tanımlanmıştır. Yetkili kuruluşun hizmet ve faaliyetleri arasında vade tarihinden önce gerçekleştirilecek veya ortaklık talebine bağlı dönüştürmeler için talep toplama, PDT dönüştürme oranı raporu hazırlama, PDT sahibinin yapacağı bildirimlere muhatap kuruluş olmak sayılabilir.

III. İHRACA İLİŞKİN KARAR ALMA SÜRECİ

A. Genel Kurul Karar

TTK’nın 504. maddesine göre menkul kıymetlerin ihraç edilebilmesi için genel kurul kararı gereklidir. 504. maddenin TTK’nın 421. maddesine yapmış olduğu atıf sebebiyle genel kurul bu kararı ancak sermayenin yüzde yetmiş beşini oluşturan pay sahiplerinin olumlu oyu ile alabilecektir. Söz konusu karar için anonim şirketin esas sözleşmesinde tahvil ihracına ilişkin özel bir hüküm bulunması da gerekmemektedir11.

B. Yönetim Kurulu Karar

TTK’nın 505. maddesine göre genel kurulun menkul kıymet çıkartma yetkisi ve bu ihraç edilecek menkul kıymetin şartlarını saptamak yetkisi en çok on beş ay için yönetim kuruluna bırakılabilir. Bu düzenleme ile benzer olarak, Sermaye Piyasası Kanunu’nun12. “SerPK” 31. maddesine göre esas sözleşme ile sermaye piyasası aracı ihraç yetkisi yönetim kuruluna süreye bağlı olarak veya süresiz bir şekilde devredilebilir. SerPK’daki düzenlemede borçlanma aracı niteliğindeki sermaye piyasası araçlarına atıf yapılması sebebiyle, SerPK’daki düzenleme yalnızca SerPK kapsamındaki sermaye piyasası araçlarına uygulanır. PDT’ler için ise Tebliğ TTK’nın 505. maddesine atıf yapmıştır. Dolayısıyla PDT’ler bakımından genel kurulun alacağı karar ile ancak on beş ay için bu yetkilendirme yapılabilecektir. Bununla birlikte SerPK’nın 31/3 maddesine dayanılması suretiyle esas sözleşmede belirtilerek süresiz olarak yönetim kurulunun yetkilendirilmesi mümkündür13

Kararların tescil ve ilan edilmesinin gerekli olup olamadığı hususu değerlendirildiğinde, mevzuatta tescil edilme gerekliliklerine ilişkin bir düzenleme olmadığından tahvil ihracı kararının, genel kurul tarafından yetkilendirilmiş yönetim kurulu tarafından veya esas sözleşme ile yetkilendirilmiş yönetim kurulu tarafından alınmış olması fark etmeksizin tescil ve ilan edilmesine gerek bulunmamaktadır14.

VI. BAŞVURU VE İHRAC SÜRECİ

İhracın halka arz edilerek veya edilmeksizin yapılmasına izahname ile veya ihraç belgesi hazırlanarak Sermaye Piyasası Kurulu’nun (“SPK”) onayına sunulması gerekmektedir. Ayrıca Tebliğ’in 8. maddesinde borçlanma araçlarının Merkezi Kayıt Kuruluşu (“MKK”) kapsamında kaydı ve izlenmesi düzenlenmiştir.

A. İzahname

II-5.1 sayılı tebliğin 4. maddesinde izahname “ihraççının ve varsa garantörün finansal durum ve performansı ile geleceğe yönelik beklentilerine, faaliyetlerine, ihraç edilecek veya borsada işlem görecek sermaye piyasası araçlarının özelliklerine ve bunlara bağlı hak ve risklere ilişkin olarak yatırımcıların bilinçli bir değerlendirme yapmasını sağlayacak nitelikteki tüm bilgileri içeren kamuyu aydınlatma belgesi” olarak tanımlanmıştır. 

İzahnamede yer alan bilgiler sayesinde yatırımcılar yatırım riskini hesaplayabilecektir15. Söz konusu belgede şirketin mali durumuna, malvarlıklarına, finansal tablolarına, geleceğe dönük yatırım planlarına ve benzer konulara ilişkin bilgilendirme yapılması gerekmektedir. Bunların yanında, yapılacak satışın şartlarına ve satışa konu paylara ilişkin de bilgilendirme yapılması gerekmektedir16. Sonuç olarak izahnamede yatırım kararına etki edebilecek asgari bilgilere yer verilmesi ve söz konusu bilgilerin aydınlatıcı nitelikte olması gerekmektedir. Ek olarak izahnamede yer alan bilgilerde yatırımcının kararını etkileyecek nitelikte değişiklik olması halinde bu durumun ihraççı tarafından SPK’ya bildirilmesi gerekmektedir. Kurul tarafından izahnamenin onaylanmasını takip eden on beş iş günü içerisinde ihraççının internet sitesinde ve eğer üyelikleri varsa Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (“KAP”) ilan edilmesi gerekir. İzahnamenin onaylanmasının ardından ilgili ticaret siciline tescil ve Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edilmesi gerekir.

B. İhraç Belgesi

PDT’lerin halka arz edilmeksizin ihraç edilmesi durumunda, ihraç belgesinin ihraççı tarafından hazırlanarak SPK’nın onayına sunulması gerekmektedir. İhraç belgesi II5.1 sayılı tebliğde, Sermaye piyasası araçlarının halka arz edilmeksizin ihraç edilmesi durumunda, yurt dışında gerçekleştirilecek ihraçlarda veya bu Tebliğ hükümleri çerçevesinde duyuru metni hazırlanan sermaye piyasası aracı ihraçları hariç olmak üzere ihraççıların izahname hazırlanmaksızın gerçekleştireceği her türlü sermaye piyasası aracı ihracında, çıkarılacak sermaye piyasası araçlarının niteliği ve satış şartları hakkındaki bilgileri içeren belge” olarak tanımlanmıştır.

Tertip ihraç belgesi II-5.1 sayılı tebliğde, “Kurulca onaylanmış ihraç belgesi kapsamında sermaye piyasası araçlarının farklı zamanlarda satışa sunulan kısmına ilişkin olarak, bunların niteliği ve satış şartları hakkındaki bilgileri içeren belge” olarak tanımlanmıştır. İhraç belgesinin de izahnamede olduğu gibi çıkarılacak sermaye araçlarının niteliklerine ve satış esaslarına dair genel bilgileri içermesi gerekir. İhraç belgesi ve tertip ihraç belgesi de izahnamenin SPK onayına sunulmasına ilişkin şartlara bağlı olarak SPK onayına sunulur.

V. İHRAÇ SÜRECİNR İLİŞKİN SINIRLAMALAR

TTK’nın 506. maddesinde ihraç limitine bir sınırlama getirilerek, borçlanma araçlarının toplam tutarının, sermaye ile bilançoda yer alan yedek akçelerinin toplamını aşamayacağını düzenlemiştir. Söz konusu maddenin devamında ise sermaye piyasası mevzuatı saklı tutulmuştur. Sermaye piyasası mevzuatı incelendiğinde iki farklı düzenlemenin yer aldığı görülmektedir. SerPK’nın 31. maddesine göre, ihraççıların ihraç edebilecekleri borçlanma araçlarının toplam tutarı SPK tarafından belirlenecek limiti geçemez. Ayrıca SPK ihraççıların niteliğine göre farklı limitler belirleme yetkisine sahiptir. Tebliğ’in 9. maddesi ile de SPK’nın yetkisine sınırlama getirilerek, ihraç limiti halka açık ortaklıklar bakımından özkaynak tutarının beş katını, halka açık olmayan ortaklıklar bakımından ise özkaynak tutarının üç katını geçemeyecek şekilde düzenlenmiştir.

VI. PDT’LERİN SATIŞ SÜRECİ

Yukarıda açıklamış olduğumuz aşamaların tamamlanmasının ardından PDT’ler halka arz edilerek veya edilmeksizin satılabilir. İhraç edilecek borçlanma araçlarının bedellerinin tamamen ve nakden ödenmesi gerekmektedir. Halka arz edilerek yapılacak satışları II-5.2 sayılı tebliğ kapsamında talep toplayarak, talep toplamaksızın, borsada satış yöntemleriyle satılabilir. Halka arz edilmeksizin yapılacak satışlar ise tahsisli olarak veya nitelikli yatırımcılara satış şeklinde yapılabilecektir. Her iki satış yöntemi bakımın - dan da PDT’lerin satışı ihraç belgesinin ilan edildiği günü izleyen ilk iş günü yapılabilir. Nitelikli yatırımcılar, II-5.2. sayılı tebliğde de ifade edildiği şekilde, “Kurulun yatırım kuruluşlarına ilişkin düzenlemelerinde tanımlanan ve talebe dayalı olarak profesyonel kabul edilenler de dahil profesyonel müşterileri”dir. Bu satış yönteminde MKK kaydı bulunmayan nitelikli yatırımcılar tarafından içeriği SPK tarafından belirlenecek olan bir beyanın imzalanması gerekmektedir Nitelikli yatırımcıya yapılan satıştan farklı olarak tahsisli satışta PDT’ler özel bir niteliği haiz olmayan yatırımcıya satılmaktadır. Tahsisli satışlarda da yatırımcıların beyan belgesini imzalaması gerekmektedir17.

VII. PDT’LERİN İTFASI VE DÖNÜŞTÜRME SÜRECİ

Tebliğin 17/1. maddesi kapsamında, PDT’lerin vadesi 365 günden az olamaz ve aynı zamanda dönüştürme işlemi de vadeden itibaren 365 gün içerisinde yapılabilir. Tebliğ’in 17. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında dönüştürme işlemi nominal değer üzerinden yapılır ve izahname veya ihraç belgesinde belirtilmesi halinde dönüştürme tarihinde ödenecek olan faiz tutarı da nominal değere eklenerek dönüştürme işlemine tabi tutulabilir. Faiz tutarının da dönüştürme işlemine eklenmesiyle PDT sahibi daha fazla miktarda pay sahibi olabilmektedir.

PDT satışının halka arz edilerek yapılması durumunda ise Tebliğin 17/5. maddesinde “PDT’lerin halka arz edilerek satılacak olması durumunda ihraççının paylarının borsada işlem görmesi, kayıtlı sermaye sisteminde olması ve ortaklık yönetim kurulunun pay sahiplerinin yeni pay alma haklarının sınırlandırılması konusunda esas sözleşme ile yetkili kılınmış olmasının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Dönüştürme talebi ise genel olarak sermaye artımı ile karşılanmakta olup, bu husus aşağıda daha ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir. 

A. Dönüştürme Fiyatı ve Oranına İlişkin Değerlendirme

Tebliğ’in 18/1. maddesinde dönüştürme fiyatı “PDT sahiplerine sahip oldukları tahviller karşılığında verilecek paylar için esas alınacak fiyat” olarak belirtilmiştir. Bunun yanında dönüştürme oranı için ise “dönüştürme sırasında PDT’nin nominal değeri karşılığında verilecek pay sayısı” ifadesi kullanılmıştır. Aynı fıkranın devamında ise dönüştürme oranına ilişkin raporun izahnamenin onaylanması amacıyla SPK’ya yetkili kuruluş tarafından gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. 

Bununla beraber, TTK’nın “Değiştirme veya alım hakkını haiz bulunan kişilerin korunması” yan başlığı altında yer alan madde 467/2 gereğince, “Değiştirme veya alım hakları, sermaye artırımı yapılması, yeni değiştirme veya alım hakları tanınması veya başka bir yolla kayba uğratılamaz; meğerki, değiştir - me fiyatı indirilmiş veya hak sahiplerine uygun bir denkleştirme sağlanmış ya da aynı şekilde, pay sahiplerinin hakları da kayba uğratılmış olsun.” hükmü, PDT sahiplerinin PDT sahibi olmaktan doğan her türlü haklarını koruma amacı gütmektedir. Ayrıca, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu18 (“TMK”) madde 2’de yer alan “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır” hükmü gereğince, PDT’lerin hukuki niteliği ve tarafların bu borçlanma aracından beklediği yararlar da göz önünde bulundurulduğunda, ihraççı Şirketin dönüştürme fiyatını belirleme yetkisini kötüye kullanamayacağı sonucuna varılabilecektir.

B. Vade Tarihinde veya Vade Tarihinden Önce İtfa Süreci

Tebliğ madde 19’da vade tarihinde veya vade tarihinden önce itfa düzenlemiştir. Önceden talep toplamaksızın yapılacak itfa, PDT sahiplerinin taleplerinin beklenmemesi ve PDT karşılığı verilecek hisse senedi kadar sermaye artırımı yapılmasıdır. Önceden talep toplanarak yapılan itfada ise belirlenen talep toplama süresi KAP aracılığıyla bildirilecek ve talepte bulunan PDT sahiplerine karşılık olarak verilecek paylar için gereken sermaye miktarınca artırım yapılacaktır. 

Ortaklığın talebiyle vade tarihinden önce itfa, Tebliğ’in 21. maddesinde düzenlenmiştir. Yukarıda önceden talep toplanarak yapılan itfada açıklanan yol burada da uygulanacak, talepte bulunmayan PDT sahipleri ise nakden ödeme talep etmiş sayılacaktır. PDT sahibinin talebiyle vade tarihinden önce itfada ise PDT sahibi vade tarihinden en erken bir ay önce talepte bulunacaktır. Anlatılan yöntemlerin her birinde yetkili kuruluş devrede olacaktır. Bunun yanında “Dönüştürme hakkı kullanılmak üzere talepte bulunulan toplam PDT’ler karşılığında verilecek pay sayısının, ortaklığın toplam pay sayısına oranının yüzde beşin altında kalması durumunda ortaklıklar tarafından sermaye artırımı yapılmayabilir.” ve “Dönüştürme hakkı kullanılmak üzere talepte bulunulan toplam PDT’ler karşılığında verilecek pay sayısının, ortaklığın toplam pay sayısına oranının yüzde beşin altında kalması durumunda halka açık ihraççılar tarafından sermaye artırımı yapılmayabilir.” hükümleri ile de sermaye artırımı yapılması gerekmeyen durum belirlenmiştir. Bu hak, ortaklığın talebiyle gerçekleşecek itfa için ortaklığın sermaye artırımından vazgeçmesine hak tanırken PDT sahibinin talebi halinde yalnızca halka açık ihraççılara tanınmıştır.

C. Dönüştürme Hakkına İlişkin Değerlendirme

Paya dönüştürülebilen tahvillerde dönüştürme hakkının kullanılması, paya dönüştürülebilen tahvillerin doğası gereği belirli değildir19. Bu doğrultuda dönüştürme hakkı, belirli şartlar gerçekleştiği takdirde kullanılabilir ve kullanıldığı zaman şirket bu talebi temin etmekle yükümlüdür. Şirket bu hakkı birden fazla yolla temin edebilir ancak bu süreçte izahnamede yahut ihraç belgesinde ne şekilde dönüştürüleceğinin ifade edilmesi ile de bu yöntem belirlenebilir. Dönüştürme sağlanması için şirket tarafından gerekli sermayenin sağlanması gerekmektedir. Bu durum, aşağıda belirtilen yollar kullanılarak sağlanabilecektir

D. Sermaye Artırımı Yoluyla Dönüştürme Talebinin Temini

Ortaklar tarafından gerçekleştirilebilecek sermaye artırımını üçe ayırmak mümkündür.

a. Şarta bağlı sermaye artırımı

Şarta bağlı sermaye artırımında, tahvillerin dönüştürme talebi sonucunda sermaye artırımına gidilmesi söz konusudur. Bu durumda, genel kurul kararına bağlı olmayan bir sermaye artırımı söz konusu olacak, TTK’nın 463. maddesinde20 de belirtildiği üzere sermaye kendiliğinden artacaktır,21 diğer sermaye artırım türlerinden farklı olarak burada sermaye artırımı hak sahiplerinin tasarrufundadır ve tek bir seferde, ihraç edilen PDT tutarınca sermaye artırımı zorunlu değildir22. TTK’nın yürürlükten kaldırdığı Mülga Ticaret Kanunu’nda yer almayan bu kurum, SPK’nın VII-128.123 sayılı Pay Tebliği’nde daha detaylı olarak düzenlenmiştir. Şarta bağlı olarak artırılacak sermaye ise TTK m. 464’te belirtilen unsurlar kapsamında şirketin sermayesinin yarısını aşamaz.24. TTK m. 464/2 ve SerPK m. 12’ye göre ise ihraç edilen payların bedelleri taksit olarak ödenemeyecektir25. Aynı zamanda TTK m. 465’e göre şarta bağlı sermaye artırımı gerçekleştirilebilmesi için esas sözleşmede birtakım unsurlar belirtilmelidir. PDT dolayısıyla hak sahibi olan kişiler ise TTK m. 468’e göre yazılı bir beyan ile haklarını kullanacaktır, aynı zamanda izahnameye de atıfta bulunulur. Şarta bağlı sermaye artırımı, TTK hükümlerinin yanı sıra Pay Tebliği m. 17’de de düzenlenmiştir.

b. Sermaye taahhüdü yoluyla sermaye artırımı

b.a. Sermaye taahhüdü yoluyla esas sermaye artırımı

Esas sermaye, esas sözleşmede bir sermaye belirtmesi ile kullanılır ve esas sözleşme değiştirilerek sermaye değiştirilebilir26. Bu nedenle sermayenin artması kararını genel kurul verir. Esas sözleşme değişeceğinden TTK m. 421 uyarınca nisap şartına uyulması gerekir. Bunun yanında ise rüçhan hakkı PDT bakımından sorun teşkil edecek, PDT’nin doğası gereği rüçhan hakkının sınırlandırılması söz konusu olabilecektir27. Ayrıca, TTK m. 456 uyarınca payların nakdi bedellerinin ödenmiş olması gerekmektedir, bu da pay sahiplerinin taahhüt borçları ile PDT sahibi kişilerin haklarını kullanması arasında bir denge kurulmasını gerektirecektir28.

b.b. Sermaye taahhüdü yoluyla kayıtlı sermaye artırımı

TTK m. 460’da halka açık olmayan ortaklıklar için düzenlenmiş ve aynı maddenin yedinci fıkrası ile halka açık ortaklıklar için yapılacak düzenlemeler SerPK’ya bırakılmıştır, SerPK’da ise 18. madde ile kayıtlı sermaye düzenlenmiştir. TTK m. 456/2 ve SerPK m. 18/2 uyarınca sermaye artırımına yönetim kurulu karar verecektir. Kayıtlı sermaye sistemiyle karşılaştırıldığında genel kurul kararına ihtiyaç duyulmaması kayıtlı sermaye sistemini PDT’ler için esas sermaye artırımına kıyasla daha uygun bir sistem haline getirmektedir. Bunun yanında esas sermaye artırımında bahsedilen rüçhan hakkı ve mevcut sermayenin tamamının ödenmiş olması gerekliliği burada da söz konusu olacak, TTK m. 460/4 ve aynı düzenlemenin SerPK’da yansıması olan m. 18/5 uyarınca rüçhan hakkının sınırlandırılabilmesi ve imtiyazlı veya itibari değer üzerinde pay çıkarılabilmesi için esas sözleşme tarafından yetkilendirilmesi gerekecektir29. Şarta bağlı sermaye artırımı ile kıyaslandığında ise, esas sermaye artırımında da olduğu gibi burada da, yukarıda açıklandığı üzere, PDT sahiplerinin sermaye artırımına doğrudan müdahale etmeleri söz konusu olmayacak, şirketin bir organının karar alması gerekecektir.

c. İç kaynaklardan sermaye artırımı (şirketin kendi paylarını iktisabı)

Şirketin kendi payını iktisabına, TTK m. 379/1’de %10 olacak bir kısıtlama getirilmiş ve bu kısıtlama için de: “[…] esas veya çıkarılmış sermayesinin onda birini aşan veya bir işlem sonunda aşacak olan miktarda, ivazlı olarak iktisap ve rehin olarak kabul edemez.” ifadesi kullanılmıştır. 379/2’de ise bu sürecin nasıl ilerleyeceğinden ve yönetim kurulunun genel kurul tarafından en fazla beş yıl için geçerli olacak bir şekilde yetkilendirilmesi gerektiğinden bahsedilmiştir. TTK m. 379/3 çerçevesinde ise payların iktisabından sonra kalan şirket aktiflerinin dağıtılmasına kanunun ve esas sözleşmenin cevaz vermediği oranda yedek akçe kadar olması gerekliliği vurgulanmıştır. Bütün bunların yanında ise Tebliğ’in 19/3. maddesi önem teşkil etmektedir, nitekim bu maddede PDT’lerin sermaye artırımıyla dönüştürüleceğinden bahsedilmiştir ve bunun istisnası olarak vade tarihinden önce ortaklığın talebi (m. 21) ve yine vade tarihinden önce PDT sahibinin talebi (m. 22) olarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda şirketin kendi payını iktisap etmesinin PDT kurumu ile fazlaca uyuşmadığı anlaşılmaktadır. Aynı zamanda TTK m. 379’un öngördüğü %10’luk oranın düşük olduğuna ilişkin bir görüş de bulunmaktadır30.

E. Ortaklığın Dönüştürme Talebine Aykırı Davranması

PDT sahiplerinin dönüştürme taleplerine karşılık bulamaması durumunda bir görüşe göre izahnamede veya ihraç belgesinde yer alan bilgilerden doğacak sorumluluk, söz konusu bilgilerin doğru olmaması veya gerçeğe aykırı olmaması durumunda söz konusu olacaktır ve dolayısıyla dönüştürme talebine aykırı davranılması bu belgeler açısından bir sorumluluk doğurmayacaktır31. PDT sahibinin esas amacı olan dönüştürme (ve dolayısıyla ortaklık hissesine PDT uyarınca sahip olma) talebinin yerine getirilmesi için dava açıldığı takdirde ise dava sonucunda ortaklığın yeni pay ihraç etmesi gerekecek ve bu paylar da PDT sahiplerine devredilecektir32.

F. Dönüştürme Hakkının Kullanılmaması

PDT’leri bilindiği şekliyle bir tahvilden ayırt eden özellikleri paya dönüştürülebilmeleri ve bu sayede PDT sahibi kişiye ortaklığa katılma imkânı tanınmasıdır. Bu hakkın kullanılmaması halinde ise PDT’nin normal bir tahvilden farkı kalmayacaktır. Bu doğrultuda tahvillerin tabi olduğu (faiz vb.) kurumlar burada da kullanılabilecektir. Bunun yanında, Borçlanma Araçları Tebliği’nin 14. maddesinde de belirtildiği üzere faiz ve ödeme koşulları ihraççılar tarafından belirlenecektir.

VIII. PDT’LERİN YARAR VE ZARARLARINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME

PDT’ler anonim şirketlerin sermaye ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla devredilmektedir. Anonim şirketler, hisselerini satma, yüksek faizli bir yöntem olan banka kredisi alma, dış kaynaklardan sermaye artırımı yapma gibi yollara başvurma gereği duymadan kaynak ihtiyaçlarına çözüm bulabilirler33. PDT’lerin sunduğu seçimlik hak yatırımcılar açısından da avantaj sağlamaktadır. Yatırımcılar vade tarihinde hissedar olmayı seçebileceği gibi, ana parayı ve faizi alarak hissedar olmayabilir. PDT’ler özellikle kuruluş aşamasındaki şirketler için finansman sağlaması ve dolayısıyla şirketin kalkınması için son derece faydalıdır. Yeni kurulan34 bu şirketler bakımından da yatırımcılar avantajlara sahiptir. Bu durumda yatırımcı daha önce yatırım yapmış olduğu ve dönüştürme tarihinde değeri artan şirkete hissedar olabileceği gibi alacağını faizi ile birlikte geri isteme hakkına sahiptir. PDT’ler sayesinde yatırımcılar yeni kurulan şirketlere ilk aşamada pay sahibi olamayarak bu durumdan kaynaklanan riskleri önlemekte olup, şirketin ileride cazip hale gelmesi kârâ geçmesi durumunda şirketin hissedarı olabilmektedir. Diğer taraftan, PDT sahiplerinin vade tarihini beklemeden PDT’leri üçüncü bir kişiye de devir hakları bulunmaktadır35.

PDT’lerin ihraççı ve PDT sahibi tarafından yararları olduğu gibi bazı riskli özellikleri de mevcuttur. Yatırımcıların verdiği anaparanın enflasyon karşısında erime riski mevcuttur, ancak yatırımcı bu riski dönüştürme hakkını kullanıp şirketlerin pay sahibi olarak bertaraf edebilir. Yatırımcılar için diğer bir risk ise yatırımcıların dönüştürme hakkını kullanmamaya karar vermesi halinde şirketin iflası gibi hallerde yatırımcıların alacağını şirketten alamaması söz konusu olabilecektir. Pay sahipleri açısından risk ise, yatırımcıların dönüştürme haklarını kullanması ihtimalinde şirketin pay sayısı artacağından temettü oranında da düşüş meydana gelebilecektir. Şirket bakımından ise, yine yatırımcıların dönüştürme haklarını kullanması ihtimalinde şirkete yeni pay sahipleri gireceğinden şirket yapısında değişiklikler olabilecektir36.

IX. SONUÇ

PDT’ler öyle tahvillerdir ki; tahvil sahibine PDT’leri ihraççı şirketin payına dönüştürme hakkı veya bir para alacağı gibi ana para ve faiz geliri alma hakkı vermektedir. Söz konusu sürecin başlayabilmesi için ihraççı şirketin genel kurulunun ihraç konusunda karar alması veya makalemizde bahsedildiği şekilde yönetim kurulunun yetkilendirilmesi gerekmektedir. Bu işlemin ardından SPK’ya zorunlu olan başvuru sürecinin yapılması ve onay alınmasının ardından PDT’lerin satışı gerçekleştirilebilmektedir. Satış işlemine ihraç belgesinin ilan edilmesiyle başlanabilir. PDT’ler önceden talep toplamaksızın ve talep toplamak suretiyle paya dönüştürülebilir. Yukarıda da bahsedildiği üzere PDT sahibinin dönüştürme hakkını kullanması zorunlu olmayıp PDT sahipleri ana para ve faize ilişkin ödemeleri de tercih edebilirler. Esasında bu husus yatırımcılara yeni kurulan şirketlerden PDT satın almaları halinde bir güvence sağlamaktadır. Yeni kurulan şirketin veya riskli yatırım süreçlerinden geçen şirketlerin paylarının yeterince değerlenmemesi halinde PDT sahibi her zaman ana parasını ve faizini alarak pay sahibi olmanın çok da karlı olmadığı bir şirketin pay sahibi olmak zorunda kalmayacaktır. İhraççı şirketler bakımından ise PDT’lerin en büyük faydası klasik yöntemle sağlanan finansmanlardan birçok açıdan daha az maliyetli olmasıdır. Ülkemizde yeni yeni talep görmeye başlayan bu mekanizmanın önümüzdeki yıllarda daha çok tercih edilir olması beklenmektedir,

KAYNAKÇA

AYDIN ZEVKLILER, K. EMRE GÖKYAYLA, Borçlar Hukuku, Özel Borç İlişkileri, 12. Baskı, Turhan Kitabevi Yayınları, Ankara, 2013.

FAHRI ÖZSUNGUR, Rüçhan Hakkının Kullanılmaması ve Sermaye Artırımında Pay Taahhütlerinin Kısmen Yerine Getirilmesi Sorunu, Hacettepe Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 4, S.2, 2014.

GÖKÇEN TURAN, Türk Hukukunda İzahnameden Doğan Hukuki Sorumluluğun Esasları, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C.XX, 2016, S. Mustafa İsmail Kaya, Şartlı Sermaye Artırımı, Yetkin, Ankara, 2009.

H. ERCÜMENT ERDEM, Pay Senetleri ile Değiştirilebilir Tahviller, Ankara, 1988.

HURIYE KUBILAY, Hisse Senetleriyle Değiştirilebilir Tahviller, Dokuz Eylül Üniversitesi Yayınları, Ankara, 1986.

HURIYE KUBILAY, Hisse Senetleriyle Değiştirilebilir Tahviller, Dokuz Eylül Üniversitesi Yayınları, Ankara, 1986.

NIHAN ZEYNEP AKSAN, Paya Dönüştürülebilir Tahviller, İstanbul Bilgi Üniversitesi 2018.

OĞUZ KÜRŞAT ÜNAL, SPK. Ve TK.’nda Tahviller, Gazi Üniversitesi, Hukuk Fakültesi Dergisi, c. VII, S. 1-2, 2003.

REHA POROY, ÜNAL TEKINALP, ERSIN ÇAMOĞLU, Ortaklıklar Hukuku II, 13. Basım, Vedat Yayıncılık, İstanbul, 2017.

SAIM KILIÇ, Sermaye Piyasasında Yatırımcının Korunması: Güvence Fonları, Sermaye Piyasası Kurulu, Yayın No: 95, 1997.

SERDAR KARABABA, Hisse Senedi Yatırımcısının Korunması, Seçkin, Ankara 2001.

Türk Ticaret Kanunu Tasarısı, Madde Gerekçeleri, s. 168, https:// www2.tbmm.gov.tr/d23/1/1-0324.pdf (Erişim Tarihi: 13.07.2020).

DİPNOT

1 14/2/2011 tarih, 27846 sayılı Resmi Gazete (RG).

2 07.6.2013 tarih, 28670 sayılı RG ve 18.02.2017 tarih, 29983 sayılı RG “Borçlanma Araçları Tebliği (II31.1)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ” ve 08.03.2017 tarih, 30001 sayılı RG “Borçlanma Araçları Tebliği (VII-128.7)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (VII-128.7c)” 13/6/2020 tarih, 31154 sayılı RG “Borçlanma Araçları Tebliği (VII-128.8)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (VII128.8.a)” ile değişik.

3 Reha Poroy, Ünal Tekinalp, Ersin Çamoğlu, Ortaklıklar Hukuku II, 13. Baskı, Vedat Yayıncılık, İstanbul, 2017, s. 102.

4 Nihan Zeynep Aksan, Paya Dönüştürülebilir Tahviller, İstanbul Bilgi Üniversitesi 2018, s.19

5 Oğuz Kürşat Ünal, SPK. Ve TK.’nda Tahviller, Gazi Üniversitesi, Hukuk Fakültesi Dergisi, c. VII, S. 1-2, 2003, s. 3

6 Aydın ZEVKLİLER, K. Emre GÖKYAYLA, Borçlar Hukuku, Özel Borç İlişkileri, 12. Baskı, Turhan Kitabevi Yayınları, Ankara, 2013, s. 16-17.

7 Yatırımcının Korunması: Güvence Fonları, Sermaye Piyasası Kurulu, Yayın No: 95, 1997, s. 7.

8 Aksan, s. 10-11.

9 Aksan, s.12.

10 Serdar Karababa, Hisse Senedi Yatırımcısının Korunması, Seçkin, Ankara 2001, s. 40.

11 Tekinalp /Poroy /Çamoğlu, Ortaklıklar, II, s. 187.

12 30/12/2012 tarihli, 28513 sayılı RG.

13 Tekinalp /Poroy /Çamoğlu, Ortaklıklar II, s. 189.

14 Tekinalp /Poroy /Çamoğlu, Ortaklıklar II, s.729.

15 Mustafa İhtiyar, Sermaye Piyasası Hukukunda Kamuyu Aydınlatma İlkesi, Beta, İstanbul, 2006, s. 121.

16 Gökçen Turan, Türk Hukukunda İzahnameden Doğan Hukuki Sorumluluğun Esasları, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C.XX, 2016, S. 1, s. 193.

17 Aksan, s.86,87.

18 8/12/2001 tarih, 24607 sayılı RG.

19 Aksan, s. 140.

20 “MADDE 463- (1) Genel kurul, yeni çıkarılan tahviller veya benzeri borçlanma araçları nedeniyle, şirketten veya topluluk şirketlerinden alacaklı olanlara veya çalışanlara, esas sözleşmede değiştirme veya alım haklarını kullanmak yoluyla yeni payları edinmek hakkı sağlamak suretiyle, sermayenin şarta bağlı artırılmasına karar verebilir. (2) Sermaye, değiştirme veya alım hakkı kullanıldığı ve sermaye borcu takas veya ödeme yoluyla yerine getirildiği anda ve ölçüde kendiliğinden artar.”

21 Aksan, s. 104’den naklen, Mustafa İsmail Kaya, Şartlı Sermaye Artırımı, Yetkin, Ankara, 2009, s. 32.

22 Aksan, s. 105.

23 22.06.2013 tarih, 28865 sayılı RG.

24 Kanunu Tasarısı, Madde Gerekçeleri, s. 168, https://www2.tbmm.gov. tr/d23/1/1-0324.pdf (Erişim Tarihi: 13.07.2020).

25 Aksan, s.107

26 Daha detaylı açıklama için bkz: Aksan, s. 122-123.

27 Fahri ÖZSUNGUR, Rüçhan Hakkının Kullanılmaması ve Sermaye Artırımında Pay Taahhütlerinin Kısmen Yerine Getirilmesi Sorunu, Hacettepe Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 4, S.2, 2014, s. 148.

28 Aksan, s. 127.

29 Aksan, s. 133-134.

30 Aksan, 139.

31 Aksan, s. 143.

32 Aksan, s. 144.

33 Huriye Kubilay, Hisse Senetleriyle Değiştirilebilir Tahviller, Dokuz Eylül Üniversitesi Yayınları, Ankara, 1986. s.14.

34 Aksan, s.47.

35 Aksan, s.47.

36 H. Ercüment Erdem, Pay Senetleri ile Değiştirilebilir Tahviller, Ankara, 1988, s. 708.s. 50

More Insights

Articletter / GSI Brief

GSI Brief & Legal Brief

GSI Brief 204

Gsi Brief 204

Brief
Read more
GSI Brief 205

Gsi Brief 205

Brief
Read more
GSI Brief 206

Gsi Brief 206

Brief
Read more
GSI Brief 207

Gsi Brief 207

Brief
Read more

Articletter - Winter Issue

Covid-19’un İş Hukuku’ndaki Zorlayıcı Sebep Kavramı Çerçevesinde Değerlendirilmesi Ve Covid-19 Sebebiyle İş Hukuku Mevzuatında Yapılan Değişiklikler

Covid-19’un İş Hukuku’ndaki Zorlayıcı Sebep Kavramı Çerçevesinde Değerlendirilmesi Ve Covid-19 Sebebiyle İş Hukuku Mevzuatında Yapılan Değişiklikler

2021
Read more
Akıllı Sözleşmelerin Türk Hukukunda Geçerliliği ve İcra Edilebilirliği

Akıllı Sözleşmelerin Türk Hukukunda Geçerliliği Ve İcra Edilebilirliği

2021
Read more
5346 Sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun Çerçevesinde Mücbir Sebep Dolayısıyla Süre Uzatım Taleplerinin Hukuki Olarak Değerlendirilmesi

5346 Sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun Çerçevesinde Mücbir Sebep Dolayısıyla Süre Uzatım Taleplerinin Hukuki Olarak Değerlendirilmesi

2021
Read more
Türk Hukuku Tahtında Hapis Hakkı Ve Uçak Haczi

Türk Hukuku Tahtında Hapis Hakkı Ve Uçak Haczi

2021
Read more