Animated LogoGöksu Safi Işık Attorney Partnership Logo First
Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo 2Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo

Insights
GSI Articletter
GSI Brief

Eser Sözleşmelerinde Eserin Teslimi ve Kabulü

2021 - Winter Issue

Download As PDF
Share
Print
Copy Link

Eser Sözleşmelerinde Eserin Teslimi ve Kabulü

Contract Management
2021
GSI Teampublication
00:00
-00:00

ÖZET

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (bundan sonra “TBK” olarak anılacaktır) 470. ile 486. maddeleri arasında düzenlenen eser sözleşmesi, taraflardan biri olan yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, bunun karşılığında sözleşmenin diğer tarafı olan iş sahibinin de bir bedel ödemeyi üstlendiği iki tarafa borç yükleyen, rızai bir sözleşme türüdür. İlgili maddeler arasında yüklenicinin esere ilişkin çeşitli borçları düzenlenmiş olup yüklenicinin bu borçlarının sona ermesinin TBK’nın 477. maddesinin ilk fıkrasında eserin iş sahibi tarafından açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra sona ereceği düzenlenmiştir. Bu makalede de eserin tesliminin şartlarını, eserin kabulünün nasıl yapılacağı ve yüklenicinin esere ilişkin ayıplardan sorumluluğu incelenmiştir

I. GİRİŞ

Eser sözleşmeleri, TBK’da düzenlenen ve yüklenicinin eser meydana getirme borcunu üstlendiği sözleşmelerdir.

TBK’da yapılan tanım ile eski 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda eser sözleşmeleri için kullanılan “semen mukabilinde” ve “bir şey imalini” şeklindeki hatalı ibareler düzeltilmiştir. Çünkü “semen” terimi genellikle bir malın satış bedelini ifade etmek için kullanılmaktadır. Ayrıca, eski kanunda yer alan “bir şey imali” ibaresindeki “şey” ile “eser” kastedilmekte ve “imal” sözcüğü yerine, mevcut bir eser üzerinde yapılacak değişikliklerin de eser sözleşmesinin konusunu oluşturabilmesi sebebiyle, “meydana getirme” sözcüklerinin kullanılması daha uygun düşmektedir1

TBK’da tanımı yapılan “eser” kelimesinin kapsamı ise tam olarak belirlenmemiştir. Türk Dil Kurumu, eser kavramını “Emek sonucu ortaya konan ürün, yapıt” olarak tanımlamıştır2. Gerçekten de, öğretide, tespiti objektif olarak mümkün olan, belirli bir çalışma sonucu bir maddi veya maddi olmayan sonucun meydana getirilmesi eser sözleşmesinin konusunu oluşturacaktır3. Buna göre bir binanın meydana getirilmesinin yanı sıra gazeteye ilan verilmesi, dişe dolgu yaptırılması, bir mimarın yarattığı proje, havai fişek gösterisi gibi durumlar da eser sözleşmesinin konusuna girebilecektir. TBK kapsamında eser sözleşmelerinde yüklenicinin 7 (yedi) adet borcu bulunmaktadır. Bu borçlar sırasıyla; (i) işi sadakat ve özenle yapma borcu, (ii) işi doğrudan doğruya kendisinin yapması borcu, (iii) araç, gereç ve malzeme sağlama borcu, (iv) genel ihbar borcu, (v) işe zamanında başlama ve devam etme borcu şeklindedir. Bu makalenin konusunu oluşturan yüklenicinin diğer 2 (iki) borcu ise yüklenicinin meydana getirdiği eseri teslim etme borcu ile yüklenicinin esere ilişkin ayıba karşı tekeffül sorumluluğudur. Buna göre, bu makalede öncelikle eser sözleşmelerinde eserin tesliminin geçerli bir şekilde yapılmasının şartları incelenecek, sonrasında teslim edilen eserin iş sahibince kabulü ve iş sahibinin eserin ayıplı veya eksik olması sebebiyle kabul etmemesi durumunda uygulanacak hükümler üzerinde durulacaktır. Son bölümde, incelenen konuların değerlendirilmesi yapılacaktır.

II. ESER SÖZLEŞMELERİNDE ESERİN TESLİMİ

TBK’da eserin yüklenici tarafından nasıl teslim edileceği ve hatta teslim borcunun kendisi de düzenlenmemiştir. Ancak, öğretide, TBK’nın muhtelif maddelerinde geçen “teslim” kavramı sebebiyle yüklenicinin eseri meydana getirmenin yanı sıra teslim etmesinin de asli yükümlülükleri arasında yer aldığı kabul edilmektedir4. Uygulamada ise eserin teslimi açısından çeşitli mekanizmaların geliştirildiği görülmektedir. Örneğin, sözleşme kapsamındaki eserin teslimi için “geçici kabul” ve “kesin kabul” şeklinde iki aşamalı mekanizmalar kurulduğu gibi sadece tek aşamalı kabul mekanizmalarına da rastlanmaktadır. 

Ayrıca, eser sözleşmeleri için TBK tahtında yüklenicinin eseri “ayıpsız” bir şekilde iş sahibine teslim etmesi yüklenicinin esas borçlarından biridir. Buna göre, yüklenicinin bu borçtan kurtulması için eseri iş sahibine teslim etmesi yeterli olmamakta, eserin aynı zamanda herhangi bir ayıp içermemesi gerekmektedir Eserin ayıpsız bir şekilde iş sahibine teslimi ve eserin iş sahibi tarafından kabulü ile birlikte yüklenicinin eser bakımından sorumluluğu sona ermekte ve esere ilişkin bütün hasarlardan iş sahibi sorumlu olmaktadır. Ancak, eser iş sahibi tarafından kabul edilse bile yüklenicinin esere ilişkin gizli ayıplar bakımından sorumluluğu TBK’nın 477. maddesi uyarınca devam etmektedir. 

İş sahibi ayıplı ya da eksik olarak imal edilmiş eseri teslim almaktan her zaman kaçınabilir. Bu şekilde davranan iş sahibi yükleniciyi temerrüde düşürerek TBK’da kendisine tanımış olduğu seçimlik haklarını kullanabilir. Ancak iş sahibi ayıplı olsa da meydana getirilen eseri teslim alınca yüklenicinin eseri teslim borcu ve esere ilişkin ayıba karşı tekeffül sorumluluğu sona erer. Bu bakımdan, eserin teslim alındığı an ve ifa zamanının belirlenmesi önem arz etmektedir. 

Sözleşmede aksi belirtilmediği sürece eserin teslim edildiği zamanın belirlenmesinde TBK’nın genel hükümleri uygulama bulur5. TBK’nın 89. maddesinde parça borçlarının sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde ifa edileceği belirtilmiştir. Buradan hareketle taşınmaz eşyalara ilişkin eserlerin teslimi ilgili eserin bulunduğu yerde gerçekleşecektir. Taşınır eşyalara ilişkin eserlerin teslimi ise taşınır eşyanın zilyetliğinin iş sahibine devri ile gerçekleşecektir. Taşınır eşyaya ilişkin eserde kullanılan malzemenin yüklenici tarafından sağlanması durumunda ilgili eşyanın mülkiyetinin de geçirilmesi gerekmektedir6

Eserin teslim edileceği zaman genellikle sözleşmede belirtilir. Ancak, sözleşmede böylesi bir süre belirtilmemesi durumunda TBK’nın 90. madde hükümleri uygulama alanı bulacaktır. İlgili maddeye göre her borç doğduğu andan itibaren muaccel olacaktır. Ancak, TBK’nın 90. maddesinde de belirtildiği üzere, bu belirleme yapılırken hukuki ilişki göz önüne alınmalıdır. Buradan hareketle eserin teslimi borcunun ilgili sözleşmenin kurulduğu anda muaccel olacağını söylemek eser sözleşmelerinin niteliği gereği çok zordur. Sözleşmede taraflar ifa zamanını belirtmediği takdirde bu boşluk işin niteliği ve tarafların farazi iradelerine göre doldurulacak ve bu yapılırken de somut olaya konu eserin meydana getirilmesi sırasında deneyimli bir uzmanın normal halde işi bitirmek için harcayacağı süre göz önünde tutulacaktır7

Eserin sözleşme ve TBK hükümlerine uygun olarak iş sahibine teslim edilmesi akabinde esere ilişkin yarar ve hasar iş sahibine geçer. Ayrıca, eserin teslim edilmesi ile birlikte TBK’nın 479. maddesi uyarınca iş sahibinin esere ilişkin bedeli yükleniciye ödeme borcu muaccel olacaktır.

III. ESER SÖZLEŞMELERİNDE ESERİN KABULÜ

Kabul, iş sahibi tarafından verilen, eserin herhangi bir ayıp içermediğine ve eserin sözleşmeye ve sözleşme ile elde edilmek istenen amaca uygun olduğuna dair irade beyanıdır. Eserin iş sahibi tarafından kabulü ile iş sahibi eserin herhangi bir ayıp içermediğini ve esere ilişkin herhangi bir ayıp iddiasında bulunmayacağını beyan etmektedir. Ancak, aşağıda da anlatıldığı üzere, eser iş sahibi tarafından kabul edilse bile yüklenicinin esere ilişkin gizli ayıpları devam edecektir. 

Eserin tesliminden sonra iş sahibi TBK’nın 474. maddesi uyarınca işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. TBK’nın 477. maddesinde eserin kabulünün açık veya örtülü irade beyanıyla gerçekleşeceği belirtilmiştir8. Bu bakımdan iş sahibi eseri açık bir irade beyanıyla ortaya koyabileceği gibi iş sahibi eseri örtülü bir şekilde de kabul edebilir. Ayrıca belirtmek gerekir ki, iş sahibi, eseri gözden geçirmeyi ve yükleniciye ayıp bildiriminde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılacaktır.

Burada, eserin örtülü bir irade beyanıyla kabul edilmesine ilişkin olarak eserin fiili kullanımın[1]dan bahsetmek gerekir. Yargıtay, bazı kararlarında esere ilişkin kabul yapılmasa bile ilgili eserin iş sahibi tarafından fiilen kullanılmaya başlanmasını eserin iş sahibince kabul edildiği şeklinde bir varsayıma varmaktadır9. Bu doğrultuda, iş sahibi kendisine teslim edilen eser bakımdan açık veya örtülü bir beyanda bulunmasa bile ilgili eseri fiilen kullanmaya başlaması durumunda Yargıtay bu durumu eserin iş sahibince kabul edildiği şeklinde yorumlayabilecektir. Ayrıca, iş sahibinin eseri fiilen kullanmaya başlaması fakat sonradan ilgili eseri kabul etmediğini ileri sürmesi Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca dürüstlük kurallarına aykırılık olarak değerlendirilebilecektir. Ancak, Yargıtay’ın bu tutumunun mutlak olmadığını, başka bir ifadeyle eserin iş sahibi tarafından fiilen kullanımının her zaman kabul anlamına gelmeyeceğini belirtmek gerekmektedir. Örnek olarak, metro inşaatının eksik teslim edilmesine ilişkin bir olayda Yargıtay, hak edişlerin yapılıp faturaların kesinleşmesinin bile eserin teslim edildiği anlamına gelmediğini belirtmiştir10.  Bu doğrultuda, eser bakımın[1]dan kabul işlemlerinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilmesinde mevcut koşullar göz önüne alınarak her olay bakımından ayrı bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. 

Eserin iş sahibi tarafından kabulü ile birlikte yüklenicinin eser bakımından sorumluluğu sona erecektir. Ancak, eserin kusurlu olması sebebiyle iş sahibi tarafından kabul edilmemesi ve TBK’nın 474. ve 478. maddeleri arasında sayılan yüklenicinin eserdeki ayıptan sorumlu tutulabilmesinin şartlarının gerçekleşmesi halinde yüklenicinin sorumluluğuna gidilebilecektir. 

Uygulamada ortaya çıkan bir karışıklık da eserin ayıplı mı olduğuna yoksa eserin eksik olarak teslim edildiğine ilişkindir. Eser sözleşmelerinde eksik iş ile ayıplı işin ayrımının yapılması oldukça önemlidir ve bir o kadar da zordur. Yargıtay, ayıplı işin eserde sözleşme ve yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunması olarak tanımlarken eksik işi hiç veya kısmen yapılmayan iş olarak tanımlamaktadır11. Aynı kararda Yargıtay, somut olayda hangi durumların eksik iş olduğunun tespiti için bilirkişi raporuna ihtiyaç olduğunu belirtmiştir. 

Ayrıca belirtilmesi gereken bir başka husus da, eser sözleşmelerinde, sözleşmenin konusu olan eserin bölünüp bölünemeyeceği durumudur. Sözleşmeye konu eserin bölünmesi mümkün ise eksik iş gündeme gelebilecektir. Bir başka ifadeyle, eserin tamamlanan kısmı, tamamlanmayan kısmından ayrılabiliyor ve ondan bağımsız bir şekilde kullanılabiliyor ise iş sahibi eksik iş iddiasında bulunabilecektir12. Eserin ayıplı ve eksik olmasına ilişkin bağlanan sonuçlar aşağıda anlatılmıştır.

A. Ayıplı İfa

Teslim edilen eserin eser sözleşme[1]sinde öngörülen niteliklere uymaması veya güven ilkesi uyarınca eserde bulunması gerekli niteliklere sahip olmaması, eserin ayıplı olması sonucunu doğuracak ve TBK’nın 474. ila 478. maddeleri uyarınca yüklenicinin sorumluluğu söz konusu olacaktır. Bu durumda, iş sahibi eseri kabul etmekle yükümlü olmayıp TBK’nın 475. madde[1]si uyarınca ilgili ayıpların giderimi için yükleniciye başvurabilecektir. 

Burada eserin ayıplı ifasının ne olduğu belirtilmelidir. Türk mevzuatında eser hakkındaki ayıplar 2 (iki) başlık altında toplanabilir. Bu ayıplar aşağıdaki şekildedir: Açık Ayıp: Açık ayıplar, eserin tesliminden sonra iş sahibi tarafından eserin kontrolü ile ortaya çıkabilecek ayıplardır. Bu tür ayıplar bakımından yüklenicinin sorumluluğu eserin iş sahibi tarafından kabulü ile sona ermektedir. Bu tür ayıpların tespiti halinde iş sahibi TBK’nın 475. maddesinde belirtilen seçimlik haklarını kullanabilir. Bu seçimlik haklar aşağıda sıralandığı şekildedir:

i. sözleşmeden dönme, ii. eseri alıkoyup bedelden indirim veya iii. aşırı bir masraf gerektirmemesi şartıyla eserdeki ayıbın giderilmesini isteme. TBK’nın 478. maddesine göre, ayıplı teslim edilen eserler için iş sahibinin yukarıda bahsedilen hakları; (i) taşınır yapılarda 2 (iki) yıl, (ii) taşınmaz yapılarda 5 (beş) yıl ve (iii) yüklenicinin ağır kusurlu olduğu hallerde eserin niteliğine bakılmaksızın 20 (yirmi) yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

Gizli Ayıp: Gizli ayıplar, eserde gerçekleştirilecek kontrol ve muayene ile ortaya çıkamayacak ve eserin kullanımı ile fark edilebilecek veya eserde yüklenici tarafından kasten gizlenen ayıplardır. Bu ayıplar bakımından yüklenicinin sorumluluğu eserin iş sahibi tarafından kabulü sonrasında da devam etmektedir. Ancak, TBK’nın 477. maddesinin 3. fıkrasına göre iş sahibi gizli ayıplar ortaya çıktıktan sonra gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; aksi takdirde eseri kabul etmiş sayılır.

B. Eksik İfa

Uygulamada sık görülen bir diğer durum ise yüklenicinin eser bakımından eksik ifası durumudur. Eksik ifa durumunda ortada tamamlanmış ve teslim edilmiş bir eser bulunmamaktadır. Buradaki durum yükleniciden tamamlanmasının beklenmesi haklı olan işlerin hiç yapılmamış olmasıdır. 

Eksik işin ne olduğu kanunlarda tanımlanmamış, bunun belirlenmesi içtihat ve öğretiye bırakılmıştır. Yargıtay’a göre eser sözleşmelerinde eksik iş “işin sözleşme ve ekleri ile projesinde gösterilen miktarda yapılmaması ya da kararlaştırılan veya işin niteliği itibariyle yapılması gereken bazı imalâtların yapılmamış ve mevcut halini iş sahibinin kabul ettiği eser (iş)”13 şeklinde tanımlanmaktadır. Aynı kararın devamında eksik iş bedelinin ihtirazî kayıt ileri sürmeye gerek olmaksızın zamanaşımı süresi içinde her zaman istenmesinin mümkün olduğu belirtilmiştir. Hatta iş sahibinin geçici ve kesin kabulleri çekincesiz yapması ve ihtar çekmekte gecikmesi nedeniyle iş sahibinin kusurlu kabul edilip eksik işe dair bedelleri isteyemeyeceği şeklindeki yorumun söz konusu olmayacağı belirtilmiştir.

Eseri eksik olması halinde iş sahibi, TBK’nın 475. maddesinde belirtilen seçimlik haklarını kullanamaz. Bunun nedeni, yukarıda belirtilen seçimlik hakların sadece ilgili eserin “ayıplı” olduğu durumlarda kullanılabilmesidir. 

İşveren, yüklenicinin eksik işinden kaynaklanan zararlarını TBK’nın genel hükümlerine uyarınca giderebilir. Bu kapsamda, iş sahibi, TBK’nın 125. maddesi uyarınca, yüklenicinin eksik iş dolayısıyla uğradığı zararlardan ötürü; 

i. borcun aynen ifa edilmesini isteme (bir başka ifadeyle eksik işin tamamlanmasını isteme) ve borcun ifasının gecikmesi sebebiyle uğradığı zararın tazminini isteme veya ii. sözleşmeden dönerek borcun ifa edilmemesinden dolayı doğan zarar kalemlerini is[1]teme seçimlik haklarından birini kullanabilir. Aynı zamanda, bu seçimlik hakların kullanımına ilişkin zamanaşımı TBK’nın 147. maddesinde belirtilen sürelere tabi olacaktır. Buna göre yüklenicinin yükümlülüklerini ifa etmemesinden doğan alacaklar 5 (beş) yıllık zamanaşımına tabidir. İş sahibinin eksik iş dolayısıyla talep edeceği alacaklar da ilgili 5 (beş) yıllık zamanaşımına tabi olacaktır.

IV. SONUÇ

Eser sözleşmeleri, uygulamada sıkça karşılaşılan ve birçok alanda kullanımı yaygın olan sözleşme türlerindendir. Bu bakımdan, eser sözleşmelerinde eserin hangi koşullarda kabul edilebileceği ve eserin ayıplı veya eksik olup olmadığının tespiti ve bunlara bağlanan sonuçların netleştirilmesi oldukça önem arz etmektedir. 

Çalışmamızda öncelikle eserin teslimi ve kabulü arasındaki fark belirtilmiştir. Eserin, yüklenici tarafından iş sahibine salt tesliminin eserin iş sahibi tarafından kabul anlamına gelmeyeceği ve eser teslim edilse bile yüklenicinin eser bakımından sorumluluğunun devam edeceği saptanmıştır. Eserin iş sahibine teslimi ile iş sahibi, işlerin olağan akışına göre eseri gözden geçirmek ve varsa ayıpları bildirmekle yükümlüdür. 

İkinci olarak, eserin kabulü üzerinde durulmuştur. Eserin kabulü iş sahibinin açık veya örtülü irade beyanıyla yapılabilir. Buna göre, iş sahibi eseri kabul ettiğini sözlü olarak ikrar edebilir veya esere ilişkin imzalayacağı bir tutanak ile eseri kendisine teslim edildiği şekilde kabul ettiğini belirtebilir. Ayrıca, eserin iş sahibi tarafından fiilen kullanılmaya başlanması da eserin kabulü anlamına gelebilecektir. 

Eserin ayıplı olması durumunda iş sahibi bunu gecikmeksizin yükleniciye bildirmelidir. Eserin ayıplı olması halinde iş sahibi sözleşmeden dönme, eseri alıkoyup bedelden indirim isteme veya aşırı bir masraf gerektirmemesi şartıyla eserdeki ayıbın giderilmesini isteme seçimlik haklarından birini kullanabilir. İş sahibinin TBK’nın 475. maddesindeki seçimlik haklarını kullanabilmesi için teslim edilen eserin mevzuatta ve sözleşmede öngörülen niteliklere uymaması gerekmektedir.

Ancak, eserin bölünerek kullanılabilecek nitelikte bir iş olması ve bölünebilen kısmının iş sahibine hiç teslim edilmemesi, bir başka ifadeyle bir işin hiç yapılmaması durumunda, iş sahibi TBK’nın 475. maddesinde yer alan seçimlik haklar yerine TBK’nın 125. maddesindeki genel hükümlere göre zararlarını giderebilecektir. Bunun sebebi, TBK’nın 475. maddesinde yer alan seçimlik hakların sadece eserin ayıplı olması ihtimalinde kullanılabilecek seçimlik haklar olmasından kaynaklanmaktadır. Ortada teslim edilen ve tamamlanan bir eser veya iş bulunmaması halinde ayıplı bir eserin varlığından söz edilemeyecek ve dolayısıyla ayıplı esere ilişkin seçimlik haklar kullanılamayacaktır. Bu durumda iş sahibi TBK’nın 125. maddesi uyarınca borcun aynen ifası ile borcun ifasının gecikmesi sebebiyle uğradığı zararın tazminini isteme veya sözleşmeden dönerek borcun ifa edilmemesinden dolayı doğan zararlarını isteme haklarından birini kullanabilir.

KAYNAKÇA

CEVDET YAVUZ, Borçlar Hukuku Dersleri (Özel Hükümler), 16. Baskı, İstanbul 2019

SUHA YILMAZ, Eser Sözleşmelerinde Eseri Teslim Borcunun Vadesi. Galatasaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi.

MUSTAFA GÜR, Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinde Eksik İfa ve Ayıplı İfa Kavramları. Yaşar Üniversitesi, Yüksek Lisans Tezi

CAN BARIŞ KÖSEOĞLU, Eser Sözleşmesi Kapsamında Ayıp ve Bildirimi. Çağ Üniversitesi, Yüksek Lisans Tezi.

Yargıtay 21. HD. E. 2008/7313 K. 2008/8470 T. 3.6.2008

Yargıtay 21. HD. E. 2008/7313 K. 2008/8470 T. 3.6.2008

İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/575 K. 2019/387, T. 16.4.2019

Yargıtay 15. HD. E. 2014/3272 K. 2014/5970 T. 22.10.2014

Yargıtay 23. HD. E. 2014/1106 K. 2014/5941 T. 25.9.2014

Yargıtay 15. HD. E. 2011/485 K. 2012/1218 T. 1.3.2012

DİPNOT

1 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu Gerekçesi – Madde 470.

2 sozluk.gov.tr Erişim Tarihi:17.06.2020.

3 Yavuz, Cevdet (2019). Borçlar Hukuku Dersleri (Özel Hükümler). İstanbul, Beta Yayınları. s. 544.

4 Yavuz, Cevdet (2019). Borçlar Hukuku Dersleri (Özel Hükümler). İstanbul, Beta Yayınları. s. 562; Yılmaz, Suha. (2019). Eser Sözleşmelerinde Eseri Teslim Borcunun Vadesi. Yüksek Lisans Tezi, Galatasaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul.

5 Yavuz, Cevdet (2019). Borçlar Hukuku Dersleri (Özel Hükümler). İstanbul, Beta Yayınları. s. 562.

6 Yılmaz, Suha. (2019). Eser Sözleşmelerinde Eseri Teslim Borcunun Vadesi. Yüksek Lisans Tezi, Galatasaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul.

7 Yavuz, Cevdet. (2019). Borçlar Hukuku Dersleri (Özel Hükümler). İstanbul, Beta Yayınları. s. 563.

8 Köseoğlu, Can Barış. (2017). Eser Sözleşmesi Kapsamında Ayıp ve Bildirimi. Çağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Mersin.

9 Yargıtay 21. HD. E. 2008/7313 K. 2008/8470 T. 3.6.2008; İstanbul BAM, 15. HD. E. 2019/12 K. 2019/375 T. 26.3.2019; İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/575 K. 2019/387, T. 16.4.2019

10 Yargıtay 15. HD. E. 2014/3272 K. 2014/5970 T. 22.10.2014

11 Yargıtay 23. HD. E. 2014/1106 K. 2014/5941 T. 25.9.2014

12 Gür, Mustafa. (2016). Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinde Eksik İfa ve Ayıplı İfa Kavramları. Yüksek Lisans Tezi, Yaşar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İzmir

13 Yargıtay 15. HD. E. 2011/485 K. 2012/1218 T. 1.3.2012 

  • Özet yapım aşamasında
Keywords
ESER SÖZLEŞMELERI, ESERIN TESLIMI, ESERIN KABULÜ, AYIPLI IFA, EKSIK IFA
Capabilities
Contract Management
Construction Management
More Insights

Articletter / GSI Brief

GSI Brief & Legal Brief

GSI Brief 204

Gsi Brief 204

Brief
Read more
GSI Brief 205

Gsi Brief 205

Brief
Read more
GSI Brief 206

Gsi Brief 206

Brief
Read more
GSI Brief 207

Gsi Brief 207

Brief
Read more

Articletter - Winter Issue

Covid-19’un İş Hukuku’ndaki Zorlayıcı Sebep Kavramı Çerçevesinde Değerlendirilmesi Ve Covid-19 Sebebiyle İş Hukuku Mevzuatında Yapılan Değişiklikler

Covid-19’un İş Hukuku’ndaki Zorlayıcı Sebep Kavramı Çerçevesinde Değerlendirilmesi Ve Covid-19 Sebebiyle İş Hukuku Mevzuatında Yapılan Değişiklikler

2021
Read more
Akıllı Sözleşmelerin Türk Hukukunda Geçerliliği ve İcra Edilebilirliği

Akıllı Sözleşmelerin Türk Hukukunda Geçerliliği Ve İcra Edilebilirliği

2021
Read more
5346 Sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun Çerçevesinde Mücbir Sebep Dolayısıyla Süre Uzatım Taleplerinin Hukuki Olarak Değerlendirilmesi

5346 Sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun Çerçevesinde Mücbir Sebep Dolayısıyla Süre Uzatım Taleplerinin Hukuki Olarak Değerlendirilmesi

2021
Read more
Türk Hukuku Tahtında Hapis Hakkı Ve Uçak Haczi

Türk Hukuku Tahtında Hapis Hakkı Ve Uçak Haczi

2021
Read more
Eser Sözleşmelerinde Eserin Teslimi ve Kabulü