Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo First
Göksu Safi Işık Attorney Partnership Logo 2

Insights
GSI Articletter
GSI Brief

Dijital Yayınların Fikri Mülkiyet Hukuku Çerçevesinde Korunması

2021 - Winter Issue

Download As PDF
Share
Print
Copy Link

Dijital Yayınların Fikri Mülkiyet Hukuku Çerçevesinde Korunması

Intellectual Property
2021
GSI Teampublication
00:00
-00:00

ÖZET

Teknolojinin hızla ilerlemesinin bir sonucu olarak yayıncılık dünyasında da değişimler meydana gelmiştir. Bu kapsamda fikri ürünlerin yalnızca basılı olarak değil, dijital olarak da somutlaştığı görülmektedir. Hiç şüphesiz yaşanan bu gelişmeler ve değişim eser olarak nitelendirilebilen “dijital yayınlara” yönelik hakların ihlallerini beraberinde getirmektedir. Çalışmamızda 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (“FSEK”) kapsamındaki dijital yayınlardan doğan eser sahibinin mali hakları irdelenecektir.

I. GİRİŞ

Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte birçok alanda olduğu gibi yayıncılık alanında da dijitalleşmeye yönelik bir değişim süreci başlamıştır. Basılı yayınların fiziki olarak çokça yer kaplaması ve bu yayınlara hızlı erişim sağlamanın zorluğu, bireyleri dijital yayıncılığa yöneltmiştir. Bu kapsamda bilgiye ulaşmanın daha hızlı olması, depolamanın daha kolay ve küçük alanlarda olması dijital yayıncılığın hızla gelişmesinde ve yaygınlaşmasında önemli rol oynamıştır. Dijital yayınların kolay ulaşılabilir olması, eser sahibinden izinsiz olarak çoğaltılması, eserin çalınması gibi birçok riski de beraberinde getirmektedir. Eserin gerçek yaşamda çalınması, kopyalanması, izinsiz kullanılması ile eserin sahibinin izni olmaksızın sanal dünyada kullanılması aynı kurallar bağlamında değerlendirilmelidir1. Dijital yayınlardan doğan eser sahibinin fikri mülkiyet haklarına yönelik ihlallerin tespiti, ilgili eylem suç teşkil ediyorsa failin bulunması, tecavüzün önlenmesi veya zararın giderilmesi gibi konular beraberinde pek çok zorluklar barındırsa da, FSEK’in koruyucu hükümleri2 internet ortamında gerçekleşen ihlaller açısından aynen uygulanacaktır. 

Dijital ortamda bir eserin, eser sahibinin fikri mülkiyet hakları ihlal edilmeksizin kopyalanması ve paylaşılması için hem hukuki hem teknik çalışmalar tüm dünyada devam etmektedir. Ancak basılı yayınlarda dahi hâlâ fikri mülkiyet haklarının ihlallerine karşı kesin bir çözüm bulunamamışken, çok daha kolay çoğaltılarak kontrolsüzce paylaşılabilen dijital yayınlarda bu sorunun nasıl çözüleceği mevcut düzenlemelere ve devam eden çalışmalara rağmen tartışma konusudur. Bu çalışma kapsamında dijital yayınlara yönelik gerçekleştirilen hukuka aykırı eylemlerin önlenmesi ve eser sahibinin mali haklarının FSEK kapsamında korunması hususları ele alınacaktır.

II. DİJİTAL YAYIN KAVRAMI

Yayıncılık toplumsal kültürün oluşmasında önemli bir rol üstlenmektedir. Nitekim toplumun ve teknolojinin gelişmesiyle birlikte yayıncılık, önce yazılı ardından işitsel ve son olarak görsel olarak kendine yer bulmuştur. Yayıncılıkta gerçekleşen bu değişimler, toplumun ve bilimin gelişmesi/değişmesiyle doğrudan bağlantılıdır. Bu çerçevede dijital yayıncılık, genel yayıncılık içerisinde kendine yer bulan ve henüz gelişmekte olan bir kavramdır. Dijital yayın; üretim, çoğaltım, iletim, kullanıcısına sunulma şekilleri ve diğer pek çok açıdan basılı yayınlardan ciddi şekilde farklılaşmakta, bu suretle kendine has teknik özelliklere sahip yeni bir yayın formatı ortaya çıkarmaktadır3. Yayın kavramı “Radyo, televizyon ve internet aracılığıyla halka sunulan veya basılıp atışa çıkarılan kitap, gazete, dergi gibi her türlü materyal”, “basılıp satışa çıkarılan kitap, gazete vb. neşriyat” şeklinde birçok tanıma sahiptir4. Dijital yayın kavramının, hem doğrudan elektronik ortamda doğan yayınları hem de basılı yayınların elektronik ortama sonradan aktarılması ile elde edilen yayınları kapsadığı, her ikisinin de bu yayın türü içerisinde değerlendirilebileceği kabul edilmektedir5. Oxford Dictionary’de “dijital yayıncılık” için bilgisayar gibi makinelerde okunabilen kitapların ve diğer materyallerin yayınlanması şeklinde tanımlanmaktadır. UNESCO tarafından ise dijital yayıncılık, halka açık enformasyon yapmak için iletişimin elektronik araçlarının kullanımı olarak tarif edilmiştir6

Dijital yayın ve yayıncılık kavramlarının ortaya çıkması, 1900’lü yıllarda önce bilgisayarların icat edilmesi ve ardından da internetin bulunması ile olmuştur. İnternetin sosyal ve profesyonel hayatta fazlaca yer alması ise basılı yayıncılıktan dijital yayıncılığa geçişi hızlandırmıştır. Ancak geleneksel yayıncılığa alternatif olarak ortaya çıkan dijital yayıncılık, giderek sektörde egemen olmaya başlamıştır7. Türkiye’de elektronik olarak üretilen kitapların varlığı 2010 yılından itibaren gözlenebilmektedir8. 2017 yılı itibarıyla Türkiye’de 25 yayınevinin / kitabevinin web sayfasında e-kitap ve/veya e-dergi satışı yaptığını söylemek mümkündür. 2014 yılında ülkemizin en büyük on yayınevi / kitabevinden sadece birinin web sayfasında e-kitap satışı yapıldığı göz önüne alındığında bu sayı, son yıllarda Türkiye’de dijital yayıncılığa geçiş hızının görülmesi açısından önemlidir. Ancak dijital yayın kavramının yeni ve gelişmekte olan bir kavram olması neticesinde mevcut birçok kavramla dijital eser karıştırılması muhtemeldir. Bu kapsamda çalışmamızın kapsamını daha iyi sınırlandırmak adına anılan kavramın açıklanması gerektiği kanaatindeyiz. 

Dijital eser, FSEK’teki eser kategorilerine girmekle birlikte çağdaş bilgi teknolojileri araçları kullanılarak oluşturulmuş veya sonradan dijital forma dönüştürülmüş olan internet gibi iletişim ağları üzerinde yer alan, bunlar üzerinden erişilen veya transfer edilen yahut CD, DVD, MP3 çalar, telefon gibi mobil aygıtlar veya veri depolama ya da transfer araçları gibi modern veri taşıyıcılarıyla sunulan veya bunlarla kullanılan, üzerinde eser sahipliğinden kaynaklanan haklar başta olmak üzere mülkiyet, lisans, kira veya kullanım gibi hukuken geçerli herhangi bir hakkı barındıran her türlü dijital ürün9 olarak tanımlanmaktadır. Dijital eser, FSEK kapsamında yer alan ve eser niteliğini haiz bulunan her eser türünü içine dâhil etmektedir. Oldukça geniş bir kavram olan dijital eserin, dijital yayın kavramını da içine dâhil ettiği aşikârdır. Nitekim dijital yayın kavramı e-kitap, e-dergi gibi sınırlı türleri işaret ederken, dijital eser film, resim, müzik gibi birçok eser türünü kapsamaktadır.

III. DIİJİTAL YAYINLARIN FSEK KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ

Fikri mülkiyet, eser sahiplerinin fikri anlamda bir çabanın sonucu olarak meydana getirilen ürüne dayalı hakları olarak ifade edilebilecektir. Fikri mülkiyet haklarına ilişkin en genel tanım olan telif hakkı, eser sahiplerinin eserleri üzerindeki haklarını koruyan; meydana getirmiş oldukları eser sebebiyle eser sahiplerinin fikirlerini, çabalarını himaye eden ve bilginin gelişimine katkı sağlamada eser sahibini teşvik eden mülkiyet hakkıdır10. Telif hakkı koruması, eser sahiplerine ait eserlerin başkaları tarafından ihlal edilmesini önleme amacını taşımaktadır. Buraya kadar olan yaklaşımlar değerlendirildiğinde telif hakları için genel olarak “özgün eser sahiplerine belirli süre için yasayla tanınan ve korunan manevi ve mali haklardır” denilebilir11. Telif hakkı, geniş anlamda eser sahipliğinden doğan hakların karşılığı olarak; en geniş anlamda ise kişilerin fikir ve sanat eserleri üzerindeki haklarının karşılığı olarak anlaşılabilir. Bir diğer ifadeyle telif hakkı, eser sahibinin hem mali haklarını hem de manevi haklarını kapsamaktadır.

Dijital yayın teknolojisi ile eserlerin üretim, çoğaltım ve dağıtım giderleri büyük ölçüde azalmış, ücretsiz erişilebilen bilgi kaynaklarının sayısı hızla artmış ve bu gelişmelerle birlikte telif hakkı anlayışı da değişmiştir12. Ancak bu değişim, eser sahibinin mali ve manevi haklarının varlığını etkilememiştir. Aşağıda detaylı bir şekilde açıklanacağı üzere eser sahibinin dijital yayınlar üzerinde de mali ve manevi hakları bulunmaktadır. Ancak çalışmamızın sınırları düşünülerek; bu başlık altında sadece eser sahibinin dijital yayınlar üzerindeki mali hakları ve bu hakların korunması hususları FSEK çerçevesinde değerlendirilecektir. 

Eser sahibinin FSEK kapsamında korunan mali haklarının dijital yayınlar anlamında değerlendirmesine geçmeden önce; eser kavramının tanımlanması ve dijital yayınların eser niteliğinin incelenmesi gerekmektedir. Nitekim bir dijital yayının fikri mülkiyet hukuku dâhilinde değerlendirilmesi için eser niteliğini haiz olması gerekmektedir. FSEK kapsamında eser, fikri bir ürünün neticesi olarak meydana gelmiş, sahibinin hususiyetini taşıyan ürünler olarak kabul edilmektedir13. Aynı zamanda bir fikri ürünün FSEK kapsamında eser olarak korunabilmesi için, Kanunda yer verilen eser türleri arasında bulunması gerekmektedir. FSEK kapsamında kabul edilen fikir ve sanat eserleri; ilim ve edebiyat eserleri, musiki eserleri, güzel sanat eserleri ve sinema eserleri gibi ana gruplara ayrılmış ve ilgili maddelerde söz konusu eser türlerine ilişkin örneklere yer verilmiştir. Ezcümle fikri çaba sonucu meydana gelen ürün bu kategorilerden birinde yer almıyorsa eser sayılmayacak ve FSEK kapsamında korunmayacaktır. 

Dijital yayınların doğrudan dijital ortamda yahut önce basılı olarak meydana gelip ardından dijital ortama aktarılması fikri mülkiyet hukuku kapsamında bir farklılık yaratmamaktadır. Fikri haklar için dijitalleşme, aslında bir eserin ortaya çıkarılmasından sonra onun radyo ve televizyon mesajları veya fotoğraf şekline dönüştürülmesi ve/veya yeni bir teknolojiyle ortaya konulmasından başka bir anlam ifade etmemektedir14. FSEK kapsamında koruma için basılı eser için aranan şartlar dijital yayınlar için de aynen geçerli olacaktır. Bir başka deyişle dijital yayınların FSEK kapsamında değerlendirilmesi için söz konusu dijital yayının FSEK kapsamında eser niteliğini haiz olması yeterli olacaktır15. Yine FSEK kapsamında yer alan eser türlerinden hangisinin içine dâhil olduğu basılı yayınlarda olduğu şekilde değerlendirilecek ve bu kapsamda bir sınıflandırma yapılacaktır. Dijital yayınların FSEK anlamında “eser” olduğunun kabulü ile eser sahibi söz konusu esere bağlı olarak fikri mülkiyet haklarına da sahip olacaktır. Kanunun deyişiyle dijital olarak meydana getirilen veya sonradan dijitalleştirilen eserler üzerinde, “eseri meydana getiren kişi”16olan eser sahibinin, eserin meydana geldiği anda mali ve manevi hakları doğacaktır.  

IV. DİJİTAL YAYINLAR ÜZERİNDEKİ MALİ HAKLAR

Mali haklar en genel tanımıyla, eser sahibine, eserinden ekonomik olarak yararlanma ve bu yararlanmanın şeklini belirleme ve üçüncü kişilerin bu şekilde yararlanmasına engel olma hakkı olarak tanımlanmaktadır17. FSEK kapsamında sayılan mali haklar; işleme hakkı, çoğaltma hakkı, yayma hakkı, temsil hakkı ve işaret, ses ve/veya görüntülü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı şeklindedir. 

1. Dijital Yayınlar Üzerinde İşleme Hakkı

İşleme hakkı asıl esere tabi olan fakat asıl eserden bağımsız şekilde değerlendirmeye elverişli yeni bir eser oluşturulması olarak ifade edilebilecektir18. İşlenme eser, değiştirilmiş biçimde de olsa asıl eseri içermek zorunda olduğundan, FSEK.m.21’de bir eserden onu işlemek suretiyle faydalanma hakkı, münhasıran eser sahibine bırakılmıştır. Eser, fikri bir çaba sonucu hususiyeti olan bir başka forma dönüştürülmektedir. Takdir edileceği üzere eserin üzerinde işlem yapma ve değişiklik yapma hakkı eser sahibinin olmalıdır. Yanı sıra meydana gelmiş, hususi ve orijinal fikri ürünün mevcut olan halinin korunması da önem arz etmektedir. Bu kapsamda korunanın fikri hakkın ve düşüncenin yanı sıra somut olarak var olan eserin olduğu kabul edilmektedir. Örneğin, tercümeler, eser sahibinin aynı türden eserlerinin bir araya getirilerek oluşturulan külliyatlar, başkasına ait eserin izahı, şerhi veyahut kısaltılması hepsi birer işlemedir19. Yahut fikri mülkiyet hukuku uzmanlarının makalelerini, tarih sırası, yazarı ve konuları gibi kriterler çerçevesinde seçme veya düzenlenme yönünden orijinallik arz eder şekilde yayınlayan bir kişinin, bu makaleleri farklı dillerde tercüme ederek yayınlamak istemesi halinde, makalelerin işlenmesi söz konusu olacaktır20

Somut ürün olan eser üzerinde, üçüncü kişinin kendi kişisel alanında gerçekleştirdiği ve umuma arz etmediği işlemeler noktasında bir ihlalin olmadığı da kabul edilmektedir. Aşağıda detaylı şekilde açıklanacağı üzere, herhangi bir dijital yayından kişisel kullanım dâhilinde faydalanılması, FSEK’in özel menfaat düşüncesiyle şahsen kullanma konusunu içeren 38’inci maddesi ile söz konusu hakka yönelik bir istisna getirilmiştir21

2. Dijital Yayınlar Üzerinde Çoğaltma Hakkı

Çoğaltma hakkı ise eserin kural olarak topluma belirli bir ücret karşılığı sunulması, dağıtılması ve eserin özgün veya işlenmiş şeklinin başkaları tarafından çoğaltılmasına engel olunması anlamına gelmektedir22. Çoğaltma dâhilinde eser, mevcut haline sadık kalınarak birden fazla olarak ve çoğunlukla ticari amaçla topluma arz edilmektedir. Ancak geniş kitlelerin yararlanacağı çok sayıda nüsha üretmek gerekmeyip, eserin aslından ya da kopyasından eserin aynen tekrarına imkân veren tek nüsha üretmek çoğaltmanın varlığı için yeterlidir23. Söz konusu durumda yine, somut olarak eserin değil eserin ortaya çıkmasına neden olan fikri ürünün korunmak istendiğini ifade etmekte yarar vardır. 

Çoğaltma birçok şekilde yapılabilir. Nitekim FSEK de çoğaltmanın gerçekleştirilebileceği yöntemlerle ilgili olarak sınırlı sayım yöntemini tercih etmemiştir. Bilakis FSEK madde 23’te kanun koyucu açıkça “herhangi bir şekilde” ifadesine yer vererek eser sahibinden izinsiz yapılan her türlü çoğaltma ve kopyalamanın ihlal olduğunu açıkça ifade etmiştir. Bu kapsamda basılı yayının dijital ortama aktarılması suretiyle çoğaltma hakkının ihlal edilmesinin mümkün olduğu gibi, dijital bir yayının herhangi bir yolla kopyalanması suretiyle de bu hakkın ihlal edilmesi söz konusu olacaktır. Örneğin, dijital yayının basılı yayına dönüştürülmesi, e-posta yoluyla üçüncü kişilerle paylaşılması, kopyalanarak belirli bir hard diskte depolanması yahut dijital yayının sahibinden izinsiz olarak web sitesinde yayınlanması FSEK anlamında çoğaltma olarak kabul edilecektir. 

Çoğaltma hakkının ihlal edilmesi noktasında özellikle ifade edilmesi gereken nokta; kişisel olarak kullanımın, eser sahibinin çoğaltma hakkına halel getirmeyeceğidir. Nitekim bu durum FSEK’in 38. maddesinde, “Bütün fikir ve sanat eserlerinin, (...) (2) kâr amacı güdülmeksizin şahsen kullanmaya mahsus çoğaltılması mümkündür. Ancak, bu çoğaltma hak sahibinin meşru menfaatlerine haklı bir sebep olmadan zarar veremez ya da eserden normal yararlanmaya aykırı olamaz” şeklinde açıkça ifade edilmiş ve yasal çerçevede korunmuştur24. Söz gelimi dijital yayınlara internet ortamında erişilmesi durumunda bilgisayarın kapatılması anına kadar, dijital yayının bilgisayara ait RAM’a kopyalandığı bilinmektedir. Ancak doktrinde de kabul edildiği üzere, bu tarz bir kopyalama FSEK anlamında çoğaltma hakkını ihlal etmemektedir25

Yanı sıra Avrupa Birliği Müktesebatında “Bilgi Toplumunda Telif Hakları ve Bağlantılı Hakların Yönleriyle Uyumlaştırılması Direktifi” m. 5/1 uyarınca, bu tür geçici ve teknik olarak zorunlu çoğaltmalar, çoğaltma hakkının istisnası kabul edilmiş, fikri hak ihlali olarak görülmemiştir.26. Nitekim bilgisayar ve dijital ortamın doğal kuralları gereği bu durum eseri görüntüleyen kişi açısından bir zaruret halidir. 

3. Dijital Yayınlar Üzerinde Yayma Hakkı

Yayma hakkı, bir eserin aslının veya çoğaltılmış nüshalarının, kiralamak, ödünç vermek, ilk olarak satışa sunmak veya diğer yolla ticaret konusu yapmak suretiyle kamuya sunulması olarak tanımlanabilir27. Yayma hakkı eser sahibinin, fikri düşünce sonucu ortaya getirdiği eseri umuma arz etme hakkına sahip olmasını ifade etmektedir. Anılan hakkın kullanılmakla tükeniyor olması mali haklar arasında yayma hakkını farklı bir konuma getirmektedir. Doktrinde “tükenme ilkesi” veya “ilk satış prensibi” olarak ifade edilen bu husus, FSEK m. 23/2’de düzenlenmiştir. FSEK madde 23’te “Kiralama ve kamuya ödünç verme yetkisi eser sahibinde kalmak kaydıyla, belirli nüshaların hak sahibinin yayma hakkını kullanması sonucu mülkiyeti devredilerek ülke sınırları içinde ilk satışı veya dağıtımı yapıldıktan sonra bunların yeniden satışı eser sahibine tanınan yayma hakkını ihlal etmez” hükmü yer almaktadır. Sanal ortamda esere erişen kullanıcıların, onu kendi bilgisayarlarına kopyalamaları teorik olarak yayma hakkının kullanılması anlamına gelebilir. Fakat sanal kopyaların klasik yayma hakkı kapsamında kabul edilmesi oldukça güçtür. Çünkü internet ortamına bir kere verilmiş bir esere ulaşan kullanıcının onu, internet ortamında başkalarına göndermesi yayma fiili olarak kabul edilemez. Buna karşılık internet ortamına bir kere verilmiş bir esere erişen kullanıcıların eseri başkalarına göndermesi, çoğaltma hakkının ihlali olarak kabul edilir28. Buna karşılık, eser sahibinden izinsiz olarak bir eser ağa konulursa, bunu izinsiz olarak internette erişime sunan kişinin eylemi, aynı zamanda yayma hakkının ihlali olarak kabul edilebilir29. Tükenme ilkesi, eser sahibinin kendi rızasıyla piyasaya sürdüğü eser nüshalarının başka kişiler tarafından tekrar ticari işleme konu edilmesini fikri hakka dayanarak yasaklayamamasıdır30. Böylelikle eserin veya çoğaltılmış nüshalarının mülkiyeti devredilerek ilk satışı yapıldıktan sonra bunların yeniden satışında eser sahibinin yayma hakkı ihlal edilmiş olmayacaktır. Tükenme ilkesiyle birlikte eser üzerinde sadece satış hakkı tükenmekte ve eser sahipliğinden doğan diğer tüm haklar eser sahibinde kalmaya devam etmektedir. Tükenmenin konusunu eserin kendisi değil; kitap, dergi gibi dış dünyada somutlaşmış maddi eser nüshaları oluşturmaktadır. Yayma hakkının tükenmesine sebep olan işlemler de sadece satış ve dağıtımdır. Eserin kiraya veya kamuya ödünç verilmesi ile hak tükenmemektedir.

4. Dijital Yayınlar Üzerinde Temsil Hakkı

Temsil, bir fikir ve sanat eserinin doğrudan doğruya duyulara hitap edecek şekilde topluma sunulmasıdır31. FSEK.m.24’e göre de, bir fikir ve sanat eserinden doğrudan doğruya ya da işaret, ses veya resim nakline yarayan araçlarla umumi mahallerde okuma, çalma, oynama, gösterme veya başka herhangi bir yolla temsil suretiyle yararlanma hakkı münhasıran eser sahibine aittir32.

Temsilin umuma arz edildiği mahalden başka bir mahalle herhangi bir vasıta ile nakli de eser sahibine aittir. Temsil, fikir ve sanat eserinin doğrudan doğruya insan duyularına hitap eder şekilde kamunun istifadesine sunulmasıdır. Temsilde eser, doğrudan doğruya duyulara hitap edecek şekilde kamuya arz edilebileceği gibi, işaret, ses veya resim nakline yarayan araçlarla da sunulabilir. Birinci halde doğrudan temsilden, ikinci halde ise dolaylı temsilden söz edilmektedir33. Örneğin, bir oyunun orada bulunan seyircilere sahnelenmesi doğrudan temsil iken, aynı oyunun salon dışında olanlara aynı anda ekranlar vasıtasıyla izlettirilmesi dolaylı temsildir. Ancak doktrinde34. anılan hüküm kapsamında dolaylı temsilin yer almadığı da kabul edilmektedir. Nitekim sinema, müzik gibi eserlerin yanı sıra çalışmamız konusu olan dijital yayınların bir araç olmadan temsili mümkün değildir. Bu kapsamda temsil hakkının doğrudan ya da dolaylı olması hakkın devri aşamasında önem arz etmektedir. İnternet başta olmak üzere dijital mecralarda kamuya iletim, dolaylı temsilin özel bir görünümü gibi algılanmakla birlikte, söz konusu iletimde kişilerin esere diledikleri yer ve zamanda erişebilme imkânları bulunduğundan, dijital olarak kamuya iletim, teknik araçlarla gerçekleştirilen dolaylı temsile nazaran daha geniş kapsamlıdır.

5. Dijital Yayınlar Üzerinde Umuma İletim Hakkı

İşaret, ses ve/veya görüntülü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı FSEK madde 25’te düzenlenmiştir. Söz konusu düzenlemenin WIPO nezdinde mevcut antlaşmalar dikkate alınarak yapıldığı görülmektedir. WIPO Telif Hakları Sözleşmesi ile en temelde; dijital iletim hakkı tekelci ve mutlak bir hak olarak kabul edilmiş ve sanatsal ve edebî eserlerin kablolu veya kablosuz umuma iletimi eser sahibinin iznine bağlanmış durumdadır.35FSEK’te de anılan hükümle Türk Hukuku, esere erişim sağlamayı, tartışmasız ve her türlü faaliyeti kapsar şekilde, eser sahibine münhasır bir hak olarak tanımlamıştır36. Bu hakkın uygulamada en çok karşılaşılan ihlal biçimlerinden birisi hak sahibi olmayan kişilerce eserlerin internet siteleri üzerinden umuma iletimidir. 

Esere dijital ortamda ulaşma, kullanıcının dijital ortamda mevcut olan esere ulaşması veya tesadüfen rastlayıp ondan görerek, okuyarak, dinleyerek veya başka şekillerde yararlanması suretiyle olacaktır. İletilen ya da yeniden iletilen eserlerin ya da daha geniş bir söylemle ürünün, CD veya kaset gibi bir yükleniciye yüklenmesi ise, iletim ve yeniden iletim olmayıp, çoğaltma, dağıtma ve ticarete koyma olarak nitelendirilir37

Ancak, FSEK anlamında eser niteliği haiz olan bir ürünün dijital ortama aktarılarak, internet üzerinden veya cep telefonu gibi telsiz ve kablosuz olarak ses ve görüntü nakline yarayan elektronik araçlarla üçüncü kişilerin istifadesine sunulması, FSEK m. 25 anlamında eserin kamuya iletimini oluşturur38. Umuma iletim açısından iletimin hangi araçla yapıldığının önemi yoktur. Dolayısıyla umuma iletim, başta radyo ve televizyon olmak üzere teknolojik gelişmeler çerçevesinde ses ve görüntü nakline yarayan her türlü araçla yapılan iletimleri ifade eder39. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi çeşitli kararlarında, “Kamu Kurumu (SPK) tarafından önceki yıllarda yapılan uzmanlık sınavlarında sorulmuş olan soruları, konu başlıklarına göre çalıştırdığı kişilere derleten ve ‘SPK Lisanslama Sınavlarına Hazırlık’ ismi ile kitap olarak piyasaya sunan ve veri tabanı niteliğindeki işleme eserin FSEK m. 18/2’ye göre mali haklarını kullanma yetkisine sahip olan davacı tüzel kişinin, bu eseri izinsiz biçimde ‘internet ortamında umuma ileten’ davalıdan FSEK m. 68 uyarınca üç kat fazla telif tazminatı isteyebileceği”40

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen ve Türkiye’de Resmi Gazete ’de Türkçe metni yayınlanan Çocuk Hakları Sözleşmesini, metindeki ifadeleri kısaltarak, basitleştirerek ve sadeleştirerek, teknik deyim ve terimler kullanılması yerine, her çocuğun anlayabileceği sözcükler kullanılarak farklı, kısa, anlam ve mesaj olarak özgün bir şekle sokulması eyleminin de işleme mahiyetinde olduğu, meydana getirilen işleme eserin izinsiz biçimde sahibinin adı gösterilmeden kitapçık ve internet ortamında kamuya sunulması eyleminin eser sahibinin mali (internet yoluyla umuma iletim) hakkını ihlal edeceği”41 şeklinde içtihat etmiştir. 

V. DİJİTAL YAYINLAR ÜZERİNDEKİ MALİ HAKLARIN KORUNMASI

Dijital mecranın gün geçtikçe hızla değişim göstermesi ve kullanıcılar arasında etkileşimin fazla olması hiç şüphesiz hak ihlallerini artırmaktadır. Bu kapsamda dijital yayınlar ile basılı yayınların eser niteliği arasında farklılık bulunmaması nedeniyle, dijital yayından doğan mali hakları ihlal edilen kişinin FSEK’te düzenlenen hukuk ve ceza davaları yoluna başvurma imkânı bulunmaktadır. 

FSEK kapsamında düzenlenen ve mali hakları ihlal edilen eser sahibinin açabileceği hukuk davaları; eser sahibinin tespiti davası, tecavüzün ref’i davası, tecavüzün men’i davası, tecavüzün tespiti davası ile davanın konusuna göre açılacak olan tazminat davalarıdır42. Söz konusu hukuk davalarının herhangi birinin açılabilmesi için mali haklara yönelik “tecavüz”ün veya “tecavüz tehlikesi”nin mevcut olması gerekmektedir. Eser sahibinin bir mali hakkının ihlali hukuka aykırılık ile özdeş olduğundan, ayrıca ihlal edilen bir hukuk kuralının araştırılmasına gerek yoktur. Hukuka aykırılıktan söz edebilmek için somut olayda “hukuka uygunluk sebepleri”nden birinin mevcut olmaması gerekir. Yanı sıra mali hakları ihlal edilen eser sahibinin FSEK kapsamında, ihlal edenin kusuru varsa haksız fiil hükümleri kapsamında tazminat talep etme hakkı da bulunmaktadır. Nitekim taraflar arasında herhangi bir sözleşme bulunmaması halinde dijital yayınlara yönelik gerçekleştirilen ihlal niteliğindeki eylemler haksız fiil olarak kabul edilmektedir.

Yanı sıra Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan Siber Suçlar Sözleşmesi’nin 10. maddesinde ‘telif hakları ve benzer hakların ihlâline ilişkin suçlar’ başlığı altında düzenleme yapılmıştır. Buna göre, sözleşmenin tarafları kendi yasalarında tanımlanan şekilde telif hakları ihlâlinin, Bern Sözleşmesi, Paris Sözleşmesi, TRIPS Sözleşmesi ve WIPO Sözleşmeleri uyarınca kasıtlı olarak, ticari ölçekte ve bilgisayar sistemi aracılığıyla yapıldığında, kendi ulusal mevzuatları kapsamında cezai bir suç olarak tanımlanması için gerekeni yapmakla yükümlü kılınmıştır43.Nitekim FSEK’te mali hakları ihlal edilen eser sahibinin başvurabileceği hukuk davalarının yanı sıra ceza davalarına da yer verilmiştir. 

FSEK madde 71’de sayılan eylemlerin, dijital yayınlar için de suç niteliğini taşıdığı açıktır. Nitekim kanun maddesinde tipiklik unsuru olarak eserin dijital ortamda olmamasını ihtiva eden herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Anılan maddelerde eser sahibinin mali haklarını ihlal eden eylemleri gerçekleştiren failler için hapis ve adli para cezası öngörülmüştür. Bu kapsamda bir dijital yayını şahsi kullanım haricinde CD ya da herhangi bir harici diske kopyalamak suretiyle çoğaltan kişinin, eser sahibinin rızası olmaksızın bir dijital yayının herhangi bir web sitesine eklenmek suretiyle umuma arz edilmesi gibi çeşitli hallerde failin cezalandırılması mümkündür. 

FSEK kapsamında eser sahiplerinin haklarına yönelik mevcut düzenlemeler internet ortamındaki ihlalleri önlemede yetersiz kalmaktadır. Kullanıcılar arasında hızlı ve devamlı bir ilişkinin olması, tecavüz eyleminin, söz konusu eylemi gerçekleştiren kişinin tespitinin zor olması gibi nedenlerle hukuki düzenlemeler yetersiz kalmaktadır. Bu nedenledir ki uluslararası çalışmalar yapılmakta, hukuki koruma yöntemlerinin haricinde teknolojik koruma yöntemleri geliştirilmektedir. Bir yönüyle basılı eserlerde kullanılan filigran uygulamasına benzeyen ve dijital haklar yöntemi olarak adlandırılan teknolojik koruma yöntemiyle eser sahiplerinin hakları korunmaya çalışılmakta, dijital veya benzeri ortamlardaki dijital veriler üzerinde hak sahiplerinin haklarının tanımlanması, izlenmesi ve dijital medya kullanımının izin verilen veya kısıtlanan haklar doğrultusunda gerçekleştirilmesi sağlanmaktadır44. Dijital yayınların Hukuka aykırı olarak çoğaltılmasını ve işlenmesini önlemek amacıyla, dijital hak yönetimi, yayım hakları yönetim sistemi ve teknik koruma tedbirleri kullanılmaktadır. Anılan tedbirler, yasal düzenlemeler ile de desteklenmektedir. 

Dijital haklar yönetimi genel olarak kitap, dergi, film, müzik, oyun gibi dijital medyaların kolayca kopyalanabilir olması sebebiyle yeniden dağıtılmasını kısıtlama gibi lisans haklarını kontrol etmek için geliştirilen sistem olarak ifade edilebilecektir. AB Bilgi Toplumu Direktifi ile hak sahiplerinin ticari çıkarları ortaya çıkartılarak dijital hak yönetim sistemleri ve bu sistemlere Avrupa Birliği düzeyinde yasal koruma getirilmiştir45. Bu sayede, içeriğin tümü ya da kısmî bir bölümüne, ücret, zaman ya da kişiyle sınırlı olarak erişim kısıtlaması getirilebilirken, eserin içerik ya da bütünlüğünün kopyalanması veya değiştirilmesi de engellenmeye çalışılır46. Dijital ortamda bulunan fikri mülkiyet haklarının çeşitli tekniklerle korunması, izlenmesi, kısıtlanması, yönetimi ve kullanımını amaçlayan bu yöntem47 dijital içeriğin korunmasını, izinsiz ve lisansız kullanımların engellenmesini, telif bedellerinin elde edilmesi ve adil dağıtımın gerçekleştirilmesini sağlayarak hakların yönetilmesini de kolaylaştırmaktadır. 

Dijital hak yönetimi tanımına yer veren ve doğrudan bu konuyu düzenleyen bir uluslararası anlaşma olmamakla birlikte, dijital hak yönetimine ilişkin bazı hususları düzenleyen uluslararası düzenlemeler bulunmaktadır. WIPO Telif Hakları Anlaşmasının 11 ve 12. maddeleri ile WIPO İcralar ve Fonogramlar Anlaşması’nın 18 ve 19. maddelerinde taraf ülkeler, eser sahiplerinin, yorumcuların ve fonogram yapımcılarının, haklarını korumak için kullandıkları teknolojik önlemlerin bertaraf edilmesini önleyici gerekli yasal düzenlemeleri yapmakla yükümlü kılınmaktadırlar. Yanı sıra dijital haklar yönetimi ile ilgili WIPO Telif Hakları Sözleşmesi, Amerikan Dijital Milenyum Telif Hakkı Kanunu, AB Telif Yönergesi, Fransız Telif Hakkı ve Komşu Hakları Hakkın - da Kanun Tasarısı gibi düzenlemeler de mevcuttur. Dijital Haklar Yönetimi kapsamında örneğin bir elektronik kitabın eser sahipleri, kullanıcıları, yayınevleri vb. gözetilerek sağlaya - cağı koruma, izleme ve kısıtlama ile ilgili çeşitli özelliklerin toplumsal çı - kar sağlanarak yapılmaya çalışılması dijital haklar yönetiminden beklenen verimliliğin elde edilmesinde etkilidir. 

Uluslararası düzenlemelerin yanı sıra FSEK’in dijital iletimle ilgili 25’inci maddesi dijital haklar yönetiminde önemli bir gelişmedir. Ayrıca, FSEK’in özel menfaat düşüncesiyle şahsen kullanma konusunu içeren 38’inci maddesi ile bilgisayar programların - da yükleme, yedekleme gibi işlemle - re tanınan istisnalar dijital haklar yönetimine uygunluk içermektedir. Bu nedenle, FSEK’te dijital haklar yöne - timiyle ilgili temel maddelerin ve fıkraların düzenlendiği söylenebilir48. Bu tür mekanizmalarla eser sahiplerinin haklarının korunması yasal düzenlemelerle güvence altına alınmıştır49.

Yanı sıra FSEK ek madde 4 kapsamında “Eser ve eser sahibi ile eser üzerindeki haklardan herhangi birinin sahibi veya eserin kullanımına ilişkin süreler ve şartlar ile ilgili olarak eser nüshaları üzerinde bulunan veya eserin topluma sunulması sırasında görülen bilgiler ve bu bilgileri temsil eden sayılar veya kodlar yetkisiz olarak ortadan kaldırılamaz ve değiştirilemez. Bilgileri ve bilgileri temsil eden sayıları ve kodları yetkisiz olarak değiştirilen veya ortadan kaldırılan eserlerin asılları veya kopyaları dağıtılamaz, dağıtılmak üzere ithal edilemez, yayınla - namaz veya topluma iletilemez.” hükmüne yer verilmek suretiyle dijital hak yönetimi sistemi anlamında uluslararası sözleşmelerle paralel bir düzenle - me gerçekleştirilmiştir. Anılan madde kapsamında bir eser üzerinde bulunan eser sahibi veya eser üzerindeki haklardan herhangi birinin sahibinin bilgileri ve bu bilgileri temsil eden sayıları veya kodları yetkisiz olarak ortadan kaldırmak veya değiştirmek suçtur ve bu suçu işleyen FSEK madde 71 anlamında cezalandırılacaktır.

VI. SONUÇ

Dijitalleşen dünyamızda elektronik ortamda da cereyan eden hakların korunması önem arz etmektedir. Tüm dünyada söz konusu hak ihlallerinin önlenmesi ve ortadan kaldırılması için önemli çalışmalar yapılmakta, hukuki ve teknolojik koruma yöntemleri getirilmektedir. Gerek ulusal gerek uluslararası düzlemde teknolojik gelişmelerin göz ardı edildiğini söylemek mümkün değildir. Ne var ki, teknolojik gelişmelerin hızı göz önünde bulundurulduğunda bazı kavramların tanımının yapılamaması yahut hak ihlallerinin öngörülememesi fikrî hakların internet ortamında ihlâline kesin çözümler getirilmesine engel olmaktadır. 

Yayıncılık sektörünün söz konusu teknolojik gelişmeler sonucunda dijital ortama doğru kayması hukuksal an - lamda farklı sorunları beraberinde getirmiştir. Dijital eser, dijital yayın gibi birçok kavramı literatüre sokan bu gelişmeler, eser sahiplerinin hak ihlalleri karşısında nasıl hareket edilmesi gerektiğine ilişkin soruları da beraberin - de getirmiştir. Nitekim dijital ortamda herhangi bir dijital yayının çoğaltılıp kopyalanması, sahibinden izinsiz olarak temsil edilmesi, yayılması yahut umuma arz edilmesi oldukça kolaydır. Anılan ihlallere karşı mevcut mevzuatımız FSEK kapsamında çözümler getirilebiliyor olsa da kesin çözüm sağlamadığı aşikârdır. 

FSEK kapsamında mali haklara sahip olan dijital yayın sahibi, anılan Kanun’da öngörülen koruma mekanizmalarından da yararlanabilmektedir. Ancak, sınırları daha saydam olan dijital mecrada ise söz konusu korumanın sağlanmasının daha zor olacağı aşikârdır. Bu kapsamda uluslararası alanda çeşitli sözleşmeler ve düzenlemeler gerçekleştirilmiştir. Çalışmamızda ele alınan hususlardan bir diğeri, dijital hak yönetim sistemi adı verilen söz konusu düzenleme ile elektronik ortamda meydana gelen hak ihlalleri engellenmek istenmiştir. Bu kapsamda dijital yayının tamamı ya da bir kısmına ait haklara korunma sağlanmaktadır. 

Netice itibariyle dijital yayınlara iliş - kin ortaya çıkan fikri hak ihlallerinden bir kısmının çözümüne mevcut mevzuatımızın yorumuyla ulaşılabildiği, ancak bu sorunla - rın bir kısmının ise yürürlükteki fikri hukuk mevzuatı ile etkili şekilde çözülemediği görülmektedir. FSEK her ne kadar pek çok önemli değişikliğe uğramış olsa da dijital alandaki yeni kavramların ve olguların ilgili kanunda güncel şekilde tanımlanmaması - nın söz konusu hukuki uyuşmazlıklara çö - züm getirememesini açıklamaktadır.

KAYNAKÇA

AL I DEM IRBAŞ, Fikir ve Saat Eserleri Kanunu’nda Eser Sahibinin Mali Haklarına tecavüz Halinde Hak Sahibine Sağlanan Hukuki Koruma, On İki Levha, İstanbul, 2015

AHMET KILIÇOĞLU, Sınai Haklarla Karşılaştırmalı Fikri Haklar, Turhan, 5. Baskı, Ankara 2019.

AYTEN ARIKAN, Türkiye’de Elektronik Yayıncılık ve Telif Hakları, Ankara, 2017

DOĞAN KOCABEY, İnternette Fikrî Hakların Korunması, Ankara, 2004

ERAY AKSIN ATAR, Fikir ve Sanat Eserleri Hukukunda Yayma Hakkı ve Korunması, On İki Levha, İstanbul, 2017

FILIZ BERNA GÜLTEKIN, Elektronik Yayınların Fikri Mülkiyet Hukuku Açısından Değerlendirilmesi, İzmir, 2020

H. ALPEREN EVRENSEL, Telif Hakkı Sözleşmesi ve Hakların Devri, Seçkin yayıncılık, Ankara 2019

H. LALE AYHAN, AB ve Türk Hukuklarına Göre İnternet Ortamında Fikri Mülkiyet Haklarının İhlali, Ankara, 2010

IŞIK ÖNDER, Elektronik Kitap Olgusu ve Türkiye’de Durum, Ankara 2010

İBRAH IM EMRE BAYAMLIOĞLU, Fikir ve Sanat Eserleri Hukukunda Teknolojik Koruma, İstanbul, 2017

İLHAM I GÜNEŞ, Uygulamada Fikir ve Sanat Eserleri Hukuku, Ankara: Seçkin Yayıncılık, Ankara 2015.

LEYLA AYHAN İZM IRL I , Avrupa Birliği ve Türk Hukuklarına Göre İnternet Ortamında Fikri Mülkiyet Haklarının İhlali ve Korunması, Ankara, Seçkin Yayınevi, 2012

MET IN TURAN, Geleneksel ve Elektronik Eser Sahiplerinin Telif Hakları, Dijital Haklar Yönetimi: Uluslararası Düzenlemeler ve Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Çerçevesinde Bir Değerlendirme

MEVC I ERGÜN, Fikri Mülkiyet Hukuku, Legem Yayıncılık, Ocak, 2020

MURAT SOYSAL, Türkiye’de ve Avrupa’da Televizyon Yayınlarında Telif Hakkı Uygulamaları, Eğitim Yayınevi, Eylül, 2018

MURAT YILMAZ, Teknik Açıdan İnternet ve Telif Hakkı, Türk Kütüphaneciliği, 2005

MICHEL M. WALTER, S ILKE VON LEW INSK I , European Copyright Law, A Commentary, Oxford University Press, 2010, s. 12

SEMA IŞKIN, Elektronik Yayıncılıkta Telif Haklarının korunması Üzerine Bir Araştırma, İstanbul, 2018

SEVG I GÖÇMEN, İnternet Aracılığı İle Eser Sahibinin Haklarının İhlali, Haziran 2015

SINAN BAYINDIR, Eser Sahibinin İzni Olmaksızın Eseri Umuma İletim Suçu, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, TemmuzAğustos 2014, Sayı 113

ZEYNEP M INE ERYILDIR, Elektronik Kitap Uygulaması ve Getirdiği Hukuki Sorunlar, İstanbul, 2019

YAVUZ SEL IM ŞENER, Fikri Mülkiyet Hukukunda Dijital Veri Tabanlarının Korunması, İstanbul, 2013

DİPNOT

1 RG. 13.12.1951, Sayı: 7981

2 Ayten Arıkan, Türkiye’de Elektronik Yayıncılık ve Telif Hakları, Ankara, 2017, s. 35

3 Filiz Berna Gültekin, Elektronik Yayınların Fikri Mülkiyet Hukuku Açısından Değerlendirilmesi, s. 8

4 Gültekin, s.4

5 Yavuz Selim Şeker, Fikri Mülkiyet Hukukunda Dijital Veri Tabanlarının Korunması, Adalet Yayınevi, Ankara, 2013, s. 22-24

6 Arıkan, s. 12

7 Işık Önder, Elektronik Kitap: Yeni Yüzyılın Kitabı, Ankara, s. 12

8 Arıkan, s. 15

9 Arıkan, s. 34

10 Arıkan, s. 77

11 Arıkan, s. 78 1

12 Arıkan, s. 121

13 E.Ernest Hırsch, Fikri ve Sınai Haklar, Ankara 1948, s.131

14 Sevgi Göçmen, İnternet Aracılığı İle Eser Sahibinin Haklarının İhlali, Haziran, 2015, s. 35

15 Göçmen, s. 35

16 FSEK madde 1/B-b.

17 Arıkan, s.74 

18 Konuyla ilgili bkz; Yrd. Doç. Dr. Ali Demirbaş, Fikir ve sanat Eserleri Kanunu’nda Eser Sahibinin Mali Haklarına Tecavüz Halinde Hak Sahibine Sağlanan Hukuki Koruma, XII. Levha Yayınları, 1. Baskı, İstanbul, Eylül 2015, s. 17

19 İbrahim Külahçı, Elektronik Veri Tabanlarının Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Kapsamında Korunması, İstanbul, 2019, s.58

20 Şeker, s. 101

21 Ali Demirbaş, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda Eser Sahibinin Mali Haklarına Tecavüz Halinde Hak Sahibine Sağlanan Hukuki Koruma, On İki Levha Yayınları, Eylül, 2015, s. 21

22 Yavuz Selim Şener, Fikri Mülkiyet Hukukunda Dijital Veri Tabanlarının Korunması, İstanbul, 2013, s. 102

23 Demirbaş, s 25

24 Demirbaş, s 21

25 Leyla Ayhan İzmirli, Avrupa Birliği ve Türk Hukuklarına Göre İnternet Ortamında Fikri Mülkiyet Haklarının İhlali ve Korunması, Ankara, Seçkin Yayınevi, 2012, s. 174; Demirbaş, s. 27

26 Michel M. Walter, Silke von Lewinski, European Copyright Law, A Commentary, Oxford University Press, 2010, s. 12

27 İbrahim Emre Bayamlıoğlu, Fikir ve Sanat Eserleri Hukukunda Teknolojik Koruma, İstanbul, 2007, s.251

28 Göçmen, ,s.80

29 Külahçı, s. 82

30 Bayamlıoğlu, s.252

31 Külahçı, s.72

32 Külahçı, s. 72

33 Şener, s.108

34 Demirbaş, s. 38

35 Doğan Kocabey, İnternette Fikrî Hakların Korunması, Ankara, 2004, s.12

36 İbrahim Emre Bayamlıoglu, Fikir ve Sanat Eserleri Hukukunda Teknolojik Koruma, On İki Levha Yayınları, Ocak 2008, s 254

37 Tekinalp, s.194

38 Arıkan, s. 88

39 Sinan Bayındır, Eser Sahibinin İzni Olmaksızın Eseri Umuma İletim Suçu, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, Temmuz-Ağustos 2014, Sayı 113, s.314

40 Yargıtay 11. HD T. 13.10.2009, E. 2008/5561, K. 2009/10516

41 Yargıtay 11. HD. T. 04.04.2006, E. 2005/3798, K. 2006/3543

42 Göçmen, s. 134

43 H. Lale Ayhan, AB ve Türk Hukuklarına Göre İnternet Ortamında Fikrî Mülkiyet Haklarının İhlâli, Ankara, 2010, s. 222

44 Külahcı, s. 1

45 Arıkan, s. 124

46 Şener, s.166

47 Metin Turan, Geleneksel ve Elektronik Eser Sahiplerinin Telif Hakları, Dijital Haklar Yönetimi: Uluslararası Düzenlemeler ve Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Çerçevesinde Bir Değerlendirme, s. 65-69

48 Turan, s. 77

49 Külahcı, s.180

More Insights

Articletter / GSI Brief

GSI Brief & Legal Brief

GSI Brief 204

Gsi Brief 204

Brief
Read more
GSI Brief 205

Gsi Brief 205

Brief
Read more
GSI Brief 206

Gsi Brief 206

Brief
Read more
GSI Brief 207

Gsi Brief 207

Brief
Read more

Articletter - Winter Issue

Covid-19’un İş Hukuku’ndaki Zorlayıcı Sebep Kavramı Çerçevesinde Değerlendirilmesi Ve Covid-19 Sebebiyle İş Hukuku Mevzuatında Yapılan Değişiklikler

Covid-19’un İş Hukuku’ndaki Zorlayıcı Sebep Kavramı Çerçevesinde Değerlendirilmesi Ve Covid-19 Sebebiyle İş Hukuku Mevzuatında Yapılan Değişiklikler

2021
Read more
Akıllı Sözleşmelerin Türk Hukukunda Geçerliliği ve İcra Edilebilirliği

Akıllı Sözleşmelerin Türk Hukukunda Geçerliliği Ve İcra Edilebilirliği

2021
Read more
5346 Sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun Çerçevesinde Mücbir Sebep Dolayısıyla Süre Uzatım Taleplerinin Hukuki Olarak Değerlendirilmesi

5346 Sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun Çerçevesinde Mücbir Sebep Dolayısıyla Süre Uzatım Taleplerinin Hukuki Olarak Değerlendirilmesi

2021
Read more
Türk Hukuku Tahtında Hapis Hakkı Ve Uçak Haczi

Türk Hukuku Tahtında Hapis Hakkı Ve Uçak Haczi

2021
Read more
Dijital Yayınların Fikri Mülkiyet Hukuku Çerçevesinde Korunması